Şunun için etiket arşivi: grafik

Dernekten yapılan açıklamaya göre, National Geographic Türkiye ve hizmet ajansı Mineral Event işbirliğiyle organize edilen yarışma,”ulusal”, ”üniversiteliler” ve”kurumsal”kategorilerinde yapılacak.

Son başvuru tarihi, 11 Ocak 2013 olarak belirlenen yarışmada dereceye giren filmler, İstanbul’da 27 Şubat-3 Mart 2013’te düzenlenecek 8. Dağ Filmleri Festivali kapsamında gösterilecek.

Festival, 15-17 Mart 2013’te Ankara’da, 4-6 Nisan 2013’te İzmir’de de düzenlenecek.
Finale kalan eserlerin 3 Şubat 2013’te açıklanacağı yarışmayla ilgili ayrıntılı bilgiye, ”www.dogafilmleriyarismasi.com” adresinden ulaşılabiliyor

Ulusal DFY (Doğa Filmleri Yarışması)

Diğer kategoriler ve detay için için lütfen siteyi ziyaret ediniz.

(www.dogafilmleriyarismasi.com)

Herkes doğa için sesini yükseltiyor, tüm sesler Dağ Filmleri Festivali’nde yankılanıyor.

Doğa filmi yapımını özendirmek, bu alandaki gelişime katkıda bulunmak ve doğa filmleri hafızasını oluşturabilmek amacıyla düzenlenen Doğa Filmleri Yarışması’nın üçüncüsü yine DFF 2013 kapsamında hayat buluyor.

Doğaya ve çevreye dair tüm filmler yarışma jürisi tarafından değerlendiriliyor ve Türkiye’nin en prestijli ödülünü hak etmek için yarışıyor.

KATILIM KOŞULLARI

1. Yapımcılardan en az birinin ya da yönetmeninin TC vatandaşı olması gerekmektedir.
2. Yarışmaya katılacak çalışma, tamamen o kişi veya ekibe ait olmalıdır.
3. Çalışmanın içerisinde kullanılan, başkalarına ait video, müzik veya grafik gibi unsurlar, sahipleri itiraz etmediği sürece değerlendirmeye alınacaktır.
4. Kurumlar, yarışmaya istedikleri kadar çalışma ile katılabilirler. Her çalışma için ayrı başvuru yapılması gerekmektedir.
5. Yarışmaya katılacak filmler, tercih edilen herhangi bir formatta üretilmiş olabilir. Ancak, filmler DVD formatında teslim edilecektir.
6. Filmlerin 60 dakikayı aşmamasına özen gösterilmesi rica olunur.
7. Başvuru formundaki imza sahibi aynı zamanda filmin yasal sahibi olmalıdır.
8. Başvuru belgesinde belirtilecek tüm bilgilerin doğruluğu imza sahibini bağlar. Bu bilgiler nedeniyle doğabilecek hukuki sorumluluk imza sahibine aittir.
9. Yarışmaya katılan filmlerin telif hakkı- yönetmeninde saklı tutulmak üzere- ticari olmayan çevre ve kültür faaliyetlerinde, gezici festivallerde izleyicilere sunulması, TV’lerde gösterim hakkı Festival Yönetimi’ne ait olacaktır.
10. Yarışmaya katılan filmlerin kopyaları, Festival arşivine devredilecektir ve iade edilmeyecektir.

 BAŞVURULAR

1. Başvurular ücretsizdir.
2. Gönderilecek her bir film için ayrı başvuru formu doldurulmalıdır.
3. Gönderim masrafları tamamen başvuru sahibine aittir.
4. Yarışmaya son katılım tarihi: 11 Ocak 2013 günü saat 17:00
5. Yarışmaya katılmak isteyenler, en geç bu tarihe kadar aşağıdakilerle beraber filmlerini festival adresine ulaştırmalıdırlar.
· Başvuru formu, (Sitede mevcuttur)
· Eserin 5 adet kopyası (DVD formatında),
· Film ve data disklerinin üzerlerine filmin adı, süresi, yapım tarihi, yazılmalıdır.
· Bir data diski (CD, DVD yada flash bellek olabilir) içerisinde;
· Filmin kısa özeti (Sinopsis)
· Yönetmen ve ekibin kısa özgeçmişi
· Yönetmen ve ekibin dijital fotoğrafları
· Yapıtla ilgili sahnelerden en az iki adet 300 dpi çözünürlükte dijital fotoğraf.

 FESTİVAL İLETİŞİM BİLGİLERİ

DAĞ FİLMLERİ FESTİVALİ
MINERAL EVENT
Fahrettin Kerim Gökay Caddesi
Çeviköz Apt. 169/5
Göztepe—Kadıköy – İstanbul / Türkiye
T: (216) 565 86 05
F: (216) 337 41 06
E: [email protected]

Finale kalan ve festivalde gösterilecek olan filmler 03 Şubat 2013 tarihinde açıklanacaktır.

 ÖDÜLLER

Daha sonra açıklanacaktır.

 SEÇİCİ KURUL

· Daha sonra açıklanacaktır.

ÖZEL KOŞULLAR

Koşullarda belirlenmeyen diğer hususlarda, karar yetkisi Festival Yönetimi’ne aittir. Festival yönetimi gerekli gördüğü durumlarda koşulları değiştirme ve yarışmayı iptal etme hakkını saklı tutar.

Gary Hustwit, çok “sıradan” bir itkiyle, ilgi duyduğu alana yönelik merakını gidermek adına belgesel çeken biri… Ancak tüm bu sıradanlığa rağmen,“Helvetica”, “Objectifed” ve“Urbanized” gibi dünyaçapında ses getiren filmleri, onu herhangi bir belgesel yönetmeni olmaktan çok farklı bir yere taşıyor.

Tipografi ve grafik tasarım üzerine, günlük yaşamdaki cansız objelerin insanhayatındaki rolü ya da şehir hayatı ve şehircilik üzerine farklı bakış açıları, onun belgesellerinde bir araya geliyor. Biz de kendisiyle bir araya gelerek, filmleri hakkında merak ettiğimiz soruların yanıtlarını arıyoruz.

– Sizi bir konunun belgeselini çekmeye yönelten nedir?

Özel ilgi alanım olan konuları keşfetmek için belgesel çekiyorum, çünkü böylece o konunun içine daha fazla dalabiliyorum. “Helvetica”da örneğin, tipografi ve grafik tasarım alanlarına merak duydum ve bunun bir belgeselini izlemek istedim ancak yoktu. Ve ben yapmaya karar verdim. Ben belgeselleri bir belgeleme yöntemi olarak görüyorum. Bilgilendirici olması gerekmiyor bence.

– “Helvetica”, “Objectifed” ve “Urbanized” birbirinden farklıkonuları ele almakla birlikte, birbirlerini tamamladıkları yönler de var mı?

“Helvetica” bittikten sonra, yaşamımı etkileyen farklı tasarım unsurları nelerdir diye düşündüm. Tasarım merakım nedeniyle belgeseller birbiri ardına sıçradı. “Objectified”da da, objelerin tasarımı ve hayatımızdakiyeri konusunu ele aldım. Ardından, bu iki belgeselin çekim sürecinde gezdiğim 100 farklı şehirde gördüklerimin sonunda “Urbanized” ortaya çıktı. Üç filmdeki temel motivasyonum görünmeyeni görünür hale getirmek oldu.

– “Urbanized”, İstanbul’da yaşayanları fazlasıyla ilgilendiren bir film. Neredeyse tümüyle kentsel dönüşüme uğrayan bir şehrin birkaç adım sonrası hepimizin merak konusu çünkü. Sizce bir şehrin tasarımında ne gibi unsurlar göz önünde bulundurulmalı?

İstanbul’da tanık olduğum, burada giderek çirkin bir durumun oluşturulduğu. İstanbul’un yayalardan çok arabalar, ofisler ve alışveriş merkezleri için tasarlanmaya başlandığını görüyorum. Genelde yetkililerşehrin gelişiminde insanların düşüncelerini dikkate almıyorlar, burada da öyle olmuş. İstanbul’da insanlar için hep bir engel var. Ulaşım açısından ise dünyanın en kötü şehirlerinden biri.

– Peki nasıl olmalıydı?

Bence bir şehrin tasarımında “şimdi”nin ne olduğu göz önünde bulundurulmalı. Ne geçmiş ne gelecek, insanlar şimdi ne düşünüyorlar, bunun yanıtları aranmalı. Yapılan, merkezde yaşayan dezavantajlı grupların, kiraların yükselmesi gibi birtakım nedenlerden dolayı şehrin çeperlerine yerleşmesi anlamına gelen organik soylulaştırma değil de devlet eliyle soylulaştırma ise bunun, o şehirde yaşayan herkes için ileride büyük götürüleri olur.

 

Kaynak : http://www.cumhuriyet.com.tr

– Şu an üzerinde çalıştığınız yeni bir film var mı?

Evet, bir fotoğrafçıyla birlikte olimpiyat oyunları düzenlenen şehirlerin başına ne geldiğini belgeliyoruz. Bu konu İstanbul’la da bağlantılı, çünkü burası dünya üzerinde olimpiyat stadı olup da olimpiyat oyunlarına katılmamış tek ülke…

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, koreografik yaratıcılığa ve dans dünyasına adanmış üç sıradışı filmi izleyicilerle buluşturuyor.

Dans ve sinemayı buluşturan bu etkinlik Fransız Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak izlenebilir.

PAMUK PRENSES

Yönetmen: Angelin Preljocaj
16 Ekim Salı, 19.00 ve 17 Ekim Çarşamba, 17.00

Dünyaca ünlü Fransız koreograf Angelin Preljocaj, 2008’de kendi “Pamuk Prenses ” (Blanche Neige) versiyonu için topluluğunun 26 dansçısını Gustav Mahler’in en güzel senfonilerinden biri için biraraya getirir. Kostümler Jean Paul Gautier, dekor ise Thierry Leproust imzalı. “Pamuk Prenses” ile Preljocaj büyüleyici ve sihirli bir gösteriyi sahneye koyarak bugüne kadar 25 ülkede 150 bin kişinin izlediği ailece izlenebilen çağdaş bir baleye imza atıyor.

LA FONTAINE TARZI MASALLAR

Yönetmen: Marie-Hélène Rebois
16 Ekim Salı, 17.00 ve 17 Ekim Çarşamba, 19.00

Bu film 13 dakikalık dört programda Jean de la Fontaine’in dans ile yorumlanan dört masalını bir araya getiriyor : « Ağustos Böceği ve Karınca » (koreografi : Herman Diephuis), « Şehir faresi ile Tarla Faresi » (koreografi : Dominique Rebaud), « Balıkçıl Kuşu » (koreografi : Satchie Noro ve Alain Rigout) ve « Meşe ile Saz » (koreografi : Mourad Merzouki-Kafig). Hayal gücü ve şiir coşkuyla biraraya gelerek izleyiciyi hip hop’tan klasiğe uzanan çoklu bir estetik büyü ile içine alıyor.

DANS, PARİS OPERA BALESİ

Yönetmen: Frederick Wiseman
18 Ekim Perşembe, 17.00

Belgesel sinemanın öncülerinden Amerikalı sinemacı, Frederick Wiseman kamerasını 12 hafta süresince Paris Operası’nın kalbine yerleştirdi. Dikim atölyelerinden yıldızların parladığı gösterilere, film izleyicisini bu saygın kurumun kulislerinde yolculuğa çıkararak sıradışı gösterilere hayat verenlerin günlük çalışmalarını sunuyor.

Kaynak : [-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ve Türkiye’de bir ilk olan tasarım bienali, Avrupa Birliği’nden Sorumlu Bakan Egemen Bağış’ın da katılımıyla başladı.

Kentsel tasarım, mimarlık, endüstri ürünleri tasarımı, grafik ve moda tasarı gibi alanları kapsayan bienalde sergiler de yer alacak. Bakan Bağış, hükümet olarak bu tür bienallere desteği önemsediklerini belirterek, İstanbul’un doğunun en batılı, batının da en doğulu şehri olarak bu tür çalışmalarda yerinin önemli olduğunu ifade etti.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından ve Türkiye’de bir ilk olan tasarım bienali, Avrupa Birliği’nden Sorumlu Bakan Egemen Bağış’ın da katılımıyla başladı. Kentsel tasarım, mimarlık, endüstri ürünleri tasarımı, grafik ve moda tasarı gibi alanları kapsayan bienalde sergiler de yer alacak. Bakan Bağış, hükümet olarak bu tür bienallere desteği önemsediklerini belirterek, İstanbul’un doğunun en batılı, batının da en doğulu şehri olarak bu tür çalışmalarda yerinin önemli olduğunu ifade etti.

Karaköy’deki Rum İlköğretim Okulu’nda düzenlenen açılış törenine Egemen Bağış’ın yanı sıra İKSV Başkanı Bülent Eczacıbaşı ve bienale destek veren kuruluşların temsilcileri katıldı. Bakan Bağış, yaptığı açılış konuşmasında bienal ve benzeri çalışmaların hükümet tarafından önemle karşılandığını dile getirdi. Bienalin İstanbul’da açılmış olmasının da önemine işaret eden Bağış, İstanbul’un doğunun en batılı, batının ise en doğulu şehri olması ile ayrı bir yeri olduğunu ifade etti. Batıdaki Türkiye algısıyla ilgili bazı değerlendirmeler de yapılan Bakan Bağış, Türkiye’nin sanatsal olaylardan daha çok olumsuz konularla gündeme geldiğini ifade etti.
İKSV Başkanı Eczacıbaşı ise hazırlıklarını yaklaşık 2 yıldır sürdürdükleri bienalin tasarımı bir kültür unsuru olarak ele almayı farklı yönleriyle sorgulamayı ve yeniden düşünüp düşündürmeyi hedeflediğini belirtti.

Açılış töreninde Başkan Eczacıbaşı, bienale sponsor olarak destek sağlayan Türkiye’nin önde gelen bir çok firmasının yöneticilerine plaket verdi ve teşekkür etti.

BAKAN GÜNAY DA KATILDI

Sergiye sonradan katılan Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, organizasyon hakkında yetkililerden bilgi aldı. Günay, sorulan sorulara, “Dünyada ne olup bittiğini, alışveriş süreçlerinin yaşandığını herkes bilmek ve buna göre davranmak zorunda. Ben, İstanbul’u yönetmek iddiasında olan herkesin tasarım bienalinden yararlanması ihtiyacı içinde olduğunu düşünüyorum.” dedi.

Törenin ardından ‘atokrasi’ isimli sergi izleyenler tarafından gezildi. Bienale 46 ülkeden 300 civarında tasarımcı ve mimar, 100’ün üzerinde projeyle katılıyor. 12 Aralık 2012 tarihine kadar şehrin farklı noktalarında sergiler, akademi programı, seminer, film kuşağı ve tasarım yürüyüşleriyle devam edecek etkinlikte, İstanbul’un tasarım kentine dönüştürülmesi amaçlanıyor.

Kaynak : [-]

50. sanat yılını ortak sergide kutladı!

“GÜZİKİBİNONİKİ” Sergisi sanatın farklı dallarını bir araya getirerek, izleyenlere görsel şölen sunacak.Aralarında 50. sanat yılını kutlayan Marmara Üniversitesi Fotoğraf Bölümü kurucularından Prof. Dr. Güler Ertan’ın da bulunduğu, birçok öğretim üyesi ortak bir sergide buluşacak. 9 Ekim’de Arel Üniversitesi Tepekent kampüsünde açılacak sergide Ulusal ve Uluslararası  düzeyde başarılara imza atmış öğretim üyelerinin farklı ve iz bırakan çalışmaları izleyenlere sunulacak.

Üniversite Dekanı Prof. Dr. Hamdi Ünal’ın önderliğinde organize edilen sergide, geleneksel ve çağdaş motifler halı, grafik, fotoğraf, resim ve tekstil sanatlarında karşımıza çıkacak.

Sergide ziyaretçiler daha önce görmedikleri birçok farklı teknikle de karşılaşacaklar. Fotoğraf sanatçısı Güler Ertan’ın, Afrika’da çektiği 1000 adet mask fotoğrafını özel bir teknikle bir araya getirmesi herkesi şaşırtacak. Sergideki mumlu batik çalışmalar, özgün tarzda dokunan halılar ve tekstil alanındaki üç boyutlu eserler ise sanatseverlerin dikkatini çekecek.

Sergi Kasım ayı sonuna kadar ziyaret edilebilir.

 

Fransız sanatçı Jean Marc Arakelian ve Türk vatandaşı olan gazeteci Nathalie Ritzmann’ın açtığı, ‘Mevlana’nın, şiirsel coşkunluğundaki kadının yaradılışı’ konulu sergi, 8 Eylül 2012 tarihine kadar Beyoğlu Belediyesi’nde sanatseverleri bekliyor.

us İhtilali zamanında Ayasofya’dan geçen bir kadınla şekillenen, derviş ve sema fotoğrafları ile dinamikleşen, Mevlana’nın şiirsel coşkunluğunda kadının yaradılışını temsil eden bir metaforun çevresinde çekilen fotoğrafların yer aldığı, 8 Eylül 2012 tarihine kadar İstiklal caddesindeki (No:217) Beyoğlu Belediyesi’nde, ücretsiz izleyebileceğiniz sergi, siz sanatseverleri bekliyor.

Jean Marc Arakelian ve Nathalie Ritzmann ile Mevlana sergisiyle ilgili yaptığımız röportaj…

 Sevgili Nathalie, geçtiğimiz Haziran ayında Bulgaristan’da sema gösterileri organizasyonu yaptınız. 2013’ün ilkbaharında yine bu gösteriyi yapacaksınız. Peki Jean-Marc Arakelian’la, Mevlana’yla ilgili bu sergiyi gerçekleştirmek nerden, hangi düşünceyle aklınıza geldi?

Nathalie: Bulgaristan Plovdiv’de, 4-5 Haziran 2012’de, bölgesel Etnografya Müzesi’nde ve eski semahanede 2 sema gösterisi yaptık. Ve 4-30 Haziran arasında da fotoğraf sergisi yaptık. Burda sergi açma durumu da, Beyoğlu Belediyesi sanat galerisi yönetmeni Beste hanım, Jean-Marc’ın dervişler hakkındaki fotoğraflarını daha önce internette görüp beğendi. Benimkileri de aynı şekilde… Bizden dosya istemişti… Ve takvimde yer buldu.    

Bu sergiyi açmanızdaki, insanlara ulaştırmak istemenizdeki amaç neydi?

 Nathalie: Açılışta, katılanlar farklı dinlerden, farklı kültürlerden (Mesela Sulukule rom arkadaşları…) farklı kökenlerden, özel bir açılışla Mevlâna felsefesinde toplamak istedim!Bulgaristan’da aynı şekilde yaptım ama daha zor oldu, insanları beni tanımadığı için. Ama müftü, imam ve katolik papazları ilk sefer karşılaştılar. Sonra orda kilisede beraber bir randevu organize ettim. Daha sonra Ramazan ayında, Müslüman Katolikleri davet etmişler. Hem camiyi ziyaret etmek hem de bir iftar paylaşmak için… Onların arasında diyalog başlamıştı. Ben sadece ilk temeli attım, onlar orda devam etsin diye.

 KADIN ESASTIR!

Serginin konsepti ‘Kadının Yaratılışı’ üzerine kurulu. Konseptten yola çıkarak… Mevlana’nın şiirsel açıdan yücelttiği ‘Kadın’la ilgili sizin düşünceler neler? Kadının hayatınızdaki yeri ve önemi?

Jean-Marc: Kadın esastır hep. Bugüne kadar sinema ve fotoğraf çalışmalarımda, her zaman bir kadın bana ilham kaynağı oldu. Bu kadınlar her zaman özeldir ve bana çok yakındır. Son zamanlarda, “sanat tanrıçası” deneyi yaptım.  Görüyorum ki hayatımda, bu kadınlar teneffüs etmeyi öğrettiler ve bana yardım ettiler. Onlar sergimin büyük fotoğraflarının üzerindeki modellerdir.

 Mevlana’yla, onun düşünceleriyle ilk tanışmanız nasıl oldu?

 Nathalie: Eylül 2003’te, sema gösterisini ilk Galata Mevlevihanesi’nde gördüm. Müziği beğendim. Ney sesini özelikle… O kadar. Sonra Ocak 2009’da internet sayfamda Eva De Vitray-Meyerovitch hakkında bir yazı yayınladım. Bu bayan Mevlâna’nın yazdıklarını tercüme etmiş. Ve istemiş ki öldükten sonra Mevlana’nın yanında gömülsün. 1998’de ölen Eva’nın cenazesi, öldükten 10 sene sonra, 17 Aralık 2008 yılında, Mevlâna’nın doğum gününde, Konya’da Üçler Mezarlığı’na defnedildi. Ayrıca 3 sene önce Galata Mevlevi’sinde Nail Kesova’yı tanıdım ve yavaş yavaş yaklaştım mevlevilerle.

Jean-Marc: Fazla araştırma yapmadım. Sadece biraz Mesnevi’yi açtım, okudum ve oradaki bazı beğendiğim cümleleri büyük fotoğraf montajlarda kulandım.

EVRENDEKİLER SANA NASIL GELİYOR BİLEMEZSİN!

 Bulgaristan’da sema gösterileri organize etmeniz, Mevlana’yla ilgili bu sergiyi açmanız… Neydi bunları yapmanız için sizi etkileyen ve yönlendiren?

Jean-Marc: Mevlâna’nın şiirsel temeli… Dervişler hakkında açtığım son sergiden dolayı aklıma böyle bir fikir geldi. Bu fikir bana nasıl geldi bilmiyorum ama evren öyledir. Nasıl geliyor bilemezsin. Önemli olan gelmesi…

Mevlana’nın sizi etkileyen en önemli özellikleri neler oldu ?

Jean-Marc : Mevlâna’nın şiirsel temeli.

Nathalie: Aşk büyük A harf ile ve İnsanın Güzelliğini büyük İ ve G harfleri ile bulmak!

Bundan sonra yapmak istedikleriniz arasında neler var?

 Jean-Marc: Eski kameralar ile fotografik bir iş hazırlıyorum. Bu beni Sibirya’dan Hindistan’a götürecek. Orada kendi arayışımı da resimlendirerek İpek Yolu konulu bir belgesel hazırlamayı düşünüyorum.

Nathalie: İki projem var. İlki Kızılay’la Suriye’deki mülteci kamplarda ve ikinci projesi, tekkelerin yolunu takip ederek bu konuda kitap hazırlamayı planlıyorum. Ayrıca kendi arayışı üzerine bir başka kitap daha…

 

Kaynak : Melike BİRGÖLGE [-]

“Sanat yaşamın kendisi”

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İnci Deniz Ilgın, genç sanatçı ve tasarımcıların profesyonel yaşamla bağlarının nasıl sağlamlaşacağını, 2013’te yapılacak Uluslararası Öğrenci Trienali’ni, İKSV’nin ilk Tasarım Bienali’ne katılımlarını anlattı.

5.Uluslararası Öğrenci Trienalinden bir kare

Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, her yıl düzenlediği mezuniyet sergilerine bir yenisini daha ekledi. Acıbadem’deki sergi salonunda ve fakültenin bölüm koridorlarında açılan sergi, çağdaş sanat ve tasarımın en genç üretimini yaz sonuna kadar İstanbul’la paylaşacak. Sergi dolayısıyla Fakülte Dekanı Prof. Dr. İnci Deniz Ilgın ile görüştük.

– Bu sergi genç sanatçı ve tasarımcıların sanat piyasasına atılmadan yaptıkları son sergi. Bir yönetici ve tasarımcı olarak üretim heyecanını canlı tutmak ve sürekli kılmak için neler yapılmalı ?

– Sanat ve tasarım yaşamın kendisi. Bugün yaşadığımız iç ve dış mekânlar ve bu mekânlarda düşünmemize yol açan sanat eserleri, elimizde tuttuğumuz kalemin formu, üzerimizdeki giysiler, oturduğumuz sandalye, okuduğumuz kitap, izlediğimiz sinema, reklam, bunların tümü sanatçı ve tasarımcıların eserleri. Bu eserler aynı zamanda disiplinlerarası bir aradalığın ürünleri. Sanat ve tasarımın bu yaşamsal niteliğini daha görünür kılmak ve bilinç yaratmak, eğitimci ve yönetici olarak bizlerin görevi. Bu bağlamda, eğitimle profesyonel yaşam arasındaki bağı daha çok güçlendirmemiz gerektiğine inanıyorum.

– Sergilenen işler diploma projeleri aynı zamanda, yani okulu bitirmek için proje yapmak gerekli. Bu üretimleri geçen yıllarla kıyaslarsak, biçim içerik ve malzeme açısından neyle karşılaşıyoruz?

Öğrencilerimizin işleri, aldıkları ayrıcalıklı eğitimin kalitesini ve çağın izlerini taşıyor. Son yıllarda, teknoloji ve iletişim alanındaki gelişmelerin getirdiği yeni yaşam biçimlerinin projelere doğrudan yansıdığını gözlemliyoruz. Sosyal medyanın yaşamımızdaki güçlü varlığı projelerin içeriğine de yansıyor. Disiplinlerarası yaklaşım, çok işlevlilik, evrensel tasarım, sürdürülebilirlik gibi kavramlar projelere daha etkin biçimde entegre olmaya başladı.

– Fakültenizin, İKSV’nin Türkiye’de ilkini düzenlediği Uluslararası Tasarım Bienali’ne katılacağını biliyoruz. Hangi bölümler katılıyor?

Fakültemiz, bienalin “Üniversite Programı”na grafik, iç mimarlık ve tekstil bölümleri öğrenci projeleriyle katılıyor. Öğrencilerimiz bienalin belirlediği “Kusurluluk” teması ile ilgili projeler ürettiler. Ayrıca öğretim elemanlarımız bireysel projeleri ile “Adhokrasi” ve “Musibet” temalı sergilere katılmak üzere başvurularını yaptılar.

– 2010 yılında Uluslararası Çağrılı Afiş Bienali düzenlemiştiniz. Bu da sizin fakültenin ilklerinden biriydi.

Evet, grafik bölümü öğretim elemanlarımızın girişimi ile bir başka ilke daha imza atarak Uluslararası Çağrılı Afiş Bienali’ni başlattık. Kendi alanlarında isim olmuş, ülkemizden ve dünyadan çok sayıda afiş tasarımcısının yapıtları, üniversitemizin Cumhuriyet Müzesi’nde izleyicilerle buluştu. İkincisi Ekim 2012’de gerçekleşecek olan bienalin hazırlıkları ise tamamlanmak üzere.

– 2013, Trienal yılı. Bu konudaki hazırlıklarınız ne durumda?

2013 Haziran ayında gerçekleşecek olan 6. Uluslararası Öğrenci Trienali dünyadaki ilk ve tek örnek olarak eğitim sistemleri arasında bağ kurma, birlikte üretmeye dayalı ortak paylaşım alanları yaratma, kültürlerarası bağ kurma gibi önemli bir misyona sahip. Bu yıl başlığımız “Connecting the dots” sanatın ve tasarımın birleştiren gücünü görünür kılmayı hedefliyor ve bunu önemsiyoruz. 6. Trienal’le birlikte bir yenilik daha yapıyoruz ve daha önceki yıllarda sadece haziran ayında gerçekleşen sergi, workshop, sempozyum ve kısa film gösterilerinden oluşan etkinliklerin, workshop ayağını, yan etkinlik olarak tüm seneye yayıyoruz. Böylece ulusal ve uluslararası katılımcılarla gerçekleştireceğimiz yaratıcı paylaşımımızı daha çok güçlendirerek, süreklilik yaratmayı hedefliyoruz.

 

Kaynak : [-]   Nazlı Pektaş

 

 

İstanbul–

■ Javad Alamdari’nin “Rüzgâr Gibi” isimli sergisi 10 Temmuz – 10 Ağustos tarihleri arasında İ.S.O Sanat Galerisi’nde.

■ Portreler isimli sergi 11 – 22 Temmuz tarihleri arasında İstanbul Akvaryum’da.

■ 50 Yıllık Sır – Genelkurmay Başkanı Rüştü Erdelhun’un valizinden çıkan fotoğraf, hatırat ve belgeler isimli sergi 10 Temmuz’a kadar İBB Taksim Sanat Galerisi’nde.

■ Kerem Ozan Bayraktar ’ın “Kurallar” isimli sergisi 11 Temmuz’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 7853)

■ Levent Duran’ın “Mama Beden-Body Food” isimli sergisi 11 Temmuz’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0 212 251 91 63)

■ Betül Güney, Cenin (Burcu Çorbacı), Ceyda Aldemir P.’nin “Fresh” isimli sergisi 12 Temmuz’a kadar C.A.M Galeri’de.

■ Çarşılarla Anadolu isimli fotoğraf sergisi 13 Temmuz’a kadar Kapalıçarşı Halıcılar Caddesi’nde.

■ Almanya’da Çağdaş Sanat Aracı Olarak İç Mekân Tasarımı sergisi 15 Temmuz’a kadar Rezan Has Müzesi’nde.

■ Deenesh Ghyczy’nin “Soul Out” isimli sergisi 15 Temmuz’a kadar Art Suites Gallery Beyoğlu’nda. (0212 251 55 61)

■ Come-in. Almanya’da Çağdaş Sanat Aracı Olarak İç Mekân Tasarımı isimli sergi 15 Temmuz’a kadar Rezan Has Müzesi’nde.

■ Sera Uzel’in “Lu” isimli sergi 17 Temmuz’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Muammer Yanmaz’ın “40 Renk Fotoğraf Projesi 6. Renk: Myanmar Fotoğrafları” sergisi 18 Temmuz’a kadar Metrocity Alışveriş Merkezi’nde.

■ Charles Vess’in İstanbul’u isimli sergi 20 Temmuz’a kadar Çekül Evi’nde. (0212 249 64 64)

■ Karikatüristler Güngör Kabakçıoğlu İçin Çiziyor isimli sergi 20 Temmuz’a kadar Mimarlar Odası İstanbul Büyükkent Şubesi’nde.

■ Diana Blok’un “See Through Us” isimli sergisi 21 Temmuz’a kadar Sanatorium’da. (0212 293 67 17)

■ Vladimir Klein’ın cam sergisi 21 Temmuz’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde . (0212 252 68 12)

■ Hisseli Harikalar Kumpanyası – Meraklılarından Sıra Dışı Objeler Sergisi 24 Temmuz’a kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde.

■ Mercan Dede’nin “Revolution Revelation” sergisi 25 Temmuz’a kadar Borusan Müzik Evi’nde.

■ Maureen Connor’un “Çelişkiler” isimli sergisi 28 Temmuz’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Tamar Halpern’in “Şair için kork ve viski iç” isimli sergisi 28 Temmuz’a kadar Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)

■ İyi Niyetin Arsızlığı isimli sergi 28 Temmuz’a kadar artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Goya’nın “Zamanının Tanığı” isimli sergisi 29 Temmuz’a kadar Suna ve İnan Kıraç Vakfı Pera Müzesi’nde.

■ Marleen P. Atay, Stephanie Pain, Suzanne Posthumus ve Aras Seddigh’in TRANSFER başlıklı sergisi 30 Temmuz’a kadarKare Art Gallery’de.

■ Ustalar ve Yükselenler isimli sergi 31 Temmuz’a kadar Türker Art’da. (0212 296 53 25)

■ Sınırlar Yörüngeler 12 sergisi 31 Temmuz’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212 334 11 04)

■ Kerem Ozan Bayraktar’ın “Kurallar” isimli sergisi 11 Ağustos’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Karma Yaz Sergisi 11 Ağustos’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.

■ Kadına Dair isimli karma sergi 15 Ağustos’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 216 576 76 18)

■ Teras Sergileri 18 Ağustos’a kadar Proje4L/ Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde. (212 290 25 25)

■ Öteki Ayaklanmalar isimli karma sergi 25 Ağustos’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Sophia Pompery ’nin “Şeylerin Sessiz Şekli” isimli sergisi 26 Ağustos’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Berlinde De Bruyckere’nin “Yara” isimli sergisi 26 Ağustos’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Fransız-Belçikalı ve Türk Çizgi Romanlarına Çapraz Bakış isimli sergi 31 Ağustos’a kadar İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde. (0212 3938111)

■ Ali’nin Koço’su isimli karma sergi 31 Ağustos’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Kes&Yapıştır isimli karma sergi 31 Ağustos’a kadar Galeri Ilayda’da. (0 212 227 92 92)

■ Mezunlar 2012 isimli sergi 31 Ağustos’a kadar Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde.

■ Hep Birlikte V isimli sergi 1 Eylül’e kadar Artgalerim Nişantaşı’nda.

■ Segment #2 ve Gerwald Rockenschaub’un 4to2floors sergileri 2 Eylül’e kadar Borusan Contemporary’de. (0212 393 52 00)

■ Çevre Karikatürleri 3 Eylül’e kadar Galeri 5’te.

■ Dieter Sauter’in “Türkiye’den İnsan Manzaraları” isimli fotoğraf sergisi 5 Eylül’e kadar İstanbul Üniversitesi Dil Merkezi Sanat Galerisi’nde.

■ Bedri Rahmi Eyüboğlu, Cihat Burak, Mehmet Pesen, Salih Acar, Alp Bartu, Saim Dursun, Reha Yalnızcık, Işıl Özışık, Niyazi Toptoprak, Metin Gönül, Artin Demici ve Kâmil Masaracı’nın karikatür sergisi 13 Eylül’e kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Mustafa Köseoğlu ve Metin Benek’in sergileri 15 Eylül’e kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Kobra – Özgür Sanatın 1000 Günü sergisi 16 Eylül’e kadar S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ İsmail Acar’ın “5 Duyu 5 Olgu” isimli sergisi 18 Eylül’e kadar Türk ve İslam Eserleri Müzesi Geçici Sergi Salonu’nda.

■ Burhan Doğançay’ın “Kent Duvarlarının Yarım Yüzyılı: Burhan Doğançay Retrospektifi” sergisi 23 Eylül’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Padişahın Evi: Harem-i Hümayun sergisi 15 Ekim’e kadar Topkapı Sarayı Müzesi, Has Ahırlar Sergi Salonu’nda.

■ Josephine Powell’ın “Josephine’in Gördüğü: 20. Yüzyılda Anadolu’nun Kırsal Yörelerine Fotoğrafik Bakışlar” sergisi 21 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

Ankara

■ Bilkent Üniversitesi Güzel Sanatlar Tasarım ve Mimarlık Fakültesi, Grafik Tasarım Bölümü Mezunları – grafik – 15 Temmuz’a dek – Cermodern’de. (0 312 310 00 00)

■ Abraham David Christian – heykel – 14 Temmuz’a dek – Galeri Artist Ankara’da. (0 312 311 93 63)

■ Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğrencileri – baskı resim – 15 Temmuz’a dek – Galeri Artist Lab’da. (0 312 311 93 63)

■ Hatice Tabakoğlu – Kütahya el sanatları sergisi – 17 Temmuz’a dek – Ankara Vakıf Eserleri Müzesi’nde. (0 312 311 49 25)

■ Ufuk Tolga Savaş – seramik – 20 Temmuz’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ M.C. Escher – resim – 5 Ağustos’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Koleksiyondan – karma resim – 31 Ağustos’a dek – Galeri Polart’ta. (0 312 439 14 80)

■ Ahmet Güneştekin – resim – yaz sonuna dek – Güler Sanat’ta. (0 312 236 21 22)

■ Yaz Karması – resim – 28 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

■ Yaz Karması – resim, heykel, 30 Eylül’e dek – Krişna Sanat Merkezi’nde. (0 312 418 02 53)

Mersin

■ İçel Sanat Kulübü’nün, “Karma Resim-Heykel-Fotoğraf” sergisi M.İlhan – A.Uğural Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi yaz boyunca sanatseverlerin izlenimine açık tutulacak. (0324 2381088)

İzmir

■ Gölgenin Öyküsü fotoğraf sergisi, 31 Temmuz’a dek Çizgelikedi Sanat Galerisi’nde izlenimde.

■ Aygun Tuğay’ın “Resim Defterim-1/Kaygılar” adlı sergisi 25 Temmuz’a dek Alaçatı’daki Kırmızı Ardıç Kuşu Sanat Galerisi’nde izlenimde.

Tiyatro

İstanbul

■ ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’nda çarşamba günü bugün saat 21.15’te Dostlar Tiyatrosu’nun “Azizlikler / Nereye Gidiyoruz” adlı oyunu sahnelenecek. (0212 276 22 14)ADANA

Ankara

■ Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu oyuncuları, Üstün Dökmen’in yazdığı, Ali Hürol’un sahneye koyduğu, “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunu, çarşamba günü 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00’te yeniden sahneleyecek. (0322 4580008)

Müzik

İstanbul

■ ‘Nardis Jazz Club’da bugün saat 21.30’da “Yavuz Akyazıcı Trio”, yarın saat 21.30’da “Burak Bedikyan Trio”, çarşamba günü saat 21.30’da “Ateş Tezer Trio”, perşembe günü saat 21.30’da “Ekin Cengizkan Trio feat. Alex Maksimiw”, cuma günü saat 22.30’da “Istanbul Funk Unit”, cumartesi günü saat 22.30’da “Özge Pınar Quartet” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Küçükçiftlik Park’ta bugün saat 21.00’de “Duran Duran”, yarın saat 21.00’de “Chris de Burgh”, çarşamba günü saat 19.00’dan itibaren ise Buena Vista Social Club & Omara Portuondo’nun yanı sıra Bebe ve LaDescarga’nın katılımıyla “Carnaval Latino” konseri izlenebilir. (0 212 231 30 45)

■ ‘19. İstanbul Caz Festivali’ kapsamında bugün saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde “Antony&The Johnsons ve Filarmonia”, yarın saat 21.00’de santralistanbul Kıyı Amfi’de “Caro Emerald”, çarşamba günü saat 20.45’te İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde “Gretchen Parlato / Ambrose Akinmusire”, perşembe günü saat 21.00’de İstanbul Modern’de “Yeni Ozanlar: The Dears”, perşembe günü saat 21.00’de İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde “Lars Danielsson”, cuma günü saat 21.00’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde “Erykah Badu”, cumantesi günü saat 20.00’de Sakıp Sabancı Müzesi’nde “Caz İçin Tuhaf Bir Yer: Bugge’n Friends/ Magnus Öström/ Ninety Miles”, European Jazz Club kapsamında Salon İKSV’de bugün saat 22.30’da “Baki Duyarlar Band Feat. Eric Vloeimans”, yarın saat 22.30’da “Oğuz Büyükberber Feat. S.Nabatov, W.Wierbos & T.Klein”, çarşamba günü saat 22.30’da “Bilal Karaman Feat. Lars Danielsson” konseri izlenebilir. (0 216 556 98 00)

■ ‘Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium’da bugün saat 15.00’te “Viyana Filarmoni Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 212 373 11 00)

■ ‘Turkcell Kuruçeşme Arena’da yarın saat 21.00’de “Zülfü Livaneli”, cuma günü saat 21.00’de “Ajda Pekkan”, pazar günü saat 21.00’de “Gazino Show” konseri izlenebilir. (0 212 263 39 83)

■ ‘Jolly Joker Balans’ta perşembe günü saat 20.00’de “K2”, cuma günü saat 22.00’de “Cem Adrian”, cumartesi günü saat 22.00’de “Yeni Türkü”, pazar günü saat 22.00’de “Yaşar” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu’nda cuma günü saat 21.15’te “Fazıl Say” konseri izlenebilir. (0 212 276 22 14)

■ ‘Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde cumartesi günü saat 21.00’de “Sezen Aksu Acoustic Band” konseri izlenebilir. (0 212 232 86 03)

Ankara

■ ODTÜ Vişnelik Çim Amfi’de, Pink Martini’nin vereceği konser, bugün saat 19.00’da. (0 312 286 79 79)

■ If Performance Hall’de, Cem Adrian’ın vereceği konser, 12 Temmuz’da, saat 00.00’da, Replay’ın vereceği konser 13 Temmuz’da saat 22.00’de, Zakkum’un vereceği konser, 19 Temmuz’da saat 00.30’da, Dengesiz Herifler’in vereceği rock konseri, 21 Temmuz’da saat 21.00’de.

(0 312 418 95 06)
Gösteri Söyleşi

İstanbul

■ Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da pazar günü saat 18.00’de “Edepsiz Komedi” adlı stand-up gösterisi sahnelenecek.

(0216 467 33 32)

■ ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’nda bugün saat 21.15’te “Bizim Deniz Kuzey Deniz” adlı dans gösterisi sahnelenecek. (0212 276 22 14)

Ankara

■ Cermodern Sanatlar Merkezi’nde, “Bir Ayrılık/Jodaeiye Nader Az Simen” adlı filmin gösterimi 10 Temmuz’da saat 21.00’de, “Çılgın Bir Gece/Date Night” adlı filmin gösterimi 17 Temmuz’da saat 21.00’de, “Aramızda Casus Var/Burn After Reading” adlı filmin gösterimi 24 Temmuz’da saat 21.00’de, “Aşk Dersi/An Education” adlı filmin gösterimi 31 Temmuz’da saat 21.00’de, “Yeryüzündeki Son Aşk/Perfect Sence” adlı filmin gösterimi 7 Ağustos’ta saat 21.00’de, “Zamana Karşı/In Time” adlı filmin gösterimi 14 Ağustos’ta saat 21.00’de, “Gir Kanıma/Let The Right One In” adlı filmin gösterimi 21 Ağustos’ta saat 20.00’de, “Gözlerindeki Sır/The Secret In Their Eye” adlı filmin gösterimi 28 Ağustos’ta saat 21.00’de, “Tek Başına Bir Adam/A Single Man” adlı filmin gösterimi 4 Eylül’de saat 21.00’de, “Büyük Sır/Get Low” adlı filmin gösterimi 11 Eylül’de saat 21.00’de, “Güzel Bir Hayat Düşlerken/Circus Columbia” adlı filmin gösterimi 18 Eylül’de saat 21.00’de, “Le Tableau” adlı filmin gösterimi 25 Eylül’de saat 21.00’de. (0 312 310 00 00)

 Kaynak: [-]

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali için bu yıl 177 afiş başvurusu yapıldığı bildirildi.

49 antalya uluslar arsı film festivali

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve AKSAV Basın Danışmanı Akgün Keskin Sakarya, yaptığı yazılı açıklamada, Antalya Büyükşehir Belediyesi ile Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivalinin tanıtım materyallerinde kullanılacak afişi belirlemek, tasarım alanında çalışan kişileri desteklemek ve grafik sanatına katkıda bulunmak amacıyla afiş yarışması düzenlendiğini belirtti.

Yarışmaya başvuran kişi ve eser sayısındaki rekorun en son 2004 yılında kırıldığını, 41. Festival afişi için düzenlenen yarışmaya 103 grafik sanatçısının 150 eserle başvurduklarını ifade eden Sakarya, tek eserle katılma koşulu getirildiği halde bu yıl sanatçı sayısında olduğu gibi eser sayısında da 177 katılım ile rekor kırıldığı kaydedildi.

Yarışma jürisinin belirleyeceği ödüllerin 16 Mayıs Çarşamba günü saat 10.30’da Antalya Kültür Merkezi’nde düzenlenecek basın toplantısıyla kamuoyuna duyurulacağını bildiren Sakarya, şunları kaydetti:

”Yarışmada birincilik ödülüne değer görülen sanatçı 5 bin, ikincilik ödülü sahibi sanatçı 2 bin, üçüncülük ödülü sahibi sanatçı da bin lira para ödülüyle

49 antalya uluslar arası film festivali afişlerinden

ödüllendirilecek. Birincilik ödülüne değer görülen afiş festivalin tanıtım materyallerinde kullanılacak. Jürinin sergilenmeye değer gördüğü afişler, ödüllü afişlerle birlikte festival programı kapsamında açılacak sergide sinemaseverlerle buluşturulacak.’ ‘

Kaynak : [-]

 

Amerika’nın Florida Eyaleti’nin Jacksonville kentinde Florida State College, University of North Florida, Amity Turkish Cultural Center ve Nevşehir Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı…

Doç.dr. Levent Mercin

Amerika’nın Florida Eyaleti’nin Jacksonville kentinde Florida State College, University of North Florida, Amity Turkish Cultural Center ve Nevşehir Üniversitesi’nin ortaklaşa gerçekleştirdiği Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı etkinliklerine katılan Dumlupınar Üniversitesi (DPÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi öğretim üyelerinden Doç.Dr. Levent Mercin, etkinlik kapsamında afiş, kart ve gerçek çini örneklerini sergileyerek Amerika’da Kütahya Çiniciliğini tanıttı.

Katıldığı sergiyle ilgili bilgi veren Doç.Dr.Levent Mercin, etkinlikler esnasında uygulama çalışması da yaptığını, sanatseverlerin sorularına cevaplar vererek onları çini konusunda bilgilendirdiğini söyledi.

Etkinlik kapsamında Florida State College’de gerçekleştirilen karma sergiye de katılan Doç.Dr. Levent Mercin, sergiye gelen öğretim üyesi ve öğrencilere, eserlerin oluşturulma sürecindeki teknikler ve eserlerin arka planında yer alan Anadolu Uygarlıkları’nın yansımaları hakkında bilgiler sunduğunu ifade etti.

Doç.Dr. Levent Mercin, sergiye Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Selma Şahin ve Öğretim Elemanı Ö. Zahit Kubat da eserleriyle katıldığını belirtti.

Uluslararası Türk Kültür ve Sanat Çalıştayı’nı organize eden yetkililerin, hem çalıştaya katılan hem de sergiyi izlemeye gelen sanatseverlerden aldıkları olumlu görüş ve izlenim aldıklarını belirten Mercin, çalıştayı organize eden yetkililerin daha sonra yapılacak etkinliklerde kendisini aralarında görmek istediklerini belirterek memnuniyetlerini dile getirdiklerini ifade etti. Doç.Dr. Levent Mercin, bu tür etkinliklerin sanat yapma adına önemli bir fenonem olduğunu, ayrıca Türk Kültür ve Sanatını tanıtma adına da çok önemli bir misyonu yüklendiğini dile getirdi.

Kaynak : [-] 

Google zaman zaman bizi şaşırtan logolarla güne başlatıyor bizi… Yine onlardan biri ile tanıştık bugün. Bazen kim olduklarını biliyor kimi zamanda” Allah Allah bu da kim ?”diyoruz! İşte bugün; kim bu?” dediğimiz günlerden biri. Elbette bazılarımız biliyoruz ama bazılarımızda bu günü bilmiyoruz… Buyurun Google’un bizler için şeçiği önemli kişiye…

Keith haring

Bilmeyenlerimiz için kim miş bu “Keith Haring” Keith Haring 4 Mayıs 1958 tarihinde dünyaya gelmiştir;  16 Şubat 1990 tarihinde hayata gözlerini kapatmış grafik sanatçısıdır.

Keith Haring 4 Mayıs 1958 Pennsylvania doğumlu ressamdır.1978 yılında New York şehrine taşınıp, şehri kendi tuvali haline getirdi. Tebeşirlerle metro istasyonlarına resimler çizmeye başladı. 1982 yılında Shafrazi Galeri’de ilk New Yok tek kişilik showunu yaptı. Kısa sürede döneminin en popüler sanatçısı haline geldi. Ancak çok genç yaşta 31 yaşında 16 Şubat 1990′da AIDS’ten öldü.

Keith Haring’in cesur çizgileri, aktif figürleri, canlılık ve birlik mesajı veren dokunaklı resimleri vardı. Onun mirası 20. yüzyılın sonlarında sanat üzerinde büyük bir etki yarattı ve gelecek için geniş bir vizyon oluşturdu.

Pop Art’ın Sahici Çocuğu, en renkli ve en eğlenceli isimlerinden Keith Haring‘i tanıtmaya devam ediyoruz.

1988 yılında yakalandığı AIDS hastalığına karşı verdiği mücadeleyi kaybederek  16 Şubat 1990 yılında hayata veda etmiştir.

keith haring ve grafik

Keith Haring’in kariyer hayatı, New York alt geçitlerine tebeşir ile çizdiği grafikler ile başladı. Yaptığı çizimler Tseng Kwong Chi adlı fotoğrafçı sayesinde ün kazandı ve bu zaman zarfında “The Radiant Baby” emekleyen bebek simgesi onun sembolü haline geldi. Onun çizimleri hayata dair önemli mesajlar vermekteydi. 1980 yılında New York’daki Club 57′de eserlerini sergilemeye başladı. 1981 yılında  kara kağıt üzerine ilk kabataslak tebeşir çizimlerini yapmış oldu. 1981 – 1982 yılları arasında ilk özel sergisini Tony Shafrazi sanat galerisinde yaptı. Bu arada  Kenny Scharf, Madonna, Futura 2000 ve Jean-Michel Basquiat gibi ünlülerle arkadaş oldu.

 

1984 yılında Avusturalya‘yı ziyaret etti ve kendine özgü sanatıyla Melbourne‘de duvar resimleri yapmaya başladı. 1985 yılında çeşitli ülke ve şehirlerde eserleri sergilenmeye başladı. Keith Haring’in sanatı Absolut votka ve Swatch saatleri reklamları için ilham kaynağı olmuştur.

 

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kurucu üyelerinden ve aynı zamanda Derneğimizin Genel  Sekreterliğinin yanı sıra derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı  Ş. Hale ŞAKARÜRKMEZGİL ’inde eserleri ile katılacağı BRHD ’nin ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği ) düzenlemiş olduğu “ 42. Yılı için 142 sanatçı ” sergisi 12 – 31 Mart 2012  tarihinde Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde açılıyor.

142 sanatçı ve eserlerinin yer alacağı sergide, Heykel Sanatçısı  Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL ; 4 heykel ve 4 Tuval üzerine desen çalışması ile katılacak.

Sergi boyunca, halkın da katılımı ile canlı modelden desen çizimi, panel, müzik ve belgesel gösterimlerine BRHD, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde ev sahipliği yapacak.

Heykel Sanatçımız Sayın Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL’ İn kısa öz geçmişi;

Heykel Sanatçısı, Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL ‘in Artev Sanat Galerisinde açacağı kişisel sergisine tüm sanatseverler davetlidir.

Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL; 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 15, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına (2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

 

Sergi Açılış Tarihi : 12 Mart 2012, Pazartesi

Sergi Açılış Saati     : 18:00

Sergi Süresi                :  12 – 31 Mart 2012

Adres                              :  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi

Kennedy Cad. No:4 Kavaklıdere / ANKARA

 

Şunun için etiket arşivi: grafik

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi