Şunun için etiket arşivi: fransa

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kurucu üyesi, Derneğimizin Genel  Sekreteri  ve derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL

17. Kişisel Sergisinin açılışı 19 Nisan  2012 tarihinde (Perşembe – Saat 18:00 da) yapılacak. Sergi 19. Nisan- 09- Mayıs tarihleri arasında ziyaret edilebilecektir.

Hale Ürkmezgil sergisi

Heykel Sanatçısı, Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL ‘in Doku Sanat Galerisinde açacağı kişisel sergisine tüm sanatseverler davetlidir.

Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL; 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 15, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına(2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

Not : Davetiye  Düzenleme ve Fotoğraf Çekimleri : Ali CANDAŞ

Sanatçının Katıldığı sergiler :

 

Hale Ürkmezgil heykel ve desen

KİŞİSEL SERGİLER

1996  Gülmine Sanat Merkezi…Seramik Heykel

1998  Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev…Bronz Heykel

2000  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2000  Ankara / Karaca Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2001  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2002  Pera Sanat Galerisi …Bronz Heykel

2002  Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım…Bronz Heykel

2005  Çağla Cabaoğlu Art Gallery…Bronz Heykel

2007  Bakraç Sanat Galerisi…Bronz Heykel ve Desen

2007  Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali…Bronz Heykel ve Desen

2010  Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi

2011  Bakraç Sanat Galerisi

2011  Doku Sanat Galerisi/İstanbul

2011  Doku Sanat Galerisi/Ankara

2012  Artev Sanat Galerisi

YURT DIŞI SERGİLER / ETKİNLİKLER

1997  Almanya / Hannover-Türk Evi

1997  Almanya / Köln-Atatürkçü Düşünce Derneği

2002  Umut Vakfı”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış”Heykel Yarışması

Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü

2002  Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”Sevgi Emektir”heykeli

2003  Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile”Performans yarışması

FUAR VE BAZI KARMA SERGİLER

1992  Kadın Eserleri Kütüphanesi

1993  Pera Sanat Galerisi

1997  Yunus Emre Kültür Merkezi( Basad )

1998  Yunus Emre Kültür Merkezi

1999  Ankara / Su Ana Sanatevi

2000  10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )

2001  1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )

2001  İst. Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )

2001  2001 Sanat Galerisi

2002  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )

2002  2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )

2002  Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )

2002  İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi

2002  Çağla Cabaoğlu Art Gallery

2002  Harbiye Askeri Müze ( Basad )

2003  Bakraç Sanat Galerisi

2003  İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi

2003  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2003  Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2003  Antalya / Ansan Sanat Galerisi

2004  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”

2004  Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı  – Tüyap ( Lebriz Com )

2004  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2005  Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2005  Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2005  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2006  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2006  Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )

2006  Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)

2007  Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar

2007  Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”

2008  Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM ( Ortaköy Sanat Galerisi )

2009  86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)

2009  Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)

2010  Birleşmiş ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop

2010  Art Show 2010. MKM

2010  Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)

2011 Artev Sanat Galerisi (Karma)

2011 Nar Sanat İstanbul 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi

2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM

2012  “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD

 

 

Alp Zeki Heper

Yönetmen Alp Zeki Heper’in Danıştay tarafından yasaklandığı için 46 yıldır gün ışığına çıkmayan “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri” adlı filminin gösterimine ailesinin bir ferdinin onay vermemesi nedeniyle, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin programından çıkarıldığı belirtildi.

 

Alp Zeki Heper

alp zeki heper / Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri

23. Ankara Uluslararası Film Festivalini düzenleyen Dünya Kitle İletişimi Vakfı’ndan yapılan açıklamada, 1984 yılında hayatını kaybeden Alp Zeki Heper’in, Danıştaytarafından yurtiçi ve yurtdışında gösterimi yasaklanan “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri” filminin seyirciyle buluşması için gerekli izinler için görüşmeler yapıldığı ifade edildi.

Heper’in eşi ile kızına ulaşıldığı ve filmin onların izniyle festivalin özel gösterimi için programa alındığının aktarıldığı açıklamada, filmin 46 yıl önce Heper tarafından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi arşivinde saklanması için Prof. Sami Şekeroğlu’na verildiği kaydedildi. Filmle ilgili tasarrufun Şekeroğlu’nun emekli olmasının ardından üniversiteye geçtiğine yer verilen açıklamada, şöyle denildi:
“Ankara Uluslararası Film Festivali olarak Heper ailesinin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV Merkezi yetkilileri ile bağlantıya geçmesini sağladık. Aile adına Alp Zeki Heper’in kızı Fatoş Heper’in, filmin festivalde gösterimi için gerekli izni verdiklerini Sinema TV Merkezi yetkililerine bildirmesinin ardından filmin gösterim kopyası hazırlandı.

Ankara Uluslararası Film Festivali’nde özel izinle gösteriminin gerçekleştirileceği bilgisini basınla paylaştığımız ‘Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri’ filmini sinemaseverlerle buluşturmanın heyecanını yaşarken, Heper ailesinin fertlerinden birinin filmin gösterimine rızası olmadığını öğrendik. Hem Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV Merkezi’ni, hem de Ankara Uluslararası Film Festivali olarak bizi zor durumda bırakan bu gelişme karşısında Alp Zeki Heper’in anısına saygısızlık etmeyerek bu durumu yargı konusu yapmamak adına filmi üzülerek programdan çıkarıyoruz. Tasarrufumuz dışında gelişen bu değişiklikten dolayı, heyecanımızı paylaşan tüm sinemaseverlerden özür diliyoruz.”

Festivalde bu filmin yerine Batı Sineması’nda 19 Mart’taki saat 21.30 seansında Ruhi Karadağ’ın “Simurg”, 20 Mart’taki aynı seansta İsa Yıldız’ın “Memleket Meselesi” filmlerinin izleyiciyle buluşacağı bildirildi.
Filme bilet alanlara iade işlemleri ile ilgili bilginin Ankara Uluslararası Film Festivali ve mybilet internet sayfalarından duyurulacağı kaydedildi.

 İlk Yapılan Açıklama şu şekildeydi:

(http://www.milliyet.com.tr ‘den alıntıdı )

“1939 doğumlu Alp Zeki Heper, Fransa’da sinema okuduktan sonra 1960’larda uluslararası başarı elden eden iki kısa film yönetti.  Türkiye’ye döndükten sonra Lütfi Akad’ın yönetmen yardımcılığını üstlenen Heper, 27 yaşındayken, 1966’da çektiği ilk uzun metrajlı filmi “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri”yle sansürle tanıştı. Soyut bir aşk hikayesi anlatan, başrollerini Ayfer Feray, Engin Cezzar’ın kız kardeşi Mine Cezzar, Marliese Schneiderhan ve Halil Türkmen’in paylaştıkları film, dönemin ‘Film Komisyon Kontrol Kurulu’ tarafından ‘müstehcen’ bulunduğu için Danıştaytarafından yasaklandı. 

‘Aşka karşı tutumdur müstehcen olan’
Yönetmen konuyla ilgili bir röportajında “Aşk hiçbir zaman müstehcen olmamıştır. Aşka karşı tutumdur müstehcen olan… Özgürlükle baskıyı, şiddeti, işkenceyi karşı karşıya getirmeye çalışmıştım. Anılarla ilgili zor anlatımlı olan bir filmdi. Sevginin, tutkunun, işkenceyi, baskıyı yok etmesini dilemiştim. Özgürlüğün delice bir sevgi olduğunu düşünüyordum. Öyle simgelemeye çalışıyordum özgürlüğü. Müstehcenlikle suçlandım. En sonunda yazan, yöneten, kurgulayan, görüntüleyen, oynayan, yapımcı ve seyirci de olabilirim. Yani tek başıma da izlemek zorunda kalabilirim filmlerimi…” demişti.
İşte o film, “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri”, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 15 -22 Mart tarihleri arasında, 23. kez düzenlenecek Ankara Uluslararası Film Festivali’nde Mimar SinanGüzel Sanatlar Üniversitesi’nin katkıları, Heper ailesinin izni ve desteğiyle 46 yıl sonra Türkiye’de ilk kez gösterilecek. Film, festival kapsamında 19 ve 20 Mart tarihlerinde saat 21.30’da Batı Sinemaları’nda seyirciyle buluşacak.

Vasiyetimdir, göstermeyeceksin’
Heper, filmin tek kopyasını  Mimar Sinan Sinema-TV Merkezi’nin kurucusu Prof. Sami Şekeroğlu’na teslim etmişti. Şekeroğlu, Ankara Film Festivali için kaleme aldığı yazıda o günleri şöyle anlatıyor:
“‘Bunu sana hediye ediyorum. Ama söz ver hiç kimseye göstermeyeceksin’ dedi. Biraz yumuşatmaya çalıştım ama ikna edemedim. ‘Ömrüm boyunca sana güvendim. Vasiyetimdir, göstermeyeceksin’dedi. Onu kaybettiğimizi duyduğumda çok üzülmüş ve onun için bir gösteri yapmayı arzulamıştım. Ama söz vermiştim, filmi göstermem doğru olmaz diye vazgeçtim. Araştırmacılar ve kızı hariç hiç kimseye göstermedim.”
Emekli olduktan sonra filmi Mimar Sinan Üniversitesi’ne veren Şekeroğlu, festivalin talebi ve Heper ailesinin izni ile filmin gösterileceğini belirtti.
3 yılda çektiği 4 uzun metrajlı filmin ardından sinemayı bırakan Heper, 1984’te deri kanseri nedeniyle öldü.
Filmin gösterim tarihi: 19 & 20 Mart 2012 Saat: 21:30

Yönetmen Alp Zeki Sezer hakkında Kısa Bilgi:

Eğitimi ve sinemaya başlaması

Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra, önce hukuk öğrenimi için Cenevre’ye gitti. Bir yıl sonra okulu bırakarak Fransa’ya geçti. Burada Paris Yüksek Sinema Enstitüsü ‘nü (Institut des Hautes Etudes Cinématographiques – IDHEC) bitirdi. Okulun en başarılı yönetmeni seçildi. Paris’te kısa film çalışmalarına başladı. Bir Kadın ve Şafak isimli iki kısa film çekti. 1963’te Bir Kadın ‘la IDHEC, Şafak‘la ise hem IDHEC hem Avusturya Kültür Bakanlığı En İyi Film ödülünü aldı. Her iki film de, 2006’da 17. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi.

Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri ve diğer filmleri

Türkiye’ye döndü ve Lütfü Akad’ın yanında yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya başladı. 1966’da kendi sinema prodüksiyon şirketini kurdu ve yapımcı yönetmen olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl ilk filmi Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri’ni yönetti. Fransa’da öğrendiği sinema dilini kullandığı, soyut bir aşk hikâyesini şiirsel görüntülerle anlattığı bu filmde amatör oyunculara yer verdi. Film, dönemin yönetmen ve eleştirmenlerinden ilgi gördü. Buñuel etkileri taşıyan ve karakterlerin cinsel bunalımlarına odaklanan Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri, film kontrol komisyonu tarafından müstehcen bulunaraksansürlendi. Film ayrıca, Danıştay tarafından sansürlenen ilk film oldu. Heper, bu yasaklara karşı tepkisini bir gazete ropörtajında, “Aşk hiçbir zaman müstehcen olmamıştır. Aşka karşı tutumdur müstehcen olan.” sözleriyle ortaya koydu. 2. Antalya Altın Portakal Film Festivaline katılan ancak seyirci karşısına çıkarılamayan film, yalnızca özel gösterimlerde izlenebildi. Genel olarak görüntüleri açısından estetik bulunurken, yabancılaşmayı anlatan içeriği fazla ilgi görmedi. Sonraki dönemlerde de seyirci karşısına çıkarılmadığından, sadece sinema arşivlerinde bulunan ve merak edilen bir film olarak kaldı.

İlk filmiyle ilgili yaşadığı bu olumsuzlukların ardından Adana’ya giderek bir süre kayınpederinin çiftliğinde yaşadı, sonra İstanbul’a döndü. Sinema çalışmalarına devam eden Heper, 1967’de toplumsal taşlama türüne dahil edilebilecek filmi Dolmuş Şoförü’nü yönetti. Bu kez, iki yıldız oyuncu olan Fatma Girik ve İzzet Günay’la çalıştı. Buna rağmen film ticari başarı elde edemedi. 1968’de yine bir yıldız oyuncuyu, Cüneyt Arkın’ı başrolünde oynattığı nispeten ticari bir film sayılabilecek Eşkıya Halil/Haydutu çekti. Bu filmle, ilk kez bir filmi gösterim ve dağıtım şansı bulmuş oldu. Aynı yıl Doğu-Batı çatışmasını konu alan ve Fikret Hakan’ın başrolde oynadığı son filmi Kara Battal’ın Acısı ‘nı çekti. Film, Bizans Kalesinin onarımında çalışan bir Rum genç kızı öldürmekle suçlanıp haksız yere idam edilen Türk delikanlının öyküsünü anlatır.

Sinemayı bırakması ve ölümü

Sinema anlayışını, “En sonunda yazan, yöneten, kurgulayan, görüntüleyen, oynayan, yapımcı ve seyirci de olabilirim. Yani tek başıma da izlemek zorunda kalabilirim filmlerimi.” sözleriyle ifade eden Heper’in filmleri, karmaşık yapıya sahip olması ve dağıtım ve gösterim şansı bulamadığı için seyirciyle buluşamadı. Filmlerinin çoğunu yaktı. 9 ocak 1984’te malign melanoma yüzünden (bir deri kanseri) öldü.

Çalışmaları:

Kısa Metrajlı :

Alp Zeki Heper

Bir Kadın Le parfum de la Dame En Noir

  • Bir Kadın / Le parfum de la Dame En Noir (16mm), 1962
  • Şafak / L’Aube (35mm), 1963

Uzun Metrajlı:

Alp zeki sezer

Dolmuş Şoförü, 1967

  • Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri, 1966
  • Dolmuş Şoförü, 1967
  • Kara Battal’ın Acısı, 1968
  • Eşkıya Halil (Haydut), 1968

Yayımlanmış Kitapları

  • Demir Pençe: Casuslar Savaşı, 1969


Filmle ilgili Danıştay 12. Dairesinin 28-3-1967 gün E.966/7481, K.967/481 sayılı kararı şu  şekilde:

Dava konusu filmin bütünü itibariyle umumi ahlak ve adaba, aile müessesesinin kudsiyetine aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklandığı anlaşılmaktadır. Filmin bu sebeple yasaklanmasının yerinde olup olmadığının tespiti için Naip Üye nezaretinde yapılan incelemede bilirkişi Vedat Tanrı’nın 10-2-1966 tarihli raporunda (cinsel sorunların sinematografik yoldan ele alınmaya çalışıldığı filmde gösterilmesinde sakıncalı bir cihet görülmediği) bildirilmişse de; 3-1-1967 günlü ara kararımız veçhiyle filmin ayrıca heyet halinde görülmesi uygun görülmüştür. Sahneden görülen eserle; değişik yaş ve seviyede kimseye hitap edilmesi itibariyle, bunlarda, hususiyetle hukuka ve genel ahlak kuralları çerçevesi içinde ahlaka uyarlık aranması tabidir. Tezi olmayan ve aksiyonlarında ahenk görülmeyen bahse konu filmde; insan hayatı, adeta şuur ve şuuraltı ile sadece cinsi arzular üzerine kurulmak istenmekte; gizli kalması gerekli arzu ve hareketler parklarda, umuma açık yerlerde, hatta trafiğin en yoğun olduğu cadde ortalarında cereyan ederken görülmekte; marazi tiplerin sahneye aktarılan ıstıraplı ruh hali, ar veya haya hislerini rencide etmektedir. Konunun iddia edildiği gibi rüyada geçmiş birtakım kompleksleri ifadeye çağırmış olması, filmin tüm halinde seyredenler üzerinde bıraktığı izlere ahlak ve adaba aykırı olduğunu kabule mani değildir. Bu itibarla adı geçen filmin halka gösterilmesinin ve yurt dışına çıkarılmasının yasaklanmasında ‘Filmlerin ve Film Senaryolarının Kontrolüne dair Nizamname’nin 7’nci maddesinin 6’ncı fıkrası hükmüne aykırılık görülmediğinden davanın reddine… 29-3-1967 günü oy birliğiyle karar verildi.’

Heper ise karar karşısında şöyle bir tepki veriyor: ‘Soluk Gece’de aşkla, yani özgürlükle baskıyı, şiddeti, işkenceyi karşı karşıya getirmeye çalışmıştım. Anılarla ilgili, zor anlatımlı olan bir filmdi. Sevginin, tutkunun, işkenceyi, baskıyı yok etmesini dilemiştim. Özgürlüğün delice bir sevgi olduğunu düşünüyordum. Öyle simgelemeye çalışmıştım özgürlüğü. Müstehcenlikle suçlandım. Altından kalkılması güç bir suçlamaydı bu. Sansürcülere göre delice sevgi üstüne kurulu bütün divan şiirimizi, Yavuz Sultan Selim’in, Baudelaire’in, Breton’un, Eluard’ın tüm şiirlerini toplatmak gerekiyordu. Delice sevgi üstüne kurulu bütün Çin ve Japon siirini yok saymak gerekiyordu. Şaşırmış kalmıştım.’

 

Kaynaklar :

Ümit Bayazoğlu: Uzun, İnce Yolcular – 37 Portre, YKY 2004, ISBN 975-08-0861-4.

(Yeres (der.), 65 Yönetmenimizden Yerlilik, Ulusallık, Evrensellik Geriliminde Sinemamız, s. 28)

http://masmasmaraksi.blogspot.com/2011/11/alp-zeki-heper-bir-kadn-le-parfum-de-la.html

http://www.sinematurk.com/

http://www.imdb.com/name/nm1287462/

http://t24.com.tr

http://tr.wikipedia.org/wiki/Alp_Zeki_Heper

 

Akbank 8. Kısa Film Festivali başlıyor!

20 ülkeden 110 film, 40 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinemadünyasından 21 konuğun yer aldığı festival, 19-29 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Festivale 557 film başvurdu Akbank 8. Kısa Film Festivali, 19-29 Mart tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Akbank Sanat’tan yapılan açıklamaya göre, 20 ülkeden 110 film, 40 seans, 11 söyleşi ve atölye çalışması, sinema dünyasından 21 konuğun yer aldığı Akbank 8. Kısa Film Festivali, 10 gün boyunca ücretsiz takip edilebilecek.

Festivalin “Uluslararası Bölüm”ünde bu yıl, Türkiye, AlmanyaABDİspanyaFransa, Belçika,Brezilya, Polonya, Finlandiya, Küba, Polonya, Kolombiya, Arjantin, Avustralya, Norveç, Macaristan, İtalyaİsrail, Güney Kore ve Kanada’dan gelen kısa filmlerin yanı sıra, Cannes, Clermont-Ferrand, Rotterdam, Milano, Berlin, Sydney gibi dünyanın saygın film festivallerinde gösterilen ve ödül alan kısa filmler de sinemaseverlerle buluşacak.

Festivalin “Kısadan Uzuna” bölümü, bu yıl yönetmen Ümit Ünal’ı konuk edecek. Uzun metraj filmlerinden sonra kısa filmler çeken ve kısa filme olan ilgisi ile tanınan Ümit Ünal’ın baştan sona dijital olarak çekilen ilk Türk filmi olan “9” ve kısa filmleri festival kapsamında seyircilerle buluşacak. Ünal Ayrıca “Kısadan Uzuna” başlıklı söyleşide sinema serüvenini kısa filmcilerle paylaşacak.

Can Dündar’a ayrılan “Belgesel Sinema” bölümünde, yönetmen Dündar’ın “Yılmaz Güney”, “Aşk Bu mu” ve “Tan Baskını” isimli belgeselleri gösterilecek. Ayrıca Can Dündar, “Belgesel Sinema” başlıklı söyleşide deneyimlerini paylaşmak üzere festival izleyicileriyle bir araya gelecek.

“Deneyimler” bölümünün konuğu olan Almanyalı görüntü yönetmeni Sebastian Wiegartner, dünyanın çeşitli bölgelerinde yaptığı “Shooting with HD-DSLR” atölyesi ile festivale derinlik katacak. Sebastian Wiegartner, festivaldeki söyleşisinde, HD-DSLR kameralarla çekim yapmanın inceliklerini ve dijital sinemada görüntü estetiği konularını anlatacak.

“Canlandırma Kısalar” bölümünde, Türkiye’den ve dünyadan 19 canlandırma kısa film örneğine yer verilecek.

Bu yıl belgesellerden oluşan “Özel Gösterim” bölümünde ise Rüya Arzu Köksal’ın “Bir Avuç Cesur İnsan”,Aysim Türkmen’in “Galata Kulesi Sokak No:23”, Mehmet Özgür Candan’ın “Geçmiş Mazi Olmadı” ve Selim Evci’nin “Kırmızıyı Arayan Adam” adlı filmleri izleyicilerle paylaşılacak.

Söyleşiler

Festival, söyleşileri ile de sinema dünyasının ünlü isimlerini sanatseverlerle bir araya getirecek. Yönetmen Aysim Türkmen, Erol Mintaş, Umut ral ve Emre Akay “Kısa Filmde Söz Yönetmenlerin”, Cahit Berkay, Selim Demirdelen ve Murat Ertel “Sinemada Müzik”, avukat Erdem Türkekul, BİROY Başkanı Atilla Engin ve SENDER Başkanı Nilgün Öneş “Telif Hakları”, Laçin Ceylan, Akasya Asıltürkmen, Türkü Turan ve Melih Selçuk “Oyuncu Gözüyle Kısa Film” başlıklı söyleşide sinemaseverlerle buluşacak.

Festival boyunca Akbank Sanat’ta “Işıl Özgentürk ile Senaryo”, “Derya Alabora ile Oyunculuk”, “Bora Gökşingöl ile Kurgu”, “Mehmet Aksın ile Görüntü Yönetmenliği” ve “Sebastian Wiegartner ile Shooting with HD-DSLR” atölye çalışmaları gerçekleştirilecek.

Akbank 8. Kısa Film Festivali jürisi, her yıl olduğu gibi bu yılda üç farklı kategoriden oluştu. Festivalin, 372 filmin başvurduğu yarışmalı bölümü “Festival Kısaları”nı oluşturan ön eleme jüri kurulunda, belgesel yönetmeni Emel Çelebi, kurgucu Bora Gökşingöl ve yönetmen Selim Evci yer aldı.

Festivalin “En İyi Kurmaca Film”ini belirleyecek kurmaca kategorisi jüri kurulu, yapımcı Zeynep Özbatur, oyuncu Uğur Polat, sinema yazarı Cüneyt Cebenoyan, yönetmen Seren Yüce ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’dan oluştu.

“En İyi Belgesel Film”i belirleyecek belgesel kategorisi jüri kurulunda ise yazar Yekta Kopan, belgesel yönetmeni Ethem Özgüven ve Aysim Türkmen, gazeteci ve sinema yazarı Burçak Evren, Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı yer aldı.

“En İyi Kurmaca Film” ve “En İyi Belgesel Film” yönetmenleri Akbank Sanat tarafından 8 bin lira ile ödüllendirilecek.

 

14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali başlıyor

14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, 04-14 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek. Yunanistanlı tiyatro grubu Antamapantahoy’un “Müziğin İpleri ” adlı oyunuyla başlayacak olan festivalde ünlü yönetmen Derviş Zaim’e de onur ödülü verilecek

 İstanbul’u adeta bir kukla şölenine çeviren 14. Uluslararası İstanbul Kukla Festivali, bu sene 4-14 Mayıs tarihleri arasında izleyici ile bulaşacak. Cengiz Özek’in sanat yönetmenliğinde gerçekleşecek olan festivalin açılışı 4 Mayıs’ta Kenter Tiyatrosu’nda Yunanistanlı tiyatro grubu Antamapantahoy’un “Müziğin İpleri” adlı gösterisiyle yapılacak. Festivale sergi ve film gösterileri de ayrı bir renk katacak. Festival’de Almanya , ABD , Fransa , Endonezya, Hollanda, Norveç, İsveç, İtalya , İspanya , Avusturya, Slovenya ve Türkiye’den önemli kukla tiyatroları sahne alacak.

FESTİVAL ONUR ÖDÜLÜ DERVİŞ ZAİM’E
Son filmi “Gölgeler ve Suretler”de gölge oyunu metaforu üzerinden 1974 Kıbrıs harekâtına giden süreci işleyen ünlü yönetmen Derviş Zaim’e geleneksel gölge tiyatrosunun özünü evrensel ve çağdaş bir bakışla yorumladığı için, Uluslararası İstanbul Kukla Festivali onur ödülüne “Gölgeler ve Suretler” filmiyle layık görüldü. Film ayrıca, festival kapsamında bir kez daha izleyici ile buluşacak.

DEĞİŞİK KUKLA TEKNİKLERİ, KUKLA SEVERLERİ COŞTURACAK!
“Müziğin İpleri” adlı gösterisiyle festivalin açılışını yapacak olan Yunanlı topluluk Antamapantahoy, kukla ve mim tekniklerini kullanarak izleyicilere keyifli bir gösteri sunacak.

Festivale Almanya ’dan katılan Kabare Pupala ipli kukla tiyatrosunun en güzel örneklerini sunacak. Avusturya’dan Lab.luck’dan değişik tiyatro disiplinlerinin bir araya getirildiği “Mutluluk hangi yönde” adlı oyunu, Endonezya’dan Behind the Actors geleneksel tiyatro formuyla günümüz tiyatrosunun güzel bir sentezi ile izleyicilerin karşısına çıkacak.

Fransa ’dan La Salamandre’den cam küre ile ipli kuklanin kontağını, Hollanda t’ Magisch Theatertje ve Ananda Puijk Company yoğun görselliğe sahip karışık kukla teknikleri bir araya getirildiği “Cantos Animata” ve “Momentum”, İspanya ’dan Toni Rumbau – La Fanfarra’nin gölge tiyatrosu ve el kuklası tekniklerinin bir araya kullanıldığı “Full Hands” adlı oyunu, İsveç’den Staffan Bjorklunds Teater’dan özellikle 3 yaş üstü çocuklar için masa kuklası tekniğinde “Two on toe’u, kukla sanatının farklı tekniklerini sunacak.

İtalya ’dan Gianluca Di Matteo Napoli’nin geleneksel el kuklası Pulcinella’yi, Norveç’den canlı jazz müziği eşliğinde değişik tekniklerde yorumlanan kuklaları, Slovenya’dan Puppet Theatre Nebo masa kuklası tekniğinde ilginç bir çalışma festival seyircileriyle bir araya gelecek.

Türkiye’den Ahşap Çerçeve’nin son oyunu “Hamlet”’i, Bakırköy Belediye Tiyatrolarından Ali Yenel’in sahneye koyduğu “Aklı Havada” adlı oyunu, Cengiz Özek Gölge Tiyatrosundan Karagözün modern bir şekilde yorumlandığı “Çöp Canavarı” ve “Büyülü Ağaç’ı, İBB Şehir Tiyatroları’ndan 2010/2011 tiyatro mevsimi oyunlarından “Surname 2010”, “Karagöz Balıkçı” ve “Cambazhane” adlı oyunları, Kent Oyuncularından çocuklar için hazırlanmış “Rapunzel’i, Kurmalı Salyangoz’dan “Dört Mevsim” adlı oyunu, Tiyatro BeReZe’den ise obje tiyatrosu tekniğinde “Kayıp Eşya Bürosu” ile festivale renk katacak.

SERGİ, FİLMİ KONFERANSLAR DA FESTİVAL KAPSAMINDA
Festival kapsamında ayrıca kukla severler sergi, film ve konferanslarla zenginleştirilmiş bir festival deneyimi yaşayacaklar. Bu yıl festival kapsamında İpin Ucu, Gölgenin Doğuşu: Endonezya, Karagöz Figürleri sergilerini gezebilecekler. Anders Rønnow Klarlund’un 2004 yılında çektiği,kurgusu ve kukla kullanımı açısından sinemaseverlerden büyük ilgi gören “İpler” filmi de sinemaseverlerle buluşacak.

Barcelona ’dan festivale katılan Toni Rumbau hazırladığı oyunun yanı sıra 13 Mayıs 14.00’da Mimar Sinan Üniversitesi, Sahne Dekorları ve Kostümü Bölümü’nde kukla meraklıları ile bir araya gelecek.

FESTİVAL BÜTÜN İSTANBUL’A YAYILIYOR
Fransız Kültür Merkezi, Cervantes Kültür Merkezi, Hollanda İstanbul Başkonsolosluğu, İtalyan Kültür Merkezi, Avusturya Kültür Ofisi, Pera Müzesi , Ümraniye Meydan AVM ve Kukla İstanbul tarafından desteklenen festival, Fransız Kültür Merkezi, Kukla İstanbul, Kenter Tiyatrosu, Sefaköy ve Halkalı Kültür Merkezi, Kozyatağı Kültür Merkezi, Devlet Tiyatrolari Küçük Sahne, Pera Müzesi , Yunus Emre Kültür Merkezi ve Ümraniye Meydan AVMde izlenebilecek.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kurucu üyelerinden ve aynı zamanda Derneğimizin Genel  Sekreterliğinin yanı sıra derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı  Ş. Hale ŞAKARÜRKMEZGİL ’inde eserleri ile katılacağı BRHD ’nin ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği ) düzenlemiş olduğu “ 42. Yılı için 142 sanatçı ” sergisi 12 – 31 Mart 2012  tarihinde Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde açılıyor.

142 sanatçı ve eserlerinin yer alacağı sergide, Heykel Sanatçısı  Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL ; 4 heykel ve 4 Tuval üzerine desen çalışması ile katılacak.

Sergi boyunca, halkın da katılımı ile canlı modelden desen çizimi, panel, müzik ve belgesel gösterimlerine BRHD, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde ev sahipliği yapacak.

Heykel Sanatçımız Sayın Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL’ İn kısa öz geçmişi;

Heykel Sanatçısı, Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL ‘in Artev Sanat Galerisinde açacağı kişisel sergisine tüm sanatseverler davetlidir.

Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL; 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 15, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına (2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

 

Sergi Açılış Tarihi : 12 Mart 2012, Pazartesi

Sergi Açılış Saati     : 18:00

Sergi Süresi                :  12 – 31 Mart 2012

Adres                              :  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi

Kennedy Cad. No:4 Kavaklıdere / ANKARA

 

Türkiye, Anadolu’dan kaçırılan tarihi eserleri iade etmeyen ünlü İngiliz ve Amerikan müzelerinin geçici sergilerine parça vermeme kararı aldı. Bu kararla zora giren müzeler arasında Metropolitan ve British Museum var.

Yayın şirketi Umberto Allemandi bünyesindeki Londra merkezli kültür sanat dergisi The Art Newspaper, mart sayısında, Türkiye’nin geri istediği eserler iade edilene dek Amerikan ve İngiliz müzelerinin geçici sergilerine eser ödünç vermeyi durdurduğunu yazdı. Derginin haberine göre Londra’daki dünyaca ünlü British Museum, 15 Nisan 2012’ye kadar sürecek “Hac: İslam’ın Kalbine Yolculuk” sergisi için Topkapı Sarayı’ndan, Türbeler Müzesi’yle Türk ve İslam Eserleri Müzesi’nden toplam 35 adet eseri geçici olarak sergilemek üzere istedi.

Varolan anlaşmalar aracılığıyla Türkiye’den geçici sergiler için ödünç eser alabilen müze, serginin açılmasına az bir zaman kala Türk resmi makamlarından “Hayır” cevabını aldı. Dergi, Kültür Bakanlığı’nın eserlerin gönderilmesini engellediğini öne sürerek “Türkiye’nin Anadolu’dan kaçırılan eserlerin iadesi konusunda giderek genişleyen kampanyasının bir parçası olarak, söz konusu eserleri koleksiyonunda bulunduran müzelere eser verilmesi önleniyor” dedi.
Türkiye, British Museum’un milattan önce birinci yüzyıla ait üzerinde Kral Antiochus’un Herakles-Verenthragna’yı selamlarken tasvir edildiği zeytinyağı üretmede kullanılan mermer silindiri istiyor. Adıyaman Selik beldesi yakınlarında bir tarlada 1882’de bulunan 1 metre 23 santim yüksekliğinde ortası delik silindir, bölgede çalışmasına izin verilen Mezopatamya uzmanı ünlü İngiliz arkeolog Leonard Woolley tarafından 1911’de satın alındı. Woolley, 1. Dünya Savaşı’nın karmaşası içerinde eseri Suriye götürdü. 1927’de Suriye’yi mandacı güç olarak yöneten Fransa’nın izniyle silindir British Museum’a satıldı.

Haberde “2005’te Türkiye eserin iadesini talep etse de bu talepte ısrarcı olunmadı. İki ülke arasında da eser ödünç verme işlemleri devam etti” ifadelerine yer verildi. Dergiye konuşan müzenin sözcüsü, uzun hazırlıkla meydana getirilen serginin başarısı için sorunu çözme yolundaki girişimleri şöyle anlattı: “Silindirin geri verilmesi için müze görüşmeye hazırdı. Fakat mütevelli heyeti mülkiyetin transferini istemedi.”

Sergiyi askıya aldılar
Londra’daki The Victoria and Albert Museum da Türkiye’den gelecek eserlerin kritik önemde olduğu “Osmanlılar” sergisini, anlaşmazlık nedeniyle askıya aldı. 2014’te açılması planlanan ve İstanbul’un fethinden 19. yüzyılın sonlarına dek Osmanlı sanatının gelişimini ele alacak serginin hazırlıklarının durdurulmasının nedeni; Sidamara lahitinden çalınan Eros’un başı… İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen, milattan önce üçüncü yüzyıla ait Sidamara lahitinden 1882’de İngiliz arkeolog Charles Wilson tarafından koparılan aşk tanrısı Eros’un başı, 1933’den beri Londra’daki müzede sergileniyor. Müze sözcüsü, Wilson’ın ailesinin Eros’un başını müzeye bağışladığını anımsatarak “müzenin eserin mülkiyetini devredemeyeceğini” öne sürdü. Sözcü, “iade sorununun halledilmesiyle serginin hazırlıklarının ilerleyeceğini umut ettiğini” belirtti.

Türkiye’nin Londra Kültür ve Turizm Müşaviri Tolga Tüylüoğlu, British Museum ve The Victoria and Albert Museum’dan iki eserin iadesinin istendiğini doğruladı. Tüylüoğlu, İngiliz ve Türk sanat kurumları arasındaki “iyi ilişkileri” vurgularken, Türk hükümetinin “sergilere ödünç eserleri tartışmadan önce” antik iki parçayla ilgili meselenin çözümünü istediğini belirtti.

Yunanistan’a yöneldi
New York’ta bulunan dünyanın en büyük müzelerinden The Metropolitan da 14 Mart’ta açılacak “Bizans ve İslam” sergisi için yaşanan sorunları gözönüne alıp Türkiye’den eser talep etmekten kaçındı. Dergiye konuşan bir müze yetkilisi, Türkiye’nin iadesini istediği antik döneme ait bir düzine eserini varlığını doğrularken parçaların ismini vermedi. Yetkili “Konu Türk makamlarıyla görüşülüyor”demekle yetinirken, müzenin sergi için pek çok parçayı Atina’daki Benaki müzesinden istediği öğrenildi.

Bakanlık: İade etmeyene eser yok
Kültür ve Turizm Bakanlığı, Türkiye’den götürülen eserleri,istenmesine rağmen iade etmeyen müzelere, geçici de olsatarihi eser verilmemesi kararı aldı.

Türkiye kaçırılan bu eserleri istiyor
Kültür ve Turizm Bakanlığı Kültür Varlıkları ve Müzeler Genel Müdürlüğü verilerine göre ABD, Almanya, Rusya Federasyonu, Hırvatistan, Danimarka, İtalya, Fransa, İsviçre, Sırbistan-Karadağ, Bulgaristan, Ukrayna ve İngiltere gibi birçok ülkede Türkiye’den kaçırılan tarihi eserler bulunuyor. Kültür ve Turizm ile Dışişleri bakanlıklarının koordineli çalışmalarıyla, müzelerde sergilenen, müzayedelerde satışa çıkarılan veya gümrüklerde ele geçirilen eserlerin takibi yapılıyor, iadesi isteniyor, dava açılıyor ve satışlar durduruluyor.

Türkiye’ye getirilen eserler:
– Avusturya’da 2010’da bir otobüste ele geçirilen Roma ve Bizans dönemine ait 316 parça.
– Birleşik Arap Emirlikleri’nde bulunan ve Roma dönemine ait heykel, stel ve lahit parçalarından oluşan 23 eser.
– İngiltere’den getirilen, Efes Antik kentinden götürülmüş Roma dönemine ait 1 yüzük.
– Almanya’nın Münih kentinde ele geçirilen 4 adet sikke.
– Almanya Nünberg’de ele geçirilen 2 adet mermer stel parçası.
– İzmir’deki Agora deposundan 2004’te çalınan ve yine Almanya’da bulunan mermer erkek heykel başı.
– Denizli’deki Laodikya antik kentinden çalınan ve İsviçre’de buluhah bronz heykele ait el.
İadesi istenenler:
– Boğazköy Sfenksi: Osmanlı Devleti döneminde onarım için götürülen ve geri getirilmeyen sfenks Berlin Müzesi’nde bulunuyor.
– Bergama Zeus Sunağı: Alman arkeolog Human’ın 1871’de yaptığı izinsiz kazı sonucu Berlin’e götürüldü.
– Truva Hazineleri: Alman arkeolog Schliemann’ın 1869 – 1871 yıllarında yaptığı kazılarda bulunan hazine, Osmanlı makamlarının izni olmadan kaçırıldı. Eserler yaklaşık 20 yıldır Rusya’daki Puşkin Müzesi’nde.
– Lidya eserleri: New York Metropolitan Müzesi’nde sergileniyor. Geri alınması için açılan dava sonuçlanmadı.
– Kuran Sayfaları: Nuruosmaniye Kütüphanesi’nden çalınan 210 sayfa, Princeton Üniversitesi’nde tutuluyor. Ayrıca bir yaprağı Mısır’da, iki yaprağı Yfıskfujf/yfjs David Sampling Müzesi’nde, iki yaprağı İngiltere’de bir şahsın elinde bulunuyor.
– ABD’deki J. Paul Getty Müzesi’nde, Türkiye’den kaçırılmış çok sayıda eser bulunuyor.
– Paris Louvre Müzesi’nde olduğu tespit edilen Ayasofya Cami Haziresi’ndeki Sultan II. Selim Türbesi’nin girişindeki çiniler için dava açıldı.
– Afyonkarahisar’daki Tatarlı Tümülüsü’ne ait M.Ö. 453 tarihli 4 adet boyalı ahşap friz, Almanya’nın Münih şehrindeki Archaologische Staatssammlung Müzesi’nde teşhirde. Parçalarının iadesi için girişimler sürüyor.
– İtalya’da bulunan Lidya yazıtının geri getirilmesi işlemleri sürüyor.
– Rusya’da ele geçen, Türkiye kökenli Bizans dönemine ait gümüş haç ve altın bileziğin iadesi isteniyor.
– Antalya Kumluca’daki kiliseden 1963’te kaçırılan, çoğunluğunu dini amaçlı gümüş kapların oluşturduğu tarihi eserler, Washington’daki Dumbarton Oaks Müzesi’nde sergileniyor.
– Marmara Balıkesir Saraylı beldesindeki açık hava müzesinden çalınan mermer imparator heykel başı ile Kocaeli Müzesi Müdürlüğü fuar alanından çalınan heykel başı aranıyor.
– Almanya’da bir müzayedede satışa çıkarılan Hitit dönemine ait mezar steli parçası, orthostat parçası ve 3 adet minyatür Hitit arabası için dava açıldı.
– İngiltere’deki Bonham Müzayedeevi’ndeki satışı durdurulan Lidya dönemine ait gümüş “kyathosun”un (kepçe) iadesi için çalışmalar sürüyor.

UNESCO sözleşmesi iadeyi öngörüyor
Yurt dışına kaçak kazı ve yasadışı yollarla götürülen tarihi eserlerin iadesi, 1970 UNESCO sözleşmesi ve ikili görüşmelerle yapılıyor. İkili görüşmelerdeki iade talebi kabul edilmediği zaman, Dışişleri Bakanlığı tarafından sağlanan avukatlık firmaları aracılığıyla dava yoluna gidiliyor. Avrupa’da düzenlenen birçok müzayede de bakanlık tarafından takip ediliyor. Ayrıca, müze ve ören yerlerinden çalınan eserlerin yurt dışına çıkışlarının önlenmesi ve kaçakçıların yakalanması için fotoğraflı envanter bilgileri, Başbakanlık, Gümrük, Denizcilik müsteşarlıkları ve İçişleri ile Dışişleri gibi kurumlara gönderiliyor.

 

Kaynak: http://www.sabah.com.tr

 Rusya’da yaşayan Azeri asıllı ünlü yönetmen Rüstem İbrahimbeyov, Fransa Senatosu’ndan geçen sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere yattırım yasasına tepki olarak daha önce aldığı Fransız Sanat Ödülü’nü iade edeceğini söyledi.

Rusya’da yaşayan Azeri asıllı ünlü yönetmen Rüstem İbrahimbeyov, Fransa Senatosu’ndan geçen sözde Ermeni soykırımını inkar edenlere yattırım yasasına tepki olarak daha önce aldığı Fransız Sanat Ödülü’nü iade edeceğini söyledi. Cihan Haber Ajansı’na açıklamada bulunan İbrahimbeyov, Azerbaycan-Fransa Kültür Derneği Başkanlığı görevinden de ayrıldığını söyledi.

İbrahimbeyov uluslararası sinema dünyasına yaptığı önemli katkılarından dolayı 2000 yılında Fransa’nın en önemli sanat ödülü olan (L’Ordre des Arts et des Lettres)’i almıştı.

Konuyla ilgili daha önce yazılı açıklama yapan ünlü yönetmen, Fransa’da kabul edilen söz konusu yasanın Fransız demokrasi geleneklerine aykırı olduğunu ve adı geçen ülkeyi sevenleri şaşırdığını belirtti.

Fransa’nın kararına çok üzüldüğünü kaydeden İbrahimbeyov, “Konjonktür amaçlar ve seçmenin çıkarları uğruna ülkenin demokratik imajı dikkate alınmadan yasa çıkartılıyor. Bu yasa Fransızları ifade özgürlüklerini belirleyen sıradan sivil haklarından da yoksun bırakıyor. Yeni yasanın Türkiye aleyhine olduğu apaçık ortada. Fakat bu fiiliyatta tüm Türk dünyasına karşı. Ben bir Azerbaycan vatandaşı olarak daha önce aldığı Fransız Sanat Ödülü’nü iade edeceğimi ve Azerbaycan-Fransa Kültür Derneği Başkanlığı görevinden de ayrıldığımı beyan ediyorum” dedi.

FRANSA DEMOKRASİ GELENEĞİNE GÖLGE DÜŞÜRDÜ

Cihan Haber Ajansı’na konuşan Azeri yönetmen, “Fransa’nın bu kararı beni şoke etti. Fransa’ya mesleğim icabı sık sık gidip geliyorum. Fransa gibi demokrasi geleneğine sahip bir ülkede böyle bir yasanın çıkartılması insan haklarına çok aykırı. Oysa bu ülkenin tarihinde yüz binlerce insan demokrasi için kendi hayatlarını kurban etti. Ama Fransa bu kararıyla kendi demokrasi geleneğine gölge düşürdü. Ayrıca Birinci Dünya Savaşı sırasında yaşanan 1915 yılına ait olaylar , uluslararası bilim dünyasında farklı şekilde ele alınmakta, yorumlanmakta. Bunun uluslararası boyutta ne adli bir yönü olabilir ki? Ben Fransa’yı yasanın Anayasa Mahkemesi’nden geçmemesi için gerekeni yapmaya davet ediyorum” şeklinde duygularını dile getirdi.

Rusya’da Ermeni diasporasının benzer bir girişimde bulunmak istediğine de değinen İbrahimbeyov, “Rusya parlamentosunda bu tür insan haklarına aykırı tasarıların geçmemesi için Azeri diasporası Türkiye’ye gereken desteği verecektir. Ben ayrıca konuya duyarlılık açısından Türk sanat ve kültür dünyası temsilcilerine seslenerek ortak tepkilerimizi artırmaya davet ediyorum” dedi.

Dünyaca ünlü Azeri drama yazarı, tiyatro senaristi ve film yönetmeni İbrahimbeyov, eski Sovyet dönemi ve günümüz Rusya’da birçok sanat başarısına imza attı. Birçok sanat ödülünü alan İbrahimbeyov’un senaryosunu yazdığı “Güneş’ten Usanmışlar” filmi 1994 yılında “Yabancı Dilde En İyi Film” olarak Oscar Ödülü’nü ve ayrıca 47. Cannes Uluslararası Film Şöleni’nin ödülünü kazanmıştı.

İbrahimbeyov ayrıca Fransa sinema dünyasında sevilen isimlerden biri. İbrahimbeyov, Fransız-Azeri ortak filmler de çevirmişti.

 

Kaynak http://www.timeturk.com

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kurucu üyelerinden ve aynı zamanda Derneğimizin Genel  Sekreterliğini yapmakta olan ve derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL 16. Kişisel Sergisinin açılışı 04 Şubat 2012 tarihinde (Cumartesi – Saat 15:00 da) yapılacak olup  29 Şubat 2012 tarihleri arasında ziyaret edilebilecektir.

Heykel Sanatçısı, Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL ‘in Artev Sanat Galerisinde açacağı kişisel sergisine tüm sanatseverler davetlidir.

Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL; 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 15, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına(2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

Not : Davetiye  Fotoğraf Çekimleri : Ali CANDAŞ

Sanatçının Katıldığı sergiler :

KİŞİSEL SERGİLER

1996  Gülmine Sanat Merkezi…Seramik Heykel

1998  Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev…Bronz Heykel

2000  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2000  Ankara / Karaca Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2001  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2002  Pera Sanat Galerisi …Bronz Heykel

2002  Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım…Bronz Heykel

2005  Çağla Cabaoğlu Art Gallery…Bronz Heykel

2007  Bakraç Sanat Galerisi…Bronz Heykel ve Desen

2007  Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali…Bronz Heykel ve Desen

2010  Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi

2011  Bakraç Sanat Galerisi

2011  Doku Sanat Galerisi/İstanbul

2011  Doku Sanat Galerisi/Ankara

YURT DIŞI SERGİLER / ETKİNLİKLER

1997  Almanya / Hannover-Türk Evi

1997  Almanya / Köln-Atatürkçü Düşünce Derneği

2002  Umut Vakfı”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış”Heykel Yarışması

Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü

2002  Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”Sevgi Emektir”heykeli

2003  Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile”Performans yarışması

FUAR VE BAZI KARMA SERGİLER

1992  Kadın Eserleri Kütüphanesi

1993  Pera Sanat Galerisi

1997  Yunus Emre Kültür Merkezi( Basad )

1998  Yunus Emre Kültür Merkezi

1999  Ankara / Su Ana Sanatevi

2000  10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )

2001  1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )

2001  İst. Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )

2001  2001 Sanat Galerisi

2002  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )

2002  2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )

2002  Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )

2002  İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi

2002  Çağla Cabaoğlu Art Gallery

2002  Harbiye Askeri Müze ( Basad )

2003  Bakraç Sanat Galerisi

2003  İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi

2003  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2003  Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2003  Antalya / Ansan Sanat Galerisi

2004  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”

2004  Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı  – Tüyap ( Lebriz Com )

2004  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2005  Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2005  Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2005  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2006  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2006  Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )

2006  Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)

2007  Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar

2007  Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”

2008  Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM ( Ortaköy Sanat Galerisi )

2009  86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)

2009  Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)

2010  Birleşmiş ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop

2010  Art Show 2010. MKM

2010  Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)

2011 Artev Sanat Galerisi (Karma)

2011 Nar Sanat İstanbul 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi

2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM

 

 

 

 

Dünyaca ünlü besteci ve piyanistimiz Fazıl Say ‘ın yeni CD-DVD’si “ Pictures” Fransa’da ayın albümü ödülünü aldı. Avrupa’nın en iyi klasik müzik ödülleri arasında yer alan “ Choc de Classic “ ödülü Fazıl Say’ın 2011 yılında kaydettiği “Pictures” albümüne verildi.

Fazıl say

Avrupa’da birçok eleştirmen tarafından olumlu eleştirilerilerle bahsedilen SAY’ın albümde oldukça etkileyici üç yapıtı yer alıyor. Sanatçı bu albümde yorumladığı Mussorgsky “ Bir Sergiden Tablolar”, Janacek “ 1 Ekim 1905 Sonatı” ve Prokofiev “Piyano Sonatı No.7 “ ile ilham verici bir piyanist ve forte kişilik olarak gösteriliyor.

“ Choc de Classic” ödülünü aldı

Say’ın solo kaydı “Pictures” ile ilgili yapılan yorumda sanatçının “forte bir kişilik” olduğu vurgulanıyor. Sanatçının eserleri yorumlayışının çarpıcı bir o kadar da benzersiz olduğu belirtilirken , albüm ile ilgili şu ifadelere yer veriliyor; “Türk piyanist, Mussorgsky’yi çalarken eserin adeta bin farklı renkle yeniden parlamasını sağlıyor. Prokofiev’in “ Piyano Sonatı No 7” ise sanatçının yorumuyla her zaman olduğunda daha şiddetli, Janacek’in 1 Ekim 1905 ‘ i ise her zaman olduğundan daha hassas. Onun piyanosu benzersiz “

Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri başlıyor

Avrupa Birliği Türkiye Delegasyonu, her yıl 10 Aralık’ta kutlanan Uluslararası İnsan Hakları günü vesilesiyle, Ankara Kızılırmak Sineması’nda 8-11 Aralık 2011 tarihlerinde AB üyesi ülkelerin işbirliğiyle ilk kez “Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri” düzenliyor.Avrupa Birliği İnsan Hakları Film Günleri, 8 Aralık’ta AB Delegasyonu Başkan Yardımcısı Sn. Tibor Varadi’nin Açılış konuşmasıyla başlayacak. Sn. Varadi’nin konuşmasını önde gelen aydınların katılacağı bir panel izleyecek. Akademisyen Çiğdem Mater, oyuncu Deniz Türkali ve yazar, gazeteci ve oyuncu Fatih Özgüven’in katılacağı panelin moderatörlüğünü film eleştirmeni Alin Taşçıyan yapacak.

Panelin ardından verilecek resepsiyon sonrasında Yönetmen Özgür Doğan ve Orhan Eskiköy’ün “İki Dil Bir Bavul” filmi gösterilecek.

3 gün sürecek Film Günleri kapsamında Türkiye, İspanya, Finlandiya, Fransa, Almanya, İtalya, Hollanda ve Portekiz’den 8 filmin gösterimi yapılacak. İngilizce filmler Türkçe elektronik altyazı ile, İngilizce dışındaki dillerde çekilen filmler ise Türkçe ve İngilizce altyazı ile gösterilecek.

AB Antlaşmaları “Birliğin, özgürlük, demokrasi, insan haklarına ve temel özgürlüklere saygı ve hukuk devleti temelinde kurulduğunu” belirtiyor. AB, insan haklarını sadece Türkiye’de değil, tüm dünyada savunuyor. AB, 10 Aralık İnsan Hakları Günü vesilesiyle de, İnsan Hakları konusunda farkındalık yaratmaya sinema yoluyla katkıda bulunmayı arzu ediyor.

Sinema Günleri’ndeki tüm film gösterimleri halka açık ve ücretsizdir.

Filmler:
1.    Even the Rain / Iciar Bollain (İspanya)
2.    İki Dil Bir Bavul / Özgür Doğan & Orhan Eskiköy (Türkiye)
3.    Le Havre / Aki Kaurismaki (Finlandiya, Fransa, Almanya)
4.    Life, Above All / Oliver Schmitz (Almanya, Güney Afrika)
5.    Si può fare / Giulio Manfredonia (İtalya)
6.    Sonbahar / Özcan Alper (Türkiye)
7.    The Silent Army / Jean van de Velde (Hollanda, Fransa)
8.    Trance / Teresa Villaverde (Portekiz)

 

      8 Aralık Perşembe /
8th December Thursday
   9 Aralık Cuma /
9th December Friday
 10 Aralık Cumartesi /10th December Saturday  11 Aralık Pazar/
11th December Sunday
12:00 12:00 Sonbahar / Autum Yağmuru Bile /
Even the Rain
 Trans / Trance
14:30
14:30 Vahşetin Çocukları /The Silent Army Önce Hayat / 
Life Above All
Sonbahar / Autumn
17:00
Panel: Sinemada İnsan Hakları / 

Panel:

Human Rights in Cinema

16:30 İki Dil Bir Bavul / 
On The Way
to School
Vahşetin Çocukları /The Silent Army Yapabiliriz / 
We Can Do That /
Si può Fare
18:30  Kokteyl / Cocktail 18:30 Umut Limanı /Le Havre Yapabiliriz / 
We Can Do That /
Si può Fare
Önce Hayat / 
Life Above All
19:30  İki Dil Bir Bavul /On The Way to School 20:30 Yağmuru Bile / 
Even the Rain
Trans / Trance Umut Limanı /Le Havre

 

Yer : Kızılırmaksineması
Kızılırmak Sokak, 21/B
Kocatepe, Ankara


İletişim: Ebru Taşkın, Basın ve İletişim Yöneticisi, [email protected], +90 312 459 8700

 

 

İzmir’de 9-13 Aralık günlerinde yapılacak 4. Uluslararası Egeart Sanat Günleri, 25  Sanatçıları İzmirli sanatseverlerle biraraya getirecek. 

4.EgeArt Sanat Günleri’ne Almanya ABD, 

Avusturya, Avustralya, Belçika, Bulgaristan, 

Çin, Danimarka, Fransa, Finlandiya, 

Hindistan, İngiltere, İtalya, İspanya,

Japonya,  Meksika, Kanada, Kore,

LatviaRiga,  Macaristan,  Rusya,  Polonya,  

Slovakya, Sırbistan ve Yunanistan’dan 

sanatçılarkatılacak. 25 ünlü ressam, seramik ve heykelsanatçısı,  

eserlerini İzmirli sanatseverlere sunacak.

                                                                                                                                                       4. ULUSLAR ARASI EGEART

SANAT GÜNLERİ PROGRAMI

 1 Aralık 2011      Perşembe

Paralel Sergi Alanı Açılışı:

12.00                          “Heykel Sergisi”

Abdülkadir ÖZTÜRK

Swissôtel Büyük Efes, İzmir

7 Aralık 2011      Çarşamba     

18.00 – 19.00             •“Arkeolojinin Gizemli Dünyası”

Ege Üniversitesi Arkeolojik Kazıları Fotoğraf Sergisi

Karşıyaka Belediyesi Hamza Rüstem Fotoğraf Evi Sanat Galerisi

8 Aralık 2011      Perşembe                                              

Sergi Alanları Açılışları:

 

14.30– 15.30              •“Tarihte Yolculuk”  Çömlekten Sanat Objesine…

Seramik Sergisi

47 Usta Seramik Sanatçısı

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Arkeoloji Müzesi

16.30 – 17.30             •“Çin Kaat’ı Sanatı”ndan Örnekler

Nedim SÖNMEZ Koleksiyonu’ndan…

EÜ 50. Yıl Köşkü

17.30– 18.30               •‘’AK,, Giyilmeyen Giysiler Sergisi

Devran MURSALOĞLU

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi

18.30 – 19.30              •“Nev-i Şahsına Münhasır” Seramik Sergisi

Toygan EREN

EÜ Ege Meslek Yüksekokulu Sanat Galerisi

19.30 – 20.30              •”Yanan Heykel” Açılışı

Nina Hole & Ann Charlotte Ohlsson

                                             EÜ Kampüsü

9 Aralık 2011      Cuma

09.00 – 14.00             •“Seramik Çalıştayı”

Toygan EREN

    EÜ Ege Meslek Yüksekokulu Sanat Galerisi

 9 Aralık 2011      Cuma

10.30– 12.00              •4. Uluslararası EgeArt Sanat Günleri Açılış Töreni

–       Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı,

–       Açılış Konuşmaları,

–       Prof. Turan Erol’un Sanat Yaşamı ve Onur Ödülünün takdimi,

–       Doğançay Müzesi’nin Tanıtımı ve Kurum Onur Ödülü takdimi,

–       “Türkiye’nin Renkleri” Mini Konser

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı, DEÜ Konservatuvarı ve İZDOB işbirliği ile…

EÜ Atatürk Kültür Merkezi

 12.00 – 19.30             •Paralel Sergi Alanları Açılışları

10.00 – 12.00              •Film Gösterimi:

Karagöz ve Hacivat Neden Öldürüldü (Yön. Ezel Akay)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 12.00 – 12.30             • “Ege’de Sanat Yaşamı” Karma Sergi

• “Bahariye Sanat Galerisi’nden Bir Seçki”

• T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi Koleksiyonu’ndan Bir Seçki…

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi   

14.00 – 16.00              •Film Gösterimi:

Üç Maymun (Yön. Nuri Bilge Ceylan) 

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

 13.30 – 15.30              •Film Gösterimi:

Devrim Arabaları (Yön. Tolga Örnek)                                            

                                    EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 14.00 – 15.30              •‘’EgeArt Genç Sanat Resim Yarışma Sergisi” ve Ödül Töreni

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Denizden Gelen (Yön. Nesli Çölgeçen)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

O da Beni Seviyor (Yön. Barış Pirhasan)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 14.30 – 15.30              •“2. Buluşma”

Eczacıbaşı Vitra Seramik Atölyesi

Adnan Franko Sanat Galerisi

 15.00 – 15.30             •Dinleti

İzmir Devlet Opera ve Balesi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

15.30 – 16.30              •‘’Işık Üniversitesi Baskı Resim Koleksiyonundan Bir Seçki’’…

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi

 15.30 – 16.30              •‘’Göbekli Tepe Rüzgârı’’ Seramik Sergisi

Erdinç BAKLA

          •‘’Torak’’ Kömürün Dramı Fotoğraf Sergisi

                                   İbrahim DEMİREL

•‘’İnvalid’’ Polaroit Fotoğraf Sergisi

                                    Mehmet KOŞTUMOĞLU

•‘’Doğu’dan Batı’dan’’Fotoğraf Sergisi

Ozan SAĞDIÇ

•“Dünya İnsanı’’ Fotoğraf Sergisi
Yusuf Tuvi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi

16.00 -18.00               •Film Gösterimi:

                                    Hayat Var (Yön. Reha Erdem)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

16.30 – 17.30             •“Heykel Sergisi”

Cem SAĞBİL

•“Zeus” Duvar Objeleri Sergisi

Ender GÜZEY

Kaya Thermal Otel Convention Center Sanat 

16.30 – 17.30             •“Karanlık Kutu” Çalıştay ve Fotoğraf Sergisi

Jochen PROEHL

Bornova Belediyesi Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi  Sanat 

 – 18.30             •“Yaşama Dair” Lif Sanatı Sergisi

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyeleri

İKSEV İzmir Kültür ve Sanat Eğitim Vakfı Sanat Galerisi

18.00 – 19.00             •‘’Cam Dünyamız’’ Karma Sergisi

 

İşsanat İzmir Galerisi

 18.00 – 20.00             •Film Gösterimi:

Başka Dilde Aşk (Yön. İlksen Başarır)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 18.00 – 20.00             •Film Gösterimi:

Pardon (Yön. Mert Bakkal)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

18.30 – 19.30             •“Boğaziçi’nin Gizemi” Kartpostal Sergisi

Reha KESKİNTEPE Koleksiyonu’ndan…

İzmir Özel Türk Koleji Uşakizade Köşkü Sanat Galerisi

20.30                           •Açılış Konseri

“Tenor Aydın Uştuk ve Orkestra Allegra”

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu

10 Aralık 2011    Cumartesi

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Takva (Yön. Özer Kızıltan)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

11.00 -12.30               •Film Gösterimi:

Vicdan (Yön. Erden Kıral)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

11.00-12.30                •Sunum:

Usta’ya Saygı…

–       İlhan BERK (Şair – Ressam)                    Sunan: Sina AKYOL

–       İlhan KOMAN(Heykeltraş)                     Sunan: Nevzat SAYIN

–       Füreyya KORAL (Seramik sanatçısı)      Sunan: Rabia ÇAPA

–       Ferruh BAŞAĞA(Ressam)                       Sunan: Aydın AYAN

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

13.00 -14.30               •Panel

“Sermaye ve Sanat”

Fiyat Anarşisinde Galeri ve Müzayede İkilemi

Abdülkadir Günyaz,  Kaya Özsezgin, M. Sıtkı Erinç, Ümit GEZGİN

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

13.30 – 15.30              •Film Gösterimi:

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak (Yön. Ahmet Uluçay)                                                                              

                                 EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00-15.30                •Film Gösterimi:

Sonbahar (Yön. Özcan Alper)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Sürü (Yön. Zeki Ökten)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

15.00-15.30                •Dinleti

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

15.00-16.00                •Prof. Dr. Doğan Kuban “Osmanlı’dan Cumhuriyete Bir Kültür Çınarı”

Söyleşi ve Kitap İmza Günü

•“Divriği Ulu Cami Kuzey Taç Kapısı”  Fotoğraf Sergisi

Fotoğraflar: Mimar Cemal Emden

Y. Mim: Hasan Basri Habulu Arşivinden …

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

16.00 – 16.30             •Film Gösterimi:

Pandora’nın Kutusu (Yön. Yeşim Ustaoğlu)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

16.30 – 17.30              •Perküsyon Show”

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

•4. Uluslararası EgeArt Sanat Günleri’ni Destekleyen Kurum, Kuruluş ve Sponsorlara Plaket Sunumu

EÜ Atatürk Kültür Merkezi /Tiyatro Salonu

18.30-19.00                •Sunum

“Torak”

Kömürün dramı ve işçi portreleri

İbrahim DEMİREL

EÜ Atatürk Kültür Merkezi/Tiyatro Salonu

20.30                          •Bodrum Oda Orkestrası Konseri

Şef: Naci Özgüç

Solist: Emre Sayarı “Viyolonsel”

Başkemancı / Şebnem Edgü

Sanat Koordinatörü: Numan Pekdemir

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre 

11 Aralık 2011    Pazar  

11.00-12.30                •Film Gösterimi:

Tatil Kitabı (Yön. Seyfi Teoman)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

14.00-15.30                •Panel

“Medya, Birey ve Sanat’’
Ayşegül Sönmez, Cem Erciyes, Hüsamettin Koçan, Zeynep Oral

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

14.00 -15.30               •Film Gösterimi:

Adem’in Trenleri (Yön. Barış Pirhasan)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

15.00-15.30               •Dinleti

Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuayesi

 

15.30-16.30                •Zeynep Oral – Kitap İmza Günü

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu Fuayesi

16.00-17.30                •Film Gösterimi:

Türev (Yön. Ulaş İnaç)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

 

20.30                          •Konser

“Ephesus Brass” Konseri

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası

Solistler: Tevfik Rodos, Polet Yurteri, Şevki Deniz, Renin Yükseler

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

 

12 Aralık 2011    Pazartesi

 

10.30 – 12.00              •Konferans: 

                                    Uluslararası Sanatçılar

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu        
12.30 – 14.30             •Smyrna Bayraklı Höyüğü Kazı Alanı Gezisi

Konferans: Prof. Dr. Meral AKURGAL

Bayraklı Belediyesi Katkıları ile …

14.00-15.30                • Film Gösterimi:

Cazibe Hanım’ın Gündüz Düşleri (Yön. İrfan Tözüm)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Başka Dilde Aşk (Yön. İlksen Başarır)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 15.00 -15.30              •Dinleti

İzmir Devlet Opera ve Bale Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

 15.00 – 16.30             •Konferans:

Uluslararası Sanatçılar

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro 

 

16.00 – 18.00                         •Film Gösterimi:

Babam ve Oğlum (Yön. Çağan Irmak)
EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

17.30                          •Uygulamalı Sunum
“Kaat’ı Sanatı” Muhittin Tamay – Nedim Sönmez
         EÜ 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi


20.30                          •Konser

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

“Turkuaz Esintiler” Oda Müziği Topluluğu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Aya Voukla Kilisesi

20.30                          •Dans Gösterisi

“ŞEHİRORMAN”

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü Modern Dans Topluluğu

                        EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13 Aralık 2011    Salı

11.00 – 12.00             •Konferans:

Uluslararası Sanatçılar

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu                                                               

14.00 – 16.00             •Panel

“Sanatsal Perspektiften 2011 Türkiyesi’nde Sinema”

Semir Aslanyürek, Seyfi Teoman, Taha Feyizli, Umur Bugay, Yüksel Aksu
EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro 

14.00-15.30                •Film Gösterimi:

Bal (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

15.00-15.30                •Dinleti

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

16.00-17.30                •Film Gösterimi:

Karagöz ve Hacivat Neden Öldürüldü (Yön. Ezel Akay)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

20.30                          •Konser:

                                               “Napoliten’den Tangoya…” Aşk Şarkıları

İzmir Devlet Opera ve Balesi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu

 14 Aralık 2011    Çarşamba

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Ejder Kapanı (Yön. Uğur Yücel)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Bal (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

15 Aralık 2011 Perşembe

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Süt (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Yumurta (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Sürü (Yön. Zeki Ökten)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

17.30                          •Sunum

“Dünya Renkli Kâğıtları’’
Nedim Sönmez
                                  EÜ 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi

 16 Aralık 2011 Cuma

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Gemide (Yön. Serdar Akar)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Eşkıya (Yön. Yavuz Turgul)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Denizden Gelen (Yön. Nesli Çölgeçen)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

17 Aralık 2011 Cumartesi

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Cenneti Beklerken (Yön. Derviş Zaim)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

İnşaat (Yön. Ömer Vargı)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Selvi Boylum Al Yazmalım (Yön. Atıf Yılmaz)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

18 Aralık 2011 Pazar

10.00 – 12.00              •Film Gösterimi:

Eğreti Gelin (Yön. Atıf Yılmaz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Kalbin Zamanı (Yön. Ali Özgentürk)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi 

19 Aralık 2011 Pazartesi

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Beş Vakit (Yön. Reha Erdem)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Kabadayı (Yön. Ömer Vargı)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Tatil Kitabı (Yön. Seyfi Teoman)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

20  Aralık 2011 Salı

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

İtiraf (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Uzak (Yön. Nuri Bilge Ceylan)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Kalbin Zamanı (Ali Özgentürk)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

20.30                           •Konser

“7 Ülke – 7 Besteci”

Borusan Quartet

                                 EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

21  Aralık 2011 Çarşamba

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Dondurmam Gaymak (Yüksel Aksu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

3. Sayfa (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Eğreti Gelin (Yön. Atıf Yılmaz)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 22 Aralık 2011 Perşembe

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Bekleme Odası (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Mayıs Sıkıntısı (Yön. Nuri Bilge Ceylan)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

O da Beni Seviyor (Yön. Barış Pirhasan)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

İnşaat (Yön. Ömer Vargı)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

20.30                           Operet

“Arşın Mal ALAN”

Karşıyaka Belediyesi Opera Sarayı

23 Aralık 2011 Cuma

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Kader (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Masumiyet (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Pardon (Yön. Mert Bakkal)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Cenneti Beklerken (Yön. Derviş Zaim)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 24 Aralık 2011 Cumartesi

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Yatık Emine (Yön. Ömer Kavur)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Tabutta Röveşata (Yön. Derviş Zaim)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Tatil Kitabı (Yön. Seyfi Teoman)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

25 Aralık 2011 Pazar

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Mustafa Hakkında Herşey (Yön. Çağan Irmak)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

C Blok (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi


 

20. YÜZYILA DOĞRU SANAT ALANINDAKİ GELİŞMELER

Osmanlı’da resim sanatının kendini hissettirmesinden önce sanat alanındaki hareketler ‘ süslemecilik’ ile sınırlıydı. Bu dönemde süslemecilik o kadar ileri gitmişti ki 3. Ahmet zamanında ‘Sebi’ isimli sanatçı çekmeceleri lakeli manzaralarla bezemişti. Çeşitli dönemlerde sanatçılar en küçük objeyi bile resim yaparak süsleme yoluna gitmiştir. Süslemecilik ve duvar resimlerinin daha sonra tuval resimlerine bırakması çok da kolay olmamıştır. Resmin temelini oluşturan minyatür resmi zamanını doldurmuş ama Osmanlı resmi için önemini devam ettirmiştir. Ve zamanla yerini modern resme bırakmaya başlamıştır.1

Resim sanatımızdaki ilk primitiflerle birlikte pentür, yağlı boya ressamları da sanat tarihimizdeki yerini alarak şimdiki modern Türk resim sanatının temelini atmışlardır.

Sanayi-i Nefise’nin Kurulması 

20. yüzyıl sanat alanındaki gelişmeler bir çok ilki de beraberinde getirmiştir. Sanat alanındaki gelişmelerin en büyüğü ve ilki Sanayi-i Nefise Mektebinin kurulmasıdır. 1877 yılında ilk defa resmi bir akademinin kurulması yolunda çalışmalara başlanır. Bu okul hem resim hem de mimarlık alanında öğretim yapacaktır. Fransız ressam Guillemet de okulun hem müdürlüğünü yapacak, hem de resim derslerini verecektir. 19 ekim 1877 de padişahın onayı alınır. Fakat tam bu sırada ( 1877-78) Osmanlı- Rus savaşı başlar ve bu savaş sırasında Guillemet tifoya yakalanır ve ölür. Böylelikle akademinin açılması işi de bir müddet için kalır. Bundan sonra akademinin kurulup, öğrenime geçmesi için daha beş buçuk yıl geçecektir. Osman Hamdi’nin müze müdürlüğüne tayin edilmesiyle (4 eylül 1881) bu konu tekrar gündeme gelir. Sanayi-i Nefise Mektebinin Ticaret Nezaretine bağlı olarak ( 30 aralık 1886 da Ticaret Nezaretinden ayrılarak Maarif Nezaretine bağlanır) ve müdürlüğüne Osman Hamdi detirilerek kurulmasına karar verilir. Osman Hamdi’nin okul müdürlüğüne atanma tarihi 1 ocak 1882 dir. Bundan sonra sıra okul binasının yapımına gelir. 2 mart 1883 yılında mimar Vallauri’ nin müzenin bahçesinde yaptığı binada ( bugün Eski Şark Eserleri Müzesi olarak kullanılan bina) öğretime başlanır. Öğrencilere resim , heykel, mimarlık ve gravür konularında dersler verilecektir. Fakat gravür dersini verecek hoca bulunamadığından , önceleri bu bölüm faaliyete geçmemiştir. Sonunda Fransa ‘ dan Napier adlı kişinin getirilmesi ile 1892 nin mart ayında bu bölümde derslere başlanır.

Akademinin ilk açılışındaki öğretim görevlileri ve dersleri şöyledir.

Heykel öğretmeni: Yervant Osgan

Yağlıboya öğretmeni : Salvator Valeri

Karakalem ve tezyinat öğretmeni: Warnia-Zarzecki

Fenn-i mimari öğretmeni: Vallauri ve yardımcısı P. Bello

Tarih öğretmeni: Aristofenis Efendi

Ulum-i Riyaziyye( matematik ) öğretmeni: Kaymakam Hasan Fuat Bey

Teşrih (Anatomi) öğretmeni: Kolağası Yusuf Rami Efendi

İlk Heykeltraşlar

Osman Hamdi’nin Sanayi-i Nefise Mektebindeki müdürlüğü ölümüne kadar devam eder(27 yıl)2 . Resim, mimarlık ve heykel gibi üç ayrı dalda yirmi öğrenciyle öğrenime başlayan Sanayi-i Nefise’de tüm resim ve heykel öğrenimi yabancı hocalar tarafından verilmekteydi. Hocaların yabancı oluşu Osman Hamdi Bey’in gizli misyonuna bağlanmaktadır.3

Sanayi-i Nefise’ye 1914 yılında İnas Sanayi-i Nefise Mektebinin açılmasına kadar kız öğrenci özellikle alınmamıştır. Heykel sanatının dışlandığı dönemlerden sıyrılabilmek Sanayi-i Nefise ‘deki heykel öğretimiyle aşılabilmiştir. Okulun ilk Türk heykel öğrencisi İhsan Özsoy’ dur. Ki o da tesadüf eseri okulun bahçesinde Osman Hamdi ile karşılaşır, Osman Hamdi kendisine okula mı girmek istiyorsun diye sorar o da böyle bir fikri olmadığı halde evet der ve bu şekilde okula kaydolur. İhsan Özsoy 9 yıllık eğitimden sonra Parise gitmiş ve önce Deloye’un atölyesine Osman Hamdi’nin tavsiyesi ile girmiştir. Doğa aşığı İhsan Bey bu atölyeyi kuru ve yaşamdan uzak bulmuş, oradan ayrılarak Sordi ve Thomas’ın yanında çalışmıştır. İstanbul’a dönüşte açtığı atölyenin dış kapısına rölyef astığı için şikayet edilmiş ve atölye polis takibatına alınmıştır.4 1908 de Oskan Efendi emekli olduğu için Sanayi-i Nefise’de heykel hocası olmuştur ( ek-1). Yine aynı dönemin bir diğer heykeltıraşı İsa Behzat’ tır. Oskan Efendi’nin öğrencisi olan İsa Behzat natüralist karakterlerde heykeller yapmıştır. Güçlü bir tekniğe ve plastik uygulamasına sahipti (ek-2).5

İlk Sergiler

Resim alanına geri dönüldüğünde sanat alanındaki gelişmelerin bir diğer ilki sergilerdir. Ana kaynak kitabımız da bahsedilen sergilerin ilki Şeker Ahmet Paşa’nın Sultanahmetteki Mektep-i Sanayi’de düzenlediği resim sergisidir. 27 nisan 1873 de açılan bu sergide yabancılar ve Hıristiyanlar çoğunluktaydı. Sergiye Mekteb-i Tıbbiyye ve Mekteb-i Sultani’nin bazı öğrencilerce yapılmış resimleri de konuldu6 ifadesine karşılık Sezer Tansuğ ise 28 aralık 1845 bir belge Oreker adında bir manzara ressamının sarayda bir sergi düzenlediğini ortaya koyuyor. Bu olayın 1870 den sonra sıklaşan resim sergilerinin bir başlangıcı olduğu kabul edilir.yine de Ahmet Paşa’ nın1873 nisanında açılmasına önayak olduğu sergi, Türkiye’ de açılan ilk resim sergisi olduğu kabul edilir.

Bu serginin basında uyandırdığı yankılar, bu girişimin bir ‘dal’ açılmasını düşündürdüğü söylentilerini de kapsamış ve gazete ilanlarında bazı dükkanlarda yağlıboya satılmakta olduğu duyurularak, bir ilkpiyasa hareketinin başlamasına da yol açmıştır. Bu ilk sergi devletin en üst kademelerinde ilgiyle karşılanmıştır.

Yine Şeker Ahmet Paşa bu sergiden aldığı güç ile hazırlık ve çağrı aşamasından sonra 1 temmuz 1875 de 2. Seginin açılmasını sağlar. Bu sergiye çok sayıda batılı ve azınlık sanatçının yanı sıra Hoca Ali Rıza, Ahmet Bedri, Halil Paşa , Osman Hamdi, Nuri Beyler , Türk sanatcısı olarak katılmıştır.

İstanbul’da azınlık ve ecnebilerin kurduğu Elifba ( a,b,c) kulübü ( Club’ de I’ABC), 1880-82 yıllarında Mavrokordato isimli bir Rumun girişimleri ve İngiltere kolonisinin yardımlarıyla sergiler düzenlemiştir. Elifba’nın ilk sergisi Tarabya Rum Kız Okulunda, 1881 de düzenlenen ikinci sergisi Tepebaşı Belediye Bahçesindeki köşkte açılmıştır.

Sanayi-i Nefise Mektebinin kurulmasından sonra ilk kez 1885 de öğrenim yılı sonunda düzenlenen öğrenci sergileriyle birlikte İstanbul’da sergiler devamlılığa kavuşur ve giderek daha ulusal bir nitelik kazanır.7

Bu ilk sergiler, ilk sanat pazarının ve ilk eleştirilerin de şekillendiği olaylardır.

İlk sanat Pazarı Oluşumu

Askeri ve sivil okullara bakıldığında gençler kendi kapalı ortamlarının sınırları içinde , sanatın coşkusunu resim üretimiyle paylaşmaktadırlar. Yaptıkları resimlerin sergilenmelerini düşlemekten ne denli uzaktırlar. Satış, başka bir deyişle sanatın pazarlanması akıllarının ucundan dahi geçemeyecek bir ütopyadır. Tek bir hedefleri vardır; resim yapabilecek olanakları ve zamanı olabildiğince çok değerlendirmek. ( O dönem sanatçılarının sürekli saray çevrelerini resmetmesinin amacı ise eserlerinin alıcılarının yine saray eşrafından olmasıdır.) sanatla yakından ilgilenen padişahların ve veliahdların yaşadığı saray mekanına sunulacak bir resim yapma gayretindeydi ressamlar. Kuşkusuz büyük bir onurdur bir sanatçının resminin saraya girebilmesi. Önemlisi ise kazanılan ödüldür. Padişahın beğenisine hitabeden bir resim sanatçısına yeni bir ufuk, Avrupa’da resim öğrenimi kazanma olanağı sağlamaktaydı.

İlk kez 27 nisan 1873 tarihinde Şeker Ahmet Paşa tarafından gerçekleştirilen sergide, ressamlar toplumla tanışıp, resimlerini pazarlama şansı yakalayacaklardır. Ancak, Osmanlı ressamları resimlerini sergileme konusunda korkular ve çekingenlikler gösterdikleri için bu sergiler daha çok azınlık ressamların yapıtları üzerinde kuruldu. Aynı ilk tiyatro oyunlarında Türk gençlerinin çekingenliği ve korkuları nedeniyle, azınlıkların sahne almaları gibi. Osmanlı ressamları, üretimleri karşılığında beğenilmek ve en fazla olarak da ödüllendirilmeyi düşünürken, batılı ustaların Osmanlı topraklarında ürettikleri resimler servetlere satılmaktaydı.8

İlk Eleştiriler

Bu sergiler ilk eleştiriyi de beraberinde getiriyordu. 1873 yılında başlayan sergiler 1908 yılına kadar toplu sergiler olarak gelişir. 24 mart 1882 tarihli Vakit gazetesinde, ‘Cuma günü saat 6 da açılan serginin resim sanatına ilgisiz kalan toplum için bir gelişme olduğunu’ vurgulamakta ve sanatçıların resimleri eleştirilmektedir. ( ek 3) “…. Saadetlü Hamdi Beyefendi’nin usta eserleri olmak üzere feraceli bir kadın ve yeşil cübbeyle kendi yüzlerine benzeyen yüzde bir molla, ve bir Mekke’li ve zeybek resimleri vardı…diğer eserlerin yapımcılarının resim ve sanatları araştırılarak onların da yayımına aracılık edceğimiz unutulmamalıdır.’

Bu satırlar, o yıllarda yayınlanan gazetelerde resim sanatına önem verildiği ve sergilerin izlendiğini, sergilerde yer alan resimlerin tek tek gözlemlendiğini ve konusal açıklamaların yapıldığını belgelemektedir..9

Sanatçılara Genel Bir Bakış

 

İlk pentür sanatçılarda estetik görüş ve teknik uygulamada kişilikli bir yorumlama yoktu. Kimi eserler adeta tek bir elden çıkmış gibi tek düze idiler. Sanatçı konularını objektif bir görüşle realist hatta natüralist bir anlayışla tuvallerine yansıtmışlardır. (Yazının devamı resimlerin altındadır)

Salih Molla Aşki ya da Şevki’ nin eserlerinde olsun pentür anlayışı naif yalınlıkları yüzünden çekici bir anlam kazanmaktaydı.

 Şeker Ahmet Paşa; Natürmort ve peysajlarında nesneleri çok iyi incelemiş, batı empresyonizminin özgürce ortaya koyduğu stili benimsemiş ve akademik klasikçiliği bir tarafa bırakmıştır. Kompozisyondaki düzen duygusu, olgun renkleri ve çizgiyi ihmal etmemesi, objeler üzerindeki keskin gözlemleri onu ikinci kuşak ressamlar içinde özel bir yere oturtmaktadır. ‘ orman’ tablosu , bize hem batıdaki realist sanatçıların esrlerini anımsatmakta hem de Çin sanatındaki doğanın gücünü yansıtan esrleri hatırlatmaktadır.10

Osman Asaf; Yurt dışına gönderilen sanatçılardandır. Yurda dönüşten sonra çok fazla varlık gösterememiştir( ek 5). Yeşil ve sarı tonlarının hakim olduğu mescid resmi empresyonist bir tarzda yapılmıştır. Resim servilerin rüzgar estikce insana dair gerçeği pek derin hikmetlerle fısıldayan o servilerin ruhunu hissetmekteyiz. Osman Asaf ayrıca Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Mecmuasının sorumlu yöneticiliğini de yapmıştır.

Şehzade Abdülmecit; Sultan Abdülaziz’ in oğludur. Resme ilgisi küçük yaşlarda kendini göstermiştir. Güçlü ve yetenekli bir ressamdır( resim 134). Sarayda Beethoven onun iyi bir portreci ve figür düzenlemelerini mükemmel bir şekilde yaptığının en iyi göstergesidir. Haremde Goethe figür ustalığını da gözler önüne sermektedir. Renk ustalığı ve figür düzenlemeleri açısından çağdaşları arasında özel birde durmaktadır.

Ömer Adil; Sanayi-i Nefise’den mezundur. 1914 yılında açılan Sanayi-i Nefise Mektebinde hocalık ve idarecilik yapmıştır. Kızlar atölyesi onun en önemli eseridir. Resim izleyende fotoğraftan yapılmış etkisi uyandırsa da kesinlikle fotoğraftan çalışmadığı resimlerini doğada ve doğal ortamlarda izleyerek yaptığı bilinmektedir.

Halil Paşa; Türk resim sanatında önemli bir yere sahip olan Halil Paşa akademinin etkisiyle sağlam desenler oluşturup figürlü kompozisyona ağırlık vermiş ve zamanla da empresyonist çizgiye yönelen kompozisyonlar oluşturmuştur. Halil Paşa empresyonizme karşıydı “ Paris’ e gidişimde resmin berbat bir hale geldiğini zayıf boyalar, çizgisiz renkler ve zayıf desenler gördüm. Bunlar hep Manet’in tesiriyle olmuştur. Bundan çok müteessir oldum. Mamafih şimdi Fransa’da tekrar yeni klasik üstadlar yetişmeye başladı. Neyse çok şükür.” Demesine karşılık resimlerinde empresyonizmin etkisi hissedilmektedir. Resimde çıplaklığın yasak olduğu dönemlerde Halil Paşa akademinin etkisiyle bir ilki daha gerçekleştirmiştir. Bu resmi onun çıplaklığa soğuk bakmadığı ve suret yasağına uymadığı görülmektedir.11

Fahri Kaptan; Fahri Kaptan’ın resimleri saray duvarlarında ve kartpostallara da girmiştir. Resimlerinin kopya olma olasılığı vardır. Arnavutköy Sırtlarından resmini 19. Yy . Türk manzara resmine sokamayız. Bu resimdeki derinlik etkisi uzay duyarlılığı ve özellikle ön sıradaki nefti ağaçlarının sağa sola atılmış taş blokların bulutların yarattığı antik atmosfer sanatçıya mal edilemez.12

Müfide Kadri; Çağdaş kadın niteliklerine ulaşan ilk kadın sanatçılarımızdandır. Pastel ve yağlı boya ustasıdır( resim 132). Osman Hamdi Bey’den ders almıştır. Sanata ailesinin desteğiyle başlamıştır. Ve aldığı eleştirilere yine ailesinin desteğiyle dayanmıştır. 22 yaşında rahatsızlanıp, hayata veda etmiştir. Bu erken ölüm ailesini oldukça üzmüştür. Onun anısına bir sergi düzenlenir. Bu sergi kadın sanatçılar adına açılan ilk kişisel sergi olmuştur.13 Çok erken yaşta ölmesine karşın onu çok iyi tanımamızı sağlayan güçlü eserler bırakmıştır.

Mihri Müşfik; Öncü kadın ressamlarımızdan biridir. Ressam Zonaro ona özel resim dersleri vermiştir. Padişahlık döneminde aldığı resim eğitiminin ve yurt dışında öğrenim görmesinin aykırı bulunacağından sahte pasaportla Roma ‘ya kaçmıştır. Roma’da ve Paris’de öğrenimini sürdüren sanatçı portre yaparak hayatını devam ettirmiştir. Sanatçı yeteneğinin yanında karizmatik kişiliğiyle dönemin tutucu ortamında genç kızların da resim ve heykel eğitimi alması için yoğun bir mücadele içine girmiş, çabalarının sonucu resim hocalığının yanında İnas Sanayi-i Nefise Mektebinde hem idarecilik yapmış hem de yeni yetenekler yetiştirmiştir. Sanatçının İnas Sanayi-i Nefise’de eğitime getirdiği yeniliklerden biri ilk çıplak kadın modelinin kız atölyesinde kullanılmasıdır. Mihri Hanım resim atölyesinin kadınlar hamamından model de sağlamıştır. Türk Hanımların bu konudaki çekingenliğinden modelleri Rum ve Ermeni hanımlardan yapmıştır. Çıplak erkek model sorununu ise arkeoloji müzesindeki torsları kullanarak çözümlemeye çalışmıştır. Torsların çıplaklığı şikayet konusu olunca bakanlık yetkilisine “Hakkı aliniz var efendim. Bir hanım mektebine bir erkek heykeli gitmiş, tabii doğru değil. Ama biz ona bir peştamal takarız” diyerek espriyle durumu düzeltmiştir. Bir müddet sonra model olarak giysili, yaşlı erkek getirilmiştir. ‘ Zaro Ağa’ bunlardan biridir. Mihri Müşfik’in eğitime getirdiği bir diğer yenilik atölyede yarışma açması ve 1. 2. 3. Eserlerin de atölyede sergilenmesidir. Sanatçı genellikle öğrencilerine büyük boy figürlü çalışmaları için füzen veya kömür kalem kullandırtmıştır.14

Figürü Türk resminde ilk kez ve üstelik de resmin temel ögesi olarak ele alan ressam Osman Hamdi Bey’dir. Buna rağmen Osman Hamdi Bey çıplak konusunu ele almamıştır. Bu da ilginç bir tutum sayılır. Özellikle müdürlüğünü yaptığı Sanayi-i Nefise’de öğrencilerin çıplak modelden çalışma isteklerine pek de sıcak bakmadığı anımsanmalıdır!15

Şevket Dağ; yaşamının büyük bir kesmi 20. Yy. da geçmiş olsa da sanatının en değerli günleri , en önemli yapıtları 19. Yy. ın bir uzantısı sayılabilir.Sanatçı ‘ interieur’ ev içi, kapalı mekanların ressamı olarak tanınmıştır. Ayasofya’nın kapısı adlı yapıtı türünün en güzel örneğidir.16 resimlerinde sürekli olarak cami kapılarını ve cami içlerini ve dışlarını resmetmesi bir yinelemedir. Döneminin fikri ve kültürel yapısına uygun resimler yapması ve sanatçı tavrı, onun beğenilmesinde önemli bir etkendir.

İstanbul’un rutubetli ve soğuk havalarında tarihi anıtları resmederken tutulduğu hastalıktan ölmüştür.

Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Mecmuası

1909 yılında meşrutiyetin ilanından sonra Osmanlı devletinde esen yeni özgürlük rüzgarları, basında, bazı resmi ve özel kurumlarda yenilikçi harakatlerin oluşmasını sağlamıştır. Aynı yıl kurulanOsmanlı Ressamlar Cemiyeti , 1911 yılında Abdülkadirzade Hüseyin Haşim Paşanın yönetiminde kuruluşun adını taşıyan bir mecmua yayınlamaya başlamıştır. Ressam Osman Asaf’ın sorumlu yönetici olduğu dergi, 1914 yılına kadar 18 sayı yayınlamıştır.

Osmanlı Ressamlar Cemiyeti Mecmuası Türkiye’de plastik sanatlar alanında yayınlanan ilk yayın organı olmasının yanısıra ele aldığı konularla da bu alanda uzun zaman sürecek tartışmaların da öncülüğünü yapmıştır.17

Batılılaşma Sürecimizde Yabancı Ressamlar

19. yy. da Osmanlı ülkesinde ve İstanbul’da faaliyet göstermiş olan sanatçıların belli başlıları; Ziem, de Mango, Bello, J. F. Lewis, Preziosi, Guillement, Aiwasovzky ve Zonaro’dur. Bu ressamlara Harbiye’de ilk kez batı usulü resim derslerini yöneten Fransız hoca Mösyö Kes ile 1883 de Osman Hamdi eliyle Sanayi-i Nefise’nin kurulmasıyla hocalıklara getirilen Valeri ve Zarzecki’nin de katılması gereklidir.

Bu ressamlar arasında Pazar yönünde kataloge olmanın ötesinde önemli birer sanatçı olarak değerlenenlerin başında John Frederic Lewis ve Aiwazovzki gelmektedirler. Lewis etkin bir gravür sanatçısı olarak ayrıcalıklı bir konuma sahip olduğu gibi, Aiwazovzki de gelmiş geçmiş deniz ressamları arasında ön sırayı alan bir usta olarak ün kazanmıştır. Presiozi, de Mango, Bello gibi sanatçılar eserlerinin belgesel değerinin yanısıra teknik ustalıkları ile de dikkat çekerler. Renk kullanımı yönünde cesur bir miraca sahip olan Zonaro’nun Osmanlı sarayında çok rağbet görmüş olması bu özelliğine dayanmaktadır. İstanbul’da 19. Yy. ın ikinci yarısında faaliyet göstermiş olan Avrupalı ressamlar arasında en ilginç simalardan biri de Guillemet’ in oluşturduğu anlaşılmaktadır. Mustafa Cezar’ın Osman Hamdi kitabında verdiği bilgilere göre Akademi adıyla bir resim eğitimi atölyesi, ilk kez bu sanatçı tarafından İstanbul’un Beyoğlu semtinde kurulmuş ve o zamanlar Pera adını taşıyan, çevresinde elçilikler ve ecnebilerin yerleştiği bölgeye, bu suretle ilginç bir kültürel katkıda bulunulmuştur. Guillemet’in Osmanlı resmi makamlarının da ilgisini çekerek kendisine bir sanat eğitimi kurdurulmasının söz konusu olduğu ancak sanatçının 1876-77 yıllarında baş gösteren kolera salgınında ölmesi sonucunda bu projenin gerçekleşmediği öğrenilmektedir.

Türk sanatçılarla birlikte bazı azınlık ve yabancı mensuplarının da katıldığı ilk İstanbul salon sergilerinden sonra (1901-1902-1903) Türkiye’de ve dünyadaki siyasal gelişmeler, Avrupalı ressamların Türkiye’de geniş ölçüde faaliyet göstermesine fırsat vermemiştir. Cumhuriyet dönemi boyunca özellikle İstanbul’da açılan yabancı sanat sergileri, genelde yabancı kültür misyonları eliyle gerçekleştirilmiş ve Türk sanat akademisinde Leopold Levy ve Rudolph Belling gibi önemli hoca istisnaları dışında eğitimdeki katkıları azalmıştır.18

Sanat alanındaki gelişmelerde yabancı sanatçıların katkıları yadsınamaz. Osman Hamdi Bey Sanayi-i Nefise’de sürekli olarak yabancı ressamları eğitimci olarak almış ve bu konuda sürekli eleştirilmiştir. Oysa yabancı ressamlar Türk rssamlara göre çok daha rahat olmalarının yanısıra sanat temelleri sağlamdı. Ayrıca onların dünya görüşleri Osmanlı sanatçılarına göre daha geniş bir durumdaydı. Ve bunların yetiştirecekleri öğrenciler de aynı görüşlere sahip olacaktı. Fakat çok yetenekli ve çok bilgili olan Türk ressamlarının da yabancı ressamlar yüzünden kendilerini ifade edemedikleri bir gerçektir.

 Kaynakça : 

1 Türkiye’de Sanat P.S Dergisi sayı 42 sayfa 14 Berke İnel

2 Osman Hamdi tablolarında gerçekle ilişkiler. V. Belgin Demirsar- sayfa 9- Kült. Bak. Y.

3 Gergedan- sayı 19 , sayfa 9- Kemal İskender

4Sezer Tansuğ- Çağdaş Türk Sanatı- sayfa 10

5 Türk Heykeli – Hüseyin Gezer – sayfa 54-57

6 Başlangıcından Bugüne Türk Resim Sanatı Tarihi -sayfa 160

7 Sezer Tansuğ- Çağdaş Türk Sanatı- sayfa 91-92-93

8 Türkiye’de Sanat P.S Dergisi- Sayı 36 sayfa 20-21 Dr. Kıymet Giray

9 Türkiye’de Sanat P.S.Dergisi –sayı 24 sayfa 16 Dr. Kıymet Giray

10 Türkiye’de Sanat P.S. Dergisi, sayı-42 , sayfa –16 Berke İnel

11Tombak , sayı-33, sayfa-99-100 İlkay Karatepe

12Başlangıcından Bugüne Türk Resim Sanatı Tarihi , sayfa 165

13 Türkiye’de Sanat P.S. Dergisi , Sayı 10 say.42-43 Dr. Kıymet Giray

14 Tombak, sayı-27, say.40-41 Ayşen Aldoğan

15Türkiye’de P.S. Sanat Dergisi , sayı-10 , say.43 Kemal İskender

16Başlangıcından Bugüne Türk Resim Sanatı Tarihi , sayfa -164

17 Tombak Dergisi, sayı-30, Sayf.-102 Nilgün Yüksel

18 Türkiye’de Sanat P.S. dergisi, sayı-2 , sayfa-31 Sezer Tansuğ

Kynk.: http://www.turkresmi.com