Şunun için etiket arşivi: Fotoğraf

Dünyanın halka açık en büyük etkinliklerinden biri olan ‘Art By Chance / Şansa Sanat’ 20 ülkede aynı anda başlıyor. Bu yılın teması: Keşif!

şansına sanat

Festivalde finale kalan filmler 20 ülkedeki 200 şehirde birçok farklı noktada gösterilecek.

Sanat eserlerinin ortaya çıkış hikayesi elbette üzerinde günlerce, haftalarca hatta yıllarca düşünülerek oluşabilir ancak bazen de ‘şans’ eseri bir sanat eseri yaratmak bazı insanlara denk gelir. Zamanın ruhuyla eş olarak akıllı ve fotoğraf çeken telefonlar, küçük ve taşınması kolay binlerce video kamera olanağından faydalanan yeni bir festival anlayışı da ortaya çıkıyor. İşte bu imkanları kullanarak, katılımcılarından birer kısa film çekmesini isteyen ‘Art By Chance Ultra Kısa Film Festivali’ne başvurular başladı.

Son başvuru tarihi olan 27 Kasım’a kadar iletilecek videolar, birkaç aşamadan geçtikten sonra finale kalmaya hak kazanırsa, 20 ülkede, 200 şehirde, 1,5 milyar insan tarafından izlenecek. Bu yıl teması ‘Keşif’ olarak belirlenen festivalin beklentisi bu temaya uygun, 30 saniyelik kısa filmler. Sonuçta 25 filmin finale kalacağı festivalde, trenler, müzeler, kafeler, sanat galerileri, spor salonları gibi birçok mekanda gösterimler yapılacak. Türk Havayolları’nın global sponsorluğunda gerçekleşen festival jürisinde, Walt Disney Studios’un eski başkanı Dick Cook, İngiliz Bağımsız Film Ödülleri Direktörü Johanna von Fischer, London Film School Film Küratörlüğü Master Programı Direktörü Nick Roddick ve Tribeca Film Enstitüsü Sanatçı Programı Başkan Yardımcısı Ryan Harrington yer alıyor.

Kaynak: [-]

İnönü Vakfı tarafından hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi 1 Eylül’de açılıyor. Sergi Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair birçok belge ve kaynağı barındırıyor.

lozan sergisi 2014

Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının 90. yılı etkinlikleri kapsamında hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi, 1 Eylül – 11 Ekim tarihleri arasında FMV Galeri Işık’ta ziyaret edilebilecek. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi dolaşmaya Ankara’dan başlayan, ardından da Ankara, Antalya ve Eskişehir’e giden serginin son durağı İstanbul olacak.

Cumhuriyet’in ilk yıllarını İsmet İnönü perspektifinden ele alan sergi, toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümleri belge, fotoğraf ve yazışmalarla anlatıyor. İsmet İnönü dönemine dair kitap, sergi ve seminer çalışmalarıyla bilinen İnönü Vakfı’nın hazırladığı sergi, iç ve dış politikada izlenen yol, Cumhuriyet rejimiyle birlikte Türkiye’de yaşananları tarih meraklılarına aktarıyor. Küratörlüğünü Prof. Dr. Zafer Toprak’ın, grafik tasarımını Ferah Perker, genel tasarımını ise Çağdaş Arpaç ve Dr. Fatma Türe’nin üstlendiği sergiye dokunmatik ekranlar, video enstalasyonları aracılığıyla ziyaretçiler interaktif olarak da katılabiliyor.

Atatürk ve İsmet İnönü arasındaki yazışmalar, telgraflar, dönemin gündelik yaşamına dair kamera görüntüleri, fotoğraflar, gazete ve dergi kapaklarının yanı sıra, sergi içerisinde mühürler, madalyalar, antlaşmalar, resmi yazışmalar gibi birçok belge de yer alıyor. ‘İsmet İnönü’nün Yaşamı’, ‘Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’, ‘Lozan Konferansı ve Antlaşması’, ‘İsmet İnönü ve İç-Dış Politika’ olarak dört ana başlığa ayrılan sergide Lozan Konferansı’na dair bugüne dek görülmemiş birçok fotoğraf da ziyaretçilerini bekliyor.

Sergide ayrıca çocuk ziyaretçiler için bir de çizgi film de gösteriliyor. Çizgi film, ‘Lozan Barış Antlaşması’ adını taşıyor. İstanbul Nişantaşı’da bulunan FMV Galeri Işık, pazar ve resmi tatil günleri dışında her gün açık.

Kaynak :[-]

Otizmli Cem Görkem Gündoğdu, müzik eğitimi alabilmek için bir yıldır hukuk mücadelesi veriyor. Güzel Sanatlar Lisesi’nde özel durumu gözetilmeden sınava alınıp başarısız sayılan Gündoğdu’yu Mersin 2. İdare Mahkemesi de haklı buldu ancak MEB’den hâlâ ses yok.

cem görkem gündoğdu

Cem Görkem Gündoğdu altı yıldır piyano eğitimi alıyor. [Fotoğraf:Al Jazeera Türk]

Üç yaşında otizm teşhisi konulan Cem Görkem Gündoğdu, Mersin’de yaşıyor ve altı yıldır piyano eğitimi alıyor. Müzik onun tutkusu. Bu alanda eğitimine devam etmek isteyen Gündoğdu, geçen sene Nevin Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başvurdu. 15 yaşındaki Cem Görkem, güzel sanatlar lisesinin sınavına girdi ancak kazanamadı. Çünkü özel durumu gözetilmeden sınava alındı, diğer çocuklarla birlikte sınava sokuldu.

Oysa Milli Eğitim Bakanlığı’nın (MEB) Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde özel gereksinimli çocuklar için “Başarı değerlendirmeleri akranlarıyla birlikte değil, özel durumlarına göre yapılmalı” diyor. Ayrıca Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın kabul ettiği otizm eylem planında da, kaynaştırma eğitiminden yararlanmak isteyen otizmli çocukların yetenek sınavlarına girerken raporlarının dikkate alınması isteniyor.

Cem Görkem Gündoğdu, istemediği halde teknik ve endüstri meslek lisesine başladı. Şimdi lise ikinci sınıf öğrencisi. Piyano dersleri almaya devam ediyor. Aile ise oğullarının eğitim hakkı için hukusal mücadelesini sürdürüyor. Kasım 2013’te ‘eğitimde ayrımcılık’ davası açılması için savcılığa yapılan suç duyurusundan sonuç alınamayınca, aile konuyu Kamu Denetçiliği Kurumu’na (ombudsman) da taşımıştı. Ombudsman aileyi haklı bulmuş ve MEB’e Güzel Sanatlar ve Spor Liseleri Yönetmeliği’nde, engelli bireylerin özel durumlarına uygun sınav ve eğitim imkânı sağlanacak şekilde değişiklik yapılmasını tavsiye etmişti.

Mahkeme: Telafisi güç zararlar doğurur

Ailenin açtığı yürütmeyi durdurma davasından da Cem Görkem lehine bir karar çıktı. Mersin 2. İdare Mahkemesi 29 Ağustos tarihinde verdiği kararda, Gündoğdu’nun özel durumu gözetilmeden sınava alınmasının hukuka aykırı olduğuna karar verdi. İşlemin uygulanmasının Gündoğdu’nun eğitim öğretim hakkının engellenmesi nedeniyle telafisi güç zararlar doğurabileceğini vurguladı. Mahkeme yürütmenin durdurulmasına karar verdi.

“Karardan sonra Cem Görkem yeniden sınava alınmalı”

Bu karar da Gündoğdu’nun eğitim öğretim hakkını alması için yeterli olmadı. Ailenin avukatlarından ve Otizm Dernekleri Federasyonu’ndan Sedef Erken, bu karara göre okulun öğrenciye özel durumu gözeterek ek sınav yapması gerektiğini vurguluyor. Erken, “Karar uygulanmak zorunda. Öğrenci yasal olarak haklı ama buna rağmen MEB harekete geçmiyor. Okul da MEB’den haber beklediğini söylüyor. Bu çocuğa eziyet yapılıyor. Bu karar otizmli olduğu için ayrımcılığa uğrayan pek çok öğrenci için de emsal bir karar. Otizmli çocuklara kimse inanmıyor, anayasal eğitim hakları gasp ediliyor” diye konuşuyor.

Milli Eğitim Bakanlığı’na da yürütmeyi durdurma kararının ardından ne yapacağını ve Kamu Denetçiliği Kurumu’nun tavsiyesine yönelik herekete geçip geçmediğini sorduk. Ancak bakanlıktan bir yanıt gelmedi.

Umay Aktaş Salman

Haber: Umay Aktaş Salman

Kaynak :[-]

Bedia Ceylan GüzelceHaber:  Bedia Ceylan Güzelce

Kayak:[-]

Halk ozanı, Anadolu’nun yetiştirdiği en büyük isimlerden biri olan Aşık Veysel’in yaşamı müzikal oldu. Genç tiyatrocuların girişimiyle hayata geçen proje bu yıl sahnelenecek.

‘Kara Toprak,’ ‘Uzun İnce Bir Yoldayım’ gibi dünyanın tanıdığı bestelere imza atan halk ozanı Aşık Veysel’in yaşamı ilk kez müzikal olarak sahneye uyarlandı. Ailesi, onun mirasına ve ismine sımsıkı tutunuyor. Aralarında müzisyenler de, serbest meslek icra edenler de olan kalabalık bir aile. Her yıl Aşık Veysel’e dair birçok proje ile karşılaşıyorlar. Bunların içinden aile meclisinin onayladıkları hayata geçiriliyor, onaylanmayanlar ise nazikçe reddediliyor. Karabük Üniversitesi’nden Numan Çakır, Aşık Veysel’e gönül vermiş bir tiyatrocu. Geçtiğimiz yıl hayata geçirdiği Aşık Veysel müzikaliyle Türkiye’yi dolaşmak istiyor. Aşık Veysel’in müzikalini yapma sürecini hem Numan Çakır’la hem de Aşık Veysel’in torunu Burcu İşler’le konuştuk.

aşık veyselin hayatı sahnede

Müzikal fikri nasıl oluştu?

2013 yılı Temmuz ayında yapmayı hayal ettim. Önce müzikal olarak yazmamıştım. Yazarların Aşık Veysel’in hayatıyla ilgili yazdığı kitapları okumaya başladım, şiirinin yapısını incelemeye başladım. Okudukça kendimi, insan olduğumu anlamaya başladım. Beni en çok etkileyen şiiri, ‘Beni hor görme kardeşim sen altınsın ben tunç muyum, aynı vardan var olmuşuz, sen gümüşsün ben saç mıyım?’ oldu. Bu şiirleri okuduktan sonra bu ülkede yaşayan bir genç olarak kendimi ona borçlu hissettim. Şiiri içerisinde zaten doğal bir müzik var, onu kavramaya başlayınca da bunun bir müzikal olması gerektiğine karar verdim.

Bu güne dek nasıl tepkiler aldı?

Bedia Ceylan Güzelce - Al Jazeera Karabük Üniversitesi öğrencisi Numan Çakır, Aşık Veysel müzikalinin yönetmenliğini yapıyor.

Bedia Ceylan Güzelce –
Karabük Üniversitesi öğrencisi Numan Çakır, Aşık Veysel müzikalinin yönetmenliğini yapıyor.

2014 yılında dört defa sahnelendi, sahnelenmeye de devam edecek. Her temsilden önce salonu doldurup dolduramayacağımızın endişesini yaşıyorduk ancak her seferinde o salon kadar insan dışarıda kaldı. Bu ilgi elbette Aşık Veysel’e olan ilgidir. Ona duyulan özlemdir bana göre.

Müzikali oluşturmadan önce Aşık Veysel’in ailesiyle nasıl iletişime geçtiniz?

Ben önce Aşık Veysel’in diğer torunu Nazender Süzer’e ulaştım. Ondan bilgiler ve fotoğraflar aldım. Sonra Burcu Hanım’a ulaştım. Sorular sordum, bütün sorularıma büyük bir sabırla yaklaştı o da. Ailenin kapılarını bize sonuna kadar açtılar. Aşık Veysel’in samimiyeti bütün ailesinde mevcut bence. Sahnede yer verdiğimiz her hikaye için ailenin onayını aldık.

Aşık Veysel’in hayatını müzikale nasıl uyarladınız?

Kronolojik olarak hayatını anlatan, bir belgesel müzikal. Doğumundan ölümüne kadarki süreyi anlatıyoruz. Annesi Gülizar Hanım’ın koyundan gelirken çektiği doğum çilesinden, ölmeden önce duvarına uzanıp sazını son defa eline almasına kadar her anı koymaya çalıştık. Lirik dans, şarkılar ve anlatımın birlikte olduğu bir form.

aşık veysel müzikali

Bu müzikalle amaçladığınız nedir?

Hedefimiz bir Türkiye turnesi yapıp, üniversite öğrencilerine ve halka Aşık Veysel’i hatırlatmak, tanıtmak ve anlatmak.

Burcu İşler: Türkülerini dinleyip efkarlanıyorum

Burcu İşlerBurcu İşler, Aşık Veysel’in küçük torunu. Özel bir hastanenin hasta kabul bölümünde çalışıyor. Dedesine büyük bir tutkuyla bağlı. Ona dair düşüncelerini Al Jazeera Turk ile paylaştı, ‘Büyük dedem Aşık Veysel’in ismi birçok yerde kullanılıyor. Seçim mitinglerinden, sahne gösterilerine kadar. Bu konuda tek bir cevabım hiçbir zaman olmadı. Öncelikle şunu söyleyeyim, popüler kültürün içinde olması beni çok fazla rahatsız etmiyor. Ancak genel olarak bu konulara dair iki farklı görüşüm var. Aşık Veysel, sanatının hiçbir zaman siyasete alet edilmesini istememiş bir insandır. Ama şimdiki zamana da baktığımızda, kullanılması bir yandan mantıklı geliyor çünkü daha fazla insan onu tanıyor, görüyor. Sırf benim, sizin bilmenizle sınırlandırılamayacak biri Aşık Veysel. Siyasete alet edilmemek üzerine kendi cümleleri de var olduğunu unutmamak lazım. Ailece bir araya geldiğimizde hep ondan bahsederiz, onu yeniden yeniden yad eder, anlamaya çalışırız. Tabii her seferinde de onunla ilgili farklı farklı konular çıkar. Mesela 21 Mart’ta (Aşık Veysel’in ölüm yıldönümü) dayımın anlattığı bir hikaye vardı. Bayramda köye, dedenin (Aşık Veysel) elini öpmeye giderlermiş. Dayım biraz şakacı biridir, çocukken de öyleymiş, bayram sebebiyle dedemin elini öpmek için sıraya giriyor. Önce büyük dayım gitmiş Aşık Veysel’in elini öpmüş, sonra dayım bir başkasını koymuş sıraya kendinden önce. Tabii dede beş lira beş lira veriyor çocuklara. Dayım da şunu hesaplıyor, küçük paralar bitsin, bana büyük para kalsın diye en sona kalmayı bekliyor. Bütün çocuklar gittiğinde, dayım dedenin yanına gidiyor, elini öpüyor, harçlığını beklerken, dede yine bir beş lira buluyor cüzdandan ve onu veriyor. Bazen dedemin türkülerini dinleyio efkarlanıyorum, keşke yaşasaydı diyorum.’

Her yıl olduğu gibi değişik dallarda Nar Sanat derneği kendi eğitim kurumunda farklı dallarda, farklı oranlarda karşılıksız burs verileceğine dair yönetim kurulu kararı almıştır. (2014-2015 Eğitim yılı içindir)

Yönetim kurulu kararı doğrultusunda bugün ilk olarak Bale eğitimi konusunda duyuru yapılmıştır. Duyuruda: “Belirtilen oranlardaki burs miktarı karşılığı  öğrenci adına Derneğimiz tarafından Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’na aktarılacaktır. “

Çocuk-Bale-14

Bakırköy’de faaliyet gösteren Derneğimiz ; Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Tüzüğünde bulunan amaçları gerçekleştirmek üzere, kendi kurumunda Müzik , Çocuk Resim, Bale dallarında toplamda 2014-2015 eğitim döneminde belirli oranlarda burs verecektir.

Burs eğitim şeklinde verilecek olup koşul, şart ve yapısı  sitelerimizde ilan edileceği biçim ve olacaktır.

Bir sivil toplum örgütü olarak halkın sanat değerlerini yükseltmek, toplumda farkındalık yaratmak ve halkla kucaklaşmak amacıyla başlattığımız bu çalışmanın  sürdürülebilmesi amacıyla ilanen duyurulur.

 Derneğimizin tüzüğünde belirtilen  “Gelirin % 80’i sanat faaliyetlerine ayrılır” ibaresinden dolayı değişik dallarda öğrenci alınmasına karar verilmesinden dolayı  3 yıldır aynı fiyatla eğitim veren kurumumuz bale eğitimi konusunda; Bursluluk oran ve şeklini aşağıdaki şekilde ilan etmiştir.

Diğer dallarla ilgili şekil, koşul, yetenek sınavı ve belgeler daha sonra ilan edilecektir.

Bale Eğitimi Burs oran, sayı ve şekli;

 1-Bale Hazırlık sınıfına % 50 oranında burs vermek üzere 3,5 – 4.5 yaş 2010 yılı Ocak – 2011 Ocak arası doğumlular  (48 öğrenci) alınacaktır.

2-2013-2014 eğitim dönemi öğrencilerimiz dahil 4,5 yaş ve üstü  9 yaşına kadar. (2010 ocak ve önceki tarih doğumlular) 2013-2014 eğitim dönemi öğrencilerimizin tamamı  ile  yeni kayıt yaptıracak 75 adet bale öğrencimize % 35 olarak burs verilecektir.

Burslu öğrenci alımı Ekim ayı sonuna kadar devam edecektir. Belirtilen sayıya 31 Ekim 2014 tarihinden önce ulaşılması durumunda başka kontenjan açılmayacaktır.

Bursluluk durumu başvuru sırası ile belirlenecektir.

  Başvuru esnasında istenen belgeler:

-Öğrenci ve velinin kimlik fotokopileri

-Öğrencinin 2 adet vesikalık fotoğrafı

Bale bursu hakkında daha detaylı bilgi ve adres için lütfen TIKLAYINIZ .

 

Not: Kurumumuz Bursu kendi kurumunda verecek olup, burs miktarını artırmaya, düşürmeye veya değişiklik yapıp yapmamaya, eğitim gün ve tarihini değiştirmeye ya da iptal etmeye istediği öğrenciye burs vermeye/vermemeye  veya iptal etmeye yetkili olup bunun nedenini açıklamak ve önceden bilgi vermek durumunda değildir.  Bursluluk hakkı kazanan öğrenci derslere devam etmek zorunda olup eğitim dönemi boyunca herhangi bir fiyat artışı uygulanmayacaktır.

2013-2014 Eğitim dönemi etkinliği ile ilgili FOTOĞRAF ve VİDEOLARI izlemek için ilgili alana tıklayınız.

Çocuk-Bale-34 Çocuk-Bale-42

pera-muzesiPera Müzesi’nde Türkiye’de ilk kez gerçekleştirilen bir sergi, son yılların sanat gündemindeki en popüler konulardan biri olan “Graffiti ve Sokak Sanatı”na odaklanıyor.

Yaz biterken, biz ona henüz doyamamışken, bu hafta sonu kendinize yazı, şiiri, başkaldırıyı, sevgiyi, resmi ve içinizde uçuşan kelebeklerle, ruhunuzu bir türlü rahat bırakmayan gel-gitleri hatırlatacak bir şey yapın:

Sokağa çıkın. Ve “Duvarların Dili”ne kulak verin.

Ülkenin en saygın ve doğurgan müzelerinden Pera Müzesi, yurtta ilk kez gerçekleştirilen bir sergiye evsahipliği yapıyor:

“Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı”

 

Ancak Coşkulardan Korkanlardır, Graffiti’den Korkanlar

Duvarlara yazılar ve resimler yoluyla yansıtılan coşkuların görsel bir şölene dönüştüğü  uygulamaya verilen isimdir; graffiti.

Kimileri şiirin ve sanatın sokakta öyle çırılçıplak can bulmasından ölesiye korkar ve graffitiyi yıkıcılıkla değerlendirirken, duygulardan korkmayan, hele de sanata karışmış duyguların peşini sürenler için sanatın sokaktaki izidir o.

Ve aslında dillere pelesenk o “topluma mal olmuş” lafının en gerçek örneğidir. Sanatçı, sanatını da duygusunu da halkla paylaşır.

Herkese açıktır, bonkördür graffiti, herkes ondan bir şey alır.

Bedavadır; hava gibi, su gibi, sevda gibi.

Cesurdur. Parmakla gösterir.

Sorunludur. Elbette! Çünkü sorunların tam ortasından doğar.

Sancılıdır. Ve taşarak yayılır.

Renk renk.

Herkes için vardır artık. Tekilden, genele yayılır.

Belki de bundandır, ürkünç oluşu bazılarına; sisteme, statükoya, durgun sulara başkaldıran duygular dalga dalga yayılır.

Çok yaşasın!

 

Dört Koldan ve Rengarenk

“Duvarların Dili: Graffiti / Sokak Sanatı” sergisi Roxane Ayral küratörlüğünde gerçekleşirken, Amerika, Almanya, Fransa, Japonya ve elbetteki Türkiye’den de olmak üzere 20’den fazla sanatçıyı konuk ediyor. İsim vermek gerekirse, Futura, Carlos Mare, Cope 2, Turbo, Wyne, JonOne, Tilt, Mist, Psyckoze, Craig Costello (aka KR), Herakut, Logan Hicks, C215, Suiko, Evol, Gaia, Tabone, Funk ve No More Lies gibi pek çok farklı jenerasyon ve disiplinden öne çıkan sanatçıları saymak mümkün. Yanı sıra, müzenin duvarlarında Martha Cooper, Henry Chalfant ve Hugh Holland gibi fotoğrafçıların arşivlerinden de ölümsüzleşmiş karelere rastlayacak, sergiyi dolaşan. Ve sergiye dair, şahane bir detay daha var ki; o da, hem Beyoğlu, hem de Beşiktaş Belediyesi’nin bu sergiye dışardan, hem de işin felsefesine yaraşır şekilde bizzat sokaktan katılıyor, katkı sağlıyor olması.

Lafın kısası, Pera Müzesi’nin duvarları Ağustos ayından bu yana, dünyanın dört bir yanından ve her koldan rengarenk ruhlarla sarılmış vaziyette. Bu nefis çember, 5 Ekim’e kadar sürecek.

Tıpkı benim gibi duvardan duvara, pek çok duyguya, yansımaya ve üsluba aynı anda ve hızla kaptırmak istiyorsanız kendinizi ve sonra tekrar tekrar, usul usul her duvarın içine girmek ve ince ince katılmak istiyorsanız hikayeye, bu eşsiz sergiyi sakın kaçırmayın.

Serginin önemli bir özelliği ise sanatçıların işlerini burada, müzenin içerisinde gerçekleştirmeleri.

Duvarların Dili – Graffiti Sokak Sanatı Sergisi, 13 Ağustos – 05 Ekim 2014 tarihleri arasında Pera Müzesi’nde görülebilir. 

Adres:  Meşrutiyet Caddesi No.65 Tepebaşı – Beyoğlu – İstanbul

Telefon: 0 212 334 99 00.

Yazar: @Vhilosopher – vuslaterkmen.com

Kaynak: Milliyet

Tanıtım Videosu

Lozan sergisi açılıyor…

İnönü Vakfı tarafından hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi 1 Eylül’de açılıyor. Sergi Cumhuriyet’in ilk yıllarına dair birçok belge ve kaynağı barındırıyor.

lozan-antlaşması

Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının 90. yılı etkinlikleri kapsamında hazırlanan ‘Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü’ sergisi, 1 Eylül – 11 Ekim tarihleri arasında FMV Galeri Işık’ta ziyaret edilebilecek. Geçtiğimiz yıl Türkiye’yi dolaşmaya Ankara’dan başlayan, ardından da Ankara, Antalya ve Eskişehir’e giden serginin son durağı İstanbul olacak.

Cumhuriyet’in ilk yıllarını İsmet İnönü perspektifinden ele alan sergi, toplumsal, kültürel ve ekonomik dönüşümleri belge, fotoğraf ve yazışmalarla anlatıyor. İsmet İnönü dönemine dair kitap, sergi ve seminer çalışmalarıyla bilinen İnönü Vakfı’nın hazırladığı sergi, iç ve dış politikada izlenen yol, Cumhuriyet rejimiyle birlikte Türkiye’de yaşananları tarih meraklılarına aktarıyor. Küratörlüğünü Prof. Dr. Zafer Toprak’ın, grafik tasarımını Ferah Perker, genel tasarımını ise Çağdaş Arpaç ve Dr. Fatma Türe’nin üstlendiği sergiye dokunmatik ekranlar, video enstalasyonları aracılığıyla ziyaretçiler interaktif olarak da katılabiliyor.

Atatürk ve İsmet İnönü arasındaki yazışmalar, telgraflar, dönemin gündelik yaşamına dair kamera görüntüleri, fotoğraflar, gazete ve dergi kapaklarının yanı sıra, sergi içerisinde mühürler, madalyalar, antlaşmalar, resmi yazışmalar gibi birçok belge de yer alıyor. ‘İsmet İnönü’nün Yaşamı’, ‘Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’, ‘Lozan Konferansı ve Antlaşması’, ‘İsmet İnönü ve İç-Dış Politika’ olarak dört ana başlığa ayrılan sergide Lozan Konferansı’na dair bugüne dek görülmemiş birçok fotoğraf da ziyaretçilerini bekliyor.

Sergide ayrıca çocuk ziyaretçiler için bir de çizgi film de gösteriliyor. Çizgi film, ‘Lozan Barış Antlaşması’ adını taşıyor. İstanbul Nişantaşı’da bulunan FMV Galeri Işık, pazar ve resmi tatil günleri dışında her gün açık.

İyi bir kursta en uygun gün ve saate çocuklarınızın veya sizin bir sanat eğitimine mi ihtiyacı var? O zaman elinizi çabuk tutun ve en uygun gün ve saat imkânını kaçırmayın. Eğer geç kalırsanız uygun saatler dolabilir ve elbette zaman sizleri zorlayıp sanat eğitiminden  uzak kalmanıza yol açabilir. Lütfen unutmayın! Haftanın 7 günü sabah 09:00- akşam 21:00 arasında açığız ve derslerimiz devam ediyor.

sanat-egitimi

Kaliteli bir ortamda, eğitimli ve işinin uzmanı eğitmenlerle pozitif bir yapı içerisinde siz veya çocuklarınız sanat ile tanışacak.

Huzurlu, bakımlı, samimi bir ortamda ister çocuğunuz dersteyken sizde bir başka derse girebilir, isterseniz çayınızı yudumlayarak müzik sesleri arasında diğer veliler ile sohbet edebilirsiniz.

Buyurun gelin tanışalım! Daha içeri adım atar atmaz huzur ve sanatı hissedeceğiniz kurumumuza misafir olun. Kayıt olma zorunluluğunuz elbette yok, gelip bilgi alabilir sohbet edebilirsiniz. Bir başka kurumda eğitim alacak olsanız dahi kurumumuza gelin merak ettiğiniz şeyleri sorun öğrenin. Nar Sanat bir sanat derneği kuruluşu ve sizlerin nerede olursa olsun sanat eğitimi almasını destekleyen bir kurum.

Tek beklentimiz özellikle çocuklarımızın doğru eğitmenler eşliğinde iyi bir eğitim alması. Çocuk drama eğitiminden, hobi veya akademiye hazırlık resim, piyano, gitar, bateri, bağlama, keman, tiyatro, bale, dans, diksiyon, fotoğraf ve daha nice sanat dalı konusunda her türlü bilgi desteğini vermeye hazırız, yeter ki çocuklarımız sanatın içerisinde olsun.

Lütfen unutmayın hangi kuruma giderseniz gidin kurum imkanlarına ve eğitmenlerin eğitim düzeyine bakınız ve özellikle M.E.B.’e bağlı olmasına dikkat ediniz!

Davetlimizsiniz bekleriz…

Hep Sanat, Nar Sanat

 0212 570 80 68

2014 yılında çekilen en iyi basın fotoğrafları ‘World Press Photo-Dünya Basın Fotoğrafları 2014’ adı altında İstanbul’da sergilenecek.

JohnStanmeyer

John Stanmeyer’e ait fotoğraf Cibuti’de çekildi. Somali’deki yakınlarına ulaşmaya çalışan yerliler.

Bu yıl altıncısı gerçekleşen ‘World Press Photo-Dünya Basın Fotoğrafları’ sergisi, dünya çapında çekilmiş basın fotoğraflarından hazırlanan bir seçkiden oluşuyor. İnsanlığın 2014 yılı içerisindeki ortak hafızasını ve spordan ekonomiye, sanattan siyasete tüm gelişmelere dair bir kronoloji niteliğinde.

Bir yarışma ile hazırlanan sergi koleksiyonu, 98 bin 671 fotoğraf arasından 19 jüri üyesinin seçtiği 140 fotoğrafı görme imkanı veriyor. 132 ülkeden 5.754 katılımcının yer aldığı yarışmanın seçkisi 12 Ağustos-2 Eylül tarihleri arasında Forum İstanbul’da görülebilecek.

Kenya’daki alışveriş merkezi katliamından, albino oldukları için Hindistan’da özel bir eğitime tabi tutulan görme engelli çocuklara, Cibutili yerlilerin Somali’deki akrabalarına ulaşmak için deniz kenarlarında telefonlarının sinyali çekmesini beklemeleri gibi 2014’e dair birçok çarpıcı an bu sergide yer alıyor.

Handout/Reuters Batı Bengalden Albinolu çocuklar

Handout/Reuters Batı Bengalden Albinolu çocuklar

 

Daha Fazlası için lütfen LİNKE tıklayınız.

 

Abdi İpekçi anısına Milliyet gazetesi tarafından düzenlenen Yılın Gazetecilik Ödülü’nün bu yıl ki sahibi, haber dalında Radikal Gazetesi’nden İsmail Saymaz, fotoğraf dalında ise Reuters Haber Ajansı’ndan Osman Örsal oldu.

ismail-saymaz

Sedat Ergin’in başkanlığında, Doğan Heper, Sami Kohen, Zeynep Göğüş, Hilmi Hacaloğlu, Namık Durukan, Ara Güler ve Sibel İpekçi’den oluşan Seçiciler Kurulu, değerlendirme sonrasında ödül kararını açıkladı.

Kurul, haber dalında ödülün Radikal Gazetesi’nde 23 Ağustos 2013 tarihinde yayımlanan “68 Saniyede Linç” başlıklı haberi ile İsmail Saymaz’a, fotoğraf dalında ödülün ise Gezi olayları sırasında çektiği “Kırmızılı Kadın” fotoğrafıyla Reuters Haber Ajansı’ndan Osman Örsal’a verilmesini oy çokluğuyla kararlaştırdı.

T.C. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerin 23 Nisan ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde 26 Nisan 2014 gününde Kurs dinleti salonunda yapmış olduğumuz etkinliğin resimleri   http://www.narcicekleri.com adresinde yayınlanmıştır. Videolar daha sonra yayınlanacaktır.

23-Nisan-2014-Dinletisi-102

Tek tek resimlere bakabileceğiniz gibi isterseniz fotoğrafları ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

 

23 Nisan etkinlik resimlerine ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ. Etkinlikte görev alan öğrenci ve Eğitmenlerimizin adı şu şekildedir.

Yeni etkinliklerde buluşmak dileğiyle.

ÖZDEMİR KALYONCU -Gitar Eğitmeni

Ömer GÜL –Gitar

Burak CANOL –Gitar

CAN BAŞARIR – Gitar ve Piyano Eğitmeni

Aslı DEMİROK-Piyano

Selin KÖSEOĞLU-Gitar

Özden GÜRSOY-Bas Gitar

SEREN KOÇOĞLU – Piyano Eğitmeni

Bilge KANDUR-Piyano

Dilara UZUNER-piyano

ERSİN SARACİK – Piyano Eğitmeni

Sinejan ERTEMİR-Piyano

Egecan BEYHAN-Piyano

Eda  KÖLÜKFAKI-Piyano

Aykun NERSESYAN- Piyano

Sude ALDATMAZ- Piyano

Başak SAİT- Piyano

Ecem Su ARI- Piyano

Zeynep Ece USTA- Piyano

ŞEYMA YÜREKİR -Keman ve Piyano Eğitmeni

Öykü BOYOĞLU- Piyano

Kayra EMİR- Piyano

Eliz Canse GÖYSAL- Piyano

Dilay SINANMIŞ- Piyano

Egemen HIZLIBAŞ- Piyano

Sudenaz GÜNEY- Piyano

İklim KELEŞ- Piyano

Sıla İNAL- Piyano

İnci SARACİK- Piyano

Melisa KAYA- Keman

Ceylin GÜNENÇ- Piyano

Öykü UFACIK- Piyano

Selin ERGÜL- Piyano

Merve AYANOĞLU- Piyano

Ayşe ÇAPKIN- Piyano

Selin ÖZ – Piyano

Datça’da ilk kez bir uluslararası kısa film festivali düzenlenecek

Datça-Uluslararası-Kısa-Film-Festivali1

Datça‘nın uluslararası ilk kısa film festivali bugün başlıyor. Bütün dünyadan yönetmenlerin posta yolu ile gönderdikleri ya da “www.isffdatca.org” sayfasına yükledikleri kısa filmler Palamutbükü, Eski Datça, Bülent Ecevit Kültür Merkezi ve Anfi Tiyatro’da 24 – 27 Nisan 2014 tarihlerinde gösterilecek.

Festival boyunca filmlerin yanı sıra çeşitli kültürel ve sanatsal etkinlikler de düzenlenecek. Bu etkinlikler arasında ‘video mapping’ gösterileri, yerleştirme sanatı, fotoğraf ve resim sergileri, konserler, dans gösterileri ve partiler yer alıyor. 26 Nisan 2014 Cumartesi akşamı da Datça merkezinde yapılacak karnaval yürüyüşüne tüm Datça halkı kendi kostüm ve müzik aletleriyle katılacak.

Datça uluslararası kısa film festivali aynı zamanda bir gençlik buluşması. 15 Nisan’da başlayan buluşmada ”Kafandakini Çek” başlıklı bir sinema atölyesi oluşturuldu. Başta Almanya ve Türkiye olmak üzere farklı ülkelerden sinema sevdalısı gençler, atölye çalışmalarına katılarak kısa film çekmeyi öğrendiler. Gençler, birbirleriyle fikir alışverişinde bulunarak proje oluşturdular ve bunları hayata geçirdiler. Avrupa Birliği Fonları tarafından finanse edilen gençlik buluşması asıl olarak katılımcı gençlerin sinemayı öğrenirken birbirlerini, kültürlerini tanıyıp kaynaşmasını hedefliyor. Ayrıca gençler Datça’ya gelen olan ödüllü filmlerin usta tanışma ve söyleşme imkânı bulacaklardır. Bu atölyede üretilen filmler Datça’dan sonra ilk olarak temmuz ayında Almanya’da ISFF Detmold Festivali’nde izleyici karşısına çıkacak.

Festivale katılacaklar arasında yer alan Berlin Brandenburg Film Destek Fonundan Veronika Grob da kendilerine başvurulacak film projelerine mali destek verme konusunda katılımcıları bilgilendiriyor.Barcelona’dan Bernat Mestres ve Berlin’den Sebastian Naumann’ın yönettiği atölye çalışmasına Reis Çelik, Atalay Taşdiken, Mehmet Eryılmaz reji, Mesut Ulutaş kurgu konusunda yardımcı oldular. Yanımızda olacak. Görüntü yönetmeni Serdar Özdemir kamera, Seçkin Özalp VFX SuperVisor olarak destek verdi. Detmold’tan Matthias Wilhelm, Barcelona’dan Maria Coma ve İstanbul’dan Cafer Ozan Türkyılmaz da müzik konusunda katkıda bulundu. Oyunculuk konusunda ise Ronja Klatt ve Alina Marise Soboth genç yönetmenlerin yanında yer aldı. Beykent Üniversitesi Sinema TV Bölüm Başkanı Burak Buyan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV Bölüm Başkan Yrd. Doç. Yüksel Aktaş da festivali destekleyen akademisyenler arasında.

Datça da yaşayan sanatçılar da gençlere el veriyor. Ünlü şair Can Yücel’in eşi Güler Yücel gençlerin yanından ayrılmıyor. İbrahim Çiftçioglu ise proje kapsamında sekiz ayrı Datçalı sanatçı ile bir film projesi gerçekleştirdi. Enstalasyon sanatçıları Monika Möller ve Birgit Christiane Sander yine Datça’lı sanatçıların kendilerine katılmalarıyla sahilden topladıkları doğal malzeme ile heykeller yaptılar. Jale Somer ise sahilden topladığı çöpler ile festivale renk katıyor.

Ressamlar Birgitta von Homeyer ve Tuğba Şimşek ise Berlin ve Cardiff’ten beraberlerinde getirdikleri eserlerini sergileyecekler. Paristen FIPRESCI üyesi Barbara Lorey de Lacharriere, İstanbul’dan Cüneyt Cebenoyan, Berlin’den Annette Koschmieder’in filmleri de festivalde gösterilecek. Datça gençlik buluşmasının ve film festivalinin her yıl tekrarlanması planlanıyor.