Şunun için etiket arşivi: Fotoğraf

Türkiye’nin en eski kısa film etkinliği olan İFSAK Ulusal Kısa Film Yarışması’na katılımlar başlıyor. Son başvuru tarihi 31 Aralık 2013 olan yarışmaya tüm Sinemaseverler kısa filmleriyle başvurabilir.

İFSAK-LOGO

İFSAK – İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği tarafından düzenlenen ve Türkiye’nin en eski kısa film etkinliği olan “İFSAK Ulusal Kısa Film Yarışması”na başvurular başlıyor. Sinemaseverler, sayı ve konu sınırlaması olmadan kısa filmleri ile 31 Aralık 2013 tarihine kadar yarışmanın Kurmaca, Deneysel veya Belgesel kategorilerine katılabilir.

İlki 1978 yılında düzenlenen “İFSAK Ulusal Kısa Film Yarışması” başladığı günden bu yana ulusal düzeyde düzenlenmekte ve ülkemizdeki birçok kısa film etkinliğine örnek teşkil etmektedir.

Etkinlik, çoğu dünya çapında önemli eserler vermiş değerli sinemacıların ilk eserlerine gösterim olanağı sunmakla birlikte, o yıllardan bugüne arşivlenen filmler sayesinde ülkemizin en kapsamlı kısa film arşivinin oluşmasına da katkı sağlamaktadır.

İFSAK gelecek dönemlerde de, aynı düşüncelerle ülkemizdeki sinema eseri sahiplerinin üretimlerini artırmak, bir sanat olarak sinemacılığın gelişmesine ve yaygınlaşmasına katkıda bulunmak, yeni fikirlere öncü olabilmek amacıyla her yıl “İFSAK Ulusal Kısa Film Yarışması”nı düzenleme kararlılık ve inancıyla çalışmalarını sürdürecektir.

İFSAK-YARIŞMA

Tek seçici Erden Kıral

Bu yıl ön elemeyi geçen filmler arasından ödüle layık bulunanlar, Türk Sineması’nın önde gelen yönetmenleri arasında yer alan Erden Kıral tarafından seçilecek. 35 yıldan beri Türk sinemasına eserler kazandırmaya devam eden Erden Kıral, “Bereketli Topraklar Üzerinde”, “Hakkari’de Bir Mevsim”, “Mavi Sürgün” ve “Yük” gibi ulusal ve uluslararası yarışmalarda ödül kazanmış filmlere imza attı.

Kurmaca, Deneysel ve Belgesel kategorilerinde birinci gelen filmlerin yönetmenleri 500 TL değerindeki İFSAK Seminerleri ile ödüllendirilecektir.

Yarışmanın başvuru detaylarını öğrenmek ve başvuru formunu edinmek için buraya tıklayınız.

Türkiye’nin 8 yıldan bu yana doğa, macera ve keşif konulu en büyük etkinliği olan Dağ Filmleri Festivali ’nin dokuzuncusu 2014’ün aylarında İstanbul, İzmir ve Ankara ’da doğaseverlerle buluşacak.

dağ-filmleri-festivaliDağ Kültürü Derneği ile Mineral Event tarafından düzenlenen 9. Dağ Filmleri Festivali’nin uzun soluklu Türkiye yolculuğuna katılıp dağ, doğa, çevre ve doğadaki insan temalı filmlerini göstermek isteyen sinemacılar için son başvuru tarihi: 27 Aralık 2013.

15 bin izleyiciye ulaşma fırsatı

Üç şehirde yaklaşık 15 bin izleyiciye ulaşacak festival, 25 Şubat – 2 Mart 2014 tarihleri arasında İstanbul’da Taksim Fransız Kültür Merkezi, Galatasaray Aynalıgeçit ve Harbiye Pusula Sanat Evi’nde gerçekleştirilecek.

Festivale katılmak isteyen sinemacılar, filmlerini Dağ Filmleri Festivali – Yıldız Mah. Asariye Cad. Eğriçınar Sok. Uğur Apt. 18/4 Beşiktaş – İSTANBUL adresine aşağıda belirtilen bilgileri ekleyerek gönderebilir.

• İmzalı Film Başvuru Formu

• Filmin yönetmeni/yönetmenlerinin fotoğraf ve özgeçmişi

• Filmden en az iki fotoğraf (En az 300 dpi)

• Varsa filmin afişi ve basın dosyası

• Filmin kısa özeti ve künyesi

Film Başvuru Formunu www.dagfilmfest.org/entryform/MFFEntryForm_2013.doc adresinden indirebilir, festivalle ilgili bilgi almak için aşağıdaki iletişim adreslerini kullanabilirsiniz.

Web :www.dagfilmfest.org

E-posta :[email protected]

 20’nci Altın Koza Film Festivali’nde geleneksel olarak verilen Yaşam Boyu Onur Ödülleri, bu yıl ünlü oyunculardan Çolpan İlhan, İzzet Günay ve Demir Görgün Karahan ile yapımcı Necip Sarıcı’ya verildi.

altın-koza-onur-odulleriŞarkıcı Şevval Sam, sevilen şarkılarıyla geceyi renklendirdi. Seyhan Baraj Gölü manzaralı Park Zirve Zaimoğlu Tesisleri’nde organize edilen ödül törenine festival konuğu beyazperdenin emekçileri ile kent protokolü ve sivil toplum kuruluşlarının temsilcileri katıldı.
Oyuncu Çolpan İlhan ile İzzet Günay ödülünü Adana Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz’dan Demir Karahan CHP Genel Başkan Yardımcısı Adana Milletvekili Faruk Loğoğlu’dan Yapımcı Necip Sarıcı ise ödülünü CHP Adana Milletvekili Ümit Özgümüş’ün elinden aldı.

ADANALILARA TEŞEKKÜR ETTİLER

Ödül alan sanatçılar, Altın Koza’nın Türk Sineması’nda çok önemli bir yeri olduğunu vurgulayıp, bu ödüle layık görüldükleri için Adanalılara teşekkür etti.

Ödülünü almak için Zihni Aldırmaz’ın elinden tuttuğu Çolpan İlhan, çok mutlu olduğunu vurgulayıp. “Daha nice ödüllereö dedi.

İzzet Günay ise sanat yaşamı boyunca kendisini el üstünde tutan Türk sinemaseyircisine minnet duyduğunu dile getirdi. Bu ödülde rol aldığı filmlere emek veren kişilerin de payı olduğunu kaydeden İzzet Günay, “Bu güzel ödülle birlikte beni en çok sevindiren hayatımı anlatan kitabın çıkmasıdır. Ödül kadar kitabı da çok önemsiyorum. Çünkü insanlar çabuk unutulur. Ama kitaplar oldukça içindeki insanlar da yaşıyor. Kitaplar içindeki insanları saklıyorö deyip kitabı kaleme alan Burçak Evren’e teşekkür etti.

Demir Karahan, Adanalı olduğunu hatırlatıp, buğday ve pamuk gibi bu topraklardan çıkan biri olduğunu kaydetti. Onur’un başucu kitabı olduğununun altını çizen Demir Karahan, aldığı ödülü torunu Eylül’ün başucuna koyacağını söyledi. Karahan, eşine de Nazım Hikmet’in ‘Karım’ adlı şiirini sahneden okudu.

Yapımcı Necip Sarıca ise Altın Koza’da 6 ödül aldığını, kendisi için bu festivalin çok özel yeri olduğunu ifade etti. Yılmaz Güney başta olmak üzere Adanalı sinemacılara ve Altın Koza’yı yaşatanlara teşekkür etti.

Törenin sonunda söz alan festivalin ev sahibi Zihni Aldırmaz ise önümüzdeki yıl Türk Sineması’nın 100 yılını kutlayacaklarını, buna kutlamalar gerçekleştirmek için çaba göstereceklerini söyledi.
Gecenin devamında sahne alan ünlü şarkıcı Şevval Sam, Türk Sanat Müziği’nin sevilen eserlerini seslendirdi.

20-altın-koza

ÇOLPAN İLHAN – ROL SEÇEN OYUNCU

77 yıllık hayatının 56 yılını sinema ve tiyatro sanatının içinde geçiren Çolpan İlhan, 200’e yakın filmde oyunculuk yaptı. 1970’e kadar bir çok filmde boş rol oynayan Çolpan İlhan, ‘rol seçen oyuncu’ unvanıyla tanındı. ‘Karakter oyuncusu’ sıfatıyla bilinen, farklı bir ‘Yeşilçam Starı’ çizgisi taşıyan Çolpan İlhan, sanat eğitiminin duyarlılığını beyazperdeye başarıyla yazdırdı. Çolpan İlhan, 1997’de Sadri Alışık Tiyatrosu’nu açarak tiyatro sanatına önemli katkılar sağladı. Halen oğlu Kerem Alışık ile Sadri Alışık Kültür Merkezi’nde gençlere tiyatro dersleri vermeyi sürdüren sanatçı, şu sıralar aynı tiyatroda sahnelediği ‘Sonbaharı Beklerken’ adlı oyunda Alzheimer hastalığından ölen İrlandalı filozof Iris Murdoch’ı canlandırıyor. Çolpan İlhan, şair Attila İlhan’ın kız kardeşi, sinema sanatçısı Sadri Alışık’ın karısıdır. Çolpan İlhan, tiyatro ve sinema oyunculuğunun yanı sıra moda tasarımcısı ve tiyatro eğitmeni olarak birçok alanda başarılara imza attı.

DEMİR KARAHAN – YAZDI, YÖNETTİ, OYNADI

69 yıl önce Adana’da dünyaya gelen Demir Karahan, tıp fakültesini okurken yönetmen ve senarist Duygu Sağıroğlu ile tanışınca okulu bırakıp, sinemaya gönül verdi. 40 yıllık sanat hayatında 59 yapımda roller aldı. Türk – Fransız ortak yapımı bir filmde oynamak üzere gittiği Fransa’da 4 filmde rol aldı, yönetmen asistanlığı yaptı. Sinemanın krize girdiği süreçte ticaret ve çiftçilikle uğraştı, politikayla ilgilenerek Adana DSP İl Başkanlığı görevinde bulundu. Anadolu Üniversitesi İşletme Fakültesi mezunu olan Demir Karahan, sanat hayatında oyunculuk dışında ‘Çark’ adlı bir filmin senaryosu yazıp, aynı filmin yönetmenliğini de üstlendi.

İZZET GÜNAY: SİNEMA SEVDASI KIRIK PLAK’LA BAŞLADI

Türk Sineması’nın çınarlarından 79 yaşındaki İzzet Günay, lise yıllarında tiyatroya merak sardı, 1958’de Kemal Film yapımı ‘Kırık Plak’ adlı filmde, Zeki Müren’in şoförü rolüyle sinema oyunculuğuna başladı. 55 yıllık sanat hayatını 120 film sığdırdı. 1964’de Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde baş rolünü oynadığı ‘Ağaçlar Ayakta Ölür’ filmiyle ‘En İyi Erkek Oyuncu’ ödülünü aldı. Türk sanat müziği solistliği yapan, televizyon dizilerinde de oynayan İzzet Günay, pul, para, madalya ve madalyon koleksiyonculuğu ilgi alanı içine girdi. 1985’te antika üzerine dükkan açan, İzzet Günay, uzmanlık alanı olan koleksiyonculuk ve antika konusunda danışmanlık yaptı.

NECİP SARICI – SİNEMANIN HAFIZASI

Necip Sarıcı, sinema sanatına 1949’da İzmir’deki sinema makineleri tamir atölyesinde çıraklık yaparak girdi. Üç yıl sonra ustalığa geçen Necip Sarıcı, İstanbul’da 1957’de Lale Film Stüdyosunda ‘ses mühendisi’ olarak işe alındı. Arzu Film, Erman Film, Uğur Film, Akün Film, Erler Film gibi Yeşilçam’ın önemli kuruluşlarıyla çalıştı. 1979’da Filmer ailesinin stüdyoculuğu devretmesiyle Lale Film Stüdyosu’nu Yeni Lale ismiyle devralarak seslendirme, emisyon, telesine, montaj gibi laboratuar çalışmalarını yeni bir düzenlemeyle işletmeye açtı. 64 yıldır sinema ve sanatın içinde yaşayan ve belgesel ve sinema film yapımcılığı da yapan Necip Arıcı, ‘önemli bir arşivci’ diye anılıyor. Sarıcı’nın arşivinde 65 bin fotoğraf negatifi, 5 bin’e yakın edebiyat, tarih, sanat, sinema ve mesleki kitaplar ile Türk sinema tarihinin önemli filmlerinin negatifleri, pozitif görsel kopyaları ve 5 bin adet orijinal Türk filmi afişi bulunuyor.

 

Pek çoğumuz hayvanları severiz fakat sanat dünyasında pek çok sanatçı için hayvanların daha farklı bir önemi vardır. Özellikle kediler belkide yazı ve şiirlerde ya da fotoğraflarda ve resimlerde en çok yer alan hayvandır.  Sanat haberleri için dolaşırken rastladığımız hoş bir derlemeyi paylaşmak istedik.

Derleme için  vibburak‘a teşekkürler.

“Kedilere Aşık 11 Yazar

T.S. ELİOT

T.S. ELİOT

Yazarlar bazen katı yürekli ve şefkatsiz bir karakter bürünüp kendi yalnız dünyalarına saklanırken bazen de bir arkadaşa ihtiyaç duyuyorlar. Her ne kadar köpeklerin insanoğlunun en iyi dostu olduğu söylense de bu yazarlar bir başka dört-ayaklı canlıyı arkadaş edinmiş belli ki.

T.S. ELİOT
Modernist şiirlerinde sıklıkla kedigillere imalarda bulunan Eliot’un en önemli eserlerinden biri de Hollywood’da en uzun süre sergilenen müzikal olma özelliğini taşıyan “Cats”in özü olarak kabul edilen, kedilerine ithaf ettiği 15 şiirden oluşan “Yaşlı Sıçanın Kedi Rehberi”dir. Andrew Lloyd Webber’in ünlü müzikalini izleyenlerin hatırlayacağı Yaşlı Deuteronomy, Rum Tum Tugger ve Bay Mistoffelees gibi isimler Eliot’un kitabından alınmadır.

ERNEST HEMİNGWAY

ERNEST HEMİNGWAY

ERNEST HEMİNGWAY

Küba, Finca Vigia’daki evlerinde yaşayan Hemingway ailesinin akıllarını kedilerle bozmuşlardı. Ünlü yazara gezilerinden birinde altı ayak parmağı olan (polidaktil) Kartopu adında bir kedi hediye edilmişti. Öyle ki 1931 yılında Batı Key’deki evine taşındığında Kartopu’nun burada özgürce dolaşıp kendi küçük kolonisini kurmasına izin verdi.Günümüzde aynı ev civarında Kartopu’nun elliye yakın torunu yaşamakta ve bazen bu altıparmaklı kedilere “Hemingway Kedileri” denmektedir.

WILLIAM S. BURROUGHS

WILLIAM S. BURROUGHS

WILLIAM S. BURROUGHS

Burroughs her ne kadar vahşi ve ilaç etkisinde yazılarıyla tanınsa da içinde bir yerlerde yumuşak bir taraf saklıyor, özellikle söz konusu kedileri olunca. İçimdeki Kedi adlı otobiyografik kısa bir roman da kaleme alan Burroughs’ın ölmeden önceki son yazısı sahip olduğu dört kediye duyduğu sevgiyi anlatıyor: “Sorunları çözebilecek tel şey sevgidir, benim Fletch, Ruski, Spooner ve Calico’ya duyduğum sevgi gibi. En doğal ağrı kesici.. SEVGİ.”

MARK TWAIN

MARK TWAIN

MARK TWAIN

Amerika’nın ünlü mizahçı ve edebiyatçısı Twain de bir kedi aşığıydı. Hatta çok sevdiği siyah kedisi Bambino kaybolduğunda American dergisine bir reklam verip kedisini bulup getirene 5$ para ödülü vereceğini açıklamıştı.

SAMUEL JOHNSON

SAMUEL JOHNSON

SAMUEL JOHNSON

Hayatı boyunca büyük bir kedi aşığı olan, yaşadığı dönemde her işin adamı olarak görülen edebiyatçı, James Boswell tarafından kaleme alınan Samuel Johnson’ın Hayatı adlı biyografik eser sayesinde ölümsüzleşti. Boswell kitabında Johnson’ın kedisi Hodge’den bahsederken, Johnson’ın kediyi olduıkça şımarttığını söylüyor. Johnson her gün kedisi için istiridye alır, hayvandan hoşlanmayan çalışanlarını kovarmış. Hodge Johnson’ın Londra’daki evinin bahçesinde bulunan heykeliyle ölümsüzleşti.

WILLIAM BUTLER YEATS

WILLIAM BUTLER YEATS

WILLIAM BUTLER YEATS

Açıkça olmasa da Yeats’in kedilere düşkünlüğü “Kedi ve Ay” gibi kendini bir kedi ve sevgilisi ünlü feminist aktris Maude Gonne’yi de aya benzettiği şiirlerinden anlaşılabilir. Şiir Gonne’nin kedisi Minnaloushe’nin süreki aya bakmasına ithafen yazılmış. Şair şiirinde Gonne’ye aşkını kedinin aya baktığı gibi kendisinin de bir gün sevilme ümidiyle ona baktığını anlatsa da Gonne bu aşka hiç karşılık vermemiş ve Yeats’in evlenme teklifini kabul etmemiş.

PATRICIA HIGHSMITH

PATRICIA HIGHSMITH

PATRICIA HIGHSMITH

Edebi dünyada pek arkadaş canlısı olarak anılmasa da –bir keresinde “insanlarla konuşmak zorunda olmadığımda daha yaratıcı oluyorum demişti- Yetenekli Bay Ripley ve Trendeki Yabancılar’ın yazarının yaratıcılığı görünen o ki kedilerinin yanındayken kötü etkilenmiyor. Kedileriyle birlikte yediği, yazdığı hatta uyuyan Highsmith’in 1995’te İsviçre’de ölene kadar kedilerini hiç yanından ayırmadığı biliniyor.

CHARLES DICKENS

CHARLES DICKEN

CHARLES DICKEN

Tarihin en önemli ve iz bırakan yazarlarından biri olan Charles Dickens’ın“Dünyada bir kedinin sevgisinden daha büyük bir hediye olabilir mi?” sözü kedileri ne kadar çok sevdiğini anlatıyor. Saatlerce masasından kalkmadan yazan Dickens’ın kedileri bir şeye ihtiyaç duyduklarında yazarın mumunu söndürmeleriyle ün yapmışlar. 1862 yılında en sevdiği kedisi Bob öldüğünde Dickens o kadar üzülmüş ki kedinin tüylerini fildişi bir mektup açıcının içine koymuş ve açıcının üzerine “Bob’un değerli hatırası, 1862” yazmış.

NEIL GAIMAN

NEIL GAIMAN

NEIL GAIMAN

Amerikan Tanrıları ve Sandman’in yazarı güncel yazılarında sürekli kedileri Hermione, Pod, Zoe, Prensen ve Hindistancevizi’nden bahsediyordu. Her ne kadar şu anki yazılarında bundan pek bahsetmese de 2010 yılı ve öncesindeki yazılarında bir kedi aşığı görmek mümkün.

WILLIAM CARLOS WILLIAMS

WILLIAM CARLOS WILLIAMS

WILLIAM CARLOS WILLIAMS

İmgeci şair W.C. Williams yazarlık kariyerinin yanında doktorluk da yapmaktaydı. Şiirinde günlük hayatın küçük anlarından bahseden şairin “Poem (As the Cat)” şiiri bir kediyi konu alıyor.

Dedektif romancılığı üzerinde büyük bir etkisi olan Raymond aynı zamanda hard-boiled noir kurgu türünün ilkelerini belirledi. Ünlü kitapları Big Sleep ve The Long Goodbye’da baştan çıkaran kadınları, değişen kurguları ve okuru kamçılayan söz oyunlarını kullandı. Tüm bunların yanında kedilere sevgisi de çok büyüktü. Kedisi Taki’yi Chandler “ Kedimiz tam bir tiran olma yolunda. Ne zaman yalnız kalsa insanı kanını donduran bir sesle bağırıyor. Servis tezgâhının üzerinde bir masada uyuyor ve ara sıra bir onu sallasın istiyor. Akşam 8’de ılık sütünü içiyor ve bunun için 7.30’dan itibaren bağırmaya başlıyor,” sözleriyle anlatıyor. ”

RAYMOND CHANDLER

RAYMOND CHANDLER

RAYMOND CHANDLER

Dedektif romancılığı üzerinde büyük bir etkisi olan Raymond aynı zamanda hard-boiled noir kurgu türünün ilkelerini belirledi. Ünlü kitapları Big Sleep ve The Long Goodbye’da baştan çıkaran kadınları, değişen kurguları ve okuru kamçılayan söz oyunlarını kullandı. Tüm bunların yanında kedilere sevgisi de çok büyüktü. Kedisi Taki’yi Chandler “ Kedimiz tam bir tiran olma yolunda. Ne zaman yalnız kalsa insanı kanını donduran bir sesle bağırıyor. Servis tezgâhının üzerinde bir masada uyuyor ve ara sıra bir onu sallasın istiyor. Akşam 8’de ılık sütünü içiyor ve bunun için 7.30’dan itibaren bağırmaya başlıyor,” sözleriyle anlatıyor.

Kaynak : Onedio.com

Kardeş Türküler konseri bugün Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.

kardes-turkuler

Sergi

İSTANBUL
nar sanat duyuru* Arslan Sükan’ın “Görünmeyen” isimlisergisi 11 Eylül – 12 Ekimtarihleri arasında Galerist’te.
* Hale Arpacıoğlu’nun “Manyetik Şiirler” isimlisergisi 11 Eylül – 13 Ekimtarihleri arasında Piramid Sanat’ta.
* Ali Kazma’nın “Kitap” isimli sergisi 11 Eylül – 26 Ekim tarihleri arasında Galeri Nev’de.
* Sohei Nishino’nun “Diorama Maps” isimli sergisi 11 Eylül – 12 Ekimtarihleri arasında Sanatorium’da.
* Apel 15isimli sergi 12 Eylül – 19 Ekim tarihleri arasında Galeri Apel’de.
* Meriç Algün Ringborg’un “Görünürdeki Yazar” isimli sergisi 12 Eylül – 2 Kasım tarihleri arasında Galeri NON’da.
* Volkan Kızıltuç’un “Eşikte” sergisi 13 Eylül – 19 Ekim tarihleri arasında MERKUR’de.
* Semiha Biçer’in sergisi 12 Eylül’e kadar İstanbul Sanayi Odası SanatGalerisi’nde.
* Mehtab Kardaş’ın “Mavi Sonsuzluk” isimli sergisi 13 Eylül’e kadar Cevahir Otel’de.
* Yaz Karma Sergisi 14 Eylül’e kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
* “Ara Yüzeyler”isimli karma sergi 15 Eylül’e kadar Kare SanatGalerisi’nde.
* Francesco Albano’nun “On the Eve” başlıklı sergisi 20 Eylül’e kadar GALERİST’te.
* Bilinmeyen Güçler isimli karma sergi 21 Eylül’e kadar Tophane-i Âmire’de.
* GÜNEY KORE&TÜRKİYE ÇAĞDAŞ SANATLAR SERGİSİ 22 Eylül’e kadar Cemal Reşit Rey fuayelerinde.
* Yaz Karma Sergisi 22 Eylül’e kadar Galeri Selvin’de.
* Geçmişten Geleceğe Balat isimli sergi 26 Eylül’e kadar Plato Sanat’ta.
* Karma resim, heykel, seramik ve cam sergisi 28 Eylül’e kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde.
* Merve Üstünalp’in “Biz vardık, biz yoktuk” isimli sergisi 28 Eylül’e kadar .artsümer’de.
* İmgenin İdeolojisi isimli karma sergi 28 Eylül’e kadar ALAN İstanbul’da.
* Ayşe Gül Süter’in sergisi 29 Eylül’e kadar Pg Art Gallery’de.
* İhtişam ve Zarafet: Kore’nin Sanatı isimli sergi 29 Eylül’e kadar Topkapı Sarayı’nda.
* 2013 Yaz Karma Sergisi 30 Eylül’e kadar Alta Sanat’ta.
* Tüm Zamanlarisimli karma sergi 30 Eylül’e kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde.

* Işıl Eğrikavuk’un “Ters Köşe” isimli video yerleştirmesi 5 Ekim’e kadar Egeran Galeri’de.
* Samimiyetle Hacklendim isimli karma sergi 5 Ekim’e kadar ARK Kültür Cihangir’de.
* Ahmet Duru, Buğra Erol, Candan Öztürk, Deniz Rona ve Evrim Kavcar’ın “Kayıp” isimli sergisi 5 Ekim’e kadar Daire Galeri’de.
* Ege’den Karadeniz’e Ortaçağ Limanları isimli fotoğraf sergisi 6 Ekim’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde.
* Artamonoff: Bizans İstanbul’u İmgeleri, 1930-1947 isimli sergi 6 Ekim’e kadar Koç Üniversitesi Anadolu Araştırma Medeniyetleri Müzesi’nde.
* Karma resim heykel sergisi Şile Sanat işbirliğiyle 11 Ekim’e kadar E-lab’da.
* Ekrem Kahrama*’ın “Buluşma” isimli sergisi 11 Ekim’e kadar Medica Çağdaş Sanat’ta.
* Beş Asır Sonra Piri Reis Tersane-i Âmire’de sergisi 20 Ekim’e kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde.
* Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 26 Ekim’e kadar Pi Artworks İstanbul’da.
* Yakın Menzil isimli karma fotoğraf sergisi 27 Ekim’e kadar İstanbul Modern’de.
* Balık Ağ(a)lara Takıldı isimli sergi 30 Ekim’e kadar Heybeliada İskele Açık Sergi Alanı’nda.
* Çağdaş Ustalardan Resim, Heykel ve Fotoğraf sergisi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.
* Göç Bağlantıları Sergisi 22 Aralık 2014’e kadar Adalar Müzesi’nde.
* Geçmiş ve Geleceksergisi İstanbul Modern’de.
BODRUM
* Muzaffer Akyol’un sergisi 14 Ekim’e kadar Casa dell’Arte’de.

ANKARA
* Yaz Karması – resim – 27 Eylül’e dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)
* Barış – resim, fotoğraf, heykel – 29 Eylül’e dek – Çankaya Belediyesi Galeri Uray’da. (0 312 458 89 00)
* Mexican Art – resim – 15 Kasım’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

Müzik

İSTANBUL
*Kardeş Türküler konseri bugün Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.
*Göksel konseri yarın Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde.
*Ceyl’an Ertem konseri 11 Eylül’de Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde.
*Bülent Ersoy – Oya Aydoğan konseri 12 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta.
*Allen Hulsey konseri 12 Eylül’de Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde.
*Lenka konseri 13 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta.
*Redd konseri 13 Eylül’de Jolly Joker sahnesinde.
*Luxus konseri 13 Eylül’de Hayal Kahvesi Arena Park sahnesinde.
*Blonde Redhead konseri 14 Eylül’de KüçükÇiftlik Park’ta.
*Tuluyhan Uğurlu dinletisi 14 Eylül’de Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde.
*Levent Yüksel konseri 14 Eylül’de Jolly Joker sahnesinde.

ANKARA

*Jolly Joker Ankara’da, Yeni Türkü konseri 13 Eylül’de saat 22.00’de,

Fettah Can konseri 14 Eylül’de saat 22.00’de,

Tan Taşçı konseri 20 Eylül’de saat 22.00’de,

Pentagram – Murder King konseri 21 Eylül’de saat 22.00’de,

Demet Akalın konseri 27 Eylül’de saat 22.00’de,

Levent Yüksel konseri 28 Eylül’de saat 22.00’de,

Redd konseri 4 Ekim’de saat 22.00’de,

Orphaned Land konseri 9 Ekim’de saat 21.00’de,

Cem Adrian konseri 11 Ekim’de saat 22.00’de,

Göksel konseri 12 Ekim’de saat 22.00’de. (0 312 424 11 11)

 Kaynak : [-]

National Geographic Society’nin sekizincisini düzenlediği Uluslararası Fotoğraf Yarışması, Türkiye’de başladı. National Geographic Türkiye tarafından yerel birincinin seçileceği yarışmaya okurlar dört ana kategoride katılabilecek: İnsan, Mekân, Doğa ve Paylaşmak

www.nationalgeographic.com.tr

National Geographic Türkiye bu yıl fotoğraf yarışmasıyla tüm fotoğrafçılara sesleniyor. Türkiye’nin önemli isimlerinden foto muhabiri Ara Güler, NTV program yapımcısı Oğuz Haksever, National Geographic Uluslararası Edisyonlar Fotoğraflar ve Tasarım Editörü Darren Smith ve fotoğraf editörü Elizabeth Krist’ün yer aldığı Türkiye jürisi fotoğrafları yaratıcılık ve teknik kriterlere göre değerlendirecek. “Fotoğraf bir sürü işe yarar. Dokümantasyondur, tarihin bir parçasıdır, çekildiği devri gösterir, yani insanların tarihinin bir yarışma-nationalparçasıdır,” diyerek fotoğrafın gücünü yorumlayan Ara Güler yarışmanın ilk yıllarından beri Türkiye jürisinde.

Başvuruların üç ay boyunca NG Türkiye internet sitesi üzerinden kabul edileceği yerel yarışmada kategorilerinde derece elde edenlerin ABD’de gerçekleşen uluslararası yarışma başvuruları National Geographic Türkiye tarafından gerçekleştirilecek. Yerel edisyonda kategori birincileri ayrıca Canon EOS 650D fotoğraf makinesiyle ödüllendirilecek. Bunun dışında her kategoride ilk üçe giren yarışmacılara 2 yıllık National Geographic Türkiye aboneliği ve NTV Yayınları Kitap Seti hediye edilecek. Türkiye’de 18 yaşını doldurmuş tüm fotoğraf severlere açık olan bu yarışmada insan, mekan, doğa ve özel sponsor kategorisi paylaşmak olmak üzere toplamda 4 adet kategori var. Paylaşmak konulu Akmerkez özel kategorisi için de sponsor özel ödülü veriliyor.

Yerel yarışmaların ardından uluslararası büyük ödül sahibini bulacak. Büyük ödüle layık görülen fotoğrafın sahibi 10.000 Amerikan Doları para ödülü ve Ocak ayının 2. haftasında Washington’da yapılacak fotoğraf semineriyle ödüllendirilecek. Uluslararası kategori birincileri ise 2500’er Amerikan Doları para ödülü ve Canon fotoğraf makinesi kazanırken fotoğrafları da National Geographic dergisinde yayınlanacak.

National Geographic ABD edisyonunun fotoğraf editörü Ken Geiger dünyanın dört bir yanındaki fotoğraf tutkunlarına sesleniyor: “Makinenizi elinize alın, yeteneğinizi kullanın, doğru yerde doğru zamanda bulunma şansını yakalayabilirseniz muhteşem kareler yakalayabilirsiniz. Bu yarışma ile vizyonunuzu dünyayla paylaşabilir, herkesi şaşırtabilirsiniz.”

Yarışma hakkında daha fazla bilgi almak için www.nationalgeographic.com.tr sitesine başvurabilirsiniz.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Perşembe saat 20.00’de Lütfi Kırdar UKSS’de Sascha Goetzel yönetiminde konser verecek.

 Sergi

ali candaşİSTANBUL

  • Halil Nadir Ede ve Mehmet Akgül’ün “Kaos” isimlisergisi 22 Mayıs – 3 haziran tarihleri arasındaGaleri Işık’ta.
  • Ali Candaş’ın sergisi 21Mayıs – 10 Haziran tarihleriarasında Planet of Art Gallery’de.
  • İpek Mursaloğlu’nun “Bellek” isimli sergisi 21 – 31 Mayıs tarihleriarasında ESPAS’ta.
  • Abit Güner’in “Karadeniz’den Esintiler” isimli sergisi 23 Mayıs – 22 Haziran tarihleri arasında Galeri İdil’de.
  • Sarkis’in “İkiz” isimli sergisi 23 Mayıs – 6 Temmuz tarihleri arasındaGaleri Manâ’da.
  • Otuzüç İstanbul isimli fotoğraf sergisi 20 Mayıs’a kadar Taksim Cumhuriyet Sanat Galerisi’nde.
  • Işık Gönen’in “Balık Deryanın İçinde, Deryadan Habersiz” isimli sergisi20 Mayıs’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
  • Carole Sionnet ve Pier Gajewski’nin “Mavi Kent” isimli sergisi 22 Mayıs’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde.
  • Aslı Altınışık’ın “Sert Ama Sessiz” isimli sergisi 22 Mayıs’a kadar Akademililer Sanat Merkezi’nde.
  • Ayça Akalın’ın sergisi 22 Mayıs’a kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde.
  • Devrim Erbil ile iki kızı Çiğdem Erbil ve Renk Martin Erbil’in “Üç Erbil/Üç Yorum” isimli sergisi 22 Mayıs’a kadar Saint-Benoît Fransız Lisesi sergisalonunda.
  • Gülseren Südor’un “Özgürlük Üzerine Alegoriler” isimli sergisi 24Mayıs’a kadar Galateaart’ta.
  • Elif Çelebi’nin “eşzamansız” isimli sergisi 25 Mayıs’a kadar Maçka SanatGalerisi’nde.
  • Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun sergisi 25 Mayıs’a kadar Galeri Diani’de.
  • Yiğit Yazıcı’nın “E Cosi – İşte Böyle” isimli sergisi 25 Mayıs’a kadar Gallery LiNART’ta.
  • Bülent Yüksel’in “Kültürümüzde Keçe Var” isimli fotoğraf sergisi 25Mayıs’a kadar Fotoğraf Evi’nde.
  • Mustafa V. Koç ve Süha Derbent’in “Yaşamın Ta Kendisi” isimli fotoğrafsergisi 25 Mayıs’a kadar Sabiha Gökçen Havaalanı’nda.
  • Funda Alkan’ın “Kafes” isimli sergisi 25 Mayıs’a kadar Daire Galeri’de.
  • Neslihan Pala’nın sergisi 25 Mayıs’a kadar Mine Sanat’ta.
  • Emel Kurhan’ın “Fantastik” isimli sergisi 25 Mayıs’a kadar .artSümer’de.
  • Melis Ağazat’ın “Çimen Ezgisi” isimli sergisi 25 Mayıs’a kadar Pilevneli Project’te.
  • Ayça Telgeren’in “Sen Dönünceye Kadar Bende Saklı” isimli sergi 25Mayıs’a kadar Galerist’te.
  • Ayetullah Sümer sergi 25 Mayıs’a kadar İstanbul Kültür ÜniversitesiSanat Galerisi’nde.
  • nEl Emeği Göz Nuru isimli sergi 26 Mayıs’a kadar Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 242 38 13)
  • Pelin Özer’in sergisi 26 Mayıs’a kadar İstanbul Yeminli Mali MüşavirlerOdası Sanat Platformu’nda.
  • Gülseren Südor’un “Özgürlük üzerine alegoriler” isimli sergi 26 Mayıs’a kadar Galatea Art Gallery’de.
  • Özlem Örs’ün “Yolda” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar Arkeopera SanatGalerisi’nde.
  • Ziya Tacir’in “Rum Yetimhanesi” isimli sergisi 27 Mayıs’a kadar MERKUR’de.
  • Gülcan Karadağ’ın sergisi 29 Mayıs’a kadar İstanbul Sanayi OdasıSanat Galerisi’nde. (0212 251 46 31)
  • Hakan Gürsoytrak’ın “‘Malûm’ Lokal Anestezi” isimli sergisi 30 Mayıs’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde.
  • Pertev Boyar’ın Aile Koleksiyonundan oluşan resim sergisi 31 Mayıs’a kadar Güneş Sigorta Sanat Galerisi’nde.
  • Emin Çizenel, Zekeriya Sarıbatur, Mehmet Ayanoğlu, Serkan Yüksel, Kemal Seyhan’ın “Özet” isimli sergisi 31 Mayıs’a kadar Kare Sanat Galerisi’nde.
  • Ahmet Yeşil’in “Görsel Dokunuşlar 3” isimli sergisi 31 Mayıs’a kadar Tolga Eti Sanatevi’nde.
  • Münire Özbey’in resim ve Şeniz Özbey’in fotoğraf sergisi 31 Mayıs’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde.
  • Sınırlar Yörüngeler 13 sergisi 31 Mayıs’a kadar Siemens Sanat’ta.
  • Okan Bayülgen’in “Kadınlar ve Kuaförler” isimli sergisi 31 Mayıs’a kadar Kanyon AVM’de.
  • Ziyad Sultanov ve öğrencilerinin sergisi 31 Mayıs’a kadar Hobi Sanat Merkezi’nde.
  • Bizden ve Onlardan 27 isimli sergi 1 Haziran’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde.
  • İpek Kurşuncu’nun “Sirk Kasabadan Ayrıldı” isimli sergisi 1 Haziran’a kadar ALAN İstanbul’da.
  • Benden Ne İstiyorsam Onu Yap isimli sergi 2 Haziran’a kadar Mixer’de.
  • Emir Uras’ın “Kutsal” isimli sergisi 2 Haziran’a kadar C.A.M. Galeri’de.
  • Filiz Öztürk’ün “Birleşebilen Zıtlıklar” isimli sergisi 2 Haziran’a kadar Galeri Selvin’de.
  • Tutku Bulutbeyaz’ın “Supermarket” isimli sergisi 3 Haziran’a kadar Galeri Artist’te.
  • Azim Looker’ın “Şamanik Seyirlerin Işıl Işıl Resimleri” isimli sergi 3 Haziran’a kadar Galeri Park Art İstanbul’da.
  • Abdulkerim Bozan’ın “Yaşam Çığlığı” sergisi 3 Haziran’a kadar Türker Art’ta.
  • Emir Uras’ın “Kutsal-Sacred” isimli sergisi 6 Haziran’a kadar C.A.M Galeri’de.
  • Mabeyn Gallery Özel Koleksiyon Sergisi 6 Haziran’a kadar Mabeyn Gallery’de.
  • Kemal Tufan’ın “instru-mental II” isimli sergisi 7 Haziran’a kadar Pg Art Gallery’de.
  • Çağlar Doğru’nun “MONO-Log” isimli sergisi 7 Haziran’a kadar Ziraat Bankası Tünel Sanat galerisi’nde.
  • Esat Tekand’ın “Otobiyografik Karalamalar 2” isimli sergisi 8 Haziran’a kadar 44A Galeri’de.
  • Nazif Topçuoğlu’nun sergisi 8 Haziran’a kadar Galeri Nev’de.
  • Tuğrul Selçuk’un “Hikâyesiz Heykeller” sergisi 9 Haziran’a kadar Arte İstanbul’da.
  • Ali Özhan Güneş’in “Cenneti Dikizlerken” isimli sergisi 12 Haziran’a kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde.
  • Emre Hüner’in “Aeolian” isimli sergisi 15 Haziran’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)
  • Erdal Ateş’in “Karşı Duvarlar” isimli sergisi 15 Haziran’a kadar Renart’ta.
  • Aslı Narin, Kerim Aytaç, Pari Dukovic, Civan Özkanoğlu, Gül Kozacıoğlu, Çağlar Kanzık, Selim Süme’nin “Edisyonlar” isimli sergisi 15 Haziran’a kadar Elipsis Gallery’de.
  • Elvin Karaaslan’ın “Kısmen/Part Of” isimli sergisi 15 Haziran’a kadar Galeri İlayda’da.
  • Nikita Alexeev’in “Avrasya Şarkıları” isimli sergisi 15 Haziran’a kadar KUAD’da. (0212 227 00 08)
  • Gözde Türkkan’ın “Dövüş-Kaç-Donakal” isimli sergisi 15 Haziran’a kadar Poligon – GALATA’da.
  • Shirin Neshat’ın sergisi 15 Haziran’a kadar Dirimart’ta.
  • Ansen’in “İttifak” isimli sergisi 15 Haziran’a kadar Galeri x-ist’te.
  • Fantastik Makineler isimli sergi 16 Haziran’a kadar İstanbul Modern’de.
  • Filiz Tokcan’ın sergisi 16 Haziran’a kadar G-Art Galeri’de.
  • Pemra Aksoy’un “Sepya Hikâyeler” isimli sergisi 16 Haziran’a kadar Piramid Sanat’ta.
  • Mehmet Pesen’in sergisi 21 Haziran’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde.
  • Nancy Atakan’ın “Ayna Ayna Söyle Bana” isimli sergisi 22 Haziran’a kadar PiArtworks’te. (0212 293 71 03)
  • Y.Bahadır Yıldız’ın sergisi 22 Haziran’a kadar Galeri Apel’de.
  • C.M. Kösemen, Deniz Üster ve Yuşa Yalçıntaş’ın “Başıbozuk” sergisi 22 Haziran’a kadar The Empire Gallery’de.
  • Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran’a kadar Adalar Müzesi’nde.
  • İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)
  • Selim Birsel, Mel Bochner, İlhan Koman, Frank Nitsche, Charles Sandison’ın “İşaret, Sembol, İmge” isimli sergisi 19 Temmuz’a kadar Egeran Galeri’de.
  • Manola Valdes’in sergisi 21 Temmuz’a kadar Pera Müzesi’nde.
  • Oryantalizmin 1001 Yüzü isimli sergi 11 Ağustos’a kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.
  • Mat Collishaw’un “Hayalet Görüntü” isimli sergisi 11 Ağustos’a kadar ARTER’de.
  • Volkan Aslan’ın “Hatırlamayı Unutma” isimli sergisi 11 Ağustos’a kadar ARTER’de.
  • Yerelde Modernler sergisi 11 Ağustos’a kadar SALT Galata’da.
  • Ege’den Karadeniz’e Ortaçağ Limanları isimli fotoğraf sergisi 6 Ekim’e kadar Rahmi Koç Müzesi’nde.
  • Yakın Menzil isimli karma fotoğraf sergisi 27 Ekim’e kadar İstanbul Modern’de.
  • Göç Bağlantıları Sergisi 22 Aralık 2014’e kadar Adalar Müzesi’nde.
  • Geçmiş ve Gelecek sergisi İstanbul Modern’de.


ANKARA

 

  • Deniz Onur Erman – seramik – 24 Mayıs’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0312 466 05 40)
  • Özgürlük Kanatlarında 2 – seramik – 24 Mayıs’a dek – ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda. (0312 210 41 51)
  • 41 Sanatçı 41 Tablo / Türkân Saylan anısına – resim – 24 Mayıs’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0312 468 21 05)
  • Erdal Ateş – resim – 25 Mayıs’a dek – Galeri Akdeniz’de. (0312 441 29 99)
  • Hale Karpuzcu – resim – 26 Mayıs’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0312 310 00 00)
  • Özgün Ökmen – resim – 28 Mayıs’a dek – Wine Point Galeri’de. (0312 225 32 16)
  • Yunus Zeyrek – fotoğraf – 29 Mayıs’a dek – Dışişleri Bakanlığı Suna Çokgür Ilıcak Sanat Galerisi’nde. (0312 292 23 11)
  • Engin İnan – resim – 30 Mayıs tarihleri arasında – Arete Sanat Galerisi’nde. (0312 440 08 81)
  • Safiye Tekin Çınğı – resim – 30 Mayıs’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0312 442 30 50)
  • Reşat Ceylan – resim – 30 Mayıs’a dek – Mandolin Sanat Merkezi’nde. (0312 439 93 53)
  • Atlas Sergileri III – baskı resim – 31 Mayıs’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0312 468 5 04)
  • Mustafa Delioğlu – resim – 31 Mayıs’a dek – Galeri Sanatyapım’da. (0312 222 19 06)
  • Ertuğrul Ateş – resim – 31 Mayıs’a dek – Ankara Next Level Art’ta. (0312 284 47 47)
  • Ilgaz Özgen Topçuoğlu – resim – 31 Mayıs’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0312 417 84 58)
  • Saim Erken – resim – 1 Haziran’a dek – Kav Sanat Galerisi’nde. (0312 491 22 32)
  • Gerçek Çıplaklar 2 – karma resim – 2 Haziran’a dek – Fırça Sanat Galerisi’nde. (0312 438 60 08)
  • Mustafa Ayaz – resim – 4 Haziran’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0312 285 89 98)
  • Bir Avuç Safyürek – resim – 4 Haziran’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0312 290 12 44)
  • Nevnesi 2013/Kafa Kâğıdı – resim – 5 Haziran tarihleri arasında – Galeri Nev’de. (0312 215 80 50)
  • Salondayız – resim – 5 Haziran’a dek – Galeri Soyut’ta. (0312 438 86 70)
  • İzlenimyorum/Tunus – resim – 5 Haziran’a dek – Galeri Soyut’ta. (0312 438 86 70)
  • Buluşma VII – resim – 5 Haziran’a dek – Galeri Soyut’ta. (0312 438 86 70)
  • Zati Erbaş – seramik, takı – 8 Haziran’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0312 441 26 34)
  • Dilara Şahin – resim – 9 Haziran’a dek – Galeri Polart’ta. (0312 468 28 31)
  • Nursun Sakal – resim – 10 Haziran’a dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0312 418 02 53)
  • Bahar Karması – resim – 10 Haziran’a dek – İsmail Altınok Sanat Merkezi’nde. (0312 475 44 99)
  • Mustafa Ata – resim – 14 Haziran’a dek – Güler Sanat’ta. (0312 236 21 22)
  • Duran Karaca – resim – 15 Haziran’a dek – Peker Sanat Evi’nde. (0312 439 30 03)


İZMİR

  • TURGUT PURA VAKFI YARIŞMASIİş Sanat İzmir Galerisi, 1 Haziran’a dek Zahit Büyükişliyen’in resimlerine ev sahipliği yapacak.
  • İzmir Resim Heykel Müzesi, yarından itibaren 31 Mayıs’a dek Turgut Pura Vakfı 32. Ödüllü Heykel Yarışması Sergisi’ne ev sahipliği yapacak.
  • Afrodisias Sanat Merkezi, 4 Haziran’a dek, Murat Ali Çelik’in heykel, Burak Erim’in resim sergilerini ağırlıyor.
  • Robert Baramov resim sergisi, 22 Haziran’a dek Art Shop Sanat Galerisi’nde izlenimde.
  • Hıdır Kızgın’ın “Ahşabın Dokusundaki Gizem” adlı fotoğraf sergisi, 14. Haziran’a dek Ege Üniversitesi 50. Yıl Sanat Köşkü’nde.


GAZİANTEP

  • 2. Uluslararası Ressamlar Buluşması yerli ve yabancı 23 ressamın katılımıyla Sanko Sanat Galerisi’nde başladı. Ahmad Canaan, Prof. Dr. Ahmet Abd Elkarem, Prof. Dr. Ahmet Özol, Prof. Dr. Alaybey Karaoğlu, Prof. Dr. Ali Candaş, Aslı Özen, Prof. Dr. Basri Erdem, Durmuş Ali Akça, Gülay Yüksel, Jonal Buenafe, Maestro Pippo Buscemi, Magdalena Maler, Nihat Kahraman, Prof. Dr. Nilgün Nilay Büyükişleyen, Doç. Dr. Numan Arslan, Prof. Dr. Nur Gökbulut, Prof. Dr. Ramiz Aydın, Reyhan Abacıoğlu, Sandra Sourez, Teymur Ağalıoğlu, Wit Boguslawski, Yusuf Toprak ve Prof. Dr. Zahit Büyükişleyen’in yağlıboya, suluboya ve karakalem çalışmalarının yer aldığı sergiyi sanatseverler 31 Mayıs’a dek izleyebilecek. (0342 336 60 66)

 

İSKENDERUN

  • İskenderun Uluslararası Heykel Sempozyumu , bugün 19.00’da Rauf Denktaş Spor Kompleksi’nde başlayacak. Türkiye’den E. Berika İpekbayrak, Nesrin Karacan, Serdar Kaynak, Ferit Özşen, Özgür Özberkan’ın, yurtdışından ise George Sorin Purcaru (Romanya), Nicolae Fleissig (Fransa), Amancio Gonzales Andres (İspanya), Ivane Malkhaz Tsiskadze (Güncistan) ve Norbert Jager’in (Almanya) katılacağı sempozyum boyunca yontu sanatçıları eski Doğum Evi karşısındaki alanda halka açık atölye çalışmaları da gerçekleştirecek. (0326 613 49 90)


Tiyatro

İSTANBUL

  • Ortaoyuncular’da “Masal Müfettişi” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.00 (0212 251 18 65)
  • Dostlar Tiyatrosu’nun “Yaşamaya Dair – Bursa Cezaevi’nden Mektuplar” perşembe, cuma, cumartesi, pazar 21.00’de Ali Paşa Hanı’nda. (0212 519 00 27)
  • Oyun Atölyesi’nde “Oda ve Adam” salı 20.30 “Testosteron” çarsamba, perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00’da. (0216 345 30 39)
  • Kumbaracı50’de “Müşterek Fail-i Müşterek” bugün, salı, çarsamba 20.30’da. “Karabahtli Kardeşlerin Bitmeyen Şen Gösterisi” perşembe 20.30’da. “Tık…Tıkıdı…Tıkıla” cuma 20.30’da. “Yokuş Aşağı Emanetler” cumartesi 15.00 ve 20.30, pazar 15.00’te. (0212 243 50 51)
  • Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda “Kaplumbağa” bugün ve perşembe 20.30, cuma 21.00’de Şişli Kültür Merkezi’nde. (0212 240 43 44)
  • nİkincikat’ta bugün “aut”, perşembe “Disosya”, cuma “Yalnızlar Kulübü”, pazar günü ise “Barselo” sahnelenecek. (0212 292 32 47 )


ANKARA

  • Bilkent Tiyatro Salonu’nda, Bilkent Üniversitesi Tiyatro Bölümü öğrencileri tarafından sahneye taşınan “Anlaşılmaz Konuşmalar” adlı oyun, 30 ve 31 Mayıs’ta, saat 20.00’de izlenebilecek. (0312 290 22 80)

 

 

ADANA

  • Seyhan Belediyesi Şehir Tiyatrosu , “9 Canlı” adlı oyunu sahnelemeyi sürdürüyor. Tayfun Türkeli’nin yazdığı, Tamer Gözüdeli’nin yönettiği oyun çarşamba günleri 20.00’de Seyhan Kültür Merkezi’nde tiyatroseverlerle buluşturuluyor. (0322 432 74 74)
  • Kaktüs Sanat Merkezi, “Meyveli Palyaço”yu sahnelemeyi sürdürüyor. Hakan Hançerli’nin yönettiği, “Meyveli Palyaço” adlı müzikli güldürülü çocuk oyunu, her cumartesi saat 14.00’te Kaktüs Sanat Merkezi’nde, hafta içinde ise okullar da yineleniyor. (0322 459 91 59)
  • Atölye Artnesrin ve Atölye Canavarları’nın, AÇS Sanat Galerisi’ndeki, “Resim ve Cam Füzyon Sergisi” 23 Mayıs’a dek izlenime açık tutulacak. (0322 453 44 45)


Müzik

İSTANBUL

  • İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şef Erol Erdinç yönetiminde cuma 20.00’de Lütfi Kırdar UKSS’de piyanist Ayşegül Sarıca ile konser verecek.
  • Pera Müzesi’nde pazar günü “III. Selim Ekolü” Türk Müziği Konseri, solist Adnan Çoban. (0 212 334 99 00)
  • Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde yarın Bulutsuzluk Özlemi, çarşamba günü Sezen Aksu – Tribute, perşembe Vera, cuma Nefes saat 22.30’da, pazar Erdem Akakçe Band 00.30’da (0212 244 25 58)
  •  Nardis Jazz Club’de bu akşam Yinon Muallem & Funky Dervish Yinon Muallem, yarın Aura, çarşamba Sanat Deliorman&Her Jazz Bros., perşembe Jef Giansily Trio, saat 21.30’da, cuma İpek Dinç Band, cumartesi Meltem Ege Band saat 22.30’da (0 212 244 63 27)
  • Babylon’da bugün ve yarın İbrahim Maalouf – Diagnostic Tour saat 22.30’da (0 212 292 73 68)
  • Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası Perşembe saat 20.00’de Lütfi Kırdar UKSS’de Sascha Goetzel yönetiminde konser verecek. Solist bariton Thomas Hampson (0212 373 11 00)
  • Borusan Müzikevi’nde bugün 21.30’da Mercan Dede ‘Dünya’ albüm lansman konseri (0 212 336 32 80)
  • İş Sanat’ta 24 Mayıs Cuma akşamı  “İstanbul Opera Orkestrası eşliğinde Buika Senfonik” konseri saat 20.00’de (0212 316 10 83)
  • Süreyya Operası’nda Elvin Hoxha Ganiyev keman, Cemil Yener Gökbudak piyano “Genç Vitrtüözler konseri bugün, 20.00’de (0216 346 15 31)
  • Notre Dame de Sion’da salı günü Aura Musicale Budapest, çarşamba günü Violaine Cochard (Klavsen), Stéphanie-Marie Degand (Keman) barok müzik konserleri saat 19.30’da (0 212 219 16 97)
  •  Yeniköy Avusturya Kültür Ofisi’nde salı günü Beste Tıknaz Modiri (Viyola), Laçin Modiri (Tenor), Melin Molla’dan (Piyano) oluşan Modiri Ensemble konseri saat 20.00’de (0212 363 84 15)
  • Akbank Sanat’ta Perşembe günü Martin Taylor gitar atölyesi saat 14.00’te, konseri 20.00’de, (212 252 35 00-01)
  • İstanbul12 Orkestrası’nın “Dünya Müzikleri”nden konseri çarşamba akşamı saat 20.00’da Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde ( 0216 531 30 00)

ANKARA

  • CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) şef Burak Tüzün’ün yöneteceği, Gökhan Aybulus’un (piyano) solist olarak katılacağı konser, 23 ve 24 Mayıs’ta saat 20.00’de. (0312 309 13 43)
  • Bilkent Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın şef Gilbert Varga yönetiminde vereceği, Pierre – Laurent Aimard’un (piyano) solist olarak katılacağı konser, 1 Haziran’da, saat 20.00’de. (0312 290 17 75)
  • Jolly Joker Ankara’da, Smokie konseri 24 Mayıs’ta saat 22.00’de, Yaşar konseri 25 Mayıs’ta saat 22.00’de, Işın Karaca konseri 31 Mayıs’ta saat 22.00’de. (0312 424 11 11)
  • If Performance Hall’de, Şirin Soysal’ın vereceği konser 22 Mayıs’ta saat 22.00’de, Zakkum’un vereceği konser 23 Mayıs’ta saat 00.00’da, Sütlü Kakao grubunun vereceği konser 24 Mayıs’ta saat 22.00’de. (0312 418 95 06)

Gösteri- söyleşi

İSTANBUL

  •  ToplessS’te cumartesi saat 21.30’da “Salsa Weekend İstanbul Vol I” gösterisi sahnelenecek. (0212 249 05 05)
  •  İstanbul Modern’de perşembe günü saat 17.00’de “Hayallerin Ötesinde” adlı film gösterimi izlenebilecek. (0212 334 73 00)
  • GRİ Sahne’de pazar günü saat 19.30’da Future Shorts Kısa Film Festivali gerçekleşiyor. (0212 232 34 12)

ANKARA

  • Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Cumhuriyet Kadınları Derneği’nce düzenlenen Prof. Dr. Işıl Bulut’un katılacağı “Aile İçi İletişim” başlıklı söyleşi 24 Mayıs’ta saat 18.30’da, gazetemiz yazarı Mustafa Ekmekçi’yi anma töreni 25 Mayıs’ta saat 14.00’te, Engin Aygün’ün katılacağı “Başkent Sualtı Günleri” başlıklı söyleşi 28 Mayıs’ta saat 20.00’de. (0312 442 30 50)


Opera- Bale

İSTANBUL

  •  Kadıköy Süreyya Operası’nda yarın ve perşembe günü saat 20.00’de “Hürrem Sultan” balesi, yarın ve perşembe günü saat 20.00’de “Afife” balesi sahnelenecek. (0216 346 1531)
  • Fulya Sanat’ta yarın saat 20.00’de “Ergime” başlıklı modern dans gösterisi sahnelenecek. (0212 215 6029)


MERSİN

  • Mersin Devlet Opera ve Balesi, gösterildiği tüm illerde kapalı gişe oynayan, Anadolu’nun farklı yörelerinden derlenmiş türkülerden oluşan, “Seslerle Anadolu” adlı müzikli oyunu bugünden başlayarak 12 Haziran’a dek Güneydoğu Anadolu illerinde sahneleyecek. Turnede ilk oyun bugün 20.00’de Adana’da Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi’nde sergilenecek. Türkü düzenleme ve müzik uyarlamasını Ali Aykaç’ın yaptığı, araştırma ve metni Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür Yardımcısı D. Şadi Erdoğan’a ait olan, “Seslerle Anadolu” müzikli oyunu sırasıyla; Osmaniye, Antakya, İskenderun, Gaziantep, Kilis, Ş. Urfa, Mardin, Batman, Diyarbakır, Elazığ, Malatya, Adıyaman, K. Maraş’ta sanatseverlerle buluşulacak.


ANKARA

  • Opera Sahnesi’nde, “Rigoletto/opera” bugün ve 22, 25 Mayıs’ta saat 20.00’de, “Arda Boyları/modern dans” 23 Mayıs’ta saat 20.00’de, “Wagner Konseri/konser” 24 Mayıs’ta saat 20.00’de. (0312 324 68 01)
  • Leyla Gencer Opera Sahnesi’nde, “Çocuk Balesi Yıl Sonu Temsili/bale” 26 ve 27 Mayıs’ta saat 20.00’de. (0312 324 68 01)


SAMSUN

  • Dünyaca ünlü opera sanatçısı Thomas Hampson ve  şef Lorenzo Castriota yönetimindeki Samsun Devlet Opera ve Balesi Orkestrası 25 Mayıs Cumartesi günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Büyük Salon’da konser verecek.

 

Kaynak: [-]

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat derneği ve Nar Sanat Eğitim Kursunun 2012-2013 yılı 1. Dönem Fotoğrafçılık Atölye öğrencilerinin açmış olduğu Fotoğraf sergisi bu gün Nar Sanat’da açılıyor.

Nar Sanat‘ın bu eğitim dönemindeki ilk Fotoğraf Atölye çalışmasına Eğitmen Damla YEDİSAN ile katılan öğrencilerin arasında sergiye katılmayı arzu eden öğrencilerin çalışmalarının yer aldığı sergi 04 Mayıs 2013 Cumartesi günü saat :13:00′ de Nar Sanat’da sergilenmeye başlayacak. Tüm fotoğraf meraklıları davetlidir.

Sergiye eserleri ile katılmak isteyen öğrencilerimiz : Berfin TARIM,  Ersin SARACİK,  İbrahim YILDIZ,  Seda GÜLDAŞ

afiş

 

Bakırköy Nar Sanat Galerisine Ulaşmak için harita üzerine tıklayınız.

harita

 

Sadece sanat haberleri yayınladığımızı biliyoruz. Fakat yazın iyice yüzünü gösterdiği şu sırlar biraz farklılık ve zaman zaman acı da olsa tebessüm iyi gider diye düşündük. Kafa dağıtma zamanı iyi okumalar.

afganistan

  • Çocuk ölümlerinin en fazla yaşandığı ülke Afganistan.
  • Dünya’da en fazla bira tüketimi Venezuella’da yaşanıyor. Kişi başına düşen yıllık bira tüketimi 83 litre.
  • Dünya’da en fazla sigara tüketimi yapan ülke Yunanistan. Kişi başına günlük sigara tüketimi 8 adet.
  • Yemeğe en fazla zaman ayıran ülke Türkiye. Kişi başına düşen günlük zaman 162 dakika.
  • Dünya’nın en fazla çay üreten ve tüketen ülkesi Çin. Yılda 1,166 bin ton üretim, 828 bin ton tüketim yapılıyor.
  • İş hayatında en fazla aktif olan ülke Cayman Adaları. Nüfusun 67.7’si çalışıyor.
  • Kanada’da her 100 insana ortalama 94 bilgisayar düşüyor.
  • Birleşik Arap Emirlikleri’nin her 100 vatandaşının ortalama 176 cep telefonu var.
  • En fazla gazete şatışı yapılan ülke İzlanda. Nüfusun %80’i gazete okuyor.
  • Eğitime en fazla para harcayan ülke Küba.
  • Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ülke ABD.
  • Dünyada en fazla altın üretimi yapan ülke Çin. Yılda 270 ton
  • En fazla trafik kazası Katar’da yaşanıyor. Buradaki kazalara 100,000 insan karışıyor. 9,989’u yaralanıyor ve bunların %33’ü ölümle sonuçlanıyor.
  • Dünyada en çok dil konuşulan ülke Papua Yeni Gine. 869 dil, ağız ve lehçe konuşulmaktadır.
  • Dünyanın en sıcak yeri Libya’da El-Aziziya’dır. Ortalama sıcaklık 58 C
  • Dünyanın en soğuk yeri Antarktika’da Vostok’tur. En düşük sıcaklık -89 C

İlginç tesadüfler

  • Amerika’da bulunan Hoover barajı projesinde 112 adam öldü. İlki 20 Aralık 1922’de J.G. Tierney idi. Sonuncu ise tam 13 yıl sonra yine 20 Aralık 1935’de Patrick Tierney idi ve J.G. Tierney’nin oğluydu.
  • 1930’lar da Detroit’te dikkatsiz genç bir anne Joseph Figlock isimli bir adama çok şey borçlu. Figlock sokakta yürürken yüksekçe bir pencereden düşen bebek tam onun kucağına geldi. Ne adam ne de bebek yaralandı. Fakat sadece bir yıl sonra, yine Figlock sadece sokaktan geçiyorken aynı bebek yine aynı şekilde kucağına düştü. Ve yine ikisi de zarar görmedi.
  • 2000’de çıkan Deus Ex projesinde sanatçı ikiz kuleleri New York siluetine koymadı. Bu ise oyunda ikiz kulelerin bir terörist saldırısında yıkıldığı şeklinde açıklanıyordu.
  • MGM kostümcüleri Oz Büyücüsü’nde ki Profesör Marvel için, pejmürde görünmesi amacıyla bir ikinci el dükkandan ceket aldı. Fakat bu ceketin aynı zamanda Oz’un yazarı L. Frank Baum’a ait olduğunu bilmiyorlardı.
  • Tamerlane 14. yüzyılda yaşayan Cengiz Han’ın soyundan ve zamanın çoğunu Asya’yı fethetmekle geçirmiş bir hükümdardı. Sovyet arkeologlar mezarını açtığında şu yazıyırdu :” Mezarımı açan benden daha kötü bir işgalciyi ortaya çıkaracaktır.” Tarih 20 Haziran 1941 idi.
  • Roma’nın efsane kurucusunun adı Romulus idi ve daha sonra Augustus adını aldı. Alman barbarlar tarafından Batı Roma İmparatorluğu’nun son imparatorunun adı ise yine Romulus Augustus idi.
  • 28 Temmuz 1900’da İtalya hükümdarı Kral Umberto Monza’da küçük bir restorana gitti. Restoran sahibinin adı da Umberto idi ve sipariş aldıktan sonra ikili ortak özelliklerini keşfettiler. İkisi de Turin kasabasında 14 Mart 1844’de doğdu. İkisi de aynı gün Margherita isimli birer kadınla evlendiler. Kral Umberto’nun kral olduğu gün restoran açıldı. Ertesi gün ise restoran sahibi öldürüldü, kral buna üzülürken aynı gün kalabalıktan bir suikastçı onu öldürdü.
  • 1974’de Bermuda’da motosiklet kullanan bir adam taksi çarpmasıyla öldü. Bir yıl sonra adamın kardeşi yine aynı motosiklet ile öldü. Ona da aynı taksi sürücüsü aynı yolcu ile birlikte çarptı.
  • 1976 tarihli Omen filmi pek çok tesadüf barındırıyordu. En ilginci ise şuydu: Film ekibi tarafından kiralanan bir özel jet son anda iptal edildi. Daha sonra bu jet bir yola çarptı ve iki arabanın kaza yapmasına yol açtı. Jetin çarptığı arabalardan birinde pilotun karısı ve çocuğu vardı ve kimse kurtulamadı.
  • Birinci Dünya Savaşında ölen ilk İngiliz askeri ile son İngiliz askerinin mezarı 6 metre arayla ve birbirine bakıyor. Ve bu yerleştirme bilinçli yapılmadı.
  • Viyana’da ki 79 milyon insanın ölümünden sorumlu olan 3 insan Hitler, Stalin ve Josef (Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph) sıklıkla aynı zamanlarda ve sıkça halde aynı parkta yürüdüler ve birbirlerini tanımıyorlardı.
  • 1895’de Ohio’da sadece iki araba vardı ve onlar da birbirine çarparak kaza yaptı.
  • ilginçlikler1914’de Alman bir anne çocuğunu fotoğraflamak için bir film aldı ve onu Starzburg’da ki bir fotoğrafçıya götürerek fotoğrafları almak istedi. Daha sonra savaş başladı ve fotoğrafları hiç alamadı. Daha sonra Frankfurt’a taşındı ve iki yıl sonra bu sefer yeni doğan çocuğunu fotoğraflamak için yine bir film aldı. Fotoğrafı almaya gittiğinde iki yıl önceki fotoğrafın yenisiyle üst üste bindiğini gördü. Filmler çoğunlukla tekrar kullanılırdı ve bu özel film hiç temizlenmeden 150 kilometre ötede aynı kadına satılmıştı.
  • Güney Afrikalı 49 yaşındaki astronom Danie du Toit, ölümün her an gelebileceğini öğütleyen bir ders verdi. Dersi bitirirken ağzına bir şeker attı, oturdu, ve bu şekerle boğulup öldü.
  • A III18Arçdükü Franz Ferdinand’ın öldürüldüğü arabanın plakası “A III18” idi. Bu olaydan sonuçlanan savaş bir Ateşkes ile 11-11-18’de sona erdi.
  • 200 yıl arayla yaşamış şarkı yazarı ve gitarit Hendrix ve besteci Handel Brook caddesinde yanyana iki evde oturdu.
  • Bir ofise şikayet mektubu yazmak için gelen iki kadın bilgisayar hatası sonucu aynı sosyal güvenlik numarasına sahipti. Aynı Patricia Ann Campbell ismine sahiplerdi, ikisinin de doğum günü 13 Mart 1941 idi, ikisinin de babası Robert Campbell idi, ikisi de 1959’da iki askerle evlenmişti hendrixve ikisinin de 21 ve 19 yaşlarında iki çocuğu vardı.
  • Thomas Jefferson’ın son sözleri: Bugün ayın 4’ü mü? ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Bir kaç saat önce Jefferson’ın öldüğünü bilmeyen John Adams’ın son sözleri: Jefferson yaşıyor. ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Son anlarında arkadaşı James Madison ile ilgili konuşan James Monroe’nun son sözleri: Keşke ölmeden son kez onu görebilseydim. (Ölüm 4 Temmuz 1831)
  • Bu geleneği devam ettirmek için Madison’a ilaç verildi ve 4 Temmuz’a kadar yaşatılmaya çalışıldı. son sözleri: Lanet olsun! (Ölüm: 28 Haziran 1836)
  • 1920’lerde Amerikan roman yazarı Anne Parish çocukluk favorilerinden Jack Frost ve Diğer Öyküler kitabını Paris’te bir kitabevinde buldu. Kitabı kocasına gösterip ne kadar sevdiğini anlattı. Kitabı açtıklarında şu yazıyı gördüler: Anne Parish, 209 N. Weber sokağı, Colorado Springs” Kendi kitabıydı.
  • Beatrice’de ki batı yakası baptist kilisesi korosu için her çarşamba saat 7.20’de bir prova yapardı. 1 Mart 1950’de bir çarşamba günü 7.27’de gaz sızıntısından bir patlama yaşandı. Mucizevi bir şekilde kimse zarar görmedi çünkü koronun 15 üyesinin tamamı ilk defa provaya geç kalmıştı.
  • 2006’da balıkçı Mark Anderson “Copious” isimli botuyla balığa çıkmışken tam 92 yıllık bir şişede mesaj buldu ki bu en eski mesaj olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. Arkadaşı Andrew Leaper’a bu konuda devamlı övünerek onu gıcık etti. 2012’de Aynı botla bu sefer Leaper balığa çıktığında bu sefer 96 yıllık bir mesajı o buldu ve arkadaşını kitaptaki yerinden etti.
  • 70 yaşında bir adam Helsinki’nin 600 kilometre kuzeyinde bir yoldan geçerken bir kamyonet ona çarptı ve adam öldü. 2 Saat önce yine 70 yaşında bir adam 1.5 kilometre ötede yine karşıdan karşıya geçerken kamyonet çarpmasıyla öldü. İkisi kardeşti, hatta ikiz kardeşti.
  • 1973 Yılında Anthony Hopkins, kitabıyla aynı ismi taşıyan George Feifer imzalı Petrovkalı Kız filminde başrolü kaptı. Önce kitabı okumak isteyen Hopkins, Londra’da ki hiç bir psycho-filmikitapçıda kitabı bulamadı. Eve giderken bir bankta unutulmuş bir kitap buldu ve bu kitap Petrovkalı Kız idi. 2 Yıl sonra filmi çekerken George Feifer Hopkins’e kendi kitabından onda olmadığını çünkü kitabı verdiği bir arkadaşının onu Londra’da kaybettiğini söyledi. Kitabın içinde Feifer’ın tüm notları bulunuyordu. Hopkins kitabı çıkarıp ” Bu mu?” diye sordu, aynı kitaptı.
  • 29 Eylül 1888’de saat 8.30’da Catherine Eddows tutuklandı. 12.55’de ayılıp serbest bırakılırken polislere isminin Marry Kelly olduğunu söyledi ki bu yanlış ve uydurmaydı. 30 Eylül’de sabah karın deşen tarafından öldürüldü. Bu karın deşenin son cinayeti olan Marry Kelly’den bir önceki cinayetti.
  • 1660’da bir gemi Dover geçidinde battı. Tek kurtulan Hugh Williams idi. 1767’de aynı yerde ikinci bir gemi battı ve yine tek kurtulan adamın ismi Hugh Williams idi. 1820’de Tahmes’de bir gemi karaya oturdu ve yine tek kurtulan Hugh Williams idi. 1940’da bir gemi Alman mayını tarafından patlatıldı. İki adam kurtuldu, amca yeğenlerdi ve ikisinin de ismi Hugh Williams idi.
  • Hitler ve Napolyon 129 yıl arayla doğdular. Yine 129 yıl arayla hükümdar oldular. 129 yıl arayla Rusya’ya savaş açtılar ve 129 yıl arayla yenildiler.
  • Violet Jessop RMS Olympic, RMS Titanic ve HMHS Brittanic gemileri battığında bu gemilerde bulunuyordu.
  • Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde İngilizler RMS Carmania isimli bir savaş gemisini geçici bir savaş teknesine dönüştürdü. Dikkatlerden uzak kalmasını umarak SMS Cap Trafalgar isimli bir Alman gemisi olarak gizlediler. Plan işe yaradı ve 14 Eylül 1914’de bir Alman gemisini Brezilya kıyısında batırdı. Tamamen tesadüf olarak batırdığı gemi gerçek SMS Cap Trafalgar gemisi idi. Hatta bu gemi de Almanlar tarafından RMS Carmania ismiyle gizlenmişti.

Antik Roma hakkında bilinen ilginç şeyler

  • roma hakkındaAntik Roma’da gladyatör kanı doğurganlığı arttırmak ve bazı hastalıkların tedavisi için içilmesi tavsiye ediliyordu.
  • Mor giysiler statü belirtiyordu ve sadece imparator veya senato üyeleri giyebilirdi. Mor boya denizden bazı midyelerden elde ediliyordu. Asiller dışında mor giymek vatana ihanet sayılıyordu.
  • Penis heykelciklerinin uğur getirdiğine inanılıyordu. Ya boyunda ya da kapı girişlerine asılırlardı ve kötü ruhları uzak tuttuğuna inanılırdı.
  • Sol elini kullanan insanların şanssız doğduğu düşünülürdü.
  • roma ve kadınİmparator Caligula zaman zaman halk içine kadın kıyafetleri içinde çıkardı.
  • Milattan önce birinci yüzyılda şair Gaius Valerius Catullu, kendini eleştiren iki Romalı Furius ve Aurelius’a gönderme yapan bir şiir yazdı. Sözleri o kadar ağırdı ki şiir hiç latinceden çevrilmedi.
  • Romalılar ilk Hristiyanların ekmeği beden şarabı kan olarak gaius-valeriusgörmesinden dolayı onları yamyam zannediyordu.
  • İçerdiği amonyaktan dolayı çamaşır temizliğinde sidik kullanılırdı. Tüm şehirden sidik toplanırdı.

Sinemadan birkaç bilinmeyen

  • Norma Jeane Mortenson yani Marilyn Monroe gerçekte sarışın değildi.
  • 1960’da ki Psycho filmi bir tuvalet sifonunu gösteren ilk filmdi ve bu uygunsuzluk açısından tartışmalara yol açtı.

Bizimle ilgili ilkler ve enlerden bazıları

  • ilk hırıstiyanlarİlk defa verâset sistemini uygulayan Hunlardır
  • İstanbul’u ilk kuşatan Türk devleti Avarlardır (619-626).
  • Dünya’da ilk defa Yivli-Setli toplar II. Beyazıt zamanında yapılmıştır.
  • Osmanlılarda ilk bütçeyi Tarhuncu Ahmet Paşa yapmıştır.
  • İlk Mühendis okulu 1731 yılında Kara Mühendishanesi adıyla I. Mahmut tarafından kurulmuştur.
  • Osmanlı Devletinin I.Dünya savaşı içinde paylaşıldığı ilk antlaşma Sykes Picottur.
  • I.Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin elinden çıkan ilk yer Kıbrıs’tır.
  •  Osmanlı Devletinde bağımsızlığını kazanan son balkan devleti Arnavutluktur.
  • İşgallere silahla karşı koyma kararı ilk defa İzmir Müdafaa Hukuk Kongresinde verilmiştir.
  • İzmit’in Yunanlılara verilmesi ilk defa Paris Barış Konferansında kararlaştırılmıştır.(1919)
  • İtilaf devletlerinin Mondros’tan sonra kontrol altına aldıkları ilk yer boğazlar ve Marmara bölgesidir.
  • donarak ölen türkKuvay-ı Milliye hareketi ilk defa Yunan işgaline karşı kurulmuştur.
  • İşgale karşı kurulan ilk cemiyet Trakya Paşaeli Cemiyetidir.
  • Amerikan Northwest Havayolları’na ait bir DC-10’un iniş takımı yuvasına gizlenerek Amsterdam’dan New Jersey’e kadar uçan Türk, donarak öldü.
  • Mideye kaçan sineği öldürmek için ağza sheltox sıkmak suretiyle ölüm (İstanbul/Sultanbeyli)
  • Bir arabaya 11 kişi binip viyadüğe uçmak (Molla Gürani Viyadüğü/İstanbul)
  • Aynı iş yerinde biri gündüz bir gece vardiyasinda olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan biri mobylette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılasmaları ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce ölmeleri. (Konya,Meram Mahallesi)
  • Nüfus sayımı nedeniyle kendisinden başka kimsenin bulunmadığı yolda (üstelik de otoban) sayım görevlisinin bariyerlere çarparak ölümü. (TEM Otoyolu-Gebze)
  • Arkadaşlarıyla iddiaya tutuşup kafasıyla mermer bloku kırmaya çalışan medyatik karatecinin mermer yerine kafasını kırarak beyin travması sonucu ölmesi (İstanbul-Esenler).
  • Bir işçinin 600 tonluk pres makinesinin arasında emeklemek suretiyle 2450 derecelik fırında sigarasını yakmaya çalısması. (Karabük Demir Çelik Fabrikaları)
  • Alkollü durumda TEM otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişinin; süper fm´de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve otoyolda göbek atmaya başlaması üzerine 5 kişiden 3´ünün ayrı ayrı araçların çarpması sonucu ölümü (Adapazarı/Hendek).
  • Yolda mutlu mesut yürürken kafaya balkon düşmesi (Gene Dudullu´da).
  • Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı ayağını silkeleyerek çıkarmaya çalışan kişinin, elektrik çarptığını sanan yardımsever biri tarafından kafasına kürek, kalas vb. vurularak ölmesi. (Rize/Ardeşen Kasabasi/Tunca Köyü´nde).
  • Yatağındaki tahtakurusu veya bilimum haşeratı öldürmek için yatağı ilaçladıktan biraz sonra uykuya dalarak vefat etmek (Bodrum/Yalıkavak Köyü).
  • Balkona 50 kişi çıkılması sonucu balkonun çökmesiyle oluşan toplu ölüm. (Dudullu´da bir Köy nişan töreninde)
  • Tıraş olurken berberin rahatlatır diye boynu aniden sağa sola çevirme hareketi sonucu küt diye boynu kırılan müşterinin koltukta rahmetli oluşu. (Erzurum)

 

Diğer ilginçlikler

  • Kamboçya’da 72 harften oluşan bir alfabe kullanılmaktadır.Bu harflerin çoğu gereksizdir
  • Bougainvilla adasının yerlileri 11 harfli bir alfabe kullanırlar.(Adanın adı bile 12 harfli) Dünyanın en uzun isim ve soyadına sahip Bay Adolph Blaine Charles David Earl Friedrick Gerald Hubert Irvin John Kenneth Lloyd Martin Nero Oliver Paul Quincy Randolph Sherman Thomas Uncas Victor William Xerxes Yancy Zeus’un 590 harfli soyadının ilk 35 harfi Wolfeschlegelsteinhausenbergerdorff’tur.

 

Not: Onedio ve diğer kaynaklardan derlenmiştir.

Sabancı Müzesi’nde açılan ‘Oryantalizmin 1001 Yüzü’, resimden mimariye, dekorasyondan modaya oryantalizmi her yönüyle ele alan hayli etkileyici bir sergi.

sabancı müzesiSakıp Sabancı Müzesi, yeni sergisi ‘Oryantalizmin 1001 Yüzü’yle bugüne dek olmadığı kadar geniş bir çerçeveden oryantalizmi masaya yatırıyor. Nazan Ölçer’in basın toplantısında söylediği gibi pek çok alanı kapsayan çetin ceviz bir sergi. Bir yandan adıyla sanattan mimariye birçok alan üstünde etkileyici olan ‘1001 Gece Masalları’na gönderme yaparken bir yandan da oryantalizmin içindeki çelişkileri gözler önüne seriyor.

Orient, Latincede yükselen anlamına gelen ve güneşin doğduğu yönü işaret eden ‘oriens’ kelimesinden dönüşmüş bir sözcük. Ortaçağ boyunca yalnızca Ortadoğu’yu ‘Orient’ olarak adlandıran Avrupa, ticari, siyasi, sömürge ilişkileri ve seyahatlerin artmasıyla daha doğudaki, Hindistan, Çin, Japonya’ya kadar uzanan bir bölgeyi de bu isme dahil eder. ‘Orient’, kendisini merkez olarak gören Osmanlı için Avrupalıların bakış açısını yansıtır. ‘Şarkiyat’ sözcüğü ise Batı’da bir bilim dalı olan ‘Oriental Studies’in 20. yüzyılda Türkçeye çevrilmesiyle kullanılmaya başlanır.

‘Oryantalizmin 1001 Yüzü’ sergisi, oryantalizmin geçmişi çok daha eskilere dayansa da Batı’nın Doğu’yla ilişkilerinin başladığı 19. yüzyıla odaklanıyor. Sergi, Napoléon Bonaparte’ın 1798’de kalabalık bir ‘akademik’ heyetle gerçekleştirdiği Mısır Seferi sonrasında Batı’nın bilinçli bir uzmanlaşmayla askeri alanda olduğu kadar şarkiyat konusunda da üstünlük elde ettiği dönemle başlıyor.

Mısır Seferi sonrası gelen bilgiler büyük ilgi topluyor. Üniversitelerde Doğu’yu araştıran bölümleri kuruluyor, Arapça, Farsça, Osmanlıca okutuluyor. Bu yüzden de sergide akademik ve bilimsel bir harekete dönüşen Mısır Seferi’nin ardından gelişen bilimsel oryantalizm alanında, geç Osmanlı bağlamı içindeki bazı yapıtlar da dahil olmak üzere, yer alan örnekler dönemi kavramak için çok önemli.

oryantalizmEdward Said’in oryantalizmi
Oryantalizme çok yönlü bir bakış açısıyla yaklaşan ‘Oryantalizmin 1001 Yüzü’ sergisi, Batı ile Doğu arasındaki etkileşimleri ve Edward Said’in 1978’de yayımladığı ‘Oryantalizm’ kitabı ile başlayan yoğun tartışmaları da dikkate alıyor. Akademik bir kadro ile konularının önde gelen uzmanlarının oluşturduğu bilimsel danışma komitesinin desteğiyle hazırlanan sergi ‘oryantalizm’ kavramını, sadece Batılı merkez tarafından kontrol edilen tek taraflı bir söylem olmaktan çıkarıp, farklı alanlara yansımaları ile geniş bir yelpazede sunuyor. Serginin danışma kurulunda Ahmet Ersoy, Edhem Eldem, Zeynep Çelik, Baha Tanman, Zeynep İnankur, Semra Germaner, Turgut Saner, Emine Naskali, Filiz Ali, Bahattin Öztuncay, Engin Özendes, Gökhan Akçura, Zeynep Kızıltan gibi birbirinden değerli bilim insanları var. Serginin ana sponsorluğunu da Çiftçi Towers üstlenmiş, sergi alanının çok özel tasarımı ise Metin Deniz’e ait.

Sergide 19. yüzyıl başında gerçekleşen arkeolojik kazılar, değerli kitaplar, Avrupa’daki oryantalist mimarinin Osmanlı’daki uygulamaları, oryantalist tarzda iç mekân tasarımları, sahne dekoru, kıyafetler, stüdyo fotoğrafları ve 19. yüzyılda başlayan Doğu’ya seyahatin değişik aşamaları, obje ve örnekleriyle sunuluyor. Tabii ki oryantalizmle her zaman eş anlamlı kullanılan oryantalist heykel ve tablolar da unutulmamış. Doğu’nun kalıplaşmış imajının oluşmasına katkıda bulunan edebi oryantalizm alanında ilk tercümesi Fransızcaya Galland tarafından çevrilmiş, 19. ve 20. yüzyıldan ‘1001 Gece Masalları’nın farklı dillerdeki resimli nüshaları da sergilenen belgeler arasında.

Sergi bize çok net bir biçimde Batı’nın imgeleriyle yaratılan Doğu imgesini Doğu’nun nasıl yeniden üreterek sahiplendiğini ve zaman içinde var olan önyargılarda nasıl bir payı da olduğunu gözler önüne seriyor.

1800’lerin ikinci yarısında Doğu yaşantısı, oryantalist ressamların tablolarından esinlenerek yaratılan Almanya’nın Dresden kentindeki Yenice Tütün Fabrikası, Avusturya’daki Böcek Fabrikası gibi Osmanlı, Arap, İran hatta Hindistan mimarisi karışımı hayali mimari örnekleri binalar daha sonra bize yeni bir tarz olarak Batı’dan gelerek Osmanlı başkentini etkisi altına alıyor. Çırağan Sarayı, Topçu Kışlası, İstanbul Üniversitesi’nin giriş kapısı, Sirkeci Garı gibi eklektik unsurlar taşıyan bu yapılar böyle bir ikinci oryantalizm ürünü.

Oryantalizm bitti mi, bugün ne durumda? Sergi süresince bu soruya konferanslar dizisiyle cevap aranacak. Oryantalizmi daha iyi anlamak istiyorsanız konularının uzmanlarının vereceği bu konferansları kaçırmayın derim.

Oryantalizm ve Mimari

Oryantalist mimarlıkta Osmanlı ve Türk motiflerinin de belirli bir payı vardı. Çadır, hamam ve cami gibi yapılar Batı’nın hafızasında Türk mekânlarıyla özdeşti. Ancak, adında ‘Türk’ sözcüğü geçen birçok yapı Elhamra’nın dantelsi dekorasyonu ve Hint-İslam mimarlığının gösterişli kubbeleri, minareleri ve kuleleriyle tasarlanıyordu. 19. yüzyıldan Oryantalist özellikler sergileyen Avrupalı ve Osmanlı mimari eserler, ‘Oryantalizm ve Mimari’ adı altındaki bölümde inceleniyor.

Atölyede oryantalizm

Bu bölüm, Batılı sanatçılar tarafından üretilmiş oryantalist tablo ve fotoğraflardan oluşuyor. Avrupalı oryantalist ressamlar genel olarak savaş ve av konularını, harem ve hamam sahnelerini, gündelik hayattan alıntıları, etnik kıyafet ve tipleri, portreleri, çöl, vaha ve bedevilerin hayatlarını tablolarına konu ediniyor. Doğu’yu temsil eden fonlar önüne yerleştirilmiş divan gibi detaylarla yapay ve hayali bir Doğu yaratmanın amaçlandığı, gerçek Osmanlı yaşamı yerine, Batılının kafasındaki Osmanlı imajının nasıl yansıtıldığı tüm açıklığıyla görülüyor.

Modada oryantalizm

Doğu’nun lüks malları arasında ipekli kumaşlar, değerli taşlar ve mücevherat öteden beri revaçtadır. 17. yüzyılda, Türk kıyafetleri moda haline gelir, Versailles Sarayı’nda Türk kaftanlarına özenilerek tasarlanmış ceketler giyilmeye başlanır. Ancak Napoléon’un Mısır Seferi bu modayı farklı bir boyuta taşır. ‘Modada Oryantalizm’ bölümünde 19. yüzyıl ve 20. yüzyılın ilk çeyreğinde Léon Bakst, Erté ve Paul Poiret gibi dönemin ünlü moda ve sahne tasarımcıları tarafından tasarlanan oryantalist kıyafetler sergileniyor.

Oryantalizmi küçümsemiyoruz

Nazan Hanım, gerçekten de yaşadığımız dönemin tartışmalarına cevap verecek bir sergi hazırladınız, çıkış noktanız ne oldu?
Nazan Ölçer: Uzun süredir yanlış bir algılamayı düzeltmek ihtiyacındaydım. Oryantalizmin tanımının içinde hep bir yargılama, küçümseme vardı. Tanımları yerli yerine koyamama tartışamama gibi bir sorunumuz var. Biz bu sergide sadece Batı’nın Edward Said’in söylediği ‘küçümseyici bakış açısını’ yansıtmıyoruz. Çünkü bazen Doğu da kendini Batı’nın gözüyle görmüş. Batı, Doğu zannederek imgelerle bir sürü şey üretmiş. Doğu da Batılıların imgeleriyle yaratılmış bu Doğu’ya sahiplenmiş hatta yeniden üretmiş. Hiçbir şey siyah-beyaz zıtlığında değil. Napolyon’un Mısır Seferi olumsuzlukları kadar bilim sanat alanında olumlu kapılara da yol açtı. Biz ve öteki diye bir bakış açısı var ve bunu her yönüyle tartışılmasının önemli olduğunu düşündüğüm için bu sergiyi yaptık.

Kaynak : [-]  Yazar : Müge  AKGÜN

 

 

Tarih: 1 Mayıs – 20 Mayıs 2013
Açılış: 1 Mayıs 2013 Saat: 18.00
Yer: NHKM (Nazım Hikmet Kültür Merkezi) Kadıköy-İstanbul

redfotoğraf olarak ilkini 2008 yılında gerçekleştirdiğimiz 1 Mayıs fotoğraf sergilerinin devamı olarak 1 Mayıs 2013 yılında “dünden, bugüne” dokümanter bir 1 Mayıs sergisi gerçekleştiriyoruz.

1909 Selanikten, 1976 Taksim’e – 1977 Taksim’inden, 1980 yılına ve Darbeli yılların kesintisini yırtan Emek Sinedunden-buguneması salon kutlamalarına, Yeniden alanlara çıktığımız 1988’li yıllardan, 2013 yıllarına bir görsel hafıza tazeleme sergisidir “dünden, bugüne” 1 Mayıs sergisi.

Bu sergi, aynı zamanda bir ön sergidir.
“Haziran ayında TYS. (Türkiye Yazarlar Sendikası) ile birlikte 2013 yılının  1 Mayıs İşçi Bayramı’nda “Sendikalı ol” teması ile işçi sınıfının “birlik, mücadele ve dayanışma” gününün anlamına uygun bir etkinlik de gerçekleştireceğiz.
Sendikalı olma bilincini görünür kılmak. İşçi sınıfının mücadele ve dayanışma örgütleri olan sendikaların kapsayıcılığını göstermeye yönelik fotoğrafların çekilmesini ve paylaşılmasını sağlamak. Bu bağlamda; Hak mücadeleleri, Grevler, Direnişler ve Eylemlerle dolu fotoğrafların yazarlarca yorumlanarak sergilenmesi gerçekleştirilecektir.”

“Çalışmak rüzgârdır yelkenlerde,
Çalışmak süt, ekmek ve dokuma…”
Bertolt Brecht’in

Bu yıl tarih dalında Pulitzer ödülünü,Fredrik Logevall’in”Embers of War: The Fall of an Empire and the Making of America’s Vietnam”ı, drama dalında ise Ayad Akhtar’ın”Disgrace” isimli oyunu aldı.

2013-pulitzer-khalil-hamra-Biyografi dalında Pulitzer ödülüne Tom Reiss‘in “The Black Count: Glory, Revolution, Betrayal and the Real Count of Monte Cristo”su layık görülürken, şiir ödülünü Sharon Olds‘un “Stag’s Leap”i kazandı.

Kurgusal olmayan düz yazı türünde Pulitzer ödülü Gilbert King‘in“Devil in the Grove: Thurgood Marshall, the Groveland Boys, and the Dawn of a New America”sına, müzik ödülü, Caroline Shaw‘ın “Partita for 8 Voices”sına verildi. Geçen yıl verilmeyen roman dalında Pulitzer ödülüne bu yıl Adam Johnson‘ın “The Orphan Master’s Son”u layık görüldü.

Fotoğraf dalında Pulitzer ödülü ise AFP’den Javier Manzano ve AP’den de Rodrigo Abd, Manu Brabo, Narciso Contreras, Khalil Hamra ve Muhammed Muheisen‘e verildi. Gazetecilik kategorisinde 5 ayrı dalda Pulitzer ödülü kazananlar ise şöyle:

Kamu hizmeti: Sun Sentinel, Fort Lauderdale (FL)

Sıcak gelişme haberciliği: The Denver Post çalışanları

Araştırmacı gazetecilik: The New York Times’dan David Barstow ve Alejandra Xanic von Bertrab

Aydınlatıcı gazetecilik: The New York Times çalışanları

Yerel gazetecilik: Minneapolis Star Tribune’den Brad Schrade, Jeremy Olson ve Glenn Howatt

22 kategoride verilen Pulitzer ödülü, 1917 yılında Joseph Pulitzer adlı Macar asıllı ABD’li bir gazeteci tarafından kuruldu.

 

Pulitzer Kimdir :

Joseph Pulitzer ya da József Pulitzer (10 Nisan 1847, Makó, Macaristan – 29 Ekim 1911, Charleston, Güney Karolina, ABD), Macar asıllı ABD’li gazeteci.

Amerikan İç Savaşı sırasında asker olmak için gittiği Amerika’da savaştan sonra Almanca çıkan gazetelerde çalışmaya başlamıştır. Önemli çalışmalarıyla kısa sürede başarıyı yakalamış ve 1882 de New York World gazetesini satın almıştır. İnsanların ilgisini çekecek öyküler, sansasyonlar ve skandal haberlerine verdiği önemle gazeteciliğin yönünü değiştirmiş modern gazeteciliğin öncüsü olarak kabul edilmiştir. Gazetesinin günlük tirajını 15.000’den 300.000’e çıkarmıştır. Bir süre ABD Temsilciler Meclisinde de görev yapmıştır.

Columbia Üniversitesi‘ne bıraktığı parayla her yıl onun adına Pulitzer ödülü verilmektedir.

Kaynak :[-]