Şunun için etiket arşivi: Flüt

tarihte-bugun-ne-oldu413 Haziran, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 164. (artık yıllarda 165.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 201 gün vardır.

Olaylar

  • 1381 – Wat Tyler öncülüğündeki köylü isyancılar Londra’yı basarak hükümet binalarını ateşe verdi, hapishaneleri boşalttı ve zenginlerle yargıçların kafalarını uçurdu.
  • 1550 – Mimar Sinan’ın eseri Süleymaniye Camii’nin temeli atıldı.
  • 1859 – Erzurum’daki şiddetli depremde, kentin yarısından fazlası hasar gördü ve 3 bin kişi öldü.
  • 1872 – Namık Kemal, İbret Gazetesi’ni yayımladı. Bu fikir gazetesi, 27 gün sonra kapatıldı.
  • 1878 – Berlin Kongresi toplandı.
  • 1891 – İstanbul Arkeoloji Müzesi ziyarete açıldı.
  • 1921 – Mustafa Kemal, Ankara’ya gelen Fransa Temsilcisi Franklin Bouillion ile görüştü.
  • 1928 – Türkiye Cumhuriyeti ile Düyunu Umumiye (Osmanlı borçları) alacaklıları arasında sözleşme imzalandı.
  • 1934 – Adolf Hitler ve Mussolini İtalya’nın Venedik kentinde bir araya geldiler. Daha sonra bu buluşmadaki izlenimlerini anlatırken Mussolini, Hitler’den “aptal küçük maymun” diye bahsedecektir.
  • 1946 – Üniversitelere özerklik veren 4936 sayılı kanun kabul edildi.
  • 1951 – Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Dean Acheson, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) Avrupalı üyelerinden Türkiye’nin Pakta kabul edilmesini istedi.
  • 1952 – Fikir İşçileri Kanunu kabul edildi.
  • 1957 – Siyahi lider Martin Luther King ile ABD Başkan Yardımcısı Nixon görüştüler.
  • 1961 – Federal Almanya’ya işçi gönderilmesinin esaslarını düzenleyen protokol imzalandı. İlk işçi kafilesi, 24 Haziran’da trenle yola çıktı.
  • 1963 – 1459 Harp Okulu öğrencisinin yargılanmasına başlandı.
  • 1966 – Ankara’da ilk kapalı devre televizyon yayını için hazırlıklara başlandı.
  • 1968 – Üniversitelerde başlayan boykot ve işgal eylemleri hızla yayılmaya başladı. İstanbul’dan sonra Ankara’da da 10 fakültede öğrenciler dersleri boykot ettiler. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi işgal edildi.
  • 1969 – Irak hava kuvvetlerine ait iki jet uçağı yanlışlıkla Hakkari’yi bombaladı.
  • 1971 – Kültür Bakanlığı kuruldu. Bakanlığa Talat Halman atandı.
  • 1972 – Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Banu Ergüder, içinde ceset bulunan bavulla yakalandı. Ergüder’in tecavüze karşı öldürdüğü ifadesine karşın, cinayeti örgütsel anlaşmazlık nedeniyle aynı üniversite öğrencilerinden Zeynel Altındağ’ın işlediği ortaya çıktı. Sıkıyönetimce aranan Adil Ovalıoğlu’nun öldürülmesine adı karışan Garbis Altınoğlu da yakalandı.
  • 1972 – THKP-C davasında hüküm giyen Necmi Demir, Kamil Dede ve Ziya Yılmaz’ın idam kararları Yargıtay’da bozuldu.
  • 1973 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kanunu kabul edildi.
  • 1977 – Başbakan Süleyman Demirel istifa etti. Hükümeti kurma görevi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit’e verildi.
  • 1983 – Pioneer 10 uzay sondası, güneş sistemi dışına çıkan ilk insan yapımı nesne oldu.
  • 1991 – Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında pasaport uygulaması kaldırıldı.
  • 1993 – Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanı seçilmesiyle boşalan DYP genel başkanlığına Tansu Çiller seçildi.
  • 1993 – Kim Campell, Kanada’nın ilk kadın başbakanı seçildi.
  • 1996 – Küba Devlet Başkanı Fidel Castro, Habitat II. Kent Zirvesi’ne katılmak üzere İstanbul’a geldi.
  • 2000 – Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminden İtalya’da cezaevinde yatan Mehmet Ali Ağca, Türkiye’ye iade edildi.
  • 2002 – Afganistan’da geleneksel Meclis “Loya Jirga” toplanarak, geçici hükümet başkanı olarak Hamid Karzai’yi seçti.
  • 2006 – MacGyver adlı Amerikan dizisinin 6. sezon DVD’si çıktı.
  • 2009 – İran Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları açıklandı. Seçimi Mahmud Ahmedinejad kazandı. Sonuçlar açıklanır açıklanmaz ülkede protesto gösterileri başladı. Kısa süre sonra isyana dönüştü.
  • 2013 – Sibel Siber, KKTC’nin ilk kadın başbakanı oldu.

Doğumlar

  • 1831 – James Clerk Maxwell, elektromanyetik teorinin kurucusu (ö. 1879)
  • 1865 – William Butler Yeats, İrlandalı şair, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1939)
  • 1928 – John Forbes Nash, Nobel Ekonomi ödülü sahibi Amerikalı matematikçi (ö. 2015)
  • 1931 – Irvin D. Yalom, Rus asıllı Amerikalı psikiyatrist, varoluşçu, psikoterapist, yazar ve eğitimci
  • 1935 – Mehmet Üstünkaya, Beşiktaş Spor Kulübü yöneticisi (ö. 2000)
  • 1953 – Tim Allen, ABD’li komedyen ve aktör
  • 1955 – Alan Hansen, İskoç futbolcu
  • 1973 – Ville Laihiala, Finlandiyalı müzisyen sentenced grubu vokalisti
  • 1978 – Richard Kingston, Ganalı futbolcu
  • 1980 – Sarah Connor, Alman şarkıcı
  • 1983 – Rebeca Linares, İspanyol porno oyuncusu
  • 1986 – Måns Zelmerlöw, İsveçli şarkıcı, sunucu, dansçı
  • 1990 – Aaron Johnson, İngiliz oyuncu
  • 1996 – Kerimhan Duman, Türk oyuncu

Ölümler

  • MÖ 323 – Büyük İskender (d. MÖ 323)
  • 1933 – Şeref Bey, Beşiktaşlı futbolcu, hakem ve gazeteci (d. 1894)
  • 1645 – Miyamoto Musaşi, Japon kılıç üstadı (d. 1584)
  • 1948 – Osamu Dazai, Japon yazar (d. 1909)
  • 1965 – Refik Fersan, besteci, müzikbilimci (d. 1893)
  • 1974 – Turgut Zaim, ressam, dekoratör (d. 1906)
  • 1982 – Halid bin Abdül Aziz, Suudi Arabistan Kralı (d. 1912)
  • 1986 – Benny Goodman, ABD’li müzisyen (d. 1909)
  • 1987 – Cemil Meriç, yazar ve çevirmen (d. 1916)
  • 1987 – Geraldine Page, ABD’li aktris (d. 1924)
  • 1996 – Mükerrem Berk, Türk flüt sanatçısı (d. 1917)
  • 2005 – Lane Smith, ABD’li aktör (d. 1936)
43 bin yıllık Neandertal Flütü

Dünyanın en eski müzik aleti, Neandertal Flütünü dinlemez misiniz? 43 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bu müzik aleti ile, atalarımızın sanatçı ruhlu olduğu anlaşılıyor.

2008 yılında arkeologlar, Almanya’nın güneyinde Hohle Fels adında bir Taş Çağı mağarasında flüt parçaları buldular. Bu flüt parçaları, akbaba ve mamut kemiklerinden yapılmıştı. Günümüzden önce yaklaşık 42.000 ila 43.000 yıllarına tarihlenen bu enstrümanlar, gelmiş geçmiş en eski enstrümanlar olarak kabul ediliyor. Daha önce en eski kabul edilen enstrümanlar ise 35.000 yıl öncesine tarihleniyordu.

neandertal-fülütü

Araştırmacılar, titizlikle oyularak yapılmış flütlerin, özellikle mamut kemiğinden yapılmış olanların bilhassa zorlu olduğunu düşünüyor. Keşif sırasında bazı araştırmacılar flütlerin, nesli tükenmiş neandertallere karşı, ilk Avrupalı modern insanlara avantaj sağlayan kültürel başarılarından biri olabileceğini iddia ettiler. Fakat Homo sapienlerle melezleşmeleri de dahil, Neandertallerle ilgili bilgilerimiz arttıkça bu iddiaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

bone-fl

Uzun yıllar boyu yeteneksiz olarak görülen Neandertaller de kendi flütlerini yapıyordu. Ya da en azından 1995’te keşfedilen, mağara ayısının femur kemiğinden yapılmış bir flüt de bunu gösteriyor. Kuzeybatı Slovenya’da, Divje Babe adında bir neandertal bölgesinde Arkeolog Ivan Turk tarafından bulunan bu enstrüman, en az 43.000 yıllık. Hatta 80.000 yaşında bile olabilir.Müzikolog Bob Fink’e göre, flütün üzerinde bulunan dört delik, dört notayla eşleşiyor. Fink: “Flütün notaları kaçınılmaz şekilde diyatonik (ton dışı nota vermeyen) ve herhangi antik ya da modern standart diyatonik bir ölçekle mükemmele yakın bir uyum gösterebilir.” dedi.

neandertal-fülütü-2

Arkeologların, Turk’un iddia ettiği gibi enstrümanın Neandertaller tarafından yapılıp yapılmadığını hararetle tartışmasına rağmen, bulgular insanın yakın akrabalarının hiçbir müzik izi bırakmadan yok olduklarını yalanlıyor ve tarih öncesi müziğin kapısını aralıyor.

Neandertal-flütü

Flütten çıkan sesleri duyabilmek için Slovenya Ulusal Müzesi Küratörü, flütün kilden bir kopyasını yaptı. Prehistorik enstrüman diyatonik ölçülerden tam ve yarım tonları çıkarabiliyor. Müzisyen Dimkaroski de bu flütle, Beethoven, Verdi, Ravel, Dvorak ve diğer sanatçıların eserlerinden birkaç parça çalmayı başarabilmiş. Aynı zamanda birkaç hayvan sesi de çıkartabilmiş. Slovak Müzisyen Ljuben Dimkaroski’nin çaldığı Neandertal flütünü buradan dinleyebilirsiniz:

Kaynak: Press Haber

Her yıl olduğu gibi bu yılda alelade bir söylemle “8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu olsun” diyerek olayı geçiştirmek yerine, bu yıl bir farklılık yapıp üzerinde yaşadığımız topraklarda eskiden kadına verilen değere dikkat çekmek amacıyla okumalarımızda rastladığımız konuyu sizlerle paylaşmak daha cazip geldi.

Elbette “8 Mart Dünya Kadınlar Gününüz Kutlu olsun”  fakat kadının Tanrıçalık mertebesine ulaştığı bu topraklarda “Kadının” hakkettiği değere ulaşması ancak ve ancak önce kadının kendine değer vermesi ile mümkün olacak. Genel olarak hakkınızı almazsanız kimse vermez. Çok beylik bir cümleyi uyarlayarak yazalım. ” Sizi yöneteni söyleyin, size kim olduğunuz söyleyeyim” İyi okumalar.

8 Mart'ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını öneren Clara Zetkin (solda) Rosa Luxemburg ile.

8 Mart’ın Dünya Kadınlar Günü olarak kutlanmasını öneren Clara Zetkin (solda) Rosa Luxemburg ile.

Yazının derleyici ve yazarı :  Volkan Toruna teşekkürler.

Kaynak : arkeofili.com

Tarih boyunca her toplum belirli bir dini inanışa sahip olmuş ve bu inanışın getirdiği kurallara  bağlı kalarak, çevresini ve kendi yaşamını etkilemiştir. Bu topluluklar inançları kimi zaman soyut olarak zihinlerde yerini almış, kimi zaman somut nesnelere kanalize edilip bir biçeme bürünmüştür. Medeniyetin başlangıcına ev sahipliği yapan, birçok uygarlığın birleşim yeri olan Anadolu topluluklarında da bu dini inanış ANA TANRIÇA şeklinde yerini almış ve çeşitli toplulukları etkilemiştir.

Neden Kadın Figürü?

İnsanlar geçmiş çağlardan bu yana gökyüzüne ve gökyüzündeki olayların kendi yaşamlarına etkisine meraklı olmuştur. Dış dünyayı gözlemiş ve belirli çıkarımlarda bulunmuştur. Neden dişil bir dini inanış figürünün seçildiği de bu çıkarımların sonucudur. Tarımın keşfi tüm bu olayların başlangıcı için büyük bir devrim olmuştur. İnsanlar toprağa ektiği ürünlerin, kendisine yararlı bir besin olarak döndüğünü görmüş daha sonra döngüsel bir şekilde toprağın aynı zamanda da verimsiz olabileceğine tanık olmuştur. Sürekli devam eden bu devinimi insanoğlu doğanın bir süreci olarak görmemiş, var olan bu sürecin kesilmemesi için bir şeyler yapma faaliyetine girişmiştir ve başlangıç olarak bereket kültünü oluşturmuştur. Mevsimsel olan bu döngüler insan yaşamıyla özdeşleştirilmeye başlanmıştır. Daha sonra doğanın bereketli, şifa verici yaratıcı süreci kadının doğurganlığıyla, anaçlığıyla bütünleştirilmiş ve ANA TANRIÇA figürü oluşturulmuştur.

Analitik psikolojinin kurucusu Carl Gustave Jung ise konu ile ilgili olarak “anne” arketipi için şu sözleri söylemektedir: “Aklın çok ötesinde bir bilgelik ve ruhsal yücelik; iyi olan, bakıp büyüten, taşıyan, bereket ve besin sağlayan; sihirli dönüşüm ve yeniden doğuş yeri; gizli; saklı; karanlık olan, uçurum, ölüler diyarı, yutan, baştan çıkaran ve zehirleyen, korku uyandıran ve kaçınılmaz olan.”

Ünlü Antropolog Johann Jakob Bachofen ise “Analık Hakkı “(Das Mutterrecht) eserinde, insanlık tarihinin başlarında, kan bağının yalnızca anne üzerinden kurulabildiğini ve bu sebeple de annenin bir otorite ve yasama merkezi olduğunu, kadının toprağı ıslah etme ve toprakla ilgili diğer görevlerine de bakılarak neden tanrıça figürünün seçildiğine açıklık getirir

İlk Kabartmalar ve Bereket Figürü

Anadolu’da bereket kültünün varlığına ilişkin en eski buluş Şanlıurfa yakınlarında Fırat havzasında yer alan ve MÖ. 7000 yıllarına tarihlenen Nevali Çöri kabartmalarıdır.

Nevali Çöri

Nevali Çöri

Şekilde görülen kabartmalarda ortada bir çocuk ve çocuğun iki tarafında eğlenirmişçesine ellerini havaya kaldırmış iki yetişkin görülüyor. Yetişkinlerin ellerini havaya kaldırması, ortadaki çocuğun bereketli ve kutsal bir şekilde doğumunun kutlandığının sembolü olarak yorumlanıyor. Aynı zamanda solda yer alan boğa boynuzu figürü ise bu bereket kültü fikrini güçlendiriyor. Çünkü Çatalhöyük kazılarından da çıkarılan boğa ve boğa boynuzu figürleri de bereket ile ilişkilendiriliyordu.

Çatalhöyük kazılarından çıkarılan boğa figürleri:

Çatalhöyük  boğa figürleri

Çatalhöyük kazılarından çıkarılan boğa figürleri

 

 

Zengin Bir Yerleşim: Çatalhöyük

Konya ili, Çumra ilçesi yakınlarındaki Çatalhöyük, arkeoloji tarihi açısından oldukça zengin bir bölge. Neolitik dönem için(MÖ. 8000-5500) ilklerin bölgesi denebilir.( Daha ayrıntılı bilgi için buradan.) Çatalhöyük’te Ana Tanrıça tapınımına kanıt olarak ortaya çıkarılan en önemli taş, tahtta oturan heykelciktir.

Çatalhöyük’te Ana Tanrıça tapınımına kanıt olarak ortaya çıkarılan en önemli taş, tahtta oturan heykelciktir.

Çatalhöyük’te Ana Tanrıça tapınımına kanıt olarak ortaya çıkarılan en önemli taş, tahtta oturan heykelciktir.

Figüre dikkatlice bakınca belli çıkarımları rahatlıkla yapabiliriz. Kadının kollarını koyduğu yerde aslan leopar ya da kaplan kabartması göze çarpıyor. Tanrıça’nın bacakları arasında bir çocuk başı bulunuyor. Bu aynı zamanda kadının doğurganlığı ve doğayla özdeşleştirildiği özelliğini temsil ediyor. Figür de bir özellik daha göze çarpıyor. Kadının oturduğu tahtta yer alan hayvan figürleri Anadolu’da yaygın olan “Vahşi Hayvanların Egemeni” (Potnia Theron) motifini vurgulaması bakımından önemlidir. Bu figür Boğazköy(Hattuşaş)’da Açık Hava Tapınağı’nda görülebilir. Tanrıça Hepat kutsal boğa üzerinde tasvir edilmiştir.

Tanrıça Hepat'ın kutsal boğa üzerinde tasvir edilmesi.

Tanrıça Hepat’ın kutsal boğa üzerinde tasvir edilmesi.

Çatalhöyük ile birlikte Burdur yakınlarındaki Hacılar Höyüğü de arkeolojik açıdan oldukça zengin bir bölgedir. Ve orada da şu şekilde bir ana tanrıça heykeli bulunur. Bu da Çatalhöyük gibi gebe bir şekilde tasvir edilmiştir:

grimaldi kadını

 

Konya Karahöyük’ten çıkarılan bir Tanrıça figürü:

Konya Karahöyük’ten çıkarılan bir Tanrıça figürü

Konya Karahöyük’ten çıkarılan bir Tanrıça figürü

Kayseri, Kültepe’den çıkarılan bir figür:

Kayseri, Kültepe’den çıkarılan bir figür:

Kayseri, Kültepe’den çıkarılan bir figür:

Neolitik Dönem Sonrası Ana Tanrıça Kültü

Neolitik Dönem’den sonra Ana Tanrıça inanışı ile ilgili pek fazla arkeolojik kanıt bulunamamıştır. Ta ki Bronz Çağı’nın Çöküşünün yaşandığı dönemlerde Anadolu’ya yerleşmeye başlayan Friglere kadar. Friglerde tekrar ortaya çıkan bu kült daha sonra ki Yunan ve Roma medeniyetlerine de kaynak oluşturmuştur. Friglerin Ana Tanrıça’sı Kybele’dir. “Tanrıların Anası” şeklinde tanımlanır.

Kybele’nin doğumu şu şekilde anlatılır:

“Bir zamanlar gökler, denizler ve kayalar, birbirlerinden ayırt edilemeyecek halde imişler. Fakat birdenbire ortada bir musiki tınlamış, gökler ve denizler gene bir kâinat teşkil etmekle beraber birbirinden ayrılmışlar. O esrarengiz musiki, Ürinom’un (yani Kybele’nin) doğduğunu ilân ediyormuş. Onun sembolü de ay imiş. Bütün Kâinatın yüce tanrıçası ıssız dünyada, boş sular, çıplak topraklar ve gökte dönen yıldızlar arasında yapayalnız kalmış. Avuçlarını sürüştürmüş ve avuçlarının arasından büyük yılan Ofiyon kayıp çıkmış. Kybele, merak dolayısıyla onunla âşıkdaşlık etmiş. Bu sevgi ve kavuşmanın yuvarlanış sarsıntılarıyla, topraklar devrilip dağlar olmuş, sular fışkırıp nehirler akmış, göller toplanmış, birçok sürüngen mahlûklar peyda olmuş. Ettiğine utanan ve pişman olan Kybele, yılanı öldürüp gölgesini –yani ruhunu– yeraltına göndermiş. Kybele, kendi nefsine karşı da âdil davranarak, Hekat adıyla kendi bir kısmını da yeraltına göndermiş. Ölü yılanın ortalığa savrulan dişlerinden çoban ve sığırtmaç gibi insanlar peyda olmuş. Bunlar toprağı sürmesini biliyorlarmış. Ceviz, incir ve üzüm gibi ağaç yemişleri ile geçiniyorlarmış. Madenleri tanımıyorlarmış. İşte bu, taş devriymiş. Kybele gökte, denizde ve karada yaşamaya devam etmiş. Karada adı Rhea olmuş. Soluğu taze çalı ve çiçek kokuyormuş. Gözleri elâ (glaukopis) imiş. Rhea olarak Girit’i ziyaret etmiş. Yalnızlığı dolayısıyla güneş ve buhardan, sevgili olarak, Kronos’u yaratmış. Analık duygusunu ve özleyişini doyurmak üzere, her yıl İda dağının Dikte mağarasında, bir güneş oğlu doğururmuş. Kronos, çocukları kıskandığı için, öldürüyormuş. Kybele, bu işe öfkelenmiş, Kronos’un sol elini istemiş, beş parmağını keserek onlardan Daktiller yani beş parmak tanrısı yaratmış. Kybele, altıncı olarak doğurduğu tanrıya Zagreus adını vermiş”(5)

Kybele’nin sembolleri içinde Ay ve Aslan en önemlileridir. Ay, ölüm ve yaşamın sürekli değişen yönünü sembolize eder. Aslan’ın ise kudret, irade ve adaleti temsil ettiğine inanılır.

Kybele heykeli

Boğazköy(Hattuşaş)’den çıkarılan ve Anadolu Medeniyetler Müzesi’nde sergilenen bir Kybele heykeli.

Fotoğrafta görüldüğü gibi Kybele, başının üzerinde kuleye benzer yüksek bir taç taşır. Bu taş Kybele’nin kentlerin ve tarımsal ürünlerin tek egemeni sayıldığının simgesidir. Bu nedenle ona “mater turrigera”(kule taşıyan ana) da denilir. Bu kuleler ayrıca sayılarına göre tanrıçanın koruyuculuğu altında bulunan kenti, ya da kentleri temsil eder. Diğer yandan Kybele’nin sağ ve sol tarafında bulunan iki kuşun ellerinde kithara ve çifte flüt bulunur. Bu müzik aletlerinin Tanrıça’ya yönelik yapılan ayinlerde kullanıldığı tahmin edilmektedir.

Diğer bir tarihi eser de Ankara Etlik yakınlarında çıkarılan şu heykeldir:

Ankara Etlik yakınlarında çıkarılan

Ankara Etlik yakınlarından çıkartılan kabartma

Çıkarılan bu parça Kybele tasvirlerinin içinde belki de en karışık ve belirsiz olanıdır. Tasvirde Kybele’nin yanında üzerinde güneş kursu bulunan ve ayakta betimlenmiş bir aslan figürü vardır. Aslan figürünün heykellerde bulunması Kybele’nin saygınlığını ve gücünü gösteren bir unsur olarak yorumlanmaktadır.

Anadolu’da Frigler dışında dinsel anlamda çevre kültürleri etkileyen ve bu kültürlerden oldukça etkilenen diğer etkin bir topluluk da Hititler.

Hititler, ticari ve sosyal ilişkiler kurduğu çevre toplumlarının Tanrılarını da benimsemişler ve dinsel bir hoşgörü ortamı oluşturmuşlardır. Ana Tanrıça inanışının hakim olduğu Anadolu topraklarında Hititler’de bu inanıştan nasibini almışlardır. MÖ. 1. Bin yılda ele geçen ikonografik ve filolojik malzelemeler ile MÖ. 2. Bin yılda Orta ve Doğu Anadolu ile Kuzey Suriye’de ele geçen mühürler sonucu ulaşılan bilgilere göre Geç Hitit Panteonu’nda Ana Tanrıça Kubaba olarak adlandırılıyordu.

itit Panteonu’nda Ana Tanrıça Kubaba olarak adlandırılan kabartma.

itit Panteonu’nda Ana Tanrıça Kubaba olarak adlandırılan kabartma.

Karkamış Kraliçesi olarak da bilinen Kubaba bu yapı da elinde narla tasvir edilmiştir. Nar, dönemin toplumlarında bereketi ve verimliliği temsil etmektedir.

Hititler dışında Ana Tanrıça inanışına kanıt oluşturacak buluşlar ; MÖ. 5-4. yy. da Kilikya yakınlarında bulunan Aramice metinler de, MÖ. 5. yy’da Kybele’nin “Aslanların Sahibi” olarak betimlendiğini gösteren Sardes(Manisa) bölgesinde bulunan rölyeflerde ve yine aynı bölgede ele geçirilen yerel bir kap parçası üzerinde Lidya alfabesiyle yazılmış Kybele yazısında kendini göstermektedir.

Medeniyetin başlangıcı Anadolu topraklarında bir döneme hakim olmuş Ana Tanrıça inanışı, dönemin insanlarının dünyayı ve kendini nasıl anlamlandırdığına yönelik bilgiler olarak yorumlanması açısından oldukça önemlidir.

 

 

 

43.000 Yıllık Dünyanın En Eski Enstrümanı Neandertal Flütünü Dinleyin

Bulunan en eski flüt

Bulunan en eski flüt

2008 yılında arkeologlar, Almanya’nın güneyinde Hohle Fels adında bir Taş Çağı mağarasında flüt parçaları buldular.  Bu flüt parçaları, akbaba ve mamut kemiklerinden yapılmıştı. Günümüzden önce yaklaşık 42.000 ila 43.000 yıllarına tarihlenen bu enstrümanlar, gelmiş geçmiş en eski enstrümanlar olarak kabul ediliyor. Daha önce en eski kabul edilen enstrümanlar ise 35.000 yıl öncesine tarihleniyordu.

Araştırmacılar, titizlikle oyularak yapılmış flütlerin, özellikle mamut kemiğinden yapılmış olanların bilhassa zorlu olduğunu düşünüyor. Keşif sırasında bazı araştırmacılar flütlerin, nesli tükenmiş neandertallere karşı, ilk Avrupalı modern insanlara avantaj sağlayan kültürel başarılarından biri olabileceğini iddia ettiler. Fakat Homo sapienlerle melezleşmeleri de dahil, Neandertallerle ilgili bilgilerimiz arttıkça bu iddiaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

Uzun yıllar boyu yeteneksiz olarak görülen Neandertaller de kendi flütlerini yapıyordu. Ya da en azından 1995’te keşfedilen, mağara ayısının femur kemiğinden yapılmış bir flüt de bunu gösteriyor. Kuzeybatı Slovenya’da, Divje Babe adında bir neandertal bölgesinde Arkeolog Ivan Turk tarafından bulunan bu enstrüman, en az 43.000 yıllık. Hatta 80.000 yaşında bile olabilir. Müzikolog Bob Fink’e göre, flütün üzerinde bulunan dört delik, dört notayla eşleşiyor. Fink: “Flütün notaları kaçınılmaz şekilde diyatonik(ton dışı nota vermeyen) ve herhangi antik ya da modern standart diyatonik bir ölçekle mükemmele yakın bir uyum gösterebilir.” dedi.

Arkeologların, Turk’un iddia ettiği gibi enstrümanın Neandertaller tarafından yapılıp yapılmadığını hararetle tartışmasına rağmen, bulgular insanın yakın akrabalarının hiçbir müzik izi bırakmadan yok olduklarını yalanlıyor ve tarih öncesi müziğin kapısını aralıyor.

Flütten çıkan sesleri duyabilmek için Slovenya Ulusal Müzesi Küratörü, flütün kilden bir kopyasını yaptı. Prehistorik enstrüman diyatonik ölçülerden tam ve yarım tonları çıkarabiliyor. Müzisyen Dimkaroski de bu flütle, Beethoven, Verdi, Ravel, Dvorak ve diğer sanatçıların eserlerinden birkaç parça çalmayı başarabilmiş. Aynı zamanda birkaç hayvan sesi de çıkartabilmiş. Slovak Müzisyen Ljuben Dimkaroski’nin çaldığı Neandertal flütünü buradan dinleyebilirsiniz:

Kaynak: arkeofili.com

T.C. M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencileri 16 Ekim 2014 tarihinde London College Of Music (LCM) sınavlarına katılmıştı. Bakırköy ve çevre ilçelerde ilk ve tek resmi LCM  eğitim ve sınav merkezi olma özelliğini taşıyan kursumuzda yapılan sınav sonucunda, kursumuzda sınava giren öğrenciler  % 100 başarı göstermiştir.

London-College-of-Music-Sertifikasyon-Bakirkoy

Öğrencilerimiz ve kursumuzda sınava giren diğer kurum öğrencilerinin % 100’ü  tüm dünyada geçerli University  Of West London akreditasyonuna sahip belge almaya hak kazanmıştır. Bilindiği üzere sınav  İngiltere’de bulunan  University  Of West London ‘dan gelen gözlemciler eşliğinde yapılmaktadır. Kurumumuzda sınav olup başarı gösteren tüm öğrencilerimiz ve öğrencimiz olmayıp kurumumuzda sınava giren diğer kursların öğrencilerini kutluyoruz.

London College of Music eğitimi veren kurum olarak hedeflerimiz;

Enstrüman eğitimi alan öğrencinin,
•Teknik ve müzikal gelişimini sağlayarak, akademik seviyesine bilimsel katkı yapmak,
•Sanatsal vizyonunu geliştirmek,
•Müzik eğitimini Uluslararası sertifikalarla belgelendirerek nitelikli bir portfolyoya sahip olmasını sağlamaktır.

T.C. MEB Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun LCM’e yönelik çalışma programları:

Piyano-Keman- Gitar-Flüt, Davul (Bateri), şan  programlarıdır. Solfej-Duyuş-Teori dersi de ayrıca ve grup olarak uygulanmaktadır.

Sınava giren öğrencilerimizin in adları şu şekildedir.

ADI SOYADI BÖLÜM
Ahmed Doğukan Balık PİANO
Aybike Su Duran PİANO
Begüm Ayaz PİANO
Berzah Aydemir PİANO
Doğa Aynacı PİANO
Ege Yılmaz KEMAN
Faruk Baray Uludağ PİANO
Ievsenıı Gostyshchev PİANO
Jewahir Başak Sait PİANO
Mehmet Efe Dülger PİANO
Mert Taşdemir PİANO
Yağmur Kozan PİANO
Zehra Sümerkan PİANO
Zeynep Beceren PİANO

LCM hakkında daha detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

Bildiğiniz gibi, 4 yıldır Bakırköy’de Nar Sanat Öğrenci ve eğitmenlerinin katılımı ile yapılmakta olan “Nar Çiçekleri Festivali” 22 Haziranda yapılan etkinliklerle son buldu.

Sabah saat 10:00 dan başlayarak gece 22:30’a kadar devam eden etkinlikler en son gece 21:00 başlayan tiyatro gösterisi ile son buldu. Etkinlikler boyunca eğitmen ve öğrenci orkestralarının yanı sıra, Nar Sanat öğrencileri Bale, Latin Dans, Modern Dans gibi gösterilerin yanı sıra Gitar, Keman, Piyano, Bağlama, Şan, Flüt ve daha pek çok dalda öğrencilerimiz yıl içerisinde öğrendiklerini sergiledi.

Yıl içerisinde eğitim alan 3 yaşından 60 yaşına kadar öğrencilerimizin pek çoğunun katılımı ile gerçekleşen (4 gösteri boyunca toplam 313 öğrencimiz görev almıştır) etkinliklerimizin sonuncusu olan Nar Sanat Öğrenci Tiyatrosu ise veli ve izleyiciler tarafından ayakta alkışlandı. Tiyatronun Hemen öncesinde Minikler bale ve modern dans gösterisi ise tüm sevimliliği ile unutulmaz anlar yaşattı. Katılamayan, tatilde olan ve gelecek yıl katılmak için sabır eden öğrencilerimize de yıl içerisinde verdikleri emek için teşekkür ediyor gelecek yıl onları da sahnede görmek istiyoruz.

“Hep Sanat, Nar Sanat”

Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de çarşamba günü Gülsin Onay’ın “Tuşlarda Romantizm” piyano resitali saat 19.30’da dinlenebilir.

SERGİ

İSTANBUL

  • Güçlü Öztekin’in “İyi İşler Zaman Alır Müthiş Şeyler Aniden Olur” isimli sergisi 5 – 30 Mart tarihleri arasında Rampa’da. (0212 327 08 00)
  • Duygu Süzen’in “Nabız” isimli sergisi 5 – 30 Mart tarihleri arasında MERKUR’da. (0212 225 37 37)
  • DADA SİNEMA’sından örnekler isimli sergi 5 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında Asfalt Art Gallery’de. (0216 418 08 06)
  • Daver Darende’nin sergisi 6-28 Mart tarihleri arasında Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)
  • Emre Tandırlı’nın “Mega Rüya” isimli sergisi 7 Mart – 6 Nisan tarihleri arasında Türker Art’ta. (0212 296 53 25)
  • Selim Birsel’in “Adım Adım” isimli sergisi 7 Mart – 20 Nisan tarihleri arasında Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)
  • Mehmet Güleryüz’ün “Göz Göre Göre” isimli sergisi 7 Mart – 27 Nisan tarihleri arasında The Empire Project’te. (0212 292 59 68)
  • İstanbul ve Çevresi Üzerine İki Yüzyıl Boyunca Haritacılık sergisi 7 Mart – 6 Nisan tarihleri arasında Dame de Sion Fransız Lisesi Galerisi’nde.
  • Karma Kış Sergisi 7 – 19 Mart tarihleri arasında Bahariye Sanat Galerisi’nde.
  • Aylin Zaptçıoğlu’nun sergisi 7 – 28 Mart tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde. (0212 265 81 58)
  • Rahşan Düren’in sergisi 7-30 Mart tarihleri arasında MKM Beşiktaş’ta.
  • Ömer Muz’un “Zamansız Şehir İstanbul” sergisi 7-30 Mart tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
  • Halil Vurucuoğlu, Lara Ögel, Mehmet Dere, Merve Şendil, Sibel Diker, Süha Şahin’in “Social Animals” isimli sergisi 7-30 Mart tarihleri arasında Derinlikler ALAN İstanbul’da.
  • Mustafa Seven’in “Tek” isimli fotoğraf sergisi 7-27 Mart tarihleri arasında Galeri Eksen’de. (0212 219 08 50)
  • Alp Bartu’nun “aradakiler” isimli sergisi 7-27 Mart tarihleri arasında Doku Sanat Galerisi’nde. (0212 246 24 96)
  • Richard Smeets’in “Yüzleşmeler: Birey ve Hayat” isimli sergisi 7 Mart – 10 Mayıs tarihleri arasında Rezan Has Müzesi’nde.
  • Su İş isimli sergi 8 Mart – 14 Nisan tarihleri arasında Siemens Sanat’ta. (0212 293 82 33)
  • Clem Peltier’in sergisi 9-31 Mart tarihleri arasında Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0212 241 65 35)
  • Metin Gönül, Remzi İren, Hikmet Çetinkaya’nın sergisi 9-29 Mart tarihleri arasında Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 410 91 97)
  • Doktorlara Saygı sergisi 9-14 Mart tarihleri arasında Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)
  • Gülçin Günaydın’ın “Sırça Fanus” isimli sergisi 4 Mart’a kadar Arte İstanbul’da.
  • Tülin Kaynak’ın sergisi bugün son kez Şirket-i Hayriye Sanat Galerisi’nde. (0216 405 27 78)
  • Yaratıcı Asamblajlar isimli sergisi 5 Mart’a kadar Siemens Sanat’ta.
  • Emin Turan’ın “Güneşin Kökleri” isimli sergisi 5 Mart’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde. (0212 265 81 58)
  • ArtCenter/İstanbul sanatçılarının “Söylenmemiş Yazılmamış: Dördüncü Sergi” isimli sergisi 6 Mart’a kadar Borusan Müzik Evi’nde. (0212 336 32 80)
  • Rasim Konyar’ın heykel ve resim sergisi 6 Mart’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde.
  • Çağla Tuğal Göksu’nun “Akşamın Halleri” sergisi 6 Mart’a kadar RenArt Sanat Galerisi’nde.
  • Mustafa Ayaz’ın sergisi 6 Mart’a kadar Doku Sanat Galerisi’nde. (0212 246 24 96)
  • Şubat Kedileri isimli karma sergi 7 Mart’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)
  • Özgür Demirci’nin “A’mak-ı Hayal” isimli sergisi 7 Mart’a kadar Niş Art Galeri’de.
  • Mehmet Günyeli, Robert Park, Art Wolfe, Peter Lik’in fotoğraf sergisi 7 Mart’a kadar Galeri Moda Deniz Kulübü’nde.
  • Zeynep Nesligül Eryıldırım’ın “Arşiv” isimli sergisi 8 Mart’a kadar Kadıköy Belediyesi Merkez Sanat Galerisi’nde.
  • Bill Balaskas’ın “Dünyayı Piyasa Kurtaracak” isimli sergisi 8 Mart’a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de. (0216 483 90 97)
  • Otar Sharabidze, Sait Günel’in sergisi 8 Mart’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 362 18 26)
  • Şemsettin Başkurt’un sergisi 8 Mart’a kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde.
  • Şemsi Altaş’ın “O An!” isimli sergisi 9 Mart’a kadar Art Suites Gallery’de. (0212 251 55 61)
  • Süleyman Çağlayan’ın sergisi 9 Mart’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)
  • Ayşen Urfalıoğlu’nun “Haz’ın Metastasları” isimli sergisi 9 Mart’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.
  • A. Cem Şahin’in “Şu An” isimli sergisi 9 Mart’a kadar ALAN İstanbul’da.
  • Savaş Camgöz’ün sergisi 10 Mart’a kadar Armoni Sanat Galerisi’nde.
  • Malik Bulut’un “Şavk” isimli sergisi 10 Mart’a kadar Galeri Selvin’de. (0212 263 74 81)
  • “I love you more than art” isimli karma sergi 10 Mart’a kadar ekav art gallery’de. (0212 252 81 31)
  • Merih Akoğul’un “Tenha Vakitler” isimli fotoğraf sergisi 10 Mart’a kadar Artgalerim Nişantaşı’nda. (0212 343 85 50)
  • Mathias Depardon’un “Sınırların Ötesinde” isimli sergisi 10 Mart’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde Fotoğraf Sergisi’nde. (0212 3938111)
  • Türkiye’de Kadın Olmak isimli sergi 11 Mart’a kadar Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0212 244 94 99)
  • Nebihe Göl ve Mehmet Tapkan’ın “Renklerin Senfonisi” isimli sergisi 12 Mart’a kadar Bindallı Sanatevi’nde. (0212 252 79 66)
  • Şükrü Karakuş’un “Küresel” isimli sergisi 12 Mart’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0212 232 38 13)
  • Nafi Çil ve Nazan Kuşçu’nun sergisi 13 Mart’a kadar Galeri Espas’ta. (0212 227 70 17)
  • Stéphane Delagrange, Defne Sesin Okay ve Gökçe Okay’ın “Beyaz , Sessiz ve Hareketsiz” isimli sergisi 14 Mart’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)
  • Khaled Akil’in “Ölüm Efsanesi” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Chalabi Art Gallery’de. (0212 243 39 09)
  • ibrahim Zaman’ın “Yansımalar II” isimli fotoğraf sergisi 15 Mart’a kadar galeteaart’ta.
  • Müge Ceyhan’ın “Boşluk” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0212 251 91 63)
  • Kemal İskender’in “Barbarların Seyir Defteri” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)
  • Erhun Şerbetci’nin “Sarnıçtaki hayalet” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.
  • Ahmet Öğreten’in sergisi 15 Mart’a kadar Tünel Sanat Galerisi’nde.
  • Işık Üniversitesi 1. Ulusal Öğrenci Ekslibrisleri Yarışması Sergisi 15 Mart’a kadar Şile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Sergi Salonu’nda.
  • Alexander Wagner’in sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Manâ’da.
  • Silva Bingaz’ın “Doğunun Kıyısı” isimli sergisi 16 Mart’a kadar Pilevneli Project’te.
  • Erkin Saygı ve Ruhcan Topaloğlu’nun “Cam ve Işık 2” sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Işık’ta.
  • Robert Di Credico’nun sergisi 16 Mart’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)
  • “Ölü müdür doğa?” isimli karma sergi 16 Mart’a kadar Marjinart’ta. (0212 251 16 22)
  • Kainat Barkan P’nin “Farklı Yıllar, Farklı Eserler II” isimli sergisi 16 Mart’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)
  • Takılabilir Heykel ve Heykel Sergisi 21 Mart’a kadar Simya Galeri’de. (0212 259 77 40)
  • Nadire Günday’ın “Işığın İzinde” 22 Mart’a kadar Fotoğrafevi’nde. (0212 249 02 02)
  • Cenin, Necmi Gürseler, Nihal Martlı, Nazanin Pouyandeh, Olgu Ülkenciler, Burcu Yağcıoğlu’nun “Kâğıt Üstünde” isimli sergisi 23 Mart’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)
  • Ayşe Öykü’nün “Kaleydoskop” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Nişantaşı – C.A.M Galeri’de. (0212 248 81 49)
  • Serdar Yılmaz’ın “Yolunu Bul” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Pi Artworks Tophane’de. (0212 293 71 03)
  • Afişe Çıkmak isimli sergi 23 Mart’a kadar Tütün Deposu’nda.
  • İki Sanatçı – İki Kuşak isimli karma sergi 23 Mart’a kadar Tüze Sanatevi’nde. (0216 380 85 80)
  • Ali Emir Tapan’ın “Kusursuz Gün” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Galerist’te.
  • Salt Soyutisimli karma sergi 24 Mart’a kadar Mixer’de. (0212 243 54 43)
  • Modern Türkiye’nin Osmanlı Mirasını Keşfi: Ali Saim Ülgen Arşivi sergisi 24 Mart’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 45)
  • Serpil Mavi Üstün’ün “zamansız” isimli sergisi 24 Mart’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.
  • Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Bir Bedri Rahmi ve Amerika…” isimli sergisi 24 Mart’a kadar Sanat Akmerkez’de Galerisi’nde.
  • Mustafa V. Koç ve Süha Derbent’in “Yaşamın ta kendisi” isimli sergisi 27 Mart’a kadar İstanbul Atlı Spor Kulübü’nde.
  • Hüsamettin Koçan’ın retrospektif sergisi 30 Mart’a kadar Kibele Galerisi’nde.
  • Ceren Oykut’un “Hayal Meyal” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Galeri x-ist’te.
  • Christopher Thomas’ın fotoğraf sergisi 30 Mart’a kadar Elipsis Galeri’de. (0212 249 48 92)
  • Güçlü Öztekin’in “İyi İşler Zaman Alır Müthiş Şeyler Aniden Olur” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Rampa’da. (212 327 0800)
  • Gogi Çagelişvili’nin “Painting” adlı resim sergisi 30 Mart’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12)
  • Eliff Karadayı’nın “Maaile” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Maçka G-Mall Galeri G-art’ta. (0212 296 08 76)
  • Suzy Hug Levy’nin “Rüzgârda Bir Yaprak” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Galeri Apel’de.
  • Özcan Kaplan’ın “İllaki” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Dirimart’ta. (0212 291 3434)
  • Serdar Arat’ın sergisi 30 Mart’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 1525)
  • Hale Güngör Oppenheimer’ın “Yedek Parça” isimli sergisi 31 Mart’a kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)
  • Damla Özdemir’in “Yeni Vücut” isimli sergisi 31 Mart’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 227 92 92)
  • Nur Özalp’in sergisi 1 Nisan’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde. (0212 2470899)
  • “Vadim o kadar yeşildi ki” isimli karma sergi 2 Nisan’a kadar Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda.
  • Neriman Oyman’ın “Masallardaki Şehir” isimli sergisi 2 Nisan’a kadar Pusula Sanat Evi’nde.
  • Mustafa Ayataç’ın sergisi 3 Nisan’a kadar Galeri İdil’de. (0212 283 23 83)
  • Heidi Specker, Susanne Brügger ve Thomas Demand’ın “Gerçek Mekân ve Kavramsal Mekan” isimli fotoğraf sergisi 6 Nisan’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)
  • Haset, Husumet, Rezalet isimli karma sergi 7 Nisan’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)
  • “Düşler Sergisi” isimli karma sergi 7 Nisan’a kadar Avusturya Sen Jorj Hastanesi’nde.
  • Vitra Çağdaş Mimarlık Dizisi Sunar “Lütfen Rahatsız Etmeyin – Tatil Kavramı Üzerine Bir Sergi” 7 Nisan’a kadar İstanbul Modern’de.
  • Cynthia Madansky ve Angelika Brudniak’ın “1+8” isimli video yerleştirmesi 7 Nisan’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 45)
  • Ebülfez Ferecoğlu’nun “Sanat ATEŞle Oynuyor” isimli sergisi 10 Nisan’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)
  • Aslı Çavuşoğlu’nun “Üç Perdelik Cinayet” isimli sergisi 13 Nisan’a kadar Galeri NON’da.
  • Choe U-Ram’ın “Anima” isimli sergisi 14 Nisan’a kadar Borusan Contemporary Perili Köşk’te.
  • Turan Aksoy’un “Bir Portre: Huzursuz” sergisi 19 Nisan’a kadar PiArtworks’de. (0212 293 71 03)
  • Değişen Zamanların Mimarı Edoardo De Nari 1874 – 1954 isimli sergi 20 Nisan’a kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. (0212 334 09 00)
  • Nickolas Muray’ın “Bir Fotoğrafçının Portresi” isimli sergisi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.
  • Duvar Resminden Korkuyorlar isimli sergi 21 Nisan’a kadar SALT Beyoğlu’nda. (0212 377 42 00)
  • Çöl ve Deniz Arasında – Ürdün Ulusal Güzel Sanatlar Galerisi’nden Bir Seçki isimli sergi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.
  • Başkalarının Hayatı. Tekrar ve Hayatta Kalmaisimli karma sergi 27 Nisan’a kadar Akbank Sanat’ta.
  • Prix Pictet: Güç isimli sergi 28 Nisan’a kadar İstanbul Modern’de.
  • Türk Opera-Bale Tarihinin Duayen Dekoratörlerinden Tasarım Seçkileri kapsamında Türk Operasında Dekor Resimleri sergisi 30 Nisan’a kadar Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda.
  • Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar isimli karma sergi 16 Mayıs’a kadar İstanbul Modern’de.
  • El Emeği Göz Nuru isimli sergi 26 Mayıs’a kadar Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 242 38 13)
  • Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.
  • İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)
  • Göç Bağlantıları Sergisi 22 Aralık 2014’e kadar Adalar Müzesi’nde.

ANKARA

  • Berna Türemen – resim – 6 Mart’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0 312 290 12 44)
  • Ömür Nazlı – resim – 7 Mart’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)
  • Nüzhet İslimyeli Anısına – suluboya resim – 6 Mart’a dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)
  • Sanatın Anadolu Aydınlanması – resim – 7 Mart’a dek – TCMD Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 30 76)
  • 130. Yıl Plastik Sanatlar – resim – 8 Mart’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaş
  • a Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)
  • Canan Dağdelen – resim – 9 Mart’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)
  • Aynur Ocak Gündoğan – resim – 9 Mart’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)
  • Çağatay Gökhan Çekiç – resim – 9 Mart’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 648 21 05)
  • Selim Birsel – resim – 10 Mart’a dek – m1886’da. (0 312 286 00 74)
  • İkisi de Ben – resim – 10 Mart’a dek – Peker Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 30 03)

İZMİR

  • Eda Bellek’in fotoğraf sergisi, ay sonuna kadar Fotohane’de.
  • Orhan Ersoy’un tuvaline düşenler, 23 Mart’a kadar Selçuk Yaşar Sanat Galerisi’nde.,
  • Naci Kalmukoğlu’nun resimleri 28 Nisan’a kadar Arkas Sanat Merkezi’nde.

İSKENDERUN
Karikatürist Kamil Masaracı’nın, ‘Kadın Hakları’ konulu karikatür sergisi, ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ 16.00’da İskenderun Belediyesi Kadın Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi’nde açılacak. Sanatseverler sergiyi, bir hafta boyunca gezebilecek. (0326 6134990)

MERSİN
Sekiz ressam ve yontu sanatçısının eserlerinin yer aldığı, ‘Karma Resim Heykel Sergisi’ MTSO Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi hafta boyu izlenime açık olacak. (0324 2389500)

ADANA
Adana Ressamlar Derneği’nin, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ dolayısıyla düzenlediği, ‘martınsekizi’ adlı resim sergisi AÇS Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 21 Mart tarihine dek izlenime açık olacak. (0322 4534445)

TİYATRO

İSTANBUL

  • Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Profesyonel” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Cevahir Sahnesi Salon 1’de “Ölüleri Gömün” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Cevahir Sahnesi Salon 2’de “Aşkımız Aksray’ın En Büyük Yangını” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Küçük Sahne’de “Kurban” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Herkesin Bildiği Sırlar” cumartesi 20.00, pazar 15.00.
  • Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Michelangelo” salı, perşembe, cumartesi 20.00, pazar 15.00.
  • Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Çehov Makinesi” çarşamba, cuma 20.00, cumartesi 15.00. (0 212 292 39 00)
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Gönlümdeki Osman Hamdi Bey” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30.
  • GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Boyu Benek” perşembe, cuma 14.00, “Karagöz Tatlıcı” cumartesi, pazar 12.00.
  • Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Zengin Mutfağı” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30.
  • Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Arka Bahçe” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00.
  • Kâğ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe, cuma 14.00.
  • Haldun Taner Sahnesi’nde “Vişne Bahçesi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00. Cumartesi 15.30 ve 20.00.
  • Ümraniye Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00.
  • Ü. Müsahipzade Sahnesi’nde “Surname 2010” perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00. pazar 15.30.
  • Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. (0212 455 39 00)
  • Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyli Müzikali” perşembe 20.30, “www.askbu-mu.com” cuma 20.30, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00, “Sıkıyönetim” cumartesi 20.30. “Benim Güzel Pabuçlarım” pazar 11.00, “Hangisi Babası” pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” çarşamba 20.30, “Medeni Hali: Kadın” perşembe, cuma 20.30, “4×4” Cuma 15.30. “Carrar Ana’nın Silahları” cumartesi 11.00. (0212 414 96 47)
  • Ortaoyuncular’da “Masal Müfettişi” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)
  • nKenter Tiyatrosu’nda “Toplu Hikâyeler” cuma 20.30 (0212 246 35 89)
  • Tiyatro Pera’da “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.30
  • Oyun Atölyesi’nde “Anlaşılmaz Konuşmalar” bugün 20.30, “Oda ve Adam” salı 20.30, “Antonius ile Kleopatra” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 16.00 ve 20.30, pazar 16.00. (0 216 345 39 39)
  • Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda “Asi Kuş” çarşamba 20.30 Yunus Emre Kültür Merkezi. (0 212 240 43 44)
  • Kumbaracı50’de “Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi” bugün , salı, çarşamba 20.30, “Üç Faz” perşembe 20.30, “Katilcilik” cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30, pazar 15.00. (0 212 243 50 51)
  • İkincikat’ta “Korku Tüneli” bugün, “Barselo” salı, çarşamba, “Disosya” perşembe, “Yalnızlar Kulübü” cuma, cumartesi 20.30. (0 212 292 32 47)
  • Duru Tiyatro’nun “Nafile Dünya” cuma, cumartesi 20.30, “Aşk Her Yerde” pazar 16.00. (0 216 338 56 86)
  • Mekan Artı’da “Ölü Aktörler -Normal” salı 20.30, “Ben Sen O, Biz Siz Onlar” çarşamba 20.30, “Kozalar” perşembe 20.30, “Anne ve Babalar için Cinsel Bozukluklar Rehberi” cuma 20.30. (0 212 224 57 56)
  • Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Meymenetsiz Musibet” bugün 20.30, “Bir Kadın Uyanıyor” çarşamba 20.30, “Ölüm Diyalogları” perşembe 20.30, “İntihar mı Cinayet mi” cuma 20.30, “Otobüs” pazar 18.00. (0 212 252 74 52)
  • Sahne Hal’de “Yaka Beyaz” bugün 20.30, “Parti” salı 20.00, “Largo Desolato” çarşamba 20.00, “Adiller” cuma 20.30, “Bernarda Alba’nın Evi” cumartesi 20.30, çocuk oyunu “Cadılar” pazar 13.00, “Ölüm Diyalogları” pazar 20.30. (0 212 274 74 78)
  • Ekip Tiyatrosu’nun “Parti” oyunu salı 20.00’de Sahne Hal’de.
  • Tiyatroadam’ın “Babaannem 100 Yaşında” perşembe 20.30 Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi. (0 212 236 10 27)
  • Tiyatro Kartela’nın “Peri Devden Korkuyor” oyunu salı Beyoğlu Hayal Perdesi’nde.

ANKARA

  • Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Tiyatro Pembe Kurbağa tarafından sahnelenecek “Sihirbazın Tavşanı” adlı çocuk oyunu 16 Mart’ta saat 10.30’da, “Kendini Beğenmiş Tavuskuşu” adlı oyun 30 Mart’ta saat 10.30’da. (0 312 442 30 50)
  • Akün Sahnesi’nde, “Fosforlu Cevriye/müzikal” 5, 6, 7 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00’te, “Bir Delinin Hatıra Defteri” 13, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te, “Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan On Bir Tablo” 12, 16 Mart’ta saat 20.00’de, “Pal Sokağı Çocukları/çocuk oyunu” 10 ve 16 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)
  • Altındağ Tiyatrosu’nda, ‘Karı Koca Arasındaki Ufak Tefek Cinayetler/Bursa DT’ 5, 6, 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 10 Mart’ta saat 15.00’te, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 15 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 316 59 02)
  • Büyük Tiyatro’da, “Aşk Hastası” 5, 8 Mart’ta saat 20.00’de, 10 Mart’ta saat 15.00’te, “Cyrano de Bergerac” 12, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)
  • Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Hürrem Sultan” 5, 6, 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Ben Ödüyorum” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 10 Mart’ta saat 11.00’de, “Üç Şehzade/çocuk oyunu” 15 ve 17 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 240 00 91)
  • Küçük Tiyatro’da, “Venedik Taciri” 5, 6, 7 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Dar Ayakkabıyla Yaşamak/Diyarbakır DT” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te. “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 10 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 311 11 69)
  • Oda Tiyatrosu’nda, “Hüzzam” 5, 6, 7, 8, 9 Mart’ta saat 18.30’da, “Krem Karamel” 12, 13, 14, 15, 16 Mart’ta saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)
  • Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” 8, 9, 12, 15, 16 Mart’ta saat 20.00’de, 10 ve 17 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)
  • İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” 6, 7, 13, 14 Mart’ta saat 20.00’de, 9, 16 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)
  • Şinasi Sahnesi’nde, “Soğuk Bir Berlin Gecesi” 5, 6, 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de, “Yastık Adam” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 17 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 397 30 24)
  • Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Selamün Kavlen Karakolu” 15, 29 Mart’ta saat 20.00’de, 30 Mart’ta saat 16.00’da, “Halktan Biri” 8, 9, 14, 22, 23, 30 Mart’ta saat 20.00’de, 10, 24, 31 Mart’ta saat 15.30’da, “Zübük” 17 Mart’ta saat 15.30’da, 23 Mart’ta saat 16.30’da, “Giderayak” 16 Mart’ta saat 17.00 ve 20.00’de, “Mahşer-i Cümbüş/konuk tiyatro” 21 Mart’ta saat 20.30’da, “Kibele/konuk etkinlik” 28 Mart’ta saat 13.00’te, “Üç Anadolu/konser” 20 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 417 76 76)
  • Mavi Sahne’de, “Gres” 15, 29, 30 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her şey doğaçlama komik gösteri” 9, 16, 23 Mart’ta saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 22 Mart’ta saat 20.00’de.

ADANA
Adana Devlet Tiyatrosu, bu hafta Alfonso Paso’nun yazdığı. ‘Kırkından Sonra’ adlı oyunu sahneleyecek. Hale Kuntay’ın dilimize çeverdiği, Ali Hürol’un yönettiği oyun, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günü 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’de Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşturulacak. Fuaye Sahne’de ise Muzaffer İzgü’nün yazdığı, Boğaçhan Sökmen’in yönettiği, ‘Sınır’ adlı oyunla çarşamba, perşembe ve cuma günü 18.00’de tiyatroseverlerin karşısına çıkacak olan ADT sanatçıları, R. L. Steverson’un yazdığı, H. Mete Şahinoğlu’nun dilimize çevirdiği ve Gökhan Doğan’ın yönettiği, ‘Define Adası’ adlı oyunu da çarşamba ve cuma günü 14.00’te, pazar günü ise 11.00’de küçük tiyatroseverler için sunmayı sürdürüyor. (0322 3523355)

DİYARBAKIR/MARDİN
Türk Tiyatrosu’nun duayenlerinden Genco Erkal, rol arkadaşı Tülay Günal ile birlikte; 2012 yılının en çok konuşulan tiyatro oyunlarından, ‘Ben Bertolt Brech’i bugün 20.30’da Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’da, yarın 20.30’da da Mardin Artuklu Üniversitesi Salonu’nda sahneleyecek. Sahne tasarımı Ali Yenel, giysileri Özlem Kaya, ışık tasarımı Yüksel Aymaz’a ait oyunun koreografisini Tan Temel, Sernaz Demirel üstlendi. Brecht’e ait şiir ve öyküleri A. Kadir, Asım Bezirci, Ali Sait, Arif Gelen, Can Yücel, Gülen Fındıklı, Hasan Kuruyazıcı, Sevgi Soysal ve Zehra İpşiroğlu’nun, şarkı sözlerini ise Genco Erkal ve Tuncay Çavdar’ın dilimize çevirdiği oyuna, Piyanist Yiğit Özatalay da canlı performansla eşlik edecek. (0412 2240097 – 0482 2134002)

SAMSUN
Samsun Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) Ankara DT oyuncuları, 5 ve 6 Mart tarihlerinde saat 20.00’de “Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” adlı oyunla Samsunlu izleyicilerle buluşacak. Hatice Meryem’in yazdığı, Funda Mete’nin yönettiği oyunda Berrin Öney, Elvan Eker, Gülçin Yaşaroğlu ve Özlem Gündoğdu rol alıyor. Oyunda, kuvvetli bir gerçeklikle ama mizahla ve sevgiyle kurulmuş eş durumu fantezileri, kadınlık durumlarındaki ezilmişlik, yoksunluk, bunlarla beraber direnme ve ayakta kalma yolları anlatılıyor. (0362-431 21 00)

MÜZİK

İSTANBUL

  • Salon İKSV’de salı günü Yinon Muallem&Rast Ensemble, perşembe günü Radio Moscow blues-rock grubu, cuma günü Hediye Güven, cumartesi günü Mono rock topluluğu konserleri saat 21.30’da (0212 334 07 00)
  • Fulya Sanat Merkezi’nde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şef Gian Carlo De Lorenzo yönetiminde cuma günü saat 20.00’de dinleyiciler ile buluşacak. Konserin solisti Tuncay Yılmaz (0212 215 60 29)
  • İş Sanat’ta çarşamba günü flütist/şef Emmanuel Pahud yönetiminde Franz Liszt Oda Orkestrası ve cuma günü Yarkın Ritim Grubu’nun Kervansaray Halkların Müzikleri ve Dansları konserleri saat 20.00’de (0212 316 10 83)
  • Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de çarşamba günü Gülsin Onay’ın “Tuşlarda Romantizm” piyano resitali saat 19.30’da (0212 359 58 00-132)
  • Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda salı günü Derya Türkan, Kayham Kalhor, Sokratis Sinopoulos, Ali Bahrami Fard konseri, Perşembe günü Thomas Gabriel Trio Bach-Jazz, cumartesi günü İstanbul Sazendeleri konserleri saat 20.00’de (0212 232 98 30)
  • Borusan Müzik’te cuma günü saat 21.30’da Markus Stockhausen’s Trio konseri (0212 336 32 80)
  • Süreyya Operası’nda Jana Bouskova “Mucize Çalgı Arp” arp resitali bugün saat 20.00’de, çarşamba günü saat 18.00’de Nil Kocamangil, Agapi Triantafyllidi çello piyano ikilisi fuaye konseri(0216 346 15 31)
  • Caddebostan Kültür Merkezi’nde cuma günü saat 20.00’de Melike Demirağ Dünya Kadınlar Günü konseri (0216 467 25 68)
  • Notre Dame de Sion’da Çarşamba günü saat 19.30’da Ayla Erduran Stéphane Blet keman piyano ikilisinin konseri (0212 219 16 97)
  • David Helbock Trio caz konserleri salı günü saat 20:00 Yeniköy Avusturya Kültür Ofisi, perşembe günü saat 20.30 İzmir Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi, cumartesi günü saat 20.00 Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi (0212 363 84 15)
  • Akbank Sanat’ta salı günü saat 20.00’de Celine Bınacina Trio konseri (212 252 35 00-01)

ANKARA

  • Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Sancar Tunalı’nın vereceği piyano resitali, 16 Mart’ta saat 14.00’te. (0 312 442 30 50)
  • CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) şef Rodek Wojciech yönetiminde vereceği, Gautier Çapuçon’un (viyolonsel) solist olarak yer alacağı konser 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)
  • BSO Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın (BSO) şef Angela Hewitt yönetiminde vereceği “Kadınlar Günü Konseri” 8 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 290 17 75)

OPERA BALE

İSTANBUL
Kadıköy Süreyya Operası’nda pazar günü saat 13.00’te “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk müzikali seslendirilecek. (0216 346 15 31)

ANKARA
Opera Sahnesi’nde, “Karyağdı Hatun/opera” 6 Mart’ta saat 20.00’de, “Notre Dame’ın Kamburu/bale” 7 Mart’ta saat 20.00’de, “Saraydan Kız Kaçırma/opera” bugün ve 11, 20 Mart’ta saat 20.00’de, “BDT-Töre/dans tiyatrosu” 9 Mart’ta saat 20.00’de, “Sevginin Bedeli/bale” 16, 25, 28 Mart’ta saat 20.00’de, “Çanakkale Oratoryosu/konser” 18 Mart’ta saat 20.00’de, “Harem/bale” 21 Mart’ta saat 20.00’de, “Tosca/opera” 27 ve 30 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

GÖSTERİ SÖYLEŞİ

İSTANBUL
Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde bugün 15.00- 22.00 saatleri arasında “Kıssadan Hisse Film Günleri” düzenlenecek. (0212 484 38 21)
Fransız Kültür Merkezi’nde salı-cumartesi günleri arası “Michael Haneke Filmleri” gösterilecek. (0212 393 81 11)
ANKARA
Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Sekreteri Meral Özaygen, Prof. Dr. Yıldız Kuzgun’un konuşmacı olarak yer alacağı, Cumhuriyet Kadınları Derneği Eğitim Komisyonu Başkanı Gökçen İpek’in yöneteceği “Kadın Cinayetlerinde İletişim Sorunu” başlıklı söyleşi, 9 Mart’ta saat 14.00’te, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ve ÇYDD Gençlik Birimi’nden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Beste Ekin Sandalcı’nın konuşmacı olarak yer alacağı “Türkiye’de Kadın Olmak” başlıklı söyleşi 16 Mart’ta saat 14.00’te, Prof. Dr. Tarık Şengül’ün konuşmacı olarak yer alacağı “Yerel Yönetimler ve Kentleşme Sorunları” başlıklı söyleşi 20 Mart’ta saat 19.00’da, Ankara CUMOK’un düzenlediği “Adaleti Birlikte Arıyoruz” başlıklı söyleşi 23 Mart’ta saat 14.00’te, gazetemiz diplomasi muhabiri Bahadır Selim Dilek’in konuşmacı olarak yer alacağı “Medya Okuryazarlığı” başlıklı söyleşi 23 Mart’ta saat 16.00’da, Prof. Dr. Bahar Gökler’in konuşmacı olarak yer alacağı “Ergenlik Dönemi Çatışmaları ve Kimlik Gelişimi” başlıklı söyleşi 29 Mart’ta saat 18.30’da, gazemiz yazarı Alev Coşkun’un konuşmacı olarak yer alacağı söyleşi 30 Mart’ta saat 14.00’te. (0 312 442 30 50)

Kaynak :[-]

 

Sabancı Vakfı tarafından bu yıl 19’uncusu gerçekleştirilen ‘Sakıp Sabancı Sanat Ödülleri’, düzenlenen törenle verildi. Sakıp Sabancı Müzesi The Seed Etkinlik Merkezi’nde sunuculuğunu Yağız Can Konyalı’nın yaptığı törende, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi’nden Heykel, Resim ve Geleneksel Türk Sanatları bölümlerinden ilk üçe girerek mezun olan 9 öğrenci, ödüllendirildi.

Törene katılan Vali Hüseyin Avni Mutlu, ödül alan genç sanatçıları kutladığını belirtti. Mutlu, şöyle devam etti:

“Öncelikle muhterem büyüğümüz, sanat dostumuz Sakıp Sabancı’yı rahmetle anıyorum. Öğrencilerimiz birbirinden güzel eserler ortaya koydu. Sabancı ailesinin ülkemizin sanayisine verdiği katkılar büyük. Onların sayesinde sanat vazgeçilmezimiz oldu. Ödül töreninin bu yıl 19’uncusunu kutladık. Nice yıllar diliyorum. Bu güzel sanatçılarla gurur duyuyoruz. Zaten Mimar Sinan Üniversitesi sanatın baş tacı olduğu için burada sanatla ilgili çok güzel işler yapılıyor. Değerli hocalarımızı bu başarılı gençleri yetiştirdikleri için takdir ediyorum.”

Sakıp Sabancı’nın eşi Türkan Sabancı da bu ödül törenlerinin devam edeceğini ifade ederek, şunları söyledi:

“Sakıp Sabancı Sanat Ödülleri’nin 19’uncu yılında yine bir aradayız. Her yıl ödüllerin sahiplerini bulacağı bugünü heyecanla bekliyoruz. Bu ödüller Sakıp Sabancı’nın sanata ve sanatçıya verdiği sevginin ve saygının adeta göstergesi. Bizler de onun adını yaşatmak ve desteklemekten gurur duyuyoruz.”

Ödül almaya hak kazanan öğrencileri kutlayan Türkan Sabancı, “Umarım bu ödül sanat hayatlarında onlara şans getirir. Ayrıca onları yetiştiren aileleri ve yol gösteren öğretim görevlilerini tebrik ediyorum” diye konuştu.

Sakıp Sabancı Müzesi’nin 10 yıl önce kurulduğunu hatırlatan Sabancı, “Rahmetli eşimin bu ülkeye bıraktığı en değerli miraslardan biri. Her yıl birbirinden değerli koleksiyon ve sergiye ev sahipliği yapıyor” ifadelerini kullandı.

Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yalçın Karayağız da bu ödüllerin genç sanatçılar için teşvik edici olduğunu kaydetti.

Törende, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğrencileri Simge Kılıç ve Gözde Çakır, flüt dinletisi sundu.

Öğrencilere Cumhuriyet altını verildi

Resim bölümünden Ece Gözen Ünal, Pınar Subaşı, Canberk Özcan, Heykel bölümünden, Eda Güngör, Melike Akyıldız, Çiğdem Yıldırım, Geleneksel Türk Sanatları bölümünden Dilek Karayel, Yeşim Okutan ve Gülsüm Köseoğlu ödül aldı.

Törende, birincilere 40, ikincilere 25, üçüncülere de 15 Cumhuriyet altını verildi.

Kaynak :[-]

 

İspanya turnesinden başarılı konserlerin gururuyla dönen İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası (İDSO) yarın Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda Atatürk’ü Anma Konseri verecek.

Çin Kültürü Yılı Haftası’na denk gelen konseri Çin’in tanınmış kadın şeflerinden Zhang Jiemin yönetecek. Ünlü flüt sanatçımız Gülşen Tatu’nun solist olduğu saat 20.00’de başlayacak konserin programında; J.Iber “Flüt Konçertosu” ve O.Respighi “La Boutique Fantasqıe” eserleri yer alıyor.

Konserde Çinli besteci LiHuanzhi tarafından bestelenen “Bahar Festivali Uvertürü” de seslendirilecek. Eserde, Shanbei bölgesinde yaşayan halkın, Çin Yeni Yılı’nı yani Bahar Festivali’ni kutlayışını betimleniyor. Bahar Festivali Uvertürü, 1955 ve 1956 yılları arasında bestelenmiş, çeşitli festival etkinliklerinde seslendirilmiş, özellikle Çin okullarının müzik kitaplarında da yer alıyor. 2007 yılında eser, Çin’in ilk uzay araştırma aracıyla taşınmak ve uzaya yayın yapmak üzere de seçilmiş.

Şef Zhang Jiemin, piyano ve perküsyon çalışmalarına 7 yaşındayken başlayan, 1995 yılında Şangay Müzik Konservatuvarı’nın orkestra şefliği ve bestecilik bölümünden mezun olan, mezuniyetinden itibaren Çin’in önemli opera ve senfoni orkestralarında görev almış olan, 2010 yılında Jiemin, Şangay Senfoni Orkestrası’nın daimi şefi olmuş olan deneyimli bir şef.

Taksim uyarısı

Bölgede etkinlik sergileyen diğer kütür kurumları gibi İDSO yönetimi de Taksim’in kapalı olması dolayısıyla sanatseverlerin zamanla konusunda dikkatli olmasını hatırlatıyor.

 Kaynak : [-]

Antalya Piyano Festivali’nden muhteşem program.

Dünyaca ünlü sanatçıları ve grupları Antalya’da buluşturan, Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Antalya Piyano Festivali, muhteşem bir programla Kasım ayında başlıyor. 13’üncü yılında “Şehirde Müzik Var” sloganıyla yola çıkan festival, renkli ve dopdolu içeriği ile dikkat çekiyor. Sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı festival, Volkswagen ana sponsorluğunda 16 Kasım – 08 Aralık tarihleri arasında Antalya’da gerçekleşecek. Efsane caz sanatçısı Chick Corea bu yıl festivalin sürpriz isimlerinden. Her gecesiyle izleyiciye ayrı bir tat sunacak olan festivalde, sahnedeki konserlerin yanı sıra halk konserleri ve öğrenciler ile sanatçıları bir araya getiren atölye çalışmaları da yer alıyor. “Şehirde Müzik Var” sloganı ile festival, 13’üncü yaşında da sanatseverlere unutulmaz bir müzik şöleni yaşatacak.

Festival açılışında Say’ın “Mezopotamya” Senfonisi
Festivalin bu yılki açılış konserlerinde ünlü besteci ve piyanist Fazıl Say’ın “Bugüne kadar yazdığım en iyi eser” olarak nitelediği ve 2012 yılında bestelediği, “Mezopotamya” başlıklı ikinci senfonisi seslendirilecek. Şaşırtıcı yeniliklerle dolu olan eser “Ovada iki çocuk”, “Dicle”, “Ölüm kültürü üzerine”, “Melodram”, “Ay”, “Güneş”, “Kurşun”, “Fırat”, “Savaş üzerine”, “Mezopotamya Türküsü” başlıklı on farklı bölümden oluşuyor. 130 kişilik dev bir orkestra için kurgulanan senfonide Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası’nı şef Gürer Aykal yönetecek. Antalya’da ilk kez yorumlanacak eserde solist Carolina Eyck Theremin isimli elektronik çalgısı ile Mezopotamya’daki bir meleği canlandıracak. Bas Blok Flütü ile Çağatay Akyol ve Bas Flütü ile de Bülent Evcil orkestraya eşlik edecek. Say’ın güçlü performansıyla gerçekleşecek açılış konserleri 16 Kasım Cuma ve 17 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Sahne genç yeteneklerin…
Türkiye’deki birçok sanatçıyı yetiştiren ve 2006 yılında hayata veda eden piyanist Kâmuran Gündemir anısına her yıl geleneksel olarak düzenlenen “Genç Yetenekler” konseri, bu yıl da başarılı gençleri ağırlamaya devam ediyor. Bu senenin solistleri Cem Esen, Can Çakmur, Victor Maslov ve Merve Akyıldız. Genç piyanistlerin performanslarını sergileyeceği konser 18 Kasım Pazar günü saat 14:30’da Antalya Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak gerçekleşecek.
Andante Gecesi’nde “Midori & Özgür Aydın” 
Klasik müzik dergisi ‘Andante’ adına yapılan gecede, ülkemizi yurtdışında başarıyla temsil eden piyanist Özgür Aydın ve dünyaca ünlü Japon keman sanatçısı Midori Gato birlikte sahne alacak. 2009 yılından bu yana dünyanın farklı şehirlerinde sahne alan ikili için New York Timesgazetesinin ünlü müzik eleştirmeni Vivien Schweitzer “İkilinin sahnedeki uyumu izlemeye değer” yorumunu yapıyor. 20 Kasım Salı günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek “Andante Gecesi”nde ikili, çok özel bir repertuvar sunacak.
Sıra dışı “Diabelli” yorumuyla “Andreas Staier”
Alman piyanist Andreas Staier bu yıl festivalde sahne alacak bir diğer isim. Dünyanın önde gelen orkestralarıyla birlikte solist olarak sahne alan Staier, konser gecesinde izleyicilere özel bir repertuvar sunacak. Sanatçı, Beethoven’ın Viyanalı müzik yayıncısı ve besteci Anton Diabelli’nin bir valsi üzerine yazdığı Diabelli Çeşitlemeleri’ni seslendirecek. Beethoven’ın son dönem eserlerinden olan ve çeşitleme tekniğinin en kusursuz örneklerinden sayılan 33 Çeşitleme’nin seslendirileceği konser, 22 Kasım Perşembe günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi “Buika”
Festivalin bu yılki sürprizlerinden biri de İspanyol aşk şarkılarının tutkulu sesi Buika… “En mi Peil” albümü ile tüm dünyada büyük beğeni toplayan Buika Antalya’da ilk kez festival kapsamında hayranlarıyla buluşacak. Flamenko ile cazı bir araya getiren, flamenkoyu farklı boyutlara taşıyarak dünya müziğine yepyeni bir tarz kazandıran Buika, sahnedeki enerjisi ile de seyirciyi adeta büyülüyor. 24 Kasım Cumartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek konserde İspanyol şarkıcıya dünyaca ünlü piyanist Ivan Melon (piyano), AntonioCuenca (kontrabas) ve Ramon Porrina (vurmalılar) eşlik edecek. Seal ve Nelly Furtado gibi dünyaca ünlü pop yıldızları ile yaptığı düetlerle de dünya listelerine giren Buika, gecedeyönetmen Pedro Almadovar’ın filmlerinde yer alan enfes şarkılarını da seslendirecek.
Piyanonun zarif kraliçesi Gülsin Onay
Dünyaca ünlü Türk piyanist Gülsin Onay bu yıl festivalin en önemli konukları arasında yer alıyor. Hocası Ahmed Adnan Saygun’un dünya çapında en güçlü yorumcusu olarak kabul edilen Onay, önemli orkestralar eşliğinde sayısız ülkede bestecinin eserlerini seslendirdi. Özellikle romantik dönem bestecilerinin eserlerindeki usta yorumuyla tanınan sanatçı bu konserde Saygun ve Beethoven’ın eserlerinin yanı sıra 20. yüzyılın en önemli bestecilerinden biri olan ve bu yıl 150. doğum yılı kutlanan Fransız besteci Claude Debussy‘nin eserlerini de yorumlayacak. Kaçırılmaması gereken bu konser 26 Kasım Pazartesi günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Cazın efsanesi ismi Chick Corea ‘Trio’su ile festivalde…
Caz müziğin yaşayan efsanesi Chick Corea, festivalin en heyecanlı gecelerinden birine imza atacak. 18 Grammy ödülü olan Amerikalı besteci ve piyanist Chick Corea festival kapsamında trio’suyla birlikte ilk kez konser verecek. Gecede piyanosuyla etkileyici bir şov sunacak olan efsane sanatçıyla birlikte iki ünlü isim daha sahne alacak: basta kendi kuşağının en üstün yeteneklerinden biri olarak kabul edilen ve Sting, Pat Metheny, McCoy Tyner gibi ünlü isimlere eşlik eden Christian McBride ve vurmalılarda, Herbie Hancock, Bob Dylan, Joni Mitchell ve The Wayne Shorter Quartet ile çalışan sıradışı yetenek Brian Blade. Muhteşem performansları ile izleyicilere unutulmaz bir caz gecesi yaşatacak olan Chick Corea Trio’nun heyecanla beklenen konseri 28 Kasım Çarşamba günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Atlantik’in öbür yanından “Tzimon Barto” geliyor
Amerikalı piyanist Tzimon Barto, çok özel bir repertuvar ile sanatseverlerin karşısında olacak. Güçlü yorumu ve sahne performansı ile beğeni toplayan piyanist, Atlantik’in diğer yakasından festivale konuk oluyor. New York Filarmoni, Chicago Senfoni ve Houston Senfoni gibi birçok uluslararası orkestra ile birlikte konserler veren Barto, özellikle Chopin, Schumann ve Gershwin yorumlarıyla dikkat çekiyor. Tzimon Barto konseri 30 Kasım Cuma günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Brad Mehldau Trio ile “caz”a doyacaksınız
Dünyanın farklı sahnelerinde verdiği konserlerin yanı sıra Stanley Kubrick’in efsane filmi “Eyes Wide Shut” gibi birçok film müziğinde de ismini sıkça gördüğümüz ünlü piyanist Brad Mehldau da, triosuyla birlikte festivale konuk olan isimler arasında yer alıyor. 2 Aralık Pazar günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek bu keyifli caz gecesinde Mehldau’ya Larry Grenadier (bas) ve Jeff Ballard (vurmalılar) eşlik edecek.
Yunan piyanist Anastasios Pappas da festivalde…
New York basınının “Enstrümanıyla akıllarda kalan gerçek bir müzisyen” olarak yorumladığı Yunan piyanist Anastasios Pappas festivalde izleyicilere unutulmaz bir gece yaşatacak. Pappas 4 Aralık Salı günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleştireceği resitalde, Modest Musorgski, Arjantinli besteci Alberto Ginastera ve Franz Liszt’in eserlerinin yanı sıra Fazıl Say’ın “Kara Toprak” başlıklı eserini de yorumlayacak.
Baltıklardan “Gidon Kremer Trio” rüzgarı
Festival sona yaklaşırken sahne alacak gruplardan biri de “Gidon Kremer Trio” olacak. Letonyalı ünlü keman sanatçısı ve orkestra şefi Gidon Kremer, Gürcü piyanist Khatia Buniatishvili ve Litvanyalı viyolonsel sanatçısı Giedre Dirvanauskaite’den oluşan grup farklı tarzları ve yorumlarıyla dikkat çekiyor. “Gidon Kremer Trio” konserde, Franck ve Çaykovski’nin eserlerinin yanı sıra Gidon Kremer’in geçtiğimiz yıl kaybettiği annesi Marianne Kremer’in anısına yazılan ve Kovacs Tickmayer’in Monteverdi’nin aynı isimli aryasından uyarladığı Lasciatemi Morire isimli eserini de seslendirecek. Konser 6 Aralık Perşembe Günü saat 20:00’de Antalya Kültür Merkezi’nde izlenebilir.
Festival Kapanışı “Spivakov ve Moskova Virtüözleri” ile…
Festivalin son konserinde ise gelenek yine bozulmuyor. Sanat kalitesi ile iddialı bir isme sahip olan ve dünyanın en önemli toplulukları arasında gösterilen Moskova Virtüözleri bu yıl da festival kapanışını gerçekleştirecek. Aynı zamanda festivalin daimi orkestrası olan topluluğu, yine güçlü bir isim olan şef Vladimir Spivakov yönetecek. Geceye solist olarak piyanist Philipp Kopachevsky, flütçü Julia Schasnovich, viyolonselci Dmirtry Prokofiev ve saksafoncu Matvey Sherling katılacak. Sanatseverlere müziğin farklı renklerini sunan festivalin kapanış konseri 8 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek.
Halk Konserleri ve Workshop’lar
Halk konserleri devam ediyor
13’üncü yılında “Şehirde Müzik Var” sloganıyla yola çıkan festivalin yelpazesi bu yıl daha da genişledi. Ücretsiz halk konserleriyle Antalya’nın farklı noktalarında sanatseverlerle buluşan festival, bu yıl ilçelere kadar uzanan bir programla hazırlandı. Programda Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşen konserlerin yanı sıra ücretsiz olarak düzenlenecek üç halk konseri de yer alıyor. Konserlerden ilki festivalin sanat yönetmeni olan Fazıl Say konseri. Say, 18 Kasım’daAlanya’da izleyicilerle buluşacak. Piyanonun zarif kraliçesi Gülsin Onay 23 Kasım’da Kepez’de, Yunan piyanist Anastasios Pappas ise 5 Aralık’ta Akdeniz Üniversitesi’nde bir konser verecek. Şehrin uzak bölgelerinde yaşayan ve konserlere gelme şansı olmayanlar, dopdolu bir programa sahip bu üç konserle festivali takip etme şansı yakalayacak.
Sanatçılar festival boyunca öğrencilerle
Festival bu yıl da sanatçıları ve öğrencileri farklı atölye çalışmaları ile bir araya getirmeye devam ediyor. Kalitesi kadar atölye çalışmalarıyla da eğitim alanında güç kazanan festivalde, bu yıl çalışmalar daha da arttırıldı. Dünyanın farklı ülkelerinden gelen sanatçıların gerçekleştireceği atölye çalışmalarında, öğrenciler sanatçılarla çalışma olanağı yakalayacak. Festival boyunca devam edecek olan atölye çalışmaları Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, Akdeniz Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi, Antalya Koleji ve ATSO Güzel Sanatlar Lisesi’nde gerçekleşecek.
Biletler 01 Kasım’dan itibaren Biletix’te satışta
16 Kasım-08 Aralık tarihleri arasında Antalya Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek 13’üncü Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin biletleri yurtiçinde ve yurtdışında, 01 Kasım’dan itibaren Biletix’te satışta olacak. Festival biletleri Biletix gişelerinden ya da www.biletix.com adresinden alınabilir.
Festivalin Bilet Fiyatları
Balkon    : 35 TL
Salon      : 45 TL
Kombine:  250 TL (Tüm etkinlikleri kapsar)

Dünyaca ünlü yan flüt sanatçısı Massimo Mercelli ile Oscar ödüllü piyanist ve besteci Luis Bacalov ikilisi; 28 Ağustos 2012, Salı akşamı saat 21:30’daSide 12. Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali kapsamında konser verecekler. Sevilen film müziklerini sanatseverler için, tarihi Apollon Tapınağı’nda seslendirecekler.

 Avrupa Festivaller Birliği (EFA) yönetim kurulu üyeleri arasında da yer alan dünyaca ünlü flütist Massimo Marcelli ve sinema filmlerinin müzik kompozitörlüğünü de yapan ünlü piyanist Luis Bacalov; Apollon Tapınağı’nda verecekleri konserde, sanatseverleri film müziklerinde bir yolculuğa çıkartacak.
André Jaunet ve Maxence Larrieu ile flüt okuyan, henüz 9 yaşındayken Venedik Teatro la Fenice’de ilk konserini veren Massimo Marcelli; Francesco Cilea, Concorso Internazionale Giornate Müzikali ve Concorso Internazionale di Stresa ödüllerinin sahibi. Buenos Airesli dünyaca ünlü piyanist-besteci Luis Bacalov ise; İtalyan yapımı “Il Postino” filmi ile 1996 yılında “En İyi Müzik” dalında kazandığı Oscar ödülünün yanı sıra, iki BAFTA ödülüne layık görülen başarılı bir müzik kompozitörü.
Bu yıl Side Belediyesi tarafından 12.’si düzenlenen, 2010 yılında Avrupa Festivaller Birliği’ne (EFA) kabul edilen Side Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali; 25 Ağustos – 30 Eylül 2012 tarihleri arasında düzenleniyor. Sanat yönetmenliğini, önceki yıllarda olduğu gibi Remzi Buharalı’nın üstlendiği festival, Side Antik Tiyatrosu’nda ve Apollon Tapınağı’nda ücretsiz olarak sanatseverlerle buluşuyor.
Kaynak(…)

Almanya’da yapılan bir kazı sonucunda dünyanın en eski müzik aletleri bulundu.

Almanya’nın güneyinde modern insanların yerleşimine dair kalıntıların bulunduğu yerde kaz kemiklerinden ve mamut dişlerinden yapılan flütler bulundu.

Bilim adamları karbon tarih saptama yöntemi ile flütlerin 42,000 ve 43,000 arası döneme ait olduğunu tespit etti.Araştırmanın bulguları İnsan Evrimi dergisinde yayınlandı.

Oxford Üniversitesi’nden Prof. Tom Higham’ın yönetimindeki ekip, Geissenkloesterle mağarasında flütlerin bulunduğu katmandaki hayvan kemiklerinin hangi döneme ait olduğu üzerine bir çalışma yaptı. Daha önce Tubingen Üniversitesi’nden Prof Nicholas Conard 2009 yılında en eski müzik aletini bulmuştu. Conard, yeni araştırmanın sonuçlarının kendi önermeleriyle uyumlu olduğunu ve Tuna nehrinin 40,000-45,000 seneleri arasında insanların ve teknolojik icatların Avrupa’nın merkezine doğru hareketliliğinde kilit bir rolü olduğunu söyledi.

“Geissenkloesterle bölgede takıların, figüratif sanatın, mitlerin ve müzik aletlerinin örneklerini barındıran sayılı mağaralardan biri”.

Bulunan Flüt

Araştırmacılara göre, mağaradaki kalıntılar, modern insanların Tuna nehrinin üst kısımlarına aşırı soğuklardan önce, yani 39,000-40,000 yılları arasında gelmiş olabileceğini gösteriyor.Uzmanlara göre müzik aletleri eğlence ya da dini ritüeller için kullanılmış olabilir.Bazı uzmanlar müziğin insanların 30,000 yıl önce Avrupa’da soyları tükenen Neandertallerden ayıran bir etken olduğunu düşünüyor.

Müzik, daha muhafazakar olan Neandertallere karşı insanların daha geniş toplumsal gruplar oluşturarak yayılmalarını sağlamış olabilir.

 

Kaynak :[-]

Şunun için etiket arşivi: Flüt

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi