Şunun için etiket arşivi: film festivali

Hollanda’nın Rotterdam kentinde, ilk kez önceki yıl gerçekleştirilen ‘Kırmızı Lale Film Festivali’nin ikincisi 25-31 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.

kırmızı-lale-film-festivali

Hollanda’nın Rotterdam kentinde, ilk kez önceki yıl gerçekleştirilen ‘Kırmızı Lale Film Festivali’nin ikincisi 25-31 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.

Fatma Girik’in ‘Yaşam Boyu Başarı’, Nuri Bilgi Ceylan’ın da ‘Kırmızı Lale Ustaya Saygı’ ödülü alacağı festival Hollanda Türkiye Kültür Vakfı tarafından organize ediliyor.

Festivalin açılış ve kapanış gecesi Rotterdam Lantaren Venster Kültür Merkezi’ndeki büyük salonda düzenlenirken film gösterimleri ise aynı kültür merkezinin iki ayrı salonunda gerçekleştirilecek.

Kaynak :[-]

Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“’nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de.

pink_martini

“Sympathique”, “Hang on Little Tomato”, “Hey Eugene!”, “Splendor in the Grass“, “Joy to the World“, “1969“ ve “A Retrospective“ albümleri ile Türkiye’de büyük bir hayran kitlesine sahip, her albümleri ile altın ve platin plak kazanan Pink Martini yepyeni albümleri “Get Happy“’nin Avrupa turnesinin kapsamında 3 konser için Türkiye’de.

Pink Martini 22 Mayıs’ta 17.Uluslararası Ankara Caz Festivali kapsamında Congresium Ankara’da ve 23 Mayıs’ta İş Sanat’ın Sezon finalinde İstanbul’da ve 25 Mayıs’ta İzmir’de Fuar Atatürk Açık Hava Tiyatrosu’nda hayranları ile buluşacak.

18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğuna Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt ‘Smile’ şarkısı ile başlayan grup, Avustralyali başarılı kabare divasi Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo superstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright’ın albümlerine konuk olması ile hayranlarına muhteşem bir müzik şöleni sunuyor. ‘Quizas Quizas Quizas’ , ‘Sway’ , ‘Smile’ gibi unutulmaz eserleri yepyeni albümlerinde yorumlayan grup, Türk sevenlerine de büyük bir sürpriz yaparak ‘Üsküdar’ şarkısını ‘Get Happy”ye eklediler.

Pink-MartiniGet Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, “Jungle” Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada4 Mart 2014‘te yayınladı.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransız şansonlarından Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Forbes’in kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkılarının dünya prömiyeri ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye turnesinde.

“Pink Martini’nin hayatı seven enerjisini ve orijinalliğini sıkıştırabilecek bir kalıp ya da tanım yok…” BBC Music Review.

Harvard mezunu Thomas M. Lauderdale tarafından Portland’da kuruldu.

Pink Martini kurulduğu günlerde politik tavrı olan, sivil toplum örgütlerinin yardım ve bilinçlendirme amaçlı organizasyonlarında sahneye çıkan bir orkestra olarak yola çıkmıştı.

Thomas M. Lauderdale’in Harvard’dan sınıf arkadaşı China Forbes, orkestraya 1995’te katıldı. Pink Martini kurulduğu ilk günlerden beri farklı dillerde, farklı kültürlerin şarkılarını dünyaya sunmaya ve dünyaca ünlü Senfoni orkestralarıyla sahne almaya devam ediyor.

The Boston Pops, San Francisco Senfoni Orkestrası, Hollywood Bowl Orkestrası ve Los Angeles Filarmoni orkestrası gibi ünlü orkestralarla zengin bir evrensellik yakalayan Pink Martini daha önceki üç albümüyle 2 milyondan fazla satış rakamına ulaştı.

Fransa’nın ünlü “Victoires de la Musique “ ödüllerinde “Yılın şarkısı” ve “ En İyi Yeni Sanatçı” kategorilerinde aday olarak uluslararası bir fenomen haline geldi.

2004, yılında yayınlanan ikinci albümleri “Hang on Little Tomato”, Amazon albüm satışları listesinde 1 numara olmayı başarmıştı. Grubun üçüncü albümleri Hey Eugene! hem Billboard en çok satan albümler listesinde ilk 30’da yeraldı hem de ikinci kez Amazon albüm satış listelerinde 1 numara olmayı başardı.

Pink Martini’nin yeni stüdyo albümleri “Splendor in the Grass”ı da kendi plak şirketleri Heinz Records etiketiyle çıkardılar.

Kendilerini “Dünyanın değişik köşelerinden melodileri ve ritimleri bir araya getirip, modern bir formda sunan müzik arkeologları” şeklinde tarif eden topluluğun kurucu üyesi piyanist Thomas M. Lauderdale, “Bir müzik belgeseli hazırlıyor gibiyiz; dünya vatandaşı ve müzik elçileri olarak, her zaman değişik kültürlerin geleneklerini, dillerini, tarihlerini bilmek ve çalışmak zorundayız. ABD’li bir grubuz, ancak zamanımızın büyük bir bölümünü Avrupa’da geçiriyoruz. En büyük amacımız, hangi kültürden olursa olsun, dünya üzerinde çok geniş bir dinleyici kitlesine seslenebilmek” diye ekliyor.

Türkiye’deki konserleriyle de büyük ilgi gören topluluk Türkiye sevgisini ülkemizdeki turnelerinde çektirdikleri resimler ile “Hang on Little Tomato” albümlerinin kartonetine taşıyarak göstermişti. Avrupa’daki ilk performansını Cannes Film Festivali’nde gerçekleştiren Pink Martini özellikle Fransa, İspanya, Portekiz, Belçika, İsviçre, Yunanistan, Lübnan gibi ülkelerde kapalı gişe konserlere imza atıyor.

Los Angeles, Oregon, Seattle, New Jersey, San Antonio ve Kansas City senfoni orkestralarıyla birlikte konserler veren topluluk, 2003 yılında Frank Gehry’nin mimari şaheseri Los Angeles Filarmoni’nin yeni evi Walt DisneyKonser Salonu’nun açılışını yaptığı gibi 2005’te Türkiye’de de Kuruçeşme Arena’nın açılışını yapmıştı.

Televizyonların ünlü dizileri de Pink Martini şarkılarını soundtrack olarak kullanmak için birbirleriyle yarışıyorlar. The West Wing’den Desperate Houseviwes’a kadar Pink Martini’nin şarkıları şimdiye kadar birçok ünlü dizide kullanıldı.

2011 sonbaharinda 2 yepyeni albüme imza atan Pink Martini, ilk olarak Saori Yuki ile ‘1969’ albümünü ardından da 17 yıllık hikayelerini özetledikleri ‘piyasaya çıkardı. ‘1969’ Pink Martini, efsanevi Japon sanatçı Saori Yuki 2007 yılında Pink Martini’nin “Taya Tan” adlı şarkıyı yeniden yorumlamasıyla başlayan ortak hikayelerini 1969 yılının en güzel şarkılarını biraraya getirerek hazırladıkları sımsıcak bir albüm. 1969 albümü “Blue Light Yokohama”, “Yuuzuki”, “Mayonaka no Bossa Nova (Geceyarısı Bossa Nova’sı)” gibi Japonya’nın en ünlü şarkılarını ve Pink Martini tadında yorumlanan “Yoake no Scat (Yeni Bir Şafak Melodisi)” gibi Saori Yuki’nin en meşhur şarkılarını içeriyor. Albümde Fransızca, Japonca ve İngilizce 12 şarkı bulunuyor.

Jorge Ben’in ünlü “Mas Que Nada” , Peter Paul & Mary “Puff, The Magic Dragon” şarkısı ve Peggy Lee’nin ünlü “Is That All There Is” şarkısına kadar uluslararası ünlü şarkılara da yeni yorumlar getiren albüm , bir Japon efsanesi olan Saori Yuki’yi de Türkiye’deki sevenleri ile buluşturdu.

2011 yılında grup, ‘1969’ albümü ile aynı anda 17 yıllık kariyerlerini özetledikleri 8 yepyeni şarkı ile destekledikleri en iyiler – best of çalışması ‘A Retrospective’ piyasaya çıkardı.

Get Happy için hala stüdyodayken, Thomas Lauderdale eş zamanlı olarak The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp’ın da konuk olduğu, grubun 8. stüdyo albümü, Dream a Little Dream için çalışmaya başladı. Bahsettiğimiz kardeşler de 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Albüm İsveç’ten Ruanda’ya, Çin’den Bavyera’ya kadar zik zaklar çizerek dünyayı dolaşıyor ve The Chieftains, Wayne Newton, “Jungle” Jack Hanna ve ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler filminde Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr gibi isimleri konuk ediyor. Albüm tüm dünyada 4 Mart 2014‘te yayınladı.

Samurayların aşk şarkılarından 1930’ların Küba müziğine, Fransızca şansonlardan Brezilya sokak şarkılarına kadar dinlemesi en keyifli şarkıları tozlu raflardan bulup çıkaran topluluk, China Storm’un kulak pası silen sıcak vokali ve yepyeni şarkıları ile yine unutamayacağınız üç konserle Türkiye’de!

‘Get Happy’ albümü hakkında

Ocak 2012’de grubun lideri Thomas Lauderdale Pink Martini’nin yedinci stüdyo albümü üzerine çalışmalarına, Charlie Chaplin’in ‘’Smile’’ şarkısını efsanevi Phyllis Diller ile birlikte kaydetmesiyle başladı. 24 Eylül 2013 tarihinde piyasaya çıkacak ‘’Get Happy’’ adını taşıyan yepyeni Pink Martini albümü dokuz farklı dilde, 16 adet ayağınızı yerden kesecek şarkıyı içeriyor. Grubun sevilen solisti China Forbes her zamanki gibi albüme ağırlığını koyarken, Pink Martini, albümde ilk kez solo şarkılar kaydeden Storm Large ile de düet yapıyor. Ayrıca pek çok sürpriz özel konuk, Rufus Wainwright, Philippe Katerine, Meow Meow, The Von Trapps & Ari Shapiro, albümde muhteşem düetleri ile yer alıyor.

18 aylık uzun ve maceralı ‘’Get Happy’’ kayıtlarının yolculuğu, grubun Phyllis Diller’ın vefat etmeden önce yapmış olduğu son kayıt ‘Smile’ şarkısı ile başladı. Herkesin 2009’daki Splendor in the Grass albümünden beri heyecanla beklediği yeni albüm, çok önemli şarkıcıların Portland’daki Pink Martini stüdyosununda kayıtlar yaptığı muhteşem bir çalışmanın ürünü. Avustralyalı başarılı kabare divası Meow Meow, alımlı ve alışılmadik Fransız Philippe Katerine, yakışıklı ve ışıl ışıl radyo süperstarı Ari Shapiro, sıcakkanlı, harika kardeşler The Von Trapps ve muhteşem bir performansla Rufus Wainwright Pink Martini’ye ‘Get Happy’ albümünde konuk oldular.

Thomas, tarafından seçilen ve düzenlemeleri yapılan İngilizce, Almanca, Fransızca, Çince, Japonca, İspanyolca, Farsça, Türkçe ve Romence dillerinde şarkılar bulunan ‘Get Happy’, China Forbes dışında grup ile ilk albüm kaydını yapan Storm Large’ın da şarkılarını içeriyor.

“DREAM A LITTLE DREAM” Hakkında

1965 senesinin The Sound of Music- Neşeli Günler filmiyle meşhur olan Captain ve Maria Von Trapp’ın gerçek torunları Sofia, Melanie, Amanda ve August von Trapp ( yaşları 19- 25 arasında değişiyor) 12 yıldır beraber şarkı söylüyorlar ve konserlerle tüm dünyayı turluyorlar. Thomas Lauderdale’in sihirli yörüngesine çekilen kardeşler artık Portland, Oregon’da birlikte yaşıyorlar ve son iki yıldır sık sık Pink Marti’nin konserlerinde de konuk sanatçı oluyorlar. Bu harika yeni işbirliği Pink Martini’nin küçük orkestrası ile şarkı söyleyen kristal güzellikte ahenkli dört kardeşin vokallerini ve Lauderdale’in parlak düzenlemelerini müthiş bir yolculukla buluşturuyor.

Pink Martini The Sound of Music- Neşeli Günler için gerçek kahramanlar olarak Captain ve Maria von Trapp’ın gerçek torunları olan sansasyonel dört kardeşle ilk büyük uluslararası çıkışı gerçekleştiriyor. Albümde Japonya, İsveç ve Ruanda’dan, Fransa ve Almanya’ya kadar tüm dünyadan 15 şarkı sunuluyor. Dünyaca ünlü İrlandalı süper grup The Chieftains, August von Trapp’ın yazdığı yeni şarkı “Thunder” için eşlik ediyor. Efsanevi Wayne Newton “Lonely Goatherd” şarkısının başına geçerken hareketli bir versiyonuyla Columbus Hayvanat Bahçesi yöneticisi ve gece talk şovlarının düzenli misafiri Jack Hanna’dan da yardım alıyor. Gerçek ve fanteziyi buluşturan bir eşikte ( Orijinal The Sound of Music- Neşeli Günler’de Liesl karakterini oynayan) Charmian Carr dokunaklı bir versiyonuyla “Edelweiss” şarkısını söylüyor.

BU yıl 22 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında 19’uncusu gerçekleştirilecek olan Londra Türk Film Festivali, Birleşik Krallık’ın simge binalarından 02 Millennium Dome’da açılıyor.

Serra-yilmaz

Her yıl, Sundance Film ve Müzik Festivali’nin Londra ayağına ev sahipliği yapan, dünyanın en büyük konserlerinin verildiği 02 Milenyum Dome, bu yıl ilk kez Türk Film Festivali’ni de ağırlayacak. YozgatBlues’un Londra prömiyerinin yapılacağı festivalde Serra Yılmaz’a ‘Yaşam Boyu Başarı’ ödülü verilecek. Festival’in açılış gecesi verilecek ödülü, geçtiğimiz yıllarda Türk sinemasının dev isimleri Türkan Şoray, Şener Şen, Hülya Koçyiğit ve Kadir İnanır almıştı.

TÜRK FİLMİ RÜZGÂRI ESECEK

Her yıl festival izleyicilerinin oylarıyla belirlenen ‘GoldenWings İzleyici Ödülü’ ise festivalde yer alan uzun metrajlı filmler arasından yine Londra’daki izleyicilerin oylarıyla belirlenecek. Türk sinemasının usta isimlerinin imza attığı filmlerin yanı sıra, yeni nesil yönetmenlere de kapısını açık tutan festival, ilk filmler, kısa film seçkisi ve sinemacılarla yapılacak söyleşilerle festival süresince Londra’da Türk sineması rüzgârı estirecek.

Datça’da ilk kez bir uluslararası kısa film festivali düzenlenecek

Datça-Uluslararası-Kısa-Film-Festivali1

Datça‘nın uluslararası ilk kısa film festivali bugün başlıyor. Bütün dünyadan yönetmenlerin posta yolu ile gönderdikleri ya da “www.isffdatca.org” sayfasına yükledikleri kısa filmler Palamutbükü, Eski Datça, Bülent Ecevit Kültür Merkezi ve Anfi Tiyatro’da 24 – 27 Nisan 2014 tarihlerinde gösterilecek.

Festival boyunca filmlerin yanı sıra çeşitli kültürel ve sanatsal etkinlikler de düzenlenecek. Bu etkinlikler arasında ‘video mapping’ gösterileri, yerleştirme sanatı, fotoğraf ve resim sergileri, konserler, dans gösterileri ve partiler yer alıyor. 26 Nisan 2014 Cumartesi akşamı da Datça merkezinde yapılacak karnaval yürüyüşüne tüm Datça halkı kendi kostüm ve müzik aletleriyle katılacak.

Datça uluslararası kısa film festivali aynı zamanda bir gençlik buluşması. 15 Nisan’da başlayan buluşmada ”Kafandakini Çek” başlıklı bir sinema atölyesi oluşturuldu. Başta Almanya ve Türkiye olmak üzere farklı ülkelerden sinema sevdalısı gençler, atölye çalışmalarına katılarak kısa film çekmeyi öğrendiler. Gençler, birbirleriyle fikir alışverişinde bulunarak proje oluşturdular ve bunları hayata geçirdiler. Avrupa Birliği Fonları tarafından finanse edilen gençlik buluşması asıl olarak katılımcı gençlerin sinemayı öğrenirken birbirlerini, kültürlerini tanıyıp kaynaşmasını hedefliyor. Ayrıca gençler Datça’ya gelen olan ödüllü filmlerin usta tanışma ve söyleşme imkânı bulacaklardır. Bu atölyede üretilen filmler Datça’dan sonra ilk olarak temmuz ayında Almanya’da ISFF Detmold Festivali’nde izleyici karşısına çıkacak.

Festivale katılacaklar arasında yer alan Berlin Brandenburg Film Destek Fonundan Veronika Grob da kendilerine başvurulacak film projelerine mali destek verme konusunda katılımcıları bilgilendiriyor.Barcelona’dan Bernat Mestres ve Berlin’den Sebastian Naumann’ın yönettiği atölye çalışmasına Reis Çelik, Atalay Taşdiken, Mehmet Eryılmaz reji, Mesut Ulutaş kurgu konusunda yardımcı oldular. Yanımızda olacak. Görüntü yönetmeni Serdar Özdemir kamera, Seçkin Özalp VFX SuperVisor olarak destek verdi. Detmold’tan Matthias Wilhelm, Barcelona’dan Maria Coma ve İstanbul’dan Cafer Ozan Türkyılmaz da müzik konusunda katkıda bulundu. Oyunculuk konusunda ise Ronja Klatt ve Alina Marise Soboth genç yönetmenlerin yanında yer aldı. Beykent Üniversitesi Sinema TV Bölüm Başkanı Burak Buyan, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV Bölüm Başkan Yrd. Doç. Yüksel Aktaş da festivali destekleyen akademisyenler arasında.

Datça da yaşayan sanatçılar da gençlere el veriyor. Ünlü şair Can Yücel’in eşi Güler Yücel gençlerin yanından ayrılmıyor. İbrahim Çiftçioglu ise proje kapsamında sekiz ayrı Datçalı sanatçı ile bir film projesi gerçekleştirdi. Enstalasyon sanatçıları Monika Möller ve Birgit Christiane Sander yine Datça’lı sanatçıların kendilerine katılmalarıyla sahilden topladıkları doğal malzeme ile heykeller yaptılar. Jale Somer ise sahilden topladığı çöpler ile festivale renk katıyor.

Ressamlar Birgitta von Homeyer ve Tuğba Şimşek ise Berlin ve Cardiff’ten beraberlerinde getirdikleri eserlerini sergileyecekler. Paristen FIPRESCI üyesi Barbara Lorey de Lacharriere, İstanbul’dan Cüneyt Cebenoyan, Berlin’den Annette Koschmieder’in filmleri de festivalde gösterilecek. Datça gençlik buluşmasının ve film festivalinin her yıl tekrarlanması planlanıyor.

6.Saraybosna Türk Film Festivali 25 Nisan’da “Uzun Hikaye” filminin gösterimiyle başlayacak.

uzun_hikaye-osman_sinav

SARAYBOSNA

Türkiye’nin Saraybosna Büyükelçiliği Kültür ve Tanıtma Müşaviri Dr. Cengiz Aydın, AA muhabirine yaptığı açıklamada, festivalin açılışının 25 Nisan’da başkent Saraybosna’daalt yazılı ve ücretsiz olarak gösterileceğini söyledi.

Filmlerin daha sonra, 7-11 Mayıs tarihleri arasında da Mostar’da gösterileceğini belirten Dr. Aydın, filmleri seçerken Bosna Hersek’e uygun olması, güncel olması ve halkın beğeneceği filmler olmasına özen gösterdiklerini kaydetti.

Dr. Aydın, önceki yıllarda halkın festivale yoğun ilgi gösterdiğini ifade ederek, bu yıl da aynı ilgiyi beklediklerini dile getirdi.

Osman Sınav ve Kenan İmirzalıoğlu katılacak

Açılışta gösterilecek filmin yönetmen ve oyuncularıyla buluşmanın etkinlik açısından önemli olduğunu kaydeden Dr. Aydın, “Bu sene Uzun Hikaye filmi ile açılışı yapma kararı verdik. Filmin yönetmeni Osman Sınav ve başrol oyuncusu Kenan İmirzalıoğlu’nu davet ettik ve kendileri de kabul ettiler. 25 Nisan’da yapılacak festivalin açılışında kendileri de bulunacaklar. Festivalimize renk katacaklar” ifadelerini kullandı.

Dr. Aydın, iki ülke arasındaki kültürel bağları güçlendirme anlamında, önemli, kalıcı ve etkin çalışmalar yapmaya çalıştıklarını vurgulayarak, şunları kaydetti:

“Türk Filmleri Festivali de bunlardan biri. Saraybosna ve Bosnalı sinemaseverlerin festivalimizi heyecanla beklediklerini biliyorum. Festival kapsamında göstereceğimiz filmleri Kültür ve Turizm Bakanlığımızın film arşivinden seçiyoruz. Bu kapsamda Sinema Genel Müdürlüğümüzle koordineli çalışıyoruz. Bu sene aynı zamanda Türk sinemasının 100. yılı. Bu nedenle, 6. Türk Film Festivali de ayrı bir anlam taşıyor. Festival kapsamında Türk sinemasının 100. yılı vurgusunu da yoğun bir şekilde işleyeceğiz”

Festivalde, Bosna Hersekli sinemaseverler,”Uzun Hikaye”, “Yunus Emre Aşkın Sesi”, “Zerre”, “Uzak”, “Propaganda” ve “Tepenin Ardı” filmlerini ücretsiz izleme imkanı bulacak.

Muhabir: Kayhan Gül/AA

 

Dünyanın en büyük uluslararası sinema festivali sayılan Cannes Film Festivali yarışma filmlerine ait resmi liste perşembe günü düzenlenecek basın toplantısıyla kesinleşecek.

Nuri Bilge Ceylan

Nuri Bilge Ceylan

Dünyanın pek çok ünlü yönetmeninin birbirinden iddialı filminin yarışacağı Festival’e Türkiye’den ödüllü yönetmen Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” Fatih Akın’ın ise “The Cut” filmiyle yarışmaya katılması bekleniyordu fakat son anda yapılan açıklama ile yarışmadan çekildiğini belirtti.  Artık Cannes’ın önemli isimleri arasında yer alan ve ‘Bir Zamanlar Anadolu’ filmiyle Jüri Büyük Ödülü’nü alan Ceylan, Emir Kusturica, Ken Loach gibi dev aktörlerle yarışacak. Yarışma filmlerine ait resmi liste Perşembe günü düzenlenecek basın toplantısıyla kesinleşecek.

Dünya sinemasının kalbi Mayıs ayında iki hafta boyunca Cannes’da atacak. Uluslararası Cannes Film Festivali’nin 67’incisi bu sene yine 14-25 Mayıs tarihleri arasında Fransa’nın sahil kenti Cannes’da yapılacak. 25 Mayıs’taki Avrupa Parlamentosu seçimleri nedeniyle ödül töreni 24 Mayıs Cumartesi akşamı düzenlenecek. Her yıl büyük ilgi gören festival afişine bu yıl İtalyan aktör Marcello Mastroianni ilham kaynağı oldu. Festival, Mastroianni’nin, Federico Fellini’nin yönettiği ve 1963 yılında Cannes Film Festivali’nde gösterilen ‘Sekiz buçuk’ adlı filminden alınan fotoğrafıyla, bir yandan ‘dünyaya açık ve özgür İtalyan ve Avrupa sineması’, bir yandan da onun en büyük temsilcilerinden Marcello Mastrroianni’yi onurlandırmak istiyor.

6. kez kadın jüri başkanı

Jane Campion

Jane Campion

Geçtiğimiz yıl Fransız sinemasının genç ismi Audrey Tautou’nun sunduğu açılış seramonisini bu yıl Lambert Wilson sunacak.

Yine geçen yıl ünlü yönetmen Steven Spielberg’in üstlendiği Jüri Başkanlığını bu yıl Yeni Zelandalı kadın yönetmen Jane Campion yapacak. Festival’de 1993 yılında « Piyano dersleri » adlı filmiyle Altın Palmiye ödülü kazanan Campion Festival’e başkanlık eden 6’ıncı kadın olacak. Kısa film yarışma jürisine (Jury des courts métrages ) İranlı yönetmen Abbas Kiarostami, Eleştiri Haftası jürisine (Semaine de la critique) İngiliz Andrea Arnold, Belli Bir Bakış (Un Certain Regard) jürisine de Arjantinli yönetmen Pablo Trapero başkanlık edecek.

Tartışmalı ‘Grace de Monaco’ filmiyle açılış

Festival, Monaco Prensesi Grace’i anlatan ve Nicole Kidman’ın başrol oynadığı “Grace” filmi ile açılacak. Yönetmen Olivier Dahan ile yapımcısı Harvey Weinstein arasındaki tartışmalar nedeniyle bir türlü sinemalarda gösterime giremeyen film Festival’in açılış filmi olacak. Ancak senaryoya itiraz eden Monaco hanedanı Grimaldi ailesi, filmin gösterimine katılmayacak. Başrol oyuncusu Nicole Kidman ise, Festival’in 2001’deki açılış filmi olan ‘Moulin Rouge’ da olduğu gibi kırmızı halıda ilk boy gösteren sanatçı olacak. Festival’in müdavimlerinden biri haline gelen Kidman, geçtiğimiz yıl da jüri üyesi olmuştu.
Tartışmalı diğer filmlerden Abel Ferrera’nın, IMF eski Başkanı Dominique Strauss Kahn’ın seks skandalını anlatan ve Gerard Deaprdieu’nun başrolde oynadığı filmi ‘DSK, Welcome to New York’ ile Woody Allen’ın Cannes’da çektiği ‘Magic in the Moonlight’ filmlerinin listeye girmesi ise sürpriz olacak.

 Yarışacak muhtemel liste 

Dardenne Kardeşler : Deux jours, une nuit (başrolde Marion Cotillard),

David Cronenberg: Maps to the Stars (başrolde Robert Pattinson, Julianne Moore ve John Cusack)

Tommy Lee Jones : The Homesman,

Ryan Gosling : How to Catch a Monster (Eva Mendes ve Christina Hendricks),

Emir Kusturica (On The Milky Road : Başrolde Monica Bellucci

Nuri Bilge Ceylan : Kış Uykusu (Sommeil d’hiver)

Fatih Akın :The Cut , (Katılmayacağını açıkladı)

Ken Loach : Jimmy’s Hall,

Atom Egoyan : The Captive,

Xavier Dolan : The Mummy,

Denys Arcand: Le règne de la beauté,

Alejandro Gonzalez Inarritu : The Birdman,

David Michod : The Rover ,

Mike Leigh : Mr Turner,

Roy Anderson : A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence,

Thomas Vinterberg Far From the Madding Crowd

Mathieu Amalric : La Chambre bleue,

Benoit Jacquot 3Cœurs

Xavier Beauvois : La Rançon de la gloire,

Pascale Ferran : Bird People, Olivier Assayas : Clouds of Sils Maria

Michel Hazanavicius : The Search

Jean Luc Godard : L’Adieu (3D)

Kaynak :[-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nca (İKSV) düzenlenen 33. İstanbul Film Festivali, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki açılış töreniyle başladı.

istanbul-film-festivali-2014

Sunuculuğunu Meltem Cumbul’un üstlendiği açılış töreninde, festival için özel olarak hazırlanan tanıtım filminin gösterimi yapıldı. Törende ayrıca, başta 10 yıldır festivalin sponsorluğunu üstlenen Akbank olmak üzere festivalin gerçekleştirilmesine katkıda bulunan kurum ve kuruluşlara teşekkür edildi.

Festival bölümlerinin tanıtıldığı açılış töreninde ilk olarak, Türkiye’de sinemanın 100. yılına özel olarak hazırlanan “Bu İkiliye Dikkat” bölümü sunuldu. Ardından festivalin Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışma filmleriyle FACE Sinemada İnsan Hakları Ödülü için yarışacak filmler takdim edildi.

Törende, Alain Resnais ve Tuncel Kurtiz gibi geçtiğimiz günlerde yaşamını yitiren sinema dünyasının unutulmaz isimleri anıldıktan sonra festivalin “Sinema Onur Ödülleri”, Türk sinemasına yıllar boyu emek vermiş 6 değerli isme sunuldu.

33-istanbul-film-festivali-2014_cinema_film_fest_turkey

Festivalin ilk Onur Ödülü, tiyatro ve edebiyat alanında verdiği eserlerin yanı sıra Düttürü Dünya, Çöpçüler Kralı, Hababam Sınıfı, Postacı, Kapıcılar Kralı gibi birçok filmin senaryosuna imza atan, Türkiye sinemasına yıllar boyu emek vermiş senarist Umur Bugay’a verildi. Ödülü, Bugay’ın yıllar boyu senaristliğini üstlendiği Yazlıkçılar ve Bizimkiler dizilerinin oyuncularından Meral Çetinkaya takdim etti.

Yılmaz Güney’in menajeri olarak başladığı sinema kariyerinde kısa sürede Türkiye sinemasının en başarılı yapımcılarından biri olarak önemli işlere imza atan, Yılmaz Güney ile birlikte kurucusu olduğu Güney Film’in ardından Umut Film’i kuran, Yılanı Öldürseler, Muhsin Bey, Umut gibi birçok filmin efsane yapımcısı Abdurrahman Keskiner’e ödülünü, başarılı oyuncu Menderes Samancılar verdi.

Festivalin üçüncü Onur Ödülü ise Cazibe Hanımın Gündüz Düşleri, Fazilet, Rumuz: Goncagül ve Mum Kokulu Kadınlar gibi filmleriyle hafızalarda yer etmiş yönetmen, senarist ve yapımcı İrfan Tözüm’e verildi. Ödülü, Tözüm’ün İkili Oyunlar filminde birlikte çalıştığı tiyatro ve sinema oyuncusu Zeliha Berksoy takdim etti. İrfan Tözüm adına ödülünü, eşi Melike Tözüm aldı.

Başta Sezen Aksu, Nil Burak, Onno Tunç, Ajda Pekkan ve Melike Demirağ olmak üzere, çok sayıda müzisyenle çalışmış, Fahriye Abla, Muhsin Bey, Anayurt Oteli, Arabesk, Ağır Roman ve Teyzem gibi filmlere besteleriyle hayat veren Attila Özdemiroğlu’na Sinema Onur Ödülü’nü, uzun yıllar birlikte çalıştığı Melike Demirağ takdim etti.

16 yaşında başladığı sinema serüvenine, Türk sinemasının “altın çağı” olarak kabul edilen 60’larda, yılda 24 film gibi rekor bir sayıyla devam eden; Yılmaz Güney’den Halit Refiğ’e, Atıf Yılmaz’dan Metin Erksan’a, Ömer Kavur’dan Feyzi Tuna’ya, Türk sinemasının usta yönetmenlerin neredeyse hepsiyle çalışmış ünlü oyuncu Sevda Ferdağ’ın ödülünü, yazar Selim İleri verdi.

Festivalin son Onur Ödülü, Türk sinemasının vazgeçilmez karakter oyuncularından, 200’e yakın filmde rol almış, Namus Uğruna’nın yakışıklı delikanlısından, Hanım’ın duygusal kaptanına, Güle Güle’nin Celal’ine birbirinden farklı rollerde aynı ustalığı sergileyen oyuncu Eşref Kolçak’a takdim edildi. Kolçak’a ödülünü, Güle Güle filmindeki rol arkadaşı, usta oyuncu Yıldız Kenter takdim etti.

Açılış töreninin ardından 33. İstanbul Film Festivali, ünlü İngiliz yönetmen Stephen Frears’ın, başrollerini Steve Coogan ve Judi Dench’in paylaştığı, birçok dalda Oscar adayı olan son filmi Philomena / Umudun Peşinde’nin gösterimiyle başladı.

İstanbul’da 16 gün sinema var

Bugün gerçekleştirilecek ilk gösterimlerle başlayacak 33. İstanbul Film Festivali, 20 Nisan’a kadar Beyoğlu Atlas, Beyoğlu Beyoğlu, Pera Müzesi, İstanbul Modern, Citylife City’s, Ortaköy Feriye ve Kadıköy Rexx olmak üzere 8 salonda izleyicilerle buluşacak.

Festival, sinemaseverlere 20’nin üzerinde bölümde 200’ü aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları ve sinema dersleriyle dolu dolu iki hafta yaşatacak.

ALMANYA’nın Nürnberg kentinde dün sona eren ’19’uncu Türk-Alman Film Festivali’nde ödüller sahiplerini bulurken, 57 yılını sinemaya adayan Fatma Girik’e ‘Ömür boyu onur ödülü’ verildi.

fatma girik

Fatma Girik ödülünü Halil Ergün’den alırken, heyecanını gizleyemedi. Festival Başkanı Adil Kaya’nın konuşması ile başlayan ödül gecesinde bir konuşma yapan Başkonsolos Asip Kaya, Festivali zengin bir içerikle gerçekleştiren Festival Başkanı Adil Kaya ve Yönetici Ayten Akyıldız ile ekibi kutlayarak teşekkür etti. Kaya, onlarca filmin özellikle Türk gençlerine Türk kültürü ve ananelerini tanıtması bakımından önemli olduğunu dile getirdi.

Fatma Girik de, Türk sinemasının 100’üncü yılının kutladığını anımsatarak, kendisininse sanat hayatında 57 yılı geride bıraktığını vurguladı. Daha sonra ödül dağıtımına geçildi.On bir gün seren festivali 10 bini aşkın izleyici takip ederken, festival çeşitli etkinliklerle renklendi

ÖDÜL DAĞILIMI ŞÖYLE

Uzun metraj film yarışması

En İyi Film: Köksüz Yönetmen: Deniz Akçay Katıksız

En İyi Erkek Oyuncu: Doron Amit:Film: Hanna’nın Yolculuğu Yönetmin (Hannas Reise)

En İyi Kadın Oyuncu: Lale Başar Film: Köksüz

Öngören Ödülü: Arıler Yönetmen: Mo Asumang

Seyirci Ödülü: Meryem Yönetmen: Atalay Taşdiken

Kısa film yarışması

1- Sünnetim Yönetmen: Arne Ahrens

2- Pepûk (Kuckuck) Yönetmen: Özkan Küçük

3- Patika (Der Pfad) Regie: Onur Yağız

Taner TÜZÜN/NÜRNBERG

Kaynak :[-]

Cannes ve Venedik gibi sinema dünyasının nabzını belirleyen ve o yüzden dünyanın en önemli üç film festivalinden bir olarak nitelenen Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı sürpriz bir şekilde Çin Halk Cumhuriyeti’nden ‘Bai Ri Yan Huo’ adlı film kazandı.

altın ayı-berlin-2014

Yönetmen; Diao Yinan-Eniyi erkek oyuncu dalında gümüş ayı alan; Fan Liao

Diao Yinan’ın yönettiği ve klasik ‘film noir’ tarzı polisiye filmlere göndermeler yapan ‘Bai Ri Yan Huo’ 1999 yılında Çin’in kuzeyinde yaşanan bir dizi cinayetin eski bir polis tarafından çözülmesi olayını yaratıcı resimler ve sürükleyici bir senaryo ile anlatıyor.

altin-ayi6 Şubat’ta başlayan festivalin ana yarışmasındaki 20 film arasından sıyrılan ‘Bai Ri Yan Huo’nun başrolünde oynayan Liao Fan ise festivalin en iyi erkek oyuncusu seçilerek Gümüş Ayı’yı kazandı.

En iyi kadın oyuncu ödülü ise usta yönetmen Japon Yoji Yamada’nın ‘Chiisai Ouchi’ adlı filmde rol alan Haru Kuroki’ye gitti.

Festivalin en önemli ikinci ödülü Gümüş Ayı’yı festivalin açılış filmi de olan yönetmen Wes Anderson’un ‘Grand Budapest Hotel’ adlı filmi kazandı. Berlinale’nin baştan ön plana çıkan filmlerinden olan ‘Grand Budapest Hotel’, 2. Dünya Savaşı öncesinde ünlü bir Avrupa otelinin kapıcısı Gustave H ile zamanla onun en güvenilir arkadaşı haline gelen lobby-boy Zero Moustafa’nın hikayesini anlatıyor.

Eleştirmenler tarafından Altın Ayı için favori gösterilen Richard Linklater’in ‘Boyhood’u en iyi yönetmen ödülü ile Berlin’den ayrıldı. En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Linklater’ın senaryosunu yazıp yönettiği film, Teksaslı bir ailenin ve çocuklarının 6 yaşından itibaren 12 yıl boyunca süren büyüme evresini, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor. 400 filmin seyirci ile buluştuğu festivalde İngiliz yönetmen Ken Loach tüm sanat yaşamı için Altın Ayı onur ödülünün sahibi oldu.

64. kez düzenlenen bu yılki Uluslararası Berlin Film Festivali programında Türkiye Sineması’ndan dört uzun, bir de kısa metrajlı film yer aldı. Türk Sineması’nın ilk eseri olarak kabul edilen ‘Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı’ adlı belgeselin çekilişinin 100. yıldönümünde festivalde yer alan Türk filmleri büyük beğeni topladı.

Festivalin ‘forum’ bölümünde, yönetmenliğini Melisa Önel’in yaptığı ve Mira Furlan, Timuçin Esen ile Ahmet Rıfat Şungar’ın rol aldığı ‘Kumun Tadı’ adlı yapım seyirciyle buluştu. Eleştirmenler tarafından çok olumlu tepkiler alan film Karadeniz’de bir sahil kasabasında insan kaçakçılığı yapan Hamit’in, botanik bilimcisi olan yabancı bir kadınla ilişkisi ve kasabada birkaç gün mahsur kalan kaçak göçmenlerle hayatlarının kesişmesinin hikayesini anlatıyor. Semih Kaplanoğlu’nun 2010 yılında Berlinale’yi kazanan ‘Bal’ filmini anımsatan sinema dili ve temposuyla dikkati çeken filmin yönetmeni beyazperdeye farklı anlatımları yansıtmayı amaçladığını belirtiyor.

Kumun Tadı’nın Türkiye’de ilkbahar aylarında vizyona girmesi planlanıyor.

Kutluğ Ataman / Kuzu Filmi

Kutluğ Ataman / Kuzu Filmi

Festivalin Panorama bölümünde ise Kutluğ Ataman’ın Almanya ve Türkiye yapımı ‘Kuzu’ filmi büyük ilgi gördü. Prestijli ‘Cicae Art Cinema Award’ ödülünü kazanan filmde başrolleri paylaşan Nesrin Cavadzade, Cahit Gök ile Erzincanlı küçük oyuncular Mert Taştan ve Sıla Lara Cantürk, Berlinale’deki prömiyerde büyük alkış aldı. Kutluğ Ataman’ın Erzincan’da doğduğu köyde çektiği film, babası İsmail’in sünnet düğününün masraflarını karşılayacak parası olmaması nedeniyle korkular geçiren Mert’in bakış açısından Anadolu’nun birçok yerinde devam eden toplumsal baskılara, gelenek ve törelere eleştirisel bir bakış getiriyor.

Son yıllarda özellikle video enstalasyon alanındaki çalışmaları ile dünya çapında tanınan bir sanatçı olan Ataman bu kez sinemaya yönelmesini beyaz perdenin doğrudan duygulara hitap eden özelliği ile gerekçelendiriyor. ‘Kuzu’ filminin Türkiye’deki ilk gösteriminin Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapılması hedefleniyor.

Öte yandan Berlinale’de ‘Generation 14plus’ bölümünde Türkiye, Almanya, Hollanda ve Yunanistan ortak yapımı olan, Zeynep Dadak ile Merve Kayan’ın ‘Mavi Dalga’, ‘Generation Kplus’ bölümünde Türkiye, Almanya ve Fransa yapımı Hüseyin Karabey’in Kürtçe çektiği ‘Were Denge Min’, kısa metrajlı filmler arasında da Hasan Serin’in ‘Ağrı ve Dağ’ filmi de gösterime girdi.

 

Kaynak : [-]

33. İstanbul Film Festivali 5 Nisan’da başlıyor, biletler ise 22 Mart’tan itibaren (Bugün) satışta. Kalabalık film programının arasında kaybolanlar için Alt Yazı sitesi izleyip beğendikleri ve merak ettikleri filmlerden sizler için derleme yapmış. Sizler için yapılan bu çalışmaya bir göz atmanızda fayda var.

l-image-manquante-eksik-resim

-Eksik Resim / L’image manquante (Yön. Rithy Panh)

-Göldeki Yabancı / L’inconnu du lac (Yön. Alain Guiraudie)

-İtiraf 1+ İtiraf 2 / Nymphomaniac Volume I + II (Yön. Lars Von Trier)

-Büyük Budapeşte Oteli / The Grand Budapest Hotel (Yön. Wes Anderson)

-Kefaret / Redemption (Yön. Miguel Gomes)
(Miguel Gomes’in Tüm Varlıkların İlahisi / Cântico Das Criaturas + 31 + Noel Hediyeleri / Inventário De Natal + Bu Arada / Entretanto adlı kısalarıyla beraber gösterilecek)

-Hawaii (Yön. Marco Berger)

-Sokak Köpekleri / Jiao you (Yön. Tsai Ming-liang)

-Tepecik Hayal Okulu (Yön. Güliz Sağlam)
(Ahmet Uluçay kısa filmleri ile beraber gösterilecek)

-Doğulu Çocuklar / Eastern Boys (Yön. Robin Campillo)

-Ida (Yön. Pawel Pawlikowski)

-Trans X İstanbul (Yön. Maria Binder)

-Son Hain / Le dernier des injustes (Yön. Claude Lanzmann)

-Salvo / Fabio Grassadonia (Yön. Antonio Piazza)

-Çevreyolu / Sacro GRA (Yön. Gianfranco Rosi)

-Şiddete Dair / Concerning Violence (Yön. Göran Olsson)

-Humus’a Dönüş / The Return to Homs  (Yön. Talal Derki)

-Sıfır Teorisi / The Zero Theorem (Yön. Terry Gilliam)

-Bergman’ın Evinde / Trespassing Bergman (Yön. Jane Magnusson, Hynek Pallas)

İkisi bir arada:
-Kırık Beyaz Laleler (Yön. Aykan Safoğlu)
-Langston’u Ararken / Looking for Langston (Yön. Isaac Julien)

Klasiklerden:

-Kaos (Yön. Paolo Taviani & Vittorio Taviani)

-Muhsin Bey (Yön. Yavuz Turgul)
(Yenilenmiş kopyasıyla)

-Hrusyaltov, Arabamı Getir! / Khrustalyov, mashinu! (Yön. Aleksey German)

-Bir Pazar Günü / Menschen am Sonntag (Yön. Kurt Siodmak, Edgar G. Ulmer, Robert Siodak, Fred Zinnemann, Rochus Gliese)

-Beyoğlu’nun Arka Yakası (Yön. Şerif Gören)

Köklerini Balkan ezgilerinden alan müziğiyle sayısız sinema ve tiyatro müziğine imza atan Goran Bregoviç, 8 Mart tarihinde, Zorlu Center PSM’de sevenleriyle buluşacak. “The Wedding & The Funeral Band”in geleneksel perküsyonla uyumunu sahneye taşıyacağı konseriyle Bregoviç, İstanbullu hayranlarına keyifli bir müzik ziyafeti hazırlıyor.

goran-bregovic-istanbul-konseri

1978 yılında Mica Milosevic’in Nije Nego filmiyleilk film müziğini besteleyen,tiyatro ve sinema eserleri için hayranlık uyandıran müzikler yapmanın yanı sıra müzikal kariyerine 12 albüm ve binlerce kişinin izlediği pek çok konser sığdıran müzisyen Goran Bregovi ? , İstanbullu hayranlarıyla bir kez daha bir araya gelecek.

1995′te Cannes Film Festivali’nde ödül kazanan, ünlü yönetmen Emir Kusturica ile Underground ve White Cat Black Cat gibi pek çok unutulmaz filmin müziğine imza atan, 1994 yılında Altın Palmiye alan La Reine Margot’nun ve Can Dündar’ın yazıp yönettiği Mustafa adlı belgeselin müziklerini besteleyen Bregovi?,Sezen Aksu ve Candan Erçetin’le verdiği ortak konserlerle de Türkiye’de geniş kitlelerin hayranlığını kazandı.

Geleneksel Bulgar polifonileri taşıyan çingenorkestrası “ The Wedding & The Funeral Band ”in elektrogitar ve rock aksanına sahip geleneksel perküsyonla uyumlu hale geleceği konser, saat 21.00 ’de Zorlu Center PSM ’de.

Mekan : Zorlu Center PSM, Ana Tiyatro

Bilet Fiyatları : 62 TL, 85 TL, 105 TL, 130 TL, 175 TL

Kaynak :[-]

Türk filmlerini Hollywood’la buluşturan Los Angeles Türk Film Festivali’nin 3. sü bu yıl, 06- 09. Mart 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek.

Processed with VSCOcam with b3 preset

Türkiye filmlerini Amerikan sinemasının kalbi Hollywood ‘la buluşturan Los Angeles Türk Film Festivali’nin 3. sü bu yıl, 06- 09. Mart 2014 tarihleri arasında gerçekleşecek. Festival ünlü Türkiyeli yönetmenleri Amerikalı sinemaseverlerle bir araya getirirken, genç Türkiyeli yeteneklere ise Amerikan sinema dünyasıyla tanışma fırsatı sunuyor.

ADAYLAR BELLİ OLDU

Los Angeles Türkiye Film Festivali’nin kısa film yarışmasında yarışacak adaylar belli oldu. Los AngelesTürkiye Film Festivali’nin kısa film yarışmasında yarışacak adaylar belli oldu. Genç sinemacıların merakla bekledikleri Los Angeles Türk Film Festivali sonunda ön elemeleri geçen adayları açıkladı. Los AngelesTürk Film Festivali Kısa Film Yarışması’nın ön finalisti, ünlü film eleştirmeni ve LACMA Film Independent serisi küratörü Elvis Mitchell tarafından açıklandı. Mitchell’ın yarışmaya başvuran iki yüz bir film arasından seçtiği 10 kısa filmin yönetmenleri, festival boyunca Los Angeles ‘ta misafir edilecekler ve Mart ayında filmlerini Hollywood ‘un tarihi sineması Egyptian Theater’da sergileme imkanı bulacaklar.

Geçtiğimiz yıllarda Derviş Zaim ve Semih Kaplanoğlu ‘nun başkanlığını yaptığı jüride bu sene yer alacak olan isimler ise Şubat ayında açıklanacak. Geçtiğimiz yıl Yılmaz Erdoğan imzalı Kelebeğin Rüyası adlı filmle açılış yapan festival hem yerli hem yabancı basından büyük ilgi gördü.

YARIŞACAK FİLMLER,

Avni Amca – Çiğdem Topaloğlu

Birlikte – Barış Çorak

Boş Köy – Hakan Hücüm

Kafa – Koray Sevindi

Kor – Cihan Sağlam

Mama – Ahmet Bikiç

Nefs – Aksel Bonfil

Patika – Onur Yağız

Şeref Dayı ve Gölgesi – Buğra Dedeoğlu

Yolculuk – Nadim Güç

 

Kaynak :[-]