Şunun için etiket arşivi: Festival

Sanatçı Fazıl Say, 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı.

fazıl_say

Fazıl Say 2 yılda bir yapılan BİFO-SAY festivalinin bu yıl iptal edilmesiyle ilgili bir açıklama yaptı. “Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz” diyen Say, Borusan’ın festivali iptal etmesinin ardından aldığı ihaleye dikkat çekti.

Say tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

“Dostlar

BORUSAN yönetimi (Ceo’su Agah bey) bugün tüm medyaya açıklamalar yapmış. Bir BİFO-SAY(Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Fazıl Say) festivalimiz vardı İstanbul’da. İki yılda bir olurdu. Bu yılki iptal edilmişti. Niye iptal edildiğini anlatmışlar basına. Tabi her zaman her şeye bir kılıf uydurulur.

İşin aslı ise şu;

Hatırlarsınız; Şu Antalya’da yaşanan haksızlık sebebi ile ben Gürer Aykal ile artık çalışamayacağımızı anlattım. Sadece ben mi anlattım? Gürer Aykal kendisi basına açıklamalar yaptı “bir daha Fazıl Say eseri yönetmem” dedi. Şimdi belli ki burada bir anlaşmazlık var. Evet keşke olmasaydı. Ama maalesef o “keşke”ler bu insanların egolarının önüne geçemiyor. Evet Antalya’da bu kavga oldu ama ben bunun Borusan ile olan Festivalimize yansımaması için gayret gösterdim. Bifo-Say festivali 4 konserden oluşuyordu. Bu 4 konserden sadece 1 tanesi Gürer beyin yöneteceği konser idi. Borusan 4 konserin tamamını iptal etmiştir. Okudunuz, hepsi ortada yazıldı.

gurer-aykal

Gürel AYKAL

 

Tekrar etmeye gerek yok. Ben hep şunu savundum. Gürer Aykal ile zaten olmuyor, o da istemeyecektir benim ile konser yapmayı -ki istemiyor. Ya 4 konser içinden onun yöneteceği o konseri de kaldırın, ya o konsere başka şef alalım. Gürer Aykal’a da ayrı bir kapsamda başka bir konser verilsin. Sonuçta adı ve konusu Fazıl Say olan bir festival de devam edebilsin.” Bunu savundum. Ama bu olmadı… Olmadığının zaten hemen ardından da Borusan bir ihale kazandı. Agah bey diyor ki “ihalenin bu konu ile alakası yoktur”,  ben diyorum ki ” Bilemiyorum, neden olmasın?”.

Dostlar kendi konserlerimizi organize ediyoruz. Türkiye’nin her yerinde konser veriyoruz. Gerekirse, Anadolu’da köylere gidip çalıyorum. Ben ve ekibim ne devlete ne de bu holdinglere ihtiyaç duymuyoruz. Başımızın çaresine bakarız. İyi müzik yaptığımız sürece de bu salonlardaki doluluk oranımız artıyor. Dünyanın her yerinde yılda 100 konserimiz var. Eserlerimiz her yerde çalınıyor. Tüm internette de yayılmış durumda. Her yıl 3-4 CD üretiyoruz. Çalışıyoruz. Deli gibi çalışıyoruz. Orkestra eserlerimin Türkiye’de çalınması durumuna gelince. Dünyanın her yerinde çalınıyor. Türkiye’de benim (Orkestra) eserlerimin çalınma olasılıkları kısıtlanmıştır. Bu durum tamamen siyasidir. CSO olayında gördünüz. Gürer Aykal ise tüm bu olaylarda kendini kullandırtmıştır. Kötü bir duruş sergilemiştir.

Dostlar,

Şunu sorun kendinize, Aykal ne kaybederdi Muammer Sun gibi duruş sergileyebilseydi?

Borusan’daki arkadaşlara başarılar dilerim. Ben her yıl 40-50 Orkestra ile çalıyorum fazla ihtiyacım yok illaki Borusan Orkestrası ile çalmaya. Herkes işine baksın. Bizi de artık rahat bırakın. Çalışan üretenleri rahatsız etmeyin.

Sevgiler, Saygılar.”

Kaunak : İleri Haber

Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes Film Festivali’nden büyük ödülle ayrılan filmi ‘Kış Uykusu’ Oscar yarışında elendi. Film, Oscar için yarışamayacak.

Nuri Bilge Ceylan'ın (solda) yönetmenliğini yaptığı 'Kış Uykusu'nun başrolleri arasında Haluk Bilginer yer alıyor.

Nuri Bilge Ceylan’ın (solda) yönetmenliğini yaptığı ‘Kış Uykusu’nun başrolleri arasında Haluk Bilginer yer alıyor.

Nuri Bilge Ceylan’ın “Kış Uykusu” filmi 87’nci Oscar Ödülleri’nden elendi.

87’nci Oscar adayları için yapılan ön elemede belirlenen 9 yabancı film Los Angeles’ta açıklandı.

Kazanan adaylar arasında, Yabancı Film katagorisinde Oscar’da aday gösterilen Nuri Bilge Ceylan’ın Cannes’da büyük ödül Altın Palmiye kazanan Kış Uykusu filmi yer alamadı.

kış_uykusu

Oscar başvuruları, 1 Ekim-15 Aralık tarihleri arasında yapılmıştı.

Oscar’da yarışacak 9 yabancı film ve yönetmenleri şunlar (Alfabetik sırayla):

Arjantin’den “Wild Tales”, Damián Szifrón,

Estonya’dan “Tangerines,” Zaza Urushadze,

Gürcistan’dan “Corn Island,” George Ovashvili,

Moritanya’dan “Timbuktu,” Abderrahmane Sissako,

Hollanda “Accused,” Paula van der Oest,

Polonya’dan “Ida” Paweł Pawlikowski,

Rusya’dan “Leviathan” Andrey Zvyagintsev,

İsveç’ten “Force Majeure” Ruben Östlund,

Venezuela’dan “The Liberator”, Alberto Arvelo.

Oscar’da yarışacak adaylar 5 Ocak’ta Los Angeles’taki Samuel Goldwyn Tiyatrosu’nda canlı olarak duyurulacak.

87’nci Oscar Ödülleri 22 Şubat 2015 Hollywood’taki Dolby Tiyatrosu’nda yapılacak törenle sahiplerini bulacak. Tören 225 ülkede ve bölgede televizyondan canlı yayınlanacak.

Kaynak:http://www.aljazeera.com.tr

Strasbourg Odyssee sinemasında devam eden 26.Türk Sinema Günleri’nde 12 Aralık Cuma akşamı yönetmen, senarist Onur Ünlü’nün dram, fantezi türü siyah-beyaz ve renkli ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’ filmi gösterildi. Odyssee sineması yönetmeni Faruk Günaltay programa davetli olan yönetmen Onur Ünlü’nünİstanbul Fransız Konsolosluğundan vize verilmediği için Strasbourg’a gelemediğini duyurdu.

onur-ünlü

2014 Antalya Film Festivalinde ‘İtirazım Var’ filmiyle en iyi yönetmen ödülünü kazanan yönetmen Onur Ünlü ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’ filmiyle de çok sayıda ödül kazanmıştı.

2013 yapımı 1saat 45 dakikalık ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’ sinema filmi 2013 yılında 32. İstanbul Film Festivalinde Ulusal Yarışmada Altın Lale en iyi film ödülü, en iyi senaryo Onur Ünlü’ye verilmişti. Sinema filmi Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) tarafından en iyi film seçilmişti.

Çok sayıda Türk ve Fransız sanatseverler Odyssee salonunda ‘Sen Aydınlatırsın Geceyi’ filmini büyük bir ilgiyle izledi. İzleyenler arasında eski AİHM başkanı Jean Paul Costa, Strasbourg Üniversitesi öğretim üyeleri Prof. Ragıp Ege, Prof. Paul Dumont, AK nezdinde Türkiye Daimi Temsilcilik çalışanları bulundu.

13 Aralık Cumartesi akşamı Onur Ünlü’nün 2014 yapımı ‘İtirazım Var’ filmi beyaz perdeye geliyor. Yönetmen Onur Ünlü, sanatçılar Leyla Hazal Kaya ve Serkan Keskin’nin ‘Odyssee’ salonuna gelip, gelmeyeceği merakla bekleniyor. Odyssee sinemasın yönetmeni Faruk Günaltay 19 Aralık Cuma akşamı Odyssee’de ‘Türk Sineması ve Türkiye nereye gidiyor’ konulu açık oturum yapılacağını duyurdu.

Kaynak : onedio.com

İş Bankası  partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, anime tutkunlarını mutlu edecek 2 filmle geliyor

Miyazaki_Ghibli

Miyazaki

Anime ustası Isao Takahata’nın 14 yıl aradan sonra çektiği ilk film “The Tale Princess of Kaguya/Prenses Kaguya Masalı” ve Miyazaki’nin hayatının yanı sıra Ghibli Stüdyoları’nın kapanması haberinin gerisinde yatanları anlatan “The Kingdom of Dreams and Madness/Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı”, Türkiye’de ilk kez !f İstanbul’da gösterilecek.

 Isao Takahata

Isao Takahata

70’lerin kült animasyonu Heidi’nin yönetmenliğinin yanı sıra “Grave of the Fireflies”, “Only Yesterday”, “My Neighbors the Yamadas” gibi pek çok kült animeye imza atmış Isao Takahata’nın 14 yıl aradan sonra çektiği ilk film de olan “The Tale Princess of Kaguya/Prenses Kaguya Masalı”, yaşlı bir çiftin ormanda bulup büyüttükleri sihirli bir bebeğin masalsı hikâyesini anlatıyor. Pek çok eleştirmenin hayranlıkla karşıladığı ve gerçek bir sanat eseri olarak nitelendirip yılın en iyi animasyonu saydıkları film, Ghibli Stüdyoları’nda sırf elle çizilerek ve sulu boyayla renklendirilerek yaratıldı.

Festivalin Ghibli Stüdyoları’na selam gönderdiği bir diğer film ise, “Oyun” bölümünde gösterilecek “The Kingdom of Dreams and Madness/Düşlerin ve Çılgınlığın Krallığı”. Anime dünyasının ustası Hayao Miyazaki’nin hayatını konu alan film aynı zamanda, “Spirited Away”, “My Neighbor Totoro”, “Princess Mononoke” gibi anime klasiklerini yaratmış Ghibli Stüdyoları’nın artık üretimleri durduracağı açıklamasının ardında yaşananları anlatmasıyla da türün tutkunlarını heyecanlandıran bir belgesel.

İş Bankası partnerliğinde düzenlenecek 14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali, 12-22 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul’da, 26 Şubat-1 Mart 2015 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek.

Davul ve perküsyon ustalarının katılacağı ODTÜ Caz D52 Davul Perküsyon Festivali, Başkentlilerle buluşmaya hazırlanıyor. Türkiye’de ilk kez düzenlenen festivalde, ülkenin önde gelen müzisyenleri 3 gün boyunca sanatseverlerle bir araya gelecek.

Bateri_eğitmeni-Erhan-Karaca

ODTÜ Caz Topluluğu ev sahipliğinde yapılacak olan festival, Türkiye’nin önde gelen davulcu, perküsyoncu ve ritim eğitmenleriyle müzikseverleri buluşacak.
Akın Bağcıoğlu, Ali Kıl, Bülent Akbay, Can Tüzün, Caner Kızıltaş, Deniz Güngör, Doğaç Titiz, Emrehan Halıcı, Nar Sanat Egitim Kursu  Bateri Eğitmeni Erhan Karaca, Gerçek Dorman, Murat Söğüt, Jarrod Cagwin, Onur Ertem, Özgür Can Öney, Sedat Anar, Nedim Ruacan, Erhan Seçkin, Kuan (Band) gibi müzisyenlerin katılacağı festival Türkiye’de ilk kez düzenleniyor.
D52 Davul Perküsyon Festivali, 10-12 Aralık’ta ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi ve Mimarlık Amfisi’nde gerçekleştirilecek. D52 Davul Metodu – 52 haftada temel davul dersleri adlı metot kitabının yazarı Gerçek Dorman, festival kararını kitabın adından ve amaçlarından esinlenerek oluşturduklarını belirtti.

FESTİVALE KATILIM ÜCRETSİZ

erhan_karaca

Festival boyunca gösteri, panel, atölye ve dersler aracılığıyla müzikseverlerle bir araya gelineceğini belirten Dorman, şunları söyledi:
“İlki ODTÜ’de gerçekleşecek festivalle hedeflenen, müzikseverlere erişmek. Ankara’yla sınırlı kalmayıp, ilerleyen yıllarda gösteri ve dersleri Türkiye’nin her yerine taşıyabilmek istiyoruz. Bu kapsamda festivale destekçi, katılımcı ya da çalışan olarak katkı sağlamak isteyen herkes www.d52drumfest.com sitesinden festival ekibiyle iletişime geçebilir.”
Katılımın ücretsiz olduğu festival boyunca çekilişler yapılacak. Ayrıca davul-perküsyon yarışmalarının ardından katılımcılara sponsor firmaların ürünleri hediye edilecek.

Bilecik Belediyesi’nce bu yıl dokuzuncusu düzenlenen Ulusal Bilecik Tiyatro Festivali “Annemin Şoförü” adlı oyunla sona erdi.

bilecik-tiyatro-festivali

Belediye Şeyh Edebali Kültür ve Kongre Merkezi’nde 17 Kasım’da başlayan ve 14 gün süren festivalin son oyunu “Annemin Şoförü”nü Hakan Altıner’i yönetti. Suna Keskin, Atila Pekdemir, Selda Özbek ve Damla Cercişoğlu’nun oyunculuğunu üstlendiği oyunda birbirini çok seven ama bir o kadar da “dediğim dedik” dört kişinin öyküsü anlatıldı.

Oyun sonunda oyunculara ödüllerini veren Belediye Başkanı Selim Yağcı, festivalin 10. yılını uluslararası düzeyde olabilecek şekilde kutlayacaklarını ifade etti:

“Bu yolculuğa çıktığımız 2004 yılında bir taraftan mahallelerimizdeki altyapı eksikliklerini giderirken diğer taraftan da sanat anlamında bir eserin temellerini attık. O gün başlamasaydık bugün sanatsal anlamda ihtiyaç olan bu noktaya çıkmamız mümkün değildi. 2004 yılında başlattığımız yolculukta bir hedefi ortaya koymuştuk. O gün, ‘Festivalin 10’uncusuna geldiğimizde uluslararası düzeyde kutlayacağız’ dedik. Bunu yapacağız. Açılışı ve kapanışıyla, Türkiye gündeminde Bilecik daha fazla yer tutacak. Bilecik’in tanıtımı noktasında yapılan etkinlikler son derece önemli.’

Etkinlikte, hayatını kaybeden tiyatro sanatçısı Nejat Uygur’un oğulları Süheyl ve Behzat Uygur kardeşler, torunu Mana Uygur ile Wilma Elles, Cengiz Küçükayvaz, Ercüment Balakoğlu, Serpil Tamur, Özge Özder, Berke Üzrek, Onur Yaprakçı, Şahin Sekman, Barbaros Uzunöner, Merve Servi,  Berke Hürcan, Can Törtop, Songül Öden, Levent Ülgen, Atila Pekdemir ve Suna Keskin’in de aralarında bulunduğu yaklaşık 100 sanatçı sahne aldı. Necla Uygur, Serpil Tamur, Hakan Altıner ve Yalçın Menteş’e ‘Kristal çınar onur’ ödüllerinin verildiği festivalde, aralarında ‘Şeyh Edebali’nin Osman Gazi’ye öğüdü’, ‘Dünyanın sonu.net’, ‘Haydi hayırlısı’, ‘Şenlik çıkmazı’, ‘Müziksiz evin konukları’, ‘Tuzak’, ‘Hz. Ömer, adalet mülkün temelidir’in bulunduğu birçok oyun sahnelendi.

Kaynak: Al Jazeera

marmaris-fotograf-festivaliMarmaris’te bu yıl ilki düzenlenen Uluslararası Marmaris Fotoğraf Festivali’nde, “Altın İnci Fotoğraf Ödülleri” sahiplerini buldu.

İlçenin doğal güzelliklerinin fotoğraf sanatçıları tarafından keşfedilerek geniş kitlelere tanıtılması amacıyla düzenlenen festivale aralarında yabancıların da bulunduğu yaklaşık 700 fotoğrafçı katıldı. Marmaris’in değişik yerlerinde 6 gün boyunca çok sayıda panel, sunum, sergi, atölye çalışması ve fotomaraton etkinliklerinin yapıldığı festivalin son günü düzenlenen galayla ödüller dağıtıldı.

İçmeler Mahallesi’ndeki bir otelde düzenlenen programda Altın İnci Fotoğraf Ödülleri sahiplerini buldu. Altın İnci büyük hizmet ödülü Prof. Dr. Sabit Kalfagil’e, amatör fotoğrafçılığa katkı ödülü Reha Bilir’e, haber fotoğrafçılığı ödülü Ali Öz’e, özel yetenek ödülü Kürşat Bayhan’a, akademik proje ödülü Doç. Dr. Emre İkizler’e, sektörel başarı ödülü Saygun Duran’a ve sosyal sorumluluk ödülü ise Serdar Akyay ile Emel Sezer’e verildi.

Altın İnci Onur Ödülü’ne layık görülen Marmaris Fotoğraf Derneği’nin (MARFOD) kurucusu yazar ve fotoğraf sanatçısı Kamil Dürüst’ün etkinliğin yapıldığı saatlerde tedavi gördüğü hastanede 90 yaşında hayatını kaybettiği haberi alındı. Haber salonda üzüntüye neden olurken, Dürüst’ün yakınları hastanede oldukları için ödül MARFOD üyelerine teslim edildi.

Festival kapsamında turistik ilçenin doğal güzelliklerinin ön plana çıkarılması amacıyla düzenlenen Netsel Marina Fotomaratonu’nda çekilen fotoğraflar arasındaki yarışmada Tayfun Çiftçi’nin birinci, Eser Paşa’nın ikinci ve Kemal Kılıç’ın üçüncü olduğu açıklandı. Yarışma sponsoru marina tarafından dereceye girenlere para ödülü verildi.

Samsung Yeni Medya Fotoğraf Yarışması’nda da katılımcıların cep telefonu ile çekerek bir sosyal paylaşım sitesine yükledikleri fotoğraflar arasında yapılan değerlendirmede ilk üç sırayı Mehmet Can Doğru, Berkay Yahya ve Nadir Özkan kazandı. Birinciye fotoğraf makinesi, ikinciye uçak bileti ve üçüncüye ise bilgisayar programı hediye edildi.

Etkinlikte, Yeni Türkü grubu da konser verdi.

Kaynak: NTVMSNBC

14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’ne başvurular için son iki hafta! Türkiye sinemasındaki yeni bakışları keşfetmesiyle tanınan festival, 12 Şubat – 1 Mart 2015 tarihleri arasında gerçekleştirilecek…

if_isatanbul

12-22 Şubat 2015 tarihlerinde İstanbul’da, 26 Şubat-1 Mart 2015 tarihlerinde ise Ankara ve İzmir’de gerçekleştirilecek 14. !f İstanbulUluslararası Bağımsız Filmler Festivali’ne filmbaşvuruları devam ediyor. 2014-2015 yapımı kurmaca uzun, belgesel ve kısa filmlerin kabul edileceği festival için son başvuru tarihi 28 Kasım Cuma.

Türkiye’nin keşfi ve başka bi’ dünyası aranıyor

if istanbul_Birdman

Yapılacak değerlendirme sonucu belgesel ve kurmaca uzun filmler, !f İstanbul’un Türkiye’den ve/ya Türkiye hakkında, yeni, bakışları değiştirebilecek filmleri bir araya getirdiği “Ev” bölümünde gösterilecek.

Başvuran filmler arasından bir film ise, festivalin yarışmalı bölümü “Keş!f”te yarışacak. !f İstanbul’un ilk kez 2008’de başlattığı ve dünyadan ve Türkiye’den genç yetenekleri keşfettiği yarışmasında “yılın en ilham verici yönetmeni” seçiliyor ve filmin yönetmeni 15.000 dolar para ödülünün sahibi oluyor.

Festivalin geçen yıl başlayan yeni yarışmalı bölümü “Aşk & Başka Bi’ Dünya” ise, aktivist temalı filmleri ağırlayacak ve başvuru yapan kurmaca ya da belgesel filmlerden biri de bu bölümde Türkiye adına yarışacak. Bu yarışmanın birincisini bekleyen ödül ise 10.000 dolar olacak.

Kısaları !fçiler öneriyor

if

!f İstanbul’un vazgeçilmez bölümü “Türkiye’den Kısalar” geçen yıl olduğu gibi, yönetmen ve yapımcıların yanı sıra kısa film izleyicilerinin önerileriyle hazırlanıyor. “Türkiye’den Kısalar”a yapılacak öneriler için tür, konu, teknik ve süre gibi kısıtlamalar aranmıyor; Türkiyeli yönetmenlerin hareketli görüntüyle ürettikleri 2014 yapımı ‘her şey’ öneri olarak sunulabiliyor.

Bu öneriler arasından !f İstanbul’un tematik seçkiler halinde derleyerek programlayacağı “Türkiye’den Kısalar” seçkisi İstanbul, Ankara ve İzmir’de çeşitli festival sinemaları ve mekanlarında ücretsiz olarak !f izleyicilerine sunulacak. 12-22 Şubat tarihlerinde İstanbul’da yapılacak gösterimlerde izleyicinin seçeceği bir kısanın yönetmeni de, uluslararası bir festivale izleyici olarak katılmaya hak kazanacak.

14. !f İstanbul Uluslararası Bağımsız Filmler Festivali’ne katılmak isteyen Türkiye yapımı filmler için son başvuru tarihi 28 Kasım 2014.

Festival’e başvuru ve kısalar öneri formuna festivalin web sitesi www.ifistanbul.com’dan ulaşabilirsiniz

Bu yıl ikincisi düzenlenen Boğaziçi Film Festivali 14 Kasım’da başlıyor. 102 ülkeden 3 bin 682 filmi festival süresince izlenebilecek.

uluslararası boğaziçi  film festivali

Düzenlenen basın toplantısında konuşan Uluslararası Boğaziçi Film Festivali danışmanı ve jürisi Belçim Bilgin, “Uluslararası Boğaziçi Film Festivali genç bir festival olmasına karşın gerek film gösterimleri gerek atölye çalışmaları ile kalite çıtasını yükseltiyor. Kısa film yarışmasına gösterilen ilgiden de anlaşılabileceği gibi İstanbul’ın kısa film dünyası için bir dünya başkenti haline gelme potansiyeli mevcut. Festival bünyesindeki atölye çalışmalarıyla bunun sağlıklı bir zeminde devam etmesine katkı sağlayacağız.” dedi.

Festival danışmanı ve jürileri arasında yer alan Semir Aslanyürek de Türkiye’de sinemanın gelişmesinde festivallerin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Sinemausta-çırak ilişkisi içinde yoğrulan bir sektör. Genç sinemacıların sektörü tam olarak algılayabilmeleri için farklı türleri, farklı bakış açılarını tanımaları ve özümsemeleriyle mümkün. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali özellikle kısa film alanındaki iddiasıyla cazibe merkezi olma iddiası taşıyor. Bunun yanı sıra dünyadan farklı örneklerin yer aldığı seçkisiyle kendine özgü bir üslup geliştirdiğini de söyleyebiliriz.”

Festival Genel Sanat Yönetmeni Kamil Koç da festivalin içeriği hakkında şunları söyledi: “Festival süresince konuk ülke Polonya’nın yanı sıra Asya filmlerinden seçkiler ve Derviş Zaim filmlerini göstereceğiz. Böylelikle sinemanın uzun soluklu bir yolculuk ve zihinsel bir izlek olarak algılanmasına yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Hollywood’da ünlü isimlere koçluk yapan Ivana Chubbuck gibi isimler de festival bünyesindeki atölyeler ile tecrübelerini aktarma imkanı bulacaklar. Türk sinemasının 100. doğum gününe rastlayan festival açılışımızın Türkiye’de özgün bakış açısına sahip sinema insanlarının yetişmesine katkı sağlamasını arzu ediyoruz.”

insan-sermayesiFilmekimi’nde, Cannes, Venedik ve Berlin Film Festivalleri’nde ödül alan filmler gösteriliyor.

Sinema izleyicilerinin geçtiğimiz aylarda festivallerin gözdeleri olan filmlerle buluştuğu filmekimi 11 Ekim’de başladı. 18 Ekim’e kadar sürecek İKSV tarafından Vodafone sponsorluğunda düzenlenen festivalde 43 film gösteriliyor.

Etkinlikte Cannes’da önemli ödüller alan filmler dikkat çekiyor. Genç Kanadalı yönetmen Xavier Dolan’ın yönettiği ama bu sefer kendisinin başrolde yer almadığı filmi ‘Mommy’, sorunlu bir ergen, annesi ve komşuları arasında geçen karakter dinamiklerinden beslenen bir film. Cannes’da yarışan film, Jüri Özel Ödülü’nü Jean Luc Godard’ın benzersiz 3D deneyimi ‘Dile Veda’ (Adieu Au Langage) ile paylaştı. Ustalar ustası Godard’ın yeni yapıtı, festivalin direktörü Azize Tan’ın programdaki gözdesi. Rus sinemasının güçlü temsilcisi Andrey Zvyagintsev, Cannes’dan En İyi Senaryo Ödülü ile dönen ‘Leviathan’la günümüz Rusyasına eleştirel bir bakış getiriyor. Cannes’dan filmekimi’ne gelen diğer filmler arasında Mike Leigh imzalı tarihi biyografi ‘Bay Turner’ (Mr. Turner), David Cronenberg’in Hollywood taşlaması ‘Yıldız Haritası’ (Maps to the Stars) da yer alıyor.

Eylül ayında düzenlenen Venedik Film Festivali’nde büyük ödül Altın Aslan’ı kazanan ‘İnsanları İzleyen Güvercin’ (A Pigeon Sat on a Branch Reflecting on Existence) sinemaseverleri fazla merakta bırakmadan, filmekimi’nde gösteriliyor. Film, İsveçli sinemacı Roy Andersson’ın insanlık hallerine mizah soslu bakışının yeni temsilcisi. Ayrıca Venedik’in diğer bir dikkat çeken filmi, Abel Ferrara’nın Piel Paolo Pasolini’nin son gününü hayal ettiği, İtalyan entelektüeli ise Willem Dafoe’nun canlandırdığı ‘Pasolini’ de filmekimi programında.

Berlin Film Festivali yarışmasından En İyi Senaryo Ödülü alarak filmekimi’ne gelen Alman filmi ‘Çile’ (Kreuzweg) ise programın gizli cevherlerinden. Genç yönetmen Dietrich Brüggemann, seküler toplumda katı dini kuralların işlememesini ergen bir karakter ve 14 plan sekans anlatırken, çok güncel tartışmalara yer açıyor.

Festival farklı şehirlere yayılıyor

Festivalin 11 – 18 Ekim’de İstanbul ayağı, Atlas, Beyoğlu, Nişantaşı Citylife ve Rexx sinemalarında gerçekleşiyor. Ardından filmekimi, Ankara Büyülü Fener Kızılay Sineması’nda 10-12 Ekim, İzmir Karaca Sineması’nda 15-19 Ekim, Bursa Cinetech Korupark Sinemaları’nda 17-19 Ekim, Diyarbakır N-City AVM Avşar Sinemaları’nda 24-26 Ekim, Urfa Emek Sineması’nda 24-26 Ekim ve Trabzon Lara Sinemaları’nda 31 Ekim- 2 Kasım’da yapılacak.

Detaylı bilgi için http://filmekimi.iksv.org/tr adresi ziyaret edilebilir.

Kaynak: Milliyet Sanat

Cuma günü başlayacak 51’inci Uluslararası AntalyaAltın Portakal Film Festivali’nden 6 ayrı ödül kategorisinden 11 jüri üyesinin istifası, Belgesel Sinemacılar Birliği’nin festivalden çekilme kararı ve çeşitli sinema platformlarının aldığı boykot kararına, dün akşam saatlerinde yenisi eklendi.

Altın Portaka

BELGESELCİLER ÖZÜR VE ÖZELEŞTİRİ İSTEDİ

Festivalin Ulusal Belgesel Film Yarışması kategorisinde yer alan 15 belgeselin 13’ünün yönetmeni, Festival Komitesi’nden özür ve özeleştiri metni sunulmadığı takdirde yarışmadan çekileceklerini deklare etti. Açıklamada belgeselciler, filmlerinin Türk Ceza Kanunu’nun maddelerine göre değerlendirilmesini kabul etmediklerini, festivallerin bağımsızlık ve özgürlükten yana bir anlayışa sahip olması gerektiği belirtildi.

altın portakal1

FESTİVAL KOMİTESİNDEN YANIT

Belgeselcilerin, dün saat 20.00 sıralarında ’51’inci Antalya Uluslararası Altın Portakal Film Festivali Komitesi ve Kamuoyuna’ başlığı altında yaptığı açıklamaya, festival komitesi sabah saatlerinde karşılık verdi. ’Kamuoyuna önemli duyuru’ başlığıyla yapılan açıklama, uzlaşı çağrısıyla başladı. Reyan Tuvi’nin ’Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeselinin Ulusal Belgesel Film Yarışması’ndan çıkartılmasıyla başlayan sürece ilişkin net ifadelerin yer aldığı açıklamada şu sözler yer aldı:

“Günlerdir içinde bulunduğumuz üzücü ve yıpratıcı tartışmalara bir son vermek ve sektörün tüm unsurlarıyla birlikte bir uzlaşma noktası yakalamak ve sinemamızın 100’üncü yılında en köklü festivalimizin sağlıklı bir ortamda yapılmasını sağlamak için bir çağrıdır bu.”

“BİZ DE SORUMLUYUZ”

Sansür konusunda eleştiride bulunan, tavır koyan herkesle aynı fikirde olduklarını açıklayan Festival Komitesi “Sansür kabul edilemez” diyerek devam ettiği açıklamasında çok kısa sürede büyük bir festival hazırlığı içine girdiklerini ve hiç beklemedikleri bir krizle karşılaştıklarını dile getirdi. “Yanlış bir iletişim zinciri oluştu ve işin bu hale gelmesinde bizim de sorumlu olduğumuzu kabul ediyoruz” denilerek, beklenen özür bir şekilde dile getirildi. Açıklama şöyle devam etti:

“Sayın Reyan Tuvi’nin ’Yeryüzü Aşkın Yüzü Oluncaya Dek’ adlı belgeseli daha önce festival dahilinde özel gösterim programı yerine ulusal belgesel yarışma bölümüne davet edilmiş ve bu davetimiz kabul görmüştür. Yönetmenin sanatçı iradesine herhangi bir baskı ya da otosansür dayatması yapılmamıştır, yapılması da düşünülemez, bu noktada yönetmenin kendi açıklamaları da ortadadır. Ne festival tarafından ne de eser sahibi tarafından söz konusu filmin ne mesajına, ne içeriğine, ne kurgusuna, ne de bütünlüğüne dokunulması asla ve hiç bir zaman talep edilmemiş, net bir biçimde adını vererek ve yazılı olarak kişilik haklarına yönelik bir hakarete dair ortak bir hassasiyet sonucu söz konusu küfür kaldırılmıştır. Filmin ilk başta açıklandığı gibi halka açık gösterime çıkartılmaması ile ilgili gerçek bununla sınırlıdır.”

SİNEMA BAYRAMI OLSUN

Hülya Uçansu, Zeynep Özbatur Atakan, Alin Taşçıyan’dan oluşan Festival Komitesi adına yapılan açıklama, “Hepimizin ve sinemamızın ortak çıkarı, bir tartışmaya tüm festivali kurban etmemektir. Karşılıklı suçlamalar ve ithamlar yerine, konuşup tartışarak çözemeyeceğimiz bir konu ve sorun olmadığı inancındayız. Meselenin tüm taraflarını 51. Antalya Altın Portakal Film Festivalimizi bir sinema bayramı biçiminde kutlamaya davet ediyoruz” ifadeleriyle sona erdi.

 

Kaynak : [-]  Emre BAYLAN

“Kelebeğin Rüyası” adlı filme besteleriyle imza atan Rahman Altın, Amerika’daki Moondance Uluslararası Film Festivali’nde “En İyi Film Müziği” ödülüne layık görüldü.

kelebeğin rüyası

Başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ, Mert Fırat ve Belçim Bilgin’in rol aldığı Kelebeğin Rüyası filmi için bestelediği müziklerle daha önce 15. Milano Uluslararası Film Festivali’nde (İtalya) “En İyi Film Müziği”, 13. World Soundtrack Academy’de (Belçika) “Halkın Seçimi”, 46. SİYAD Sinema Ödülleri’nde “En İyi Müzik” ve 19. Kral Türkiye Müzik Ödülleri’nde “En İyi Film Müziği” ödüllerini alan Türk besteci Altın, MoondanceFestival’inde film müziği dalında en güçlü aday olarak gösteriliyordu.

İngiltere, İtalya, İspanya, Yunanistan ve ABD’de yayınlanan 2013 Film Müziği listelerinde ‘1 numara’ olmayı başarmış ilk ve tek Türk besteci olarak kariyerinde önemli bir yükseliş yaşayan Rahman Altın, Moondance “En İyi Film Müziği” ödülü alarak ”Kelebeğin Rüyası” filmiyle gelen ödüllerine bir yenisini daha eklemiş oldu.

Colorado eyaletine bağlı Boulder şehrinde düzenlenen ve ”Amerika’nın Cannes’i” olarak gösterilen festivalde Kelebeğin Rüyası filmi, En İyi Film Müziği, En İyi Aktör ve En İyi Film dalları dahil üç dalda aday gösterilmişti.