Şunun için etiket arşivi: eser

tarihte-bugun-ne-oldu413 Haziran, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 164. (artık yıllarda 165.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 201 gün vardır.

Olaylar

  • 1381 – Wat Tyler öncülüğündeki köylü isyancılar Londra’yı basarak hükümet binalarını ateşe verdi, hapishaneleri boşalttı ve zenginlerle yargıçların kafalarını uçurdu.
  • 1550 – Mimar Sinan’ın eseri Süleymaniye Camii’nin temeli atıldı.
  • 1859 – Erzurum’daki şiddetli depremde, kentin yarısından fazlası hasar gördü ve 3 bin kişi öldü.
  • 1872 – Namık Kemal, İbret Gazetesi’ni yayımladı. Bu fikir gazetesi, 27 gün sonra kapatıldı.
  • 1878 – Berlin Kongresi toplandı.
  • 1891 – İstanbul Arkeoloji Müzesi ziyarete açıldı.
  • 1921 – Mustafa Kemal, Ankara’ya gelen Fransa Temsilcisi Franklin Bouillion ile görüştü.
  • 1928 – Türkiye Cumhuriyeti ile Düyunu Umumiye (Osmanlı borçları) alacaklıları arasında sözleşme imzalandı.
  • 1934 – Adolf Hitler ve Mussolini İtalya’nın Venedik kentinde bir araya geldiler. Daha sonra bu buluşmadaki izlenimlerini anlatırken Mussolini, Hitler’den “aptal küçük maymun” diye bahsedecektir.
  • 1946 – Üniversitelere özerklik veren 4936 sayılı kanun kabul edildi.
  • 1951 – Amerika Birleşik Devletleri Dışişleri Bakanı Dean Acheson, Kuzey Atlantik Antlaşması Örgütü’nün (NATO) Avrupalı üyelerinden Türkiye’nin Pakta kabul edilmesini istedi.
  • 1952 – Fikir İşçileri Kanunu kabul edildi.
  • 1957 – Siyahi lider Martin Luther King ile ABD Başkan Yardımcısı Nixon görüştüler.
  • 1961 – Federal Almanya’ya işçi gönderilmesinin esaslarını düzenleyen protokol imzalandı. İlk işçi kafilesi, 24 Haziran’da trenle yola çıktı.
  • 1963 – 1459 Harp Okulu öğrencisinin yargılanmasına başlandı.
  • 1966 – Ankara’da ilk kapalı devre televizyon yayını için hazırlıklara başlandı.
  • 1968 – Üniversitelerde başlayan boykot ve işgal eylemleri hızla yayılmaya başladı. İstanbul’dan sonra Ankara’da da 10 fakültede öğrenciler dersleri boykot ettiler. Ankara Üniversitesi Fen Fakültesi işgal edildi.
  • 1969 – Irak hava kuvvetlerine ait iki jet uçağı yanlışlıkla Hakkari’yi bombaladı.
  • 1971 – Kültür Bakanlığı kuruldu. Bakanlığa Talat Halman atandı.
  • 1972 – Boğaziçi Üniversitesi öğrencisi Banu Ergüder, içinde ceset bulunan bavulla yakalandı. Ergüder’in tecavüze karşı öldürdüğü ifadesine karşın, cinayeti örgütsel anlaşmazlık nedeniyle aynı üniversite öğrencilerinden Zeynel Altındağ’ın işlediği ortaya çıktı. Sıkıyönetimce aranan Adil Ovalıoğlu’nun öldürülmesine adı karışan Garbis Altınoğlu da yakalandı.
  • 1972 – THKP-C davasında hüküm giyen Necmi Demir, Kamil Dede ve Ziya Yılmaz’ın idam kararları Yargıtay’da bozuldu.
  • 1973 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Devlet Güvenlik Mahkemeleri Kanunu kabul edildi.
  • 1977 – Başbakan Süleyman Demirel istifa etti. Hükümeti kurma görevi Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Bülent Ecevit’e verildi.
  • 1983 – Pioneer 10 uzay sondası, güneş sistemi dışına çıkan ilk insan yapımı nesne oldu.
  • 1991 – Türkiye ile Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti arasında pasaport uygulaması kaldırıldı.
  • 1993 – Süleyman Demirel’in cumhurbaşkanı seçilmesiyle boşalan DYP genel başkanlığına Tansu Çiller seçildi.
  • 1993 – Kim Campell, Kanada’nın ilk kadın başbakanı seçildi.
  • 1996 – Küba Devlet Başkanı Fidel Castro, Habitat II. Kent Zirvesi’ne katılmak üzere İstanbul’a geldi.
  • 2000 – Papa II. Jean Paul’e suikast girişiminden İtalya’da cezaevinde yatan Mehmet Ali Ağca, Türkiye’ye iade edildi.
  • 2002 – Afganistan’da geleneksel Meclis “Loya Jirga” toplanarak, geçici hükümet başkanı olarak Hamid Karzai’yi seçti.
  • 2006 – MacGyver adlı Amerikan dizisinin 6. sezon DVD’si çıktı.
  • 2009 – İran Cumhurbaşkanlığı seçim sonuçları açıklandı. Seçimi Mahmud Ahmedinejad kazandı. Sonuçlar açıklanır açıklanmaz ülkede protesto gösterileri başladı. Kısa süre sonra isyana dönüştü.
  • 2013 – Sibel Siber, KKTC’nin ilk kadın başbakanı oldu.

Doğumlar

  • 1831 – James Clerk Maxwell, elektromanyetik teorinin kurucusu (ö. 1879)
  • 1865 – William Butler Yeats, İrlandalı şair, Nobel Edebiyat Ödülü sahibi (ö. 1939)
  • 1928 – John Forbes Nash, Nobel Ekonomi ödülü sahibi Amerikalı matematikçi (ö. 2015)
  • 1931 – Irvin D. Yalom, Rus asıllı Amerikalı psikiyatrist, varoluşçu, psikoterapist, yazar ve eğitimci
  • 1935 – Mehmet Üstünkaya, Beşiktaş Spor Kulübü yöneticisi (ö. 2000)
  • 1953 – Tim Allen, ABD’li komedyen ve aktör
  • 1955 – Alan Hansen, İskoç futbolcu
  • 1973 – Ville Laihiala, Finlandiyalı müzisyen sentenced grubu vokalisti
  • 1978 – Richard Kingston, Ganalı futbolcu
  • 1980 – Sarah Connor, Alman şarkıcı
  • 1983 – Rebeca Linares, İspanyol porno oyuncusu
  • 1986 – Måns Zelmerlöw, İsveçli şarkıcı, sunucu, dansçı
  • 1990 – Aaron Johnson, İngiliz oyuncu
  • 1996 – Kerimhan Duman, Türk oyuncu

Ölümler

  • MÖ 323 – Büyük İskender (d. MÖ 323)
  • 1933 – Şeref Bey, Beşiktaşlı futbolcu, hakem ve gazeteci (d. 1894)
  • 1645 – Miyamoto Musaşi, Japon kılıç üstadı (d. 1584)
  • 1948 – Osamu Dazai, Japon yazar (d. 1909)
  • 1965 – Refik Fersan, besteci, müzikbilimci (d. 1893)
  • 1974 – Turgut Zaim, ressam, dekoratör (d. 1906)
  • 1982 – Halid bin Abdül Aziz, Suudi Arabistan Kralı (d. 1912)
  • 1986 – Benny Goodman, ABD’li müzisyen (d. 1909)
  • 1987 – Cemil Meriç, yazar ve çevirmen (d. 1916)
  • 1987 – Geraldine Page, ABD’li aktris (d. 1924)
  • 1996 – Mükerrem Berk, Türk flüt sanatçısı (d. 1917)
  • 2005 – Lane Smith, ABD’li aktör (d. 1936)
43 bin yıllık Neandertal Flütü

Dünyanın en eski müzik aleti, Neandertal Flütünü dinlemez misiniz? 43 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bu müzik aleti ile, atalarımızın sanatçı ruhlu olduğu anlaşılıyor.

2008 yılında arkeologlar, Almanya’nın güneyinde Hohle Fels adında bir Taş Çağı mağarasında flüt parçaları buldular. Bu flüt parçaları, akbaba ve mamut kemiklerinden yapılmıştı. Günümüzden önce yaklaşık 42.000 ila 43.000 yıllarına tarihlenen bu enstrümanlar, gelmiş geçmiş en eski enstrümanlar olarak kabul ediliyor. Daha önce en eski kabul edilen enstrümanlar ise 35.000 yıl öncesine tarihleniyordu.

neandertal-fülütü

Araştırmacılar, titizlikle oyularak yapılmış flütlerin, özellikle mamut kemiğinden yapılmış olanların bilhassa zorlu olduğunu düşünüyor. Keşif sırasında bazı araştırmacılar flütlerin, nesli tükenmiş neandertallere karşı, ilk Avrupalı modern insanlara avantaj sağlayan kültürel başarılarından biri olabileceğini iddia ettiler. Fakat Homo sapienlerle melezleşmeleri de dahil, Neandertallerle ilgili bilgilerimiz arttıkça bu iddiaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

bone-fl

Uzun yıllar boyu yeteneksiz olarak görülen Neandertaller de kendi flütlerini yapıyordu. Ya da en azından 1995’te keşfedilen, mağara ayısının femur kemiğinden yapılmış bir flüt de bunu gösteriyor. Kuzeybatı Slovenya’da, Divje Babe adında bir neandertal bölgesinde Arkeolog Ivan Turk tarafından bulunan bu enstrüman, en az 43.000 yıllık. Hatta 80.000 yaşında bile olabilir.Müzikolog Bob Fink’e göre, flütün üzerinde bulunan dört delik, dört notayla eşleşiyor. Fink: “Flütün notaları kaçınılmaz şekilde diyatonik (ton dışı nota vermeyen) ve herhangi antik ya da modern standart diyatonik bir ölçekle mükemmele yakın bir uyum gösterebilir.” dedi.

neandertal-fülütü-2

Arkeologların, Turk’un iddia ettiği gibi enstrümanın Neandertaller tarafından yapılıp yapılmadığını hararetle tartışmasına rağmen, bulgular insanın yakın akrabalarının hiçbir müzik izi bırakmadan yok olduklarını yalanlıyor ve tarih öncesi müziğin kapısını aralıyor.

Neandertal-flütü

Flütten çıkan sesleri duyabilmek için Slovenya Ulusal Müzesi Küratörü, flütün kilden bir kopyasını yaptı. Prehistorik enstrüman diyatonik ölçülerden tam ve yarım tonları çıkarabiliyor. Müzisyen Dimkaroski de bu flütle, Beethoven, Verdi, Ravel, Dvorak ve diğer sanatçıların eserlerinden birkaç parça çalmayı başarabilmiş. Aynı zamanda birkaç hayvan sesi de çıkartabilmiş. Slovak Müzisyen Ljuben Dimkaroski’nin çaldığı Neandertal flütünü buradan dinleyebilirsiniz:

Kaynak: Press Haber

antalya edebiyat ödülleri

antalya-edebiyat-odulleri

Muratpaşa Belediyesi tarafından, edebiyatımıza katkıda bulunmak, yaratıcılarını ödüllendirip teşvik etmek amacıyla düzenlenen “Antalya Edebiyat Ödülleri” yarışmasında ödüller verildi.

Konferans Salonu’nda düzenlenen ödül töreninde Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal, kendi yazdığı “Firuze Tespihimin Taneleri” isimli öyküyü okudu.

Gecede, dramatize edilen öyküler sahneye taşınırken, bestelenen şiirler de seslendirildi. “Öyküler Sahnede” bölümünde, Füruzan’ın “Parasız Öykü”, Sabahattin Ali’nin “İçimdeki Şeytan” öyküleri Özel Antalya Modern Sanat Kursu öğrencileri tarafından dramatize edilip okundu. Sabahattin Ali’nin şiirlerinden bestelenen şarkılar ise “Şiirin Müziği: Sabahattin Ali” başlığı altında İlke Türkdoğan ve Tuğçe Akat tarafından seslendirildi.

Füruzan, Aysu Erden, Ayşegül Tözeren, Faruk Duman, İbrahim Karaoğlu ve Özcan Karabulut’tan oluşan jürinin yaptığı değerlendirme sonucunda “Sonunda Herkes Yalnız” isimli eseri ile En İyi Öykü kitabı seçilen Hasan Özkılıç ödülünü Başkan Ümit Uysal ve usta yazar Füruzan’dan aldı.

Antalya Edebiyat Ödülleri’nin jüri üyeleri arasında bulunan ve etkinliğin Onur Konuğu olan Füruzan’a ise Başkan Uysal plaket sundu. Antalya Edebiyat Günleri’nde birinci seçilen öykü yazarı Hasan Özkılıç 5 bin TL’lik ödülün de sahibi oldu.

Genç Öykü Yarışması’nın üniversite kategorisinde “Issız Bir Gölün Kıyısı” isimli öyküyle Akdeniz Üniversitesi Ziraat Fakültesi öğrencisi Hasan Yayan birinci olurken, “İşler” isimli öyküyle Akdeniz Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Kamu Yönetimi bölümü öğrencisi Muhammed Demir ikinci seçildi. “Bahar Telaşı” isimli öyküyle Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Türk Dili ve Edebiyatı Bölümü öğrencisi Hakan Sinek ise üçüncülük ödülünü kazandı. Lise kategorisinde, “Hayal Et Antalya” isimli öyküyle Güzeloluk Anadolu Lisesi’nden Kazım Kava Özbey birincilik, “Geride Kalan Kesitler” isimli öyküyle Hasan Çolak Anadolu Lisesi’nden Hazal Özer ikincilik, “Son Randevu” isimli öyküyle de Antalya Anadolu Lisesi’nden Ecem Coşan üçüncülük ödülünü aldı.

Gecede, Akdeniz Üniversitesi Edebiyat Fakültesi ve Edebiyat Kulübü işbirliğiyle yapılan “Kuşaklar Buluşuyor” projesinin tanıtım filmi de gösterildi. Genç Öykü Yarışması’nda dereceye giren öykülerle, Kuşaklar Buluşuyor projesi kapsamında yazılan öyküler Muratpaşa Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürlüğü tarafından kitaplaştırılarak edebiyat dünyasına kazandırılacak. Büyük İskender’in ele geçiremediği şehir olarak tarihe geçen Termessos’u edebiyatçılar ele geçirecek. Türkiye’nin en iyi korunmuş antik kentleri arasında yer alan Termessos’ta yarın saat 14.00’de düzenlenecek etkinlik kapsamında öyküler okunacak.

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’ne bağlı T.C. M.E.B. Özzel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencileri tarafından hazırlanan 23 Nisan Dinletisi gerçekleşti.

Konserde Sahne Alan Öğrencilerimizin Performanslarını izlemek için tıklayınız.

nar-cicekleri

 

23 NİSAN ULUSAL EGEMENLİK VE ÇOCUK BAYRAMI DİNLETİ PROGRAMINA KATILAN ÖĞRENCİLERİMİZ VE ÇALDIKLARI ESERLER

  • ALARA YÜCEL – SONATİN/F. KUHLAU
  • IRMAK KAYTAN ve ATAKAN TOKELLİ – PUMP İT/BLACK EYED PEAS
  • ZEYNEP DURU ÇİL – PRAMENADE ALA RAME/M.ADDRAN
  • ASIM GÜVEN BOZKURT – VİVE LES DEFLİES/J.VOGT
  • MADLEN ARZUMAN – VALS NO.9/CHOPİN
  • İDİL DENİZ BAKIR – LA DİSPUTE/Y.TİERSEN
  • EDA KÖLÜKFAKİ – YUGOSLAW TARZINDA/B.BARTOK
  • NEHİR ERGÜN – KIZILDERİLİ DAVULU/J.THOMPSON
  • MERİÇ GÜRCAN – YAVAŞÇA KÜREK ÇEKELİM/J.THOMPSON
  • MERT GÜNEŞ – YANKEE DOODLE/J.THOMPSON
  • RÜYA YILDIZ – FLY TO THE MOON/B.HOWARD
  • ELA ÖZBAŞ – DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN
  • EGE YILMAZ – TROMBON ÇALGICISI/J.THOMPSON
  • BİLGE KANDUR – FIRTINA/C.GURLİTT
  • ÖYKÜ UFACIK – MELODİ/ECKSTAİN
  • DURU KESER – ALABAMA
  • ÖYKÜ GÜLEÇ – MY WAY/SİNATRA
  • DENİZ KAPLAN – HALAY/Y.İMAN
  • GÜNEŞ EKİM DÖNMEZ – LE BEAV YANKEE/M.AARON
  • AZRA DAYIOĞLU – ETÜD/A.BURKARD
  • İREM YILMAZ – FRENCH FOLK SONG/SUZUKİ
  • MİNA FIRINCI – FİLLERLE DANS
  • NAZ ARSLAN – BUZ PATENCİSİ/J.THOMPSON
  • NİL ERGÜN – YAVAŞÇA KÜREK ÇEKELİM/J.THOMPSON
  • NUR İLAYDA BUDAK – ETÜD NO.7/SUZUKİ
  • YAĞMUR İHVAN – ALLEGRO NO.8/SUZUKİ
  • BAHAR ECE SARSIN – CRAZİER/T.SWİFT
  • CANSU NUR KILIÇ – ETÜD/DUVERNOY
  • BEYZA YALVAÇ – HİSTORİA DE UN AMOR
  • İNCİ SARACİK – HÜZÜN/BURGMÜLLER
  • İREM YEŞİM SAVAŞ – PERPETUAL-MOTİON/SUZUKİ
  • DENİZ DURSUN – DUYDUMKİ UNUTMUŞSUN.
  • ELİZ CANSE GÖYSAL-PRELUDE/F.CHOPİN
  • BURCU BOZKURT
  • NURHAN YİĞİTBAŞI
  • MELİS URAL

tarihte-bugun-ne-oldu421 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 111. (artık yıllarda 112.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 254 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 753 – Romulus ve Remus, Roma’yı kurdular.
  • 1821 – Sadrazam Benderli Ali Paşa görevinden ayrıldı ve 30 Nisan’da idam edildi. Benderli Ali Paşa, padişah emri ile idam edildiği bilinen son sadrazamdı.
  • 1920 – Mustafa Kemal Paşa, Meclis’in 23 Nisan 1920 günü açılacağını bildiren bir genelge yayımladı.
  • 1930 – Columbus, Ohio’daki bir hapishanede çıkan yangında 320 kişi öldü.
  • 1939 – Hatay, Türk Gümrük Tarifesi’ne dahil oldu.
  • 1944 – Fransa’da kadınlar oy kullanma hakkını elde etti.
  • 1952 – Türkiye ile Yunanistan arasında imzalanan anlaşmayla vize formaliteleri kaldırıldı.
  • 1956 – Elvis Presley’nin Heartbreak Hotel isimli şarkısı Billboard dergisinde 1 numaraya ulaşan ilk eseri oldu.
  • 1957 – Muhsin Ertuğrul, İstanbul Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın başına getirildi.
  • 1960 – Brasília resmen Brezilya’nın başkenti oldu. Eski başkent Rio de Janeiro’ydu.
  • 1964 – Rum Patriği Vekili Emilyanos ile Metropolit Canavaris, Türkiye aleyhine faaliyet gösterdikleri gerekçesiyle sınır dışı edildi.
  • 1964 – Yunanistan, Kıbrıs’taki askeri birliğini, Birleşmiş Milletler Barış Gücü emrine vermeyi kabul etti.
  • 1967 – Yunanistan’da darbe yapıldı. George Papadopoulos liderliğindeki albaylar cuntası yönetime el koydu, yedi yıl sürecek olan askeri rejim başladı.
  • 1968 – Amerika Birleşik Devletleri, Birleşik Krallık ve Rusya, zor durumda kalan astronotları kurtarmak için bir antlaşma imzaladı.
  • 1970 – Hutt River Vilayeti Prensliği Avustralya’dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1975 – Vietnam Savaşı: Güney Vietnam devlet başkanı Nguyen Van Thieu, Saygon’u terketti.
  • 1979 – İstanbul Boğazı’nda Rumen bandıralı Karpati şilebi ile demir yüklü Kemal Kefeli kosteri çarpıştı. Türk gemisi 17 mürettebatı ile battı iki denizcinin cesedi bulundu, beş kişi kayboldu. Rumen şilebi kaçarken polis motoru tarafından yakalandı.
  • 1987 – Sri Lanka’nın başkenti Colombo’da bomba yüklü bir araç infilak etti: 106 kişi öldü.
  • 1994 – İlk Güneş dışı gezegenler Polonyalı gökbilimci Alexander Wolszczan tarafından keşfedildi.
  • 2003 – Irak’taki Saddam Hüseyin iktidarının yıkılmasından sonra Geçici Koalisyon Yönetimi 28 Haziran 2004’e kadar ülkeyi yönetti.
  • 2004 – İsrail’de Mordehay Vanunu 18 yıl sonra hapisten çıktı. 20 Kasım 2005’te yasa dışı olarak Filistin topraklarına girdiği ve tahliye koşullarını ihlal ettiği iddiasıyla yeniden tutuklandı. Fas kökenli fizikçi Vanunu, 1986’da İsrail’in gizli nükleer çalışmalarını belge ve fotoğraflarla ifşa etmişti.
  • 2005 – TBMM Başkanlık Divanı, TBMM 85. Yıl Milli Egemenlik Onur Ödülü’nün Prof. Dr. Gazi Yaşargil’e verilmesini kararlaştırdı.
  • 2008 – Amerika Birleşik Devletleri Hava Kuvvetleri, Gece Şahini olarak da anılan radara yakalanmayan uçak F-117 Nighthawk’ları hizmetten çıkardı.

Doğumlar

  • 1488 – Ulrich von Hutten, Alman düşünür ve şair. (ö. 1523)
  • 1774 – Jean-Baptiste Biot, Fransız fizikçi (ö. 1862)
  • 1790 – Manuel Blanco Encalada, Şili’nin ilk devlet başkanı (ö. 1876)
  • 1816 – Charlotte Brontë, İngiliz edebiyatçı (ö. 1855)
  • 1828 – Hippolyte Taine, Fransız tarihçi (ö. 1893)
  • 1864 – Max Weber, Alman toplumbilimci (ö. 1920)
  • 1913 – Şevket Rado, Türk gazeteci, yazar (ö. 1988)
  • 1922 – Şeyh Nazım Efendi Larnaka’da dünyaya geldi
  • 1923 – Bahaeddin Ögel, Türk tarih profesörü. (ö. 1989)
  • 1926 – 2. Elizabeth, İngiltere Kraliçesi
  • 1927 – Ahmed Arif, Türk şair (ö. 1991)
  • 1947 – Iggy Pop, ABD’li müzisyen, şarkıcı, söz yazarı, baterist, aktör
  • 1947 – Barbara Park, ABD’li yazar
  • 1951 – Tony Danza, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1955 – Murathan Mungan, Türk oyun yazarı, şair
  • 1961 – Ulvi Arı, Türk pantomim (mim) sanatçısı, oyuncu, yazar

Ölümler

  • 1073 – Papa II. Aleksander
  • 1142 – Pierre Abélard, Fransız yazar, filozof (d. 1079)
  • 1509 – VII. Henry, İngiltere Kralı (d. 1457)
  • 1699 – Jean Racine, Fransız şair, oyun yazarı (d. 1639)
  • 1714 – Vasily Golitsyn, Rus devlet adamı (d. 1643)
  • 1910 – Mark Twain, ABD’li roman ve mizah yazarı (d. 1835)
  • 1918 – Manfred von Richthofen Alman pilot (Kızıl Baron) (d. 1892)
  • 1938 – Muhammed İkbal, Pakistanlı şair (d. 1877)
  • 1945 – Walter Model, II. Dünya Savaşında görev yapmış Alman mareşali (d. 1891)
  • 1946 – John Maynard Keynes, İngiliz ekonomist (d. 1883)
  • 1965 – Edward Victor Appleton, Nobel Fizik Ödülü sahibi İngiliz fizikçi (d. 1892)
  • 1971 – François Duvalier, Haiti devlet başkanı (d. 1907)
  • 1973 – Kemal Tahir, Türk yazar (d. 1910)
  • 1996 – Cahar Dudayev, Çeçen komutan (d. 1944)
  • 1998 – Jean-François Lyotard, Fransız filozof (d. 1924)
  • 2010 – Juan Antonio Samaranch, Uluslararası Olimpiyat Komitesi başkanlığı yapmış İspanyol spor adamı (d. 1920)

Tatiller ve Özel Günler

  • Bahailik – Rıdvan festivalinin ilk günü.
  • Roma’nın doğum günü
  • Ebeler Haftası
  • Fırtına : Sitte-i Sevirin Başlangıcı

23-Nisan-2015-dinletisiNar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim kursu işbirliği ile Nar Sanat öğrencilerinin sahne alacağı dinleti programı bu akşam 18:30’da Nar Sahnesi’nde.

Sahne alacak öğrencilerimiz ve performansları:

ALARA YÜCEL – SONATİN/F. KUHLAU

ARDA SERT –THE ENTERTDİNER/S.JOPLİN

EGEMEN HIZLIBAŞ – ARABESK/BURGMÜLLER

KEREM İNAN – GÜN DOĞARKEN/J. THOMPSON

IRMAK KAYTAN ve ATAKAN TOKELLİ – PUMP İT/BLACK EYED PEAS

ZEYNEP DURU ÇİL – PRAMENADE ALA RAME/M.ADDRAN

ASIM GÜVEN BOZKURT – VİVE LES DEFLİES/J.VOGT

MADLEN ARZUMAN – VALS NO.9/CHOPİN

İDİL DENİZ BAKIR – LA DİSPUTE/Y.TİERSEN

SUDE ALDATMAZ – BANGO BOOGİES/J.W.SCHDUM

EDA KÖLÜKFAKİ – YUGOSLAW TARZINDA/B.BARTOK

NEHİR ERGÜN – KIZILDERİLİ DAVULU/J.THOMPSON

BERKİN AY – MENUET/KRİGER

MERİÇ GÖKCAN – YAVAŞÇA KÜREK ÇEKELİM/J.THOMPSON

MERT GÜNEŞ – YANKEE DOODLE/J.THOMPSON

RÜYA YILDIZ – FLY TO THE MOON/B.HOWARD

ELA ÖZBAŞ – DOĞUM GÜNÜN KUTLU OLSUN

EGE YILMAZ – TROMBON ÇALGICISI/J.THOMPSON

BİLGE KANDUR – FIRTINA/C.GURLİTT

ÖYKÜ UFACIK – MELODİ/ECKSTAİN

DURU KESER – ALABAMA

ÖYKÜ GÜLEÇ – MY WAY/SİNATRA

DENİZ KAPLAN – HALAY/Y.İMAN

GÜNEŞ EKİM DÖNMEZ – LE BEAV YANKEE/M.AARON

AZRA DAYIOĞLU – ETÜD/A.BURKARD

İREM YILMAZ – FRENCH FOLK SONG/SUZUKİ

ASLI DEMİROK – KABİLE DANSI/J.THOMPSON

MİNA FIRINCI – FİLLERLE DANS

PINAR ÖZOĞUL – UNUTAMADIM/BARIŞ MANÇO

GÖKÇEN ÖDEN –

NAZ ARSLAN – BUZ PATENCİSİ/J.THOMPSON

NİL ERGÜN – YAVAŞÇA KÜREK ÇEKELİM/J.THOMPSON

NUR İLAYDA BUDAK – ETÜD NO.7/SUZUKİ

YAĞMUR İHVAN – ALLEGRO NO.8/SUZUKİ

BAHAR ECE SARSIN – CRAZİER/T.SWİFT

CANSU NUR KILIÇ – ETÜD/DUVERNOY

BEYZA YALVAÇ – HİSTORİA DE UN AMOR

İNCİ SARACİK – HÜZÜN/BURGMÜLLER

İREM YEŞİM SAVAŞ – PERPETUAL-MOTİON/SUZUKİ

DENİZ DURSUN – DUYDUMKİ UNUTMUŞSUN.

 

arel-uniArel Üniversitesi akademisyenleri, Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi İbrahim Çallı Salonu’nda 24 Nisan – 06 Mayıs 2015 tarihleri arasında Arel’li akademisyenler başlığı altında bir karma sergi düzenliyor.

İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Dekanlığı öncülüğünde, Güzel Sanatlar Fakültesi (Grafik Tasarımı ve Moda ve Tekstil Tasarımı Bölümü) ve Meslek Yüksekokulu (Grafik Tasarımı ve Moda Tasarımı Programı) tam zamanlı öğretim elemanlarının ürettikleri eserleri ortak bir başlıkta bir araya getiren sergi, karşılıklı fikir ve sanat paylaşımını sağlamasını amaçlamasının yanı sıra; İstanbul Arel Üniversitesi ve Büyükçekmece Belediyesi arasında kurulmuş olan kültürel ve sanatsal ilişkileri güçlendirerek,  gelecekte Üniversite / Belediye işbirliğinde gerçekleştirilecek daha büyük projeler için bir adım oluşturmak niyetindeler.

Öğretim elemanlarının kişisel görsel dil ve tasarım anlayışları doğrultusunda oluşturdukları eserlerini izleyici ile buluşturacak olan sergi,   Sema Abakay, Candan Akpınar, Cihat Aral, Duygu Atalay, Murat Atukeren, M. Taragay Ayçe, Nesrin ÇEtiner, Evrim Demir, Pınar Eren, Selahattin Ganiz, Ahmet Öner Gezgin, Ahmet Süreyya Koçtürk, Bahattin Odabaşı, Erol Özden, F. Gülnur Özer, Mehmet Özet, Elif Sabancı, Ayten Sürür, Ecehan Toprak, Nilüfer Yeşilyurt, Vural Yıldırım, Simge Yücel’in katılımlarıyla gerçekleşecektir.

Sergi Tarih Aralığı: 24 Nisan- 06 Mayıs 2015

Açılış ve Kokteyl: 24 Nisan 2015, Cuma, Saat 18:00

Sergi Yeri: Büyükçekmece Belediyesi Atatürk Kültür Merkezi İbrahim Çallı Salonu,
Büyükçekmece – İstanbul

NOT: Sergi, Pazar günleri dışında 09:00-17:00 saatleri arasında gezilebilir.

Kaynak: Medya

Bilimle ilgilenen ve popüler bilim yayınlarını takip edenler Escher’i ve onun eserlerini yakından tanır. Escher’in farklı kişiliği bu ilgiyi hak ediyor doğrusu.

mc_escher

Cornelis Escher veya daha çok kullanılan şekliyle M.C. Escher 1898 yılında Hollanda’da doğdu. 1918 yılına kadar, inşaat mühendisi olan babası George Escher, annesi Sarah ve dört erkek kardeşiyle birlikte, doğduğu kent olan Arnhem’de yaşadı. Okul hayatı hiçbir zaman iyi olmayan M.C. Escher, çizimlerini gösterdiği grafik öğretmeni Samuel Jessurun de Mesquita’nın da tavsiyeleriyle grafik üzerine çalışmayı uygun gördü. Grafik eğitiminden mezun olduktan sonra hayatının her zaman önemli bir kısmını oluşturacak olan seyahat zevkinin etkisiyle İtalya’ya gitti ve burada birçok çizim yaptı.

1922’de İspanya’yı ziyaret edip birkaç yıl sonra tekrar İtalya’ya gitti. 1924 yılında burada Jetta Umiker ile evlendi ve çift uzun süre Roma’da yaşadı. İtalya’nın etkisi çizimlerinden eksilmeyecek, birçok çalışmasında İtalya’ya dair şeyler yer alacaktı. 1935 yılında çok sevdiği İtalya’dan, yükselişteki faşist hareket yüzünden, ailesiyle beraber İsviçre’ye taşındı. Başlarda İsviçre’yi pek sevemeyen aile, uzun Akdeniz gezilerine çıktı, bu geziler Escher’in eserlerini etkiledi.

1937’de eserlerinin birkaçını gösterdiği kardeşi Berend, onu matematiğe yönlendirdi ve Escher’i matematikle tanıştıran kişi oldu. Escher simetri üzerine çalışmaya okuduğu bazı makalelerin tesiriyle başladı. 1937’nin sonlarına doğru ailesiyle Belçika’ya taşındı. 1941’de Alman işgali yüzünden ailesiyle beraber Belçika’dan Hollanda’ya kaçmak zorunda kaldı. Sonraki yıllarda gelecekte çok ünlü olacak birçok çalışmasını yaptı. 1950’lerin ortalarında ilgisi sonsuzluğun (2 boyutlu bir düzlemde) tasvirine kaydı. Daha sonra 1958’de tanıştığı Coxeter ile ömür boyu arkadaş kaldı ve Coxeter’in çalışmaları Escher’in birçok eserine ilham kaynağı oldu. Aynı yıllarda büyük bir üne de kavuşmuştu Escher, 2 boyutlu ve 3 boyutlu öğeleri aynı anda içeren birçok çalışmaya imza attı. 1962’de hastalanıp hastaneye kaldırıldı, 1964’de yeniden hastalandı. 1970’de bir kez daha hastahaneye kaldırıldı ve 1972 yılının 27 Martında, Hilversum’da kaldığı hastahanede vefat etti. Son çalışması, yaklaşık altı ayını almış olan, ve 1969’da sergilediği “Yılanlar” idi.

escher-snakes

 

Daha önce de dile getirildiği gibi aslında kendisinin okulda matematikle arası asla iyi olmadı, ancak kendisi matematiğe yakınlığını şöyle ifade etmiştir:

” Bilim eğitiminden yoksun olmama rağmen kendimi sanatçı arkadaşlarımdan daha çok matematikçilere yakın hissettim”.

Sanatçının çalışmalarını birer ilk yada önder olarak kabul edebiliriz. Kısa bir bakışla  Escher’in işlerini birkaç grupta ele alabiliriz:

Düzlemi düzenli olarak bölmek:

Bu teknikle yaptığı resimlerinde sanatçı bir ya da birkaç motifi hiçbiri birbirinin üstüne gelmeyecek ve aralarında boşluk kalmayacak şekilde birbirlerini nasıl çevreleyebileceklerini araştırır. Bu yöntem matematikte düzlem doldurma problemi ile çakışır.Escher bu işlemi çeşitli hayvan figürleri kullanarak fantastik bir şekilde icra eder. Bu grupta topladığımız çalışmaları arasında en etkileyici olanları hiperbolik düzlem kullandığı Circle Limit (Çember Limiti) serisidir. Hiperbolik düzlem Öklid olmayan geometrilere örnek olarak Poincare tarafından geliştirilmiştir.

circle_limit_iii_in_fractal_circle_by_vladimir_bulatov-d4nxqvz

 

Metamorfozlar

Escher-795501

Bu seride yüzey figür ilişkisi çarpıcı şekilde vurgulanırken, imkansız olan boyutlar arası yolculuk da resmedilir. Doğada değişim anlamına gelen metamorfozlarda, düzlemdeki düzenliliği bozmadan sürekli deforme edilen şekiller birbirine dönüşür, gece gündüze, balıklar kuşa evrilir.

Paradokslar

tumblr_ljmzkmwcXK1qhxnezo1_1280

Escher’in en vurucu işleri paradoks (çelişki) ve sonsuzluk kavramını işlediği resimleridir. İmkansız figürleri kullanarak inşa ettiği dünyalar bizi çelişkiye götürür. Döngüsel paradoksları yaratmak için kurduğu hiyerarşik düzenlerde sürekli yukarı ya da aşağı hareket etseniz de, hiyerarşinin gereğine rağmen, yine başlangıç noktasına gelirsiniz. Bu gibi döngüler Bach’ın müziğinde de yer alır.

D.R. Hofstadler ünlü Escher Gödel ve Bach adlı kitabında bu üç şahsiyeti döngüsel paradokslarda buluşturur.

Escher’in eserlerinin açıklığı, kolay okunurluğu, akıcı anlatımı, iyi kurgulanmış güçlü yapısı iz bırakıcıdır. Dikkatli bir göz sanatçının resimlerinde tanık olduğu gariplikleri kolay kolay unutmaz. Escher oldukça sofistike ve detaycı işçiliğiyle matematiğin örgüsüyle çakışır. Yaşamı süresince ve sonrasında çok tartışılmış bir sanatçı olan Escher, matematikçi olmasa da çalışmaları pek çok matematikçiyi etkilemektedir.

Escher bir dahidir. Kendisiyle ilgili ciltler dolusu resim ve yazı vardır. Araştırmanız size çok büyük keyif verecektir.

Kaynaklar:
1- Bool F.H… Escher Complete Graphic Work, Thames and Hudson, 1993
2- Cannon J.W., “Mathematics in Marble and Bronze: Sculptures of Heleman R.P. Ferguson”, Mathematical Intelliger, cilt: 13, sayı: 1, kış 1991
3- Coxeter H.S.M, Escher: Art and Science, Elsevier Science Publishers, 1986
4- Fomenko A., Mathematical Inspirations, American Mathematical Society Press, 1990.
5- Hofstadler D.R, Gödel esher and Bach: The Eternal Golden Braid, Vintage Books Edition, 1980.
6- Kappraff J., Conecttons: The Geometric Bridge between Art and Sciences, Mc GrawHill Pub. Co., 1991.
7- Nargel E., Newman J.R., çev: Gözkan B., Gödel Kanıtlaması, Sarmal yayınevi, 1994.

Kaynak : Dunyalilar

Edvard Munch özellikle Çığlık isimli tablosuyla tanınmış Norveçli ressamdır. Ruhsal ve duygusal konuları işlediği resimleriyle tanındı. Alman dışavurumculuk akımının gelişmesine önemli katkıları oldu.

Edvard Munch

Edvard Munch

Doğum: 12 Aralık 1863, Ådalsbruk, Norveç
Ölüm: 23 Ocak 1944, Oslo, Norveç

120 milyon dolara satılan “çığlık” ın hikayesi…
Edvard Munch’ın “Çığlık” isimli tablosu “modern sanatın simgesi ve çağımızın Mona Lisası” olarak adlandırılıyor. Pek çok yerde karşımıza çıkan bu eser, yetişmekte olan dışavurumculuğa meraklı pek çok ressam için ilham kaynağı.

Peki, bu resimde neler oluyor? Mesela gökyüzü neden bu halde ve erimekte olan bir muma benzeyen bu kişi neden dehşet içinde?

Munch bunları günlüğünde yanıtlıyor: “Yolda iki arkadaşımla birlikte yürüyordum; sonra güneş battı, bir anda gökyüzü kıpkırmızı kesildi ve üzerime bir hüzün çöktü. Korkuluğa yaslı bir biçimde kıpırdamadan duruyor, çok bitkin hissediyordum; kan kırmızı bulutlar ve ateşten diller mavi-siyah fiyord ve şehrin üzerinde asılı duruyordu. Arkadaşlarım yola devam ettiler, ben tek başıma sıkıntıdan titreyerek orada dikildim. Doğayı delip geçen, bitmek tükenmek bilmez müthiş bir çığlık sezinledim.” Bu da Munch’ın, tablosunu bir ‘gün batımı’ndan esinlenerek yaptığı anlamına geliyor.

edvard-munch-çığlık

Gün batımının neden Munch tarafından böyle ürpertici bir şekilde karşılandığını anlamak için, resmin yapıldığı zaman dilimine dönmek şart. Munch’ın iş alışkanlıklarını (resimleri genellikle yıllar önce yaşanmış olaylardan ilham alıyordu) ve “Çığlık” tablosunun da bir parçası olduğu “The Frieze of Life” üçlemesi ile ilgili konuşmalarını inceleyen üç gökbilimcinin karşısına şu tarih çıktı: 1884.

Pek çoğumuz bugün bunu bilmiyoruz ama 27 Ağustos 1883’te dünya üzerindeki en büyük yanardağ patlamalarından biri gerçekleşti. Endonezya’daki Krakatoa Yanardağı’nın art arda yaşanan patlamaları o denli sarsıcıydı ki, atmosfer sıcaklığının bir derece düşmesine sebep oldu. Yanardağın gökyüzüne püskürttüğü toz ve küller yerkürenin her tarafına dağıldı, bu da gökyüzünün gün batımı sırasında yanıyormuş gibi gözükmesine neden oluyordu. 1883’ün sonuna kadar, bu toz ve küller Endonezya’dan Norveç’e dek ulaştı ve Munch’a “Çığlık” için ilham kaynağı oldu.

Kaynak : dunyalilar.org

Japon sanatçı Teruya kullanılmış kağıt parçalarını ağaç ve çiçek figürlerine dönüştürdü.

Japon sanatçı Yuken Teruya’nın kağıt parçalarından yaptığı doğa figürleri ABD’nin New York kentinde sergilendi. Eski gazetelerden banknotlara, kese kağıtlarından mektup zarflarına, günlük hayattan arda kalan birçok kağıt parçası, 41 yaşındaki Teruya’nın ellerinde ağaç ve çiçek figürlerine dönüşüyor.

Teruya’nın New York’taki Josee Bienvenu Sanat Galerisi’nde “The Simple Truth” (Sade Hakikat) başlığıyla sergilenen eserleri, 11 Nisan’a kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Yuken Teruya, AA muhabirine yaptığı açıklamada, kağıt parçalarını oyarak ürettiği ve “cut-out” ismini verdiği eserlerini 15 senedir yaptığını söyledi.

Bu tekniği geliştirirken klasik Yunan filozofu Aristoteles’in doğa felsefesinden ve 1999 yılından beri yaşadığı ABD’deki seri üretim kültüründen esinlendiğini belirten Teruya, çalışmalarında kullandığı malzemelerin her insanın günlük hayatta üzerinde çok düşünmeden kullanıp attığı kağıtlar olduğunu ifade etti.

İlginç resimleri mutlaka görmelisiniz.

Kaynak : Al Jazeera

joan-miro-sergisini-150-bin-kisi-ziyaret-ettiSSM’den yapılan açıklamaya göre, konferanslar, atölye çalışmaları, galeri sohbetleri gibi özel etkinliklerle zenginleştirilen sergi kapsamında, 10 bin 871 çocuğun katıldığı 481 çocuk atölyesi düzenlendi.

Sanatçının Akdeniz coğrafyası ve insanına dair gözlemlerinden ilham alarak, kadın, kuş ve yıldız temalarına odaklanan sergi, resim, baskı, heykel ve seramiklerin bulunduğu zengin bir seçkiyle sanatçının sembolik dilini anlama olanağı sunmasıyla sebebiyle sanatseverlerden ilgi gördü.

Sabancı: “Gurur duyuyoruz”

Açıklamada görüşlerine yer verilen Sabancı Üniversitesi Kurucu Mütevelli Heyeti Başkanı Güler Sabancı, holding olarak özellikle çocukların ve gençlerin çağdaş bir sanat anlayışıyla yetişmesinin ülke geleceği için hayati önem taşıdığına inandıklarını kaydetti.

Dünyaca ünlü büyük ustaları Türkiye’deki sanatseverlerle buluşturma misyonunu üstlendiklerini aktaran Sabancı, “SSM, bu anlayışla Picasso, Rembrandt ve Monet gibi sergilerin ardından, 150 bini aşkın ziyaretçiyi Joan Miro ile buluşturdu. Böyle geniş bir kitleyi müzemizde ağırlayarak ülkemizin kültür hayatına katkı sağlamış olmaktan gurur duyuyoruz. SSM’nin, Sabancı Üniversitesi’ne bağlı bir kuruluş olmasıyla Türkiye’de öncü ve önemli bir rolü bulunuyor. Üniversite ile müze arasındaki bu bağ, gerçekleştirilen sergilerde bilimselliğe ve araştırmaya verilen değeri daha görünür kılıyor. Sanatseverler, sergi kapsamında Miro’nun ilk defa sergilenen eserlerini görme ayrıcalığına sahip oldular. Ayrıca sergi süresince düzenlenen sohbet, konferans gibi etkinliklere de katılarak çok yönlü bir sanat deneyimi yaşadılar” ifadelerini kullandı.

Samsun’daki İlkadım İlçesi’nde altyapı çalışmaları sırasında bulunan taş duvar kalıntılarının yer aldığı bölgede Arkeoloji ve Etnografya Müzesi tarafından yapılan kazı devam ediyor. Çalışmalar sonuçlandığında Evliya Çelebi’nin ‘5 bin adım’ olarak anlattığı Amisos kalesinin ortaya çıkması bekleniyor.

Amisos Kalesi

Karadeniz Turizm Profesyonelleri Derneği yönetim kurulu üyesi ve geçmiş dönem başkanı Mustafa Yavuz, “Çalışmalar sonuçlandığında kuvvetle muhtemeldir ki; Amisos antik kenti kale duvarlarıyla karşılaşacağız” dedi. Evliya Çelebi’nin 1640’ta kente gelişinde gördüğü kaleyi Seyahatnamesinde 5 bin adım olarak anlattığı belirtildi.

İlkadım İlçesi,Pazar Mahallesi’nde bulunan Şifa Hamamı’nın Buğday Pazarı Caddesi’ne bakan bölümünde 2 ay önce yapılan altyapı çalışmaları yapılırken tarihi duvar kalıntılarının bulunması üzerine 2 hafta önce bölgede Arkeoloji ve Etnografya Müzesi tarafından kazı başlatıldı. Kazıda 2 metre eninde taş duvarlar ortaya çıkarıldı. Bölgede yapılan sondaj kazılarında da duvarın devam ettiği belirlendi. Yapılan ilk çalışmalarda kalıntıların 1192 yılında Danişmentliler döneminde yapılan tarihi kale kalıntıları olabileceği belirtildi. Tarihi duvar kalıntılarının bulunduğu bölgede kazı çalışmaları devam ederken alan da demir bariyerle kapatılarak koruma altına alındı.

Karadeniz Turizm Profesyonelleri Derneği yönetim kurulu üyesi ve geçmiş dönem başkanı Mustafa Yavuz, Samsun’da kazılan her yerden tarih fışkırdığını belirterek şöyle dedi:

“Özellikle antik Amisos kenti bölgesinde yapılan inşaat, kanalizasyon ve yol yapım çalışmalarında, antik dönemlere ait çeşitli eserlerle karşılaşılıyor. Hatırlanılacağı üzere Samsun Arkeoloji Müzesi’nde sergilenen Amisos hazineleri de bir yol çalışması esnasında, mozaikler ise bir inşaat kazısında ortaya çıkmıştı. İlkadım İlçesi’nde birçok antik mezar buluntularına da rastlanmıştı. Son günlerde Saathane Meydanı’nda yapılan çalışmalarda, toprak yüzeyinin yaklaşık 1 metre altında bulunan 2 metre genişliğindeki duvarlar da bu anlamda tüm yetkililerin ve turizmcilerin yoğun ilgisini çekti. Şu an Samsun Büyükşehir Belediyesi ve Samsun Müze Müdürlüğü denetiminde yapılan çalışmalar sonuçlandığında kuvvetle muhtemeldir ki; Amisos antik kenti kale duvarlarıyla karşılaşacağız. 3 Ağustos 1869 tarihinde meydana gelen Büyük Samsun yangınında, dış kale surları içerisindeki Taşhan, Bedesten ve yüzlerce ahşap ev çok büyük zarara uğramıştı.”

Mustafa Yavuz, devam eden Saathane Meydanı Projesi kapsamında, bu eserlerin restore edilerek kullanıma açılmasının planlandığını söyledi. Yavuz, şöyle konuştu:

“Kale surlarının halen bulunan ve çalışmaların devamında bulunacak yeni bölümlerinin bu proje kapsamına alınması kaçınılmazdır ve Samsun turizmine önemli katkılar sağlayacaktır. 1640 yılında Samsun’a gelen ünlü gezgin Evliya Çelebi, Seyahatnamesi’nde kaleyi ‘Çevresi 5 bin adım, 70 kulesi, 2 bin mazgalı ve kapısı ile leb-i deryada şadadi bina bir sengin abad idi’ sözleri ile anlatmış cami, hamam ve muhtasar bir çarşıya sahip kalenin sağlam ancak harap bir halde olduğunu yazmıştı. 5 bin adımlık bu kaleden bulunacak her kalıntı bizim için çok değerli.”

Kaynak: onedio.com / Yaprak Koçer, DHA