Şunun için etiket arşivi: eğitim

kansere-inat-yasasin-hayat

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 4 Şubat Dünya Kanser Günü çerçevesinde planlanan Kansere İnat Yaşasın Hayat Seminerinde eğitmenlerimizden Erkan Başa, Caner Tokyay, Onur Güner ve Hüseyin Man müzik dinletisi düzenlemişler ve katkıda bulunmuşlardır. Kendilerine hoşgörü ve saygılarından dolayı teşekkür ederiz. Sende #KanserdenOnceDavran ..

kansere-inat-yasasin-hayat

dunya-kanser-gunu

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ‘nun da katkılarıyla 4 Şubat Dünya Kanser Gününde saat 12:00 ‘da Tarık Akan Konferans Salonunda Kansere İnat Yaşasın Hayat Semineri etkinliği gerçekleştirilecektir.

 

ETKİNLİK PROGRAMI

12:00 – 13:00 Resepsiyon ve İkramlar

13:00 – 13:15 Açılış – Dr. Bülent Kerimoğlu – Bakırköy Belediye Başkanı

13:15 – 13:45 Kanser Bilinçlendirme – Op. Dr. Murat Atay – F.Nightingale Hastanesi

13:45 – 14:15 Sağlıklı Besinler ve Saklama Önerileri – USLA Mutfak Akademisi

14:15 – 14:45 Doğru Nefes Alma Teknikleri – Nefes Akademisi

14:45 – 15:30 Kapanış – Bakırköy Nar Sanat Kursu Müzik Dinletisi

kafkas-afis-29-ocak

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 28 Ocak 2017 Cumartesi günü yapılacak olan Türkiye – Azerbaycan – Gürcistan Kafkas Gösterisi ‘nin biletleri yoğun ilgi üzerine tükenmiştir. Yoğun ilginiz ve isteğiniz için teşekkür ederiz.

Gösteri biletlerinin tükenmesi üzerine yaşanılan üzüntü nedeniyle düşündük taşındık ve  29 Ocak 2017 Pazar günü saat 18:00 ‘da Prof. Dr. Mümtaz Turhan Sosyal Bilimler Lisesi Konferans Salonunda (Yenibosna Adres: goo.gl/KfHrwj)  aynı gösterinin tekrarını yapmaya karar verdik. Bu gösteride yalnızca Gürcistan Dans ve Müzik Topluluğu ve Azerbaycan Virtüöz Cahargah Grubu sahne alacaktır.

İletişim ve Bilet Satış için: 0212-570-8068 ve 0530-880-7180

kafkas-afis-29-ocak

ensemble-rustavi-narsanat

ensemble-rustavi-narsanat

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 28 Ocak 2017  tarihinde saat 19:30 ‘da Leyla Gencer ‘de gerçekleştireceğimiz Kafkas Gösterisi biletlerimiz tükenmiştir. Göstermiş olduğunuz yoğun ilgiye teşekkür ederiz. 28 Ocak gösterisindeki yoğun ilgiden ötürü bir sonraki gün yani 29 Ocak 2017 tarihinde 2. bir gösteri planlanmaktadır. Dilerseniz, 0212-570-8068 numarasından arayıp 29 Ocak 2017 ‘de planlanan gösteri için iletişim bilgileri bırakabilirsiniz..

yeni-yil-etkinligi

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2017 öncesi 24 Aralık 2016 Cumartesi günü Yeni Yıl Etkinliğimizi gerçekleştirmiş bulunmaktayız. Etkinlikte sahne alan öğrencilerimizin sergiledikleri performans için teşekkür ederiz. Etkinliğimizin videoları;

ETKİNLİK PROGRAMI

1-) Nazlı Bayraktar “Lokomotif, Göçmen Kuşlar”

2-) Nil Sahra Aksal – “Samanyolu” Metin Bükey

3-) İlke Güven – “Neşeye Şarkı” L.V. Bethoven

4-) Demir Mirza – Balerin

5-) Ekin Göker – “Göçmen Kuşlar” Enver Tufan

6-) Elif Tülin Şahin –  “The Scissors Grinder” John Thompson

7-) Ela Özbaş – “Etüt” Beyer , “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi,

8 -) Mert Güneş – “Dans” Richard Krentzlin

9-) Defne Serra Nedim – “Düşmeden Dağa Tırmanalım” John Thompson

10-) Deniz Kaplan – “Melodi” Maxwell Eckstain , “Menuet” Bach

11-) Bilge Erdoğdu – “Kaptanın Öyküsü” Jessie Blake

12-) Duru Demiray – “Jingle Bells” , “Balerin” John Thompson

13-) Ahmet Yiğit Batur – “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi

14-) Demir Menemencioğlu – “Yankee Doodle, Borazan”

15-) Lara Sadi – “Alman Dansı” Joseph Haydn

16-) Arda Zeren – “Jingle Bells”  Amerikan Ezgisi

17-) Beren İncekalan – “Pamuk Toplayan Amca , Yanke Doodle” John Thompson

18-) Can Çorbacıoğlu – “Old Mc Donald” John Thompson

19-) Selinsu Ökdemir – “La Dispute” Yann Tiersen

20-) İdil Deniz Bakır – “Gondolla” Mendelson

21-) Jbid Göktaş – “Dance of the sugar fairy” Tchai Kousky

yeni-yil-etkinligi

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2017 yılına girmeden önce öğrencilerimizin performanslarını sergileyecekleri Yeni Yıl Etkinliğimizi bugün yani 24 Aralık 2016 tarihinde saat 19:00 ‘da gerçekleştireceğiz. İşte etkinlik programımız ve etkinlikte performanslarını sergileyecek öğrencilerimiz;

 

1-) Nazlı Bayraktar “Lokomotif, Göçmen Kuşlar”

2-) Nil Sahra Aksal – “Samanyolu” Metin Bükey

3-) İlke Güven – “Neşeye Şarkı” L.V. Bethoven

4-) Demir Mirza – Balerin

5-) Ekin Göker – “Göçmen Kuşlar” Enver Tufan

6-) Elif Tülin Şahin –  “The Scissors Grinder” John Thompson

7-) Ela Özbaş – “Etüt” Beyer , “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi,

8 -) Mert Güneş – “Dans” Richard Krentzlin

9-) Defne Serra Nedim – “Düşmeden Dağa Tırmanalım” John Thompson

10-) Deniz Kaplan – “Melodi” Maxwell Eckstain , “Menuet” Bach

11-) Bilge Erdoğdu – “Kaptanın Öyküsü” Jessie Blake

12-) Duru Demiray – “Jingle Bells” , “Balerin” John Thompson

13-) Ahmet Yiğit Batur – “Jingle Bells” Amerikan Ezgisi

14-) Demir Menemencioğlu – “Yankee Doodle, Borazan”

15-) Lara Sadi – “Alman Dansı” Joseph Haydn

16-) Arda Zeren – “Jingle Bells”  Amerikan Ezgisi

17-) Beren İncekalan – “Pamuk Toplayan Amca , Yanke Doodle” John Thompson

18-) Can Çorbacıoğlu – “Old Mc Donald” John Thompson

19-) Selinsu Ökdemir – “La Dispute” Yann Tiersen

20-) İdil Deniz Bakır – “Gondolla” Mendelson

21-) Jbid Göktaş – “Dance of the sugar fairy” Tchai Kousky

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Nar Sanat Tiyatrosu kapsamında öğrencilerimiz 24.12.2016 tarihinde saat 15:00-19:00 saatleri arasında skeçler sergileyecektir. Bu ara oyunumuzda öğrencilerimiz performanslarını sergileyebilecekleri oyunlarla,farklı karakterlere bürünerek, doğaçlayarak eğlenceli bir oyun ortaya çıkaracaklardır.  Etkinliğimize herkes davetlidir.

 

NOT: İsteyen velilerimiz; kendi hikayelerini [email protected] adresine mail olarak göndererek kendi skeçlerini izleyebilir. :)

Tiyatro öğrencilerimizin önceki performansları:

diksiyon

diksiyonÖzel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Pelin Acar eğitmenliğinde bir sonraki Diksiyon kurlarımızın planlaması yapıldı. Bir sonraki diksiyon kurlarımız 29 Aralık Perşembes başlayacak. Kur günleri ve saatlerinin planlaması şu şekildedir;

Perşembe günleri 14:00 – 17:00 ve yine Perşembe günleri 18:00-21.00 saatleri arasında yapılacaktır. Diksiyon kurslarımız haftada 1 gün 3 saat şeklinde 6 hafta boyunca devam etmektedir. Kur kayıtları 29 Aralık  Perşembe gününe kadar devam etmektedir. Kayıt için iletişim bölümünden bilgilerimize ulaşabilirsiniz.

sanat-zanaat

Telaffuzu birbirine bu kadar benzemesine ve birçok kişi tarafından aynı anlamlara geldiği düşünülmesine rağmen aslında sanat ve zanaat aynı şeyler değildir. Birbirleri ile benzerlikleri olmasına karşın ikisi de farklı şeylerdir. Bu yazımızda sizlerle sanatın ve zanaatın ne anlama geldiğini paylaşacak, ardından sanat ile zanaat arasındaki farklara değineceğiz. Ardından sanat ve zanaat hakkında bilinmesi gerekenleri sizlerle paylaşıp, yazımızı dünyaca ünlü sanat eseri örnekleri ile sonlandırcağız.

Sanat Nedir?

Öncelikle sanatın ne anlama geldiği ile başlayalım. Sanat, insanların hayal dünyasında yer alan güzellikleri, duygularını, düşüncelerini, yaşadıklarını ya da hissettiklerini görsel, biçimsel ve sözel yöntemlerle ifade etmesidir. Şiirler, resimler, opera parçaları ya da heykeller sanat eserleri arasında sayılabilir. Günümüzde birkaç şarkısı olan kişilere de sanatçı denilmektedir. Ancak elbette bir sanat eseri ortaya çıkarmak ve sanatçı olarak anılabilmek bu kadar kolay değildir.

Zanaat Nedir?

İnsanların maddeye olan ihtiyaçlarını gidermek için yapılan, eğitim, beceri, deneyim ve ustalık gerektiren işlere ise zanaat denilmektedir. Mobilya ustalığı, ayakkabı ustalığı, kuyumculuk, terzilik, marangozluk, bakırcılık ve çömlekçilik zanaata örnek olarak verilebilir. El becerileri ve ustalıkları sebebiyle tarih boyunca önemli bir yere sahip olan zanaatkârların sayısı, seri üretimin bu denli arttığı günümüzde ne yazık ki azalmıştır.

Sanat ve Zanaat Arasındaki Farklar Nelerdir?

Sanat ve zanaatın anlamlarından sonra sıra geldi bu iki kavram arasındaki farkların neler olduğuna. Aşağıda sizin için derlediğimiz farkları okuduktan sonra sanat ve zanaatı kolaylıkla ayırt edebileceksiniz.

  • Sanat eserleri genellikle tektir ve eşi yoktur. Leonardo Da Vinci birden fazla Mona Lisa çizmemiş ya da Orhan Veli iki tane İstanbul’u Dinliyorum şiiri yazmamıştır. Zanaat eserleri ise birden fazladır ve istendiği zaman sayısı arttırılabilir. Hatta bir zanaatkârın yaptığı şeyi bir başka zanaatkâr da kolaylıkla yapabilir. Bu sebeple de zanaatte pek de fazla özgünlükten söz edilemez ve birbirinin tamamen aynı olan eserler seri bir şekilde üretilebilir. Dolayısıyla sanatta önemli kavramlar olan orijinal ve kopyadan, zanaatte bahsedilmez.
  • Sanatta yaratıcılık önemli rol oynarken, zanaatte yaratıcılığa gerek yoktur ama eğitim ve ustalık önemli role sahiptir.
  • Sanat eserleri kendine özgüdür ve her sanatçının kendine has bir tarzı vardır. Zanaatte ise aynı şeylerin sürekli olarak yenileri yapılır. Mesela Gaziantep’teki bakırcılara farklı senelerde gittiğinizde aynı ürünleri bulabilirsiniz. Çünkü zanaatkârlar ürünler satıldıkça aynılarını tekrar yapmaktadırlar.
  • Sanatçı eserlerini meydana getirirken hislerine göre hareket eder ve gerekirse eserini değiştirir. Zanaatkar ise belirli bir plan ve program dahilinde eserlerini meydana getirir.
  • Sanat eserinin yapılmasının ana amacı güzellik ve estetikken, zanaatçı eserini bir fayda sağlamak ve para karşılığı satmak için meydana getirir.
  • Sanat eseri para için yapılmaz, ancak zanaat eserinin yapılış amacı para kazanmaktır. Zaten zanaatkârlık bir meslektir ve bu sebeple de zanaatçı doğal olarak para kazanmayı hedefler.

Tüm bu farklılıklara karşın sanat ve zanaat arasında benzerlikler de vardır. Bilinen en önemli benzerlik ise her ikisinin de yetenek gerektirmesi ve el emeği olmasıdır. Ayrıca hem sanat hem de zanaat beceri gerektirir ve yine her ikisinin de temelinde tasarım yatmaktadır.

Sanat ve Zanaat Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Bir kişinin zanaatkâr olarak adlandırılabilmesi için el becerisi gerektiren bir ürünü üretmesi gerekir. Yani böyle bir ürünü sadece satan ama üretmeyen kişiye zanaatkâr denilemez.
  • Ahşap oyma ustası, kumaş boyacısı, taş ustası, terzi, demirci ve silah ustası zanaatkârlara örnek olarak gösterilebilir.
  • Zanaatkârlık insanoğlunun ilk taş aletlerini yapması ile başlamıştır.
  • Sanat anlık bir şöhret elde etme işi değildir ve bir kişinin sanatçı olarak anılabilmesi için kalıcı olması gerekmektedir. Bu anlamda sanatçı denildiğinde bizim ilk aklımıza gelen isimlerden bazıları Pablo Picasso, Fikret Mualla, Mimar Sinan, Abidin Dino, İbrahim Çallı, Van Gogh, Salvador Dali, Auguste Rodin, Leyla Gencer, Pavarotti ve Maria Callas’tır. Peki, sanatçı denildiğinde sizin ilk aklınıza gelen isimler hangileri? Ya da medyada sıkça gördüğümüz isimlerden bazılarına sanatçı diyebilir miyiz?

Dünyaca Ünlü Sanat Eserlerinden Bazıları

  • Mona Lisa – Leonardo Da Vinci
  • Nilüferler – Claude Monet
  • İnci Küpeli Kız – Jan Vermeer
  • Gece Devriyesi – Rembrandt
  • Hz. Davud Heykeli – Michelangelo
  • Son Akşam Yemeği – Leonardo Da Vinci
  • Düşünen Adam – Auguste Rodin
  • Öpücük – Gustav Klimt
  • Belleğin Azmi – Salvador Dali
  • Gold Marilyn Monroe – Andy Warhol
  • Pleta – Müchelangelo
  • Kaplumbağa Terbiyecisi – Osman Hamdi Bey
  • Adada Gezintiye Çıkan Kadınlar – İbrahim Çallı
fovizm

Tarihe şöyle bir göz atarsak onlarca sanat akımının olduğunu görürüz. Her bir sanat akımının kendine has özellikleri vardır ve bu özellikler sayesinde diğer akımlardan ayrılırlar. Fovizm de bu sanat akımlarından bir tanesidir ve 1898 ile 1908 seneleri arasında Fransa’da Henri Matisse tarafından geliştirilmiştir. Bu akımın en belirgin özelliği göz alıcı ve canlı renklerin kullanılmasıdır.  Bu akım ilk kez 1905 senesinde Paris’te açılan bir sergide duyulmuştur. Bu sergiye katılanlar farklı bir anlatımla karşılaşmış ve doğrudan sürülen renkler ile bozuk perspektif onları şaşırtmıştır. Sergiye katılan eleştirmenlerden birisi olan Louis Vauxcelles bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les fauves adını vermiştir ve akım da ismini buradan almıştır.  Fovizm’in Özellikleri Nelerdir? Canlı, çiğ, sert ve bağıran renkler doğrudan kullanılır. Temiz ve düz renkler kullanılmalı, resim sade olmalıdır. Bu akımda ön planda çarpıcı renk tonları vardır ve renk şiddetine önem verilir. Bununla birlikte derinlik resimden atılmıştır. Eğer resimde ışık alan bölgeler ya da uzaklıklar gösterilecekse bu renk değişiklikleri ile yapılır. Bazı kaynaklara göre izlenimcilik akımının devamı olarak belirtilir. Resimdeki anlam ya da duygu renklerle anlatılmaktadır. Fovizm’de boyalar direkt tuvale sıkılmaktaydı. Resimlerde konu genellikle natürmort, insan figürleri ya da peyzajdı. Fovizm Hakkında Bilinmesi Gerekenler  Fovizm akımının öncüleri olarak bilinen Henri Matisse ve Andre Derain, Gustave Moreau’nun öğrencileridir. Fovizm, ilk olarak Vincent van Gogh, Paul Gauguin, Paul Cezanne ve Georges Seurat’dan ilham almıştır. 1908 senesinde bu akımın sanatçıları başka hareketlere ( bilhassa kubizme ) geçmiş ve böylece fovizm akımı son bulmuştur. Fovizm denince akla gelen sanatçılar şöyledir: Henri Matisse, Andre Derain, Raoul Dufy, Van Dongen, Maurice Vlaminck, Albert Marquet, Othon Friesz, Georges Braque ve Georges Roulaut’dur. Fovizm akımına örnek olabilecek bazı resimler şunlardır: The Green Line ( Henri Matisse ), Woman With A Hat ( Henri Matisse ), The River Seine at Chatou ( Maurice de Vlaminck, Regent Street, London ( Andre Derain ).

fovizm-nedir

Görsel: Maurice de Vlaminck

Henri Matisse Kimdir?

Fovizm akımının öncülerinden birisi ve belki de en önemlisi olan Henri Matisse tarihteki önemli ressamlardandır. Önce hukuk eğitim almış ama asıl istediği bu olmadığı için Paris’e gitmiş ve resim eğitimi almaya başlamıştır. Fovizm akımının ortaya çıkmasına neden olan sergiye katılmış ve sergiye katılanlar burada yer alan resimlerdeki anlatımı oldukça farklı bulmuştur. Bugün Matisse renklerin özgürlüğüne katkıda bulunmuş bir ressam olarak anılmaktadır.

Andre Derain Kimdir?

Andre Derain de tıpkı Henri Matisse gibi fovizm akımının liderlerindendir. İki ressam beraber yaptıkları resimleri bir sergide sunmuşlardır. Bu sergi sonunda bir eleştirmen bu gruba vahşi hayvanlar anlamına gelen Les Fauves adını takmış ve böylece Fovizm akımı ortaya çıkmıştır.

fovizm

Andre Derain denince ilk akla gelen Londra resimleridir. Bu şehri daha önce birçok ressam çizmiştir, ancak Derain’in resimleri bunlardan farklıdır. Ressamın Londra resimlerine canlı renkler hakimdir.

solfej-nedir

Bir müzik parçasının notalarını, do, re, mi gibi tek sesli adlarla okuyarak seslendirmeye denir. Bu anlamıyla solfej, bir müzik parçasının notalarını okumak ya da çalmak ile özdeştir. Müzik öğretiminde bu amaçla yapılan çalışma ve araştırmalara da solfej denir. Bu çalışma a, o, u gibi ünlülerle yapılırsa buna vokaliz adı verilir.

 Solfej çalışmasında öğrenciler anahtarları, ses aralıklarını ritimleri, tonalite ve değiştirme işaretlerini, özetle müzik yazımının bütün öğelerini tanımayı ve bunları gerçek seslere dönüştürmeyi öğrenirler. Bu bakımdan solfej müzik öğreniminde önemli bir yer tutar. Yalnızca şan öğrencileri değil, çalgı öğrencileri de solfej eğitimi görürler.

Solmizasyon ise, bir ses dizisindeki notaları hecelerle adlandırma yöntemine verilen addır. Eski Yunan, Hint ve Çin müziklerinde de solmizasyona yöntemleri vardır. Avrupa müziğinde en çok kullanılan ve günümüzde de yaygın olan solmizasyon yöntemini ortaçağda İtalyan öğretmen ve müzik bilgini Arezzolu Guido bulmuştur.

Altı notalı ses dizisini (heksakord) temel dizi olarak alan Guido, her notaya bir hecenin adını verdi. Bu heceleri, dizeleri bu notalarla başlayan Latince yazılmış olan çok tanınmış bir ilahiden aldı.

Yöntemin adı sol ve mi hecelerinden gelir. İki ana solmizasyon yöntemi vardır. Değişmeyen do adı verilen yöntemde her hece belli bir notanın adıdır ve başka bir nota için kullanılmaz. Do her tonalitede do, sol her tonalitede sol notasının adıdır. Değişken do adı verilen diğer sistemde ise, bütün tonalitelerde do birinci, re ikinci, mi üçüncü notanın adını gösterir. Dolayısıyla do, do majör ya da do minör tonunda do’yu, buna karşılık sol majör veya sol minör tonunda sol’u gösterir.

https://www.high-endrolex.com/17

İngiltere’de 19. yüzyılda şan eğitiminde yaygın olarak kullanılan tonik sol-fa sistemi de bir solmizasyon türüdür. Bu yöntem de değişken do yöntemine dayanır. Sarah Ann Glover adlı İngiliz bir öğretmenin bulduğu bu yöntem, normal majör dizisinin yedi notasını temel olarak alır. Tonik sol-fa sisteminde doh (okunuşu do), ray (re), me (mi), fah (fa), soh (so), lah (la) ve te (ti) heceleri kullanılır. Yazılı biçiminde bu heceler d, r, m, f, s, l ve t olarak kısaltılır. Diyezli notalarda bu hecelerde e (i) ünlüsü, bemollü notalarda ise a (e) ünlüsü kullanılır. Bugün eskisi kadar yaygın olarak kullanılmayan tonik sol-fa sistemi Galler’de ve İngiltere’nin kuzey kesimlerinde kulanılmaktadır.

ataturk-egitmen-dinleti

ataturk-egitmen-dinletiNar Sanat Eğitim Kursu olarak atamızı yalnızca 10 Kasım ‘da değil her gün anma dilekleriyle 27 Kasım Pazar günü saat 18:00 ‘da yapılacak olan Atamızı Anma Etkinliğimizde Eğitmenlerimizin minik dinletisine herkes davetlidir. Atamızı bir gün değil, her gün anma dileğiyle..