Şunun için etiket arşivi: edebiyat

Reysi Kamhi, 27 Eylül – 24 Ekim tarihleri arasında ikinci kişisel sergisi ‘Tasvirleri Atlıyorum’ ile Pg Art Gallery’de izleyicilerle buluşuyor.

Sanatçı sergisinde kentsel deneyim, kentlerdeki kimi mekânlar ve bu mekânların içlerinde barındırdığı insan ve nesnelerin ilişkisi üzerinden çeşitli tasvirler oluşturuyor. Kamhi, çalışma pratiğinin önemli bir parçası olan, bir mekânın veya deneyimin fotoğraflarının tuvale aktarılması sürecini bu kez de sürdürüyor. ‘Tasvirleri Atlıyorum’, modern şehrin içinde hala yer almayı sürdüren mekânları bir anlamda tasvir ediyor. Sergide sanatçının, avukat Rita Ender’in Agos Gazetesi’nde yayınlanan ‘Kaybolan meslekler’ yazıları için çizdiği eserleri de görme fırsatı bulacağız. Açılış, 27 Eylül akşamı saat 18.30’da gerçekleşecek. Detay: www.pgartgallery.com

Simya Galeri’den haber var!

Simya Galeri, düşünen zihinler ve hobi severler için ekim ayında başlayacak birbirinden ilginç seminerler hazırladı. Farklı disiplinlerden beslenmek, yeni bakış açıları edinmek ya da zamanını sanat, edebiyat ve müzikle interaktif bir ortamda değerlendirmek isteyenler için bu kış doğru adres Simya Galeri.  Önümüzdeki ay, her konunun uzmanı tarafından verilecek etkinlikler için kayıtlar başladı. Sanat Tarihi okumaları (Serap Yüzgüller Arsal); Sanatın Yasak Tarihi (Seda Yavuz); Sanat Konuşmaları (Emre Zeytinoğlu); Karşılaştırmalı Edebiyat (Asuman Kafaoğlu Büke); Takı ve Heykel Atölyesi (Sabrina Fresko); Musica Nuova (Halit Suha Çelikkıran); Arkeoloji ve Anadolu Antik Kentleri (Nezih Başgelen); İspanya’da Sanat (Seda Yavuz); Cazın Farkına Varmak (Seda Binbaşgil) ve Cazın Tadına Varmak (Seda Binbaşgil) başlıklı seminerleri, 2012-2013 kış sezonu boyunca Simya’da takip edebilirsiniz.

Detay :  www.simyagaleri.com

Dünya çocukları ‘Shining Star’ festivalindeydi

Kartal Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen ‘Shining Star II. Uluslararası Çocuk ve Gençlik Festivali’,  17-23 Eylül tarihleri arasında Kartal Bülent Ecevit Kültür Merkezinde gerçekleşti. Türkiye, İsrail, Bulgaristan, İtalya, İrlanda, İngiltere, Romanya, Rusya, Polonya dâhil on altı ülkenin katılımıyla düzenlenen festivale yaşları 9 ile 23 arasında değişen 40 genç katıldı. Aynı ülkelerden gelen ünlü sanatçı, jüri üyesi ve festival başkanlarının hazır bulunduğu yarışmanın İstanbul festival başkanlığını Tolga Gürdil, jüri başkanlığını Figen Çakmak, halkla ilişkiler koordinatörlüğünü ise Fani Hodora üstlendi. Festival, kendi ülkelerinin bayraklarını tutan çocukların seslendirdiği piyanist Fani Hodora’nın WAFA (Uluslararası Festivaller Organizasyonu) için bestelediği ve sözlerini Figen Çakmak’ın yazdığı ‘For  Wafa’ adlı şarkıyla açıldı. İsrailli şarkıcı Baruch Friedland, jüri üyesi olarak görev alırken konuk sanatçı olarak da sahne aldı. Festivalin bir diğer konuk sanatçısı da Türkiye’den Ediz Bahar oldu.  Bahar performansıyla büyük beğeni kazandı.

Enrique İglesias Ekim’de İstanbul’da

İstanbul yine bir dünya starını ağırlamaya hazırlanıyor. Babası Julio İglesias’ın yolundan yürüyen ve en az onun kadar şöhret olan Enrique İglesias, albümleriyle olduğu kadar, sahip olduğu onlarca Grammy ödülü ile de dikkat çekiyor. Sanatçı, muhteşem sahne şovu ve olağanüstü performansı ile 24 Ekim akşamı UNILIFE organizasyonuyla İstanbul Küçükçiftlik Park’ta sevenleriyle buluşacak. Kaçırmayın! İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nden Verdi’ye selam olsun! 2013, büyük opera bestecisi G. Verdi’nin 200. doğum yılı. İDOB’nin de açılış konserinin temasını oluşturan bu özel konsept, Nabucco operasıyla hayata dönen Verdi’nin; çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerine ait eserlerinden oluşan zengin bir programla 29 Eylül akşamı Aya İrini’de gerçekleşecek. Orkestrayı, İtalyan şef Gianluca Bianchi, koroyu ise Gökçen Koray yönetiyor.  Detay için: www.dobgm.gov.tr

Kaynak :[-]

Sara Baruh – Double Face – İki Yüzlü

Gallery Linart, Tarihler: 28 Eylül 2012 Cuma ~ 15 Ekim 2012 Pazartesi,

Adres: Abdi İpekçi Cad. Gülen Apt. No:24/4 Nişantaşı Şişli İstanbul,    Telefon: 0212 247 47 29 , Web Adresi: www.g-linart.com

Gallery Linart; Sara Baruh’un “Double Face – İki Yüzlü” adını verdiği sergisiyle sanatseverleri ağırlamaya devam ediyor! Eserlerinde dışavurumcu boya kullanımı ve “minimal anlatım” isteği hakim olan Sara Baruh’un; Japon kağıdı üzerine yaptığı çini mürekkebi çalışmaları ve likid asfalt kullandığı tuval üzerindeki “Double Face – İki Yüzlü” sergisi, 15 Ekim 2012 tarihlerine kadar Gallery Linart’ta sanatseverler tarafından görülebilir.

İstanbul’da doğan ve 1980 yılından beri Cenevre’de yaşayan Sara Baruh eğitimini, Atölye Jean-Luc Barbier,Akademi des Beaux-Arts Cenevre ve Ecole Martenot Cenevre’de tamamladı.

Sanatçı resimlerinde bir taraftan dışavurumcu boya kullanımı, diğer taraftan da “minimal anlatım’’ isteğine hakim. “Minimal anlatım”; soyut resim yapan sanatçıların varacakları en üst nokta olarak görülürken, bu aşamadaki eser ise, artık bakılacak olmanın ötesinde, “okunacak” bir eser olarak yorumlanıyor.

Sara Baruh’un “Double Face – İki Yüzlü” adını verdiği yeni sergisi iki kısımdan oluşuyor. Serginin birinci kısmında, sanatçının çok sevdiğini belirttiği, Japon kağıdı üzerine çini mürekkebi çalışmaları yer alırken, ikinci kısımda likit asfalt kullandığı tuval çalışmaları bulunuyor. Sara Baruh çini mürekkebiyle yaptığı çalışmalar için; “Çok ince Japon kağıdı üzerine çalıştığım çini mürekkebi, kağıdın arkasına geçiyor ve arkadan bakıldığında başka şekiller ve imgeler oluşuyor. Buradan yola çıkarak görüyoruz ki hiçbir şey göründüğü gibi değildir. Bakış açısı değiştiği zaman gördüğümüz imaj da değişir. Dolayısıyla eseri izleyen kişi; önyargılarının, düşüncelerinin ve karakterinin sınırlarını çizdiği bakış açısıyla kendi görmek istediğini görür. İzlenilen her objenin anlamı her birey için farklıdır.” diyor.

Baruh; tuval üzerinde likit asfalt kullanarak gerçekleştirdiği çalışmalar için ise yıllanmış, asırlık ağaçların seslenişini aktarmaya çalıştığını vurguluyor. Geçmiş zamana karşı içinde hep nostaljik duygular beslediğini, yaptığı eserlere de yaşanmışlık ve yıpranmışlığın sinmesini istediğini belirten sanatçı, bu yüzden likit asfalt ile yıllanmış ağaçlarıresmediyor.

Açıldığı günden bu güne her zaman birbirinden başarılı sanatçılarla çalışıp, sanatseverleri ilginç eserlerle bir araya getiren Gallery LiNART; Sara Baruh’un “Double Face – İki Yüzlü” isimli sergisi 15 Ekim 2012, Çarşamba gününe kadar sanatseverler tarafından ziyaret edilebilir.

 

Antalya’nın Demre İlçesi’nde UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları başladı. Yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan çalışmalarla Noel Baba Müzesi’nin Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmesi hedefleniyor.

Antalya’da turizmin en büyük gelir kaynakları arasında yer alan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Sema Doğan başkanlığında yürütülüyor.

2010 yılında Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’ni 2011 yılında 586 bin 590 kişi ziyaret etti. Bu yılın 8 aylık döneminde ise 355 bin 526 kişinin ziyaret ettiği Nole Baba Müzesi, 2 milyon 877 bin 969 lira gelir elde etti. Noel Baba Müzesi, Hıristiyanlarca da kutsal sayılıyor.

Noel Baba Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına önem verdiklerini ve tarihi yapının Dünya Kültür Mirası ilan edilmesini istediklerini belirten Prof.Dr. Sema Doğan, restorasyon planlarının ünlü mimar Cengiz Kabaoğlu tarafından hazırlandığını söyledi.

Kemerler yeniden inşa ediliyor

Çalışmalarda 2 bilim insanı, 5 restoratör, 5 arkeoloji bölümü öğrencisi ve 8 işçinin görev aldığını kaydeden Prof.Dr. Doğan, çalışmaların müzenin giriş bölümünden itibaren başladığını belirtti.

Dış duvarlar ve dış bölümdeki kemerlerde derzlerin temizlendiğine değinen Prof.Dr. Doğan, tarihi yapının sağlamlaştırılacağına işaret etti. Yıkılan kemerlerin aslına uygun yeniden inşa edildiğini de vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıkılan tonozlar ve kubbeler onarılıyor. Opussectile (zemindeki yer döşemeleri, mozaikler ve dekoratif panolar) onarılıyor, restore ediliyor. Bu alanda restoratörler, çok dikkatli bir çalışma yapıyor” dedi.

Noel Baba mezarına özel koruma

FOTO: Ahmet ACAR

Yapının galeri katı olarak nitelendirilen ikinci katında daha önceki kazılarda ortaya çıkarılan buluntuların tasnif edilip, geçici depoya alındığına dikkati çeken Prof.Dr. Doğan, “Müzede yeni bir ziyaretçi gezi güzergahı oluşturuldu. Duvar resimleri ve önemli bölümlerin korunması ve elle dokunulmasının önüne geçmek için bariyerler konuldu. Kilisenin kutsal alanı olan Bema bölümüne geçiş yasaklandı. Duvar resimleri için açıklayıcı panolar, gezi güzergahı için broşür hazırlanıyor. Noel Baba’nın mezarı olan yapı, özel cam koruyucu ile korumaya alındı. Dokunulması önlendi” diye konuştu.

Hedefimiz yapıyı ayakta tutmak

Türkiye’nin zengin kültürel mirası arasında yer alan Aziz Nicolaus Kilisesi’nin (Noel Baba Müzesi) özellikle Ortadoks dünyası tarafından çok önemsendiğini vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıllık 500 bini aşkın insan tarihi yapıyı ziyaret ediyor. Türk turizmi açısından önem taşıyor. Çalışmalarımızda öncelikle yapıyı ayakta tutmaya, sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Noel Baba Müzesi şu anda UNESCO Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’nde yer alıyor. Bizim asıl hedefimiz yapıyı esas listeye aldırmak” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın restorasyon için 270 bin lira kaynak gönderdiği Noel Baba Müzesi’ndeki çalışmalar yıl sonuna kadar sürecek.

 

Kaynak : [-]

Umberto Eco’yu okumak, şifalı bir nehrin şelalesinde yıkanmak gibidir. Can yayınları’nca yayımlanan son kitabı günlük yaşamdan sanata adlı denemeleri de, Eco’nun günümüzün karmaşık sanat ve üretim-tüketim ilişkilerini çözümlediği 16 yazısından oluşuyor.

ERDİNÇ AKKOYUNLU

Edebiyat bilen büyük usta İtalyan bilim adamı Umberto Eco, ülkesinin Bolongna kenti üniversitesinin profesör kadrosunda yer alıyor ve Ortaçağ konusunda dünyanın sayılı en iyileri listesinde ilk sırada bulunuyor. Dünyaca ünlü olmasını sağlayan 1986 yılındaki Gülün Adlı adlı Ortaçağ manastırında geçen polisiye romanından sonra Türk okurunun da radarına yakalanan Eco, edebiyatı damarlarına kadar bilen ve bunu en mütevazı şekilde sunan isimlerinden sayılıyor. Bu özelliğindendir ki, ele aldığı edebi metin ister roman olsun ister deneme, konu-üslup mimarlığını Mimar Sinan dehası ve estetiğinde oluşturuyor. Böylece bilim dünyasının en zor anlaşılır konularından göstergebilim ile ilgili yazılarını da okutmakla kalmayıp, Süleymaniye güzelliğinde kültürel miras olan Anlatı Ormanlarında Altı Gezinti gibi anıt niteliğinde denemelere imza atıyor.

Eco’nun Günlük Yaşamdan Sanata adlı denemelerini aslında yine Can Yayınları’nca 1996’da okurla buluşturulan Ortaçağı Düşlemek ile beraber okumanacak/değerlendirecek bir eser. Çünkü Eco’nun o önemli denemelerinde ele alınan ana tema yeni kitabında da işleniyor. Fakat Günlük Yaşamdan Sanata aldı yapıtın ilk 30 sayfası Ortaçağı Düşlemek’in temel niteliklerini barındıran bir özet anlamı da taşıyor.

KARANLIĞA BİZİ NE GÖTÜRÜR

Ortaçağı Düşlemek’te öz olarak, günümüz dünyasının Ortaçağ dünyası ile tıpkı özellikler gösterdiğini anlatıyor Umberto Eco. Dünyanın en zengin iş adamlarının mimari harikası gökdelenlerinin, Ortaçağ soylularının şato-kalelerinin mantık itibariyle yeni inşa malzemeleriyle yapılmış ve teknolojiyle donatılmış hali olduğunu düşünen Eco, Ortaçağ’ın en değerli ulaşım aracı atların yerini bugün önünde at simgesi bulunan spor arabaların aldığını, Ortaçağ’da yaşanan kişinin can güvenliğinden yoksun oluşu halinin bugün de daha gelişmiş saldırı silahları nedeniyle artarak sürdüğünü ifade ediyor. Bu düşüncelerini; sanatın günümüzdeki yorumlanışı ve üretim-tüketim ilişkisi içinde Günlük Yaşamdan Sanata adlı denemelerinde derinleştiren Eco, günümüz dünyasını teknolojik aletlerle donatılmış, kapitalizmin dünyaya egemen olduğu bir Ortaçağ olarak değerlendiriyor. Günümüz dünyasının teknolojiden örülü yaşam ağında teknolojinin çöküşünün insanlığı Ortaçağ’a götürecek unsur olduğunu dile getiren tezden söz eden Eco, New York’ta birbirini tetikleyen hava, deniz ve kara ulaşım sorunları ve bir de buna eklenen genel grev anında yaşanan büyük bir kar fırtınası, ardından elektriğin blackout adı verilen şekilde tüm şehirde tamamen kesilmesiyle birlikte başlayacak tüm mal ve hizmetlerin alımındaki sıkıntılar ile yaşanacak kargaşa ortamının birkaç hafta içinde şehri Ortaçağ’ın elektriksiz, salgın hastalıklı ve güvenliksiz dünyasına çevirebileceğini anlatıyor.
Örnekler hayattan ve sanattan

Ve ekliyor, aslında günümüz dünyasını Ortaçağ’a döndürebilecek bir dizi bu gibi felaket değil, kültürün ve sanatın yorumlanışı ile pek tabii ki yaşam tarzımızın tümü bizi Ortaçağ’a götürebilecek nitelik taşıyor. Eco, tezini açıklarken de, doğal olanın yerine yapayın konuluşunu ve bunun doğaldan daha fazla değer buluşuna dikkat çekiyor. Örnek olarak da Amerika’daki yapay Afrika olan San Diego Hayvanat Bahçesi’nin dünyadaki ününü ve doğal olanın yerine geçişini veriyor.

Dünyanın Ortaçağ’ı yeniden açacağını ya da yaşanan dönemin Ortaçağ olduğunu örneklerken, beşyıl içinde yaşanan teknolojik gelişmelerin o beş yılı yaşamamış insan tarafından bile nasıl şokla karşılanacağına atıfta bulunarak, bu teknolojik gelişmenin insanoğlundaki zihinsel karşılığının bulunmadığını; dolayısıyla da tüm teknolojik üretim- tüketim ilişkilerinin yarar ve faydadan çok, tüketiciyi şaşırtma üzerine kurulu bir sistem olduğunu anlatıyor. Ortaçağ örneklerini yinelerken, bugün pek çok kişinin koşulsuz katılacağı bir düşünceyi de dile getiriyor Eco. Ortaçağ’da nereden geleceği belli olmayan bir ok yahut kılıç ile ölme korkusu yaşayan insan tedirginliğinin günümüzde New York’un ve Paris’in metro istasyonlarında ya da şehir merkezindeki bazı semtlerinde her gün artarak yaşandığına dikkat çekiyor usta yazar.

TÜKETİCİ OLMAK YETMEZ…

Hayatın üzerine kurulduğu teknolojinin doğanın öfkesi ya da insanların küçük hataları ile çökmesi durumunda yaşanacak karanlığın bizi Ortaçağ’a götürebileceği düşüncesinin entelektüel genel çevrece kabul gördüğüne vurgu yapan Eco, sanatı himaye ediş biçimi ve üretim – tüketim ilişkilerine bile bakıldığında teknolojinin çökmesine dahi gerek olmadan aslında ve belki de teknoloji gözleri kör ettiğinden bu tür bir Ortaçağ’a gidişin görülemediğini anlatıyor. Sanat tüketicisi olmanın, kendine sunulan her şeyi satın alabilmek ve söz gelimi Picasso tablosuna milyon dolarlar vermekle mümkün olmadığını, sorgulamanın; dayatılan üretim-tüketim sistemini irdelemenin önemli olduğuna işaret eden Eco, yaklaşık 40 yıl öncesi denemeleriyle günümüz dünyasını nasıl o günden hatasız görebildiğini göstererek, entelektüel birikimin önemine de kalın çizgilerle vurgu yapıyor.

Kaynak : [-]

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı, dünyaca ünlü dans topluluğu Nederlands Dans Theater II’yi 15 Haziran Cuma akşamı saat 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izleyiciyle buluşturuyor.

Çağdaş dansın Avrupa’daki en önemli ve dünyadaki en başarılı temsilcilerinden biri olarak kabul edilen ve daha önce 32. İstanbul Müzik Festivali kapsamındaki gösterileriyle seyredenleri kendilerine hayran bırakan Nederlands Dans Theater, Hollanda ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin başlangıcının 400. yıldönümü kutlamaları kapsamında bir kez daha İstanbul’da. Bu kez, Hollanda Kraliçesi Beatrix’in Türkiye ziyareti vesilesi ile İstanbul’a gelecek 16 genç ve dinamik dansçının yer aldığı Nederlands Dans Theater II, dünyaca ünlü koreograflar Jirí Kylián, Hans van Manen, Alexander Ekman ve Sol León & Paul Lightfoot’un yapımlarından oluşan bir programla seyirciyle buluşacak. Hollanda Kraliyeti tarafından desteklenen gösterinin eş sponsorluğunu Ant Kalıp ve Organik Holding üstleniyor.

NEDERLANDS DANS THEATER II ÜNLÜ KAREOGRAFLARIN DANSLARIYLA SAHNEDE

Nederlands Dans Theater II’nin İstanbul’daki gösterilerindeki ilk eser, 1982 yılına ait bir Jirí Kylián koreografisi olan “Songs of a Wayfarer”. Bu performansta, Gustav Mahler’in “Lieder eines fahrenden Gesellen” adlı eseri beş çiftin dansıyla sahneye aktarılacak. Topluluk, “Songs of a Wayfarer”in ardından, Hans van Manen’in Nederlands Dans Theater II’nin genç dansçıları için 2001 yılında yaptığı ve iki kişi arasındaki ilişkiyi betimleyen “Simple Things” adlı eseri sunacak. Koreografisi, Sol León ve Paul Lightfoot’a ait “Shutters Shut” eserinde ise dansçılar kendi işaret dilinde modern edebiyatın öncülerinden ABD’li yazar Gertrude Stein’ın oldukça özgün olan “If I told him” şiirini dört dakikalık özel bir dansla sergileyecek. 2003 yılında prömiyerini yapan çalışmayı ilginç kılan, müziğin yerini tamamıyla konuşulanın sıra dışılığının alması. Nederlands Dans Theater II’nin programında yer alan son eser; Alexander Ekman’ın ilk kez 2010 yılında sahnelenmiş olan “Cacti” adlı koreografisi olacak. “Cacti”de, sahnedeki 16 dansçı ile 4 müzisyen, Haydn, Beethoven ve Schubert’in müzikleri eşliğinde, bedenleri ve enstrümanlarıyla bir senfoni oluşturacak.

NEDERLANDS DANS THEATER

Paul Lightfoot’un sanatsal önderliğinde 1959 yılında Nederlands Balesi’nden ayrılarak kendilerine yeni bir tarz yaratmayı amaçlıyan 22 dansçı tarafından kurulan Nederlands Dans Theater, 600’den fazla bale prodüksiyonunun oluşturduğu zengin bir repertuara ve yarım asrı aşkın tecrübesiyle çağdaş dansta çığır açan bir topluluk. Bugüne kadar topluluk, büyük ustalar Jir(í Kylián ve Hans van Manen, yerleşik koreograflar Sol León ve Paul Lightfoot, yardımcı koreograflar Crystal Pite, Johan Inger, Alexander Ekman ve Nacho Duato, Mats Ek, William Forsythe, Marco Goecke, Wayne McGregor, Ohad Naharin gibi konuk koreograflarla büyüdü ve gelişti. Nederlands Dans Theater’in dansçıları arasından, yaşları 17 ile 23 arasında değişen 16 başarılı dansçının yer aldığı Nederlands Dans Theater II topluluğu ise kurulduğu 1978 yılından bugüne kadar Amerika Birleşik Devletleri, Fransa, Almanya, Güney Kore, İsviçre, İtalya, İsveç, Danimarka, Norveç gibi pek çok ülkede etkileyici gösteriler gerçekleştirerek adını duyurdu. Tarzı, gücü, olağanüstü esnekliği ve tutkuyu, inandırıcılık ve sınır tanımaz bir yetenekle birleştiren bir ekip olan Nederlands Dans Theater II, Jirí Kylián, Hans van Manen, Ohad Naharin, Sol León & Paul Lightfoot ve Johan Inger gibi koreografların yanı sıra, genç ve yetenekli koreograflarla da çalışıyor.

Nederlands Dans Theater II gösterisinin 120 TL, 90 TL ve 60 TL üzerinden satılan biletleri Biletix satış noktaları, Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00), www.biletix.com ve İKSV’den (10.00–19.00 saatleri arasında; Pazar günleri hariç) alınabilir.

Avrupa Birliği’nin Sivil Toplum Diyaloğu-II Kültür ve Sanat Hibe Programı (CSD-II/CA) kapsamında, İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneğinin hazırladığı ‘İzmir Sanat ve Kültür Projesi’ üç ülkeyi İzmir’de buluşturuyor.

İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği, “Women Lyceum of Drama” Yunanistan ve Pro Xpert Association Romanya’nın ortaklığıyla hazırlanan proje ‘İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’ni kente kazandırıyor. 4-10 Haziran tarihleri arasında Konak Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali, projenin Yunan ve Rumen ortaklarının da katılımıyla kültür ve sanat ışığını İzmir’den dünyaya yayacak. Avrupa Birliği Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan bu heyecanı paylaşmak için İzmir’de olacak.

Kültürler buluşmasının adresi Konak

İzmir Sanat ve Kültür Projesi çerçevesinde önce Yunanistan ve daha sonra Romanya’da gerçekleşen çalıştayların ardından üç ülkenin heyetleri ve sanatçıları İzmir’de buluşacak. Çalıştayların yanı sıra İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali etkinlikleri İzmir’de sanatı şaha kaldıracak. Dominik Caddesinde başlayacak etkinlikler bir hafta boyunca Alsancak Sevgi Yolu, Güzelyalı Fuat Göztepe Parkı, Alsancak Vapur İskelesi, Dominik Caddesi, Hatay Halikarnas Balıkçısı Sevgi Yolu, Basmane Semt Merkezi’nde gerçekleşecek. Müzik, resim, şiir, öykü, tiyatro ile sanat sokakta can bulacak. Tahta bacaklar, canlı heykeller ve pandomim gösterileri ise izleyenleri hayran bırakacak.

Onur Konukları Nursel Duruel ve Cevat Çapan

İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’nde edebiyatın gücü bir kez daha kendisini gösterecek. Türk, Yunan ve Rumen şairler şiirlerini birlikte okuyacak, öykü günlerinde umuda sözler söylenecek. Projenin, Cumalı Seferis Gökyüzü Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikasının da desteğiyle düzenlenen edebiyat etkinliklerinin onur konukları ise Nursel Duruel ve Cevat Çapan olacak. . 6 Haziranda düzenlenen uluslararası forumda Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi kültürler buluşmasının adresi olacak. ‘Farklı Kültürleri Tanı, Kültüre Saygı, Toplumların Sanatsal ve Tarihsel Değerleri ve Barış Sanatı’ konulu forum Türk, Yunan ve Rumen yazın sanatçılarının katılımıyla gerçekleşecek.

4 Haziran 2012 Pazartesi 

18.30
Basın toplantısı ve Festival Açılış Töreni
Konak Belediyesi Kültürpark Nikah Salonu

05 Haziran 2012 Salı

18.00
Şiir Dinletisi

19.30
Müzik, Resim, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları…
Düzenleyen: İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği
Yer: Dominik Caddesi
(Ortaklarımız: Romanya – Pro Xpert Association, Yunanistan – Women Lyceum of Drama )
İştirakçilerimiz: Konak Belediyesi, Cumalı Seferis Gökyüzü Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası

06 Haziran 2012 Çarşamba

16.00
Farklı Kültürleri Tanı, Kültüre Saygı, Toplumların Sanatsal Ve Tarihsel Değerleri Ve Barış Sanatı

Forum 1.Bölüm

17.30

Forum 2.Bölüm

Katılımcılar:
Onur Konukları: Nursel Duruel – Cevat Çapan
Yabancı Katılımcılar: Olga Vlachopoulou ,Alkis Papademetriou,Kyriakos Sifiltzoglou, Dimitrios Athinakis, Dalina Costin, Mihai Iordache, Augustina Sanda Constantinescu, Silvia Ana Nadolu

Türk Katılımcılar: Sina Akyol, Mahmut Temizyürek, Asuman Susam, Namık Kuyumcu, Deniz Durukan, Nurduran Duman, Özlem Sezer, Mustafa Köz, Birsen Ferahlı, Hasan Özkılıç, Özcan Karabulut, Aslı Tohumcu, Seray Şahiner, Mine Söğüt, Nilüfer Açıkalın, Sibel K. Türker, Serdar Bulgu
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi Benal Nevzat Toplantı Salonu

18.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları…
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi Önü

20.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları
Dominik Caddesi Alsancak

07 HAZİRAN 2012 Perşembe

18.00
Türk-Rumen ve Yunanlı yazarlardan Öykü Dinletileri

19.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları

20.00
Şiir, Tiyatro
Oyun Adı: Ben Ruhi Bey Nasılım
Şiir: Edip Cansever
Oyunlaştıran: B.Burak Özhan
Yönetmen: E.Necmettin Amaç
Dekor Ve Kostüm Tasarımı: Hakan İ. Şiriner- Emrah Kürekçi
Oyun Müzikleri: Bilge Kuzu (Klarinet, Saksafon), Azad Karaer (Çello)
Oynayan: B.Burak Özhan
Fuat Göztepe Parkı Güzelyalı

08 Haziran 2012 Cuma

17.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları

18.30
Öykü Okuma (Canlı Heykeller)
Yer: Konak Belediyesi Basmane Semt Merkezi

19.30
Müzik, Resim, Pandomim, Tahta Bacaklar, Sokak Sanatları
Halikarnas Balıkçısı Sevgi Yolu Hatay

09 Haziran 2012 Cumartesi

19.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları

20.00
Şiir, Tiyatro
Oyun Adı: Ben Ruhi Bey Nasılım
Şiir: Edip Cansever
Oyunlaştıran: B.Burak Özhan
Yönetmen: E.Necmettin Amaç
Dekor Ve Kostüm Tasarımı: Hakan İ. Şiriner- Emrah Kürekçi
Oyun Müzikleri: Bilge Kuzu (Klarnet, Saksafon), Azad Karaer (Çello)
Oynayan: B.Burak Özhan
Dominik Caddesi

10 Haziran 2012 Pazar

18.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları
Alsancak Vapur İskelesi

19.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları
Sevgi Yolu Alsancak

 

Kaynak :[-]

Başkentte kültür sanat

sanat duyuru

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, bugün ve yarın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu’nu ağırlayacak.
ANKARA Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, bugün ve yarın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu’nu ağırlayacak.

Antonio Pirolli’nin yöneteceği konserde Solistler Cemi’i Can Deliorman, Soprano Evren Ekşi, Mezzo Soprano Chiara Amaru, Bas Tenor Enea Scala eşlik edecek.

Bilkent Senfoni Orkestrası, 12 Mayıs’ta J. Rodrigo’nun “Concierto Madrigal”, N. Koshkin’in “Beş Gitar için Konçertino”, G. Bizet’in “L’Arlesinne” adlı yapıtlarını dinleyicilerin beğenisine sunacak.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 10 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 7 eser ve “Anthion Ensemble” konseriyle izleyiciyi selamlayacak.

Bugün başlayacak “Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali”, 17 Mayıs’a kadar sanatseverlerle birlikte olacak.

Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

-Tiyatro-

Büyük Tiyatro: Yönetmenliğini Şakir Gürzumar’ın yaptığı “Genç Osman” adlı yapıt, 13 Mayıs’ta izlenebilir. Turan Oflazoğlu’nun kaleme aldığı eserin dekor tasarımı Sertel Çetiner’e, giysi tasarımı Gülümser Erigür’e ait. Işık düzenini Şükrü Kırımoğlu’nun, müziklerini Can Atila’nın hazırladığı oyunun koreografisi Handan Özer’e ait. Yapıtta, Akın Erozan, Tolga Tuncer, İlhan Kantarcı, Kutay Sungar, Ahmet Erkut, Nusret Şenay, Cahit Çağıran, Kayhan Sarıgöllü, Uğur Kaya, Mine Medya Haktanır, İhsan Sanıvar, Neşe Baykent, Füsun Akay, Fikret Ergin, Halit Güngör, Nejat Armutçu, Efe Ünsal, Sibel Durak, İbrahim Korumaz, Zeki Tüzün, Nazlı Polattaş, Ülker Kılıçaslan, Batu Ergün, Cihan Kaymak, Volkan Özman, Çağılman Öztornacı, Çağlar Ekinci, E.Irmak Bavkır, Erdem Serkan Saraç, Aytek Şayan, İlhan Deliktaş, İrfan Atav, Kadir Samet Karaman, Kıvanç Değirmenci, Nazım Hikmet Çalışkan, Sabri Akdemir, Velican Demirel, Okan Koç, Umut Saçar, Atalay Şahin, Abdülaziz Öktem, Burak Soyak, Engin Bostancı, Eren Demir, Ferhat Kıratlı, Fırat Göngör, Hüseyin Erdoğan, Hüseyin Sinan Hürkardeş, Kartal Can Ermiş, Kayhan Çelik, Onur Sanatlın, Orhan Kara, Ömür Eliaçık, Sercan Özyazıcı, Serkan Ulus, Tarık Şengil, Serkan Çalık, Hasan Üreten, Hüseyin Özdemir ve İpek Gürol rol alıyor.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Faruk Erem’in yazdığı, Mehmet Baydur’un oyunlaştırdığı, Volkan Özgömeç’in yönettiği “Elma Hırsızları” 10-13 Mayıs tarihleri arasında görülebilecek. Faruk Erem’in “Bir Ceza Avukatının Anıları” adlı eserinden Mehmet Baydur tarafından oyunlaştırılan eser, hukuk ve yasaların adil olması zorunluluğunu farklı sosyal çevrelerden insanların yaşanmış gerçek hayat hikayeleriyle anlatıyor. Dekor tasarımı Kerem Çetinel’e, ışığı Kazım Öztürk’e ait eserin müziği Cem İdiz imzasını taşıyor. Eserde, Ahmet Türkoğlu, Oktay Dal, Edip Tümerkan, Levent Şenbay, Tolga Çiftçi, Çağrı Evren Turan başlıca rolleri paylaşıyor.

Şinasi Sahnesi: “Soğuk Bir Berlin Gecesi” adlı oyun, bugünden başlayıp 13 Mayıs’a kadar sahne alacak. Barış Eren’in yazıp yönettiği oyunun dekoru Sinan Yardımedici’ye, giysi tasarımı Günnur Orhon’a, ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Olcay Kavuzlu, Fulya Koçak, Ferahnur Barut, Eray Eserol, Adnan Erbaş ve Mahmut Işık rol alıyor. Yapıt Almanya’da dili, dini ve kültürü farklı olduğu için ötekileştirilen Tarık’ın yaşadıklarını anlatıyor.

Küçük Tiyatro: William Shakespeare’nin yazdığı, Zeynep Avcı’nın dilimize çevirdiği, “Venedik Taciri” adlı eser, bugünden itibaren 13 Mayıs’a kadar seyredilebilecek. Erhan Gökgücü’nün yönetmenliğini yaptığı eserin dekor ve giysi tasarımı Ali Cem Köroğlu’na, dans düzeni Canan Kırımsoy’a, müzik düzeni İhsan Bengier’e ait. Oyunda, Tolga Tecer, Erdinç Doğan, Bülent Çiftçi, Ercan Eker, Cebrail Esen, Dilek Bozkurt, Seda Oksal, Hüseyin Baylan, Tamer Levent, Şevki Çepa başlıca rolleri paylaşıyor.

Akün Sahnesi: “Nazım Hikmet’in ‘Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan Onbir Tablo” adlı eser, bugün, yarın ve 12 Mayıs’ta sahne alacak.

“Pal Sokağı Çocukları” isimli gençlik oyunu, 12 ve 13 Mayıs’ta sahnelenecek.

“Sunay Akın Anlatıyor” 14 Mayıs’ta sanatseverlerle buluşacak.

Altındağ Tiyatrosu: “Haydi Karına Koş” oyunu, 10-13 Mayıs tarihleri arasında izlenebilecek. Ray Cooney’nin kaleme aldığı, Ali Hürol’ün yönettiği eser, “John” adlı çapkın erkeğin birbirinden habersiz eşleri Barbara ve Mary arasındaki koşuşturmasını ve beraberinde yaşanan komik olayları işliyor.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: “Orkestra” adlı yapıt bugün, yarın ve 12 Mayıs’ta görülebilecek.

Stüdyo Sahne: Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un “Bir Delinin Hatıra Defteri”, 11 ve 13 Mayıs’ta görülebilir. Sylvie Luneau ile Roger Coggio tarafından uyarlanan, Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği yapıtın proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler üstleniyor. Eserde, 1960’lı yıllarda Türk tiyatrosunun büyük ustası Genco Erkal’ın iki farklı yorumla sahneye getirdiği Aksenti İvanoviç Poprişçin karakterini Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor. Tek kişilik oyunun dekor ve giysi tasarımı Sertel Çetiner’in, ışık düzeni Seyhun Ayaş ile Zeynel Işık’ın, müzik, ses ve efekt tasarımı da Tayfun Gültutan’ın imzasını taşıyor. Gogol’un içinde yaşadığı Rus toplumunun genel yapısını ve bireylerini büyük bir dikkatle tahlil ettiği eser, yazarın birbirinden ilginç gözlemlerini yansıtması açısında önem taşıyor. Hayatın gerçeklerini kabul edemeyen ve hezeyanlar içinde olan bir adamın adım adım deliliğe giden dramını gözler önüne seren yapıtta Beşikçioğlu, sahneye kurulan özel bir vinçle seyirci karşısına çıkıyor.

Oda Tiyatrosu: Şahin Örgel’in yazdığı, Murat Çidamlı’nın yönettiği “Yosunlar” adlı yapıt 11-12 Mayıs’ta izlenebilecek. Dekoru Hakan Dündar’a, kostümü Töre Özsel’e ait eserde Neşet Erdem, Şemsettin Zırhlı, Aslı Artuk Şener rol alıyor.

-Uçan Süpürge 15. kez kadınlar için havalanacak-

Sanatseverler, bugün başlayan “Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali”ne 17 Mayıs’a kadar katılabilecek.

Festival, bugün Ankara Devlet Opera ve Balesi’nde yapılacak açılış töreniyle başlayacak. Gecede Hale Soygazi’ye “Uçan Süpürge Onur Ödülü”, Füsun Demirel ve Serra Yılmaz’a “Bilge Olgaç Başarı Ödülleri” verilecek.

Festivalde, film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, film okuma etkinlikleri, sergiler ve birçok sürprizle yer alacak. “Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali”nde bu yıl Fas’tan Filistin’e, Şili’den Estonya’ya, Norveç’ten ABD’ye 115 film gösterilecek.

Genç kadın oyuncuları yüreklendirmek, onların sinema yolculuklarını destekleyerek bu alandaki üretimlerine dikkat çekmek ve Türk sinemasında kadınlara yönelik güçlü, olumlu rollerin yazılmasını teşvik etmek amacıyla verilen “Genç Cadı Ödülü”nün dördüncüsü bu yıl sahibini bulacak.

ODTÜ ile Ankara ve Hacettepe üniversitelerinde özel gösterimler ve söyleşiler düzenlenecek olan festival kapsamında, kurmaca uzun metraj filmlerin gösterimleri Kızılırmak Sineması’nda, kısa metraj ve belgesel filmler Alman Kültür Merkezi’nde yapılacak.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: “Tannhauser” adlı yapıt 12 ve 16 Mayıs’ta seyirciyle buluşacak.

Richard Wagner tarafından 1845’te yazılmış ve bestelenmiş eserde, kutsal ve kutsal olmayan aşk arasındaki ilişkileri ve insanların ruhunun aşk ile kurtulması anlatılıyor.

Tahtta sadece 93 gün kalan ve geçirdiği sinir buhranları nedeniyle akli dengesinin bozuk olduğu gerekçesiyle saltanatı sona erdirilen “V. Murad”‘ın yaşamının konu edildiği bale, bugün ve 14 Mayıs’ta izleyiciyle buluşacak. Ankara Devlet Opera ve Balesi’nin yeni eserinde bestekar padişah Murad’ın, Emre Arıcı ve Bujor Hoinic tarafından düzenlenen kendi eserleri kullanılıyor. Duygusal bir yapıya sahip olan padişahın ruh dünyasının da işlendiği eserde, saltanat kayığı, Çırağan Sarayı ve saray yaşamı görkemli dekorlarla izleyicinin karşısında oluyor.

Modern Dans Topluluğu’nun “Bir Yaz Gecesi Rüyası” adlı gösterisi 15 Mayıs’ta sahnelenecek.

Leyla Gencer Sahnesi: Müzikli gösteri “Pekin Operası” 12 Mayıs’ta dinleyicilerin beğenisine sunulacak.

Çocuk müzikali “Uyuyan Güzel”, 13 Mayıs günü küçük izleyicilerin beğenisine sunulacak.

Operet Sahnesi: Müzikli gösteri “Seslerle Anadolu” 13 Mayıs’ta seyredilebilir.

Ankara Devlet Opera ve Balesi ile Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO) sanatçılarından oluşan “Anthion Ensemble” 15 Mayıs’ta konser verecek.

Çocuk Balesi Yıl Sonu Temsili, 14 ve 15 Mayıs’ta sunulacak.

-Konser-

CSO: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, bugün ve yarın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu’nu ağırlayacak.

Antonio Pirolli’nin yöneteceği konserde Solistler Cemi’i Can Deliorman, Soprano Evren Ekşi, Mezzo Soprano Chiara Amaru, Bas Tenor Enea Scala eşlik edecek.

19 Mayıs’ta Atütürk Spor Salonu’nda verilecek Gençlik ve Spor Bayramı Konserinde dinleyiciyle buluşacak orkestrayı, şef Emin Güven Yaşlıçam yönetecek.

BSO: Bilkent Senfoni Orkestrası, 12 Mayıs’ta Tulio Gagliardo Varas’ın yönetiminde sahne alacak. Orkestraya gitarda Olga Kamornik, Asya Selyutina, Soner Egesel, Kağan Korad ve Kürşad Terci eşlik edecek. J. Rodrigo’nun “Concierto Madrigal”, N. Koshkin’in “Beş Gitar için Konçertino”, G. Bizet’in “L’Arlesinne” adlı yapıtları dinleyicilerin beğenisine sunulacak.

Antalya’da Kültür-sanat

Antalya 3. Uluslararası Tiyatro Festivali, İtalya’nın ünlü sokak tiyatrosu grubu Studio Festi’nin “Gezegenler” gösterisiyle açılacak

Antalya 3. Uluslararası Tiyatro Festivali, İtalya’nın ünlü sokak tiyatrosu grubu Studio Festi’nin “Gezegenler” gösterisiyle açılacak.

Türkiye’nin tarihi ve sanatsal dokusunu uluslararası platformda paylaşmayı amaçlayan 3. Uluslararası Tiyatro Festivali, Antalya Devlet Tiyatrosu’nun ev sahipliğinde 14-25 Mayıs tarihleri arasında yapılacak. Festival, İtalya’nın ünlü sokak tiyatrosu grubu Studio Festi’nin 14 Mayıs’ta Cumhuriyet Meydanı’nda gerçekleştireceği “Gezegenler” isimli gösterisiyle başlayacak. Hollanda Ro Tiyatrosu, 11 annenin gerçek bir mutfakta yemek pişirdiği ve seyirciyle paylaştığı “Anneler” oyunu ile 15 ve 16 Mayıs’ta sahnede olacak.

Festivale katılacak 10 topluluk, 7’si yabancı, 5’i yerli 12 oyun sahneleyecek. Festival, Çin Sokak Tiyatrosu’nun “Ejderha ve Aslan” oyunuyla 25 Mayıs’ta kapanacak.

-Antalyalılar tiyatroya doyacak-

Festival boyunca Antalyalılar, Romanya Deva’s Art Tiyatrosu’nun ünlü Meksikalı ressam Frida Kahlo’nun hayatından yola çıkan “Frida” dans gösterisini, Rusya Vakhtangov Tiyatrosu “Vanya Dayı”yı, İsviçre Markus Zohner Tiyatrosu “Don Juan”ı sunacak.

KKTC’den Lefkoşe Belediye Tiyatrosu da Yiğit Sertdemir’in komplo teorisi üzerine kurulu “Ortak Bölenlerin En Büyüğü” isimli komedisi ile festivale katılacak.

Devlet Tiyatroları da Antalya 3. Uluslararası Tiyatro Festivali’nde 4 oyunla yer alacak. Ankara Devlet Tiyatrosu, Haldun Dormen imzalı oyunu “Kantocu” ve ünlü çocuk klasiği “Pal Sokağı Çocukları”, İstanbul Devlet Tiyatrosu da “Ölüleri Gömün” ve “Benerci Kendini Niçin Öldürdü-” oyunlarıyla Antalyalılarla buluşacak.

Festival kapsamındaki sokak tiyatrolarının gösterileri Cumhuriyet Meydanı, Yat Limanı ve Konyaaltı Caddesi’nde yapılacak, oyunlar ise Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

-Sezonun son prömiyeri “Satılmış Nişanlı”-

Bedrich Smetana’nın bestelediği üç perdelik komik opera eseri “Satılmış Nişanlı” Antalya’da sahnelenecek. Antalya Devlet Opera ve Balesi’nin (ANTDOB) ilk kez sanatseverlerle buluşturacağı eserin prömiyeri bugün Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek. Kenan Korbek’in sahneye koyduğu ve Türkçe olarak sahnelenecek “Satılmış Nişanlı” 12 Mayıs Cumartesi günü Antalyalılar’ın beğenisine sunulacak.

ANTDOB’un bu sanat sezonundaki son prömiyer eseri olan “Satılmış Nişanlı”da kalabalık bir sanatçı topluluğu sahne alıyor. Solistlerin yanı sıra koro, orkestra ve bale sanatçılarının da yer aldığı eser dekor ve kostümleriyle de ilgi çekiyor.

Orkestrayı şef Hakan Kalkan’ın yönettiği eserin koro şefi ise Caner Ruhselman. Neslihan Öztürk’ün koreografi çalışmalarını üstlendiği eserde, dekor Gürcan Kubilay’a, kostüm Gülay Korkut’a, ışık ise Mustafa Eski’ye ait. İlk kez 1866 yılında sahnelenen eser, Bohemya’nın kırsal bir köyünde geçiyor. Eser, iki köylü gencin birbirine olan aşkı ve onların hırslı aileleri arasında geçen olayları anlatıyor.

ANTDOB’un hazırladığı müzikli oyun “Türküyem”, 13 Mayıs’ta Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Erdal Tuğcular’ın türkülerin düzenlemelerini ve kompozisyonunu yaptığı eserin librettosu Fatih Şanal’a ait.

-Senfoni’den “Bahar Konseri”-

Antalya Devlet Senfoni Orkestrası, Bahar Konserleri dizisinin üçüncüsünü yarın Muratpaşa Belediyesi Kent Meydanı’nda gerçekleştirecek. Antalya Valiliği’nce yürütülen 9 Mayıs Avrupa Günü kutlamaları kapsamında düzenlenecek konserde orkestraya solist olarak trombonda Tuncay Kayış ve Trombone Orkestrası, kemanda Melodi Kayış eşlik edecek. Konserde, şef Orhan Şallıel’in yönetimindeki orkestra, klasik hafif müzikten caza kadar geniş bir yelpazede parçalar seslendirecek.

-Kepez Belediye Tiyatrosu-

Kepez Belediyesi Tiyatrosu (KBT), Cevat Fehmi Başkut’un yazdığı, Abdullah Sürekli’nin yönettiği iki perdelik “Hacıyatmaz” oyunuyla yarın ve 12 Mayıs’ta sanatseverlerle buluşacak.

Topluluk, 12 Mayıs’ta minik sanatseverler için Tülin Tümtürk Yılmaz’ın “Ağaç Ev” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Eserler, Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

-19. Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği-

Antalya Büyükşehir Belediye Tiyatrosu’nun, Büyükşehir Belediyesi’nin desteğiyle düzenlediği 19. Liselerarası Ulusal Tiyatro Şenliği sürüyor. Şenlik kapsamında bugün İzmir Namık Kemal Lisesi “Kör Dövüşü”, yarın Sivas Cumhuriyet Lisesi “Kurban”, 14 Mayıs’ta Sakarya Cemil Meriç Sosyal Bilimler Lisesi “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye”, 15 Mayıs’ta Konya Anadolu Lisesi “Reis Bey”, 16 Mayıs’ta Van Özalp Anadolu Lisesi “Ne Öyle, Ne Böyle” oyunlarını sahneleyecek.

-Sergi-

Kepez Belediyesinin düzenlediği “Macaristan Kültür Günü” etkinliği kapsamında Nijat Ayvaz’ın “Macaristan’a bakış ve Macaristan’da Türk izleri” konulu resim sergisi bugün Erdem Bayazıt Kültür Merkezi’nde ziyarete sunulacak. Sergi yarına kadar gezilebilecek.

Güneydoğu’da Kültür Sanat

Diyarbakır DT, “Bugün Git Yarın Gel” oyununu seyircisiyle yeniden buluşturacak

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Bugün Git Yarın Gel” oyununu seyircisiyle yeniden buluşturacak.

Valantin Kataev’in yazdığı, Göksel Kortay’ın çevirip uyarladığı, Orkun Gülşen’in yönettiği oyunda, dürüst ve namuslu bir memurun başından geçen trajikomik olaylar anlatılıyor.

Oyunda, Dilek Mengi, Gonca Coşkun, Özgün Çoban, Özden Gököz, Ercan Kılıçaslan, Birce Birsel Çağlar, Sevi Demirçivi, Mümtaz Aydoğan Mengi, Serkan Ekşioğlu, Kerem Corogil ve İrem Ölmez rol alıyor.

Dekoru Güven Öktem, kostümü Funda Karasaç, ışık düzeni Suat Uçar’a ait oyun, bugün, yarın ve 13 Mayıs’ta Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü ise Özlem Saraç’ın Frank Baum’dan uyarlayarak yazdığı, müzikleri Erkin Hadimoğlu ve Ender Gündüzlü’ye, şarkı sözleri müzikalin yönetmeni Metin Arslan’a ait “Oz Büyücüsü” adlı çocuk oyunuyla, minik seyircilerinin kalplerini bir kez daha fethedecek.

Kostüm tasarımı Esra Selah, dekor tasarımı Seyhan Kırca, ışığı İzzettin Biçer’e ait müzikalde Gonca Coşkun, Özden Gököz, Mümtaz Mengi, Fatih Yurdakul, Pelin Tozkoparan, Birce Birsel Çağlar, Kerem Corogil, Uğur Çınar ve Ozan Hafızoğlu rol alıyor.

Pop-rock türündeki iki perdelik müzikalde, evinden uzaklaşan bir kız çocuğunun hayallerine kavuşması için Oz Büyücüsü’ne ulaşması anlatılıyor.

DDT ayrıca bu akşam, Hristo Boyçev’in yazdığı, Zurap Sıkharulıdze’nin yönettiği, çevirisini Hüseyin Mevsim’in yaptığı “Titanik Orkestrası”nı Siirt’te tiyatroseverler için sahneleyecek.

Yaşamın kıyısında kalmış insanların her şeye rağmen bekleyişlerinin anlatıldığı oyunda, Ali Çelik, Uğur Çınar, Ozan Hafızoğlu, Pelin Tozkoparan ve Fatih Yurdakul rol alıyor.

-Mardin-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in sergide yer alan fotoğrafları, “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölüm halinde sergileniyor. 114 eserin yer aldığı sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

Eskişehir’de Kültür-sanat

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Gayri Resmi Hürrem”, “Dost”, “Kanlı Nigar”, ve “Küçük Kara Balık” adlı oyunlar sahnelenecek

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Azizlikler”, “Gayri Resmi Hürrem”, “Dost”, “Kanlı Nigar” ve “Küçük Kara Balık” adlı oyunlar sahnelenecek.

Aziz Nesin’in öykü, şiir, masal, taşlama ve köşe yazılarından Genco Erkal’ın sahneye uyarladığı “Azizlikler” oyununda, Özlem Akdoğan, Hakkı Kuş, Zafer Ergül, Ali Eyidoğan ve İsmail Dündar rol alıyor. Oyun, yarın Tepebaşı Sahnesi’nde saat 20.00’da izlenebilinecek.

Özen Yula’nın yazdığı, Gökhan Soylu’nun yönettiği “Gayri Resmi Hürrem” adlı oyunda Özlem Boyacı, Özlem Baykara Danacı ve Çiğdem Altuğ rol alıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun iç yüzünü ve imparatorluktaki kadın hakimiyetini farklı bir dille ele alan oyun, 16 ve 17 Mayıs’ta Tepebaşı Sahnesi’nde saat 20.00’da seyircisiyle buluşacak.

Tulga Serim’in ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun yaşamından ve röportajlarından derlediği tek kişilik “Dost” oyunu, 12-13 Mayıs’ta saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde izlenebilecek. Oyunda Aşık Veysel’i Kazım Sinan Demirer canlandırıyor.

Türk tiyatrosunun klasikleri arasında sayılan Sadık Şendil’in “Kanlı Nigar” adlı oyunun yönetmenliğini Münir Canar üstleniyor. Emre Basalak, Özlem Boyacı, Mahide Yumbul Cantürk, Murat Danacı, Mustafa Kılıkcı, Alp Sunaoğlu, Tolga Tümer, Elif Melda Yılmaz, Ercüment Yılmaz ve Pınar Bekaroğlu’nun rol aldığı oyun, 12 Mayıs’ta saat 20.00’da Sanat ve Kültür Sarayı’nda izlenime sunulacak.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen İranlı yazar Samed Behrengi’nin ödüllü çocuk masalı “Küçük Kara Balık” Şehir Tiyatroları sanatçısı Ali Eyidoğan tarafından oyunlaştırıldı.

Dünyaya meraklı küçük bir balığın özgürlüğe uzanan yolculuğunun anlatıldığı oyunda Emre Demirci, Zuhal Lale, Ozan Çolak, Şayan Noyan, Çisem Erdoğan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Oyun, 12 Mayıs’ta saat 14.00’da, 15 Mayıs’ta ise saat 11.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Bursa’da Kültür-sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu, “Bu da Benim Karım” ile çocuk oyunu “Çizmeli Kedi”yi sahneleyecek

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Bu da Benim Karım” ile çocuk oyunu “Çizmeli Kedi”yi sahneleyecek.

Sandberg ve Firner’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Bora Özkula’nın yönettiği, “Bu da Benim Karım” adlı komedinin dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Rahmi Özan yapıyor.

Berrin Balkanlar, Jale Çiçek, Taner Turan, Süheyla Zeybek, Muharrem Dalfidan ve Ayşe Dinç’in rol aldığı oyun, hayatın içinden bir güldürmece sunuyor.

Titiz, temizlik hastası, baskın karakterli bir kadın ile eşi arasında geçenleri komik dille anlatan, herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 12 Mayıs Cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Charles Perrault’un yazdığı, Metin Arslan’ın çevirdiği “Çizmeli Kedi” adlı çocuk oyununu ise Berrin Kulya Balkanlar yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımını Aytuğ Dereli, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Berrin Kulya Balkanlar’ın yaptığı oyunda, Harun Türköz rol alıyor.

Oyun, AVP Sahnesi’nde bugün ve 13 Mayıs Pazar, 14.00’te sahneye konulacak.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Gölge oyunu, bugün ve yarın saat 11.00 ve 14.00’te, Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Tiyatro, Tayyare Kültür Merkezi’nde, 16 Mayıs Çarşamba 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı oyunu sahneye koyacak.

Şehir Tiyatrosu, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleme aldığı, Ayşegül Çelik Şahin’in uyarlamasıyla Ertan Akman’ın yönettiği ve geçkin yaşına rağmen bambaşka bir hayatın peşinde sürüklenen dul bir kadının yaşamının komik bir dille anlatıldığı “Kaynanam Nasıl Kudurdu” adlı oyunu, Tayyare Kültür Merkezi’nde bugün ve yarın saat 20.30’da sahneleyecek.

Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı oyun da Şehir Tiyatrosu tarafından sahneye konacak. Mustafa Kurt’un yönettiği oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Trabzon’da kültür sanat -13. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali devam ediyor

Trabzon’da, 13. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali devam ediyor.
Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından düzenlenen ve açılışı 2 Mayıs’ta yapılan festivale, ev sahibi Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Yunanistan, Macaristan, İngiltere, Romanya, Makedonya, Rusya, İtalya, Letonya ve Afganistan’ın tiyatro toplulukları katılıyor. Ayrıca Hollanda ve Avusturya ekipleri de sanatseverlere dans ve müzik gösterileri sunuyor.
Festival kapsamında bugün İngiltere’nin Stacy Makishi Tiyatrosu ”Uçuşa Geçiş: Gerçek Hikaye” adlı oyunu, Konya Devlet Tiyatrosu ise ”Dört Köşe Palyaço” adlı çocuk oyununu sahneleyecek. 11 Mayıs’ta Romanya’nın Baia Mare Tiyatrosu ”Barut Fıçısı” adlı oyunu izleyiciyle buluşturacak.
Festivalin ev sahibi Trabzon Devlet Tiyatrosu ise ”Ben Feuerbach” adlı oyunu, 12 Mayıs’ta sahneye koyacak. Festivalin 12. gününde Makedonya Devlet Opera ve Balesi ”Kapılar”, 13. gününde Rusya’nın Kemedianty Tiyatrosu ”Mumu” adlı oyunu sahneleyecek.
Festivalin son günü olan 15 Mayıs’ta ise İtalya Uluslararası Tiyatro Merkezi ”Çıkış” adlı oyunu sahneleyecek ve aynı akşam festival, kapanış töreni ile sona erecek.
Tiyatro oyunları Atapark Haluk Ongan Sahnesi ve Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde saat 18.00 ve 20.00’de, çocuk oyunu ise saat 13.00’te sahnelenecek. 

Zonguldak’ta Kültür Sanat

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında İzmir Devlet Tiyatrosu, “Budala” adlı tiyatro oyununu sahneleyecek.

Zonguldak‘ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında İzmir Devlet Tiyatrosu, “Budala” adlı tiyatro oyununu sahneleyecek.

İzmir Devlet Tiyatrosu, Dostoyevski‘nin yazdığı, Oya Menteşe’nin çevirdiği, Simon Gray’ın düzenlediği ve Bozkurt Kuruç’un yönettiği “Budala” adlı oyunu, 11-12 Mayıs’ta Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Oyunda, Mustafa Çolak, H. Emre Başer, Ümit Dikmen, Cemalettin Çekmece, Arif Yavuz, Doğan Yağcı, Hülya Savaş, Neşe Arat, Yağmur Gören, Nilgün Öğrük Aklın, Bengi Ebru Atakan, Nurhayat Boz, Serkan Kunter, Türker Alpugan, Ceyhun Tutal, Pınar Uyanık, Elif Göksüner, Özlem Kamalıoğlu, Ömer Polat, EgeIşık, Murat Altan, Ender Şeviker, Gökçe Çiçek Özülkü, Gerçek Öner, Çiğdem Kamir ve Sayit Gürbüzer rol alıyor.

Dostoyevski‘nin “en önemli aşk romanı” kabul edilen Budala’nın kahramanı Mışkin’in iyiliği, erdemi temsil eden, kötülere rağmen iyilikten vazgeçmeyen, insanlarla alışverişten arınmış, hoşgörüyle kucaklayıp, karşılıksız sevmekten başka yetisi olmayan kişiliği irdeleniyor. Oyunda, “iyi olmak gerçekten mümkün müdür, yoksa bu budalalık mıdır” sorusunun yanıtı aranıyor.

Kaynak: [-]  [-] [-]

 

 

 

http://www.haber3.com

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 7. yılında “Özgürlük Emek İster” temasıyla izleyicilerle buluşuyor. 1-7 Mayıs tarihleri arasında 4 şehirde birden perdelerini açacak festivalin bu yılki uluslararası konuğu Ken Loach filmlerinin usta senaristi Paul Laverty.

7.İşçi Filmleri Festivali

Uluslararası İşçi Filmleri Festivali 1-7 Mayıs tarihleri arasında İstanbul, Ankara, İzmir ve Diyarbakır’da eş zamanlı olarak gerçekleştirilecek. Festival daha sonra geçen yıllarda olduğu gibi kent kent süren ve bütün bir yıla yayılan uzun bir yolculuğa çıkacak. Festival bu yıl, Türkiye halkının hak ve özgürlüklerine iktidar tarafından yapılan saldırılara cevapla ‘Özgürlük Emek İster’ temasıyla gerçekleştirilecek.

Türkiye’de ve dünyanın dört bir yanında, emekçilerin yaşamlarını ve mücadele deneyimlerini izleyicilerle buluşturmayı ve ülkemizde işçi filmi üretimini özendirmeyi amaçlayan festival, Sine-Sen (DİSK), Dev Sağlık-İş (DİSK), Birleşik Metal-İş (DİSK), Hava-İş (TÜRK-İŞ), Petrol-İş (TÜRK-İŞ), Tez Koop-İş (TÜRK-İŞ), Ses (KESK), Türk Tabipleri Birliği, Halkevleri ve Sendika.Org tarafından düzenleniyor.

Paul Laverty hem alanda hem salonda

Belgesel ve kurmaca, yerli ve yabancı 50 filmi programına alan festival her yıl olduğu gib bu yıl da yurtdışından olacak. Adı emek filmleriyle özdeşleşen İngiliz yönetmen Ken Loach’un birçok filminin senaryosuna imza atan usta Britanyalı sinemacı Paul Laverty bu yılki festivale konuk olacak. Festival pankartının arkasında İstanbul Taksim’deki 1 Mayıs kutlamalarına, 2 Mayıs’taki festivalin açılış gecesine ve 3 Mayıs’ta işçi sineması üzerine bir söyleşiye katılacak. ABD’den ‘Fukishima Asla’ filminin yönetmeni Steve Zeltzer, yine ABD’den ‘Veritas: Harward’s Saklı Tarihi’ filminin yönetmeni Eunhung Shin, Hindistan’dan ‘Trans Halinde’ filminin yönetmenleri Ekta Mittal ve Yasha Swinii, Japonya’dan Fumiaki Kojima   festivalin diğer konukları arasında yer alıyor.

Açılışta dünyanın tüm Metin Lokumcu’larına selam yollanacak

Festivalin ana açılışı 2 Mayıs günü saat 19.00’da İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Taşkışla Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi’nde gerçekleştirilecek. Açılışta Paul Laverty’nin senaryosunu yazdığı, Iciar Bollain imzalı, Gael Garcia Beranl’in başrolünde yer aldığı ‘Yağmuru Bile’ filmi gösterilecek. Bolivya’da su hizmetlerinin piyasalaştırılmasını sömürgecilik ve emperyalizmin tarihi temelinde çarpıcı biçimde anlatan filmin gösterimiyle geçtiğimiz yıl Hopa’da su hakkı mücadelesinde yaşamını yitiren Metin Lokumcu’ya da selam yollanmış olacak. Geceye Bollain de video mesajıyla katılacak.

Zengin film programı

Festivalde bu yıl 20’si uluslararası, 38’i yerli toplam 58 film gösterilecek. Film programında hem uzun metrajlı kurmaca hem kısa metrajlı kurmaca hem de belgesel yapımlar yer alıyor. Japon işçi edebiyatının önemli yazarlarından Kobayashi Takji’nin romanından aynı adla So Yamamura tarafında beyazperdeye uyarlanan, 1900’lerin ilk yarısında Japonya’da bir yengeç işleme gemisinde çalışan işçilerin hikayesinin alnatan ‘Yengeç Gemisi’; ‘Güneşli Pazartesiler’ filminin İspanyol yönetmeni Fernando Leon de Aranoa’nın hem göçmen işçilerin yaşamı hem de orta sınıfın yoksullaşması üzerine yeni yapımı ‘Amador’; 1960’lar İngiltere’sinden kadınların öncülük ettiği bir grevin hikayesini anlatan Nigel Cole imzalı ‘Kadının Fendi’;  Şili’nin faşist bir darbeyle devrilen hallçı lideri Salvador Allende’nin mücadelesini anlatan Patricio Guzman imzalı ‘Salvador Allende’, İstanbul Davutpaşa’daki işçi kıyımını anlatan ‘Davutpaşa’nın Külleri’ (Yönetmen: Ayten Başer),  festival programında göze çarpan yapımlar arasında yer alıyor.

Festivalde Amed coşkusu

Festival kapsamında bu yıl ilk kez Diyarbakır’da İstanbul, Ankara ve İzmir’in yanında açılışın yapılacağı kentler arasında yerini aldı. Hem Diyarbakır hem de diğer kentlerdeki gösterim yerlerinin sayısı da arttı. gösterim salonlarının sayısı artmış durumda. Gösterimler İstanbul’da İstanbul Fransız Kültür Merkezi, SALT Beyoğlu, Beyoğlu Yeşilçam Sineması, Bağlam Yayınları Sinema Salonu, Aynalı Geçit Etkinlik Mekanı, İstanbul Halkevi, Kolektif Kültür Merkezi, Barış Manço Kültür Merkezi, Kazım Koyuncu Kültür Merkezi, Nazım Hikmet Kültür Merkezi, Kadıköy Halkevi’nde; Ankara’da Alman Kültür Merkezi, Ankara Nazım Hikmet Kültür Merkezi, ODTÜ Vişnelik Tesis’leri, Çağdaş Sanatlar Merkezi, Kızılay Büyülü Fener Sineması, Kolektif Kültür Merkezi’nde; İzmir’de Konak Sineması, İzmir Fransız Kültür Merkezi, İsmet İnönü Kültür Merkezi, Ahmet Piriştina Kent Arşivi ve Müzesi, Ege Sanat Merkezi’nde; Diyarbakır’da Sümerpark Sosyal Yaşam Merkezi Sinema Salonu, Sülüklü Han, Eğitim-sen Diyarbakır Şubesi, Kayapınar Belediyesi Cegerxwin Kültür Merkezi Sinema Salonu’nda gerçekleştirilecek. Programa eklenecek salonlar önümüzdeki günlerde açıklanacak. Ayrıca her yıl olduğu gibi yoksul mahallelerde gösterimler de yapılacak. Festivalde tüm gösterimler her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz olacak. Festivalle ilgili tüm bilgilere www.iff.org.tr adresinden ulaşmak mümkün.

Festival kapsamında Ankara’da emek ve iletişim üzerine düşünen, çalışan ve siyaset üreten akademisyenler ve eylemciler 7-8 Mayıs tarihleri arasında 3. Uluslararası İşçi ve İletişim Konferansı’nda bir araya gelecek. Farklı kentlerde sinema atölyelerinin kurulacağı festival sırasında bu yıl da kapsamlı bir festival gazetesi yayınlanacak.

DİYARBAKIR

sanat duyuru

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta küçük seyircileri için “Kurnaz Avukat” ile “Oz Büyücüsü” Oyunlarını sahneleyecek.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta küçük seyircileri için “Kurnaz Avukat” ile “Oz Büyücüsü”Oyunlarını sahneleyecek.

DDT ilgiyle izlenen, Fügen Sipahi’nin çevirip uyarladığı, Orkun Gülşen‘in yönettiği “Kurnaz Avukat”Oyununu bu hafta da küçük seyircileriyle yeniden buluşturacak.

Oyun, 26 ve 27 Nisan‘da Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde sergilenecek.

Cumartesi ve Pazar günü ise Özlem Saraç’ın Frank Baum’dan uyarlayarak yazdığı, müzikleri Erkin Hadimoğlu ve Ender Gündüzlü’ye, şarkı sözleri ise müzikalin yönetmeni Metin Arslan’a ait “Oz Büyücüsü” adlı çocuk Oyunuyla, bir kez daha miniklerin kalplerini fethedecek.

Kostüm tasarımı Esra Selah, dekor tasarımı Seyhan Kırca, ışığı İzzettin Biçer’e ait müzikalde, Gonca Coşkun, Özden Gököz, Mümtaz Mengi, Fatih Yurdakul, Pelin Tozkoparan, Birce Birsel Çağlar, Kerem Corogil, Uğur Çınar ve Ozan Hafızoğlu başrollerini paylaşıyor.

Pop-Rock türündeki iki perdelik müzikalde, evinden uzaklaşan bir kız çocuğunun hayallerine kavuşması için Oz Büyücüsü’ne ulaşması anlatılıyor.

Büyükşehir Belediyesi’nce geçen hafta düzenlenen tiyatro festivali devam ediyor. İstanbul, Ankara,Süleymaniye ve Duhok gibi kentlerden toplam 16 tiyatro topluluğu, Oyunlarını tiyatroseverlerle buluşturmaya devam ediyor.

DSM ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle açılan Remzi Raşa’nın “Yalnızlığı Seçmek” Bir Retrospektif: 1946-2006″ sergisi ise Sümerpark Sanat Galerisi’nde devam ediyor. Raşa’nın 50 eserinin izlenime sunulduğu sergi, 6 Mayıs‘a kadar görülebilir.

-MARDİN- 

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” fotoğraf sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler‘in fotoğraflarının yer aldığı sergi, “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle vatandaşların ziyaretlerine açık olacak.

BURSA

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Gönül Avcısı” ile çocuk Oyunları “Çizmeli Kedi” veğ “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Gönül Avcısı” ile çocuk Oyunları “Çizmeli Kedi” veğ “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Diego Fabbri’nin yazdığı, Levent Ulukut’un yönettiği komedi Oyunu “Gönül Avcısı”nın, dekoru Işın Mumcu, kostümleri Gülümser Erigür, ışık düzeni Mehmet Yaşayan’a ait.

Emir Çiçek, Ecehan Şarman Çetinkaya, Rüyam Dirin ve Demet Oran’ın rol aldığı Oyunda, bir erkeğin üçkadınla ilişkisi anlatılıyor. Oyunda, “Bir adam aynı anda üç kadını sevebilir mi- Üç kadına birden, yalan söylemeden onlara sahip olabilir mi- Bu üç kadın birbirlerini tanıyıp, bu adamı kabul edebilirler mi-” sorularının yanıtları aranıyor, kahramanın içine düştüğü durum yansıtılıyor.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 28 Nisan Cumartesi 15.00 ve 20.00’de seyircisiyle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor.

Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor.

Oyun, AVP Sahnesi’nde bugün ve 29 Nisan Pazar 14.00’te sahnelenecek.

Charles Perrault’un yazdığı, Metin Arslan’ın çevirdiği “Çizmeli Kedi” adlı çocuk Oyununu Berrin Kulya Balkanlar yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımını Aytuğ Dereli, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Berrin Kulya Balkanlar’ın yaptığı Oyunda, Harun Türköz rol alıyor.

Oyun, AVP Sahnesi’nde 1-2 Mayıs’ta saat 14.00’te sahneye konulacak.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge Oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği Oyun 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Gölge Oyunu, bugün ve yarın saat 11.00 ve 14.00’te, Karagöz Müzesi Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Tiyatro, 2 Mayıs Çarşamba 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Şehir Tiyatrosu’nun sahneleneceği, Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 28 Nisan Cumartesi 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde seyircisiyle buluşacak.

Cemal Nadir Güler Sanat Galerisi’nde Neriman Ay’ın kişisel Ebru Sergisi ile Sami Güner Sanat Galerisi’nde Erkin Keskin’in Gravür Exlibris Sergisi, 28 Nisan’a kadar açık kalacak.

ANTALYA

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), bu akşam Wolfgang Amadeus Mozart’ın eserlerini seslendirecek.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), bu akşam Wolfgang Amadeus Mozart‘ın eserlerini seslendirecek.

Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde saat 20.00’de düzenlenecek gecede, sopranolar Aslı Ayan, HeyecanGizem Yakan ve Özsu Yüksel, mezzo sopranolar Serap Çiftçi ile Bilge Yılmaz, bas Erdem Baydar, bas bariton Umut Tarık Akça solist olarak sahne alacak. Sanatçılara piyanoda Lilyana Todorova eşlik edecek.

Antalya Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği “Lucia Di Lammermoor” adlı opera son kez sanatseverlerle buluşacak.

İtalyan rejisör Vincenzo Grisostomi Travaglini’in yönetmenliğini yaptığı opera, 28 Nisan Cumartesi günü saat 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde opera sahnesinde sahnelenecek. Opera repertuvarının güçlü eserleri arasında yer alan G.Donizetti’nin 3 perdelik eser, güçlü bir kadın karakter “Lucia” üzerinde yoğunlaşıyor. Katolik ve protestanlar arasında din savaşlarının yaşandığı bir dönemi anlatan eser, güç savaşlarına da önemli bir vurgu yapıyor.

ANTDOB sanatçıları 30 Nisan Pazartesi günü saat 20.00’de Türk Bestecileri Konseri ile sanatseverlerle buluşacak.

William Shakespeare‘in ünlü eseri “Bir Yaz Gecesi Rüyası” balesi ise 2 Mayıs Pazar günü saat 20.00’deHaşim İşcan Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Müzikleri Felix Mendelssohn‘a ait eserin, proje ve koreografisi Mehmet Balkan’a, librettosu ise Şefik Kahramankaptan’a ait.

Ana teması aşk ve evlilik olan eser, karışık ilişkiler üzerinden bu iki kavramın komikliğine vurgu yapıyor.

-Anatlay Devlet Tiyatrosu-

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) Oyuncuları, bugün, yarın ve 28 Nisan’da Aziz Nesin’in “Toros Canavarı” adlı eserini sahneleyecek. Yönetmenliğini Ali Meriç’in üstlendiği “Toros Canavarı”nda Fatih Kahraman, Senem Şahin, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Zeliha Sırkıntı rol alıyor.

Mülayim bir memur emeklisi olan Nuri Sayaner ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez. Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü Oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan “Toros Canavarı” adıyla nam yapmışSeri Katil yerine emekli memur Nuri Bey polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişir.

ADT Oyuncuları 29 Nisan’da ise “Don Kişot” adlı çocuk Oyunu için sahne alacak. Cervantes‘in yazdığı, Özen Rodop’un Oyunlaştırdığı eseri, Ebru Kara yönetti. Oyunda Başak İşür, Erol Karayılan, Samet Kara, Çağdaş Çobanoğlu, Murat Çapar, Gizem Kutluyıl, Eray Ercan, Mehmet Çetin ile Ecem Gözpınar rol alıyor.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne bağlı Zübeyde Hanım Çocuk Sitesi’nde kalan 30 çocuğun yaptığı resimler, Antalya Müzesi Sanat Galerisi’nde 30 Nisan’a kadar görülebilir.

ADANA

Adana‘da Devlet Tiyatroları Sabancı UluslararasıAdana Tiyatro Festivali ile Seyhan Belediyesi 8.Geleneksel Çocuk Oyunları Festivali sona erecek.

Adana’da bu hafta 14. Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali ile Seyhan Belediyesi 8. Geleneksel Çocuk Oyunları Festivali sona erecek, Pamela, Yeni Türkü, Model ve Grup 84 birer konser verecek.

Devlet Tiyatroları Sabancı Uluslararası Adana Tiyatro Festivali kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu, yarın “Sırça Kümes” adlı oyunu seyircilerle buluşturacak.

Festival kapsamında son olarak, 28 ve 29 Nisantarihlerinde Çin Çocuk Operası “Küçük Kırmızı Çiçekler” adlı oyunu sahneleyecek. Festival, Hollanda’lı Close Act ekibinin 29 Nisan tarihinde Atatürk Parkı’nda başlayıp, Uğur Mumcu Meydanı’nda son bulacak “Pi-Leau” adlı sokak gösterisiyle sona erecek.

Seyhan Belediyesi 8. Geleneksel Çocuk Oyunları Festivali kapsamında, yarın Seyhan Kültür Merkezi’nde, son kez çocuk oyunları küçük seyircilerle buluşacak.

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası (ÇDSO) yarın Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro ve Konser Salonu’nda, şef Leonardo Martinez yönetiminde ve solist Ludmil Angelov’un piyanosu eşliğinde, Chopin ve Schubert’ten çeşitli eserler seslendirecek.

Ayrıca 27 Nisan tarihinde Lava Restoran Bar’da Dj. Cihat Uğurel ve Pick Up Bar’da rock şarkıcısı Pamela, 29 Nisan’da Doğal Park‘ta Yeni Türkü ve Sevinç Eratalay birer konser verecek.

Çukurova Üniversitesi (ÇÜ) Bahar Şenlikleri kapsamında ise ÇÜ Stadı’nda 2 Mayıs’ta Model Grubu, 3 Mayıs’ta ise Grup 84 sahne alacak.

MERSİN

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB) ise bu haftaki etkinlikler kapsamında “Mutlu Prens” adlı çocukmüzikalini sahneleyecek.

Oscar Wilde’ın aynı adlı romanından hareketle metnini Işık Noyan’ın yazdığı, müziği Hüseyin Cebi’ye aitçocuk müzikali 31 Mart Cumartesi günü Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Şebnem Özsaran’ın sahneye koyduğu, dekor ve kostüm tasarımını Çağda Çitkaya, koreografisini Tolga Ergen, Işık tasarımını İbrahim Avcı ve müzikal düzenlemesini Eser Taşkıran’ın yaptığı eserin şarkı sözleri Levent Güner’e ait.

MDOB’un deneyimli sanatçı kadrosuyla sahnelediği 2 perdelik çocuk oyununda, paylaşmanın erdemi, sorumluluk, yardımlaşma, sevgi, bağlılık, özveri ve dostluk gibi temel kavramlar yer alıyor.

11. Mersin Uluslararası Müzik Festivali’nin 30 Nisan’da gerçekleştirilecek açılışında, Budapeşte’den gelen Artemisia Oda Orkestrası Kültür Merkezi’nde gala konserİ verecek. Şef Alpaslan Ertüngelap yönetimindeki orkestraya, keman virtüözlerinden Cihat Aşkın ile flüt ustası Halit Turgay eşlik edecek.

Festival kapsamında 3 Mayıs Perşembe günü 35 ülkede sahnelenen “Zorba” balesi Mersinli sanatseverlerin beğenisine sunulacak. Her türlü acı ve sıkıntının üstesinden gelen bir yaşamın mesajını ileten bale, Mersin Devlet Opera ve Balesi tarafından Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

MALATYA

İzmir Devlet Tiyatrosu’nun ”Yer Altında” isimli oyunu, bu hafta Malatyalı tiyatroseverler için sahnelenecek.

Sema Göktaş’ın yazdığı, Tayfun Erarslan’ın yönettiği, fantastik bir öyküyü trajikomik bir biçimde ele alan oyunda, ”Dünyayı tehdit eden felaket senaryoları gerçekleşse, günümüz Türkiyesi’nde neler olurdu-” sorusuna eğlenceli bir dille yanıt aranıyor.
Eylemsiz aydın tavrının ince bir şekilde eleştirildiği oyunda, Canan Erener Şen, Fatih Özyiğit, Gerçek Özkök Yağcı, Zafer Öncül rol alıyor.
Sabancı Kültür Merkezi’nde sahnelenecekoyun, yarın saat 20.00’de, 27 NisanCumartesi günü saat 14.00 ve 20.00’de seyirciyle buluşacak.

GAZİANTEP VE KAHRAMANMARAŞ
İstanbul Devlet Tiyatrosu, “Opera Komik” adlı Oyunu, Kahramanmaraş ve Gaziantep’te sahneleyecek.

İstanbul Devlet Tiyatrosu, “Opera Komik” adlı Oyunu, Kahramanmaraş ve Gaziantep‘te sahneleyecek.

Nagle Jackson’ın yazdığı, Mutlu Güney’in yönettiği Oyunda, Paris’te 19. yüzyılda Bizet’in yeni operası Carmen’in açılış gecesinde yaşananları anlatıyor.

Dekor tasarımını Behlüldane Tor, giysi tasarımını Nalan Alaylı, ışık tasarımını Nejat Karaorman’ın hazırladığı Oyunda, H. Merih Atalay, Umut Demirdelen, Sevinç Erol, Mevra Ustaoğlu, Ebru Saçar, Nişan Şirinyan, Ergun Akvuran, Yusuf Atala, Burhan Yıldız, Erdoğan Aydemir, Şeyda Pektok ve Zeynep Alper rol alıyor.

“Opera Komik” adlı Oyun, bugün Kahramanmaraş Necip Fazıl Kısakürek Sahnesi’nde, 27-28 Nisan‘daGaziantep Onat Kutlar Sahnesi’nde izlenebilecek.

 

Türkiye, 16-18 Nisan tarihlerinde Çin’den devralacağı ”konuk ülke statüsü” ile Londra Kitap Fuarı’na katılacak.

londra kitap fuarı 2012

Türkiye, yayıncılık sektörünün önemli buluşma noktalarından birisi ve telif hakları alışverişi açısından büyük önem taşıyan Londra Kitap Fuarı’na katılıyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliği’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Londra Earls Court’ta 16-18 Nisan tarihlerinde düzenlenecek fuarın son gününde, Ulusal Komite üyelerinin katılımlarıyla Türkiye, ”konuk ülke statüsünü”Çin’den devralacak.

Türkiye fuarda toplam 230 metrekarelik stantla yer alacak. 2012 Londra Kitap Fuarı Türkiye açısından 2013 Konuk Ülke programının şekilleneceği edebi ve profesyonel buluşmalara ev sahipliği yapacak.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın koordinatörlüğünde çalışmalarını yapan Uluslararası Kitap Fuarları Türkiye Organizasyon Komitesi ve İstanbul Ticaret Odası işbirliğinde Türkiye Yayıncılar Birliği ve Basın Yayın Birliği üyesi 20 yayınevi, 7 telif hakları ajansı, sektörel meslek kuruluşları yöneticileri Londra Kitap Fuarı’na katılarak kendilerine ayrılan alanda Türkiye kitap pazarının genişlemesi için görüşmelerde ve tanıtımda bulunacak.
Yayınevleri kendilerine ayrılan bu bölümde eserlerini sergileyecekleri gibi uluslararası paydaşlarıyla görüşmelerini de yapabilecekler.

Londra Kitap Fuarı’na Türkiye heyetini temsilen Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Onur Bilge Kula,Ulusal Koordinatör Ümit Yaşar Gözüm, Türkiye Yayıncılar Birliği Başkanı ve Ulusal Komite Üyesi Metin Celal, Basın Yayın Birliği Başkanı ve Ulusal Komite Üyesi Münir Üstün, İstanbul Ticaret Odası Yönetim Kurulu Üyesi Mehmet Develioğlu katılacak. Heyet fuar süresince uluslararası yayıncılık dünyasının temsilcilerini ağırlayacak ve yeni konuk ülke programlarının temelini atacak.
Ayrıca, Türk edebiyatı yazarlarının telif haklarının satışında ve TEDA’nın tanıtımında önemli bir rol üstlenen Türk Telif Ajansları’nın fuara katılımlarına Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürlüğünce destek sağlandı.

Türkiye ulusal standında başta Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın prestij yayınları olmak üzere özel yayınevlerinin son dönem yayınlarından oluşan 2 bin kitaplık geniş açılımlı bir seçki sergilenecek. İTO’nun kurumsal standında İTO yayınlarından bir seçki sergilenecek.
Ayrıca fuar süresince fuar alanında ve Londra Yunus Emre Kültür Merkezi’nde profesyonel etkinlikler düzenlenecek. Ulusal Komite’nin davetlisi olarak fuara katılacak yazar Hakan Günday16 Nisan saat 10.00’da PEN Edebiyat Salonu’nda konuşacak.Ayrıca, yazar 18 Nisan günü saat 19.00’da Yunus Emre Kültür Merkezi’nde okuyucularla buluşacak.

Türk ve İngiliz yayıncıların katılımıyla Türkiye Kitap Pazarı üzerine bir sunumun yanı sıra, İngiltere British Council işbirliğinde Çeviri Edebiyat: Türkiye ve Ötesi başlıklı bir panel ve İngiltere Çevirmenler Merkezi işbirliğinde Çocuk Edebiyatı Çevirilerinin Desteklenmesi başlıklı etkinlik düzenlenecek.

 

TÜYAP ve Türkiye Yayıncılar Birliği’nin işbirliğiyle düzenlenen 17. İzmir Kitap Fuarı kapılarını ziyaretçilere açtı

17.izmir kitap fuarı

İzmir Uluslararası Fuar Alanı’nda düzenlenen 17. İzmirKitap Fuarı, Vali Yardımcısı Nevzat Ergün, Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Bilge Kula, TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı yazar Doğan Hızlan, Türkiye Gazeteciler Federasyonu ve İzmir Gazeteciler Cemiyeti Başkanı Atilla Sertel ve çok sayıda davetlinin katılımıyla açıldı.

Vali Yardımcısı Nevzat Ergün, törende yaptığı konuşmada, kitap fuarının kentin önemli bir ihtiyacı olduğunu ifade etti.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu da kişinin bilinçlenmesi için daha fazla kitap okuması gerektiğini, bilinçlendikçe doğruların geliştiğini söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Kütüphaneler ve Yayımlar Genel Müdürü Prof. Dr. Onur Bilge Kula ise Türkiye’de 3 bin 670 yayınevi bulunduğunu, bunlardan bin 300’ünün sürekliliği sağlamış yayınevlerinden oluştuğunu kaydetti. Türkiye’de 2009 yılı verilerine göre, 33 bin 342 kitap için ”ISBN” numarası aldığına kaydeden Kula, bu rakamın İngiltere’de 133 bin, Almanya’da 82 bin, İspanya’da 42 bin, Fransa ve İtalya’da ise 38 bin olduğuna dikkati çekti.

Kula, bakanlık olarak, edebiyatın çevirisine maddi destek verdiklerini, bu kapsamda bin eserin 42 dilde çevirisi yapılarak 52 ülkeye yayımlandığını belirterek, ”Edebiyatın üretiminin desteklenmesi çalışmaları kapsamında, 2013 yılından itibaren kurulacak 8 üyelik komisyonla belirlenen sanatçılara aylık ödemeler yapacağız. Edebiyatta üretkenlik ve çeşitlilik sağlanacak” dedi.
Fuarın bu yılki onur konuğu Yaşar Aksoy
İzmir Kitap Fuarı’nın bu yılki ”onur konuğu yazarı” Yaşar Aksoy ise insanlık tarihinin gelişimi ve etik değerlerine ilişkin 5 eserlik bir seri oluşturulsa bunun ilk sırasında Homeros’un İlyada’sı olacağını ifade ederek, Homeros’un vatanı İzmir’de milyonları kitapla buluşturan bir organizasyonun yapılmasından büyük mutluluk duyduğunu ifade etti.

Konuşmasında ”Ergenekon” davası kapsamında tutuklu bulunan CHP İzmir Milletvekili Mustafa Balbay’ın kendisine gönderdiği mektubu da okuyan Yaşar Aksoy’a tören sonunda, TÜYAP Kültür Fuarları Danışma Kurulu Başkanı Doğan Hızlan ve İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Kocaoğlu tarafından plaket ile Enver Ercan’ın kaleme aldığı ”Ege’de Zaman Yolcusu Yaşar Aksoy” kitabı takdim edildi.

Fuarın açılışının ardından, stantları dolaşan Kocaoğlu ile Türkiye Gazeteciler Federasyonu Başkanı Atilla Sertel, İzmir Gazeteciler Cemiyeti tarafından oluşturulan ”Balbay’a Özgürlük” standını ziyaret etti. Stantta, CHP İzmir Milletvekili Erdal Aksünger, CHP Denizli Milletvekilleri İlhan Cihaner ve CHP Parti Meclisi Üyesi Ercan Karakaş, Mustafa Balbay’ın kitaplarını onun yerine imzaladı.

Kocaoğlu, stant ziyaretinin ardından gazetecilere yaptığı açıklamada, adalet istediklerini, bu isteklerinin haksız yere tutuklu bulunan tek kişi kalmayana kadar devam edeceğini söyledi.

Sertel ise Türkiye’de 99 gazetecinin tutuklu bulunduğunu, sürelerinin uzunluğu nedeniyle tutukluluğun cezaya dönüştüğünü savundu.

İzmir’de 22 Nisan’a kadar açık kalacak fuara, 350 yayınevi ve sivil toplum örgütü katılıyor. Çok sayıda yazarın imza günleri ile yer alacağı fuarda, 120 etkinlik düzenlenecek. Fuarda, ayrıca yazar Sabahattin Ali’nin fotoğraflarından oluşan ”Bir Fotoğraf Camı Sergisi” ile ”Çizgilerle Erdal İnönü Karikatür Sergisi” de sanatseverlerle buluşacak.

 

‘İpek Yolu’nun Başlangıcı: Büyüleyici Çin’ temasıyla resmen başlayan ve bir yıl sürecek ‘2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı’ etkinlikleri sesini duyurmaya başladı. Önümüzdeki günlerde gerçekleşecek film ve tiyatro festivallerinde hatırı sayılır bir Çin etkisi var. İstanbul Film Festivali, Çin sinemasını özel bir bölümle ağırlayacak.

Türkiye Çin Kültür Yılı 2012

Çorap 2007 yılında sökülmeye başladı. İnsanların, ülkelerin, kültürlerin birbirlerini tanıması için en etkili yolun karşı tarafın sanatını yakından izlemek olduğuna inanan MORI Sanat Müzesi, 2007 yılında David Elliot küratörlüğünde çok ses getiren bir Çağdaş Çin Sanatı sergisi yaptı. O sırada Çin, 2008 Pekin Olimpiyatlarına hazırlanıyordu, ama ne hazırlanma… İşin ucunda dünya önünde görücüye çıkmak vardı ne de olsa… Yıllarca kendini dünyanın geri kalanından soyutlayan Çin için vakit, esrarengiz örtüleri kaldırıp efsaneleri anlatma vaktiydi. İstenen oldu: Tüm dünya olimpiyatların açılışını izledi ve herkes Çin’in gösterilerini, efsanelerini ve masallarını konuşmaya başladı.

Tam o sırada dünyanın öteki ucunda; UniCredit Art Banking Sorumlu Direktörü Domenico Filipponi’nin anlattığı üzere: “Lehman Brothers çöktü, kriz büyüdü, büyüdü… Ve 2008 sonunda sanat piyasasında büyük bir çöküş görüldü. Ama birileri bu krizi fırsata çevirdi. O birileri Çin’di. Hatta mesela, Çinli sanatçı Takashi Murakami’nin bir işi 12 Kasım 2008’de Christie’s New York’ta 3.442.500 dolara satıldı. Artık Avrupa ve ABD ana pazarlar değildi; üzerlerine 2007’de ilk üçe bile giremeyen Çin sanat piyasasının gölgesi yerleşti. Yoksa hâlâ Çinli ustaları tanımıyor musunuz? Artık zamanı; hatta sanatla ilgiliyseniz artık bu sizin için şart!”

70’TEN FAZLA ETKİNLİK

2012 Türkiye'de Çin Kültür Yılı

Ve şans ayağımıza geldi! Çinli ustaları, daha geniş bir ifadeyle Çin sanatını tanımamız için fırsat: ‘2012 Türkiye’de Çin Kültür Yılı’. ‘İpek Yolu’nun Başlangıcı: Büyüleyici Çin’ temasıyla geçtiğimiz aylarda resmen başlayan ve bir yıl sürecek dev ‘Kültür Yılı’ boyunca edebiyat, sanat, kültürel miras, sinema, akrobasi ve kukla sanatı gibi alanlarda İstanbul, Ankara, İzmir, Bursa, Antalya, Mersin ve Trabzon’da 70’den fazla etkinlik gerçekleşecek. Eylül’deki ‘Çin Modern Sanatlar Sergisi’ ile ‘Dunhuang Duvar Resimleri Sergisi’ne daha çok var ama İstanbul Modern Sinema’daki ‘Ejderha Yılı’ kutlamaları kapsamında Çin sinemasından 7 ayrı örnek mevcut. Film gösterimleri için yarın son gün. Programda Mai Jia’nın kitabından uyarlanan Kuo-Fu Chen’in casus filmi ‘Mesajlar’ (2009), yönetmen Teddy Chan’in Çin’in ilk başbakanını Hong Kong ziyareti sırasında korumak için girişilen operasyonu anlatan ‘Fedailer ve Suikastçiler’ (2009), Li Ke’nin popüler romanından Jinglei Xu yönetiminde sinemaya aktarılan romantik komedi ‘Du Lala’nın Terfisi’ (2010) ve bencil bir okul öğrencisi olan Long’un hayatının, zaman tünelinden geçerek 3.500 yıl öncesindeki Jinsha Krallığı’na yaptığı yolculukla nasıl değiştiğini anlatan, Daming Chen’in sevilen animasyonu ‘Jinsha Rüyası’ (2010) var.

Film festivalinde

özel bölüm

İstanbul Film Festivali programında ‘Çin Kültürü Yılı’na özel bir bölüm var. Dövüş sanatçılarının maceralarına odaklanan bölümün adı: ‘Bir Çin Sinema Geleneği: WuXia’. İzleyiciyle buluşacak 8 ayrı film arasında; Wong Kar-Wai’nin filmografisinde yer alan tek dövüş sanatı filmi ‘Zamanın Külleri’ dikkat çekiyor. 1994 yapımı film, eleştirmenlerce “fırça darbeleriyle yapılan bir tablo” olarak niteleniyor. Bir diğer yapım Ang Lee’nin 2001 yılında Altın Küre’de En İyi Yönetmen, Oscar’larda En İyi Görüntü, En İyi Müzik, Yabancı Dilde En İyi Film, En İyi Sanat Tasarımı ödüllerini alan ‘Kaplan ve Ejderha’. Bölüm kapsamında Zhang Yimou’nun iki filmi birden gösterilecek: 2004 yapımı ‘Parlayan Hançerler’ ve 2002 yapımı ‘Kahraman’.

Tiyatro festivalini

Çinli topluluk açacak

18. İstanbul Tiyatro Festivali, ön açılışını Çinli bir toplulukla yapıyor: Şanghay Şarkı ve Dans Topluluğu, 5 ve 6 Mayıs akşamları Fulya Sanat Merkezi’nde olacak. Pekin Operası ise 7-8 Mayıs akşamları Fulya Sanat Merkezi’nde sahneye çıkacak. 10 Mayıs Perşembe günü saat 18.00’de İstiklal Caddesi Tünel Meydanı’ndan başlayarak Galatasaray’a uzanacak Pekin Ejderha ve Aslan Sokak Tiyatrosu Gösterisi gerçekleşecek. Uçan ejderhalar ve aslanlarla yapılacak yürüyüşü, ilerleyen günlerde, Uçurtma Atölyesi izleyecek. Pekin’den gelecek üç ustanın yürüteceği Atölye başvuruları 15 Nisan’dan itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak formlarla alınacak.

 

JÜLİDE KARAHAN –  www.zaman.com.tr

9 güne 600 yazar

Bursa Kitap Fuarı 10. kez kapılarını açtı

Bu sene 10. yılını kutlayan Bursa Kitap Fuarı, Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi’nde Bursalı kitapseverlerle buluştu. Yoğun katılımla açılan fuar 9 gün boyunca 600 yazarı okurlarıyla bir araya getirecek.
Fuarın açılışı, Vali Yardımcısı Adnan Çakıroğlu, Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Abdullah Karadağ, milletvekilleri, Tüyap Bursa Fuarcılık AŞ Genel Müdürü İlhan Ersözlü, Türkiye Yayıncılar Birliği Genel Sekreteri Kenan Kocatürk, yazar Doğan Hızlan tarafından gerçekleştirildi. Açılış öncesi 10 yıl anısına pasta kesildi.
Tüyap Bursa Fuarcılık AŞ Genel Müdürü İlhan Ersözlü, teması ‘Bursa’yı Yazmak’ olarak belirlenen fuara, 270 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katıldığını söyledi. Ersözlü, 9 gün süresince 76 kültür etkinliği ve imza günlerinde 600 yazarın okurlarıyla bir araya geleceğini vurguladı.

İLK GÜN YOĞUNLUK YAŞANDI
İlk gün olmasına rağmen kitapseverler fuara adeta akın etti. Yoğun kalabalığın gözlendiği fuarda vatandaşlar aradıkları kitapları bulmanın mutluluğunu yaşadı. Çocuklarıyla birlikte gelen kimi aileler ise ilginç görüntüler oluşturdu. Vatandaşlar, fuarın güzelliğinden bahsederken kitapların pahalı olmadığını dile getirdi.
Fuar kapsamında Osman Can, Mustafa Armağan, Mehmet Emin Ay, Şamil Tayyar, Mehmet Altan, Okay Tiryakioğlu, Ahmet Günbay Yıldız, Bejan Matur, Gülten Dayıoğlu, Üstün Dökmen, Muzaffer İzgü, Can Dündar, Cemil Kavukçu, Murat Gülsoy, İpek Çalışlar, Ayfer Tunç, Ahmet Ümit, Mine Soysal, Sedat Sever, Yekta Kopan, Işık Öğütçü, Füsun Önal, Cüneyt Ülsever, Canan Tan, Doğu Yücel, Zeynep Oral, Haluk Şahin, Sevil Atasoy ve birçok şair, yazar, bilim insanı okuruyla buluşacak.

BURSA’YI YAZMAK SERGİSİ AÇILDI
Fuar kapsamında, edebiyatta Bursa izlerini, Bursa hakkında yazılmış şiirleri, kitapları, romanları, gezi notlarını içeren kapsamlı bir sergi düzenlendi. Fuarın 10. yılı dolayısıyla gerçekleştirilen ‘Bursa’yı Yazmak’ sergisi, ilk kez Bursalı okurlarla buluştu. Kitap fuarının 10. yılı onuruna bir de kitap katalogu hazırlandı.

HOLLANDA BURSA KİTAP FUARINDA
31. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı’nın onur konuğu olan Hollanda, bütün yıla yayılan etkinlikler kapsamında, Bursa Kitap Fuarı’na da katıldı. Hollanda standında, Hollanda edebiyatından Türkçeye çevrilen kitaplar yer aldı.
Girişlerin ücretsiz olduğu fuar, 10-17 Mart tarihleri arasında 10.00-19.30, kapanış günü olan 18 Mart tarihinde ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.