Şunun için etiket arşivi: dünya müziği

Kültür ve sanat hayatımızı dopdolu programlarıyla 12 yıldır renklendiren İş Sanat, 13. sezonunda da sanatseverlere özel projelerle merhaba diyor. İş Sanat geçtiğimiz aylarda genç yaşta aramızdan ayrılan İş Sanat Yönetmeni Meriç Soylu’nun imzasını taşıyan programıyla 13. sezonunda değerli yönetmenini anıyor.

İstanbullu sanatseverlerin buluşma noktası olan İş Sanat 13. sezonuna 17 klasik müzik, 6 caz, 6 dünya müziği, 7 yerli proje, 3 dans gösterisi, 5 şiir dinletisi ve 8 çocuk gösterisinden oluşan dopdulu bir program ile başlıyor.

Sanat tutkunlarının her yıl büyük beğenisini kazanan ve hafızalara kazınmış geçmiş sezonları gibi, İş Sanat yeni sezonunda da dünyaca ünlü sanatçı ve topluluklar ile ülkemizin önde gelen sanatçılarını ağırlayacak. .

İş Sanat 2012-13 sezonunda, müziğe olan tutkusuyla sanatseverleri 6 yıldır birinci sınıf etkinliklerle buluşturmak için üstün bir gayret gösteren, sezonun programını hazırlayan Meriç Soylu’yu anıyor.

YENİ SEZON “PİYANONUN ŞEYTANİ MELEĞİ” İLE BAŞLAYACAK

Sanatseverlere bu yıl 13. kez kapılarını açacak olan İş Sanat, 3 Kasım Cumartesi günü şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan Filarmoni Orkestrası’nın, 1995 yılında kazandığı 5. Roma Uluslararası Piyano Yarışması Birincilik Ödülü sonrasında İtalyan basınının “Piyanonun Şeytani Meleği” diye bahsettiği, Emre Şen’e eşlik edeceği konserle açacak.

İş Sanat’ın yeni sezonunda soprano Simone Kermes, piyanist Paul Lewis, klarnet sanatçısı Martin Fröst ile piyanist Lisa de Salle ve cazın sıradışı üçlüsü The Puppini Sisters ilk kez Türk izleyicisiyle buluşacak. İş Sanat ayrıca Giardano Dance Chicago ve dünyaca ünlü koreograf ve dansçı Benjamin Millepied’nin topluluğu L.A. Dance Project’in Türkiye’deki ilk gösterilerine de ev sahipliği yapacak.

LUZ CASAL, IMA, MARIZA…

İspanyol müziğinin başarılı temsilcilerinden Luz Casal, Kanadalı genç yıldız sanatçı Ima, dünyaca ünlü Flamenko gitaristi Paco Pena, fado müziğinin genç temsilcilerinden Carminho, Yunanistan’da “Şarkıların Yüce Tanrıçası” olarak anılan diva Marinella ve fadonun kraliçesi Mariza dünya müziğinin farklı renklerini İş Sanat sahnesine taşıyacak.

YİNE KLASİK MÜZİĞİN DEV İSİMLERİNİ AĞIRLAYACAK

Bu yıl 65. yaşını kutlayacak olan ünlü çellist Mischa Maisky, kızı Lily ve oğlu Sascha Maisky, “piyano dâhisi” olarak anılan Arcadi Volodos, bir buçuk yıllık bir aradan sonra tekrar sahnelere dönen piyanonun aranan isimlerinden Piotr Anderszewski ve ülkemizin yetiştirdiği en önemli piyanistlerden Gülsin Onay’ın yanı sıra parlak genç piyanist Lise De La Salle, kemanın yıldız isimleri Isabella Faust, Hilary Hahn Janine Jansen ve Patricia Kopatchinskaja öne çıkan isimlerden yalnızca bir kaçı. Prag Filarmoni Camerata Salazburg, Die Deutsche Kammerphilarmonie Bremen, Berlin Oda Orkestrası, Bavyera Radyo Oda Orkestrası da İş Sanat sahnesinde müzik ziyafetine imza atacak dünyaca ünlü orkestralar arasında yer alıyor. Strauss Festival Orchestra Vienna ise yine unutulmaz yeni yıl konserleri gerçekleştirecek.

CAZ TUTKUNLARI BULUŞACAK

Cazın efsane haline gelmiş isimlerinden David Murray ve Macy Gray dünya turneleri kapsamında caz tutkunlarının karşısında olacak. Kenny Garret Quartet, The Puppini Sisters, Hiromi Trio Project, Kurt Elling ve Michel Camilo Flamenko gitaristi Tomatito ile İş Sanat sahnesinde unutulmaz konserlere imza atacak.

Kaynak :[-]

Kültür ve sanat hayatımızı dopdolu programlarıyla 12 yıldır renklendiren İş Sanat, 13. sezonunda da sanatseverlere özel projelerle merhaba diyor.

İş Sanat geçtiğimiz aylarda genç yaşta aramızdan ayrılan İş Sanat Yönetmeni Meriç Soylu’nun imzasını taşıyan programıyla 13. sezonunda değerli yönetmenini anıyor.

İş Sanat her yıl olduğu gibi bu sezonda da dünyaca ünlü müzisyen, orkestra ve toplulukları ağırlayacak ve adeta yıldız yağmuruna sahne olacak. Yine pek çok sanatçı İş Sanat aracılığıyla ilk kez Türk izleyicisiyle buluşacak. Yeni sezona 3 Kasım’da piyanist Emre Şen’in solist olarak yer alacağı Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası konseri ile görkemli bir başlangıç yapmaya hazırlanan İş Sanat, sanat tutkunlarına klasikten caza, gelenekselden dünya müziğine, danstan şiir dinletilerine elliyi aşkın etkinlikle dolu bir sezon vaat ediyor.

İstanbullu sanatseverlerin buluşma noktası olan İş Sanat 13. sezonuna 17 klasik müzik, 6 caz, 6 dünya müziği, 7 yerli proje, 3 dans gösterisi, 5 şiir dinletisi ve 8 çocuk gösterisinden oluşan dopdulu bir program ile başlıyor. Sanat tutkunlarının her yıl büyük beğenisini kazanan ve hafızalara kazınmış geçmiş sezonları gibi, İş Sanat yeni sezonunda da dünyaca ünlü sanatçı ve topluluklar ile ülkemizin önde gelen sanatçılarını ağırlayacak. Sanatseverler dünyada ayakta alkışlanan projelerin yanı sıra İş Sanat için oluşturulmuş özel projeleri izleme imkânı bulacak.

İş Sanat ailesi bu yıl bir taraftan dünyadan ve ülkemizden birbirinden değerli sanatçı ve toplulukları çok özel projelerle sanatseverlerle buluşturacak olmanın heyecanını, diğer taraftan İş Sanat’ın çok değerli Yönetmeni Meriç Soylu’yu zamansız kaybetmenin üzüntüsünü yaşıyor. İş Sanat 2012-13 sezonunda, müziğe olan tutkusuyla sanatseverleri 6 yıldır birinci sınıf etkinliklerle İş Sanat çatısı altında buluşturmak için üstün bir gayret gösteren, vizyonu, disiplini ve nezaketiyle herkesin sevgi ve takdirini kazanan, sezonun programını hazırlayan Meriç Soylu’yu anıyor.
Yeni sezon “Piyanonun Şeytani Meleği” ile başlayacak

Sanatseverlere bu yıl 13. kez kapılarını açacak olan İş Sanat, 3 Kasım Cumartesi günü şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan Filarmoni Orkestrası’nın, 1995 yılında kazandığı 5. RomaUluslararası Piyano Yarışması Birincilik Ödülü sonrasında İtalyan basınının “Piyanonun Şeytani Meleği” diye bahsettiği, Emre Şen’e eşlik edeceği konserle açacak.

İş Sanat’ın yeni sezonunda soprano Simone Kermes, piyanist Paul Lewis, klarnet sanatçısı Martin Fröst ile piyanist Lisa de Salle ve cazın sıradışı üçlüsü The Puppini Sisters ilk kez Türk izleyicisiyle buluşacak. İş Sanat ayrıca Giardano Dance Chicago ve dünyaca ünlü koreograf ve dansçı Benjamin Millepied’nin topluluğu L.A. Dance Project’in Türkiye’deki ilk gösterilerine de ev sahipliği yapacak.

Her yıl olduğu gibi bu sezonda da dünya müziğinin en güzel örnekleri sanatseverlerle İş Sanat çatısı altında buluşacak. İspanyol müziğinin başarılı temsilcilerinden Luz Casal, Kanadalı genç yıldız sanatçı Ima, dünyaca ünlü Flamenko gitaristi Paco Pena, fado müziğinin genç temsilcilerinden Carminho, Yunanistan’da “Şarkıların Yüce Tanrıçası” olarak anılan diva Marinella ve fadonun kraliçesi Mariza dünya müziğinin farklı renklerini İş Sanat sahnesine taşıyacak.

Klasik müzik tutkunlarının kaçırmaması gereken yeni sezon programı ise yine birbirinden değerli isim ve topluluklarla dikkat çekiyor. Bu yıl 65. yaşını kutlayacak olan ünlü çellist Mischa Maisky, kızı Lily ve oğlu Sascha Maisky, “piyano dâhisi” olarak anılan Arcadi Volodos, bir buçuk yıllık bir aradan sonra tekrar sahnelere dönen piyanonun aranan isimlerinden Piotr Anderszewski ve ülkemizin yetiştirdiği en önemli piyanistlerden Gülsin Onay’ın yanı sıra parlak genç piyanist Lise De La Salle, kemanın yıldız isimleri Isabella Faust,  Hilary Hahn Janine Jansen ve Patricia Kopatchinskaja öne çıkan isimlerden yalnızca bir kaçı. Prag Filarmoni Camerata Salazburg, Die Deutsche Kammerphilarmonie Bremen, Berlin Oda Orkestrası, Bavyera Radyo Oda Orkestrası da İş Sanat sahnesinde müzik ziyafetine imza atacak dünyaca ünlü orkestralar arasında yer alıyor. Strauss Festival Orchestra Vienna ise yine unutulmaz yeni yıl konserleri gerçekleştirecek.

İş Sanat bu sezon caz konserleriyle de adından sıkça söz ettirecek. Cazın efsane haline gelmiş isimlerinden David Murray ve Macy Gray dünya turneleri kapsamında caz tutkunlarının karşısında olacak. Kenny Garret Quartet, The Puppini Sisters, Hiromi Trio Project, Kurt Elling ve Michel Camilo Flamenko gitaristi Tomatito ile İş Sanat sahnesinde unutulmaz konserlere imza atacak.

İş Sanat dünyanın en önemli müzisyenlerinin yanında ülkemizin birbirinden değerli sanatçı ve topluluklarını da İş Sanat’a özel projelerle sahnesinde ağırlayacak. Sevilen rock grubu Duman, nu-metal tarzının ülkemizdeki en parlak temsilcilerinden Manga, Kervansaray Halkların dansları ve müzikleriyle Yarkın Ritim Grubu ve yepyeni bir projeyle Şevval Sam sevenleriyle İş Sanat’ta buluşacak.

Şiir dinletileri bu sezonda da İş Sanat’ın vazgeçilmez etkinlikleri arasında yer alacak. Büyük ustaların unutulmaz dizeleri bu sezonda da birbirinden değerli tiyatro sanatçılarının sesiyle İş Sanat’ta yankılanacak.

İş Sanat minik izleyicileri için de dopdolu bir program hazırlayarak bu sezonda da Çocuklar için Notada Yazmayanlar, Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler ve Çocuklar İçin Öylesine Bir Dinleti gösterili ile onları müzikle harmanlanmış masalsı dünyalara taşıyacak.
Yıldızlar Türk seyircisiyle yine ilk kez İş Sanat’ta buluşacak

Kurulduğu yıldan bu yana sahnesinde ağırladığı sanatçılar ve ev sahipliği yaptığı etkinliklerle kültür-sanat dünyasında bir marka haline gelen İş Sanat, 13. sezonunda yine özel isimleri ilk kez Türk seyircisiyle buluşturuyor. Soprano Simone Kermes, piyanist Paul Lewis, klarnet sanatçısı Martin Fröst ve piyanist Lise de la Salle gibi klasik müzik sahnelerinin en parlak isimlerinin yanı sıra 1940/50’li yılların caz ve pop müziği yorumlarıyla isimlerinden bolca söz ettiren The Puppini Sisters Türkiye’deki ilk performanslarını İş Sanat sahnesinde gerçekleştirecek. İş Sanat ayrıca Giardano Dance Chicago ve Black Swan (Siyah Kuğu) filmiyle ünlüler kervanına katılan Fransız dansçı ve koreograf Benjamin Millepied’nin dans projesi L.A. Dance Project’in  Türkiye’deki ilk gösterilerine ev sahipliği yapacak.

Gerek çok yönlü yeteneği gerekse karizmatik kişiliğiyle günümüzün en önemli enstrümantalistlerinden biri olan İsveçli klarnet virtüözü Martin Fröst, İş Sanat’ta sezonun en çarpıcı konserlerinden birini gerçekleştirecek. Philharmonia Orkestrası, Los Angeles Filarmoni,Avrupa Oda Orkestrası, Viyana, BBC ve Yomiuri Nippon Senfoni Orkestrası gibi uluslararası alandaki pek çok önemli toplulukla performans sergileyen Fröst, Türkiye’deki ilk konserini 2 Nisan Salı akşamı İş Sanat’ta verecek. Sadece başlıca klarnet eserlerine değil aynı zamandamüzikal yaratıcılığa yeni keşifler getirme tutkusuyla geniş bir repertuara sahip sanatçıya bugün Münih’in müzik hayatının önemli bir parçası olan Bavyera Radyo Oda Orkestrası eşlik edecek.

Zamanımızın en iyi Beethoven yorumcularından kabul edilen Paul Lewis Almanya’nın en geleneksel topluluklarından Berlin Oda Orkestrası eşliğinde yine ilk kez İş Sanat sahnesinde performans sergileyecek isimlerden. Kaydettiği komple Beethoven Sonatlarla çok az piyanistin ulaşabildiği saygın bir konuma yerleşen İngiliz sanatçı, bugün kendi kuşağının önde gelen piyanistlerinden biri olarak gösteriliyor.

Büyüleyici şiirselliği ve baş döndürücü tekniğiyle eleştirmenleri defalarca kendine hayran bırakan etkileyici piyanist Lise De La Salle, ilk konserini Fransa Ulusal Radyosu’nda henüz 9 yaşında verdi.  İlk konseriyle klasik müzik dünyasına yeni bir yıldızın doğduğunun sinyallerini veren sanatçı bugün Avrupa, ABD ve Asya’nın en seçkin müzik merkezlerinde konserler vererek göz alıcı bir uluslararası kariyer sürdürüyor. Lise De La Salle’a yeni sezonda 2011’de Gramophone dergisi tarafından “Büyüklüğün Eşiğinde” on genç şeften biri olarak adlandırılan Jakub Hruša şefliğindeki Prag Filarmoni eşlik edecek.

Dünyada nefes kesen dans gösterileri ilk kez İş Sanat’ta

Amerika’nın ünlü caz topluluğu Giordano Dance Chicago iki muhteşem gösteriyle ilk kez İstanbul’a geliyor. 2004 yılında “Ron De Jesus’ Prey” adlı gösterileriyle Chicago Dans Ödülü’ne layık görülen ve Dans Dergisi’nin “katıksız bir dans sevinci patlamasıyla seyirciyi nefessiz bıraktı…” yorumunu yaptığı Giordano Dance Chicago, yüksek enerjisi ve yüksek tesirli performansıyla 5 ve 6 Nisan tarihlerinde iki gösteriyle İş Sanat’ta izleyicinin nefesini tutacağı görsel bir şölen sunacak.

Bu sezonun bir diğer dans gösterisi ünlü Fransız koreograf ve dansçı Benjamin Millepied’in yönettiği L.A. Dance Project tarafından gerçekleştirilecek. Yeni eserler yaratmayı ve yeni ufuklar açan geçmiş işbirliklerini canlandırmayı amaçlayan projenin mimarı olan 34 yaşındaki Millepied, günümüzün en rağbet gören koreograflarından. 2010 yılında Natalie Portman ile rol aldığı ve aynı zamanda koreografisini yaptığı Black Swan (Siyah Kuğu) filmiyle ünlüler kervanına katılan Millepied, zarafet ve maharet dolu koreografilerinden dolayı eleştirmenler tarafından övülürken, çok sayıda dansçı ile karmaşık hareketler sahnelemedeki olağanüstü yeteneğiyle de dikkat çekiyor. Sanatsal deneyselliğe kendini adamış birinci sınıf bir çağdaş bale topluluğu olan L.A. Dance Project ve Benjamin Millepied muhteşem bir gösteriyle 10 Mayıs Cuma akşamı İş Sanat seyircileriyle buluşuyor.

İş Sanat yine klasik müziğin dev isimlerini ağırlayacak

İş Sanat 13. sezonunda da dünyanın önde gelen klasik müzik topluluklarını, şeflerini ve başarılı solistlerini klasik müzik tutkunlarıyla buluşturmaya devam edecek.

Bu yıl 65. yaşını kutlayan çellonun yaşayan efsanesi Mischa Maisky’yi kızı Lily Maisky ve oğlu Sascha Maisky ile aynı sahnede buluşturan ve sezonun en iddialı etkinlikleri arasında yer alan bu görkemli konser aynı zamanda 2010 Moskova Paganini Yarışması birincisi Kristóf Baráti’nin yönetiminde genç ve dinamik topluluk Macar Oda Orkestrası’na da ev sahipliği yapıyor.

İtalyan dönem müziğinin günümüzün en önemli temsilcilerinden L’Opera Stravagante, Aralık ayında renkli bir repertuarla İş Sanat sahnesinde olacak. Özellikle 17. ve 18. yüzyıl Venedikmüziğine odaklanan, antik müzikleri keşfetme arzusu duyan topluluk bugüne kadar çok sayıda ünlü solistin yanı sıra pek çok kez eşlik ettiği, dramatik koloratur rollerin uluslararası en çok aranan isimlerinden Alman soprano Simone Kermes ile bir kez daha aynı sahneyi paylaşacak.

Ocak ayında kendi jenerasyonunun en önemli piyanistlerinden biri olan Piotr Anderszewski, bugün tamamen geleneksel bir oda orkestrasının olgunluğuna ulaşan Camerata Salzburg’la muhteşem bir konsere imza atacak.

Şubat ayında dünyanın en seçkin oda orkestralarından Academy of St Martin in the Fields kemanın genç virtüözlerinden Janine Jansen ile aynı sahnede buluşuyor. Bartok ve Akademi’nin uzmanlık alanı olan Mozart’ın eserlerinin seslendirileceği gecede Jansen’in parlak tekniğiyle ustalıkla işleyeceği konçertolar izleyiciye eşsiz bir Mozart deneyimi yaşatacak. Adeta yıldızlar geçidine sahne olacak Şubat ayında Ivor Bolton’un şefliğinde performans sergileyecek olan Die Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ise yorumculuğuyla seyircisini her daim kendine hayran bırakan piyanist Gülsin Onay’a eşlik edecek. İş Sanat, Moldova’nın yükselen yıldızı Patricia Kopatchinskaja’yı 2010 yılında BBC Müzik Dergisi Ödülü’ne layık görülen Beethoven keman konçertosu yorumuyla sahnesinde ağırlayacak. Kemancı Philippe Herreweghe yönetimindeki Orchestre des Champs-Elysees ile sahneyi paylaşacak.

1997’de prestijli Victoires de la Musique ödüllerinde Yılın En İyi Enstrümancısı seçilen Emmanuel Pahud, bu yıl yarım asırlık tarihini kutlayan Franz Liszt Oda Orkestrası ile Mart ayında İş Sanat’ın konuğu olacak. Zamanımızın en iyi Beethoven yorumcularından kabul edilen Paul Lewis Almanya’nın en geleneksel topluluklarından Berlin Oda Orkestrası eşliğinde Mart ayında konser verecek olan bir diğer isim.

İş Sanat’ın heyecanla beklenen Virtuoso kuşağı bu sene de çok özel isimleri ağırlıyor

İş Sanat’ın klasikleşen Virtuoso serisinin bu sezonki ilk konserini müzik otoriteleri tarafından  “Piyano Dâhisi” olarak anılan ünlü piyanist Arcadi Volodos gerçekleştiriyor. Piyanonun tuşlarına ilk kez 8 yaşındayken dokunan Volodos bugün en saygın müzisyenler arasında gösteriliyor.

Virtuoso kuşağı, ikinci konserinde birbirinden muhteşem üç müzisyeni İş Sanat sahnesinde bir araya getiriyor. Kemanda Isabelle Faust, piyanoda Alexander Melnikov’un yer alacağı konserde Alexander Rudin çellosuyla dinleyicileri büyülemeye hazırlanıyor.

Grammy ödüllü Hilary Hahn ve Cory Smythe ikilisi harika bir Beethoven ve Bach gecesi ile 2013yılının ilk konserinde izleyici karşısında olacak. Sezonun son Virtuoso konseri ise kontrtenor Andreas Scholl ve piyanist Tamar Halperin tarafından gerçekleştirilecek.  18.yüzyılın en ünlü kastratolarından Senesino’nunki ile aynı ses aralığına sahip Scholl üstün yeteneği ve kusursuz performansıyla dikkat çekiyor.

Strauss Festival Orchestra Vienna bu yıl da 2013’ü İş Sanat’ta karşılıyor

Her yıl büyük beğeni toplayan TV konserleri, müzik festivallerindeki sayısız parlak performansları ve dünyanın birçok yerinde yankı uyandıran konserleriyle geleneksel Viyana müziğinin otantik yorumcusu olarak benimsenen Strauss Festival Orchestra Vienna yine muhteşem bir programlayılbaşı heyecanına ortak oluyor. Topluluk şef Peter Guth yönetiminde sahneye çıkacak. Aynı Johann Strauss’un kendi döneminde yaptığı gibi Büchler’in kemanını çalarak yöneteceği konserin solistleri mezzosoprano Stella Grigorian ve tenor Sebastian Reinthaller. Viyana’nın bu köklü ve seçkin senfonik topluluğuna kaçırılmaması gereken bu özel gecede iki başarılı dansçı renkli gösterileriyle eşlik edecek.

Caz tutkunları yine İş Sanat’ta buluşacak

İş Sanat her yıl olduğu gibi bu yıl da iddialı bir caz programıyla efsane isimleri sahnesinde ağırlıyor. Otuz yılı aşan görkemli kariyerinde alto saksafonda kendi kuşağının en önemli isimlerinden biri haline gelen Kenny Garrett sezonun ilk caz konserini gerçekleştirecek. Grammy ödüllü Garret, Benito Gonzales (piyano), Corcoran Holta (bas), Marcus Baylor (davul), Rudy Bird’den (perküsyon) oluşan quartetiyle birlikte 13 Kasım Salı akşamı sahne alacak.

Kasım ayında ise serbest cazın önde gelen isimlerinden saksafoncu David Murray ile R&B ve Soul’un parlak sesi Macy Gray “Stomping and Singin’ the Blues” projesiyle sezonun en önemli müzik olaylarından birine imza atacak.

Bu sezonun kuşkusuz en çok ses getirecek konserlerinden biri de Marcella Puppini, Terrianne Passingham ve Kate Mullins’ten oluşan sıradışı vokal topluluk The Puppini Sisters’in konseri olacak. 1940’ların Amerikan caz klasiklerinin en sevilen şarkılarını son albümleri Hollydod’da bir araya getiren The Puppini Sisters dönemin en parlak Hollywood aktrislerini andıran eşsiz tarzları ile de göz kamaştıracak.

Cazın çılgın kızı Hiromi de yeni sezonda İş Sanat’ta olacak. Akılları baştan alan tekniği, enerji dolu canlı performansları ve post-bop, prograssive rock, klasik ve fusion gibi çok çeşitli türleri harmanladığı müziğiyle caz standartlarına kafa tutan genç sanatçı yapıtlarıyla müzisyenlik ve besteciliği daha önce eşi görülmemiş seviyelere çıkarıyor. Tutkulu ve kışkırtıcı müziğiyle caz müziğinde daha şimdiden kendine özgü bir yer edinen Hiromi, The Trio Project konserinde basçı Anthony Jackson ve davulcu Simon Phillips ile birlikte izleyiciyi büyüleyecek.

Dünyanın önde gelen caz vokalistlerinden Kurt Elling Türkiye’nin seçkin Big Band topluluğu İstanbul Superband ile bir araya geliyor. Elling bu muhteşem müzik yolculuğunda repertuarına enfes doğaçlamalara, scat ve konuşmalara yer veriyor. Aycan Teztel’in kurucusu olduğu ve şefliğini yaptığı bu keyifli topluluk dinleyenleri cazın büyülü ve sınırsız dünyasında yolculuğa çıkaracak.

İş Sanat’ın caz serisi iki usta müzisyen Michel Camilo ve Tomatito’nun çok ses getiren üçüncü ortak projesi olan Spain Forever ile sona erecek. Farklı müzikal dünyalara ait olmalarına rağmen pek çok ortak noktada buluşarak caz ve flamenkonun engin sınırlarında gezinen Camilo ve Tomatito, iki usta arasındaki göz kamaştıran müzikal diyalogu müzikseverlerle buluşturuyor. Kendi kuşağının önde gelen flamenko gitaristi olan Tomatito’nun ve zengin caz armonileriyle tatlandırdığı ezgileri Karayip ritimleri ve olağanüstü tekniğiyle birleştirmesiyle tanınan Grammy ve Emmy ödüllü Michel Camilo’nun müthiş uyumuyla dinleyicilerde büyük heyecan uyandıran Spain Forever iki yakın arkadaşın sıcaklığı ve samimiyetini sahneye taşıyor.

Dünyanın en renkli ezgileri İş Sanat sahnesinde yankılanacak

13. sezonda dünya müziği serisinin ilk konuğu muhteşem sesiyle Luz Casal olacak. İspanyol pop, rock şarkıcısı Luz Casal muhteşem sesi ve özel programıyla müzikseverlere unutulmayacak birAkdeniz gecesi yaşatacak.

Dünyanın önde gelen flamenko gitaristlerinden biri olan Paco Pena tutkuyla çaldığı gitarıyla Aralık ayında İş Sanat sahnesinde müzikseverlerle buluşacak. Ocak ayında ise Ariel Ardit ve kurucusu olduğu Orquesta Típica topluluğu tango ateşiyle izleyenlerin içini ısıtacak. ÜlkesiArjantin’de birçok performans sergileyen, sadece sesiyle bile dinleyiciye balo salonundaymış hissi veren Ariel Ardit, bu özelliğiyle halk tarafından ‘Benzersiz Bir Yorumcu’ olarak nitelendiriliyor.

Kanadalı genç şarkıcı Ima, tutku dolu sesi ile Baila, Smile, Precious albümlerini seslendirmek üzere İş Sanat sahnesinde olacak. En son “To Love Somebody” isimli single’ını sevenlerin beğenisine sunan müzisyen Türkiye’de de oldukça geniş bir hayran kitlesine sahip.

İş Sanat’ın dünya müziği programında yer alacak isimlerden biri de Fado’nun genç temsilcilerinden Carminho. 2005 yılında Premio Amalia Revelaçao ödülünü alan, 2007 yılında Carlos Suara’nın yönettiği “Fados” filminde büyük bir başarı sergileyen sanatçının performansı dünya müziği programında kaçırılmaması gereken konserler arasında gösteriliyor.

İş Sanat’ta divalar

İspanyol diva Luz Casal’ın ardından Latin Grammy ödüllü Mariza Mart ayında bir kez daha İş Sanat seyircisiyle buluşacak. 2001 yılında Fado em Mim isimli ilk albümünü dinleyici ile buluşturan Mariza, bin kopyanın üstün başarı sayıldığı müzik piyasasında 140 bin kopya ile bir dünya yıldız haline geldi.

İş Sanat dünya müziği programına bir diva ile son veriyor. Yunan tavernalarına yeni bir anlayış kazandıran, günümüz şarkıcılarına ilham veren, Yunanistan’da ‘Şarkıların Yüce Tanrıçası’ diye anılan Marinella yerel şarkılarının ağırlıklı olduğu kadar laika, pop, blues ve caz türlerini barındıran repertuarı ile İş Sanat seyircisine unutulmayacak bir konser deneyimi yaşatacak.

İş Sanat’ın vazgeçilmezi: Yerli Konserler

İş Sanat yerli konserlerinin bu sezonki açılışını günümüzün en popüler alternatif rock gruplarından biri olan Duman ile yapıyor. Duman 29 Kasım’da en sevilen şarkılarını hayranlarıyla birlikte İş Sanat’ta seslendirecek.

Türkiye’de nu-metal tarzını benimseyen ilk grup olma özelliği taşıyan, beş ayrı karakteri, beş ayrı müzik zevkini ve beş ayrı duruşu benimseyen Manga, sevenleriyle İş Sanat’ta buluşan bir diğer grup.

Yarkın Ritim Grubu’nun “Kervansaray Halkların Müzikleri ve Dansları” projesi ise sezonun en heyecan veren etkinliklerinden biri olacak. Geçtiğimiz yıllarda birçok kez İş Sanat’ın konuğu olan Yarkın Ritim Grubu bu kez farklı bir müzik ve dans deneyimiyle izleyici karşısında olacak. Kervansaray Halkların Müzikleri ve Dansları projesi ile farklı kültürlerin melodilerinin yanı sıra türküler, popüler şarkılar ve Türk müziğinde sözlü ve enstrümantal parçaları yorumlayan topluluk zaman zaman çok sakin, zaman zaman romantik, zaman zaman da çok eğlenceli bir repertuar sunacak.

Bugüne kadar dâhil olduğu her projede adından başarıyla söz ettiren Şevval Sam 25 Nisan’da İş Sanat sahnesinde müzikseverlerle buluşacak. Sam kadife sesiyle bu yıl Kartpostallardaki İstanbul’un Musikisi’ni yorumlayacak. .

Kendi paketlerinizi oluşturun, indirimlerden yararlanın

İş Sanat’ın Kasım ayı etkinlikleri ve Klasik, Caz, Dans broşüründe yer alan toplam 24 etkinliğin biletleri öncelikli olarak 01 Ekim’de satışa çıkıyor. İş Sanat, bu sene de geçtiğimiz sene olduğu gibi sezonun tüm klasik müzik, caz konserleri ve dans gösterilerini indirimli olarak satışa sunuyor, ayrıca izleyicilerin paketlerini kendilerinin oluşturmalarına imkân sağlıyor. 5 etkinliğe bilet alan izleyiciler için %10, 10 etkinliğe bilet alan izleyiciler için %15, 15 etkinliğe bilet alan izleyiciler için %20 indirim imkânı sağlanıyor.

Öğrenciler için özel fiyat

İş Sanat bu sezon da öğrenciler için sunduğu özel fiyat uygulamasını sürdürüyor. Her konserde konserin fiyatı ne olursa olsun değişmeyecek olan öğrenci  biletleri yine sınırlı sayıda İş Sanat Ana Gişe’de satışa sunulacak. Her bir öğrenci, öğrenci kimliği göstermek şartıyla her etkinlik için bir adet bilet satın alabilecek.

 

Kanadalı efsanevi müzisyen, söz yazarı, şair Leonard Cohen, ”2012 Old Ideas Dünya Turnesi” kapsamında, 19 Eylül’de İstanbul’da konser verecek.

Leonard Cohen

Müzikseverlerin yıllardır dört gözle beklediği Leonard Cohen, AEG Live ve Purple Concerts organizasyonuyla Ülker Sport Arena’da gerçekleşecek konserde hayranlarıyla buluşacak.

Leonard Cohen, dünya turnesi kapsamında vereceği konserde, ”Dance Me To The End Of Love”, ”Ain’t No Cure for Love”, ”Bird on a Wire”, ”Chelsea Hotel”, ”Suzanne”, ”Hallelujah”, ”So Long, Marianne”, ”I’m Your Man”, ”First We Take Manhattan” gibi unutulmaz şarkılarına da yer verecek.

İlk şiir kitabını Montreal’de 1956’da yılında, ilk romanını ise 1963’te yayımlayan Cohen’in erken dönem şarkıları müziksel olarak Avrupa folk müziğine dayanıyor.

1970’li yıllarda pop, kabare ve dünya müziği üzerine çalışmalar yapan Cohen’in, 1980’lerden itibaren tipik olarak bas bariton tonda söylediği şarkılarına, kadın vokalistler ve elektronik bireştiriciler eşlik ediyor.

Çalışmalarında genellikle din, yalnızlık, cinsellik ve kişiler arası karışık ilişkileri konu edinen Cohen’in şarkıları ve şiirleri pek çok başka şarkıcı ve şarkı yazarını etkiledi, eserleri başka sanatçılar tarafından da yorumlandı.

Kanada’nın en büyük sivil şeref madalyası olan ”Companion of the Order of Canad” ile ödüllendirilen Cohen, ”Rock and Roll Hall of Fame and Museum”a kabul edildikten sonra en güçlü ve etkileyici şarkı yazarları arasındaki yerini belgeledi.

 

Müzikseverlerin dört gözle beklediği “19. İstanbul Caz Festivali”, bu yıl 3-19 Temmuz tarihleri arasında 50’nin üzerinde konserle 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan (İKSV) yapılan açıklamaya göre, “19. İstanbul Caz Festivali” 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle

19.istanbul caz festivali

başlayacak.

Festivalin bu yılki “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de açılış töreninde verilecek.

Ödül, gitar tekniği ve ustalığıyla Türkiye’nin en saygın müzisyenlerinden, Türkiye’de cazın gelişimine en çok emek harcamış isimlerden Neşet Ruacan’a takdim edilecek.

“19. İstanbul Caz Festivali”nde, klasik ve modern cazdan rock, dünya müziği ve folka uzanan geniş bir yelpazedeki konserler, kentin tarihi, kültürel ve doğal dokusunu yansıtan birbirinden etkileyici mekanlarda izleyiciyle buluşacak.

Morrissey, Erykah Badu, Keith Jarrett, Marcus Miller, Antony & The Johnsons, Esperanza Spalding, Ernest Ranglin, Tyrone Downie, Sly and Robbie, Billy McLean, Till Brönner, Caro Emerald, Sharon Jones, Gretchen Parlato, Ambrose Akinmusire, Lars Danielsson, The Dears, Okay Temiz, Burhan Öçal, İmer Demirer, Hüsnü Şenlendirici gibi heyecan verici birçok usta müzisyen ve topluluk festivalin konuğu olacak.

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller,İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında özel bir projeye imza atacak.

Marcus Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği son eseri, “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin de katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek.

19 istanbul caz festivali afiş

Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a gelecek. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren “Antony and the Johnsons”, dinleyicileriyle bu kez 39 kişilik Filarmonia İstanbul Orkestrası ile birlikte Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde buluşacak.

“Antony and the Johnsons”, 9 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul Orkestrası eşliğinde seslendirecek.

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald, samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, 1940-1950’li yılların filmleri ve müziğini harmanlayan sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalin bu seneki konuklarından olacak.

Caro Emerald, birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte 10 Temmuz Salı günü saat 21.00’de Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul Kıyı Amfi’de dinleyicileriyle bir araya gelecek.

Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelecek. 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de başlayacak konserde grup,İstanbul Modern’in avlusunu bir açık hava şölenine çevirecek.

“Neo-Soul’un kraliçesi” Badu hayranlarıyla buluşacak

“Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu, etkileyici sahne performansı, eklektik müzik arzı, derin, renkli ve özgün sesiyle 13 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbullu hayranlarının karşısında olacak.

Festival kapsamında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Tünel Şenliği”, yine festivalin ilk hafta sonunda müzikseverlerle buluşacak.

Tünel ve Galata meydanlarında kurulacak ana sahnelerin yanı sıra Beyoğlu, Şişhane, Galata, Asmalımescit bölgelerinde sokaklarda ve birçok farklı mekanda gerçekleştirilecek konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler, ikramlar ve etkinliklerle “festival içinde festival” geç saatlere kadar devam edecek.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” konseri ise Sakıp Sabancı Müzesi’nde Bugge “N Friends feat. Erik Truffaz, İlhan Erşahin, Joe Claussell, Ninety Miles ve Magnus Öström”ü ağırlayacak.

Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak.

Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve arkadaşları Erik Truffaz, İlhan Erşahin ve Joaquin “Joe” Claussell’in vereceği konserle tamamlanacak.

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam edecek.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de gerçekleştirilecek konserde, Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” adını taşıyan konserde hayranlarıyla buluşacak.

İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk “The Smiths”in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, vereceği konserle festivalin muhteşem finalini gerçekleştirecek.

Şiirsel şarkı sözlerinin yanı sıra, güçlü sahne karizması ile İngiltere ve Amerika’da olduğu kadar Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.

Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali bu yıl da caz tutkunları ile buluşmaya hazırlanıyor. ”Şehrin Sesi” sloganıyla 13 Ekim-3 Kasım tarihleri arasında düzenlenecek festival dünyaca ünlü caz sanatçılarını Türkiye’de ağırlayacak.

Bu yıl 21’inci yaşını kutlayan Akbank Caz Festivali, zengin konser programının yanı sıra atölye çalışmaları, paneller, yarışmalar, cazlı brunchlar ve kampüste caz konserleriyle dikkat çekecek.

Festivalde bu yıl, Charles Lloyd New Quartet, Avishai Cohen ”Seven Seas”, Arild Andersen Trio, Maffy Falay Sextet, Dusko Goykovich Quartet, The Ray Gelato Giants, Azam Ali&Niyaz, Carmen Souza, Robert Glasper Experiment, Vijay Iyer Trio ve ZAZ öne çıkacak.

Festivalin bu yılki mekanları arasında Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Akbank Sanat Merkezi, Babylon, Ghetto, Nardis ve The Seed olacak.
Festivalden seçmeler

21. Akbank Caz Festivali, ”Ustalar” bölümünde bu yıl Arild Andersen Trio, Maffy Falay Sextet, Arto Tunçboyacıyan’s 1to3, Dusko Goykovich Quartet, Charles Llyod New Quartet ve Avishai Cohen ”Seven Seas’i ağırlayacak.

Festivalin açılışını, Avrupa caz sahnesinin başarılı triolarından biri olan Arild Andersen Trio yapacak. Arild Andersen’e 13 Ekim’de Cemal Reşit Rey’deki performansında, İskoçyalı efsanevi saksafon ustası Tommy Smith ve İtalyan asıllı davulcu Paolo Vinaccia eşlik edecek.

Dünyaca ünlü trompet ustası Maffy Falay ve topluluğu Maffy Falay Sextet, 14 Ekim’de Cemal Reşit Rey’de muhteşem bir performansa daha imza atacak. Yetenekli ve yenilikçi perküsyon sanatçısı Arto Tunçboyacıyan, 21. Akbank Caz Festivali’ne yeni projesi ”1to3” ile 19 Ekim’de Ghetto’da konuk olacak.

Derin müzikalitesi, usta işi soloları ve hiç bitmeyen dinamizmle dinleyenleri her zaman kendine hayran bırakmayı başaran Dusko Goykovich ve topluluğu Dusko Goykovich Quartet, 19-20 Ekim tarihlerinde Nardis’te gerçekleştireceği 2 performansla caz tutkunlarıyla buluşacak.

1960’lı yıllardaki çarpıcı çıkışından sonra yeniden doğuşlar, inziva dönemleri ve her seferinde bir üst basamaktan geri dönüşlerle dolu bir kariyer izleyen efsane saksafoncu Charles Lloyd, festival kapsamında 23 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda ”Charles Lloyd New Quartet” projesiyle caz tutkunlarıyla bir araya gelecek.
Orta Doğu ve Afrika etkilerini caz müziğiyle kendine has bir şekilde birleştiren başarılı basist ve besteci Avishai Cohen, bu yıl çıkan son albümü ”Seven Seas” ile 23 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda sahne alacak.

Türk cazının yıldızları

Türk caz müziğinin önemli trompet sanatçılarından biri olarak kabul edilen İmer Demirer, ”Kampüste Caz” konserleri serisiyle gençlerle bir araya gelecek.

Uzun yıllar Paris’te solist olarak çeşitli oda müziği topluluklarıyla çalışan ve başarılı yorumculuğuyla adından söz ettiren çello sanatçısı Sedef Erçetin ve usta caz müzisyeni Kerem Görsev, ”Chamber Jazz” projesi ile 20 Ekim’de The Seed Sahnesi’nde olacak.

New York basını tarafından ”küresel bir müzik kaşifi” olarak tanımlanan saksafon ustası İlhan Erşahin, caz geleneğinden yola çıkarak, elektronika, hip-hop, groove gibi güncel türlere yer vermiş olduğu projesi İlhan Erşahin’s Love Trio featuring Arto Tunçboyacıyan ile 14 Ekim’de Babylon caz severlerle buluşacak.

Yeni nesil cazın en yetenekli müzisyenleri arasında gösterilen Vijay Iyer, festival kapsamında triosuyla beraber 18 Ekim’de Babylon sahnesinde olacak.

Funky jazzı hip hop ile birleştirerek dinleyiciye eğlenceli bir deneyim sunan Robert Glasper Experiment, farklı performansıyla 20 Ekim’de Babylon’da sahne alacak.

Başarılı kontrbas sanatçısı Ozan Musluoğlu, 21 Ekim’de Nardis sahnesinde, tenor saksafonda Engin Recepoğulları, piyanoda Uraz Kıvaner ve davulda Ferit Odman’dan oluşan bir kadroyla yeni albümü ’40th Day”i seslendirecek.

Türkiye’nin en yaratıcı basgitaristlerinden biri olan Alp Ersönmez, usta müzisyenlerden oluşan bir kadroyla ”Kampüste Caz” konserlerinde yer alacak.
Caz ve Dans

21. Akbank Caz Festivali’nin bir diğer konuğu ise İngiliz Kraliyet ailesi için konser veren ve Paul Mc Cartney’in düğününde sahne alan swing müziğinin efsane maestrosu Ray Gelato, 13 Ekim’de The Ray Gelato Giants ile Babylon sahnesinde olacak.

Nujazz’ı Brezilya sıcağı ve soul müziğiyle birleştiren Almanya’nın başarılı Nujazz topluluklarından Club des Belugas featuring Brenda Boykin, 15 Ekim’de Babylon’da festivalin kaçırılmaması gereken performanslarından birini sahneleyecek.

1920-1930’lu yılların swing ruhunu günümüz dünyasının modern sesleriyle buluşturan White Mink (Electro Swing), 13 ve 15 Ekim’de Babylon Lounge’da cazseverlerle buluşacak.

İlk albümünden itibaren hip-hop’ın en başarılı ve yaratıcı MC’lerinden biri olarak dikkat çeken Raashan Ahmad, 14 Ekim’de de Babylon Lounge’da unutulmaz bir performans sergileyecek.
Caz müziğinin öne çıkan kadın sesleri

21. Akbank Caz Festivali’nin takipçileri festival boyunca ZAZ, Azam Ali, Carmen Souza ve Esra Dalfidan’ın aralarında yer aldığı pek çok kadın müzisyenin performanslarını da izleme fırsatı bulacak.

Fransa’nın dünyaca ünlü iki yıldızı Frehel ve Edith Piaf’ı hatırlatan buğulu sesi ve bestelediği şarkılarla, 2010 yılında Avrupa’da ”En Beğenilen Fransız Şarkıcı” ünvanını alan ZAZ, festival kapsamında 22 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda, 23 Ekim’de İzmir Arena’da unutulmaz iki konser verecek.

Doğu mistisizmiyle buluşan müziğiyle, günümüzün en özgün müzisyenleri arasında gösterilen Azam Ali&Niyaz, festival kapsamında 22 Ekim’de Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda sahne alacak.

Afrika kültürel müziğini, Batuke ve Morna gibi Cape Verde ritimleriyle birleştiren Carmen Souza, Afro-Latin, dünya müziği ve caz arasında gidip gelen renkli çizgisi ve şiirsel performansıyla 19 Ekim’de Babylon’da gerçekleştireceği konseriyle festivale farklı bir soluk getirecek.

Geleneksel Türk ve Azeri parçalarını caz arajmanlarıyla yorumlayan Esra Dalfidan topluluğuyla birlikte 22 Ekim’de Akbank Sanat’ta olacak.

Festival kapsamında bu yıl ilk kez gerçekleştirilecek ”JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”, 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, festivalin bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla sahnede ”Jam Session” yapma imkanı sunacak.

Festivalin bu seneki yeniliklerinden bir diğeri de tişört tasarım yarışması. Akbank Sanat Facebook sayfasında 3 Ağustos’ta başlatılan ve 6 Eylül’de sona eren yarışmaya 2 bin 500 tasarım katıldı.

Festival tişörtü, sanatçılar tarafından giyilecek olmasının yanı sıra Babylon Gişesi’nden satılarak geliri, dezavantajlı çocuklarla paylaşılmak üzere Düşler Akademisi’ne bırakılacak.