diye

diye konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. diye konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. diye konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri diye konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

teog-sinavinda-yetenege-ek-puan-2017

MİLLİ Eğitim Bakanlığı Müsteşarı Doç.Dr. Yusuf Tekin sanat, spor ve kültür etkinliklerine katılan ortaokul öğrencilerine katkı puanı için hazırlıkların tamamlandığını açıkladı. Tekin, ortak sınavlara (Temel Eğitimden Ortaöğretime Geçiş/TEOG) geçerken sadece akademik başarıya bakılmayacağını, öğrencilerin sosyal faaliyetler için teşvik edileceğini açıkladı. “Önemli olan çocuğun bir etkinliğe katılımı, biz bunu ödüllendirmek istiyoruz” diyen Tekin’in Hürriyet’e yaptığı açıklamalar şöyle:

SANAT, SPOR, MÜZİK DERSLERİ TEŞVİK EDİLECEK
Ortaöğretime geçişte merkezi sınav uygulamasını kaldırıp, okul başarı puanı üzerinden yürüyen ortak sınavlara (TEOG) geçerken sadece çocukların akademik başarıları değil, aynı zamanda veli, eğitimci olarak çocuklarımızdan şikayetçi olduğumuz bireysel yeteneklerini geliştirememe, sosyalleşememe, sanatsal sportif anlamda etkinlik yapamama durumlarını da ortadan kaldıracak bir mekanizma üreteceğimizi söylemiştik. Velilerimize “Çocuklarınızı bu tür etkinliklere yönlendirin” demenin bir karşılığı olmadığını daha önceki tecrübelerimizden gördük. Okullardaki görsel sanatlar, spor, beden eğitimi, müzik sayısını ve saatini artırmamıza rağmen işlevsel kullanılamadı. Veliler, öğretmenler, okul idarecileri bu derslerde yine akademik etkinlikler yapmaya devam etti, matematik, fizik sorusu çözdü. Bunun tek başına bir çözüm olmadığını anladık.

ALTYAPI TAMAM
Bunun için de TEOG’a bu yapılan etkinliklerin katkısı olursa kültür etkinliklerinin, boşa geçmiş zaman olarak görülmeyeceğini düşündük. Çocuklarımızın akademik başarısının yanı sıra etkinliklerin de değerlendirileceği bir altyapı üzerinde çalıştık. 15 Temmuz olmasaydı, geçen yıl bunu hayata geçiriyorduk. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Kültür ve Turizm Bakanlığı’yla karşılıklı güçlerimizi birleştirmek üzere protokoller yapmıştık ve geçtiğimiz yıl pilot uygulamaya geçecektik. Ancak 15 Temmuz’da yaşananlarla bu pilot uygulamayı erteledik.

HER İLDE BİR PİLOT OKULDA BAŞLIYORUZ
Bu yıl eylül ayında her ilden belirli pilot okullar seçilerek bununla ilgili altyapı süreci hazırlanmış olacak. Bunun için de kamuoyunda objektif bakış açısını ortadan kaldıran bir yapı oluşmamalı, güven zedelenmemeli. Her çocuğa eşit şekilde bu etkinlikleri yapma imkânı sunulabilmeli. Üzerinde çalışacağımız pilot uygulamayla oluşturduğumuz modelin velilerin, öğrencilerin, kamuoyunun güvenini sarsıcı bir unsur olup olmadığını tespit edeceğiz.
Türkiye’nin her tarafında çocuklarımıza bu tür imkânları sunabilme olanağını analiz edeceğiz. Bizi tatmin edici bir sonuç elde edersek bir sonraki eğitim öğretim yılında puan olarak katkısını bütün öğrenciler nezdinde uygulamaya geçireceğiz.

TEOG a ek puan

teog-sinavinda-yetenege-ek-puan-2017

ETKİ ORANI HENÜZ BELLİ DEĞİL
Teog sınavlarına ek puan da şuanki kurgumuz ortaokul sürecinde yani 5-6-7 ve 8’inci sınıftan itibaren bu tür etkinliklere çocukları yönlendirip, teşvik etmek. Eğer objektif şekilde yapabilirsek puan düzeyine katkısını bu uygulama esnasında göreceğiz. Öngörülerimiz var, ama sahada test edeceğiz. Şu anda oranı kararlaştırmadık, yüzde 20-30 da olabilir. Ancak yüzdelik dilim olarak mutlaka ortaokuldan liseye geçişte TEOG’da baz olarak kullanacağız. TEOG puanının hesaplanmasında akademik başarılarının yanına etkinlikleri de ekleyeceğiz.

HANGİ ETKİNLİKLER KATKI YAPACAK?
Bakanlığımız, okullarımızda öğrencilerimiz tarafından yapılan etkinliklerin toplandığı bir sistem oluşturdu. Verilerin geleceğe yönelik uygulamalara ışık tutması için sosyal etkinliklerle ilgili öğretmen ve akademisyenlerimizin katkısıyla bir sistematik yapı kurgulanarak ‘Sosyal Etkinlikler’ ana başlığında 5 alt tema belirledik. Bilimsel, Kültürel, Sanatsal, Sportif Etkinlikler ve Toplum Hizmeti Çalışmaları’nın alt basamakları şunlar:

KÜLTÜREL ETKİNLİKLER: Temel hedefimiz kültürel miras uygulamalarımızı gelecek kuşaklara aktarmak için gerekli mekanizmaları oluşturmak. Bunun için sözlü gelenekler ve anlatımlar, somut olmayan kültürel miras uygulamaları, toplumsal uygulama ritüel ve şölenler, doğa ve evrenle ilgili bilgi ve uygulamalar, el sanatları etkinlikleri, geziler (müze-ören yeri-tarihi mekan gezileri), sözlü gelenekler (aşıklık, mani söyleme, Nasreddin Hoca fıkraları anlatma, Dede Korkut geleneği), yöresel etkinlikler (yaylacılık, zeytin ve zeytinyağı kültürü vs) yapılacak.

SANATSAL ETKİNLİKLER: Amacımız küçük yaştan itibaren çocuklarımızın sanatsal yeteneklerinin tespit edilip, sonraki eğitimlerinin buna göre planlanması, her çocuğumuzun bir sanatsal etkinlikle ilgilenmesini sağlamak. Fonetik sanatlar (şan, solo, koro, orkestra, enstrüman), dramatik ve plastik sanatlar, gösteri sanatları (barak, bozlak havaları yöresel olarak tespit edilmiş meddahlık geleneği, okçuluk), el sanatları (ahşap oymacılığı, kilim dokumacılığı, bakırcılık, çalgı yapımcılığı, çömlekçilik, ebru sanatları, keçecilik, kilim dokuma, lüle taşı işleme).

SPORTİF ETKİNLİKLER: Bu etkinlikleri teşvik ederken iki amacımız var. Bir yandan çocuklarımızın vücut sağlıkları, çocukluklarını yaşayabilmeleri için onlara uygun ortamlar oluşturmak. Diğer yandan da profesyonel sportif altyapıyı hazırlamak için, ülkemizin ihtiyaç duyduğu başarılı sporcuları küçük yaştan itibaren tespit edip gerekli eğitimi alabilmelerini sağlamak. Bu amaçla da Gençlik ve Spor Bakanlığı ile yapılan protokolle 50’nin üzerindeki federasyonlarla işbirliği olacak ve tüm spor branşlarıyla ilgili başlıklar takip edilecek.

BİLİMSEL ETKİNLİKLER: Çocuklarımızın eğitim süreçlerine uygun bilimsel etkinliklere yönlendirilmesini de planladık. Bu amaçla başta TÜBİTAK ve üniversiteler olmak üzere yetkin kurum ve birimlerle işbirliği halinde yapılacak çalışmaları kapsayacak şekilde; Bilim Olimpiyatları, Bilim Şenlikleri, Bilim Fuarları, Bilimsel Proje Yarışmaları, Patent Sahibi Olma, Bilimsel Toplantılar, Bilimsel Araştırma Yarışmaları, Zekâ Oyunları vb. başlıkları içerecek çalışmalar izlenecek.

TOPLUMA HİZMET ÇALIŞMALARI: Temel hedefimiz çevresini tanıyan, etrafının sorunlarıyla ilgilenen, topluma yararlı olmayı önceleyen sosyal bireyler olmalarına yardımcı olmak. Öğrencilerimiz tarafından okul Sosyal Etkinlikler Kurulu’nca belirlenen çalışma başlıkları göz önünde bulundurularak, okul kulüpleri marifetiyle çevreye ve sosyal hayatın ihtiyaçlarına duyarlı ve okulun ihtiyaçlarına göre yapacağı toplum hizmetleri çalışmalarını kapsar.

5 İNCİ SINIFLARA HAZIRLIK
Ortaokul 5’inci sınıflarda yoğunlaştırılmış yabancı dil ağırlıklı programı önümüzdeki eğitim yılında başlamak için çalışmalar sürüyor. 600’ün üzerinde okulda pilot uygulayacağız. Herhangi bir dersten azalma olmaksızın seçimlik dersleri bu yönde çeşitlendireceğiz. Programın planlanması aşamasında çalıştaylar, literatür taraması, mevcut yabancı dil öğretim programına yönelik anketler gibi çeşitli çalışmalar yapıldı. Yabancı dil öğretiminde alanında yetkin kuruluşlarla görüşüldü. Yabancı dil öğretimine 5’inci sınıflarda 16-18 saat ayrılması uygun görüldü ve buna göre taslak öğretim programı hazırlandı. Talim ve Terbiye Kurulu program üzerinde çalışıyor. Uzaktan eğitimden yararlanabiliriz. Yabancı dil düzeyi öğrencilere faydalı olabilecek, yeterince skoru ve düzeyi olan öğretmenlere yaz aylarında hizmetiçi eğitim başlattık. Etkili ve verimli hizmet içi eğitimler, ölçme ve değerlendirme sisteminin düzenlenmesi gibi planlamalar var. Amacımız en iyi olanakları kullanarak yabancı dili öğretim sürecini, işlevsel hale getirmek.

DEVAM AFFI SENEYE YOK
Sınav kazanıp devamsızlık yapan liselilere üniversiteyi kazanınca tolerans tanıdık. Son kez mağduriyet yaşanmasın diye düzenleme yaptık. Bundan sonra devamla ilgili velilerden talep gelmesin, çocuklar yönetmelikte tanımlandığı biçimde mutlaka devam etsin, seneye bu konuda çalışmamız olmayacak.

ÖNEMLİ OLAN KATILIMI ÖDÜLLENDİRMEK
Her çocuk bir etkinliğe gitsin istiyoruz, katılımı ödüllendirmek gerekiyor. Çocuğun etkinliğe katılması bizim için bir değer, bunu mutlaka bir veri olarak alalım. Katıldığında bir ürün ortaya çıkarıp çıkarmaması da önemli. Örneğin bir sergi açıyor ya da müzik resitalı veriyor mu? Uluslararası alanda derece elde ediyor mu? Bu da ödüllendirilmeli. Kamuoyunda objektif değerlendirmeyi ortadan kaldıracak bir düzenleme yapmamalı, ona da hassasiyetle dikkat edeceğiz. Etkinliklerden alınan notlarla akademik başarıları belli oranda birleştirip liseye yerleştirilirken öğrenciyi hem yönlendirmiş olacağız, hem de sanat, spor ya da başka yeteneğine göre liseye yerleştireceğiz. Böylece çocuklarımızın okul dışında zaman geçirmesini, etkinliklere katılmasını teşvik edeceğiz.

ÜNİVERSİTE SINAV SİSTEMİ KONUSUNDA YÖK İLE TECRÜBELERİMİZİ PAYLAŞTIK
Üniversite sınav sistemini TEOG benzeri bir sisteme dönüştürme talebimiz yok. Biz sadece TEOG uygulamasının başarılı sonuçlarını paylaşıyoruz. Bu inisiyatif tamamen YÖK’te. YÖK ile de bu konuda tecrübelerimizi paylaştık, gerekli şeyleri anlattık. Bundan sonraki süreçte YÖK’ün atacağı adımlara destek olacağımızı söyledik.

 

Alıntı: mebajans.net

Hem iddialısınız, hem işinizi iyi yaptığınızı düşünüyor, hem  enerji dolusunuz, hem de… Siz hala kapitalist kolejlerde mi çalışıyorsunuz? Valla darılırız! İnanın doğru söylüyoruz yani, vallahi bak!

Ailemize 2017-2018 eğitim dönemi için; yeni (doktordan az ve temiz kullanılmış bi nevi sağlığı yerinde olan bile denebilir) sanat ile ilgili dallarda hızla büyüyen nar sanat ailesine öğretmenlere / eğitmenlere ihtiyaç var. Lütfen aşağıdaki nitelikleri taşıyan ve okuduğunu anlayanlar başvursun. (Bu ne yahu!)

Bir bakalım alınacak arkadaşlarda neler arıyormuşuz?

-TERCİHEN GALLER PRENSİ KADAR İNGİLİZCE BİLEN (Demiyoruz, diyemiyoruz demeye çalışsak dahi anlamı yok!)

Ama “bir dil bir insandır.” sözünden yola çıkarak bir dil biliyorsanız sizin adınıza seviniriz bizim için çok önemli değil. Çünkü literatürü takip dışında yapacağınız işle bir ilgisi yok. Fakat son yıllarda irili ufaklı sadece yurt içine çalışan dille ilgisi olmayan tüm firmalar dahi İngilizce bilen eleman arıyor. Bir bildikleri olmalı. Biz onlar kadar bilemeyiz değil mi?

ARAŞTIRMACI, ÖĞRENMEYE AÇIK (Mümkün müdür ki? Bizce mümkün.)
“Bilgi; havada uçan kuş olsa, o kuşu avlayan avcının tüfeğinden çıkan mermi gibi acımasız olurum.” cümlesindeki gibi hayat felsefesi olsa bizim için kafi. O kadar işin arasında sizi eğitecek ne paramız, ne de zamanımız var. Mesleğinizle ilgili gelişmeleri iş saatleri dışında kendiniz araştırıp öğrenmek zorundasınız. Yani onca yılda sanatınızı, işinizi öğrenemediyseniz zaten araştırmasanız da olur aslında, hayatı ve şansı fazla zorlamamak lazım değil mi?

İNİSİYATİF SAHİBİ (“Gerektiğinde aksiyon alabilen” tanımı kadar değil tabii ki neticede saha ajanı değilsiniz. Değilsiniz di mi?) 

Üstlerinden habersiz iş yapabilecek, ancak başarısız olursa canına okunmasına katlanabilecek…(Kesin bilgi yayalım) Ha hiç bir şey  sahibi değilseniz ve “özel mülkiyete” karşıysanız zaten “inisiyatif” sahibi de olmayın canım ne var yani!

SİSTEM OLUŞTURABİLEN (kendine ait bir sistem oluştur bize yeter)
ISO çalışmalarına başladık. Yazılacak 88 adet prosedür var. (Kağıda boğacağız sizi)(yok yok şimdilik şaka) yeter ki iş sistematiğiniz olsun. (Var değil mi?)

SORUMLULUK ALABİLEN ()
Vergi, sigorta müfettişleri bir usulsüzlüğü yakaladığında! “Valla üstlerimin bu işlemlerden hiç haberi yoktu, onlara danışmadan kendim yaptım…” diyebilecek, saflıkta olan demiyoruz, diyemiyoruz ama demek istiyoruz ki demeyeceğiz. Sanat ve vergi, sigorta usulsüzlük gibi konulara hakim (!!!)  hımm bu maddeyi kimse yemez ama olsun. (olmaz deme hayatta her şey mümkün) . Zor şartlarda çalıştırdığımız hocalarımız gibi;

sartlar-zor

ERKEK ADAYLARIN ASKERLİĞİNİ YAPMIŞ OLMASI (Asker selamı veremiyorsanız sanat yapamazsınız!)
Kadınsanız askerlik yapmış olmanız gerekmiyor yani.( Ne! İsrailli misin? Olur olur tabi!) Tamam tamam askerlik yapmamışsa da olur ısrar etmiyoruz. Ama 2 ay sonra ben askere gideceğim diye tutturmayın lütfen!!

BİLGİSAYAR KULLANABİLEN
Şimdi size kalkıp Bulut Sistemini anlatacak kadar bilgiye sahip olun demiyoruz. ki bulut sistemini anlatırken acı çektirenler var orası ayrı tabi neyse.. Valla geçen gün müdür dersliklere bilgisayar koysak mı demişti, ya koyarsa. (Tedbirli olmak lazım, hem ders esnasında sosyal medyayı boş bırakmaya gelmez muhakkak bir şeyler paylaşmak lazım. Değil mi?)

KARİYER OLANAKLARI SUNAN ŞİRKETİMİZ

Başlangıç ücreti olarak piyasanın altında veriyoruz(!)-sahi alt neresi , üst neresi?-, ama burada gece yarılarına kadar çalışıp yöneticilerin de gözüne girerseniz sizi terfi ettirebiliriz.  ( Mesela gitar telinden sorumlu gitar eğitmeni, Keman yaylarından sorumlu yaylanmayan keman şefi gibi)

SEYAHAT ENGELİ OLMAYAN 
Altınıza bir araba vereceğiz, o şehir senin, bu kasaba benim deli dana gibi dolaşacaksınız. Evliyseniz sorun olabilir, isterseniz eşinize bir danışın.Ya da hiç danışmayın, bu sizin için iyi bir fırsat olabilir. Artık ona siz karar verin. Çünkü şehir, hatta inanın ülke dışından bile arayıp sanat dersleri isteyenler var inanmıyorsanız gelin çalışanların telefon ile yaptıkları konuşmaları dinleyin. Tüm ihtimali düşünerek “seyahat engeli falan olmasın” hem ilana yazınca havası oluyor dedik. Kötü mü yaptık yani?

B SINIFI EHLİYET SAHİBİ–Olmazsa A-Z arası herhangi bir sınıfta olabilir– SÜRÜCÜ BELGESİNE SAHİP (neyi nerenize süreceksiniz vallahi bizde bilmiyoruz!) 

Size araba vereceğiz ama şoför veremeyeceğiz en kötü ihtimalle araba lastiği veririz (Yani bunu da hatırınız için veririz, sanat eğitimiyle araba isteğiniz yan yana şık durmaz mı?). Uzun yola alışıksınızdır umarız. Malum kurum dışında önümüze gelene sanat eğitimi veriyoruz(!), bakkala falan gönderiyoruz. Mesela geçenlerde keman eğitmenine el freni telini tamir ettirttik. Sonuçta telden yaydan anlıyor. Olur mu olur!

İNSAN İLİŞKİLERİNDE BAŞARILI 
Şirketimizde herkes birbiriyle kavgalı, kimse kimseyle geçinemiyor. Bir de sizle uğraşmayalım. Üst yönetimin hoşuna gidebilecek şeyleri yapabilen, yalakalık becerileri gelişmiş. Dedikodunun dibine vuran kişilere acayip ihtiyacımız var. he vallahi hee! Dens?

IMG_1736

İKNA KABİLİYETİ OLAN 
Öğrenci ve velilerimiz kalitesiz ve seviyesiz sanat eğitimini daha pahalıya almaya razı ettikten sonra, derslikte hiçbir şey yapmayıp yayılacak ve sosyal medyanın dibine vuracak hatta dersteyken yaptığı skorları veli ile paylaşacak onu bunu beğenecek, (burada sosyal medya uzmanlığı devreye giriyor) dersten çıkınca veli ve müdürü bu konuda ne kadar iyi eğitim verdiğine ikna edebilecek kadar ikna kabiliyeti şart. ( Bu madde BİLGİSAYAR KULLANABİLEN maddesiyle de ilişkili galiba)

ANALİTİK DÜŞÜNEBİLEN 
Ne bütçeyi tutturabiliyoruz, ne de muhasebe hesaplarını. Her şey Arap saçına (Gerçi burada kastimiz Arapları aşağılamak değil ama geçen yıl trend olmuştu arapa arap demek 10 kusurlu hareketten biriydi) döndü. Biri bizi bu durumdan kurtarsın. Bu da olsa olsa sanat eğitmenleridir zaten. Hadi şimdi analitik düşünelim fakat önce … unuttum!

TERCİHEN YÜKSEK LİSANS, DOKTORA VE ÜSTÜ, KONUSUNDA EN AZ 20 YIL DENEYİMLİ 30 YAŞINI AŞMAMIŞ. ”  (Süperman neredesin?)
Oha demeyin! Aslında ne istediğimizi biz de tam bilmiyoruz, bu özelliklere sahip aday bulabilir miyiz onu da bilmiyoruz. Ama müdürümüz yazın havası olur “dedi. Ama bak vallahi  ilan havalı oluyor. Yalan mı ha, yalan mı?

GENEL KONULARI DA EKLEYELİM…

Tercihen muhasebe bilen, finansal analiz, istatistik, CAT, proses, kaynak,demir doğrama,  reanimasyon,MS Project, PMP Sertifikasına sahip, kalıpçı, amuda kalkabilen, CNC Router, Frezeci,  olursa off ki off dadından yenmez !)

Şimdi bunları niye istiyoruz diye bir sorun hele! Çekinmeyin sorun yaa! Sizi tam olarak nerede kullanacağımızı veya bunları neden istiyoruz muhasebe ne alaka pmp nedir CAT n’oluyor biz de bilmiyoruz. Ne kadar çok vasfınız olursa o kadar iyi… Hele bir siz işe başlayın. Gerisini sonra düşünürüz. Ha unutmadan büro makinelerini ve inşaat makinelerini da kullanırsa bi dalda biz alırız yani!

Daha yazardık ama yer kalmadı şimdilik bunlarla idare edelim.

Haydi bakalım bu şartlar dahilinde

Not: M.E.B.’a  Bağlı olmamızdan  dolayı (biliyorsunuzdur fakat biz yine de yazalım) elbette ilgili okul mezunu olunması gerekmektedir.

  • Sahne sanatları
  • Görsel sanatlar
  • Müzik dallarında

Öğretmen/Eğitmenlik için hemen başvurun ama sadece lütfen e-mail ile. 

Mail adresimiz:  info@narsanat.com

 

Bakirkoy-Botanik-Park

Bakirkoy-Botanik-Park

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 13 Haziran 2017 tarihinde Bakırköy Botanik Park ‘ta Eğitmen Orkestramızın etkinliği yapılacaktır. 2016 yılında da gerçekleştirmiş olduğumuz etkinlikte de Bakırköy Belediyesi ile birlikte bu yılda  gerçekleştireceğiz. Etkinliğe herkes davetlidir.

dunya-kanser-gunu

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu ‘nun da katkılarıyla 4 Şubat Dünya Kanser Gününde saat 12:00 ‘da Tarık Akan Konferans Salonunda Kansere İnat Yaşasın Hayat Semineri etkinliği gerçekleştirilecektir.

 

ETKİNLİK PROGRAMI

12:00 – 13:00 Resepsiyon ve İkramlar

13:00 – 13:15 Açılış – Dr. Bülent Kerimoğlu – Bakırköy Belediye Başkanı

13:15 – 13:45 Kanser Bilinçlendirme – Op. Dr. Murat Atay – F.Nightingale Hastanesi

13:45 – 14:15 Sağlıklı Besinler ve Saklama Önerileri – USLA Mutfak Akademisi

14:15 – 14:45 Doğru Nefes Alma Teknikleri – Nefes Akademisi

14:45 – 15:30 Kapanış – Bakırköy Nar Sanat Kursu Müzik Dinletisi

Johann Strauss Orkestrası üçüncü kez İş Sanat’ın Yeni Yıl Konseri’ne konuk oldu. Solistlerin aynı zamanda dans ettiği Viyana Gecesi seyircilere Avusturya başkentinin havasını getirdi.

Johann Strauss Orkestrası, İş Sanat’ın her yıl düzenlediği Yeni Yıl Konseri kapsamında önceki akşam ‘Viyana Gecesi’nde sahne aldı. Biletleri satışa sunulduktan kısa bir süre sonra tükenen konserde müzik ve dans bir aradaydı. Görkemli dönem kostümleriyle renkli bir şov sergileyen ekip, bu akşama özel olarak hazırladıkları programı sundular. Johann Strauss Orkestrası, 1975 yılında Raymond Gubbay tarafından Johann Strauss Galası’nı icra etmek üzere kuruldu. Orkestra, İngiltere’yi kapsamlı şekilde gezdi ve son 40 yılda Johann Strauss Galası’nı 1 milyondan fazla kişiye ulaştırdı. Uzun yıllar boyunca, Johann Strauss ve Strauss ailesinin yanı sıra Zeller, Arditi ve Lehar gibi çağdaşlarının eserlerinden oluşan geniş bir repertuvarı icra eden orkestranın müziği, yıllar içinde, sayısı 100’ü aşan Johann Strauss dansçısı tarafından sahnelendi. Orkestra şefi John Rigby çaldıkları her şarkıdan önce kısa bir açıklama yaparak, orijinali Almanca olan eserlerin İngilizcelerini paylaşarak ve espriler yaparak seyirciyle sıcak bir iletişim kurdu. Avustralyalı soprano Corinne Cowling ve İskoç tenor Nicky Spence solistlik yaparken bir yandan da romantik valslerle konukları keyifli bir yolculuğa çıkardı.

‘Umut ve coşku aşılayan bir orkestra’

İş Sanat’ın Sanat Yönetmeni Filiz Ova, yılbaşı konseri olarak bu seçimi yapmalarıyla ilgili “Johann Strauss Orkestrası eskiden beri yeni yıl geleneğini en iyi yaşatan orkestralardan biri, yeni bir yıla başlarken insanın içini umut ve coşku ile dolduran bir orkestra. Dinleyicilerimiz de büyük bir ilgi gösterdi. Onları İş Sanat’ta ağırladığımız için çok mutluyuz,” dedi. Grubun menajeri James Rutherford konserle ilgili olarak “Bu konser için tüm orkestra özel hazırlıklar yaptı. Bu sene yeni bir şefimiz var ve bu şov için özel bir koreografi oluşturuldu. Bu Türkiye’de üçüncü konserimiz ve diğer konserlerimiz de çok keyifliydi ancak bu seferki daha farklı ve özel. Bu akşam için de hepimiz çok heyecanlıyız ve seyircilere güzel dakikalar yaşatmak istiyoruz” diye konuştu.

Kaynak: MilliyetSanat

sanat-zanaat

Telaffuzu birbirine bu kadar benzemesine ve birçok kişi tarafından aynı anlamlara geldiği düşünülmesine rağmen aslında sanat ve zanaat aynı şeyler değildir. Birbirleri ile benzerlikleri olmasına karşın ikisi de farklı şeylerdir. Bu yazımızda sizlerle sanatın ve zanaatın ne anlama geldiğini paylaşacak, ardından sanat ile zanaat arasındaki farklara değineceğiz. Ardından sanat ve zanaat hakkında bilinmesi gerekenleri sizlerle paylaşıp, yazımızı dünyaca ünlü sanat eseri örnekleri ile sonlandırcağız.

Sanat Nedir?

Öncelikle sanatın ne anlama geldiği ile başlayalım. Sanat, insanların hayal dünyasında yer alan güzellikleri, duygularını, düşüncelerini, yaşadıklarını ya da hissettiklerini görsel, biçimsel ve sözel yöntemlerle ifade etmesidir. Şiirler, resimler, opera parçaları ya da heykeller sanat eserleri arasında sayılabilir. Günümüzde birkaç şarkısı olan kişilere de sanatçı denilmektedir. Ancak elbette bir sanat eseri ortaya çıkarmak ve sanatçı olarak anılabilmek bu kadar kolay değildir.

Zanaat Nedir?

İnsanların maddeye olan ihtiyaçlarını gidermek için yapılan, eğitim, beceri, deneyim ve ustalık gerektiren işlere ise zanaat denilmektedir. Mobilya ustalığı, ayakkabı ustalığı, kuyumculuk, terzilik, marangozluk, bakırcılık ve çömlekçilik zanaata örnek olarak verilebilir. El becerileri ve ustalıkları sebebiyle tarih boyunca önemli bir yere sahip olan zanaatkârların sayısı, seri üretimin bu denli arttığı günümüzde ne yazık ki azalmıştır.

Sanat ve Zanaat Arasındaki Farklar Nelerdir?

Sanat ve zanaatın anlamlarından sonra sıra geldi bu iki kavram arasındaki farkların neler olduğuna. Aşağıda sizin için derlediğimiz farkları okuduktan sonra sanat ve zanaatı kolaylıkla ayırt edebileceksiniz.

  • Sanat eserleri genellikle tektir ve eşi yoktur. Leonardo Da Vinci birden fazla Mona Lisa çizmemiş ya da Orhan Veli iki tane İstanbul’u Dinliyorum şiiri yazmamıştır. Zanaat eserleri ise birden fazladır ve istendiği zaman sayısı arttırılabilir. Hatta bir zanaatkârın yaptığı şeyi bir başka zanaatkâr da kolaylıkla yapabilir. Bu sebeple de zanaatte pek de fazla özgünlükten söz edilemez ve birbirinin tamamen aynı olan eserler seri bir şekilde üretilebilir. Dolayısıyla sanatta önemli kavramlar olan orijinal ve kopyadan, zanaatte bahsedilmez.
  • Sanatta yaratıcılık önemli rol oynarken, zanaatte yaratıcılığa gerek yoktur ama eğitim ve ustalık önemli role sahiptir.
  • Sanat eserleri kendine özgüdür ve her sanatçının kendine has bir tarzı vardır. Zanaatte ise aynı şeylerin sürekli olarak yenileri yapılır. Mesela Gaziantep’teki bakırcılara farklı senelerde gittiğinizde aynı ürünleri bulabilirsiniz. Çünkü zanaatkârlar ürünler satıldıkça aynılarını tekrar yapmaktadırlar.
  • Sanatçı eserlerini meydana getirirken hislerine göre hareket eder ve gerekirse eserini değiştirir. Zanaatkar ise belirli bir plan ve program dahilinde eserlerini meydana getirir.
  • Sanat eserinin yapılmasının ana amacı güzellik ve estetikken, zanaatçı eserini bir fayda sağlamak ve para karşılığı satmak için meydana getirir.
  • Sanat eseri para için yapılmaz, ancak zanaat eserinin yapılış amacı para kazanmaktır. Zaten zanaatkârlık bir meslektir ve bu sebeple de zanaatçı doğal olarak para kazanmayı hedefler.

Tüm bu farklılıklara karşın sanat ve zanaat arasında benzerlikler de vardır. Bilinen en önemli benzerlik ise her ikisinin de yetenek gerektirmesi ve el emeği olmasıdır. Ayrıca hem sanat hem de zanaat beceri gerektirir ve yine her ikisinin de temelinde tasarım yatmaktadır.

Sanat ve Zanaat Hakkında Bilinmesi Gerekenler

  • Bir kişinin zanaatkâr olarak adlandırılabilmesi için el becerisi gerektiren bir ürünü üretmesi gerekir. Yani böyle bir ürünü sadece satan ama üretmeyen kişiye zanaatkâr denilemez.
  • Ahşap oyma ustası, kumaş boyacısı, taş ustası, terzi, demirci ve silah ustası zanaatkârlara örnek olarak gösterilebilir.
  • Zanaatkârlık insanoğlunun ilk taş aletlerini yapması ile başlamıştır.
  • Sanat anlık bir şöhret elde etme işi değildir ve bir kişinin sanatçı olarak anılabilmesi için kalıcı olması gerekmektedir. Bu anlamda sanatçı denildiğinde bizim ilk aklımıza gelen isimlerden bazıları Pablo Picasso, Fikret Mualla, Mimar Sinan, Abidin Dino, İbrahim Çallı, Van Gogh, Salvador Dali, Auguste Rodin, Leyla Gencer, Pavarotti ve Maria Callas’tır. Peki, sanatçı denildiğinde sizin ilk aklınıza gelen isimler hangileri? Ya da medyada sıkça gördüğümüz isimlerden bazılarına sanatçı diyebilir miyiz?

Dünyaca Ünlü Sanat Eserlerinden Bazıları

  • Mona Lisa – Leonardo Da Vinci
  • Nilüferler – Claude Monet
  • İnci Küpeli Kız – Jan Vermeer
  • Gece Devriyesi – Rembrandt
  • Hz. Davud Heykeli – Michelangelo
  • Son Akşam Yemeği – Leonardo Da Vinci
  • Düşünen Adam – Auguste Rodin
  • Öpücük – Gustav Klimt
  • Belleğin Azmi – Salvador Dali
  • Gold Marilyn Monroe – Andy Warhol
  • Pleta – Müchelangelo
  • Kaplumbağa Terbiyecisi – Osman Hamdi Bey
  • Adada Gezintiye Çıkan Kadınlar – İbrahim Çallı
momiji-birthday-girl

İlk bakışta oyuncak gibi görünen Momijiler, aslında yetişkinler için koleksiyon ürünüdür. Bununla birlikte elbette herkes koleksiyon amaçlı almak zorunda değildir bu birbirinden sevimli bebekleri. Reçineden yapılan ve her biri tek tek elde boyanan bu bebekler Asya stilinden ilham almaktadır. Her birinin elle boyanması sebebiyle de, aynı modelden de olsa, birbirinin tamamen aynı iki adet Momiji bebek bulabilmeniz neredeyse imkânsızdır.

Yaklaşık 8cm boyunda olan Momijilerin alt kısmında mesajınızı iletebileceğiniz bir bölüm vardır. Bu ayrıntısı sebebiyle kendisine bir misyon da yüklenmiştir: Sevgiyi yay! Sevgilinize, arkadaşınıza, kardeşinize ya da kime isterseniz hediye edebileceğiniz bir Momiji’nin içerisine ekleyeceğiniz not ile hediyeniz daha da anlamlı hale gelecektir.

Momijilerin eski Japon bebekleri Kokeshilerin modern versiyonu olduğu söylenmektedir. Ancak elbette hem görünüm, hem de malzeme olarak birbirlerinden farklıdırlar. Ayrıca Momiji bebeklerin alt kısmında yer alan not yazabileceğiniz bölme de bu bebekleri Kokeshi bebeklerinden farklılaştırmaktadır.

Momiji bebekler hakkında bilinen bir yanlış ise Japon menşeli olduklarıdır. Ancak Momiji bebekleri bir İngiliz markasıdır ve 2005 senesinde 12 Momiji bebekten oluşan ilk koleksiyon yaratılmıştır. İlk olarak İngiltere’nin küçük bir kasabasında ufacık bir ofiste başlayan serüven şimdi global hale gelmiştir. Şu anda ise İngiltere, Avusturya, Malezya, Avustralya, Şili, Tayland, Almanya, Kanada, Slovenya gibi birçok ülkede yer alan tasarımcılar muhteşem ürünler ortaya çıkarmaktadır.

Momiji Nerede Satılıyor?

Momiji Türkiye distribütörü olan ByWonderland’in websitesinden Momiji siparişi verebileceğiniz gibi, Billstore’dan da Momiji satın alabilirsiniz. Billstore’un tek dezavantajı çok sınırlı sayıda modele sahip olmasıdır. Bu sebeple internet sitesinden, daha fazla seçeneğin arasından seçmek daha keyifli olabilir. Ya da ilk bebeğinizi Billstore’dan seçebilir, bağımlı olmanız durumunda ise ByWonderland’i takip edebilirsiniz.

Momiji edinmenin bir diğer yolu ise ByWonderland’in Instagram üzerinden düzenlediği yarışmaya katılmaktır. Her ay farklı bir hashtag ile açılan ve sonucunda 3 kategoride, kazanana Momiji bebek hediye edilen bu yarışma sayesinde Instagram’da binlerce Momiji bebekli fotoğraf yer almaktadır. Siz de Momijilerinizle orijinal ve sevgi yayan fotoğraflar çekebilir, sonucunda ise yepyeni bir bebeğe sahip olabilirsiniz.

Momiji Bebek Hakkında Bazı Bilgiler

  • Her bir Momiji bebeğinin farklı bir karakteri vardır ve hoşlandıkları şeyler de kendilerine özgüdür.
  • Momiji bebeklerin fiyatları genellikle 45 TL’den başlamaktadır.
  • Yılbaşı ya da sevgililer günü gibi özel durumlar için sınırlı sayıda ve duruma özgü olan Momiji bebekler üretilmektedir.
  • Geçmiş koleksiyonlara vintage momiji denmektedir ve bulunması zaman geçtikçe zorlaşmaktadır.
  • Momiji bebeklerinin altında mesaj saklama kısmı ve içinde de boş not kâğıdı yer almaktadır.
  • Momiji bebeklerini sevenlerin sayısı dünya üzerinde 200.000’i aşmıştır.
  • Önceki yıllarda üretilmiş olan bir Momiji bebek ne kadar popüler olursa olsun tekrar üretilmemektedir. Tam da bu sebeple koleksiyon bakımından değerlidir.

En Güzel Momiji Bebeklerinden Bazıları

Momiji Magique

momiji-magique

Momiji Birthday Girl

momiji-birthday-girl

Momiji Pinku

momiji-pinku

Momiji Lucky

Momiji Lucky

Momiji Frank Seymour Limited Edition

Momiji Frank Seymour Limited Edition

solfej-nedir

Bir müzik parçasının notalarını, do, re, mi gibi tek sesli adlarla okuyarak seslendirmeye denir. Bu anlamıyla solfej, bir müzik parçasının notalarını okumak ya da çalmak ile özdeştir. Müzik öğretiminde bu amaçla yapılan çalışma ve araştırmalara da solfej denir. Bu çalışma a, o, u gibi ünlülerle yapılırsa buna vokaliz adı verilir.

 Solfej çalışmasında öğrenciler anahtarları, ses aralıklarını ritimleri, tonalite ve değiştirme işaretlerini, özetle müzik yazımının bütün öğelerini tanımayı ve bunları gerçek seslere dönüştürmeyi öğrenirler. Bu bakımdan solfej müzik öğreniminde önemli bir yer tutar. Yalnızca şan öğrencileri değil, çalgı öğrencileri de solfej eğitimi görürler.

Solmizasyon ise, bir ses dizisindeki notaları hecelerle adlandırma yöntemine verilen addır. Eski Yunan, Hint ve Çin müziklerinde de solmizasyona yöntemleri vardır. Avrupa müziğinde en çok kullanılan ve günümüzde de yaygın olan solmizasyon yöntemini ortaçağda İtalyan öğretmen ve müzik bilgini Arezzolu Guido bulmuştur.

Altı notalı ses dizisini (heksakord) temel dizi olarak alan Guido, her notaya bir hecenin adını verdi. Bu heceleri, dizeleri bu notalarla başlayan Latince yazılmış olan çok tanınmış bir ilahiden aldı.

Yöntemin adı sol ve mi hecelerinden gelir. İki ana solmizasyon yöntemi vardır. Değişmeyen do adı verilen yöntemde her hece belli bir notanın adıdır ve başka bir nota için kullanılmaz. Do her tonalitede do, sol her tonalitede sol notasının adıdır. Değişken do adı verilen diğer sistemde ise, bütün tonalitelerde do birinci, re ikinci, mi üçüncü notanın adını gösterir. Dolayısıyla do, do majör ya da do minör tonunda do’yu, buna karşılık sol majör veya sol minör tonunda sol’u gösterir.

İngiltere’de 19. yüzyılda şan eğitiminde yaygın olarak kullanılan tonik sol-fa sistemi de bir solmizasyon türüdür. Bu yöntem de değişken do yöntemine dayanır. Sarah Ann Glover adlı İngiliz bir öğretmenin bulduğu bu yöntem, normal majör dizisinin yedi notasını temel olarak alır. Tonik sol-fa sisteminde doh (okunuşu do), ray (re), me (mi), fah (fa), soh (so), lah (la) ve te (ti) heceleri kullanılır. Yazılı biçiminde bu heceler d, r, m, f, s, l ve t olarak kısaltılır. Diyezli notalarda bu hecelerde e (i) ünlüsü, bemollü notalarda ise a (e) ünlüsü kullanılır. Bugün eskisi kadar yaygın olarak kullanılmayan tonik sol-fa sistemi Galler’de ve İngiltere’nin kuzey kesimlerinde kulanılmaktadır.

hacivat-karagoz

Frankfurt Kitap Fuarı’ndaki çocuk yayınları bölümünün en ilgi çekici etkinlik Karagöz oldu.

karagoz

Frankfurt Kitap Fuarı’nda sahnelenen Karagöz gölge oyunu, ziyaretçilerden büyük ilgi görüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığınca fuarın 3 numaralı çocuk yayınları bölümünde oluşturulan çocuk kitapları standında, Almanya’da öğretmenlik yapan iki arkadaş Ercan Karahan ve Hasan Basri Dursun tarafından sahnelenen Karagöz gölge oyunu etkinlik alanını ziyaret eden yetişkinlerden ve çocuklardan büyük ilgi görüyor.

Gölge oyunu sanatçısı Ercan Karahan, Almanya’da yaşadığını, öğretmenlik mesleğinin yanı sıra hobi olarak Karagöz sanatıyla ilgilendiğini söyledi. Karahan, çocukların Karagöz gölge oyununu gördüğünde büyülendiği yorumunu yaparak, şunları aktardı:

“Normalde de mesleğimizi yaparken pedagojik konuları Karagöz gölge oyunu üzerinden çocuklara iletmeye çalışıyoruz. Almanya’daki yeni kuşaklara bu kültürü vermek, yaşatmak, canlı tutmak, unutturmamak için çaba gösteriyoruz.”

Karagöz oyununda orjinaline uygun, elle boyanmış deri tasvirler kullandıklarını belirten Karahan, “Malzemeleri ise İstanbul’dan, Üsküdar’dan tedarik ediyoruz. Sahneyi, diğer birçok malzemeyi ise kendimiz yaptık. Öğrencilerimizden de epey olumlu bir yankı alıyoruz. Umarız gelecekte de başarılı bir şekilde devam ederiz” diye konuştu.

Karahan, Almanya’da normalde kütüphanelerde de Karagöz gölge oyununu sahnelediklerini ifade ederek, şunları kaydetti:

“Yabancı çocuklara Karagöz’ü sunuyoruz, çok farklı geliyor, çok ilgi gösteriyorlar. Türk çocuklar da katılıyor. Türk kültürüne ait Karagöz’ü Almanca olarak görmeleri, seyretmeleri, Türk çocukların da öz güvenlerini arttırıyor. Bizim kültürel bagajımızda bir şeyler var diye gurur duymaya başlıyor ve bizi taklit etmeye çalışıyorlar, amacımız da zaten bu.”

hacivat-karagoz

Çocukların artık elektronik bir çağda yaşadığına dikkati çeken Karahan, Karagöz gölge oyununun çocukların motor gelişimlerine de faydalı olduğunu gözlemlediğini vurguladı.

ÇOCUK YAYINLARINDA EN ÇOK KARAGÖZ’E İLGİ

Karagöz sanatçısı Dursun ise, Türkçe öğretmenliği yaptığını dile getirerek, “Almanya’da Türkçe dersimde de Karagöz gölge oyununu kullanıyorum. Çocuklar çok ilgi gösteriyorlar, kendileri gelip oynatmak istiyorlar. Perde önünden çok perde arkasıyla ilgilenenler oluyor. Bazen gelip Karagöz’ü kendileri konuşturuyorlar” ifadelerini kullandı. Karagöz gölge oyununun çocukların gündeminde kalmasının önemli olduğuna vurgu yapan Dursun, “Çocuklar artık genelde üç boyutlu çizgi filmlerle dijital ortamda vakit geçiriyorlar. Karagöz’ü görünce ellerini dokundurup kendileri oynatıyorlar. Karagöz’le her istediğini söyletebilirsin. Çocuklara temizliği de anlatırsın, iyiliği de anlatırsın, büyük bir imkan sağlıyor. Çocuklara da bu sebeple daha değişik geliyor. Animasyon ortamından çıkıp, elle tutulur, kendisinin de dahil olduğu bir şeyle muhatap oluyorlar” dedi.

Dursun, fuar boyunca binlerce çocuğun ve yetişkinin Karagöz gölge oyununu izlediğini, sahne arkasına gelip bilgi aldığını kaydederek, “Fuardaki çocuk yayınları bölümünün en ilgi çekici etkinliğini yapmış olduk. Hem Türk kültürünü tanıttık hem de yetişkin çocuk birçok ziyaretçinin eğlenceli zaman geçirmelerini sağladık” dedi.

Türkiye’den birçok yayınevinin çocuklara yönelik yayımladığı çok sayıda kitabın da yer aldığı stantta, minikler Karagöz izlemenin yanı sıra kitaplara da ilgi gösteriyor. Fuar bugün sona eriyor.

tiyatro-kursu

tiyatro-kursuBursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) ve ASSITEJ Türkiye Merkezi tarafından bu sene 21’incisi düzenlenen “Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali”, ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro gösterimiyle başladı.
Türkiye’nin en büyük ve en geniş çaplı sahne sanatları festivali olan 21. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, 7-22 Ekim tarihleri arasında Türkiye, Meksika, Uruguay, Çek Cumhuriyeti, İran, Rusya, Estonya,Yunanistan ve İtalya’dan olmak üzere toplam 9 ülkeden 24 ekibin iştirakiyle başladı. 17 ilçede yapılacak olan festival kapsamında 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecek. 10 atölye çalışmasının yapılacağı festivalin, 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedefleniyor. Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda yapılan açılış törenine, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şükrü Köse, BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak, Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, Büyükşehir Belediyesi eski dönem başkanı Ekrem Barışık, öğrenciler ve yabancı davetliler katıldı.
Başkanvekili Şükrü Köse, Bursa’nın tarihi, kültürü ve sosyal hayatıyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden şehirlerden birisi olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’yı Avrupa’nın ve dünyanın en gözde şehirlerinden biri yapmak amacıyla var gücüyle çalıştığını ifade eden Köse, Bursa’da üretilen değerlerinden bunu ispatladığını dile getirerek, “Uluslararası Bursa Festivali, Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması, Kukla ve Gölge Oyunları festivali gibi birçok organizasyonla şehrin kültürel hayatına katkıda bulunuyoruz. Şehir tiyatrosu ve diğer oluşumlar da Bursa’nın sanat hayatına renk katıyor. 1996’da başlatılan ve bu sene 21’incisi yapılan Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali de şehrin simgesi olmuştur. Geniş yelpazeyi kapsayan festivalle, yerli ve yabancı toplulukları 21 senedir Bursa’da buluşturuyoruz. Bu sene 9’u yerli olmak üzere 24 ekip katılmaktadır. 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecektir. Festivalin 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedeflenmektedir. Ayrıca kardeş şehirlerimizden gelen konuklar festival havasını ve şehrin dokusunu hissedecektir. Festivalin gençlerimize ve çocuklarımıza yeni ufuklar açmasını diliyorum.
BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak ise, festivalde emeği geçenlere ve dünyanın 7 ülkesinden gençlere teşekkür etti.
Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, bir festivalin 21 senedir yapılmasına katkı sunan Büyükşehir Belediyesi’ne, BKTSV’ye ve Assitej Türkiye’ye, festivale katılan sanatçılara ve tiyatroya her zaman destek olan seyirciye ve gençlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından BGST Tiyatro Boğaziçi’nin ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Oyun, öğrenciler tarafından büyük ilgi ve keyifle izlendi.

 

Kaynak: Milliyet

emekli-kariyer

Seveceğiniz ve mutlu olacağınız iş için bir yol var

 

emekli-kariyerBir işiniz var ama  ayaklarınız geri geri gidiyor ve hep aklınızda başka bir iş var ya da emekli oldunuz ,olmak üzeresiniz peki şimdi ne olacak diye düşünüyorsunuz.

Bu atölye sizin için tasarlandı.

Profesyonel koç ve eğitimci Neslihan Erdoğdu Liderliğinde düzenlenen atölye işinden memnun olmayan ve yeni bir kariyer tasarlayan herkese uygun.

Kimse size bir öneride bulunamaz ya da akıl veremez ama siz kendiniz için en iyisini bulabilirsiniz. Bu atölye de kendiniz için en uygun olan yol ve seçenekler konusunda kendi ufkunuzu açacak ve bir yol haritası edineceksiniz.

Hayatınızı güzelleştirmenin kısa yol tuşu da diyebileceğiniz  4 haftalık atöleyeye kendisi ile çalışmak isteyen herkesi bekliyoruz.

http://www.neslihanerdogdu.com/atolyeler-2/kariyer-koclugu-atolyesiemekli-olacaklar-ve-is-degistirmek-isteyenler-icin/

 

İletişim için; 05496132322 (10:00-20:00 saatleri arasında)ulaşabilirsiniz.

neslihan@neslihanerdogdu.com

 

Neslihan Erdoğdu Kimdir ?

1988-2006 yılları arasında dershanecilik yapmış,2006’dan beri profesyonel koçluk yapan ve koçluk eğitimleri veren, eğitimci, konuşmacı ve Adım Adım Sınav Yolculuğu Kitabının yazarıdır.

Bugüne kadar çok sayıda seminer ve eğitim vermiş olup, kendi çalışma alanlarında atölye çalışmaları yapmaktadır.

 

http://www.neslihanerdogdu.com/ben-kimim/

img_1654

Heykel ve Resim sanatçısı Sayın Hale Ürkmezgil yönetiminde 4 kişilik kontenjan ile açılacak Hobi Resim Grubumuz Cumartesi günleri 13:00 – 17:00 saatleri arasında yapılacaktır.

HALE ÜRKMEZGİL KİMDİR?

halehoca-cerceveEĞİTİM VERMEKTE OLDUĞU SANAT DALLARI :

Hobi Resim – Heykel- Güzel Sanatlar Akademiye Hazırlık

EĞİTİM BİLGİLERİ:

LİSANS Marmara Üniversitesi / Güzel Sanatlar Fakültesi / Grafik Serbest  İllüstrasyon Bölümü (1973)

İŞ DENEYİMLERİ:

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreativ Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 21. kişisel sergisini açan sanatçının, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergisi bulunmaktadır.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına(2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

KİŞİSEL SERGİLER:

1996  Gülmine Sanat Merkezi…Seramik Heykel

1998  Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev…Bronz Heykel

2000  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2000  Ankara / Karaca Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2001  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2002  Pera Sanat Galerisi …Bronz Heykel

2002  Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım…Bronz Heykel

2005  Çağla Cabaoğlu Art Gallery…Bronz Heykel

2007  Bakraç Sanat Galerisi…Bronz Heykel ve Desen

2007  Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali…Bronz Heykel ve Desen

2010  Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi

2011  Bakraç Sanat Galerisi

2011  Doku Sanat Galerisi/İstanbul

2011  Doku Sanat Galerisi/Ankara

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Doku Sanat Galerisi / Heykel / Desen – İstanbul

2013 Doku Sanat Galerisi / Heykel -İstanbul

2014 Doku Sanat Galerisi / Heykel-İstanbul

2015 Doku Sanat Galerisi / Heykel – İstanbul

2015 Krişna Sanat Galerisi / Heykel / Desen – Ankara

YURT DIŞI SERGİLER / ETKİNLİKLER:

1997  Almanya / Hannover-Türk Evi

1997  Almanya / Köln-Atatürkçü Düşünce Derneği

2002  Umut Vakfı”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış”Heykel Yarışması

Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü

2002  Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”Sevgi Emektir”heykeli

2003  Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile”Performans yarışması

2013 “90′ıncı yılda 90 Türk sanatçısı Berlin’de” konsepti ve “Özgür ve 90″  /T.C. Berlin Büyük Elçiliği

   FUAR VE BAZI KARMA SERGİLER

1992  Kadın Eserleri Kütüphanesi

1993  Pera Sanat Galerisi

1997  Yunus Emre Kültür Merkezi( Basad )

1998  Yunus Emre Kültür Merkezi

1999  Ankara / Su Ana Sanatevi

2000  10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )

2001  1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )

2001  İst. Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )

2001  2001 Sanat Galerisi

2002  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )

2002  2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )

2002  Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )

2002  İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi

2002  Çağla Cabaoğlu Art Gallery

2002  Harbiye Askeri Müze ( Basad )

2003  Bakraç Sanat Galerisi

2003  İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi

2003  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2003  Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2003  Antalya / Ansan Sanat Galerisi

2004  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”

2004  Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı  – Tüyap ( Lebriz Com )

2004  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2005  Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2005  Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2005  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2006  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2006  Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )

2006  Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)

2007  Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar

2007  Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”

2008  Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM ( Ortaköy Sanat Galerisi )

2009  86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)

2009  Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)

2010  Birleşmiş ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop

2010  Art Show 2010. MKM

2010  Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)

2011 Artev  Sanat Galerisi

2011 Eskişehir Sukurusu Atölyesi  “Ucube Sergisi” / Eskişehir

2011 Nar Sanat İstanbul 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi

2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM

2012  “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Galeri Sanat Yapım (30.Yıl Sergisi) , Ankara

2013 Next Level, Ankara

2013 İstanbul ARTBOSPHORUS Çağdaş Sanat Fuarı

2013 Işık Üniversitesi Galerisi -Şile  8 Mart Dünya Kadınlar Günü

2014 GÖRSAV “Buluşma”-İstanbul

2014  Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve   Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü”  Romanya Büyükelçiliği – Ankara

2014 Artev Sanat galerisi – İstanbul

2014 Doku Sanat Galerisi “Güz Karması” / İstanbul

2015 GÖRSAV “Cam Tavanı Delen Kadınlar” – İstanbul

2015 Bahçede Heykel / İstanbul