Şunun için etiket arşivi: dil

karadeniz kitap fuarı samsun fuar ve kongre merkezi

karadeniz-kitap-fuariTÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım A.Ş. tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile hazırlanan Karadeniz Kitap Fuarı 2015 – Samsun, 18 Mayıs 2015 Pazartesi günü TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezi’nde açılıyor.

Karadeniz bölgesinin ilk kitap fuarı; 150 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu, 50 kültür etkinliği ve imza günlerinde 500 yazarı konuk etmeye hazırlanıyor. 24 Mayıs Pazar akşamı sona erecek fuarda Ayşe Kulin, Can Dündar, Altan Öymen, Füruzan, Muzaffer İzgü, Canan Tan, Yekta Kopan, Enver Aysever, Deniz Kavukçuoğlu, İlker Başbuğ, Nedim Şener, Ataol Behramoğlu, Behiç Ak, Ahmet Telli, Yüksel Pazarkaya, Sevgi Özel, Aret Vartanyan, Kahraman Tazeoğlu ve pek çok değerli yazar okurlarıyla buluşacak.

MELİH CEVDET ANDAY 100 YAŞINDA

Edebiyatımızın değerli ismi Melih Cevdet Anday, doğumunun 100. yılında fuarda düzenlenecek etkinliklerle anılacak. Garip akımı öncülerinden şair, denemeci ve oyun yazarı Anday’ın yaşamı ve eserleri TÜYAP, Türkiye Yazarlar Sendikası ve Alfa Yayınları tarafından düzenlenecek panel ve söyleşilerde ele alınacak.

YAYINLAMA ÖZGÜRLÜĞÜ YOLUNDA

Türkiye Yayıncılar Birliği tarafından TÜYAP’ın ev sahipliğinde Avrupa Birliği Projesi kapsamında düzenlenen Yayınlama Özgürlüğü Yolunda paneli, 19 Mayıs 2015 Salı günü gazeteci Nedim Şener ve Sibel Oral, şair Mustafa Köz ve yayıncı Fahri Aral’ın katılımıyla gerçekleştirilecek.

Girişin ücretsiz olduğu Karadeniz Kitap Fuarı 2015 – Samsun, 18-23 Mayıs 2015 tarihlerinde 10.00-20.30, kapanış günü olan 24 Mayıs 2015 tarihinde ise 10.00-19.00 saatleri arasında ziyaret edilebilir.

engelsiz-filmler-festivali21-26 Nisan 2015 tarihleri arasında üçüncü kez perdelerini açan Ankara Engelsiz Filmler Festivali, sinemaseverlere sinema ile dolu bir hafta yaşattı.

Festival, 21 Nisan’da Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde gerçekleşen Açılış Töreni ile başladı. Festival programında yer alan Ben de (Yo, también) filminin ödüllü oyuncusu Pablo Pineda’nın özel konuğu olduğu tören, Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Ayşenur İslam’ın ve çok sayıda davetlinin katılımıyla gerçekleştirildi. Sunuculuğunu Levent Kol’un, işaret dili çevirisinin Oya Tanyeri, sesli betimlemesinin ise Çiğdem Banu Yeşilırmak’ın yaptığı törende Festival programının tanıtılmasının ardından Öpücük (The Kiss) adlı kısa film, sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile seyredildi.

Festival gösterimlerine ve atölye çalışmalarına bu sene Çağdaş Sanatlar Merkezi ile Ulucanlar Cezaevi Sinema Salonu ev sahipliği yaptı. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın himayesinde, Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, Halkbank ana sponsorluğunda, Açık Toplum Vakfı desteğiyle, AnadoluJet ulaşım sponsorluğunda gerçekleştirilen ve her yaştan sinemaseverin ilgiyle takip ettiği Ankara Engelsiz Filmler Festivali, beş gün boyunca süren gösterimlerin ardından seneye tekrar buluşmak üzere seyircilerine veda etti.

Film Gösterimleri ve Sinema Atölyelerinde Renkli Anlar

Göremeyen seyircilerin sesli betimleme, duyamayanların ise işaret dili ve ayrıntılı altyazı ile takip ettiği Festival boyunca, ortopedik engellilerin erişimine uygun salonlar sayesinde ortopedik engeli olanlar da herhangi bir engele takılmadan filmleri takip etme şansı buldular. Engeli olmayan seyircilerin de salonları doldurduğu beş gün boyunca, tüm seyirciler “engelsiz sinema” deneyimini bir arada yaşadılar.

Festival sırasında gerçekleştirilen sinema atölyelerinde ise, işitme ve görme engeli olan sinemaseverler kendilerini ifade etmenin bir aracı olarak sinemanın olanaklarını keşfettiler.

İşitme engelli çocukların katıldığı Duyguları Canlandırma Atölyesi’nde canlandırma sanatçısı Işık Dikmen ve sanat terapisti Ezgi İçöz, katılımcılara canlandırma (animasyon) sinemasıyla ilgili temel bilgileri verdi. Atölye boyunca katılımcılar çeşitli malzemeler kullanarak kendi hikayelerini ve karakterlerini oluşturdular ve kısa stop-motion animasyon denemeleri yaptılar.

Görme engelli sinemaseverlerin katıldığı, British Council işbirliği ile düzenlenen Senaryo Atölyesi’nde ise sinema yazarı ve senarist Ceyda Aşar, katılımcılara temel senaryo bilgisi verdikten sonra sesli betimleme ile hazırlanmış filmlerden sahneler gösterdi. Atölye sonunda katılımcılar kendi deneyimlerinden yola çıkarak kısa senaryolar yazdı ve içlerinde gizlenmiş olan yaratıcı potansiyelleri keşfettiler.

Festival’de Söyleşiler de Engelsiz Gerçekleştirildi

Festival boyunca pek çok filmin yönetmen, oyuncu ve film ekipleri seyircilerin sorularını cevaplamak üzere Ankaralı seyircilerle bir araya geldi.

Bu sene ilk kez yurtdışından da konuğu bulunan Festival, Ben de (Yo, también) filminin oyuncusu Pablo Pineda, Rimolar ve Zimolar: Kasabada Barış filminin yapımcısı Yonca Ertürk, Nora filminin yönetmeni Martin Jabs, Fakat Müzeyyen Bu Derin Bir Tutku filminin senaristi Ceyda Aşar, Sivas filminin yönetmeni Kaan Müjdeci, oyuncuları Muttalip Müjdeci ile Ozan Çelik ve Ben O Değilim filminin oyuncusu Rıza Akın’ı seyircilerle buluşturdu.

Gösterimler sonrası işaret dili çevirmeni eşliğinde gerçekleştirilen söyleşilerde, seyirciler izledikleri filmler hakkında merak ettikleri soruları yönetmen ve film ekiplerine sorma fırsatı yakaladılar. Yönetmen ve film ekipleri ise filmlerini ilk kez sesli betimleme,işaret dili ve ayrıntılı altyazı uygulamaları ile izleyerek, bu deneyimin yaygınlaşması gerektiği konusunda fikir birliğine vardılar.

Gümüş İstiridye Ödüllü Oyuncu Pablo Pineda İlk kez Türkiye’de

Down Sendromlu insanların da aşık olabileceğini anlatan ‘Ben de’ (Yo, también) filminin oyuncusu Pablo Pineda Ankara Engelsiz Filmler Festivali kapsamında ilk kez Türkiye’ye geldi. Filmdeki rolü ile 57. San Sebastian Film Festivali’nde En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’ne layık görülen İspanyol oyuncu, Festival’in Açılış Töreni’ne katıldı ve ‘Ben de’ filminin gösterimi sonrasında seyircilerin sorularını cevapladı. Avrupa’da bir üniversiteden mezun olan ilk Down sendromlu kişi olan Pablo Pineda, hayat öyküsüyle ‘Ben de’ filmine ilham olmuştu.

Festival’de tüm gösterim ve etkinlikler ücretsiz olarak gerçekleştirildi.

85 Engelsiz Film

Ankara Engelsiz Filmler Festivali ilk kez düzenlendiği 2013 yılından bu yana 85 adet uzun, kısa ve belgesel filmin sesli betimleme, işaret dili ve ayrıntılı altyazı uygulamalarını Sesli Betimleme Derneği’nin işbirliği ile sinemaseverlere kazandırdı. Festival, önümüzdeki dönemde bu filmlerin farklı şehirlerdeki sinemaseverlere ulaşmasını sağlamak için çalışmalarına da başladı.

roma-turk-film-festivaliBu yıl 4’üncüsü düzenlenen Roma Türk Film Festivali, Çağan Irmak’ın yönetmenliğini yaptığı “Unutursam Fısılda” filminin gösterimi ve ardından düzenlenen basın toplantısı ile başladı.

Onursal Başkanlığını Ferzan Özpetek’in yaptığı festivalde Hümeyra “Festival Onur Ödülü”ne layık görüldü. Sanatçı ödülünü bu akşam Roma’nın en eski sinema merkezlerinden biri olan Barberini sinemalarında gerçekleştirilecek olan gala gecesinde alacak.

Hümeyra, basın toplantısında yaptığı konuşmada gençliğinde İtalyan filmleri ve şarkıcılarına bakarak bir gün onlar gibi olmayı hayal ettiğini dile getirerek, “Roma benim için çok anlamlı bir şehir, Antonioni’nin, Fellini’nin şehri. Onlar benim akrabalarım, ailem” şeklinde konuştu.

Festivalin açılış filmi “Unutursam Fısılda”nın yönetmeni Çağan Irmak ise, Türk seyircisine en yakın tepkileri Yunan ve İtalyan seyircilerin verdiğini belirtti ve filmi hakkında, “Bu 10 önce yazmaya başladığım bir filmdi. Her zaman müzikal ya da müzikle ilgili bir film yapmak istemiştim. Hatta itiraf etmeliyim ki müziği sinemadan daha çok seviyorum” yorumunda bulundu. Irmak, gelen bir soru üzerine ise Türk sinemasının son durumunu “Türkiye’de ya kişisel filmler ya da gişe filmleri çekiliyor. Bu açıdan tek kaygım ana akım film çekilmesi konusunda eksiklik olması. Ferzan Özpetek bu alanda çok başarılı işler yapıyor” dedi.

Türkiye Roma Büyükelçisi Aydın Sezgin ise, 4’üncüsü düzenlenen Roma Türk Film Festivali’nin gerçekleşmesinden duyduğu memnuniyeti dile getirdi ve “Türk sinemasının geldiği yer ile iftihar ediyorum. Festival de Ferzan Özpetek sayesinde kurumsal bir hale geldi. Festivali gelecek yıllarda diğer İtalyan şehirlere de taşımayı umuyoruz. İki toplumdan seyircilerin sinema salonlarında bir araya gelmesi iki toplum arasındaki dostuğun pekiştirilmesi açısından da çok önemli” ifadesinde bulundu.

Festival Onursal Başkanı Ferzan Özpetek ise, Türk filmlerinin ulaştığı gişe rakamlarının İtalyan sinemacıların hayallerini süslediğini belirtti. Özpetek “Türkiye’de yabancı filmler altyazı ile gösteriliyor, İtalya’da ise dublajlı. Türkiye’de kimseye dublajlı bir yabancı film izletemezsiniz. Bu durumun da Türk filmlerine talebi arttırdığını düşünüyorum. Türk filmleri gişede 6-7 milyona ulaşabiliyor” dedi.

Festival Başkanı Serap Engin de festivale her yıl ilginin arttığının altını çizerek, “İlk sene daha küçük salonlarda gösterim yapıyorduk. Seyircilerin salona sığmaması bizi hem sevindiriyordu hem de bir yandan üzüyordu. İkinci seneden itibaren daha büyük salonlara geçtik” ifadesini kullandı.

Bu yıl 4’üncüsü düzenlenen Roma Türk Filmleri Festivali Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Başbakanlık Tanıtma Fonu’nun katkıları, Türkiye’nin Roma Büyükelçiliği’nin desteği ve SRP İstanbul’un organizasyonuyla gerçekleşiyor.

Kaynak: Oku.net

tarihte-bugun-ne-oldu14 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 104. (artık yıllarda 105.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 261 gün vardır.

Olaylar

  • 1205 – Bulgar çarı Kaloyan komutasındaki Bulgarlar ile Latin İmparatoru I. Baodouin komutasındaki Haçlılar arasında Adrianople Savaşı yaşandı.Kumanlar ve Bizanslı Yunanların desteği ile başarılı bir pusu kuran Bulgarlar tarafından savaş kazanılmıştır.
  • 1828 – Noah Webster ilk İngilizce sözlüğü olan An American Dictionary of the English Languageı yayımladı.
  • 1865 – ABD Başkanı Abraham Lincoln’e John Wilkes Booth tarafından suikast yapıldı, Lincoln ertesi sabah öldü.
  • 1894 – Thomas Edison, sinemanın bir öncüsü sayılabilecek kinetoscope adlı cihazının ilk gösterisini yaptı.
  • 1900 – Paris Uluslararası Fuarı açıldı. Fuarda Osmanlı Pavyonu da yer aldı.
  • 1912 – Bir Alman şirketine 1910’da ısmarlanan Galata Köprüsü hizmete girdi. Köprüden geçiş 1930’a kadar paralı olarak sağlandı. ‘Müruriye’ denilen geçiş parasını, önlükler giyen tahsildarlar topluyordu.
  • 1912 – Dönemin en büyük yolcu gemisi RMS Titanic gece yarısından önce 23:40 sularında bir buzdağı ile çarpıştı ve batmaya başladı.
  • 1928 – Eski Ticaret Bakanı Ali Cenani Bey, bakanlık bütçesinin kullanılmasında usulsüzlük yaptığı gerekçesiyle dokunulmazlığı kaldırılarakYüce Divan’a verildi.
  • 1931 – İspanya’da Kral XIII. Alfonso tahttan çekildi ve cumhuriyet ilan edildi.
  • 1944 – Hindistan’ın Bombay Limanındaki büyük patlama 300 kişinin ölümüne yol açtı.
  • 1947 – Güreşçi Yaşar Doğu Avrupa Şampiyonu oldu, Türkiye milli takımı Avrupa üçüncülüğünü kazandı.
  • 1956 – Chicago, Illinois’de video ilk kez halka tanıtıldı.
  • 1981 – Bülent Ersoy, Londra’da geçirdiği ameliyatla cinsiyet değiştirdi.
  • 1987 – Türkiye, Avrupa Ekonomik Topluluğu’na tam üyelik için resmen başvurdu. Türkiye’nin AET’ye tam üyelik başvurusu Devlet Bakanı Ali Bozer tarafından Belçika Dışişleri Bakanı ve AET Dönem Başkanı Leo Tindemans’a verildi.
  • 1992 – Başbakan Turgut Özal’a silahlı saldırıda bulunan ve 20 yıl hapis cezasına çarptırılan Kartal Demirağ, şartlı tahliyeden yararlanarak serbest kaldı.
  • 1994 – ABD jetleri, Irak’ın kuzeyinde, üç Türk subayının da bulunduğu iki helikopteri yanlışlıkla düşürdü.
  • 1994 – Refah Partisi Genel Başkanı Necmettin Erbakan’ın grup konuşması hakkında Devlet Güvenlik Mahkemesi, Ankara Cumhuriyet ve Yargıtay başsavcılıkları üç ayrı soruşturma açtı.
  • 1999 – NATO savaş uçakları yanlışlıkla Kosovalı Arnavut mültecilerin konvoyunu bombaladı, 75 kişi öldü.
  • 2000 – Rusya nükleer savaş başlığı sayısının indirimini öngören Start-II anlaşmasını onayladı.
  • 2007 – Ankara’nın Tandoğan meydanında Cumhuriyet Mitingi gerçekleştirildi
  • 2010 – Çin ‘in Çinghay eyaletinde 7.1 büyüklüğünde deprem meydana geldi.En az 600 ölü, 10.000 yaralı.

Doğumlar

  • 1629 – Christiaan Huygens, Hollanda’lı gökbilimci, matematikçi ve fizikçi (ö. 1695)
  • 1889 – Arnold Joseph Toynbee, İngiliz tarihçi (ö. 1975)
  • 1892 – Gordon Childe, Avustralyalı arkeolog (ö .1957)
  • 1904 – John Gielgud, İngiliz oyuncu (ö. 200)
  • 1925 – Rod Steiger, ABD’li aktör (ö. 2002)
  • 1935 – Erich von Däniken, İsviçreli yazar
  • 1938 – Mahmud Esad Coşan, Türk akademisyen, yazar, din adamı (ö. 2001)
  • 1940 – Valeri Brumel, Rus yüksek atlamacı (ö. 2003)
  • 1941 – Julie Christie, İngiliz aktris
  • 1965 – Ümit Ünal, Türk film yönetmeni ve senarist
  • 1968 – Anthony Michael Hall, ABD’li aktör
  • 1970 – Emre Altuğ, Türk pop/rock sanatçısı
  • 1973 – Adrien Brody, ABD’li aktör
  • 1973 – Roberto Ayala, Arjantinli futbolcu.
  • 1976 – Ali Lukunku, Kongolu eski millî futbolcu.
  • 1977 – Serkan Altuniğne, Türk karikatürist
  • 1979 – Kerem Tunçeri, Türk basketbolcu
  • 1982 – Uğur Boral, Türk futbolcu
  • 1996 – Abigail Breslin, Amerikalı aktris

Ölümler

  • 1759 – George Frideric Handel, Alman besteci (d. 1685).
  • 1930 – Vladimir Mayakovsky, Rus yazar (d. 1893)
  • 1935 – Amalie Emmy Noether, Alman matematikçi (d. 1882)
  • 1963 – Arthur Jonath, Alman atlet (d. 1909)
  • 1964 – Rachel Carson, ABD’li yazar (d. 1907)
  • 1975 – Fredric March, ABD’li aktör (d. 1897).
  • 1981 – Suavi Süalp, Türk mizahçı (d. 1926)
  • 1981 – Faik Kurdoğlu, Türk siyasetçi. (d. 1892)
  • 1986 – Simone de Beauvoir, Fransız feminist yazar (d. 1908)
  • 1995 – Burl Ives, ABD’li aktör ve şarkıcı (d. 1909).
  • 1997 – Seniye Fenmen, seramik sanatçısı
  • 2002 – Abdurrahman Palay, tiyatro ve sinema oyuncusu, seslendirme sanatçısı, yönetmen, senarist (d. 1923)
  • 2005 – Esen Ünür, gazeteci ve yazar (d. 1942)
  • 2009 – Salih Neftçi, ekonomist ve yazar (d. 1947)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Toptancılar Günü

Edvard Munch özellikle Çığlık isimli tablosuyla tanınmış Norveçli ressamdır. Ruhsal ve duygusal konuları işlediği resimleriyle tanındı. Alman dışavurumculuk akımının gelişmesine önemli katkıları oldu.

Edvard Munch

Edvard Munch

Doğum: 12 Aralık 1863, Ådalsbruk, Norveç
Ölüm: 23 Ocak 1944, Oslo, Norveç

120 milyon dolara satılan “çığlık” ın hikayesi…
Edvard Munch’ın “Çığlık” isimli tablosu “modern sanatın simgesi ve çağımızın Mona Lisası” olarak adlandırılıyor. Pek çok yerde karşımıza çıkan bu eser, yetişmekte olan dışavurumculuğa meraklı pek çok ressam için ilham kaynağı.

Peki, bu resimde neler oluyor? Mesela gökyüzü neden bu halde ve erimekte olan bir muma benzeyen bu kişi neden dehşet içinde?

Munch bunları günlüğünde yanıtlıyor: “Yolda iki arkadaşımla birlikte yürüyordum; sonra güneş battı, bir anda gökyüzü kıpkırmızı kesildi ve üzerime bir hüzün çöktü. Korkuluğa yaslı bir biçimde kıpırdamadan duruyor, çok bitkin hissediyordum; kan kırmızı bulutlar ve ateşten diller mavi-siyah fiyord ve şehrin üzerinde asılı duruyordu. Arkadaşlarım yola devam ettiler, ben tek başıma sıkıntıdan titreyerek orada dikildim. Doğayı delip geçen, bitmek tükenmek bilmez müthiş bir çığlık sezinledim.” Bu da Munch’ın, tablosunu bir ‘gün batımı’ndan esinlenerek yaptığı anlamına geliyor.

edvard-munch-çığlık

Gün batımının neden Munch tarafından böyle ürpertici bir şekilde karşılandığını anlamak için, resmin yapıldığı zaman dilimine dönmek şart. Munch’ın iş alışkanlıklarını (resimleri genellikle yıllar önce yaşanmış olaylardan ilham alıyordu) ve “Çığlık” tablosunun da bir parçası olduğu “The Frieze of Life” üçlemesi ile ilgili konuşmalarını inceleyen üç gökbilimcinin karşısına şu tarih çıktı: 1884.

Pek çoğumuz bugün bunu bilmiyoruz ama 27 Ağustos 1883’te dünya üzerindeki en büyük yanardağ patlamalarından biri gerçekleşti. Endonezya’daki Krakatoa Yanardağı’nın art arda yaşanan patlamaları o denli sarsıcıydı ki, atmosfer sıcaklığının bir derece düşmesine sebep oldu. Yanardağın gökyüzüne püskürttüğü toz ve küller yerkürenin her tarafına dağıldı, bu da gökyüzünün gün batımı sırasında yanıyormuş gibi gözükmesine neden oluyordu. 1883’ün sonuna kadar, bu toz ve küller Endonezya’dan Norveç’e dek ulaştı ve Munch’a “Çığlık” için ilham kaynağı oldu.

Kaynak : dunyalilar.org

tarihte-bugun-ne-oldu3 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 93. (artık yıllarda 94.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 272 gün vardır.

Olaylar

  • 1559 – İtalya Savaşı’nı bitiren barış anlaşması imzalandı.
  • 1879 – Rus ordusu tarafından alınan Osmanlı toprağı Sofya, Bulgaristan’ın başkenti ilan edildi.
  • 1906 – Lumiere Kardeşler renkli fotoğrafı icat etti.
  • 1918 – Çaldıran ve Saray’ın düşman işgalinden kurtuluşu.
  • 1922 – Josef Stalin ilk Sovyetler Birliği Komünist Partisi Genel Sekreteri oldu.
  • 1930 – Türk kadınlarına belediye seçimlerinde seçme ve seçilme hakkı tanıyan yeni Belediyeler Kanunu kabul edildi.
  • 1937 – 1961’e kadar, Türkiye’nin tek demir-çelik üreticisi olarak kalan Karabük Demir Çelik Fabrikaları’nın temeli, Başbakan İsmet İnönü tarafından, Zonguldak’ın Karabük köyünde atıldı.
  • 1948 – ABD Başkanı Harry Truman, ekonomik yardımları içeren Marshall Planı’nı imzaladı.
  • 1951 – İstanbul bir kumarhanede yakalanan Büyük Doğu dergisinin sahibi Necip Fazıl Kısakürek 30 lira para cezasına çarptırıldı.
  • 1954 – Adana’da, THY’na ait bir uçak düştü, 25 kişi öldü. Kazada arkeolog, felsefeci ve siyaset adamı Remzi Oğuz Arık da 55 yaşında yaşamını yitirdi.
  • 1958 – 3 bin nükleer karşıtı protestocu Londra’dan Atom Silahları Araştırma Kuruluşu’na doğru yürüdü.
  • 1960 – Moskova’da Bolşoy Tiyatrosu’nda sahneye çıkan opera sanatçısı Leyla Gencer, Verdi’nin ‘La Traviata’ adlı yapıtında büyük başarı kazandı.
  • 1963 – 27 Mayıs, Hürriyet ve Anayasa Bayramı olarak ilan edildi.
  • 1986 – IBM ilk laptop bilgisayarlarını tanıttı.
  • 1992 – Ankara’nın Çankaya ilçesi kaymakamlığına vekil olarak atanan Azize Düşer, Türkiye’nin ilk kadın kaymakamı oldu.
  • 2007 – Fransa’da hızlı tren, deneme sürüşünde saatte 574,8 km hıza erişerek dünya rekoru kırdı.

Doğumlar

  • 1783 – Washington Irving, ABD’li yazar, denemeci, biyografi yazarı ve tarihçi (ö. 1859)
  • 1881 – Alcide De Gasperi, İtalya Cumhuriyeti İlk başbakanı, devlet adamı ve politikacı (ö. 1954)
  • 1894 – Neva Gerber, ABD’li Aktör (ö. 1974)
  • 1915 – İhsan Doğramacı, Iraklı Türkmen ilk YÖK başkanı, doktor ve akademisyen (ö. 2010)
  • 1921 – Darío Moreno, Yahudi asıllı Türk sözyazarı ve şarkıcı (ö. 1968)
  • 1922 – Doris Day, ABD’li Aktör ve yapımcı
  • 1924 – Marlon Brando, ABD’li Aktör (ö. 2004)
  • 1927 – Fethi Naci, Türk yazar ve eleştirmen (ö. 2008)
  • 1930 – Helmut Kohl, Almanya başbakanı
  • 1934 – Jane Goodall, İngiliz primatolog, etolog ve antropolog
  • 1935 – Ahmet Yüksel Özemre, ilk Türk atom mühendisi, akademisyen ve yazar (ö. 2008)
  • 1958 – Alec Baldwin, ABD’li Aktör
  • 1961 – Eddie Murphy, ABD’li Aktör ve komedyen
  • 1963 – Criss Oliva, ABD’li müzisyen (ö. 1993)
  • 1972 – Sandrine Testud, Fransız tenisçi
  • 1978 – Matthew Goode, İngiliz Aktör
  • 1978 – Tommy Haas, Alman tenisçi
  • 1982 – Fler, Alman şarkıcı
  • 1982 – Cobie Smulders, Kanadalı Aktris
  • 1984 – Maxi López, Arjantinli futbolcu
  • 1985 – Jari-Matti Latvala, Fin Dünya Ralli Şampiyonası pilotu
  • 1985 – Leona Lewis, İngiliz şarkıcı
  • 1986 – Amanda Bynes, ABD’li Aktris
  • 1992 – Yuliya Efimova, Rus yüzücü

Ölümler

  • 1882 – Jesse James, Amerikalı haydut, (d. 1847)
  • 1897 – Johannes Brahms, Alman besteci (d. 1833)
  • 1950 – Kurt Weill, Alman besteci (d. 1900)
  • 1954 – Remzi Oğuz Arık, Türk arkeolog, yazar ve siyaset adamı (d. 1899)
  • 1982 – Warren Oates, ABD’li aktör (d. 1928)
  • 1990 – Sarah Vaughan, ABD’li şarkıcı (d. 1924)
  • 1991 – Graham Greene, İngiliz yazar (d. 1904)
  • 2000 – Terence McKenna, ABD’li yazar ve filozof (d. 1946)
  • 2015 – Kayahan, Türk pop şarkıcısı, besteci ve söz yazarı (d. 1949)

Leonardo Da Vinci’nin genel olarak uyduğu prensipleri öğrenince başarmak için gereken özellikleri de görmüş oluyoruz adeta.

da-vinci-profile-650x325

 

1) Curiosita (Merak)

1 merak

Yaşama doymak bilmeyen bir merak ve devamlı öğrenme için acımasız bir arayış anlamına gelir. prensibi açıklayıcı olarak ” büyük beyinler büyük sorular sorarlar” cümlesini kullanabiliriz. Da vinci ruhunun dinamosu devamlı olarak öğrenme arayışında olmaktır. Bunun için hiçbir konu, hiçbir dal ayrımı yapmaksızın, çevremizdekilerin düşünecek ve söyleyeceklerinden çekinmeden, merakımızı kaybetmeden sormak, araştırmak, öğrenmek gereklidir. Leonardo bu konuda ” tıpkı demirin kullanılmama nedeniyle pas tutması ve durgun suyun kokuşması veya soğuğun buza dönüşmesi gibi, kullanılmadığı sürece zekamız ziyan olur.” demiştir.

2) Dimastrazione (İspat)

2 Dimastrazione-ispat

 

Bilgiyi deneme yolu ile test etme, sebatkarlık ve hatalardan ders alma arzusu anlamına gelir. Öğrenmek tek başına yeterli değildir. Öğrenilen her şey mutlaka denenerek test edilmeli, doğruluğuna ondan sonra karar verilmelidir. Bunun için bizden önce ortaya atılmış her türlü teoriye, bize sunulmuş her türlü bilgiye ilk başta şüpheli yaklaşmalı, onu elimizdeki ve elde edebileceğimiz imkanlarla yeniden test etmeli, daha önce yapılmış hataların farkına vardığımızda üstüne giderek doğru bildiğimizi ispata çalışmalıyız.

Tüm zamanların en büyük dahisi kabul edilen leonardo bile büyük hatalar ve şaşırtıcı gaflar yapmıştır. Kendiside bu konuda “bana öyle geliyor ki bütün kesin kanaatlerin anası olan deneye dayanmayan, kökeni veya vasıtaları birinci elden, denenmemiş veya beş duyudan biriyle sınanmamış bilimler yararsız ve hatalarla doludurlar” demiştir. Bunun için hatalardan, önümüze çıkan güçlüklerden ders alarak, öğrendiğimiz her yeni bilginin doğruluğunu mutlaka test edip ondan sonra hafızalarımıza kazımamız gerekir.

3) Sensazione (Hissetme)

3 Sensazione-Hissetme

 

Duyguların özellikle hayati deneyimlerin bir aracı olan görüşün devamlı olarak rafine edilmesi anlamına gelir. bir önceki bilginin test edilmesinin esas olduğu açıklanmıştı. İşte bu testlerin yapılması insanın görme, duyma, tat alma, dokunma ve hissetme duyuları ile yapılır. Bu testlerin başarılı olması için bu duyguları geliştirmek esas olmalıdır. insanın doğduğu gibi duyularını sabit tutması başarıyı tökezler. Bu amaçla duyularımıza hitap eden her türlü dış etkeni algılama, anlama ve öğrenme çalışmaları, pratikleri yapmalıyız. Mzik dinlemeli, resim çizmeli, müzeler gezmeli, kitap okumalıyız. değişik yiyecek ve içecekler tatmalı, çevremizdeki her şeye dokunmalı, canlı, cansız varlıkları hissetmeli, onları tüm beden ve duyularımızla algılamaya çalışmalıyız.

4) Sfumato (Pus)

4 pus

 

Belirsizliği, paradoksu ve kararsızlığı kucaklama arzusu anlamına gelir. Güçleri uyandırıp deneyimleri artırırken ve duyular geliştirilip kesinleştirilirken mutlaka bilinmeyenlerle karşılaşılacaktır. İşte insanın zihnini bu belirsizliklere karşı açık bulundurması yaratıcı potansiyelini serbest bırakmasının tek ve en güçlü gizidir. Gelişen dünyada başarılı olmak için belirsizlikler altında çalışmaya alışmalıyız. Paradoksla karşılaştığımızda sükunetimizi koruyarak etkili ve sağlıklı bir zihne sahip olabiliriz. Kısaca koşulların her gün değiştiği dünyamızda her an bir şeylere şaşırmaya, fazla heyecan göstermemeye ortaya belirginlerden çok belirsizlikler çıkacağına kendimizi hazırlamalı ve alıştırmalıyız.

5) Arte/Scienza (Bilim & Sanat)

Arte-Scienza -Bilim -Sanat

 

Bilim ve sanat, mantık ve hayal arasındaki dengenin geliştirilmesi, “bütün beyin” ile düşünme anlamına gelir. Prensibin özü kişinin beyninin tümünü kullanmasıdır. Hiçbir insan tek bir yeteneği veya birkaç yeteneği olan biri değildir. her insan doğuştan her türlü yeteneğe sahiptir. Yaşadığı ortam, koşullar, çevresindeki insanlar, kişinin beyninde ilgili bölümlerin gelişmesine neden olur. Fakat asıl olan insanın kendisinin beyninin tümü ile düşünerek tüm yeteneklerini geliştirmesidir. Bunun için günlük yaşamda yaptığımız her şeyi çok yönlü düşünmeliyiz. onunla ilgili her türlü ince ayrıntıya girmeliyiz. Elimizdeki işi hem bilim hem de sanatsal olarak değerlendirip, bilim ve sanat kurallarına uygun ve aynı zamanda mantık kurallarına uygun ve hayal gücümüzü zorlayıcı şekilde ortaya koymalıyız. Mesela bir at resmi çizeceğimiz zaman hayal gücümüzü çalıştırmalı, mantığımıza uygun çizmeliyiz. Çizerken sanatsal açıdan bakmalı ama bilimsel olarak at anatomisine uygun çizmeliyiz.

6) Corporalita (Vücudi Olma)

Corporalita -Vücudi Olma

 

Zerafetin her iki elide aynı şekilde kullanabilmenin fitressin ve dengenin sağlanması anlamına gelir. Kişinin başarılı olması için öncelikle kendisiyle barışık olması gerekir. Bunu sağlayacak bir etkende insanın sağlıklı, zarif ve dengeli bir vücuda sahip olmasıdır. Bunun için kişinin sahip olduğu fiziki yapısını geliştirmesi gerekir. Bunu sağlamak amacıyla kişi; stresten uzak durmalı, zihnini şen tutmalı, dengeli bir beslenme yapmalı, uykusunu düzenli olarak almalı, zarafetine dikkat etmeli ve sağlığını korumalıdır. Kısaca tüm organlarının düzenli ve dengeli çalışmasına dikkat etmeli, organlarının kullanım kapasitelerini devamlı ve metotlu olarak geliştirmektir.

7) Connessione (İlişkilendirme)

7 Connessione -İlişkilendirme

Bütün olanların ve her şeyin ilişkisini anlamak ve değerlendirmek, sistemli düşünme anlamına gelir. Bu prensip daha önce sayılan altı prensibin sebep ve sonuçlarını ilişkilendirmeyi, bir arada değerlendirmeyi anlatır. Kısaca yaşadığımız her şeyi bir biriyle olan ilişkisini anlama çalışmalı, her şeyi bir arada değerlendirmeliyiz. Bu bölümde anlatılan yedi da vinci prensibini hayata uygularken şu sorular sorulmalıdır;

– Doğru soruları soruyor muyum?
– Hatalarımdan ve tecrübelerimden ders alma yeteneğimi nasıl geliştirebilirim, düşünme bağımsızlığımı nasıl geliştirebilirim?
– Yaşım ilerlerken duyularımı keskinleştirmek için planım nedir?
– Yaşamın paradokslarını göğüslemek için yaratıcı gerilimi muhafaza yeteneğimi nasıl geliştirebilirim?
– İşte ve evde bütün beynimle düşünebiliyor muyum?
– Vücut ve zihnin dengesini nasıl geliştirebilirim?
– Yukarıdaki bütün unsurlar nasıl birbirine uyar? Her şey her şeye nasıl bağlanır?

Dünyanın uzmanlaşma ve dallarına ayrılma yolunda hızla ilerlediği bir dönemde, yaratıcının verdiği yaratıcılık özelliklerimizi geliştirerek, yaşamımızı kolaylaştırmaya olan ihtiyacımızı bize sağlayacak da vinci ruhunu kullanmak hiçte zor olamayan bir yöntemdir.

Kaynak : habermass.com

alaçatı-ot-festivaliAlaçatı Sanat ve Kültür Derneği tarafından organize edilen Alaçatı Ot Festivali 26-29 Mart 2015 tarihleri arasında 6. kez tüm doğaseverleri Alaçatı’da buluşturacak.

6. Alaçatı Ot Festivali Programı

26 Mart 2015, 12:00 Kalp Dostu Bitkiler ve Kalp Sağlığını Koruyucu Beslenme
Konuşmacı: Doç. Dr. Cevad Şekuri
Yer: Köstem Otel

26 Mart 2015, 14:00 Biyoçeşitlilik: Önemi ve Korunması
Konuşmacı: Dr. Ayfer Tan
Yer: Köstem Otel

26 Mart 2015, 16:00 Türkiye’de Biyokaçakçılık ve Biyokaçakçılıkla Mücadelenin Önemi
Konuşmacı: Hüsniye Kılıçarslan – OSB Biyoteknoloji Şube Müdürü
Yer: Köstem Otel

27 Mart 2015, 12:00 Otların Gücü: Metabolizmayı Hızlandıran ve Bağışıklık Sistemini Güçlendiren Otlar ve Bitkiler
Konuşmacı: Prof. Dr. Mithat Bahçeci – Endokronoloji ve Metabolizma Hastalıkları Uzamnı
Yer: Köstem Otel

27 Mart 2015, 12:00 Ebegümeci Konulu Bilimsel Söyleşi
Konuşmacı: Dr. Ruhan Aşkın Uzel – Gıda İşleme Bölümü Yaşar Üniversitesi MYO
Yer: İmrenhan Otel

27 Mart 2015, 14:00 Sakız Ağacı Sunumu
Konuşmacı: Ahmet Keçeci – Çeşme İlçe Ziraat Odası
Yer: İmrenhan Otel

27 Mart 2015, 14:00 GDO ve Toplum Sağlığı
Konuşmacı: Doç. Dr. Alev Haleki – EÜ Fen Fakültesi Biyoloji Bölümü
Yer: Köstem Otel

28 Mart 2015, 14:00 Otlar ve Bitkiler Nede Soframızda Olmalı?
Konuşmacı: Dr. Tuncay Filiz – Dahiliye Uzmanı
Yer: Köstem Otel

28 Mart 2015, 14:00 Beslenme ve Gıda İçin Biyoçeşitlilik
Konuşmacı: Dr. Ali Osman Sarı
Konu: Beslenme ve Gıda İçin Biyoçeşitlilik Proje Sunuları ve Proje Posterlerinin Sergilenmesi
Yer: İmrenhan Otel
Konuşmacı: Teresa Borelli
Konu: Küresel Beslenme ve Gıda İçin Biyoçeşitlilik Proje Tanıtımı
Yer: İmrenhan Otel
Konuşmacı: Dr. İsa Özkan
Konu: Türkiye, Brezilya, Kenya, Sri Lanka Beslenme ve Gıda İçin Biyoçeşitlilik Proje Çalışmaları ve Beslenme ve Gıda İçin Biyoçeşitlilik Poster Oturumu
Yer: İmrenhan Otel

Etkinlikler

26 – 27 – 28 Mart 2015, 08:30 Doğa Yürüyüşleri – Otları Tanıma ve Toplama Gezileri
Toplanma Yeri: Belediye Önü

26 – 27 – 28 Mart 2015, 11:00 Uygulama Bahçesi Tanıtım Ziyareti
Yer: Belediye Uygulama Bahçesi

27 Mart 2015 18:00 Basın Toplantısı
Yer: İmrenhan Otel

28 Mart 2015, 15:00 Alaçatı Ot Festivali Korteji

28 Mart 2015, 17:00 Basın Müze Gezisi
Zeytinler Müze Ziyareti

28 Mart 2015, 10:00 Sakız Fidan Dikimi

Atölyeler

26 Mart 2015, 11:00 Yemek
Konuşmacı: Ayşenur Mıhçı
Yer: Asma Yaprağı Restoran
27 Mart 2015, 16:00 Bitki Çayları
Konuşmacı: Teapot
Yer: Köstem Otel
26 Mart 2015, 15:00 Mutfakta Ebegümeci
Konuşmacı: Dilek Yetkiner
Yer: Ev Baharat
28 Mart 2015, 12:00 Zeytinyağı Tadımı
Konuşmacı: Feyza Üstüner – Gıda Mühendisi
Yer: Köstem Otel
27 Mart 2015, 10:30 Enginarlı Beğendi
Konuşmacı: Mustafa Dumanlıdağ
Yer: Alaçatı Palas
28 Mart 2015, 10:30 Çocuklarla Balık Atölyesi
Konuşmacı: Süleyman Dilsiz
Yer: Alaçatı Palas
27 Mart 2015, 15:00 Rakı ve Balık
Konuşmacı:
Süleyman Dilsiz
Yer: Ev Baharat
28 Mart 2015, 13:30 Otlar ve Zeytinyağı
Konuşmacı: Vedat Başaran
Yer: Alaçatı Palas

Eğlence

27 Mart 2015, 17:15 Çeşme Sokak Tiyatrosu
Yer: Değirmen Altı Sanat Galerisi Meydanı

27 Mart 2015, 19:00 Açılış Kokteyli
Yer: Göz Lounge

28 Mart 2015, 19:30 Yemek – Anason Orkestrası
Yer: Dutlu Kahve

29 Mart 2015, 13:00 Konser ve Sarı Zeybek Dans Gösterisi
Yer: Amfi Tiyatro

29 Mart 2015, 15:00 Festival Kapanış Konseri
Çeşme TSM
Yer: Amfi Tiyatro

29 Mart 2015, 16:00 Ödül & Kapanış Töreni
Yer: Amfi Tiyatro

29 Mart 2015, 19:00 After Party
DJ by Göz Lounge
Yer: Göz Lounge

tarihte-bugun-ne-oldu22 Mart, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 81. (Artık yıllarda 82.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 284 gün vardır.

Olaylar

  • 1737 – Osmanlı Devleti’nde Sadrazamlığa Yeğen Mehmed Paşa’nın yerine Hacı İvazzade Mehmed Paşa getirildi.
  • 1829 – Yunanistan’ın kuruluşuna ilişkin protokol, Londra’da düzenlenen konferansta Avrupa devletleri elçilerince imzalandı.
  • 1888 – İngiltere’de dünya futbolunun en eski futbol organizasyonu olan The Football League kuruldu.
  • 1921 – Kurtuluş Savaşı (Türkiye): Kuva-yi Milliye güçleri Fransız ordusu birliklerini Feke’yi terk etmek zorunda bıraktı.
  • 1933 – İlk düzenli toplama kampı olan Dachau Toplama Kampı kuruldu.
  • 1939 – Memelland (günümüz Klaipėda ve civarı) Almanya’ya katıldı.
  • 1941 – Refah şilebi bir denizaltı tarafından batırıldı, 168 kişi öldü. Bu saldırıyı hiçbir ülke üstlenmedi, gemiyi kimin batırdığı açıklığa kavuşamadı.
  • 1942 – II. Dünya Savaşı: İkinci Sirte Muharebesi (Kraliyet Donanması ile Regia Marina arasında meydana gelen deniz muharebesi)
  • 1942 – 6 ve daha fazla çocuğu olan ailelere ikramiye verilmesi kararlaştırıldı.
  • 1943 – Türkiye ile ABD arasında karşılıklı radyo yayın servisi açıldı.
  • 1944 – II. Dünya Savaşı: Monte Cassino’daki Alman direnişi kırıldı.
  • 1945 – Mısır, Suriye, Lübnan, Ürdün, Suudi Arabistan, Irak ve Yemen, Kahire’de Arap Birliği’ni kurdular.
  • 1963 – The Beatles’ın ilk albümü Please Please Me çıktı.
  • 1963 – Yassıada duruşmalarında idama mahkûm edilen, ancak müebbete çevrilen eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar’ın, tahliye kararı çıktı.
  • 1967 – Güney Kore’de Daewoo şirketi kuruldu.
  • 1968 – Paris’te, Nanterre Üniversitesi’nde, ABD’nin Vietnam’da yürüttüğü savaşa karşı çıkan ve eğitimde reform yapılmasını isteyen öğrenciler, Daniel Cohn-Bendit’in liderliğinde üniversitenin birinci amfisini işgal ederek, 68 olaylarını başlattı.
  • 1969 – Devrimci Milliyetçi Gençlik Kurultayı İstanbul’da toplandı. Kısa adı FKF olan Fikir Kulüpleri Federasyonu lideri Yusuf Küpeli ile Deniz Gezmiş bir manifesto yayımladılar. “Tam bağımsız ve gerçekten demokratik Türkiye” hedefi için mücadele programını açıkladılar.
  • 1982 – Yurtdışına kaçan Banker Kastelli’nin kasasına el konuldu; 70 banker ve banka yöneticisinin yurtdışına çıkışı yasaklandı.
  • 1986 – Mehmet Ali Ağca İtalya’da ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
  • 1988 – Türkiye İmar Bankası T.A.Ş kuruldu.
  • 1993 – Intel Pentium satışa sunuldu.
  • 1995 – Irak’ın kuzeyindeki harekatta 3 bin PKK mensubu çembere alındı, 200’ü öldürüldü, sekiz asker öldü, 11 er yaralandı.
  • 2001 – Diyarbakır DGM’de 5 yıl süren Yüksekova Çetesi davasında 15 sanığa 3 ile 30 yıl arasında değişen hapis cezaları verildi.
  • 2003 – Hakkında üç ayrı gıyabi tutuklama kararı bulunan işadamı Halil Bezmen cezaevine konuldu.
  • 2006 – Zamanının yaşayan en yaşlı hayvanı olarak kabul edilen kaplumbağa Adwaitya öldü.

Doğumlar

  • 1459 – I. Maximilian, Kutsal Roma imparatoru (ö. 1519)
  • 1599 – Anthony van Dyck, Flaman ressam (ö. 1641)
  • 1799 – I. Wilhelm, Prusya kralı ve Alman İmparatorluğu imparatoru (ö. 1888)
  • 1868 – Robert A. Millikan, Nobel Ödülü sahibi ABD’li fizikçi (ö. 1953)
  • 1869 – Emilio Aguinaldo, Filipinler bağımsızlık mücadelesi önderi.
  • 1888 – Kuniaki Koiso, Japon asker ve siyasetçi (ö. 1950)
  • 1905 – Grigori Kozintsev, Sovyet sinema yönetmeni (ö. 1973)
  • 1907 – James Maurice Gavin, ABD’li asker (ö. 1990)
  • 1909 – Nathan Rosen, İsrailli fizikçi (ö. 1995)
  • 1913 – Vartan İhmalyan, Ermeni yazar (ö. 1987)
  • 1913 – Sabiha Gökçen, Türk pilot (ö. 2001)
  • 1924 – Osman Fahir Seden, Türk yönetmen (ö. 1998)
  • 1931 – Burton Richter, Amerikalı fizikçidir
  • 1947 – Érik Orsenna, Fransız politikacı ve roman yazarı
  • 1948 – Andrew Lloyd Webber, İngiliz müzisyen
  • 1949 – John Benjamin Toshack, Galli futbol adamı
  • 1959 – Carlton Cuse, Meksikalı yapımcı, senarist
  • 1966 – António Pinto, Portekizli sporcu
  • 1972 – Elvis Stojko, Kanadalı buz patenci
  • 1976 – Reese Witherspoon, ABD’li aktris
  • 1977 – John Otto, ABD’li müzisyen

Ölümler

  • 1832 – Johann Wolfgang von Goethe, Alman şair ve yazar (d. 1749)
  • 1953 – Ahmet Şükrü Oğuz, Türk siyasetçi (d. 1881)
  • 1958 – Mike Todd, Amerikalı film ve tiyatro yapımcısı (d. 1907)
  • 1993 – Samiha Ayverdi, Türk yazar (d. 1905)
  • 2001 – Sabiha Gökçen, Türk pilot (d. 1913)
  • 2001 – William Hanna, ABD’li prodüktör (d. 1910)
  • 2003 – Suna Korad, Türk opera sanatçısı (d. 1935)
  • 2004 – Ahmed Yasin – Hamas’ın kurucusu (d. 1938)
  • 2004 – Janet Akyüz Mattei, ABD’li astronom (d. 1943)
  • 2005 – Kenzō Tange, Japon mimar (d. 1913)
  • 2007 – Kadir Has, Türk işadamı (d. 1921)
  • 2010 – Özhan Canaydın, Galatasaray Spor Kulübü eski başkanı, iş adamı ( d. 1943 )
  • 2011 – Hamza Yanılmaz, Elazığ 23.Dönem milletvekili ,Elazığ eski belediye başkanı ( d. 1963 )

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Su Günü
  • Dünya Çocuk Şiirleri Günü

”… Finlandiyalı çocukların okul yaşamı, Finlandiya’nın bizzat uygulamakta olduğu gençlik ve eğitim politikalarının sonucudur; PISA testlerinin değil. Fin eğitim sisteminde okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar sosyal bilimler, görsel sanatlar, spor ve pratik becerilerin geliştirilmesi de önemli. Finli çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Finli öğretmenler de, ebeveynler de matematik ve ya fen derslerindeki soyut kavramları öğretmenin en iyi yolunun müzik, drama ya da spor uygulamaları olduğunu düşünür. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan bu denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formülüdür. PISA testleri, okul yaşamının çok önemli olan bazı kıstaslarını değerlendirme dışında bırakıyor.”  diyor  Pasi Sahlberg.

finlandiya ve eğitim

 

Düşük maliyetler, kısa okul saatleri, ile yüksek akademik başarıyı; bireyselliğe, bağımsızlığa önem veren, öğrencilerine kendi eğitim programını kendi düzenleme sorumluğunu yükleyen eğitim anlayışıyla bol boş zamanı, eğlenerek öğrenmeyi birleştiren Fin eğitim sistemi hala eğitimin rüya ülkesi olmaya devam ediyor.

İşte size Fin eğitim sistemiyle ilgili 9 şaşırtıcı gerçek.

finlandiyada ders

 

-1-

Finlandiya’da zorunlu okula başlama yaşı 7.

Yaşları ne olursa olsun, çocuklar okula kendileri yürüyerek ya da bisikletle gidiyor.

Fin kültürü çocukların bağımsız yetişmesini önemsiyor. Çocuklarını okula getirip götüren, ders çalıştıran ebeveynler diye bir şey yok.

-2-

Fin eğitim müfredatı basit ve genel bir çerçeve tanımlamaktan ibaret.

Öğrenciler, kendi ilgi ve ihtiyaçları doğrultusunda kendi eğitim-öğretim programlarını şekillendirme haklarına sahipler. Öğretmenler de öyle.

-3-

Finli öğrencilere eğitim hayatlarının ilk altı yılında hiçbir şekilde not verilmiyor. Sekizinci sınıfın sonuna kadar not verme zorunluluğu yok ve öğrenciler standardize edilmiş bir sınav sistemine tabi değiller. Sadece 16 yaşlarındayken ülke genelinde bir sınava giriyorlar.

-4-

Öğretmenler gün boyu sınıfta ortalama dört saat ders veriyor. Haftada iki saati ise mesleki gelişimleri için eğitimlere katılmak için ayırıyorlar.

İlk okulda öğrencilerin ders dışı/teneffüs olarak geçirdikleri zaman toplam 75 dakika. Amerika’da bu oran 27 dakikaya kadar düşüyor. Türkiye’de ise ortalama 45 dakika.

-5-

Tüm öğretmenlerin en az master derecesi var ve üniversite başarısı en yüksek %10’luk dilim arasından seçiliyorlar. Öğretmenlik toplum gözünde statüsü en yüksek mesleklerden biri.

Finlandiya öğretmenleri başarılı-başarısız olarak yargılamayan bir kültüre sahip. Eksikleri bulunan öğretmenlerin, yeni eğitim-öğretim programlarıyla kendilerini geliştirmesinin önü açılıyor. Hiçbir öğretmenin performans nedeniyle işten atılma korkusu yok.

-6-

Öğrencilere ödev verilmiyor çünkü öğrenmenin yeri okuldur.

Her çocuğa bir birey olarak değer veriliyor. Çocuklardan biri yeterince iyi öğrenemiyorsa öğretmenleri bunu hemen fark ediyor ve çocuğun öğrenme programını onun bireysel ihtiyaçlarına göre düzenliyor. Aynı şey, okula uyum göstermeyen, sıkılan ya da öğrenim durumu programın ilerisinde olan çocuklar için de geçerli.

Öğretmenlerin yüksek eğitim düzeyi, çocukların her türlü gelişimini gözlemleyebilmelerini ve esnek çözümler yaratabilmelerinin en önemli nedeni. İstatistiklere göre çocukların ortalama %30’u eğitim hayatlarının ilk dokuz yılında özel programlarla destekleniyor.

-7-

Fin okullarında spora bol bol yer var ama spor karşılaşmaları yapacak takımlar yok. Rekabet, üstünlük kazanmak Fin kültüründe değer verilen bir şey değil.

-8-

Finlandiya’da özel okul yok ve eğitim harcamalarının tümü devlet tarafından destekleniyor.

Finlandiya’da okullar birbirleriyle rekabet etmiyor, aksine dayanışıyor. Okulların hemen hemen tümünün başarı düzeyi aynı. Bu yüzden okulun bir diğerine göre ayrıcalığı yok.

Eğitim “herkes için eşit imkanlar sağlamak” demek. Eşitlik kavramına olağanüstü değer veriliyor. Tüm çocuklar zeka ve becerileri ne olursa olsun aynı sınıflarda okuyor.

-9-

Pek çok Avrupa ülkesi ve Amerika’yla karşılaştırıldığında Finlandiya’da eğitime ayrılan bütçenin daha fazlası sınıf ortamına yansıyor. Çünkü öğretmenler de, yöneticiler de hemen hemen aynı maaşı alıyor. Bu yüzden Finlandiya’da eğitim maliyetleri çok daha düşük.

Ancak 15 yıllık kıdemli bir öğretmen ortalama bir üniversite mezunundan daha iyi kazanıyor.

Kaynak: Eğitimpedia

dunyanin-en-buyuk-plak-arsiviDünyanın en büyük kişisel plak arşivinin sahibi Brezilyalı iş adamı Zero Freitas, arşivini halka açmaya hazırlanıyor

Brezilyalı iş adamı Zero Freitas, dünyanın en büyük kişisel plak arşivinin sahibi olması ve onları kataloglama yöntemiyle sık sık gündeme geliyordu.
22 yaşından beri sahip olduğu plak arşivleme tutkusu, 5 milyondan fazla plağın Sao Paolo’daki bir depoda kataloglanması ile sonuçlanan 62 yaşındaki iş adamı eşsiz arşivini insanlarla paylaşmayı planlıyor.

Zero Freitas, 2300 metrekarelik depoda, dünyanın dört bir yanından gelen plaklarla daha da genişleyen arşivinin, online bir şekilde dinlenebilmesi üzerine kurulu planı hakkında oldukça hevesli.

BBC’deki bir röportajında bu fikrini dile getiren iş adamı, müziğin anıları canlandırma konusunda çok önemli olduğunu, insanların dev arşivine ulaşarak kendi anılarını tekrar canlandırmalarını istediğini söylüyor.

Kaynak: OKU.NET

27 Mart2015Dünya Tiyatro Günü’ dünyanın çeşitli yerlerinde farklı etkinliklerle kutlanırken Devlet Tiyatroları da ücretsiz temsillerle seyircisini tiyatroyla buluşturacak.

tiyatro-sahnesi-dt

Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü, ‘Dünya Tiyatro Günü’ nedeniyle 27 Mart Cuma günü temsil edeceği 29 değişik oyunu ücretsiz olarak sahneleyecek. Sanatseverler, Devlet Tiyatroları’nın 12 bölgesindeki 23 sahnesinde ve Gaziantep, Malatya, Çorum, Zonguldak, Denizli ve Ordu turne sahnelerinde ücretsiz temsilleri izleyebilecek. Biletler, Devlet Tiyatroları’nın gişelerinden ya da ilgili müdürlüklerden temin edilebilecek. Dünya Tiyatro Günü’nde Ankara Devlet Tiyatrosu ise, ‘Hedda Gabler’i Büyük Tiyatro Sahnesi’nde, ‘Sarı Naciye’yi Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, ‘Neşe, Dert, Aşk’ı Küçük Tiyatro’da, ‘Ramiz İle Jülide’yi Şinasi Sahnesi’nde, ‘Aklımdaki Kadınlar’ı Altındağ Tiyatro Sahnesi’nde, ‘Meraklısı İçin Öyle Bir Hikaye’yi Stüdyo Sahne’de ve ‘Nehir’i de Oda Tiyatrosu’nda ücretsiz olarak tiyatroseverlerle buluşturacak.