Şunun için etiket arşivi: destek

Kastamonu Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Kılıç, TÜBİTAK destekli “Bas gör gitar” adını verdiği proje kapsamında bir gitar geliştirdi.

Kastamonu Üniversitesi Orman Endüstri Mühendisliği Bölümü öğrencisi Abdulkadir Kılıç, TÜBİTAK destekli “Bas gör gitar” adını verdiği proje kapsamında, hangi perdeye basıldığını ve perdenin hangi notaya karşılık geldiğini gösteren gitar geliştirdi.

Orman Endüstri Mühendisliği dördüncü sınıf öğrencisi 22 yaşındaki Kılıç, AA muhabirine yaptığı açıklamada, müziğe yeni başlayanlar, gitarı nota ile öğrenmek isteyenler ile pratiği olup da nota bilmeyenler için bir gitar geliştirmek fikriyle yola çıktığını anlattı.

Yapmayı düşündüğü gitarın projesini hazırlayıp TÜBİTAK’a sunduğunu belirten Kılıç, “Proje dersimizde projeyi yazdım ve hocalarımız vasıtası ile TÜBİTAK’a gönderdim. Projem kabul edilerek 2 bin 500 lira hibe aldım. Bu da yaptığım masrafları karşıladı.” dedi.

Projesinde, gitar klavyesindeki tele basılınca ana notaların hem led ışık hem de porte (Notaların üzerine yazıldığı eşit aralıklı beş çizgi ve dört aralıktan oluşan şekil) ile gitar üzerinde yerini gösteren bir cihaz bulunduğunu anlatan Kılıç, şunları kaydetti:

“Yedi yıldır müzikle uğraşıyorum. Notayı öğreniyorsunuz ama bunu gitara adapte etmek zor. Bunu kolaylaştırmak için ilk beş perdenin gitar üzerinde hem ışıkla hem de yazılımda nerede olduğunu görmek için bir gitar düşündüm. Klavyenin üzerinde tellerin altında raptiye ve sap ile klavye arasında ‘baskı devre’ adında elektronik bir devre oluşturdum. Bu raptiyeler baskı devreye ve led ışıklara bağlı. Led ışıklar ise gitarın gövdesinde çizilmiş porte üzerine notaya göre dizili. Hangi tele basarsak, o tel hangi notaya denk geliyorsa o led yanıyor. Böylelikle hem hangi notaya basıldığını hem de yazılımda yerini görmüş oluyoruz.”

Kılıç, “Bas gör gitar” adını verdiği projesi için patent başvurusunu yapmaya hazırlandığını, bir sponsor veya müzik aletleri firmasıyla projesini geliştirmek istediğini sözlerine ekledi.

thumbs_b_c_23da06e7bad232c3c099e7a0781b6aab

2009’tan bu yana Milli Eğitim Bakanlığı bünyesinde kursiyerlere sanat dersleri veren, Bakırköy Özel Nar Sanat Eğitim Kursu , yaz döneminde Temmuz ayından itibaren ”Çocuk Kursiyerlere” Resim dersi vermeye hazırlanıyor.

Resim dersleri için kayıtlar başladı. Dersin içeriği ise şöyle: Haftada 1 gün 2 ders saati şeklinde olacak olan grup hafta içi Kursiyerlerin talepleri doğrultusunda Resim Grubu ders saatleri Kursiyerler tarafından belirlenerek derslere başlanacaktır.

Resim Sınıfı için yaş ortalaması ise . 4 ila 7 ve 8 ila 12 yaştır.

Çocuklara yönelik başlatılan Resim dersi, eğitmenimiz ”Sevgi GENCAN” tarafından verilecektir.  Yaz sonunda ise, eğitmenimiz Sevgi GENCAN desteği ile öğrencilerin becerilerini ortaya koyarak, sanatsal algının oluşumuna destek vermek ve öğrencilerin motivasyonunu yükseltmek amacıyla çocukların yaptıkları Resimlerden sergi açılacaktır.

Kayıt için son tarih dönemi 30 Haziran’dır.

Kazakistanlı sinemaseverler, Türk Filmleri Haftası’nın açılış filmi “Ertuğrul 1890”a yoğun ilgi gösterdi.

ertugrul-1890

Kazakistan’da düzenlenen Türk Filmleri Haftası, “Ertuğrul 1890” filminin açılış gösterimiyle başladı.

Etkinliğin koordinatörü Öner Kılıç, açılış gecesi yaptığı konuşmada, Türkiye ve Kazakistan’ın binlerce yıllık ortak kültürel değere sahip iki ülke olduğunu vurgulayarak, Türk Filmleri Haftası’nın sadece gösterimlerle sınırlı olmadığını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı‘nın (TÜRKSOY) desteğiyle düzenlenen Türk Filmleri Haftası’nın önemine dikkati çeken Kılıç, şöyle konuştu:

“Pek çok ortak kültürel çalışma yaptığımız Kazakistan’da özellikle bu etkinlikte sinemacılarla bir araya gelmek bizim için değerli. En büyük ortak değerlerimiz olan Hoca Ahmet Yesevi ve Farabi’yi beyazperdeye taşıyarak, Türk ve Kazak sinemacıları bir araya getirmek ve ortak sinema filmleri çekmek en büyük amacımız.”

UNESCO’nun 2016 yılını Ahmet Yesevi yılı ilan ettiği ettiğini hatırlatan Kılıç, Farabi’nin felsefesiyle Ahmet Yesevi’nin inancını birleştiren bir anlayışla Yesevi filmi için Kazak sinemacılarla bir araya gelecekleri bilgisini verdi.

TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er ise bağımsızlıklarını kazandıkları günden beri Türk cumhuriyetlerinin yanında yer aldıklarını belirterek, bu tarz kültürel etkinliklerin desteklenmesiyle kardeş ülkeler arasında her alanda birlikteliğin sağlanmasını arzu ettiklerini dile getirdi.

“Türk filmleri pazarının büyütülmesi gerekiyor”

Ertuğrul 1890” filminin gösteriminin ardından konuşan başrol oyuncusu Kenan Ece, sinemaseverlerin gösterdiği ilgiden büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Türk Filmleri Haftası’nın, Türk- Japon ortak yapımı olan Ertuğrul 1890 filmiyle açılması oldukça anlamlı. Filmimiz iki millet arasındaki dostluğu ve barışı anlatıyor. Tüm dünyaya mesajı olan bir yapım. Gerçekten zor günler geçiriyor dünyamız. Savaşlar, problemler bir türlü bitmiyor. Film de en zor zamanlarda farklı milletlerin birbirine destek olması ve yardım etmesiyle ilgili bir konuyu ele alıyor.” dedi.

“Burada olmak benim için çok güzel bir tecrübe oldu”

Türk dizilerinin dünyanın her tarafında izlendiğini aktaran Ece, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dizilerimiz Güney Amerika’dan Türk dünyasına kadar her yerde izlenip ilgi görürken, filmlerimizin aynı oranda seyirci bulmaması için hiçbir sebep yok. Örneğin Kazakistan’a geldim, televizyonu açtığımda Türk dizisi oynuyordu. Bizim yapımların burada hatırı sayılır bir seyirci kitlesi var. O yüzden bana göre Türk sinemasının buralara ulaşması mümkün. Burada olmak benim için çok güzel bir tecrübe oldu.”

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak yaratıcı drama derslerimize her hafta başka bir oyun ile bilinçaltı eğitimimize devam etmekteyiz. Oyunların yanı sıra gruplarımızda enstruman destekli  şarkı söyleme, ritim tutma vb. uygulamalar ile çocuklarımızın gelişimlerine katkıda bulunmaya çalışmaktayız. İşte derslerimizden görüntüler;

yaz okulu

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 yaz sezonu için yaz okulu gruplarımız başlamaktadır. Akıl oyunları seti ve ZeKare eğitim setleri ile basitten karmaşığa doğru bilinçaltı eğitimi temelli başlayacak olan eğitim; her ayın sonunda veliye hangi konuda eksik, hangi konuda dikkatli hangi konuda daha başarılı olduğu konuyla ilgili rapor olarak sunulacaktır. “Hangi alanda nasıldı?, Ne tür destekler verildi? , Hangi gelişim özelliğinin ileride desteklenmesi lazım? , Hangi zeka alanı daha kuvvetli?” sorularının cevaplarını velilerimiz rapor halinde eğitmenimizden alacaklardır. Gün içerisindeki eğitim devam edecektir. Gün içerisinde rutin çoklu eğitim devam ederken, birebir özel eğitim ile ilgilenen eğitmenimiz bazı saatlerde arkadaşlarımızı birebir eğitime alarak zeka gelişim programını uygulayacaktır. Buradaki asıl amacımız; okul öncesi dönemdeki çocuklar emici beyindir, yani herşeyi alırlar fakat hepsini alma becerisi ya da hedefe ulaşma becerisi farklıdır. İleriye giden çocukların geridekilere uyum sağlaması zor olur, zor öğrenenlerin de ilerideki çocuklara uyum sağlaması zor olur. Bu nedenle hepsine ayrı ayrı gelişim programı uygulanması gerekmektedir.  Bu program daha çok Montessori eğitim programından etkilenerek hazırlanmış bir programdır ama Montessori eğitiminin tamamı baz alınmamıştır. Çünkü Montessori eğitiminin devamında Türkiye ‘de devam edebilecekleri bir okul bulunmuyor. Biz geleneksel eğitimimizi hazırlayacak şekilde bu materyalleri uygulayacağız. Materyallerimizin tanıtımını eğitmenimiz randevu ile tanıtabilmektedir. Bu materyaller görsel algı becerisi, konsantrasyon becerisi , el-göz koordinasyonunu geliştiren materyallerdir.

montessori egitimi

Montessori Eğitimi Nedir?

Montessori eğitimi İtalyan bir doktor ve eğitimci olan Maria Montessori tarafından geliştirilen ve serbestlik, sınırlar içinde özgürlük ile bir çocuğun doğal psikolojik, fiziksel ve sosyal gelişimine verdiği önem ile tanımlanan bir eğitim yaklaşımıdır. “Montessori” adı altında bir dizi uygulama bulunsa bile, Association Montessori Internationale (AMI) ve Amerikan Montessori Cemiyeti (AMS) aşağıdaki unsurları esas olarak belirlemiş bulunmaktadır:

  • Büyük çoğunlukla 2.5 ya da 3 yaşından 6 yaşına kadar çocuklar için oluşturulmuş karma yaş sınıfları,
  • Belirlenmiş seçenekler içerisinden, öğrencinin kendi seçeceği faaliyetler,
  • Bölünmeyen çalışma zamanı blokları, ideal olarak üçer saat,
  • Öğrencilerin doğrudan eğitim (yönergeler) yerine malzemelerle çalışarak kavramları öğrenmelerine dayalı “Yapılandırmacı” ya da bir “keşif” modeli,
  • Montessori ya da arkadaşları tarafından geliştirilmiş olan özelleştirilmiş eğitim malzemeleri,
  • Sınıf içerisinde hareket özgürlüğü,
  • Montessori metodu için eğitilmiş bir öğretmen

Bunlara ilave olarak, birçok Montessori okulu onun yayınlanmış eserlerinde yer alan Montessori’nin insan gelişimi modelini referans alarak programlarını tasarlamakta ve Montessori’in hayatı boyunca verdiği eğitici eğitimi derslerinde tanıtılan pedagoji, ders ve malzemeleri kullanmaktadır.

Okuma becerileri, bilim ve matematik okur yazarlığı kadar; sosyal bilimler, görsel sanatlar,spor ve becerilerin geliştirilmesi de önemlidir. Çocuklar anaokul ve ilkokul hayatları boyunca oyun oynar ve zevk alarak öğrenirler. Matematik, fen eğitimleri ve soyut kavramları en iyi öğretmenin yolu müzik,drama ve spor uygulamalarıdır. Akademik ve akademik olmayan öğrenme biçimleri arasında kurulan denge çocukların okuldaki mutluluğunu sağlamanın büyülü formulüdür.

YAZ OKULUMUZUN YAPISI

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri,

-Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim,

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği,

-ORFF destekli  Müzik Etkinliği,

-Bahçede açık hava oyunları,

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi,

-Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

-İlgi köşelerinde serbest zaman,

-Sabah Kahvaltısı,

-Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler),

-Bahçede açık hava oyunları,

-Orff destekli müzik etkinliği,

-Öğle yemeği,

-Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır),

-Fen ve Doğa çalışmaları,

-Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar,

-Meyve saati,

-Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği),

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

 

  • Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.
  • Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)
  • Bale
  • Resim dersleri ücretsizdir.
  • Yaş Grupları
  • 3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.
  • Kontenjanımız 20 kişi ile sınırlı olup, daha detaylı bilgi ve eğitmen randevusu için bize telefonla ulaşmak için 0212-570-80-68 veya 0530-880-71-80 numaralarından veya e-mail yoluyla ulaşmak için [email protected] adresinden bizlere ulaşabilirsiniz.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

 

 

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 2016 okul sezonunun bitişi ile birlikte 3-6 yaş grubu küçük dostlarımızın yaz sezonunda hem eğlenip, hem öğrenip hemde tatil tadında keyif alabilecekleri yaz okulu programımızın kayıtları başlamış bulunmaktadır. Yaz okulumuzun yapısı;

 

08.30  17.00  Veli istekleri doğrultusunda saatlerde esneklik gösterilecektir.

Haziran, Temmuz,Ağustos   Katılım süresi  veli isteğine bağlıdır.

PROGRAM İÇERİĞİ:

Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri

Zihin geliştirme programı çocuk gelişim uzmanı tarafından  birebir eğitim

-ZE Kare eğitim seti,akıl oyunları

Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar

Projeksiyon destekli Türkçe Dil Etkinliği

ORFF destekli  Müzik Etkinliği

Bahçede açık hava oyunları

Fen ve Doğa çalışmaları

İlkokula gidecek öğrencilerimiz için hazırlık eğitimi

Geziler , talep doğrultusunda yüzme eğitimi.

PROGRAM AKIŞI

İlgi köşelerinde serbest zaman

Sabah Kahvaltısı

Türkçe Dil etkinliği(parmak oyunu ,tekerlemeler,bilmeceler,eğitici hikayeler)

Bahçede açık hava oyunları

Orff destekli müzik etkinliği

Öğle yemeği

Dinlenme ve ilgi köşelerinde oyunlar(Zihin geliştirme programı birebir uygulanır)

Fen ve Doğa çalışmaları

Yaratıcı Drama destekli  kurallı oyunlar

Meyve saati

Atık Materyal ve Kağıt etkinlikleri (Sanat Etkinliği)

İSTEĞE BAĞLI ETKİNLİKLER YAPILACAKTIR.

 

*Aynı zamanda öğrencilerimize ücretsiz olarak müzikal kulak testi yapılacaktır.

*Ek ücrete tabii müzik eğitimi(Keman, Piyano, Bağlama, Gitar ve vurmalı çalgılar gibi)

*Bale

*Resim dersleri ücretsizdir.

Yaş Grupları

3-6    yaş grubu öğrenci kabul edilecektir.

AMACIMIZ:

Okul Öncesi  dönemdeki  çocuklarımızın  zihinsel gelişimine,duygusal ve sosyal gelişimine ,dil gelişimine ,fiziksel  gelişimine  ezberci ve yetişkin baskıcı tutumlardan uzak,öğrenmeye merak uyandırarak  var olan emici beyinlerini aktif çalışabilir duruma gelmesine destek vermektir.

Her çocuk kendi  gelişimi içinde kendi evrimini  tamamlar bundan dolayı takvim yaşından çok

Gelişim yaşı önemlidir.Çoğu kurumlarda  toplu kazanımlar aynı zamanda   yerleştirilmeye çalışılmaktadır.Biz Nar Eğitim Kurumları olarak 16 yılllık tecrübe ile okul öncesi çocukların kendi

Gelişim hızlarına göre eğitim alabilmeleri için bireysel gelişim eğitim programı uygulayarak evrimlerini tamamlamalarına fırsat vereceğiz. Bu program hazırlanırken ülkemizde uygulanan eğitim programlarının tamamı süzgeçten geçirilmiş ve özellikle  montessory  eğitiminin prensipleri dikkate alınarak hazırlanmıştır.

‘’BU İŞİ YAPABİLMEM İÇİN BANA YARDIM EDER MİSİN ?’’   diyen  çocuklarımızın elinden tutarak öğrenmekten keyif alan öğrencilerimizin eğitim ve öğretim yolunu başarılı şekilde açmaktır

 

Ön kayıt için buraya tıklayabilirsiniz.

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, Kadıköy’deki tiyatrocular bir araya geldi.

Kadıköy Tiyatroları Platformu’nun çağrısıyla sabahın erken saatlerinde Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde toplanan tiyatro grupları burada yürüyüş hazırlıklarını tamamladı. Saat 13:00’te NHKM’den başlayan yürüyüşe plartform bünyesindeki kırka yakın tiyatro grubu katılım gösterdi. Tiyatrocular yürüyüşe, müzik aletleri, kostüm ve aksesuarlarıyla yerlerini aldı.

Kadıköy sakinlerinin de büyük ilgi ve destekle karşıladığı yürüyüş korteji, Bahariye’den başlayarak Süreyya Operası, Ayvalıtaş Parkı ve Barlar Sokağı’ndan geçip açıklamanın okunacağı Kilise Meydanı’na ulaştı. Meydanda geniş bir kitleyle basın açıklaması yapıldı.

Uluslararası Tiyatro Bildirgesi Onur Tanyeri tarafından, Kadıköy Tiyatroları Bildirisi ise Enis Fosforoğlu tarafından okundu.

Kadıköy Tiyatroları Platformu’nun bildirisinin tam metni şöyle:

el-ilani-bildiri_01

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, “kültür paketi”nin ayrıntılarını açıkladı. Rami Kışlası restore edilecek ve İstanbul’a 10 milyon kitap kapasiteli Türkiye’nin en büyük kütüphanesi kurulacak.

kutuphane

Kültür ve Turizm Bakanı Mahir Ünal, Almanya dönüşü uçakta gazetecilere konuştu. Kültür politikalarıyla ilgili hazırlanan paketin Başbakan Ahmet Davutoğlu tarafından açıklanacağını kaydeden Ünal, şehirlerin kültür ve sanat üretmemeye başladığı anda taşralaşacağına işaret etti. Ünal, Devlet Türk Musikisi korolarının yeniden açılacağını ve gençlerin kültür sanat etkinliklerinin doğrudan teşvik ile 50 milyon TL ile destekleneceğini söyledi. Ünal, şu mesajları verdi: “Sanatçının devlet memuru olması, sanatçının performans değerlemesini yapmanızı engelliyor ama sanatçı performansı ile vardır. Eğer siz sanatçıyı alır devlet memuru yaparsanız ve onun da kendi performansını herhangi bir şekilde değerlendirmezseniz orada bir sanat ya da sanat etkinliği olmaz. O yüzden kültür paketinin birinci önceliği, iyi bir kültür-sanat yönetimi. Kültür-sanat yönetimi ile neyi hedefliyoruz? Sanatı ve sanatçıyı nasıl destekleyeceğiz? Dolayısıyla sanatçının özlük haklarından tutun da sanatçının emekli olması ve eğitimine varıncaya kadar bu çerçevede bir planlama sunmamız gerekiyor. Her şeyi yeniden ele alıyoruz. Biz bir teşkilat kanunu çalışması yapıyoruz, ama kültür-sanatın birtakım siyasi gerilim hatlarına takılmasını istemiyoruz.

 

buzukinin-efsanesiistanbula-geliyor,zAjw2ZYluUGQOjjqJ4nTkA

Buzukinin en önemli virtüözlerinden Thanasis Polykandriotis ve Buzuki Orkestrası,Café Aman İstanbul grubunun solistleri Stelyo Berber ve Pelin Süer ile birlikte 2 Nisan 2016 Cumartesi gecesi TİM Show Center’da seyirciyle buluşuyor.

33 kişilik dev bir kadronun, Yunanlı dansçıların sergileyeceği dönem dansları eşliğinde sahne alacağı gecede günümüzün en önemli buzuki virtüözlerinden biri olan ve buzuki sazının sihirli tınısını tüm dünyaya taşıyan Polykandriotis, bu geceye özel orkestrasyonu ile ilk defa Türk seyircisi karşısına çıkıyor.

Buzukinin dünden bugüne müzikal yolculuğu olarak tasarlanan konserde, Türk ve Yunan müziğinin ortak ezgileri de seslendirilecek. Yunanistan’ın billur sesi Katerina Kouka farklı yorumuyla geceye renk katacak.

Buzuki üstadı Thanasis Polykandriotis’in, “EPOMENI” (Gelecek Nesil) adını verdiği, 16 buzuki ve 4 müzisyenden oluşan buzuki orkestrası ve gecenin solistleri eşliğinde vereceği‘BUZUKİNİN EFSANESİ’ konserinin ilk bölümünde eski dönem repertuarının en seçkin ve dinamik örnekleri sunulacaktır. İkinci bölümde ise Polykandriotis’in kendi bestelerinin yanı sıra, günümüz Yunan müziğinin en önemli bestecileri arasında yer alan Hacidakis,Teodorakis, Ksarhakos gibi isimlerin eserleriyle dinleyenler kendilerini Yunan ezgilerinin büyüsüne kaptıracaklar.

BUZUKİNİN EFSANESİ…

TİM Show Center ve Malou International ortaklığıyla gerçekleştirilecek ve buzukinin eşsiz tınısının damgasını vuracağı bu muhteşem konserde Türk dinleyicisi, dünyaya mal olmuş bir repertuarı,  daha önce karşılaşmadıkları bir lezzette, adeta bir müzikal tadında ilk defa dinleme fırsatını bulacak.

THANASIS POLYKANDRIOTIS

1948 yılında Atina’da doğan Thanasis Polykandriotis,  önemli bir icracı olan babası Theodoros Polykandriotis sayesinde 8 yaşında müzik dersi almaya başladı. Klasik gitara olan tutkusuna rağmen 1964 yazında buzuki enstrümanını keşfetti.

Genç yaşta çalışmaya başladığı çok önemli bestecilerle zaman içinde dönemin plak ve albümlerinin %90’ında yer alarak adını buzuki enstrümanının en değerli icracıları arasına yazdırdı. Çalıştığı önemli besteciler arasında Kaldaras, Mikrutsikos, Savopulos, Loizos, Kuyumcis, Plesas, Teodorakis, Hacidaskis, Mamagakis ve Panu sayılabilir.

1965 tarihinden bugüne 1000’in üzerinde şarkı besteleyen ve gelmiş gecmis en iyi buzuki üstatlarından biri kabul edilen sanatçı, 1971’de BBC kanalında yayınlanan bir programda Nana Muskuri ve Marinella ile birlikte yer aldı. Manos Hacidakis’in davetiyle solist olarak kendisine eşlik etti. Öte yandan Kazancidis, Dionisiou, Parios, Marinella, Voskopulos, Pulopulos gibi Yunanistan’ın en iyi ve güçlü sesleriyle çalıştı.

Dünyanın farklı ülkelerinde, Albert Hall (Londra), Opera House (Sidney), Kennedy Center ve Carnegie Hall (ABD), Shanghai Concert Hall (Çin), Linder Auditorium (Johannesburg) gibi en önemli salonlarda sahne aldı.

1996’da sanatçının senfonik orkestra için bir buzuki konçertosu besteleme rüyası gerçeğe dönüştü. Eserini Atina Herodion Antik Tiyatrosu’nda Budapeşte Opera’sına bağlı Devlet Senfoni Orkesttrası ile birlikte seslendirdi. 1 no.lu buzuki konçertosunun icrasıyla birbirinden farklı iki müzik türü olan klasik batı müziği ve yunan folk müziğinin uyum içinde biraraya gelebileceği kanıtlanmış oldu.

Aynı zamanda ,40 genç buzuki sanatçısından oluşan Epomeni topluluğunun kurucusudur. Epomeni 2004 yılında düzenlenen Atina 28.Olimpiyat Oyunları’nın açılış töreninde görev almıştır.

BUZUKİ ORKESTRASI EPOMENİ (GELECEK NESİL / THE NEXT GENERATION)

2003 yılında büyük buzuki üstadı Thanasis Polykandriotis’in öncülüğünde 40 genç müzisyenle kurulan topluluğun amacı Yunan müziğinin vazgeçilmez parçası olan buzuki enstrümanının gelecek nesillere de taşınabilmesidir. Buzuki, hak ettiği değeri ve saygıyı, Thanasis Polykandriotis’in 1993’ten beri buzuki eğitimine yaptığı büyük katkı ve uğraşlardan sonra bulmuş ve UNESCO’nun kültürel miraslar listesine girmeye aday gösterilmiştir.

Topluluk şu an Mihail Kokoyanni Vakfı çatısı altında çalışmalarını sürdürmekte olup Yunanistan’ın farklı bölgelerinden 40 buzukici dahil olmak üzere 280 genç müzisyeni çatısı altında toplamıştır. Genç müzisyenler her hafta müzik hakkında fikir alışverişlerinde bulunmak üzere ve konser hazırlıkları, provalar, seminerler için vakfın tesislerinde buluşmaktadırlar.

40 buzukiciden oluşan müzik topluluğu belirli zaman aralıklarında Yunanistan’ın çeşitli bölgelerinden gelen yaşları 16 ile 35 arasında değişen yeni müzisyenlerle zenginleştirilmektedir.

KATERINA KOUKA 

Küçük yaşlardan itibaren müzik ve tiyatroya merak salan Katerina Kouka, 1992’de ilk albüm çalışması olan “İlk Randevu”yu çıkardı. Onu, 1993’te EMI plak şirketinden çıkan “İki Kalbim Olsaydı Seni Sevecek” ve 1994 yılında dinleyenlerle buluşan “Cennetin Güzellikleri” takip etti.

1995’te çıkan dördüncü albümü “Aşkı İlk Bahaneyle Öldüremezsin”i, 1997’de çıkan “Deli Bir Rüzgar Esiyor” izledi. Aynı yıl iki şarkıyla Mitropanos’un albümünde yer aldı.

2000’de “Hayaller Kavga Ediyor” albümü yayınlandı.

2001’de “En İyi Yunan Kadın Ses Sanatçısı” ödülüne aday oldu.

2002’de Yunanistan’ın ilk ses yarışması Famestory’de jüri üyeliği yaptı.

2008’de “Gecenin Sesleri” adlı albümünü çıkardı.

Birçok başarılı konser ve albüme imza atan sanatçı aynı zamanda oyunculuk alanında da adından söz ettirdi:

1994’te Aleksis Bistikas’ın yönetmenliğindeki bir filmde başrol oynadı. Aynı yıl Selanik Festivali’nde performansıyla büyük beğeni topladı.

2002’de Stamatis Kraounakis’in “Taboo” adlı müzikalinde başrol oynadı.

Çeşitli televizyon dizilerinde oyuncu olarak yer aldı. 2014’te “Şafak Vaktinden Önce” adlı müzikalde başrol oynayarak tüm Yunanistan’ı dolaştı.

CAFE  AMAN İSTANBUL

Stelyo Berber ve Pelin Suer tarafından kurulan Café Aman İstanbul, bir müzik atölyesi mantığıyla çalışıyor.

Müziğin sınır tanımayan evrensel yanına dikkat çeken grup, dinleyicilerini, yepyeni ezgilerle buluşturmayı hedefliyor.

Etnik müzik üzerine uzmanlaşmış olan grubun, 2012 başında Kalan Müzik’ten çıkan ilk albümü “Fasl-ı Rembetiko”, Türkiye’de olduğu gibi dünyada da dikkatleri üzerine çekmeye devam ediyor.

Osmanlı fasıl müziği ile 19. yüzyıl rembetikolarının harmanlandığı “Fasl-ı Rembetiko”da, İstanbul ve İzmir’de şekillenen anonim halk müziklerinden örnekler sunan Café Aman İstanbul,dinleyicilerine özel bir müzik ziyafeti sunuyor.

Canlı performanslarda, özel dönem kostümleriyle sahneye çıkan grup, Türk ve Rum Müziği’nin unutulmaz dönem şarkılarını, hasapikodan zeybeğe keyifli dönem danslarıyla renklendiriyor.

Danslar zaman zaman tiyatral öğelerle de destekleniyor ve konserler görsel bir şölene dönüşüyor.

Geniş bir repertuara sahip olan grup, pek çok dilde şarkılar söylüyor. Rembetiko’yu uzun yıllar sonra kendi toprağında, yeniden gün yüzüne çıkaran Café Aman İstanbul, sevenlerini adeta 19. yüzyıla götürüyor. Repertuarını özel arşivlerden, taş plak kayıtlarından, yazılı kaynaklardan oluşturan grup zengin bir arşive sahip.

altın lale

altın laleİstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Akbank’ın desteğiyle 7-17 Nisan tarihleri arasında yapılacak 35. İstanbul Film Festivali Altın Lale yarışmalarının jüri başkanları belirlendi.

35. İstanbul Film Festivali Altın Lale Uluslararası Yarışma jüri başkanlığını yönetmen Pablo Trapero, Altın Lale Ulusal Yarışma jüri başkanlığını ise oyuncu Müjde Ar üstlenecek.

Altın Lale Uluslararası Yarışma jüri başkanı yönetmen Pablo Trapero 1971’de Arjantin’de doğdu. 1999’da ilk uzun metraj filmi olan Mundo Grúa / Crane World ile Venedik, Buenos Aires, Havana, Rotterdam film festivallerinde ödüller kazandı. 2002’de film prodüksiyon firması Matanza Cine’yi kurdu. İstanbul Film Festivali’nde de gösterilen El Bonaerense’nin (2002) dünya prömiyeri Cannes’da, Familia Rodante’nin (2004) Venedik’te ve Nacido y Criado’nun (2006) ise Toronto’da yapıldı. 2008 yapımı Leonera / Aslan İni, 2010 yapımıCarancho ve 2012 yapımı Elefante Blanco / White Elephant / Beyaz Fil, ilk kez Cannes’da yarıştı. Venedik, San Sebastian ve Locarno gibi birçok önemli festivalde jüri üyeliği yapan yönetmen, 2014’te Cannes’da Belirli Bir Bakış bölümünün jüri başkanı olarak görev aldı.Trapero 2015 yılında Fransız Devleti’nin Sanat ve Edebiyat Alanında Şövalye Nişanı’na layık görüldü ve bu nişanı alan Güney Amerikalı ilk sinemacı oldu. Trapero, festival programında da yer alan son filmi El Clan / The Clan / Çete ile Venedik’te En İyi Yönetmen dalında Gümüş Aslan’ı kazandı. Filmlerinde yozlaşma, mülteciler, toplumsal sorunlar gibi konuları ele alanTrapero, 1990’larda gelişen Yeni Arjantin Sineması akımının en yetkin isimlerinden kabul ediliyor.

Pablo Trapero başkanlığındaki Altın Lale Uluslararası Yarışma jürisinin seçtiği filmlerEczacıbaşı Topluluğu tarafından 25.000 avroluk para ödülüyle destekleniyor. Bu ödülün 10.000 avrosu Altın Lale’nin sahibi olacak filmin yönetmenine, 10.000 avrosu filmin Türkiye’deki dağıtımını üstlenecek firmaya, 5.000 avrosu ise Jüri Özel Ödülü’nü kazanacak filmin yönetmenine verilecek. Altın Lale Uluslararası Yarışma’ya “Sinemaya Yeni Bakışlar” temasını izleyen filmler katılıyor.

Altın Lale Ulusal Yarışma jüri başkanı oyuncu Müjde Ar, İstanbul Üniversitesi Alman Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde okudu. Oraloğlu Tiyatrosu’nda 1962-1963 sezonunda Helen Keller’in yapıtı Karanlığın İçinden oyununda çocuk oyuncu olarak rol aldı. 1975 yılında televizyon dizisiAşk-ı Memnu’daki Bihter rolü ile dikkat çekti. 1980’li yıllarda rol aldığı filmlerle Türkiye sinemasındaki kadın temsilini değiştirdiği gibi kendisinden önceki oyunculuk kalıplarını da yıktı. Özellikle Atıf Yılmaz’ın yönettiği Adı Vasfiye, Asiye Nasıl Kurtulur, Aaahh Belinda ve Başar Sabuncu imzalı Asılacak Kadın, Kupa Kızı gibi kadın filmlerindeki rolleriyle döneme damgasını vurdu. Aaahh Belinda ile 23. Antalya Film Şenliği’nde En İyi Kadın Oyuncu ödülü kazandı. Bu dönem oynadığı diğer önemli filmler Halit Refiğ imzalı Teyzem ve Ertem Eğilmez’in son filmi Arabesk oldu. Başar Sabuncu’nun son filmi Yolcu ile ikinci defa Antalya’dan En İyi Kadın Oyuncu ödülünü kazandı. 2000’lerde Dar Alanda Kısa Paslaşmalar, Komser Şekspir, Eğreti Gelin gibi filmlerde oynadı. 2007-2009 yılları arasında Haydi Gel Bizimle Ol adlı televizyon programını yaptı. Müjde Ar’a, 2004’te İstanbul Film Festivali’nin Sinema Onur Ödülü takdim edildi.

Müjde Ar başkanlığındaki Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisi En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Müzik olmak üzere toplam 9 dalda ödül verecek. En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. Anadolu Efes, bu yıl daOnat Kutlar anısına verilecek Jüri Özel Ödülü’nü kazanan filmin yapımcısına 60.000 TLtakdim edecek. En İyi Kadın ve En İyi Erkek Oyuncu da 10.000’er TL ile ödüllendirilecek.

istanbulnameye-yogun-ilgi

Yapımcılığı Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, 50 kişilik kadro tarafından sahneye taşınan İstanbulname müzikalinin gala gösterimine, sanatseverler ve tiyatro oyuncuları yoğun ilgi gösterdi.istanbulnameye-yogun-ilgi

TİM Show Center’daki gala öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan başrol oyuncularından Nükhet Duru, heyecanlı olduklarını dile getirerek, “Gerçekten ne maddi, ne manevi, hiç kimsenin tahmin ettiği gibi olmayan bir durumda çalışılıyor tiyatroda ama tiyatro insanlarının kendilerine ait bir nezaketi, sabrı ve adanmışlığı vardır. Ben şarkıcı olmama rağmen, onun içinde olmaya özen gösterdim. Çünkü ben de tiyatro aşığıyım” dedi.

Tiyatronun “aşk” varsa yapılabileceğini söyleyen Duru, “3 aydır burada zor şartlarda, soğukta, karda, kıyamette, asla aksatmadan, 8 saat eve uyumaya gidip tekrar geri dönüş yaparak çalıştık. Bütün istediğimiz, seyircimiz bizi daha çok sevsin, daha çok alkışlasın ve içinde bulunduğu durumları unutacak kadar, 2-2,5 saat daha çok eğlensin. Başka hiçbir amacı yoktur bu işi yapanların” diye konuştu.

“BUNU DA YAŞAMAK MUTLULUĞUNA ERDİM”

Ünlü oyuncu Kayhan Yıldızoğlu da çok güzel bir kadroyla beraber olduklarını kaydederek, “Oyun oynamaya geliyorum sevincinden daha ziyade, bu güzel insanlarla beraber olacağım diye daha büyük bir sevinçle geliyorum. Açıkça söylüyorum, çok güzel bir kulis. Çok sevdiğim insanlar. Hayatımın bu devresinde, bunu da yaşamak mutluluğuna erdim. Hepsine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Başarılı oyuncu Cezmi Baskın ise tiyatronun, oyunculuğun “er meydanı” olduğunun altını çizerek, “Buraya çıkan insan artık, Tanrı, seyirci ve biz, üçümüz beraber kalıyoruz. Onun için bu iş çok meşakkatli, yürek isteyen, kalp durduran, ödünü kopartan bir meslektir. Burada kimse kimseye yardım edemez kolay kolay, sahnenin üstünde. Biz oyunlarımız bittiği zaman, sağlıklı bir şekilde oyunumuz biterse, birbirimize ‘geçmiş olsun’ deriz. Çünkü kalbimiz durabilir, bacağımız kırılabilir. Sesimiz kısılabilir. Onun için oyun bittiği zaman, geçmiş olsun deriz” diye konuştu.

Tiyatronun 4 bin yıldır kesintisiz devam ettiğini söyleyen Baskın, şöyle devam etti:

“İnşallah daha da uzun süreler devam edecek. Seyircilerimizden, tiyatroya daha çok emek, biraz maddi destek, tiyatroculara destek ve özen göstermelerini rica ediyorum. Eğer bu meslek ortadan kalkarsa, diziler gelip geçici. Bu kalıcı bir meslek, bir sanat. Seyircilerimizi buraya daha çok bekliyoruz ve bize destek olmalarını istiyoruz.”

Baskın, ekiple büyük bir uyum içinde olduklarını dile getirerek, “Terimizi, emeğimizi akıtıyoruz, inşallah seyirci de buna takdir gösterir” dedi.

8 KİŞİLİK CANLI ORKESTRA

Ferdi Merter’in yazdığı, Selen Korad Birkiye’nin uyarladığı müzikalin yönetmenliğini Şakir Gürzumar üstlendi.

Başrollerini Nükhet Duru, Kayhan Yıldızoğlu, Caner Cindoruk, Cezmi Baskın, Ozan Çobanoğlu, Melda Gür, Selçuk Borak, Murat İpek, Yiğit Yapıcı, Pelin Akil ve Ezgi Erol’un paylaştığı müzikalde, ayrıca 8 kişilik canlı orkestra yer alıyor.

Bambaşka kültürel kimliklere sahip ve bir arada yaşayan insanların hayat hikayelerinin aktarıldığı müzikal, dekor, kostüm ve müzikleriyle eski İstanbul’u izleyiciye yansıtıyor.

Müzikali izlemeye gelenler arasında Halit Kıvanç, Nevra Serezli, Erol Evgin, Atilla Dorsay gibi isimler de yer aldı.

davetiye

 

Artev Sanat Galerisi yeni yılın ilk sergisini 23 Ocak Cumartesi günü saat 15.00 ‘da açıyor. Ayrıca sergi; Hale Şakar Ürkmezgil, Alp Bartu, Bahattin Odabaşı, Basri Erdem ve Ali Candaş gibi önemli sanatçılara ev sahibeliği yapacak.

 

Şehnaz Hale Şakar Ürkmezgil Kimdir?

Şehnaz Hale Şakar Ürkmezgil (d. 1949, Ankara), Türk heykeltıraş. İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yaşamaktadır. 1973 yılında eski adı ile DTGSYO (Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu), şimdiki adı ile Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Serbest – Grafik İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe art direktör ve kreatif direktör olarak çalıştı. 1989 yılından sonra seramik ile başladığı çalışmalarını bronz heykele yönlendiren sanatçı, 1997 yılından bu yana figüratif tarzda, mermer yontu ve bronz döküm ile çalışmalarını sürdürmektedir.

hale ürkmezgil (2)KİŞİSEL SERGİLER:

1996  Gülmine Sanat Merkezi…Seramik Heykel

1998  Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev…Bronz Heykel

2000  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2000  Ankara / Karaca Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2001  İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru…Bronz Heykel

2002  Pera Sanat Galerisi …Bronz Heykel

2002  Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi…Bronz Heykel

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım…Bronz Heykel

2005  Çağla Cabaoğlu Art Gallery…Bronz Heykel

2007  Bakraç Sanat Galerisi…Bronz Heykel ve Desen

2007  Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali…Bronz Heykel ve Desen

2010  Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi

2011  Bakraç Sanat Galerisi

2011  Doku Sanat Galerisi/İstanbul

2011  Doku Sanat Galerisi/Ankara

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Doku Sanat Galerisi / Heykel / Desen – İstanbul

2013 Doku Sanat Galerisi / Heykel -İstanbul

2014 Doku Sanat Galerisi / Heykel-İstanbul

2015 Doku Sanat Galerisi / Heykel – İstanbul

2015 Krişna Sanat Galerisi / Heykel / Desen – Ankara

 

YURT DIŞI SERGİLER / ETKİNLİKLER:

1997  Almanya / Hannover-Türk Evi

1997  Almanya / Köln-Atatürkçü Düşünce Derneği

2002  Umut Vakfı”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış”Heykel Yarışması

Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü

2002  Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi”Sevgi Emektir”heykeli

2003  Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile”Performans yarışması

2013 “90′ıncı yılda 90 Türk sanatçısı Berlin’de” konsepti ve “Özgür ve 90″  /T.C. Berlin Büyük Elçiliği

   FUAR VE BAZI KARMA SERGİLER

1992  Kadın Eserleri Kütüphanesi

1993  Pera Sanat Galerisi

1997  Yunus Emre Kültür Merkezi( Basad )

1998  Yunus Emre Kültür Merkezi

1999  Ankara / Su Ana Sanatevi

2000  10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )

2001  1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )

2001  İst. Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )

2001  2001 Sanat Galerisi

2002  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )

2002  2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )

2002  Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )

2002  İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi

2002  Çağla Cabaoğlu Art Gallery

2002  Harbiye Askeri Müze ( Basad )

2003  Bakraç Sanat Galerisi

2003  İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi

2003  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2003  Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2003  Antalya / Ansan Sanat Galerisi

2004  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2004  Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”

2004  Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı  – Tüyap ( Lebriz Com )

2004  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2005  Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )

2005  Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )

2005  Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )

2006  8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )

2006  Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )

2006  Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)

2007  Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar

2007  Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”

2008  Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM ( Ortaköy Sanat Galerisi )

2009  86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)

2009  Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)

2010  Birleşmiş ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop

2010  Art Show 2010. MKM

2010  Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)

2011 Artev  Sanat Galerisi

2011 Eskişehir Sukurusu Atölyesi  “Ucube Sergisi” / Eskişehir

2011 Nar Sanat İstanbul 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi

2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM

2012  “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD

2012  Artev Sanat Galerisi

2012 Galeri Sanat Yapım (30.Yıl Sergisi) , Ankara

2013 Next Level, Ankara

2013 İstanbul ARTBOSPHORUS Çağdaş Sanat Fuarı

2013 Işık Üniversitesi Galerisi -Şile  8 Mart Dünya Kadınlar Günü

2014 GÖRSAV “Buluşma”-İstanbul

2014  Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve   Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü”  Romanya Büyükelçiliği – Ankara

2014 Artev Sanat galerisi – İstanbul

2014 Doku Sanat Galerisi “Güz Karması” / İstanbul

2015 GÖRSAV “Cam Tavanı Delen Kadınlar” – İstanbul

2015 Bahçede Heykel / İstanbul

 

ali-candaş-sonALİ CANDAŞ KİMDİR?

Ali Candaş (d. 1940 Trabzon / Beşikdüzü), İstanbul ‘da yaşamaktadır. İlköğrenimini Erzurum Gazi İlkokulunda yaptı. 1952 yılında Erzurum Pulur Köy Enstitüsü’ne sınavla girdi.1956 yılında İstanbul, Çapa öğretmen Okulu resim semineri öğrencisi oldu. 1959 yılında Bu okuldan ilkokul öğretmeni olarak mezun oldu. Aynı yıl İstanbul- Çatalca Bahşayiş köyü öğretmeni oldu Aynı yıl Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş Bölümü’nü ikincilikle kazandı. 1962 yılında resim-iş öğretmeni olarak Urfa Kız Öğretmen Okulu’na atandı. 1965’te Trabzon Karma Ortaokuluna nakli çıktı. Aynı yıl, Ordu, Perşembe Öğretmen Okulu resim-İş öğretmenliğine geçiş yaptı. 1971 yılında ilk kişisel sergisini bu şehirde açtı. 1973 yılında İstanbul-Çapa Öğretmen Okulu resim öğretmenliğine atandı. Bu okulda beş yıl çalıştıktan sonra 1978 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü’ne geçti. (Şimdiki adıyla Marmara Üniversitesi, Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü. Aynı kurumdan Prof. Ünvanı ile 2006 yılında kendi isteği ile emekli oldu.

 

Kişisel sergiler

  • 1971 Ordu Halk Kütüphanesi–Ordu
  • 1983 İstanbul -Ankara ;Taksim Sanat Galerisi-İstanbul –Parmakkapı İş Sanat Galerisi-İstanbul ,Turkuvaz Sanat Galerisi – Ankara
  • 1984 İstanbul – İzmir; Resim Heykel Müzesi – İzmir, Taksim Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1985 Ankara Turkuvaz Sanat Galerisi – Ankara
  • 1986 İstanbul; Ankara Taksim Sanat Galerisi – İstanbul, Yaratım Sanat Galerisi – Ankara
  • 1987 İstanbul Ramko Sanat Merkezi – İstanbul
  • 1988 İstanbul, Ankara,İzmir;Dönüşüm Sanat Galerisi – Ankara, Leonardo Sanat Galerisi-İzmir, Gorbon Sanat Galerisi-İstanbul,Ümit Yaşar Sanat Galerisi-İstanbul
  • 1989 İstanbul Atatürk Sanat Galerisi- A.E.F. İstanbul, Altıneller Sanat Galerisi- İstanbul
  • 1990 Ankara Doku Sanat Galerisi- Ankara
  • 1991 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 1992 Ankara, İzmir; Emlakbank Sanat Galerisi- Ankara, Leonardo Sanat Galerisi- İzmir
  • 1993 Bandırma, Ankara, İstanbul; Kocaeli Bandırma Belediyesi Sanat Galerisi-Bandırma,Doku Sanat Galerisi – Ankara

Alkent Actuel Art Galeri- İstanbul, Kocaeli Üniversitesi Sanat Galerisi– Kocaeli

  • 1994 İstanbul Karsu Tekstil Sanat Galerisi- İstanbul
  • 1995 İstanbul ,Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara, Alkent Actuel Art Galeri – İstanbul
  • 1996 Ankara, Antalya, İstanbul Doku Sanat Galerisi – Ankara,Türkiye Kalkınma Bankası Sanat Galerisi- Antalya,6.Sanat Fuarı – İstanbul, Karsu Tekstil Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1997 Adapazarı, Ankara, Didim, İstanbul Sakarya Sanatevi – Adapazarı, Doku Sanat Galerisi – Ankara,Didim Sanat Galerisi – Didim, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Meb Sanat Galerisi-İstanbul
  • 1998 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 1999 İzmir, Ankara,Antalya Vakko Sanat Galerisi-İzmir, Doku Sanat Galerisi- Ankara, Orkun-Ozan Sanat Galerisi- Antalya
  • 2000 İstanbul, Ankara Garanti Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2001 İzmir, Ankara Temizocak Sanat Galerisi – İzmir, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2002 İstanbul Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Alkent Actuel Art Galeri – İstanbul
  • 2003 Ankara Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2004 İstanbul, Adana; Ankara Atatürk Kültür Merkezi – Taksim – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Sanatçılar Der. Galerisi – Adana, Myra Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2005 İstanbul; Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Bakraç Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2006 İstanbul,Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara, Cream Art Sanat Galerisi – İstanbul
  • 2007 İstanbul, Ankara Doku Sanat Galerisi – İstanbul, Doku Sanat Galerisi – Ankara
  • 2011 İstanbul, Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği sergi salonu –Fotoğraf Sergisi

Karma Sergiler

SERGİLER – KARMA VE GRUP

  • 1973 İstanbul -Ankara DYO sergisi İzmir – Ankara – İstanbul , 34.Devlet Resim Sergisi- Ankara – İstanbul
  • 1975 İstanbul İstanbul Arkeoloji Müzesi Açık Hava Sergisi
  • 1976 İstanbul İrfan Ertem Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1979 İstanbul Eğitimci Ressamlar Sergisi- Taksim Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1983 İstanbul, Mersin, Ankara Günümüz Sanatçıları 4. Açık Hava Sergisi- İstanbul,Uluslararası 9. Mersin Festivali, Sergisi – Mersin,44. Devlet Resim Heykel Sergisi – Ankara
  • 1984 İstanbul , Ankara, Cezayir; İzmir Günümüz Sanatçıları 5. Sergisi – İstanbul, Enka Sergisi – İstanbul, İnönü Vakfı Sergisi – İstanbul, Türkiye –Cezayir Sergisi – Ankara – Cezayir, DYO Sergisi – İzmir – Ankara
  • 1985 İzmir, Ankara, İstanbul, Bursa Adalar Belediyesi Sergisi, DYO Sergisi – İzmir – Ankara – İstanbul – Bursa, 45. Devlet Resim – Heykel Sergisi – Ankara – İstanbul – İzmir, İzmir Ticaret Odası 100.yıl Sergisi – İzmir
  • 1986 İstanbul, Ankara, Eskişehir ,İzmir 1. Asya – Avrupa Bienali Sergisi – Ankara, Türkiye Jokey Klübü Sergisi – İstanbul

T.B.M.M. Egemenlik Sergisi, T.P.A.O. Atatürk Yarışması Sergisi – Ankara, Esbank Yunus Emre Sergisi – Eskişehir – Ankara – İstanbul – İzmir

  • 1987 İstanbul, Eskişehir, Ankara, Bursa, Tekirdağ, Trabzon Lisesi 100.yıl Sergisi- İstanbul, Esbank – Yunus Emre Sergisi – Eskişehir – İstanbul – Ankara – Bursa, Selahattin Taran Anısı Sergisi- İstanbul – Ankara, Bandırma Kuş Cenneti Festivali Sergisi – Ankara, Tekirdağ – Kiraz Festivali Sergisi – Tekirdağ, Tekel Sergisi – İstanbul
  • 1988 İstanbul,Ankara,Bandırma, Lahey, Eskişehir,T.B.M.M. Egemenlik Sergisi – Ankara, Pamukbank 37.yıl Sergisi- İstanbul

Bandırma Festivali Sergisi- Bandırma, Lahey Sergisi – Lahey, Yunus Emre Sergisi – Eskişehir,

  • 1989 İstanbul, Ankara Gorbon Sanat Galerisi Yaz Sergisi, Öğretim Üyeleri Sergisi- İstanbul, 50.Devlet Resim-Heykel Sergisi- Ankara
  • 1990 İstanbul, Avusturya,Salzburg AIAP (UPSD) Dayanışma Sergisi, İ.Ü.İşl.Fak. Kulübü karma Sergisi – İstanbul

Öğretim Üyeleri Sergisi – Viyana – Avusturya, Öğretim Üyeleri Sergisi – Salzburg

  • 1991 İstanbul, Avusturya Öğretim Üyeleri Sergisi – Gras – Avusturya, Dünya Kadınlar Günü Sergisi]] – İstanbul, İ.T.Ü. Sanatçı Elele Sergisi – İstanbul
  • 1992 İstanbul Geçmişten Günümüze Karma Sergisi – İstanbul, Benadam Sanat Galerisi – İstanbul
  • 1993 İstanbul, Ankara Kas Hastalıkları Derneği Sergisi – İstanbul, Haydarpaşa Numune Hastanesi Sergisi – İstanbul, Çıplak Estetiği Sergisi – Ankara
  • 1994 İstanbul R-Türk Kanser Derneği Sergisi – İstanbul, Kas Hastalıkları Derneği Sergisi – İstanbul, Maltepe Bel. Füsun Kahveci San. Gal. Sergisi – İstanbul
  • 1995 Kişinev, İstanbul Moldova Grup Sergisi – Kişinev, UPSD Bosna – Hersek Sergisi – İstanbul, Gazilerimize Ressam Desteği Sergisi – İstanbul, Afife Jale Sanata Evet Sergisi – İstanbul
  • 1996 Çatalca Çatalca Bel. Öğretim Üyeleri Sergisi – Çatalca
  • 1997 Avusturya Öğretim Üyeleri Sergisi – Viyana – Avusturya
  • 1998 İstanbul, Edirne Ardahan’dan Edirne’ye 75.yıl Sergisi – Ardahan – Kırklareli – Edirne, 75.yıl Sergisi- İstanbul
  • 1999 İstanbul, Ankara Hocalar ve Hocaların Hocaları Sergisi – Ankara – İstanbul
  • 2000 İstanbul, Ankara Ruhi Su ‘İmece’ Sergisi – İstanbul, Köy Enstitüleri 60.yıl Sergisi – Kadıköy – Ankara, Türk Çağdaşlaşmasında Kadın Sergisi – İstanbul, Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – Ankara, Ankart (Doku Sanat ile) Ankara, Yaz Karması- Doku Sanat Gal. – İstanbul
  • 2001 İstanbul, Ankara Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – Ankara, Yaz Karma Sergisi – Doku Sanat Gal. – İstanbul, İstanbul Sanat Fuarı (Doku Sanat Gal.) ile Cumhuriyet Sergisi A.E.F., Cumhuriyet Sergisi – Beşiktaş Kültür Merkezi – İstanbul
  • 2002 İstanbul, Bursa,Ankara Sasav Karma Sergisi – Maltepe-İstanbul,Uludağ Üniversitesi Sanat Galerisi Açılış Sergisi – Bursa

Pakpen Sanat Galerisi Açılış Sergisi – İstanbul, Karma Yaz Sergisi – (Doku sanat ile) İstanbul, T.C. Ziraat Bankası Koleksiyon Sergisi – Ankara, Neyran Sanat Galerisi Karma Sergisi – İstanbul

  • 2003 İstanbul, Edirne,Çanakkale, Bolu,Bandırma,Balıkesir, Eskişehir Ares Sanat Evi Karma Sergisi – İstanbul

Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – İstanbul, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Edirne, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Çanakkale, Basri Erdem Koleksiyon Sergisi – Bolu İzzet Baysal Üniversitesi, Bandırma Festivali Sergisi – Bandırma, Balıkesir Liseliler Derneği Sergisi – Balıkesir, Balıkesir Bel. Kültür Sanat Eğitim Mer. Sergisi – Balıkesir, Tema Vakfı Yararına Sergi – İstanbul (Antik A.Ş.),Öğr. Üyeleri Sergisi – Anadolu Üni. – Eskişehir

  • 2004 İstanbul, Ankara Ulusal Kanal 150 Sanatçıyla Büyük Sergi – İstanbul, Bağımsız Cumhuriyet Partisi Sergisi – Ankara

Cumhuriyet için Resim – Heykel Sergisi – Ankara, Karma Sergi – Sasav – İstanbul, 2. Sanat Eğitimi Sempozyumu Sergisi – Ankara, Baskı Müzesi Destek Sergisi – İstanbul, Sasav Sergisi – İstanbul

  • 2005 İstanbul, Ankara Dört Ustadan Karma Sergi – Doku Sanat – Ankara, Ege Art Ege Üniversitesi Fuar Sergisi – İzmir, Gurup Sergisi – Cream Art Sanat Galerisi -İstanbul, Yeni Yıl Sergisi – Doku Sanat Gal. -İstanbul, Güney Asya İçin Dayanışma Sergisi – Ankara

Maltepe Üniversitesi. Sergisi – İstanbul, Doku Sanat Gal. Karma Sergisi – İstanbul, Kargaşa Sergisi – İstanbul

  • 2006 İstanbul İnkarı inkar Sergisi – İstanbul, Art İstanbul fuar Sergisi – Bakraç Sanatla – İstanbul
  • 2007 İzmir, Eskişehir Begüm Sanat Galerisi Karma Sergisi – İzmir, 17 Nisan Köy Enstitülüler Sergisi – Eskişehir

Ödüller

  • 1983 9.Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali Resim Yarışması

ÖDÜL

  • 1987 TBMM Milli Egemenlik ve Barış konulu Resim Yarışması

MANSİYON

  • 1987 4.Yunus Emre ‘Sevelim sevilelim’ Resim Yarışması
  • 1987 21. DYO Resim Yarışması

MANSİYON

  • 1988 TBMM Milli Egemenlik temasını da içeren Resim Yarışması

BİRİNCİLİK

  • 1988 Uluslararası Bandırma Kuş Cenneti Kültür ve Sanat Festivali

BAŞARI PLAKETİ YAYINLAR

  • 1987 Ramko Sanat Merkezi Kataloğu
  • 1992 Emlakbank Sergi Kataloğu
  • 1993 Alkent Actuel Art Sergi Kataloğu
  • 1994 Karsu Tekstil Sanat Gal. Kitapçığı
  • 2000 Garanti Sanat Galerisi Sergi Kataloğu
  • 2002 Alkent Actuel Art Kitabı (200 sayfa)
  • 2004 Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Sergisi Kitapçığı

 

Alp Bartu Kimdir?

ALP BARTU1947’de Manisa’da doğmuş, ilk ve orta öğrenimini Hatay, Adana ve Antakya illerinde yaptıktan sonra Marmara Üniversitesi’ne bağlı Eğitim Fakültesi’nin Resim Bölümü’nden 1976- 1977 akademik yılında mezun olmuştur.

Daha sonra birçok orta öğretim okul ve kuruluşlarında resim öğretmeni olarak görev aldıktan sonra 1993 yılında Maçka Teknik Plastik Sanatlar Bölümü’nden emekli olmuştur.

Resimleri yurtiçi ve yurtdışı özel koleksiyonlarla, banka koleksiyonlarında bulunmaktadır.

Alp Bartu toplumumuzun çeşitli kesimlerinden seçtiği konuları renk ve biçim düzenlemesiyle işlemiştir. Figür doğa ilişkisini sevinç, üzüntü ve heyecanla birleştirerek resimlerinde yansıtan sanatçı, İstanbul’da yaşamaktadır.

Alp Bartu’nun resminde, uyumlu ve dengeli bir biçimde bir araya getirilen insanlarının özellikle öne çıkmayışları, birbirinin arkasında yok olmayışları çok önemli bir özellik olarak göze çarpıyor. Bütünlük parça için değil, parçalar bütünlük içinde görevlendiriliyor. Resme bakan izleyiciler de dansçıların, balıkçıların, eğlenen insanların, çalgıcıların bir parçası oluyor. Her şeyin bu öbeğin(grubun) dengesi içinde bulunması çok önemli.

Bartu, çalışmalarında insan yüzlerini belirsizleştiren, kendine özgü kişisel bir biçem oluşturacak sanatsal anlatıma varabilmiş. Yüzlerin beyaz bir leke ile kapanması yeterli bulunmuş, yüzlerde ayrıntı yok, mimik yok bütünlük içindeki hareketlerde izleyicinin dikkatini başka yere çekecek ayrıntı yok. Resimdeki insanların hareketleri, bizleri, büyük bir etkiyle dikkatimizi iyice toplamaya, özellikle olayların içine sürüklemeye zorluyor.

Alp Bartu’nun yağlıboya resimlerini, insan ilişkilerinin bireyselliğini belirtmekten çok onların insancıl ilişkilerine ağırlık vermiş anlamda görmek gerek. İnsanların yüzlerinden çok genel anlatımını ele alan Bartu’nun, onların psikolojik yapısıyla da ilgilenmeyerek her birini bir arada bulunan kimliği belirsiz birer üye, bir öbeğin ya da topluluğun birlikteliğindeki bir varlık olarak gösterdiğini ve bu anlamda sağlanmış olan uyum ve bütünlüğe vardığını
görebiliyorsunuz.

 

basri erdemBasri Erdem Kimdir?

İlköğreniminin ardından, girdiği altı yıllık Kepirtepe İlköğretmen Okulu’nun sınavını kazanarak yatılı okuma hakkını elde etti. Okula kaydını yaptırarak; üç yıl boyunca öğrenim gördü. Öğretmen okullarının güzel uygulamalarından biri olan yeteneğe yönlendirme uygulamasından yararlanarak öğretmen okulunun üçüncü sınıfından dördüncü sınıfa geçerken; ders notlarının aritmetik ortalamasının yüksek oluşuna paralel resim yeteneğinin öğretmenleri tarafından keşfi ile 1963 yılında yetenek sınavıyla İstanbul Ortaköy İlköğretmen Okulu resim seminerine girdi. Kültür ve pedogojik derslerinin yanı sıra ağırlıklı olarak haftada sekiz saat da resim derslerinde temel sanat eğitimi aldı. 1966 yılında sınıf öğretmeni olarak mezun olan Erdem, bir yıl ilkokullarda sınıf öğretmenliği yaptı. Almış olduğu sanat eğitiminin dürtüsü ile şimdki adı Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi olan dönemin İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü’nün uygulamalı yetenek sınavını kazanarak 1967yılında bölüme kaydını yaptırdı. Üç yıl gördüğü resim eğitiminin ardından resim öğretmeni olarak mezun olup; 1970 yılından 1974 yılına kadar Urfa Kız İlköğrtmen Okulu’nda resim öğretmenliği yaptı. Milli Eğitim Bakanlığı’nın eğitim enstitülerine eleman kazandırmak amacıyla açmış olduğu sınavı başararak; 1974 yılında İstanbul Atatürk Eğitim Enstitüsü Resim Bölümü, Grafik Dalı öğretmenliğine atandı. Altı yıl sonra Atatürk Yüksek Öğretmen Okulu öğretmenliğine atanan Basri Erdem, 1985yılında Marmara Üniversitesi’nde Lisans tamamladı. Doktoraya eşdeğer Sanatta yeterlik ünvanını 1986’da alan sanatçı , 1.Asya Avrupa Bienali’ne katıldı. 1987 yılında Doçent 1997 yılında da Profesör oldu. Yurt dışında çeşitli sanat etkinliklerine katılarak eserleri sergilenen Erdem, 2007 yılına kadar Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü’nde öğretim üyesi olarak çalıştıktan sonra, kendi isteği ile emekli oldu.

Halen Fevziye Mektepleri Vakfı üniversitesi olan Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Tasarım Bölümü’nde öğretim üyesi olarak görevine devam etmektedir.

Sergileri

  • 1997 Başak Sıgorta Sanat Galerisi İzmir
  • 1998 Mıknatıs sanat Galerisi Ankara
  • 1999 Akpınar Sanat Galerisi Ankara
  • 2000 Art Hall Sanat Galerisi İstanbul
  • 2001 Mıknatıs Sanat Galerisi Ankara
  • 2003 Galeri IV. Sanat Erguvan Kat istanbul
  • 2003 YEKÜV Nilüfer Gökay Eğitim ve Kültür Merkezi İstanbul
  • 2004 Kaynak Sanat Galerisi İstanbul
  • 2006 Palet Sanat Galerisi İstanbul
  • 2008 Art Park Galerisi Ankara
  • 2008 Bakraç Sanat Galerisi İstanbul
  • 2008 YEKÜV Nilüfer Gökay Eğitim ve Kültür Merkezi İstanbul

 

Bahattin Odabaşı Kimdir?

bahattinSivas Gürün’de 1947 yılında doğan Odabaşı, Eğitim Enstitüsü Resim Bölümünü birincilikle bitirdi. 1968 yılından bu yana yurtiçi ve yurtdışında 200’e yakın karma sergiye katılan ve kişisel sergi açan Odabaşı, Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Resim Ana Sanat Dalı’nda yardımcı doçent olarak görev yaparken, 1996 yılında emekli oldu.

İstanbul Beykoz’daki özel atölyesinde 2006 yılından bu yana sanat çalışmalarını sürdüren Odabaşı, sanat fuarları ve sempozyumlara katılarak, birikimlerini sanat dünyası ile paylaşıyor.

Çağdaş Türk resim sanatında özgün bir doğa yorumcusu olarak tanınan Odabaşı, halen İstanbul Arel Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi’nde öğretim üyesi olarak görev yapıyor.