Şunun için etiket arşivi: dekor

William Shakespeare’in ölümsüz aşk öyküsü ‘Romeo ve Juliet’, 21 Şubat’ta İstanbul’da sahnelenecek. Gösteri için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getirilecek.

William Shakespeare Romeo ve Juliet

Gösteri ve sahne sanatları örneklerinin sınırlarını zorlayan bir proje olarak gösterilen ‘Romeo ve Juliet’ Şubat ayında İstanbul’a geliyor. 45 oyuncunun rol aldığı ve büyük bir teknik ekiple İstanbul’da sahne almaya hazırlanan ‘Romeo ve Juliet’ ekibi oyuncuların yanı sıra 40 teknisyen, 6 kişilik iletişim ekibi, 15 kişilik yapım sorumlusundan oluşuyor.

Bugüne dek sayısız kez bale, film, müzikal ve opera olarak sahnelenen William Shakespeare’in ölümsüz eseri, 3 boyutlu dijital sahne tasarımıyla ve orijinal dilinde sahnelenecek. Temsil sırasında 23 sahne değişimi ve 270’ten fazla kostümün kullanıldığı oyun için 13 tır dolusu dekor, kostüm ve teknik donanım İstanbul’a getiriliyor. Yönetmenliğini Giuliano Peparini’nin üstlendiği, besteleri Gerard Presgurvic, şarkı sözleri ise Vincenzo Incenzo’e ait oyun, 1 Mart’a kadar Zorlu PSM’de izlenebilecek.

Romeo e Giulietta

Etkinlik Hakkında

Shakespeare’in 420 yıl önceki hayali,
bugünün hayal gücüyle İstanbul’da…

Sonsuz aşkın müzikle dansı
Romeo & Giulietta

Cesur bir prodüktör, çılgın bir yönetmen ve 45 eşsiz oyuncu, dansçı ve akrobat; Shakespeare’in o günlerde hayal bile edemeyeceği 3 boyutlu dijital bir sahnede bu unutulmaz hikayeye yeniden hayat veriyor.

İtalya’da 8 ay gibi kısa bir sürede 400.000 kişiyi büyüleyen Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo 270’ten fazla benzersiz kostüm, 23 sahne değişimi ve üstün teknolojik alt yapısıyla İstanbullu sanatseverlere bugüne kadar yaşamadıkları bir deneyim yaşatmak için geliyor.

İtalya’da gelmiş geçmiş en görkemli gösteri olarak adlandırılan bu muhteşem show 21 Şubat’ta Zorlu Center PSM’de perdelerini açıyor.

Aşkla değişir dünya

Verona’nın iki soylu ailesi, Montegue ve Capuleti’lerin ölümcül nefretleri iki gencin ilk görüşte başlayan ve kaderlerini mühürleyecek olan aşkına engel olamaz. Aşıkların trajik intiharıyla ölüm aşkı ebediyete yüceltirken, düşman aileleri vicdan azabıyla tüketir.

Shakespeare’in eserinde aşk, insani bir tecrübeden tüm evreni içine alacak evrensel bir boyuta taşınıyor. Shakespeare karanlığın ve ışığın üzerinde duruyor.

Romeo e Giulietta, Ama e Cambia il Mondo’da müzik, hikayeyi yeniden yaratıyor. Her özgün yorumunda olduğu gibi klasik eserin özüne hem saygı duyuyor hem ihanet ediyor.

Çatışmaları aydınlatan, tutkuları gizleyen ışık bu özgün yorumda bize müzikle dönüyor ve kötülüğün renklerini güçle doldururken, iyiliğin çerçevesini yumuşak tonlarla çiziyor.

Müzikler ve ritim kimi zaman deliliği, kimi zaman ahlakın terk edilişini simgeliyor. Aşk resmedilirken ise bunun aksine iki aşığın tutkusunun, sonsuz bekleyişinin ve çektikleri işkencenin altını çiziyor.

Vincenzo Incenzo

Yazar William Shakespeare,
Yapımcı David Zard,
Müzik Gérard Presgurvic,
Italyanca Uyarlama Vincenzo Incenzo,
Yönetmen Giuliano Peparini

Çeşmebaşı balesi ilk kez 1965 yılında sahnelenmişti.

Çeşmebaşı balesi ilk kez 1965 yılında sahnelenmişti.

Antalya Devlet Opera ve Balesi’nin sahnelediği tek perdelik “Kelebekleri öldürmeyin” modern balesi ile ilk Türk bale suiti “Çeşmebaşı” sanatseverlerden büyük ilgi gördü. Haşim İşcan Kültür Merkezi’ndeki etkinlikte Antalya Devlet Opera ve Balesi dansçıları başarılı performanslarıyla büyük beğeni topladı.  Koreografisi Uğur Seyrek’e, Librettosu ise Işık Noyan’a ait “Kelebekleri öldürmeyin” balesinde, tutkuyla başlayan bir aşkın nefrete dönüşmesi, ardından sıradanlaşıp yok olup gitmesi konu ediliyor.

“Kelebek ömrü gibi kısa olmayacak aşk” eserin çıkış noktasını oluşturuyor. Seyirciler baleyi izlerken bir kelebeğin ömrü kadar kısa olan aşk hikayesinde bir kadın ve bir erkeğin birbirini aşkla severken aşkı nasıl öldürdüklerine tanıklık oluyor. Ayakta alkışlanan gösterinin kostüm tasarımı Çimen Somuncuoğlu, ışık tasarımı ise Mustafa Eski imzasını taşıyor.

İlk Türk bale suiti “Çeşmebaşı”

Antalya Devlet Opera ve Balesi sanatçıları tarafından sergilenen ikinci balede ise Ferit Tüzün’ün ünlü yapıtı ve ilk koreografisi Dame Ninette de Valois tarafından yapılan ilk Türk bale suiti “Çeşmebaşı” balesi sahnelendi.

Antalyalı sanatseverlerin yakından tanıdığı ünlü koreograf Uğur Seyrek tarafından sahneye konulan eserde,  “Çeşmebaşı’nda aşkın dışavurumu ve genel olarak insanların davranış ve yaşayış biçimleri modernleşmenin sancılı sürecinden nasibini alması” konu ediliyor.

Eserin yeni yorumda  su, yeni bir umudu vadederken yine doğanın bir parçası olan papatyalarla kadınlar, sevgilileri tarafından kutsanıyor. Eserde dekor tasarım Gürcan Kubilay, kostüm tasarım Sevtaç Demirer ve ışık tasarım ise Mustafa Eski’ye ait. Baleler, 22 ve 29 Ocak Perşembe ve  31 Ocak Cumartesi 20.00’de Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde tekrar sahnelenecek.

Kaynak: Al Jazeera

ABD’nin Los Angeles kentinde bu yıl 86’ncısı düzenlenecek Oscar töreniyle yılın en iyileri belirlenecek.

> on October 19, 2009 in Santa Clarita, California.

Tüm dünyadan sinemaseverlerin merakla beklediği 86. Oscar ödül töreni bugün ABD’nin Los Angeles kentinde yapılacak.

Yılın en iyilerinin belirlendiği 86. Oscar töreni, Los Angeles’ta bulunan Dolby Theatre’da TSİ 2’de başlayacak ve sabaha kadar sürecek.

Aralarında ”American Hustle”, ”12 Years a Slave”, ”The Wolf of Wall Street” gibi eserlerin de bulunduğu en iyi film kategorisinde 9 film, heykelciği almak için yarışacak.

Yılın en iyi erkek oyuncusu alanında American Hustle’daki rolüyle Christian Bale, The Wolf of Wall Street’teki rolüyle Leonardo Di Caprio ile Bruce Dern, Matthew Mcconaughey ve Chiwetel Ejiofor yer alıyor.

En iyi kadın oyuncu alanında ise Amy Adams, Cate Blanchett, Meryl Streep, Sandra Bullock ve Judi Dench’ten biri geceden mutlu ayrılacak.

Yılın en başarılı yardımcı erkek oyuncu alanında 5 isim yarışırken, yardımcı kadın oyuncu alanında da yine birbirinden ünlü 5 kadın heykelcik için mücadele verecek.

En iyi film yönetmeni dalında yarışacak isimler arasında David Russell (American Hustle), Alfonso Cuaron (Gravity), Alexander Payne (Nebraska), Steve Mcqueen (12 Years a Slave) ve Martin Scorsese (The Wolf of Wall Street) yer alıyor. Ödül töreni hazırlıklarına yağmur damgası

Tüm dünyadan yaklaşık 1 milyar kişinin izlemesi beklenen ödül töreni için hazırlıklar günler öncesinden başlarken, Los Angeles’ta 2 gündür devam eden şiddetli yağmur tören hazırlıklarına damgasını vurdu.

Yılın en görkemli töreni için Hollywood’da hummalı calışmalar devam ederken, bir yandan aralıksız yağan yağmur, kırmızı halı hazırlıkları yapan organizasyon ekibine zor anlar yaşattı. Ödül törenin gerşekleştirileceği Dolby Theatre’ın girişi Hollywood ve Highland Bulvarı arası çadırlarla kaplanırken, onlarca çalışan alanda biriken suları temizlemek için yoğun çaba harcadı. Şovun en önemli dekorları arasında yer alan dev Oscar heykelleri, yağmurdan etkilenmemsi için naylonlarla örtüldü.

Bu yıl 56 yaşındaki ünlü talk show yıldızı Ellen DeGeneres’in sunacağı Akademi Ödülleri’nde, yağmur nedeniyle son olarak 2010 yılında konuklar çadır altında karşılanmış ve “kırmızı halı geçişi” yağmur altında tamamlanmıştı.

Uzun dönemdir kuraklıkla mücadele eden Los Angeles’ta yağmur bir yadan sevince neden olurken, kentte şiddetli yağış nedeniyle binden fazla ev su baskını tehlikesine karşı boşaltıldı.

Öte yandan ABD Ulusal Meteoroloji Servisi, yağışın bu akşam bitmesinin beklendiğini ve tören esnasında ciddi bir sıkıntının çıkmasının beklenmediğini açıkladı.

BMW ana sponsorluğunda düzenlenen alldesign 2014 Uluslararası Tasarım Konferansları ve Yaratıcı Endüstriler fuarı, tasarım dünyasına ışık tutacak.

alldesign

• BMW ana sponsorluğunda düzenlenen alldesign 2014 Uluslararası Tasarım Konferansları ve Yaratıcı Endüstriler fuarı, tasarım dünyasına ışık tutacak

 • Karim Rashid, Ayşe Birsel, Red Dot Ödülleri Başkanı Prof. Dr. Peter Zec, Arik Levy, Faruk Malhan, ünlü mimar Mario Botta, dünyanın en önemli trend kahinlerinden Lidewij Edelkoort, grafik tasarımcı ve art direktör Stephan Bundi, Gamze Güven, Tuvana Büyükçınar Demir, Simay Bülbül, Zeynep Günay Tan ve daha pek çok isim konferansta tasarımı konuşacak

• alldesign’ın fuar alanında pek çok firma en yeni tasarım ürünlerini sergileyecek: BMW’nin inovasyon ve tasarımı buluşturan elektrikli modeli i3, Derin Design’ın 2014 koleksiyonundan ilk örnekler, BMS Mobilya’nın lansmanını yapacağı Herman Miller Mirra 2 serisi , Samet Mobilya’nın Defne Koz tasarımı ürünleri fuarda karşımıza çıkacak yeniliklerden yalnızca birkaçı…

• Ünlü tasarımcı ve sanatçı Arik Levy, 21 Şubat’ta BMS Mobilya standında 12.00-13.30 saatleri arasında sevenlerine imza verecek

• ETMK ile işbirliği içerisinde fuar cafe alanında “Bir kahve Bir Tasarım” sohbetleri gerçekleşecek

Allevents tarafından BMW ana sponsorluğunda, Arçelik, Armaggan ve Işıklar Tuğla co-sponsorluğunda 21-22 Şubat 2014 tarihlerinde Hilton Kongre ve Sergi Merkezi’nde düzenlenecek olan alldesign Uluslararası Tasarım Konferansları ve Yaratıcı Endüstriler Fuarı, tasarım dünyasını üçüncü kez bir araya getirecek. Hayatımızın her alanına yön veren tasarımın ele alınacağı alldesign 2014’ün konferans bölümünde kendi dalının uzmanları tasarıma bakış açılarını ve dünyaca ödüllü işlerini izleyicilerle paylaşırken, fuar alanında ise tasarımda öne çıkan firmalar en yeni ürünlerini sergileyecek. Biletler Biletix’te!

Alldesign 2014 pek çok önemli konuşmacıya ev sahipliği yapacak

alldesign1TIME dergisi tarafından dünyada moda alanında en etkili 25 kişiden biri seçilen, dünyaca ünlü trend kahini Lidewij Edelkoort; Dünyanın en saygın ve önemli tasarım ödülleri olan Red Dot‘ın ödüllerinin fikir babası ve kurucusu Prof. Dr. Peter Zec; kazandığı sayısız mimarlık ödülüyle dünyanın en başarılı mimarları arasında sayılan, San Francisco Modern Sanatlar Müzesi, Samsung Sanat Müzesi ve Bechtler Modern Sanatlar Müzesi gibi pek çok ikonik yapının tasarımcısı, İsviçreli ünlü mimar Mario Botta; üretilen 3000’den fazla tasarımı, kazandığı 300’den fazla ödül ve çalıştığı 40’tan fazla ülke ile bir efsaneye dönüşen, kendi jenerasyonunun en üretken tasarımcılarından biri olarak tanınan Karim Rashid; doğanın dehasını mimarlıkta kullanan ve doğanın mimarlığı ve toplumu dönüştürebileceğini savunan “biomimicry” alanında uzman, TED konferanslarındaki konuşmasıyla tüm dünyada büyük ses getiren eko-mimar Michael Pawlyn ; Red Dot ödülleri dahil 100’ü aşkın ödülün sahibi, özellikle tiyatro, opera, bienal poster tasarımlarıyla büyük ün kazanmış, işleri MOMA gibi pek çok önemli müzede sergilenen, dünyanın en önemli grafik tasarımcılarından, aynı zamanda reklamcı ve art direktör Stephan Bundi; İşleri dünya çapında prestijli galeri ve müzelerde sergilenen, en çok da imzası niteliğindeki kaya heykelleri, enstalasyonları ile tanınan ünlü sanatçı, fotoğrafçı, tasarımcı ve film yapımcısı Arik Levy ; W Paris – Opera, Grant Hyatt (Taipei&Chicago), Beyrut’taki Intercontinental Phoenicia, Lincoln Center’da bulunan Ertegün Caz Salonu ve Cirque de Soleil’in Hong Kong, Las Vegas ve Paris’teki sahneleri gibi işleriyle öne çıkan Rockwell Group Avrupa Ofisi Yöneticisi tasarımcı ve mimar Diego Gronda; tasarımları MOMA’nın kalıcı sergilerinde yer alan, Minority Report filminde Tom Cruise’un ofisinin tasarımı dahil pek çok önemli tasarımda imzası olan ödüllü, dünyaca ünlü endüstriyel tasarımcı Ayşe Birsel; Türkiye’de tasarım kavramının yaşama aktarılmaya başladığı 70’li ve 80’li yılların lider kimliklerinden biri olan ve Koleksiyon ile Tasarım Vakfı’nın kurucusu, mimar Faruk Malhan; endüstriyel tasarımcı Gamze Güven, Türkiye’nin önemli moda tasarımcılarından Tuvana Büyükçınar Demir ve Simay Bülbül, “Kurtlar Vadisi”, “Haziran Gecesi”, “Yabancı Damat”,“Anlat İstanbul”, “Kayıp” gibi dizi ve filmlerin müziklerini yapan müzisyen Gökhan Kırdar; izlenme rekorları kıran ‘Öyle Bir Geçer Zaman ki’’ dizisinin, Kayıp ve Kaybolan Yıllar dizilerinin yönetmeni Zeynep Günay Tan, yazar ve televizyoncu Yekta Kopan; Arçelik Endüstriyel Tasarım Yöneticisi Serdal Korkut Avcı gibi isimler alldesign 2014’te tasarımı konuşacak.

Arçelik, Armaggan, BMS Mobilya, BMW, Derin Design, Ersa, RON, Koleksiyon, NORDist, Nurus, Samet Mobilya,Tuna Ofis gibi firmalar fuar alanında yeni ürünlerini sergileyecek

TBS Voegel Poster vek Pub Linie pluscmyk V

Stephan Bundi
Reklamcı-Grafik Tasarımcı

Hilton Kongre ve Sergi Merkezi’nde 2000 metrekarelik alanda gerçekleşecek olan alldesign 2014, tasarım konferansının yanı sıra Yaratıcı Endüstriler Fuarı’na da ev sahipliği yapacak. Odağında tasarım olan tüm firmaları aynı çatı altında sektörle ve tasarım meraklılarıyla buluşturan ve geçtiğimiz yıl çok sayıda katılımcı firmayı ve yaklaşık 6000 ziyaretçiyi ağırlayan Yaratıcı Endüstriler fuarı, bu yıl da ziyaretçilerine farklı sektörlerden tasarım odaklı zengin bir ürün yelpazesi sunacak: Ana sponsor BMW’nin inovasyon ve tasarımı buluşturan elektrikli modeli i3, alldesign’da ziyaretçilerle buluşacak. Sıfır emisyon ve hiç bir elektrikli aracın boy ölçüşemediği bir güce sahip olan BMW i3 modeli, tasarım olarak BMW markasının karakteristik stil özelliklerini taşıyan çizgilere sahip. Derin Design’in yeni 2014 koleksiyonundan ilk örnekler alldesign’da yer alacak. Kuruluş felsefesini ilk günden bu yana tasarımın odağına oturtmuş ev ve ofis ürünleriyle Koleksiyon Mobilya ise Tasarım Vakfı ile birlikte fuar alanında olacak. BMS Mobilya ise Poltrona Frau, Baccarat Arik Levy Tuile de Crystal ve ilk defa alldesign’da lanse edilecek olan Herman Miller Mirra 2 tasarım ürünlerine ev sahipliği yapacak. Ofis mobilyaları alanında 42 yılı aşkın bir deneyim ile günümüzün mimari akımlarını sentezleyerek yenilikçi ürünler geliştirmeyi sürdüren Tuna Ofis sahne sponsorluğunun yanı sıra yeni ürünlerini de fuar alanında sergiliyor olacak. Özgün tasarımlarla geleneksel teknikleri ustalıkla birleştirerek, el işçiliği ile mücevher, sanatsal obje, doğal boya tekstil, eşarp, deri ve ev tekstil ürünleri üreten Armaggan Unique by Design VIP alanının sponsorluğunu üstlenirken, genç güncel sanatçılara ev sahipliği yapan Armaggan sanat galerisi de fuar alanında ziyaretçilerle buluşacak. Defne Koz tasarımı ürünleriyle Samet Mobilya ve şık, yenilikçi tasarımlarıyla dikkat çeken tasarım mobilya markası Ron da yeni ürünleriyle fuarda olacak. Kendine özgü bir tasarım kültürü ve geleneğine sahip İskandinav ülkelerinin tasarım havasını mobilyadan aydınlatma ve aksesuara kadar tam bir bütünlük içerisinde sunan ve kuzey ülkelerinin en köklü ve nitelikli firmalarının Türkiye temsilcisi olan NORDist de fuarda olacak. Güvenilirliği ve kalitesiyle Türkiye’de ofis mobilyası üreticileri arasında önemli bir yere sahip olan ve Haworth markasının da tek yetkili distribütörlüğünü yapan Ersa da alldesign’da olacak. Tasarımcılar, tasarım ofisleri ve tasarım tutkunlarına yönelik global bir sosyal ağ platformu olan TriptoD; Elips Tasarım; ısıyı sanat, sağlık ve teknolojiyle birleştiren tasarım ödüllü radyatörleri ile La Fiamma, mücevher ve ev aksesuarları tasarımcısı Özlem Tuna da dahil olmak üzere farklı sektörlerden daha pek çok firma alldesign fuar alanında tasarım dünyasına ışık tutacak.

Alldesign-608x311

Alldesign’a gelen ünlü sanatçı, tasarımcı Arik Levy, 21 Şubat’ta BMS Mobilya standında 12.00-13.30 saatleri arasında sevenlerine imza verecek.

ETMK ile işbirliği içerisinde fuar cafe alanında “Bir kahve Bir Tasarım” sohbetleri gerçekleşecek. İlk gün ETMK İstanbul Şube başkanı Özlem Er moderatörlüğünde gerçekleşecek söyleşilerde” tasarımcı ve pazarlama/satış profesyonelleri bir araya gelerek, tasarımın pazarlanmasında karşılaşılan zorlukları ve fırsatları konuşacak, fikir alışverişinde bulunacak. İkinci gün ise ETMK İstanbul Şube Başkan yardımcısı Pınar Azizoğlu moderatörlüğünde ülkemizdeki tasarım oluşumları , Tasarım Vakfı, TAK ( Tasarım Atölyesi Kadıköy) ve Atölye İstanbul kendi tecrübelerini aktaracak.

Yolu tasarımdan geçen herkesin ziyaret edeceği alldesign 2014’ü kaçırmayın!

Alldesign’ın mottosu ”Aklın Gözüyle Görmek”

“Aklın gözüyle görmek” mottosuyla yola çıkan alldesign’ın ana amacı, tasarımın yarattığı farkların, pazarlama, markalaşma, ergonomi gibi birçok alanda kullanımının irdelenmesi, günümüz ve geleceğin tasarımcılarına farklı bir bakış açısı kazandırması. alldesign, iki gün boyunca dünyaca ünlü yabancı ve Türk tasarımcıları farklı sektörlerden üretici ve oyuncularla bir araya getirerek yeni tasarımlara, yeni objelere ve yeni fikirlere ilham vermekle kalmayacak; fuar alanında gerek tasarım şirketlerine, gerekse üreticilere yepyeni iş birliktelikleri sunacak.

,Alldesign proje direktörü Ali Bilge: “Üretimin dünya üzerinde hızla yer değiştirdiği günümüz ekonomisinde, farklılaşma ve karlılığın odağına tasarımı koyan markaların son 5-10 sene gibi kısa bir sürede günlük hayatımızda daha fazla yer aldığını görüyoruz. alldesign, önemli konuşmacılar ve bir araya getirdiği yaratıcı endüstriler aracılığıyla, ziyaretçilerine bunu başaranlardan ilham alma ve yeni bağlantılar kurma imkanı sunuyor. ” diyor ve sözlerine şöyle devam ediyor:” Hedefimiz aklın gözüyle görmek felsefesiyle tasarımın tüm disiplinlerini kapsayan bir organizasyon gerçekleştirmek . Bu hedeften yola çıkarak mimari, iç mimari, dekorasyon, endüstriyel tasarım ve tekstil alanlarında güncel yaklaşımlar, günümüz ve gelecek trendleri hakkında bilgi verecek, uluslararası çalışmalarıyla da ünlü yaklaşık 20 konuşmacıyı bir araya getirdik. Kendi disiplinlerinde tasarıma bakış açılarını da paylaşacak olan bu değerli konuşmacılarımızın izleyicilerimize büyük katkı sunacağını düsünüyoruz. Fuar alanında ise tasarım odaklı firmalarımızın yeni ürünlerini, tasarıma her gün hayatlarına daha fazla yer veren Türk tüketiciler ile buluşturacak olmanın heyecanını yasıyoruz. “

 

Kendisinden habersiz yapılan değişiklikleri kınamak için oyunu bölerek sahneye çıkan Mehmet Ergen’e BBT Genel Sanat Yönetmeni Kadriye Kenter’den yanıt geldi.

Yönetmen Mehmet Ergen’in, Bakırköy Belediye Tiyatroları için sahneye koyduğu Brecht’in“Carrar Ana’nın Silahları” adlı oyunda tiyatro yönetimi tarafından kendisinden habersiz yapılan değişikliklere tepkisini sahneye çıkarak göstermesine tiyatro yönetiminden yanıt geldi. Oyunun 26 Ocak’taki gösteriminde sahneye çıkarak bu durumu kınadığını söyleyen Ergen’e hakaret davası açtıklarını söyleyen BBT Genel Sanat Yönetmeni Kadriye Kenter “Ben Genel Sanat Yönetmeni olarak yetkimin dışına çıkmadım. Hiçbir kötü niyetim yoktu” dedi.

Oyunda ve dekorda kendisinden habersiz yapılan değişiklikleri kınamak için sahneye çıktığını söyleyen Ergen “Oyunda iç savaşta kocasını kaybeden Carrar Ana’nın oğullarını savaştan korumaya çalışması ve silahları cepheye göndermek istememesi anlatılıyor. Ben oyunda silahları sahnenin alt kısmında bir bölmeye koydurdum, böylece silahların nerede olduğunu seyirci son ana kadar fark etmeyecekti. Kadriye Kenter sahnenin tam ortasına bir sandık koydurmuş. Ben de tam silahların arandığı bölümde sahneye çıktım ve durumu seyirciye anlattım” dedi.

Oyunda rol alan Munis Düşenkalkar’ın rahatsızlığı nedeniyle oyunu başka bir oyuncuyla çalışmaya başladıklarını söyleyen Kenter ise“Mehmet Ergen’in eğer bir sorunu varsa, oyunu yarıda kesip sahneye çıkacağına bir telefon açabilirdi bana. Tiyatro olarak seyircilerle anket yapıyoruz. Ergen sahneye koltuk koydurmuş ve seyircilerin bir bölümü oyunu sahneden seyrediyor, anket sonuçlarında gördük ki seyirci oyunu sahneden seyretmek istemiyor. Biz de bunun üzerine sahnedeki koltukları kaldırdık. Oyunda rol alan oyuncularla da fikir alışverişinde bulunarak bazı değişiklikler yaptık. Mehmet Ergen, sahneye sandık koydurduğum için oyunu yarıda kesmiş, sahneye çıkıp bana hakaretler etmiş, sahnede kullandığımız sandığı yere atmış. Müşfik Kenter’den bahsetmiş, ben bana bırakılan mirasın bilincindeyim; tek derdim tiyatronun devam etmesi. Bu sahneye, oyuncuya ve tiyatroya saldırıdır. Oyunu yarıda kesmek ise bir oyuncuya yapılabilecek en büyük kötülüktür” diyerek Ergen’e hakaret davası açtığını belirtti.

 

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), ”Altın Kafeste Yangın”, ”Rahvan Giden Atlılar”, ”Karmakarışık” ve ”Çizmeli Kedi” oyunlarını sahneleyecek.

Hidayet Sayın’ın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği ”Altın Kafeste Yangın”ın dekor tasarımını Özlem Karabay, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını ise Ali Karaman yapıyor. Taner Turan, Rüyam Dirin, Kamil Korunan, Ecehan Şarman Çetinkaya, Sitare Tuna, Emre Yaşa, Emir Çiçek, Erol Aydın, Süheyla Zeybek, Bora Özkula’nın rol aldığı oyunda, Osmanlı sultanları arasında trajik bir hayatı olan Sultan 5. Murad’ın umutsuzluklar, korkular, onur mücadelesi ve müzikle dolu 28 yıllık esareti anlatılıyor.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde, bugün ve yarın saat 20.00’de, 29 Aralık Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Özen Yula’nın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği ”Rahvan Giden Atlılar”ın ise dekoru ve kostümlerini Başak Özdoğan, ışık tasarımını Ali Karaman yapıyor. Ömer Naci Topcu, Emre Işık, Ozan Sargın’ın rol aldığı oyunda, ”Hayat, rahvan giden atlarla yapılan bir yolculuk değil, vahşi, yağız bir atın üstünde çıkılan, her an düşme tehlikesiyle yaşanacak, tedirginlik verici bir koşudur” mesajı işleniyor.

Oyun, Oda Tiyatrosu’nda bugün, yarın ve cumartesi saat 18.00’de sahneye konulacak.
Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği ”Karmakarışık” adlı oyunun yönetmenliğini Kerem Atabeyoğlu yapıyor. İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu oyunu olarak bilinen ”Karmakarışık”, AVP Sahnesi’nde 2 Ocak Çarşamba günü saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Charles Perrault’un yazdığı, Metin Arslan’ın çevirdiği ”Çizmeli Kedi” adlı çocuk oyununu ise Berrin Kulya Balkanlar yönetiyor. Dekor ve kostüm tasarımını Aytuğ Dereli, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Berrin Kulya Balkanlar’ın yaptığı oyunda, Harun Türköz rol alıyor.

Oyun, AVP Sahnesi’nde 30 Aralık Pazar saat 14.00’te sahneye konulacak.

Kaynak : [-]

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, koreografik yaratıcılığa ve dans dünyasına adanmış üç sıradışı filmi izleyicilerle buluşturuyor.

Dans ve sinemayı buluşturan bu etkinlik Fransız Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak izlenebilir.

PAMUK PRENSES

Yönetmen: Angelin Preljocaj
16 Ekim Salı, 19.00 ve 17 Ekim Çarşamba, 17.00

Dünyaca ünlü Fransız koreograf Angelin Preljocaj, 2008’de kendi “Pamuk Prenses ” (Blanche Neige) versiyonu için topluluğunun 26 dansçısını Gustav Mahler’in en güzel senfonilerinden biri için biraraya getirir. Kostümler Jean Paul Gautier, dekor ise Thierry Leproust imzalı. “Pamuk Prenses” ile Preljocaj büyüleyici ve sihirli bir gösteriyi sahneye koyarak bugüne kadar 25 ülkede 150 bin kişinin izlediği ailece izlenebilen çağdaş bir baleye imza atıyor.

LA FONTAINE TARZI MASALLAR

Yönetmen: Marie-Hélène Rebois
16 Ekim Salı, 17.00 ve 17 Ekim Çarşamba, 19.00

Bu film 13 dakikalık dört programda Jean de la Fontaine’in dans ile yorumlanan dört masalını bir araya getiriyor : « Ağustos Böceği ve Karınca » (koreografi : Herman Diephuis), « Şehir faresi ile Tarla Faresi » (koreografi : Dominique Rebaud), « Balıkçıl Kuşu » (koreografi : Satchie Noro ve Alain Rigout) ve « Meşe ile Saz » (koreografi : Mourad Merzouki-Kafig). Hayal gücü ve şiir coşkuyla biraraya gelerek izleyiciyi hip hop’tan klasiğe uzanan çoklu bir estetik büyü ile içine alıyor.

DANS, PARİS OPERA BALESİ

Yönetmen: Frederick Wiseman
18 Ekim Perşembe, 17.00

Belgesel sinemanın öncülerinden Amerikalı sinemacı, Frederick Wiseman kamerasını 12 hafta süresince Paris Operası’nın kalbine yerleştirdi. Dikim atölyelerinden yıldızların parladığı gösterilere, film izleyicisini bu saygın kurumun kulislerinde yolculuğa çıkararak sıradışı gösterilere hayat verenlerin günlük çalışmalarını sunuyor.

Kaynak : [-]

Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi kuruluşunun onuncu yılını Monet sergisiyle kutluyor.

6 Ocak 2013’e dek izlenebilecek ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi, izlenimciliğin isim babası Monet’nin olgunluk döneminde Giverny’deki evinin bahçesinde ürettiği doğa ve çiçek tablolarına ağırlık veriyor.

Bu sene 10’uncu yılını kutlayan Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi’nin (SSM) düzenlediği ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi bugün ziyarete açıldı. Fransa’daki Marmottan Monet Müzesi’nin koleksiyonundan yapılan 39  tabloluk seçkiyi sunan sergi, Monet’nin ağırlıklı olarak çiçek ve doğa temalı tablolarına yer veriyor. Çünkü, sergideki tablolar “Belki de ressam olmayı çiçeklere borçluyum” diyen Monet’nin olgunluk dönemindeki sanatsal üretiminin ana temasını oluşturan Giverny Bahçesi’ne odaklı. Monet’nin 1883 yılında ikinci eşi ve çocuklarıyla birlikte yaşadığı Giverny’deki ev, sanatçının sanatsal üretiminin de kaynağı haline gelmişti. Evin dekorasyonu, eski meyve bahçesinin bir çiçek bahçesine dönüştürülmesi ve daha sonra buraya bir su bahçesinin eklenmesi, Monet’nin tam 15 yılını aldı. Sonrasında Giverny Bahçesi’nde çiçeklerle sarılı bir hayat süren Monet, tablolarında da hep onları resmetti. Öyle ki, bahçedeki renkleri paletine göre oluşturuyor; bahçeyi de bir sanat eseri gibi hayranlık yaratacak şekilde tasarlıyordu.

Paleti ve piposu da sergileniyor

SSM’de açılan ‘Monet’nin Bahçesi’ sergisi; empresyonizm, namı diğer izlenimcilik akımına adını veren Monet’nin Giverny Bahçesi’ndeki evi, geç dönem bahçe manzaraları, nilüferler ve ünlü Japon köprüsü tablolarına yer veriyor.
Bunların yanı sıra, Monet’nin yakın arkadaşı ressam Auguste Renoir imzalı Monet ve eşi Camille’in portreleri ve fotoğraflarıyla, Monet’nin paleti, çalışma gözlüğü ve piposu gibi kişisel eşyasını da sergide görmek mümkün.

Sanatçının bahçe tutkusunu ve büyük önem verdiği aile yaşamını yansıtan ‘Monet’nin Bahçesi’nde

Monet’nin Nar Ağacı

ressam, sanat yaşamında sergilediği yenilikçi yaklaşımlar ve 1940 ile 50’lerin geleneklere karşı gelen genç sanatçılarına ilham veren kimliğiyle izleyiciye tanıtılıyor. Marmottan Monet Müzesi Küratörü Marianne Mathieu tarafından hazırlanan sergiyi, 6 Ocak 2013’e dek görmek mümkün.

 

Kaynak :[-]

 

 

 

 

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün düzenlediği Uluslararası Bodrum Bale Festivali, 8-24 Ağustos’ta yapılacak

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü’nün ”Turizmi kültür ve sanat besler” anlayışıyla 10 yıl önce başlattığı festival, 8-24 Ağustos’ta Bodrum Kalesi’nde sanatseverleri ağırlayacak.
Türk devlet bale topluluklarının yanı sıra yabancı sanatçı ve toplulukların performanslarını sergileyeceği festivalin açılış temsili Devlet Opera ve Balesi başkoreografı Mehmet Balkan’ın sahneye koyduğu ”Bodrum Aşkı” ile yapılacak.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi sanatçılarının rol aldığı ”Genç Werther”in Acıları”, 11 Ağustos’ta seyirciyi selamlayacak. İzmir Dvelet Opera ve Balesi, 14 ve 15 Ağustos’ta ”Zorba”yı sahneleyecek.

18 Ağustos’ta Osmanlı Sarayı’ndan ”Harem” rüzgarı esecek. Koreografisini Merih Çimenciler’in, dekor ve kostüm tasarımını Rus tasarımcı Alexander Vasillie’in yaptığı Harem’de, Osmanlı usul müziğinin örnekleri etnik sazlarla icra edilecek.

Antonio Gades Flamenko Topluluğu, 21 Ağustos’ta sanatseverlerle buluşacak. Topluluk, adını aldığı İspanyol dansçı Antonio Gades’in baleye uyarladığı ”Kanlı Düğün” ile ”Flamenca Suit”i yorumlayacak.

Festivalin kapanış temsili, Ankara Devlet Opera ve Balesi Modern Dans Topluluğu’nun sahneleyeceği ”Bir Yaz Gecesi Rüyası” ile yapılacak.

 

Kaynak:[-]

Türkiye’de keşkek, yumurta gibi yiyeceklerden leylek, flamingoya, yağmur duasına, çiçek, çocuk ve spordan turizme birçok alanda yaklaşık bin 300 festival, anma günü, şenlik ve şölen tarzında etkinlik düzenleniyor.

Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festival

İzmir fuar, Bursa anma günleri, Antalya turizm ve spor, Ankara festivalleriyle öne çıkarken, İstanbul’da ise düzenlenen uluslararası etkinlikler dikkati çekiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerinden derlenen bilgiye göre, her yıl yurt genelinde festival, şenlik, özel gün, özel hafta, dini, milli bayram ve şölen adı altında yaklaşık bin 300 etkinlik gerçekleştiriliyor.

Sinema, tiyatro, müzik, yağmur duası, yiyecekler, dekorasyon, dans, turizm, spor, karikatür, kukla gibi farklı konularda düzenlenen etkinlikler, ağırlıklı olarak kültürel yaşama canlılık katmayı ve illeri markalaştırmayı amaçlıyor. Etkinliklerin bir kısmı ününü Türkiye’ye hatta dünyaya duyururken, bazıları küçük bütçeyle ancak yöre veya bölge halkına hitap edebiliyor.

İller sıralamasında da bu yıl Ege’nin incisi İzmir 67 etkinlikle ilk sırada yer alırken bu kenti Bursa, Konya, İstanbul ve Antalya takip ediyor.

 İZMİR FUAR CENNETİ

Gerçekleştirilen etkinliklere bakıldığında, İzmir’in fuar cenneti olduğu görülüyor. Ayakkabı, çanta ve aksesuarları, gelinlik, damatlık ve abiye giyim, oto yan sanayi, şarap, zeytin, zeytinyağı ve alkollü içecekler, süs bitkileri, evcil hayvanlar, seracılık ve peyzaj, takım tezgahları, mobilya, dekorasyon, ev ve büro mobilyaları, kitap, kozmetik, estetik, kuaför ve güzellik ekipmanları gibi birçok alanda fuar düzenleniyor.

Ayrıca, çocuk, çiçek, tiyatro, eğitim-bilim, bağ bozumu, barış-demokrasi-emek, deve güreşleri gibi şenliklerin düzenlendiği kentte, kültür ve sanat, caz, turizm ve dans, kiraz ve incir festivalleri; Türkçe, heykel, sağlıklı yaşam konularında günler; karikatür, mizah, resim, fotoğraf ve dağ bisikleti alanlarında yarışmalar düzenleniyor.

 BURSA’DA LEYLEK, ÇİLEK, İNCİR ŞENLİKLERİ…

Bursa ise anma günleri, kültür-sanat, gençlik ve spor, leylek, çilek, kiraz, yamaç paraşütü gibi alanlarda şenliklerle öne çıkıyor. Bu ilde, ”Aşıklar Bayramı” ile incir, zeytin, kukla ve gölge oyunları adı altında festivaller; çocuk olimpiyatları, uluslararası karikatür bienali, ilkbahar panayırı, pehlivan güreşleri düzenlenirken, düzenlenen ”Şeb-i Arus Gösterisi” ve ”Uluslararası İpekyolu Film Festivali” de şehre renk katıyor.

KONYA MEVLANA İLE TANINIYOR

Hazreti Mevlana’nın Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Etkinlikleri’nin ön planda olduğu şehirde, Uluslararası Mistik Müzik Festivali, Uluslararası Nasrettin Hoca Festivali de gerçekleştiriliyor. Anadolu ile Şükran Buluşmaları ve Land-art etkinliklerinin yanı sıra kültürel, sanatsal, yöresel ürünlerin tanıtıldığı festivaller ile sağlık ve spor alanında çeşitli etkinlikler de düzenleniyor.

İSTANBUL ‘KÜLTÜR KENTİ’

İstanbul’un kozmopolitliğine uygun olarak, düzenlenen etkinlikler de çeşitlilik gösteriyor. Uluslararası nitelik kazanmış, ”Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali”, ”Uluslararası İstanbul Müzik Festivali”, ”Uluslararası İstanbul Film Festivali” ile ”Uluslararası İstanbul Caz Festivali” İstanbul’un aynı zamanda bir ”kültür kenti” olduğunu tüm dünyaya kanıtlıyor.

EMITT, turizmde tanınmak isteyen illeri her yıl İstanbul’da toplarken, Tasarım Fuarı Design Week, İstanbul Shoping Fest, İstanbul Kültür Gezileri, Uluslararası Mücevher, Takı, Gümüş, Saat ve Malzemeleri Fuarı, Türk Dünyası Çağdaş Edebiyat Günleri, Kırım Müzik ve Dans Günleri, Türk Dünyası Tiyatro Festivali, Uluslararası İstanbul Film Festivali, Uluslararası CRR Çocuk Festivali, Uluslararası CRR Gençlik Festivali, Türk Dünyası Kukla Tiyatroları Festivali, Tataristan Kültür Günleri, Fetih Şenlikleri, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, Uluslararası Boğaziçi Festivali, Şile Bezi Kültür ve Sanat Şenliği, Kartal Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali, Uluslararası İstanbul Bienali, Uluslararası CRR Mistik Müzik Festivali, Türk Dünyası Sinema Günleri, Uluslararası CRR Piyano Festivali şehrin önemli etkinlikleri arasında yer alıyor.

 ANTALYA’DA KEŞKEK, MANTAR FESTİVALİ

Antalya’daki etkinliklerde ise karpuz, bal, elma, mantar, keşkek, kardelen, ayran, başak, erik, üzüm, balık ile kültür ve turizm alanlarında festivaller yapılıyor. İl genelinde çeşitli şenlikler ve anma törenleri de düzenleniyor.

 ‘MAHALLEDE ŞENLİK VAR’

Flamingo ve Yumurta Festivali

Siyasetin merkezi Ankara ise daha çok sanatsal ve yöresel festivallere ev sahipliği yapıyor. Ankara Uluslararası Film Festivali, Uluslararası Ankara Caz Festivali, başkentteki kültür yaşamında en ön plana çıkan uluslararası nitelikteki etkinlikler iken, İşçi Filmleri Festivali, Gezici Festival, Tarihi Türk Müziği Konser ve Gösterileri, Mahallede Şenlik Var etkinlikleri de Ankara’daki diğer önemli organizasyonlar arasında yer alıyor. Ayrıca başkentte bu yıl ilk kez Shopping Fest de düzenlenecek.

İlçeler arasında en fazla etkinliğin yapıldığı Altındağ’da bahar konserleri, Hacı Bayram Veli Anma Günü Etkinlikleri, Uçurtma Şenliği, Ankara Kale’si Şenlikleri, şiir akşamları, Geleneksel Karapürçek Yağlı Güreşleri, Halk Oyunları Festivali düzenleniyor.

Başkentin merkez ve ilçelerinde ise bu yıl birbirinden değişik festival ve etkinlikler düzenlenecek. Etimesgut’ta tiyatro, resim, müzik ile

Yesiluzumlu Kuzugobegi Mantar Festivali

izcilik konularda şenlikler; Yenimahalle’de şenliklerin yanı sıra Aşıklar Şöleni, Uluslar Arası Kültür Sanat ve Dostluk Günleri etkinlikleri; Sincan’da Lale ve Geleneksel Kavun festivalleri; Ayaş’ta Geleneksel Dut Tarihi Evler Kültür ve El Sanatları Festivali; Beypazarı’nda Geleneksel Tarihi Evler, El Sanatları, Havuç ve Güveç Festivali, Eğriova Yayla Festivali, Kırbaşı Hasat Festivali ve Açık Tarım Fuarı, Gölbaşı’nda Uluslararası Göller-Andezit ve Sevgi Çiçeği Festivali; Bala’da Buğday Hasat Festivali; Çubuk’ta Vişne Festivali, Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festivali; Kızılcahamam’da Su Festivali; Çamlıdere’de Doğa Festivali; Nallıhan’da Tabduk Emre’yi Anma Töreni, Tabduk Emrenin Kızı Bacım Sultanı Anma Töreni; Kalecik’te Uluslararası Kalecik Karası Üzüm Festivali; Kazan’da Gençlik Şöleni düzenlenecek.

 EN AZ ETKİNLİK DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA

Yıl boyunca en az etkinlikler ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da gerçekleştiriliyor. Şırnak’ta ”Koyun Kırpma Kültür, Sanat ve Yayla Şenlikleri Festivali”, Muş’ta ise ”Malazgirt Zaferi Kutlamaları” bu kentlerdeki tek etkinlik olma özelliğini taşıyor. Hakkari’de ”Berçelan Şenlikleri” ve ”Kuzu Kırpma Şenlikleri”, Mardin’de ”Sine Mardin Uluslararası Film Festivali”, ”Mardin Gençlik Çocuk Tiyatro Festivali”, Ağrı’da da ”Doğubayazıt Kültür Sanat ve Turizm Festivali”, ”Aşıklar Şenliği” yapılıyor. Ayrıca, Iğdır, Afyonkarahisar’da ve Bayburt’ta yıl içinde 2’şer, Kars, Tunceli ve Kırıkkale’de 3’er, Niğde, Nevşehir ve Adıyaman’da 4’er etkinlik düzenleniyor.

Ege Bölgesi’nde İzmir’in dışında Manisa, Uşak gibi illerde etkinlik sayısı 10’nun altında kalırken, diğer illerdeki etkinlik sayıları ise şöyle:

Yesiluzumlu Kuzugobegi MantarFest

Adana’da 24, Aksaray’da 6, Amasya’da 21, Artvin’de , Aydın’da 14, Balıkesir’de 28, Bartın’da 9, Bolu’da 7, Burdur’da 16, Çanakkale’de 30, Çankırı’da 11, Çorum’da 13, Denizli’de 20, Erzincan’da 14, Erzurum’da 11, Eskişehir’de 14, Gaziantep’te 13, Giresun’da 18, Gümüşhane’de 28, Hatay’da 10, Isparta’da 15, Karabük’te 4, Karaman’da 10, Kastamonu’da 17, Kayseri’de 22, Kırşehir’de 3, Kocaeli’de 18, Konya’da 63, Kütahya’da 14, Malatya’da 10, Mersin’de 26, Muğla’da 28, Nevşehir’de 8, Niğde’de 8, Ordu’da 22, Osmaniye’de 6, Rize’de 10, Sakarya’da 20, Samsun’da 9, Sinop’ta 9, Sivas’ta 24, Tekirdağ’da 8, Tokat’ta 38, Trabzon’da 38, Uşak’ta 9, Yalova’da 7, Yozgat’6ta, Zonguldak’ta 9.

Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu yıl birçok ilde toplam 48 etkinliğin konaklama, yemek, kokteyl, hediyelik eşya ve tanıtıcı materyal gibi ihtiyaçlarını karşılanması için destek verecek. Buna göre, Ankara, İstanbul, Antalya, Van, Diyarbakır, Konya, Afyonkarahisar ve İzmir’in yanı sıra, Muğla, Mardin, Çanakkale, Erzurum, Karabük, Bursa’da da birer etkinliğe maddi destek sağlanacak.

Türkiye’nin hemen hemen tüm merkez, ilçe ya da belde belediyeleri de bölgelerinde kültürel varlıkları tanıtarak gelecek kuşaklara taşırken aynı zamanda da sosyal yardımları da etkinlik ve şölen havasında gerçekleştiriyor.

Bu kapsamda belediyeler geleneksel sünnet şölenleri, geleneksel düğün şölenleri, ramazan ayı etkinlikleri, ve kurtuluş günü gibi etkinlikler yapıyor.

 FLAMİNGODAN BAMYAYA İLGİNÇ FESTİVALLER

Adana’da Karpuz Şenliği, Afyonkarahisar’da Flamingo ve Yumurta Festivali, Katmer Şenliği, Gurbetçiler Festivali, Kaymak Festivali, Amasya’da Şarlayık Şenliği, Çiçek Bamya Şenliği, Ankara’da Çubuk Turşu Festivali, Bolu’da Beyaz Et Festivali, Çanakkkale’de Altın Sardalya Kültür ve Sanat Festivali, Kars’ta Beyaz-Uykusuz-Uzakta Kültür Sanat Festivali, Manisa’da Manisa Tarzanı ve Çevre Günleri ile Çağlak Festivali ve Zeytin Şenlikleri, Mersin’de Geleneksel Batırık Şöleni, Muğla Kuzu Göbeği–Mantar Festivali, Samsun Selesepet Top Kandil ve Kavun Karpuz Yarışması gibi etkinlikler isimleriyle dikkati çekiyor.

Adına en çok festival ve etkinliğe veren meyvelerin başında ise kiraz, kayısı, dut, ceviz ve incir gelirken, öte yandan bazı bölgelerde de akarsuların nehirlerin ve barajların adını taşıyan festivaller insanları bir araya getiriyor.

Kaynak : [-]

Şehir Tiyatroları’ndan bazı gazetelerde yayınlanan ‘müstehcen oyun’, ‘seyirci kaybediyor’ haberlerine cevap geldi: ‘Politik oyun’ veya ‘müstehcen oyun’ diye özel bir seçim yoktur; ‘gerici oyun’, ‘ilerici oyun’ vb. olmayacağı gibi! Esas olan öncelikle ‘nitelikli oyun’dur.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na son dönemde yapılan sistemli “eleştiri”lerin tamamı kulaktan dolma, haksız, mesnetsiz ve maddi hatalarla doludur. Sanatı, genel anlamda tiyatroyu ve asırlık geleneğe sahip bir kurumu “arsızlıkla” niteleyenler, “ödenekli tiyatroları kapatalım” baskısını uygulayanlar Şehir Tiyatroları yönetimi ve sanatçılarıyla yakışıksız bir tartışmayı zorlamaktadır.

Kurumumuzun resmi internet sitesi olan www.ibst.gov.tr adresinden oyunların en azından isim – yazar ve konularına göz atan akıl ve izan sahibi hiç kimse “İBBŞT oyunlarında % 80 cinsel sululuk ve müstehcenlik var” çıkarsamasında bulunamayacaktır.

ESAS OLAN ‘NİTELİKLİ OYUN’DUR
Bir kurum tiyatrosunda çalışanlar için “politik oyun” veya “müstehcen oyun” diye özel bir seçim yoktur; “gerici oyun”, “ilerici oyun” vb. olmayacağı gibi! Ödenekli tiyatrolarda esas olan öncelikle “nitelikli oyun”dur! Dolayısıyla Şehir Tiyatroları, Shakespeare de sahneler Moliere de; Necip Fazıl da sahneler Nazım Hikmet de… M.Ö. 480 yılında doğmuş Euripides’in tragedyasını da bugüne taşır, 17 yaşındaki Fehime Seven’in komedisini de… Oyunlarda Mevlana da konu edilir Galilei de… Binlerce yıldır icra edilen bu meslek bunu gerektirir. Tiyatro sanatı bu yüzden güzeldir ve her şeye rağmen bu çeşitliliğini koruyup sahip çıktığı sürece varolacaktır.

(…)

Sonuç olarak tiyatro “eserinde” bir ideoloji, düşünce ve inanç tema olarak işlense de “tiyatro sanatı” hiçbir zaman belli bir zümrenin belli bir inancın belli bir ideolojinin veya baskın siyasi eğilimin emrine girmemiştir. Doğuşundan bugüne varlığının yegâne temeli budur.

Altı çizilen 16 yaş uyarısı öğrencilerini oyunlara getiren hocaların ricası üzerine, çocukların algısının üstünde karmaşık metinler, argo sözcükler içeren ya da sert temaların yer aldığı oyunlarda kullanılmıştır. Bu ibare müstehcenlik ya da erotizm adına koyulmamıştır, bizler tiyatro sanatını icra ediyoruz, başka bir şey değil.

Yaşadığımız bugün için Şehir Tiyatroları’na ne hükümetten ne iktidar partisinden ne de bağlı olduğumuz kurum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden repertuara ilişkin herhangi bir “resmi” talep veya baskı gelmiştir. İBB Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu’nda Belediye tarafından atanan üyeler varken, Kültür Daire İşleri Başkanı aynı zamanda Repertuar Kurulu’na başkanlık ederken; dışarıdan hiçbir resmi sıfatı olmayan kişilerin, yüz yıllık bir kurumu ve çalışanlarını “ilgili mercilere” ihbar etme çabası trajikomiktir ve hepsinden önemlisi tiyatro sanatına gönülden destek veren ve her zaman yanımızda olan Sayın Başkan Kadir Topbaş ve ekibine büyük haksızlıktır.

 

SANAT VE İSTATİSTİKLER 
İBB Şehir Tiyatroları adı üstünde İstanbul Büyükşehir Belediyesin’e bağlı bir kurumdur. Ancak unutulmamalıdır ki, İBBŞT öncelikle bir “sanat” kurumudur. Şehir Tiyatroları, sınırlı olanaklarına rağmen, repertuarındaki 60’ın üzerindeki oyunu 175 sözleşmeli memur sanatçının yanı sıra sınırlı sayıdaki teknik kadrosuyla seyircisiyle buluşturma başarısını gösteren bir yapıdır. Yine Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri doğru kabul edilerek oranlama yapılsa bile tiyatro çalışanlarının azımsanmayacak bir bölümünün en azından “yoksulluk sınırında” ücret aldığı bilinmektedir.

 

Şehir Tiyatroları’nın “seyirci kaybettiği” yargısı gerçeği yansıtmamaktadır. Buna kaynak olarak verilen İstatistik Kurumu verilerinde 2009-2010-2011 yılları karşılaştırılmış, buna göre 2009 yılında 401.522 olan seyirci sayısının bir sonraki yıl 421.884’e yükseldiği ancak 2011 yılında 12734 kişi; doluluk oranında ise bir önceki yıla göre %2’lik bir azalma olduğu belirlenmiş.

 

Şehir Tiyatroları elbette her yıl bir öncekine göre daha fazla seyirciye ulaşmayı hedefler. Ancak sorun edilen rakam 12.734 kişi ise bunu tamamlamak bir kurum tiyatrosu açısından hiç de zor olmasa gerekir. Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde yapılacak birkaç temsille veya –hizmete açılması durumunda– Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek festival oyunlarıyla bu istatistiklerin üzerine çıkılabilir.

Ayrıca söz konusu haberde hiç değinilmeyen fakat bu yıl 27.’si düzenlenen Çocuk Şenliği’nde 28 farklı oyunla 40 bin’in üzerinde çocuk seyirciye ve yine 27 yıldır düzenlenen Genç Günler’de 65 farklı oyunla 116 gösteri ücretsiz olarak sunularak 50 bin’in üzerinde genç seyirciye ulaşılmıştır.

İBBŞT’nin asıl hedefi ise rakamların çok daha üstündedir. Şehir Tiyatroları yönetimi şu kesimden veya bu kesimden değil; o semtten bu semtten değil; ve hatta üç yüz – beş yüz bin de değil 15 milyon İstanbullu’ya ulaşmayı amaçlamaktadır. 2014 ve 2023 yılına dair hedefler doğrultusunda bu yönde dev projelerin hazırlığı yapılmaktadır.

 

Bütün bunların ötesinde, bir tiyatronun repertuarının niteliğini, bir oyunun başarısını ya da başarısızlığını bu istatistikler belirlemez. Aynı şey tüm sanat ve edebiyat dalları için de geçerlidir. Türk sinemasında 4 buçuk milyon izleyiciye koşan “Recep İvedik” rekor kırarken, Cannes’da “Jüri Büyük Ödülü” alan “Bir Zamanlar Anadolu”da ancak 150 bin kişiye ulaşabilmiştir.

 

Söz konusu haberde ve istatistiklerde yer almayan şu bilgilerin de kayda geçmesi gerekir: İBB Şehir Tiyatroları aldığı davetlerle yurtiçinde Adana, Adapazarı, Ankara, Bursa, Büyükçekmece, Giresun, İzmir, GAP, Mardin, Silivri’ye; yurtdışında Almanya, Arnavutluk, Kıbrıs, Kırım, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Suriye’ye toplam 52 turne düzenlemiş ayrıca 13. Uluslararası Devlet Tiyatroları Sabancı Adana Uluslararası Tiyatro Festivali, 17. Uluslararası İstanbul Kültür Sanat Vakfı Tiyatro Festivali, 16. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 6. Uluslararası Eskişehir Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 17. Romanya Sibiu Uluslararası Tiyatro Festivali’nde ülkemizi ve tiyatromuzu başarıyla temsil etmiş; ulusal ve uluslararası alanda 2009-10’dan bugüne toplam 120 daldaki adaylıktan 74 ödüle layık görülmüştür.

 

Ayrıca şu da unutulmamalıdır ki, yalnızca tiyatro ve özellikle Şehir Tiyatroları oyunları için değil, herhangi bir kültürel etkinliğin “yaygın” hale gelebilmesi için en önemli unsur tanıtımdır. Şehir Tiyatroları yalnızca birkaç gazeteye ve tiyatro dergisilerine verdiği ilanlarla tanıtım yapmaya çalışmaktadır. Arzu edilen her mecrada reklam ve haberlerin çıkması, belediyelerin sunduğu olanaklarla kentin dört bir yanında İstanbul ve Türkiye seyircisine tüm oyunların tanıtılmasıdır ki önümüzdeki yıllarda bu hayalin de gerçekleşeceğine eminiz…

Zaman Gazetesi’nin 20 Şubat 2012 tarihli nüshasında önce Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri sunularak seyirci sayısının düştüğü “belirlenmiş” ardından kişisel kanaatler, yanlış bilgilendirme ve yönlendirme sonucu maddi hatalar yapılmıştır.

“Koltuk sayısı artarken seyirci sayısı düşmüştür” anlamakta zorlanıyoruz, salon sayımızda bir değişim olmamıştır -iki küçük çocuk tiyatrosu sahnesi hariç– ki bu iki küçük salon da ifade edilen dramatik artışı oluşturmaktan uzaktır. Devlet Tiyatroları’nın “70 ilde 70 sahne” projesiyle mi karıştırıldık acaba diye düşünmekteyiz.

“Repertuardaki sıkışıklık, eserlerin ‘olgunlaşmadan’ seyirci karşısına çıktığı yönünde eleştirilere sebep oluyor.”

Görsel ya da yazılı basında bugüne kadar böyle bir “eleştiri”ye rastlanmamıştır. Gazeteye bu minvalde “bilgi” sunan Devlet İstatistik Kurumu değilse, eleştiriyi yapan “kişi ya da kişilerin”, bu cümleyi de açıklaması gerekmektedir. Gerek Şehir Tiyatroları’nda gerekse de profesyonel hiçbir tiyatroda bir eser hazırlık sürecini tamamlamadan seyirci karşısına çıkamaz. Şehir Tiyatroları’nda kimi oyunun provası 9 ay, kimi oyunun 2 ay sürer. Bir tiyatro sezonu 3 turda tamamlanır; Mayıs ayında ilk okuma provasını yapan oyunlar Ekim ayında sezon açılışını yaparlar. Kasım ayı itibariyle ikinci tur oyunların provası başlar ve en az iki aylık sürecin sonunda premier yapar. Ocak sonrasında ise üçüncü tur oyunların provaları başlar ve Mart ayında seyirciyle buluşur. Repertuar tiyatroları dünyanın her yerinde bu şekilde çalışır.

“Bazı yönetmenlerin oyunlarını kenar semtlere götürmek istememesi” komik bir iddia olarak görünmektedir. Çünkü Şehir Tiyatroları, sahnelerin teknik imkânları elverdiğince, her oyunu her sahneye götürmeye çalışmaktadır. İddia edildiğinin tam aksine, yönetmenlerin ve oyuncuların talepleri de hep bu doğrultuda gerçekleşir. Bugüne kadar İstanbul’un tarihi mekânlarında, sokaklarında, meydanlarında ve kenar semtlerinde de oyunlar oynanmış bundan sonra da oynanacaktır. Mevsime bağlı olarak özellikle festival ve şenlik açılışları hep açık mekânlarda gerçekleştirilmiştir. Bunun da ötesinde Şehir Tiyatroları yönetimi, teknik anlamda uygun gördüğü her yere oyunlarını göndermektedir. Tiyatro çalışanları da bu konuda özel taleplerde bulunamaz. Aylık Oyun Programı ise Sahne Direktörlüğü tarafından hazırlanıp Genel Sanat Yönetmenliği tarafından onaylanır. Buna göre İstanbul’un çeşitli semtlerindeki her sahnede, hemen hemen her oyunun 2 hafta boyunca oynamasına dikkat edilmektedir.

“Oyuncu performansı” denilen şey de iddia edildiğinin aksine “bir bütündür, bölünemez”; ancak bugüne kadar hep “tiyatro oyuncularının çalışmadan haksız kazanç elde ettiği” türünde yanlış iddiaların göz önüne alınmayarak 4-5 oyunda birden oynayan Şehir Tiyatrosu sanatçılarının özverisine dikkat çekilmesi aslında bir “düzeltme” niteliği taşımaktadır.

Şehir Tiyatroları’nın yoğun bir repertuarı özveriyle sırtlayan bir tiyatro olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. 15 milyonluk nüfusa hitap edebilmek için 60’ın üzerinde oyun, son derece düşük maliyetle ve dar kadroyla gerçekleştirilmektedir. Ve Şehir Tiyatroları, kurulduğu günden bu yana ilk defa çok “ürettiği için” eleştirilmektedir.

 

“Başarılı oyunların oynatılmaması”: İma edilmeye çalışıldığı gibi hiçbir tiyatro kurumu, başarılı prodüksiyonlarını harcamaya çalışmaz. Üstelik “Dünyanın Ortasında Bir Yer”i buna örnek göstermek hiç doğru olmaz. Çünkü bu oyun Türkiye’de ilk kez şu andaki genel sanat yönetmenimiz Ayşenil Şamlıoğlu büyük beğenisi rejisiyle 2007 Devlet Tiyatroları’nda sahnelenmiştir. “Dünyanın Ortasında Bir Yer”in İBBŞT repertuarında da özel bir öneme sahiptir. Oyun iddia edildiğinin aksine bu yıl 14, geçtiğimiz yıl 39, premier yaptığı 2009-10 sezonunda ise 25 gösterim yapmıştır. 2011 Uluslararası Şam Tiyatro Festivali’nde de ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. 25 Şubat’ta oynamak üzere Mardin’de düzenlenecek festivale Şehir Tiyatroları yine bu oyunla katılmıştır. 2010 yılında premier yapan “Dört Kişilik Bahçe” bugüne kadar 88 gösterim yapmıştır. Oyun, dekorunun ağırlığından ve teknik güçlüklerinden ötürü bazı sahnelerde oynama imkanı bulamamış ve artık kâfi derecede seyirciye ulaştığı için doğal olarak daha seyrek sahnelenmektedir. Yine 2010 yılında premier yapmış olan “Binali ile Temir” ise bugüne kadar toplam 109 gösterim yapmış, 2012 Ocak’ından bugüne de 14 kez daha oynamıştır.

Geçtiğimiz sezonlara ait oyunların üzerine, sınırlı kadroyla, yeni oyunlar da sahnelenmiştir. Kadro darlığı nedeniyle aynı oyuncuların farklı oyunlarda çakışması söz konusu olabilir. Aylık oyun programı doğal olarak yeni prodüksiyonlara ağırlık verilerek düzenlenir. Dünyanın tüm tiyatrolarında işleyen program süreci bu şekildedir.

Şehir Tiyatroları her şeyden önce bu kentin tiyatrosudur. Bugüne kadar yalnızca tahsis edilen sahnelerde değil, İstanbul’un sokaklarında, köprülerinde, meydanlarında, varoşlarında da oyunlar oynamış bundan sonra da oynamaya devam edecektir. Bir kurum tiyatrosunun herhangi bir sahneye “en zayıf prodüksiyonlarını” göndermesi eleştirisini akılla ve mantıkla izah edebilmek mümkün değildir. “Zayıf” prodüksiyondan kastedilen nedir? Tek kişilik ve hatta dekoru bile olmayan bir oyun, gerek metin gerekse oyunculuk ve görsel anlatım açısından son derece “güçlü” olabilir. Buna örnek pek çok oyun yıllardır her sahneye, yurt içi ve yurtdışı turnelere gönderilmektedir. Dolayısıyla prodüksiyon açısından ne seyirci ne de kurum “zayıf”, “iri”, “dev”, “minik”, “butik” gibi ayrımlar yapar.

 

Şehir Tiyatroları bir sanat kurumudur; besi çiftliği değildir. Küçükçekmece Sefaköy Kültür Merkezi’ne ve diğer merkezlere ancak aylık programın yoğunluğuna göre ayrıca turne yapılabilmektedir. Turne yapılacak sahnelerde ise öncelikle teknik koşulların yerine getirilmesi gösterimlerin selameti açısından önceliklidir.

 

Sonuç olarak Şehir Tiyatroları repertuarındaki her oyun “sanatsal” anlamda tartışılabilir; ancak her kim tarafından olursa olsun provokatif bir tartışmaya malzeme edilmesini ise ancak üzüntü ile karşılarız. Özünde tiyatro sanatını, bir kurum tiyatrosunun yüz yıllık işleyişi ve repertuar politikasını suçlamaya yönelik mesnetsiz eleştiriler bizi üzülerek de olsa böyle bir açıklama yapmak zorunda bırakmıştır. Kanımızca bu türden manipülatif çaba ve dezenformasyonun daha başka bir amacı olsa gerek. Bu bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak ve bu karalama kampanyasını durdurmak için böyle bir yazıyı kaleme almak zorunda kaldık. Ancak bundan sonra Şehir Tiyatroları’nın böylesi karalama ve itibarsızlaştırma çabalarına karşı vereceği cevap sahnedeki oyunlar üzerinden olacaktır. ”

 ————————————————————————————

 Nar Sanat Haber Editörününden :   Her şey bir yana eleştiriye konu olan oyun yıllar önce sahnelenmişti eleştiriyi getirenler o tarihlerde nerede yaşıyorlardı acaba? 

“Günlük Müstehcen Sırlar Türkiye’de daha önce 1994 yılında Tiyatrofil tarafından sahnelenmiştir. Üstelik Tiyatrofil bu oyunla 1995’teki 7. Uluslararası Tiyatro Festivali programında da yer almıştır.(Günlük Müstehcen Sırlar’ın bu sahnelemesinde emeği geçenleri hatırlayalım: Tiyatro Tiyatro dergisinin Aralik 1994 tarihli 44. sayisindan aktariyorum: Sevil Kuvan’in hazırladıgı “Bu Ay Sahnedekiler” isimli köşeden (s.14)… “Günlük Mustehcen Sırlar – Tiyatrofil, Yazan: M. Antonio de la Parra Çeviren: Deniz Yüce, Yoneten: Ozkan Schulze Oynayanlar: Arif Akkaya, Engin Alkan…”

Kaynak :  http://www.coskunbuktel.com/buktelkorlarkorlariizliyor.htm  )

 

Sivas’ta Kültür Sanat

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) “Ortak Ağıt” adlı Oyunu sahneleyecek.

Hasan Öztürk‘ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği Oyunda, Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini ise Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 4 Şubatta saat 19.30’da sahnelenecek Oyunda, acımasız bir krala, kahinlerinin yenidoğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yenidoğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

SDT, 8 Şubat Çarşamba günü ise saat 10.30 ve 13.30’da “Dans Eden Eşek” adlı çocuk Oyununu sahneleyecek. Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap‘ın çevirisini yaptığı Oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor.

Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

Bursa’da Kültür Sanat

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Yolcular” ve çocuk Oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Sam Bobrick’in yazdığı, Fikret Urucu’nun yönettiği “Yolcular”ın dekor tasarımı Murat Gülmez, kostümtasarımı Candan Günay, ışık tasarımı Rahmi Özan’a ait. Kamil Korunan, Cem Arabacıoğlu, Rüyam P. Dirin ve Cansu Yılmaz’ın rol aldığı Oyunda, kendini bir otobüs terminalinde bulan yolcuların başına gelenler anlatılıyor. Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde 2-3 Şubat’ta saat 20.00’de, 4 Şubat Cumartesi ise saat 15.00 ve 20.00’de sanatseverle buluşacak.

Bedri Rahmi Eyüpoğlu’nun yazdığı, Erkan Yılmaz’ın sahnelediği, Ayşe Lebriz Berkem’in yönettiği “Tek Kişilik Yaşam” adlı Oyunun dekor ve kostüm tasarımı Hakan Dündar, ışık tasarımı Ali Karaman‘ın imzasını taşıyor.

Y. Emir Çiçek’in rol aldığı Oyunda, hatıraların insan hayatında gürültü patırtı içinde kısa süreli dinlenmegibi bir kaçış noktası olduğu anlatılıyor. Rüyaların, seslerin, düşüncelerin, hayallerin ve daha başka, yaşayan ya da yaşamayan diğer şeylerin bir hatırası olduğu anlatılan Oyun, Feraizcizade Oda Tiyatrosu Sahnesi’nde bugün, yarın ve cumartesi 18.00’de izleyiciyle buluşacak.

Sandberg ve Firner’in yazdığı, Hale Kuntay’ın çevirdiği, Bora Özkula’nın yönettiği “Bu da Benim Karım” adlı komedinin dekor tasarımını Murat Gülmez, kostüm tasarımını Funda Çebi, ışık tasarımını Rahmi Özan yapıyor.

Berrin Balkanlar, Jale Çiçek, Taner Turan, Süheyla Zeybek, Muharrem Dalfidan ve Ayşe Dinç’in rol aldığıOyun, hayatın içinden bir güldürmece sunuyor. Oyunda, çalıştığı fabrikasında her on dakikada bir kamyondan hamile elbisesi çıkan, hali vakti yerinde olan bir kişi ve güzel ama artık güzelliği ve kadınlığınıunutmuş olan eşi anlatılıyor.

Titiz, temizlik hastası, baskın karakterli bir kadın ile eşi arasında geçenleri komik dille anlatan, herkesin kendi hayatından bir şeyler bulabileceği Oyun, AVP Sahnesi’nde 7-8 Şubatta saat 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk Oyununun dekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığıOyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 5 ve 7 Şubat’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

-Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu-

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu sahneliyor

Amerikan Edebiyatının korku ve gerilim yazarı olan İra Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı Oyunu Mustafa Kurt yönetiyor.

Sezonun yeni Oyunu olan “Ölüm Tuzağı”, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, 8 Şubat Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde, Ayşen Taştekin Doda’nın kişisel resim sergisi ise, 30 Ocak-4 Şubat tarihlerinde açık kalacak.

Zonguldak’ta Kültür Sanat

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York’ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

Zonguldak‘ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” adlı tiyatro Oyunu sergilenecek.

İstanbul Devlet Tiyatrosu, Janusz Glowacki’nin yazdığı, Tuğrul Çetiner’in çevirdiği ve Faik Ertener’in yönettiği “Aşkı ya da Antigone New York‘ta” 2 perdelik Oyunu 3-4 Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi‘nde izleyenlerle buluşturacak.

Özden Çiftçi, Mehmet Ali Kaptanlar, Şamil Kafkas, Ali Düşenkalkar ve Adnan Kürkçü’nün rol aldığıOyunda, New York‘un parklarından birinde dünyanın bir çok yerinden Amerika’ya göç etmiş insanların yaşam mücadelesi konu ediliyor.

Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları”, “Güzel ve Çirkin” ile “Dört Köşe Palyaço”adlı Oyunları izleyicisiyle buluşturacak.

Dekoru Gül Emre, kostümleri Gülnur Orhon ve ışık düzenini Mehmet Yaşayan’ın yaptığı “Kulaktan Kulağa-Carrar Ana’nın Silahları” adlı Oyunda Alpay Aksum, Şebnem Büyükkalkan, Gökçe Yurtsal, Doğan Doğru, Bengisu Gürbüzer Doğru, Feray Darıcı, Özgür Baş ve Hasan Tanılmış rol alıyor.

Kulakların duymak istediklerini mi yoksa her şeyi mi duyduğunu anlatan

“Kulaktan Kulağa” ve iki çocuklu bir annenin savaş sırasındaki yaşamını anlatan

“Carrar Ana’nın Silahları” bugün ve yarın saat 19.30’da, 4 Şubat Cumartesi ise saat 14.00 ve 19.30’da izleyicinin beğenisine sunulacak.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), “Güzel ve Çirkin” adlı müzikal Oyununu da sergileyecek.

Dekoru Aytuğ Dereli‘ye, kostümleri Ceren Karahan’a ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait Oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan bir prensin, yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa çevrilmesinin ardından çirkin prensin, elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun, 5 Şubat Pazar günü saat 14.00’da KDT sahnesinde izlenebilecek.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar‘ın yazdığı çocuk Oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 7 Şubat Salı ve 8 Şubat Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

İstanbul’da Kültür-sanat

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley’in 67.doğum günü, 4 Şubat’ta Babylon’da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Rastafari’nin değişmez müziği Reggae’nin efsanevi ismi Bob Marley‘in 67. doğum günü, 4 Şubat’taBabylon‘da, 6 Şubat’ta Nayah’ta düzenlenecek programlarla kutlanacak.

Şarkılarında işlediği sevgi, barış ve kardeşlik konularıyla tüm dünyada milyonlarca hayranı olan Marley’in anısına düzenlenecek partilerde, Selekta Firuzaga, Ras Memo, Sattas, Mahi, Selekta Genjah, King Seroman, Naranjaman, Pnarzenci, Mojahfire ve Jr. Sensimilla gibi ünlü DJ’ler sahne alacak.

Trompet sanatçılarından İmer Demirer, yarın sanatçı dostlarıyla birlikte Borusan Müzik Evi’nde konser verecek.

Mor ve Ötesi, 2007 yılından beri klasikleştirdiği “Akustik” konser serisinin 5’incisinde, daha önce akustik versiyonları hiç çalınmamış, eski ve yeni birçok şarkısını, sahneye davet edeceği şarkıcı ve müzisyen dostlarıyla yarın Ghetto’da seslendirecek.

Pop müzik sanatçısı Göksel, yeni albümü “Bende Bi Aşk Var”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

“Mi Kubbesi” isimli albümlerinin yayınlanmasıyla büyük bir hayran kitlesi tarafından takip edilmeye başlanan Nekropsi, derin enstrümantal kompozisyonları, ani ataklarla dinleyeni bambaşka bir hikayeye sürükleyen tarzlarıyla yarın Babylon‘da sahne alacak.

Arabesk eserleri rock altyapılar, arabesk vokaller ve doğu vurmalıları kullanarak yorumlayan, arabesk formatında besteler yapan ve “Her Gün İsyanım Var” ve “Damarımda Kanımsın” albümleriyle büyük bir hayran kitlesine sahip olan İstanbul Arabesque Project, 4 Şubat’ta Live Haymatlos’ta sahne alacak.

Konserlerinde Bergen’den Kamuran Akkor’a, Orhan Gencebay‘dan İbrahim Tatlıses‘e pek çok arabesk duayeninin eserlerini seslendiren grup, kendisini izlemeye gelen müzikseverlere arabeskin kederli değil, keyifli ve eğlenceli yönünü göstermeyi hedefliyor.

Uzun bir aradan sonra büyük bir özenle hazırladığı “Derindekiler” albümünü dinleyenlerin beğenisine sunan Kıraç, albümünün ilk İstanbul konserini 4 Şubat’ta Bostancı Gösteri Merkezi’nde verecek.

Mevlana Kültür ve Sanat Vakfının düzenlediği ve bestekarı bilinmeyen, bestelenmiş en eski Mevlevi ayinlerinden olduğu kabul edilen Pençgah Ayini

(Beste-i Kadim) “Sema Töreni”, 5 Şubat’ta Galata Mevlevihanesi Müzesi’nde gerçekleştirilecek.

-Sahne sanatları

Çin Ulusal Akrobasi Topluluğu “Rüya Takımı-Sihirli Akrobatlar”, trapez, dans, akrobasi ve kung-fu’yu bir araya getiren, yer çekimine ve fizik kurallarına meydan okuyan performanslarını 3, 4 ve 5 Şubat’ta TİMMaslak Show Center’da sergileyecek.

Neil Labute’un yazıp Defne Halman ve Engin Hepileri’nin yönettiği “Zorla Güzellik” isimli komedi türündeki tiyatro Oyunu, yarın Kenter Tiyatrosu’nda perdelerini açacak.

W. Gordon Smith’in yazıp Ülkü Tamer‘in çevirdiği ve Hakan Gerçek’in hem yazıp, hem de oynadığı tek kişilik Oyun “Van Gogh”, yarın Caddebostan Kültür Merkezi Küçük Salon’da izleyiciyle buluşacak.

Levent Kazak‘ın yazıp Laçin Ceylan‘ın yönetmenliğini üstlendiği, kadının sosyal konumuna dikkat çeken “Cam”, yarın Kozyatağı Kültür Merkezi Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde izleyici karşısına çıkacak.

Zorlu Çocuk Tiyatrosunun yeni sezonu için Prof. Dr. Hasan Erkek tarafından Andersen’in “Çirkin Ördek Yavrusu” masalından hareketle yeniden yazılan

“öteki” kavramının farklı katmanlarda işlendiği “Çirkin Ördek Yavrusu”, 4 Şubat’ta Kenter Tiyatrosu’nda sahnelenecek.

Cesare Pavese‘nin “Yaşama Uğraşı” adıyla yayımlanan günlüğünden esinlenen, ölüm gerçeğini ve onu takip eden yas sürecini konu edinen bir dans performansı olan “Bugün, Hiçbir Şey”, 6 Şubat’ta Salon İKSV’de izleyici karşısına çıkacak.

“Elazığ Kültür ve Sanat Şehridir”

Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması için ilimize gelen sanatçılar ve kültür elçileri Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu’nu ziyaret ettiler.

Başkanlık makamında gerçekleşen ziyarette Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşmasına katılacak olan sanatçılar ile organizasyona katkı veren kuruluşların yetkilileri hazır bulundu.

Ziyarette bir değerlendirme yapan Bedrettin Keleştimur: “Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat Buluşması kapsamında şehrimizde bir faaliyeti daha icra etmenin mutluluğunu yaşıyoruz. Azerbaycan‘ın bağımsızlığının 20. yılında bu etkinlikler iki gün süreyle devam edecek. Azerbaycanlı Şair Elmas Yıldırım adına düzenlenecek paneller yapılacak. Cafer Cabbarlı’nın kitap tanıtımını yapacağız. Ve bu aradaAzerbaycan edebiyatında önemli olan şahsiyet Anar Bey’e FÜ tarafından Fahri Doktora unvanı verilecek. Programlarımız kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi tertip edeceğiz. Tüm programlarımızın hayırlı olmasını diliyorum” dedi.

Avrasya Yazarlar Birliği Başkanı Doç. Dr. Yakup Deliömeroğlu ise konuşmasında Azerbaycan Şehitleri içinTürkiye‘de ilk defa Elazığ‘da bir anıt yapıldığına dikkat çekerek, bu durumun iki ülke arasındaki dostluk ilişkilerini geliştirme adına çok önemli olacağına vurgu yaptı.

Sanatçı Mehmet Özbek ise açıklamasında; “Bizler için Elazığ – Bakü sanat buluşmasından ziyade burada bir Bayram yaşıyoruz. Sayın Valimize, Belediye Başkanımıza ve manas ekibine teşekkür ediyorum. Biz türkülerimizi yörelerimizden derleyerek sizlere sunmaya gayret gösterdik. Bu etkinliklerin tamamının hayırlı olmasını diliyorum. Etkinlikler kapsamında Fuzuli‘ye saygı gecesi bizler için ayrıca önem arz eden programlardan biridir.” Dedi.

Elazığ‘ın bir kültür ve sanat şehri olduğunu vurgulayan Belediye Başkanı Süleyman Selmanoğlu ise ziyaretten duyduğu memnuniyeti şöyle dile getirdi:

“Sizleri Anadolu‘nun bu inci şehrinde ağırlamaktan mutlu olduğumu ifade etmek istiyorum. Elazığ – Bakü Kültür ve Sanat buluşmasını organize eden Bedrettin Keleştimur Beyefendi başta olmak üzere tüm arkadaşlarımıza şükranlarımı sunuyorum. Geçmişte Hazar Şiir Akşamlarından birini Azerbaycan‘da gerçekleştirmiştik ve orada Yazarlar Birliği Başkanı Anar beyle de bir araya gelmiştik. Şehrimizde düzenlenecek bu programların hayırlı olmasını diliyor, bizleri ziyaretiniz içinde şükranlarımı sunuyorum.”

BAŞKENTTE KÜLTÜR SANAT HABERİ

CUMHURBASKANLIGI SENFONI ORKESTRASI (CSO), 10 SUBAT’TAKI KONSERINDE ”BAROK HAFTASI” PROGRAMIYLA IZLEYICI KARSISINA CIKACAK.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), 10 Şubatˊtaki konserinde ˊˊBarok Haftasıˊˊ programıyla izleyici karşısına çıkacak.

Orkestrayı Şef Raoul Grüneisˊin yöneteceği konserde, obuada Manfred Bellmann ve flütte Iris Rath yer alacak. Konserde, Telemannˊın ˊˊre majörˊˊ senfoniˊsi, Bach ve Vivaldiˊnin ˊˊobua konçertoˊˊlarıile Hasseˊnin ˊˊsol minörˊˊ senfonisi seslendirilecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.

-Tiyatro-

Büyük Tiyatro: ˊˊGenç Osmanˊˊ, yarın ve 5 Şubatˊta sahne alacak.

Ali Berktayˊın kaleme aldığı, Ayşe Emel Mesciˊnin yönettiği ˊˊKerbelaˊˊ, 7 Şubatˊta seyredilebilir.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Aristophanesˊin yazdığı, Yücel Ertenˊin çevirip, oyunlaştırıp yönettiği ˊˊBarışˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊKantocuˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilir.

ˊˊBenim Tatlı Meleğimˊˊ, 5 Şubat pazar Günü izleyiciyle birlikte olacak.

Şinasi Sahnesi: Tennessee Williamsˊın yazdığı, Can Yücelˊin çevirdiği, Jason Haleˊnin yönettiği ˊˊSırça Kümesˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahnelenecek.

ˊˊElma Hırsızlarıˊˊ isimli eser, 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyirciyle birlikte olacak.

Küçük Tiyatro: Angelo Savelliˊnin kaleme aldığı ve yönettiği ˊˊFigaroˊˊ, yarın ve 4 Şubatˊta sahne alacak.

ˊˊKeloğlan Keleşoğlanˊˊ isimli çocuk oyunu, 5 Şubat Pazar günü görülebilecek.

Akün Sahnesi: ˊˊGizler Çarşısıˊˊ, yarın, 4 ve 5 Şubatˊta izlenebilir.

ˊˊRab Şeytana Dedi Kiˊˊ, 7, 8 ve 9 Şubatˊta tiyatroseverlerle birlikte olacak.

Altındağ Tiyatrosu: Geleneksel Türk tiyatrosunun önemli yazarlarından Musahipzade Celalˊin kaleme aldığı ˊˊKafes Arkasındaˊˊ isimli oyun hafta boyunca izlenebilecek.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: ˊˊYastık Adamˊˊ, 4 Şubatˊta izlenebilecek.

Stüdyo Sahne: ˊˊÜç Yönetmen Üç Oyunˊˊ, yarın, 5 ve 7 Şubatˊta izlenebilir.

Oda Tiyatrosu: ˊˊDönülmez Akşamın Ufkundayızˊˊ adlı eser, yarın ve 4 Şubatˊta, ˊˊHüzzamˊˊ 7, 8 ve 9 Şubatˊta seyredilebilecek.

-Opera-bale-

Opera Sahnesi: ˊˊMacbethˊˊ, 4 Şubat Cumartesi, ˊˊDon Giovanniˊˊ 6 Şubat Pazartesi sahnelenecek.

ˊˊZorbaˊˊ balesi, 9 Şubat Perşembe günü seyirciyle birlikte olacak.

Operet Sahnesi: ˊˊBir Tenor Aranıyorˊˊ, 5 Şubatˊta, ˊˊŞarkılarla Yaşamakˊˊ ise 7 Şubatˊta sahne alacak.

Leyla Gencer Sahnesi: ˊˊSihirli Dünyaˊˊ adlı müzikli çocuk oyunu, 5 Şubatˊta izlenebilir.

-Sinema-

Steven Spielbergˊin Kamera karşısına geçtiği ve konusu Birinci Dünya Savaşı yıllarında geçen ˊˊSavaş Atıˊˊ adlı film, yarın seyirciyle buluşacak.

Jeremy Irvin, Peter Mullan, Emily Watson ve David Thewlisˊin başrolünü üstlendiği film, Birinci Dünya Savaşı sırasında Albertˊın eğittiği ve çok sevdiği atı Joeyˊnin satılarak savaşta sipere gönderilmesi üzerine yaşananları işliyor. Film, Michael Morpurgoˊnun aynı adlı çocuk romanından sinemaya aktarıldı.

Hasan Tolga Pulatˊın yönettiği, Altın Portakal ödüllü ˊˊGüzel Günler Göreceğizˊˊ vizyona girecek. Bir Güniçinde İstanbulˊda geçen hikaye, beş farklı karakterin kesişen yollarını anlatıyor. Filmin oyuncu kadrosunda Uğur Polat, Buğra Gülsoy, Nesrin Cevadzade, Feride Çetin ve Barış Atay Mengüllü yer alıyor.

48. Antalya Altın Portakal Film Festivaliˊnde yarışan yapım En İyi Film, En İyi Senaryo, En İyi Kurgu ve En İyi Yardımcı kadın Oyuncu ödüllerine layık görülmüştü. Şanal Günseliˊnin yönettiği ˊˊEş Ruhumun Eş Zamanıˊˊ adlı film gösterime girecek. Uğur Çavuşoğlu, Aylin Kabasakal, Zeynep Utku, Deniz Seki, Musa Uzunlar, Tuğçe Ersoy ve Güzin Ustaˊnın rol aldığı yapım, Şanal Günseli ve Işık Günseli-nin gerçek hayat hikayelerinden yola çıkarak 2005 yılında yazdıkları aynı adlı kitaptan sinemaya uyarlandı. Türü ˊˊkuantum filmiˊˊ olarak nitelendirilen yapım, yeryüzünden uzak bir boyutta bütünlüğünü tamamlamış enerji dolu bir varlığın dünyaya inmesini ancak, burada çıkan bir kaos sonucu ikiye ayrılması nedeniyle bu varlıktan ayrılan iki eş ruhun birbirini aramaya başlamasını konu alıyor.

İngiltere yapımı ˊˊUtançˊˊ, haftanın dördüncü yeni yapımı. Steve Mcqueen IIˊnin yönettiği filmde Michael Fassbender, Carey Mulligan, James Badge Dale, Lucy Walters, Elizabeth Masucci ve Calamity Chang rol alıyor. Film, New Yorkˊta yaşayan 30ˊlu yaşlardaki Brandonˊın sorunlarından sıyrılma çabalarını işliyor.

 Kaynak : http:// haberler.com

Şunun için etiket arşivi: dekor

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi