Şunun için etiket arşivi: Caz

RAGTIME

1800’lerin sonunda Ragtime New Orleans’ta çok popülerdi.1870 dolaylarında ortaya çıkan ilk caz parçalarına Ragtime deniliyordu. Ragtime New Orleans stili caz müziğindeki ilk stil olarak niteledirildi. Ragtime’ın ortaya çıktığı yer ise Missouri eyaletindeki Sedaila idi.Rag kelimesi askeri marşların ve Afro-Amerikan Banjo müziğinden alınmış ritimlerin bir arada kullanıldığı müzik türü anlamına gelir. Genellikle Ragtime ilk olarak 1890’larda görülen, piyano için yazılmış müziklere verilen isimdir.

  • Ragtime Stili Müziksel Yapısı

“Ragtime”lar, “serbest doğaçlama” ürünü eserlerdir. Ragtime’ın ana karakter özelliği senkoplu ya da “düzensiz” [ragged] ritmidir. Parçayı, ritmik bir şekilde ayrı ayrı ve birçok sesin meydana getirdiği ses dizisi takip eder. 19. yüzyılın son çeyreğinde ortaya çıkan bir “tür” ya da “ön biçim” olan “Ragtime”, sert vurgulu ritmik yapısı ve folklorik melodileriyle bir piyano müziği olarak Amerika’daki siyahlar tarafından uygulanmıştır. “Ragtime”, genellikle 2 zamanlı ölçü birimlerinde, orta tempoda ve “Avrupa Müziği’nin “March” (Marş, yürüyüş) karakterine yakınlık gösteren özellikler taşımaktadır. Ragtime başlangıcı, siyahilerin, çeşitli törenlerde söyledikleri eski şarkılardır. Ragtime’ da, da, o zamanlar önemli olan Chopin ve Lizst’ den marş ve polkalara kadar her şey vardır, ancak bütün bunlar ritmik bir yorum ve zencilerin dinamik icra tarzıyla bütünleşmiştir.

  • Ragtime Bestecileri

Ragtime’ın en önemli sanatçıları Jelly Roll Morton, James Scott, Ernest Hogan ve  ”Beyaz Derili ”Joseph Lamb Scott Joplin’dir(1868-1917).Scott Joplin 600’den fazla ”Ragtime” bestelemiştir. Scott Joplin’in en önemli besteleri arasında Maple Leaf ve The Entertainer sayılabilir. Ragtime için ‘’zenciler tarafından çalınan beyaz müziğidir’’ denilir.

  • Ragtime Caz Stili Midir? Ragtime Son Dönemleri

Ragtime terimi sadece piyano için yazılan bir müzik olmanın dışında müziğe giriş devrini tanımlamakta da kullanılır. Örneğin, 1890-1920 yılları arasında New Orleans’ta Ragtime piyanistlerinin yanı sıra Ragtime orkestraları, Ragtime şarkıcıları ve Banjo ile Ragtime yapan müzisyenler vardı. Bugün caz müzisyeni olarak adlandırdığımız müzisyenlerin birçoğu, o zamanlar kendilerini Ragtime müzisyeni olarak tanıtıyorlardı. Bu yüzden bazı müzikologlar Ragtime’ın ilk caz stili olduğunu düşünürler. Tutucu görüşlere göre ise, Ragtime bir caz stili değildir. Sadece biraz doğaçlama içerir ve cazın Swing duygusundan oldukça uzaktır.

Ragtime’ın bununla beraber cazın habercisi olduğunu söylemek kaçınılmazdır.Joplin’in kendi döneminde mekanik piyanoya kaydettiği bir “Ragtime”ını, yaklaşık 50 yıl sonra Amerikalı caz eleştirmeni R. Blesh plağa aktararak bu örneği günümüze taşımıştır.1917’den sonra gözden düşmekle birlikte sonraki on yıllarda çeşitli defalar yeniden canlanan Ragtime Erik Satie, Claude Debussy ve Igor Stravinsky gibi klasik müzik bestecilerini etkiledi.

 

 

Resim 1:  1910 Yılına Ait Bir Caz Orkestrası

 

Aslı Gürbüz ‘ün hazırladığı makaleyi indirmek için buraya tıklayınız.

 

tarihte-bugun-ne-oldu417 Haziran, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 168. (Artık yıllarda 169.) günüdür. Yıl sonuna 197 gün vardır.

Olaylar

  • 334 – İmparator Konstantin dul ve yetimler için himaye yasası çıkardı.
  • 1462 – Kont Drakula ya da Kazıklı Voyvoda veya Vlad Ţepeş adlarıyla da tanınan Eflak Prensi III. Vlad, gece karanlığından yararlanarak Fatih Sultan Mehmed (II. Mehmed)’e başarısız bir suikast teşebbüsünde bulunduktan sonra kaçtı.
  • 1631 – Mümtaz Mahal doğum yaparken vefat etti. Eşi Hint-Türk-Moğol Babür İmparatoru Şah-ı Cihan, ertesi yıl başlattığı anıt mezar Tac Mahal’i 20 yıl içinde tamamlattı.
  • 1885 – Özgürlük Heykeli New York limanına ulaştı.
  • 1921 – Sivas, Erzincan ve Tunceli yöresinde 3,5 ay süren Koçgiri İsyanı Türk ordusu tarafından bastırıldı.
  • 1924 – Helsinki’de oynanan Finlandiya-Türkiye milli futbol maçı Türkiye’nin 4-2 galibiyetiyle sonuçlandı.
  • 1926 – Kadıköy Su Şirketi devletleştirildi.
  • 1932 – Türkiye Turing ve Otomobil Kulübü ile Milliyet gazetesince ilk kez düzenlenen otomobil yarışı, İstinye- Zincirlikuyu arasında yapıldı.
  • 1939 – Fransa’da Giyotin’le “halka açık” son infaz Versailles şehrinde Saint-Pierre hapishanesinin (şimdiki adalet sarayı) dışında gerçekleştirildi. Giyotinle son idam ise 10 Eylül1977’de yapıldı.
  • 1944 – İzlanda, Danimarka’dan ayrıldı ve cumhuriyet ilan etti.
  • 1946 – Türkiye İşçi ve Çiftçi Partisi İstanbul’da kuruldu.
  • 1951 – Türk Milli Futbol Takımı, Federal Almanya’yı Berlin Olimpiyat Stadı’nda 2-1 yendi. Başarılı kurtarışlar yapan kaleci Turgay Şeren’e, Berlin panteri denilmeye başlandı.
  • 1967 – Çin Halk Cumhuriyeti ilk hidrojen bombasını test etti.
  • 1972 – Watergate skandalı: ABD Başkanı Richard Nixon’un partisi olan Cumhuriyetçi Parti ile bağlantılı 5 hırsız Watergate iş merkezindeki bir büroya gizli mikrofon yerleştirirken polis tarafından yakalanarak tutuklandı. Bu büronun ABD’nin o zamanki ana muhalefet partisi olan Demokratik Parti’nin merkezi olduğu ortaya çıktı.
  • 1980 – Cumhuriyet Halk Partisi Nevşehir İl Başkanı ve eski milletvekili Zeki Tekiner öldürüldü. Cenaze töreninde, aralarında Bülent Ecevit’in de bulunduğu Cumhuriyet Halk Partisi heyetine Ülkü Ocaklılar taşlı sopalı saldırıda bulunuldu.
  • 1987 – Son ferdi de ölen Esmer Kıyı Çintesi (Ammodramus maritimus nigrescens) denen serçe türünün soyu tükenmiş oldu.
  • 1991 – ANAP Genel Başkanı Mesut Yılmaz, Cumhurbaşkanı Turgut Özal tarafından yeni hükümeti kurmakla görevlendirildi.
  • 1992 – Yeni Galata Köprüsü törenle hizmete açıldı.
  • 2010 – Sıklıkla blog sayfalar hazırlamak amacıyla kullanılan açık kaynak içerik yönetim sistemi WordPress’in 3.0 versiyonu yayınlandı.

Doğumlar

  • 1882 – İgor Stravinski, Rus besteci (ö. 1971)
  • 1898 – Maurits Cornelis Escher, ressam (ö. 1972)
  • 1929 – Tigran Petrosian, Dünya satranç şampiyonu (ö. 1984)
  • 1930 – Adile Naşit, Türk sinema oyuncusu
  • 1936 – Ken Loach, “Toprak ve Özgürlük” filmiyle tanınan İngiliz yönetmen
  • 1940 – Özdemir Erdoğan, Türk sanat müziği şarkıcısı
  • 1942 – Doğu Perinçek, Türk politikacı
  • 1960 – Thomas Haden Church, ABD’li oyuncu
  • 1975 – Loreal Paris, güzellik uzmanı
  • 1976 – Bülent Bölükbaşı, Türk futbolcu
  • 1980 – Sıla Gençoğlu, Türk pop şarkıcısı, söz yazarı
  • 1983 – Lee Ryan, İngiliz şarkıcı
  • 1985 – Özge Gürler, kısa mesafe koşucusu

Ölümler

  • 656 – Hazreti Osman, III. Halife
  • 1696 – III. Jan Sobieski, Lehistan (Polonya) kralı (d. 1629)
  • 1719 – Joseph Addison, İngiliz deneme yazarı, şair ve siyasetçi (d. 1672)
  • 1734 – Claude Louis Hector de Villars, XIV. Louis dönemi Fransasının son generali, Fransa’nın 6 mareşalinden biridir (d. 1653)
  • 1797 – Ağa Muhammed Han Kaçar, Kaçar Hanedanının kurucusu İran şahı (d. 1742)
  • 1961 – Jeff Chandler, ABD’li sinema oyuncusu (d. 1918)
  • 1974 – Refik Koraltan, eski Meclis başkanlarından
  • 1982 – Roberto Calvi, İtalyan bankacı (d. 1920)
  • 1982 – Ülkü Arman, gazeteci
  • 1996 – Thomas Kuhn, ABD’li filozof ve bilim tarihçisi (d. 1922)
  • 2002 – Fritz Walter, Alman futbolcu (d. 1920)
  • 2005 – Edward Heath, İngiliz siyasetçi, başbakan (d. 1916)
  • 2005 – Recep Bilginer, Türk gazeteci, yazar (d. 1922)
  • 2008 – Cyd Charisse, ABD’li dansçı ve aktris (d. 1922)

Tatiller ve Özel Günler

  • İzlanda Bağımsızlık Günü
  • Dünya Çölleşme ve Kuraklıkla Mücadele Günü

tarihte-bugun-ne-oldu415 Haziran, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 166. (artık yıllarda 167.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 199 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 763 – Asurlular bugün bir Güneş tutulmasını kayıtlarına geçirdiler. Bu özel gün daha sonra Mezopotamya tarihinin zaman dizininin oluşturulmasında bir referans noktası olarak kullanıldı.
  • 1215 – İngiltere Kralı John, Magna Carta sözleşmesini mühürledi.
  • 1381 – İngiliz tarihinin ilk büyük köylü ayaklanması, lideri Wat Tyler’in ölümüyle son buldu.
  • 1667 – Kayıtlara geçmiş ilk kan nakli Fransa Kralı XIV. Louis’nin de özel doktoru olan Jean-Baptiste Denys tarafından gerçekleştirildi. Dr. Denys bir koyunun kanını 15 yaşında bir çocuğa nakletmiş ve çocuk yaşamıştı.
  • 1752 – Benjamin Franklin, uçurtma deneyi ile yıldırımın elektrik akımı olduğunu ispatladı.
  • 1808 – Joseph Bonaparte İspanya Kralı oldu.
  • 1826 – Sultan II. Mahmud, Yeniçeri Ocağı’nı kaldırdı. Yerine Asakir-i Mansure-i Muhammediye adıyla yeni bir askeri teşkilat kuruldu. Bu olay, Osmanlı tarihinde Vaka-i Hayriye(Hayırlı Olay) olarak anıldı.
  • 1836 – Arkansas 25. Eyalet olarak ABD’ye katıldı.
  • 1844 – Charles Goodyear, kauçuğun güçlendirilmesi işleminde kullanılan ve vulkanizasyon adı verilen bir yöntemin patentini aldı.
  • 1865 – Yoksullar ve yetimlerin yatılı eğitimi için Darüşşafaka kuruldu.
  • 1888 – II. Wilhelm Almanya İmparatoru oldu
  • 1896 – Japonya’da meydana gelen bir tsunami 22.000’den fazla kişinin ölümüne yol açarak Japon tarihine en ölümcül tsunami olarak geçti.
  • 1903 – 11 dakikalık ilk Western Filmi Great Train Robbery gösterime girdi.
  • 1911 – Sonradan IBM adını alacak olan Computing Tabulating Recording Corporation adlı şirket kuruldu.
  • 1920 – Almanya ile Danimarka arasında yapılan yeni bir sınır anlaşmasıyla kuzey Schleswig Danimarka’ya verildi.
  • 1920 – Yozgat’ta Çapanoğu Ayaklanması başladı.
  • 1920 – 15. Kolordu Komutanlığı’ın adı Doğu Cephesi Komutanlığı olarak adlandırıldı. Cephenin komutanlığına Kazım Karabekir Paşa getirildi.
  • 1927 – Türkiye’nin ilk modern akıl ve ruh hastalıkları hastanesi olan Bakırköy Ruh ve Sinir Hastalıkları Hastanesi açıldı.
  • 1930 – Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk dış kredisi olan 10 milyon doları Amerikan Yardım Bankası’ndan alındı.
  • 1936 – 1931’den beri Cumhuriyet Halk Partisi genel sekreterliğini yapmakta olan Recep Peker, Mustafa Kemal Atatürk tarafından görevinden alındı. Genel sekreterlik görevi Başvekil İsmet İnönü’ye verildi.
  • 1938 – Medeni Kanun’daki evlenme yaşı kadınlar için 15, erkekler için 17 olarak düzenlendi.
  • 1941 – II. Dünya Savaşı: Savaş Baltası Harekâtı başladı.
  • 1942 – Atatürk’ün Şişli’de oturduğu ev Müze oldu.
  • 1950 – Batı Almanya Avrupa Konseyi’ne katılma kararı aldı.
  • 1954 – UEFA (Union des Associations Européennes de Football) kuruldu.
  • 1956 – Basına baskılar sürüyor; Akis dergisi toplatıldı.
  • 1969 – Georges Pompidou Fransa Cumhurbaşkanı seçildi.
  • 1970 – İzmit Gebzeden İstanbul’a işçiler yürüyüşe geçtiler. Yürüyüş sırasında geçilen yerlerdeki işçiler yürüyüşe katıldı. 15-16 Haziran işçi direnişi 16 Haziran’da 3 kişinin ölmesi ve İstanbul ve Kocaeli’de sıkıyönetim ilan edilmesi ile sona erdi.
  • 1973 – Yünsa Yünlü Sanayi Anonim Şirketi kuruldu.
  • 1975 – Soyuz 19 Baykonur Uzay Üssü’nden havalandı.
  • 1977 – İspanya’da 41 yıl sonra ilk seçimler yapıldı.
  • 1978 – İstanbul Tarabya’da bir belediye otobüsü denize uçtu; 35 yolcudan 4’ü kurtulabildi.
  • 1978 – Ürdün Kralı Hüseyin Amerikalı Lisa Halaby ile evlendi. Lisa Halaby adını Nur olarak değiştirdi.
  • 1981 – Mehmet Ali Ağca’yı hapisten kaçıran Bünyamin Yılmaz 18 yıl hapse mahkum oldu.
  • 1985 – Hollandalı ressam Rembrandt’ın Danaë adlı tablosu daha sonra akli dengesinin bozuk olduğuna hükmedilen bir adam tarafından saldırıya uğradı. Tuvalin üzerinesülfürik asit döken saldırgan tabloyu ayrıca iki yerinden bıçakladı.
  • 1990 – İstanbul’un ilk tüp bebeği doğdu.
  • 1994 – İsrail ve Vatikan tam diplomatik ilişki anlaşmasına vardı.
  • 1994 – İşadamı Vehbi Koç’a İsviçre’de Birleşmiş Milletler Nüfus Faaliyetleri Ödülü verildi.
  • 2002 – 2002 MN adı verilen bir asteroid Dünya’nın 121,000 km yakınından geçti. Bu uzaklık Dünya ile Ay arasındaki mesafenin üçte biri kadardır.

Doğumlar

  • 1594 – Nicolas Poussin, ressam (ö. 1665)
  • 1843 – Edvard Grieg, Norveçli besteci (ö. 1907)
  • 1924 – Ezer Weizman, İsrail’in 7. Cumhurbaşkanı (ö. 2005)
  • 1925 – Attilâ İlhan, Türk şair, yazar (ö. 2005)
  • 1929 – Fakir Baykurt, Türk yazar (ö. 1999)
  • 1954 – James Belushi, ABD’li oyuncu
  • 1963 – Helen Hunt, ABD’li oyuncu
  • 1964 – Courteney Cox Arquette, ABD’li oyuncu
  • 1969 – Oliver Kahn, Alman kaleci
  • 1969 – Ice Cube, ABD’li şarkıcı, oyuncu
  • 1973 – Neil Patrick Harris, ABD’li oyuncu
  • 1975 – Elizabeth Reaser, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1981 – Alou Diarra, Fransız futbolcu

Ölümler

  • 1341 – III. Andronikos Palaiologos, Bizans imparatoru (d. 1296)
  • 1381 – Wat Tyler, İngiliz devrimci lider (d.1341)
  • 1383 – VI. Yannis Kantakuzenos, Bizans imparatoru (d. y. 1292)
  • 1961 – Peyami Safa, Türk hikâye ve romancısı (d. 1899)
  • 1966 – İzzet Melih Devrim, Türk şair, romancı ve oyun yazarı (d. 1887)
  • 1993 – James Hunt, İngiliz F1 pilotu (d. 1947)
  • 1994 – Manos Hacidakis, Yunan besteci (d. 1925)
  • 1996 – Ella Fitzgerald, ABD’li şarkıcı (d. 1917)
  • 1999 – Tahir Kutsi Makal, gazeteci, yazar (d. 1937)
  • 2000 – Mina Urgan, Türk edebiyat kuramcısı (d. 1915)
  • 2001 – Henri Alekan, Fransız görüntü yönetmeni (d. 1909)
  • 2003 – Volker Kriegel, caz müzisyeni (d. 1943)
  • 2003 – Hume Cronyn, Kanadalı aktör (d. 1911)
  • 2004 – Ahmet Piriştina, Türk siyasetçi (d. 1952)
  • 2013 – Peride Celal, Türk yazar (d. 1916)

Tatiller ve Özel Günler

  • Küresel Rüzgar Günü
  • Milli Kurtuluş Günü (Azerbaycan)

tarihte-bugun-ne-oldu412 Haziran, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 163. (artık yıllarda 164.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 202 gün vardır.

Olaylar

  • 1826 – Yeniçeri Ocağı’nın yerine Eşkinci Askeri Teşkilatı’nın kurulmasına başlandı.
  • 1830 – Fransa, Cezayir’i sömürgeleştirmeye başladı: İlk adımda Sidi Ferrucha 37.000 asker çıkardı.
  • 1898 – Filipinler İspanya’dan bağımsızlığını ilan etti.
  • 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Havza’dan Amasya’ya geçti.
  • 1921 – Yunan taarruzu öncesinde, Yunan Kralı, Başbakanı ve Genelkurmay Başkanı İzmir’e geldi.
  • 1924 – Fransa’da Gaston Daumergue, cumhurbaşkanlığına seçildi.
  • 1924 – Türkiye’nin ilk sanatoryumu olan Heybeliada Sanatoryumu açıldı.
  • 1925 – İstanbul Muallimler Cemiyeti kongresi yapıldı.
  • 1932 – Hicaz Naibi Emir Faysal, Türkiye’yi ziyaret etti.
  • 1935 – Bolivya ve Paraguay Chaco bölgesinde üç yıldır sürdürdükleri savaşa bir antlaşmayla son verdi.
  • 1940 – Cumhurbaşkanı İsmet İnönü başkanlığında toplanan hükümet, savaş dışı kalınmasını kararlaştırdı.
  • 1940 – II. Dünya Savaşı: 54 bin kişiden oluşan İngiliz ve Fransız birlikleri, Manş Denizi sınırında St. Valery-en-Caux’da, Alman Feld Mareşal Erwin Rommel’in ordularına teslim oldu. Alman birlikleri Paris’e doğru ilerlemeye devam ediyor.
  • 1941 – Çanakkale açıklarında bir Fransız ticaret gemisi torpillenerek battı. Geminin mürettebatı kurtarılarak İstanbul’a getirildi.
  • 1946 – Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde Üniversitelere özerklik tanıyan kanun kabul edildi.
  • 1947 – Basına baskılar sürüyor; Büyük Doğu dergisi mahkeme kararıyla 4 ay kapatıldı.
  • 1957 – Kırşehir yeniden il yapıldı.
  • 1958 – Ankara’da Kıbrıs için yapılan mitinge, 150 binden fazla kişi katıldı.
  • 1960 – Geçici Anayasa açıklandı. TBMM’nin bütün hak ve yetkileri, Geçici Anayasa gereğince Milli Birlik Komitesi’ne verildi.
  • 1962 – İstanbul’da ekmeğe zam yapıldı, 650 gr ekmek 65 kuruş oldu.
  • 1966 – Keban Barajı’nın temeli atıldı.
  • 1967 – Sovyetler Birliği, uzay aracı Venera 4 Venüs gezegenine yolladı.
  • 1967 – ABD’de ırklar arası evliliği yasaklayan yasalar tamamen lağvedildi.
  • 1968 – İstanbul Üniversitesi, Deniz Gezmiş önderliğinde öğrenciler tarafından işgal edildi.
  • 1971 – Cumhuriyet Başsavcılığı Türkiye İşçi Partisi’nin kapatılması için Anayasa Mahkemesi’ne başvurdu.
  • 1974 – Hükümet Ataş Rafinerisi’ni devletleştireceğini açıkladı.
  • 1975 – Yunanistan Avrupa Ekonomik Topluluğu (AET) üyeliği için resmen başvurdu.
  • 1978 – Akkuyu’da yapılması planlanan nükleer santrale çevre köylüler ve Taşuculu balıkçılar karşı çıktı.
  • 1984 – Urfa’nın adı Şanlıurfa olarak değiştirildi.
  • 1984 – Foto Muhabirleri Derneği kuruldu.
  • 1986 – Ahmet Altan’ın Sudaki İz adlı romanı “muzır” bulundu. Altan ve yayımcısı Erdal Öz hakkında dava açıldı.
  • 1986 – Haydar Dümen’in Cinsel Yaşam 2 adlı kitabı toplatıldı.
  • 1987 – İngiltere’de genel seçim yapıldı. Margaret Thatcher önderliğinde Muhafazakarlar 3. kez seçimi kazandı.
  • 1988 – Ankara’da 15 dakika esen 80 kilometre hızındaki rüzgar ve şiddetli yağmur, arkasında 14 ölü bıraktı.
  • 1989 – Bulgaristan’dan göç eden Türklerin sayısı 90 bin kişiyi buldu.
  • 1990 – Rusya Federasyonu resmen bağımsızlığını ilan etti.
  • 1994 – Boeing 777 Paine Field’den kalkarak ilk uçuşunu gerçekleştirdi.
  • 1997 – Afganistan’dan kaçan General Raşid Dostum Türkiye’ye sığındı.
  • 2000 – Türkiye’nin ilk uzay kampı Uzay Kampı Türkiye açıldı.
  • 2004 – Yeni Zelanda’da bir evin tepsine düşen 1,3 kg ağırlığında kondrit tipinden bir gök taşı evde büyük hasara yol açtı, ama can kaybına neden olmadı.
  • 2005 – Bakü-Tiflis-Ceyhan Petrol Boru Hattı’na ilk petrol verildi.
  • 2007 – Anayasa Mahkemesi’nin ilk kadın başkan Tülay Tuğcu emekliye ayrıldı.
  • 2009 – İran’da cumhurbaşkanlığı seçimleri yapıldı.
  • 2011 – Türkiye’de 2011 TBMM Milletvekilliği genel seçimleri yapıldı.

Doğumlar

  • 1659 – Yamamoto Tsunetomo, Japon samuray (ö. 1719)
  • 1819 – Charles Kingsley, İngiliz yazar (ö. 1875)
  • 1827 – Johanna Spyri, İşviçreli yazar (ö. 1901)
  • 1890 – Egon Schiele, Avusturyalı ressam (ö. 1918)
  • 1892 – Djuna Barnes, ABD’li modernist yazar (ö. 18 Haziran 1982)
  • 1897 – Anthony Eden, Britanyalı siyasetçi (ö. 1977)
  • 1908 – Otto Skorzeny, Alman SS askeri (ö. 1975)
  • 1910 – Füreyya Koral, Seramik sanatçısı (ö. 1997)
  • 1924 – George H. W. Bush, ABD’ nin 41. başkanı
  • 1929 – Anne Frank, günlüğüyle Nazi zulmünü açığa çıkartan Yahudi kızı (ö. 1945)
  • 1931 – Rodney William Whitaker, ABD’li yazar (ö. 2005)
  • 1941 – Chick Corea, İspanyol kökenli ABD’li caz piyanisti
  • 1941 – Roy Harper, İngiliz müzisyen
  • 1950 – Oğuz Abadan, Türk müzisyen
  • 1951 – Andranik Markaryan, Ermeni politikacı (ö. 2007)
  • 1965 – Gwen Torrence, ABD’li atlet
  • 1969 – Heinz-Christian Strache, Avusturyalı politikacı
  • 1973 – Victor Ikpeba, Nijeryalı futbolcu
  • 1974 – Jason Mewes, ABD’li aktör
  • 1976 – Antawn Jamison, NBA’de Cleveland Cavaliers forması giyen Amerikalı basketbolcu.
  • 1981 – Adriana Lima, Brezilyalı model
  • 1985 – Dave Franco, ABD’li oyuncu.
  • 1995 – Furkan Soyalp, Türk futbolcu

Ölümler

  • 1840 – Gerald Griffin, İrlandalı yazar (d. 1803)
  • 1912 – Frédéric Passy, Fransız ekonomist Nobel Barış Ödülü sahibi (d. 1822)
  • 1937 – Mikhail Tukhachevsky, Kızıl Ordu’nun Genel Kurmay Başkanı (d. 1893)
  • 1975 – Latife Hanım, (Uşaklıgil), Atatürk’ün eşi (d. 1898)
  • 1982 – Karl von Frisch, Avusturyalı etolog Nobel Fizyoloji veya Tıp Ödülü sahibi (d. 1886)
  • 1983 – Norma Shearer, Kanadalı oyuncu (d. 1902)
  • 1985 – İbrahim Delideniz, tiyatro sanatçısı
  • 1996 – Tolga Aşkıner, Türk tiyatro sanatçısı (d. 1942)
  • 1998 – Leo Buscaglia, ABD’li yazar
  • 2001 – Berat Yurdakul, Türk gazeteci
  • 2003 – Gregory Peck, ABD’li aktör (d. 1916)
  • 2008 – Şener Koltuk, Türk deneme pilotu (d. 1951)
  • 2012 – Sabri Ülker, Ülker Grubu’nun kurucusu (d. 1920)

tarihte-bugun-ne-oldu431 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 151. (artık yıllarda 152.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 214 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 1279 – Eski Mısır’da, 19. Hanedan firavunlarından II. Ramses başa geçti.
  • 1799 – Napolyon, Akka yenilgisinin ardından, savaş meydanını Cezzar Ahmed Paşa kuvvetlerine terk etti.
  • 1859 – Londra’daki ünlü saat kulesi Big Ben’in saati ilk kez çalışmaya başladı.
  • 1911 – RMS Titanic yolcu gemisi denize indirildi. (Yapımı 1912’de tamamlanacaktır)
  • 1927 – Ford Model T otomobillerin sonuncusu üretim bandından çıktı. Bu tarihe kadar aynı modelden tam 15,007,003 araç üretilmişti.
  • 1933 – İstanbul Darülfünunu’nun kapatılıp yerine Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı yeni bir üniversitenin kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1946 – Varto ve Hınıs’ta 5,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 839 kişi öldü, bin 991 ev yıkıldı.
  • 1957 – Atatürk Üniversitesi kanunu kabul edildi.
  • 1960 – Türk Ordu Milli Futbol Takımı ikinci defa Dünya Şampiyonu oldu.
  • 1967 – Türkiye’de ikinci kez bir hastaya yapay kalp kapakçığı takıldı.
  • 1969 – Ünlü soprano Maria Callas, Pier Paolo Pasolini’nin Göreme’de çekeceği ‘Medea’ filmi için Türkiye’ye geldi.
  • 1971 – THKO gerillaları Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alparslan Özdoğan Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesindeki Nurhak Dağları’nda güvenlik güçleri ile girdikleri çatışma sonucu öldürüldü.
  • 1983 – Milli Güvenlik Konseyi, 79 sayılı bildirisiyle Büyük Türkiye Partisi’ni kapattı.
  • 1985 – Ecstasy olarak da bilinen psychedelic ilaç Methylenedioxymethamphetamine (MDMA) ABD’de yasaklı ilaçlar listesine alındı.
  • 1987 – Yunanistan’ın ilk yasal özel radyo istasyonu yayınına başladı.
  • 1996 – Erzurum Dadaşkent Belediye Başkanı Ensar Coşkun, “öğrenciye ev verenin kanalizasyonunu tıkarım. Erkek ve kız öğrenciler kiraladıkları evlerde karı koca hayatı yaşıyor” dedi.
  • 1999 – PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yargılanmasına İmralı Adası’nda başlandı.
  • 2002 – 2002 FIFA Dünya Kupası Güney Kore ve Japonya’da başladı.
  • 2010 – İsrail ordusu, Türkiye’den hareket eden İHH (İnsani Yardım Vakfı)’nın 9 insani yardım gemisine baskın operasyonu düzenledi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, operasyonu desteklediğini açıkladı.
  • 2013 – Gezi Parkı protestolarının başlangıç tarihi. 31 Mayıs sabahı parktaki ağaçların kesilmemesi için Taksim başta olmak üzere Türkiye genelinde protestolar başlamıştır.

Doğumlar

  • 1819 – Walt Whitman, ABD’li şair (ö. 1892)
  • 1852 – Francisco Pascasio Moreno, Arjantinli kaşif, antropolog, jeolog (ö. 1919)
  • 1907 – Peter Fleming, İngiliz gazeteci, gezgin (ö. 9 Ağustos 1971)
  • 1923 – III. Rainier, Monaco prensi (ö. 2005)
  • 1930 – Clint Eastwood, ABD’li aktör ve yönetmen
  • 1931 – Robert Schrieffer, Nobel Ödülü sahibi ABD’li fizikçi
  • 1952 – Jim Vallance, Kanadalı müzisyen
  • 1955 – Nilüfer, Türk pop şarkıcısı
  • 1965 – Adnan Tönel, Oyuncu, akademisyen
  • 1972 – Facundo Arana, Arjantinli sinema oyuncusu
  • 1974 – Kenan Doğulu, Türk Pop Şarkıcısı
  • 1976 – Colin Farrell, İrlandalı aktör

Ölümler

  • 1809 – Franz Joseph Haydn, Avusturyalı besteci (d. 1732)
  • 1832 – Évariste Galois, Fransız matematikçi (d. 1811)
  • 1837 – Joseph Grimaldi, İngiliz palyaço, komedyen (d. 1779)
  • 1962 – Adolf Eichmann, Nazi subayı (İsrail’de yargılanıp idam edildi) (d. 1906)
  • 1963 – Ahmet Bedevi ‘Manisa Tarzanı’ olarak tanınan (d. 1899)
  • 1971 – Sinan Cemgil, Türk devrimci (d. 1944)
  • 1976 – Jacques Monod, Nobel ödüllü Fransız biyolog (d. 1910)
  • 1983 – Jack Dempsey, ABD’li ağır sıklet boks şampiyonu (d. 1895)
  • 1994 – Uzay Heparı, müzisyen (d. 1969)
  • 1999 – Davor Dujmovic, aktör (d. 1969)
  • 2000 – Tito Puente, Porto Riko asıllı ABD’li Latin caz müzisyeni (d. 1923)
  • 2004 – Mehmet Fuat Doğu, Türk asker ve istihbaratçı (d. 1914)
  • 2006 – Raymond Davis Jr., Nobel Ödülü sahibi ABD’li fizikçi (d. 1914)
  • 2006 – Miguel Berrocal, İspanyol ressam ve heykeltıraş (d. 1933)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Sigara İçmeme Günü
15. afyonkarahisar caz festivali

afyon-caz-festivaliGenel Sanat Yönetmenliğini Hüseyin Başkadem’in üstlendiği Afyonkarahisar Caz Festivali 1-8 Haziran tarihleri arasında on beşinci yılına merhaba diyecek. Bu yılki Festival 2013 yılında kaybettiğimiz Babylon ve Pozitif’in kurucusu Mehmet Uluğ anısına gerçekleştirilecek. Uluğ, müzik dünyasında Afyon Caz Festivali’ni  ilk yıllarından itibaren destekleyen az sayıdaki isimden biriydi.

Anadolu ’nun bu en uzun soluklu festivaline her yıl olduğu gibi bu yıl da yerli ve yabancı müzisyenler katılıyor. Festival ilk kez dünya cazının en önemli piyanist, orkestra lideri ve bestecilerinden Milan Svoboda’yı ağırlayacak olmanın heyecanını taşıyor. Svoboda kendi adını taşıyan kuartetiyle ve ikili olarak iki farklı konserle Ali Çetinkaya Tren Garı’nda Afyonlu cazseverlerle buluşacak.

 

Hüseyin Başkadem

Bu yılki Festivalin diğer sürprizi ise ülkemizden; kendine özgü yorumculuk tarzıyla büyük şöhret kazanan Öykü Gürman. Gürman değerli müzik adamı Orhan Şallıel ile birlikte gerçekleştireceği konseriyle ilk kez Afyon Caz Festivali’nde olacak.

Açılışta Petra Brabencova ve M.K. Band ile Los Quemados caz topluluklarından iki farklı caz esintisi

Petra Brabencova ve M.K. Band  Caz Altılısı hepsi de önemli müzisyenler olan Petra Brabencova – vokal, Milan Krajic – tenor saksofon/orkestra lideri, Marek Prokop – alto saksofon, Johnnie Balek – klavye, Filip Spaleny – bas gitar ve Michael Nosek‘ten – davul oluşuyor. 2 Haziran’da gerçekleştirilecek Açılış Konseri Festivalin klasikleşen tarihi mekanı Ali Çetinkaya Tren Garı’nda olacak.

Ankara Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası ve Şef Kemal Günüç, Öykü Gürman-Orhan Şallıel ikilisinin konseri, Baturay Yarkın Altılısı festivalin diğer konserler i arasında. Festivalin en fazla sevilen olmazsa olmaz bölümlerinden ‘Okul Söyleşileri’  ve konserleri bu yıl da devam edecek. Ayrıca Yavuz Özkan’ın İstanbul’da Aşk Belgeseli gösterilecek, Ali Çetinkaya Tren Garı’nda Devrim Erbil Resim Sergisi ve Aykut Uslutekin Caz Fotoğrafları Sergisi açılacak.

Bu yıl Festivalin gerçekleştirilebilmesinde kamu kuruluşlarının desteği öne çıkıyor. Desteğini her yıl sürdüren Turizm ve Kültür Bakanlığı’nın yanı sıra; Afyonkarahisar Valiliği de kurumsal katkılarıyla zayıf kalan yerel desteklere karşın Festivale destek oldu. Ayrıca Afyonkarahisar İl Özel İdaresi, Afyonkarahisar Belediyesi ve TCDD Afyonkarahisar 7. Bölge Müdürlüğü de festivalin destekçileri arasında yer aldı. Pozitif Live ise Festivale destek veren ulusal kuruluşlar asrasında. Yerel sponsorlar ise Nur Lokantası, Genhan, Afyon Mermer ve Özer Band.

 

akbank sanat caz günleri

akbank-caz-gunleriAkbank Sanat Caz Günleri, cazın ustalarını müzik tutkunlarıyla buluşturuyor. Haziran ayında başlayacak caz günleri American Trio konseriyle başlayacak; yaşanmışlıklar üzerine yazdığı besteleri ile tanınan şarkıcı, dansçı ve oyuncu Karima Nayk konseriyle sona erecek.

Haziran ayı boyunca dünyadan ve Türkiye’den caz müziğin önemli isimlerini ağırlayacak olan Akbank Sanat Caz Günleri, American Tirio’nun 2 Haziran’da gerçekleştireceği konser ile başlayacak. Tekniği, kuvvetli melodik anlatımı ve kusursuz besteleri ile tanınan Dave Allan, Carmen McRae, Dizzy Gillespie, Tony Bennett, Hampton Hawes, Chet Baker gibi dünyaca ünlü isimlerle sahne alan ünlü davulcu Joey Baron ve New Yorklu bas gitarist Drew Gress’den oluşan American Trio konserde sevilen parçalarından oluşan bir repertuvar seslendirecek. Saat 21.00’de başlayacak konser Akbank Sanat’ta dinleyenlerini bekliyor.

Caz Günleri’nin 4 Haziran’da sahne alacak ismi ise Doğu ve Batı çalgılarını bir araya getirerek kendine has bir yol çizen Evrim Demirel. Caz ve klasik müziğin yetenekli isimlerinden biri olan besteci ve piyanist Demirel, Türk folkloru ve Osmanlı dönemi musikisinden etkiler taşıyan müzikleri sahnede müzikseverlerle paylaşacak. 20.00’de başlayacak konserde sanatçıya, tanburda Bora Uymaz, kontrabasta Volkan Topakoğlu ve davulda Erdem Göymen eşlik edecek.

Türkçe cazın güçlü vokallerinden Şenay Lambaoğlu, 10 Haziran, 20.00’de sahnede olacak. Lambaoğlu konserinde, İçimde Aşk Var ve Zarf Tümleci albümlerinin yanında Ayten Alpman, İlhan Şeşen, MFÖ ve Fikret Kızılok’un şarkılarını da yorumlayacak. Sanatçıya konserde davulda Ekin Cengizkan, piyanoda Baki Duyarlar, basta Kağan Yıldız ve trompette Şenova Ülker eşlik edecek.

YAŞANMIŞIN BESTECİSİ

Etkinlik kapsamında, kuşağının en yetenekli saksafoncusu olarak gösterilen En İyi Avrupa Müzisyen Ödülü sahibi Francesco Bearzatti ise 16 Haziran’da caz tutkunlarıyla buluşacak. Akbank Sanat Caz Günleri, dünyaca ünlü Cezayirli sanatçı Karima Nayt’ın 30 Haziran günü yaylı çalgılar dörtlüsü BİS Quartet eşliğinde vereceği konserle sona erecek. Yaşanmışlıklar üzerine yazdığı besteleri ile tanınan Karima Nayt, şarkılarını Cezayir Arapçası, klasik Arapça ve Fransızca olarak seslendiriyor.

Kaynak: Medya

tarihte-bugun-ne-oldu426 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 146. (artık yıllarda 147.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 219 gün vardır.

Olaylar

  • 1538 – Jean Calvin ve yandaşları Cenevre’den sürgün edildi. Kalvenizm’in kurucusu Fransız din adamı 1541’de tekrar Cenevre’ye dödüğünde katı bir teokratik yönetim kurudu.18 Mayıs 1564’te Cenevre Diktatörü olarak öldü.
  • 1647 – Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut’ta asılarak idam edilmişti.
  • 1832 – Quebec’te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
  • 1889 – Eyfel Kulesi’nin ilk asansörü halka açıldı.
  • 1894 – Rusya’nın son çarı II. Nikola taç giydi.
  • 1926 – Milli Mücadele’ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1938 – Atatürk, Ankara’dan son kez ayrıldı.
  • 1938 – Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC) ilk oturumunu yaptı.
  • 1946 – Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
  • 1957 – Abant’ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
  • 1963 – İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
  • 1966 – Denizli’de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
  • 1968 – Başbakan Süleyman Demirel, “düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir” dedi.
  • 1970 – Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
  • 1972 – ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
  • 1973 – Orhan Kemal Roman Ödülü’nü “Büyük Gözaltı” romanıyla Çetin Altan aldı.
  • 1982 – Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı Şerif Gören’in yönettiği ‘Yol’ filmi Cannes Film Festivali’nde büyük ödülü Costa Gavras’ın ‘Kayıp’ filmiyle paylaştı.
  • 1983 – Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu; Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
  • 1992 – Orhan Kemal Roman Ödülü’nü “Köylüler” romanıyla Talip Apaydın aldı.
  • 1993 – Salman Rüşdi’nin ‘Şeytan Ayetleri’ kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
  • 1997 – Susurluk’taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak’ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.
  • 1999 – Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen baş örtülü memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
  • 2003 – Ukrayna Havayolları’na ait uçak, Trabzon’un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
  • 2006 – 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.[1]

Doğumlar

  • 1566 – III. Mehmet, Osmanlı Sultanı (ö. 1603)
  • 1650 – John Churchill, İngiliz general[2] (ö. 1722)
  • 1689 – Lady Mary Wortley Montagu, İngiliz yazar (Osmanlı toplumu üzerine ayrıntılı gözlemleriyle de bilinir.) (ö. 1762)
  • 1904 – Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatçısı (ö. 1983)
  • 1907 – John Wayne, ABD’li aktör (ö. 1979)
  • 1926 – Miles Davis, ABD’li caz trompetçisi ve bestecisi (ö. 1991)
  • 1954 – Alan Hollinghurst, İngiliz yazar
  • 1964 – İlkay Akkaya, müzisyen
  • 1971 – Matt Stone, Yahudi kökenli, ABD’li aktör
  • 1975 – Suat Suna, Türk şarkıcı
  • 1977 – Luca Toni, İtalyan futbolcu
  • 1979 – Mehmet Okur, Türk basketbolcu
  • 1982 – Hasan Kabze, Türk futbolcu[3]
  • 1992 – Jenni Vähämaa, Fin buz patenci

Ölümler

  • 1421 – Çelebi Mehmet, 5. Osmanlı sultanı (d. 1389)
  • 1512 – II. Bayezid, 8. Osmanlı padişahı (d. 1447)
  • 1703 – Samuel Pepys, İngiliz yazar (d. 1633)
  • 1883 – Abdülkadir Cezayiri, Cezayirli halk önderi, din adamı, asker (d. 1808)
  • 1976 – Martin Heidegger, Alman varoluşçu filozof (d. 1889)
  • 1978 – Orhan Peker, Türk ressam (d. 1927)
  • 1991 – İzzettin Ökte, Türk besteci, tanbur sanatçısı (d. 1910)
  • 1995 – Doğan Kasaroğlu, eski TRT Genel Müdürlerinden (d. 1933)
  • 2005 – Eddie Albert, ABD’li aktör (d. 1906)
  • 2008 – Sydney Pollack, Akademi Ödülü sahibi ABD’li yönetmen, yapımcı ve oyuncu (d. 1934)

Tatiller ve Özel Günler

  • Anneler Günü (Polonya)

İzmir Caz SergisiİKSEV’in düzenlediği 13.Caz Afişi Yarışması Sergisi dün İzmir’de sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından gerçekleştirilen sergide; Nisa Tildem Tokdemir, Taylan Tozar, Erdal Çakır, Ali Batuhan Sarı, Feyyaz Sönmez, Hakan Üzülmez, Ranan Karabulut, Burak Çerçi, Ferhat Tunç, Osman Fuat Yayalar, Seyhan Günay Kaya, Salise Ökdem, Gül Ayça Altmışoğlu, Taha Bekir Murat, Sinan Subaşı, İsmail Kayar, Cansu Özgün Kayacık, Boğaçhan Ünver, Can Çağatay Çamkır, Özge Coşgun, Can Yaylacıkoral, Merve Uzunoğlu, Ece Ağırtmış, Tuğba Sabaz, Seçil Gölcük, Pınar Özdemir, Müge Ersoy, İdil Tayhan, Sevda Ateş, Zeynep Sönmez, Pembe Şen ve Aslı Geylan’ın tasarımları yer alıyor.

13.Caz Afişi Yarışması Sergisi, 15 Mart’a kadar Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi Alt Galeri’de açık kalacak.

Sergi Pazar günleri hariç her gün 09:00 – 18:00 saatleri arasında ücretsiz olarak gezilebilecek.

Kaynak: Seç Haber

Yine sizler için araştırma yaparken daha önce paylaştığımız makalelerden adını tanıyacağınıza düşündüğümüz Ulus BAKER yazısına denk gelince yayınlamak istedim. İyi okumalar:  *Bu yazı 1999 yılı sonlarında Ulus Baker’le Yurttaş Kane filmi üzerine elektronik iletiyle yapılan tartışmalardan oluşturuldu. (Ege Berensell)

yurttaş-kane-afiş

 

1. İktidar ile “tutku” arasındaki bağın önemsizleşmesi Max Weber gibi birisini “rasyonelleşmenin”, iktidarın kimliksizleşmesinin modernlik sürecinin bir özelliği olduğunu varsaymaya götürmüştü. Michel Foucault da, aynı düşünceyi devam ettirerek “iktidarın deli ettiği” türün-den bir varsayımın “disiplin toplumlarının” ve “iktidar teknolojilerinin” yaygınlaştığı modern yaşamda artık tutulamaz olduğu fikrine varıyordu. Böylece kurumlar ve dayandıkları teknolojiler –fabrika, hastane, tımarhane, hapishane, kışla gibi yerlerde yoğunlaştıkları ölçüde—Michel Crozier’nin yerinde bir deyişiyle “artık insanların arzularına boyun eğmeyi bırakarak kurumların emrettiklerini yerine getirmeye başladığımız” iktidar çatılarına çoktandır dönüşmüş görünüyorlar.

Foucault böylece açıklamalarını asla “deli” falan olmayan, tam aksine aklın ve bilginin bütün olanaklarından faydalanan bilgi-iktidar mekanizmalarının varlığına bağlamakta gecikmeyecektir. Belki de Foucault’nun, “iktidar” ile “tutkular” arasındaki bağın çoktan çözülmüş olduğunu varsayması kendine ait özel nedenlere bağlıdır: özellikle deliliğin ve tutkusal insanın “söndürülen sesini”, işitilmeyeni bulgulamak uğruna yaptığı yoğun araştırma böyle bir varsayımı zorunlu kılıyordu onun için. İktidarın “arzulanır” bir şey olduğu doğrultusundaki günlük, olağan düşünce kuşkusuz bir Yurttaş Kane modelini gözler önüne getirecektir. Belki de Foucault ile birlikte Welles’den daha da öteye geçerek tutkuyu zaten “arzunun iktidarı” olarak yeniden tanımlamamız gerekir. Oysa modern kapitalizm arzuları da denetlemekte, yönlendirmekte daha az iktidar sahibi değildir –tüketim toplumu ideolojilerinin, iletişim kolaylıklarının ve günlük yaşamı kontrol eden “arzu rejimlerinin” ışığında da düşünmek zorundayız. Yurttaş Kane, evet, iktidar “sahibi” olabilmiştir… Ama tutkuları onun üzerinde muazzam, kaçamayacağı bir egemenlik kurdukları ölçüde… Ama biraz daha ilerlemek ve Yurttaş Kane’in tutkularının da (psikanalitik terimlerin baskısından biraz uzakta durursak) modern, endüstriyel kapitalizmin gereklerince nasıl kurgulandıklarını tahlil etmeye girişebiliriz. Böylece birey üzerinde “yoksulluğun iktidarından”, “atomlaşmış bireyliğin iktidarından”, “arzulanır şeylerin aristokratik iktidarından” bahsedebiliriz. Psikanalitik çözümlemelerin genellikle pek değerli kıldığı şu “Rosebud” sembolünün önemini yadsımıyoruz. Ancak onun da ne ise o olarak, yani Orson Welles’in dehası sayesinde bahsettiğimiz üç dereceli iktidarlar sisteminin kristalleşmiş bir metaforu olduğunu söyleyerek tanımlanması mümkündür. Yurttaş Kane tutkuludur ve film boyunca Spinoza’nın “tutkular fenomenolojisinin” programını aynen takip eder: Her şey bir “sevilme talebi”yle başlar. Bu talep, ikinci safhada bir tutkuya dönüşür. Oysa Spinoza’ya göre yalnızca tutkularımıza bağlı olarak yaşamayı sürdürdüğümüz sürece sevdiklerimizin, bağlandıklarımızın da bizi sevmesini isteriz. Bu aynı zamanda bir dışlayıcılığı da içinde taşımaktadır: yalnızca sevdiklerimize bağlanmamız, başkaları karşısında kayıtsız olmamız, dolayısıyla onları “keyiflerine göre yaşamaya” geri göndermemiz sonucuna varacaktır. “İktidarın deli ettiği” söylenir –Foucault’nun bu varsayıma nasıl karşı çıktığını, iktidar teknolojilerinin modern aklın tezgâhıyla nasıl içiçe geçtiklerini betimlediğini bu noktada hatırlamak gerekir. Spinoza için “salt tutkulara bağlı olarak yaşamak” bir nevi delilik hali olduğuna göre, bu durumun iktidardaki öznellik için nasıl cereyan edeceğini iyice incelemek gerekiyor. Salt tutkularıyla yaşayan biri, son tahlilde, yalnızca tek bir kişiye bağlanacak, aradığı iyiliğin yalnızca onda bulunduğunu düşünecektir. Sadece tek bir kişiye bağlanmak, ötekileri “dışlamaktır”. Buna karşın, akla uygun yaşayan birisi, yalnızca tek bir kişide yoğunlaşmayı bırakacak ve herhangi birinin dostluğuna açık olacaktır. Buna Spinoza’nın honestas, onur ilkesi adını verebiliriz. Böylece onursuzluğun tanımı da ortaya çıkar: herhangi birinin dostluğuna elvermeyen kimselere onursuz derler. Böylece akla uygun yaşamak demek, kendine benzeyen herkese mümkün olduğu kadar yoğun ve fazla sayıda bağlarla bağlanmak, sosyal varlık olmak anlamına gelmektedir.

yurttaş kane

 

2. Gilles Deleuze Yurttaş Kane’le birlikte artık yeni sinemanın iki yönünün belirginleştiğini söyleyecekti: Birincisi, duyusal-hareket bağının (eylem-imaj), ve daha derinlerde, insanla dünya arasındaki bağın kopuşu. İkinci yön figürlerden, metaforlardan olduğu gibi metonimilerden vazgeçiş ve daha derini, sinemanın sinyal verme malzemesi olan iç monoloğun yerinden edilmesidir. Böylelikle, Renoir ile Welles’in kurdukları haliyle alan derinliği hakkında onun sinemaya artık “figüratif”, metaforik, hatta metonimik bile olmayan, ama daha beklentili, daha sıkıştırıcı, belli bir şekilde teorematik bir yeni yol açılmış oluyordu. Alexander Astruc’ün söylediği gibi: alan derinliğinin fiziksel olarak bir kar-kovma aleti etkisi vardır, kişileri enine boyuna değil kameranın alanına ya da sahnenin arka planına sokar, çıkarır; ama zihinsel bir teorem etkisi de vardır, filmin gidişatını artık imajların birbirine bağlanmasından çok bir teorem haline getirir, düşünceyi imaja içkinleştirir. Bizzat Astruc Welles’in dersini devralmıştır: kamera-kalem montajın metafor ve metonimisinin elinden kurtulur, aygıtın hareketleriyle, dalışlarla, karşı-dalışlarla, arkadan çekimlerle yazar bir inşaatı gerçekleştirir. Metafora yer yoktur artık, hatta artık metonimi de yoktur, çünkü imajın içindeki düşünce ilişkilerine özgü zorunluluk imajlararası ilişkilerin yanyanalığının (açı/karşı-açı) yerini almıştır. Sinemanın bu sayede artık imajla ilişkili olmayan (imajı metrik ve armonik ilişkilere tabi tutan eski sinemadaki gibi) ama imajın düşüncesine, imajın içindeki düşünceye yönelen gerçek anlamda bir matematik kesinliğe kavuşması mümkün müdür diye soracaktır Deleuze. Welles’in alan derinliği engellere ya da gizli saklı şeylere bağlı olarak değil, bize varlıkları ve nesneleri kendi opaklıklarının işlevi olarak görünür kılan bir ışığa bağlı olarak konumlanır. Tıpkı tanıklığın bakışın yerini alması gibi, “lux” “lumen”in yerini alır. Welles’in alan derinliği, düşüncenin görmeyle, ya da ışık kaynağıyla, düşünceyi sürekli olarak bizzat kendisinin, bilmenin, eylemin dışına atan yeni bir ilişkisini ifade eder. Alan derinliğiyle ilgili bir metninde Daney şunları yazıyordu: “Bu sahnelemenin sorduğu şey artık ‘arkada ne var acaba’ sorusu değildir. Daha çok, ‘her nasılsa, üstelik tek bir planda olup biten gördüğüme bakışıma katlanabilir miyim’ sorusudur.” Ne yaparsam yapayım görüyor olmam, işte bu, hoş görülemez olanın formülüdür.

citizen-kane

 

3. Welles’in Yurttaş Kane’de icat ettiği yeni bir sinematografik görme biçimi var: plan –sekans yani bir aksiyonun kurguyla bölünmeden tek bir plana zerk edilmesi. “Plan bilinçtir” diyecekti Gilles Deleuze, çünkü plan saf bir hareket-imajdır. Yeni bir plan biçimi icat etmek, sözgelişi yakın plandan plan-sekansa sıçramak, Hegel’in bilinç figürlerinden bahsettiği anlamda, yeni bir sinema bilinci de yaratmak demektir. Plan-sekansın yaratımında her ne kadar Yurttaş Kane’in görüntüsünü yapan Gregg Toland’ın bunda katkısını göz ardı etmesek de, Welles’in bir tiyatro adamı olarak mizanseni nasıl oyuncu merkezli yaparım sorusunun peşine düştüğü kesindir. Andre Bazin oyuncuyu dekorun içine yerleştiren, merkezine mıhlayan, kurguyu bir akılcılık (ifade özgürlüğü) veya bir dil yetisi olarak gören geleneksel anlatıların tersine imajın bir tür sakatlanması olarak adlandıran bir yöntemden filizlendiğini hayal etmenin zor olmadığını söylemişti. Welles’e göre oyunculuk sık sık montajla, dekorla ve öbür karakterle bağlantısını yitirdiğinde anlamını kaybeder. Yakın çekimde vurgulanması, altı çizilmesi gereken, bir nesneden bir jestten burada artık vazgeçilmiştir. Bu sinema retoriği hata diyebileceğimiz bir eksiltili anlatım değildir. Welles’in filmi seyircinin menzili dışında iş görüyor gibidir. Seyirciyle film arasında gecikmiş bir mesafe ve uzaklık inşa edilir, bu mesafe ulaşılmazlık halesiyle örülür. Bazin şunu söyleyecekti, Hitchcock’un Arka Penceresi daha ortalıklarda yokken: “Seyirci Yurttaş Kane’i izlerken çaresizlikle iskemleye mahkûm edilmiş bir adamın tanıklığıyla aynı durumdadır.”

yurttas-kane-filminin-senaryosu

 

4. Welles Yurttaş Kane’de sinemaya dramatik bir unsur olarak tavanı ilk sokan kişidir. Anlatının, çoklu bakışla, bakışları çoğaltarak beş kişinin anlatımıyla kurulması Kane’de insan bakış açısına en uygun olan merceğin, geniş açının kullanılması formülüne zorlamıştır. İç çekimlerde geniş açı kullanımı bir başka yeniliktir: geniş açı görüş alanını enlemesine ve boylamasına genleştirir. Böylelikle tavan imajın bir parçası haline gelir. Sinemada tavan (günümüz sinemasında bile) özellikle bir nesneyi göstermek, işaret etmek dışında kullanılmaz. Tavanın imajlaşması, geleneksel aydınlatma metotlarına da bir saldırıdır. Yurttaş Kane’de aydınlatma başlı başına yeni bir tekniği ortaya çıkartır. Geniş açı perspektifi bozar, alan derinliği daha belirgin hale gelir, nesneler uzam içinde biçim bozumuna uğrar. Alan derinliğini dar açı takip ettiğinde imaj sanki bölünebilirmiş gibi bir etki bırakır. İmajda yaşanan bu fiziki çatışma anlatının içindeki çatışmaların sanki bir alegorisidir. İmajın içinde işaretlenen, gösterilen yönler değil, her yöne bir hareket mevcuttur. El Greco resimleri gibi diyecekti buna Bazin: her yöne bu dikey bükülmeler sinema sanatında ilk kez beliriyordur. Borges, Yurttaş Kane’in haber filmi, belgesel, biyografik anlatım gibi farklı hikâye etme tarzları ve kronolojik, doğrusal olmayan, çoğul bakış açılarıyla örülen anlatı yapısını bir labirentle imgeleştirmişti: tavan işte bu labirent hapisliğinin üst uzamına boydan boya kapatacaktır. Bazin bunu bakış açılarının cehennemi diye adlandırmıştı: “Kamera bir bakışıyla seyirci yeryüzünden uçurup kaçırabilecekken, tavanların seyirciyi imajın dekorun içine hapsetmesi bu lanetin ölümcüllüğünü tamamlıyor. Kamera aracılığıyla Kane’nin çöküşünün farkına varabiliyoruz, aynı anda gücünü hissediyoruz. Kane’in güç istenci bizi eziyor ama o da dekorun, tavanların içinde eziliyor.”

citizen-kane-wallpape

 

5. Bazin’in Yurttaş Kane’de Alan Derinliği üzerine yazdıkları İtalyan Yeni Gerçekçi sinemasının yaratıcılarını etkileyecek ve Yeni Gerçekçi sinemanın doğumuna yol açacaktı. Sonradan Fransız sinema eleştirisi çevrelerinin yıllarca tartışacakları, tespitlerini orada yapacaktı: İki tür sinemacı vardı Bazin’e göre gerçekliğe inanalar, görüntüye inananlar. “Gerçeklik hissinin artırılması” diyordu Bazin Alan Derinliği için. Bu gerçekçilik hissini artıran öğelerden biri de plan-sekansta doğal olarak ortaya çıkan bir doğal konuşma edimidir: Yurttaş Kane’de konuşmalar, sözler birbirine karışır, birbiri üstüne biner, cümleler yarım kalır, sözcükler unutulur. Alan Derinliği izleyici ve görüntü arasındaki ilişkileri yeniden tanzim etmiyordu yalnızca, çekim sayı ve uzunluklarını, montaj anlayışını yeniden belirliyor, iç-kurgu denilen kavramı yaratıyordu. Kadraj önündeki ve arkasındaki nesneler eş netlikte birbirleriyle daha yakınsak bir bağla bağlanıyorlar, yönetmen böylelikle imajın içindeki her hangi bir nesneyi yakın çekimle vurgulamak yerine nesnelere kurulacak ilişkileri izleyiciye bırakıyordu. İmajın öne çıkarılması, büyültülmesi gibi hiyerarşik bağlamlar ortadan kalkıyordu. Bu yeni imaj pedagojisi mesela feminist kuramcıların, özellikle Laura Mulvey’in altını çizip önemsediği filmdeki kadınların konumlarında da kendini hissettirir: Filmi anti-Hollywood yapan bir başka öğe de kadın starlarla oluşturulan o cazibe etkisinin filmde görülmeyişidir. Özellikle Welles’in-Kane’nin filmdeki devasa varlığı öyle bir çekim alanı oluşturur ki cinsel röntgenciliğe çok az yer bırakır. Alan derinliği içine gömülmüş kadın bedeni de erotik saplantı nesnesi olarak ortadan kaldırılınca seyirciyle imaj arasında farklı bir ilişki kurulur. Böylelikle seyirci imajın tahakkümünden bir nevi özgürleşir. İmajın anlamı kısmi olarak seyircinin dikkatinden ve iradesinden türeyecektir artık. Klasik montajda diyordu Bazin, “bir eylemin özgürlüğümüzü tam anlamıyla uyuşturan bir şekilde bildirilmesiyle kontrol edildiği zorunlu bir çözümleme vardır.”

Değinilen Kitaplar:
André Bazin, Orson Welles, Okuyan Us Yayın, 2005, 222 s.
Laura Mulvey, Yurttaş Kane, Om Yayınevi, 2000, 110 s.
Orson Welles, Yurttaş Kane, Bilgi Yayınları, 1995, 191 s.

Kaynak : narteks.net

izmir-avrupa-caz-festivali-722. İzmir Avrupa Caz Festivali’ne sayılı günler kala İzmir’i “Caz” heyecanı sardı. Bu yıl geniş kapsamlı halka açık etkinliklerle her kesimden İzmirliye hitap etmeyi amaçlayan Festival, 5 Mart 2015 Perşembe günü bir “Dünya Prömiyeri” ile başlayacak. Günümüz piyano ikilileri arasında çok yönlü müzik anlayışları ve yenilikçi stilleriyle yıldızlaşan Ufuk & Bahar Dördüncü, “Jazz Meets Classic” konserinde, Avrupa caz sahnelerinin en büyüklerinden Erik Truffaz Quartet ile Truffaz’ın “Taksim” adlı eserinin dünya prömiyerini yapacak.

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları; İzmir İtalya Konsolosluğu, İzmir Fransız Kültür Merkezi, Yaşar Holding, Lüksemburg Büyükelçiliği, Luxemburg Export Office, Polonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Adam Mickiewicz Enstitüsü, Avusturya Kültür Ofisi, Slovakya Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu, İzmir İsviçre Konsolosluğu işbirliği ile düzenlediği 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nde 05-21 Mart 2015 tarihleri arasında iki sergi, altı film gösterisi, bir seminer, dört atölye çalışmasının da bulunduğu toplam on iki halka açık etkinlik yer alacak.

AÇIK ETKİNLİKLERLE CAZ HER YERDE

Caz fotoğrafı denince akla ilk gelen isim Aykut Uslutekin, 4- 14 Mart 2015 tarihleri arasında İzmir’in yeni sanat galerisi Contemporary Art Gallery’de “Cazın Büyüsü” fotoğraf sergisini açacak.22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin afişinin belirlendiği 13. Caz Afişi Yarışma Sergisi 5-21 Mart 2015 tarihleri arasında AASSM Alt fuayede sanatseverlerin görüşüne sunulacak.

7 Mart 2015 Cumartesi Festival’in en hareketli günlerinden biri olacak. Gün saat 11.00’de İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde “Cine – Jazz Marathon” ile başlayacak. Aynı zamanda bir sinefil de olan Festival Danışmanı Francesco Martinelli’nin seçtiği sinema tarihinin en iyi beş caz temalı filmi orijinal dillerinde saat 21.30’a kadar peş peşe gösterilecek.

7 Mart 2015 Cumartesi gününü cazla geçirmek isteyenlerin Alsancak Edit Radyo & Cafe’de Moda, Tasarım ve Caz ile Rendezvous’u var. İçerik Dergi Ekibi, 7 ve 8 Mart 2015 günleri İKSEV’de “Jazzine- Fanzin Üretim Atölyesi” ile genç grafikerlere farklı ufuklar sunacak.

En az konserler kadar ilgi gören Caz seminerinin bu yılki konusu, Açılış konserimize ithafen “Caz ve Klasik Müzik: Ayrı Siyam İkizleri mi? 11 Mart 2015 Çarşamba günü saat 19.00’da İKSEV Salonunda Francesco Martinelli’nin İngilizce olarak vereceği semineri Ümit Tunçağ Türkçeye çevirecek.

İzmir’in en eski müzik mağazalarından biri olan Panda Müzik, Festivale 14 Mart 2015 Cumartesi günü “Cazlı öğle Kahvesi” etkinliği ile katılacak. 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin yeniliklerinden biri de Açık Fuaye konserleri olacak. 14 Mart 2015 Cumartesi günü saat 17.00 – 19.30 arasında AASSM’nin Giriş Fuayesinde Yaşar Üniversitesi Jazz Quartet ile Yavuz Darıdere Hammond Groove Band konser verecek.

20 Mart 2015’de Türkiye’de caz adına yapılan en kapsamlı belgesel çalışması olan Batu Akyol’un “Türkiye’de Caz” konulu belgeseli saat 19.00’da MÜZİKSEV Salonunda gösterilecek. Ardından Batu Akyol ve Ümit Tunçağ ile “Cazı Belgelemek” konulu bir söyleşi yapılacak.
22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin biletleri BİLETİX’de satışta.

22-izmir-avrupa-caz-festivali

 

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın düzenlediği 22. İzmir Avrupa Caz Festivali – 13. Caz Afişi Yarışması’nın Prof. Dr. Hakan Ertep, Cihangir Elmaskaya, Maksude Kılıç, Kutsal Lenger, Hüseyin Ekinciler, Okan Özgen ve Ayşe Tatari’den oluşan seçici kurulu yarışmaya katılan 439 afiş arasından, Alperen Güldü’nün A39G40

Rumuzlu çalışmasını birinciliğe değer bularak 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin Afişi olarak seçmiştir.

Alperen Güldü Kimdir?

Erzurum Atatürk Üniversitesi G.S.F. Grafik Tasarım Bölümü mezunudur. Aynı üniversitede yüksek lisans yapmaktadır. Ulusal ve uluslararası pek çok sergiye katılan Güldü, Uluslararası Varna Exlibris Yarışmasında mansiyon kazanmış ve iki cilt halinde hazırlanan Türk İllüsTRasyon Kitabında yer almıştır. Exlibris çalışmaları bazı kitaplarda yer almıştır. Halen freelance grafiker olarak çalışmaktadır.

13. Caz Afiş Yarışması Sergileme Alan Afişler


T218A2 – Nisa Tildem Tokdemir

A39G40 – Alperen Güldü

TT1234 – Taylan Tozar

Ç4N4R7 – Erdal Çakır

BS0107 – Ali Batuhan Sarı

FS7198 – Feyyaz Sönmez

Black5 – Hakan Üzülmez

Cazda1- Ranan Karabulut

BB1010 – Burak Çerçi

34TF09 – Ferhat Tunç

TOBYU2 – Osman Fuat Yayalar – İlüstratör: Güner Oğuzhan

TİN300 – Seyhan Günay Kaya

S9L2S3 – Salıse Ökdem

00967A –Gül Ayça Altmışoğlu

KALİG9 – Taha Bekir Murat

SNNS35 – Sinan Subaşı

421İSO – İsmail Kayar

Ö24ÜN8 – Cansu Özgün Kayacık

SY6204 – Boğaçhan Ünver

C06C32 – Can Çağatay Çamkır

MART16 – Özge Coşgun

BUREN 1 – Can Yaylacıkoral

K4E15M – Merve Uzunoğlu

G4d2k7 – Ece Ağırtmış

CAZFE5 – Tuğba Sabaz

SİYAH1 –  Seçil Gölcük

P2J5C7 – Pınar Özdemir

M1506E – Müge Ersoy

K47B35 – İdil Tayhan

SA020791 – Sevda Ateş

Snmz96 – Zeynep Sönmez

114RM2 – Pembe Şen

275PS1 – Pembe Şen

1İZCAZ – Aslı Geylan

Hazırlanan Tüm Görseller:

Müzik dünyasının saygın ödülleri arasında bulunan ve bu yıl 57’ncisi düzenlenen Grammy ödülleri sahiplerini buldu. Ödül törenine İngiliz şarkıcı Sam Smith damgasını vurdu. Pharrell Williams bu yıl da Grammy’nin yıldızlarından oldu.

sam-smith

Tüm müzik türlerinde 83 kategoride verilen 57’nci Grammy ödülleri için Los Angeles’taki Staples Center’da tören düzenlendi. ABD Başkanı Barack Obama, törene gönderdiği video mesajında aile içi şiddet kültürüne dikkati çekerek, sanatçılardan bu konuyla mücadelede duyarlılık oluşturulması için destek vermelerini istedi.

Bu yılki ödüllerde 23 yaşındaki İngiliz şarkıcı Sam Smith, yılın en iyi yeni sanatçısı, şarkısı ve kaydı ile en iyi pop vokal albümüyle, 4 dalda ödül alarak geceye damgasını vurdu. Gecede Pharrell Williams, Rosanne Cash ve Beyonce de üçer dalda ödül alarak önemli bir başarı elde etti. Ödül töreninde Madonna, Paul McCartney, Rihanna, Beyonce, Kanye West, Katy Perry ve Pharrel gibi birçok sanatçı şarkıları ve sahne şovlarıyla büyük beğeni topladı.

Grammy ödülüne layık görülen kişi ve gruplardan bazıları şöyle:

Yılın Kaydı: “Stay With Me”, Sam Smith

Yılın Albümü: “Morning Phase”, Beck

Yılın Şarkısı: “Stay With Me” Sam Smith

En İyi Yeni Sanatçı: Sam Smith

En İyi Pop Solo Performans: Pharrell Williams, “Happy”

En İyi Pop Düet/Grup Performans: A Great Big World ve Christina Aguilera, “Say Something”

En İyi Pop Vokal Albümü: “In the Lonely Hour”, Sam Smith

En İyi Dans Kaydı: “Rather Be”, Clean Bandit ve Jess Glynne

En İyi Dans/Elektronik Albümü: “Syro”, Aphex Twin

En İyi Geleneksel Pop Vokal Albüm: “Cheek to Cheek,” Lady Gaga ve Tony Bennett

En İyi Rock Performansı: “Lazaretto” Jack White

En İyi Metal Performansı: “The Last In Line”, Tenacious D

En İyi Rock Şarkısı: “Ain’t It Fun” Hayley Williams ve Taylor York

En İyi Rock Albümü: “Morning Phase”, Beck

En İyi Alternatif Albüm: “St. Vincent”, St. Vincent

En İyi R&B Albümü: “Love, Marriage & Divorce”, Toni Braxton ve Babyface

En İyi R&B Performansı: “Drunk in Love”, Beyonce ve Jay Z

En İyi R&B Şarkısı: “Drunk in Love”, Beyonce ve Jay Z

En İyi Çağdaş Urban Albümü: “Girl”, Pharrell Williams

En İyi Rap Performansı: “I”, Kendrick Lamar

En İyi Rap/Sung İşbirliği: “The Monster”, Eminem and Rihanna

En İyi Rap Şarkısı: “I”, Kendrick Lamar

En İyi Rap Albümü: “The Marshall Mathers LP2”, Eminem

En İyi Country Solo Performans: “Something in the Water”, Carrie Underwood

En İyi Country Düet/Grup Performansı: “Gentle on My Mind”, The Band Perry

En İyi Country Şarkısı: “I’m Not Gonna Miss You”, Glen Campbell

En İyi Country Albümü: “Platinum”, Miranda Lambert

En İyi New Age Albümü: “Winds Of Samsara”, Ricky Kej ve Wouter Kellerman

En İyi Enstrümantal Caz Albümü: “Trilogy”, Chick Corea Trio

En İyi Caz Vokal Albümü: “Beautiful Life”, Dianne Reeves

En İyi Blues Albümü: “Step Back”, Johnny Winter

En İyi Reggae Albümü: “Fly Rasta”, Ziggy Marley

En İyi Dünya Müzik Albümü: “Eve”, Angelique Kidjo

En İyi Müzik Video: “Happy”, Pharrell Williams

En İyi Müzik Film: “20 Feet From Stardom”, Darlene Love, Merry Clayton, Lisa Fischer ve Judith Hill.

Kaynak : aljazeera.com.tr