Şunun için etiket arşivi: Basın

Bu yıl ikincisi düzenlenen Boğaziçi Film Festivali 14 Kasım’da başlıyor. 102 ülkeden 3 bin 682 filmi festival süresince izlenebilecek.

uluslararası boğaziçi  film festivali

Düzenlenen basın toplantısında konuşan Uluslararası Boğaziçi Film Festivali danışmanı ve jürisi Belçim Bilgin, “Uluslararası Boğaziçi Film Festivali genç bir festival olmasına karşın gerek film gösterimleri gerek atölye çalışmaları ile kalite çıtasını yükseltiyor. Kısa film yarışmasına gösterilen ilgiden de anlaşılabileceği gibi İstanbul’ın kısa film dünyası için bir dünya başkenti haline gelme potansiyeli mevcut. Festival bünyesindeki atölye çalışmalarıyla bunun sağlıklı bir zeminde devam etmesine katkı sağlayacağız.” dedi.

Festival danışmanı ve jürileri arasında yer alan Semir Aslanyürek de Türkiye’de sinemanın gelişmesinde festivallerin önemine dikkat çekerek şunları söyledi: “Sinemausta-çırak ilişkisi içinde yoğrulan bir sektör. Genç sinemacıların sektörü tam olarak algılayabilmeleri için farklı türleri, farklı bakış açılarını tanımaları ve özümsemeleriyle mümkün. Uluslararası Boğaziçi Film Festivali özellikle kısa film alanındaki iddiasıyla cazibe merkezi olma iddiası taşıyor. Bunun yanı sıra dünyadan farklı örneklerin yer aldığı seçkisiyle kendine özgü bir üslup geliştirdiğini de söyleyebiliriz.”

Festival Genel Sanat Yönetmeni Kamil Koç da festivalin içeriği hakkında şunları söyledi: “Festival süresince konuk ülke Polonya’nın yanı sıra Asya filmlerinden seçkiler ve Derviş Zaim filmlerini göstereceğiz. Böylelikle sinemanın uzun soluklu bir yolculuk ve zihinsel bir izlek olarak algılanmasına yardımcı olmayı amaçlıyoruz. Hollywood’da ünlü isimlere koçluk yapan Ivana Chubbuck gibi isimler de festival bünyesindeki atölyeler ile tecrübelerini aktarma imkanı bulacaklar. Türk sinemasının 100. doğum gününe rastlayan festival açılışımızın Türkiye’de özgün bakış açısına sahip sinema insanlarının yetişmesine katkı sağlamasını arzu ediyoruz.”

Türkiye, 27-31 Ağustos’ta Çin’de gerçekleştirilecek 2014 Pekin Uluslararası Kitap Fuarı’na “Onur Konuğu” olarak katılacak.

 kitap fuarı çin

Fuara ilişkin Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Ulusal Kitap Fuarları Türkiye Ulusal Organizasyon Komitesi tarafından Hilton Bosphorus Otel’de basın duyurusu yapıldı. Toplantıya, edebiyat ve yayıncılık dünyası temsilcileri katıldı.

Programın açılışının 26 Ağustos’ta yapılacağını ifade eden Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı, “Fuar merkezinde stantlar açacağız. Fuarda 932 bin metrekarelik alanda kurulacak 3 stantta sunumlar yapacağız. Bu stantlarda, Türk edebiyatının güncel ve klasik eserlerinde oluşan aşağı yukarı 3 bin eserlik kitap sergisi açılacak. Hat, tezhip ve ebru gibi geleneksel el sanatlarına ilişkin canlı performanslar sunulacak. Bakanlığımız tarafından desteklenen 9 telif ajansı da görüşmeler yapacak” şeklinde konuştu.

Yıldız Sarayı’ndaki Edebiyat Müzesi, yarın kapatılıyor. Bakanlık yeni yer göstermezken, müze de artık depo olarak kullanılacak. Yazarlar Sendikası, karara tepki gösteriyor.

edebiyat-müzesi

Cemal Süreya’dan Nazım Hikmet’e birçok şair ve yazarın şahsi eşyalarının sergilendiği Edebiyat Müzesi’ni boşaltıp depo yapmak isteyen Kültür ve Turizm Bakanlığı’na müzenin kurucusu Yazarlar Sendikası direniyor. Müzeyi boşaltmak için yarın son gün ancak Taraf’a konuşan Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz, kendilerine yeni bir yer gösterilmeden müze binasını terk etmeyeceklerini açıkladı.

edebiyat_müzesiTürkiye edebiyatının önemli isimlerinin tarihi belge ve eşyaları ise müze binasının bulunduğu Yıldız Sarayı’nda kolilere kaldırıldı. Köz “Burası Türkiye’nin iki edebiyat müzesinden biri. Kavga gürültü istemiyoruz ama bizim canımız yanıyor. Emeğimizin çarçur edilmesini istemiyoruz.” diye konuştu.Bakanlıktan defalarca randevu istemelerine rağmen bir geri dönüş alamadıklarını belirten Köz, “Kimse bizimle diyaloğa geçmedi. Bir tek Ertuğrul Günay, Tanpınar Müzesi’nin açılışında kendisinden yer istediğimizde ‘buraya alalım’ dedi. Ancak onunla ilgili de bakanlıktan somut bir adım atılmadı. Bir müze binası nasıl depoya dönüştürülür aklımız almıyor” dedi.

Nâzım Hikmet, Aziz Nesin, Cemal Süreya, Asım Bezirci gibi Türk edebiyatının önemli isimlerinin daktilo, gözlük, kalem gibi eşyalarının ve mektuplarının yer aldığı müze Yıldız Sarayı içindeki eski Arabacılar Dairesi’nde 2002 yılında dönemin Kültür Bakanı İstemihan Talay’ın onayıyla kuruldu. Türkiye Yazarlar Sendikası Yıldız Sarayı’nda depo olarak kullanılan mekânı müzeye dönüştürdü. Bakanlıkla sendika arasında yapılan müze protokolünün ise beş yılda bir yenilenmesine karar verildi. Aradan geçen sürede protokol iki kez yenilendi ancak 19 Aralık 2011’de Bakanlık protokolün iptal edildiğini belirterek, müzenin boşaltılmasını istedi. Gerekçe bakanlığın, müze alanını depo olarak kullanmak istemesiydi.

Bakanlığın yer tahsisi için kendilerine yardımcı olmadığını anlatan Yazarlar Sendikası Başkanı Mustafa Köz, sendika olarak müzeye yer bulmak için kendi imkânlarıyla Kadıköy, Beşiktaş ve Kartal Belediye’siyle görüştüklerini anlattı. Sendika yarın yapacağı basın toplantısıyla Bakanlığın “Boşaltın” talimatına tepki göstermeye hazırlanıyor.

Sümeyra Tansel | Taraf

Nar Sanat Eğitim Kursu Bateri (Davul) öğretmeni ” Erhan Karaca”  (“World’s Fastest Drummer”( Dünyanın en hızlı Davulcusu )  yarışmasına davet edilen ilk tür davulcusu unvanını aldı.
erhan karaca

Mike Mangini, Tim Yeung, Johnny Rabb gibi davulcuların derece yaptığı 17-19 Temmuz’da Nashville, Tennessee, ABD’de yapılan WORLD’S FASTEST DRUMMERDÜNYANIN EN HIZLI DAVULCUSU Yarışması’na ilk Türk davulcu olarak DAVET EDİLDİ!

 Yarışma Hakkında
WFD World’s Fastest Drummer (Dünyanın En Hızlı Davulcusu) yarışması Drumometer adında bir vuruş sayacı ile belli bir süre içinde yapılan vuruşu sayarak dünyanın en hızlı davulcusunu belirler. Drumometer Guinness World Records tarafından da dünyanın en hızlı davulcusunu belirlemek için kabul edilmektedir.
 
Yarışmadaki asıl amaç bir dakika içinde kaç vuruşun yapıldığıdır. Johnny Rabb dakikada 1000 vuruş yapan ilk kişi olarak yazılmıştır.
 
Yarışma en hızlı eller ve en hızlı ayaklar kategorisi olarak ikiye ayrılır. Şimdiye kadar katılımcılar arasındaki ünlü isimler Dream Theater davulcusu Mike Mangini, Morbid Angel davulcusu Tim Yeung, Johnny Rabb, Art Verdi… 
 
Yarışma rekoru Guinness tarafından onaylanmasının yanı sıra pek çok basın ve etkinlik kanalından desteklenmektedir. 
Bunlar; 
BBC, NBC, ABC, CBS, CNN, ESPN, MTV, FOX, VH1, FOX Sports, CBS news, PBS, OZZFEST, CBS radio, DISCOVERY health channel, ABC radio networks, VANS warped tour, Modern Drummer, Drum!, Musicmaker Magazine, Wired, The Boston Globe, Upbeat Daily, Drum Business, Daily Hearld Tribune, The Star, Toronto Sun, Sun News, Independent…
Yarışmanın Sponsorları 
Pearl, Redbull, NAMM, Meinl, Drum!, Remo, Promark, Axis Percussion, WB, The Music Edge, DrumRadio, HansenFütz
Nar Sanat ailesi olarak yöneticiler, öğretmenlerimiz, çalışanlarımız ve  öğrenci ile velileri adına başarılar diliyoruz.

 

Eğitmenimiz Erhan KARACANIN davul Çalışmasından örneği aşağıda izleyebilirsiniz.

25 Mart’ta yola çıkacak Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 12′nci yılında, her kadına kendisine ait bir cüzdan, gelir, bütçe diyerek dört kentte 60 filmle izleyiciyle buluştuyor.

film mor

 Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programındaki 60 filmin 18’i Türkiye yapımı. Yalnızca kadın yönetmenlerin filmlerine yer veren Filmmor, son yılda yapılan filmlerin yer aldığı ‘Kadınların Sineması’ bölümünde aralarında Valeria Golino’dan ‘Bal’, Lucia Murat’tan ‘Bana Anlatılan Anılar’, Zula Hikayeler Ekibi’nden ‘Bekleyiş’in de yer aldığı 33 film gösterilecek.

Festivalin teması da olan ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’ bölümünde, her kadının kendine ait bir cüzdanı olması çabasına, kadın emeğine dair 7 film var: Pamela Varela’dan ‘Acı’, Gülten Taranç’tan ‘Konsensüs’, Vidi Bilu’dan ‘Kırılgan’, Özlem Sarıyıldız ve Bilge Demirtaş’tan ‘Kıyı Kıyı’, Sevda Doğan’dan ‘Pedallar ve Topuklar’, Lisa Fruchtman ve Rob Fruchtman’dan ‘Tatlı Rüyalar’ ve Gabriela Pichler’den ‘Ye Uyu Öl’. ‘Cins-iyet-ler’ bölümü 5 filmle, cinsiyet ve cinsel kimliğe dair sorular sorduruyor: Zeynep Oral’dan ‘Ben, Sen, O’; Çağnur Öztürk’ten (Gizli Özne’; Danielle Villegas’tan ‘İki Ruh’, İpek Efe ve Berna Küçülmez’den ‘Pardon! Kim, Ben Mi?’ ve Norma Fernández’den ‘Ruhen Camila’.

Festival 15-23 Mart’ta İstanbul ’da Fransız Kültür Merkezi , İstanbul Modern ve Pera Müzesi’nde başlıyor.

5-6 Nisan Mersin

12-13 Nisan Adana

19-20 Nisan Muğla-Bodrum

Daha fazla detay için FESTİVAL SİTESİ 

Kaynak : [-]

Baltık Dans Tiyatrosu Bir Yaz Gecesi Rüyası ile 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin konuğu oluyor.Gösterinin Baş Dansçısı Radoslaw Palutkiewicz, 4 ve 5 Şubat tarihinde Dans Tiyatrosu Atölyesi için İstanbul’da.

Radoslaw-Palutkiewicz

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından 2004 yılından bu yana Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın sponsorluğunda düzenlenen 19. İstanbul Tiyatro Festivali, 9 Mayıs-5 Haziran 2014 tarihleri arasında oyun, gösteri, performans ve etkinliklerden oluşan zengin bir programla tiyatroseverlerle buluşacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk sürprizlerinden biri Polonyalı dans topluluğu Baltık Dans Tiyatrosu olacak.
2010 yılında dansçı ve koreograf Izadora Weiss’ın öncülüğünde genç ve yetenekli dansçıların girişimiyle kurulan Baltık Dans Tiyatrosu, Shakespeare’in Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı yapıtının farklı bir yorumuyla, ENKA Vakfı sponsorluğunda 31 Mayıs 2014 tarihinde yapılacak iki gösteri ile Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Müziklerini ünlü sanatçı Goran Bregovic’in hazırladığı, kostümlerini ise Polonyalı ünlü modacı Gosia Baczyńska’nın tasarladığı Bir Yaz Gecesi Rüyası, Dance Europe Magazine tarafından 2013’ün En İyi Prömiyeri ödülüne layık görüldü. Bünyesinde klasik baleden, ritmik jimnastiğe ya da sokak dansına kadar farklı alanlardan gelen dansçılar bulunduran Baltık Dans Tiyatrosu, son yıllarda sahneye koyduğu Bahar Ayini ve Shakespeare’in ünlü eseri Romeo ve Juliet ile eleştirmenlerden övgü topladı.

Radosław Palutkiewicz ile Dans Tiyatrosu Atölyesi 4 Şubat Salı-5 Şubat Çarşamba, ENKA

Radosław-Palutkiewicz1ENKA Kültür Sanat ve İstanbul Tiyatro Festivali ortaklığı ile Baltık Dans Tiyatrosu’nda solist dansçı ve Bir Yaz Gecesi Rüyası’nın baş dansçısı da olan Radosław Palutkiewicz, iki günlük bir atölye çalışması gerçekleştirmek üzere Şubat ayında İstanbul’a gelecek.

Ücretsiz olarak gerçekleştirilecek Radosław Palutkiewicz  Dans Tiyatrosu Atölyesi, 4 Şubat Salı ve 5 Şubat Çarşamba günlerinde 11.00-13.00 ile 15.00-18.00 saatleri arasında ENKA İbrahim Betil Oditoryumu’nda düzenlenecek. Sınırlı sayıda kapasiteye sahip atölye çalışmasına başvurular 20 Ocak Pazartesi gününe kadar enkasanat.org adresi üzerinden yapılabilir.

Baltık Dans Tiyatrosu’nun Bir Yaz Gecesi Rüyası adlı gösterisi, 2014 yılında Polonya ve Türkiye arasındaki diplomatik ilişkilerin kuruluşunun 600. yıldönümü kutlamaları için düzenlenecek kültürel etkinlikler kapsamında gerçekleştirilecek. Bu kutlamalar kapsamında 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde başka gösteriler de yer alacak. 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin detaylı programı Şubat ayında yapılacak basın toplantısıyla duyurulacak.

Bu yıl 71′inci kez düzenlenecek olan Altın Küre Ödülleri’nin adayları açıklandı. Hollywood Yabancı Basın Birliği (HFPA) adı altında 90 kadar yabancı basın üyesinin adayları ve kazananları belirlediği ve Oscar Ödülleri’nden sonra en görkemli törene ev sahipliği yapan Altın Küre Ödülleri 2014 aday listesinde ilk yorumlara göre pek sürpriz yok….

Altın-kure’12 Years a Slave’ ve ‘American Hustle’ 7’şer dalda adaylık kazanarak favoriler arasında başı çekiyor. Televizyonda ise beklendiği gibi ‘Breaking Bad’ en fazla adaylığı kazanan yapım…

Aday filmlerin listesi şöyle:

En İyi Film – Drama

12 Years a Slave

Captain Phillips

Gravity

Philomena

Rush

En İyi Erkek Oyuncu – Drama

Chiwetel Ejiofor (12 Years a Slave)

Idris Elba (Mandela: Long Walk to Freedom)

Tom Hanks (Captain Phillips)

Matthew McConaghey (Dallas Buyers Club)

Robert Redford (All Is Lost)

En İyi Kadın Oyuncu – Drama

Sandra Bullock (Gravity)

Cate Blanchett (Blue Jasmine)

Emma Thompson (Saving Mr. Banks)

Judi Dench (Philomena)

Kate Winslet (Labor Day)

En İyi Film – Komedi/Müzikal

American Hustle

Her

Inside Llewyn Davis

Nebraska

Wolf of Wall Street

En İyi Erkek Oyuncu – Komedi/Müzikal

Leonardo DiCaprio (The Wolf of Wall Street)

Bruce Dern (Nebraska)

Christian Bale (American Hustle)

Oscar Isaac (Inside Llewyn Davis)

Joaquin Phoenix (Her)

En İyi Kadın Oyuncu – Komedi/Müzikal

Meryl Streep (August: Osage County)

Amy Adams (American Hustle)

Julia Louis-Dreyfus (Enough Said)

Julie Delpy (Before Midnight)

Greta Gerwig (Frances Ha)

En İyi Yönetmen

Alfonso Cuaron (Gravity)

Paul Greengrass (Captain Phillips)

Steve McQueen (12 Years a Slave)

Alexander Payne (Nebraska)

David O. Russell (American Hustle)

En İyi Senaryo

“12 Years a Slave”

“American Hustle”

“Her

“Nebraska”

“Philomena”

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu

Jared Leto (Dallas Buyers Club)

Michael Fassbender (12 Years a Slave)

Bradley Cooper (American Hustle)

Barkhad Abdi (Captain Phillips)

Daniel Brühl (Rush)

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu

Sally Hawkins (Blue Jasmine)

Jennifer Lawrence (American Hustle)

Lupita Nyong’o (12 Years a Slave)

Julia Roberts (August: Osage County)

June Squibb (Nebraska)

En İyi Animasyon

“The Croods”

“Despicable Me 2″

“Frozen”

Yabancı Dilde En İyi Film

“Blue is the Warmest Color”

“The Great Beauty”

“The Hunt”

“The Past”

“The Wind Rises”

2006 yılında  Milli Eğitim Bakanlığının da sansür istediği, (Bakınız)Ressam Eugene Delacroix tarafından 1830’da yapılan ve Fransız devrimini anlatan “Halka Önderlik eden Hürriyet” isimli tablo, müzede bir ziyaretçi tarafından kısmen tahrip edildi. 

Fransız devrimini anlatan ve ülkenin sembollerinden biri olan tarihi tabloya, sergilendiği Louvre müzesinin Lens kentindeki binasında 28 yaşındaki bir ziyaretçi kadın üzerine yazdığı yazıyla zarar verdi.

Müze görevlileri tarafından gözaltına alınan kadının, ünlü tablonun üzerine, 30 santimetre uzunluğunda ve 6 santimetre genişliğinde “AE911” harf ve rakamlarını çizdiği ortaya çıktı. Genç kadın olayın ardından gözaltına alındı.

Louvre müzesinin, zarar gören tarihi tablonun eski haline getirilmesi için bir çalışma başlattığı bildirildi.

Bu arada, tablonun üzerine yazılan “AE911” ifadesinin, ABD Kongresi’ne 11 Eylül saldırılarıyla ilgili etkili ve bağımsız bir soruşturma açması talebinde bulunan ve şu ana kadar bin 768 mimar ve mühendis ile yaklaşık 16 bin vatandaşın imza attığı kampanyayı yürüten grubun adıyla aynı olması Fransız basınında yoğun ilgi görüyor.

Ünlü halk ozanı Aşık Veysel’in, Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde yenilenen müze evi, törenle açıldı.

Sivas Müze Müdürlüğü’nün, İsveç’in Stockholm kentindekiSynskadades Müzesi ile ortak yürüttüğü ”Müzeler Arası Kültür İttifakı Projesi” kapsamında teşhir ve tanzimi yenilenenmüze evinin açılışına, Şarkışla KaymakamıDavut Gül, Belediye Başkanı Kasım Gültekin,Sivas Müze Müdürü Ayşegül Canan Ortakçı, Aşık Veysel’in oğullarıAhmet ve Bahri Şatıroğlu, köy muhtarı Mustafa Özdamar ve bazıyetkililer ile yurttaşlar katıldı.

Kaymakam Gül, yaptığı konuşmada, Sivas Müze Müdürlüğü’ne yaptığı çalışmalardan dolayı teşekkür etti. Müze evin etrafındaki binaların önümüzdeki günlerde kamulaştırılacağını belirten Gül, ”İstimlak çalışmasıyla müzeyi daha görünür hale getireceğiz” dedi. Açılışın ardından Sivas Müze Müdürü Ortakçı, konuklara müzeyi gezdirdi. Müze ev hakkında bilgi veren Ortakçı, ek binanın bir süre sonra tamamlanarakyenilenen binayla birleştirileceğini söyledi.

Müzede engellilere yardımcı olacak düzenlemeler yapıldı
Müzede engellilere yardımcı olacak düzenlemeler yaptıklarını anlatan Ortakçı, görme engelliler için Braille alfabesiyle, müze ve Aşık Veysel’le ilgili bilgilerin yer aldığı 10 pano hazırlandığını belirtti. Duvarlara asılan bu panolardaki kabartma yazılara engellilerin dokunarak bilgi edineceğini ifade eden Ortakçı, işitme engelliler için de işaret diliyle”Aşık Veysel Belgeseli” hazırlandığını, yabancı konukların da İngilizce alt yazılı bu belgesel sayesinde Aşık Veysel hakkında bilgi sahibi olabileceğini söyledi. Bu belgeselin müzedeki televizyonlardaziyaretçilere gösterildiğini anlatan Ortakçı, ”Kimsenin engeli kalmasın, herkes her şeyden sonuna kadar faydalanabilsin” dedi.

Aşık Veysel’e armağan edilen saz müzede sergilenecek

Aşık Veysel’in küçük oğlu Bahri Şatıroğlu, 1968 yılında babasına Cemal Saygılı tarafından hediye edilen ve babasının da kendisine armağan ettiği sazı, müzede sergilenmek üzere Ayşegül Canan Ortakçı’ya teslim etti. Ahmet Şatıroğlu da müzenin yenilenmesindeemeği geçenlere teşekkür ederek, ”Şimdi tüm Türkiye, tüm dünya burayı izleyip, görecek, biz de sevineceğiz” dedi. Açılışa katılanlar, ozanın vefat ettiği odada bulunan, oturarak saz çalan ve elinde saz tutan, bal mumundan yapılmış iki Aşık Veysel heykeliyle hatıra fotoğrafı çektirdi.

Şarkışla ilçesine bağlı Sivrialan köyünde 1894’te dünyaya gelen ve küçük yaşta geçirdiği çiçek hastalığı nedeniyle kör olan Aşık Veysel’in yaşadığı ev, ozanın vefatının ardından Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca 1979 yılında kamulaştırılarak onarılmış, 1982 yılında da müze ev olarak hizmete açılmıştı.

Kaynak :[-]

Adana 13 Kare Sanat Festivali, 4-8 aralık tarihlerinde yapılacak. Festivalde fotoğraftan karikatüre, tiyatrodan edebiyata kadar bir çok alanda etkinlikler düzenlenecek.

Festivalle ilgili makamında bir toplantı düzenleyen Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, festivalin bu sene iki ana temasının olacağını vurguladı. Bunlardan ilkinin ‘Adana’yı Seviyorum’ sloganı ile Adanalıyı kucaklamak, ikincisinin ise 19. yüzyılda yasa dışı yollardan Adana’dan çıkarılmış olan Satsneferu Heykeli’ni şehre kazandırmak için kamuoyu oluşturmak olduğunu ifade eden Aldırmaz, ‘Satsneferu Heykelimizi geri istiyoruz’ adıyla imza kampanyası başlatılacağını da açıkladı.

Festival kapsamında Turhan Selçuk’un ‘Söz Çizginin’ adlı karikatür sergisinin Abidin Dino Parkı’nda açılacağını söyleyen Aldırmaz, aynı gün ‘Sanat Sevgidir’ yürüyüşü ile Genco Erkal’ın ‘İnsanlarım’ adlı oyununun sanatseverlerle buluşacağının altını çizdi.

Festivalin ilk gününde 75. Yıl Sanat Galerisi’nde Özcan Ağaoğlu’nun ‘İranabak’ adlı fotoğraf sergisi açılırken, Özcan Ağaoğlu ile Füruzan’ın imza etkinliği yapılacak. Aynı gün Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda Altın Oran Doğa Grubu’nun ‘Torosların Nadide Çiçekleri’ adlı gösterisinin ardından Genco Erkal, ‘İnsanlarım’ adlı oyunu sahneleyecek.

Festivalin ikinci gününde ise fotoğraf sanatçısı Sıtkı Fırat’ın ‘Türk Dünyasından İzler’ adlı sergisi sanatseverlerle buluşacak. Aynı gün Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi ‘Mevlana ve Mesnevilik’ konulu söyleşiye katılacak. Söyleşinin ardından ise Uluslararası Mevlana Vakfı Rumi Türk Musikisi Topluluğu tarafından konser verilecek.

Festivalin üçüncü günü ise Mehmet Baltacı anısına bölümünde Gültekin Çizgen’in sunumuyla İstanbul Fotoğraf Müzesi Koleksiyon Sergisi ile birlikte ‘Mehmet Baltacı’nın Bir Zamanlar İstanbul’ sergisi ve Altınoran Düşünce Sanat Platformu’nun fotoğraf sergileri açılacak. Bunun yanında ‘Ustalardan Sunumlar’ bölümünde İzzet Keribar’dan ‘Endülüs ve Valancia’, Sıtkı Fırat’tan ‘Sıladan Gurbete-Fotoğrafın Ardında 65 Yıl’, Ara Güler’den ‘Seçmeler’ adlı fotoğraf gösterileri ve söyleşiler yapılacak. Gültekin Çizgen ise ‘Gergedanlar İyi Fotoğraf Çekemez’ adlı kitabını imzalayacak.

Festivalin dördüncü günü 7 Aralık’ta ise Adana Kültür Sanat Merkezi’nde Mahmut Hazım Kısakürek sunumuyla ve Metin Bahçıvan moderatörlüğünde ‘Çocuk ve Tiyatro’ çalıştayı yapılacak. Aynı gün Ali Öz’ün ‘Tarlabaşı: Ayıp Şehir’ adlı fotoğraf sergisi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak. Serginin ardından Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Büyükşehir Belediye Tiyatro Salonu’nda konser verecek.

Etkinliklerin son gününde ise Mesut Dikel, İlham Enveroğlu ve Ömer Tayfur Öztürk’ün hat, minyatür, resim ve heykel sergisi Büyükşehir Belediyesi Fuayesinde açılacak. Altın Kamera Fotoğraf Yarışması ödül töreni ve sergisi ise AFAD’ın Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde yapılacak. Aynı gün ‘Mısırlı Hemşire Sansneferu Heykeli’ni Geri İstiyoruz’ konulu imza kampanyası başlatılacak.

Bu arada, etkinlikler kapsamında Orhan Kemal’iin oğlu Işık Öğütçü, okullarda babasının yaşamı ve edebiyatını anlatacak.

 Kaynak :[-]

Bağımsız film kanalının tanıtımı için İstanbul’a gelen Robert Redford: Türkiye’de canlı bir sanat çevresi var, burası bize uygun bir ülke.

Dünyaca ünlü Amerikalı oyuncu Robert Redford, kurucusu olduğu bağımsız film ve belgesel kanalı ‘Sundance Channel’ın Türkiye lansmanı için dün Four Seasons Otel’de basın toplantısı düzenledi. Toplantıya Redford ile Digiturk Kurumsal İletişim Direktörü Murat Yağcı, Digiturk İçerik ve Alımlar Direktörü Esra Özaral Altop ve AMC/ Sundance Channel Global Başkanı Bruce Tuchman katıldı. Soruları yanıtlayan Redford şunları söyledi:

Türkiye‘ye ve İstanbul’a ilk kez geliyorum. Çok heyecanlıyım. İki yıl önce Esra Özaral ile tanıştım. Kendisi bizi Türkiye‘ye davet etti, ben de “Kanalı Türkiye‘ye götürürseniz gelirim” dedim ve bugün burdayım.

‘Sundance’ projesine 1980’de başladık. Amacımız yeni sanatçılara ve seslere yardımcı olmaktı. Bağımsız filmleri ve belgeselleri destekleyebiliriz diye düşündük. Kanalda deneyimli kişiler bir araya geliyor ve yeni yeteneklerin gelişmesine yardım ediyoruz. Kanalın temellerini, benim de yaşadığım yer olan Utah’ta attık. Birkaç yıl önce de Türkiye‘de ‘Senaristler Laborotuvarı’nı kurduk. ‘Sundance’tan önce, bu oluşum Türkiye‘ye gelmişti.

İYİ Kİ GELDİM!

Türkiye‘ye bugüne kadar gelemedim, bir şekilde olmadı. 18 yaşında seyahat etmeye başladım. Gençken param yoktu ve otostop yapıyordum. Sonra aile kurdum ve seyahate fırsatım olmadı. Ardından ‘Sundance’ için seyahat etmeye başladım ve 25 ülkeye gittik. Türkiye‘ye gelmemem için başka bir neden yoktu, iyi ki geldim.

Kanalımızın yayın yapacağı ülkeleri seçerken çok katı kurallarımız yok. Bizim o ülkeye ne vermek istediğimiz önemli. O ülkenin sanatçılarına katkı sağlamak istiyoruz. Türkiye‘de canlı bir sanat çevresi var. Bizim için uygun bir ülke. Biz, çalışmaları alıp çok geniş izleyici kitlesine sunuyoruz.

Kaynak :[-]

 

13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali Sanat Yönetmeni Fazıl Say, “Klasik müzik, caz müzik gibi çeşitli alanlarda yüksek kaliteli, dünya çapındaki sanatçıları Türkiye’ye, Antalya’ya getirmek istiyoruz, bu da dünya festivalinin programıdır” dedi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen ve sanat yönetmenliğini Fazıl Say’ın yaptığı 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nin açılışı için Antalya Kültür Merkezi’nde basın toplantısı düzenlendi.

Fazıl Say, toplantıda yaptığı konuşmada, ilk yıllarda festivali Antalya halkıyla, kentiyle kucaklaşan bir festival olarak hayal ettiklerini, gelinen noktaya bakıldığında hayal edilen noktaya ulaşıldığını söyledi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi’nin desteğine teşekkür eden Say, “Klasik müzik, caz müzik gibi çeşitli alanlarda yüksek kaliteli, dünya çapındaki sanatçıları Türkiye’ye, Antalya’ya getirmek istiyoruz, bu da dünya festivalinin programıdır. Buradaki sanatçılar dünyanın her yerinde, festivallerde yer alan sanatçılardır” diye konuştu.

Festivalin açılışına kendi eseri olan ve bu yıl bestelediği “Mezopotamya” başlıklı senfonisi ile başlayacağını dile getiren Say, senfoninin 10 bölümlü bir eser olduğunu, 50 dakika sürdüğünü kaydetti.

Senfoninin Antalya’da ilk kez yorumlanacağını ifade eden Say, “Ortadoğu ağıtı, dramı olarak düşündüm, kurguladım. Mezopotamya, günümüz ve tarihsel bakımını kapsayan bir eser” dedi.

Bir gazetecinin “Son günlerde sizin de dahil olduğunuz tartışmalarla ilgili ne söyleyeceksiniz-” sorusunu Say, “Tartışmalara girmek istemiyorum, tartışmaların festivalin önüne geçmesini istemiyorum” şeklinde cevapladı.

Büyükşehir Belediye Başkanı Mustafa Akaydın da festivalin “Şehirde müzik var” sloganıyla gerçekleştirildiğini, 8 Aralık’a kadar sanatseverlere eşsiz müzik keyfi yaşatılacağını bildirdi. Akaydın, festivalde çok önemli sanatçıların yer aldığını ifade etti.

Fazıl Say’ın dahil olduğu tartışmalara değinen Akaydın, şunları söyledi:

“Geçen yıl yaşadığı, uygar bir ülkede yaşanmaması gereken olaylar ve yargısal facialar nedeniyle Türk halkını temsilen Antalya halkı adına, ülkem adına özür diliyorum. Bu yaşananlardan dolayı utanç duyuyorum. Ama Antalya halkı için Fazıl Say çok önemli bir sanatçıdır. Bu vesileyle ciddi ızdıraplardan dolayı acılarını, hüzünlerini paylaştığımızı ifade etmek isterim.”

Orkestra Şefi Gürer Aykal, bir festivalin düzenlenmesinin zor olduğunu, böyle bir festivalin halka indirgenmesinin ise daha önemli olduğunu kaydetti.

Toplantıya festivalin sponsorluğunu yapan Doğuş Otomotiv temsilcisi Çağrı Öztaş da katıldı.

Toplantı sonrası akşam gerçekleştirilecek “Ovada iki çocuk”, “Dicle’, “Ölüm kültürü üzerine”, “Melodram”, “Ay”, “Güneş”, “Kurşun”, “Fırat”, “Savaş üzerine”, “Mezopotamya Türküsü” başlıklı on farklı bölümden oluşan senfoninin provası yapıldı.

Festival, bugün 20.00’de Antalya Kültür Merkezi’nde Fazıl Say’ın bestelediği “Mezopotamya” senfonisinin seslendirilmesiyle başlayacak, 8 Aralık’a kadar devam edecek.

Kaynak :[-]