Şunun için etiket arşivi: Bale

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Kadıköy Süreyya Operası’nda sahnelediği “Hurrem Sultan” seyircilerden büyük ilgi görerek kapalı gişe oynadı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun en uzun süre tahtta kalan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Hurrem Sultan’a duyduğu aşkı ve o dönemi anlatan ”Muhteşem Yüzyıl” dizisi gibi ”Hurrem Sultan”ınbalesi de seyircilerden yoğun ilgi gördü. Kadıköy Süreyya Operası’nda ekim ayında 5 temsille sanatseverlerle buluşan ”Hurrem Sultan” balesi, mayıs ayında tekrar sahnelenecek.

İlk defa 1977’de bale sanatının duayenlerinden Oytun Turfanda’nın koreografisi ve Nevit Kodallı’nın bestesiyle Ankara Devlet Balesi tarafından sergilenen ”Hurrem Sultan” balesi, 35 yıl aradan sonra Deniz Olgay Yamanus ve Oktay Keresteci’nin sahnelemesi ile İstanbul seyircisinin karşısına çıktı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi, geçen sezon ilk gösterimi yapılan ”Hurrem Sultan” balesini, Oytun Turfanda’nın 10. ölüm yıl dönümü anısına yeniden seyirciyle buluşturdu. Balenin, bu ay Kadıköy Süreyya Operası’nda gerçekleştirilen 5 temsili de kapalı gişe oynadı. Türk balesinin yapı taşlarından olan ”Hurrem Sultan” balesini sahneye koyan Deniz Olgay Yamanus, okul arkadaşı olan ve uzun yıllar birlikte çalıştığı Oytun Turfanda’nın eserlerinin varisi olduğunu belirtti.

“Hurrem Sultan” balesinin, ilk defa iki perdelik, Türk koreograf tarafından sahnelenen bir eser olduğunu belirten Yamanus, eserin bestecisi ile birlikte yapıldığını, var olan bir müziğin üzerine bale yapılmadığını anlattı. Eserin oluşturulmasının 4 sene sürdüğünü kaydeden Yamanus, “Şu andaki orkestra şefi de merhum Nevin Kodallı’nın oğlu. Eseri, çocukları ve arkadaşları devam ettiriyor” dedi.

Atatürk Kültür Merkezi’nin restorasyona alınmasının ardından eserleri biraz daha küçük olan Süreyya Operası’nda sahnelemeye başladıklarını anlatan Yamanus, ”Bu nedenle eserleri orkestrasız, banttan oynuyoruz. Ama bu eserin banttan oynanmasını istemedim ve ilk kez cesaret edip orkestra ile oynamaya karar verdik” dedi. ‘

”Hurrem Sultan”ın İstanbul’da ilk 1990 yılında sahnelendiğini belirten Yamanus, bu dönemde Kanuni Sultan Süleyman dönemini konu alan ”Muhteşem Yüzyıl” dizisinin de yayında olmasının avantajını yaşadıklarını belirtti. Balenin sadece Süreyya Operası’nda sahnelendiğini anlatan Yamanus, ”En büyük hayalim, balenin Topkapı Sarayı’nda oynamasıdır. Geçen sene girişimlerde bulunduk ama bazı nedenlerde oynayamadık ama bu yıl oynamayı düşünüyoruz” ifadesini kullandı. Yamanus, eserin mayıs ayında tekrar sahneleneceğini bildirdi.

Kaynak

İstanbul Fransız Kültür Merkezi, koreografik yaratıcılığa ve dans dünyasına adanmış üç sıradışı filmi izleyicilerle buluşturuyor.

Dans ve sinemayı buluşturan bu etkinlik Fransız Kültür Merkezi’nde ücretsiz olarak izlenebilir.

PAMUK PRENSES

Yönetmen: Angelin Preljocaj
16 Ekim Salı, 19.00 ve 17 Ekim Çarşamba, 17.00

Dünyaca ünlü Fransız koreograf Angelin Preljocaj, 2008’de kendi “Pamuk Prenses ” (Blanche Neige) versiyonu için topluluğunun 26 dansçısını Gustav Mahler’in en güzel senfonilerinden biri için biraraya getirir. Kostümler Jean Paul Gautier, dekor ise Thierry Leproust imzalı. “Pamuk Prenses” ile Preljocaj büyüleyici ve sihirli bir gösteriyi sahneye koyarak bugüne kadar 25 ülkede 150 bin kişinin izlediği ailece izlenebilen çağdaş bir baleye imza atıyor.

LA FONTAINE TARZI MASALLAR

Yönetmen: Marie-Hélène Rebois
16 Ekim Salı, 17.00 ve 17 Ekim Çarşamba, 19.00

Bu film 13 dakikalık dört programda Jean de la Fontaine’in dans ile yorumlanan dört masalını bir araya getiriyor : « Ağustos Böceği ve Karınca » (koreografi : Herman Diephuis), « Şehir faresi ile Tarla Faresi » (koreografi : Dominique Rebaud), « Balıkçıl Kuşu » (koreografi : Satchie Noro ve Alain Rigout) ve « Meşe ile Saz » (koreografi : Mourad Merzouki-Kafig). Hayal gücü ve şiir coşkuyla biraraya gelerek izleyiciyi hip hop’tan klasiğe uzanan çoklu bir estetik büyü ile içine alıyor.

DANS, PARİS OPERA BALESİ

Yönetmen: Frederick Wiseman
18 Ekim Perşembe, 17.00

Belgesel sinemanın öncülerinden Amerikalı sinemacı, Frederick Wiseman kamerasını 12 hafta süresince Paris Operası’nın kalbine yerleştirdi. Dikim atölyelerinden yıldızların parladığı gösterilere, film izleyicisini bu saygın kurumun kulislerinde yolculuğa çıkararak sıradışı gösterilere hayat verenlerin günlük çalışmalarını sunuyor.

Kaynak : [-]

22. Akbank Caz Festivali, ”The Three Ladies of Blues”un 3 Ekim’de Babylon’da vereceği açılış konseriyle başlayacak

Caz tutkunlarının her yıl merakla beklediği, Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden 22. Akbank Caz Festivali, ”The Three Ladies of Blues”un 3 Ekim’de Babylon’da vereceği açılış konseriyle başlayacak.

Dopdolu bir programla 3-21 Ekim tarihleri arasındasanatseverlerle buluşacak festival, dünyaca ünlü cazsanatçılarını Türkiye’de ağırlarken, yetenekli genç müzisyenlere de performanslarını sergileme imkanı sunacak.

Festival kapsamında 3 Ekim’de ”The Snow Owl 5tet” Akbank Sanat’ta, ”Nik Bartsch’s Ronin” ise 4 Ekim’de Babylon’da konser verecek.

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), yeni sezonu 29 Eylül’de Aya İrini Müzesi’nde 200. doğum yılı dolayısıyla Giuseppe Verdi’ye ayrılan konserle açacak.

Konserde, ”Nabucco” operasıyla hayata dönen Giuseppe Verdi’nin, çıraklık, kalfalık ve ustalık dönemlerine ait eserleri seslendirilecek. İtalyan şef Gianluca Bianchi’nin orkestrayı, Gökçen Koray’ın koroyu yöneteceği konserde, İDOB solistlerinin yanı sıra İstanbul dışından konuk sanatçılar da yer alacak.

Dünyada izlenme rekorları kıran ”Açlık Oyunları” filminin başrol oyuncularından Lenny Kravitz, 4 Ekim’de Turkcell Kuruçeşme Arena’da sevenlerinin karşısına çıkacak.

”En iyi erkek rock vokal performansı” dalında 4 yıl üst üste Grammy kazanan ve dünya çapında 20 milyon albüm satışına ulaşan Kravitz, 2008’den sonra 2. kez geleceği İstanbul’da hayranlarına unutulmaz bir gece yaşatacak.

İstanbul’un ilk şehir temalı festivali olan ”Urban Festival İstanbul 2012”, 30 Eylül’de Küçükçiftlik Park’ta Kuzey Avrupa müziğinin önemli temsilcilerinden Röyksopp ile Danimarkalı elektronik müziksanatçısı Trentemoller’i aynı sahnede buluşturacak.

Festivalde performans gösterecek sanatçılar arasında Mehmet Garan, Low Earth, Doğan Aktay, Altan Balgır, Yeşim Unan ve Tufan Demir de yer alıyor.

Ferhat Göçer, yarın ”Symphonie D’orient” projesiyle Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde hayranlarıyla buluşacak.

Göçer, konserde yeni albümünden ve klasikleşmiş repertuvarından seçtiği şarkıların yanı sıra Amy Winehouse, Sting, Adele, Pink Floyd coverlarını Metropol Senfoni Orkestrası’na etnik tınılarıyla eşlik edecek olan İstanbul Strings eşliğinde yorumlayacak.

Şevval Sam, 29 Eylül’de Harbiye Cemil Topuzlu Açıkhava Sahnesi’nde, aynı gün Levent Yüksel Jolly Joker Beyoğlu’nda sahne alacak.

Avrupa’nın en iyi konser gruplarından biri kabul edilen Moonspell, 5 yıl aradan sonra 30 Eylül’de ”2012 Venue”de Türkiye’deki 3. konserini verecek. Bu yıl 20. yılını kutlayan Moonspell, ilk büyük çıkışını 1996 yılında ”Irelligious” isimli 2. albümüyle yaptı.

FİLMEKİMİ YARIN BAŞLIYOR

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) daha önce 29 Eylül’de başlayacağını duyurduğu Filmekimi, yoğun talep üzerine yarın başlayacak.

Bu yıl 11’incisi düzenlenen Filmekimi kapsamında yarın Atlas Sineması’nda ”Düşler Diyarı”, ”Havana’da 7 Gün”, ”No”, ”Acı” ve ”Aşk”, Beyoğlu Sineması’nda ”Sevmek Gibi”, ”Meleklerin Payı”, ”Aşk” ve ”Tepelerin Ardında” ile Nişantaşı City’s’de ”Onur Savaşı” ve ”Hayalimdeki Aşk” isimli fimler izlenebilecek.

ŞEHİR TİYATROLARI PERDELERİNİ 3 EKİM’DE AÇIYOR

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları perdelerini 3 Ekim’de açacak.

Şehir Tiyatroları’nda bu hafta, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde ”Ateşli Sabır”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Zırhlı Kurt (Kösem Sultan ile Avcı Mehmed)”, Üsküdar Müsahipzade Celal Sahnesi’nde ”Arka Bahçe”, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Doğum Günü Partisi”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Sevgili Doktor”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde ”Vişne Bahçesi”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” adlı oyunlar sahnelenecek.

Philip Ridley’in yazdığı, Sami Berat Marçalı’nın yönettiği mahalle baskısının bireylerdeki psikolojik ve fizyolojik sonuçlarını sorgulandığı ”Uğrak Yeri” adlı oyun, yarın Craft Tiyatro’da sergilenecek.

Sami Berat Marçalı’nın yazıp yönettiği ”Yalnızlar Kulübü” adlı oyun yarın İkinci Kat’ta izlenebilecek. Hasibe Eren, Heves Duygu Tüzün, Tevfik Şahin, Bedir Bedir, Pınar Çağlar Gençtürk ve Güçlü Yalçıner’ın rol aldığı oyun, günümüz insanının sosyalleşme problemine değiniyor.

Neil Labute’nin kaleme aldığı ve Çağ Çalışkur’un yönetmenliğini yaptığı ”Kayıp” adlı oyun, 29 Eylül’de Craft Tiyatro’da izleyiciyle buluşacak. Şenay Gürler ve Deniz Karaoğlu’nun rol aldığı oyun, başkalarının yaşadığı felaketler, birilerinin acıları, dünyanın öbür ucundaki savaşlar, bombalanmalar, ”öteki olanlar”ın maruz kaldığı doğal afetler gibi konularda duyarsızlık, ben merkezcilik ve mağduriyet hikayesi anlatılıyor.

Metin Zakoğlu Cafe Theatre’da 30 Eylül’de ”Godot Öldü mü?” adlı oyun sergilenecek. Oyunda, birbirini hiç tanımayan iki adamın bir tiyatro sahnesinde amaçsızsa bekleyişleri sırasında yaşadıkları olaylar anlatılıyor.

SERGİ

BAE Kültür, Gençlik ve Toplumsal Kalkınma Bakanlığı, ”BAE Kültür Günleri” kapsamında hat ve tezhipsanatının nadide örneklerinin sergilendiği ”El-Bürde” ve Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un hususi koleksiyonundan ”Süvarinin Rüyası” adlı sergileri sanatseverlerle buluşturacak.

BAE Kültür, Gençlik ve Toplumsal Kalkınma Bakanlığı’nın Hz. Muhammed’in doğum yıl dönümü dolayısıyla her yıl düzenlediği ”El Bürde” yarışmalarında dereceye giren eserlerden oluşan ”El Bürde Sergisi”nde, 70 civarında eser yer alacak.

Hat tarihçisi ve uzmanı Prof. Dr. Uğur Derman, hattat Mehmed Özçay ve müzehhib Necati Sancaktutan’ın Türkiye’yi jüri üyesi olarak temsil ettikleri yarışmalarda ödül alan eserler, Türkiye’de ilk defa sergilenecek.

Sergi, Dolmabahçe Sanat Galerisi’nde 1-14 Ekim tarihleri arasında ziyaret edilebilecek.

BAE Kültür Günleri kapsamında, 1-10 Ekim tarihleri arasında İstinye Park’ta sergilenecek ikinci sergi ise Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un hususi koleksiyonundan ”Süvarinin Rüyası” olacak. Serginin konusunu BAE Devlet Başkan Yardımcısı, Başbakanı ve Dubai Emiri Şeyh Muhammed Bin Raşid Al Mektum’un ”Metalib” isimli kasidesi oluşturacak.

Konularını daha çok Anadolu coğrafyasına özgü yöresel kadın başlıkları ve kırsal kesim yaşamından kesitler alarak oluşturan ve kendine has üslubuyla İstanbul görünümlerini tuvaline aktaran Remzi İren’in resim sergisi, 2 Ekim’de Galeri Oda’da açılacak.

İren’in, son dönemlerde yaptığı güvercin temalı resimlerini sevenleriyle paylaşacağı sergi, 2 Kasım’a kadar ziyaret edilebilecek.

SAHNE SANATLARI

Dünyaca ünlü gösteri topluluğu Cirque Du Soleil, ”Alegria” şovuyla yarın, 29 ve 30 Eylül Ülker Arena’da, 2, 3 ve 4 Ekim tarihlerinde Ora Arena’da sahne alacak.

İspanyolca’da neşe, gurur ve coşku anlamına gelen Alegria ekibi, 15 ülkeden 55 sanatçı ve müzisyenden oluşuyor. Şov, barok ve opera tarzı, gösterişli kostümleri, canlı müziği ve her ayrıntısı düşünülerek hazırlanmış sahnesiyle, atletik ve artistiğin göz kamaştıran uyumunu gözler önüne seriyor.

Şovda, tüm duyulara hitap eden senkronize trapezcilerin yerden 12 metre yükseklikte kurulan barların üzerinde gerçekleştirilen performansları, kıvrak alevli bıçak dansı, inanılmaz yüksekliklerde ve hızda sergilenen jimnastik ve cambazlık gösterileri gibi nefes kesici akrobatik etkinlikler sunuluyor.

”Disney Live Mickey’nin Müzik Festivali”, yarın, 29 ve 30 Eylül tarihlerinde Trump Towers Mall’da çocuklarla buluşacak.

Koreografisi Madonna’nın koreografı tarafından yapılan ve dünyada izlenme rekorları kıran gösteride, Mickey Mouse ve dostları, izleyenleri, ışıltılı kostümler, hareketli ve yüksek enerjili şarkılarla dans ederek eğlendiriyor.

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB) 2012-2013 sanat yılı sezonunu açmaya hazırlanıyor. Sezonun ilk etkinliği Prof. Rengim Gökmen yönetimindeki “Carmina Burana” adlı sahne kantatıyla gerçekleştirilecek.

MDOB’tan yapılan açıklamaya göre, yeni sanat yılının perdeleri “Carmina Burana” adlı sahne kantatı ile açılıyor. Prof. Rengim Gökmen yönetiminde gerçekleşecek konser, 3 Ekim Çarşamba günü Mersin Marina AVM Amfitiyatrosu’nda ücretsiz olarak seslendirilecek.

Carl Orff’un ölümsüz eseri “Carmina Burana”, aynı zamanda Devlet Opera ve Balesi Genel Müdür ve Genel Sanat Yönetmenliğini de yapan Prof. Rengim Gökmen yönetiminde seslendirilecek.

MDOB Orkestrası ve korosunca seslendirilecek olan konserde Devlet Opera ve Balesi’nin solistleri Ezgi Yıldırım (soprano), Erdem Erdoğan (tenor) ve Orhan Yıldız (bariton) görev alacak.

Açıklamada görüşlerine yer verilen MDOB Müdür ve Sanat Yönetmeni Erdoğan Şanal, MDOB’un 20. kuruluş yılına hazırlandıkları 2012-2013 sanat sezonunda, Prof. Rengim Gökmen ile sahneye çıkacak olmanın mutluluğunu yaşadıklarını belirterek, tüm Mersinlileri konsere davet etti.

 

Kaynak: [-]

Bugün başlayacak Avignon Tiyatro Festivali bu yıl 66.yaşına basarken aynı zamanda kurucusu Jean Vilar’ın da 100. Yaşını kutlayacak.

Avignon: Fransa’nın Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinde Vaucluse departmaninda, Rhône Nehri’nin kıyısında bulunan şehir

 Dünyanın en saygın ve büyük tiyatro festivallerinden 7-28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecekAvignon Tiyatro Festivali 66. yaşında şenliğin kurucusu tiyatro yönetmen ve oyuncusu Jean Vilar’ın (1912-1971) Yüzüncü yaşını da anacak. 2004 yılında başlayan ortak yönetici (*) uygulamasının bu seneki kişiliği İngiliz rejisör, tiyatro ve sinema oyuncusu Simon McBurney(1957 – Cambridge). Fransız ve dünya tiyatrosunun önemli kişiliklerinden Vilar’ın (özellikle de direnişçi şair René Char 1907-1988) bir avuç arkadaşıyla 1947 yılında başlattığı sanat ve

sanatçıyla seyirciyi yakınlaştırmak, sanatların anası tiyatroyu yalnızca ayrıcalıklı bir azınlığın eğlence aracı olmaktan çıkartıp kitlelerle buluşturmak girişimi sağlam adımlarla yürüyüşünü sürüdürüyor. Bu amaç zaman zaman dans, sirk gibi farklı alanlara açılan festivale yelpazesini genişleterek deneysel, öncü ve ilerici nitelikteki eserler ve yorumlar kazandırma olanağını da sağladı. Sergi, konferans, film gibi faaliyetlerle hatırlanan Vilar’a en büyük saygı ve katkı İngiliz yönetmen McBurney’in festivale daha ziyade metinsel yani tiyatro eserler seçmesiyle geldi. AyrıcaKompleXKapharnaüM isimli bir kolektif Jean Vilar’a özel, çok yönlü bir “Kamu Meydanı” başlıklı ‘olay’ bir gösteri sunacak.

“In” Tiyatro zengini
Resmi, “In” programında yer alan 53 eser 330 sefer sahnelenecek. Festival 7 Temmuz akşamı, her zaman olduğu gibi Avignon Papalar Sarayı Şeref Avlusu’nda Simon McBurney’in topluluğu “Complicite”nin yorumladığı

Kerem Gelebek

tanınmış Rus yazar Mihail Bulgakov’un (1891-1940) “Usta ve Margarita” klasiğiyle açılacak. McBurney’in sürprizleri arasında dünyaca ünlü edip, kültür ve eylem adamı John Berger de var. Berger Juliette Binoche ve McBurney eşliğinde “A’dan X’e” ve eşi Katya Berger eşliğinde de “Uyuyor musun?” başlıklı metin ve mektuplarını okuyacak. Arthur Nauzyciel Çehov, Stéphane Braunschweig Pirandello, Katie Mitchel Sebald, Thomas Ostermeier İbsen gibi klasik oyun ve metinlerin özgün yorumlarıyla has tiyatroseverleri sevindirirken Christophe Martaler, Sophie Call, Suzanne Andrade-Paul Barritt, Fanny Bouyagui, Nicolas Stemann, Christophe Honoré, Steven Cohen, Romeo Castelluccitiyatronun sınırlarını zorlayan yaratılarıyla Avignon’un değişik işlev misyonlarını da yerine getirmiş olacaklar. Sidi Larbi Cherkaoui, Olivier Dubois, Josej Nadj, Nacera Belaza gibi koreograf ve dansçılar şenliğin yöneticileri Hortense Archambaultve Vincent Baudriller’in fetiş tercihi dansın da ihmal edilmediğini kanıtlıyacaklar. Festivalde nadir rastlanan bir sürpriz gösteri de koreografisini Christian Rizzo’nun yaptığı orijinal başlığıyla “Sakınan Göze Çöp Batar” şeklinde programa giren Türk dançıKerem Gelebek’in tek başına yorumladığı bir göç ve sürgün şiirsel baleyle yaşanacak.

“In” programını geçen yıl yüzde 94 doluluk oranıyla 130 bin biletli seyirci izlemişti.

OFF yine yüklü
Bir de bu işin “Off”u var. “Off” demek resmi “In” gösterilerinin dışında kalan her türlü programlı gösteriler demek. Piyesler, okumalar, sokak gösterileri; kukla, dans, müzik, sirk… “Off”da öngörülen 1161 gösteri her yaştan, her çağdan, her soydan ve boydan ilgili ilgisiz seyirciye, Avignon ziyaretçilerine hitap ediyor. 114’ü Fransa dışında, 25 ayrı ülkeden toplam 975 topluluk, yaklaşık 6000 oyuncu-sanatçı 104 ayrı mekânda bu benzersiz kenti muhteşem ve dev bir sahneye çeviriyor. “Off”un Off’larını katarsak Avignon neredeyse her biri 24 saat süren 22 gün süresince tiyatroyu taçlandırıyor, dünyayı şenlendiriyor. Geçen yıl 1,3

 

Festivalin daha önceki yıllarda ağırladığı ortak festival yöneticileri şöyle: milyon kişinin izlediği “Off” programı bu yıl 1,4 milyon seyirci bekliyor.
…………………………………………………………………..

Thomas Ostermeier (2004), Jan Fabre (2005), Josef Nadj (2006), Frédéric Fisbach (2007),Valérie Dréville ve Romeo Castellucci (2008), Wajdi Mouawad (2009), Olivier Cadiot veChristoph Marthaler (2010) ve Boris Charmatz (2011)

 

Kaynak : [-]

Dünyanın en eski klasik müzik topluluğu, 26’ncı İzmir Kültür ve Sanat Festivali kapsamında 10 Temmuz Salı akşamı Efes Antik Kenti’nde müzik tutkunlarıyla buluşacak. Müzisyenlerle bin 600 seyircinin birlikte seyahat ettikleri bu organizasyon Türkiye’de bir ilk olacak.

DÜNYANIN en eski klasik müzik topluluklarından, 160 yıllık Viyana Filarmoni Orkestrası, 10 Temmuz Salı günü, dünyanın dört bir yanından tam bin 600 seyircisiyle birlikte İzmir’e geliyor. Ünlü orkestranın Efes Antik Kenti’nde vereceği konserin biletleri yaklaşık iki ay önce satışa çıktığı gün, birkaç saatte tükendi.
Viyana Filarmoni, klasik müzik tutkunları için düzenlenen deniz ve müzik programı kapsamında lüks yolcu gemisiyle Kuşadası’na gelerek 26’ncı İzmir Kültür ve Sanat Festivali’ne katılacak. Müzisyenlerle seyircilerin birlikte seyahat ettikleri Mein Schiff 1 adlı yüzen sarayın “Akdeniz’de Bir Liman” adlı seyahat programında İstanbul, Malta ve Atina da var. Yolcular, geminin uğradığı her limanda hem konserleri izleyecek hem de o kenti gezme imkanı bulacak. Böylece konserlerin verildiği kentler tanıtım için müthiş bir fırsat yakalayacak.

5-16 bin dolar
Aralarında Grammy ödüllü sanatçıların da bulunduğu orkestra üyeleriyle birlikte aynı gemide seyahat etmenin ve düzenlenen etkinliklere katılabilmenin bedeli hayli yüksek. Müzikseverler bir haftalık programa kalacakları kamaraya göre 5-16 bin bin dolar arasında ücret ödüyor. Toplam 670 kamara, 9 restoran, 11 bar, yüzme havuzları, SPA, fitness gibi lüks servislerin bulunduğu gemide 780 personel görev yapıyor.
Bu yıl üçüncü kez gemiyle konser turuna çıkacak olan Viyana Filarmoni Orkestrası, tur boyunca Schubert, Beethoven, Haydn ve Mozart’ın eserlerini seslendirecek. Efes Agora’da kurulacak sahnede verilecek etkinlikte dünyanın önde gelen şeflerinden Herbert Blomstedt yönetimindeki orkestra, Schubert’in 7 no’lu Senfonisi ve Bitmemiş Senfoni olarak da bilinen 8 no’lu Senfonisi’ni seslendirecek.

İzmirlilere yer kalmadı

Aralarında Grammy ödüllü sanatçıların da bulunduğu orkestranın vereceği konserin biletleri iki ay önce satışa çıktığı gün tükendi. Bakımda olan yaklaşık 24 bin kişilik antik tiyatro bu yıl da konserlere açılamadığıdan organizasyon antik kentin Agora bölümünde kurulacak sahnede gerçekleşecek. Ancak buranın da kapasitesi yaklaşık bin 750 kişiyle sınırlı olduğundan ancak Uluslararası İzmirKültür ve Sanat Festivali Kulübü üyesi ve ödedikleri aidatlar nedeniyle kontenjanları olanlar izleyebilecek.

Her limandabir konser

Geminin programında; İstanbul, Malta ve Atina da var. Yolcular, yüzen sarayın uğradığı her limanda hem konserleri izleyecek hem de o kenti gezme fırsatı bulacak. Bir haftalık turun fiyatları, 5-16 bin dolar arasında değişiyor
Viyana Filarmoni, çıktığı deniz ve müzik turunda Mein Schiff 1 adlı lüks yolcu gemisiyle Kuşadası’na demirleyecek, Uluslararası İzmirFestivali kapsamında konser verecek.

Sırada “Büyülü Bale” var 
Uluslararası İzmir Kültür ve Sanat Festivali çok özel bir topluluğu da 13 Temmuz’da ağırlayacak. Bu yıl 50’nci yılını kutlayan dünyaca ünlü Hollanda Ulusal Balesi, Türkiye’ye ilk kez gelecek. Grup, “Büyülü Bale” olarak da bilinen Giselle’i Fuar Açıkhava Tiyatrosu’nda sahneleyecek. 170 yıldır sergilendiği halde salonları ağzına kadar dolduran gösteriyi Hollanda Ulusal Bale Topluluğu’nun sergileyecek olmasının özel bir önem taşıdığı bildirildi.

Kaynak :[-]

 

19 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek festivalde 7’den 70’e herkes “Opera” diyecek…

Türk ve dünya operalarının seçkin yapıtlarını, görsel bir şölende sanatseverlerle buluşturacak olan 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali, 7 Temmuz’da kapılarını açıyor. Festival biletleri ise www.mybilet.com adresinde ve MyBilet kiosklarında satışa çıktı.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali, 7 – 19 Temmuz 2012 tarihlerinde İstanbul’un büyülü atmosferinde önemli prodüksiyonlara ev sahipliği yapacak.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Başrejisörü Yekta Kara’nın Sanat Yönetmenliğinde organize edilen festival, 2012 Temmuz ayı boyunca, beş opera prodüksiyonu ve bir Gala Konserin yer aldığı 10 temsille Türk ve Osmanlı dünyasının kapılarını açarak sanatseverlere unutulmaz anlar yaşatacak. Ankara, İstanbul, İzmir,Antalya ve Samsun Devlet Opera ve Balesi yapımlarının yanı sıra festivalin bu seneki sürprizi, dünyaca ünlü Arjantinli tenor Jose Cura olacak.

Festivalin 7 Temmuz’daki açılış temsili, W.A.Mozart’ın operalarından bir başyapıt örneği “Don Giovanni” operası ile gerçekleşecek. Ankara DOB tarafından Yekta Kara’nın rejisi ile sahnelenecek eser, İstanbul’un modern yüzü Haliç Kongre Merkezi’nde izleyici ile buluşacak.

İlk yıldan itibaren festivalin vazgeçilmezi, Viyanalı ünlü besteci W. A. Mozart’ın, Osmanlı İmparatorluğu’nun parlak dönemlerinden bir hikaye sunduğu “Saraydan Kız Kaçırma” operası ise doğal mekanı içinde, ardı ardına üç gün, Topkapı Sarayı’nda, Samsun DOB tarafından sahnelenecek.

İzmir DOB’un, padişahların evi Topkapı Sarayı’nda sahneleyeceği, besteci Okan Demiriş imzalı, “IV. Murat” operası; Osmanlı padişahları arasında en korkusuz, en güçlü ve bir o kadar da eğitimli ve ince ruhlu Sultan Dördüncü Murat’ın trajik hayatının anlatıldığı, belleklerden silinmeyecek bir prodüksiyonla sanatseverlerin karşısına çıkacak.

İstanbul DOB’un sahneleyeceği ve Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’in Timur Han’la olan savaşının konu edinildiği “Yıldırım Bayezid” operası, İtalyan besteci, Antonio Vivaldi’nin muhteşem anlatısını Kadıköy Süreyya Operası’na taşıyacak.

Besteci Selman Ada’nın Halit Ziya Uşaklıgil’in ünlü romanından esinle bestelediği, vicdanı ile arzuları arasında sıkışıp kalan bir kadın karakterin anlatıldığı “Aşk-ı Memnu” operası, Antalya DOB ile festivale Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nden sıcak bir hava katacak.

Tarihsel mekanlarla bütünleşerek İstanbul’u dünya ölçeğinde benzersiz bir konuma yerleştirecek festival, Topkapı Sarayı, Aya İrini, Süreyya Operası, Haliç Kongre Merkezi, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

 

Kaynak : [-]

“Yeni yasada bize sanatçı değil oyuncu densin’”

 Özerklikle ilgili yasa çalışmaları nedeniyle Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ı ziyaret eden tiyatrocular, oyunculuğun artık meslek olarak yasalaşması gerektiğini söylediler

TOBAV (Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Vakfı), TOMEB (Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği), Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS) ve Kültür-Sanat-Sen temsilcileri Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen ziyarette dernek ve vakıf temsilcileri

Bakan Günay’dantiyatroların özelleştirilmesi sürecinde kendi taleplerinin göz ardı edilmemesini istedi. Görüşmenin detaylarını Habertürk’e anlatan heyet, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Bakan Günay’ın “kapatılma” sözcüğünü kullanmadığını, bazı kişilerin spekülasyon yaratmak için “kapatılma” kelimesini kullandığını söyledi. 
MESLEĞİN ADI OYUNCULUK 
“Alınacak sözleşmeli personel hangi meslek erbabı olarak çalışacak, o mesleğin tanımının yapılması gerekir” diyen dernek üyeleri, “O mesleğin adı da oyunculuktur” vurgusunu yaptı. Oyuncu tanımının yönetmeliğe daha sonra konulmasını istemediklerini ve kavramın yeni yasayla birlikte aynı anda yürürlüğe girmesini istediklerini söyleyen heyet üyeleri Bakan Günay’a şunları iletti: “Oyunculuk meslek tanımı yapılmadığı sürece sözleşmeli personel vasıfsız işçi gibi görünecektir. Türkiye’de yasalar oyunculuk mesleğini kabul etmek zorunda. Türkiye’de oyunculuk hobi olarak yapılıyor gibi anlaşılıyor. Biz profesyoneliz. Profesyonel de meslek erbabı demek. Eğer biz meslek erbabı isek bizim mesleğimizin adı ne? Bunun adı ‘sanatçı’ değil oyuncudur. Bu karmaşa düzelmezse maaş ve vasıf konusu belirsiz, her şey prosedürsüz kalır.”

SİSTEM AB GİBİ OLSUN
Devlet Tiyatroları’nda yapılacak yasal düzenlemenin dünyanın gelişmiş ülkelerindeki örnekleri gibi olmasını isteyen temsilciler, Bakan Günay’a yeni yasal sistemin Avrupa Birliği’ndeki gibi oluşmasını talep ettiklerini belirtti. “Devlet Tiyatrosu’nu özelleştirmek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ya da askeri özelleştirmek gibi bir şey” diyen tiyatrocular, ‘Ulusal tiyatronun kapatılması’ gibi sözcüklerin kullanılmasının oyuncuyu ve seyirciyi tedirgin ettiğini ifade etti.

Kaynak : [-]

Aykan ÇUFAOĞLU / ANKARA

İstanbul Devlet Opera ve Balesi (İDOB), yarın başlayacak ve 12 Mayıs’a kadar sürecek “Opera Haftası” süresince birbirinden özel konserle sanatseverlere perdesini açacak.

opera

İDOB’tan yapılan açıklamaya göre, “Opera Haftası” etkinlikleri kapsamında 8-9 Mayıs tarihlerinde Süreyya Operası’nda “Fransız Esintileri” başlıklı konser gerçekleştirilecek.
Birbirinden güzel opera aryalarını Gürçil Çeliktaş’ın rejisiyle bir sahne performansına dönüştüren konserde yer alan İDOB sanatçıları, eserlerini dekor ve kostüm ile icra edecek. Operalardan sahnelerin birbirine muhteşem bir kolajla bağlandığı konserin, koreografisini Çiğdem Ünal üstlendi. Konserde sanatçılar Caner Akgün, Eda Erdaş, Zafer Erdaş, Onur Ertür, Alper Göçeri, Bülent Külekçi, Hande Soner, Elif Tuğba Tekışık, Tülay Uyar ve Beril Yürekli solist olarak yer alacak.

Opera Haftası’nın ikinci etkinliği ise 2008 yılında hayatını kaybeden dünyaca ünlü soprano Leyla Gencer’i anma konseri olacak. İDOB Sanat Yönetmeni Suat Arıkan konserde, İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı ve Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı öğrencilerinin sahneye adım atmalarına imkan tanıyarak, genç sanatçıların Leyla Gencer’in aydınlık yolundan gitmelerini sağlayacak.

Konser, Süreyya Operası’nda 10 Mayıs’ta gerçekleşecek.

Orkestra şefi Emre Aracı’nın anlatımıyla gerçekleşecek “Osmanlı Dönemi’nde İtalyan Operası” konseri de aynı mekanda 11 Mayıs’ta izlenebilecek. Konserin solistleri Ayten Telek, Ahmet Baykara, Alp Köksal, Besnik Ademoğlu, Utku Bayburt’a kemancı Ceren Gürkan ve piyanist Simten Şenpolat eşlik edecek.

İstanbullu sanatseverler, Gabriel Faure’nin “Faure Requiem” ve Battista Pergolesi’nin “Pergolesi Stabat Mater” adlı konserleri de 12 Mayıs’ta izleyebilecek.

 

Kaynak: [-]

Trabzon, 2-15 Mayıs tarihleri arasında, 13. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali’ne ev sahipliği yapacak.

13. Uluslararası Karadeniz Tiyatro Festivali

Trabzon Devlet Tiyatrosu tarafından 13 yıldır organize edilen festivale, ev sahibi Türkiye’nin yanı sıra Gürcistan, Yunanistan, Macaristan, İngiltere, Romanya, Makedonya, Rusya, İtalya, Letonya ve Afganistan’ın tiyatro toplulukları katılacak. Ayrıca, Hollanda ve Avusturya’dan gelecek ekipler de sanatseverlere dans ve müzik gösterileri sunarak, alternatif etkinlikler düzenleyecek.

Açılışı 2 Mayıs Çarşamba günü törenle yapılacak festivalin ilk oyununu Ankara Devlet Tiyatrosu sahneleyecek. ”Barış” adlı oyun Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde saat 20.00’de sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Festivalin ikinci günü ise Gürcistan’ın Marjanishvili Tiyatrosu ”Aşk Çemberi”, Letonya’nın Rezekne Tiyatrosu ise ”Palavraya Kanma” adlı oyunları sahneleyecek. Yunanistan’ın Anagnosis Tiyatrosu ”İz Sürücüleri”, Afganistan’ın SFACA Tiyatrosu ise ”Burka Ardındaki Maskeler” adlı oyunlarını festivalin üçüncü günü olan 4 Mayıs’ta tiyatroseverlerin beğenisine sunacak.

Festivalin 4. ve 5. gününde İstanbul Devlet Tiyatrosu ”Sidikli Kasabası”, Bursa Devlet Tiyatrosu ise Trabzonlu sanatçı Bedri Rahmi Ebüyoğlu’nun hayatının konu edildiği ”Tek Kişilik Yaşam” adlı oyunu sahneye koyacak.

Macaristan’ın Kompania Tiyatrosu ”Othello Yorum”, Konya Devlet Tiyatrosu ise çocuk oyunu ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunları festivalin 6. ve 7. günlerinde sahneleyecek. Festivalin 8. ve 9. gününde ise İngiltere’nin Stacy Makishi Tiyatrosu ”Uçuşa Geçiş: Gerçek Hikaye”adlı tiyatro oyununu, Konya Devlet Tiyatrosu ise ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunu sahneleyecek.
Festivalin 10. gününde Romanya’nın Baia Mare Tiyatrosu ”Barut Fıçısı”, Konya Devlet Tiyatrosu ise ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunu tekrar oynayacak.

Festivalin ev sahibi Trabzon Devlet Tiyatrosu ise ”Ben Feuerbach”adlı oyunu, festivalin 11. günü olan 12 Mayıs Cumartesi günü sahneye koyacak. Festivalin 12. gününde Makedonya Devlet Opera ve Balesi”Kapılar”, 13. gününde Rusya’nın Kemedianty Tiyatrosu ”Mumu” adlı oyunu sahneleyecek. Festivalin son günü olan 15 Mayıs’ta ise İtalya Uluslararası Tiyatro Merkezi ”Çıkış” adlı oyunu sahneleyecek ve aynı akşam festival, kapanış töreni ile sona erecek.

Tiyatro oyunları Atapark Haluk Ongan Sahnesi ve Hüseyin Kazaz Kültür Merkezi’nde 18.00 ve 20.00 saatlerinde, çocuk oyunu ise saat 13.00’de sahnelenecek. Festivalde, Hollanda, Avusturya ve Türk ekipleri de dans ve müzik gibi alternatif etkinlikler sunacaklar.

”Festival seyircimiz 7 bine yaklaştı”

Trabzon Devlet Tiyatrosu Müdürü Fatih Dokgöz, Karadeniz’e Kıyısı Olan Ülkeler Tiyatro Festivali adı altında 1999 yılında başlayan festivalin, yıllar içinde büyüdüğünü ve dünyadan ciddi başvurular alan bir festival haline geldiğini söyledi.

Festivale bu yıl 35 ülkenin, 70 oyunla müracaat ettiğini anımsatan Fatih Dokgöz ”Festival oyunlarının biletleri herkes izleyebilsin diye normal oyun fiyatından satışa sunuldu. Festivalimize bütün vatandaşlarımızı davet ediyoruz” dedi.

 

Kaynak : [-]

Devlet Tiyatroları, 25-30 Nisan tarihleri arasında Ankara’da ”Küçük Hanımlar Küçük Beyler” Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali düzenlemektedir.

Küçük Hanımlar Küçük Beyler festivali

Devlet Tiyatroları’ndan…

Atatürk’ün çocuklara armağan ettiği “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı”na tiyatro sanatı ile katkıda bulunmak, Türk tiyatrosunun dünya çocukları yoluyla yurt dışına açılımını sağlamak, tanıtmak ve yurt dışında bu daldaki gelişmeleri takip ederek kültürler arası gelişim ve değişime hizmet etmek amacıyla, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü 2005 yılından beri her yıl 25-30 Nisan tarihleri arasında Ankara’da “Küçük Hanımlar Küçük Beyler” Uluslararası Çocuk Tiyatroları Festivali’ni düzenlemektedir.

Festival, adını ve içeriğini büyük önder Atatürk’ün çocuklara yönelik şu cümlelerinden almıştır; “Küçük Hanımlar Küçük Beyler, Sizler hepiniz geleceğin bir gülü, yıldızı, bir mutluluk parıltısısınız. Memleketi asıl aydınlığa boğacak sizsiniz. Kendinizin ne kadar mühim, kıymetli olduğunuzu düşünerek, Ona göre çalışınız. Sizlerden çok şeyler bekliyoruz!” Devlet Tiyatroları, başlangıcından itibaren festivalin kurumsallaşarak, dünyada düzenlenen çocuk ve gençlik tiyatrosu festivalleri arasında saygın bir yer edinebilmesi için çalışmaktadır. Bu amaçla günümüze değin ülkemiz çocuklarını çocuk tiyatrosunun farklı alanlarında uzman ve tanınmış ekiplerle buluşturmuş, çocuk tiyatrosunun çok farklı türlerini festival bünyesine katmış, profesyonel tiyatro yaşamını desteklemiştir.

Festivalde; kukla, gölge oyunu, kara tiyatro, dans tiyatrosu, opera, bale ve sokak tiyatrosu gibi farklı tekniklerin kullanıldığı çocuk oyunları; seminer ve söyleşi gibi etkinlikler yer almaktadır. Eğitim ve öğretimin en önemli parçası olan “SANAT”, çocukların ve gençlerin hayal dünyalarını geliştirip, yaratıcılıklarını ortaya koymaları için onlara sınırsız alan tanır. İlerideki büyük başarıların temelleri, küçük yaşlarda kurulan hayallerde atılır çoğu zaman. Bu nedenle çocukların ve gençlerin sanata yönlendirilmeleri, cesaretlendirilmeleri gerekir. Geniş ufuklara sahip bireylerin oluşturduğu bir toplum yaratmak da ancak bu yolla mümkündür. Özgür düşünebilmenin yollarından biridir sanat aynı zamanda… Bütün sanat dalları gibi tiyatro da insana, özgür düşünebilmenin yanı sıra kendini ifade edebilme olanağı verir. İster izleyici olsun ister sahnede yer alsın, her çocuk ve her genç tiyatronun renkli dünyası sayesinde keyifli bir yolculuğa çıkar ve bu çok özel sanat dalı, yarattığı her bir “cesur yürek”e, büyüme kaygısıyla geçen yıllar boyunca yaşama sevincinin, güzel ve dürüst dostluklar ile tatlı heyecanların eşlik etmesini sağlar. Bu desteğin en güzel yanı, yarının büyük izleyicilerinin tiyatroyla sımsıkı ve son derece güçlü bir bağ kurmalarını sağlamasıdır.

Festival Programı İçin Tıklayınız.

 

 

Klasik müzik dergisi Andante ve Beyoğlu Belediyesi işbirliği, Kültür Sanat Varlıklarını Koruma ve Tanıtma Vakfı’nın (KÜSAV) desteğiyle bu yıl üçüncüsü düzenlenen ”2012 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri”, 21 Mayıs’ta Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

2012 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, her kategoride en fazla 3 adayın olduğu 2012 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri,, ”Besteci”, ”Piyanist”, ”Yaylı Çalgılar Yorumcusu”, ”Üflemeli Çalgılar Yorumcusu”, ”Orkestra”,”Koro”, ”Orkestra Şefi”, ”Oda Müziği Topluluğu”, ”Opera Yapımı”, ”Opera Rejisörü”, ”Kadın Opera Yorumcusu”, ”Erkek Opera Yorumcusu”, ”Bale-Dans Yapımı”, ”Koreograf”, ”Erkek Dansçı”, ”Kadın Dansçı”, ”Müzik Eğitim Kurumu”, ”Müzik Eğitimcisi”, ”Yılın Genç Müzisyeni (17 Yaş Altı)”, ”Yılın Genç Müzisyeni (30 Yaş Altı)”, ”Klasik Müzik Etkinliği”, ”Yılın Radyo-TV Programı”, ”Yılın Kitabı”, ”Yılın Albümü” alanlarında verilecek.

Bu kategorilerin dışında, keman sanatçısı Suna Kan’a ”Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, İlhan Baran ve Koral Çalgan’a ”Müzik Eğitimciliği Onur Ödülü” takdim edilecek.

Klasik müzik profesyonellerinin oylarıyla kazananları belirlenecek ödül kategorilerinin dışında, ”Yılın Klasik Müzik Sanatçısı” ve ”Yılın Klasik Müzik Topluluğu” kategorileri de sanatseverlerin oylarıyla belirlenecek.

Oy kullanmak isteyenler, 20 Nisan Cuma gününden itibaren, ”www.donizettiodulleri.com” adlı internet sitesine girerek istedikleri sanatçıya oy verebilecek.

2012 Donizetti Klasik Müzik Ödülleri, 21 Mayıs 2012’de, İstanbul Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak.

Kaynak : (-)

Şunun için etiket arşivi: Bale

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi