Şunun için etiket arşivi: bakırköy

T.C. M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencileri 16 Ekim 2014 tarihinde London College Of Music (LCM) sınavlarına katılmıştı. Bakırköy ve çevre ilçelerde ilk ve tek resmi LCM  eğitim ve sınav merkezi olma özelliğini taşıyan kursumuzda yapılan sınav sonucunda, kursumuzda sınava giren öğrenciler  % 100 başarı göstermiştir.

London-College-of-Music-Sertifikasyon-Bakirkoy

Öğrencilerimiz ve kursumuzda sınava giren diğer kurum öğrencilerinin % 100’ü  tüm dünyada geçerli University  Of West London akreditasyonuna sahip belge almaya hak kazanmıştır. Bilindiği üzere sınav  İngiltere’de bulunan  University  Of West London ‘dan gelen gözlemciler eşliğinde yapılmaktadır. Kurumumuzda sınav olup başarı gösteren tüm öğrencilerimiz ve öğrencimiz olmayıp kurumumuzda sınava giren diğer kursların öğrencilerini kutluyoruz.

London College of Music eğitimi veren kurum olarak hedeflerimiz;

Enstrüman eğitimi alan öğrencinin,
•Teknik ve müzikal gelişimini sağlayarak, akademik seviyesine bilimsel katkı yapmak,
•Sanatsal vizyonunu geliştirmek,
•Müzik eğitimini Uluslararası sertifikalarla belgelendirerek nitelikli bir portfolyoya sahip olmasını sağlamaktır.

T.C. MEB Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nun LCM’e yönelik çalışma programları:

Piyano-Keman- Gitar-Flüt, Davul (Bateri), şan  programlarıdır. Solfej-Duyuş-Teori dersi de ayrıca ve grup olarak uygulanmaktadır.

Sınava giren öğrencilerimizin in adları şu şekildedir.

ADI SOYADI BÖLÜM
Ahmed Doğukan Balık PİANO
Aybike Su Duran PİANO
Begüm Ayaz PİANO
Berzah Aydemir PİANO
Doğa Aynacı PİANO
Ege Yılmaz KEMAN
Faruk Baray Uludağ PİANO
Ievsenıı Gostyshchev PİANO
Jewahir Başak Sait PİANO
Mehmet Efe Dülger PİANO
Mert Taşdemir PİANO
Yağmur Kozan PİANO
Zehra Sümerkan PİANO
Zeynep Beceren PİANO

LCM hakkında daha detaylı bilgi için lütfen TIKLAYINIZ.

Doğrular ve yanlışlar yoktur, hatalar da yoktur; sadece sanat vardır. Çocuklar yaratmayı öğrenir, hem de kuru bir “Aferin” almak için değil,  hoşlarına gittiği için yaratmayı…

çocuk- sanat-adımları

-1-

Doğrular ve yanlışlar yoktur, hatalar da yoktur; sadece sanat vardır. Çocuklar yaratmayı öğrenir, hem de kuru bir “Aferin” almak için değil,  hoşlarına gittiği için yaratmayı…

1-sanat-egitimi

-2-

İnsanın içinden geleni dışa vurmasıdır, çocuklara kendilerini ifade edebilmeleri  için içlerine dönebilme becerisini öğretir.  Zorluklarla karşılaştığımızda, bir karar vermek durumunda kaldığımızda aslında ne yapmak istediğimizi anlamak için içimize dönmeyi bilmek gerekmez mi? Peki bunu yapabilen kaç yetişkin tanıyorsunuz?

2-sanat-egitimi

-3-

Asla birbirinin aynısı olan iki şey üretemezsiniz! Farklılık burada her daim kabul görür, çünkü bu güzel bir şeydir ve değerlidir.

3-sanat-egitimi

-4-

Sınır tanımaz. Irk, dil, cinsiyet, sosyo-ekonomik durum ne olursa olsun yaratmak herkes için özgürlüktür.

4-sanat-egitimi

-5-

Girdilerin, çıktıların, sonuçların diliyle konuşmaz. Aslolan deneyimdir.  Mutlu eden sürecin ta kendisidir.  Zamanı unutup anı yaşamaktan daha güzeli var mı? Ya bunu yaşayabilen kaç yetişkin tanıyorsunuz?

5-sanat-egitimi

-6-

Sanatçılar cesurdur, kendine özgü olanı yaratmak için hazır olana meydan okur. Tutkuludur, ilham geldi mi yerinde duramaz. Mutluluğu, para ve statü getiren “başarı hikayeleri” ile tanımlamaz, çocuklara bağımsız düşünmeyi öğretecek ilginç yol arkadaşlarıdır.

6-sanat-egitimi

-7-

Sanatçı dediğin çalışır da çalışır. Ne kadar çalışırsan, ne kadar yoğunlaşırsan vardığın yer o kadar derin olur. Tutkular sadece duygularını bastırmamayı değil, sabır ve sebatı da öğretir. Yapmak bazen bir saniye, bazen bir ömür sürer.

7-sanat-egitimi

-8-

Hangi dalı olursa olsun sanat, hayalgücünü harekete geçiren, çocukları farklı düşünmeye zorlayan koskoca bir alan açar. Küçük ya da büyük buluşlar bizi hayata bağlar, hatta bazen hayat kurtarır değil mi?

8-sanat-egitimi

-9-

Sanat okulda bitmez, evde devam eder. Ama eve getirilen şey asla ödev olmaz: Oyuna devam!

9-sanat-egitimi

-10-

Yapana da izleyene de heyecan verir. Evet çocuklara özgüven kazandırır ama başka bir şey daha öğretir: Başkalarını takdir etmeyi… Ve ikisinin birleşimine paha biçilemez.

10-sanat-egitimi

Hazırlayan : Handan Saatçıoğlu

Kaynak : []

Bildiğiniz gibi Bakırköy’de pek çok ilkleri gerçekleştiren kursumuz M.E.B. Bağlı ilk resmi Çocuk Drama Eğitimini
Nar Sanat vermeye başlamıştır. Bu bağlamda eğitimlerimiz değişik yaş grupları için devam etmektedir.

Cumartesi ve Pazar günleri  4-9 yaş arası çocuklarımıza farklı saatlerde “Çocuk Drama Eğitimi” vermekteyiz. Eğitimler başlamasından buyana pek çok velimize drama eğitimi hakkında bilgi vermenin yanı sıra en bariz karşılaştığımız sorun Tiyatro ile dramanın karıştırılması ve dramanın etkisinin kısa sürede görüleceği inancı ile eğitimde dramayı kullanmanın faydaları konusudur. Bugünkü yazımızda bu konuları irdelemeye çalışacağız

drama çocuk bakırköy

Biliyoruz ki çocuklarımız hepimiz için çok önemli. Çocuklarımızın daha sosyal olması ve hayata hazırlanması için hepimiz bir çaba içersindeyiz.  Çocuğumuzun disipline ve ince bir ruh ile beden algısına farkındalığa sahip olmaları için pek çok  fedakarlıklar yapmaktayız. Çocuklarımızı herhangi bir sanat dalı ile ilgilenmesi yukarıda yazdığımız ve yazmadığımız pek çok sebepten dolayı elbette çok önemli. Sanatla ilgilenen her çocuğun elbette ilerleyen zaman içersinde sanatçı olması beklenemez. Süreç içerisinde çocuğun doğru yönlendirilmesi, iç disipline sahip olması ve eğitilmesi, çalışma ile gayretleri,yetenekleri, gözlemlenerek elbette meslek olarak da seçmesine yol açabilir.

Çocuk gelişiminin sacayaklarından biri olan sanat uğraşının yanı sıra göz ardı edilmemesi gereken konuların belkilide başında drama eğitimi gelmektedir.

Zaman zaman kurumumuza gelen telefonlar ve ziyaret eden velilerle konuştukça genel algının Tiyatro ve dramanın kavram olarak karıştırıldığını gözlemlemekteyiz. Pek çok yazımızda drama ve tiyatronun farklılığını vurguladık. Elbette drama ve tiyatro bir birinden faydalanmaktadır fakat asla aynı şey değildir.

Diğer bir algı hatası sadece belirli sorunları olan çocukların sosyal gelişimini sağlamak değildir. Elbette dramanın bu yaklaşımı göz ardı edilemez fakat çocuk gelişimi açısından drama her tip ve yapıdaki çocuk için aslında olmaz olmaz bir eğitim olup gelişimin ve iletişimin daha dengeli olmasını sağlar.

Günümüzde pek çok devlet okulunda darama eğitimi anlamında daha çok tiyatro eğitimi verilmektedir. Ne yazık ki pek çok veli bu eğitimi örneklem olarak göz öne almakta ve dramanın adeta sahneye çocuk oyunu koyma aracı olduğu kanısına varmaktadır. Yukarıda da yazdığımız üzere elbette her iki dal bir birinden faydalanmaktadır fakat kesinlikle aynı şey değildir. Bu yanılgıdan dolayı gerçek drama algısında deformasyonlar meydana gelmektedir. Ne yazık ki bu algıyı kırmakta zor olmaktadır. Okumak araştırmak yerine “drama” ile ilk tanıştıkları okullarda gördükleri hobi  eğitimi olarak verilen “sözde drama” adı altındaki eğitimin “tiyatro” olduğunu önce eğitmenlere anlatmakta fayda var.

Gerçek drama eğitiminde sonuçların bugünden yarına alınması beklenmemelidir. İnsanın sosyalleşmeyi ve iletişimi deneyimleyerek uygulamaya sokacağı ve denedikçe kalıcı olacağını bilmeliyiz. Nasıl ki uzun süreçler sonunda bir takım kişiliklerin kalıcı olması  beklenirse drama çalışmalarının çocuktaki yansımalarının sonuçlarını da birkaç ayı aşan sürelerin sonucunda öğrenilip kullanılır hale geleceğini bilmeliyiz.

Bir insanın , bireyin; çocuk sosyal davranışlarının kalıcılığı drama eğitimin süresinin uzunluğuyla orantılıdır denilebilir.Yani matematik biliminde  karşılaşılan problem bir formüle bağlı olarak çözülebilirken dramada farklı kişilikler, farklı algılar ve farklı aileler ile sosyal çevreler söz konusudur. Bugünden yarına çocukta değişinin hemen olması mümkün değildir.

Tüm bunları anlayabilmek için drama nedir sorusuna cevap aramak gerekir.

Drama Nedir?

En kabul gören tanıma göre drama; bir sözcüğü, bir kavramı, bir davranışı, bir tümceyi, bir fikri ya da yaşantıyı veya bir olayı, tiyatro tekniklerinden yararlanarak oyun ya da oyunlar geliştirerek canlandırmaktır. Yunancada anlamı hareket anlamına gelen “dran” eyleminden çekimlenmiştir. Çocuk Psikolojisi’nde ise drama, yaşamı, hayatı tanıtmak anlamına gelir.

Eğitim içinde drama

Öğrenme, eğitim etkinlikleri içindeki en önemli kavramdır. Bütün eğitimciler en etkili ve kalıcı öğrenme sürecinin ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ olduğu konusunda tartışmasız birleşmektedirler. Drama, ‘yaparak-yaşayarak öğrenme’ bakımından en etkili yöntemlerden biridir. Genel olarak konuyla ilgili olan eğitimci/sanatçı/uygulayıcıların birleştiği ve en basit anlatımla drama; bir düşünceyi beden diliyle, hareket ederek, devinimle anlatımdır. İçsel bir durumun, bir tasarımın, bir düşüncenin eyleme dönüşmesidir. Dramayla birey düşünür, plan yapar, organize eder ve düşüncesini eyleme dönüştürerek uygular. Bu süreçte de yaşantılar yoluyla yeni davranış ve duyguları öğrenir, deneyim sahibi olur. Böylece birey duygularını kontrol edebilme, değiştirebilme, düşüncelerini ifade edebilme, konuşarak iletişim kurabilme gibi yeteneklerini geliştirir.

 

DRAMA VE EĞİTİM

Eğitimde, ülkemizde en çok başvurulan yöntem öğretmenin anlatıp öğrenenlerin dinlediği bilinen klasik yöntemdir. Bu yöntem birçok konuda işe yaradığı gibi, birçok konuda ise yetersiz kalmaktadır. Özellikle dramanın konu edindiği iletişim, sosyal ilişkiler, duygu ve düşüncelerin ifadede edilmesi, empati kurabilme, düş gücünü geliştirme gibi konularda öğrenenlerde istendik yönde davranış değişikliği meydana getirmek hemen hemen mümkün değildir. Sosyal yaşam ve sosyal çevreyle ilgili bilgilerin çoğu da yaşantılar yoluyla edinilir. Günümüzde teknolojik gelişmeler nedeniyle bireyin sosyalleşme sürecinde aile, komşular, akrabalar vb. yakınların etkisi azalmıştır. Bu nedenle akrabalık ve komşuluk ilişkileri sırasında yaşantılar yoluyla edinilen bilgilerin bireye kazandırılması, yaşantılar yoluyla bireyde olumlu değişmeler sağlama yöntemi olan drama tekniğinin eğitimde uygulanması zorunluluk haline gelmiştir.

J.Jack Rousseau ile başlayıp, John Dewey, Johann Heinrich Pestalozzi ve Friedrich Froebel ile devam eden, Maria Montessori ile önce Avrupa’dan, Amerika’ya yayılan, daha sonra da dünyadaki başka ülkelerde etkisini sürdüren, çocuğun içsel potansiyelinin önemini ve bu potansiyelini özgür ve sevgi dolu çevresel koşullarda aktif yaşantıları sayesinde gelişebileceğini vurgulayan görüş, eğitimde drama tekniğinin temelindeki anlayışlardan biri olarak kabul edilebilir.

Bu görüşü vurgulayan Hohmann ve Weikart gibi çağdaş eğitimciler de çocuğun doğrudan doğruya kendi yaşadığı yaşantılar ile ilgili olarak çalışmasının ve düşünmesinin anlamlı olduğunu, başkalarının yaşadığı yada anlattıklarının değil, kendi yaşantılarının anlamlı bilgi sağlayabileceğini belirtmişlerdir. Anlamlı olan bilgi ise, davranışa yansır ve daha kalıcıdır.

Çocuklarla drama kuramcılarından Peter Slade ise drama uygulamalarının bir başka yönü olan, kendi hareketleri yolu ile yaşantı geçirmenin yanı sıra, konuşarak iletişimde bulunmanın önemini vurgulamıştır. Kendi hareketleri yoluyla algıladıkları konusunda konuşarak iletişimde bulunan çocuk, öğrenme ortamında bir “seyirci” değil, “aktif bir katılımcıdır” ve öğrenme bakımından avantajlı bir konumdadır.

Drama bir bakıma oyundur. Çocuk ve oyunun birbirine ne kadar çok yakışan iki olgu olduğu tartışılmaz bir gerçektir. Çocuk, çevresiyle iletişim kurmaya başladığı andan itibaren oyun oynar ve bu oyunlar içinde hoşça vakit geçirip eğlenirken bir taraftan da hayatı tanır. Ancak drama da amaç çocuğu oyalamak, ona hoşça vakit geçirtmek, eğlendirmek değildir. Amaç söz konusu oyun sürecinde çocuğun kendini geliştirmesi bakımından yaşantılar yoluyla yeni öğrenimler kazanmasıdır. Bu bakımdan drama, özellikle örgün eğitim vermeyen SHÇEK bünyesindeki çocuk yuvaları ve yetiştirme yurtları gibi kuruluşlarda uygulanabilirliği olan, çağdaş bir eğitim tekniğidir.

 

DRAMANIN YARARLARI

– Drama yönteminde bütün duyu organları etkin bir şekilde kullanıldığı için çocuğun dikkat, algılama, dinleme, konuşma, bedenini de kullanarak anlatma ve yorumlama gibi iletişim becerileri gelişir. Böylece çocuk kendini ve sorunlarını ifade edebilmeyi ve yorumlamayı öğrenir. Drama, çocuğun utangaçlık, çekingenlik vb. olumsuz duygulardan arınmasını sağlar.

– Drama oyun oynayarak yapıldığından soyut ve teorik olay ve kavramların anlaşılıp somutlaştırılmasına yardımcı olur. Böylece olaylar karmaşık bile olsa çocuk kolayca anlar ve yorumlar, çatışmalarla olumlu biçimde baş etmesini öğrenir.

– Çocuğun düş gücünü geliştirir ve zenginleştirir. Bilim ve teknolojideki buluşların, onları bulan kişilerin öncelikle düş güçlerinin bir ürünü olduğunu düşünürsek dramanın çocukların düş gücünü geliştirmesinin ne kadar önemli olduğu kolayca anlaşılacaktır. Ayrıca sanatın ve sanat eserlerinin oluşturulmasında da düş gücü olmazsa olmaz bir koşuldur. Drama, çocukların sanatçı ruh taşıyan bireyler olarak yetişmesinde de önemli rol oynar.

– Çocuklarda estetik duygusunun ve bilincinin gelişmesine katkıda bulunur. Böylece çocuk iyi, güzel, doğru gibi kavramları daha sağlıklı algılar ve yorumlar.

– Çocuğun eleştirel düşünme yeteneğinin gelişmesine katkıda bulunur. Çocuk, olaylara ve hayata eleştirel bir gözle bakmayı, yorumlamayı öğrenir. Böylece çocukta olay, olgu ve kavramları bir mantık süzgecinden geçirme yeteneği oluşur ve kendisine sunulan her şeyi olduğu gibi kabullenmeden araştırıcı olmaya yönelir.

– Drama çok önemli bir öğrenme yoludur. Drama arcılığıyla çocuk, olaylar ve durumları, bunların arasındaki bağlantıları kolayca öğrenebilir. Böylece çocuğun problem çözme yeteneği gelişir ve kendi ayakları üzerinde durabilme becerisi kazanır.

– Drama grupla yapılan bir etkinlik olduğundan çocuğun işbirliği yapma, sosyal ilişkiler, iletişim kurma gibi sosyal yönlerinin gelişmesine katkıda bulunur, çoğun sosyal gelişimini hızlandırır.

– Yapılan etkinlikler sırasında duygular da yansıtıldığından çocuğun duygusal gelişimini olumlu yönde etkiler ve gelişmesine katkıda bulunur. Çocuğun günlük sıkıntılardan kurtulup deşarj olmasını sağlar.

– Çocuk drama etkinlikleri içinde kendini ve çevresini, çevresindeki insanları daha iyi tanır. Böylece çocuğun empati kurma becerisi gelişir ve çevresindeki diğer bireyleri ve olayları anlaması kolaylaşır.

– Yapılan etkinlerde ele alınan konuların içeriği bakımından çocukta ahlaki, milli ve manevi değerlerin gelişmesi sağlanabilir.

– Dramanın öncelikli amacı çocukları eğlendirmek olmasa da, drama etkinliği sırasında çocuk eğlenir ve mutlu olur. Drama çocukları neşelendirir, umut ve iyimserlik duyguları yaratır.

– Drama çocukta iyi bir edebiyat deneyimi oluşturur. Ayrıca çocukta sanat eğilimlerini başlatır ve sanatı özellikle de tiyatroyu sevmesine katkıda bulunur.

– Drama yukarıda sayılan yararların hiçbirini sağlamasa en azından çocukları eğlendirir, hoşça vakit geçirmelerini sağlar

 

(1) Not: Cumartesi grupları dolu olup sadece  Pazar günleri bazı gruplar öğrenci kabul etmektedir.

 

Kaynakça : . Hasan ERDEM * Çocuk ve gençlere yönelik sosyal hizmet kuruluşlarında (yurt/yuva) alternatif bir grup çalışması: drama ve tiyatro

Yazan : Diren C.

2013 yılında kurulan NAR SANAT TİYATROSU  2014-2015  Tiyatro sezonunun  ilk oyununu oynamaya hazır. Bu sezon pek çok gençlik ve çocuk oyunun hazırlığını yapan Nar Sanat Tiyatrosu her geçen gün kadrosunu dahada güçlendiriyor.

Oyuncu Halis BAYRAKTAROĞLU yönetiminde ki NAR SANAT TİYATROSU “Çocuk oyunları da dahil olmak üzere pek çok oyunla sezona hazır ilk etapta “SIR” adlı oyunla sahne alacak olan Nar Sanat Tiyatrosu sizleri bekliyor.

Sır Afiş

 

Nar Sanat Tiyatrosu Yöneticisi Halis BAYRAKTAROĞLU “SIR” oyunu ile ilgili olarak şu bilgileri verdi ;

Nar Sanat Tiyatrosu Yöneticisi Halis BAYRAKTAROĞLU

Nar Sanat Tiyatrosu Yöneticisi Halis BAYRAKTAROĞLU

Yaşamları, hayata bakışları ve sahip oldukları imkanlarıyla birbirinin zıttı olan Soner ve Mahirin kimseye söyleyemedikleri bir sırı vardır. Ancak bu sırlarını bir kişi daha bilmektedir.

İlk aşkın duyarlılığı, Arkadaşlık-dostluğun vurgulandığı biraz esprili, biraz gizemli, biraz dramatik biraz da gerilim li bir oyun SIR.. Başka dünyalara duyulan özlem, masum yıllar..

Okulunda başarılı, idealleri olan Sonerin bir gece penceresi tıklatılır, gelen bildiği ama tanımadığı Mahirdir.. Mahir Onu kendisinin gizli yerine götürür ve bir sırrını paylaşır. İstemeyerekte olsa bu Sırrı öğrenen Soner, Mahirle işbirliği yaparak serüvenlerine yol alır.

Dostluğun, arkadaşlığın, Doğayla ilgili duyarlılığın, İlk aşkın, eğitimin öneminin, Ailenin öneminin ve yaşama dair bir çok özelliğin işlendiği Oyunumuzda serüven bir dantela şeklinde işlenmiş seyirci neredeyse her sahnede farklı düşünce ve sürpriz gelişmelere hazırlanmaktadır. Hikayenin dramının arkasından komediye dönülmekte ve seyircinin sıkılması engellenmektedir.

Lise dönemi gençleri için düşünülen oyun aslında genç-yetişkin herkese önemli sorular soran, izlemesi gereken bir oyundur.

Mahir ve Sonerin ortak SIR’ları, acaba onları nerelere savuracak? onları bekleyen sürprizler neler? Melis, Can ve Deli Mehmet bu Sır hakkında ne biliyorlar?

Halis BAYRAKTAROĞLU’nun Yönetmenliğini yaptığı SIR’ın Oyuncu Kadrosu ; Taylan GÜNER, Bülent KESER, İrem MERCAN, Batuhan SONCUL, Cumhur SARI

Hep beraber izleyelim sorulara kendimizden pay çıkartarak cevaplar arayalım mı ?

Daha fazla detay ve tüm oyunlaar  için sitemizi ziyaret edebilirsiniz : http://www.narsanattiyatrosu.com

İyi seyirler.

Pek çok yazımızda da bahsettiğimiz gibi herhangi bir müzik aleti ile tanışmanın faydaları saymakla bitmez dense yeridir. Bunların içerisinde özellikle vurmalı çalgılar dan dav

Nar Sanat Eğitim Kursu Bateri Eğitmeni Erhan KARACA

Nar Sanat Eğitim Kursu
Bateri Eğitmeni Erhan KARACA

ul (Bateri) elleri ve ayakları birbirinden bağımsız olarak kullanabilmeyi sağlayan bir müzik aletidir. Daha kısa anlatımla beyni dörde bölerek kullanabilmektir.

Vurmalı çalgılardan davulu (Bateriyi) tanıtmanın yanı sıra bateri hakkında merak ettikleriniz konusunda sizlere bigi verelim

Bateri müziğe ritm tutabilmek için kullanılan Fransızca kökenli bir kelime olup, davul seti ya da vurmalı çalgılar takımı olarak ifade edilir. Bateri çalmaya yarayan alete “baget” denilmektedir. Bunların  incelik ve kalınlık bakımından değişik çeşit ve modelleri bulunmaktadır.

Bateri çalmanın temelinde çok hızlı olmanın önemli olduğu düşünülse de asıl önemli olan denge ve akıcılıktır. Hızlı çalma eylemi süreç içerisinde ulaşılacak bir eylemdir ve bu bateristin bateriye olan hakimiyetini göstermektedir. Kısaca ustalık arttıkça ki bu çalışma ile mümkündür.

Bateride sağ el, sol el, sağ ayak, ve sol ayak uyumu çok önemlidir. Ellerin ve ayakların her birinin ayrı bir ritmde çalabilmesini sağlamak için beyni dörde bölmek gerekir. Bu da zor bir işlem olduğu için bateriyi diğer enstrümanlardan birazcık farklı kılar.

Standart bir bateri, 3 – 4 parça arasında değişen zil setinden ve 5 parça davuldan oluşur. Her bir nota bateri setinde farklı bir davulu ya da zilleri temsil eder. Türk müziğinde yaygın olarak 4/4’lük ve 9/8’lik ritmler tercih edilmektedir. Bunların yanı sıra 6/8’lik ve 7/8’lik ritmler de kullanılmaktadır. İlk başlangıçta çok iyi nota bilgisinin olması şart değildir fakat yinede 4’lük, 8’lik ve 16’lık notalar çalınabiliyor olmalıdır.

Davul çalmak sadece bir şeylere vurmak değildir.

Çocuğunuz davul dersi aldığında aynı zamanda el ve göz koordinasyonuna da sahip oluyor, refleksleri gelişiyor. Müziğin temellerini küçük yaşta kazanmaya başlıyor. Büyüdükçe müzik odaklı oluyor ve buna uygun bir çevre ediniyor. Müzikle yetişen çocukların diğerlerine oranla daha aktif ve özgüven sahibi olduğu görülmüştür.

Bir yetenek kazanmak!

Her anne-baba çocuğunun yaptığı güzel ve çevresi için örnek olan şeylerle gurur duyar. Davul çalmak bunlardan en havalı olanı! Genel olarak pek çok çalgı ile ilgilenen genç vardır fakat daha az sayıda iyi bateristin olmaması anlamında daha dikkat çekicidir bateri.

Vücut gelişimi için önemlidir.

Çünkü davul çalmak dik durmak, tutuş, vuruş, oturuş gibi önemli kurallarla başlar. Motor hareketin gelişimi ve tınısal ritm duygusu açısından önemlidir. Ayrıca bateri diğer enstrümanlardan farklı olarak dört uzvun da bir arada kullanıldığı hem fiziksel hem zihinsel aktivitenin bir arada olduğu yani spor gibi de algılanabilen tek müzik aletidir

Kısaca Davul Çalmanın Gelişimine Katkıda Bulunduğu Konular:  

Ruhsal gelişim, vücut gelişimi, zeka, duygusal durum, sosyallik gibi pek çok konu sayılabilir.  Müzik çocukların kendini ifade etme yeteneklerini geliştirir, estetik, yaratıcı ve yapıcı düşünme kapasitelerini artırır. Müzikle birlikte disiplin gibi konular çocuğa yavaş yavaş aşılanabilir. Müzik akademik performansı da olumla etkiler. Okul çağındaki çocukların daha hızlı okumaları; yazma, anlama ve düşünmede öğrenme güçlüğü çeken çocukların eğitimleri; stresin ve sıkıntının azaltılması yine müzikle başarılabilir.

Çocuk dışında yetişkinlerde de stresli atmanın yanı sıra, gençlerin farklı ve hızlı gelişimine katkıda bulunduğu gibi orta ve ileri yaşlarda da yaşlanmaya karşı önemli bir etkisi vardır. Alzheimer ya da demans gibi nörolojik hastalıklarda genellikle önerilen bulmaca çözmek tarzı aktivitelere kıyasla çok daha faydalı olduğu gözlenmiştir. Aynı zamanda konuyu bilen tıp doktorları tarafından kısmi felç geçiren ya da beyin hasarlarından dolayı kontrol problemi yaşayan hastalara da önerilmekte ve bu konuda çok iyi geri dönüşler alınmaktadır.

Kurumumuzu ziyaret ederek kazanacaklarınız.

Not-1- :  Öncelikle sizlerle tanışma imkanına sahip olacağız.

Not-2- :  Bateri ile tanışmak için ücretsiz deneme dersi randevusu alabilirsiniz.

Not-3- : Biliyorsunuz eğer öğrencimiz iseniz derslikler boş olduğu sürece ücret vermeden çalışma imkanınız var. (Sabah 09:00-Gece 21:00)

Not-4- : Bateri dersine kayıt yatıran öğrenciler Solfej dersine ücretsiz devam edebiliyorlar.

Not-5-: Pozitif bir ortamda Otuza yakın sanat dalı ile içiçe olacak ders arasında sanat soluma imkanına sahip olacaksınız  ve elbette daha pek çok şey…

Yazan : Erhan KARACA

(M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Bateri Eğitmeni)

Nar Sanat Eğitmeni Erhan KARACA kimdir?

erhan

Kocaeli Üniversitesi Radyo Sinema TV akademik eğitiminden sonra asıl yaptığı işi (müzik) öğretmek konusunda ne kadar tutkulu olduğunu keşfederek pek çok kursta ve okulda 5 ile 50 yaş arasında başlanıç seviyesinden ileri seviyeye kadar pek çok öğrenciyle çalıştı ve çalışmaya devam ediyor. Öğretmenliğin dışında grubu Heretic Soul ile Almanya, Belçika, Çek Cumhuriyeti, Avusturya, Macaristan, İsviçre ve Türkiye’de pek çok konser verdi. 4 stüdyo albümü kaydetti ve bunlardan ikisi Kanada’lı ve ABD’li şirketler tarafından yayınlandı. Son olarak Amerika’daki “Dünyanın En Hızlı Davulcusu” yarışmasına katıldı.

                                                                                                                               Eğitim

  • London College Of Music – Drumkit Grade 8
  • MEB Davul Eğitmenlik Sertifikası
  • Özel Dersler –Senol Kucukyildirim, Cengiz Baysal (Jazz, latin)

Enstrüman Deneyimi

  • Davul seti (Jazz, Latin, Rock, Funk, Heavy Metal)
  • Perküsyon

Öğretmenlik Deneyimi

  • 2008 yılından beri bazı kollejlerde
  • M.E.B. Bağlı bazı kurslarda ders vermekte olup halen
  • M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursunda Bateri [Davul] eğitmenliği yamaktadır

Davul (Bateri) Eğitmeni Erhan Karaca’nın sponsorları

Nar Sanat, Istanbul Agop Cymbals, Axis Percussion, Pintech USA, dB Drum Shoes, MEElectronics

Stüdyo Albümleri

  • The Nihilistic Attitude – LP – 2013 – PRC Records CANADA
  • Born Into This Plague – LP – 2010 – Rotting Corpse Records USA
  • Life Becomes Our Grave – EP – 2007 – Selftitled

Her yıl olduğu gibi değişik dallarda Nar Sanat derneği kendi eğitim kurumunda farklı dallarda, farklı oranlarda karşılıksız burs verileceğine dair yönetim kurulu kararı almıştır. (2014-2015 Eğitim yılı içindir)

Yönetim kurulu kararı doğrultusunda bugün ilk olarak Bale eğitimi konusunda duyuru yapılmıştır. Duyuruda: “Belirtilen oranlardaki burs miktarı karşılığı  öğrenci adına Derneğimiz tarafından Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’na aktarılacaktır. “

Çocuk-Bale-14

Bakırköy’de faaliyet gösteren Derneğimiz ; Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Tüzüğünde bulunan amaçları gerçekleştirmek üzere, kendi kurumunda Müzik , Çocuk Resim, Bale dallarında toplamda 2014-2015 eğitim döneminde belirli oranlarda burs verecektir.

Burs eğitim şeklinde verilecek olup koşul, şart ve yapısı  sitelerimizde ilan edileceği biçim ve olacaktır.

Bir sivil toplum örgütü olarak halkın sanat değerlerini yükseltmek, toplumda farkındalık yaratmak ve halkla kucaklaşmak amacıyla başlattığımız bu çalışmanın  sürdürülebilmesi amacıyla ilanen duyurulur.

 Derneğimizin tüzüğünde belirtilen  “Gelirin % 80’i sanat faaliyetlerine ayrılır” ibaresinden dolayı değişik dallarda öğrenci alınmasına karar verilmesinden dolayı  3 yıldır aynı fiyatla eğitim veren kurumumuz bale eğitimi konusunda; Bursluluk oran ve şeklini aşağıdaki şekilde ilan etmiştir.

Diğer dallarla ilgili şekil, koşul, yetenek sınavı ve belgeler daha sonra ilan edilecektir.

Bale Eğitimi Burs oran, sayı ve şekli;

 1-Bale Hazırlık sınıfına % 50 oranında burs vermek üzere 3,5 – 4.5 yaş 2010 yılı Ocak – 2011 Ocak arası doğumlular  (48 öğrenci) alınacaktır.

2-2013-2014 eğitim dönemi öğrencilerimiz dahil 4,5 yaş ve üstü  9 yaşına kadar. (2010 ocak ve önceki tarih doğumlular) 2013-2014 eğitim dönemi öğrencilerimizin tamamı  ile  yeni kayıt yaptıracak 75 adet bale öğrencimize % 35 olarak burs verilecektir.

Burslu öğrenci alımı Ekim ayı sonuna kadar devam edecektir. Belirtilen sayıya 31 Ekim 2014 tarihinden önce ulaşılması durumunda başka kontenjan açılmayacaktır.

Bursluluk durumu başvuru sırası ile belirlenecektir.

  Başvuru esnasında istenen belgeler:

-Öğrenci ve velinin kimlik fotokopileri

-Öğrencinin 2 adet vesikalık fotoğrafı

Bale bursu hakkında daha detaylı bilgi ve adres için lütfen TIKLAYINIZ .

 

Not: Kurumumuz Bursu kendi kurumunda verecek olup, burs miktarını artırmaya, düşürmeye veya değişiklik yapıp yapmamaya, eğitim gün ve tarihini değiştirmeye ya da iptal etmeye istediği öğrenciye burs vermeye/vermemeye  veya iptal etmeye yetkili olup bunun nedenini açıklamak ve önceden bilgi vermek durumunda değildir.  Bursluluk hakkı kazanan öğrenci derslere devam etmek zorunda olup eğitim dönemi boyunca herhangi bir fiyat artışı uygulanmayacaktır.

2013-2014 Eğitim dönemi etkinliği ile ilgili FOTOĞRAF ve VİDEOLARI izlemek için ilgili alana tıklayınız.

Çocuk-Bale-34 Çocuk-Bale-42

Leyla Gencer Anısına 17. Türk Dünyası Opera Yıldızları Konserleri Leyla Gencer Opera Ve Sanat Merkezinde Başlıyor.

17ç. türk dünyası opersası konseri

Türk halkları arasında kültürel ve sanatsal işbirliğini geliştirmek amacıyla Türk dünyasının önemli opera sanatçılarının katılımıyla Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı (TÜRKSOY) tarafından düzenlenen Leyla Gencer Anısına 17. Türk Dünyası Opera Yıldızları konserleri Türk dünyasının önemli opera sanatçılarının katılımıyla ve Bakırköy Belediyesi’nin katkılarıyla Leyla Gencer’in adını taşıyan Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde 15 Eylül-Pazartesi saat 20.00’de şefliğini Murat Kodallı’nın yaptığı Kültür ve Turizm Bakanlığı İstanbul Devlet Operası eşliğinde başlıyor.

Azerbaycan, Kazakistan, Kırgızistan, Türkiye, Türkmenistan, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti, Hakas (Rusya Fed.), Saka Yakut (Rusya Fed.), Tataristan(Rusya Fed.), Çuvaşistan (Rusya Fed.), Kabardin Balkar (Rusya Fed.), Moğolistan, Sincan Uygur Özerk Bölgesi (Çin), Tacikistan’tan opera sanatçılarının katılacağı konserler Bakırköy Belediyesi Leyla Gencer ve Sanat Merkezi’nin ardından Bursa, Ayvalık, Bodrum, Marmaris, Ödemiş ve Girne’de devam edecek.

Bakırköy Belediye Başkanı Bülent Kerimoğlu ve TÜRKSOY Genel Sekreteri Düsen Kaseinov, ücretsiz gerçekleştirilecek konsere bütün İstanbulluları davet etti.

Müzik eğitimi konusunda sıkça karşılaşılan sorunları ve olası çözüm  yollarını bu yazı ile irdelemeye çalışacağız.  Günümüzde özellikle devlet okullarında sanat eğitimin gözardı edilmesi, adeta yok kabul edilmesi ya da özel okulların bir kısmında matematik, fen, kimya gibi dersler kadar önemsenmeyen ve dolaysıyla veli ve çocuk/gençlerin bu eksikliği ve açığı farklı mecralarda gidermeye çalışması pek çok sorunu  da beraberinde getiriyor. Bu yazı ile konuya bir nebze açıklık getirmeye çalışıp, akademik çalışmalara yol açmasını diliyoruz. Genel olarak akademisyenler, okullardaki sanat eğitimleri hakkında makale yazarken özel sanat eğitimlerine yeterince önem vermemekte ve incelememektedirler. Oysa gerek sayısal gerekse biçem olarak artık toplum için bir hayli önemli konuma gelen ve ciddiye alınması gereken sanat eğitimlerinin okul dışı durumu akademisyenlerin mercek altına almasını diliyoruz.

bakırköy

Okul dışı müzik eğitiminde veli ve öğrencilerin karşılaştığı sorunlar ve çözüm önerileri (1)

Bölüm -1-

Sanatın en önemli dallarından biri olan müzik, çok eski çağlardan bu yana insanların ve toplumların kendini ifade etme, anlatma ve birbirleri ile uzlaşma ve iletişim yolu olmuştur. Bu anlamda bir kültür öğesi olan müzik; kendini hemen her alanda çok yönlü ve karmaşık bir şekilde belli edip,  insan yaşamında vazgeçilmez bir yere ve öneme sahip olmuştur.

Müzik eğitimi; genelden özele doğru “genel müzik eğitimi”, “özengen (amatör)  müzik eğitimi”  ve “ mesleki müzik eğitimi”  olmak üzere üç ana türe ayrılır. Genel müzik eğitimi; özengen ve mesleki müzik eğitiminin temelini oluşturmaktadır ve her yaşta, her aşamada olan her bireye yönelik bir müzik eğitimini kapsar. Özengen müzik eğitimi, müziğe amatörce istekli, ilgili kişilere; mesleki müzik eğitimi ise müzik alanının bütününü veya bir dalını kendisine meslek olarak seçen ve konu alanı uzmanı olacak kişilere yöneliktir (Uçan, 1997: 30- 33).

Müzik eğitimi Türkiye’de güzel sanatlar liseleri, konservatuarlar, üniversitelerin eğitim fakültelerine bağlı güzel sanatlar eğitimi bölümü, müzik öğretmenliği anabilim dalları, BAKIRKÖY PİYANO KURSLARImüzik dershaneleri-Kursları-, özel dersler ..v.b aracılığı ile yapılmaktadır.

Tüm müzik aletlerini öğrenmek ve öğretmek, diğer dallarında olduğu gibi bir eğitim sürecini kapsar. Bu eğitim ve öğretimin etkili, başarılı ve kalıcı olabilmesi için, bir takım ilkeler doğrultusunda olması beklenir. Ancak, sanat  eğitiminin yaratıcılığa açık olması ve dar kalıplarla sınırlandırılmaması gereğinden yola çıkarak  müzik eğitiminde de özellikle öğretim yöntemlerini çalgıdan ve öğrenciden daha fazla verim almaya yönelik, sınırları geniş, aynı zamanda farklı disiplinlerden de faydalanarak, yeniliklere açık olarak geliştirmek gerekir. Bu bağlamda, müzik eğitiminde, öğretim yöntemlerine yönelik farklı arayışlar ( çalma/çalışma yöntemlerine farklı alanlardan yeni boyutlar eklenmesinin performansa olası katkıları vb. ) ön plana çıkmaktadır ( Yağışan, 2008 : 7). Müzik aletlerini çalmada, müziksel işitme çok önemlidir. Ayrıca, iyi bir işitme yeteneği ve tartım duygusu, sağlıklı beden ve ruh hali gereklidir.  Müziksel işitmesi yetersiz olan öğrenci, yanlış sesler üretecektir. Doğru ve temiz sesler iyi bir işitmeyle ilgili olduğu kadar,

müzik ve çocukBugün sizlerle genel anlamda kurslarda çalışan öğretmen ve eğitmenlerin karşılaştıkları sorunlar ve  yaklaşımlardan bahsetmeye çalışacağız. Müzik eğitiminin amaçladığı temel bilgi ve beceriler arasında, doğru duruş, tutuş, temiz ses üretebilme, müzik çalgısının yapı ve özelliklerini bilme, belli düzeydeki etüt ve eserleri seslendirebilme vb. bir takım konular bulunmaktadır.

 Ülkemizde Mesleki Eğitimler Dışında Kalan Yerlerde Çalgı Eğitimi Yapılan Ortamlar

Müzik Eğitimi, ülkemizde özgün ve yaygın eğitimdeki yönelim ve uygulamalarıyla ele alındığında, oldukça  yaygın bir kullanıma sahiptir. Fakat, birbirine benzer kurumlarda ya da ortamlarda, nitelik açısından oldukça farklılıklar olduğu gözlemlenmektedir.

Mesleki eğitim veren konservatuvarları ve Güzel sanatlar bölümünün Müzik bölümlerini bugünkü yazımızın dışında tutmaya çalışacak daha çok kurslardaki eğitimleri incelemeye çalışacağız.

Mevcut kurslar veya bireysel eğitimlerde “Bireysel Çalgı Eğitimi” ders programlarının ayrıntılı şekilde planlanması ve uygulamaya geçirilmesi önemlidir. Ayrıca, çalgı eğitiminde ilk andan itibaren iyi bir planın yapılması ve bu eğitimi verimli kılacak her türlü olanağın hazırlanması, kısaca iyi çalgı eğitiminin  yapılabilmesini sağlayabilecek standardın  oluşturulması ve bunun giderek arttırılması gerekmektedir(Uslu, 1998:183).

Kursların yanı sıra  Halk Eğitim merkezleri, çeşitli sanat  merkezleri, bazı dernekler ve cemiyetler ile özel dersler sayılabilir. Bu ortamlarda yapılan müzik eğitiminin niteliğinde, büyük farklılıklar bulunduğu gözlenmektedir. Bu ortamlarda sürdürülen eğitimin de mutlaka uzman öğretmenler tarafından, yöntemli ve programlı yapılması gerekmektedir. Yaygın eğitim ortamında niteliğin önemsenmesi açısından, denetim unsurunun işletilmesinde eğitim sonuçlarının gözlemlenmesinde yarar olacaktır.

Amatörce yapılan müzik öğretiminin, doğru ve tutarlı biçimde yapılması sağlanmalıdır. Yaygın eğitimde  sürdürülen çalgı derslerine destekleyici olunmalıdır. Bazen bu ortamlarda eğitilenler, zaman içerisinde mesleki bir eğitime de yönelebiliyorlar. Çalgı dersleri, özel dersler de dahil olmak üzere, yapıldığı her  ortamda, amacına ulaşacak biçimde gerçekleştirilmelidir. Bu derslerde çalgı öğretilen bireye kazandırılması  gereken temel beceriler oluşturulmalıdır. Aksi takdirde (bilişsel, duyuşsal, devinişsel) yapılan eğitim yetersiz ve göstermelik olacak, dolayısıyla bu derse ayrılan zaman ve emek boşa gidecek, beklentiler

Sonraki yazımızda ”  Kurslarda çalgı eğitiminde karşılaşılan sorunlar ve çözüm önerileri “ile devam edeceğiz.

(Kaynakça detayı yazının tamamı bittiği zaman verilecektir)

Diren C.

         Ülkemizde en çok emeklilerin tercih ettiği fakat aslında çalışanların da stresli iş ortamlarından uzaklaşmak için denemelerini tavsiye ettiğimiz zevkli bir hobidir koro eğitimi. Tüm hafta boyunca yoğun iş temposunda çalışan insanların kendini tazeleme ihtiyacı ve kafasını boşaltma arzusu  ağır basmaktadır.

koro

 

İşte biz burada devreye giriyoruz sizleri o stresli ortamdan uzaklaştırmak  ve müzik eşliğinde değişik dünyalara götürmek için 2014-2015 koro sezonu için çalışmalara davet ediyoruz. Her şarkıda başka kişiliğe büründürüyoruz. Kimi zaman hüzünlendirirken, kimi zaman neşelendiriyoruz. Sizi sizden alıp tekrar size iade ediyoruz. Emekliler, ev hanımları ve “ev erkekleri” sizleri de çoluk çocuğunuzun dertleri, geçim sıkıntısı ve  memleket meselelerinden uzaklaştırıp pamuk gibi yapıyoruz.

Bunlar espri ile karışık olsa da aslında gerçek. Her şeyin baş döndürücü hızla geliştiği ve hayatın olanca hızıyla geçtiği zamanımızda hepimizin bir hobiye ihtiyacı var. Sesim güzel mi değil mi kaygısından kurtulun ve bize uğrayın misafirimiz olun. Bir kez katılın müzik sizi sarsın sarmalasın ondan sonra karar verirsiniz…

Bizler sizin için Bakırköy’deyiz.

Gündüz grubu çalışma gün ve saatlerimiz Pazartesi-Perşembe 14.00-16.00

Akşam  grubu çalışma gün ve saatlerimiz Pazartesi-Perşembe 19.00-21.00

Adresimiz için  lütfen TIKLAYINIZ.

2009 yılından bu yana sizler için sanat adına faaliyet gösteren ” Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği” aynı zamanda Bakırköy’de M.E.B.’e bağlı olarak sadece sanat eğitimi veren ilk kurum olma niteliğindedir.

NAR_SANAT

 

Elbette gerek çocukların, gerek yetişkinlerin kaliteli, saygın, nitelikli eğitimler alacağı ve aynı zamanda bir STK olarak kültürel faaliyet ve gösteriler, sergiler gibi halkın kolaylıkla ulaşabileceği sanatsal faaliyetlerde bulunmak ve şimdiye kadar 6 yılda yaklaşık olarak 3500-4000 sanatsevere sanat eğitimi vermek ve sanatı sevdirmek bizleri mutlu ediyor.

Yeni bir eğitim dönemi daha başlıyor. Eğitim dönemi ile beraber, halkımıza sanat adına daha pek çok sürprizlerimiz olacak.

Tüm zorluklarda yanımızda olan üyelerimiz,  öğrencilerimiz ve velilerimize ve elbette sanatçı ve eğitmenlerimize minnettarız.

Nar Sanat Yönetim Kurulu

 

Barış İçin Müzik, İstanbul Kültür Sanat Vakfı desteğiyle, ilki geçen yıl Salzburg Festivali kapsamında gerçekleştirilen Sistema Europe Orkestra Kampı’nın ikincisini 14-22 Ağustos tarihleri arasında İstanbul’da düzenleyecek.

sistema-europe-orkestra-kampi-istanbul-da-bulusuyor

Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde yapılacak Sistema Europe Orkestra Kampı’na, 9 ülkeden katılacak 200 çocuk ve eğitmen, bir hafta boyunca provalar yaparak birlikte çalışma imkânı bulacaklar. Barış için Müzik’in müzik direktörlüğünü yürüten Bruno Campo ile MozartBologna Orkestrası ve Lucerne Festival Orkestrası üyesi Etienne Abelin’in müzikal liderliğiyle gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’na Türkiye’den Barış İçin Müzik Orkestrası’yla birlikte, Avusturya, Danimarka, Hırvatistan, İngiltere, İsveç, İsviçre, İtalya ve Portekiz’den yaşları 10-19 arasında değişen 200 çocuk katılacak.
İstanbul’da gerçekleştirilecek Sistema Europe Orkestra Kampı’nın en önemli etkinliklerinden biri de geleceğin El Sistema eğitmenlerinin yetişebilmesi için düzenlenecek “El Sistema Modeli eğitimKampı” olacak. İlk kez düzenlenecek eğitim kampında, Türkiye’nin farklı illerinin yanı sıra Avusturya, Hırvatisyan, İngiltere, İran, İsviçre, İsveç, İtalya, Macaristan, Peru, Portekiz ve Venezüella’dan 50’nin üzerinde eğitmen yer alacak. El Sistema modeli eğitimin öğretileceği çalışmalara Barış için Müzik Orkestrası’nın gelecekteki öğretmenleri de katılacak.
200 kişilik Sistema Europe Gençlik Orkestrası’nın konseri 
21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de 
Leyla Gencer Opera ve Kültür Merkezi’nde 
Bir hafta boyunca birlikte prova yapan 200 çocuğun aynı sahnede buluşacağı Sistema Europe Gençlik Orkestrası, 21 Ağustos Perşembe akşamı 20.00’de Bakırköy Belediyesi Leyla GencerOpera ve Kültür Merkezi’nde ücretsiz bir konser verecek. Şef Bruno Campo yönetimindeki Sistema Europe Gençlik Orkestrası konserde, Tchaikovsky’nin Slav Marşı, Arturo Marquez’in Danzon no.2, Rossini’nin William Tell Uvertürü, Elgar’ın Enigma Varyasyonları’ndan Nimrod, Mozart’ın Küçük Bir Gece Müziği ve Grieg’in Holberg Suit’inden 1. Bölüm’ü seslendirecek.
Sistema Europe Orkestra Kampı İstanbul 2014, Barış için Müzik Vakfı tarafından, İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın desteği ve Boğaziçi Üniversitesi’nin ev sahipliğinde, Hilti Foundation, Canan Pak İmregün, Liv Hospital, Berrin Erengül, Twist, Nestlé ve Turyol sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Sistema Europe Orkestra Kampı’nın üçüncüsü 2015 yılında Barış için Müzik’in de katılımıyla İsveç’te düzenlenecek.
Barış için Müzik hakkında
Mimar Mehmet Selim Baki ve Yeliz Baki tarafından 2005 yılında başlatılan Barış İçin Müzik mümkün olduğu kadar fazla çocuğa karşılıksız müzik eğitimi olanağı sağlamayı ve sanata katılım önündeki engelleri kaldırmayı amaçlıyor. Bugüne kadar 4 binin üzerinde çocuğa ücretsiz müzik eğitimi veren Barış İçin Müzik, 2012’de 29 Avrupa ülkesinin içinde yer aldığı Sistema Europe’un üyelerinden biri oldu ve çalışmaları Sistema Europe’un “en iyi uygulamalarından” biri olarak değerlendirildi. Barış İçin Müzik, Haziran 2014 tarihinde El Sistema’nın kurucusu Jose Antonio Abreu ve Fundamusical Simón Bolívar Müzik Vakfı direktörü Eduardo Méndez ile imzalanan “dostluk” anlaşmasıyla resmen El Sistema’nın bir parçası olarak kabul edildi.
İstanbul Kültür Sanat Vakfı, 2013 yılından bu yana Barış İçin Müzik Vakfı’nın kurumsal destekçiliğini üstleniyor ve Lale Kart Üyelik Programı ile de bu oluşuma eğitim desteği veriyor.
Kaynak:Milliyet
Nar Sanat Eğitim Kursu Bateri (Davul) öğretmeni ” Erhan Karaca”  (“World’s Fastest Drummer”( Dünyanın en hızlı Davulcusu )  yarışmasına davet edilen ilk tür davulcusu unvanını aldı.
erhan karaca

Mike Mangini, Tim Yeung, Johnny Rabb gibi davulcuların derece yaptığı 17-19 Temmuz’da Nashville, Tennessee, ABD’de yapılan WORLD’S FASTEST DRUMMERDÜNYANIN EN HIZLI DAVULCUSU Yarışması’na ilk Türk davulcu olarak DAVET EDİLDİ!

 Yarışma Hakkında
WFD World’s Fastest Drummer (Dünyanın En Hızlı Davulcusu) yarışması Drumometer adında bir vuruş sayacı ile belli bir süre içinde yapılan vuruşu sayarak dünyanın en hızlı davulcusunu belirler. Drumometer Guinness World Records tarafından da dünyanın en hızlı davulcusunu belirlemek için kabul edilmektedir.
 
Yarışmadaki asıl amaç bir dakika içinde kaç vuruşun yapıldığıdır. Johnny Rabb dakikada 1000 vuruş yapan ilk kişi olarak yazılmıştır.
 
Yarışma en hızlı eller ve en hızlı ayaklar kategorisi olarak ikiye ayrılır. Şimdiye kadar katılımcılar arasındaki ünlü isimler Dream Theater davulcusu Mike Mangini, Morbid Angel davulcusu Tim Yeung, Johnny Rabb, Art Verdi… 
 
Yarışma rekoru Guinness tarafından onaylanmasının yanı sıra pek çok basın ve etkinlik kanalından desteklenmektedir. 
Bunlar; 
BBC, NBC, ABC, CBS, CNN, ESPN, MTV, FOX, VH1, FOX Sports, CBS news, PBS, OZZFEST, CBS radio, DISCOVERY health channel, ABC radio networks, VANS warped tour, Modern Drummer, Drum!, Musicmaker Magazine, Wired, The Boston Globe, Upbeat Daily, Drum Business, Daily Hearld Tribune, The Star, Toronto Sun, Sun News, Independent…
Yarışmanın Sponsorları 
Pearl, Redbull, NAMM, Meinl, Drum!, Remo, Promark, Axis Percussion, WB, The Music Edge, DrumRadio, HansenFütz
Nar Sanat ailesi olarak yöneticiler, öğretmenlerimiz, çalışanlarımız ve  öğrenci ile velileri adına başarılar diliyoruz.

 

Eğitmenimiz Erhan KARACANIN davul Çalışmasından örneği aşağıda izleyebilirsiniz.