Yazılar

Özellikle küçük yaşta çocuklarını müziğe yönlendirmek isteyen anne babaların en çok aklına takılan sorular “Çocuğum için enstrüman çalmada doğru zaman mı?”, “Hangi enstrümanı seçmeliyiz?” olsa gerek.

11 yıldır Bakırköy’de sanat eğitimi veren Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak, çocuğunuz hangi enstrümana başlarsa başlasın ilk dersin çok önemli olduğunun altını çizmek istiyoruz. Eğitim hayatımıza başladığımız ilk günden bu yana derslere başlamadan önce tanışma dersi uygulamamızın en önemli nedenlerinden biri de bu aslında.

Hemen hemen hayatın her alanında olduğu gibi ilk ders çocuğunuz için büyük önem taşıyor. Bu ders sırasında öğretmen, öğrenci ilişkisi oluşmaya başlıyor, kurallar ve geleceğe yönelik hedefler konuluyor. Tabiri yerindeyse ilk ders hem öğrenci hem de öğretmen için bir keşif dersidir.

Tanışma dersini gerçekleştiren öğretmenimiz öğrencinin seviyesine, öğrenme şekline bakarak öğretmen tavsiyesinde bulunmaktadır.

TÜM ÖĞRENCİLERİMİZ ÖZELDİR…
Hangi yaşta ve hangi enstrümana başlarsa başlasın tüm öğrencilerimiz bizimle birlikte farklı bir deneyime adım atar. Uzman eğitmen kadromuz, öğrencinin yaşına, seviyesine uygun öğretme metotları kullanarak piyano, keman, bateri, gitar veya sizin tercih ettiğiniz başka bir enstrümana kaydı yapılmaktadır. Fakat elbete öğrencinin istek ve arzusu asla gözardı edilmemektedir.

Özellikle okul öncesi yaş grubundaki öğrencilerimiz, enstürman derslerinin eğitim olduğunun farkına bile varmadan birlikte iyi zaman geçirmek olarak algılayıp, dersleri daha çok sevecekler. Hem müziği, hem de müzik eğitimini sevdirmek için atılması gereken en önemli adımlardan biri bu.

Bir gece düşünün… Sessiz, sakin, etraf karanlık… Piyanonun başına geçip kendi parmaklarınızın sesini dinlemek kadar rahatlatıcı bir şey var mı? Biraz düşünelim… Evet var peki ne mi ? Tabi ki çocuğunuzun o minik elleriyle kendi dünyasını sizlere dinlettiği o an.

Günümüzde pedagogların çoğu, kişilerin sahip oldukları farklı genetik özelliklerin kendilerine müzik yapma konusunda bazı ayrıcalıklar sağladığı görüşünü kabul etmekle beraber yeteneğin doğuştan geldiğine ve müzik eğitimi için olmazsa olmaz bir koşul olduğuna inanmaktadırlar.

Her birey, her yaşta piyano dersi alabilir. Ancak 4 yaşında, doğru eğitimle bu işe başlayan ve yıllarca düzenli çalışabilecek olan bir çocukla, 44 yaşında bu işe başlayan bir kimseden beklentiler farklı olacaktır.

Ancak müziği ve piyanoyu hayata dair bir artı olarak  almak, ortak noktalarıdır ve her şeyin çok maddesel ve acımasız olduğu dünyamızda bu da değerli bir kazançtır.

Zoltan Kodaly diyor ki

“Müziksiz tam bir kişi yoktur. Bir kişi 15 yaşına kadar bir konu hakkında düşünmese bile, iyi bir mühendis, kimyacı vb. olabilir. Ama eğer kulağı 6 yaşından itibaren ( hatta daha öncesinden) düzenli olarak eğitilmezse, müzik anlayışına sahip olamaz.

İlkokullardaki müzik öğretimi konusu, müziğin kendisinden çok daha fazla şeyle ilintilidir. Müzik dinleyicisi yetiştirmek, bir toplum yetiştirmektir.”

Parmaklarınızın sesini dinlemek ve çocuğunuzun kendi dünyasını keşfetmek istiyorsanız Bakırköy Nar Sanat kurslarına davetlisiniz. İletişim ve ön kayıt için 0212 570 80 68’i arayabilirsiniz.

 

Bilim insanları tarafından gerçekleştirilen araştırmalar sanat ile uğraşan öğrencilerin, sanat ile uğraşmayan öğrencilere göre daha fazla beynini kullandığını ortaya koyuyor.

Uzmanlar özellikle piyano öğrenen kişilerde bu farkın çok fazla olduğunu işaret ederken, okuma, ritim, parmakları kullanma gibi çalışmaların büyük etkisi olduğunun altını çiziyor.

Piyano öğrencilerinin pratik yapmalarının beynin çalışmasını hızlandırdığını belirten uzmanlar, bu öğrencilerin beyinlerini daha iyi yönetebilmeleri için uygulanması gereken bazı kurallar olduğunu savunuyor.

Her piyano dersinde öğrencinin yeni bir şey öğrenmesi kadar bir önceki derste öğrendiklerini tekrar etmesinin de önemli olduğunu kaydeden uzmanlar, kazanılan bilgilerin tekrar edilmesi için derste ve sonrasında zaman ayrılmasını tavsiye ediyor.

Ayrıca piyano derslerinde eğitmenlerin görsel ve işitsel öğeler kullanmasının da önemli olduğunu açıklayan uzmanlar, bu şekilde piyano öğrenmenin daha kolay ve etkili olacağını ifade ediyor.

“Garanti Caz Yeşili” 15. yıl etkinlikleri kapsamında İstanbul’da ağırlayacağı Stevie Wonder için sayılı gün kaldı. Efsane müzisyen Stevie Wonder, 14 Eylül Cuma akşamı Küçükçiftlik Park’ta vereceği ilk İstanbul konserinin öncesinde, 9 Eylül Pazar akşamı İngiltere‘de unutulmaz bir konsere imza attı.

Müzikseverlerin yıllardır dört gözle beklediği, nadir konser vermesiyle tanınan, efsanevi müzisyen Stevie Wonder, 14 Eylül Cuma akşamı Küçükçiftlik Park’ta vereceği bu ilk İstanbul konserinin öncesinde İngiltereli hayranlarıyla buluştu. 9 Eylül Pazar akşamı İngiltere‘nin Newport şehrindeki Robin Hill Country Park’ta düzenlenen Bestival isimli festivalin yıldız ismi olarak sahneye çıkan Stevie Wonder, konserde “Superstition”, “I Just Called To Say I Love You”, “Happy Birthday”, “How Sweet It Is (To Be Loved By You)”, “Master Blaster” ve “Higher Ground” gibi hitlerinin yanı sıra sevdiği sanatçıların şarkılarını da yorumladı. İzleyiciler Wonder’ın, Michael Jackson‘ın “The Way You Make Me Feel” ve John Lennon‘un “Imagine” şarkılarına getirdiği yorumu hayranlıkla dinlediler.

Yıllardır stüdyo albümü yayımlamayan Stevie Wonder’ın çok nadir konser vermesi, hayranları için konserlerinin değerini de arttırıyor. 2012 yılında Avustralya, Endonezya, Portekiz ve ABD‘de olmak üzere toplam 5 konser veren Stevie Wonder, İngiltere konserinin hemen ardından 14 Eylül Cuma akşamı Küçükçiftlik Park’ta, “Garanti Caz Yeşili” 15. Yıl etkinlikleri kapsamında yılın 6. konserine imza atacak. Saat 21.00’da başlayacak Stevie Wonder, İstanbul’a 5 tonluk sahne ve prodüksiyon malzemesiyle geliyor.

Konser için midi özelliği de taşıyan özel kuyruklu piyanosu ve 3 clavinet getirecek. İngiltere‘den özel olarak 3 ses masasının getirileceği konserde, 3 klavye seti ve 3 ayrı perküsyon seti bulunacak.

Sahne kurulumu için Wonder’ın prodüksiyon ekibine İstanbul’dan 30 görevli daha katılacak ve Wonder’ın yanında getirdiklerine ek olarak, yaklaşık bir tır dolusu prodüksiyon malzemesi de İstanbul’dan tedarik edilecek.

İstanbul konserinde Stevie Wonder’a 10 kişilik bir müzisyen ekibi ve aralarında Wonder’ın kızı Aisha Morris’in de bulunduğu, 3 kişiden oluşan bir geri vokal grubu eşlik edecek. Ayrıca bazı şarkılarda Wonder’a eşlik etmek üzere 8 kişilik bir koro da sahnede olacak. Wonder ve ekibinin konser öncesinde çalışabilmesi için kulislere ek sistemler kurulacak.

Özellikle 1970’lerde dönemin müziğine yön veren isimlerden, dünyaca ünlü Amerikalı besteci, şarkıcı, virtüöz ve yapımcı Stevie Wonder, onlu yaşlarının başında başladığı, yarım asırlık müzik kariyeri boyunca Music of My Mind, Talking Book, Innervisions ve Songs in the Key of Life gibi klasikleşmiş albümlerin yanı sıra “Superstition”, “I Just Called To Say I Love You”, “Master Blaster”, “Higher Ground”, “Pastime Paradise”, “Sir Duke”, “You’re the Sunshine of My Life”, “Isn’t She Lovely?”, “Part-Time Lover”, “Another Star” gibi onlarca unutulmaz şarkıya imza attı.

Piyano ve klavyenin yanı sıra armonika, davul ve perküsyon gibi enstrümanları da çalabilen Stevie Wonder,  The Woman in Red filminde kullanılan “I Just Called To Say I Love You” şarkısıyla kazandığı Golden Globe ve Oscar ödüllerinin yanı sıra kariyeri boyunca ürettikleriyle “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de dahil olmak üzere 25 Grammy‘nin de sahibi. Stevie Wonder, cazdan popa güncel müziğin birçok farklı alanından sayısız müzisyene ilham kaynağı olmaya devam ediyor.

Bildiğiniz üzere size çok yakınız.Bakırköy İncirli Caddesi üzerinde,Town Center karşısı ve Özel Yaşar Hastahanesi sokağındayız.Lütfen irtibat için inceleyiniz.

 

Konuya ilişkin yapılan açıklamaya göre, Fazıl Say, Dortmund Konser Salonu’nun 10. yılı onuruna şair Rainer Maria Rilke’nin, ”Der Panther”adlı şiirini besteledi.Lirik soprano ve orkestra için yazılan eser, yarın WDR Senfoni Orkestrası, soprano Christiane Oelze ve şef Pablos Heras-Casado eşliğinde Dortmund Konser Salonu’nda prömiyer yapacak.
Alman şiirinin en bilinen eserlerinden ”Der Panther”, yazıldığı 1902 yılından bu yana, birçok sanatçı tarafından yorumlandı. Fazıl Say ise şiirdeki sembolleri, orkestranın yarattığı akustik renklerle çözümledi.

Programda, ayrıca Say’ın ilk senfonisi ”İstanbul”un ilk bölümü olan ”Nostalji” de yer alacak.
İstanbul Senfonisi’nin dünya prömiyeri de iki yıl önce WDR Senfoni Orkestrası ile aynı salonda gerçekleştirilmişti.

Fazıl Say kimdir?

Yazar ve müzikolog Ahmet Say’ın oğludur. Piyano eğitimini Ankara’da Mithat Fenmen ve Kamuran Gündemir,Düsseldorf’ta David Levine’den almıştır.

Üç yaşındayken obuacı Ali Kemal Kaya ile ritmik jimnastik ve işitme alıştırmalarına başlayan Fazıl Say, bir yıl sonra Mithat Fenmen’den aldığı piyano dersleriyle sevgiyi de içeren bir öğrenim sürecine girmiştir. Fenmen’le sekiz yıl süren bu dönem, piyano, solfej ve teorinin yanı sıra, besteciliğe özendirme çalışmalarını ve konser podyumlarına ısındırma amaçlı küçük dinletileri kapsar. Mithat Fenmen’in 1982 yılında vefat etmesi üzerine Ankara Devlet Konservatuarı’na giren Fazıl Say, ‘Özel Statü’ olarak nitelenen hızlandırılmış yoğun eğitim çerçevesinde Kamuran Gündemir ile piyano, İlhan Baran ile kompozisyon çalışmıştır. Gündemir, yorum kavrayışı gerektiren yapıtlar üzerinde üst düzey bir değerlendirme ortamı yaratarak öğrencisini yetiştirmiş, İlhan Baran ise ona kompozisyon eğitiminin temeli olan teknik donanımları kazandırmıştır. Donanımların başlıcaları armoni, kontrpuan, form bilgisi, analiz, enstrümantasyon, orkestrasyon, antik modlar, Türk Müziği makamsal ve ritmik sistemleri, caz armonisi ve stil araştırmalarıdır. İlhan Baran, ayrıca çağdaş müzik stilleri çalışması için Ertuğrul Oğuz Fırat’dan yararlanılmasını istemiş ve Fazıl Say, üç yıl Fırat’dan ders almıştır. 1987 yılında konservatuarı bitiren genç piyanist, Almanya’nın DAAD bursuyla bu ülkeye gitmiş, Düsseldorf Müzik Yüksek Okulu’nda ABD’li piyanist David Levine’in öğrencisi olmuştur. Dünyanın önde gelen Schubert yorumcularından olan Levine, “Yaratıcı Yorumculuk” açısından örnek bir piyanisttir. Fazıl Say, piyanist kimliğiyle onu örnek almıştır.

 

 Kaynak

 

Piyano eğitimlerimiz devam etmektedir.

İletişim için