Şunun için etiket arşivi: At

Rönesans Gayrimenkul Yatırım bünyesindeki alışveriş merkezlerinin, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya işbirliği ile gerçekleştirdiği fotoğraf yarışmalarının 3’üncüsü düzenleniyor

cocuk hakları kareleri

Fotopya – Rönesans Holding – Yaratıcı Çocuklar Derneği  “Çocuk Hakları Kareleri” Fotoğraf Yarışması

Geçtiğimiz senelerde “Gülümseten Kareler” ve “Dostluk Kareleri” konulu fotoğraf yarışmalarına gösterilen yoğun ilgi nedeniyle bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek yarışmanın son başvuru tarihi, 17 Nisan. Katılmak isteyenler www.fotopya.com adresinden başvuruda bulunabilecek. “Çocuk Hakları Kareleri” konulu yarışmanın sonunda, farklı kategorilerdeki tam 69 eser sahibi, toplamda 22 bin 650 TL’lik ödülün sahibi olacak.

Çocuk Hakları ile ilgili toplumda bilinç oluşturmayı ve çocuk haklarının önemine dikkat çekmeyi amaçlayan “Çocuk Hakları” isimli fotoğraf yarışması; “18 yaş üstü”, “Lise 9-12. sınıf öğrencileri” ve “Ortaokul 5-8. sınıf öğrencileri” kategorilerinde gerçekleştirilecek. Seçici kurulunda, akademisyen, fotoğrafçı ve yöneticilerden oluşan seçkin bir ekibin yer aldığı yarışma sonucunda dereceye girenler, birbirinden değerli hediye çekleri ile ödüllendirilecek.

Dereceye giren fotoğraflar ve sahipleri, Fotopya-Mag, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu, Yaratıcı Çocuklar Derneği, Optimum Outlet, Kozzy AVM ve Piazza AVM’nin facebook ve twitter sayfaları üzerinden 11 Mayıs gününde duyurulacak. Bu fotoğraflar, yine Rönesans’ın ülke geneline yayılmış; İstanbul’daki Kozzy AVM, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’daki Optimum Outlet’ler ile Samsun, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki Piazza AVM’lerinde sergilenecek.

 

Bugünümüzü iyisi ve kötüsü ile inşa eden insanlar da bir zamanlar çocuktu. 

Yaşadığımız şu anki hayatımızı nasıl dünün çocukları şekillendirdiyse, geleceğimizi de bugünün yetişmekte olan çocukları şekillendirecek.

Dünya üzerindeki mutlu topluluklardan biri olabilmek için,
hatalarımızı görmek ve düzeltmeye çalışmak zorundayız.

Çekilecek fotoğraflar üzerinden bugün yaşanan aksaklıkların tespit edilmesi ve tüm Türkiye genelinde sergilenmesi, bizlere bu yanlışlara müdahele etme ve onları düzeltebilme yolunu acaçacaktır.  Bu hedef doğrultusunda Rönesans Holding, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya olarak bu sene üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz ödüllü fotoğraf yarışmamızın konusunu “Çocuk Hakları Kareleri” olarak belirledik.

Atılan her başarılı adım hem bizlere hem çocuklarımıza daha mutlu bir dünya sağlayacak, yapılan her yanlış ise bizleri daha karanlık ve mutsuz bir dünyaya mahkum edecek.
Uluslararası Çocuk Hakları Bildirgesi’nden Bir Kaç Madde…

·         Çocukların gelir düzeyine ve nerde yaşadığına bakılmadan alması gereken eğitim hakkı

·         Güvenli bir ortamda yaşama, büyüme hakkı

·         Düşüncelerini özgürce konuşarak, yazarak anlatabilme hakkı

·         Çocukların düşüncelerine saygı gösterilmesi hakları

·         Bedensel, zihinsel şiddete karşı korunma hakları

·         Sağlık hizmeti alma hakkı

·         Çevre kirliliğinden, yetersiz beslenmeden korunma hakları

·         Zihinsel ve bedensel engelli çocukların her türlü eğitim, sağlık ve yaşam koşullarının ücretsiz şekilde sağlanması          ile ilgili hakları

·         Çocukların uyuşturuculara karşı korunma hakları

·         Cinsel sömürüye karşı korunma hakları

·         Zorla çalıştırılamaya karşı korunma hakları…
Dünyamızı daha mutlu bir dünya yapma yolunda, olumlu veya olumsuz yaklaşımlardaki düşüncelerinizi içeren  değerli fotoğraflarınızı yarışmamıza bekliyor ve bu anlamlı desteğiniz için sizleri şimdiden kutluyoruz.

italyada-bir-turkANTDOB’un bu sezon son kez sahnelediği “İtalya’da Bir Türk” operası yoğun ilgi gördü. Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB) ünlü İtalyan besteci Gioacchino Rossini’nin 2 perdelik eseri “İtalya’da Bir Türk” operasını son kez sahneledi.

Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde, sanatseverlerin yoğun ilgi gösterdiği operada Napoli yakınlarındaki bir sahil kasabasında geçen aşk hikayesi anlatılıyor.

Rejisör Mehmet Ergüven tarafından sahneye konulan operanın orkestra şefliğini Gaetano Soliman ve Ömer Yöndem, koro şefliğini ise Mahir Seyrek üstlendi. Eserin dekoru Gürcan Kubilay, kostümü Gülay Korkut, ışığı ise Müfit Özbek imzasını taşıyor.

ANTDOB sanatçılarının yanı sıra Ankara, İstanbul ve İzmir Devlet Opera ve Bale Müdürlüğünden konuk sanatçıların da sahne aldığı yaklaşık 2 saat süren opera, izleyenlerin beğenisini kazandı.

Kaynak: Sabah

dunyanin-en-buyuk-plak-arsiviDünyanın en büyük kişisel plak arşivinin sahibi Brezilyalı iş adamı Zero Freitas, arşivini halka açmaya hazırlanıyor

Brezilyalı iş adamı Zero Freitas, dünyanın en büyük kişisel plak arşivinin sahibi olması ve onları kataloglama yöntemiyle sık sık gündeme geliyordu.
22 yaşından beri sahip olduğu plak arşivleme tutkusu, 5 milyondan fazla plağın Sao Paolo’daki bir depoda kataloglanması ile sonuçlanan 62 yaşındaki iş adamı eşsiz arşivini insanlarla paylaşmayı planlıyor.

Zero Freitas, 2300 metrekarelik depoda, dünyanın dört bir yanından gelen plaklarla daha da genişleyen arşivinin, online bir şekilde dinlenebilmesi üzerine kurulu planı hakkında oldukça hevesli.

BBC’deki bir röportajında bu fikrini dile getiren iş adamı, müziğin anıları canlandırma konusunda çok önemli olduğunu, insanların dev arşivine ulaşarak kendi anılarını tekrar canlandırmalarını istediğini söylüyor.

Kaynak: OKU.NET

arkeolojiBu yıl 24-27 Mart tarihleri arasında Anadolu Üniversitesi tarafından gerçekleştirilecek olan 6. Uluslararası Arkeoloji Öğrencileri Sempozyumu’nda, aynı anda iki farklı salonda birçok arkeoloji öğrencisi sunum yapacak.

Sempozyumun üçüncü gününde düzenlenecek ve moderatörlüğünü Prof. Dr. Hüseyin Sabri Alanyalı’nın yapacağı panelde ise Kazı Teknikleri Katılımcıları; Prof. Dr. Mehmet Özdoğan ve Doç. Dr. Feriştah Alanyalı, Eğitim Katılımcıları; Prof. Dr. Serra Durugönül ve Yrd. Doç. Haluk Sağlamtimur, İstihdam Katılımcıları; Prof. Dr. Nevzat Çevik ve Prof. Dr. Yücel Şenyurt.

 
arkeoloji-sempozyumu-1
arkeoloji-sempozyumu-2 arkeoloji-sempozyumu-3 arkeoloji-panel

Akbank Kısa Film Festivali, bu yıl 16-26 Mart tarihleri arasında 11. kez düzenlenecek.

akbank-kisa-film-festivali

10 gün boyunca yurtiçi ve yurtdışından geniş katılımlı atölye çalışmaları ve söyleşilerin yapılacağı festivalde bu yıl ilk kez “Dünyadan Kısalar” bölümüyle uluslararası yarışma gerçekleştirilecek. Festivalde, Festival Kısaları, Dünyadan Kısalar, Kısadan Uzuna, Deneyimler, Belgesel Sinema, Yarışma Dışı Seçki ve Özel Gösterim bölümlerinde bu yıl 23 ülkeden toplam 86 Kısa Film ve 2 uzun metraj film seyirciyle buluşacak. Festivalin söyleşi ve atölye çalışmalarında Berlin Film Festivali Kısa Film Bölümü Küratörü Maike Mia Höhne, yönetmen Jessica Woodworth, Yeşim Ustaoğlu, Tülin Özen, Sermet Yeşil ve Ahmet Rıfat Şungar, görüntü yönetmeni Florent Herry gibi isimler deneyimlerini sinemaseverlere aktaracak. Festivalin ulusal ve uluslararası yarışmalarında En İyi Film’e 5 bin dolar para ödülü verilecek.

 

Çanakkale Zaferi‘nin 100. Yılında Belgesel Gösterimi Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği konferans salonunda gerçekleşecek.

Çanakkale Zaferi’mizin 100. yılında gerçekleştireceğimiz belgesel film gösterimine katılım ücretsizdir.

Tarih: 18 Mart 2015, Çarşamba

Saat: 18:00

*Gösterim tam saatinde başlayacağından katılımcıların öncesinde hazır bulunmaları gerekmektedir.canakkale-zaferi-100-yil

Sizlerinde bildiği gibi genel olarak; iç karatan haberlerden uzak durmaya çalışıyoruz . Fakat bu haber iç karartmaktan öte, hayatınızın son anlarında dahi sanatın yanınızda olma isteğini körükleyeceğine inanıyoruz. Herşeye rağmen sağlık, güzellik, mutlulukla ve elbette sanatla kalın…

son istek

Hollanda’da ölmek üzere olan kanser hastası bir kadının son isteği müzeye gitmek oldu. Kadın sedyeyle Rijksmuseum’u gezdi.

Amsterdam Son İstek Vakfı bir kişinin daha son istediğini yerine getirdi. Bu kez dileği yerine getirilen ölmek üzere olan kanser hastası bir kadın oldu. Sedyeyle müzeye getirilen kadın, ressam Rembrandt’ın portresi önünde uzun süre kaldı.

Tedavisi mümkün olmayan bir hastalığın pençesinde olan ve bu nedenle ötanazi kararı alan fanatik Brugge taraftarı Lorenzo Schoonbaert’in (41) takımını son bir kez daha izleme isteği, zehirli iğneyle hayatına son verilmeden önce yerine getirilmişti. Şimdi de Hollanda’da ölmek üzere olan bir başka kanser hastasının son isteği yerine getirildi.

REMBRANDT’IN PORTRESİ ÖNÜNDE UZUN SÜRE KALDI

REMBRANDT

Adı açıklanmayan hastanın son isteği ise Amsterdam’da ressam Rembrandt’ın resimlerinin sergilendiği Rijksmuseum’a gitmek oldu. Hollandalı bir yardım kuruluşunun desteğiyle bu isteği yerine getirilen kadın hasta sedyeyle götürüldüğü müzede özellikle ressamın kendi portresi önünde uzun süre vakit geçirdi.

Amsterdam Son Istek Vakfı, 2007’den beri 6 binden fazla ölümcül hastanın son isteklerini gerçekleştirdi. Vakıf geçen hafta 3 kişiyi daha Rijksmuseum’a götürmüştü. Geçen ay bir hasta son kez “yelkenli ile seyahat etmek” istemiş, vakıf bu son dileği de yerine getirmişti.

PERA-MUZESİHayat Kısa, Sanat Uzun: Bizans’ta Şifa Sanatı sergisi kapsamında bir sempozyum düzenliyor. Adını Hippokrates’in ünlü aforizmasından alan sergi, Bizans’ta şifa sanatı ve pratiğini, Roma döneminden geç Bizans dönemine uzanan bir süreçte incelemeyi amaçlıyor.

Küratörlüğünü Brigitte Pitarakis’in yaptığı sergide, antik dünyanın kutsal şifacıları Apollo ve Asklepios ile rasyonel tıbbın ve farmakolojinin kurucuları Hippokrates ve Dioskorides’in altyapısını oluşturduğu Bizanslılar’ın şifa metodları (inanç, büyü, rasyonel tıp), İstanbul’daki şifa ve mucize merkezleri, doktor azizler gibi çeşitli konular; ulusal tıp ve botanik elyazmaları, mermer oyma eserler, ikonalar, rölikerler, muskalar, tıp aletleri, bitki örnekleri, antropolojik veriler, nadir baskı kitap, gravür ve arşiv fotoğrafları aracılığıyla anlatılıyor.

14 Mart Cumartesi, 09:30

Katılım ücretsizdir, kayıt gerekmemektedir.
Simultane tercüme yapılacaktır.

AYRINTILI PROGRAM

Sempozyum Hayat Kısa, Sanat Uzun : Bizans’ta Şifa Sanatı – Yeni Bakışlar

14 Mart Cumartesi 2015

09:30 Çay – Kahve

09:45 Açılış Konuşması: Brigitte Pitarakis

I.Oturum Başkan: Koray Durak

Şifaya Dair Algılar ve Endişeler

10:00-10:30 Derek Krueger (Kuzey Carolina, Greensboro Üniversitesi) Bizans’ta Şifa ve Kurtuluş

10:30-11:00 Frederick Lauritzen (Venedik) On Birinci Yüzyıl Konstantinopolisi’nde Bedeni ve Ruhu Sağaltmak

11:00-11:30 Christos Merantzas ve Brigitte Pitarakis (Patras Üniversitesi ve CNRS, Paris) Cinlerin Gürültüsünden Cennetin Melodisine: Bizans’ta Şifa Tartışma ve Çay – Kahve Arası (20 dakika)

Şifa Mabetleri ve Pagan Mirası

11:50-12:20 Şehrazat Karagöz (İstanbul Arkeoloji Müzeleri) Gerçekten Efsaneye Hekim Tanrı Asklepios

12:20-12:50 Philipp Niewöhner (Dumbarton Oaks, Washington, D.C.) Anadolu’nun Şifa Pınarları: Pagan Mirasın Sorunu Tartışma ve Öğle Yemeği

II. Oturum Başkan: Philipp Niewöhner

Şifa Mabetleri ve Azizlerin Hayat Öyküleri

14:30-15:00 Halûk Çetinkaya (Mimar Sinan Üniversitesi, İstanbul) Konstantinopolis’te Kosmidion

15:00-15:30 Anna Lampadaridi (CNRS/IRHT Section grecque, UPR 841, Paris). Yunan Mucize Metinleri Külliyatında Şifa: Trabzonlu Aziz Eugenios Örneği Tartışma ve Çay – Kahve Arası (20 dakika)

Tıbbi Uygulamalar, Şifa ve Hastalık

15:50-16:20 Petros Bouras-Vallianatos (King’s College, Londra) Geç Bizans’ta Tıbbi Teori ve Uygulamalar

16:20-16:50 Koray Durak (Boğaziçi Üniversitesi, İstanbul) Egzotik İlaçlar ve Bizans Tıbbının Gelişimi

16:50-17:20 F. Arzu Demirel (Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi, Burdur) İskeletlerden Elde Edilen Veriler Işığında Anadolu Bizans Toplumlarında Sağlık

Tartışma ve Kapanış

Bu yıl 13’üncüsü düzenlenecek, Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programı ve Altın Bamya adayları yapılan bir basın toplantısıyla açıklandı. 

filmmor_ilan_logolu

Bu yıl “Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması” temasıyla düzenlenecek olan gezici festival 13 Mart’ta, İstanbul’da başlayacak. 27 Nisan’a kadar, altı ayrı şehirde sürecek olan gezici festival 13-22 Mart’ta İstanbul’da, 28-29 Mart’ta Denizli’de, 4-5 Nisan’da Muğla-Bodrum’da, 11-12 Nisan’da Diyarbakır’da, 18-19 Nisan’da Adana’da, 25-26 Nisan’da İzmir’de olacak.

5 ÜLKEDEN, 61 FİLM

13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 13 Mart Cuma günü, saat 19:00’da Galatasaray Meydanı’ndan Pera Müzesi’ne yapılacak Festival Yürüyüşü ile başlayacak. Festivalde bu yıl 25 ülkeden, 61 filmin gösterileceği festivalde, bu yılHindistan’dan Meksika’ya çeşitli ülkelerden filmler yer alacak. Filmlerin 17’si Türkiye’den. Festivalden elde edilecek gelirse Şengal ve Kobani kamplarındaki kadınlara ve çocuklara aktarılacak.

FESTİVAL YÜRÜYÜŞLE BAŞLAYACAK

Pera Müzesi’nde Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü’nün de verileceği açılışta Arkadaşımı Merak Ediyorum filmi gösterilecek. Festival filmleri İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Rampa salonlarında gösterilecek. Filmler ‘Kadınların Sineması’, ‘Margarethe von Trotta Toplu Gösterimi’, ‘Nahid Persson Sarvestani Toplu Gösterimi’, ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’, ‘Cins, Cinsiyet, Cinsiyetler’ ve ‘Bedenimiz Bizimdir’ adında altı ayrı bölümde seyirciyle buluşacak. Festival bu yıl önemli konukları da ağırlayacak. 1975’ten bu yana çektiği filmlerde güçlü kadın karakterler yaratan Margarethe von Trotta ile buluşma 17 Mart Salı günü İstanbul Modern’de.

VE ALTIN BAMYALAR…

Her yıl olduğu gibi bu yıl da festivalin kapanışı Altın Bamya Ödül Töreni ile son bulacak. Yedinci kez düzenlenecek törende Türkiye Sineması’nın 100’üncü Yılı dolayısıyla 100 yıla bakılacak. “100 Yılın Bamyası Ödülleri’nin bu yılki adayları erkek karakter kategorisinde Tecavüzcü Coşkun, Tarkan ve Recep İvedik, kadın karakter kategorisinde ise Kezban, Afrodit ve Mum Kokulu Kadınlar’daki tüm kadın karakterler.

Kaynak : onedio.com

Endonezya’da 19. yy’da bulunan, yüz binlerce yıl öncesinden kalma midye kabuğu üzerinde, insan eliyle yapılmış ilk sanat eseri olabileceği düşünülen izler bulundu.

en-eski-sanat-eseri en-eski-sanat-eseri-2

Bilim insanları modern insanın atasına ait en eski sanat eserinin bulunmuş olabileceğini açıkladı. Endonezya’nın Cava adasında bulunan ve 430 ila 540 bin yıl öncesine ait olduğu düşünülen deniz kabuğu üzerinde zik zak şeklinde şekiller tespit edildi. Araştırmacılar, deniz kabuğu üzerindeki oymanın modern insanın ataları tarafından yapılan ilk sanata işaret ediyor olabileceğini belirtti.

Hollanda’nın Leiden Üniversitesi’nden Josephine Joordens, Homo erectus tarafından yapılan M şeklindeki zik zakların ve çiziklerin ne amacı taşıdığını henüz bilmediklerini, ancak türün sandıklarından daha akıllı olabileceğini ifade etti. Joordens, “Modern insanlar olarak yok olan diğer tüm insan türlerini daha aptal sanıyoruz. Ancak böyle olduğunu düşünmüyorum… Atalarımızın yeteneklerini daha iyi anlamaya çalışmalıyız” yorumunda bulundu.

Hollanda’nın Naturalis müzesinde bulunan, 1890’larda Endonezya’dan çıkarılmış 166 deniz kabuğu üzerinde yapılan incelemeler, kabukların yüzeylerinin keskin hale getirilerek kesme veya kazımak için kullanılmış olabileceklerini gösterdi. Üzerinde çizikler bulunan kabuğun ise bir köpekbalığı dişiyle işlendiği düşünülüyor. Yüz binlerce yıl önce koyu bir yüzeye sahip olan kabuğun üzerinde, çiziklerin beyaz izler bıraktığı tahmin ediliyor.

Merak ile gelen bulgu

Homo erectus’un taş aletleri kullanmakta yetenekli oldukları bilinmesine rağmen, Endonezya’da geçmişte yapılan araştırmalar az sayıda antik taş eşya ortaya çıkarmıştı. Joordens, deniz kabuğu üzerindeki çiziklerin önemli el becerisi gerektirdiğini belirterek Homo erectus’un taş dışında kabukları da kullanabildiğini anladıklarını söyledi.

Homo erectus türünü keşfeden Hollandalı araştırmacı Eugene Dubois, 19. yy’da maymundan insana geçiş yaptığına inandığı bir türe ait deliller bulmak için koloni halindeki Endonezya’ya gitmişti. 1891 yılında ‘Cava Adamı’ adını verdiği ve 1,9 milyon ile 100 bin yıl önce yaşamış insan türünü keşfetti. En son araştırmada kullanılan kabuklar da, kendi elleriyle toplandı.

Köpekbalığı dişi gibi sivri nesnelerle kabukların birçoğunda delik açtıkları belirlenen Homo erectus’un, yumuşakçalardan beslenmek için kolay bir yola başvurduğu anlaşıldı. Homo erectus, beslenmek için kullandığı deniz kabuklularını daha sonra eşya olarak da kullanıyordu. Birçok kabuğun kesici bir alet kullanılmak için işlendiğine dikkat çeken Joordens, ilk sanat eseri olabileceği düşünülen kabuğun ise ne anlam taşıdığını anlamanın çok güç olduğunu belirtti.

Joordens, Cava’daki kazı alanı Trinil’de bulunan kabuğun sırrını çözmek için, “O günlerde Homo erectus’un aklından ne geçtiğini anlamamız gerekiyor” ifadesini kullandı. Bilim insanları, Endonezya’daki yaşama şekilleri araştırılarak Homo erectus hakkında daha birçok bilgiye ulaşabileceklerini belirtti.

Kaynak: Livescience ve Al Jazeera

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), Pelin Halkacı Akın’ın solistliğinde “BİFO ile Barok Zamanı” konseriyle bu akşam Lütfi Kırdar Anadolu Auditorium’da İstanbullulara klasik müzik ziyafeti sunacak.

borusan-istanbul-flarmoni-orkestrasi

Vivaldi: Dört Mevsim, No. 1–4, Op. 8
Gabrieli: 13. Sonat
Telemann: Yaylılar ve Sürekli bas için Sol Majör Konçerto Grosso, TWV 52:G1
Bach J.S.: 3. No.lu Orkestra Süiti’nden “Air on G-string”
Lully: Le Bourgeois gentilhomme, LWV 43; 4. Perde 4, 5. Sahneden: “March pour la cérémonie Turcs”
Pergolesi: L’Olympiade Uvertürü
Händel: Music for the Royal Fireworks

BİFO, konzertmeister’ı Pelin Halkacı Akın’ın solistliği ile muhteşem bir barok akşamında kışın soğuğunu üzerinizden alacak. BİFO izleyicisinin başarılı çalışmalarını yakından takip ettiği Akın, solistliğinin yanı sıra eğitmen olarak da oldukça yoğun bir programa sahip. Sanatçı, Türkiye’deki tüm genç müzisyenlere örnek olacak şekilde, ülke çapındaki konser salonlarında parlak kariyerini zirveye taşımaya devam ediyor. Claudio Abbado, Seiji Ozawa, Pierre Boulez, Semyon Bychkov ve Daniele Gatti gibi ünlü orkestra şefleriyle çalışarak Avrupa’nın önde gelen konser salonlarında gerek orkestra ile gerekse solo konserler vermiş olan Akın, 2011 yılında Yolculuk adlı albümünü kaydetti. Bu albümünde de, dünya çapında eğitmen olarak katıldığı ustalık sınıfları ve solo konserlerinde de yalnızca yabancı bestecilerin değil, Türk bestecilerin yapıtlarına da büyük önem vererek çok önemli bir görevi üstlenen sanatçı, tüm klasikseverler ve tüm zamanlar için özlenen barok dönem yapıtlarından oluşan bir program sunacak.

Kaynak: Seç Haber

matrakci-nasuh“Bu tablolar 1534 yılında Anadolu’nun İstanbul’dan Tebriz’e Tebriz’den Bağdat’a kadar resimli yol haritasıdır” 

Ünlü Türk minyatür sanatçısı, savaş oyunları uzmanı ve  tarihçi Matrakçı Nasuh’un eserleri, Ankara’da görücüye çıktı.

Kızılay metro istasyonunda, “Matrakçı’nın Şehirleri” konulu sergi  açıldı.

Açılışta konuşan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Başkanı Turan Karataş,  serginin Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden oluştuğunu belirtti.

Karataş, sergide Prof. Dr Nurhan Atasoy’un seçtiği 40 eserin yer  aldığını ifade ederek, “Bu tablolar 1534 yılında Anadolu’nun İstanbul’dan  Tebriz’e Tebriz’den Bağdat’a kadar resimli yol haritasıdır. Matrakçı, bu eserlere  metre ve mil hesabını da koymuştur. Bu minyatürler şehirlerin 500 yıl önceki  tarihi neydi, oradaki eserler nasıldı, bunları kontrol etmek için birer belgedir”  dedi.

Karataş, serginin birkaç ay önce İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda da  açıldığını ve çok büyük ilgi gördüğünü söyledi.

“Matrakçı’nın Şehirleri” konulu sergi, 21 Şubat’a kadar gezilebilecek.

Kaynak: Medya