Şunun için etiket arşivi: antalya

Festival, 10-12 Aralık’ta 10 ilde eşzamanlı yapılacak

AB Delegasyonu tarafından Türkiye’deki AB Üye Devlet temsilcilikleri ve kültür merkezleri ile işbirliği içerisinde düzenlenen 2012 AB İnsan Hakları Film Günleri 10 Aralık İnsan Hakları Günü’nde başlıyor. Festival, 10-12 Aralık tarihleri arasında Türkiye’nin on ilinde eşzamanlı olarak düzenlenecek.

Film-severler, öğrenciler, insan hakları aktivistleri ile AB ve Türk sineması ile ilgilenen herkes Ankara, İstanbul, İzmir, Antalya, Kayseri, Eskişehir, Trabzon, Konya, Gaziantep ve Diyarbakır’da ücretsiz halka açık gösterilecek filmleri izlemeye davetlidir.

Avrupa Birliği, Avrupa’da ve dünya genelinde barış, uzlaşma, demokrasi ve insan haklarının ilerletilmesine yaptığı katkılardan ötürü 2012 Nobel Barış Ödülü’ne layık görülmüştür. Ödül töreni 10 Aralık tarihinde Oslo’da gerçekleştirilecektir.
Ödül töreni münasebetiyle ve İnsan Hakları Günü’nün (10 Aralık) önemine istinaden 2012 “ABİnsan Hakları Film Günleri” 10–12 Aralık tarihleri arasında düzenlenecektir.
AB Delegasyonu tarafından Türkiye’deki AB Üye Devlet temsilcilikleri ve kültür merkezleri ile işbirliği içerisinde Türkiye genelinde on ilde düzenlenen 3 günlük halka açık Festival kapsamında, AB’ye üye 11 ülkeden 11 film gösterilecektir.
Bizim insan haklarımız, bizim bireysel haklarımız ve bizim insani deneyimimizi konu alan AB filmlerinin gösterileceği Festival, yaşamın tüm kesimlerinden izleyicileri düşündürmeyi, etkilemeyi ve onlara ilham vermeyi amaçlamaktadır. Bunlar millet, cinsiyet, yaş, cinsel tercih ya da etnik kökene bakılmaksızın hepimizi ilgilendiren konulardır.
Burada amaç kimlik, hoşgörü, saygı, haysiyet ve kültürler arası diyalog gibi çeşitli konulara ilişkin farkındalığın yaratılması ve basmakalıp düşüncülere meydan okunması için en iyi AB filmlerinin paylaşılmasıdır.
İyi seyirler!

AB İnsan Hakları Film Günleri Gösterim Programı:

10 Aralık, Pazartesi
12:30 Lotte ve Aytaşının Sırrı, ESTONYA
15:00 Denizdeki Adam, YUNANİSTAN
17:30 Islık Calmak İstersem Calarım, ROMANYA
19:30 Daha İyi Bir Dunyada, DANİMARKA

11 Aralık, Salı
12:30 Lotte ve Aytaşının Sırrı, ESTONYA
15:00 Kano, FRANSA
17:30 Sadece Ruzgar, MACARİSTAN
19:30 Cennetteki Copluk, ALMANYA

12 Aralık, Çarşamba
12:30 Umut Liman, FİNLANDİYA
15:00 Görünmez Adamlar, HOLLANDA
17:30 Adalar, İTALYA
19:30 Kuma, AVUSTURYA

Çocuklara yönelik “Lotte and the Moonstone Secret” dışındaki diğer filmler 15 yaş üstüne hitap etmektedir.. 

Film programları ile ilgili ayrıntılı bilgi için bkz:
www.avrupa.info.tr/hrfilmdays

Dünyaca ünlü piyanist ve besteci Fazıl Say, Türkiye’nin farklı şehirlerinde gerçekleşecek konserlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanıyor.

Fazıl Say‘ın Anadolu turu 25 Kasım’da Bursa’da gerçekleşecek resital ile başlayacak. Konserlerinin ilk etabında Trabzon, İzmir, Adana, Gaziantep ve Mersin şehirlerinde dinleyicileri ile buluşmaya hazırlanan Say, resitallerine 2013 yılında da devam edecek. Say konserlerde kendi eserlerinin yanı sıra Mozart, Beethoven ve Bach eserlerini de yorumlayacak.

Müzik eleştirmenlerinin ‘Kültürlerarası köprü kuran büyüleyici piyanist’ diye adlandırdığı Sayın eserleri, geçtiğimiz haftalarda 13. Uluslararası Antalya Piyano Festivali’nde seslendirildi. Aynı zamanda Say’ın eserleri, ‘Artist in Residence Haftası’ kapsamında daimi sanatçısı olduğu Frankfurt Radyosu Senfoni Orkestrası ile birlikte icra edildi.

Konserler:

25 Kasım 2012 Pazar // Saat 20.30 // Bursa Atatürk Kültür ve Kongre Merkezi

1 Aralık 2012 Cumartesi // Saat 20.00 // Trabzon Karadeniz Teknik Üniversitesi AKM

3 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // İzmit Süleyman Demirel Kültür Merkezi

23 Aralık 2012 Pazar // Saat 18.00 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

24 Aralık 2012 Pazartesi // Saat 20.30 // Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu

25 Aralık 2012 Salı // Saat 20.30 // Gaziantep Dedeman Oteli

26 Aralık 2012 Çarşamba // Saat 20.30 // Mersin Kültür Merkezi

Kaynak : [-]

2013 opera tarihi için önemli bir yıl. Ünlü İtalyan opera bestecisi Giuseppe Verdi’nin (1813-1901) doğumunun 200. yılı. Ve 2013’e yaklaşık 40 gün kala, bu akşam İstanbul İtalyan Kültür Derneği Verdi Yılı kutlamalarının Türkiye açılışını yapıyor.

Verdi opera tarihinin en büyükbestecilerinden biri. Bugündünya operalarının dağarlarında en çok yapıtı yer alan, sahnelenen besteci. En ünlüleri Aida, Rigoletto, Il Trovatore, La Traviata, Macbeth, Otello, Falstaff, Nabucco, La Forza del Destino, UnBallo in Maschera, Don Carlos, Luisa Miller olan operalarının en az yarısını izlememiş operasever yoktur sanırım. Çünkü hemen hepsi Devlet Opera ve Baleleri’nce oynandı.

Antalya Opera Festivali yıllardır Aida’yla açılıyor.

Türkiye’ye de yabancı değil Verdi. Tanzimat sonrasında İstanbul’da oynanan operaların arasında onun yapıtları ilk sırada geliyor. 1846 ile 1885 arasında İstanbul’da tam on iki
operasının İtalyan topluluklarınca sahnelendiği, bu gösterimleri Padişah Abdülmecit’in de izlediği biliniyor. Üstelik bu operalar ilkgösterimlerinden en çok üç beş yıl sonra
oynanmış İstanbul’da. Il Trovatore ise, örneğin, Roma’daki ilk gösterimiyle aynı yıl (1853) sahnelenmiş. İstanbul’da 1885’de oynanan Aida’yı ise Osmanlı eyaleti Mısır’ın başkenti
Kahire’deki İtalyan Tiyatrosu için yazmış Verdi ve ilkgösterimi de 1871’de orada yapılmış. Verdi’nin yaşamı boyunca aldığı pek çok nişan ve madalyadan birinin de Mecidi nişanı
olması bu gösterimlerin bir sonucu olsa gerek.

Ancak Verdi yalnızca büyük bir besteci değildi. İtalyan Yenidendoğuş (Risorgimento) savaşımının içinde yer almış; İtalya’nın birliğinden, bütünlüğünden yana bir yurtseverdi aynı zamanda. Yapıtlarını yaratırken öncelikle sanatsalyetkinliğe ulaşmayı amaçlasa da, İtalyan halkı onun yapıtlarında yabancı boyunduruğundan kurtulmak ve İtalya Birliği’ni kurmak için verilen savaşımı destekleyen çok şey bulmuş. Örneğin, Nabucco’nun “Va pensiero sull’ali dorati” diye başlayan tutsaklar korosu İtalyan yurtseverlerinin ulusal marşı olmuş adeta o yıllarda, dağa taşa “Viva VERDI” (Açılımı: “Yaşa Vittorio Emanuele re d’Italia” / İtalya Kralı Vittorio Emanuele)) yazılmış. Nabucco’dan sonra da, I Lombardi alla prima  Crociata’nın “O Signore dal tetto Natio”, Ernani’nin “Si ridesti il leon di Castiglia” korolarını da yurtseverler kendi marşları olarak söylemişler. Özetle, İtalyan Birliği’nin simgesi olmuş; 1861’de açılan ilk Parlamento’ya milletvekili, 1874’de de senatör seçilmiş.

İtalyan Kültür Merkezi’nde bu akşam 20:00’de başlayacak Verdi Yılı açılış konserinde dört İtalyan opera sanatçısı Verdi operalarından aryalar sunacaklar. Soprano Mimma Briganti, mezzo soprano Ambra Vespasiani, tenor Flaviano Bianchi ve bariton Stefano Meo’ya piyanoda Mirco Roverelli eşlik edecek.

 

Malatya Film Festivali’ne zengin program

Kerem Akça, bu yıl üçüncü kez düzenlenen Malatya Film Festivali’nin programını değerlendirdi

Malatya Film Festivali, 9-15 Kasım 2012 tarihleri arasına denk gelen üçüncü yılında bambaşka bir temanın yanında Kristal Kayısı ödüllü ulusal ve uluslararası yarışmalarıyla da işlevlerini sürdürüyor. 140 filmi bulan programda özellikle Türkiye prömiyerini yapacak yabancı eserlerle dikkat çeken etkinlik, Antalya’da yarışmayan filmlerle de ‘ulusal yarışma’ rekabetini kızıştıracak gibi. Üzerine tuğlalar koyarak festival çatısı adına doğru adımların festivali olan organizasyon için ilerisi açık. Amerikan bağımsız sinemasının ustalarından John Sayles’in özel konuk olarak şehre gelip 9 Kasım’daki açılış töreninde onur ödülü alacak olması ise bir başka önemli detay.

Her geçen yıl program kalitesi açısından çıtayı daha da yükseklere koyan Malatya Film Festivali, bu sene ‘Orta Doğu ve Barış’ teması eşliğindeki etkinliklerle de ağını genişletecek. Bu klasik eğilimin yanında esasen ulusal ve uluslararası programın yoğunluğu konusunda bir dikkat çekicilik görmek mümkün. Elbette seminer, sergi ve atölye etkinliklerinin yanında önemsenmeyen ‘sinema tekniği’ üzerine İngilizce kitaplardan biri daha Türkçe’ye çevrilmiş haliyle basılıp dağıtılacak. Böylece tabiri caizse bütçe ‘boş’a gitmemiş olacak.

Üç önemli filme Türkiye prömiyeri

Uluslararası programa baktığımızda ana danışman Alin Taşçıyan’ın katkılarıyla oluşturulan seçki bir hayli kuvvetli. 140 filmlik program, ‘yok artık!’ tepkilerine de yol açabilir. Hatta daha da ileri gidersek, beş salondaki gösterimlere nasıl bu kadar filmin sığabileceğini de düşünmeden kendimizi alamıyoruz. Zira programa bakınca hem 11. Filmekimi veya 19. Adana Altın Koza Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yapan sevdiğimiz yönetmenlerin vizyona girecek filmleri, hem 31. İstanbul Film Festivali’nde beğeni toplayan eserleri, hem de Türkiye prömiyerini Malatya’da yapacak yapımlara rastlamak mümkün.

Özellikle Demián Bichir’e Oscar adaylığı getiren, Chris Weitz imzalı “A Better Life”, farklı bir gelenek geliştirmesiyle dünyada yankı uyandıran Çek animasyonu “Alois Nebel” ve Kanada’nın ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ kategorisinde iddialı Oscar aday adayı “Savaş Cadısı” (“Rebelle”) bu konuda en dikkat çekenler. Elbette “Düşler Diyarı” (“Beasts of the Southern Wild”) ve “Yas” (“Soog”) gibi ilk filmlerle, ya da Michael Haneke, Bernardo Bertolucci, Abbas Kiarostami, Christian Petzold gibi yönetmenlerin son işleriyle zenginleşen programın diğer nadide örneklerinin arasında da kaybolabilirsiniz.

Yarışmalarda çetin rekabet

Uluslararası yarışmanın ‘büyüme hikayesi’ni odağına alan film listesi ise iddialı ve çetin bir rekabete sahne olacak gibi. “Düşler Diyarı”nın bana kalırsa 2012’nin en iyi filmlerinden biri olma özelliğiyle, “Taş Kafa”nın (“Rundskop”, 2011) Hollanda’nın “Yeraltı Peygamberi” (“Un Prophète”, 2009) kimliğiyle, “Hayır”ın (“No”) Pinochet katmanlı politik tabanıyla dikkat çekici bir incelemeye tabi tutulması, bunların yanında ‘rahat izlenir, sıkmayan Avrupa sineması örnekleri’nin de kafasını uzatmasıyla zor bir süreç ortaya çıkacak.

Ulusal yarışmada ise Antalya’nın ‘ilk film yarışması’nın aksine “Devir”, “Yük” gibi Derviş Zaim ve Erden Kıral’ın, “Tepenin Ardı” ve “Zerre” gibi yılın en önemli ilk filmlerinin bulunduğu toplamdan bir yarışma algısı oluşacak. Bu da hem Malatya halkı, hem de festivalcilik adına önemli bir gelişme. Zira bu kategoride çekişme Antalya’dan daha keskin yaşanacak orası kesin.

Genel anlamda bakınca ise Malatya’nın kalkınması gereken portföyünü sinemayla dolduran süreç, devam ediyor. Belli ki etraftaki filmlerin durumu incelenip nokta atışı eserlerden bir program ‘danışmanlar kurulu’nun katkısıyla oluşturulmuş. Kristal Kayısı ödülünün de içeriye dahil edilmesi ise belli miktarda maddi ödülleri devreye sokuyor. Lafın özü hiçbir zahmetten kaçınılmamış bu sene. Bu noktadan sonra Malatya halkının 2011’de azalan ilgisinin 2012’de geri dönmesi ve organizasyonun kulaktan kulağa yayılma sürecinin hızlanması kalıyor.

 Malatya Film Festivali’nden örnek bir kaç film:

1-Sevmek Zamanı

2-Düşler Diyarı (Beasts of the Southern Wild)

3-Yalnız Kovboy (Lone Star)

4-Çocuklar (Djeka)

5-Azrail’i Beklerken (Poulet aux Prunes)

6-Barbara

7-Tepenin Ardı

8-Savaşın Gölgesinde (Lore)

9-Elena

10-Tepelerin Ardında (Dupa Delauri)

11-Yas (Soog)

12-Amigo

13-Alois Nebel

14-A Better Life

15-Savaş Cadısı (Rebelle)

16-Yük

17-Devir

Kaynak : [-]     Haber : Kerem AKÇA

 

Türkiye’nin ilk ve tek Blues festivali “Efes Pilsen Blues Festival”, bu yıl 23. kez Türkiye yollarına çıkıyor. 20 farklı şehirde, 24 konserle unutulmaz bir Blues deneyimi daha yaşatacak festival, 2 Kasım’da Antalya’da başlıyor ve 8 Aralık’ta İzmir’de son buluyor.

 Efes Pilsen tarafından Pozitif Live organizasyonuyla gerçekleştirilen, ülkemizin ilk ve tek blues festivali Efes Pilsen Blues Festival, 23. yılında yine tüm Türkiye’ye unutulmaz bir Blues deneyimi yaşatacak. 2 Kasım – 8 Aralık 2012 tarihleri arasında, 20 farklı şehirde, 24 konserle gerçekleştirilecek olan Efes Pilsen Blues Festival 23, bu yıl da Blues müziğin güçlü isimlerini ağırlayacak.

BLUES’UN YILDIZLARI EFES PİLSEN BLUES FESTİVAL 23’TE 
Grammy ve Emmy başta olmak üzere pek çok uluslararası prestijli organizasyonda ödüle layık görülmüş olan armonika Blues üstadı Billy Branch ve grubu The Sons of Blues 23. Efes Pilsen Blues Festival için ülkemize geliyor. Billy Branch’ın özel bir konuğu da olacak. Genç yaşlarda Blues ve R&B seslendirmeye başlayan, kariyerinde Junior Wells, Jimmy Dawkins, Bobby Rush, Buddy Guy, Albert King, Professor Eddie Lusk ve B.B. King gibi önemli isimlerle beraber aynı sahneyi paylaşan, Mississippili Blues sanatçısı Zora Young.

Festival kapsamında ayrıca Teksas Blues tarzının en önemli temsilcilerinden olan elektronik Blues gitaristi Smokin’ Joe Kubek & Bnois King ile 2009 Blues Müzik Ödülleri’nde “En İyi Yeni Sanatçı” ödülü, 2010 ve 2011’de “En İyi Baterist” ödülüne layık görülen, Legendary R.L. Burnside’ın torunu ve dünyanın en iyi davulcularından Cedric Burnside yer alıyor.

Festival, 27808 sayılı Tütün Mamulleri ve Alkollü İçkilerin Satışına ve Sunumuna İlişkin Usul ve Esaslar Hakkındaki Yönetmelik doğrultusunda bu yıl, 24 yaş ve üzeri müzikseverlerin katılımına açık olarak gerçekleştirilecek.

Bilet fiyatları ise; İstanbul, Ankara ve İzmir için ön satışta tam 35 TL, indirimli 25 TL (kapıda tam 40 TL, indirimli 30 TL), Adana, Mersin, Antalya, Bursa, KKTC 25 TL, Hatay, Denizli, Eskişehir, Edirne, Çanakkale,Trabzon 20 TL, Kayseri, Konya, Gaziantep, Diyarbakır, Erzurum, Balıkesir 15 TL.

Efes Pilsen Blues Festival, 1989 yılından bu yana Türkiye’yi Blues müziği ile tanıştırmaya devam ediyor. Gelenekselleşen ve heyecanla beklenen bir etkinliğe dönüşen Efes Pilsen Blues Festival kapsamında 22 yılda 87 grup ve 267 sanatçı sahne aldı; toplam 355 konser gerçekleştirildi. Bu konserlere 424 binin üzerinde müziksever katıldı.
Efes Pilsen Blues Festival 23 Programı

Efes Pilsen Blues Festival 23 kapsamında  Antalya, Denizli, Konya, Kayseri, Mersin, Adana, Hatay, KKTC, Gaziantep, Diyarbakır, Erzurum, Trabzon, Ankara, Eskişehir, Bursa, Balıkesir, İstanbul, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de toplam 24 konser gerçekleştirilecek.

2 Kasım 2012, Cuma Antalya Ramada Plaza Antalya

3 Kasım 2012, Cumartesi Denizli Richmond Pamukkale SPA Hotel

4 Kasım 2012, Pazar Konya Konya Dedeman Otel

6 Kasım 2012, Salı Kayseri Hilton Kayseri

8 Kasım 2012, Perşembe Mersin Mer-Yat Merada Center

9 Kasım 2012, Cuma Adana HiltonSA

11 Kasım 2012, Pazar Hatay Anemon Antakya Otel

13 Kasım 2012, Salı KKTC Jasmine Court Hotel – Disco

14 Kasım 2012, Çarşamba Gaziantep Kalender Plaza

16 Kasım 2012, Cuma Diyarbakır The Green Park Hotel

18 Kasım 2012, Pazar Erzurum Polat Renaissance Hotel

20 Kasım 2012, Salı Trabzon Zorlu Grand Hotel

22 Kasım 2012, Perşembe Ankara Bilkent Otel

23 Kasım 2012, Cuma Ankara Bilkent Otel

24 Kasım 2012, Cumartesi Ankara Bilkent Otel

26 Kasım 2012, Pazartesi Eskişehir 222 Park

27 Kasım 2012, Salı Bursa Bursa Suare

28 Kasım 2012, Çarşamba Balıkesir Asya Pamukçu Termal Otel

30 Kasım 2012, Cuma İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, Rumeli Salonu

1 Aralık 2012, Cumartesi İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, Rumeli Salonu

4 Aralık 2012, Salı Edirne RYS Otel

5 Aralık 2012, Çarşamba Çanakkale Kolin Hotel

7 Aralık 2012, Cuma İzmir İzmir Arena

8 Aralık 2012, Cumartesi İzmir İzmir Arena

 

Kaynak: [-]

22-25 Kasım 2012 tarihlerinde sanatseverleri İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşturuyor.

Türkiye’nin en kapsamlı uluslararası çağdaşsanat fuarı Contemporary Istanbul, 22-25 Kasım2012 tarihlerinde sanatseverleri İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşturuyor.

Ana sponsorluğunu  Akbank Private Banking, ortak sponsorluğunu Zorlu Center ve Yıldız Holding’in üstlendiği Contemporary

Istanbul’a 55’i yurtdışı, 45’i yurt içi olmak üzere 100 çağdaş sanat galerisi ve 600 sanatçı katılacak. Dünyanın en önemli galerileri arasında sayılan Marlborough Gallery, Haunch of Venison, MaM-Mario Mauroner Contemporary Art gibi uluslararası çağdaş sanat galerileri ve Türkiye’den en önemli galeriler İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı ve İstanbul Kongre Merkezi’nde buluşacak. 7. yılında yine uluslararası koleksiyonerleri, sanat profesyonellerini ve sanatseverleri konuk edecek olan Contemporary Istanbul’da birçok önemli çağdaş sanat eseri ilk defa görülebilecek. Contemporary Istanbul fuar boyunca çağdaş sanatının bugünü ve

yarınının tartışılacağı CI Dialogues Konferans Serisi ile beraber özel davetler, açılışlar, açılış ve kapanış partileri gibi yan etkinlikleri de sanatseverlere sunmaya devam edecek.

Contemporary Istanbul 7. yılında daha da zengin  2012 senesinde başlatılan ve 5 seneyi kapsayacak alt yapı – içerik yatırımları Contemporary Istanbul’un enönemli yenilikleri arasında. Alt yapı yatırımları kapsamında; genel ve sanat eserleri aydınlatma sistemi ve sergileme ünitelerideğiştirildi. İçerik yatırımları kapsamında ise; önde gelen uluslararası  galerilerin ve yükselmekte olan genç galerilerin teşvik edilmesi amacıyla bu galerilere özel alan tahsis edildi. Galerilerin yanı sıra Türkiye’den ve dünyadan 8 sanat inisiyatifi, Türkiye’nin önde gelen 10 sanat kurumu, Türkiye’den ve dünyadan önemli 15 sanat yayını da kendilerine ayrılan özel alanda sanatseverlerle buluşacak.

“New Horizon: Yeni Ufuklar”ın Konuğu Orta ve Doğu Avrupa Ülkeleri

Türk çağdaş sanatının yanında çevre ülkelere de ev sahipliği yaparak İstanbul’u merkez haline getirmeyi amaçlayan Contemporary Istanbul, bu sene “New Horizons – Yeni Ufuklar” bölümünde Orta ve Doğu Avrupa ülkelerinden galerilere, sanatçılara, küratörlere, sanat eleştirmenlerine ve koleksiyonerlere yer veriyor. CI Dialogues Konferans Serisi’nde aynı zamanda Orta ve Doğu Avrupa’dan sanat profesyonelleri de konuşmacı olarak konuk edilecek.

Hollanda Çağdaş Sanatı Contemporary Istanbul’da 

Hollanda – Türkiye diplomatik ilişkilerinin 400. Yılı kutlamaları kapsamında, Mondriaan Fund ve Hollanda Konsolosluğu’nun desteğiyle Hollandalı galeriler fuar sırasında Hollanda’dan çağdaş sanatı temsil edecekler. Hollanda’dan yeni medya ve video sanatının son dönem örnekleri özel bir seçkiyle izleyicilerle buluşacak. CI Dialogues konferans programı kapsamında bir gün “Art as a Collaborative Space”  teması altında Hollanda’dan ve Türkiye’den konuşmacılara ayrılacak. Konuşmalar, 400. Yıl kutlamaları kapsamında 2012 yılında yapılan etkinliklere, iki ülkearasındaki karşılıklı sanat pratiklerine odaklanacak.

 

İstanbul’un Yeni Çağdaş Sanat Haftası: Art Istanbul

 

2012 yılında ilk defa hayata geçecek Art Istanbul projesi ile 19- 25 Kasım 2012 tarihlerinde İstanbul’da yerleşik sanat kurumlarının, galerilerin, müzelerin ve kültür kurumlarının düzenlediği etkinlikleri ortak bir yapı içinde Türkiye ve uluslararası çapta duyurulacak. Art Istanbul haftası birçok kültürel aktivite, sanat etkinliği, çağdaş sanat sergileri, yeni kültürel sunular, tartışmalar ve eğitim programlarına erişim sağlayacak. Art Istanbul sanat haftası son yıllarda dünya çağdaş sanat çevrelerince çekim merkezi olan Istanbul’a gelen sanatsever sayısını arttırmayı ve Türkiye’den doğan çağdaş sanatı daha geniş coğrafyada duyurmayı amaçlıyor.

Encounters / Karşılaşmalar Sergisi

Türkiye’den çağdaş sanatın uluslararası platforma taşınması için çalışmalarını sürdüren Contemporary Istanbul önemli bir uluslararası sergiye imza attı. 6-26 Eylül 2012 tarihleri arasında düzenlenen ve küratörlüğünü Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman’ın yaptığı “Encounters: Turkish Contemporary Art in Korea (Karşılaşmalar: Türk Çağdaş Sanatı Kore’de)” adlı sergide başarılı genç sanatçıların ve dünya çapında saygınlığa sahip Türk sanatçıların eserleri ilk defa geniş kapsamlı bir seçki ile Güney Kore’nin başkenti Seul’de yer aldı. Sergi Seoul’u takip eden günlerde Londra, Moskova, New York, Dubai, Sao Paola kentlerinde sanatseverlerle buluşacak.

Çağdaş Sanat Buluşmaları

Türkiye çapında sanatsever ve koleksiyoner kitlesiyaratmak için 2010 yılından beri düzenlenen Çağdaş Sanat Buluşmaları bu sene daha da genişleyen kapsamıyla Türkiyegenelinde 6 şehirde düzenleniyor, ilki Antalya’da gerçekleşenÇağdaş Sanat Buluşmaları İstanbul, Bursa, Adana,Ankara ve İzmir şehirleriile devam edecek.

ICE Magazine

Contemporary Istanbul’un çağdaşsanat dergisi ICE (Istanbul – Contemporary – Etc.) çağdaş Türk sanatını ülke içi ve dışında tanıtma amacına uygun olarak Türkçe ve İngilizce olmak üzere ikidilde yayımlanmaya devam ediyor. ICE baskılı sayısı ile üç ayda bir, mobil sayısı ile aylık iPad veiPhone dergisi olarak sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

 

Antalya’nın Demre İlçesi’nde UNESCO’nun Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları başladı. Yıl sonuna kadar tamamlanması planlanan çalışmalarla Noel Baba Müzesi’nin Dünya Kültür Mirası olarak kabul edilmesi hedefleniyor.

Antalya’da turizmin en büyük gelir kaynakları arasında yer alan Noel Baba Müzesi’nde restorasyon ve onarım çalışmaları Hacettepe Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü Öğretim Üyesi Prof.Dr. Sema Doğan başkanlığında yürütülüyor.

2010 yılında Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’ne alınan Noel Baba Müzesi’ni 2011 yılında 586 bin 590 kişi ziyaret etti. Bu yılın 8 aylık döneminde ise 355 bin 526 kişinin ziyaret ettiği Nole Baba Müzesi, 2 milyon 877 bin 969 lira gelir elde etti. Noel Baba Müzesi, Hıristiyanlarca da kutsal sayılıyor.

Noel Baba Müzesi’nin restorasyon çalışmalarına önem verdiklerini ve tarihi yapının Dünya Kültür Mirası ilan edilmesini istediklerini belirten Prof.Dr. Sema Doğan, restorasyon planlarının ünlü mimar Cengiz Kabaoğlu tarafından hazırlandığını söyledi.

Kemerler yeniden inşa ediliyor

Çalışmalarda 2 bilim insanı, 5 restoratör, 5 arkeoloji bölümü öğrencisi ve 8 işçinin görev aldığını kaydeden Prof.Dr. Doğan, çalışmaların müzenin giriş bölümünden itibaren başladığını belirtti.

Dış duvarlar ve dış bölümdeki kemerlerde derzlerin temizlendiğine değinen Prof.Dr. Doğan, tarihi yapının sağlamlaştırılacağına işaret etti. Yıkılan kemerlerin aslına uygun yeniden inşa edildiğini de vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıkılan tonozlar ve kubbeler onarılıyor. Opussectile (zemindeki yer döşemeleri, mozaikler ve dekoratif panolar) onarılıyor, restore ediliyor. Bu alanda restoratörler, çok dikkatli bir çalışma yapıyor” dedi.

Noel Baba mezarına özel koruma

FOTO: Ahmet ACAR

Yapının galeri katı olarak nitelendirilen ikinci katında daha önceki kazılarda ortaya çıkarılan buluntuların tasnif edilip, geçici depoya alındığına dikkati çeken Prof.Dr. Doğan, “Müzede yeni bir ziyaretçi gezi güzergahı oluşturuldu. Duvar resimleri ve önemli bölümlerin korunması ve elle dokunulmasının önüne geçmek için bariyerler konuldu. Kilisenin kutsal alanı olan Bema bölümüne geçiş yasaklandı. Duvar resimleri için açıklayıcı panolar, gezi güzergahı için broşür hazırlanıyor. Noel Baba’nın mezarı olan yapı, özel cam koruyucu ile korumaya alındı. Dokunulması önlendi” diye konuştu.

Hedefimiz yapıyı ayakta tutmak

Türkiye’nin zengin kültürel mirası arasında yer alan Aziz Nicolaus Kilisesi’nin (Noel Baba Müzesi) özellikle Ortadoks dünyası tarafından çok önemsendiğini vurgulayan Prof.Dr. Doğan, “Yıllık 500 bini aşkın insan tarihi yapıyı ziyaret ediyor. Türk turizmi açısından önem taşıyor. Çalışmalarımızda öncelikle yapıyı ayakta tutmaya, sağlamlaştırmaya çalışıyoruz. Noel Baba Müzesi şu anda UNESCO Dünya Kültür Mirası Aday Listesi’nde yer alıyor. Bizim asıl hedefimiz yapıyı esas listeye aldırmak” dedi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın restorasyon için 270 bin lira kaynak gönderdiği Noel Baba Müzesi’ndeki çalışmalar yıl sonuna kadar sürecek.

 

Kaynak : [-]

Türkiye’de bulunan üniversitelerin hangilerinde Konservatuvar vardır sorusuyla sık sık karşılaşmaktayız. Bundan dolayı devlet üniversitelerinde bulunan konservatuvarların linklerini aşağıda bulabilirsiniz.

01 Ankara Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
02 Gaziantep Üniversitesi Türk Müziği Konservatuvarı Gaziantep
03 Hacettepe Üniversitesi Konservatuvarı Ankara
04 İstanbul Teknik Üniversitesi Türk Musikisi Devlet Konservatuvarı İstanbul
05 Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İstanbul
06 Selçuk Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Konya
07 Mustafa Kemal Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Antakya (Hatay)
08 Uludağ Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Bursa
09 Bilkent Üniversitesi Müzik ve Sahne Sanatları Fakültesi Ankara
10 Sakarya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adapazarı (Sakarya)
11 İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İstanbul
12 Afyon Kocatepe Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Afyon
13 Anadolu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Eskişehir
14 Ege Üniversitesi Devlet Türk Müziği Konservatuvarı İzmir
15 Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adana
16 Dokuz Eylül Üniversitesi Devlet Konservatuvarı İzmir
17 Dicle Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Diyarbakır
18 Mersin Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Mersin
19 Akdeniz Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Antalya
20 Trakya Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Edirne
21 Fırat Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Elazığ
22 Karaelmas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Zonguldak
23 Kafkas Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kars
24 Ondokuz Mayıs Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Samsun
25 Gazi Üniversitesi Türk Müziği Devlet Konservatuvarı Ankara
26 Ordu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ordu
27 KTÜ Devlet Konservatuvarı Trabzon
28 Onsekiz Mart Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Çanakkale
29 Giresun Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Giresun
30 Gazi Osman Paşa Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Tokat
31 Haliç Üniversitesi Konservatuvarı İstanbul
32 Kocaeli Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Kocaeli
33 Adıyaman Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Adıyaman
34 Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
35 İnönü Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Malatya
36 Başkent Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Ankara
37 Artuklu Üniversitesi Devlet Konservatuvarı Mardin

 29 Eylül 7 Ekim tarihleri arasında düzenlenecek Filmekimi’nde, usta yönetmenlerin dünya genelindeki festivallerde gösterilmiş, ödüller kazanmış son yapıtlarının da aralarında bulunduğu 39 film izleyici karşısına çıkacak.

 Önümüzdeki günlerde sinema ortamı hayli hareketli ve bereketli geçecek. Önce, 17-23 Eylül tarihleri arasında sinemanın kalbi Adana Altın Koza Film Festivali’nde atacak. Ardından 6-12 Ekim’de Antalya Altın Portakal Film Festivali başlayacak. Ancak sanatın başkenti İstanbul da boş durmuyor. 29 Eylül-2 Ekim tarihleri arasında gerçekleşecek olan ‘Filmekimi’ de adeta alternatif bir mini festival niteliğinde. Zira dünya sinemasının en iyi filmlerinden oluşan 39 filmlik bir seçki İstanbullu sinemaseverleri bekliyor olacak. Kimler yok ki Filmekimi programında… Geçen hafta sonu Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü kucaklayan Kim Ki Duk’un Acı’sı, İranlı yönetmen Abbas Kiarostami’nin Cannes’da yarışan son filmi ‘Sevmek Gibi’si, ünlü İngiliz yönetmen Ken Loach’ın Cannes’dan jüri özel ödülü kazanan ‘Meleklerin Payı’, Michael Haneke’nin bu senenin Altın Palmiye’sini alan filmi ‘Aşk’ ve daha niceleri… Sundance ve Cannes’da büyük ses getiren Benh Zeitlin’in ‘Düşler Diyarı’ da programın parlak filmlerinden biri. Film bu yıl Cannes’da en iyi ilk filme verilen Altın Kamera ve FIPRESCI, Sundance’te ise Jüri Büyük Ödülü’nün yanı sıra görüntü ödüllerini kazanmıştı. Vodafone sponsorluğunda IKSV tarafından düzenlenen Filmekimi porgramına bakıldığında İstanbul’u da bir sinema şenliğinin/şöleninin beklediğini söylemek mümkün.

BİLETLER 22 EYLÜL’DE

Filmekimi, İstanbul’da 9 gün boyunca Atlas, Beyoğlu ve Nişantaşı Citylife City’s’de izleyicilerle buluşacak. Biletler, 22 Eylül’den itibaren Biletix ile Atlas ve Beyoğlu sinemaları gişelerinde satışa sunulacak.

SEKİZ ŞEHİRDE FİLMEKİMİ

Bu yıl 11.’si düzenlenen Filmekimi, İstanbul sınırlarını aşarak Türkiye’nin 8 farklı kentine sinemanın ‘’en iyi’’ ve ‘’en güncel’’ örneklerini götürecek. Filmekimi gösterimleri, bu yıl Bursa (29 Eylül-1Ekim Korupark Sineması), İzmir (5-7 Ekim-Karaca Sineması), Ankara (12-14 Ekim-Büyülü Fener Kızılay), Erzurum (12-14 Ekim-Cinotekno Sineması), Diyarbakır (19-21 Ekim-Avrupa Sineması) ve Gaziantep’te (19-21 Ekim- Sinepark Nakıp Ali Sineması) gerçekleştirilecek. Ayrıca Van ve Batman’da da ücretsiz gösterimler yapılacak.

KAYNAK :  TUNA ACAR [-]

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, Atatürk Kültür Merkezi’ndeki (AKM) restorasyon çalışmaları için ruhsatın alındığını ve çalışmaların başladığını söyledi…

Günay, restorasyon çalışmalarına ilişkin AKM önünde düzenlenen basın toplantısında yaptığı konuşmada,AKM’nin 2010 Avrupa Kültür Başkenti etkinlikleri kapsamında yenilenmesi için geliştirdikleri projenin, yer teslimi safhasında ”girişte müzik ya da kitap satış ünitesi istemiyoruz”, ”altındaki terzihane ve boyahanenin yandaki belediye arsasına götürülmesini istemiyoruz”, ”çatısına İstanbul’un zenginlerinin yararlanacağı bir İstanbul lokantası yapılmasını istemiyoruz” gerekçeleriyle açılan dava sonucunda iptal edildiğini anlattı.

Mütevazi bir iyileştirme projesini 2010 sonuna yetiştirmek istediklerinde de kaynak bulmakta zorlandıklarını aktaran Günay, ”AKM’den daha güzel bir kültür merkezi olamaz mı İstanbul’da? Elbette olması gerekiyor. Türkiye, 30 milyondan fazla yabancı turist ağırlıyorsa, İzmir’in, Antalya’nın, Ankara’nın, İstanbul’un sadece doğasıyla ve tarihiyle değil, sanat etkinlikleri ve merkezleriyle de gündeme gelmesi gerekir ama burada bir kültür merkezi var. 50 yıldan beri bir tartışmanın konusu. Bu merkezi de bir an önce toparlayalım, belli akşamlar ya da her akşam ışığı Taksim’e yansısın. Bunu amaçladık” diye konuştu.

Kaynak için sponsor arayışına girdiklerini belirten Günay, şöyle devam etti: ”İstanbul’da bunu paylaştım bazı arkadaşlarımızla. Akıl veren çok ama para veren yok, ne yazık ki. İstanbul’da veya büyükşehirlerde bu konuları paylaştığınız zaman birçok insan ‘Çevrede rant alanı üretin, o rant alanından size gelir, gelir’ gibi parlak fikirler verebiliyorlar. Başka yerlerle ilgili bu tartışmalara şahit oldum, onun için söylüyorum.”

Bakan Günay, sonuçta Sabancı Holding Yönetim Kurulu Başkanı Güler Sabancı’nın bu projeyle ilgili kendilerini 2012 ve 2013 yıllarında 30 milyon lira destekleyeceğini bildirdiğini aktararak, bunun da, ihtiyaçlarının yaklaşık yüzde 40’ını karşıladığını ifade etti.

Şubat ayında gerçekleştirilen anlaşmanın ardından ihalenin başlatıldığını söyleyen Günay, ”Yeni Yapı ve Taca firması ihaleyi 69 milyon lira bir değerle üstlendi” dedi.

Günay, Sabancı Topluluğu’nun verdiği destek karşılığında yalnızca büyük salona ”Sabancı Konser Salonu” ismi verileceğini, bina dışında herhangi bir ibare bulunmayacağını dile getirdi.

Restorasyonun tamamlanma süresinin 540 gün olarak planlandığını ancak 2013 yılı 29 Ekim’inin, Cumhuriyet’in kuruluşunun 90. yılı olduğunu anımsatan Ertuğrul Günay, ”90. yılda perdelerimizi açarsak İstanbul’a ve bu binaya karşı bu gecikmeden doğan sorumluluklarımızı belki o güzel günün hatırına bir miktar bağışlatabiliriz umudundayım” dedi. Günay, bu nedenle ihaleyi kazanan firmalardan proje süresinin kısaltılması, en azından salonun perdelerinin o tarihte açılmasının sağlanması ricasında bulundu

İstanbul’a iki, Ankara’ya bir yeni sanat mekanı

Bakan Günay, başka iki projeye de değindiği konuşmasında, İstanbul’da uzun süredir unutulmuş olan Maslak’taki kültür merkezi için de yeni bir proje üzerinde çalıştıklarını söyledi. Günay, 5 bin kişilik, her türlü sanat etkinliğinin yapılacağı bir büyük salon, bin 200 kişilik bir konser salonu ve 3 bin metrekare müzeden oluşan merkezin en geç 2014’te açılabileceğini kaydetti.

Ankara’da temeli 1990’lı yıllarda atılmış olan konser salonu için de çalışmaların sürdüğünü aktaran Günay, yüklenicilerin kendi hızlarına yetişmesi durumunda 2013 sonunda Ankara’yı da Avrupa çapında bir konser salonuna kavuşturabileceklerini belirtti.

”Teknik aksamı yenilerken estetik de katacağız”

Toplantının ardından soruları yanıtlayan Bakan Günay, ”Ruhsat alındı ve restorasyon çalışmaları bugün başlıyor. İçinde bin 200 kişilik bir konser salonu, 500 ve 200 kişilik iki ayrı salon var. Hepsi çağdaş teknolojiye uygun şekilde yenilecek” dedi.

Günay, binanın teknik aksamının yenileneceğini, dünyadaki diğer kültür merkezleriyle kıyaslandığında zarafetten yoksun olduğu yakınmalarına karşı binaya biraz daha estetik katmaya da çalışacaklarını anlattı.

Sabancı Topluluğu adına konuşan Sabancı Vakfı Mütevelli Heyeti Başkan Yardımcısı Hüsnü Paçacıoğlu ise restorasyondan sonra AKM’nin yalnızca Türkiye’nin değil Avrupa’nın sayılı kültür merkezlerinden biri haline geleceğine inancını dile getirdi.

19 Temmuz tarihlerinde gerçekleşecek festivalde 7’den 70’e herkes “Opera” diyecek…

Türk ve dünya operalarının seçkin yapıtlarını, görsel bir şölende sanatseverlerle buluşturacak olan 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali, 7 Temmuz’da kapılarını açıyor. Festival biletleri ise www.mybilet.com adresinde ve MyBilet kiosklarında satışa çıktı.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü tarafından düzenlenen 3. Uluslararası İstanbul Opera Festivali, 7 – 19 Temmuz 2012 tarihlerinde İstanbul’un büyülü atmosferinde önemli prodüksiyonlara ev sahipliği yapacak.

Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Başrejisörü Yekta Kara’nın Sanat Yönetmenliğinde organize edilen festival, 2012 Temmuz ayı boyunca, beş opera prodüksiyonu ve bir Gala Konserin yer aldığı 10 temsille Türk ve Osmanlı dünyasının kapılarını açarak sanatseverlere unutulmaz anlar yaşatacak. Ankara, İstanbul, İzmir,Antalya ve Samsun Devlet Opera ve Balesi yapımlarının yanı sıra festivalin bu seneki sürprizi, dünyaca ünlü Arjantinli tenor Jose Cura olacak.

Festivalin 7 Temmuz’daki açılış temsili, W.A.Mozart’ın operalarından bir başyapıt örneği “Don Giovanni” operası ile gerçekleşecek. Ankara DOB tarafından Yekta Kara’nın rejisi ile sahnelenecek eser, İstanbul’un modern yüzü Haliç Kongre Merkezi’nde izleyici ile buluşacak.

İlk yıldan itibaren festivalin vazgeçilmezi, Viyanalı ünlü besteci W. A. Mozart’ın, Osmanlı İmparatorluğu’nun parlak dönemlerinden bir hikaye sunduğu “Saraydan Kız Kaçırma” operası ise doğal mekanı içinde, ardı ardına üç gün, Topkapı Sarayı’nda, Samsun DOB tarafından sahnelenecek.

İzmir DOB’un, padişahların evi Topkapı Sarayı’nda sahneleyeceği, besteci Okan Demiriş imzalı, “IV. Murat” operası; Osmanlı padişahları arasında en korkusuz, en güçlü ve bir o kadar da eğitimli ve ince ruhlu Sultan Dördüncü Murat’ın trajik hayatının anlatıldığı, belleklerden silinmeyecek bir prodüksiyonla sanatseverlerin karşısına çıkacak.

İstanbul DOB’un sahneleyeceği ve Osmanlı Padişahı Yıldırım Bayezid’in Timur Han’la olan savaşının konu edinildiği “Yıldırım Bayezid” operası, İtalyan besteci, Antonio Vivaldi’nin muhteşem anlatısını Kadıköy Süreyya Operası’na taşıyacak.

Besteci Selman Ada’nın Halit Ziya Uşaklıgil’in ünlü romanından esinle bestelediği, vicdanı ile arzuları arasında sıkışıp kalan bir kadın karakterin anlatıldığı “Aşk-ı Memnu” operası, Antalya DOB ile festivale Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nden sıcak bir hava katacak.

Tarihsel mekanlarla bütünleşerek İstanbul’u dünya ölçeğinde benzersiz bir konuma yerleştirecek festival, Topkapı Sarayı, Aya İrini, Süreyya Operası, Haliç Kongre Merkezi, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

 

Kaynak : [-]

Türkiye’de her yıl Ulusal ve yerel bazda çok sayıda Sanat Fuarı açılır ve sanatçılar bu fuarlarda ; sanatsever ve koleksiyoncuların huzuruna çıkar. Ancak bir Uluslararası organizasyonun Türkiye uzantısı olan Contemporary Istanbul; düzenleyicileri, sponsorları, katılımcıları, sadece çağdaş sanatlarda yoğunlaşması ve izleyicileri açısından bildiğimiz sanat fuarlarından farklı bir yerdedir.

http://www.contemporaryistanbul.com/tr/information/

Contemporary istanbul 2012

Contemporary Istanbul Sanat Fuarı; Çağdaş Sanatları fuarlarının süper liğidir. Bu sanat fuarına katılmak hem galeri, hem de sanatçı için ciddi avantaj ve prestij sağlar.

Ana sponsorluğunu Akbank Private Banking ve destek sponsorluğunu Zorlu Center’ın üstlendiği ve ayrıca 20 adet hizmet ve destek sponsoru bulunan Türkiye’nin ilk ve tek çağdaş sanat fuarı Contemporary İstanbul; 2011 yılına 526 sanatçı, 3000 eser, 20 ayrı ülkeden 42’si yurtdışı, 48’i yurt içi olmak üzere 90 çağdaş sanat galerisi ile beraber birçok paralel etkinlik ve projeye ev sahipliği yaptı. Türkiye’nin uluslararası tek çağdaş sanat fuarı Contemporary İstanbul 6. Yılını kutlarken sanatseverlerin, koleksiyonerlerin, yerli ve yabancı basının akınına uğradı. 23 Kasım günü açılan fuarı 5 günde 62.000 sanatsever, 2.100 koleksiyoner ziyaret etti. Türkiye’de 20.- TL giriş ücreti ile ziyaretçi kabul eden ve bu kadar fazla izleyicisi olan başka bir sanat fuarı olduğunu bilmiyorum.

2012 yılında 7.sı yapılacak bu çağdaş sanarlar fuarı sanat severler arasında pek bilinmemektedir.

Organizatörlüğünü Çağdaş İstanbul Sanat Organizasyon ve Yatırımları A.Ş.’nin yaptığı Contemporary Istanbul jürisi tarafından seçilen ulusal ve uluslararası galerilerin katılımıyla oluşan ve çağdaş sanatın sunulduğu bir uluslararası çağdaş sanat buluşması olan bu fuar, 22-25 Kasın 2012 tarihlerinde Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Salanunda Resim, Heykel, Seramik, Video, Fotoğraf, Yerleştirme, Gravür / Kâğıt üzeri işler, Sayılı baskılar konularnda sanatseverlerin huzuruna 7.defa çıkacaktır.

Danışma Kurulu

Ali Akay

Leyla Alaton

Engin Ansay

Emin Mahir Balcıoğlu

Bingül Cerrahoğlu

Kortan Çelikbilek

Nuri Çolakoğlu

Oktay Duran

Can Elgiz

Levent Erden

Saltık Galatalı

Gazanfer Gür

Ali Güreli

Çetin Güzelhan

Emin Hitay

Hasan Bülent Kahraman

Şerif Kaynar

Ebru Özdemir

Suha Özkan

Aylin Seçkin

Çiğdem Simavi

Serpil Timuray

Necla Zarakol

Danışma kurulunun dağılımı ve bu kişilerin özelliği fuara ayrıca değer katmaktadır.

Çağdaş sanatın tüm Türkiye’ye yayılması misyonuyla 2012 yılından itibaren Çağdaş Sanat Buluşmaları‘nı düzenleyen Contemporary İstanbul, Anadolu’daki çağdaş sanat koleksiyonerlerine, iş dünyasından önemli isimlere ve genç sanatseverlere ulaşıyor.

Çağdaş Sanat Buluşmaları’nın bu yılki ilk durağı Antalya olacak, Contemporary İstanbul Çağdaş Sanat Buluşmaları Antalya’nın ardından, İstanbul, Bursa, Ankara, Adana ve İzmir’de gerçekleşecek.

Sanatın yatırım yönünün, sanat koleksiyonerliğine ilişkin bilgilerin uzmanlar tarafından aktarılacağı Çağdaş Sanat Buluşmaları’nda bölgenin çağdas sanat koleksiyonerleri, yatırımcılar, iş dünyasından önemli isimler, genç sanatseverler ve galericiler bir araya gelecek.

Sanat severlerin mutlaka Contemporary Istanbul 2012 yi izlemesi , Anadolu’da yaşayan ve bu fuarı izleyemeyecek sanatseverlerin de Antalya, Bursa, Ankara, Adana ve İzmir’de daha dar bir kapsamla bu çağdaş sanat fuarını izlemesinin yararlı olacağı düşüncesindeyim.

2011 yılında Ankara’dan sadece Siyah Beyaz Sanat Galerisi ; Ali Kotan, Nihat Kemankaşlı, Emre Okçuer’in eserleriyle katılmıştır.

Sanatta Ankara-İstanbul rekabetini gündeme getirenlerin; öncelikle bu fuara kimlerin ve hangi şehirden katıldığını incelemesi gerekir.

“Contemporary Istanbul2012 ‘ye Ankara’dan “ RC Art Gallery’in katılacağın” ı net olarak biliyorum. Hangi Çağdaş Sanatçılarla katılacağını RC Art Gallery’nin açıklaması daha doğru ve etik olacağı düşüncesindeyim. Biraz düşünürseniz siz de bulabilirsiniz .

 

Kaynak : [-]  vecdi uzun