Şunun için etiket arşivi: ANKARA

Gülsin Onay’dan Ahmet Kanneci’ye, Pelin Körmükçü’den Bahar Yanılmaz Emre Kınay’a; bir ay sürecek festival

13.odtu festivali

“ODTÜ 13. Sanat Festivali” başlıyor 

ODTÜ’de bugün başlayıp 20 Nisan’a kadar sürecek “ODTÜ 13. Sanat Festivali”nin programı şöyle:

n 25 Mart Pazar: Saat 18.00: “Aksak Duo” konseri. (Keman: Cihat Aşkın, gitar: Mesut Özgen)

* 26 Mart Pazartesi: Saat 20.00: “Gülsin Onay piyano resitali.”

* 27 Mart Salı: Saat 20.00: Ankara Sanat Tiyatrosu “Giderayak” adlı oyunu sahneleyecek.

* 29 Mart Perşembe: Saat 20.00: Hava Kuvvetleri Bando Komutanlığı Bahar konseri. (Etkinlik ücretsiz.)

* 30 Mart Cuma: Saat 20.00: Çellistanbul Çello Dörtlüsü konseri.

* 31 Mart Cumartesi: Saat 18.00: “Geriye Kalan” filmi gösterilecek. Filmin yönetmeni Çiğdem Vitrinel Özcan ve oyuncuları Şebnem Hassanisoughi ile Erkan Bektaş söyleşiye katılacak.

* 3 Nisan Salı: Saat 20.00: “Can” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek. (Can Yücel’den uyarlayan: Genco Erkal, yöneten ve oynayan: Kemal Kocatürk.)

* 4 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Aşk Her Yerde” adlı oyun sahnelenecek. (Oyuncular: Emre Kınay, Pelin Körmükçü, Sait Genay, Bahar Yanılmaz, Cem Yanılmaz.)

* 5 Nisan Perşembe: Saat 14.00: Hasan Pekmezci Atölye Çalışması. (Etkinlik ücretsiz.)

* 6 Nisan Cuma ve 13 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Ahmet Kanneci gitar resitali.” Resitale Özcan Dal eşlik edecek.

* 7 Nisan Cumartesi: Saat 15.00 ve 20.00: Ankara Devlet Tiyatrosu “Soğuk Bir Berlin Gecesi” adlı oyunu sahneleyecek.

* 8 Nisan Pazar: Saat 19.00: “Akdeniz Flamenko Topluluğu” konseri.

* 9 Nisan Pazartesi: Saat 20.00: Ankara Devlet Opera ve Balesi “Seslerle Anadolu” adlı müzikli dans tiyatrosunu sahneleyecek.

* 10 Nisan Salı: Saat 20.00: “Borusan Quartet” konseri.

* 11 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Julio Almeida gitar resitali.”

* 15 Nisan Pazar: Saat 18.00: “Adamas Quartett” konseri. (New Austrian Sound of Music/Keman: Claudia Schwarzl ve Maria Wahlmüller; viyola: Anna Dekan; viyolonsel: Jakob Gisler.)

* 17 Nisan Salı: Saat 20.00: “Ferhangi Şeyler” adlı oyun sahnelenecek. (Oynayan: Ferhan Şensoy.)

* 18 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Türk Armoni Yıldızları Orkestrası” konseri. (Şef: Tarık Tal.)

* 19 Nisan Perşembe: Saat 20.00: “Can Çakmur piyano resitali.”

* 20 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Emrehan Halıcı & Ankara Müzisyenleri” 50 Yılın Rock Konseri, 7. Yıl.

13.odtu festivali

Mısır’lı yönetmen: “Sanat, devrimin ne yapacağını bekliyor”

Mısırlı Yöneetmen, Magdy Ahmet Ali

Dünya geçen yıl Arap Baharı’yla oturdu, Arap Baharı’yla kalktı (!). Mısır ve oradaki 18 gün, dünyayı şaşırtan görüntülere sahne oldu. Peki Tahrir’in, Kahire’nin, Mısır’ın arka sokaklarında neler yaşanıyordu? Ankara Film Festivali’nde özel seçkide yer alan filmler, Mısır’daki halk hareketine mercek tutuyor. Mısır Film Merkezi Başkanı Magdi Ahmet Ali de, festival konuğu olarak Ankara’daydı. Mısırlı yönetmen Ali’nin Mısır’daki halk hareketiyle ilgili dikkat çekici tespitlerini yarına bırakıyoruz. Önce devrim ve sinema… (Nar Sanat Editörü : “Arap Baharı mı, Kapitalim Baharı mı?)

Dünyayı şaşırtan 18 güne ve öncesine; Tahrir’e, İskenderiye’ye; Mısır’ın arka sokaklarında, sorgu odalarında, yoksul mahallelerinde, iktidar kulislerinde, işyerlerinde ve otobüslerinde hayatın nasıl olduğunu anlamak için bu filmleri izlemek gerek.

23. Uluslararası Ankara Fİlm Festivali’nin konuk ülke sineması Mısır’dı. “Ekmek, değişim ve sosyal adalet” başlığıyla sunulan seçkideki 6 film; hem geçen yıl yaşananları hem de halk hareketini hazırlayan koşulları anlattı.

Mısır Film Merkezi’nin Başkanı Magdi (Mecdi) Ahmet Ali de, festival konuğu olarak Ankara’daydı. (film söyleşisi-salon)
Ankara’da gösterilen filmlerin hepsi doğrudan ya da dolaylı olarak halk hareketiyle ilgili olsa da; Mısırlı yönetmen Ali, “Sanatçılar, bundan sonra devrimin ülke için ne yapacağını bekliyor” dedi.

Magdy Ahmet Ali: “Bence devrimin Mısır sineması’na henüz tam anlamıyla bir etkisi olmadı. Mısırlı sinemacılar hala “sinema aracılığıyla ne verebilirim?” diye düşünüyor. Ne olduğu konusunda ufuk açmak için düşünmekte biraz geç kaldılar. Biliyorsunuz devrim hala devam ediyor ve edecek. Sonu olan bir şey değil, devrim tamamlanmadı. Bu yüzden bence sanatın tüm kolları devrimin ülke için ne yapacağını bekliyor.”

Peki Mısır’daki değişim öncesinde sinema ne durumdaydı? Değişim, sinemayı bundan sonra nasıl etkiler?

Mısır Film Merkezi Başkanı yönetmen Ali “Bugünkü iktidar, kendimizi ifade etmemize nereye kadar izin vereceğini bilmiyoruz” dedi.

Ali: “Mısır sineması, her zaman krizdeydi. Bu bir şekilde Arap pazarıyla ilgili. Çünkü filmleri ve tv dizilerini onlar finanse ediyor. Bu yüzden dünyadaki ekonomik krizler; Arap dünyasında, özellikle körfez bölgesi’nde yaşananlar Mısır sinema endüstrisini etkiliyor. Devrimden önce ciddi krizler yaşadık ve bunlar elbette güvenlikle de ilgiliydi. Sinemalar kapandı. Gösterilerin sürdüğü yaklaşık 6 ay boyunca tüm sinemalar kapalıydı. Şimdi bu tür şeyler yaşanmıyor. İnsanlar sinemaya gidiyor yeniden. Sinema endüstrisinin gelişmesi için körfez’in müdahalelerine bir son vermeye, direnmeye çalışıyoruz. Fakat zamana ihtiyacımız var.

SORU: Peki içerik olarak nasıldı sinema? Baskı var mıydı? 

Ali: Tabii ki ama farklı bir yolla. Mübarek rejimi özellikle politikaya karşıydı. Seks konusunda fazla sansür yoktu ama politika ve din konusunda gerçekten katı ve muhafazakardık. Elbette toplumun da etkisi vardı bunda. Şimdiki problem ise şu; bugün iktidarda olan müslümanların ne dereceye kadar kendimizi ifade etmemize izin vereceğini bilmiyoruz. Çünkü zafer zamanı bitti. Sanata karşı olan, hayli fanatik söylemleri var. Böyle bir kültürden nefret ediyorlar. Ancak bu kültür, Mısır’ın bir parçası. Bizim sinemamız geçen yüzyılın başında başladı. Tüm bu tarihi iptal edemezler sanırım, o kadar kolay değil.

6 filmlik seçkinin en ilgi çekenlerinden biri, 10 Mısırlı yönetmenin çektiği kısa filmlerden oluşan “18 Gün” adlı yapım. Film, Tahrir Meydanı’na ve onun arka planında yaşananları anlatıyor. Kadını, erkeği, polisi, esnafı, devrimcisi, Mübarek yanlısı, delisi tutuklusu, genci ve yaşlısını Kahire’yi ve aslında tüm Mısır’ı anlatıyor. Kısacası 18 günlük bir zaman diliminde Tahrir Meydanı’ndan koca bir ülkenin portresini çıkarıyor. Film, geçen Mayıs ayında Cannes Film Festivali’ne yetişebilmesi için kısa sürede hazırlanmış. Bu nedenle sinematografik açıdan bazı aksakları olsa da o koşullarda iyi kotarılan bir yapım.

Seçkide yer alan “Tahrir 2011: İyi, Kötü ve Politikacı” ile geçen yıl İstanbul Film Festivali’nde En İyi Yabancı Film seçilen yönetmen Ahmed Abdalla’nın “Mikrofon” adlı filmi de, beyazperde karşısında koltuğunuza mıhlanacağınız Mısır filmlerinden. Yönetmen Muhammed Diab’ın “Kahire 678” adlı filmi de Mısır’da kadına bakış ve cinsel taciz temasına oturan bir çerçevede Mısırlı kadınların Tahrir’de neden direndiği sorularınıza yanıt verecek. Klasik anlatımla hazırlanan filmlerin, Mısır’a özgü bir üslubu yok. Ancak yine de Mısır’da yaşananları dünyaya aktarma işlevini yerine getiriyor.


Kaynak: ulusalkanal.com.tr

Alp Zeki Heper

Yönetmen Alp Zeki Heper’in Danıştay tarafından yasaklandığı için 46 yıldır gün ışığına çıkmayan “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri” adlı filminin gösterimine ailesinin bir ferdinin onay vermemesi nedeniyle, Ankara Uluslararası Film Festivali’nin programından çıkarıldığı belirtildi.

 

Alp Zeki Heper

alp zeki heper / Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri

23. Ankara Uluslararası Film Festivalini düzenleyen Dünya Kitle İletişimi Vakfı’ndan yapılan açıklamada, 1984 yılında hayatını kaybeden Alp Zeki Heper’in, Danıştaytarafından yurtiçi ve yurtdışında gösterimi yasaklanan “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri” filminin seyirciyle buluşması için gerekli izinler için görüşmeler yapıldığı ifade edildi.

Heper’in eşi ile kızına ulaşıldığı ve filmin onların izniyle festivalin özel gösterimi için programa alındığının aktarıldığı açıklamada, filmin 46 yıl önce Heper tarafından Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi arşivinde saklanması için Prof. Sami Şekeroğlu’na verildiği kaydedildi. Filmle ilgili tasarrufun Şekeroğlu’nun emekli olmasının ardından üniversiteye geçtiğine yer verilen açıklamada, şöyle denildi:
“Ankara Uluslararası Film Festivali olarak Heper ailesinin, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema TV Merkezi yetkilileri ile bağlantıya geçmesini sağladık. Aile adına Alp Zeki Heper’in kızı Fatoş Heper’in, filmin festivalde gösterimi için gerekli izni verdiklerini Sinema TV Merkezi yetkililerine bildirmesinin ardından filmin gösterim kopyası hazırlandı.

Ankara Uluslararası Film Festivali’nde özel izinle gösteriminin gerçekleştirileceği bilgisini basınla paylaştığımız ‘Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri’ filmini sinemaseverlerle buluşturmanın heyecanını yaşarken, Heper ailesinin fertlerinden birinin filmin gösterimine rızası olmadığını öğrendik. Hem Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sinema-TV Merkezi’ni, hem de Ankara Uluslararası Film Festivali olarak bizi zor durumda bırakan bu gelişme karşısında Alp Zeki Heper’in anısına saygısızlık etmeyerek bu durumu yargı konusu yapmamak adına filmi üzülerek programdan çıkarıyoruz. Tasarrufumuz dışında gelişen bu değişiklikten dolayı, heyecanımızı paylaşan tüm sinemaseverlerden özür diliyoruz.”

Festivalde bu filmin yerine Batı Sineması’nda 19 Mart’taki saat 21.30 seansında Ruhi Karadağ’ın “Simurg”, 20 Mart’taki aynı seansta İsa Yıldız’ın “Memleket Meselesi” filmlerinin izleyiciyle buluşacağı bildirildi.
Filme bilet alanlara iade işlemleri ile ilgili bilginin Ankara Uluslararası Film Festivali ve mybilet internet sayfalarından duyurulacağı kaydedildi.

 İlk Yapılan Açıklama şu şekildeydi:

(http://www.milliyet.com.tr ‘den alıntıdı )

“1939 doğumlu Alp Zeki Heper, Fransa’da sinema okuduktan sonra 1960’larda uluslararası başarı elden eden iki kısa film yönetti.  Türkiye’ye döndükten sonra Lütfi Akad’ın yönetmen yardımcılığını üstlenen Heper, 27 yaşındayken, 1966’da çektiği ilk uzun metrajlı filmi “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri”yle sansürle tanıştı. Soyut bir aşk hikayesi anlatan, başrollerini Ayfer Feray, Engin Cezzar’ın kız kardeşi Mine Cezzar, Marliese Schneiderhan ve Halil Türkmen’in paylaştıkları film, dönemin ‘Film Komisyon Kontrol Kurulu’ tarafından ‘müstehcen’ bulunduğu için Danıştaytarafından yasaklandı. 

‘Aşka karşı tutumdur müstehcen olan’
Yönetmen konuyla ilgili bir röportajında “Aşk hiçbir zaman müstehcen olmamıştır. Aşka karşı tutumdur müstehcen olan… Özgürlükle baskıyı, şiddeti, işkenceyi karşı karşıya getirmeye çalışmıştım. Anılarla ilgili zor anlatımlı olan bir filmdi. Sevginin, tutkunun, işkenceyi, baskıyı yok etmesini dilemiştim. Özgürlüğün delice bir sevgi olduğunu düşünüyordum. Öyle simgelemeye çalışıyordum özgürlüğü. Müstehcenlikle suçlandım. En sonunda yazan, yöneten, kurgulayan, görüntüleyen, oynayan, yapımcı ve seyirci de olabilirim. Yani tek başıma da izlemek zorunda kalabilirim filmlerimi…” demişti.
İşte o film, “Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri”, Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından 15 -22 Mart tarihleri arasında, 23. kez düzenlenecek Ankara Uluslararası Film Festivali’nde Mimar SinanGüzel Sanatlar Üniversitesi’nin katkıları, Heper ailesinin izni ve desteğiyle 46 yıl sonra Türkiye’de ilk kez gösterilecek. Film, festival kapsamında 19 ve 20 Mart tarihlerinde saat 21.30’da Batı Sinemaları’nda seyirciyle buluşacak.

Vasiyetimdir, göstermeyeceksin’
Heper, filmin tek kopyasını  Mimar Sinan Sinema-TV Merkezi’nin kurucusu Prof. Sami Şekeroğlu’na teslim etmişti. Şekeroğlu, Ankara Film Festivali için kaleme aldığı yazıda o günleri şöyle anlatıyor:
“‘Bunu sana hediye ediyorum. Ama söz ver hiç kimseye göstermeyeceksin’ dedi. Biraz yumuşatmaya çalıştım ama ikna edemedim. ‘Ömrüm boyunca sana güvendim. Vasiyetimdir, göstermeyeceksin’dedi. Onu kaybettiğimizi duyduğumda çok üzülmüş ve onun için bir gösteri yapmayı arzulamıştım. Ama söz vermiştim, filmi göstermem doğru olmaz diye vazgeçtim. Araştırmacılar ve kızı hariç hiç kimseye göstermedim.”
Emekli olduktan sonra filmi Mimar Sinan Üniversitesi’ne veren Şekeroğlu, festivalin talebi ve Heper ailesinin izni ile filmin gösterileceğini belirtti.
3 yılda çektiği 4 uzun metrajlı filmin ardından sinemayı bırakan Heper, 1984’te deri kanseri nedeniyle öldü.
Filmin gösterim tarihi: 19 & 20 Mart 2012 Saat: 21:30

Yönetmen Alp Zeki Sezer hakkında Kısa Bilgi:

Eğitimi ve sinemaya başlaması

Galatasaray Lisesi’nden mezun olduktan sonra, önce hukuk öğrenimi için Cenevre’ye gitti. Bir yıl sonra okulu bırakarak Fransa’ya geçti. Burada Paris Yüksek Sinema Enstitüsü ‘nü (Institut des Hautes Etudes Cinématographiques – IDHEC) bitirdi. Okulun en başarılı yönetmeni seçildi. Paris’te kısa film çalışmalarına başladı. Bir Kadın ve Şafak isimli iki kısa film çekti. 1963’te Bir Kadın ‘la IDHEC, Şafak‘la ise hem IDHEC hem Avusturya Kültür Bakanlığı En İyi Film ödülünü aldı. Her iki film de, 2006’da 17. Ankara Uluslararası Film Festivali’nde gösterildi.

Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri ve diğer filmleri

Türkiye’ye döndü ve Lütfü Akad’ın yanında yönetmen yardımcısı olarak çalışmaya başladı. 1966’da kendi sinema prodüksiyon şirketini kurdu ve yapımcı yönetmen olarak çalışmaya başladı. Aynı yıl ilk filmi Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri’ni yönetti. Fransa’da öğrendiği sinema dilini kullandığı, soyut bir aşk hikâyesini şiirsel görüntülerle anlattığı bu filmde amatör oyunculara yer verdi. Film, dönemin yönetmen ve eleştirmenlerinden ilgi gördü. Buñuel etkileri taşıyan ve karakterlerin cinsel bunalımlarına odaklanan Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri, film kontrol komisyonu tarafından müstehcen bulunaraksansürlendi. Film ayrıca, Danıştay tarafından sansürlenen ilk film oldu. Heper, bu yasaklara karşı tepkisini bir gazete ropörtajında, “Aşk hiçbir zaman müstehcen olmamıştır. Aşka karşı tutumdur müstehcen olan.” sözleriyle ortaya koydu. 2. Antalya Altın Portakal Film Festivaline katılan ancak seyirci karşısına çıkarılamayan film, yalnızca özel gösterimlerde izlenebildi. Genel olarak görüntüleri açısından estetik bulunurken, yabancılaşmayı anlatan içeriği fazla ilgi görmedi. Sonraki dönemlerde de seyirci karşısına çıkarılmadığından, sadece sinema arşivlerinde bulunan ve merak edilen bir film olarak kaldı.

İlk filmiyle ilgili yaşadığı bu olumsuzlukların ardından Adana’ya giderek bir süre kayınpederinin çiftliğinde yaşadı, sonra İstanbul’a döndü. Sinema çalışmalarına devam eden Heper, 1967’de toplumsal taşlama türüne dahil edilebilecek filmi Dolmuş Şoförü’nü yönetti. Bu kez, iki yıldız oyuncu olan Fatma Girik ve İzzet Günay’la çalıştı. Buna rağmen film ticari başarı elde edemedi. 1968’de yine bir yıldız oyuncuyu, Cüneyt Arkın’ı başrolünde oynattığı nispeten ticari bir film sayılabilecek Eşkıya Halil/Haydutu çekti. Bu filmle, ilk kez bir filmi gösterim ve dağıtım şansı bulmuş oldu. Aynı yıl Doğu-Batı çatışmasını konu alan ve Fikret Hakan’ın başrolde oynadığı son filmi Kara Battal’ın Acısı ‘nı çekti. Film, Bizans Kalesinin onarımında çalışan bir Rum genç kızı öldürmekle suçlanıp haksız yere idam edilen Türk delikanlının öyküsünü anlatır.

Sinemayı bırakması ve ölümü

Sinema anlayışını, “En sonunda yazan, yöneten, kurgulayan, görüntüleyen, oynayan, yapımcı ve seyirci de olabilirim. Yani tek başıma da izlemek zorunda kalabilirim filmlerimi.” sözleriyle ifade eden Heper’in filmleri, karmaşık yapıya sahip olması ve dağıtım ve gösterim şansı bulamadığı için seyirciyle buluşamadı. Filmlerinin çoğunu yaktı. 9 ocak 1984’te malign melanoma yüzünden (bir deri kanseri) öldü.

Çalışmaları:

Kısa Metrajlı :

Alp Zeki Heper

Bir Kadın Le parfum de la Dame En Noir

  • Bir Kadın / Le parfum de la Dame En Noir (16mm), 1962
  • Şafak / L’Aube (35mm), 1963

Uzun Metrajlı:

Alp zeki sezer

Dolmuş Şoförü, 1967

  • Soluk Gecenin Aşk Hikayeleri, 1966
  • Dolmuş Şoförü, 1967
  • Kara Battal’ın Acısı, 1968
  • Eşkıya Halil (Haydut), 1968

Yayımlanmış Kitapları

  • Demir Pençe: Casuslar Savaşı, 1969


Filmle ilgili Danıştay 12. Dairesinin 28-3-1967 gün E.966/7481, K.967/481 sayılı kararı şu  şekilde:

Dava konusu filmin bütünü itibariyle umumi ahlak ve adaba, aile müessesesinin kudsiyetine aykırı olduğu gerekçesiyle yasaklandığı anlaşılmaktadır. Filmin bu sebeple yasaklanmasının yerinde olup olmadığının tespiti için Naip Üye nezaretinde yapılan incelemede bilirkişi Vedat Tanrı’nın 10-2-1966 tarihli raporunda (cinsel sorunların sinematografik yoldan ele alınmaya çalışıldığı filmde gösterilmesinde sakıncalı bir cihet görülmediği) bildirilmişse de; 3-1-1967 günlü ara kararımız veçhiyle filmin ayrıca heyet halinde görülmesi uygun görülmüştür. Sahneden görülen eserle; değişik yaş ve seviyede kimseye hitap edilmesi itibariyle, bunlarda, hususiyetle hukuka ve genel ahlak kuralları çerçevesi içinde ahlaka uyarlık aranması tabidir. Tezi olmayan ve aksiyonlarında ahenk görülmeyen bahse konu filmde; insan hayatı, adeta şuur ve şuuraltı ile sadece cinsi arzular üzerine kurulmak istenmekte; gizli kalması gerekli arzu ve hareketler parklarda, umuma açık yerlerde, hatta trafiğin en yoğun olduğu cadde ortalarında cereyan ederken görülmekte; marazi tiplerin sahneye aktarılan ıstıraplı ruh hali, ar veya haya hislerini rencide etmektedir. Konunun iddia edildiği gibi rüyada geçmiş birtakım kompleksleri ifadeye çağırmış olması, filmin tüm halinde seyredenler üzerinde bıraktığı izlere ahlak ve adaba aykırı olduğunu kabule mani değildir. Bu itibarla adı geçen filmin halka gösterilmesinin ve yurt dışına çıkarılmasının yasaklanmasında ‘Filmlerin ve Film Senaryolarının Kontrolüne dair Nizamname’nin 7’nci maddesinin 6’ncı fıkrası hükmüne aykırılık görülmediğinden davanın reddine… 29-3-1967 günü oy birliğiyle karar verildi.’

Heper ise karar karşısında şöyle bir tepki veriyor: ‘Soluk Gece’de aşkla, yani özgürlükle baskıyı, şiddeti, işkenceyi karşı karşıya getirmeye çalışmıştım. Anılarla ilgili, zor anlatımlı olan bir filmdi. Sevginin, tutkunun, işkenceyi, baskıyı yok etmesini dilemiştim. Özgürlüğün delice bir sevgi olduğunu düşünüyordum. Öyle simgelemeye çalışmıştım özgürlüğü. Müstehcenlikle suçlandım. Altından kalkılması güç bir suçlamaydı bu. Sansürcülere göre delice sevgi üstüne kurulu bütün divan şiirimizi, Yavuz Sultan Selim’in, Baudelaire’in, Breton’un, Eluard’ın tüm şiirlerini toplatmak gerekiyordu. Delice sevgi üstüne kurulu bütün Çin ve Japon siirini yok saymak gerekiyordu. Şaşırmış kalmıştım.’

 

Kaynaklar :

Ümit Bayazoğlu: Uzun, İnce Yolcular – 37 Portre, YKY 2004, ISBN 975-08-0861-4.

(Yeres (der.), 65 Yönetmenimizden Yerlilik, Ulusallık, Evrensellik Geriliminde Sinemamız, s. 28)

http://masmasmaraksi.blogspot.com/2011/11/alp-zeki-heper-bir-kadn-le-parfum-de-la.html

http://www.sinematurk.com/

http://www.imdb.com/name/nm1287462/

http://t24.com.tr

http://tr.wikipedia.org/wiki/Alp_Zeki_Heper

 

-İSTANBUL-

İstanbullu sanatseverler konserler, resim sergileri, tiyatro oyunları ile sanat dolu bir hafta yaşayacaklar. İstanbul’un farklı yerlerinde gerçekleştirilen sanat etkinlikleri ile İstanbulluları sanatın farklı dallarında yeni keşifler bekliyor. Sizin için önemli sanat etkinliklerini derledik…

”Filmmor Kadın Filmleri Festivali”, yarın Pera Müzesi’nde yapılacak açılış töreniyle başlayacak. ”Feminist Sinema”nın 100., Filmmor’un 10. yılının kutlanacağı festivalde, 20’yi aşkın ülkeden 70 film izleyiciyle buluşacak. Festival, İstanbul’un ardından Çanakkale, Van ve Hakkari’de devam edecek.

Müzisyen, şarkıcı ve oyuncu İlhan Şeşen, ”İlhan Şeşen Akustik” konseriyle yarın İstanbul Jazz Center’da sahne alacak.

Capo Verde kökenli sanatçı Lura, yarın Cemal Reşit Rey (CRR) Konser Salonu’nda konser verecek.  Kendine özgü ilk albüm çalışmasını 2004 yılında yapan Lura, Portekiz pop müziği, caz, Afrika müziği ve Amerikan soul gibi farklı türleri harmanlıyor.

Yorumcu ve söz yazarı Özge Fışkın, yeni albümü ”Bir Avuç Fotoğraf”ın ilk konserini yarın Salon İKSV’de verecek.

Sagopa Kajmer ve Kolera 10 Mart cumartesi günü Bostancı Gösteri Merkezi’nde sevenleriyle buluşacak.

Aynı gün, Fazıl Say, CRR Konser Salonu’nda düzenlenecek ”Fazıl Say Çocuklarla” etkinliğiyle çocukları klasik müzik yolculuğuna çıkaracak.

Sevdalinka ile çingene müziğini ustaca birleştiren Mostar Sevdah Reunion, Avea’nın ”Sıradışı Müzik Konserleri” kapsamında 10 Mart cumartesi günü Küçük Çiftlik Park’ta sahne alacak. Bosna-Hersek kökenli grup, efsane çingene şarkıcı Şaban Bayramoviç ile 2, Balkanların caz divası kabul edilen Ljiljana Buttler ile 2 olmak üzere toplam 7 albüm yaptı.

Aynı gün, Ayşenur Kolivar ilk albümü ”Bahçeye Hanımeli”nin şarkılarını, CRR Konser Salonu’nda müzikseverlerle paylaşacak. Konserde, Doğu Karadeniz türkülerini seslendirecek olan Kolivar, 2001’den bu yana Doğu Karadeniz halk müzikleri konusunda derleme ve icra çalışmaları yürüten ”Helesa Projesi”nde araştırmacı ve solist olarak yer alıyor.

”İstanbul Klarnet Korosu Clarinet Circus 2”, 10 Mart cumartesi günü Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi’nde konser verecek. Genç klarnet sanatçılarından oluşan ve Ocak 2009’dan bu yana izleyicilerle buluşan koroya konserde, şef Serdar Yalçın ve solist Hüsnü Şenlendirici eşlik edecek.

Aynı gün, Türk halk müziği sanatçıları Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu, Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde çoğu eski Anadolu türkülerinden oluşan bir repertuvarla dinleyici karşısına çıkacak. Performanslarını ”bir birlikte hatırlama çabası” olarak gören ikili, düo formatında gerçekleştirdikleri türkü yorumlarıyla Türk halk müziğinde yeni bir tarz oluşturuyor.

Zen-funk dörtlüsü Nik Bärtsch’s Ronin, 10 Mart cumartesi günü Borusan Müzik Evi’nde müzikseverlerle buluşacak. Grup, piyanoda Nik Bärtsch, davulda Kaspar Rast, basta Thomy Jordi, klarinet ve saksafonda Sha Bas, perküsyonda ise Andi Pupato’dan oluşuyor.

Aynı gün, Fatih Erkoç vokal, piyano, trombon ve flüt ile performans sergileyeceği ”Fatih Erkoç Akustik Trio” konserini İstanbul Jazz Center’da gerçekleştirecek.

Tune-Yards grubu, 10 Mart cumartesi günü Salon İKSV’ye konuk olacak. ”BiRd-BrAiNs” adlı ilk albümünü 2009’da çıkaran grup, konserde deneysel pop şarkıları seslendirecek.

Jamaikalı sanatçı Lee Scratch Perry, aynı gün garajistanbul’da sahne alacak. Perry, 2003 yılında ”En İyi Reggae Albümü Grammy Ödülünü”, ”Jamaican E.T.” albümü ile aldı.

Yeni nesil tango orkestrası İTÜ Maçka’da

”İstanbul Devlet Klasik Türk Müziği Korosu: Hüseyni” konseri, 11 Mart pazar günü CRR Konser Salonu’nda dinlenebilecek. Koro, konserin ilk bölümünde Hüseyni makamının örnekleriyle müzikseverlerin karşısına çıkacak. Konserin sololar bölümünde keman sanatçısı İhsan Aslan, Türk saz musikisinden iki eser, Ufuk Caba ise neoklasik döneme ait şarkılar seslendirecek.

Aynı gün, Şikago doğumlu Hindistan kökenli müzisyen Sachal Vasandani, CRR Konser Salonu’nda konser verecek. Vasandani, Lincoln Center Caz Orkestrasında Wynton Marsalis ile çalıştı ve New York’ta Zinc Bar’da sahne aldı.

”Opus Amadeus Oda Müziği Festivali”nin ikinci konseri, ”Flüt’ün Sihirli Mozart’ları, Piyano’nun Şiirli Rachmaninoff’ları” adıyla 11 Mart pazar günü Kadıköy Süreyya Operası’nda düzenlenecek. Konserde flütist Bülent Evcil ve piyanist Gökhan Aybulus, Mozart’ın 8 yaşında yazdığı flüt sonatlarını seslendirecek. Gökhan Aybulus, konserde Rus besteci Sergei Rachmaninoff’un 1931 yılında bestelediği ve 20 varyasyondan oluşan ”Corelli’nin bir Teması Üzerine Varyasyonları” ile J.S. Bach’ın Ferrucio Busoni tarafından piyanoya uyarlanan koral prelüdlerini de yorumlayacak.

Yeni nesil tango orkestrası Arjantinli Sexteto Milonguero ve tango sanatçıları, ”Tango Poison”gösterisiyle 11 Mart pazar günü İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Maçka Mustafa Kemal Amfisi’nde sahne alacak. Bu yıl üçüncüsü düzenlenen ”TanGOTOIstanbul Tango Festivali” kapsamında gerçekleşecek gösteride, Arjantin tangoları, geleneksel Arjantin ritmleri ve Güney Amerika ezgileriyle beraber dünyanın en usta dansçılarının Arjantin tangosunun doğasına uygun olarak doğaçlama dansları izlenebilecek.

Eurovision temsilcisi Can Bonomo, Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde

Bakü’de düzenlenecek ”57. Eurovision Şarkı Yarışması”nda Türkiye’yi temsil edecek Can Bonomo, ”tek kişilik kabare”ye benzetilen ilk albümü ”Meczup”tan şarkılarını 11 Mart pazar günü  Bahçeşehir Kültür Sanat Merkezi’nde seslendirecek.

Piyanist McCoy Tyner, saksafonda Joe Lovano, basta Gerald Cannon ve davulda Francisco Mela ile”McCoy Tyner Trio” 12 Mart pazartesi günü Garajistanbul’da sahne alacak.

Piano Trio Forte’nin ”Müziğin Dev İki Mimarı” konseri, 13 Mart salı günü Borusan Müzik Evi’nde düzenlenecek. Konserde, piyanoda Ece Demirci, kemanda Sevil Ulucan, viyolonselde ise Helmut Rocholl, Johannes Brahms ve Dmitri
Şostakoviç eserleri çalacak.

Aynı gün, Nicholas Payton İstanbul Jazz Center’da müzikseverlerle buluşacak. Payton’a piyano ve klavyede Lawrence Fields, basta Ben Wolfe ve davulda Nasheet Watts eşlik edecek.

Rock grubu Pinhani, 14 Mart çarşamba günü Kozyatağı Kültür Merkezi (KKM) Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde sevenleriyle buluşacak.

Aynı gün, ”CRR Türk Müziği Topluluğu: Aşk Bezirganı” konseri CRR Konser Salonu’nda gerçekleştirilecek. Konserde, tasavvuf müziğinde Ahmed Yesevi’den Hacı Bektaş-ı Veli’ye, Ümmi Sinan’dan Niyazi Mısri’ye, Somuncu Baba’dan Eşrefoğlu Rumi’ye eserler seslendirilecek.

Moğollar, Tohum Otizm Vakfı yararına İş Sanat Kültür Sahnesi’nde

Ferit Odman Quartet konseri, 15 Mart perşembe günü Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek. Piyanoda Burak Bedikyan, kontrbasta Kağan Yıldız, davulda Ferit Odman’ın performans sergileyeceği konserde, Ferit Odman’a tenor ve soprano saksafon olarak Kestutis Vaiginis eşlik edecek.

Aynı gün, İngiliz Oda Orkestrası, Roy Goodman şefliğinde CRR Konser Salonu’nda konser verecek.

Koreli sanatçı H.J. Lim, ”İstanbul Resitalleri” kapsamında 15 Mart perşembe günü Sakıp Sabancı Müzesi-The Seed’de sahne alacak. Lim, Rimsky Korsakov’un The Flight of the Bumblebee adlı yapıtını en hızlı çalan piyanist olarak tanınıyor.

Türk rock müziğinin efsane grubu Moğollar, Galata Rotary Kulübü’nün Tohum Otizm Vakfı yararına düzenlediği etkinlik kapsamında 15 Mart perşembe günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde sahne alacak. Konserden elde edilecek gelir, vakıf tarafından ailelere yol haritası olması için geliştirilen ”Otizm Eğitim Kiti”nin Türkiye çapında basım ve dağıtım organizasyonunda kullanılacak.

Devlet ve şehir tiyatroları

İstanbul Devlet Tiyatrosunda bu hafta, Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde ”Kendi Kendine Konuşmaktır Aşk”, Cevahir sahnelerinde ”Yanık” ve ”At”, Küçük Sahne’de ”Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni”, Küçük Çekmece Sahnesi’nde ”Opera Komik” ve ”Aşkın Sıradanlığı”, Üsküdar Tekel Sahnesi’nde de ”Birdy” oyunları izlenebilecek.

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrolarında bu hafta sahnelenecek oyunlar arasında, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde ”Yüzleşme” ve ”Ufak Bir Hata”, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde”Kargaşa” ve ”Tehlikeli İlişkiler”, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde ”Tarla Kuşuydu Juliet” ve”Lüküs Hayat”, Küçükçekmece Sefaköy Sahnesi’nde ”Perşembenin Hanımları”, Kadıköy Haldun Taner Sahnesinde ”Ateşli  Sabır (Postacı)” ve ‘‘Günlük Müstehcen Sırlar”, Ümraniye Sahnesi’nde”Sevgili Doktor” ve ”Toros Canavarı”, Üsküdar Musahipzade Sahnesi’nde ”Buluşma Yeri” ve”Otobüs”, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde ”Kadınlar, Savaş, Komedi” ve ”Mutfak Söyleşileri” yer alıyor.

Yıldız olmaya çalışan gençlerin hikayesi ”Süpernova”

Yıldız olmaya çalışan bir grup genç çocuğun hikayesini anlatan ”Beautiful Burnout/Süpernova”oyunu, 9, 11, 14 ve 15 Mart tarihlerinde Dot Salonu’nda sergilenecek. Bryony Lavery’nin yazdığı, Murat Daltaban’ın yönettiği oyunda Cemil Büyükdöğerli, Hakan Kurtaş, Berrak Kuş, Ünal Silver, Pınar Töre, Tuğrul Tülek, Emre Yetim rol alıyor.

Tiyatro Karnaval’ın ”Bu Filmi Görmüştüm” adlı komedisi yarın Gönül Ülkü&Gazanfer Özcan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak. Tolga Yeter’in yönettiği oyunun hikayesi şöyle: ”Albert Lamart, Fransa’nın önde gelen siyasetçilerindendir. Yıllar önce eşini kaybeden Lamart, seçimlerden önce tüm dikkatleri üzerine çekmek için oğlu Louis ile birlikte çifte düğün hazırlığı yapmaktadır. Ancak Amerika’dan gelen bir albay, Albert Lamart’ın bütün planlarını alt üst edecektir.”

Uyarlamasını İpek Kadılar Altıner’in yaptığı ve başrolünü Haldun Dormen’in oynadığı Moliere’in ölümsüz eseri ”Kibarlık Budalası”, 10 Mart cumartesi günü KKM Gazanfer Özcan Sahnesi’nde, 11 Mart pazar günü de Tiyatro Kedi Black Out Sahnesi’nde sergilenecek.

Levent Kazak’ın yazdığı, Laçin Ceylan’ın yönetmenliğini üstlendiği ve Dolunay Soysert, Mete Horozoğlu, Deniz Çakır, Bülent Alkış ve Selen Uçer’in rol aldığı tiyatro oyunu ”Cam”, 12 Mart pazartesi günü Yunus Emre Büyük Sahne’de izlenebilecek. Oyun, kadının sosyal konumuna dikkati çekerek kadına dair birçok şeyi sorgulatmayı amaçlıyor.

Çocuklar oyunları

Müzikal çocuk oyunu ”Sinbad ve Adalar Prensesi”, 10 Mart cumartesi günü TİM Fettah Aytaç Sahnesi’nde çocuklara keyifli dakikalar yaşatacak. Murat Altınok’un yazıp yönettiği oyunun hikayesi şöyle:  ”Bir deniz kazasında yunus balıklarının yardımıyla kendisini ıssız bir adada bulan Rose, insanlar ve medeniyet hakkında hiçbir şey bilmeden hayvan dostları tarafından büyütülmüştür. Hayvanlarla konuşabilme yeteneğine sahip Rose tüm adanın sevgisini kazanmıştır ve bir gün denizler prensi kaptan Sinbad bir deniz macerası sırasında Rose’un adasına gelir.”

Çocuklar için müzikli serüven ”Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler”, 11 Mart pazar günü İş Sanat Kültür Merkezi’nde sergilenecek.

Sergiler

Ahmet Polat’ın Türkiye’de yaşayan genç insanları konu alarak oluşturduğu 56 fotoğrafın yer aldığı ”Kemal’in Rüyası” sergisi, yarından itibaren Tütün Deposu’nda gezilebilecek. Sergi, Polat’ın geçen altı yıl boyunca İstanbul’dan Karadeniz’e, Güneydoğu’dan Ege’ye seyahatlerinde dostları ve yeni tanıdığı insanlarla söyleşileri ve çektiği fotoğraflara dayanıyor.

Başak Şenova’nın küratörlüğünde hazırlanan ”Kırmızı Koridor” sergisi, 10 Mart cumartesi günü Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açılacak. Sergi, beden dilini kullanan, yüzleri görünmeyen figürler üzerinden bugünün yaptırımlarını, güçlerini, değerlerini, umutlarını, yasaklarını ve inançlarını eleştirel bir yaklaşımla işliyor.

”Hesaplaşma” adlı karma sergi, 14 Mart çarşamba günü Akbank Kültür ve Sanat Merkezi’nde izlenime açılacak. ”Bellek” ile ”kötülük” arasındaki ilişki üzerine şekillenen sergide, Adel Abidin, Almagul Manlibayeva, Ayman Yossri Daydban, Bahar Behrani, Ceren Oykut, Constantinos Taliotis, İpek Duben, Özgül Ezgin, Rheim Alkadhi, Yane Calovski’nin çalışmaları yer alıyor.

 -ADANA-

Adana’da bu hafta, 9 tiyatro oyunu seyirciyle buluşacak.

Adana’da bu hafta, 9 tiyatro oyunu seyirciyle buluşacak.

Adana Devlet Tiyatrosu (ADT), Orhan Kemal’in yazdığı ve Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği “Murtaza” adlı oyunu yarın ve 10 Mart’ta sahneleyecek. Hakan Elmasoğlu, Boğaçhan Sözmen, Devrim Evin, Barış Özkan, Mazlum Taşkıran, Saliha Özkanlı, Yeliz Tekman, Ayşin Çukadar, Yaşar Bayram Gül, Özgür Onur Damar, Ömer Bertan, Recep Kekil, Burak Erol, Çağlar Tekman ve Sabahattin Nazik’in rol aldığı oyunda, 1940’lı yıllarda savaş sonrası göç almaya başlayan Adana’nın gecekondu mahallesinde, Alasonya’dan gelen Bekçi Murtaza ve ailesinin hikayesi anlatılıyor.

ADT, Muzaffer İzgü’nün yazdığı ve Boğaçhan Sözmen’in yönettiği “Sınır” adlı oyunu da yarın ve 14-16 Mart tarihleri arasında seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

“Bilinmeyen bir yerde, sınır komşusu bilinmeyen ve bilinmeyen bir nedenle birbirine düşman olan iki ülkenin iki askerinin hikayesi”nin anlatıldığı oyun, Muzaffer İzgü’nün acılı ve gülünç kaleminden çıkan ilginç yorumuyla seyirciyle buluşacak.

ADT, Ephraim Kishon’un yazdığı ve Hale Kuntay’ın çevirdiği, yönetmenliğini Ali Hürol’un yaptığı “Karımla Evleniyorum” adlı oyunu sahnelemeyi sürdürecek. Gökhan Doğan, Burçin Börü, Murat Aslan, Murat Özben, Deniz Gökçe Kayhan ve Özlem Buluttekin’in rol aldığı oyun, sevginin, saygının azaldığı ve sadece nikahlı oldukları için evliliklerini sürdüren çiftlerin düştükleri durumu mizahi bir dille anlatıyor. Oyun 13 ve 15-17 Mart tarihleri arasında izlenebilecek.

Ayrıca ADT, Harun Özer’in yazdığı ve Ebru Kara’nın yönettiği çocuk oyunu “Kayıp Bolluk Ülkesi”ni, 11 ve 14 Mart tarihlerinde sahneleyecek.

Adana Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, Kazım Güçlü’nün yazdığı ve Önder Özcan’ın yönettiği “Rüya Oyunu” adlı çocuk oyununu 11 Mart’ta küçük seyirciler için sahneleyecek.

Aynı sahnede 10 Mart’ta Çukurova Belediye Tiyatrosu “Duvarların Ötesinde” ve Genç Dostlar Tiyatrosu “Ben Ne Biçim Vatandaşım” adlı oyunu, 10 ve 11 Mart’ta Mali Müşavirler Muhasebeciler Birliği Derneği “Kadınlık Bizde Kalsın” adlı oyunu, 13 Mart’ta ise Aysa Prodüksiyon “Basit Bir Ev Kazası” adlı oyunu sahneleyecek.

Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası (ÇDSO), yarın şef Emin Güven Yaşlıçam yönetiminde ve solist Cano Rodenas’ın piyanosu eşliğinde, Chopin’in “Piyano Konçertosu No. 1 Op. 11 mi minör” ve C. Debussy’nin “La Mer” (Deniz) adlı eserini seslendirecek.

Ayrıca Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatrosu Salonu’nda, 12 Mart’ta Çukurova Üniversitesi Devlet Konservatuvarı, 15 Mart’ta da Adana Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı birer Türk sanat müziği konseri verecek.

-Mersin-

Mersin Devlet Opera ve Balesi (MDOB), Rachmaninov’un tek perdelik “Aleko” operasını sahneleyecek.

Puşkin’in “Çingeneler” adlı öyküsünden yazılan ve Sergei Rachmaninov’un tamamlanmış üç operasından birincisi olan Aleko, 10 Mart Cumartesi günü Kültür Merkezi’nde sahnelenecek. Evin Yerli’nin sahneye koyduğu eserde başlıca rolleri Andrei Yevtushenko, Deniz Karausta, Işıl Azaz, Kenan Korbek ve Zeynep Tatlıpınar Kağnıcı paylaşıyor.

MDOB, İngiliz Şair Lord Byron’un aynı adlı şiirinden esinlenilerek baleye uyarlanan “Korsan” balesinin galasını yapacak.

Müziği Adolphe Adam, C. Pugni, L. Delibes ve R. Drigo’ya ait 2 perdelik eser, 13 Mart Salı Günü Kültür Merkezinde sahnelenecek. Nugzar Magalashvili’nin düzenleyip sahneye koyduğu klasik balenin en güzel örneklerinden biri olarak nitelenen eserin orkestra şefliğini Wladimir Lungu, koreografisini Marius Petipa, dekor ve kostüm tasarımını İsmail Dede, ışık tasarımını Tarı Deniz yapıyor.

Eserde başlıca rolleri Özlem Şenormanlılar, Büşra Ay, Meltem Ayar, Tutku Barın Tümen, Özge Uzun Özmen, Iraklı Bakhtadze, Burak Serkan Cebeci, Mahmut Akyol ve Serbülent Biçer paylaşıyor.

-TRABZON-

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” ve “Islıksever Max” adlı tiyatro Oyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” ve “Islıksever Max” adlı tiyatroOyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Plinio Marcos’un yazdığı, Orhan Güner’in Türkçe’ye çevirdiği, Barış Erdenk’in yönettiği “Gece O Kadar Kirliydi ki İkisi de Kayboldular” adlı Oyunda, Fatih Topçuoğlu ile Erşan Utku Ölmez rol alıyor.

Tek perdelik Oyunun dekor tasarımı Seyhan Kırca‘ya, kostüm tasarımı Hakan Dündar’a, ışık tasarımı ise Nihat Bahar’a ait. “Harabe bir yapının sefil bir odasında” geçen Oyunda, pazar yerinde çalışan ve parasızlık yüzünden aynı odayı paylaşmak zorunda kalan Paco ve Tonho’nun hikayesi anlatılıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’da, 10 Mart Cumartesi saat 15.00 ve 20.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk Oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı Oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya aitOyun, 11 Mart Pazar günü saat 13.30’da ve 14 Mart Çarşamba günü ise saat 13.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesinde tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir Oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

 -SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta, ”İstanbulname” isimli opereti izleyicinin beğenisine sunacak

Samsun Devlet Tiyatrosunda ise ”Ben Feuerbach” adlı oyun sahnelenecek. Samsun Devlet Opera ve Balesi, 12 Mart Pazartesi günü 20.00’da, 1914 yılında henüz 1. Dünya Savaşı başlamamışken İstanbul Galata’da yaşayan bir grup insanın hayatının anlatıldığı Ferdi Merter’in ünlü opereti ”İstanbulname”yi yeniden seyircisiyle buluşturacak. Dekor tasarımı Seyhan Atamer, kostüm tasarımını ise Gülden Sayıl’ın yaptığı oyunun rejisörlüğünü Murat Atak, orkestra şefliğini Tolga Taviş yaptı. Turne sahnesi olarak hizmet veren Samsun Devlet Tiyatrosunda, 13 Mart Salı ve 14 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da Trabzon Devlet Tiyatrosunca hazırlanan ”Ben Feuerbach” adlı oyun sahnelenecek. Tankred Dorst’un yazdığı, Yurdaer Okur’un sahneye koyduğu oyunda, uzun süre akıl hastanesinde tedavi gördükten sonra yeniden mesleğini yapmaya çalışan tiyatroya tutkun bir oyuncunun hikayesi anlatılıyor. Samsun Gazi Sahnesinde bugün saat 20.00’da Samsun Seyir Tiyatrosu, ”Vay Başımıza Gelenler” adlı oyunla seyircinin karşısına çıkmaya devam edecek. Günlük hayattaki ilginç olayların komik bir dille anlatıldığı ve Öner Yıldırım’ın sahneye koyduğu oyunun müziklerini Sertaç Batkın yaptı. Samsun Söz Sanat Merkezi de 12 Mart Pazartesi ve 14 Mart Çarşamba günü saat 20.00’da ”Geç Kalanlar” adlı oyunu tekrar sahneleyecek. Evlilik içinde yapılan hatalar, zamanla çiftlerin birbirine yabancılaşması ve modern dünyada kadın erkek ilişkilerinin karşılıklı özensizlik yüzünden bitmesinin anlatıldığı oyunu Pervin Ünalp yazdı, Suat Özgültekin sahneye koydu. Gazi Sahnesinde ayrıca 13 Mart Salı günü, 20.00’da Düşevi Oyuncuları, ”Süreyya” isimli oyunu seyirciyle buluşturacak. Can Kibiroğlu’nun yazdığı, Cem Kaynar’ın sahneye koyduğu oyunda, hayatının sonuna gelmiş bir kadının yarım bıraktığı birçok şeyi ölmeden önce tamamlamaya çalışması konu ediliyor.

-ORDU –

Ordu Belediyesi Karadeniz Tiyatrosu , 13 Mart Salı günü 20.00’da ”Eşeğin Gölgesi” isimli oyunu seyirciyle buluşturmaya devam edecek.

Haldun Taner’in yazdığı ve Murat Demirbaş’ın sahneye koyduğu oyun, Abdaliya adlı hayali bir ülkenin, Şabaniye kasabasında geçiyor. Şehirdeki panayıra çalışmak için gitmek isteyen berber Şaban, Merzifon 1235 model bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan ”Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Tartışırlar, tartışma mahkemeye intikal eder. İş basit bir kira davasından çıkarak farklı bir boyut kazanır. -Çorum- Turne sahnesi olarak hizmet veren Çorum Devlet Tiyatrosunda, yarın 20.00’da ve 10 Mart Cumartesi günü 14.00 ile 20.00 saatlerinde Bursa Devlet Tiyatrosunca hazırlanan ”Bu Da Benim Karım” adlı oyun seyirciyle buluşturulacak.

-ZONGULDAK –

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu ”Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlı oyunu sahneleyecek.

Oyun, Nazlı Nihan Şenol’un yazdığı, Meral Üner’in yönettiği oyunu 10-11 Mart tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezinde izleyenlerle buluşturacak. Mehmet Ege ve Işıl Poyraz’ın rol aldığı oyunda, aile bağlarının kutsallığı işleniyor.

-DİYARBAKIR-

“Bugün Git Yarın Gel” ile “Kurnaz Avukat” Oyunlarını sahneleyecek.

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), bu hafta  “Bugün Git Yarın Gel” ile “Kurnaz Avukat” Oyunlarını sahneleyecek.
Valantin Kataev’in yazdığı, Göksel Kortay’ın çevirip uyarladığı, Orkun Gülşen‘in yönettiği “Bugün Git Yarın Gel” Oyununda, dürüst ve namuslu bir memurun başından geçen trajikomik olaylar anlatılıyor.
Oyunda, Serkan Ekşioğlu, Mümtaz Aydoğan Mengi, Sevi Demirçivi, Birce Birsel Çağlar, Ercan Kılıçarslan, Özden Gököz, N. Özgün Çoban, Gonca Coşkun, Dilek Mengi, Ozan Hafızoğlu ve Filiz Kılıç rol alıyor.

Dekoru Güven Öktem, kostümü Funda Karasaç, ışık düzeni Suat Uçar’a ait Oyun, bugün ve yarın saat20.00’de, 10 Martta saat 15.00 ve 20.00’de Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

DDT, pazar günü küçük seyircileri için “Kurnaz Avukat”ı sahneleyecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu da, Sophokles’in en önemli yapıtlarından, Celal Mordeniz’in yönettiği “Antigone”yi sergileyecek.

Oyun, Kürtçe olarak Cuma ve Cumartesi günü Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda seyirciyle buluşacak.

-MARDİN-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan, küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin‘de” sergisi devam ediyor.

Usta fotoğrafçı Ara Güler‘in fotoğraflarının yer aldığı sergi “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle açık kalacak.

 

-BURSA-

Bursa Devlet Tiyatrosu “Karmakarışık”, “Rahvan Giden Atlılar” ve çocuk oyunu“Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT) “Karmakarışık”, “Rahvan Giden Atlılar” ve çocuk oyunu “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası”nı sahneleyecek.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği “Karmakarışık” adlı oyununyönetmeni Kerem Atabeyoğlu.

İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu oyunu olarak bilinen “Karmakarışık”, İngiltere hükümetinin Başbakan Yardımcısı Bay Philips’in, muhafazakar partinin sekreteriyle yapacağı bir gecelik kaçamakta yaşanan ilginç olayları anlatıyor. Ancak kaçamak, beklenmedik olaylara gebedir. Otel odasında bulunan bir ceset, trajikomik olayları beraberinde getirir.

Bakan, doğacak skandalı önlemek üzere hemen özel kalem müdürünü yanına çağırır. Otel personelinin, sekreterin kocasının, bakanın karısının geceye dahil olmasıyla olaylar daha da karışır.

Oyun, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, 10 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Özen Yula’nın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Rahvan Giden Atlılar”ın dekoru ve kostümlerini Başak Özdoğan, ışık tasarımını Ali Karaman yapıyor. Ömer Naci Topcu, Emre Işık, Ozan Sargın’ın rol aldığı oyunda, “Hayat, rahvan giden atlarla yapılan bir yolculuk değil, vahşi, yağız bir atın üstünde çıkılan, her an düşme tehlikesiyle yaşanacak, tedirginlik verici bir koşudur” konusu işleniyor.

Oyun, Oda Tiyatrosu’nda 8-9-10 Mart tarihlerinde saat 18.00’de sahneye konulacak.

Harun Özer’in yazdığı, Ebru Kara’nın yönettiği “Alaaddin’in Sihirsiz Lambası” adlı çocuk oyununundekor ve kostüm tasarımını Özge Akarsu, ışık tasarımını Ali Karaman, dans düzenini Erdem Gündüz yapıyor. Cihan Büyükışık, Serap Uluyol Karanfilci, Ozan Sargın, Cansu Yılmaz, Özlem Altaş, Eray Soykan, Ali Pınar, Hayati Özen, Savaş Ak, Emre Sefer, Mutlu Dereli, Cem Korkmaz, Emre Yaşa, Adnan Tunalı’nın rol aldığı oyunda, kimsenin çalışmadığı, üretmediği, her şeyin bir dileğe bağlı olduğu, kimsenin hiçbir şey yapmadan istediklerinin önüne geldiği bir dünya konu ediliyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 11 ve 13 Mart’ta saat 14.00’te sahnelenecek.

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu

Bursa Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu, bugün saat 11.00 ve 14.00’te, “Kuşbakışı” adlı çocuk oyunu sahneye konulacak.

Şehir Tiyatrosu, Hüseyin Rahmi Gürpınar’ın kaleme aldığı, Ayşegül Çelik Şahin’in uyarlamasıyla Ertan Akman’ın yönettiği ve geçkin yaşına rağmen bambaşka bir hayatın peşinde sürüklenen dul bir kadının yaşamının komik bir dille anlatıldığı “Kaynanam Nasıl Kudurdu” adlı oyunu, bugün ve yarın saat 20.30’da 10 Mart Cumartesi günü ise saat 14.00’te Tayyare Kültür Merkezi’nde (TKM) sahneleyecek.

Tiyatroda, 14 Mart Çarşamba günü saat 11.00 ve 14.00’te, “Güliver Devler Ülkesinde” adlı çocuk oyunu sahneye konulacak.

Ressam Şefik Bursalı Sanat Galerisi’nde, Bursa Büyükşehir Belediyesi Protokol Şube Müdürlüğü’nün düzenlediği “Bursa Kent Rehberi Sergisi” ve “Bursa’nın 100 güzeli” isimli resim sergisi 1-10 Mart tarihlerinde açık kalacak.

Sami Güner Sanat Galerisi’nde ise Bursa Kent Konseyi’nin Dünya Kadınlar Günü ile ilgili düzenlediği, 5 Martta açılan resim sergisi, 10 Mart’a kadar açık kalacak.

 


Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kurucu üyelerinden ve aynı zamanda Derneğimizin Genel  Sekreterliğinin yanı sıra derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Resim Eğitmeni, Heykel Sanatçısı  Ş. Hale ŞAKARÜRKMEZGİL ’inde eserleri ile katılacağı BRHD ’nin ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltraşlar Derneği ) düzenlemiş olduğu “ 42. Yılı için 142 sanatçı ” sergisi 12 – 31 Mart 2012  tarihinde Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde açılıyor.

142 sanatçı ve eserlerinin yer alacağı sergide, Heykel Sanatçısı  Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL ; 4 heykel ve 4 Tuval üzerine desen çalışması ile katılacak.

Sergi boyunca, halkın da katılımı ile canlı modelden desen çizimi, panel, müzik ve belgesel gösterimlerine BRHD, Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezinde ev sahipliği yapacak.

Heykel Sanatçımız Sayın Ş.Hale Şakar ÜRKMEZGİL’ İn kısa öz geçmişi;

Heykel Sanatçısı, Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL ‘in Artev Sanat Galerisinde açacağı kişisel sergisine tüm sanatseverler davetlidir.

Heykel Sanatçısı  Ş.Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL; 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.

1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı.

1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir.

Yurtiçinde 15, yurtdışında Hannover, Köln ve Lefkoşa’da olmak üzere üç kişisel sergi açtı.

Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı.

Fransa ‘Roumaziéres – Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına (2003) katıldı.

Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi koleksiyonunda  ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

 

Sergi Açılış Tarihi : 12 Mart 2012, Pazartesi

Sergi Açılış Saati     : 18:00

Sergi Süresi                :  12 – 31 Mart 2012

Adres                              :  Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi

Kennedy Cad. No:4 Kavaklıdere / ANKARA

 

Rock’n Dark ’ın 4 yılından 5 yılına !

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Efes Dark’ın genç müzisyenlere yeteneklerini sergileme ve müzik dünyasında yer edinme fırsatı sunmayı amaçlayan müzik yarışması Rock’n Dark 5 müzikseverlerle buluşuyor.

ock’n Dark 5 kapsamında bu yıl 8 ilde gerçekleştirilecek bölge finallerinin üçüncüsü3 Mart gecesi Garaj İstanbul’da yapılacak. Amatör grupların performansları sonrasında rock müziğinin yükselen sesi Model sahne alacak.

Gece Production organizasyonu ile Efes Dark tarafından düzenlenen Rock’n Dark Müzik Yarışması 5, son hızıyla devam ediyor. Genç müzisyenlere yeteneklerini keşfetme ve müzik dünyasında yer edinme imkânı sunan yarışmanın üçüncü bölge finali 3 Mart Cumartesi günü Garaj İstanbul’da gerçekleştirilecek. Bölge finalinde rock müziğinin yükselen sesi Model sahne alacak.

Bölge finallerinde sahnede canlı performanslarını sergileyecek gruplar arasından jüri ve halk oylaması sonucunda bölge birincileri seçilecek ve birinciler yarı finalde ilk üçe girmek için yarışacak. Mayıs ayında yine İstanbul’da gerçekleştirilecek finalde de Rock’n Dark 5’in birincisi belirlenecek. Rock’n Dark 5’in üçüncü durağı olan İstanbul’da yarışacak olan gruplardan Dilan Kara, Meriva ve Neva İstanbul bölge finalisti olmak için sahnede boy gösterecek.

Biletix’ten satışa sunulan Rock’n Dark 5 İstanbul Bölge Finali’nin bilet fiyatı ise 23 TL.

Genç Müzisyenler Profesyoneller Tarafından Değerlendirilecek
Bu yıl da Rock’n Dark’ta birbirinden önemli isimler jüri koltuğunda yer alacak. Amatör rock gruplarının performanslarını; Müzik yapımcısı Selim Serezli, müzik prodüktörü Haluk Kurosman, Dream TV Genel Yayın Yönetmeni Şafak Ongan, Rock FM Yayın Direktörü Metehan Mert Çakır, Hürriyet Gazetesi müzik yazarı Barış Akpolat, menajer Can Sertoğlu, Gece Yolcuları grubunun solisti Edis İlhan, müzisyen ve yazar Melis Danişmend değerlendirecek.

Dereceye Giren Grupları Önemli Fırsatlar Bekliyor!
Rock’n Dark Müzik Yarışması 5’te birinci seçilen grubun şarkısı dijital single olarak piyasaya çıkacak ve şarkının video klibi de çekilerek Dream TV’de yayınlanacak. İkincilik ödülünü alan grup uluslararası bir müzik festivalini izleme fırsatını yakalarken, üçüncü seçilen grup ise kendi şehrinde tam bir yıllık prova stüdyosu kullanımı hakkı elde edecek.

Rock’n Dark Müzik Yarışması 5 Etkinlik Takvimi
27.01.2012 Ankara Bölge Finali J.J.Balans
24.02.2012 Eskişehir Bölge Finali Hayal Kahvesi
03.03.2012 İstanbul Bölge Finali Garaj İstanbul
17.03.2012 Adana Bölge Finali Seyhan Otel-Adres Bar
24.03.2012 Antalya Bölge Finali Dedeman Otel
06.04.2012 İzmir Bölge Finali İzmir Arena
04.04.2012 Bursa Bölge Finali Bursa Suare
27.04.2012 Konya Finali Rixos Otel
Mayıs 2012 Büyük Final – İstanbul

 

Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne bu yıl Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof.

Kültür ve Turizm Bakanlığınca verilen verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü’ne bu yıl Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar layık görüldü.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Basın ve Halkla İlişkiler Müşavirliğinden yapılan yazılı açıklamaya göre, 20 Aralık 2011’de Ankara’da toplanan Değerlendirme Kurulu, “fotoğraf sanatının gerek ulusal gerekse uluslararası alandaki en önemli temsilcilerinden olmaları, kendilerine özgü üslupları, bu alanda yaptıkları eğitsel çalışmaları ve üretimleri, fotoğraf gibi görsel bir sanat ögesini kullanarak dimağlarda yeni ufuklar açmaları,Türkiye’yi uluslararası platformlarda başarıyla temsil ederek pek çok ödülü Türkiye’ye getirmeleri hususlarını göz önünde bulundurarak” 2011 yılı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nün Ara Güler, Sıtkı Fırat, Prof. Sabit Kalfagil ve İzzet Keribar’a verilmesini kararlaştırdı.

Ödüllerin, İstanbul’da Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın katılacağı bir törenle Kültür ve Turizm BakanıErtuğrul Günay’ın ev sahipliğinde gerçekleştirilecek.

-Kültür Sanat Büyük Ödülü-

Bakanlık tarafından 1979 yılından bu yana verilen Kültür Sanat Büyük Ödülü yurt içinde ya da dışında icra ettiği özgün eser, uygulama, yorum veya bilimsel araştırmalarıyla Türk kültür ve sanatının gelişmesine katkıda bulunanları devlet adına ödüllendirme amacını taşıyor. – Ankara

Şehir Tiyatroları’ndan bazı gazetelerde yayınlanan ‘müstehcen oyun’, ‘seyirci kaybediyor’ haberlerine cevap geldi: ‘Politik oyun’ veya ‘müstehcen oyun’ diye özel bir seçim yoktur; ‘gerici oyun’, ‘ilerici oyun’ vb. olmayacağı gibi! Esas olan öncelikle ‘nitelikli oyun’dur.”

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’na son dönemde yapılan sistemli “eleştiri”lerin tamamı kulaktan dolma, haksız, mesnetsiz ve maddi hatalarla doludur. Sanatı, genel anlamda tiyatroyu ve asırlık geleneğe sahip bir kurumu “arsızlıkla” niteleyenler, “ödenekli tiyatroları kapatalım” baskısını uygulayanlar Şehir Tiyatroları yönetimi ve sanatçılarıyla yakışıksız bir tartışmayı zorlamaktadır.

Kurumumuzun resmi internet sitesi olan www.ibst.gov.tr adresinden oyunların en azından isim – yazar ve konularına göz atan akıl ve izan sahibi hiç kimse “İBBŞT oyunlarında % 80 cinsel sululuk ve müstehcenlik var” çıkarsamasında bulunamayacaktır.

ESAS OLAN ‘NİTELİKLİ OYUN’DUR
Bir kurum tiyatrosunda çalışanlar için “politik oyun” veya “müstehcen oyun” diye özel bir seçim yoktur; “gerici oyun”, “ilerici oyun” vb. olmayacağı gibi! Ödenekli tiyatrolarda esas olan öncelikle “nitelikli oyun”dur! Dolayısıyla Şehir Tiyatroları, Shakespeare de sahneler Moliere de; Necip Fazıl da sahneler Nazım Hikmet de… M.Ö. 480 yılında doğmuş Euripides’in tragedyasını da bugüne taşır, 17 yaşındaki Fehime Seven’in komedisini de… Oyunlarda Mevlana da konu edilir Galilei de… Binlerce yıldır icra edilen bu meslek bunu gerektirir. Tiyatro sanatı bu yüzden güzeldir ve her şeye rağmen bu çeşitliliğini koruyup sahip çıktığı sürece varolacaktır.

(…)

Sonuç olarak tiyatro “eserinde” bir ideoloji, düşünce ve inanç tema olarak işlense de “tiyatro sanatı” hiçbir zaman belli bir zümrenin belli bir inancın belli bir ideolojinin veya baskın siyasi eğilimin emrine girmemiştir. Doğuşundan bugüne varlığının yegâne temeli budur.

Altı çizilen 16 yaş uyarısı öğrencilerini oyunlara getiren hocaların ricası üzerine, çocukların algısının üstünde karmaşık metinler, argo sözcükler içeren ya da sert temaların yer aldığı oyunlarda kullanılmıştır. Bu ibare müstehcenlik ya da erotizm adına koyulmamıştır, bizler tiyatro sanatını icra ediyoruz, başka bir şey değil.

Yaşadığımız bugün için Şehir Tiyatroları’na ne hükümetten ne iktidar partisinden ne de bağlı olduğumuz kurum İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nden repertuara ilişkin herhangi bir “resmi” talep veya baskı gelmiştir. İBB Şehir Tiyatroları Yönetim Kurulu’nda Belediye tarafından atanan üyeler varken, Kültür Daire İşleri Başkanı aynı zamanda Repertuar Kurulu’na başkanlık ederken; dışarıdan hiçbir resmi sıfatı olmayan kişilerin, yüz yıllık bir kurumu ve çalışanlarını “ilgili mercilere” ihbar etme çabası trajikomiktir ve hepsinden önemlisi tiyatro sanatına gönülden destek veren ve her zaman yanımızda olan Sayın Başkan Kadir Topbaş ve ekibine büyük haksızlıktır.

 

SANAT VE İSTATİSTİKLER 
İBB Şehir Tiyatroları adı üstünde İstanbul Büyükşehir Belediyesin’e bağlı bir kurumdur. Ancak unutulmamalıdır ki, İBBŞT öncelikle bir “sanat” kurumudur. Şehir Tiyatroları, sınırlı olanaklarına rağmen, repertuarındaki 60’ın üzerindeki oyunu 175 sözleşmeli memur sanatçının yanı sıra sınırlı sayıdaki teknik kadrosuyla seyircisiyle buluşturma başarısını gösteren bir yapıdır. Yine Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri doğru kabul edilerek oranlama yapılsa bile tiyatro çalışanlarının azımsanmayacak bir bölümünün en azından “yoksulluk sınırında” ücret aldığı bilinmektedir.

 

Şehir Tiyatroları’nın “seyirci kaybettiği” yargısı gerçeği yansıtmamaktadır. Buna kaynak olarak verilen İstatistik Kurumu verilerinde 2009-2010-2011 yılları karşılaştırılmış, buna göre 2009 yılında 401.522 olan seyirci sayısının bir sonraki yıl 421.884’e yükseldiği ancak 2011 yılında 12734 kişi; doluluk oranında ise bir önceki yıla göre %2’lik bir azalma olduğu belirlenmiş.

 

Şehir Tiyatroları elbette her yıl bir öncekine göre daha fazla seyirciye ulaşmayı hedefler. Ancak sorun edilen rakam 12.734 kişi ise bunu tamamlamak bir kurum tiyatrosu açısından hiç de zor olmasa gerekir. Cemil Topuzlu Harbiye Açıkhava Sahnesi’nde yapılacak birkaç temsille veya –hizmete açılması durumunda– Atatürk Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek festival oyunlarıyla bu istatistiklerin üzerine çıkılabilir.

Ayrıca söz konusu haberde hiç değinilmeyen fakat bu yıl 27.’si düzenlenen Çocuk Şenliği’nde 28 farklı oyunla 40 bin’in üzerinde çocuk seyirciye ve yine 27 yıldır düzenlenen Genç Günler’de 65 farklı oyunla 116 gösteri ücretsiz olarak sunularak 50 bin’in üzerinde genç seyirciye ulaşılmıştır.

İBBŞT’nin asıl hedefi ise rakamların çok daha üstündedir. Şehir Tiyatroları yönetimi şu kesimden veya bu kesimden değil; o semtten bu semtten değil; ve hatta üç yüz – beş yüz bin de değil 15 milyon İstanbullu’ya ulaşmayı amaçlamaktadır. 2014 ve 2023 yılına dair hedefler doğrultusunda bu yönde dev projelerin hazırlığı yapılmaktadır.

 

Bütün bunların ötesinde, bir tiyatronun repertuarının niteliğini, bir oyunun başarısını ya da başarısızlığını bu istatistikler belirlemez. Aynı şey tüm sanat ve edebiyat dalları için de geçerlidir. Türk sinemasında 4 buçuk milyon izleyiciye koşan “Recep İvedik” rekor kırarken, Cannes’da “Jüri Büyük Ödülü” alan “Bir Zamanlar Anadolu”da ancak 150 bin kişiye ulaşabilmiştir.

 

Söz konusu haberde ve istatistiklerde yer almayan şu bilgilerin de kayda geçmesi gerekir: İBB Şehir Tiyatroları aldığı davetlerle yurtiçinde Adana, Adapazarı, Ankara, Bursa, Büyükçekmece, Giresun, İzmir, GAP, Mardin, Silivri’ye; yurtdışında Almanya, Arnavutluk, Kıbrıs, Kırım, Makedonya, Romanya, Sırbistan, Suriye’ye toplam 52 turne düzenlemiş ayrıca 13. Uluslararası Devlet Tiyatroları Sabancı Adana Uluslararası Tiyatro Festivali, 17. Uluslararası İstanbul Kültür Sanat Vakfı Tiyatro Festivali, 16. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 6. Uluslararası Eskişehir Çocuk ve Gençlik Tiyatrosu Festivali, 17. Romanya Sibiu Uluslararası Tiyatro Festivali’nde ülkemizi ve tiyatromuzu başarıyla temsil etmiş; ulusal ve uluslararası alanda 2009-10’dan bugüne toplam 120 daldaki adaylıktan 74 ödüle layık görülmüştür.

 

Ayrıca şu da unutulmamalıdır ki, yalnızca tiyatro ve özellikle Şehir Tiyatroları oyunları için değil, herhangi bir kültürel etkinliğin “yaygın” hale gelebilmesi için en önemli unsur tanıtımdır. Şehir Tiyatroları yalnızca birkaç gazeteye ve tiyatro dergisilerine verdiği ilanlarla tanıtım yapmaya çalışmaktadır. Arzu edilen her mecrada reklam ve haberlerin çıkması, belediyelerin sunduğu olanaklarla kentin dört bir yanında İstanbul ve Türkiye seyircisine tüm oyunların tanıtılmasıdır ki önümüzdeki yıllarda bu hayalin de gerçekleşeceğine eminiz…

Zaman Gazetesi’nin 20 Şubat 2012 tarihli nüshasında önce Türkiye İstatistik Kurumu’nun verileri sunularak seyirci sayısının düştüğü “belirlenmiş” ardından kişisel kanaatler, yanlış bilgilendirme ve yönlendirme sonucu maddi hatalar yapılmıştır.

“Koltuk sayısı artarken seyirci sayısı düşmüştür” anlamakta zorlanıyoruz, salon sayımızda bir değişim olmamıştır -iki küçük çocuk tiyatrosu sahnesi hariç– ki bu iki küçük salon da ifade edilen dramatik artışı oluşturmaktan uzaktır. Devlet Tiyatroları’nın “70 ilde 70 sahne” projesiyle mi karıştırıldık acaba diye düşünmekteyiz.

“Repertuardaki sıkışıklık, eserlerin ‘olgunlaşmadan’ seyirci karşısına çıktığı yönünde eleştirilere sebep oluyor.”

Görsel ya da yazılı basında bugüne kadar böyle bir “eleştiri”ye rastlanmamıştır. Gazeteye bu minvalde “bilgi” sunan Devlet İstatistik Kurumu değilse, eleştiriyi yapan “kişi ya da kişilerin”, bu cümleyi de açıklaması gerekmektedir. Gerek Şehir Tiyatroları’nda gerekse de profesyonel hiçbir tiyatroda bir eser hazırlık sürecini tamamlamadan seyirci karşısına çıkamaz. Şehir Tiyatroları’nda kimi oyunun provası 9 ay, kimi oyunun 2 ay sürer. Bir tiyatro sezonu 3 turda tamamlanır; Mayıs ayında ilk okuma provasını yapan oyunlar Ekim ayında sezon açılışını yaparlar. Kasım ayı itibariyle ikinci tur oyunların provası başlar ve en az iki aylık sürecin sonunda premier yapar. Ocak sonrasında ise üçüncü tur oyunların provaları başlar ve Mart ayında seyirciyle buluşur. Repertuar tiyatroları dünyanın her yerinde bu şekilde çalışır.

“Bazı yönetmenlerin oyunlarını kenar semtlere götürmek istememesi” komik bir iddia olarak görünmektedir. Çünkü Şehir Tiyatroları, sahnelerin teknik imkânları elverdiğince, her oyunu her sahneye götürmeye çalışmaktadır. İddia edildiğinin tam aksine, yönetmenlerin ve oyuncuların talepleri de hep bu doğrultuda gerçekleşir. Bugüne kadar İstanbul’un tarihi mekânlarında, sokaklarında, meydanlarında ve kenar semtlerinde de oyunlar oynanmış bundan sonra da oynanacaktır. Mevsime bağlı olarak özellikle festival ve şenlik açılışları hep açık mekânlarda gerçekleştirilmiştir. Bunun da ötesinde Şehir Tiyatroları yönetimi, teknik anlamda uygun gördüğü her yere oyunlarını göndermektedir. Tiyatro çalışanları da bu konuda özel taleplerde bulunamaz. Aylık Oyun Programı ise Sahne Direktörlüğü tarafından hazırlanıp Genel Sanat Yönetmenliği tarafından onaylanır. Buna göre İstanbul’un çeşitli semtlerindeki her sahnede, hemen hemen her oyunun 2 hafta boyunca oynamasına dikkat edilmektedir.

“Oyuncu performansı” denilen şey de iddia edildiğinin aksine “bir bütündür, bölünemez”; ancak bugüne kadar hep “tiyatro oyuncularının çalışmadan haksız kazanç elde ettiği” türünde yanlış iddiaların göz önüne alınmayarak 4-5 oyunda birden oynayan Şehir Tiyatrosu sanatçılarının özverisine dikkat çekilmesi aslında bir “düzeltme” niteliği taşımaktadır.

Şehir Tiyatroları’nın yoğun bir repertuarı özveriyle sırtlayan bir tiyatro olduğu herkesçe bilinen bir gerçektir. 15 milyonluk nüfusa hitap edebilmek için 60’ın üzerinde oyun, son derece düşük maliyetle ve dar kadroyla gerçekleştirilmektedir. Ve Şehir Tiyatroları, kurulduğu günden bu yana ilk defa çok “ürettiği için” eleştirilmektedir.

 

“Başarılı oyunların oynatılmaması”: İma edilmeye çalışıldığı gibi hiçbir tiyatro kurumu, başarılı prodüksiyonlarını harcamaya çalışmaz. Üstelik “Dünyanın Ortasında Bir Yer”i buna örnek göstermek hiç doğru olmaz. Çünkü bu oyun Türkiye’de ilk kez şu andaki genel sanat yönetmenimiz Ayşenil Şamlıoğlu büyük beğenisi rejisiyle 2007 Devlet Tiyatroları’nda sahnelenmiştir. “Dünyanın Ortasında Bir Yer”in İBBŞT repertuarında da özel bir öneme sahiptir. Oyun iddia edildiğinin aksine bu yıl 14, geçtiğimiz yıl 39, premier yaptığı 2009-10 sezonunda ise 25 gösterim yapmıştır. 2011 Uluslararası Şam Tiyatro Festivali’nde de ülkemizi başarıyla temsil etmiştir. 25 Şubat’ta oynamak üzere Mardin’de düzenlenecek festivale Şehir Tiyatroları yine bu oyunla katılmıştır. 2010 yılında premier yapan “Dört Kişilik Bahçe” bugüne kadar 88 gösterim yapmıştır. Oyun, dekorunun ağırlığından ve teknik güçlüklerinden ötürü bazı sahnelerde oynama imkanı bulamamış ve artık kâfi derecede seyirciye ulaştığı için doğal olarak daha seyrek sahnelenmektedir. Yine 2010 yılında premier yapmış olan “Binali ile Temir” ise bugüne kadar toplam 109 gösterim yapmış, 2012 Ocak’ından bugüne de 14 kez daha oynamıştır.

Geçtiğimiz sezonlara ait oyunların üzerine, sınırlı kadroyla, yeni oyunlar da sahnelenmiştir. Kadro darlığı nedeniyle aynı oyuncuların farklı oyunlarda çakışması söz konusu olabilir. Aylık oyun programı doğal olarak yeni prodüksiyonlara ağırlık verilerek düzenlenir. Dünyanın tüm tiyatrolarında işleyen program süreci bu şekildedir.

Şehir Tiyatroları her şeyden önce bu kentin tiyatrosudur. Bugüne kadar yalnızca tahsis edilen sahnelerde değil, İstanbul’un sokaklarında, köprülerinde, meydanlarında, varoşlarında da oyunlar oynamış bundan sonra da oynamaya devam edecektir. Bir kurum tiyatrosunun herhangi bir sahneye “en zayıf prodüksiyonlarını” göndermesi eleştirisini akılla ve mantıkla izah edebilmek mümkün değildir. “Zayıf” prodüksiyondan kastedilen nedir? Tek kişilik ve hatta dekoru bile olmayan bir oyun, gerek metin gerekse oyunculuk ve görsel anlatım açısından son derece “güçlü” olabilir. Buna örnek pek çok oyun yıllardır her sahneye, yurt içi ve yurtdışı turnelere gönderilmektedir. Dolayısıyla prodüksiyon açısından ne seyirci ne de kurum “zayıf”, “iri”, “dev”, “minik”, “butik” gibi ayrımlar yapar.

 

Şehir Tiyatroları bir sanat kurumudur; besi çiftliği değildir. Küçükçekmece Sefaköy Kültür Merkezi’ne ve diğer merkezlere ancak aylık programın yoğunluğuna göre ayrıca turne yapılabilmektedir. Turne yapılacak sahnelerde ise öncelikle teknik koşulların yerine getirilmesi gösterimlerin selameti açısından önceliklidir.

 

Sonuç olarak Şehir Tiyatroları repertuarındaki her oyun “sanatsal” anlamda tartışılabilir; ancak her kim tarafından olursa olsun provokatif bir tartışmaya malzeme edilmesini ise ancak üzüntü ile karşılarız. Özünde tiyatro sanatını, bir kurum tiyatrosunun yüz yıllık işleyişi ve repertuar politikasını suçlamaya yönelik mesnetsiz eleştiriler bizi üzülerek de olsa böyle bir açıklama yapmak zorunda bırakmıştır. Kanımızca bu türden manipülatif çaba ve dezenformasyonun daha başka bir amacı olsa gerek. Bu bilgi kirliliğini ortadan kaldırmak ve bu karalama kampanyasını durdurmak için böyle bir yazıyı kaleme almak zorunda kaldık. Ancak bundan sonra Şehir Tiyatroları’nın böylesi karalama ve itibarsızlaştırma çabalarına karşı vereceği cevap sahnedeki oyunlar üzerinden olacaktır. ”

 ————————————————————————————

 Nar Sanat Haber Editörününden :   Her şey bir yana eleştiriye konu olan oyun yıllar önce sahnelenmişti eleştiriyi getirenler o tarihlerde nerede yaşıyorlardı acaba? 

“Günlük Müstehcen Sırlar Türkiye’de daha önce 1994 yılında Tiyatrofil tarafından sahnelenmiştir. Üstelik Tiyatrofil bu oyunla 1995’teki 7. Uluslararası Tiyatro Festivali programında da yer almıştır.(Günlük Müstehcen Sırlar’ın bu sahnelemesinde emeği geçenleri hatırlayalım: Tiyatro Tiyatro dergisinin Aralik 1994 tarihli 44. sayisindan aktariyorum: Sevil Kuvan’in hazırladıgı “Bu Ay Sahnedekiler” isimli köşeden (s.14)… “Günlük Mustehcen Sırlar – Tiyatrofil, Yazan: M. Antonio de la Parra Çeviren: Deniz Yüce, Yoneten: Ozkan Schulze Oynayanlar: Arif Akkaya, Engin Alkan…”

Kaynak :  http://www.coskunbuktel.com/buktelkorlarkorlariizliyor.htm  )

 

TBMM Genel Kurulunda, Fikir ve sanat eserlerinin devlet nüshası olarak derlenmesi ve saklanmasını öngören Çoğaltılmış Fikir ve Sanat Eserlerini Derleme Kanunu Tasarısı, kabul edilerek yasalaştı.

 Kanun, fikir ve sanat eserleri ile anlaşmalar uyarınca yurt dışında çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin etkin, sağlıklı ve eksiksiz bir biçimde toplanması, gelecek kuşaklara aktarılması, elverişli ortamlarda saklanması, korunması ve toplumun bilgi ve yararına sunulmasını sağlayacak esasları düzenliyor.

Kanuna göre, ülke sınırları içinde basılan ve çoğaltılan; kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler, gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli eserler, afiş, kartpostal, gravür, reprodüksiyon, basılı fotoğraf gibi grafik eserler, slayt, film parçası makara, kaset, kartuş, film ve mikroform gibi materyaller, her türlü bilgisayar, müzik ve video cihazlarında kullanılmak üzere üretilmiş ses, görüntü ve veri içeren optik ve manyetik ortamlara kaydedilerek çoğaltılmış eserler, pul ve kağıt para gibi eserler, coğrafik, jeolojik, topografik ya da meteorolojik harita, plan ve krokiler, yurt dışında basımı veya çoğaltımı yapılarak yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler, elektronik ortamda üretilerek kullanıma sunulmuş elektronik yayınlar derlenecek.

Yurt dışında Türkçe olarak basılan ve yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler de derleme kapsamına alınacak.

Ülke sınırları dışında derlenecek eserler ise kanunlar ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca, yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişilerin Türkiye’deki kütüphane, müze, arşiv ve belgeliklerden yararlanarak hazırladıkları eserler ile Türkiye’de yaptıkları arkeolojik kazı ya da araştırmaların yöntem ya da sonuçlarına ilişkin olarak yurt dışında yayımlamış veya çoğaltmış eserlerden oluşacak.

-Derlenecek eserlerin gönderileceği yerler-

Derleme işleri, Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından yürütülecek ve koordine edilecek.

Derleme işlemlerinin ve derlemeyle amaçlanan hizmetlerin etkin bir biçimde yürütülebilmesine ilişkin usul ve esaslar, Kültür ve Turizm Bakanlığınca çıkarılacak yönetmelikle belirlenecek.

Kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler, gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli eserler, yerel gazeteler hariç, 6 nüsha derlenerek Milli Kütüphaneye, TBMM Kütüphane ve Arşiv Hizmetleri Başkanlığına, İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine ve Ankara’da bakanlıkça belirlenecek kütüphaneye gönderilecek.

Diğer eserler ise ikişer nüsha Milli Kütüphane ve İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine gönderilecek. Tasarının görüşmelerinde grupların ortak önergeyle, derlemelerin gönderileceği kütüphaneler arasına İzmir Milli Kütüphane ve İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi de yer aldı.

Kabul edilen başka bir önergeyle, elektronik ortama aktarılan eserlerin bir nüshası, görme engellilerin hizmetine sunulmak üzere Milli Kütüphaneye gönderilecek.

Yerel ve bölgesel gazeteler de Milli Kütüphane ve İl Halk Kütüphanesine gönderilecek.

-Sorumluluk ve yaptırımlar-

Eserlerin derleme nüshaları, çoğaltılmış diğer kopyalarla aynı olması zorunlu olacak. Derleme nüshaları çoğaltma işlemini izleyen 15 gün içerisinde eksiksiz ve hatasız olarak derleme müdürlüğü veya derleme birimine teslim edilecek.

Derleme kütüphanelerinin belirlediği yanlış, eksik ya da ciltsiz nüshaların değiştirilmesi, en geç 15 gün içinde derleme mükelleflerince yerine getirilecek. Kanunda yer alan sorumluluklarını yerine getirmeyen derleme mükelleflerine, derlemenin yapıldığı yerdeki en büyük mülki amir tarafından yaptırımlar uygulanacak.

Derleme nüshalarını zamanında derleme müdürlüğü veya birimine göndermeyenler, her derleme nüshası için bin TL’den 5 bin TL’ye kadar idari para cezasına çarptırılacak.

Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınacak. Bu şekilde gider fazlalığından doğan zarar, bir sonraki yıla devredilemeyecek.

-”Uyanlarla yolumuza devam edeceğiz”-

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay, İzmir Milli Kütüphanesinin, bir müze olabileceğini söyledi. Günay, Ankara’ya da yeni bir milli kütüphane gerektiğini dile getirerek, ”Türkiye’de çok sayıda öğrenci var, nüfusu çok genç. Her ne kadar elektronik ortamları kullansak da kütüphane, hayatımızdan çıkmaması gereken önemli bir kültür varlığı” dedi.

Tarihi eser kaçakçılığıyla mücadele ettiklerini ifade eden Günay, Şanlıurfa Göbeklitepe’de bir heykel kutusunun, kazı heyeti tarafından yeterince korunmadığı için kayıplara karıştığını söyledi. Günay, bunu bir ölçüde kazı heyetine tanzim ettirdiklerini, başka yaptırımlar da düşündüklerini belirterek, şöyle konuştu:

”Maddi karşılıkla bu eserler ölçülemez. Yaptırımlar düşünmemiz nedeniyle kazı heyeti, karşı bilgilendirme kampanyası açtı. Türkiye’de bir kazıyı ister yabancılar, ister bizim hocalarımız, üniversitelerimiz yapsın, herkesin çalıştığı toprağı sevmesi, yeterince zaman ayırması, buluntularla ilgili eserler yazması gibi yeni getirdiğimiz kurallar var. Bu kurallara uyanlar devam edecekler, uymayanların emeklerine teşekkür edeceğiz, uyanlarla yolumuza devam edeceğiz.”

Günay, herhangi bir ayırım yapmaksızın, bütün zenginlikleri yeni kuşaklara taşımaya çalıştıklarını belirterek, bu konuda yaptıkları çalışmalardan bahsetti. Günay, Şeyh Bedreddin üzerine bir çalışma yaptıklarını, ilk kez bir Süryani kitabını Türkçe’ye basmaya çalıştıklarını anlattı. Günay, ”Bu topraklarda hangi renk, çiçekler varsa hiçbiri solmasın, bu toprakların bereketi çoğalsın diye uğraşıyoruz” dedi.

Tasarının yasalaşmasının ardından TBMM Başkanvekili Meral Akşener, birleşimi yarın saat 13.00’de toplanmak üzere kapattı.

Kanun Tasarısı Şu şekilde:

ÇOĞALTILMIŞ FİKİR VE SANAT ESERLERİNİ

DERLEME KANUNU TASARISI

 

BİRİNCİ BÖLÜM

Amaç, Kapsam ve Tanımlar

            Amaç

            MADDE 1- (1) Bu Kanunun amacı, ülkemizin kültürel varlığı ile bilgi birikimini oluşturan fikir ve sanat eserlerinin basılmış veya çoğaltılmış nüshaları ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca yurt dışında basılan veya çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin etkin, sağlıklı ve eksiksiz bir biçimde toplanması, gelecek kuşaklara aktarılması, elverişli ortamlarda saklanması, korunması, düzenlenmesi ve toplumun bilgi ve yararına sunulmasına ilişkin esasları belirlemektir.

Kapsam

            MADDE 2- (1) Bu Kanun; her çeşit basma, ozalit, teksir, ofset, optik, manyetik, elektronik ve diğer çoğaltma yöntemleri ile satılmak, ya da parasız dağıtılmak üzere üretilen çoğaltılmış fikir ve sanat eserinin derlenmesini, derleme işlemlerini yürütecek birimleri ve derlemeye ilişkin usul ve esasları kapsar.

             Tanımlar

            MADDE 3- (1) Bu Kanunun uygulanmasında;

a) Bakanlık: Kültür ve Turizm Bakanlığını,

b) Derleme kütüphanesi: Bu Kanun uyarınca, derlenen çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin gönderildiği kütüphaneleri,

c) Derleme müdürlüğü: İstanbul’da derleme işlemlerini yapacak olan birimi,

ç) Derleme bürosu: Derleme mükelleflerince illerde ve ilçelerde derleme nüshalarının teslim edildiği birimi,

d) Derleme mükellefi: Derleme nüshalarını derleme müdürlüğüne veya derleme bürolarına vermekle yükümlü gerçek ya da tüzel kişiyi,

e) Derleme nüshası: Bu Kanun kapsamında derlenen fikir ve sanat eserlerini,

ifade eder.

                                                                                                                                                                          İKİNCİ BÖLÜM

Derlenecek Eserler

             Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde derlenecek eserler

            MADDE 4- (1) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde basılan veya çoğaltılan, aşağıda belirtilen her türlü eser, bu Kanun kapsamında derlenir:

a) Kitap, kabartma harfli kitap, kitapçık, ansiklopedi, albüm, atlas ve nota gibi tek başına ya da bir takımın veya bir dizinin parçası niteliğinde olan ayrı yayımlanmış eserler.

b) Gazete, dergi, yıllık, bülten, takvim gibi süreli yayınlar.

c) Afiş, kartpostal, gravür, reprodüksiyon, basılı fotoğraf gibi grafik eserler.

ç) Veri içeren her türlü slayt, şerit, film parçası, makara, kaset, kartuş, film ve mikroform gibi materyal.

d) Her türlü bilgisayar, müzik ve video cihazlarında kullanılmak üzere üretilmiş ses, görüntü ve veri içeren optik ve manyetik ortamlara kaydedilerek çoğaltılmış eserler.

e) Prospektüsleriyle birlikte blok veya tek olarak pul ve kağıt paralar.

f) Coğrafik, jeolojik, topografik ya da meteorolojik harita, plan ve krokiler.

g) Türkçe olarak yurt dışında basımı veya çoğaltımı yapılarak, yurt içinde satışı ve dağıtımı yapılan eserler.

Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında derlenecek eserler

            MADDE 5- (1) Türkiye Cumhuriyeti sınırları dışında derlenecek eserler şunlardır:

a) Yürürlükteki kanunlar ile ikili ya da çok taraflı anlaşmalar uyarınca, yabancı uyruklu gerçek ya da tüzel kişilerin Türkiye’deki kütüphane, müze, arşiv ve belgeliklerden yararlanarak hazırlamış oldukları  eserler ile ülkemizde yaptıkları arkeolojik  kazı ya da araştırmaların yöntem ya da sonuçlarına ilişkin olarak yurt dışında yayımlamış veya çoğaltmış oldukları eserler.

b) Türkiye Cumhuriyeti sınırları içinde faaliyet gösteren derleme mükelleflerinin yurt dışında  basımını, çoğaltılmasını ve yayımlanmasını sağladıkları eserler.

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM

Derleme Esasları ve Uygulanması

             Derleme mükellefleri

            MADDE 6- (1) Derleme mükellefleri şunlardır:

a) 4 üncü maddenin (a), (b) ve (c) bentlerinde belirtilmiş eserler için; gerçek ya da tüzel kişi yayıncı, yayıncının olmadığı durumda basımevi ya da matbaa.

b) 4 üncü maddenin (ç) ve (d) bentlerinde belirtilmiş eserler için; yapımcı ya da üretici gerçek ya da tüzel kişi.

c) 4 üncü maddenin (e) ve (f) bentlerinde belirtilmiş eserler için; kullanmak ya da dağıtmak üzere çoğaltma işlemlerini yapan gerçek ya da tüzel kişi.

ç) 5 inci maddenin (a) bendinde belirtilmiş eserler için; hazırlayan gerçek ya da tüzel kişi.

d) 5 inci maddenin (b) bendinde belirtilmiş eserler için; basım, çoğaltma veya yayımlama işini yaptıran gerçek ya da tüzel kişi.

e) 4 üncü maddenin (g) bendinde belirtilen eserler için, bu eserlerin yurt içinde satışını ve dağıtımını yapan gerçek ya da tüzel kişi.

             Derleme işlerini yürütecek birimler ve görevleri

            MADDE 7- (1) Derleme işleri, Bakanlık tarafından yürütülür ve koordine edilir.

(2) Derleme işlemlerinin ve derleme ile amaçlanan hizmetlerin etkin bir biçimde yürütülebilmesine ilişkin usul ve esaslar Bakanlıkça çıkarılacak yönetmelikle belirlenir.

Derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler

            MADDE 8- (1) Derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler şunlardır:

a) 4 üncü maddenin (a), (b), (g) ve 5 inci maddenin (b) bendinde belirtilmiş eserler, yerel gazeteler hariç, dört nüsha derlenerek bir adedi Milli Kütüphaneye, bir adedi 2919 sayılı Türkiye Büyük Millet Meclisi Genel Sekreterliği Teşkilat Kanunu uyarınca Türkiye Büyük Millet Meclisi Kütüphane Dokümantasyon ve Tercüme Müdürlüğüne, bir adedi İstanbul Beyazıt Devlet Kütüphanesine, bir adedi de Ankara Adnan Ötüken İl Halk Kütüphanesine gönderilir.

b) 4 üncü maddenin (c), (ç), (d), (e) ve (f) bentleri ile 5 inci maddenin (a) bendinde belirtilmiş eserler ve yerel gazeteler birer nüsha derlenerek sadece Milli Kütüphaneye gönderilir.

                                                                                                                                                                 DÖRDÜNCÜ BÖLÜM

Sorumluluk ve Yaptırımlar

             Derleme mükelleflerinin sorumlulukları

            MADDE 9- (1) Derleme nüshalarının, çoğaltılmış diğer kopyalarla aynı olması zorunludur. Ciltlemenin basımevinden ayrı bir yerde yapılması, yayınevinin ya da basımevinin sorumluluğunu ortadan kaldırmaz.

(2) Derleme nüshaları çoğaltma işlemini izleyen onbeş gün içerisinde eksiksiz ve hatasız olarak derleme müdürlüğü veya derleme bürosuna teslim edilir. 4 üncü maddenin (g) bendi ile  5 inci maddede belirtilen eserler için teslim etme süresi altmış gündür.

(3) Derleme kütüphanelerinin belirlediği yanlış, eksik ya da ciltsiz nüshalar, derleme mükelleflerince en geç onbeş gün içerisinde değiştirilir.

(4) 6 ncı maddenin (ç) bendinde belirtilen derleme mükellefleri gerekli izin için başvurduklarında,  kendilerinden bu Kanun hükümlerine uyacaklarına ilişkin imzalı belge alınır.

İdari para cezası

            Madde 10- (1) Bu Kanunda yer alan sorumluluklarını yerine getirmeyen derleme mükelleflerine, derlemenin yapıldığı yerdeki en büyük mülki amir tarafından uygulanacak yaptırımlar şunlardır:

a) 9 uncu maddenin ikinci fıkrasında belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyen derleme mükellefleri, her derleme nüshası için bin Yeni Türk Lirasından beş bin Yeni Türk Lirasına kadar idari para cezası ile cezalandırılır. İdari para cezası,  tutanağın tebliğinden itibaren otuz gün içinde ödenir.

b) 6 ncı maddenin (ç) bendinde belirtilmiş derleme mükelleflerinden, 9 uncu maddede belirtilen yükümlülükleri yerine getirmeyenler, bu yükümlülüklerini yerine getirmedikleri sürece bir daha izin belgesi alamazlar.

              Cezaya itiraz ve cezaların tahsili

              MADDE 11- (1) Bu Kanuna göre verilen idari para cezaları hakkında, 5326 sayılı Kabahatler Kanunu uygulanır. Para cezasını ödemiş olmak, derlemeye ilişkin yükümlülükleri ortadan kaldırmaz.

BEŞİNCİ BÖLÜM

Çeşitli ve Son Hükümler

 

              Diğer kanunlara göre derlenen eserler

              MADDE 12- (1) Bu Kanun uyarınca derlenen eserler kütüphane ve arşiv hizmetlerine yöneliktir. 5187 sayılı Basın Kanununun 10 uncu maddesi ile 5681 sayılı Matbaalar Kanununun 4 üncü maddesi gereğince verilen nüshalar, bu Kanun kapsamı dışındadır.

Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedelinin gider yazılması

              MADDE 13- (1) Derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınır. Bu şekilde gider fazlalığından doğan zarar bir sonraki yıla devredilemez.

Yürürlükten kaldırılan hükümler

              MADDE 14- (1) 21/6/1934 tarihli ve 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu ile 5/12/1951 tarihli ve 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanununun ek 5 inci maddesi ve ek 10 uncu maddesinin birinci fıkrasının (2) numaralı bendi yürürlükten kaldırılmıştır.

(2) Diğer mevzuatta, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununa yapılan atıflar, bu Kanuna yapılmış sayılır.    

              Yönetmelik

              GEÇİCİ MADDE 1- (1) Bu Kanunda belirtilen yönetmelik, Kanunun yayımı tarihinden itibaren altı ay içinde Bakanlık tarafından hazırlanarak yürürlüğe konulur. Bu süre içerisinde yapılacak derleme iş ve işlemleri, mevcut mevzuat hükümlerine göre yürütülür.

              Yürürlük

              MADDE 15- (1) Bu Kanun yayımı tarihinde yürürlüğe girer.

              Yürütme

              MADDE 16- (1) Bu Kanun hükümlerini Bakanlar Kurulu yürütür.

GENEL GEREKÇE

Bir ülkenin kültürel varlığını oluşturan fikir ve sanat eserlerinin toplumun bilgi ve yararına sunulması, arşivlenip korunması ve gelecek nesillere aktarılması o ülkede çoğaltılan fikir ve sanat eserlerinin derlenmesi ile mümkündür.

Milli ve kültürel varlıkları oluşturan fikir ve sanat eserlerinin toplanması, saklanması, duyurulması, istifadeye sunulması ve gelecek kuşaklara aktarılması Devletin en önemli görevlerinden biridir. Bu sebeple, hemen hemen her ülkede derleme kanunları bulunmaktadır. Derleme kanunları devletlerin bu görevlerini etkili ve sağlıklı bir biçimde yerine getirme isteğinin bir sonucudur.

Nitekim, üyesi bulunduğumuz Birleşmiş Milletler Eğitim Bilim ve Kültür Teşkilatı (UNESCO)’nın, Eylül 1977’de Paris’te gerçekleştirdiği Milli Bibliyografyalar konulu milletlerarası kongrede, derleme kanunlarının önemi üzerinde durulmuş ve UNESCO’ya üye olan ülkelerin “derleme” konusunda yürürlükteki yasaları yeniden gözden geçirmeleri ve bunları günün ve geleceğin ihtiyaçlarına göre yeniden düzenlemeleri kararlaştırılmıştır. Bu önemli ihtiyacı aynı surette hisseden ülkelerin çoğu, “Depot Legal” kanunları ile kendi ülkelerinde yayımlanan bütün fikir eserlerinin belirli bir miktarını, yayımını müteakip, basımevlerinden ve yayımcılardan almakta, milli kütüphanelerinde ve diğer bazı kütüphanelerinde toplamaktadır. Kütüphaneler, bilgisayar otomasyon tekniklerinden faydalanarak yayımladıkları milli bibliyografyalar ile ülkelerinin basılı ve çoğaltılmış fikir eserlerini dünyaya tanıtarak kültürel varlıklarını korumaktadır.

Ülkemizde yayımlanan fikir ve sanat eserlerinin toplanması, saklanması ve kullanıma sunulmasının önemi ve gerekliliği yıllar önce anlaşılmış ve 21/6/1934 tarihinde 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanunu çıkarılarak Türkiyede her türlü baskı yöntemi ile basılıp yayımlanan eserlerin beş nüshası Devlet nüshası olarak derlenerek belirli kütüphanelerde hizmete sunulmuştur. 1934 yılında Atatürk’ün de ilgilenmesi ile kanunlaşan Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununun hazırlanması sırasında eski Fransız “Depot Legal” kanunundan yararlanılmıştır.

Günümüzde yaşanan teknolojik gelişmeler sonucunda, yayımcılıkta ve yayım türlerinde çok önemli gelişmeler olmuş; baskı yöntemleri dışında gelişen yeni çoğaltma usulleri ile çok miktarda bilim, fikir ve sanat eseri üretilmiş bulunmaktadır. Mevcut Kanunla bunların Devlet nüshası olarak derlenmesi mümkün olamamaktadır. Bu nedenle, bu tür yeni çoğaltma yöntemleriyle üretilen eserlerin de kapsama alınması gerekmektedir. Bu doğrultuda benimsenen derleme politikasına göre derleme kütüphanesinin, derleme nüshasının, derleme mükellefinin ve cezai hükümlerinin belirlenmesi,      2527 sayılı Kanunun adının da günümüz koşullarına göre değiştirilmesi gerekli hale gelmiştir.

Yüzyılımızın bilgi çağı olması nedeniyle Dünyada hızlı bir bilgi üretimi ve kullanımı söz konusudur. Bilginin hızlı artışı ülkemizde basılan, yayımlanan ve dağıtılan materyallerin takip edilmesini ve kullanıma hazır hale getirilmesini hem gerekli kılmakta hem de zorlaştırmaktadır. Bu doğrultuda milli koleksiyonların çoğaltılması, kültürel mirasın muhafazası, insan hafızasından silinebilecek bilgileri içeren materyallerin toplanarak ulusal belleğin oluşturulması ve kaynak olarak kullanılması amacıyla Kanun güncelleştirilmekte ve yeni çoğaltma yöntemleri ile üretilen eserler de bu kapsama alınmaktadır.

Bu nedenle, günün ihtiyaçlarına cevap veremeyen yürürlükteki 2527 sayılı Kanun yürürlükten kaldırılarak teknolojik ve sosyal şartlara uygun yeni bir düzenleme yapılmaktadır. Bu yeni düzenleme ile, 2527 sayılı Kanunda yer alan İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile İzmir Milli Kütüphanesine derleme nüshaları verme yükümlülüğü, bu kütüphanelerin bütçe, bina ve personel sorunları nedeniyle, amacına uygun hizmet sunamadıkları için kaldırılmaktadır.

Diğer yandan, günümüzde bilgi, fikir ve sanat eserlerinin maliyetlerinin yüksekliği ve derleme nüshası sayısının artırılması, derlemeyi veren basımevlerini ve yayımcıları mali külfete sokmaktadır. Bedelsiz verilen bu nüshaların getireceği mali yükü hafifletmek için verilen eserlerin bedeli, kazancın saptanmasında gider olarak dikkate alınmaktadır.

Temelde bilgi, fikir ve sanat eserlerinin devlet nüshası olarak derlenerek gelecek nesillere aktarılması için korunmasını ve hizmete sunulmasını amaç edinen Tasarı, yukarıda belirtilen hususların ışığı altında günün şartlarına ve yeni ihtiyaçlara cevap verecek şekilde hazırlanmıştır.

MADDE GEREKÇELERİ

         MADDE 1– Madde ile; kültürel varlığı oluşturan basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin, ülkemizin kültür birikiminin gelecek kuşaklara aktarılması amacıyla derlenmesi düzenlenmektedir.

              MADDE 2– Madde ile, çeşitli yöntemlerle basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserlerinin devletçe derlenmesi ile derleme usul ve esaslarının bu Kanunda düzenlendiği belirtilmektedir.

MADDE 3– Madde ile, Kanunda geçen Bakanlık, derleme kütüphanesi, derleme müdürlüğü, derleme bürosu, derleme mükellefi ve derleme nüshası ifadelerinin tanımları yapılmaktadır.

MADDE 4– Maddede, yurt içinde derlenecek basılmış veya çoğaltılmış fikir ve sanat eserleri belirtilmektedir.

MADDE 5– Madde ile; Türkiye’de araştırma yapanlardan, yurt dışında bu araştırmaya dayalı eser yayımlayanların eserleri ile Türkiye sınırları içinde faaliyet gösteren derleme mükelleflerinin yurt dışında basımını, çoğaltılmasını ve yayımlanmasını sağladıkları eserlerin derleneceği belirtilmektedir.

MADDE 6– Madde ile, derleme mükellefleri belirtilmektedir.

MADDE 7– Maddede, derleme işlerinin Bakanlık tarafından yürütülmesi ve koordine edilmesi ile derleme iş ve işlemlerinin çıkarılacak yönetmelikle düzenleneceği belirtilmektedir.

MADDE 8– Maddede, derleme nüshalarının sayısı ve gönderileceği kütüphaneler belirtilmektedir.  Bu yeni düzenleme ile eski Kanunda yer alan; İstanbul Üniversitesi Kütüphanesi ile İzmir Milli Kütüphanesine derleme nüshaları verme yükümlülüğü, bu kütüphanelerin bütçe, bina ve personel sorunları nedeniyle, amacına uygun hizmet sunamadıkları için kaldırılmaktadır.

MADDE 9– Maddede, derleme mükelleflerinin sorumlulukları düzenlenmektedir.

MADDE 10– Maddede, derleme yükümlülüklerini yerine getirmeyen derleme mükelleflerine uygulanacak yaptırımlar belirtilmektedir.

MADDE 11– Maddede, derleme mükellefiyetinin yerine getirilmemesinden dolayı verilen cezaya itiraz ve derleme mükelleflerinin yerine getirmedikleri yükümlülükleri nedeniyle verilen cezaların nasıl tahsil edileceği belirtilmektedir.

MADDE 12– Maddede, bu Kanunda öngörülen derlemenin diğer kanunlarla derlenen eserlerle bir ilişkisi olmadığı belirtilmektedir.

MADDE 13– Maddede, derleme nüshası olarak verilen eserlerin maliyet bedellerinin, kazancın tespitinde gider olarak gösterilebileceği, gider fazlalığından doğan zararın bir sonraki yıla devredilemeyeceği belirtilmektedir.

MADDE 14– Maddede, bu Kanunla yürürlükten kaldırılan mevzuat belirlenmekte, ayrıca mevzuatta 2527 sayılı Basma Yazı ve Resimleri Derleme Kanununa yapılan atıfların bu Kanuna yapılmış sayılacağı hükme bağlanmaktadır.

              GEÇİCİ MADDE 1- Maddede, bu Kanun uyarınca çıkarılacak yönetmeliğin hazırlanma süresi belirtilmektedir.

MADDE 15– Yürürlük maddesidir.

MADDE 16– Yürütme maddesidir.

Kanun Taslağı Kaynak :  www.basbakanlik.gov.tr/docs/kkgm/kanuntasarilari/fikirvesanat.doc
Haber Kynk:  http://www.samanyoluhaber.com

Bobby McFerrin Ankara’da!

Congresium Ankara, On Grammy Ödüllü Bobby McFerrin’ı ağırlıyor…

İnsan sesinin sınırlarına meydan okuyan dünyaca ünlü ses virtüözü Bobby McFerrin muhteşem konseriyle 27 Mart 2012 Salı saat 20:30 da Congresium Ankara’da müzikseverlerle buluşuyor.Uzun süre dünya listelerinde bir numarada kalan Don’t Worry Be Happy parçası ile bir efsaneye dönüşen McFerrin’ın bu muhteşem konserini sakın kaçırmayın.

Congresium Ankara, dünyaca ünlü sanatçıları Ankaralı müzikseverlerle buluşturmaya devam ediyor. Günümüzün başarılı ve seçkin sanatçılarına ev sahipliği yapan Congresium Ankara, 27 Mart Salı günü efsanevi sanatçı Bobby McFerrin’i ağırlıyor.
Emprovizasyon yeteneği, dört oktavlık ses genişliği ve eşsiz tekniği ile günümüzün en başarılı ve seçkin vokallerinin başında gelen Bobby McFerrin muhteşem performansıyla müzikseverleri büyüleyecek.

McFerrin, caz, pop, R&B, klasik ve dünya müziği gibi farklı tür müzik stillerini bir araya getirerek yarattığı olağanüstü çeşitlilik, sınırları olmayan ve yaratıcı müzik anlayışı ile milyonların kalbinde taht kurdu. Sanatçı konserlerinde yaratıcı enerjisini dinleyicileri ile muhteşem bir şekilde paylaşarak dinleyicilerine olağanüstü bir deneyim yaşatıyor.

Müzik hayatı boyunca pek çok sanatçı ile başarılı çalışmalara imza atan sanatçının, Bach’ın Ave Maria prelüdünü icrasındaki mükemmellik ve Beatles şarkılarına getirdiği eşsiz yorumlar milyonları bir kez kendisine hayran bırakıyor. Çellist Yo-Yo Ma, piyanist Chick Corea ve aktör Robin Williams ile yaptığı çalışmalar, Viyana Filarmoni’yi yönetişi ve Susam Sokağı’ndaki “Muppet Show”a katılımı McFerrin’ın başarılı ve sıra dışı müzik kariyerinin öne çıkan çalışmalarıdır.

Bobby McFerrin’a bu konserde önemli müzisyenlerimizden Kanun üstadı Tahir Aydoğdu ve Neyzen Bilgin Canaz ile Orfeon Oda Korosu eşlik ediyor. Saz üstadlarımız ile eşsiz doğaçlamalara imza atacak olan Sanatçı, Türk Koro Müziğinin başarılı temsilcilerinin başında gelen ve dünyaca ünlü vokal topluluklarından Swingle Singers ve Cantabile ile başarılı konserlere imza atan Orfeon Oda Korosu ile birlikte kendi kompozisyonlarını ve Türk bestelerini yeniden yorumlayacak.

Bu muhteşem konserin biletleri Biletix ve Congresium Bilet Satış Gişesi’nden satışa sunulmuştur.

Congresium Ankara’da Sanat Dolu Günler Devam ediyor…
Ankara’nın dünyaya açılan kapısı, Avrupa’nın sayılı çok amaçlı etkinlik merkezlerinden biri olan Congresium Ankara, kültür-sanat organizasyonlarında da oldukça iddialı. Modern mimarisi ve tüm konforuyla sanatseverleri ağırlamaya hazır olan Gordion Oditoryum, 3.107 kişilik kapasitesi, 1.200 metrekarelik dev sahnesi, en son teknoloji ses-ışık ve audio-visual altyapısı, dev sinema perdesi ve 900 araç kapasiteli otoparkı ile her türlü kültür-sanat performansına ev sahipliği yapabilecek altyapı düşünülerek tasarlandı.

Congresium Ankara ile sanat dolu günler sizleri bekliyor.

Bobby McFerrin
Yer          : Congresium Ankara, Gordion Oditoryum Salonu
Tarih       : 27 Mart 2012 Salı
Saat       : 20:30
Biletler  : Biletix: www.biletix.com.tr
Congresium Gişe: 0312.286 54 61

Yeşilçam Ödülleri bu yıl düzenlenmeyecek

Beyoğlu Belediye Başkanı Ahmet Misbah Demircan, (TÜRSAK) ile birlikte 4 yıldır ortaklaşa gerçekleştirdikleri ”Yeşilçam Ödülleri”ni bu yıl düzenlemeyeceklerini söyledi

Ahmet Misbah Demircan, TÜRSAK Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil ile Pera Palace Hotel’de düzenlediği basın toplantısında yaptığı konuşmada, sinema sektörünün 4 yıldır düzenledikleri ”Yeşilçam Ödülleri”ni benimsediği için gurur duyduklarını belirtti.

Gelenekselleşen ödüllerin sinema sektörüne çok önemli maddi ve manevi katkı sunduğunu, Yeşilçam ve ve Türk sineması ile ilgili büyük bir farkındalık oluşturduğunu ifade eden Demircan, şunları söyledi:

”Sinema Meslek Birlikleri ile de sürekli bir irtibat halindeydik. Teknik konulardaki itirazlarını dinledik, dikkate aldık. Bu programa paydaş olmalarını kendilerinden teklif ettik. Sinema meslek birlikleri ile toplantılar yaptık. Çok daha etkin, çok daha güçlü ‘Yeşilçam Ödülleri’ üzerinde devam ederken, hiçbir haberimiz olmadan sinema meslek birlikleri bir basın toplantısı düzenledi. Birliğin geliştirdiği projenin detaylarını basından öğrendik.”

Geleneksel Yeşilçam Ödülleri ile ilgisi olmayan başka bir proje açıkladıklarını dile getiren Demircan, şöyle devam etti: ”Hedeflerimiz arasında bulunan akademi oluşumu da, bu toplantı da birlik tarafından kamuoyu ile paylaşıldı. ‘Yeşilçam Akademi Ödülleri’ ile bizim düzenlediğimiz Yeşilçam Ödülleri arasında isim benzerliği dışında bir ilişki olmadığını gördük. Basın toplantısından sonra yaptığımız görüşmede, Yeşilçam Ödülleri’ne katılımları ile ilgili yaptığımız teklifi kabul etmediklerini, kendilerinin yepyeni bir proje yaptıklarını, istersek bu yeni projede yer alabileceğimizi bizimle paylaştılar. Gelenekselleşmiş bir ödül programız varken, aynı amaca hizmet edeceği var sayılan, bizim dışımızda geliştirilen, açıklanan paydaşları arasında olmadığımızı aynı isimli yeni bir ödül programına katılamayacağımızı kendilerine bildirdik.”

YENİ PROJELERLE KATKI ÜRETMEYE DEVAM EDECEKTİR”

Sinema Meslek Birliklerinin akademi düzeyinde bir oluşum içine girmesinin önemli olduğunu ifade eden Demircan, sözlerine şöyle devam etti:

”Bizim amacımız Yeşilçam’dan nostalji değil, değer üretmektir. Sinema endüstrisinin şehrimize, ülkemize ve insanımıza daha fazla katkı sunmasıdır. Yeşilçam Ödülleri bu amaca büyük katkı sundu. Yeşilçam’ın güçlendirilerek yaşatılmasına, Sinema Meslek Birliklerinin de katkı sunmak istemesi memnuniyet vericidir. Yeşilçam Ödülleri’ni 1 yıl süreyle donduruyoruz. Belediyemiz ve paydaşlarımızın ortak kararıyla Sinema Meslek Birliklerinin düzenleyeceği yeni ödüllere şans vermek amacıyla Yeşilçam Ödülleri’ni bu yıl düzenlemeyeceğiz. Sinema Meslek Birliklerinin vereceği ilk ödülleri takip edip, ardından yeni bir değerlendirme yapacağız. Ödüllerin başarılı olmasını diliyoruz.”

“TÜRK SİNEMASINA DESTEK OLMAYA DEVAM EDECEĞİZ”

TÜRSAK Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil ise kültür ve sanat yaşamının önderlerinin katılımıyla 1991’de kurulan vakfın, 1000’e yakın kurucusu olduğunu kaydetti.

Beyoğlu Belediyesi ile birlikte Türk sinemasının en iyilerinin seçilmesi için yola çıktıklarını dile getiren Yiğitgil, Yeşilçam Ödülleri ile amaçlarının Yeşilçam Sinema Akademisini oluşturmak olduğunu ifade etti.

Yiğitgil, şöyle devam etti: ”Tüm yönetim kurulumuz bu amaca katkı vermekten onur duydu. 4 yıl süresince Türk sinemasının, o yılki en iyisini seçerken ekonomik katkı sağlamak için bazen TÜRSAK olarak, bazen Beyoğlu Belediyesi ile birlikte sponsorluk bulduk. Biz TÜRSAK Vakfı olarak, Türk sinemasına katkı sunmaya, Türk sinemasına genç sinemacılar yetiştirmeye ve kazandırmaya, Türk sinemasına, sinema okullarından mezun olup gelecek öğrencilere destek sunmaya, üreten Yeşilçam film yapımcı, oyuncu, yönetmenlerine ve diğer katmanlarına destek olmaya, yaratıcılarının gelişimine katkı sunmaya devam edeceğiz.”

Altın Portakal Heyecanı Afiş Yarışmasıyla Başlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) düzenlediği 49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı afiş yarışmasıyla başlıyor.

Altın Portakal Heyecanı Afiş Yarışmasıyla Başlıyor

Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) düzenlediği 49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı afiş yarışmasıyla başlıyor.

– Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Antalya Kültür Sanat Vakfı’nın (AKSAV) düzenlediği 49’uncu Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali heyecanı afiş yarışmasıyla başlıyor.

Tanıtım materyallerinde kullanılacak festival afişi yarışmayla belirleniyor. Yarışmanın birincilik ödülü 5 bin, ikincilik ödülü 2 bin, üçüncülük ödülü bin TL olarak belirlendi. Yarışmaya katılmak için son başvuru tarihi 30 Nisan 2012 olarak açıklandı

Birincilik ödülüne değer görülen afiş 49. Festivalin tanıtım materyallerinde kullanılacakken; sergilenmeye değer görülecek afişler ödüllü afişlerle birlikte festival programı kapsamında açılacak sergide sinemaseverlerle buluşturulacak.

GRAFİK SANATINA PORTAKAL DESTEĞİ

Tasarım dünyasında son yıllarda yaşanan ilerlemeye dikkat çeken Antalya Büyükşehir Belediye Başkanı ve AKSAV Yönetim Kurulu Başkanı Mustafa Akaydın, grafik sanatını desteklemek ve genç sanatçıları büyük projelere özendirmek amacıyla Altın Portakal heyecanını afiş yarışmasıyla başlattıklarını bildirdi.

YARIŞMA JÜRİSİ

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali afişinin seçileceği yarışmanın akademisyen, sanatçı ve iletişim uzmanlarından oluşan jürisinde şu isimler yer alıyor:

Ressam -Grafiker, Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Kurucu Dek.Yönetim Kurulu Üyesi Prof. Dr. Süleyman Saim Tekcan, Ressam – Grafiker Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Sanatlar Bölüm Başkanı, Prof. Dr. Hasip Bektaş, Akdeniz Reklamcılar Derneği Başkanı, Cihan İşbaşı, Ressam Grafiker, Orkun-Ozan Medya A.Ş. Sahibi Himmet Öcal, Seramik Sanatçısı-AKSAV Yön. Kur. Üyesi Tufan Dağıstanlı, Antalya Büyükşehir Belediyesi Basın ve Halkla İlişkiler Dairesi Başkanı Akgün Keskin, Sakarya ve

Akdeniz Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Merih Taşkaya.

YARIŞMA TÜM GRAFİKERLERE AÇIK

Grafikerler, meslek kuruluşu üyelerine, grafik tasarım / görsel iletişim tasarımı bölümü öğrencileri ve mezunlarına; amatör – profesyonel tüm grafikerlere açık olan yarışmaya gönderilen eserlerin kopya edilmemiş, herhangi bir yayın broşür – çalışma kapsamında kullanılmamış; yurt dışında – yurt içinde herhangi bir yarışmaya katılmamış; bir etkinlik kapsamında sergilenmemiş olması gerekiyor.

Dört renkli baskı teknolojisi ile elde edilen renklerin dışına çıkılmadan hazırlanacak afişlerin, 50×70 cm boyutunda dikey ve yatay olarak çalışılması gerekiyor.

Katılımcılar yarışmaya en fazla bir eserle katılabilecek. Yarışmaya katılmayı düşünen sanatçıların yarışma yönetmeliğine www.altinportakal.org.tr/ adresinden ulaşabileceği, katılım formlarını aynı adresten elde edebilecekleri belirtildi.

Mona Lisa Kopyası Müzede :

Leonardo da Vinci’nin ”Mona Lisa” tablosunun, kopyası Madrid’deki Prado Ulusal Müzesi’nde sergilenmeye başlandı.

Dünyanın en ünlü sanat eserlerinden biri olarak bilinen Leonardo da Vinci’nin ”Mona Lisa” tablosunun, usta ressamın stüdyosunda ve onun bir öğrencisi tarafından yapıldığı ortaya çıkarılan kopyası Madrid’deki Prado Ulusal Müzesi’nde sergilenmeye başlandı. İlk defa basının ve halkın karşısına çıkartılan tablo, 13 Mart’a kadar Prado’da sergilendikten sonra, 29 Mart-25 Haziran arasında ”Leonardo da Vinci’nin son eseri. Azize Ana” adlı sergi kapsamında Fransa’daki Louvre Müzesi’ne taşınacak. İtalyan ressamın ünlü tablosunun kopyası 14 yıldır Prado Müzesi’nin duvarlarında olmasına rağmen bu zamana kadar sıradan bir kopya olarak biliniyordu. Louvre Müzesi’nde açılacak Leonardo da Vinci ile ilgili sergi dolayısıyla 2 yıl önce araştırma yapan teknik bir heyet, kopya tablonun arkasındaki siyah fonun altındaki peyzajın farkına varınca yapılan restorasyon çalışmalarıyla kopyanın orijinali ortaya çıkarıldı.

Prado Ulusal Müzesi’nin Araştırma ve Koruma Bölüm Müdürü Gabriele Finaldi, ”Bu eserin değeri, orijinali ile aynı anda ve aynı stüdyoda yapılmış olması”

Kaynaklar :  milliyet.com.tr

                             sabah.com.tr

                             A.A.

İZMİR’DE SANAT

İzmirli sanatseverleri, yeni sergi ve gösterilerle dolu,sanat etkinlikleri bakımından oldukça yoğun bir hafta bekliyor. 

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) bu hafta, Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda

İzmirli sanatseverleri, yeni sergi ve gösterilerle dolu, sanatetkinlikleri bakımından oldukça yoğun bir hafta bekliyor. 
İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) bu hafta, Brüksel Kraliyet Konservatuvarı’nda oda müziği konusunda uzman olan piyanist Prof. Muhiddin Dürrüoğlu’nu konuk edecek.
Ege Bölgesi’nde üç günlük turnesini tamamlayan İZDSO, yarın akşam 20.30’da Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde yeniden İzmirli dinleyicinin karşısında olacak.
Orkestrayı, şef İbrahim Yazıcı’nın yöneteceği konserde, Dürrüoğlu ve İZDSO, Chopin’in 2 numaralı piyano konçertosu, Çaykovski’nin ”Romeo ve Juliet” fantezi üvertürünü yorumlayacaklar.
Puccini’nin son eseri ”Turandot”un prömiyerini geçen hafta yapan ve büyük beğeni kazanan İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB), bu hafta ”Kösem Sultan Balesi” ile ”Çingene Baron” operetini sanatseverlerle buluşturacak.
”Kösem Sultan” balesi, 18 Şubat Cumartesi ve 20 Şubat Pazartesi akşamları, Dokuz Eylül Üniversitesi Sabancı Kültür Merkezi’nde izleyici karşısında olacak. Mahpeyker Sultan’ın, 50 yıllık saltanatı ve trajik sonunun anlatıldığı iki perdelik baleyi, Tevfik Akbaşlı besteledi, Uğur Seyrek ise koreografiyi hazırlayarak eseri sahneye koydu.
İZDOB’un Elhamra Sahnesi’nde ise 21 Şubat Salı ve 22 Şubat Çarşamba akşamları, sezonun keyifli oyunlarından ”Çingene Baron” opereti yeniden perdelerini açacak. Strauss’un valslerinin süslediği operayı, İzmir’de Önder Gökseven sahneye koyuyor. Operetin dekorları Kaan Güreşçi’ye, kostümleri ise Gülden Sayıl’a ait. ”Çingene Baron”da orkestrayı Vladimir Lungu yönetecek.
İZDOB, bu hafta ayrıca minik izleyicileri için yarın 11.00 ve 13.00’te Dr. Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde Hülya Nüfusçu’nun yönetiminde ”Pamuk Prenses” adlı çocuk balesini sahneleyecek.

   -İZDT- 

İzmir Devlet Tiyatroları (İZDT), bu hafta 4 salonda sahneleyeceği oyunlarla İzmirli sanatseverleri bekliyor.
Karşıyaka Oda Tiyatrosu, 21 Şubat Salı ve 22 Şubat Çarşamba akşamları ”Bir Garip Orhan Veli” adlı oyuna ev sahipliği yapacak. Tayfun Eraslan’ın yönettiği tek kişilik oyun, Orhan Veli’nin, Murathan Mungan tarafından derlenen şiirlerinden oluşuyor ve izleyiciyi kimi zaman gülümseten, kimi zaman da duygulandıran bir yolculuğa çıkarıyor.
Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi ise hafta boyunca ”Anam bacım Avradım” adlı oyunla perdelerini açacak. Kadına şiddet konusunun ele alındığı müzikli oyun, 13 yaşından küçük izleyicilere önerilmiyor.
Konak Melek Ökte Sahnesi, 19 Şubat Pazar gününe kadar sezonun yeni oyunlarından ”Sıçan” ile izleyiciyi buluşturacak. Justine DelCorte’nin yazdığı, Barış Eren’in çevirdiği oyunda, yıllar sonra bir araya gelen iki kız kardeşin birbiriyle hesaplaşması ve çekişmeleri mizahi dille anlatılıyor. Aynı sahnede, 21 Şubat Salı ve 22 Şubat Çarşamba günleri, ”Edi’nin Annesi Nerede-” isimli çocuk oyunu sahnelenecek.
İZDT’nin Konak Sahnesi ise tüm haftayı, sezonun yeni oyunlarından olan ”Halktan Biri”ne ayırdı.
Sam Bobrick’in yazdığı, Metin Oyman’ın yönettiği oyun ilginç bir konuya sahip. Oyunda, hayatından ve ülkesinin gidişatından mutsuz olan, bu mutsuzluğunu da ABD başkanlarına yazdığı sayısız mektupta dile getiren Travis Pine’ın, CIA ajanlarının evine yaptığı ziyaretle değişen hayatı anlatılıyor.
          -”Keşanlı Ali” İzmir’de- 

Türk tiyatrosunun önemli başyapıtlarından sayılan ”Keşanlı Ali Destanı”, bugün ve yarın Sadri Alışık Tiyatrosu ile İzmir’e konuk olacak.
Yavuz Bingöl, Songül Öden, Kerem Alışık, Tuba Ünsal gibi ünlü isimlerin yer aldığı oyun, İzmir Atatürk Kültür Merkezi’nde bu akşam ve yarın akşam İzmirli tiyatroseverlerin karşısında olacak.
Ahmet Mümtaz Taylan’ın yönettiği oyunun müzik direktörlüğünü, Çiğdem Erken üstleniyor.
     -Sergiler, etkinlikler- 

Kültür Bakanlığı İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi’nde önceki gün açılan Güler Çınar, Şengül Akdoğan suluboya resim sergisi, ay sonuna kadar sanatseverlerin beğenisine sunulacak.
Ressam Hülya Sezgin’in beşinci kişisel sergisi, Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi Prof. Dr. Türkan Saylan Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak.
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi, Mahmut Turgut’un ”Dünya Çocukları” fotoğraf sergisine de ev sahipliği yapıyor.
Karikatürist Aziz Yavuzdoğan’ın, 30. sanat yılı kapsamındaki ”Yazısız Şeyler” isimli karikatür sergisini Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi’nde gezilebilir.
Pop ve rock müziğin sevilen seslerinden Nev, yarın akşam Ooze Venue’da hayranlarıyla buluşacak.
Kaynak: http://www.haberdar.com/

 Karadeniz’de Kültür Sanat

ZONGULDAK :

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından, “Sönmüş Yıldızlar” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek.

Zonguldak’ta kültür sanat etkinlikleri kapsamında Ankara Devlet Tiyatrosu tarafından, “Sönmüş Yıldızlar” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek.

Ankara Devlet Tiyatrosu, Kerim Tinçurin’in yazdığı, Albina Garifullina’nın çevirdiği ve Raşid Zagidullin’in yönettiği “Sönmüş Yıldızlar” adlı 2 perdelik oyunu 17-18Şubat tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezinde izleyenlerle buluşturacak.

Deniz Yılmaz, Deniz Evin, Can Ali Çalışandemir, Yasemin Karataş, Ayla Alevok, Pelin Tozkoparan, Aylin Akın, Dilan Kart, Erdem Koşar, Hande Karaca, Merve Gül, Nihal Erdoğan, Yağmur Uzun, Zerrin Çağlar, Şafak Ceylan, Doğuş Kasım Ateş, Faik Gürbüzlü, Faruk Karagül, Güven Türkmen, Hüseyin İlaslan, Mahir Berkant Varol ve Umut Yılmaz’ın oynadığı oyunda Tatarefsanesi Server ile İsmail’in trajik aşkı anlatılıyor.

TRABZON :  

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Şahane Düğün” ve “Islıksever Max” adlı tiyatro oyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Şahane Düğün” ve “Islıksever Max” adlı tiyatro oyunlarını sahnelemeye devam ediyor.

Robin Hawdon’un yazdığı, Özcan Özer’in Türkçe’ye çevirdiği, Hakan Çimenser’in yönettiği “Şahane Düğün” adlı oyunda, Başak Anat Özcan, Emre Ön, Birkan Görgün, Şebnem Dokurel Topçuoğlu, Banu Manioğlu ve Elif Şeker Saka rol alıyor.

Nikahının kıyılacağı günün sabahında, kaldığı otelodasında yanında hiç tanımadığı bir kadınla birlikte uyanan Bill’in yaşamından kesitler sunan oyunda, geceye dair hiçbir şey hatırlamayan Bill’in nişanlısı Rachel ile nikahının yapılacağı günde yaşanan karmaşa ve yanlış anlaşılmalar anlatılıyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, ayrıca “Islık Sever Max” adlı çocuk oyununu da sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait oyun, 19 Şubat Pazar günü saat 13.30’da Atapark Haluk Ongan Sahnesinde tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısı içerisinde yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

İç Anadolu’da Kültür, sanat

KAYSERİ

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunu sahneleyecek.

Kayseri Büyükşehir Belediyesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü “Komşu Köyün Delisi” adlı oyunu sahneleyecek.

Üstün Dökmen’in yazdığı, Erdem Bayar’ın yönetmenliğini üstlendiği oyunda, Yukarı Çavuldur Köyü muhtarının gazeteye “Deli Aranıyor” ilanı vermesiyle başlayan olaylar konu ediliyor.

Kayseri Şehir Tiyatrosu’nda 17 ve 24 Şubat tarihlerinde sergilenecek 2 perdelik komedi oyunu, saat: 19.30’da sanatseverlerle buluşacak.

Öte yandan Kayseri Büyükşehir Belediyesi’nin düzenlediği Uluslararası Erciyes Kar Festivali kapsamında sanatçı Mustafa Ceceli 19 Şubat Pazar günü Erciyes Kayak Merkezi’nde konser verecek.

Paraşüt, kayak, snowboard gösterileri ile yurtiçi ve yurtdışından gelen heykeltraşların yapacağı “Kardan Heykeller Sergisi”nin de bulunacağı festival, 18-19 Şubat tarihlerinde yapılacak.

Kaynak : http://www.haberciniz.biz

 

Doğu Anadolu’da Kültür Sanat

Erzurum 

Devlet Tiyatrosu, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı Oyunu seyirciyle buluşturacak.

Erzurum Devlet Tiyatrosu, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı Oyunu seyirciyle buluşturacak.

Eric Chappel’in yazdığı, Cengiz Toraman’ın yönettiği, “Herkes (Mi) Hırsız” adlı Oyunun, dekor tasarımını Suar Şeylan, giysi tasarımını Özlem Karabay, müziklerini Engin Bayrak yaptı.

Eylem Yıldız, Gökhan Kocaoğlu, Yasemin Erbulun, Mehmet Yıldız, Arif Atalay’ın rol aldığı Oyunda, zengin bir çiftin evine giren hırsızlardan birinin yakalanmasının ardından gelişen olaylar, insan zaafları, felsefe ve sistem üzerine eğlenceli, düşündürücü, dinamik ve komik bir olay konu ediliyor.

Oyun bugün, yarın ve 18 Şubat Cumartesi günü saat 14.00 ile 19.30’da izleyicisinin beğenisine sunulacak.

Bu arada, William Shakespeare’nin yazdığı, yönetmenliğini Kutay Sungar’ın yaptığı “Fırtına” adlı çocukOyunu 19-20 Şubat tarihlerinde saat: 14.00’te sahnelenecek.

 

İç Anadolu’da kültür sanat

KONYA

 Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), Cem Günen’in yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği ”Suskunlar Kapısı (Bab-ı Hamuşan)” ile ”Güzel ve Çirkin” adlı oyunları sahneleyecek. Dekoru Hakan Dündar, kostümleri…

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), Cem Günen’in yazdığı, Tomris Çetinel’in yönettiği ”Suskunlar Kapısı (Bab-ı Hamuşan)” ile ”Güzel ve Çirkin” adlı oyunları sahneleyecek.
Dekoru Hakan Dündar, kostümleri Özge Akarsu ve ışık düzeni Kazım Öztürk’e ait ”Suskunlar Kapısı”nda, Doğan Doğru, Asım Tuncay Aynur, Bengisu Gürbüzer Doğru, Nur Yazar, Nevra Sayar, Ozan Umut Çobanoğlu, Yıldırım Gücük, Yaşar Özboz, Ahmet Çökmez, Mustafa Uzman ve Hasan Tanılmış rol alıyor.
Şems-i Tebrizi’nin hayatıyla Mevlana’nın hoşgörüsünün anlatıldığı oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 18 Şubat Cumartesi 14.00’da ve 19.30’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.
”Güzel ve Çirkin” adlı oyun da izleyiciyle buluşacak. Dekoru Aytuğ Dereli, kostümleri Ceren Karahan ve ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait oyunda, Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor. Oyun, 19 Şubat’ta saat 14.00’da sahnelenecek.
Tamay Sayar-Şekip Taşpınar’ın yazdığı çocuk oyunu ”Dört Köşe Palyaço” ise 21 ve 22 Şubat’ta saat 10.30 ile 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

 Başkentte kültür sanat

(ANKARA)

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasına (CSO), 23-24 Şubat’taki konserlerinde keman sanatçısı Mario Hossen eşlik edecek.

Şefliğini Dorian Wilson’un yapacağı konserde, Niccolo Paganini’nin ”Keman Konçertosu No.1” ile Jean Sibelius’un ”1. Senfoni Op.39” eserleri yorumlanacak.
Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 18 Şubat’ta viyolonsel sanatçısı Hayreddin Hoca ile seyirciyi selamlayacak. Ion Marin’in yöneteceği orkestra, Richard Schumann’ın ”Viyolonsel Konçertosu, La minör Op. 129” ile Felix Mendelssohn’un ”Senfoni No.4 ‘İtalyan’, La majör Op. 90” adlı eserleri yorumlanacak.
Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 13 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 5 eserle izleyiciyi selamlayacak.
Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

-Tiyatro- 

Büyük Tiyatro: Türk Hava Kuvvetlerinin kuruluşunun 100. yıl dönümü kapsamında sahnelenen ”Bir Tayyare Serüveni”, yarın ve 19 Şubat’ta izleyici karşısına çıkacak. Firdevs Aylin Tez’in yazdığı, Mehmet Ege’nin yönettiği eserin dekor tasarımı Sertel Çetiner’e, kostümleri Sevgi Türkay’a, ışık düzeni ise Yakup Çartık’a ait. Türk insanının havacılık konusunda yapılan icat ve atılımlarda ne kadar öngörülü ve cesur olduğunun anlatıldığı yapıtta, Nermin Uğur, Levent Çelmen, Hülya Dizmen, İsmet Numanoğlu, Bülent Türkmen, Teoman Gülen ve Fuat Çiyiltepe başlıca rolleri paylaşıyor.
”Genç Osman”, 21 Şubat’ta sahne alacak. Turan Oflazoğlu’nun kaleme aldığı yapıtın yönetmeni Şakir Gürzumar. Dekor tasarımını Sertel Çetiner’in, giysi tasarımını Gülümser Erigür’ün yaptığı eserin ışık düzeni Şükrü Kırımoğlu’nun, müzikleri Can Atila’nın imzasını taşıyor. Eserde Akın Erozan, Tolga Tuncer, İlhan Kantarcı, Kutay Sungar, Ahmet Erkut, Nusret Şenay, Cahit Çağıran, Kayhan Sarıgöllü, Uğur Kaya, Mine Medya Haktanır, İhsan Sanıvar, Neşe Baykent ve Füsun Akay başlıca rollerde.

Cüneyt Gökçer Sahnesi: Türk tiyatrosunun klasiklerinden ”Fosforlu Cevriye”, 21 ve 22 Şubat’ta izlenebilir. Gülriz Sururi’nin oyunlaştırdığı ve yönettiği eserin dekor tasarımını Hakan Dündar, kostümlerini Fatma Görgü yaptı. Işık düzeninin Yakup Çartık’ın gerçekleştirdiği eserin besteleri Atilla Özdemiroğlu’na ait. Fosforlu Cevriye’yi Feray Darıcı’nın canlandırdığı eserde, İsmet Numanoğlu, Ali Hakan Beşen, Engin Özsayın, İclal Karaduman, Kader İlhan, Nermin Uğur, Dara Tan, Buket Türkyılmaz, Ömer Comba, Volkan İsmail Duru ve Zeynep Aytek Metin başlıca rollerde. Ünlü müzikal, eski kantocu, yeni randevucu Sümbül Dudu’nun evinde geçenleri neşeli bir dille anlatıyor.

Şinasi Sahnesi: ”Soğuk Bir Berlin Gecesi” oyunu, 21 ve 22 Şubat’ta seyirciyle buluşacak. Barış Eren’in yazıp yönettiği yapıtın dekor tasarımı Sinan Yardımedici’ye, kostümleri Günnur Orhon’a, ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Olcay Kavuzlu, Fulya Koçak, Ferahnur Barut, Eray Eserol, Adnan Erbaş ve Mahmut Işık’ın rol aldığı yapıt, Avrupa’nın ortasında uygar bir kentte yabancı durumuna düşürülen, dışlanan ve ötekileştirilen Tarık’ın dramını işliyor.
”Sunay Akın Anlatıyor”, 20 Şubat Pazartesi günü izlenebilir.

Küçük Tiyatro: Komedi türünün usta kalemi Fransız yazar Moliere’in ”George Dandin” oyunu, hafta süresince izlenebilecek. Çevirisini Sema Kuray’ın yaptığı eser, konuk yönetmen Philip Boulay tarafından sahneye konulacak. Dekor ve kostüm tasarımını Jean-Guy Lecat’ın hazırladığı yapıtın ışık düzeni Ahmet Karademir’e ait. Yaşlı ve zengin bir köylü olan George Dandin ile aile baskısı sonucu evlenen genç ve soylu Angelique arasında baş gösteren aşk ve kıskançlık çatışmasının konu edildiği komedide, Bülent Çiftçi, Zeynep Yasa, Serpil Gül, Cebrail Esen, Meliha Savaş, Gürkan Görbil ile Hüseyin Baylan rol alıyor.

Akün Sahnesi: ”Yastık Adam”, bugün, yarın ve 18 Şubat’ta temsil verecek. Martin McDonagh’ın eserini İlham Yazar yönetti. Tolga Tekin, Mesut Turan, Murat Çıdamlı ve Buğra Koçtepe’nin rol aldığı yapıt,kurgu ile gerçeğin birbirine karıştığı bir polisiye gerilim.
”Barış” adlı yapıt, 21 ve 22 Şubat’ta seyirciyle buluşacak.

Altındağ Tiyatrosu: ”Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” adlı yapıt, hafta süresince izlenebilecek. Hatice Meryem’in yazdığı, Funda Mete’nin oyunlaştırıp yönettiği eserin dekoru Ceren Karahan’a, kostümleri Günnur Orhon’a, ışık düzeni Zeynel Işık’a ait. Berrin Öney, Elvan Eker, Gülçin Yaşaroğlu ve Özlem Gündoğdu’nun rol aldığı oyun, çeşitli sosyal sınıflardan kadınların evliliklerinde ezilişlerinin öyküsü.

İrfan Şahinbaş Sahnesi: Arthur Miller’in yazdığı, Yıldırım Türker’in dilimize çevirdiği, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği ”Orkestra” adlı yapıt, hafta süresince seyircinin karşısına çıkacak. Dekoru Murat Gülmez’e, kostümü Hale Eren’e, ışığı Önder Arık’a ait eserde, Zeynep Hürol, Funda Gökgücü, Özlem Gür, Miraç Eronat, Aysın Işımer, Şeyda Akova Balcıoğlu, Mehmet Gökçer, Okay İrkören başlıca rolleri paylaşıyor.

Stüdyo Sahne: Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un ”Bir Delinin Hatıra Defteri”, yarın, 19 ve 21 Şubat’ta sahnelenecek. Sylvie Luneau ile Roger Coggio’nun uyarladığı, Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği yapıtın proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler üstleniyor. Eserde, 1960’lı yıllarda Türk tiyatrosunun büyük ustası Genco Erkal’ın iki farklı yorumla canlandırdığı Aksenti İvanoviç Poprişçin’i, Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor. Eserin dekor ve giysi tasarımı Sertel Çetiner’in, ışık düzeni Seyhun Ayaş ile Zeynel Işık’ın, müzik, ses ve efekt tasarımı da Tayfun Gültutan’ın imzasını taşıyor.

Oda Tiyatrosu: ”Kontrabas” adlı oyun, bugün, yarın ve 18 Şubat’ta izlenebilir.
”Dönülmez Akşamın Ufkundayız” 21 ve 22 Şubat’ta sahnelenecek.

-Opera-bale- 

Opera Sahnesi: ”Yusuf ile Züleyha” operası, 18 Şubat Cumartesi günü seyiriyle buluşacak.
”Macbeth” Operası, sezonun son temsili ile 22 Şubat’ta sahnelenecek.
”Gecenin Rengi” adlı modern dans gösterisi, 20 Şubat’ta izlenebilir.

Operet Sahnesi: Oda Müziği Konseri, 19 Şubat’ta izlenebilir.
”Seslerle Anadolu” adlı müzikli oyun 21 Şubat’ta temsil verecek.

Leyla Gencer Sahnesi: ”Sihirli Dünya” adlı müzikli çocuk oyunu, 19 Şubat’ta minik seyircinin karşısına çıkacak.

-Konser- 

CSO: Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrasına (CSO), 23-24 Şubat’taki konserlerinde keman sanatçısı Mario Hossen eşlik edecek. Şefliğini Dorian Wilson’un yapacağı konserde Niccolo Paganini’nin ”Keman Konçertosu No.1” ile Jean Sibelius’un ”1. Senfoni Op.39” eserleri yorumlanacak.

BSO: Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 18 Şubat’ta viyolonsel sanatçısı Hayreddin Hoca ile seyirciyi selamlayacak. Ion Marin’in yöneteceği orkestra, Richard Schumann’ın ”Viyolonsel Konçertosu, La minör Op. 129” ile Felix Mendelssohn’un ”Senfoni No.4 ‘İtalyan’, La majör Op. 90” adlı eserleri yorumlanacak.

-Sinemalardan- 

Yönetmenliğini Faruk Aksoy’un yaptığı ”Fetih 1453”, bugün seyirciyle buluşacak.
Yapımcılığını Faruk Aksoy, Servet Aksoy ve Ayşe Germen’in üstlendiği film, Fatih Sultan Mehmet’in çocukluğundan fetihlerine kadar süreci anlatıyor. Yapımı 3 yıl süren filmde, Fatih Sultan Mehmet’i Devrim Evin, Ulubatlı Hasan’ı İbrahim Çelikkol, Era’yı Dilek Serbest, Konstantin’i Recep Aktuğ canlandırıyor. Toplam 15 bin yardımcı oyuncunun kullanıldığı filmin müzikleri Benjamin Wallfisch’in imzasını taşıyor. 17 milyon dolarlık bütçeli film, Türkiye’nin yanı sıra Almanya, Hollanda, Belçika, Avusturya, Fransa, İngiltere, İsviçre, KKTC, Orta Doğu ülkeleri, Endonezya, Malezya, Rusya, Arnavutluk, Sırbistan, Bosna-Hersek, Makedonya, Kosova, Romanya, Yunanistan, Güney Kore, Tayland, Japonya ve Amerika’da gösterime girecek. Film, İstanbul’un fethedildiği 1453 tarihine gönderme yaparak saat 14.53’te izleyiciyle buluşacak.
Nicolas Cage’in rol aldığı ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi” yarın gösterime girecek. Cage’in yeniden kamera karşısına geçtiği filmin yönetmenleri Mark Neveldine ve Brian Taylor. Cage’e Violante Placido, Johnny Whitworth ve ”İskoçyalı” filminin ünlü yıldızı Christophe Lambert’in ”Methodius” rolünde eşlik ettiği film, Blaze’in Doğu Avrupa’da, kendisini insan formuna sokmaya çalışan şeytan ile mücadele etmesini konu alıyor. Filmin çekimleri Kapadokya ve Pamukkale’nin yanı sıra Romanya’nın Transilvanya bölgesi, Sibiu, Bükreş ve Gorj kentlerinde gerçekleştirildi.
Kuklaların beyazperde macerası ”Muppets”, haftanın üçüncü yeni yapımı olacak. James Bobin’in yönettiği film, Jason Segel, Amy Adams, Chris Cooper, Rashida Jones ve Alan Arkin rol alıyor. Film, üç kukla delisi arkadaş Walter, Gary ve Mary’nin tatil için Los Angeles’a gitmesini, ancak burada tesadüfen petrol zengini Tex Richman’ın yeni keşfettiği petrol kaynağına ulaşmak için Kukla Tiyatrosunu yıkacağını öğrenince burayı kurtarmak için verdikleri mücadeleyi konu alıyor.

Metropol: ”Fetih 1453”, ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, ”Duyguların Rengi”, ”Berlin Kaplanı”, ”Düşmanı Korurken”, ”Sümela’nın Şifresi Temel”.

Optimum: ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, ”Karanlıklar Ülkesi: Uyanış”, ”Yıldız Savaşları: Bölüm 1-Gizli Tehlike”, ”Fetih 1453”, ”Mupets”, ”Sümela’nın Şifresi Temel”, ”Berlin Kaplanı”.

Kızılay Büyülü Fener: ”Fetih 1453”, ”Berlin Kaplanı”, ”Düşmanı Korurken”, ”Hayalet Sürücü 2: İntikam Ateşi”, ”Köstebek”, ”Utanç”, ”Sürücü”, ”Jack ve Jill”.

Bahçelievler Büyülü Fener: ”Savaş Atı”, ”Berlin Kaplanı”, ”Artist”, ”Utanç”, ”Köstebek”.

Kaynak : http://haber.turk.net

 İstanbul’da Kültür Sanat

Cemal Reşit Rey (CRR) Türk Müziği Topluluğu, Hoca Ahmed Yesevi’den Hacı Bektaş Veli’ye, Ümmi Sinan’dan Niyazi Mısri’ye, Somuncu Baba’dan Eşrefoğlu Rumi’ye kadar geniş bir coğrafyada hüküm süren tasavvuf musikisini, yarın seslendirecek.
İslam tasavvufunun Anadolu’da gösterdiği gelişme, tasavvuf edebiyatı ve musikisine dair çok kıymetli eserlerin ortaya çıkmasıyla da kendini hissettirmiştir.
Hoca Ahmed Yesevi’den günümüze kadar, pek çok Hak aşığı ve muhabbet ehli, bu topraklarda yaşayanları yoğurup şekillendirmeye çalışmış ve arkalarında bıraktıkları eserlerle yüzyıllara ışık tutmuştur.
Avusturyalı caz trompetçisi ve şarkıcısı Michaela Rabitsch, gitarist Robert Pawlik ile birlikte çıkardığı 3. albümü ”Moods” ile yarın İstanbul Jazz Center’da sahne alacak.
Halk müziğinin bilindik usullerine yeni bir yorum getiren Baba Zula, yarın Babylon sahnesinde hayranlarıyla buluşacak.
Türk rock müziğinin önde gelen kadın vokallerinden Aylin Aslım, yarın Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde başta ”Canını Seven Kaçsın” adlı son albümü olmak üzere sevilen şarkılarını söyleyecek.
Türk rock müziğinde uzun yıllar varlığı hissedilecek bir yer edinen ”Yüksek Sadakat”, 18 Şubat’ta İstanbul Live’da hayranlarıyla buluşacak.
”Büyük İnsan” isimli şarkısının sosyal paylaşım sitelerinde 5 milyonu aşkın kişi tarafından dinlenmesiyle parlayan Gökhan Türkmen, 18 Şubat’ta Jolly Joker’da konser verecek.
Atlanta ve Pittsburgh Senfoni Orkestraları, Cleveland Orkestrası, St Martin Akademisi, Viyana Radyosu Senfoni, Zürih Oda Orkestrası, Komischer Oper Berlin ve Çek Ulusal Senfoni Orkestrası gibi pek çok orkestra ile birlikte çalışmalar yapan Grammy ödüllü sanatçı Gabriela Montero, 20 Şubat’ta CRR Konser Salonu’nda sahne alacak.
Amerikalı besteci ve söz yazarı St. Vincent, Indie-rock ile kabare caz tarzında gerçekleştirdiği müziğini 21 Şubat’ta Salon İKSV’de sahneleyecek.

 -Sahne sanatları 

Moskova Balesi (Moscow Ballet RFB) yarın ve 18 ile 19 Şubat’ta Türker İnanoğlu Maslak (TİM) Show Center’da, klasik balenin en muhteşem eserlerinden ”Uyuyan Güzel” ve ”Kuğu Gölü”nü sahneleyecek.
Francis Veber’in yazıp Çetin Akcan’ın yönettiği ”Münasebetsiz”, yarın Sefaköy Kültür ve Sanat Merkezi’nde izleyici karşısına çıkacak. Oyunda, Zafer Algöz, Seda Akman, Melih Ekener, Hidayet Erdinç, Kerem Fırtına ve genç oyuncu Ekran Pekbay rol alıyor.
Tiyatronun duayen isimlerinden Genco Erkal’ın Bertolt Brecht’in şiir, şarkı ve öykülerinden uyarladığı müzikli kabare oyunu ”Ben Bertolt Brecht”, yarın Muammer Karaca Tiyatrosu’nda izleyici karşısına çıkacak.
”Troya”nın hikayesi, Mustafa Erdoğan’ın yönetimindeki Anadolu Ateşi Dans Topluluğu’nun yarın Ülker Sports Arena’daki performansıyla anlatılacak

Anadolu Ateşi Grubu’nun 2008 yılından bu yana dünyanın dört bir yanında sahnelediği insanlık tarihinin en eski ve bilindik öykülerinden biri olan ‘Troya’, Mustafa Erdoğan yönetiminde Funorg’un gerçekleştirdiği organizasyon ile 17 Şubat’ta saat 21:00’de Ülker Sports Arena’da sahnelenecek.

SERGİ

İSTANBUL

■ Murat Kurt’un sergisi 15 Şubat – 5 Mart tarihleri arasında Odakule Sanat Galerisi’nde. (0 212 251 46 31)

■ Burçin Ayabe, Hülya Küpçüoğlu ve Sevincy’nin “Dişi Sanat” isimli sergisi 14 Şubat – 11 Mart tarihleri arasında Piramid Sanat’ta. (0212 297 31 15-20-21)

■ La La La İnsan Adımları – Boijmans Van Beuningen Müzesi Koleksiyonundan Bir Seçki isimli sergi 16 Şubat – 6 Mayıs tarihleri arasında İstanbul Modern’de. (0 212 334 73 53)

■ Dünden Sonra isimli fotoğraf sergisi 16 Şubat – 3 Haziran tarihleri arasında İstanbul Modern’de. (0 212 334 73 53)

■ İbrahim Balaban’ın “Balabanizm” isimli sergisi 14 Şubat’a kadar International Art Center’da. (0 216 310 83 94)

■ Aradığın şeyin ta kendisi isimli karma sergi 15 Şubat’a kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0 212 241 04 58)

■ Hülya Düzenli’nin “Ortak Bir Acı” isimli sergisi 15 Şubat’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0 212 232 38 13)

■ Yeni İşler isimli sergi 15 Şubat’a kadar Kare Sanat Galerisi’nde. ( 0212 240 44 48)

■ Züleyha Akbaş’ın sergisi 17 Şubat’a kadar Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi’nde.

■ Asija Radaviciene’nin sergisi 17 Şubat’a kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde. (0212 227 92 74)

■ Abdullah Kırbaş’ın Kuşbakışı Muğla Fotoğraf Sergisi 17 Şubat’a kadar Çemberlitaş Basın Müzesi’nde.

■ Ertuğrul Ateş’in sergisi 18 Şubat’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Buğra Erol’un “gri” isimli sergisi 18 Şubat’a kadar Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Sevim Çizer, Zehra Çobanlı, Meltem Kaya Erti, Candan Güngör ve Sibel Sevim’in seramik sergisi 18 Şubat’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde.(02123510060)

■ Georgios Maroudas’ın sergisi 19 Şubat’a kadar Rahmi M. Koç Müzesi’nde. (0212-438 63 50)

■ İkametgâh Kadıköy isimli karma sergi 19 Şubat’a kadar KargART, Hush Galeri, Piha Kolektif Sanat, Asfalt Art Gallery’de. (0216.3371513)

■ Sabri Berkel’in “Etütler” isimli sergisi 21 Şubat’a kadar GaleriFe’de. (0 216 368 03 78)

■ Ferda Pulhan’ın sergisi 21 Şubat’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. (0 212 225 23 37)

■ Tolga Boztoprak’ın “Mekânsızlar” sergisi 21 Şubat’a kadar Bindallı Sanatevi’nde. (0 212 252 79 66)

■ Semra Taşdemir’in “Çİzgilerin Ötesinde II” sergisi 21 Şubat’a kadar NİŞ Galeri’de.(0 212232 88 48)

■ Sevgililere Çizgiler ve Renkler başlıklı karma sergi 23 Şubat’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Karlı Oda 2 başlıklı karma resim sergisi 24 Şubat’a kadar Galeri Oda’da. (0 212 259 22 08)

■ Saadet Sorgunlu’nun “Katilsen Erkeksin” başlıklı sergisi 24 Şubat’a kadar Karşı Sanat Çalışmaları’nda. (0212 245 71 53 -54)

■ Hüseyin Rüstemoğlu’nun “Büyütmeyen Masallar” isimli sergisi 24 Şubat’a kadar Galeriartist Çukurcuma’da. (0212 251 91 63)

■ Elvan Alpay’ın “Kirpi” adlı sergisi 25 Şubat’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 15 25)

■ Ahmet Can Mocan’ın “Beyaz Perde” adlı fotoğraf sergisi 25 Şubat’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Tunca Subaşı’nın “Kalıntı” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar PiArtworks’te. (0212 245 40 87)

■ Gürbüz Doğan Ekşioğlu’nun “kâğıt üzerinde gezinti” adlı sergisi 25 Şubat’a kadar füsuninanartgallery’de. (0212 232 40 49)

■ Aslımay Altay Göney ’in “İstif” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Galeri Apel’de.

■ Michael Snow’un “Solosnow” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Sezgin Sander’in “Yeniden Görmek” isimli sergisi 25 Şubat’a kadar Ayşe Takı Galerisi’nde. (0212 343 21 54)

■ Özcan Ağaoğlu’nun “İranabak” isimli fotoğraf sergisi 25 Şubat’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Salvador Dali’nin “İlahi Komedya”, “Gala ile Akşam Yemeği”, “Sürrealizm İzleri” adlı üç ayrı başlıktaki eserlerinden oluşan sergi 26 Şubat’a kadar MSGSÜ Tophane-i Âmire’de.

■ Saim Bugay anısına “Hayvan” isimli karma kukla sergisi 26 Şubat’a kadar Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Tophane-i Âmire binasında.

■ Gogi Çagelişvili’nin sergisi 26 Şubat’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12)

■ Erdem Helvacıoğlu’nun “Siyaha Özgürlük” isimli sergisi 26 Şubat’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Berna Erkün’ün “Yakın uçtuk uzaktık, uzaktık yakın geçtik” adlı sergisi 26 Şubat’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde.(0216 385 12 03)

■ Selçuk Erez Fotoğraf Koleksiyonundan “Görünenler Görünmeyenler” isimli sergi 26 Şubat’a kadar Galeri G-art’da.(02122960876)

■ Yüksel Tamtekin’in sergisi 26 Şubat’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.(0216 553 21 67)

■ Burak Erim’in “Velespit” adlı sergisi 28 Şubat’a kadar Akyol Sanat’ta. (0212 231 61 50)

■ Alper Bıçaklıoğlu’nun “Yasal Sokak” isimli sergisi 28 Şubat’a kadar Mabeyn Gallery’de. (0 212 261 6060)

■ Sevinç Altan’ın “Ayrıntı’nın Sevinç’li Kapakları” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde.( 0212 393 81 11)

■ Yusuf Tuvi – Birol Üzmez’in “Oteller Sokağı” isimli fotoğraf sergisi 29 Şubat’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde. (0 212 249 01 50)

■ Neşe Gümüşcüoğlu’nun “Özgür Atlarım” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde.(0212 282 69 65)

■ Tonguç Yaşar’ın “Renkahenk” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar İstanbul Büyükşehir Belediyesi Karikatür ve Mizah Merkezi’nde. ( 0212 256 42 58)

■ Toprak Turan Kara’nın “Sessiz Kadınlar Korosu” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Apeiron Sanat Galerisi’nde. ( 0212 234 10 58)

■ Gülay Yüksel’in “Kadının Rengi” adlı sergisi 29 Şubat’a kadar Ortaköy Kültür Merkezi’nde. (0212 23658 01)

■ Adile Gülan, Tülay Oskay Işın, Yusuf Özsarfati, Evrensel Derman ve Nihat Evren Derman’ın karma sergisi 29 Şubat’a kadar Tolga Eti Sanat Evi’nde.( 0216 368 26 79)

■ Sümer Sayın’ın “Bir An İçin” isimli sergisi 29 Şubat’a kadar Art ON’da.( 0212 259 15 43)

■ Mahmut Koyaş, Fulya Asyalı, Esra Sağlık’ın sergisi 29 Şubat’a kadar Galeri Bu’da.

■ Kainat Barkan P., Orhan Gürel’in sergisi 2 Mart’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (216 – 362 18 26)

■ Bir Fotoğraf Camı – Çektiği ve Çekemediği Fotoğraflarıyla Sabahattin Ali Sergisi 3 Mart’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi CKM – Sanat Galerisi’nde. (0 2163862681)

■ Otoportre isimli karma sergi 3 Mart’a kadar Alanİstanbul’da. (0 2122529453)

■ Ali Kabaş’ın “üçücü göz” isimli sergisi 3 Mart’a kadar Pg Art Gallery’de. (0 212 252 80 00)

■ Cemre Demirgiller, Kadir Tavaz, Sesil Kalaycıyan, Yeliz Cantekin’in “Gençler” isimli heykel sergisi 3 Mart’a kadar Artisan’da. (0212 247 9081)

■ Süleyman Çağlayan’ın sergisi 3 Mart’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ Kış Karma Sergisi 6 Mart’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde. (0 212 265 81 58)

■ Yontu Dünyamızdan 7sergisi 6 Mart’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Sanatla Kırk Bir Yılı Birlikte Yaşadık sergisi 7 Mart’a kadar Tatbiki Sanat Galerisi’nde (0 216 338 98 37)

■ Ebru Döşekçi’nin “Hatırla” isimli sergisi 7 Mart’a kadar MERKUR’de. (0 212 225 37 37)

■ Mahir Güven’in sergisi 7 Mart’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde.

■ Ahmet Elhan – Esat Tekand’ın “Kıskançlıklar” isimli sergisi 7 Mart’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0 212 233 33 80)

■ Jose Maria Mellado’nun “Esrarengiz Manzaralar” adlı sergisi 10 Mart’a kadar Elipsis Gallery’de.(0212 244 89 00)

■ Özgül Arslan’ın “Silik İzler” adlı sergisi 10 Mart’a kadar DAİRE’de. (0 212 252 52 59)

■ Murat Durusoy’un “Seyir” adlı sergisi 10 Mart’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Özlem Özkan’ın “Dönüşüm” adlı sergisi 12 Mart’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde. (0212 247 08 99)

■ Remzi Raşa’nın “Yalnızlığı Seçmek” isimli retrospektif sergisi 15 Mart’a kadar Santralistanbul’da. (0212 334 22 00)

■ Murat Durusoy’un “Seyir” isimli sergisi 17 Mart’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Emre Arolat Mimarlık’ın sergisi 17 Mart’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Alp Klanten’in “ALP” isimli sergisi 20 Mart’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde. (0 212 240 80 23)

■ What I Love isimli karma sergi 21 Mart’a kadar Borusan Müzik Evi’nde. (0 212 261 60 60)

■ İsmail Acar’ın “Aşk” isimli retrospektif sergisi 28 Mart’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde. (0212 326 46 46)

■ Halil’in “Tepme” isimli sergisi 31 Mart’a kadar The Empire Project’te. (0 212 292 5968)

■ Ahmet Sarper’in “Dünyadan İnsan Manzaraları – Hindistan” isimli fotoğraf sergisi 31 Mart’a kadar YEKÜV Sanat Galerisi’nde. (0212 2311792)

■ Sultanlar, Tüccarlar, Ressamlar ve Konstantiniyye’den İstanbul’a Boğaziçi Anadolu Yakası Fotoğrafları sergisi 1 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde. (212 211 41 00)

■ İnci Eviner’in sergisi 6 Nisan’a kadar Salt Galata’da.

■ Kilden Suretler, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonu’ndan Antik Çağ Terrakotta Figürinleri sergisi 15 Nisan’a kadar Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 284 63 63)

■ O Zamanlar Konuşuyorduk isimli sergi 22 Nisan’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 00)

■ 20 genç ressamın “bir” kavramını yorumladığı sergi 25 Nisan’a kadar Art&Design Gallery’de.

■ No 1isimli karma sergi 28 Nisan’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da.

■ Van Gogh Alive isimli sergi 15 Mayıs’a kadar Karaköy Antrepo 3’te.

■ Musevitoğlu Atölyesi Resim Sergisi 31 Mayıs’a kadar Tarık Zafer Tunaya Kültür Merkezi’nde. (0212 259 77 40)

■ Adalar, Mimarlar, Binalar isimli sergi Haziran 2012’ye dek Adalar Müzesi’nde. (0216 382 64 30)

ANKARA

■ Osman Kerkütlü – resim – 18 Şubat’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Ercan Gülen – resim – 18 Şubat’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)

■ Hüseyin Şahbudak – resim – 18 Şubat’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

■ Baran Kamiloğlu – resim – 19 Şubat’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Serdar Leblebici – resim – 22 Şubat’a değin – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Işık Çuhacıoğlu – resim – 24 Şubat’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

■ Mahmut Turgut – fotoğraf – 24 Şubat’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)

■ İbrahim Örs – resim – 25 Şubat’a dek – Takıantika Sanat Galerisi’nde. (0 312 436 37 88)

■ Cemil Eren – resim – 26 Şubat’a dek – Ankara Sanayi Odası Kültür Merkezi’nde. (0 312 417 12 00)

■ Habip Aydoğdu – resim – 28 Şubat’a dek – ARETE Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 08 81)

■ Bekir Coşkun’un Kalemi ve Hasan Rastgeldi’nin Fırçasından/Yazının Rengi – resim, yazı – 29 Şubat’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 468 21 05)

■ Kayhan Aybatlı – resim – 29 Şubat’a dek – Fırça Sanat Galerisi’nde. (0 312 438 60 08)

■ Canan Atalay/İçsel Manzaralar – resim – 2 Mart’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

■ Rabia-Uğur Çalışkan – resim – 2 Mart’a dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Devrim Erbil – resim – 3 Mart’a dek – Helikon Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 78 01)

■ Perincan Yalnızcık – resim – 5 Mart’a dek – Doku Sanat Galerisi’nde. (0 312 430 78 80)

■ Anton Antonov – resim – 5 Mart’a dek – Valör Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 00 72)

İZMİR

■ Karacasu Vakfı’nın kurduğu Aphrodisias Sanat Merkezi, 18 Şubat’a dek Prof. Dr. A. Ali Küpelioğlu’nun “Kapı Tokmakları”, İFOD Işıkla Boyama Fotoğraf Atölyesi’nin “Masallar” ve Naile Cimit’in seramik sergilerini ağırlıyor.

■ Ege Üniversitesi Prof. Dr. Yusuf Vardar – MÖTBE Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde Erkuter Leblebici’nin seramik sergisi 17 Şubat’a dek görülebilecek.

■ İzmir Suluboyacılar Derneği Profesyoneller Grubu’nun resim sergisi 25 Şubat’a dek Karabağlar Belediyesi Çalıkuşu Sergi ve Kongre Salonu’nda görülebilir.

■ İş Sanat İzmir Galerisi 18 Şubat’a kadar Gülden Artun ve Tülin Candemir’in eserlerine ev sahipliği yapacak.

■ İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi ve Galerisi, 23 Şubat’a dek “Doğudan Batıya Batıdan Doğuya Kardeş Sergiler” etkinliğine ev sahipliği yapacak.

■ Atilla Atar baskı resim sergisi Selçuk Yaşar Sanat Galerisi’nde izlenimde.

■ Roma Güzel Sanatlar Akademisi Gravür Bölümü öğretim üyesi Prof. Dr. Paolo Laudisa’nın gravür sergisi Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi’nde ay boyunca izlenimde.

■ İş Sanat İzmir Galerisi 18 Şubat’a kadar Gülden Artun ve Tülin Candemir’in eserlerine ev sahipliği yapacak.

MERSİN

■ Buğra Yararman’ın, “Ortak Bellekteki Dönüşüm” adlı resim sergisi Mersin Ticaret ve Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi bu hafta da izlenime açık olacak. (0 324 238 95 00)

MÜZİK

İSTANBUL

■ ‘Caddebostan Kültür Merkezi’nde bugün saat 20.30’da “Gheorghe Zamfir”, yarın saat 20.30’da “Tuluyhan Uğurlu Sevgililer Günü” konseri izlenebilir. (0 216 386 29 49)

■ ‘Beyoğlu Hayal Kahvesi’nde bugün saat 22.30’da “Nada”, yarın saat 22.30’da “Mabel Matiz”, çarşamba günü saat 22.30’da “Ete Kurttekin” ve saat 23.59’da “İskender Paydaş”, perşembe günü saat 22.30’da “Gevende”, cuma günü saat 22.30’da “Mabel Matiz”, cuma günü saat 22.30’da “Aylin Aslım” ve saat 23.59’da “Ebru Üstüntaş”, cumartesi günü saat 23.59’da “Soul Stuff” konseri izlenebilir. (0 212 244 25 58)

■ ‘Alt’ta bugün saat 22.30’da “Yahya Dai Quartet”, yarın saat 23.30’da “Güvenç Dağüstün”, çarşamba günü saat 22.30’da “Doğan Canku”, perşembe günü saat 22.00’de “Demet Sağıroğlu”, cumartesi günü saat 23.30’da “Deniz Sipahi” konseri izlenebilir. (0 212 244 85 67)

■ ‘Nardis Jazz Club’ta bugün saat 21.30’de “Burak Bedikyan Trio”, yarın saat 21.30’da “Ece Göksu Quartet”, çarşamba günü saat 21.30’da “Bilal Karaman ‘Bahane’”, perşembe günü saat 22.30’da “Nezih Yeşilnil Quartet ‘Gershwin Şarkıları’ feat. Ayşegül Yeşilnil”, cuma günü saat 22.30’da “Önder Focan Trio, feat. Engin Recepoğulları” ve cumartesi günü saat 22.30’da “Dilek Sert Erdoğan vs Bilal Karaman” konseri izlenebilir. (0 212 244 63 27)

■ ‘Jolly Joker Balans’ta yarın saat 21.00’de “Levent Yüksel – Sevgililer Günü Özel”, perşembe günü saat 20.00’de “Engin Gürkey – Nabız ‘Orientİst’”, cuma günü saat 22.00’de “Halil Sezai”, cumartesi günü saat 22.00’de “Gökhan Türkmen” konseri izlenebilir. (0 212 249 07 49)

■ ‘Istanbul Jazz Center’da yarın saat 21.30’da “Ayten Alpman ile Bir Başkadır Müzik”, perşembe günü saat 21.30’da “Jehan Barbur Akustik”, cumartesi günü saat 21.30’da “Michaela Rabitsch Robert Pawlik Quartet” konseri izlenebilir. (0 212 327 50 50)

■ ‘Ghetto’da yarın saat 22.30’da “Ayhan Sicimoğlu & Latin All Stars – Sevgililer Günü Özel”, çarşamba günü saat 21.30’da “Hakan Vreskala”, cuma günü saat 22.30’da “Jay-Jay Johanson” konseri izlenebilir. (0 212 251 75 01)

■ ‘KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde yarın saat 20.30’da “Kürşat Başar’la Sevgililer Günü” konseri izlenebilir. (0 216 658 00 15)

■ ‘İstanbul Live’da yarın saat 22.00’de “Hüsnü Şenlendirici – Sevgililer Günü”, cuma günü saat 21.00’de “Yaşar Kurt ve Grubu”, cumartesi günü saat 21.00’de “Yüksek Sadakat” konseri izlenebilir. (0 541 889 10 90)

■ ‘Babylon’da yarın saat 21.30’da “Lokal Anestezi Special Guest: Erdem Yener”, çarşamba günü saat 21.30’da “Buzzcocks”, perşembe günü saat 22.30’da “Real Estate”, cuma günü saat 22.00’de “White Mink Swingin Friday”, cumartesi günü saat 22.00’de “Oldies But Goldies 2 Mekânlı Parti” konseri izlenebilir. (0 212 292 73 68)

■ ‘Küçük Çiftlik Park’ta çarşamba günü saat 21.00’de “The Wailers” konseri izlenebilir. (0 212 231 30 45)

■ ‘Salon’da çarşamba günü saat 21.30’da “Fanfarlo”, cuma ve cumartesi günü saat 22.00’de “Joshua Redman Trio” konseri izlenebilir. (0 212 334 07 52)

■ ‘Akbank Sanat’ta çarşamba ve perşembe günü saat 20.00’de “Hille Perl, Friederike Heumann” konseri izlenebilir. (0 212 252 35 00)

■ ‘Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda perşembe günü saat 20.00’de “Trilok Gurtu&Tuluğ Tırpan”, cuma günü saat 20.00’de “CRR TMT – Aşk Bezirgânı” konseri izlenebilir. (0 212 231 54 97)

■ ‘İKÜ Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde perşembe günü saat 20.00’de “İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 212 498 41 41)

■ ‘Borusan Müzik Evi’nde perşembe günü saat 20.00’de “Çağdaş Müzik Trio”, cuma günü saat 21.30’da “Ferit Odman Quintet – Autumn in New York”, cumartesi günü saat 21.30’da “Nova Muzak Series – Alva Noto” konseri izlenebilir. (0 212 336 32 80)

■ ‘İş Sanat Kültür Merkezi’nde perşembe günü saat 20.00’de “Paris Combo” konseri izlenebilir. (0 212 316 10 83)

■ ‘The Seed’de perşembe günü saat 20.00’de İstanbul Resitalleri kapsamında “Yulianna Avdeeva” konseri izlenebilir. (0 212 323 60 50)

■ ‘Bostancı Gösteri Merkezi’nde cumartesi günü saat 21.00’de “Volkan Konak”, pazar günü saat 18.00’de “Duman” konseri izlenebilir.

(0 216 384 72 10)

ANKARA

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şef Marek Pijarowski yönetiminde vereceği, Antonio Meneses’in (viyolonsel) solist olarak yer alacağı konser 16, 17 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)

■ BSO Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın (BSO) şef Ion Marin yönetiminde vereceği, Hayreddin Hoca’ın (viyolonsel) solist olarak yer alacağı konser saat 20.00’de. (0 312 290 17 75)

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’nca verilecek “Keman ve Viyola İçin Üç Madrigal” konseri 18 Şubat’ta saat 13.00’te. (0 312 442 30 50)

TİYATRO

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Opera Komik” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Yanık” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Profesyonel” salı, çarşamba, perşembe 20.00. Beyoğlu Küçük Sahne’de “Kırmızı” salı, çarşamba, perşembe 20.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Temiz Ev” perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. Zeytinburnu Sahnesi’nde “Karanlık İşler” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 20.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Anita’nın Aşkı ya da Antigone New York’ta” salı, perşembe 20.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Antigone” çarşamba, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Çığ”, Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “İstanbul Efendisi”, Haldun Taner Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi”, Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “İstanbul Hatırası”, Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “Sevgili Doktor”, Ümraniye Sahnesi’nde “Arka Bahçe”, Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Günlük Müstehcen Sırlar” çarşamba, cumartesi 15.00 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.00. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Uğur Böceği” 10.30 ve 13.30. Kâğ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Boncuk” perşembe, cuma 10.30 ve 13.30. (0 212 455 39 00)

■ Bakırköy Belediye Tiyatroları’nda Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Aklı Havada” perşembe, cuma 20.30, “Benim Güzel Pabuçlarım” cumartesi 11.00, “Külhanbeyli Müzikali” cumartesi 20.30, “Hoşu’nun Utancı” pazar 11.00, “Hangisi Babası” pazar 15.30.  (0 212 661 38 94)

■ Ortaoyuncular’da “Ferhangi Şeyler” cuma 20.00 (0 212 251 18 65)

■ Dostlar Tiyatrosu’nun “Ben Bertolt Brecht” cuma 20.30 Muammer Karaca Tiyatrosu’nda. (0 212 252 59 35)

■ Tiyatro Pera’da “Venedik Taciri” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.30.

■ Oyun Atölyesi’nde Aysa Prodüksüyon Tiyatrosu “Basit Bir Ev Kazası” bugün 20.30, Oyun Atölyesi “Don Juan’ın Gecesi” perşembe, cuma, cumartesi 20.30.  (0 216 345 39 39)

■ Kenter Tiyatrosu’nda “Aşk Mektupları” salı 20.00, “Ölümüne” perşembe, cuma, cumartesi 20.00, pazar 15.00. (0 212 246 35 89)

■ Dot’ta DOT’un yeni oyunu Öksüzler Dotmarsta Salonu’nda perşembe, cuma, cumartesi 21.00, pazar 17.00 (0 212 232 44 40)

■ Semaver Kumpanya’nın “Paki ve Sevgi Çiçekleri” oyunu cumartesi 14.00 ve 15.30, “Nasreddin Hoca” 15.00, “Titus Andronicus” 20.30 Çevre Tiyatrosu’nda. (0 212 585 59 35)

■ Tiyatro Kedi’nin “Kibarlık Budalası” oyunu perşembe 20.30, “Don Kişot” Cuma 20.30, “Kaplan Maplan” cumartesi, pazar 13.00 Tiyatro Kedi Blackout Sahnesi’nde. (0 212 257 79 36)

■ Tiyatro Kare’de “Leyla’nın Evi” cumartesi 20.30, pazar 15.30 Profilo Salon 1. (0 212 243 44 85)

■ Kumbaracı50’de “Fail-i Müşterek” bugün 20.30, “444” yarın 20.30, “Kıyıya Oturmanın Böylesi” çarşamba 20.30, “Cam Adımlar” perşembe 20.30, “Olsa Olmalı Olabilir” cuma 20.30, “Bernarda Alba’nın Evi” cumartesi 20.30, “Lahana Sarma” Pazar 13.00 (0 212 243 50 51)

■ Duru Tiyatro’da “Tatlı Çarşamba” cuma, cumartesi 20.45, pazar 16.00 (0 216 338 56 36)

■ İkincikat’ta “Bulanık” bugün, “Cam Yapraklar” yarın, “Yalnız Batı” çarşamba, “Yok Oğlum, Biz Evdeyiz” perşembe, “Limonata” cuma, cumartesi “Tetikçi” pazar 21.00. (0 212 292 32 47)

■ Maya Sahnesi’nde “Ford Mach Bağdat Caddesi’nde” salı 20.30, “Varolmayan Ayşe’nin Muhteşem Maceraları” Çarşamba 20.30, “Eleni’den Mektuplar” perşembe 20.30, “Üstü Kalsın” cuma 20.30, “Yeni Bir Hayat İçin” cumartesi 16.00, “Can” pazar 18.00. (0 212 252 74 52)

■ Bizim Tiyatro’nun “Savaştan… Barıştan…” oyunu cuma 20.30 Barış Manço Kültür Merkezi (0 216 418 95 49).

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “Yastık Adam” 14-18 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Camdan Kalp/çocuk oyunu” 19 Şubat’ta saat 11.00’de, “Barış” 21-26 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Bir Delinin Hatıra Defteri/özel temsil” 28 ve 29 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” 14-26 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 23 Şubat’ta saat 11.00’de, “Elma Hırsızları” 28 ve 29 Şubat’ta saat 20.00’de.

(0 312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Bir Tayyare Serüveni” 17 Şubat’ta saat 20.00’de, 19 Şubat’ta saat 15.00’te, “Genç Osman” 21, 24 Şubat’ta saat 20.00’de, 26 Şubat’ta saat 15.00’te, “Kerbela” 28 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Fosforlu Cevriye/müzikal” 21-25 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Benim Tatlı Meleğim/çocuk oyunu” 24, 26 Şubat’ta saat 11.00’de, “Kantocu” 28, 29 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “George Dandin” 14-25 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 19, 22, 26 Şubat’ta saat 11.00’de, “Sersem Kocanın Kurnaz Karısı” 28 ve 29 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Soğuk Bir Berlin Gecesi” 21-26 Şubat tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Sırça Kümes” 28 ve 29 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 467 17 44)

■ Mavi Sahne’de, “Oyunun Oyunu” 15, 16, 17, 18, 29 Şubat’ta saat 20.00’de, 19 Şubat’ta saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her şey doğaçlama komik gösteri” 22, 25 Şubat tarihlerinde saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 24 Şubat’ta saat 20.00’de, 26 Şubat’ta saat 17.00’de, “Cin Fikir/Her şey doğaçlama çocuk oyunu” 18, 25 Şubat tarihlerinde saat 12.00’de. (0 312 241 02 33)

■ Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Zübük” 15, 22, 24 Şubat’ta saat 20.00’de, 18 Şubat’ta saat 18.30’da, 19, 26 Şubat’ta saat 15.30’da, “Genç Oyuncular Sahnesi/Pir Sultan” 16 Şubat’ta saat 20.00’de, “Giderayak” 17 Şubat’ta saat 20.00’de, 25 Şubat’ta saat 15.30’da, “Sihirli Parmaklar/çocuk oyunu” 18, 19 Şubat’ta saat 13.00’te, “Kırmızı Başlıklı Kurt/çocuk oyunu” 25, 26 Şubat’ta saat 13.00’te, “Gülüm Pekcan/İçimde Biri Var” 27 Şubat’ta saat 20.00’de, “Antalya Bölge Tiyatrosu/Deliorman” 28 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 417 76 76)

TRABZON

■ Trabzon Devlet Tiyatrosu Haluk Ongan Sahnesi’nde “Islak Sever Max” çarşamba 13.00, pazar 13.30. “Şahane Düğün”, çarşamba, perşembe, cuma, cumartesi 20.00, cumartesi 15.00’te. (0 462 230 10 44)

SAMSUN

■ Sivas Devlet Tiyatrosu, Erman Canatan’ın yazdığı, Abdullah Ceran’ın yönettiği “Batakhane Güzeli”ni 14, 15 Şubat saat 20.00’de AKM Samsun Devlet Opera ve Balesi Büyük Salon’da sahneleyecek. (0 362 431 50 00)

GÖSTERİ-SÖYLEŞİ

İSTANBUL

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası’nda Can Gürzalp bugün saat 18.30’da “Bir Şölendir Opera” adlı etkinliği anlatıp sunacak. (0216 346 15 31)

■ ‘Borusan Müzik Evi’nde salı günü saat 19.00’da“ Serra Yılmaz ve Islak Köpek’le Atölye Çalışması” etkinliği gerçekleştiriliyor.

(0212 336 32 71)

■ ‘Bir Belgesel, Bir Gazeteci, Çay ve Simit’nde etkinliğinde 15 Şubat Çarşamba günü saat 19.00’da “16 TON” belgeseli Levent Kültür Merkezi Onat Kutlar Sinema Salonu’nda gösterimi ve yönetmeni Ümit Kıvanç’ın söyleşisi izlenebilecek.

■ ‘Salon İKSV’de bugün saat 20.30’da “Bugün, Hiçbir Şey” adlı dans gösterisi sahnelenecek. (0212 334 08 41)

■ ‘Dot / Dotmarsta Salonu’nda yarın saat 21.00’de “TORK – İzole” adlı dans gösterisi sahnelenecek. (0212 232 44 40)

■ ‘Koç Üniversitesi Sevgi Gönül Kültür Merkezi’nde çarşamba günü saat 20.00’de “Çin Masalı Akrobasi Gösterisi” sahnelenecek.

(0212 338 10 00)

■ ‘Kumbaracı50’de perşembe günü saat 20.30’da “Cam Adımlar” adlı dans gösterisi sahnelenecek. (0212 243 50 51)

■ ‘Ülker Sports Arena’da cuma günü saat 21.00’de “Troya” adlı dans gösterisi sahnelenecek. (0216 687 21 00)

■ ‘Akbank Sanat’ta ZTDP Dansçıları’nın dans gösterisi cuma günü saat 20.00’de gerçekleştirilecek. (0212 252 35 00-01)

■ ‘Goethe-Institut İstanbul’da “Perşembe Filmleri” kapsamında perşembe günü saat 19.00’da “David Wants to Fly” adlı film gösterisi gerçekleştirilecek. (0212 249 20 09)

■ ‘Fransız Kültür Merkezi’nde yarın saat 19.00’da Dünya Öykü Günü etkinlikleri gerçekleştirilecek. (0212 393 81 11)

■ ‘Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde çarşamba günü saat 18.30’da Prof. Kemal İskender’in konuşmacı olarak katılacağı “Realizm ve Ötesi” adlı panel gerçekleştirilecek. (0212 393 60 00)

■ ‘Pera Palace Hotel’de perşembe günü saat 15.00’te Cüneyt Ülsever “Perşembe Buluşmaları”nın konuğu oluyor. (0212 377 40 50)

ANKARA

■ Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde, CHP İstanbul Milletvekili Şafak Pavey ve gazetemiz yazarı Ali Sirmen’in katılacağı “Türkiye, Ortadoğu ve İran” başlıklı “Çankaya/Cumhuriyet Söyleşileri” 16 Şubat’ta saat 18.00’de. (0 312 468 21 05)

OPERA-BALE

İSTANBUL

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası’nda cumartesi günü saat 20.00’de “Midas’ın Kulakları” adlı opera seslendirilecek. Pazar günü saat 11.00’de “Müziğe Dokunmak” adlı çocuk müzikali seslendirilecek.

(0 216 346 15 31)

■ ‘Fulya Konser Salonu’nda çarşamba günü saat 20.00’de “Otello” adlı bale gösterisi sahnelenecek. (0212 252 11 11)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “Don Giovanni/opera” 15 Şubat’ta saat 20.00’de, “Zorba/bale” 16 Şubat’ta saat 20.00’de, “Çakırcalı Efe/dans tiyatrosu” 13 Şubat’ta saat 20.00’de, “Yusuf ile Züleyha” 18 Şubat’ta saat 20.00’de, “Oda Müziği/konser” 19 Şubat’ta saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

■ Operet Sahnesi’nde, “Evlilik Senedi/opera” 14 Şubat’ta saat 20.00’de.

(0 312 324 68 01)

■ Leyla Gencer Sahnesi’nde, “Sihirli Dünya/çocuk müzikali” 19 Şubat’ta saat 11.00’de. (0 312 324 68 01)

SAMSUN

■ Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde 13 Şubat Pazartesi günü saat 20.00’de “İstanbulname” adlı opera, 16 Şubat Perşembe günü saat 20.00’de “Amazonlar” adlı bale gösterisi sahnelenecek. (0362-431 50 00)