Şunun için etiket arşivi: ADANA

Bu yıl 13. kez “kadınlar tarafından kadınlar için” gerçeğe dönüştürülecek olan Filmmor Kadın Filmleri Festivali gelecek ay başlayacak.

filmmor_logo

Bundan tam 12 yıl önce “Kadınlar Sinema Yapıyor” sloganı ile “kadınlarla kadınlar için” yola çıkan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin 13. yolculuğu 13 Mart Cuma günü İstanbul’da başlıyor. 27 Nisan tarihine kadar toplamda 6 şehirde “Kadınların Sineması, Kadınların Direnişi, Direnişin Sineması” perdede olacak.

13-22 Mart’ta İstanbul, 28 – 28 Mart’ta Nevşehir-Kapadokya, 4-5 Nisan Muğla-Bodrum, 11-12 Nisan Diyarbakır, 18-19 Nisan Adana ve 25-26 Nisan’da İzmir’de olacak olanfestival kadınların deneyimlerini, düşlerini, gündemlerini, ürettiklerini, sinemayla ve sinemada buluşturmayı diliyor.

Margarethe von Trotta ve Nahid Persson Sarvestani toplu gösterimlerinin de yapılacağı bu özel festivalde 25 ülkeden 60’tan fazla film perdeye gelecek. Gösterimlerin yanında atölye, forum ve yönetmenlerin de eşlik edeceği söyleşiler gerçekleştirilecek.

13. Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali festival yürüyüşüyle başlayacak ve Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü sahibini bulacak. Her yıl olduğu gibi bu yıl da ‘gelecek yıllar verilmemesi dileğiyle’ 7. Altın Bamya Ödülleri dağıtılacak.

Detay için TIKLAYINIZ 

90’ların efsane fanzinleri geri mi dönüyor? Son zamanlarda fanzin yayınlarında büyük bir hareketlilik yaşanıyor. Edebiyattan müziğe okumanın fanzin haline göz gezdirdik…

fanzin_sergis

Yazan : Selin ÖZAVCI Kaynak : haberturk.com

“Bir dönemin revaçta başkaldırı araçlarından biri olan Fanzinler yeniden yükselişte mi? Fanzinlerin geçtiğimiz yıllara kıyasla son dönemlerde sayılarının gitgide azalmakta olduğuna inanılıyordu. Bunun en önemli sebebi ise teknolojinin gelişmesi ve internet gibi bir platformun gelişmesi ve yaygınlaşmasıdır. Blog, e-zine gibi elektronik yayınların gitgide popülerleşmesi taşınabilir teknolojik cihazların halka daha fazla yaygınlaşması ve ulaşılabilir olması, hızlı müdahale ve “Başkaldırı” mecrasının hızlılaşarak sanal ortamda yaygınlaşması da “Fanzin “sayısının azalmasına yol açmış pek çok kişinin bir süre sonra yok olacağı düşüncesine kapılmasına yol açmıştı.” (Edtr)

Sene 1993. Arkadaş grubum içinde aynı tür müzikten hoşlanan bir kaç kişiyle, ders aralarındaki tartışmamız: Nirvana mı, Pearl Jam mi daha iyi? Grunge akımı bize de ulaşmış, Kurt Cobain hayatta… Bir kaç yıl sonra, yaşımız hâlâ tutmadığı için, barlardaki ancak gündüz matinesi tadındaki rock konserlerine takılıyoruz. Akşam üzeri konser çoktan bitmiş oluyor. Ayda yılda bir şehrin en havalı ve işlek caddesine rock TIR’ı geliyor ve lokal gruplar TIR üzerindeki sahneden döktürüyor. Laneth gelsin diye bekliyoruz. Laneth! Eski sayıları elden ele dolaşıyor, erişim kısıtlı, hayatımızın yayını…

Fanzin laneth

Bütün bu hikâye Adana’da geçiyor yani Türkiye rock müzik tarihinin, 90’lardaki en hareketli şehirlerinden birinde. Lise yılları öncesi kişisel müzik repertuarımı şekillendiren tüm bunlar arasında en son unutulmazlardan biri fanzinler. 96 yılında artık müzik açlığımı giderdiğim Akmar’daki dükkânlarda belirli­belirsiz aralıklarla yayınlanan onlarca diğer fanzini ve tabii bir de sonraları, 2000’lerin başında hayatımıza giren Lull’u hatırlıyorum.

Bütün bu kişisel hikâyenin bağlanacağı nokta açık, zira ilk 90’ların başında yayınlanan bu bağımsız yayınlar geri döndü. Fanzin, ‘fanatik’ ve ‘magazin’ kelimelerinin bir araya gelmesiyle oluşuyor ve yayınlamak için kağıt, makas ve yapıştırıcı yeterli oluyor. En azından 90’lı yıllarda böyleydi! 90’lı yıllardaki farklı olarak yeni nesil fanzin yayınların her birinin web adresi, okuyucularıyla iletişim halinde oldukları sosyal medya profilleri de mevcut ve baskı teknikleri de ruhunu koruyarak, bir adım daha ileride ve hatta kimi zaman renkli. En işlevseli de bu kültürü ayakta tutmak üzere ortaya çıkan ve bir nevi arşiv görevi yüklenen Diren Fanzin, Fanzinlik ve dağıtımla takibi kolaylaştırmak üzere kurulmuş olan Fanzin DB gibi oluşumlar.

Yukarıda bahsettiğim arşiv niteliğindeki adreslere göz atınca kimisi uzun zamandır çoğunluğu da taze yayınlanmaya başlayan bir çok yayın keşfetmek mümkün… Edebiyat ağırlıklı ama ‘içeriksiz’ fanzinolarak not düşülen Void Zine, Gaspar Noe’nin ‘Enter the Void’ filminden ilhamla ortaya çıkmış. Şimdilik 4 sayı yayınlanmış ve içinde görsel işler de görmek mümkün. Bir başka edebiyat fanziniAlfabe. ‘Alışılmışın dışında, söz konusu normları bozarak, kendi normunu ve kendi estetik algısını oluşturan edebiyat uğraşlarıyla birçok insan, bu oluşumda yerini alabilmektedir’ cümleleriyle sayıları hayli kalabalık olan yazarlarını özetliyorlar. ‘Meskalin tadında bir fanzin’ mottosuyla yayınlanan Peyoteazınlıklara, platonik aşklara, LGBTİ onur yürüyüşünde yer alanlara, ötekilere, mutsuzlara, yağmurda şemsiyeyi düşman belleyenlere ve daha fazlasına adanmış bir yayın. Diğer birçok fanzinin web adresinden biraz daha farklı Artistik Bellek’in ki. Bunlar, Kadıköy Mephisto’da merdivenlerin üzerine kurulan geniş ve bol seçenekli reyondan ulaştıklarımdan sadece bir kaç örnek. Fotoğraflar, fanzin kültüründeki paylaşma esasına dayanarak, bahsi geçen yayınların sosyal medya profillerinden sağlanmıştır.

Dolu dolu içerik…

 

‘Çok yakında görme engelli arkadaşlar için sesli de olacak’ müjdesini veren Hayalhane, Ankara Cebeci Kampüsü’nde sayfalarda hayat bulan fikirler silsilesi Aforizma, öykülerden karikatür ve fotoğraflara geniş bir içerikle yayınlanan Sendrom, politik içeriğiyle Sweno, Telsiz… Müzik içerikli olanlardan Rock City, Facebook profilinde durumu ‘son zamanlarda fanzin sayısında gözle görülür bir artış oldu mesela Mahzen yeniden çıktı, sonra İskelet ve Sakal var netten çıkan; Takas Pazarı, Piramit…’ şeklinde özetliyor. Fanzinsergisi.blogspot, 2010 yılına dek çıkmış olan yayınlardan hazırlanan serginin web adresi. Buradan hayli uzun bir listeye de erişmek mümkün. İstanbul’un yanı sıra İzmir, Bursa, Eskişehir gibi başka şehirlere de yayılan sergi, 2000’lerdeki görsel arşivi olmuş. İki yıl üst üste fanzincileri buluşturan; atölyeler, workshop çalışmaları, söyleşi ve film gösterimleri ile renklenen Uluslararası Fanzin Festivali de kültürün yaygınlaşmasına vesile olmuş.

TÜYAP Tüm Fuarcılık Yapım AŞ tarafından Türkiye Yayıncılar Birliği işbirliği ile hazırlanan kitap fuarlarının, 2015 takvimi belli oldu

kitap-fuari

TÜYAP’tan yapılan açıklamaya göre, geçen yıl Adana, Bursa, İzmir, Diyarbakır ve İstanbul’da 1 milyon 301 bin 500 okur, kitaplarla ve yazarlarla buluştu.

Yılın ilk kitap fuarı 13-18 Ocak‘ta TÜYAP Adana Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi‘nde kapılarını açacak. Çukurova 8. Kitap Fuarı’na 250 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken fuar süresince söyleşi, şiir dinletisi, panel ve çocuk etkinlikleri gibi 50 etkinlik gerçekleşecek. Bu etkinliklerde ve 6 gün boyunca düzenlenecek imza günlerinde onlarca yazar, okurlarıyla buluşacak.

Bursa Kitap Fuarı, bu yıl 14-22 Mart‘ta Bursa Uluslararası Fuar ve Kongre Merkezi‘ndekitapseverlerle buluşacak. Kitap Fuarı, Bursa’da Haldun Taner’in 100. yaşını kutlamaya hazırlanıyor. Fuar süresince Haldun Taner’in, yaşamı, eserleri ve tiyatroya sunduğu katkıları söyleşi ve panellerle ele alınacak. Fuar, 300 yayınevi ve sivil toplum kuruluşunun katılımıyla gerçekleşirken 80 kültür etkinliğiyle yüzlerce yazara ve şaire ev sahipliği yapacak.

TÜYAP kitap fuarları, baharı 20. kez İzmir’de karşılayacak. Bu sene 18-26 Nisan‘da Uluslararası İzmir Fuar Alanı‘nda (Kültürpark) gerçekleştirilecek 20. İzmir Kitap Fuarı, Aziz Nesin’in 100. yaşını çeşitli etkinliklerle kutlayacak. Fuara 400 yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılırken fuar süresince yaklaşık 150 kültür etkinliği düzenlenecek. Bu etkinlikler ve imza günleri yüzlerce yazarı, okurlarıyla bir araya getirecek.

YENİ BİR FUAR: KARADENİZ KİTAP FUARI

TÜYAP kitap fuarları, takvimine yeni yılda Samsun ile devam edecek. İlk kez düzenlenecek Karadeniz KitapFuarı, 18-24 Mayıs‘ta TÜYAP Samsun Fuar ve Kongre Merkezi‘nde ziyaret edilebilecek. KaradenizKitap Fuarı kapsamında Melih Cevdet Anday’ın 100. yaşı, söyleşi ve panellerle kutlanacak. İlk kez gerçekleşecek fuara yaklaşık 150 yayınevi katılması ve fuar süresince 50’nin üzerinde kültür etkinliği düzenlenmesi bekleniyor.

34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı, 7-15 Kasım‘da kapılarını, 25. Uluslararası İstanbul Sanat Fuarıile eş zamanlı TÜYAP Fuar ve Kongre Merkezi-Büyükçekmece’de açacak. İstanbul Kitap Fuarı’na yurt içi ve dışından 800’ün üzerinde yayınevi ve sivil toplum kuruluşu katılacak. Fuar boyunca 50’den fazlası çocuklara yönelik olmak üzere, 300’e yakın kültür etkinliği düzenlenecek.

2015 TÜYAP Kitap Fuarları:

Çukurova 8. Kitap Fuarı: 13-18 Ocak

Bursa 13. Kitap Fuarı: 14-22 Mart

20. İzmir Kitap Fuarı: 18-26 Nisan

Karadeniz Kitap Fuarı-Samsun: 18-24 Mayıs

34. Uluslararası İstanbul Kitap Fuarı: 07-15 Kasım

akbank-caz-festivali24. yaşını kutlayan Akbank Caz Festivali belli ki yine Türkiye’nin her rengini, her şehrini kucaklayan bir festival olacak. 23 Ekim – 2 Kasım tarihleri arasında ülkemizde gerçekleşecek caz fırtınasının sorumlusu 24. Akbank Caz Festivali’nin programı,11 Eylül 2014, Perşembe günü Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’nın ev sahipliğinde Hilton ParkSA Otel’de gerçekleştirilen basın toplantısı ile açıklandı.

Sadece İstanbul’un festivali olmadıklarını vurgulayan Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, “İstanbul’un her an canlı, farklı zenginlikleri bir arada taşıyan, herkesi büyüleyen havası caz müziğine çok yakışıyor. Biz de İstanbul’un enerjisini, dinamizmini, o büyülü havasını cazın farklı renkleriyle daha da zenginleştirmek için bir kez daha yola çıktık. Ancak festival İstanbul’la sınırlı kalmıyor. Etkinliklerimizi İstanbul dışındaki şehirlerimizde de yaygınlaştırıyoruz. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz ile, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de de cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyoruz.” dedi.

Ekonomi, bilim, eğitim gibi alanlardaki başarıların yanında kültür ve sanat alanındaki atılımların da bir ülkenin zenginliğini pekiştiren öğeler olduğunun altını çizen Binbaşgil, “Kültür ve sanat eserleri ülkelerin gelecek kuşaklara bırakacağı en önemli, en kalıcı miras. Kültür ve Sanat alanında gerçekleştirdiğimiz uzun soluklu projeler Akbank olarak bu alanlara verdiğimiz önemin de en büyük göstergesi.” dedi.

Caz tutkunları için usta müzisyenlerin yanı sıra Avrupa caz sahnesinin yükselmekte olan genç yıldızlarının da yer aldığı cazın farklı renklerini yansıtan zengin bir program hazırladıklarını söyleyen Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı, “Festival kapsamında, aralarında özellikle ülkemizde büyük merakla beklenen isimlerin olduğu dört usta caz sanatçısını ağırlayacağız. Cazın dahi isimleri arasında gösterilen Jamie Cullum, Festival’in en önemli isimleri arasında. Bu sene, iki önemli ustayı birlikte aynı sahnede izleyeceğiz, Kenny Barron & Dave Holland ikilisi cazseverlere unutamayacakları bir konser verecek. Bununla birlikte, caz müziğinin yaşayan en iyi kontrbasçılarından biri olarak kabul edilen Christian McBride grubu ile 24. Akbank Caz Festivali’nin konuğu olacak. Son olarak, ülkemizde merakla beklenen cazın parlak sesi Chet Faker da müzikseverlere unutulmaz bir konser verecek.

Ayrıca Festival programımızda Türkiye-Polonya diplomatik ilişkilerinin tesisinin 600. yıldönümü olması sebebiyle Leszek Mozdzer, Marcin Masecki gibi önemli Polonyalı müzisyenler de yer alıyor. Artık bir Festival klasiği haline gelen ve bu yıl altıncısı düzenlenen “Kampüste Caz”, 3-14 Kasım tarihleri arasında 9 farklı şehirde gerçekleştirilecek konserlerle cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturacak. Büyük ilgi gören “Liselerde Caz Atölyeleri” ile gençlere caz müziğini ve enstrümanlarını daha da yakından tanıma fırsatı sunmaya devam edeceğiz. Bu yıl festival kapsamındaki yeniliklerimizden biri de Deezer üzerinden kurmuş olduğumuz Akbank Caz radyomuz ve çalma listelerimiz. Bu platformda sanatçıların seçkileri yer alıyor. Mehmet Uluğ için de özel bir çalma listesi oluşturduk. 24. Akbank Caz Festivali’nin her yıl olduğu gibi bu yıl da caz severlere yeni keşifler sunmasını diliyorum” dedi.

Şehri caza boyayan program!

Şehrin en heyecan verici festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali’nin genel programını açıklayan Pozitif Live Yönetim Kurulu Üyesi Ahmet Uluğ, “Türkiye’nin en uzun soluklu ve en eski festivali Akbank Caz Festivali 24. yılında olmanın yanında seneye çeyrek asırlık bir birlikteliğe adım atıyor olmanın mutluluğu içindeyiz.” dedi. Bunun yanı sıra bu yılki festivalin geçtiğimiz sene kaybettiğimiz, festivalin yaratıcısı ve 23 yıl boyunca direktörlüğünü üstlenen Mehmet Uluğ anısına yapılacak olduğunu vurgulayan Ahmet Uluğ “24. Akbank Caz Festivali’nin bu yıl öne çıkan isimleri arasında Jamie Cullum, Kenny Barron & Dave Holland, Christian McBride Trio, Chet Faker, İbrahim Maalouf, Mario Biondi, China Moses, Dillon yer alıyor. Festival boyunca aralarında cemal reşit rey Konser Salonu, Akbank Sanat, Babylon, The Seed, Caddebostan Kültür Merkezi, Moda Sahnesi, Nardis ve Zorlu Center Performans Sanatları Merkezinin bulunduğu 17 ayrı mekanda 44 konser, 2 panel, 13 atölye gerçekleştirilecek ve yaklaşık 300 müzisyen ağırlanacak. Ayrıca 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden, Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan ve sayısız caz müzisyeniyle çok sayıda proje gerçekleştiren Mehmet Uluğ anısına özel bir gece düzenlenecek ve gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak” dedi.

24. AKBANK CAZ FESTİVALİ PROGRAMI
•  Yıldızlar Geçidi 
24. yılında da caz dünyasının usta isimlerini ağırlayan Akbank Caz Festivali takipçilerine  yıldızlar geçidi yaşatıyor.
Genç yaşında kariyerine sığdırdığı biri Grammy, ikisi Altın Küre olmak üzere  sayısız ödülleri, dünyanın dört bir yanında verdiği konserlerdeki müthiş enerjisi ile izleyenleri kendisine hayran bırakan Jamie Cullum, Festival kapsamında  30 Ekim Perşembe günü Zorlu Center’da sahne alacak.
Rocktan caza onlarca farklı türü ustaca bir araya getiren başarılı trompetçi Ibrahim Maalouf ise 25 Ekim 2014, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Festival takipçileri ile birlikte olacak.
Sahne ismini Kaybedenler Kulübü’nün gerçek üyelerinden efsanevi caz trompetçisi Chet Baker’dan alan, günümüzde elektronik müziğin en özgün sanatçılarından biri olarak kabul edilen Avustralyalı besteci ve şarkıcı Chet Faker da 24. Akbank Caz Festivali’nde bir konser verecek.  “Rolling Stone” dergisi tarafından 2013 yılında “En İyi Bağımsız Sanatçı” seçilen Chet Faker, 2014 yılında kaydettiği albümü “Built On Glass”ın dünya turnesi kapsamında 1 Kasım 2014, Cumartesi günü gerçekleştireceği Babylon’da gerçekleştireceği konserde, caz ve dans tutkunlarına unutamayacakları bir gece yaşatacak.
İtalyan cazının müzik dünyasına en önemli katkılarından biri olan Mario Biondi de 24. Akbank Caz Festivali’nde. Dört platin müzik ödüllü ilk albümü “Handful of Soul” eleştirmenler tarafında çok beğenilen, duygusal ve sıcak ses rengiyle dinleyicileri derinden etkileyen Biondi, geçtiğimiz yıl yayınlanan “Sun” isimli son albümünün dünya turnesi kapsamında 24 Ekim 2014, Cuma günü Babylon sahnesinde olacak.

Dünyanın yaşayan en önemli caz vokalistlerinden Dee Dee Bridgewater’in kızı olan ve etkileyiciyle ses renginin yanı sıra sahne performanslarıyla da izleyenleri büyüleyen China Moses, Festival kapsamında 23 Ekim 2014, Perşembe günü The Seed’de piyanist Raphael Lemonnier ile kaydettikleri son albümü “Crazy Blues”dan besteler seslendirecek.

Brezilya doğumlu Alman şarkıcı ve piyanist Dillon, 2014 yılında yayınlanan ikinci albümü “The Unknown”nun dünya turnesi kapsamında Festival’de yer alacak. Elektronik müzikseverlerin yanı sıra melankolik besteleriyle pop ve folk tutkunlarını da etkileyen Dillon, 31 Ekim 2014, Cuma günü Babylon’da vereceği konserde özlem, aşk, kayıp, korku ya da arzu gibi “Bilinmeyenler” üzerine odaklandığı bestelerini seslendirecek.

• Cazın Ustaları

24. Akbank Caz Festivali, “Cazın Ustaları” bölümünde ise Kenny Barron, Dave Holland ve Christian McBride’ı ağırlayacak.

Birçok kez Grammy ödülüne aday gösterilen, Dizzy Gillespie ve Miles Davis gibi caz tarihinin efsaneleri tarafından keşfedilen piyanist Kenny Barron ve kontrbascı Dave Holland, 31 Ekim 2014, Cuma günü Zorlu Center’da Festival tutkunlarıyla bir araya gelecek.

Festival’in bir diğer konuğu ise kontrbas sanatçılarının günümüzdeki en önemli temsilcilerinden Grammy ödüllü Christian McBride. Ünlü sanatçı, piyanist Christian Sands ve Grammy ödüllü davul sanatçısı Ulysees Owens Jr ile yayınladıkları son albümleri “Out Here”in turnesi kapsamında 24 Ekim 2014, Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda caz tutkunlarıyla buluşacak.

• Özel Projeler

Tasavvuf muziğinin ana enstrümanı ney’i caz enstrümanları arasına sokan neyzen Kudsi Erguner, “Alman cazının kuyruklu yıldızı” olarak tanımlanan piyanist Michael Wollny ve perküsyon ustası Hamdi Akatay ile 25 Ekim 2014, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda olacak.

Geçtiğimiz yıl aramızdan ayrılan, 1990’da düzenlenen ilk Akbank Caz Festivali’nden, Kasım 2013’e kadar Festival’in direktörü olarak görev alan ve sayısız caz müzisyeniyle çok sayıda proje gerçekleştiren Mehmet Uluğ, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında özel bir gece ile anılacak. İlhan Erşahin’in ev sahipliğinde 28 Ekim 2014, Salı günü Babylon’da gerçekleştirilecek bu özel gecenin bilet geliri, Kaş’ta Mehmet Uluğ adına kurulan Müzik Evi’ni destekleme fonuna aktarılacak.
•  Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi 
The New Yorker dergisinin, “Sadece heyecan verici bir trompetçi değil, aynı zamanda zeki bir grup lideri” olarak tanımladığı, günümüzün en önemli trompetçilerinden Ambrose Akinmusire, Festival’in  “Yeni Kıtadan Caz ve Ötesi” bölümünde caz tutkunlarıyla buluşacak. Caz dünyasının en saygın ödullerinden “Thelonious Monk Uluslararası Caz Trompet” ödülü sahibi sanatçı sadece müzikal açıdan değil, şarkı sözleri ve değindiği temalar nedeniyle sanat değeri en yüksek çalışması olarak nitelendirilen son albümü “The imagined savior is far easier to paint”den besteler ile 23 Ekim 2014, Perşembe günü Babylon sahnesinde olacak.
Eleştirmenlerin 21. yüzyılın söz yazarlığı tanımını değiştiren isim olarak nitelendirdiği  “Şair Müzisyen” Patricia Barber, dünyaca ünlü caz dergilerinde 2013’ün en iyi albümü olarak yer alan “Smash”ın dünya turnesi kapsamında hem en yeni besteleri, hem de caz literatürüne girmiş ve klasikleşmiş eserleriyle 26 Ekim 2014, Pazar günü Babylon’da unutulmaz bir gece yaşatacak.
80’li yıllarda pop şarkıcısı olarak tanınan, 90’lı yıllardan itibaren cazın çekiciliğine kapılan ve Chiago Tribune’un “Cazın en çekici seslerinden biri” olarak tanımladığı Amerikalı sanatçı Kathy Kosins, 31 Ekim 2014, Cuma günü Nardis’te vereceği konser ile Festival’e renk katacak.
Cazı, çocuk yaşlarda radyo kanalları arasında gezinirken keşfeden, modern caz, hip hop, soul ve drum’n’bass’ı ustalıkla birleştiren Jose James, günümüzde dünyanın en önemli vokalist ve şarkı yazarları arasında yer alıyor. 2010 yılında yayınlanan “No Beginning No End” albümü ile müziğin Cannes’ı kabul edilen “L’Academie du Jazz Grand Prix”  ödüllerinde ‘en iyi vokal caz albümü’ ödülüne layık görülen Jose James, Festival kapsamında 29 Ekim 2014, Çarşamba günü Babylon’da gerçekleştirilecek konserde son albümü “While You Were Sleeping”den parçalar seslendirecek.
•  Avrupa Cazından Farklı Sesler & Başka Renkler
İtalyan cazının yeni “harika cocuğu” olarak tanımlanan piyanist Claudio Filippini, basta Luca Bulgarelli ve davulda Marcello Di Leonardo’dan oluşan triosu ile 01 Kasım 2014, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta olacak.
Rock grubu Radiohead’den ilham alan Hollandalı müzisyenlerden oluşan Zapp4’ün tüm üyeleri yaylı çalgılar çalıyor. Caz formunda altı albüme imza atan ve eleştirmenlerin “doğaçlama ve melodiyi tutkulu sololarla birleştiriyor, zaman zaman korkunç bir enerji, zaman zamansa oldukça durgun bir edayla çalsalar da müziklerinde her zaman şiirsel bir yan görünüyor” diye tanımladığı Zapp4’ün Festival kapsamında 27 Ekim 2014, Pazartesi günü Akbank Sanat’ta vereceği konserden yüzünüzde büyük bir gülümseme ile ayrılacaksınız.
Polonya cazının Tomasz Stanko sonrası yetiştirdiği en önemli caz müzisyeni kabul edilen piyanist ve film müziği bestecisi Leszek Mozdzer, muhteşem performansı ile Festival seyircisiyle buluşuyor. Konserlerinde ince ve mistik bir atmosfer yaratmakta usta olan Mozdzer, 23 Ekim 2014, Perşembe günü Akbank Sanat’ta olacak.
Henüz 24 yaşında olan ve dünyanın en önemli sahnelerinde konserler veren Amsterdam doğumlu piyanist, vokal, besteci, söz yazarı ve aranjör Karsu, 26 Ekim 2014, Pazar günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde caz tutkunlarıyla buluşacak. Burdur gölündeki kurumaya dikkat çektiği müzik videosu ile takdir toplayan ve Hollanda’da önümüzdeki dönemde en çok konuşulacak on isim arasına seçilen Karsu, konserde 2012 yılında yayınlanan ve eleştirmenlerce oldukça beğenilen ilk albümü “Confession”dan eserler seslendirecek.
Kendilerine has müzikal stillerini eşsiz bir karışımla yeniden üretmek için bir araya gelen Amsterdamlı dokuz genç müzisyenden oluşan Jungle By Night, hip hop’dan caza, Psychedelic Rock’dan reggae ve latin müziklerine kadar çok çeşitli bireysel ilgi ve zevklerini, Afrika odaklı funk ekseninde birleştiriyor. Etiyopya’nın efsanevi müzik adamı Mulatu Astatke’yi müzikal fikir babaları kabul eden Jungle By Night, neşeli ve enerji dolu performanslarını  30 Ekim 2014, Perşembe günü Babylon sahnesinde sergileyecek.
• Kültürlerarası Buluşmalar

İstanbul’un kaotik atmosferini “harikalar diyarı” olarak gören müzisyenlerin bir araya gelmesiyle oluşan “Wonderland” projesi 24. Akbank Caz Festivali’nde. Usta sanatçı İlhan Erşahin’in klarnet üstadı Hüsnü Şenlendirici ile kurduğu topluluk, geleneksel ile modern arasındaki ses dünyasını İstanbul ekseninde kaynaştırıyor. Erşahin’in İstanbul ile olan ilişkisinin yanı sıra Türk müziğine dair ilgisinin bir ifadesi olan Wonderland projesi dub, trip-hop, elektronik caz, Balkan ve Roman müziklerini melodik bir çizgide bir araya getiriyor. Arabesk, dub, trip-hop, elektronik caz, drum’n’bass, Balkan ve Roman ezgilerinin bütünleşmesine şahit olmak için 31 Ekim 2014, Cuma günü Moda Sahnesi’nde gerçekleşecek İlhan Erşahin’s Wonderland konserini kaçırmayın.

Ortadoğulu kadın şarkıcıların duygu yoğunluğundan ve ince toplumsal eleştirilerinden ilham alsa da, sıradışı vokal anlayışı ile kendi müzik tarzını yaratan, “Tanrıça” lakaplı Yasmine Hamdan, 30 Ekim 2014, Perşembe Günü Moda Sahnesi’nde.

• Bizden Sesler

24. Akbank Caz Festivali’nin “Bizden Sesler” bölümünde Sarp Maden, Engin Recepoğulları Trio, J’ZZ-XPR’SS, İstanbul Gençlik Orkestrası, Islandman caz tutkunları ile buluşacak.

Gitar tonu ve tekniğiyle kendi özgün tarzını oluşturan, cazın sadece duygu değil entelektüel birikim de barındırdığını albümlerinde gösteren Sarp Maden, solo projesiyle Festival’de dinleyiciler ile olacak. Sarp Maden, 24 Ekim 2014, Cuma günü Akbank Sanat’ta gerçekleştireceği konserde doğaçlamalanın sakin atmosferini dinleyenleri ile paylaşacak.

Claudio Fasoli ve Antonio Zambrini’nin oluşturduğu Open Jazz Orkestra ile 12. Avrupa Caz Festivali’nde sahne alan ve bu performanslar sonrası kazandığı burs ile İtalya’da SienaMasterclass Summer Course’da eğitimini tamamlayan Engin Recepoğulları, 25 Ekim 2014, Cumartesi günü triosu ile Akbank Sanat sahnesinde olacak.

Trompet sanatçısı İmer Demirer’in girişimiyle 2013 yılında kurulan J’ZZ – XPR’SS, 2 Kasım 2014, Pazar günü Babylon sahnesindeki konserinde Türk caz sahnesinde önemli bir yere sahip olan Emin Fındıkoğlu, Ali Perret, Aydın Esen, Çağlayan Yıldız ve Can Çankaya gibi enstrümantalist ve bestecilerin özgün beste ve arajmanlardan oluşan bir repertuar seslendirecek. Farklı caz stillerine sahip bestecilerimizin eserlerini bütünlükçü bir atmosferde izlemek için J’ZZ – XPR’SS’in bu özel konserinde yerinizi ayırın.

Türkiye’de cazın en eski kurumsal destekçilerinden biri olan Akbank’ın desteği ile hayata geçirilen İstanbul Gençlik Caz Orkestrası, piyanist, besteci ve eğitmen Baki Duyarlar’ın şefliğinde yolculuğuna devam ediyor. Türk cazının gelişimi için yeni kapılar aralamayı, genç yetenekler için farklı olanaklar sağlamayı ve Türk bestecilerinin özgün bestelerini caz dinleyicileriyle buluşturmayı amaçlayan, cazın en temel grup formatlarından biri olan ‘big band’ oluşumu üzerine şekillenen İstanbul Gençlik Caz Orkestrası’nda yer alan yaşları 19 ile 25 arasında değişen 17 genç müzisyen 24. Akbank Caz Festivali kapsamında, 27 Ekim 2014, Pazartesi günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde caz tutkunlarıyla buluşacak.

Adını Farfara grubuyla duyurmuş Tolga Böyük’ün solo projesi Islandman adı altında 24. 1 kasım 2014, Cumartesi günü Babylon’da sahne alacak.

Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi
24. Akbank Caz Festivali’nde bu yıl, Polonya-Türkiye diplomatik ilişkilerinin 600. Yıldönümü nedeniyle 2014 yılı kültür programı kapsamında Akbank Caz Festivali ve Jazztopad Festivali işbirliğiyle “Keşif Yolculukları: Polonya Caz Sahnesi” başlığı altında özel projeler yer alıyor.
Yayınladıkları iki albüm ile Avrupa caz çevrelerince oldukça beğeni toplayan ve çok sayıda festivalde sahne alan Obara International, 30 Ekim 2014, Perşembe günü Akbank Sanat’ta vereceği konser ile Festivalciler ile buluşacak. Alto saksafonda  Maciej Obara, piyanoda Dominik Wania, basta Ole Morten Vagan ve davulda Gard Nilssen’den oluşan topluluğun caz piyanisti Krzysztof Komeda için yaptıkları saygı albümü “Komeda” müzik otoritelerince topluluğun en önemli kaydı olarak kabul ediliyor.
Polonyalı müzisyenler arasında önemli bir yere sahip olan caz piyanisti, besteci ve yapımcı Marcin Masecki, Festival kapsamında cazseverler ile buluşuyor. Yaratıcılığını belli bir müzik türü ile sınırlamayan, tarzı caz, klasik ve deneysel müzik arasında gidip gelen, çok yönlü sanatçı 26 Ekim 2014, Pazar günü Akbank Sanat’ta gerçekleştireceği konserde “vahşi doğaçlamalar”ı ile dinleyenleri büyülemeye hazırlanıyor.
Avrupa’nın doğaçlama müzik dünyasında kendisine şimdiden saygın bir yer edinen, müziğindeki yoğun avangard unsurlara rağmen ülkesinin zengin halk müziği geleneğinden oldukça yararlanan Polonyalı besteci ve klarnet sanatçısı Waclaw Zimpell, 24. Akbank Caz Festivali’ne “HERA” adını verdiği proje ile katılıyor. Zimpell’in Polonyalı üç arkadaşıyla hayata geçirdiği HERA, sahne ve izleyici arasındaki görünmeyen bariyeri yıkmayı amaçlıyor. Müzik otoritelerinin konser performanslarını “ateşli ve her an patlamaya eğilimli” olarak tanımladığı HERA, 31 Ekim 2014, Cuma günü Akbank Sanat’ta vereceği konserle dinleyenlere  unutulmaz dakikalar yaşatacak.
•  Eğlence Kapıyı Çalıyor  
Hollanda’nın en ünlü caz DJ’i olarak tanınan Maestro, efsanevi caz plak şirketi Blue Note imzalı sekiz albüm çıkardı ve altı tanesi platin ünvanını kazandı. Dünyanın bir çok festivalinde yer almış Maestro, funk, caz, latin ve elektronik müziği harmanlayan tarzıyla bu sene 24. Akbank Caz Festivalinde Babylon’da 24 Ekim 2014, Cuma günü sahne alacak.
‘Electro Swing’ tarzını bize tanıtan White Mink Swing’i yeniden yorumlayarak 20’ler ve 30’ların ruhunu günümüz modern dünyasına uyarlamayı başardı. Caz ve swing severler arasında büyük popülariteye sahip White Mink, 24. Akbank Caz Festivali kapsamında 31 Ekim 2014, Cuma günü Babylon’da dinleyicileriyle buluşacak.
PANEL ve ATÖLYE ÇALIŞMALARI
24. Akbank Caz Festivali her yıl olduğu gibi bu yılda pek çok panele ve atölye çalışmasına ev sahipliği yapacak.
PANEL: Anayoldan Çıkanlar
Tüm dünyada toplumsal ve kültürel alanda yoğun değişimlerin yaşandığı 60’lı yıllar, ABD’de ikamet eden Afro-Amerikan toplumunda eşitlik ve özgürlük konularında Radikal yapıları doğurduğu gibi, cazı da derinden etkiledi. Bu dönemin öfkeli ama son derece yaratıcı müzisyenleri, ana akım cazının beyaz Avro-Amerikan kültürünün hegemonyasına girdiğini savunmuş, devrin muziğine ve ekonomik koşullarına küçük çapta bir başkaldırı başlatmışlardır. Cazda Afrika müziğinden uzaklaşıldığını ve köklerden kopmanın politik alanda savunulan eşitlik ve özgürlük kavramlarıyla ters düştüğünü söyleyerek özgür cazın ilk örneklerini veren bu eşsiz sanatçıların anayolu terk etme öykülerinin siyasal, sanatsal ve ekonomik boyutları caz programcısı Hakan Rauf Tüfekçi moderatörlüğünde Sevin Okyay, Tolga Tüzün ve Çağatay Yıldız tarafından masaya yatırılacak.
25 Ekim 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
PANEL: Caz Müziğinde Kadın Olmak
Çoğunlukla “vokalist” olarak kendisine sahne bulan kadın caz müzisyenlerinin tarihsel açıdan kazanımları ve kayıpları usta yazar, çevirmen ve radyo programcısı Sevin Okyay moderatörlüğünde, ceylan ertem, Karsu Dönmez ve Selen Gülün tarafından değerlendirilecek.
27 Ekim 2014, Pazartesi Saat:14.00 Yer: Akbank Sanat
PANEL: Caz Hakkında Yazmak
“Müzik sadece müzik değildir” sözüne “caz” kadar örnek gösterilebilecek pek az müzik türü vardır. Akademisyenler tarafından siyasal, ekonomik, psikolojik ve sosyolojik açılardan defalarca incelenen caz, sinemadan fotoğrafa, resimden edebiyata kadar pek çok sanat türüyle karşılıklı etkileşimde bulunmuştur. Caz müzisyenleri ile röportajlar yapan, sanatçıların biyografilerini yazan, son çıkan albümleri tanıtan, izledikleri konser ve festivalleri eleştiren bu yazarların keyifli ve gizemli dünyası “Jazz Dergisi”nin editorü Zuhal Focan moderatorlüğünde, günümüzün caz yazarları ile açığa çıkacak. Kimbilir, caz hakkında yazı yazmak icin ilham alacağınız, cesaret bulacağınız gün bugündur.
01 Kasım 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Çocuklarla Caz 
Orff Yaklaşımı’na dayalı olarak yapılacak “Çocuklarla Caz” atölye çalışmasında, en temel caz ritmi olan swing, beden perküsyonu, tekerlemeler ve oyunlarla çocuklara tanıtılacak. Bu ritmin üzerine Orff Çalgıları (Ksilofon, metalofon, vurmalı çalgılar) kullanılarak basit eşliklerle birlikte
çocuklarla beraber melodik doğaçlamalar yapılacak ve ortaya çıkan parçalar düzenlenerek çocuklardan renkli bir caz orkestrası oluşturulacak.
25 kim Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Çocuklarla Beden Müziği Atölyesi 
Festivalin küçük cazseverlere yönelik etkinliklerinden biri de “Çocuklarla Beden Müziği Atölyesi”. Sesin, sessizliğin, elin, parmakların, ayakkabının, rüzgarın, bakışların, kısacası her şeyin müziğe ve ritme dönüştüğü, çocukların hayal gücü ve yaratıcılıklarının yardımıyla müziğin büyülü dünyasına gerçekleştirecekleri bu yolculukta kılavuzumuz uzman psikolog, eğitimci, yazar ve oyuncu Burcu Tekin. Sonunda çocukların “doğaçlama” olarak hazırlayacağı kısa bir gösteri gerçekleştirilecek olan  atölye çalışması çocuklar ve ebeveynleri için yeni algı kapıları açacak.
01 Kasım 2014, Cumartesi Saat: 14.00 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE: Drum&Bass Magazine // Gitar Dergisi Atölyeleri
Bu sene 24. Akbank Caz Festivali kapsamında ikinci kez gercekleştirilecek Drum&Bass Magazine – Gitar Dergisi Atölyeleri, enstrümanlara ve müziğe ilgi duyan her yaştan amatör ve profesyonel katılımcıları bekliyor. Atölyeler sayesinde katılımcılar müzik bilgilerini arttırırken hem iyi vakit gecirecekler, hem de deneyimli eğitmenlerle tanışma imkanı bulacaklar.
02 Kasım 2014, Pazar Saat: 11.00- 21.30 Yer: Akbank Sanat
ATÖLYE:Tap Away
Atölye Dans’ta canlı piyano eşliğinde gerçekleştirilecek “Tap Away” atölye çalışmasında, katılımcılar, 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan ve daha sonra tüm dünyaya yayılan tap dansının tüm inceliklerini eğitmenlerle beraber pratik etme şansı yakalayacak. Etkinlik ile tap dansının çeşitli  kombinasyonlarından faydalanarak, katılımcıların günlük hayatın stresinden kurtulmaları ve “Singing in the Rain” gibi  eski  müzikallerde hissedilen neşeli atmosferin günümüzün zor şehir hayatında yeniden yakalanması amaçlanıyor.
25 Ekim 2014, Cumartesi saat: 15.00 Yer: Atölye Dans
1 Kasım 2014, Cumartesi saat: 15.00 Yer: Atölye Dans
• CAZLI BRUNCH
Festival’in kulağa olduğu kadar damak zevkine de hitap eden ve büyük ilgi gören Cazlı Brunch’ları 24. yılda da devam ediyor. Haftaya caz müziği eşliğinde keyifli başlangıç yapmak isteyenler için, ilk olarak 26 Ekim 2014, Pazar günü tasarımıyla büyük beğeni toplayanBeyoğlu’nun konsept otellerinden Mama Shelter’de düzenlenecek Cazlı Brunch’da Uninvited Jazz Band sahne alacak. Grup, 1920’lerin swing ve blues klasiklerinden oluşan repetuarıyla hafta sonu keyfinize renk katacak.
Uninvited Jazz Band, 2 Kasım 2014, Pazar günü ise bu yıl üçüncü kez Cazlı Brunch’a ev sahipliği yapacak olan Hilton ParkSA’da sahne alacak. Hilton ParkSA’nın nefes kesen boğaz manzarası ve caz muzik eşliğinde gercekleşecek brunch’ta lezzetli açık büfe ve cazın en ateşli dönemlerinden gelen melodiler duygularınızı ele geçirecek.
Akbank Sanat Kafe’nin 25 Ekim ve 1 Kasım tarihlerinde  evsahipliği yapacağı “Akbank Sanat Kafe’de Akşam Üstü Caz” kapsamında Türk cazının genç yeteneklerini dinleyebilir, kendinizi caza bırakıp günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
•   LİSELERDE CAZ ATÖLYELERİ
Müzik ile ilgili olsun ya da olmasın, lise çağındaki birçok gence ulaşmayı, onlara caz müziğini tanıtmayı ve  sevdirmeyi amaçlayan ve bu yıl üçüncüsü gerçekleştirilecek olan “Liselerde Caz Atölyeleri”, yine Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olmaya aday. Soru ve cevap şeklinde gerçekleşecek sohbetler boyunca gençler, M. Cem Tuncer, Ercüment Orkut ve Ediz Hafızoğlu ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını yakından tanıma fırsatı bulacaklar.
“Liselerde Caz Atölyeleri”, 22 Ekim Çarşamba günü Üsküdar Amerikan Koleji ve Alman Lisesi, 23 Ekim Perşembe Özel Şişli Terakki Lisesi ve Özel ENKA Lisesi, 24 Ekim Cuma Avusturya Lisesi ve Galatasaray Lisesi, 27 Ekim Pazartesi kabataş Anadolu Lisesi ve İstanbul Amerikan Robert Lisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.
•   KAMPÜSTE CAZ
Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgarını estiren, artık bir Festival klasiği haline gelen “Kampüste Caz” bu yıl da yoluna devam ediyor. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, 3-14 Kasım tarihleri arasında Gaziantep, Adana, Kayseri, Ankara, Eskişehir, Edirne, Çanakkale ve İzmir’de cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyor.
1850’lerden sonra Orta ve Doğu Avrupa halklarının folklorik ezgileriyle kendi yerel müzikal geleneklerini biraraya getiren müzisyenlerin, daha sonraları Amerika’da sınırlı ölçüde de olsa cazla beslenmeleriyle birlikte temelleri atıklan ve günümüzde “klez jazz” olarak adlandırılan yeni bir caz türünün en özgün topluluklarından Cukunft, Kampüste Caz kapsamında Anadolu’yu dolaşacak.
Polonya-Turkiye diplomatik ilişkisinin 600. yıldönümü nedeniyle 2014 Kültür Programı kapsamında Akbank Caz Festivali ve Jazztopad Festivali işbirliği ile gerçekleştirilecek proje ile Cukunft, Kampüste Caz boyunca gençlere görsel ve işitsel bir şölen yaşatacak.

21. Altın Koza Film Festivali kapsamında yarışacak filmler netleşti. 2014 festivalinde 12 film ‘en iyi’ seçilmek için yarışacak.

mahur_ozmen

Adana’da gerçekleştirilen Altın Koza Film Festivali’nde ‘Ulusal Uzun Metraj’ kategorisinin adayları açıklandı. Festivale başvuran 45 filmden 12’si yarışmaya hak kazandı. Bu yıl 15-21 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan festivalde jüri başkanlığını ise yönetmen Reha Erdem gerçekleştirecek.

Altın Koza ulusal uzun metraj adayları:

21_ak_logo_trBalık – Derviş Zaim

Beni Sen Anlat – Mahur Özmen

Deniz Seviyesi – Nisan Dağ, Esra Saydam

Firak – Halil Özer

Gittiler: Sair ve Meçhul – Kenan Korkmaz

İçimdeki Balık – Ertan Velimatti Alagöz

Neden  Tarkovski Olamıyorum? – Murat Düzgünoğlu

Nergis Hanım – Görkem Şarkan

Silsile – Ozan Açıktan

Toz Ruhu – Nesimi Yetik

Yağmur – Kıyamet Çiçeği –  Onur Aydın

Yola Çıkmak – Evren Erdem

Ulusal Uzun Metraj kategorisinde yer alan 12 filmin 7’si yönetmenin ilk filmi olma özelliğine sahip. Bu filmlerin 8’inin Türkiye prömiyeri festival kapsamında gerçekleştirilmiş olacak. Bu yıl 21.’si düzenlenecek olan Altın Koza Film Festivali’nin kazananları 20 Eylül’de düzenlenecek kapanış töreninde açıklanacak. Festival kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra söyleşiler, sergi ve atölyeler de düzenlenecek.

Cannes ve Venedik gibi sinema dünyasının nabzını belirleyen ve o yüzden dünyanın en önemli üç film festivalinden bir olarak nitelenen Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı’yı sürpriz bir şekilde Çin Halk Cumhuriyeti’nden ‘Bai Ri Yan Huo’ adlı film kazandı.

altın ayı-berlin-2014

Yönetmen; Diao Yinan-Eniyi erkek oyuncu dalında gümüş ayı alan; Fan Liao

Diao Yinan’ın yönettiği ve klasik ‘film noir’ tarzı polisiye filmlere göndermeler yapan ‘Bai Ri Yan Huo’ 1999 yılında Çin’in kuzeyinde yaşanan bir dizi cinayetin eski bir polis tarafından çözülmesi olayını yaratıcı resimler ve sürükleyici bir senaryo ile anlatıyor.

altin-ayi6 Şubat’ta başlayan festivalin ana yarışmasındaki 20 film arasından sıyrılan ‘Bai Ri Yan Huo’nun başrolünde oynayan Liao Fan ise festivalin en iyi erkek oyuncusu seçilerek Gümüş Ayı’yı kazandı.

En iyi kadın oyuncu ödülü ise usta yönetmen Japon Yoji Yamada’nın ‘Chiisai Ouchi’ adlı filmde rol alan Haru Kuroki’ye gitti.

Festivalin en önemli ikinci ödülü Gümüş Ayı’yı festivalin açılış filmi de olan yönetmen Wes Anderson’un ‘Grand Budapest Hotel’ adlı filmi kazandı. Berlinale’nin baştan ön plana çıkan filmlerinden olan ‘Grand Budapest Hotel’, 2. Dünya Savaşı öncesinde ünlü bir Avrupa otelinin kapıcısı Gustave H ile zamanla onun en güvenilir arkadaşı haline gelen lobby-boy Zero Moustafa’nın hikayesini anlatıyor.

Eleştirmenler tarafından Altın Ayı için favori gösterilen Richard Linklater’in ‘Boyhood’u en iyi yönetmen ödülü ile Berlin’den ayrıldı. En son Before Midnight filmiyle izleyici karşısına çıkan Linklater’ın senaryosunu yazıp yönettiği film, Teksaslı bir ailenin ve çocuklarının 6 yaşından itibaren 12 yıl boyunca süren büyüme evresini, bu süreç boyunca yaşananları beyaz perdeye aktarıyor. 400 filmin seyirci ile buluştuğu festivalde İngiliz yönetmen Ken Loach tüm sanat yaşamı için Altın Ayı onur ödülünün sahibi oldu.

64. kez düzenlenen bu yılki Uluslararası Berlin Film Festivali programında Türkiye Sineması’ndan dört uzun, bir de kısa metrajlı film yer aldı. Türk Sineması’nın ilk eseri olarak kabul edilen ‘Ayastefanos’taki Rus Abidesinin Yıkılışı’ adlı belgeselin çekilişinin 100. yıldönümünde festivalde yer alan Türk filmleri büyük beğeni topladı.

Festivalin ‘forum’ bölümünde, yönetmenliğini Melisa Önel’in yaptığı ve Mira Furlan, Timuçin Esen ile Ahmet Rıfat Şungar’ın rol aldığı ‘Kumun Tadı’ adlı yapım seyirciyle buluştu. Eleştirmenler tarafından çok olumlu tepkiler alan film Karadeniz’de bir sahil kasabasında insan kaçakçılığı yapan Hamit’in, botanik bilimcisi olan yabancı bir kadınla ilişkisi ve kasabada birkaç gün mahsur kalan kaçak göçmenlerle hayatlarının kesişmesinin hikayesini anlatıyor. Semih Kaplanoğlu’nun 2010 yılında Berlinale’yi kazanan ‘Bal’ filmini anımsatan sinema dili ve temposuyla dikkati çeken filmin yönetmeni beyazperdeye farklı anlatımları yansıtmayı amaçladığını belirtiyor.

Kumun Tadı’nın Türkiye’de ilkbahar aylarında vizyona girmesi planlanıyor.

Kutluğ Ataman / Kuzu Filmi

Kutluğ Ataman / Kuzu Filmi

Festivalin Panorama bölümünde ise Kutluğ Ataman’ın Almanya ve Türkiye yapımı ‘Kuzu’ filmi büyük ilgi gördü. Prestijli ‘Cicae Art Cinema Award’ ödülünü kazanan filmde başrolleri paylaşan Nesrin Cavadzade, Cahit Gök ile Erzincanlı küçük oyuncular Mert Taştan ve Sıla Lara Cantürk, Berlinale’deki prömiyerde büyük alkış aldı. Kutluğ Ataman’ın Erzincan’da doğduğu köyde çektiği film, babası İsmail’in sünnet düğününün masraflarını karşılayacak parası olmaması nedeniyle korkular geçiren Mert’in bakış açısından Anadolu’nun birçok yerinde devam eden toplumsal baskılara, gelenek ve törelere eleştirisel bir bakış getiriyor.

Son yıllarda özellikle video enstalasyon alanındaki çalışmaları ile dünya çapında tanınan bir sanatçı olan Ataman bu kez sinemaya yönelmesini beyaz perdenin doğrudan duygulara hitap eden özelliği ile gerekçelendiriyor. ‘Kuzu’ filminin Türkiye’deki ilk gösteriminin Adana Altın Koza Film Festivali’nde yapılması hedefleniyor.

Öte yandan Berlinale’de ‘Generation 14plus’ bölümünde Türkiye, Almanya, Hollanda ve Yunanistan ortak yapımı olan, Zeynep Dadak ile Merve Kayan’ın ‘Mavi Dalga’, ‘Generation Kplus’ bölümünde Türkiye, Almanya ve Fransa yapımı Hüseyin Karabey’in Kürtçe çektiği ‘Were Denge Min’, kısa metrajlı filmler arasında da Hasan Serin’in ‘Ağrı ve Dağ’ filmi de gösterime girdi.

 

Kaynak : [-]

6 Mart 2014 Tarihinde açılan Romanya Büyükelçiliğinin düzenlediği geleneksel “2014 Kadın Sanatçılar Günü” sergisi 10 Mart’ta sona erdi.

Derneğimiz yönetim kurulu Başkanı ve Resim Eğitmeni Hale Şakar ÜRKMEZGİL verilen davet ve sergi hakkında bizleri bilgilendirdi.

Sol Baştan: Çiğdem Buçak TELLİ, Romanya Büyük Elçisi; Radu ONOFREİA, Hale Şakar ÜRKMEZGİL, Didem Durukan

Sol Baştan: Çiğdem Buçak TELLİ, Romanya Büyük Elçisi; Radu ONOFREI, Hale Şakar ÜRKMEZGİL, Didem Durukan

Geleneksel olarak kutlanan Martişor gününün üç kadın sanatçısından biri  olmak çok ama çok onur vericiydi. Geçen yıl Romanya ve Türkiye arasındaki kültürel bağın kurulmasına katkılarından dolayı onur ödülü alan Sanatçı Çiğdem Buçak TELLİ  ve genç nesil sanatçılardan Didem DURUKAN ile birlikte olmak ayriyeten güzel bir duyguydu.

Gerek Romanya Büyükelçisi, Sayın Radu ONOFREI  ve gerekse eşinin göstermiş olduğu misafirperverlik ve bizleri gerçekten onurlandırdı.

Romanya’nın sanat verdiği değeri pekçoğumuz biliriz ama özellikle büyükelçiliğin Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve  Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü” sergisinde heykel sanatına yer vermiş olması ve özellikle ülkem ve sanatım adına beni hem onurlandırdı hemde  çok mutlu etti.

Bu arada elbette öğrendiğim kadarıyla “Martişor Kutlamalarının” anlamını da sizlere aktarmak isterim.

Romanya’da Kadınlara ve baharın gelişine adanan, devamlı yenilenmeyi simgeleyen, erkeklerin sevgi ve saygılarını kadınlara anlatabilmek için, genç kızlara ‘Martişor’ adında hediyeler veriyor, sevdiklerinin bileklerine ince bir iple simgelenen bir folklorik festivaldir.  Bu hediyelerin bir yerinde mutlaka kırmızı beyaz birbirine dolanmış ip bulunuyor. Kızlar bu ipliği iki hafta boyunca üzerlerinde taşıyarak, yılın güçlü ve sağlıklı geçeceğine inanıyor.

 

Aşağıda sergiden fotoğrafları görebilirsiniz.

 

Uluslararası Gençlik Filmleri Festivali, bugün Eskişehir’de “Ali: Düşlerinde Özgür Dünya” belgeseliyle başlıyor. Eskişehir, Ankara, İzmir ve İstanbul’u gezecek festivalin bu seneki teması “direniş”.

4.uluslararası genlik flimleri festivali

Bu yıl dördüncüsü düzenlenen Uluslararası Gençlik Filmleri Festivali(GFF) bugün Eskişehir’de galası yapılacak “Ali: Düşlerinde Özgür Dünya” belgeselinin gösterimiyle açılışını yapıyor.


2010’da yola çıkan GFF, her yıl olduğu gibi bu yıl da  sponsorsuz ve herhangi bir bilet ücreti olmadan alternatif bir festival olarak “Direniş” temasıyla karşımızda. Sloganı ise #direnişperdede. Mart ayı gösterimlerinin uğrak noktaları Eskişehir, Ankara, İzmir ve İstanbul. Festival her ildeki açılışını Ali İsmail Korkmaz’ı anlatan belgeselle yapacak.

Sponsorsuz, yarışmasız, ücretsiz

Festivalin detaylarını  Kolektif Yürütme Kurulu üyesi ve festival ekibinden İlknur Özcan’la konuştuk. GFF’nin yola çıkış öyküsünü Özcan şu şekilde aktardı:

“GFF, Öğrenci Kolektifleri’nin bir birimi olan Kolektif Sinema ekibinin 2009 yılında temelini attığı bir festivaldi. Derdimiz gençliğin üretimlerinin olduğu ve bunların ücretsiz, sponsorsuz ve yarışmasız yapıldığı bir festivaldi. Çünkü gençlik filmleri denilince günümüzde akla yozlaşmış filmler geliyor ama bir çok genç yönetmenin kısa-uzun metraj filmleri var ve bunları çeşitli engellere takılmadan sergileyebilecekleri bir alan yok. Festivalimiz bu sıkıntılara çare olmaya ve alternatif bir kültür yaratmaya çalışıyor.”

Bu yılki festival teması “Direniş”

Gençlik Filmleri Festivali her yıl ülke gündemini yakından takip ederek güncel bir temayla ortaya çıkıyor. Geçmiş yıllarda, sanata baskıyı vurgulamak adına seçilen “Yasak” teması ve sınırımızda yaşanan savaşa dikkat çekmek adına “barışın sesini yükseltme” gayesiyle seçilen “Barış” teması bunlara örnek.  Bu yıl da direnişin sanatını perdeye yansıtmayı amaçlayan festival “Direniş” temasını kullanıyor.

Festival Ali İsmail için Eskişehir’de başlıyor

3 yılda, 17 il ve 30 gösterim yerine ulaşan festivalin bu yılki ilk durağı Ali İsmail Korkmaz’ın yaşadığı şehir olan Eskişehir. Hemen ardından 11 Mart Ankara, 16 Mart İstanbul ve 24 Mart İzmir açılışları geliyor. Festival yeni durak noktalarıyla Nisan ve Mayıs’ta da devam edecek. Kesinleşen iller arasında Zonguldak, Denizli, Edirne, Bolu, Konya, Adana, Mersin, Trabzon, Kocaeli ve Bursa var.  Kayseri ve Kırşehir ise bu yıl ilk kez GFF’e  katılan iller.

GFF ekibi, “Ali: Düşlerinde Özgür Dünya” belgeselinin Eskişehir’deki galasından sonra “Ali belgeselini şehrinde, kampüsünde göster” adlı bir kampanyaya imza atmayı düşünüyor. Belgeselden haberdar olan birçok kişi yurtdığı ve yurtiçi gösterimler için şimdiden talip olmuş bile. Ali İsmail’i anlatan belgesel, Belgesel Kolektif Sinema tarafından gönüllülerle birlikte hazırlanmış ve Yönetmen Yıldıray Yıldırım da yapım aşamasında gönüllülere yardımcı olmuş.

Festivalde neler var?

Festivalde bu yıl ustalara saygı kuşağında Yılmaz Güney’in Umut filmi, genç yönetmenlerden kısalar, Kolektif Sinema kısa seçkileri, yurtdışından uzun metrajlı filmler ve Türkiye’den uzun metrajların yanı sıra Eymir Neden Paylaşılamadı?, ODTÜ Ayakta, Ekümenopolis gibi belgeseller de gösterilecek. (PÇ/ÇT)

 

Kaynak : [-]

25 Mart’ta yola çıkacak Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 12′nci yılında, her kadına kendisine ait bir cüzdan, gelir, bütçe diyerek dört kentte 60 filmle izleyiciyle buluştuyor.

film mor

 Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali’nin programındaki 60 filmin 18’i Türkiye yapımı. Yalnızca kadın yönetmenlerin filmlerine yer veren Filmmor, son yılda yapılan filmlerin yer aldığı ‘Kadınların Sineması’ bölümünde aralarında Valeria Golino’dan ‘Bal’, Lucia Murat’tan ‘Bana Anlatılan Anılar’, Zula Hikayeler Ekibi’nden ‘Bekleyiş’in de yer aldığı 33 film gösterilecek.

Festivalin teması da olan ‘Kendine Ait Bir Cüzdan’ bölümünde, her kadının kendine ait bir cüzdanı olması çabasına, kadın emeğine dair 7 film var: Pamela Varela’dan ‘Acı’, Gülten Taranç’tan ‘Konsensüs’, Vidi Bilu’dan ‘Kırılgan’, Özlem Sarıyıldız ve Bilge Demirtaş’tan ‘Kıyı Kıyı’, Sevda Doğan’dan ‘Pedallar ve Topuklar’, Lisa Fruchtman ve Rob Fruchtman’dan ‘Tatlı Rüyalar’ ve Gabriela Pichler’den ‘Ye Uyu Öl’. ‘Cins-iyet-ler’ bölümü 5 filmle, cinsiyet ve cinsel kimliğe dair sorular sorduruyor: Zeynep Oral’dan ‘Ben, Sen, O’; Çağnur Öztürk’ten (Gizli Özne’; Danielle Villegas’tan ‘İki Ruh’, İpek Efe ve Berna Küçülmez’den ‘Pardon! Kim, Ben Mi?’ ve Norma Fernández’den ‘Ruhen Camila’.

Festival 15-23 Mart’ta İstanbul ’da Fransız Kültür Merkezi , İstanbul Modern ve Pera Müzesi’nde başlıyor.

5-6 Nisan Mersin

12-13 Nisan Adana

19-20 Nisan Muğla-Bodrum

Daha fazla detay için FESTİVAL SİTESİ 

Kaynak : [-]

Eğitim kurumumuzun sahibi olan ” Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği” Yönetim Kurulu Başkanı ve Resim Öğretmenimiz, Heykel Sanatçısı  Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL heykelleri ile Romanya Büyükelçiliğin düzenlediği; Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve  Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü” sergisine katılıyor.

hale ürkmezgil (2)

Romanya Büyükelçisi, Radu Onofreia ‘nın çıklaması şu şekilde; Büyükelçiliğimiz kapılarını ikinci defa 2014 Kadın Sanatçılar Günü Sergisini açmaktan son derece mutluyum.

Radu Onofrei

Romanya Büyükelçisi, Radu Onofreia

Bu etkinlik, Romen-Türk kültürel ve sosyal bir etkinlik olup, 1 Mart’ta kutlanan Romen Geleneksel Martişor gününe ve 8 Mart’ta kutlanan Dünya Kadınlar gününe adanmıştır.
Her yıl düzenlenen bu etkinliğin maksadı kadınlar ve cinsiyet eşitliğine üzerine dikkat çekmek ve Romen kültürü ve uluslararası sembolleri estetik bir biçimde, Türk ilhamı ile birleştirerek tanıtmaktır.

Bu etkinliğin en önemli unDAVETİYEsurlarından bir tanesi kadınların yaratma gücünü ve onların insan mutuluğuna ne kadar büyük katkıları olduğunu göstermektir, yani Hayat ve Güzelliğin sesidir bir anlamda. Romen geleneksel Martişor gününü (kadınlara ve baharın gelişine adanan devamlı yenilenmeyi simgeleyen bir folklor festivalidir), üç seçkin Türk bayan sanatçıyı, İstanbullu heykeltıraş Hâle Şakar Ürkmezgil ve Ankaranın en ünlü ressamları olan Çiğdem Bucak Telli ve Didem Durukan‘ı sunmaktan onur duyuyorum.

Üç sanatçımız, kadınları sadece ismen  temsil etmediklerini, kadınsı yaratma gücü ve tarzlarından gelen dünyevi güzelliklerinden ve ilahi mükemmellikle birleşince yer çekiminin
kaybolduğunu hissedersin.  Bu yüzden, Martişor Günü ve Dünya Kadınlar Günü nedeniyle onlara duyduğum sınırsız hayranlığımı ve saygımı sunmak için en iyi fırsat olarak değerlendiriyorum ve tabi ki sanat vasıtası ile.

Katılan Sanatçılar ve haklarında bilgi davetiyede şu şekildedir.

Heykel Sanatçısı Hâle Şakar Ürkmezgil

hale ürkmezgil01949 Ankara doğumlu Hâle Şakar Ürkmezgil, 1973 Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu (Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) Grafik-Serbest İllüstrasyon

Bölümü’nden mezun oldu. 1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe Art Direktör ve Kreatif Direktör olarak çalıştı. 1989 yılında heykel çalışmalarına seramik ile başladı. Çalışmalarını figüratif tarzda mermer yontu ve bronz döküm ile sürdürmekle birlikte pastel ağırlıklı resim çalışmalarına da devam etmektedir. “Nar sanat Eğitim ve Kültür Sanat
Derneği” Kurucularından olup Halen Derneğin Yönetim Kurulu Başkanlığını da yapmaktadır. Yurtiçinde 18 kişisel, yurtdışında Hannover, Köln, Lefkoşa ve Berlin’de olmak üzere kişisel ve karma sergiler açtı. Umut Vakfı ‘Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış’ heykel yarışması ‘Onun Silâhı Sevgi’ seçici kurul teşvik ödülünü aldı. Fransa ‘Roumaziéres-Loubert-Sculptures dàrgile’ performans yarışmasına(2003) katıldı. Pek çok yerli ve yabancı koleksiyonlardaki eserlerinin yanı sıra, Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve
Heykel Müzesi koleksiyonunda ‘Sevgi Emektir’ heykeli bulunmaktadır.

“Yeryüzü ile gökyüzü arasına sıkıştığımda duygumu formlaştırmak gibi bir üslubum var. İnsana dair ne varsa; acı, isyan, pişmanlık, muhabbet, sevgi, boşluk, alıp başını gitme, “gitme” hepsi var.” “Ellerimi yönlendiren gözlerim yüreğime “alet” oluyor. Ve kütlenin statik ağırlığı, böylece yer çekiminden arınıyor…İnsana, duygusuna, duyguma yenilmeyi seviyorum, yaşama öykünmem bu yüzden…”

Çiğdem Buçak Telli

Çiğdem Buçak TELLİ - Yüzüm Çiçek Açtı

Çiğdem Buçak TELLİ – Yüzüm Çiçek Açtı

1958 yılında Antakya’da doğdu. 1978 yılında  Ankara Gazi Eğitim Enstitüsü Resim-İş  Bölümünden mezun oldu. 1975-76 yıllarında  Toprak Su İşlerinde Desinatör olarak çalıştı.  1992 yılında Talim Terbiye Kurulu Resim İhtisas Komisyonu üyeliği yaptı. 1994 yılında Gazi Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesinden Lisans tamamlama aldı. Birçok eğitim kurumunda resim öğretmenliği yapan sanatçı, 1990-2001 tarihleri  arasında Ankara Güzel Sanatlar Lisesinde
görev aldı. 2008– 2011 yıllarında Ankara Grup Sanat Galerisi’nin kurucu sanat yönetmenliği ve yöneticiliğini üstlendi. Birçok kişisel ve karma

çiğdem bucak tellisergisi olan sanatçının, yurt içi ve yurt dışından aldığı ödüller ile birçok koleksiyon ve müzede eserleri bulunmaktadır. Sanatçı, halen Ankara’da kendi atölyesinde çalışmalarını sürdürmektedir.

Boğazımda düğümlenmiş, bir türlü atamadığım bir tıkaç var. Her biten resimde atma hissi ile rahatlıyorum. Doğuruyorum, doğuruyorum,… tekrar tıkanma,…. ve yeniden doğurganlık. Üretken bedenim ve üretken ellerim… Yaşadıklarımın resmini yapıyorum her seferinde. O resimler ki yaşanmışlığa ait plastik fotoğraflar gibi yeniden somutlaşıyor
hayatımda. Tutup, yaşadıklarımı duvarıma asıyorum, izleyip sorgulamak için yeniden kendimi.

 

 

Didem Durukan

didem durukan

Didem DURUKAN-Bir Erkek

1983 yılında Ankara’da doğdu. Ankara Anadolu  Güzel Sanatlar Lisesi Resim Bölümü’nü bitirdikten sonra Hacettepe Üniversitesi güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü’nü ve Edebiyat Fakültesi Sanat Tarihi Bölümü’nü kazandı. Grafik Bölümü’nde lisans eğitimini tamamladıktan sonra lisans üstü eğitimini Hacettepe Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik bölümünde yapmaya başladı ancak kendi isteğiyle yarıda bıraktı. Çocuk ders kitapları için illüstratörlük yaptı. Önemli ajanslarda tasarımcı olarak çalıştı. Altı sene boyunca reklam ajansı yöneticiliği ve art direktörlük yaptı.

kav sanat galerisi, adnan turani sergisi. mayatta.com/kultursanatİki buçuk yıl İstanbul’da çoğu önde gelen sanatçıların web sitelerini yaparak dünyanın çeşitli ülkelerinden ödüller kazandı. Birçok yurtiçi ve yurtdışı workshoplara katılan Didem Durukan halen tasarımcı ve ressam olarak, kendi atölyesinde çalışmalarına devam etmektedir.

WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması “Su, Dünyanın Her Karesinde…Sudaki İzler” Sergisi ile İz Bırakıyor…

Wilo-fotograf-yarismani

 

Suyun masalsı halleri, suya yazılan kareler ve anlar pompa sistemleri sektörünün lider markası WILO’nun 2. Ulusal Fotoğraf Yarışma’nda gerçeklik buluyor. “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışma için suyun peşine düşen objektiflerin yakaladığı eşsiz fotoğraflar, 28 Kasım’a kadar IFSAK’ta fotoğraf severlerin ziyaretine açık olacak.

WILO’nun, hayatın kaynağı olan suya ve dünyada azalan su kaynaklarının verimli kullanılmasına dikkat çekmek amacıyla düzenlediği, “WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nda dereceye girerek ödüllendirilen ve yarışmaya katılan fotoğraflar, düzenlenen sergide bir araya geldi. Suya iz bırakan anların kaydedildiği birbirinden etkileyici 27 fotoğraf karesinden oluşan sergi, İFSAK’ın Beyoğlu’nda bulunan sergi salonunda meraklıları ile buluşuyor.

“Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” konulu yarışmaya, 533 fotoğrafçı, 1.954 eserle katıldı. Sualtı Fotoğraf Sanatçısı Alptekin Baloğlu, Fotoğraf Sanatçısı İbrahim Zaman, Fotoğraf Sanatçısı İzzet Keribar, İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Serkan Turaç ve WILO Pompa Sistemleri A.Ş.’den Melis Öner’den oluşan jüri, birbirinden başarılı eserler arasından titizlikle yaptığı değerlendirme sonucunda dereceye girenleri belirledi.

Bu yıl ikincisi yapılan fotoğraf yarışması ve sergi hakkında görüş bildiren WILO Pompa Sistemleri A.Ş. Genel Müdürü Ercüment Yalçın, “WILO olarak hayatın kaynağı olan suyun verimli kullanılması ve temiz kalması noktasında sorumluluklarımız olduğunu düşünüyoruz. WILO Ulusal Fotoğraf Yarışması, bu doğrultuda yaptığımız çalışmaların en önemlilerinden biri oldu. Yarışmanın fotoğraf dünyasına renk ve heyecan katan, geleneksel bir etkinlik haline gelmesini hedefliyoruz. İki yıldır gördüğümüz ilgiye bakılırsa, bu yolda önemli adımlar atıyoruz.” dedi.

Sergi, 28 Kasım tarihine kadar İFSAK’ın Beyoğlu’ndaki sergi salonunda fotoğraf tutkunlarının ziyaretine açık olacak.

 “Su, Dünyanın Her Karesinde – Sudaki İzler” Fotoğraf Sergisi

Bitiş Tarihi: 28 Kasım 2013

Yer: İFSAK Sergi Salonu

 

YARIŞMADA DERECEYE GİREN İSİMLER

 

“WILO 2. Ulusal Fotoğraf Yarışması”nda ödül, mansiyon ve sergileme alan isimler şöyle sıralandı:

Birincilik Ödülü: Gökalp Bilici (Konya)

İkincilik Ödülü: Ahmet Fatih Sönmez (Van)

Üçüncülük Ödülü: İsmet Danyeli (İzmir)

Özel Ödül: Mehmet Öztürk (Aydın)

Mansiyonlar: Kemal Özkılıç (Giresun)

Murat Aslankara (İstanbul)

Sezgin Güvel (Adana)

Sergilemeler:

Erdal Yavuzak (Yalova)

Sebahattin Özveren (İstanbul) (2 adet)

Galip Çetiner (Bursa)

Ali Haydar Ceylan (İzmit)

Serdar Ağır (İzmir)

Cihan Karaca (Aydın)

Egemen Ön (İstanbul)

Mehmet Ali Kıratlı (Gaziantep)

Şadiye Yaralı (Aydın)

Doğa Tuna Akarsu (İstanbul)

Ahmet Ertem (İstanbul)

Ahmet Turan Kural (İzmit)

Mustafa Yağcı (İstanbul)

Tufan Kartal (İstanbul)

Seyit Konyalı (Konya)

Zehra Çöplü (İstanbul)

Akın Acar (Antalya)

Gökalp Bilici (Konya)

Eyüp Karakuş (Mersin)

Kampüste Caz kapsamında 4 -19 Kasım tarihleri arasında bir çok ildeki üniversite kampüslerinde konserler düzenlenecek

23-akbank-caz-kampuste-caz

23- Akbank Caz Festivali kapsanımda düzenlenen Kampüste Caz etkinlik serisi düzenlenecek.

Kampüste Caz kapsamında 4 -19 Kasım tarihleri arasında Koç Üniversitesi, Kayseri Erciyes Üniversitesi, Galatasaray Üniversitesi, Gaziantep Üniversitesi, Kadir Has Üniversitesi, Çukurova Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, ÖDTÜ, Bahçeşehir Üniversitesi, Anadolu Üniversitesi, Edirne Trakya Üniversitesi, Bursa Uludağ Üniversitesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi, Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi, Karadeniz Teknik Üniversitesi, Boğaziçi Üniversitesi, Erzurum Atatürk Üniversitesi ve İstanbulTeknik Üniversitesinde konserler düzenlenecek.

Etkinlik programı şöyle:

Kayseri Erciyes Üniversitesi

4 Kasım, Pazartesi

Sabancı Kültür Sitesi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Gaziantep Üniversitesi

5 Kasım, Salı

Atatürk Kültür Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Adana Çukurova Üniversitesi

6 Kasım, Çarşamba

Mithat Özsan Amfisi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Orta Doğu Teknik Üniversitesi

7 Kasım, Perşembe

ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Kemal Kurdaş Salonu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Eskişehir Anadolu Üniversitesi

8 Kasım, Cuma

Sinema Anadolu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Erzurum Atatürk Üniversitesi

11 Kasım, Pazartesi

Kültür ve Gösteri Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Karadeniz Teknik Üniversitesi

12 Kasım, Salı

Osman Turan Kültür ve Kongre Merkezi Hasan Turan Salonu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Samsun Ondokuz Mayıs Üniversitesi

13 Kasım, Çarşamba

Atatürk Kongre ve Kültür Merkezi – Mavi Salon

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Ege Üniversitesi

14 Kasım, Perşembe

Prof. Dr. Yusuf Vardar – Mötbe- Kültür Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Dokuz Eylül Üniversitesi

15 Kasım, Cuma

Eğitim Fakültesi Konferans Salonu

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Bursa Uludağ Üniversitesi

18 Kasım, Pazartesi

Prof. Dr. Mete Cengiz Kültür Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

Edirne Trakya Üniversitesi

19 Kasım, Salı

Devlet Konservatuvarı Sanat ve Eğitim Merkezi

18:00 Sean Nowell and The Kung-Fu Masters

 

PDF Olarak indirip okumak için lütfen  TIKLAYINIZ.