Yazılar

garanti-cocuk-filmleri-festivaliGaranti Bankası ve TÜRSAK Vakfı’nın işbirliğiyle çocuklar için düzenlenen Garanti Çocuk Filmleri Festivali 12. yılında, 13-15 Nisan tarihlerinde Manisa, 21-22 Nisan tarihlerinde ise Uşak’ta minik sinemaseverlerle buluşacak. Festivaldeki film gösterimlerine, çocuklar aileleriyle birlikte ücretsiz olarak katılabilecek.

Festival, dünyanın en prestijli film festivallerinden Berlin Film Festivali’nde yarışan ve yönetmenliğini An Vrombaut’un yaptığı “Sevimli Zürafa” filmiyle açılış yapacak. Daha sonra, yönetmenliğini Katerina Maters ve Graeme Base’in yaptığı bol ödüllü “Cesur Kaptan”, farklı animasyonlarıyla dünya çocuklarının beğenisini kazanan “Büyülü Evler” başta olmak üzere dünyanın 20’den fazla ülkesinden gelen filmlerle devam edecek. Gösterilecek filmler, önceki yıllarda olduğu gibi masalcı abla ve ağabeyler tarafından seslendirilecek.

Festival kapsamında gerçekleştirilecek yarışmayla, festivalin “En İyi Film”ini, her yıl olduğu gibi, yaşları 6-9 arasında değişen “Çocuk Jürisi” seçecek. Jüri üyesi çocuklar, Manisa’da katılacakları jüri atölyesinin ardından, festivalin yarışma bölümünde seyirci karşısına çıkacak beş filmi izleyerek birinciyi belirleyecek. Festival kapsamında her iki şehirde de çocukların katılabileceği workshoplar düzenlenecek.

47siyad-odulleriBerkin Elvan’ın anılmasıyla başlayan SİYAD Ödülleri sahiplerini buldu. En iyi film Nuri Bilge Ceylan’ın yönettiği Kış Uykusu 6 dalda ödül alarak geceye damga vurdu.

47. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Ödülleri, dün gece Cemal Reşit Rey’de gerçekleşen törenle sahiplerini buldu. Özge Özberk’in sunduğu törende bu yılın ödüllerine Nuri Bilge Ceylan’ın Altın Palmiyeli filmi ‘Kış Uykusu’ damga vurdu. ‘Kış Uykusu’ geceden En İyi Film, En İyi Yönetmen, En İyi Kadın Oyuncu (Melisa Sözen) ve En İyi Erkek Oyuncu’nun (Haluk Bilginer) da aralarında olduğu altı ödül kazandı. Nuri Bilge Ceylan, ödülünü alırken “Sinema üzerine çok fazla yazı yazılan bir sanat dalı. Fotoğrafçılık yaptığım günlerden hatırlıyorum çok büyük bir sessizlik vardı. Özellikle yazılar için sinema yazarlarına teşekkür etmek isterim. İster olumlu ister olumsuz olsun hepsinden çok şey öğreniyorum,” diye konuştu.

Açılış konuşmasını yapan SİYAD Yönetim Kurulu Başkanı Melis Behlil, birinci ölüm yıldönümünde Berkin Elvan’ı andığı konuşmasında sansür ve ifade özgürlüğünden bahsederek derneğin sansürün her türüne karşı olduğunun altını çizdi.

100 YILIN EN İYİ 10 FİLMİ SEÇİLDİ

Sinema Yazarları Derneği, Türkiye Sineması’nın 100. Yılı kutlamaları vesilesiyle bu yıl özel bir seçim daha gerçekleştirdi. SİYAD üyelerinin oylarıyla belirlenen ‘Yüzyılın 100 Filmi’ listesinin zirvesinde bulunun on film de törende ilan edildi. Sinema Yazarlarının seçimiyle Yılmaz Güney‘in filmi ‘Umut’ birinci sıraya yerleşti. ‘Umut’u sırasıyla şu filmler takip etti: Yol, Sevmek Zamanı, Anayurt Oteli, Vesikalı Yârim, Muhsin Bey, Sürü, Selvi Boylum Al Yazmalım, Masumiyet, Bir Zamanlar Anadolu ’da.

47. SİYAD ÖDÜLLERİ ŞÖYLE

En iyi film
Kış Uykusu – Zeyno Film, Memento Films, Bredok Films

En iyi yönetim
Nuri Bilge Ceylan – Kış Uykusu

Mahmut Tali Öngören En iyi senaryo
Deniz Akçay – Köksüz

Cahide Sonku En iyi kadın oyuncu performansı
Melisa Sözen – Kış Uykusu

En iyi erkek oyuncu performansı
Haluk Bilginer – Kış Uykusu

En iyi yardımcı kadın oyuncu performansı
Lale Başar – Köksüz

En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı
Ayberk Pekcan – Kış Uykusu

En iyi müzik

Kenan Doğulu – Unutursam Fısılda
En iyi görüntü yönetimi
Gökhan Tiryaki – Kış Uykusu

En iyi kurgu
Yorgos Mavropsaridis – Sivas

En iyi sanat yönetimi
Soydan Kuş – Unutursam Fısılda

En iyi belgesel film adayları
Tepecik Hayal Okulu, Güliz Sağlam

En iyi kısa film adayları
Müjdeler Var Yurdumun Toprağına Taşına, Erdi Sinemam 100 Şeref Yaşına!, Melik Saraçoğlu & Hakkı Kurtuluş

1’inci ArToros Uluslararası Alternatif Turizm Kültür-Sanat Çalıştayı ve Festivali, 20 ülkeden 140 sanatçıyı İstanbul’da ağırladı.

Cennet Kültür ve Sanat Merkezi, Antalya Büyükşehir Belediyesi ve Küçükçekmece Belediyesi işbirliğiyle düzenlenen ArToros isimli sergiye ev sahipliği yaptı. 1.ArToros Uluslararası Alternatif Turizm Kültür-Sanat Çalıştayı ve Festivali kapsamında gerçekleştirilen karma serginin açılışına Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Salih Çevik, Antalya Büyükşehir Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Başkanı Mithat Yolcu, sanatçılar ve çok sayıda sanatsever katıldı.

Artoros
140 SANATÇININ EMEĞİ VAR

Sergide, farklı dallarda üretim yapan, 20 ülkeden 140 sanatçı Ürünlü Altınbeşik Mağarası, Ormana, Üzümdere, İbradı/Antalya bölgesinde buluşarak, bölgeyi yansıtan birçok özgün sanat eserini üreterek, sanatseverlerin beğenisine sundu.

Böyle bir sergiye Küçükçekmece’de ev sahipliği yapmaktan duyduğu memnuniyeti dile getiren Küçükçekmece Belediyesi Kültür ve Sosyal İşler Müdürü Çevik, emeği geçenlere teşekkür etti.

“İYİ Kİ SANAT VAR”

Sergide eseri bulunan Artoros sanatçısı Neslihan Yazır, mutluluğunu, “Herkes kendi ülkesini tanıtırsa, bu ülke farklı yerlere gelebilir. Bizler Torosları İstanbul’a taşıdık. İyi ki sanat var” sözleriyle dile getirdi.

Antalya Büyükşehir Belediyesi olarak sanatı ve sanatçıyı desteklediklerini ifade eden Mithat Yolcu ise, Başkan Karadeniz ve ekibine teşekkür etti. Dünya sanatçılarını kültürel mirasımızla buluşturması açısından önem taşıyan sergi, 10 Mart’a kadar CKSM’de izlenebilir.

matrakci-nasuh“Bu tablolar 1534 yılında Anadolu’nun İstanbul’dan Tebriz’e Tebriz’den Bağdat’a kadar resimli yol haritasıdır” 

Ünlü Türk minyatür sanatçısı, savaş oyunları uzmanı ve  tarihçi Matrakçı Nasuh’un eserleri, Ankara’da görücüye çıktı.

Kızılay metro istasyonunda, “Matrakçı’nın Şehirleri” konulu sergi  açıldı.

Açılışta konuşan Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Başkanı Turan Karataş,  serginin Matrakçı Nasuh’un minyatürlerinden oluştuğunu belirtti.

Karataş, sergide Prof. Dr Nurhan Atasoy’un seçtiği 40 eserin yer  aldığını ifade ederek, “Bu tablolar 1534 yılında Anadolu’nun İstanbul’dan  Tebriz’e Tebriz’den Bağdat’a kadar resimli yol haritasıdır. Matrakçı, bu eserlere  metre ve mil hesabını da koymuştur. Bu minyatürler şehirlerin 500 yıl önceki  tarihi neydi, oradaki eserler nasıldı, bunları kontrol etmek için birer belgedir”  dedi.

Karataş, serginin birkaç ay önce İstanbul Dolmabahçe Sarayı’nda da  açıldığını ve çok büyük ilgi gördüğünü söyledi.

“Matrakçı’nın Şehirleri” konulu sergi, 21 Şubat’a kadar gezilebilecek.

Kaynak: Medya

new-yorkta-istanbul-esintisiDoğuyla batıyı birleştiren İstanbul’dan esintiler taşıyan üç boyutlu, metal, cam, mermer, bronz heykel ve yağlı boya resimlerin sunulduğu “İstanbul Esintisi” sergisi, New York’ta düzenlenen resepsiyonla sanatseverlerin ziyaretçine açıldı.

Türk Kültür Vakfı ve Armaggan Sanat ve Tasarım Galerisi işbirliğinde düzenlenen ve Türkiye’den birçok sanatçının eserlerinin yer aldığı “İstanbul Esintisi” sergisi, New York’ta yeni hizmete giren, tekstilden gıdaya pek çok alanda bağımsız tasarımcıyı bir araya getirerek aynı zamanda bir alışveriş platformu olarak hizmet veren Bene Rialto’da Amerikalı sanatseverlerin beğenisine sunuldu.

Serginin açılışına New York Başkonsolosu Ertan Yalçın, Amerika Türk Koalisyonu Başkanı Lincoln McCurdy ile New York’ta yaşayan Türk toplumu temsilcileri ve Amerikalı sanatseverler katıldı.

Farklı teknik, stil ve bakış açılarını yansıtan Aslı Kutluay, Pembe Hilal Tüzüner, Meral Değer, Dinçer Güngörür, Ayşegül Kırmızı, Dilek Aydıncıoglu, Camekan, Nadia Arditti, Semra Özümerzifon ve Derya Özparlak gibi Türk sanatçıların eserlerinin yer aldığı serginin küratörlüğünü Şanel Şan Sevinç yapıyor.

Sergi, 15 Ocak 2015’e kadar ziyarete açık kalacak.

nazim-hikmetÇağdaş Türkçe şiirin kurucularından biri olan Nazım Hikmet’in kültür mirasını devam ettirmek adına Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’ açıldı. Açılışa Orhan Pamuk görüntülü bir konuşma ile katıldı.

Türkiye’de bir üniversite bünyesinde ilk kez Nazım Hikmet adına bir merkez kuruldu. Yazar Murat Gülsoy’un öncülüğünde başlatılan proje, uzun bir araştırma ve ön çalışma sürecinin sonunda tamamlandı ve 15 Aralık’ta hayata geçirildi.

Buna göre Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde kurulan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nde özgün araştırmaların desteklenmesi planlanıyor. Ayrıca baraşırılı çalışmalar Nazım Hikmet Tez Ödülü ile onurlandırılacak.

Pamuk video konferansla katıldı

Merkezin açılışında görüntülü konferans yoluyla katılan Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Nazım Hikmet’i şu sözlerle anlattı:

“Nâzım Hikmet’i anlamak onu tabu ve yasaklarla korunan bir başka put haline getirmek değil; onun bu olağanüstü yeteneğini nasıl büyük bir edebiyat haline getirdiğini adım adım görmektir.”

Ayrıca Nazım Hikmet’in kişiliğinden de etkilendiğini ve 1970’li yıllarda onun gibi şiirler yazmayı denediğini de belirten Pamuk konuşmasına şöyle devam etti:

“Benim şiirlerim çok kötüydü ama onun gibi olmak heyecanı vardı bende. Ben Lise 2’de okurken yayınlanan, Nâzım Hikmet’in hapishaneden Kemal Tahir’e gönderdiği mektuplar hayat yolunda bana çok yardımcı olmuştur. Nâzım Hikmet’in Orhan Kemal’e yazdığı mektupları da aynı heyecanla okurdum. Bu mektuplar beni toplumsal, eleştirel Türk edebiyatına da açmıştır.”

Nazım Hikmet’in kahramanlaştırılmasından da bahseden Pamuk bu konuya dair düşüncelerini şöyle aktardı:

“Biz kahramanlarımızı anlamak değil; onlara hayran olmak isteriz. Çoğumuzun menkıbename’leri tercih etmesi bu nedenledir. Kahramanlarımız hakkında tabular icat ederiz. Nâzım Hikmet’in hayatı da eserleri de bu türden tabu ve yasaklarla doludur. Atatürk döneminde Nâzım Hikmet hakkında açılan davalar, şairin çeşitli defalar sürgüne veya hapse gönderilmesine rağmen Atatürk’ü sevmeye devam etmesi; ancak hapisten çıkar çıkmaz Kuvayı Milliye Destanı’nı yarım bırakması böyle tabu bir konudur.”

Tarık Akan, Rutkay Aziz, Oya Baydar, Altan Öymen gibi tanınmış isimlerin yanı sıra akademik dünyadan, yayınevlerinden ve basından da pek çok kişi merkezin açılışında hazır bulundu.

Merkezde neler yapılacak?

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi, edebiyat, tarih, sanat ve sosyal bilimler alanlarında disiplinler arası çalışmalar yapmak ve çağdaş Türkçe şiirin kurucu şairi şair Nazım Hikmet’i tanıtmayı planlıyor. Bu kapsamda Merkez, Türkiye’nin kültür ve sanat birikimi üzerine yapılacak özgün çalışmaları destekleyecek, araştırmacılar için uygun bir ortam hazırlayacak, ulusal ve uluslararası ölçekte bilgi paylaşımını sağlayan bir yapı oluşturacak. Ayrıca Türkiye’nin son iki yüzyıllık kültür ve sanat birikimi üzerine yapılan özgün akademik çalışmaları desteklemek üzere ‘Nâzım Hikmet Tez Ödülü’nün de her yıl verilmesi planlanıyor.

Kaynak: Al Jazeera

Hollanda’nın Rotterdam kentinde, ilk kez önceki yıl gerçekleştirilen ‘Kırmızı Lale Film Festivali’nin ikincisi 25-31 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.

kırmızı-lale-film-festivali

Hollanda’nın Rotterdam kentinde, ilk kez önceki yıl gerçekleştirilen ‘Kırmızı Lale Film Festivali’nin ikincisi 25-31 Mayıs tarihleri arasında yapılacak.

Fatma Girik’in ‘Yaşam Boyu Başarı’, Nuri Bilgi Ceylan’ın da ‘Kırmızı Lale Ustaya Saygı’ ödülü alacağı festival Hollanda Türkiye Kültür Vakfı tarafından organize ediliyor.

Festivalin açılış ve kapanış gecesi Rotterdam Lantaren Venster Kültür Merkezi’ndeki büyük salonda düzenlenirken film gösterimleri ise aynı kültür merkezinin iki ayrı salonunda gerçekleştirilecek.

Kaynak :[-]

BU yıl 22 Mayıs-1 Haziran tarihleri arasında 19’uncusu gerçekleştirilecek olan Londra Türk Film Festivali, Birleşik Krallık’ın simge binalarından 02 Millennium Dome’da açılıyor.

Serra-yilmaz

Her yıl, Sundance Film ve Müzik Festivali’nin Londra ayağına ev sahipliği yapan, dünyanın en büyük konserlerinin verildiği 02 Milenyum Dome, bu yıl ilk kez Türk Film Festivali’ni de ağırlayacak. YozgatBlues’un Londra prömiyerinin yapılacağı festivalde Serra Yılmaz’a ‘Yaşam Boyu Başarı’ ödülü verilecek. Festival’in açılış gecesi verilecek ödülü, geçtiğimiz yıllarda Türk sinemasının dev isimleri Türkan Şoray, Şener Şen, Hülya Koçyiğit ve Kadir İnanır almıştı.

TÜRK FİLMİ RÜZGÂRI ESECEK

Her yıl festival izleyicilerinin oylarıyla belirlenen ‘GoldenWings İzleyici Ödülü’ ise festivalde yer alan uzun metrajlı filmler arasından yine Londra’daki izleyicilerin oylarıyla belirlenecek. Türk sinemasının usta isimlerinin imza attığı filmlerin yanı sıra, yeni nesil yönetmenlere de kapısını açık tutan festival, ilk filmler, kısa film seçkisi ve sinemacılarla yapılacak söyleşilerle festival süresince Londra’da Türk sineması rüzgârı estirecek.

İngiliz ve dünya edebiyatının mihenk taşlarından ünlü yazar William Shakespeare, genel olarak kabul olan biyografisine göre 2014 yılında 450. yaşına girecek. Bu sebeple, dünya sahnelerinin en başarılı isimlerinden olan yazar, tüm dünyada ve Türkiye’de çeşitli etkinliklerle anılacak.

ShakespeareHer yıl olduğu gibi bu yıl da yurt dışında, ünlü aktörlerin âdeta imtihan verdiği Shakespeare oyunları sahnelenecek. Jude Law, 15 Şubat’a kadar “V. Henry” ile West End’de sahnede olacak. Kevin Spaceyli “III. Richard” ile başarılı bir başlangıç yakalayan Sam Mendes’in “Kral Learı” da, yaklaşık bir ay sonra perdelerini açacak.

Yurt içinde Kent Oyuncuları, Şehir Tiyatroları ve İstanbul Devlet Tiyaroları kutlamalara için özel olarak Shakespeare oyunlarından bazılarını sahneleyecek. Ayrıca “Titus Androcinus”, Semaver Kumpanya’nın ses getiren yorumuyla ve yenilenen kadrosu tarafından sergilenirken sezon açılışında da Tiyatro Pera tarafından sergilenecek “Kısasa Kısas” sanatseverlerle buluşacak. Tüm bunlara ek olarak Devlet Tiyatroları, Shakespeare’i Anadolu sahnelerine taşıyacak. Moda Sahnesi’nde açılış oyunu olarak sergilenmeye devam edilen ve kadrosunda Onur Ünsal’ın da yer aldığı “Hamlet”; 4 Ocak Cumartesi, 5 Ocak Pazar, 9 Ocak Perşembe ve 10 Ocak Cuma 2014 tarihlerinde seyirciyle tekrar buluşacak.

Uluslararası Çoğaltım Hakları Kuruluşları Federasyonu 29 – 31 Ekim tarihlerinde İstanbul’da yapacağı 2013 yılı Dünya Kongresinde telif hakları ve korsan yayınlar tartışılacak.

telif-haklarıUluslararası Çoğaltım Hakları Kuruluşları Federasyonu (International Federation of Reproduction Rights Organisations –IFRRO ) 2013 yılı Dünya Kongresini 29 ile 31 Ekim arasında, Grand Cevahir Otel ve Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

Kongre kapsamındaki “Telif Hakları, Kültürel Çeşitlilik ve Toplu Hak Yönetimi” başlıklı uluslararası konferansa çeşitli ülkelerden, telif hakları alanında çalışan kurum ve kuruluşlardan 200’ün üzerinde delege, temsilci ve uzman katılacak.

IFRRO üyesi Yayıncılar Meslek Birliği’nin ( YAYBİR) ev sahipliğinde toplanacak kongrede telif hakları, lisanslama, korsanla mücadele, elektronik yayıncılıkta telif hakları gibi konular, dünyadan örneklerle ve deneyimlerle konuşulacak.

Kongreyle eş zamanlı olarak, IFRRO’nun “Toplu Hak Yönetimi: Yaratıcılıktan, Kültürel ve Ekonomik Gelişmeden Yararlanmak” temalı Genel Kurulu da gerçekleştirecek.

IFRRO Başkanı Rainer Just ve Kültür ve Turizm Bakan Yardımcısı Abdurrahman Arıcı ‘nın açılışını yapacağı kongrede teknoloji şirketlerinin kültür endüstrisine verdiği zararları anlatan “Free Ride” adlı kitabıyla tanınan Robert Levine de bir konuşma yapacak. (EA)

 

Kaynak : [-]

Festivalin açılış filmi Wong Kar Wai imzalı The Grand Master…

Sadece film seçkileriyle değil, dünyaca ünlü yapımcı ve dağıtımcıları bir araya getiren film marketi ve festival kapsamında düzenlenen etkinlikleriye Avrupa’nın en önemli film festivallerinden biri olan Berlin Film Festivali 7 Şubat’ta ünlü yönetmen Wong Kar-Wai’nin Bruce Lee’nin hayatını anlatan yeni filmi The Grand Master ile 63. kez perdelerini açıyor. Wong Kar Wai ayrıca bu yıl jüri başkanı olarak da görev yapacak.

Festivalin Panorama bölümünde gösterilecek olan Uğur Yücel’in yönettiği Soğuk ile Aslı Özge’nin yönettiği Hayatboyu festivalde dünya prömiyerlerini gerçekleştirirken, Reha Erdem‘in yeni filmi Jin de yine festival kapsamında seyirci ile buluşacak.

Bu yıl büyük ödül Altın Aslan için 19 film yarışıyor. Gus Van Sant‘ın Promised Land, Steven Soderbergh‘in Acı Reçete (Side Effects), Ulrich Seidl’in üçlemesinin final bölümü Paradise: Hope, Juliette Binoche’lu “Camille Claudel 1915”, Catherine Deneuve’lü “Elle s’en va” ve “La Religieuse” yarışmalı bölümün dikkat çeken yapımları olarak öne çıkıyor. Ayrıca bu bölümde ülkesi İran’da film çekmesi yasaklanan yönetmen Jafar Panahi ve arkadaşı Kambuzia Partovi’nin birlikte çektikleri Closed Curtain de yer alıyor.

17 Şubat’ta sona erecek olan festival nedeniyle Berlin’nin 120 bin konuk ve 4000 gazeteciyi ağırlaması bekleniyor. Yarışma dışı programda ayrıca Claude Lanzmann’ın Yahudi soykırımıyla ilgili röportajlardan ve tanıklıklardan oluşan 9.5 saatlik Shoah belgeselinin elden geçirilerek yenilenen versiyonu gösterilecek. Yarışma dışı programda diğer dikkat yapımlar arasında Ethan Hawke ve Julie Delpy’nin başrollerinde yer aldığı Before Midnight, ABD yapımı animasyon Crood’lar (The Croods) ve River Phoenix‘i çekimleri sırasında kaybettiğimiz Dark Blood bulunuyor.

 

‘Aphrodisias çığlığı’

Ara Güler’in 1958 yılında bir rastlantı sonucu buluştuğuAphrodisias Antik Kentine ait fotoğraflardan oluşan siyah beyaz ve renkli prodüksiyon fotoğraflar Akademi Knidos’ta sanatseverlerle buluştu.

Rahatsızlığı nedeniyle Ara Güler serginin açılışına katılamazken, aralarından gazeteci yazar Osman Saffet Arolat ve Uluslararası Nakliyeciler Birliği Başkanı Çetin Nuhoğlu’nun da bulunduğu çok sayıda sanatsever deniz uçakla İstanbul’dan Palamutbükü’ne inerek buradan serginin açılışının yapılacağı Yaka Köyündeki Akademi Knidos’a ulaştı.
1958 yılında dönemin Başbakanı Adnan Menderes’in Aydın’da bir baraj açma törenini fotoğraflamak için yola çıkan Ara Güler, törene geç kalınca Aydın Valiliğinin tahsis ettiği jeeple Menderes’i izlemeye giderken yolunu kaybeder ve yolu Aphrodisias ile kesişir. Burada Antik kenti ve bu kentte yaşayan insanları, antik kent kalıntıları altında kalmış çığlık çığlığa “beni gün yüzüne çıkarın” diyen görüntülerle karşılaşır. Güler’in Akademi Knidos’ta 1 Ağustosta açılan ve 30 ağustos tarihine değin ziyarete açık tutulacak birbirinden ilginç fotoğraflar işte Aphrodisias Çığlığı başlığı ile tuvallerde yerini aldı.
Renkli ve siyah beyaz 40 fotoğrafın yer aldığı Aphrodisias Çığlığı adlı fotoğraf sergisi iş, sanat, turizmci ve tatilcileri buluştururken; İbrahim Çiftçioğlu, Mustafa Altıntaş, Ertuğrul Ateş, Altan Çelen ve Saim Erken gibi sanatçılarda sergiyi izleyenler arasında dikkat çekti. Yöre halkı ve tatillerini bu yörede geçiren özellikle yabancı turistlerin sergiye ilgisi ise görülmeye değerdi.
Ara Güler’in rahatsızlığı nedeniyle katılamadığı Aphrodisias Çığlığı fotoğraf sergisine katılanlar, dünyaca ünlü fotoğraf sanatçımıza geçmiş olsun dileklerini iletirken, “O’nun her fotoğrafından Ara Güler’in aydınlık yüzünü görüyoruz” dediler.

 

Kaynak : [-]