Tiyatroseverlerin merakla ve heyecanla beklediği 22. İstanbul Tiyatro Festivali, bugün perde açıyor! Daha önceki senelerde iki yılda bir düzenlenen festival, artık her yıl tiyatroseverle buluşuyor. Bu yıl hummalı bir hazırlık süreci yaşandı. İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen ve 4 Aralık’a kadar sürecek festivalde 12 uluslararası, 12 yerli yapım, 18 farklı mekanda izleyici karşısında olacak. Festival, sadece oyunlarla sınırlı kalmayacak!

22. İstanbul Tiyatro Festivali bugün başlıyor. Nasıl geçti hazırlıklar, izleyicileri nasıl bir festival bekliyor?
Yoğun bir hazırlık süreci tabii… Bugün başlıyor festival ama oyunların provaları, kurulumları günler öncesinden başladı. İstanbul Tiyatro Festivali’nde bu yıl özellikle dans ve performans gösterileri geçmiş yıllara göre daha fazla yer tutuyor. Bu yıl yine kendi alanında önemli çalışmalar yapan toplulukları, yönetmenleri ve koreografları ağırlayacağız.

Uluslararası yapımlar arasında Robert Lepage’ın yönettiği Hamlet/Collage, Mourad Merzouki’nin koreografisi ile PIXEL, Nederlands Dans Tiyatrosu 1, Roberto Latini’nin çağdaş bir yorumla sahneye taşıdığı Piccolo Teatro yapımı Komik Tiyatro, Theodoros Terzopoulos’un yönettiği Amor ve Alarme, Compagnia Baccala’dan PSSPSS yer alıyor. 0090 Platform ve Flaman Kültür Bakanlığı ile birlikte gerçekleştirdiğimiz işbirliğinde “Flaman Seçkisi” başlığı altında programa Flaman sanatçılarla Belçika’da yaşayan ve üreten Türkiyeli sanatçıların birlikte sahneledikleri prodüksiyonlar yer alıyor.

Bu yapımlar Gece Sempozyumu, Varoluş, Fourfold, Beyaz Üzerine Beyaz ve YU… Ve tabi ki programımızın olmazsa olmazları arasında yer alan 12 yerli yapım var. İki oyun dışında tüm oyunlar ilk kez festivalde seyirciyle buluşacak bu nedenle biz de oldukça heyecanlıyız. Yüzleşme, Kral Lear, Yüz Yılın Evi, Ruhiye, DO KU MAN, 45’lik, Timsah, Gülünç Karanlık, Zebercet, Timsah, Artık Bir Davan Var ve Sahbinin Sesi merakla beklediğimiz yerli yapımlar.

Buca belediyesi tarafından planlanıp yapılan Sokak Kütüphanesi, vatandaşlar tarafından çok beğenildi.

İzmir’de Buca Belediyesi’nin ilçede okuma oranını artırmak için hayata geçirdiği Sokak Kütüphanesi, büyük ilgi gördü.

Şirinyer pazar yerinde ‘Al, götür oku getir’ sloganı ile kurulan ve kısa sürede vatandaşlar tarafından yoğun ilgi gören Sokak Kütüphanesi, ilçede yaşayanların buluşma ve okuma noktası oldu. Hikaye, roman ve masal gibi tüm yaş gruplarına hitap eden kitapların yer aldığı kütüphaneye vatandaşlar kendilerine ait kitapları da bağışlayabiliyor.

Özellikle gençler Sokak Kütüphanesi’nde istedikleri kitabı bulabildiklerini söyledi. Ancak kağıt toplayıcılarının kütüphanedeki kitapları alıp geri getirmemesi nedeniyle uygulamada sıkıntı yaşandığı belirtiliyor.

Antik Yunan sanatının ikonik örneklerinin, modern dönem simgeleriyle bir araya geldiği heykel sergisi 30 Kasım’a kadar Trump Art Gallery’de (TAG) sanatseverlerle buluşacak.

Trump Art Gallery, yerli ve yabancı sanatçıların sanat eserlerine ev sahipliği yapmaya, İstanbullulara sanatın özgün örneklerini sunmaya devam ediyor.

Pera Sanat Heykel Sergisi, Antik Yunan Çağı heykel sanatının ikonik örneklerini, bugünün simgeleriyle bir araya getirerek geçmiş ile geleceği aynı formda buluşturuyor. Güzellik anlayışının çağlar boyunca uğradığı dönüşümün, heykel sanatı ile ifade edildiği sergide, klasik sanata mizah öğesinin katılması da dikkat çekiyor.

Antik dönemle modern dünyanın simgelerini bir arada kullandığı çarpıcı heykeller, 30 Kasım’a kadar Trump Alışveriş Merkezi B3 katında bulunan Trump Art Gallery’de sergilenecek.

Dünyaca ünlü olan Di Meo takvimi bu yıl sayfalarına İstanbul’u taşıdı. 17’nci yılını kutlayan Di Meo takvimi, takipçilerini Napoli’den İstanbul’a uzanan macera dolu bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyor. Takvimin Generoso Di Meo, İstanbul ile ilgili bir çalışmayı çocukken düşündüğünü ve buraları hayal ettiğini belirtti.

Takvimin sahibi olan Generoso Di Meo, Boğaziçi Küresel İlişkiler Merkezi Direktör Yardımcısı Ceyhan Aksoy ve Lecce Üniversitesi’nden Rosita D’amora kameralar karşısına geçti.

Generoso Di Meo yaptığı açıklamada , “Buraya gelmek benim için bir rüyaydı. Napoli ve İstanbul arasındaki ilişkiyi hem fotoğraflarla hem de makalelerle anlatmaya çalıştık. Bu takvimin tanıtımı için yarın yapacağımız davete dünyanın her yerinden 700’e yakın insan gelmeye başladı. Yarın akşam takvimi destekleme için Çırağan Sarayı’nda olacaklar. Napoli ile Osmanlı arasındaki ilişkiyi vurgulamak için Osmanlı atmosferi yaratmaya çalıştık. Misafirlerimize ney resitali vereceğiz girişte, Osmanlı’yı sadece görüntüde değil, yemekleriyle kültürüyle müziğiyle tanıtacağımız bir etkinlik olacak” dedi.

Nisan ayından bu yana Uluslararası Rahmaninov Turnesi kapsamında yurt içinde ve dışında birçok şehirde Rahmaninov turnesini düzenleyen piyanist Emre Yavuz, Akşehir’de bir fabrikada iş makinelerinin arasında işçilerle buluşmayı planlıyor.

Yıl boyunca düzenlediği konserlerle dinleyicilerin karşısına çıkan başarılı piyanist Emre Yavuz, Akşehir’de bulunan bir fabrikanın 50. yıl kutlamaları kapsamında iş makineleri arasında performans verecek. Yavuz, yarın 16:30’da düzenlenecek konserde işçilere Rahmaninov, Schubert, Scarlatti, Rameau, Saygun ve Chopin’in eserlerini çalacak.

Emre Yavuz 2013’te Zubin Mehta yönetiminde Tel Aviv’deki yıllık geleneksel Gala Konseri’nde Beethoven’ın 3. Piyano Konçertosu’nu seslendirmiş ve 2015’te 2. Hacettepe Ulusal Piyano Yarışması’nda, 2016’da 15. Viyana Uluslararası Piyano Yarışması’nda birincilik ödüllerini ve Schubert Özel Ödülü’nü, Dortmund’da düzenlenen 13. Uluslararası Schubert Piyano Yarışması’nda üçüncülük ödülünü kazanmıştı. Yavuz, 2017 yılında Bad Kissingen’de 15.’si düzenlenen Kissingen Piyano Olimpiyatları’nda birincilik ödülüne layık görülmüştü.

New York denilince akla gelen, New York’un sembollerinden olan Özgürlük heykelinin 1984’de kopyasıyla değiştirilen ve o zamandan beri kaidesinde sergilenen orijinal meşalesi, aynı adada yapımı sürmekte olan müzeye taşındı.

New York’un sembollerinden Özgürlük Heykeli’nin 1984’te 100. yıl bakımı kapsamında kopyasıyla değiştirilen ve o zamandan beri kaidesinde sergilenen orijinal meşalesi müzeye taşındı.

Özgürlük Heykeli’nin bulunduğu Liberty Island’da (Özgürlük Adası) yapımı devam eden Özgürlük Heykeli Müzesi’ne özel hidrolik bir araçla taşınan meşale, Mayıs 2019’dan itibaren sergilenecek.

Ziyaretçilere Özgürlük Heykeli’nin büyüklüğü hakkında bilgi vermesi için yapılan ve orijinal meşaleyle birlikte kaidede tutulan heykelin yüz kopyası da aynı araçla müzeye götürüldü.

Meşale, Frederic Auguste Bartholdi tarafından tasarlandı ve 1885 yılında Fransa tarafından Amerika’ya hediye edildi.

Bin 633 kilogram ağırlığında, 4,87 metre yüksekliğinde ve 3,65 metre genişliğinde olan meşale, bakır ve kehribardan yapıldı.

Özgürlük Heykeli ile 100 milyon dolarlık yenileme çalışmaları çerçevesinde yaklaşık 2 bin 500 metrekare alanda yapımı devam eden müzenin bulunduğu Özgürlük Adası’nı her yıl 4 milyon turistin ziyaret ettiği belirtildi.

Sinema, dans ve sanatın diğer disiplinlerinin bir araya geldiği,SinemaDansAnkara2018 Uluslararası Dans Film Festivali; 22-26 Kasım tarihleri arasında, 5. kez Ankara’da düzenleniyor. Goethe-Institut Ankara ve AresArt Film ve Performans Sanatları’nın işbirliği, Hollanda Büyükelçiliği’nin desteğiyle gerçekleşecek festivalde, , Avrupa’dan ve Dünya’dan en güncel ve en nitelikli dans filmleri izleyici ile buluşurken, Türkiye, Kıbrıs, Italya ve Fransa’dan olmak 16 yeni dans filmi dünya prömiyeri gerçekleştirecek. Festival kapsamında gerçekleştirilecek tüm etkinlik ve film gösterimlerine katılım ücretsiz.

Türkiye’deki genç sanatçılara platform oluşturmak, sanata gönül vermiş bu gençleri buluşturmak ve dünyadan en güncel dans filmlerini Türkiye’deki sanat tutkunlarına ulaştırmak amacıyla düzenlenen SinemaDansAnkara2018 Uluslararası Dans Film Festivali, 22 -26 Kasım tarihleri arasında, Goethe-Institut Ankara’da 5. kez düzenleniyor.Sanat Yönetmenliğini Instagram Sanatçısı, yönetmen ve misafir akademisyen Mehmet Şafak Türkel’inüstlendiği festivalde, başta Almanya, Hollanda, Italya, İspanya, Yunanistan olmak üzere, 16 ülkeden filmler ve yönetmenleri izleyiciyle buluşuyor.

Sanat özgürleştirir, güzelleştirir, birleştirir…
Sinema Dans Ankara 2018 Uluslararası Dans Film Festivali’nin bu yılki ana teması “Disiplinlerarası Etkileşim ve Dijitalleşme”… Festivalde SinemaDansForum adı altında, Türkiye, Almanya, Hollanda, İtalya, Yunanistan ve İspanya Dans Filmleri Festival Direktörleri ve profesyonelleri dans filminin uluslararası geleceğini tartışacaklar.

Festivalin en önemli etkinliklerinden birisi de, DansFilmAtölyesi. Hollanda, Almanya, Yunanistan ve Türkiye’den önemli sanatçıların eğitmen olarak katılacağı Atölye kapsamında bu sene, Tolga Karaçelik’in desteğiyle, genç; sinema, dans ve müzik öğrencilerinin katılacağı “Kelebekler” filminden hareketle 4 adet dans filmi çekilip festival kapanışında gösterilecek.

Festival Direktörü Mehmet Şafak Türkel, “ Çektiğim dans filmlerimi ve dansa dair bellegesel filmlerimi, Türkiye’de gösterilebilecek bir platform bulamadım, yani Türkiye’den hiç bir film festivali filmlerimi festivallerine kabul etmedi. Ben filmlerimi ancak Uluslararası Festivallerde izleyici ile buluşturabildim. Bugünün sanat tutkunu gençlerimize böyle bir fırsatı sunmak benim için hem bir misyon hem de gurur kaynağı. Biz festivalimizi,-sanat özgürleştirir, sanat güzelleştirir, sanat birleştirir-ilkesiyle tüm izleyecilerimize ücretsiz açıyoruz . Festival teaser’ını iki güzel sanat insanı Uğur Seyrek ve Yunus Tonkuş’un sanatlarının izinden vefa ile İstanbul’da buluşan genç sanatçıların işbirliği ve Goethe-Institut Ankara, Hollanda Büyükelçiliği, AresArt, Parazitka, Müzik Evi, 2che Stüdyo, Collywobbles Tattoo, Circle, Arteİstanbul’un desteği, Nilipek, Emre Kesim, Athena’nın müzikleri ve Ustam Tamer Levent ve canım dostum Alara Bozbey’in sesi ve nefesi ile sizlere sunuyoruz. Goethe-Institut Ankara, Festival İdari Direktörü Sibel Ekmekçioğlu ve koruyucu meleklerim Seden Eyüboğlu ve Gonca Karakaş ile yolum kesişmeseydi bu hayal asla gerçeğe dönüşemezdi ” dedi.

Festival Programı:
22 Kasım Perşembe – Saat 19.00-21.15
Açılış Filmleri Gösterimi ve Festival Onur Ödülü Töreni

23 Kasım 2018 Cuma- Saat: 19.00-22.00
Kardeş Ülkelerin Sanatı

Yarışma Filmleri Gösterimi ve Sanatçılarla Söyleşi
Kardeş Ülke Yunanistan’dan Atina Video Dance Project Seçkisi ve Festival Başkanı Chrysanthi Badeka ile Söyleşi

Avrupa’Dan-S-inema
24 Kasım 2018 Cumartesi – Saat 19.00 – 22.30
Hollanda Cinedans Seçkisi ve Festival Koordinatörü Andreas Hannes ile Söyleşi

Italya Coorpi Seçkisi ve Festival Yöneticileri Cristiana Candellero ve

Lucia Carolina De Rienzo ile Söyleşi

Almanya MOOVY Dans Film Festivali Seçkisi ve Festival Sanat Yönetmeni Lorand Janos ile Söyleşi

SinemaDansForum

25 Kasım 2018 Pazar – Saat: 16.00 – 19.00
Yaşamak Tek ve Hür: Festival temsilcileri SinemaDans’larını tanıtıyor
ve 1 Orman gibi Kardeşçesine: İşbirliği Manifestosu ve Q&A
Kapanış Töreni, Kapanış Filmi ve Yarışma Ödül Töreni

26 Kasım 2018 Pazartesi – Saat: 19.00-21.15
Alara Bozbey ve Cebrail Esen’in Sunumuyla
Kapanış Töreni – Saat: 19.00-19.45
SinemaDans Atölye Film Gösterimi ve CanlıSinemaDans
Kapanış Filmi ve Q&A – Saat: 20.00-20.15

Yarışma Ödül Töreni – Saat: 20.15-21.15

Gökyay Vakfı Satranç Müzesi ve ODTÜ MD Koleksiyon Kulübü birlikte “Koleksiyonerlerle Buluşma – Bir Tutkunun Hikayesi” etkinliğine imza atıyor. Satranç Müzesi’nde kültür sanat buluşmaları kapsamında yepyeni bir etkinlik serisi başlıyor. Müze ziyaretçilerini koleksiyonerlerle bir araya getirecek ”Bir Tutkunun Hikayesi” ile; birbirinden ilginç kültürel birikimler paylaşılacak. 2019 Nisan ayına kadar sürecek etkinliklerin ilki Prof. Dr. Cemal Göncüoğlu’nun ”Gravür Sanatı ve İstanbul Gravürleri” başlıklı konuşmasıyla 17 Kasım Cumartesi günü saat 18.00’da başlayacak.

“Dünyanın en büyük satranç Koleksiyonu”nu içinde barındıran Guinness rekorlu Gökyay Vakfı Satranç Müzesi önemli koleksiyonerlere ev sahipliği yapacak. Koleksiyonerlerle Buluşma – Bir Tutkunun Hikayesi” başlıklı etkinlik ile, tutkularını biriktiren önemli isimler ziyaretçilere hikayelerini anlatacak. Ücretsiz olan bu etkinliğe katılmak için Müze giriş bileti almak yeterli olacak.

Prof. Dr. Cemal Göncüoğlu’nun ‘Gravür Sanatı ve İstanbul Gravürleri’ 17 Kasım, Haldun Özgümüş’ün ‘Cumhuriyet Banknotları’ 1 Aralık, Gencer Atlagan’ın ‘Kalemin Yolculuğu’ 19 Ocak 2019, Şaner Alap’ın “Matematik Tarihi ve Hesap Aletleri” 16 Şubat 2019, Arif Kunar’ın ‘Don Kişot’un Dünyası’ 16 Mart 2019, Bülent Yılmazer’in ‘Kanatlı Bir Gençlik Yaratmak’ 13 Nisan 2019 tarihlerinde Müze ziyaretçileri ile buluşacak.

“ANKARA’YA VE TÜRKİYE’YE DEĞER KATAN İSİMLERİ DİNLEMEYE HERKESİ DAVET EDİYORUM”
Müzede bir ilk gerçekleştirerek önemli koleksiyonerleri ağırlayacaklarını belirten Gökyay Vakfı Satranç Müzesi’nin kurucusu Akın Gökyay, şunları söyledi:

“Hobi olarak başladığım satranç biriktirme tutkumu bir Müze’ye dönüştürmek ve gelecek nesillere önemli bir kültür birikimi bırakmak beni ziyadesi ile mutlu ediyor. Dünyanın 110 ülkesini ziyaret etmiş ve satranç taşlarının peşinden koşmuş bir seyyah olarak, bir şeye tutkulu olarak bağlanmak, ona değer kazandırmak, elde ettiğiniz birikimi ise aktarmak bir koleksiyoner için tarif edilemez bir duygu. Benimle benzer duygular ile hareket eden Türkiye’nin önemli kolleksiyonerlerini müzemizde ziyaretçilerimiz ile buluşturacağız. Aynı dili paylaştığımız isimleri müzemizde ağırlamak bizim için çok önemli. Ankara’ya ve ülkemize değer katan bu isimleri dinlemeye herkesi davet ediyorum.”

Ahmet Güneştekin’in Yansıma ve Yeniden Doğuş adlı sergisi 15 Kasım 2018 tarihinde Macaristan’da Janus Pannonius Müzesi, Vasarely Müzesi ve Zsolnay Müzesi’nde eş zamanlı olarak açılıyor.

Sanatçının pratiğine belirli temalar üzerinden özel bir bakış sunan sergi, aynı zamanda Türkiye’nin çağdaş bir sanatçısının bir sanat akımının kurucusuyla birlikte sergilendiği en kapsamlı tematik müze sergilerinden biri olacak.

Janus Pannonius Müzesi, sanatçının işlerini solo bir sergiyle sunarken, Vasarely Müzesi Güneştekin’in eserlerini op art (optik sanat) akımının kurucusu Vasarely’nin eserleriyle birlikte sergileyecek. Zsolnay Müzesi ise sanatçının seramik işlerini müzenin daimi koleksiyonuyla birlikte sunacak. Peç’in köklü müzelerinin ev sahipliği yapacağı sergi 1 Şubat 2019 tarihine kadar sürecek.

Yansıma ve Yeniden Doğuş, sanatçının optik kafesler ismini verdiği eserlerini, boyutlu tablolarını, op art tekniklerini uygulayarak çalıştığı halı ve kırkyama işlerini ve sanatçının Peç’in kardeşşehir olarak kabul ettiği Kütahya’nın seramik üretiminde dünyaca meşhur porselen fabrikasında ürettiği seramik çalışmalarını içeriyor. Victor Vasarely ve Ahmet Güneştekin gibi iki önemli çağdaş sanatçının işlerini bir araya getiren tematik sergi, her iki sanatçının eserleri arasında bir diyalog oluşturarak, bu diyaloğun doğasına ve kaynaklarına bakıyor.

Serginin küratörlüğünü Victor Vasarely’nin eserleri dahil olmak üzere Çağdaş Macar sanatında uzman sanat tarihçisi József Sárkány ve Güler Sanat’ın sanat direktörü olarak görevini sürdüren sanat tarihçisi Kemal Orta üstleniyor.

József Sárkány, Yansıma ve Yeniden Doğuş sergisini, son on yılda Milan, Kahire, Viyana, Bürüksel, Madrid, Gordes ve İstanbul’da gerçekleşen ve Vasarely’nin sanatının yeniden keşfedildiği önemli sergiler bağlamına yerleştirdiğini belirtiyor.

Ülkemizin büyük yazarları Sabahattin Ali, Aziz Nesin, Rıfat Ilgaz ve Mustafa Mim Uykusuz’un birlikte çıkardıkları Türkiye’nin ilk siyasi mizah gazetesi Markopaşa’nın serüveni, hem şenlikli hem hüzünlü bir tatla ‘Meçhul Paşa’ olarak tiyatro sahnesine taşındı.

Usta oyuncular Erdem Akakçe, Bülent Çolak ve Fatih Koyunoğlu’nun rol aldığı Meçhul Paşa, ilk defa 13 Kasım Salı akşamı Trump Kültür ve Gösteri Merkezi’nde tiyatro seyircisinin karşısına çıkarak prömiyer yaptı.

Tiyatroadam’ın yepyeni oyunu “Meçhul Paşa” nın ilk gösterim gecesinde, pek çok özel isim bu güzel ve özel gecede Tiyatroadam’ı yalnız bırakmadı. Fatih Koyunoğlu, oyunun sonunda Türk Edebiyatı’nın önemli yazar ve şairlerinden olan Sabahattin Ali’nin kızı Prof. Dr. Filiz Ali’yi ve Türk edebiyatının önemli kalemlerinden Rıfat Ilgaz’ın oğlu Aydın Ilgaz’ı sahneye davet ederek teşekkür etti.

Ahmet Sami Özbudak’ın yazdığı, Emrah Eren’in yönettiği ‘Meçhul Paşa : Bir Hınzır Neşriyat’ın sahne ve kostüm tasarımı Barış Dinçel’e, ışık tasarımı Yakup Çartık’a, müzikleri ise Deniz Bayrak’ ait.

Meçhul Paşa’nın Gelecek Programı
24 Kasım Cumartesi Saat 20:30 Kozyatağı Kültür Merkezi
25 Kasım Pazar Saat:16.00 Baba Sahne (Kadıköy)
29 Kasım Perşembe Saat: 20.30 Yunus Emre Kültür Merkezi (Bakırköy)

Şişli Belediyesi, Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında Çocuk Hakları Şenliği düzenliyor. Çocukların haklarını eğlenerek öğreneceği şenlikte üç gün boyunca tiyatro ve animasyon film gösterimleri, atölye ve konserler yapılacak.

Şişli Belediyesi, 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları Günü kapsamında Çocuk Hakları Şenliği düzenliyor.

Üç gün sürecek şenlik, çocuğun bedensel haklarını eğlenceli bir şekilde çocuklara ve ailelerine öğretmeyi amaçlayan “Kendimi Koruyorum Haklarımı Koruyorum” tiyatro oyunu ile başlayacak. Çocuklar tarafından sevilen animasyon gösterimlerinin de yer aldığı etkinlik, alanında uzman kişiler eşliğinde eğitici ve keyifli atölyeler ile devam edecek. Şenliğin kapanış konserini ise ŞUBADAP Çocuk Şarkıları Orkestrası verecek.

Şişli Belediye Başkanı H. Hayri İnönü de şenliğin ikinci gününe katılarak, çocukların heyecanını paylaşacak.

GÜN GÜN ŞENLİK PROGRAMI
(Tüm etkinlikler, Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde halka açık bir şekilde yapılacak)

16 KASIM CUMA
Tiyatro: Kendimi Koruyorum Haklarımı Koruyorum

İstanbul Temaşa Tiyatrosu tarafından sahnelenen oyun, Şişli Belediyesi’nin “Çocuk Anlatır Sen Dinle, İstismarı Önle Kampanyası”nın bir parçası. Oyunda, çocuğun bedensel hakları drama yoluyla eğlenceli ve öğretici bir şekilde çocuklara aktarılıyor. Okul öncesi, ilkokul, ortaokul yaş grupları için uygun olan oyunu, yetişkinler de izleyebilir.

Saat: 16.00-17.00

Animasyon Film: Up/ Yukarı Bak

Maceracı doğan ve hayattaki her şeye dair çocuksu saf meraklar barındıran Ellie’nin tek hayali dünyayı gezebilmektir. Carl ise sessizliği ve dinginliğiyle örttüğü maceraperestliği ve kocaman kalbiyle Ellie’nin tek isteğini gerçekleştirebilmeyi dilemektedir.

Saat: 17.15-19.00

17 KASIM CUMARTESİ

Animasyon Film: Wall-E

Vol.i, günümüzden çok uzak bir gelecekte geçmektedir. Filmde, insanoğlu aşırı kirlenme sebebiyle Dünya’yı terk edip başka bir gezegende yaşamaya başlamıştır. Çöplerle çevrili dünyayı temizleme görevi sevimli bir robota, Vol.i’ye verilir.

Saat: 12.00-13.40

Atölye: İzle, Düşün, Üret

Animasyon: ÇoÇa Çocuk Hakları

İstanbul Bilgi Üniversitesi Çocuk Çalışmaları Birimi tarafından “Çocuklar için İnsan Hakları Filmleri Projesi” kapsamında hazırlanan animasyon.

Saat: 14.00-16.00

18 KASIM PAZAR
Animasyon Film: Coco

Coco, 12 yaşındaki Miguel’in ölüler diyarındaki macerasını anlatıyor. 12 yaşındaki Miguel’in en büyük kahramanı efsanevi Meksikalı gitarist Ernesto de la Cruz’dur. Ancak Cruz hayatını kaybetmiştir ve Miguel’in onunla tanışma imkanı yoktur. Her gün onun şarkılarını dinleyen Miguel günün birinde ünlü müzisyenin gitarını bulur. Ancak gitarı çalması onu bir anda Ölüler Diyarı’na götürüverir. Çıkış yolunu arayan Miguel, düzenbaz Hector’la karşılaşır ve birlikte Miguel’in aile tarihinin ardındaki gerçek hikayeyi keşfetmek için olağanüstü bir yolculuğa çıkarlar.

Saat: 12.00- 13.45

Atölye: İzle, Düşün, Üret

Video: Çocuğun Beden Hakkı Onay Videosu- CŞMD

Cinsel Şiddetle Mücadele Derneği’nin çocuklar için hazırlamış olduğu çocukların bedensel söz hakkı ve çocuklar için onay kavramını ön plana çıkaran video; tüm çocuklar, ebeveynler ve çocuk çalışanları için kaynak niteliğinde.

Saat: 14.00-16.00

Konser: Şubadap

Her biri farklı temalarda şarkılardan oluşan 4 albümde toplam 28 bestesi olan Çocuk Şarkıları Orkestrası Şubadap barış, emek, kolektivite, evrim, doğa, ekoloji, akran zorbalığı gibi konulara ilişkin şarkılarını çocuklarla söylüyor.

Saat: 16.00-18.00

Keman denildiğinde hemen hemen herkesin aklına tek tip keman gelebilir. Ancak eğitim açısından değerlendirildiğinde keman; Türk Sanat Müziği kemanı ve Klasik Batı Müziği kemanı olarak ikiye ayrılır.

Bu iki keman birbirinin aynı gibi gözükseler de aralarında küçük farklar mevcuttur. En belirgin farklarından biri akortlardır. Türk Sanat Müziği’nde (kalından inceye doğru) Do – Sol – Re – La yapılırken, Klasik Batı Müziği’nde ise Sol – Re – La – Mi olarak yapılır. TSM eğitiminde teknikten çok makamsal geçişler önemlidir. Bu nedenle de batı eğitiminde kullanılan keman yastığının kullanım şartı yoktur.

Bunun yanı sıra Klasik Batı Müziği’nde yarım veya tam ses bulunurken, Türk Sanat Müziği eğitiminde ise koma adı verilen çeyrek sesler yer almaktadır.

Çoğunlukla Türk Sanat Müziğin’de klavye kısmı daha geniş, eşik ise mümkün olduğunca alçak kullanılıken, Klasik Batı Müziği’nde yayın ağır olanı iyiyken, Türk Sanat Müziği’nde yayın hafif olanı tercih edilir.