Avrupa Birliği’nin Sivil Toplum Diyaloğu-II Kültür ve Sanat Hibe Programı (CSD-II/CA) kapsamında, İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneğinin hazırladığı ‘İzmir Sanat ve Kültür Projesi’ üç ülkeyi İzmir’de buluşturuyor.

İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği, “Women Lyceum of Drama” Yunanistan ve Pro Xpert Association Romanya’nın ortaklığıyla hazırlanan proje ‘İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’ni kente kazandırıyor. 4-10 Haziran tarihleri arasında Konak Belediyesi ev sahipliğinde düzenlenen İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali, projenin Yunan ve Rumen ortaklarının da katılımıyla kültür ve sanat ışığını İzmir’den dünyaya yayacak. Avrupa Birliği Bakanlığı Proje Uygulama Başkanı Bülent Özcan bu heyecanı paylaşmak için İzmir’de olacak.

Kültürler buluşmasının adresi Konak

İzmir Sanat ve Kültür Projesi çerçevesinde önce Yunanistan ve daha sonra Romanya’da gerçekleşen çalıştayların ardından üç ülkenin heyetleri ve sanatçıları İzmir’de buluşacak. Çalıştayların yanı sıra İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali etkinlikleri İzmir’de sanatı şaha kaldıracak. Dominik Caddesinde başlayacak etkinlikler bir hafta boyunca Alsancak Sevgi Yolu, Güzelyalı Fuat Göztepe Parkı, Alsancak Vapur İskelesi, Dominik Caddesi, Hatay Halikarnas Balıkçısı Sevgi Yolu, Basmane Semt Merkezi’nde gerçekleşecek. Müzik, resim, şiir, öykü, tiyatro ile sanat sokakta can bulacak. Tahta bacaklar, canlı heykeller ve pandomim gösterileri ise izleyenleri hayran bırakacak.

Onur Konukları Nursel Duruel ve Cevat Çapan

İzmir Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali’nde edebiyatın gücü bir kez daha kendisini gösterecek. Türk, Yunan ve Rumen şairler şiirlerini birlikte okuyacak, öykü günlerinde umuda sözler söylenecek. Projenin, Cumalı Seferis Gökyüzü Derneği ve Türkiye Yazarlar Sendikasının da desteğiyle düzenlenen edebiyat etkinliklerinin onur konukları ise Nursel Duruel ve Cevat Çapan olacak. . 6 Haziranda düzenlenen uluslararası forumda Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi kültürler buluşmasının adresi olacak. ‘Farklı Kültürleri Tanı, Kültüre Saygı, Toplumların Sanatsal ve Tarihsel Değerleri ve Barış Sanatı’ konulu forum Türk, Yunan ve Rumen yazın sanatçılarının katılımıyla gerçekleşecek.

4 Haziran 2012 Pazartesi 

18.30
Basın toplantısı ve Festival Açılış Töreni
Konak Belediyesi Kültürpark Nikah Salonu

05 Haziran 2012 Salı

18.00
Şiir Dinletisi

19.30
Müzik, Resim, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları…
Düzenleyen: İzmir Kültür ve Sanatı Geliştirme Derneği
Yer: Dominik Caddesi
(Ortaklarımız: Romanya – Pro Xpert Association, Yunanistan – Women Lyceum of Drama )
İştirakçilerimiz: Konak Belediyesi, Cumalı Seferis Gökyüzü Derneği, Türkiye Yazarlar Sendikası

06 Haziran 2012 Çarşamba

16.00
Farklı Kültürleri Tanı, Kültüre Saygı, Toplumların Sanatsal Ve Tarihsel Değerleri Ve Barış Sanatı

Forum 1.Bölüm

17.30

Forum 2.Bölüm

Katılımcılar:
Onur Konukları: Nursel Duruel – Cevat Çapan
Yabancı Katılımcılar: Olga Vlachopoulou ,Alkis Papademetriou,Kyriakos Sifiltzoglou, Dimitrios Athinakis, Dalina Costin, Mihai Iordache, Augustina Sanda Constantinescu, Silvia Ana Nadolu

Türk Katılımcılar: Sina Akyol, Mahmut Temizyürek, Asuman Susam, Namık Kuyumcu, Deniz Durukan, Nurduran Duman, Özlem Sezer, Mustafa Köz, Birsen Ferahlı, Hasan Özkılıç, Özcan Karabulut, Aslı Tohumcu, Seray Şahiner, Mine Söğüt, Nilüfer Açıkalın, Sibel K. Türker, Serdar Bulgu
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi Benal Nevzat Toplantı Salonu

18.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları…
Konak Belediyesi Prof. Dr. Türkan Saylan Alsancak Kültür Sanat Merkezi Önü

20.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları
Dominik Caddesi Alsancak

07 HAZİRAN 2012 Perşembe

18.00
Türk-Rumen ve Yunanlı yazarlardan Öykü Dinletileri

19.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları

20.00
Şiir, Tiyatro
Oyun Adı: Ben Ruhi Bey Nasılım
Şiir: Edip Cansever
Oyunlaştıran: B.Burak Özhan
Yönetmen: E.Necmettin Amaç
Dekor Ve Kostüm Tasarımı: Hakan İ. Şiriner- Emrah Kürekçi
Oyun Müzikleri: Bilge Kuzu (Klarinet, Saksafon), Azad Karaer (Çello)
Oynayan: B.Burak Özhan
Fuat Göztepe Parkı Güzelyalı

08 Haziran 2012 Cuma

17.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları

18.30
Öykü Okuma (Canlı Heykeller)
Yer: Konak Belediyesi Basmane Semt Merkezi

19.30
Müzik, Resim, Pandomim, Tahta Bacaklar, Sokak Sanatları
Halikarnas Balıkçısı Sevgi Yolu Hatay

09 Haziran 2012 Cumartesi

19.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları

20.00
Şiir, Tiyatro
Oyun Adı: Ben Ruhi Bey Nasılım
Şiir: Edip Cansever
Oyunlaştıran: B.Burak Özhan
Yönetmen: E.Necmettin Amaç
Dekor Ve Kostüm Tasarımı: Hakan İ. Şiriner- Emrah Kürekçi
Oyun Müzikleri: Bilge Kuzu (Klarnet, Saksafon), Azad Karaer (Çello)
Oynayan: B.Burak Özhan
Dominik Caddesi

10 Haziran 2012 Pazar

18.00
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pantomim, Sokak Sanatları
Alsancak Vapur İskelesi

19.30
Müzik, Resim, Tahta Bacaklar, Canlı Heykeller, Pandomim, Sokak Sanatları
Sevgi Yolu Alsancak

 

Kaynak :[-]

İtalyan fotoğrafçı Galimberti dünyayı dolaştı, farklı sosyal statülerden çocukları oyuncaklarıyla görüntüledi. Fotoğrafçı, oyuncakların çocuklardan çok ailelere dair fikir verdiği kanısında

İtalyan fotoğrafçı Galimberti

 

Gabriele Galimberti 18 ay boyunca dünyanın çeşitli yerlerinden 3-6 yaş arası çocukları, oyuncaklarıyla birlikte fotoğrafladı.Meksika ’dan Lübnan’a, Hindistan ’dan Malavi’ye çok sayıda ülkede farklı gelir gruplarından ailelerin çocuklarıyla zaman geçiren Galimberti, “Çocukların hepsi aynı aslında, sadece oynamak istiyorlar” diyor. Oyuncakların, çocuklardan çok ailelerin yaşamlarını yansıttığını söyleyen fotoğrafçı, zengin çocukların oyuncaklarını daha çok sahiplendiklerini anlatıyor: “Varlıklı ailelerin çocukları başlarda dokunmama izin vermedikleri oyuncaklarını, onlarla oynamaya başladığımda paylaştı. Fakir ülkelerde çekim yapmak daha kolay oldu. Bu ülkelerdeki çocuklar sadece iki ya da üç oyuncağa sahip olsalar bile, onları paylaşmaya daha açıklar.” Fotoğrafçı, Afrikalı çocukların daha çok plastik hayvan figürlerini sevdiklerini anlatıyor: “Çünkü bu oyuncakların geceleri kendilerini tehlikeden koruyacağını düşünüyorlar.”

Abel Sientes Armas

Abel Sientes Armas, 4, Nopaltepec, Meksİka : Mexico City’nin 500 km güneydoğusunda küçük bir kasabada yaşıyor. Şekerkamışı kamyonlarını görerek büyümüş.

Chİwa Mwafulİrwa, 4, Mchİnjİ, Malavİ: Chiwa annesinin su taşımasına yardım ediyor. Bu üç oyuncak bir STK çalışanından hediye. En sevdiği, onu koruyacağına inandığı dinozoru.

Maudy Sİbanda, 3, Kalulushİ, Zambİya: Maudy’nin köy okulunda tek sınıf var. Muhtemelen bir kamyondan düşmüş gözlük kutusunu bulmalarıyla çocuklar ‘oyuncağa’ kavuşmuş.

Taha

Taha, 4, Beyrut, Lübnan: Taha Filistin ’de doğmuş ancak kalabalık bir mülteci kampında büyümüş. Fotoğraftaki araba sahip olduğu tek oyuncak ve ona gözü gibi bakıyor.

Tangawİzİ Murİİthİ

Tangawİzİ Murİİthİ, 3, Keekorok, Kenya : Masai kabilesinde bir çamur kulübede doğdu. Köyde oyuncağı olan tek çocuk. Ona da bunu bir turist vermiş. Geceleri oyuncağıyla uyuyor.

Radhİka Vachanİ, 6, Mumbaİ, Hİndİstan : Radhika’nın favorisi kutu oyunları. En sevdiği oyun Monopoly, otel ve ev inşa etmeyi seviyor. Mumbai’nin en pahalı semtinde yaşıyor.

 

 

 Kaynak : [-]

İrlanda’nın Navan kentindeki bir kütüphaneden 1932’de ödünç alınan bir kitap, 80 yıl sonra iade edildi.

Unutulan Kitap

Önceki gün kimliği belirsiz bir kişi tarafından kapının altından gizlice ittirilen kitabın gecikme cezası ise hafta başına 1 cent’ten 4 bin 160euro olarak hesap edildi. 1994’da yapılan sistem değişikliği nedeniyle önceki kullanıcının kim olduğu konusunda herhangi bir bilgiye sahip olmadıklarını söyleyen kütüphane yetkilileri, 1932’de Dublin’de düzenlenen bir Hıristiyanlık Kongresi öncesi kitabın alındığını tahmin ediyor.

 

Kaynak :[-]

İSTANBUL’da 2 ayda bir düzenlenen Tophane Art Walk(TAW) “Açık Pazar” etkinliğinin 15. edisyonu yarın gerçekleşecek. Karaköy’den başlayan ve Boğazkesen Caddesi’nden, İstiklal’deki Mısır Apartmanı’na doğru uzanan bir rota üzerinde ilerleyen TAW, yoğun ilgi görüyor. “Peki bu Açık Pazar’da nasıl bir güzergâhta ilerlemeli?” İşte size kısa kısa notlarla keyifli bir TAW günü önerisi.

KARAKÖY’DEN İSTİKLAL’E

Saat 12.00’de başlayacak sanat yürüyüşünüzün ilk noktası olarak, geçtiğimiz ay kapılarını Karaköy’de açan Egeran Galeri‘yi seçebilirsiniz. Mel Bochner’in solo sergisinde yer alan serisinde, metin ile imge arasındaki etkileşim araştırılıyor. İkinci durağınız, ArtSümer‘de kişinin nerede olduğunu sorgulayan işleriyle Gökçe Er’in sergisi olsun. Civardaki üçüncü galeri ise Taryn Simon’ın fotoğraflarına, etkileyici mekânında ev sahipliği yapan Galeri Mana. Buradan, Kumbaracı Yokuşu’na yönelirseniz DEPO‘nun katlarına yayılan “Gerçeklik Terörü”nü son gününde yakalayabilirsiniz. Tophane-i Amire’den İstiklal yönüne uzanan Boğazkesen Caddesi’nin hemen başında karşılaşacağınız muhteşem binadaki galeri ise yine geçtiğimiz ay açılan Riff Art Projects. Karma bir sergiyle İstanbul sanat ortamına dahil olan bu galeriyi gezdikten sonra biraz yukarı çıktığınızda karşı kaldırımda Elipsis Galeri‘nin afişine rastlayacaksınız. Binanın üçüncü katında bulunan Elipsis’i ziyaret etmeyi ihmal etmeyin; zira Fransız fotoğraf sanatçısı Gilbert Garcin’in “Bay G”si eski dönem film sahneleri gibi kurgulanan mizah yüklü sürreel fotoğraflarıyla oldukça dikkat çekici. Sırada Pi Artworks var. Burada, Juan Botella Lucas’ın farklı disiplinlerdeki çalışmalarının yer aldığı “Yedi Uyurlar” adlı sergisini izleyebilirsiniz. Hemen bitişikteki Pg Art Gallery‘deki Devran Mursaloğlu’nun “Düğüm”ünde ise günümüz sosyal, ekonomik ve sanatsal sistemlerinin, düşünce yapılarının üç boyutlu görselleştirmesi olarak karşımıza çıkan kâğıt çalışmaları göreceksiniz. Bu arada Pg’nin tam yanındaki sevimli dekorasyon mağazası “Hane 78” de bu pazar kapılarını kapatmayacak. Sokağın karşısında ise Daire‘nin vitrininde Funda Alkan’ın işi sizi karşılıyor olacak. İçeride Esra Carus, Gül Ilgaz ve Ceylan Öztürk’ün kadın olma durumu ile sosyal ve politik konular etrafında şekillenen işleri yer alıyor. Yürüyüş rotasının ortasında yorgun düşüp, küçük bir yeme-içme molası vermek isterseniz Daire’nin yanı başında, gizli bahçesiyle ziyaretçilerini şaşırtan Peymane-La Cucina‘ya uğramanızı tavsiye ederim. Galerilerden edinebileceğiniz TAW haritasıyla bu mekânda, bu pazar gününe özel yüzde 15’lik indirim yapıldığını da hatırlatayım. Bu molanın ardından Çukurcuma Caddesi’ndekiHayaka Artı‘da, semtin çocuklarıyla sanatçıların bir araya gelerek gerçekleştirdikleri atölye çalışmalarında ortaya çıkan işleri görmek ilginç olabilir. Buraya kadar gelmişken Hayaka Artı’nın tam karşısında açılanOrhan Pamuk’un Masumiyet Müzesi‘ni de görmek isteyeceğinizi düşünüyorum. 15 TL’lik giriş ücretini ödemek istemiyorsanız kitabınızı yanınıza almayı unutmayın. Çukurcuma Caddesi’nin paralelindeki Bostanbaşı Caddesi’nde ise sırasıyla Mars‘ta, DEPO’daki “Gerçeklik Terörü”nün bir ayağını, Edisyon‘da “Yenigelenler VI Bahar Nezlesi”ni, Apel‘de ise Yücel Kale’nin hayali şehri “Düşlüceli”yi ziyaret edebilirsiniz. Pakt’ın girişimlerinden biri olan Per-so-na kapsamındaki Bora Başkan’ın sergisi ise Apel’in üst katında yer alıyor.

TURUMUZ SONLANIYOR

İstiklal Caddesi’ne çıktığınızda hızlıca galerileriyle ünlü Mısır Apartmanı’na yönelmenin tam vakti, zira galeriler 18.00’de kapanacak. CDA Projects‘te “Havada Aşk Kokusu Var (Remiks)”la Carlos Aires’in, Galeri Zilberman‘da “Hiç Kimsenin Ölümü”yle Eşref Yıldırım’ın, NON‘da “NON Uplogged”la Sislej Xhafa’nın, Pi Artwoks‘te “Gölgeler’le Neslihan Karaağaç’ın ve Galeri Nev‘de Jean-François Rauzier’nin çalışmaları sizleri bekliyor olacak.

Kaynak :  [-]    Pırıl GÜLEŞÇİ ARIKONMAZ 

 

Türkiye’nin ilk Uluslararası Sokak Sanatçıları Festivali 2-3 Haziran’da Marmara Forum ve Forum İstanbul’da başlıyor. Dünyanın dört bir tarafından,  12 farklı ülkeden gelecek olan uluslararası sokak sanatçıları bu festivalde buluşuyor. 

1.sokak festivali

Marmara Forum ve Forum İstanbul, sanatseverleri sokak festivalinde bir araya getiriyor. Londra Covent Garden’da, Paris’te Opera Meydanı’nda rastladığınız ve hayranlıkla izlediğiniz

sokak sanatçıları  2-3 Haziran’da İstanbul’da bir araya gelecek.

Marmara Forum ve Forum İstanbul renklenecek

Marmara Forum ve Forum İstanbul, farklı ülkelerden alanında profesyonel ve dünyaca ünlü sanatçılara ev sahipliği yapıyor. Gerçekleşecek 17 performanstan; 7 kez Guiness rekorlar kitabına giren, sokak performansları dünya şampiyonu Avustralyalı Space Cowboy; göz kapakları ile ağırlık kaldırıp, en fazla sayıda kılıcı yutacak. İspanya’dan gelecek olan Fabian Gaete Maurire ise 3 dakikada parmaklarıyla portre çizecek; cam bardakla müzik yapan dünyaca ünlü çek asıllı Petr Spatina muhteşem gösterisiyle misafirleri büyüleyecek. 1968’den beri kukla gösterileri gerçekleştiren İspanyol Daniel Loeza kurbağa piyanist ile farklı bir gösteriye imza atacak. İnternette milyonlarca kez tıklanma rekoru kıran aynı anda birçok müzik aleti çalan tek kişilik orkestra Cigo ise neşeli bir show gerçekleştirecek.

Meksika’dan Avustralya’ya, İsveç’ten İspanya’ya kadar dünyanın dört bir tarafından gelen sanatçıların 2 gün boyunca sergileyeceği performansların yanısıra, kabare gösterileri, karikatür çizimi ve pandomim gibi daha bir çok gösteri de bu festivalde olacak.

2-3 Haziran’da Forum İstanbul ve Marmara Forum’un açık otoparkında gerçekleşecek daha önce hiç görmediğiniz bu muhteşem performansları kaçırmayın!

 

Nar Sanat Eğitim Kursu‘muzun sahibi olan Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Yönetim kurulu Tüm mecralarda sanat’a destek olmak ve Tüzüğünde belirtilen amaçlar doğrultusunda pek çok meslek grubuna ait kurumla işbirliği yapmaktadır. Bu bağlamda Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri  Sosyal ve Kültürel Gelişim Derneği İle mesleki ve kültürel gelişim konusunda protokol imzalamak için karar almıştır.

Sağlık sektörünün fedakâr çalışanlarından olan Eczane çalışanları gerek sosyal gerekse kültürel anlamda ne yazık ki hak ettiği değeri bulamamaktadır. Aslında sağlık çalışanları arasında, halkımızın en yakın sağlık danışmanı görevini de üstlenmektedirler. Bunun yanı sıra bildiğiniz üzere özellikle son yıllarda ülkemizde sağlık turizmi hızla gelişmektedir. Genel turizm içinde her geçen gün payı büyüyen sağlık turizmi açısından önemli bir görev üstlenmiş olmalarına rağmen pekte dikkat çekmemektedirler. Sağlık turizmi sadece hastanın hastanede tedavi görmesi ile bitmemektedir. Çünkü hastanın ilaç alımından ilacın takdimine kadar pek çok  noktada Eczane çalışanlarını görmemiz mümkündür…

Bu kadar önemli olan bir mesleğin, gerek sosyal ve gerekse kültürel anlamda ne yazık ki göz ardı edilmesi ve kent yaşamının vazgeçilmezi olan eğitim ve sanattan yoksun bırakılması bizleri üzmektedir. Pek çok sağlık çalışanı benzer sorunlara sahip olmakla beraber meslek içersinde bir türlü hak ettiği değeri göremeyen Eczane çalışanları; gerek ücretlerinin düşüklüğü  ve gerekse çalışma saatlerinin uzunluğundan ( 09:00  – 19:30) dolayı sosyal ve kültürel etkileşimden uzak kalmaktadırlar.

İstanbul’da yaklaşık olarak 5000 Eczane bulunmaktadır. Ortalama olarak her eczane başına 1 kişi dahi olduğunu varsaysak bile 5000 kişi yapar. Eczane ortalamasına vurulduğunda 1,5 çalışan olduğu kabul edildiği takdirde 7500 Eczane çalışanının kent yaşamı içerisinde ne yazık ki sosyal ve kültürel gelişime dahil olamaması üzücüdür.

Bu anlamda Eczane Teknisyenleri Derneği tüm bunları değerlendirerek  derneğimiz nezdinde girişimlerde bulunmuş ve destek talep etmişlerdir. Yönetim kurulumuz bu talebi memnuniyetle karşılamış ve Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri  Sosyal ve Kültürel Gelişim Derneği’nin yapacağı Sanatsal, sosyal ve eğitsel faaliyetler için her türlü desteği vermeye ve Eczane Çalışanları için etkinlikler yapılmak üzere tesislerini  ücret almaksızın uygun zamanlarda kullanıma açmaya karar almıştır.

Tüm bunların yanı sıra, Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ile Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri  Sosyal ve Kültürel Gelişim Derneği arasında yapılan görüşmeler doğrultusunda birlikte proje üretmek,ilgili makamlara Proje Sunmak ve Başta Eczane Çalışanları olmak üzere Tüm sağlık çalışanlarına gerek derneğin ve gerekse derneğimizin sahibi olduğu M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu‘nun tesis ve imkanlarından faydalandırmak için protokol imza altına alınmasına karar verilmiştir.

İstanbul gibi bir mega kentte yaşamanın koşullarından olan kent yaşamına dahil olma ve sosyal, kültürel gelişim için faaliyette bulunma hakkının yeterli maddi düzey ve zamana sahip olmayan Eczane çalışanlarının artık etkinlik ve sanat faaliyetlerini düzenleyebilecekleri, kapıları sonuna kadar açık kardeş dernekleri var. Bu bağlamda tüm Eczane çalışanları ve Eczane Teknisyenleri ve Teknikerleri,  Sosyal ve Kültürel Gelişim Derneği yönetim kurulu’na hayırlı olmasını dileriz.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği

Yönetim Kurulu

Trabzon Sanatevi’nin düzenlediği ve yarın başlayacak olan 4. Sanat Günleri’nde, Türk mizahı ve karikatürünün büyük ustalarından Turhan Selçuk’un çalışmalarını yansıtan iki de sergi açılacak

Turhan Selçuk

Sanat Günleri’nde resim, heykel, karikatür, fotoğraf, el sanatları sergisi, belgesel, sinema etkinlikleri, tiyatro, Türk Halk ve Türk Sanat Müziği konserleri, müzik dinletileri, söyleşi, panel, şiir dinletileri, atölye çalışmaları, imza günleri ve folklor gösterileri sunulacak.

Tüm profesyonel sanatçı, sanat grupları ve derneklere açık olan etkinlik yarın saat 18.00’de Trabzon Müzik ve Halkoyunları Gençlik Spor Kulübü Derneği’nin gösterisiyle başlayacak. Gösterinin ardından saat 18.30’da da ressam-heykeltıraş Hasan Fehmi Hızal’ın hazırladığı “Turhan Selçuk Çizgi Kahramanları Heykel Sergisi” ile Mizah Sanatı Derneği’nin hazırladığı “Turhan SelçukÖzgün Baskı Karikatür Sergisi” açılışı yapılacak.

Karikatür ve heykel sergisi, Turhan Selçuk’un kızı Aslı Selçuk, Belgesel film yönetmeni-İstanbul Uluslararası Kısa Film Festivali Yönetmeni Hilmi Etikan ve Yıldız Etikan, Yunanlı Görüntü Yönetmeni Andreas Sinanos’un katılımlarıyla gerçekleşiyor. Etkinlik 10 Haziran’a dek sürecek.

 Kaynak : [-]

 

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay The Sofa’da gerçekleştirilen, TUROB’un Contemporary İstanbul katkılarıyla düzenlediği “Dünyanın Yeni Sanat ve Kültür Turizm Durağı: İstanbul” adlı basın toplantısında otellerdeki sanat eserlerinin kalitesiz, Uzakdoğu ürünlerinden ibaret olmaması gerektiğini söyledi. Günay “Otellerdeki sanat eserlerinin kalitesini 5 yıldız kriterleri arasına sokacağız” dedi. 

Bakanlık otellerdeki sanat eserlerinin kalitesini 5 yıldız kriteri yapacak

Ertuğrul Günay TUROB’un haziran ayı geleneksel öğle yemeğinde düzenlenen basın  toplantısında yaptığı konuşmada şunları söyledi:

“TUI ve Thomas Cook gibi dünyanın en büyük tur operatörlerinin yaptığı en iyi 100 otel listelerinde Türkiye artık en az 25 – 30 otelle temsil ediliyor. Hatta bu nedenle jüriler artık bir ülkeden sadece 10 otel listelemeyi tartışmaya başladılar. Otellerimiz teknolojik ve hijyenik açıdan çok yüksek olan standartlarını sanatla da bezemeliler. TUROB’un gündeme getirdiği bu fikir ışığında otellerimiz ve yeme içme tesislerimiz Türk sanatçıların eserleriyle bezensin istiyoruz. Oteller geniş alanlarını sergilere açabilir, ayın sanat eseri yayınlanabilir. Uzakdoğu’dan ucuza getirilen eserlerin otellerde sergilenmesi yanlış. Gerçekten değerli eserleri sergilemeye başlayan oteller var. Point Hotel ve Sofa Hotel bu çalışmalarıyla beni etkiliyor. Otellerde eşin dostun yaptığı eserler değil. Gerçek Türk sanatçılarının, çağdaş sanat eserleri sergilenmeli. Bu eserlerin kalitesini 5 yıldız kriterleri arasına sokacağız. Bu TUROB’un teklifidir, bu noktada TUROB’a teşekkür ediyorum.”

İSTANBUL YÜKSEK BİNALARLA ÇİRKİNLEŞİYOR

Günay konuşmasında İstanbul’daki uçak rötarlarını ve sayısı hızla artan yüksek binaları da eleştirdi:

“”Benim gibi havayoluyla haftada birkaç kez İstanbul’a gelmek zorunda kalanlar bilirler. Bugünlerde sürekli geç kalıyoruz. Bu arada da ne yazık ki İstanbul’un yeni  zenginliklerinin, tepelere çıkma isteğinin güzellikleri nasıl çirkinleştirdiğini görmek zorunda kalıyoruz. Bu rahatsızlığımı dile getirmek istedim.”

İNGİLTERE’Yİ GEÇTİK, 6’INCI OLDUK 

Turizm Bakanı kültür ve turizmin son dönemde yakınlaşmasıyla ilgili olarak ise şunları söyledi:

“Kültür ve turizmin bir araya gelmesi konusu 5 yıl önce telaffuz edildiğinde turizmcilerin ve sanat çevrelerinin uzak durduğu bir fikirdi. Bugün ise inanılmaz bir işbirliği oluşmaya başladı. Türkiye turizmi başarılı sonuçlar elde etmeye devam ediyor. Son verilere göre İngiltere’yi geçerek dünyada altıncı olduk. Gelirde de çok ciddi durumdayız. Bu başarılarımızın farklılaşarak devam etmesi için için turizmin içine çağdaş sanatın da katılması gerekiyor. Tıpkı gastronomi ve mimari gibi. İstanbul’un bir kongre turizmi merkezi olmaması düşünülemez. Bu konuda da iyi gidiyoruz. Şu anda dünyada dokuzuncuyuz. Öte yandan alışveriş turizmi alışkanlığı da yaratılıyor. İstanbul’daki alışverişi geleneksel alışveriş noktalarına yönlendirmek gerekiyor. Bu konuda biraz geç kaldık.”

AKM RESTORASYONU BAŞLADI

“Benim  İstanbul için hayalim hayalim şu. Dünyada Berlin, Londra ve Basel gibi sanat görmeye gidilen kentler var. İstanbul’a da böyle bir merkez olmak çok yakışacaktır. Son yıllarda çağdaş ve plastik sanatlar konusunda İstanbul ciddi bir atılım yaptı. Contemporary İstanbul ve Artistanbul bu anlamda İstanbul’a çok büyük katkı sağlayacaktır. İstanbul’un güzel konumunu kültür ve sanatla bezemeliyiz. İstanbul’un tepelere tırmanan yapılarıyla değil bunlarla gündeme gelmesini umut ediyorum. AVM’ler kadar kültür ve sanat merkezleri de yapmalıyız. Bu konuda çalışmalarımız var. Topkapı Sarayı 2013’te iki misli büyümüş olacak. Darphane İstanbul Arkeoloji Müzesi’ne katılarak oradaki alanı da iki misli büyütecek. Çok tartışılan AKM’nin restorasyonu nihayet başladı. Şantiye kurulmuş durumda. Belirtmek istediğim bir şey var. Dünya kentlerini gördükten sonra Türkiye’deki yeşil alan bende hep hüsrana yol açıyor. Daha fazla yeşil alan diyorum.”

Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay gündemi meşgul eden ‘Ayasofya yeniden cami olsun’ haberleriyle ilgili olarak da şunları söyledi:

“Bu tartışma Türkiye’ye yararlı bir tartışma değil. İslam dünyasının en görkemli, camileri bizde. Burada ibadet edebiliyoruz. Bu tartışma siyaset odaklı. 1500 yıllık Ayasofya 1000 yıl Hristiyanlığa, 500 yıl Müslümanlığa hizmet etmiş. Şimdi de her iki dinin en güzel değerlerini insanlara sunma hizmeti nde. Bu düzen bence böyle devam etmeli.”

BAYINDIR: İSTANBUL OTELLERİNDE KÜLTÜR VE SANATA YER VERECEĞİZ

TUROB Başkanı Timur Bayındır ise konuşmasında, İstanbul’un dünya çapındaki sanat etkinlikleri, sayısı her gün artan sanat kurumları, konumu, kültürel mirası, sermaye ve ekonomik gücü sayesinde son yıllarda çekim merkezi olduğunu belirtti.  Kültür ve sanat bütünlüğünün bir dünya şehri olan İstanbul’un çekim noktası haline gelmesinde büyük etken olduğunu söyleyen Bayındır, “TUROB olarak şehrimiz turizminin baş aktörlerinden biri olan otellerimizde, şehrin kültür ve sanat potansiyelinin tanıtılması, yansıtılması ve farkındalık yaratılmasını amaçlıyoruz” dedi.

GÜRELİ : KONAKLAMA SEKTÖRÜ ÇAĞDAŞ SANATA DESTEK VERECEK

Contemporary Istanbul Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli ise yaptığı konuşmada, Türkiye’den çağdaş sanatın hem yurtiçi hem dünya çapında tanınması ve gelişmesi ile İstanbul’a özellikle yurtdışından gelen sanatseverler, sanat kurumu yöneticileri ve sanat koleksiyonerlerinin sayısının her geçen sene arttığına dikkat çekti. Bu durumun turizme de oldukça olumlu yönde yansıdığına değinen Güreli,

“Dünyada uluslararası fuarlar, etkinlikler, sanat kurumları ve müzayedeler büyük kitlelerin organizasyonun düzenlendiği ülkeyi ziyaret etmesini sağlamaktadır.  Nitelikli ve belirli gelir düzeyine sahip insanlar olan bu ziyaretçiler, bulundukları süreler içerisinde o bölgeye büyük boyutlarda ekonomik katkı sağlamakta, ülkelerin turizmi çeşitlendirme çabalarına ve tanıtım faaliyetlerine de çok önemli katkılarda bulunmaktadır” dedi.

Türkiye’de sanat piyasasının değerinin yaklaşık 300 milyon doları bulduğunu söyleyen Güreli, ülkemizin sunduğu sosyal, kültürel ve çevresel çeşitlilik ile her geçen gün cazibesini arttırdığını modern & kozmopolit zamanın bir temsilcisi olan İstanbul’un ise sahip olduğu eşsiz kültürel birikim ile büyük bir cazibe noktası olduğunu vurguladı.

İstanbul’a olan ilgiyi arttırmak, dünya çapında çağdaş sanat çevrelerince daha iyi tanınmasını sağlamak ve sanat çevrelerini çekmek için Contemporary Istanbul haftasında İstanbul’daki sanat etkinliklerinin tek bir çatı altında buluşacağı “Art Istanbul” projesinin düzenleneceğini söyleyen Güreli, “Bu sene ilk defa hayata geçecek proje kapsamında 19- 25 Kasım 2012 tarihleri arasında katılımcı kurumların (galeriler, sanat kurumları, müzeler, kültür kurumları, tiyatrolar) düzenlediği tüm etkinlikler ortak bir yapı içinde uluslararası kamuoyuyla paylaşılacaktır. Konaklama sektörü, çağdaş sanatın ziyaretçiler ile buluşmasını destekleyerek İstanbul’un ve İstanbul merkezli çağdaş sanatın tanıtılmasında önemli bir aktör olacak ve İstanbul’un kültür- sanat turizmi aracılığı ile de tanınması yönünde fark yaratacaktır” dedi.

 Kaynak : [-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın (İKSV) ilk festivali İstanbul Müzik Festivali, 40. yılını kutluyor!

  Bugüne kadar 3 bine yakın gösteriyle, Türkiye’den ve yurtdışından 40 bini aşkın sanatçıyı ağırlayan festivalde bu yıl 25 gösteri yer alacak. 31 Mayıs–29 Haziran tarihleri arasında 750’nin üzerinde yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayarak klasik müzikseverlere yine dopdolu bir haziran ayı yaşatacak.

2006 yılından bu yana sponsorluğunu Borusan Holding’in üstendiği İstanbul Müzik Festivali’nin kırkıncısı, 31 Mayıs Perşembe akşamı Haliç Kongre Merkezi’nde düzenlenen açılış töreni ve konseriyle başladı. İstanbul Müzik Festivali 40. Yıl Açılış Töreni ve Konseri’ne festivalde yer alan isimlerin yanı sıra sanat dünyasından ünlüler de katıldı.

Sunuculuğunu Ceylan Saner’in üstlendiği İstanbul Müzik Festivali 40. Yıl Açılış Töreni, İKSVYönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı’nın açış konuşmasıyla başladı. Bülent Eczacıbaşı konuşmasında, “İstanbul Müzik Festivali, tam 40 yıldır klasik müziğin dünyadaki en seçkin örneklerini ve önde gelen yıldızlarını İstanbul’da müzikseverlerle buluşturuyor. İlk İstanbul Festivali, sanatseverler için dünyaya açılan bir pencere, bir kültür ve sanat vahası görevini üstleniyordu. Bugün, yalnızca nitelikli konserler düzenlemekle kalmayıp aynı zamanda uluslararası arenada ortak yapımlara imza atan, Türkiye ve yurtdışından bestecilere verdiği eser siparişleriyle sanat üretimini destekleyen, genç sanatçıların kendilerini geliştirmelerine yönelik imkânlar yaratan bir festivalimiz var. (…) 40. festivalin teması “umut ve kahramanlar”. 1973’tenbu yana kesintisiz olarak düzenlediğimiz bu festivalin, İstanbullu sanatseverlere her yıl yenilenen bir umut verdiğine, insanlığı yücelten değerlerin güçleneceği bir ortamın yaratılmasına katkıda bulunduğuna inanıyoruz. Bu yıl da müzikseverleri yeni umutlar ve yeni kahramanlarla tanıştıran bir festival sunabildiğimizi ümit ediyor, tüm konuklarımıza zevkli bir festival diliyorum.” dedi.

Törende daha sonra Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Müzik Festivali’nin yedi yıldır sponsorluğunu üstlenen Borusan Holding’e teşekkür plaketini takdim etti. Plaketi Borusan Holding adına teslim alan Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi yaptığı konuşmasında “Kuruluşundan bu yana destek verdiğimiz ve kendimizi bir parçası olarak gördüğümüz İKSV’nin 40. yılının heyecanını Borusan Grubu olarak biz de paylaşıyoruz. 2006’dan bu yana sponsorluğunu sürdürdüğümüz ve İKSV’nin en köklü etkinliği olan İstanbul Müzik Festivali’nin 40. yaşını kutlamasıyla heyecanımız daha da artıyor. (…) Borusan Kültür Sanat’ın faaliyetlerinin yanı sıra İKSV’ye verdiğimiz destekle sanatın toplumumuzda yaygınlaşmasına katkıda bulunmaktan mutluluk duyuyor, 40. yılında tüm sanatseverlere keyifli bir festival diliyoruz.” dedi.

Törende ayrıca İstanbul Müzik Festivali’ne en yüksek katkıda bulunan gösteri sponsorlarındanTürkiye İş Bankası adına Kurumsal İletişim Müdürü Suat Sözen, Boeing Ticari Uçaklar adına Türkiye İletişim Danışmanı Ufuk Şenol, Mercedes-Benz Türk AŞ adına Direktörler Kurulu Başkanı Wolf-Dieter Kurz ve Zorlu Gayrimenkul AŞ adına Pazarlama ve İletişim Müdürü Didem Yanaray’a da birer teşekkür plaketi sunuldu. Plaketleri İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı takdim etti.

İstanbul Müzik Festivali’nin her yıl Türkiye’de klasik müzik üretimine büyük katkıda bulunan sanatçılara verdiği “Onur Ödülü” bu yıl, aralarında Diapason d’Or ve  MIDEM Classical Award’ın da bulunduğu pek çok ödüle değer görülen, ilk kez 1976 yılında 4. İstanbul Festivali’nde henüz 21 yaşındayken yer alan, dünyanın önemli orkestraları ve şefleriyle verdiği konserlerle uluslararası platformda adından sıkça söz ettiren ünlü piyanist Hüseyin Sermet’e takdim edildi. Hüseyin Sermet’e de ödülü İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı tarafından verildi.

40. İstanbul Müzik Festivali’nin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”ne bu yıl, kökeninde Gürcü folkloru yatan müziği ve içselleştirilmiş romantizmiyle klasik müzik dünyasına damgasını vuran, eserleriNew York Filarmoni, Kurt Masur, Gidon Kremer, Mstislav Rostropoviç gibi günümüzün en büyük orkestra ve yorumcuları tarafından seslendirilen, orkestra, oda müziği, koral ve opera eserleriyle yaşayan en önemli müzik adamlarından Giya Kancheli’ye sunulacak. Giya Kancheli’ye ödülü, İstanbul Müzik Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği “Lingering” başlıklı senfonik yapıtının, 11 Haziran Pazartesi günü saat 20.00’de Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek dünya prömiyerinin öncesinde takdim edilecek. 2011 yılının son aylarında kaybettiğimiz yetenekli çellist Benyamin Sönmez’in solist olarak yer almasının planlandığı bu konser, genç sanatçının anısına gerçekleştirilecek. Konserde Kancheli’nin eserlerini, şef Andres Mustonen yönetimindekiBorusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Varşova Filarmoni Korosu seslendirecek. Konserin solistleri ise Gürcü kontrtenor Mamuka Gaganidze, çellist Giedre Dirvanauskaite ile geçtiğimiz yıl festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alan efsane kemancı Gidon Kremer.

40. İstanbul Müzik Festivali Açılış Konseri

40. İstanbul Müzik Festivali Açılış Konseri’nde insanlığın “özgürlük, eşitlik, kardeşlik” gibi yüce ideallerini anlatan, müzik tarihi için anıtsal bir değeri olan Beethoven’ın görkemli 9. Senfoni’sini seslendirildi. Konserde Türkiye’nin dünya sahnelerinde fırtına gibi esen genç kuşak şancıları, soprano Simge Büyükedes, alto Ezgi Kutlu, bas Burak Bilgili ve tenor Murat Karahan’a, İKSV’nin Sascha Goetzel yönetimindeki sürekli orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni ve Cem’i Can Deliorman yönetimindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu eşlik etti.

40. İstanbul Müzik Festivali Açılış Töreni ve Konseri, A Haber tarafından HD olarak canlı yayımlandı. Tören ayrıca, festival sponsoru Borusan Holding tarafından Kadıköy Caddebostan,Galata Meydanı ile Bebek Parkı’na kurulan dev ekranlardan ve www.borusan.com web sitesiüzerinden de canlı olarak izlenebildi.

Festivalde neler var?   

“Umut ve Kahramanlar” temasıyla 31 Mayıs–29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek 40. İstanbul Müzik Festivali, iki dünya prömiyerine ve üç Türkiye prömiyerine ev sahipliği yapacak. Festivalde senfoni ve oda orkestraları, vokal konserler, oda müziği, resitaller olmak üzere toplam 25 gösteri yer alacak. Gösteriler, festivale 40 yıldır ev sahipliği yapan Aya İrini Müzesi’nin yanı sıra

Haliç Kongre Merkezi, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı, HollandaBaşkonsolosluğu Bahçesi, Süreyya Operası, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, İstanbul Üniversitesi Rektörlük Binası ve İstanbul Arkeoloji Müzesi olmak üzere sekiz farklı mekânda gerçekleştirilecek.

Festivalde gösterilerin yanı sıra “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor”, “Genç Ustalar ve Kahramanları” ve Galata Rum İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirilecek “Açık Konservatuar” gibi genç müzisyen ve dinleyicilere yönelik özel projeler de gerçekleştirilecek. Festivalin artık klasikleşen “Konsere Doğru” söyleşilerine ek olarak festivalin bu yılki “Onur Ödülü”nün sahibi Hüseyin Sermet’le de bir ustalık sınıfı düzenlenecek.

Festivalde ilk hafta sonu

Festival ilk hafta sonuna çok hızlı giriyor! Festivalin ilk cumasında, dünyanın en iyi orkestraları arasında sayılan Viyana ile Berlin Filarmoni orkestralarının üyelerinden oluşan, Viyana-Berlin Oda Orkestrası, ELİG Ortak Avukat Bürosu ve Enerjisa eş sponsorluğunda festivalin konuğu oluyor. 1 Haziran Cuma akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda saat 20.00’de başlayacak konserde, orkestra, günümüzün en prestijli keman virtüözlerinden Anne-Sophie Mutter’e eşlik edecek. Anne-Sophie Mutter konserde, dünya prömiyerini Kasım 2010’da New York’ta gerçekleştirdiği, müzik eleştirmenleri kadar dinleyicilerin de beğenisini kazanan Wolfgang Rihm’in Lichtes Spiel adlı yapıtının Türkiye prömiyerini gerçekleştirecek.

Günümüzün en parlak Chopin yorumcularından Yundi ise 2 Haziran Cumartesi akşamı saat 20.00’de Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda ilk kez  İstanbullu müzikseverlerin karşısına çıkacak. 2000’deki Uluslararası Chopin Piyano Yarışması’nda aldığı birincilik ödülüyle yıldızı parlayan piyanist Yundi, 2012 Çin Kültür Yılı kapsamında, Chopin’in eserlerinden oluşan bir program sunacak.

40. İstanbul Müzik Festivali’nin biletleri Biletix satış kanalları, İKSV (Nejat Eczacıbaşı Binası No: 5 Şişhane adresindeki ana gişe, 10.00-19.00 saatleri arasında, pazar günleri hariç açık) ve Aya İrini Müzesi’nden (salı hariç her gün 11.00-17.00 saatleri arasında, konser günleri de konserin başlama saatine kadar açık) temin edilebilir.

 Kaynak :[-]

Çelişkiler (Contradictions) isimli sergisi, 31 Mayıs – 28 Temmuz 2012 tarihleri arasında Akbank Sanat’ta

 Çelişkiler, neredeyse her şeyin sonuna eriştiği, ‘sonculuğun’ (endism) hakim söylem haline geldiği ve ‘sonrası’ (post) söylemlerinin başladığı bir dönemde, bireysel ve tekil, toplumsal ve çoğul olanın ancak çelişkiler içinde üreyebildiğini saptayan ve bir daha izleyiciye tanımlatan bir zemin. Sınırlarını kapitalist üretim koşullarının belirlediği bir dünyada cinsiyeti irdeleyen sanatçı, ezberlenmiş ve önkabullere dayandırılmış kimlikleri, bedenin ve duyuların kendi iç sınırlarını sorguluyor. Bu sorgulama, özgül olanın gerek kültürel, gerekse bedensel plandaki yansıması hatırlatılarak yapılıyor. Connor’un uyumlu olduğu kabul edilen düzlemlerin çelişkileri üstüne yoğunlaşan yapıtları, aynı zamanda çağdaş sanatın da bir duruşmaya çağrılması demek!

Sanatın toplumsal zihniyeti etkileme gücünün en çarpıcı boyutlara ulaştığı bir dönem olan 1980’lerden beri sanat yapan Maureen Connor’un eserlerinin neredeyse bu dönemin bir topoğrafyası olduğunu belirten Küratör Hasan Bülent Kahraman sergi ile ilgili değerlendirmesinde; “Connor, Çelişkiler sergisindeki eserleri ile 1990’larda sanat-piyasa-kapitalizm ilişkisini derin bir sorgulamaya tabi tutuyor. Post modern dönem diye adlandırılan bu çağda unutmayalım ki, bizatihi post modernitenin kendisi ‘geç kapitalist dönemin kültürel mantığı’ olarak tanımlanıyordu. Böyle bir dönemde, belirttiğim çıkışı yapan sanatçının arayışının son derecede özgül olduğunu da kaydetmek gerekir. Sanatçı,  buradan hareketle kapitalizmin ve modernitenin en önemli sorunsallarından biri olan beden ve kimlik meselesine kayıyor. Her iki olguyu da kadın üstünde somutlaştırıyor. İki katmanlı olarak düşünülebilen sergide her şeyden önce bir zaman ekseni var. Connor, 1990 öncesinde, çok uzak bir tarihte gerçekleştirdiği ve sergilediği yapıtlarla yeni yapıtlarını birlikte sunuyor. Bu, dönüşümün sanatçıda kristalize olan izdüşümüne bir gönderme. Serginin ikinci katmanı ise bir sorgulama düzlemi. İzleyiciyi kuşatan ve zorlayan bir sanatsal anlayış duruyor karşımızda. Her dönemeçte, her yapıtta izleyici, bir kez daha kendisiyle yüz yüze getiriliyor. Bunu bir katılım politikası olarak görmek mümkün olsa da bu aynı zamanda yabancılaştırmayı ve soyutlamayı da içeren bir yaklaşım. Kadınlığa biçilmiş roller, bu videonun çok verimli imgeleriyle tam bir çakışma halinde. Bu da serginin adında barındırdığı çelişkileri kapsayan bir çakışma” dedi.

ETKİNLİK: Sergi- Çelişkiler  (Contradictions)

Sanatçı: Maureen Connor

Küratör: Hasan Bülent Kahraman

Tarih: 31 Mayıs – 28 Temmuz.2012

Yer: Akbank Sanat

Sergi Açılış Tarihi: 30 Mayıs 2012

Etkinlik ücretsizdir

 Kaynak : [-]

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen 40. İstanbul Müzik Festivali, bu akşam saat 20.30’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek açılış töreni ve konseriyle başlıyor. 29 Haziran tarihine kadar devam edecek festivale 750’nin üzerinde yerli ve yabancı sanatçı katılacak.

 

İstanbul'da Klasik Müzik Zamanı

İSTANBUL Kültür Sanat Vakfı’nın ilk festivali olan İstanbul Müzik Festivali, bu yıl 40’ıncı yaşını kutluyor. İKSV tarafından, 2006 yılından beri Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 40. İstanbul Müzik Festivali, 29 Haziran tarihine kadar 750’nin üzerinde yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’un farklı mekânlarında ağırlayacak. Bu akşam saat 20.30’da Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilecek açılış töreni ve konseri ile başlayacak festivalin açılış töreninde, aralarında Diapason d’Or ve MIDEM Classical Award’ın da bulunduğu pek çok ödüle değer görülen Hüseyin Sermet’e İstanbul Müzik Festivali’nin Onur Ödülü takdim edilecek. Töreni’nin ardından İstanbul Müzik Festivali, Beethoven’ın görkemli 9. Senfonisinin seslendirileceği açılış konseriyle başlayacak. Konserde, şef Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Cem’i Can Deliorman yönetimindeki Kültür ve Turizm Bakanlığı Devlet Çoksesli Korosu, soprano Simge Büyükedes, alto Ezgi Kutlu, bas Burak Bilgili ve tenor Murat Karahan’a eşlik edecek.

Meydanlarda ve internette

Festivalin açılış töreni ve konseri, geçtiğimiz yıllarda olduğu gibi bu yıl da Kadıköy Caddebostan, Galata Meydanı ve Bebek Parkı’na kurulacak dev ekranlardan ve www.borusan.com web sitesi üzerinden de canlı olarak izlenebilecek.

Kemanın yıldızı

Yarın akşam gerçekleştirilecek festivalin ilk konserinde, dünyanın en iyi orkestraları arasında sayılan Viyana ile Berlin Filarmoni orkestralarının üyelerinden oluşan, Viyana-Berlin Oda Orkestrası ile yıldız keman virtüözü Anne-Sophie Mutter, Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda festival izleyiciyle buluşacak. 2 Haziran Cumartesi akşamı ise günümüzün en parlak Chopin yorumcularından, piyanist Yundi, Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Türkiye’deki ilk konserini verecek.

Kaynak : [-]  

“Yeni yasada bize sanatçı değil oyuncu densin’”

 Özerklikle ilgili yasa çalışmaları nedeniyle Kültür Bakanı Ertuğrul Günay’ı ziyaret eden tiyatrocular, oyunculuğun artık meslek olarak yasalaşması gerektiğini söylediler

TOBAV (Devlet Tiyatrosu Opera ve Bale Çalışanları Vakfı), TOMEB (Tiyatro Oyuncuları Meslek Birliği), Devlet Tiyatroları Sanatçıları Derneği (DETİS) ve Kültür-Sanat-Sen temsilcileri Kültür ve Turizm Bakanı Ertuğrul Günay’ı ziyaret etti. Basına kapalı gerçekleşen ziyarette dernek ve vakıf temsilcileri

Bakan Günay’dantiyatroların özelleştirilmesi sürecinde kendi taleplerinin göz ardı edilmemesini istedi. Görüşmenin detaylarını Habertürk’e anlatan heyet, Başbakan Tayyip Erdoğan ve Bakan Günay’ın “kapatılma” sözcüğünü kullanmadığını, bazı kişilerin spekülasyon yaratmak için “kapatılma” kelimesini kullandığını söyledi. 
MESLEĞİN ADI OYUNCULUK 
“Alınacak sözleşmeli personel hangi meslek erbabı olarak çalışacak, o mesleğin tanımının yapılması gerekir” diyen dernek üyeleri, “O mesleğin adı da oyunculuktur” vurgusunu yaptı. Oyuncu tanımının yönetmeliğe daha sonra konulmasını istemediklerini ve kavramın yeni yasayla birlikte aynı anda yürürlüğe girmesini istediklerini söyleyen heyet üyeleri Bakan Günay’a şunları iletti: “Oyunculuk meslek tanımı yapılmadığı sürece sözleşmeli personel vasıfsız işçi gibi görünecektir. Türkiye’de yasalar oyunculuk mesleğini kabul etmek zorunda. Türkiye’de oyunculuk hobi olarak yapılıyor gibi anlaşılıyor. Biz profesyoneliz. Profesyonel de meslek erbabı demek. Eğer biz meslek erbabı isek bizim mesleğimizin adı ne? Bunun adı ‘sanatçı’ değil oyuncudur. Bu karmaşa düzelmezse maaş ve vasıf konusu belirsiz, her şey prosedürsüz kalır.”

SİSTEM AB GİBİ OLSUN
Devlet Tiyatroları’nda yapılacak yasal düzenlemenin dünyanın gelişmiş ülkelerindeki örnekleri gibi olmasını isteyen temsilciler, Bakan Günay’a yeni yasal sistemin Avrupa Birliği’ndeki gibi oluşmasını talep ettiklerini belirtti. “Devlet Tiyatrosu’nu özelleştirmek, Diyanet İşleri Başkanlığı’nı ya da askeri özelleştirmek gibi bir şey” diyen tiyatrocular, ‘Ulusal tiyatronun kapatılması’ gibi sözcüklerin kullanılmasının oyuncuyu ve seyirciyi tedirgin ettiğini ifade etti.

Kaynak : [-]

Aykan ÇUFAOĞLU / ANKARA