Tiyatroda 15 oyun, Opera ve Bale’de 6 eser izleyiciyle buluşacak.

sanat duyuru

Ankara Devlet Tiyatrosu bu hafta 15 oyun, Ankara Devlet Opera ve Balesi 6 eserle izleyici karşısına çıkacak.

Avustralya Büyükelçiliği ile işbirliği içinde gerçekleştirilen ”Mesajınız Var! Kentsel Avustralya’da Yerli Kimliği” adlı sergi yarından itibaren CerModern’de görülebilecek.

CerModern bünyesinde açılan ve yeni sezona yaratıcı yazarlık atölyesi ile başlayan Ceredebiyat, 4 Kasım’da ”eleştirel roman okuma seminerleri” ile devam edecek. Katılımcılara, yazar A. Galip, roman türleri, romanın geçirdiği evreler, roman kuramı ve akımların özellikleri, roman sanatının sorunları, romanların hazırlanma ve yazılma süreçleri hakkında teknik bilgiler verecek ve önerilerde bulunacak.

Başkentte hafta boyunca gerçekleştirilecek kültür sanat etkinliklerinden bazıları şöyle:

Tiyatro

Akün Sahnesi:

Moises Kaufman’ın yazdığı, Ekin Tunçay Turan’ın çevirdiği ve İskender Altın’ın yönettiği ”33 Varyasyon” hafta boyunca sanatseverlerin karşısına çıkacak. Oyunda, Erdal Küçükkömürcü, İpek Çeken, Meltem Baytok, Mehmet Akay, Ulaş Ersoy, Eda Aydınlı, Tunç Yıldırım rol alıyor.

Altındağ Tiyatrosu:

Funda Mete’nin yönettiği, Töre Özsel’in dekor ve kostüm tasarımını yaptığı, ”Kış Gelmeden” bugün, yarın ve Cumartesi günü sahnelenecek. Bahadır Karasu, Selma Bayraktargil, Özgür Keçeci ve Özge Mirzalı’nın rol aldığı eserin ışık tasarımı Burhanettin Yazar’a, dramaturgu da Füruzan Tercan’a ait.

”Boğaçhan” 4 Kasım’da izleyicinin karşısına çıkacak.

”Mekruh Kadınlar Mezarlığı” 6-7 Kasım’da temsil verecek.

Büyük Tiyatro:

”Kerbela” yarın, 4 ve 6 Kasım’da izlenebilecek. Ali Berktay’ın yazdığı, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği oyunda, dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Hale Eren gerçekleştirdi. Müzikleri Tahsin İncirli’ye ait olan oyunda geniş bir oyuncu kadrosu rol alıyor.

Cüneyt Gökçer Sahnesi:

Kenan Işık’ın yazıp yönettiği ”Aşk Hastası” hafta boyunca izlenebilecek. Dekoru Hakan Dündar’a, giysi tasarımı Funda Karasaç’a ait olan oyunun müzikleri ise Yücel Arzen imzalı.

Nikolay Vasiliyeviç Gogol’un ”Bir Delinin Hatıra Defteri”, 6-7 Kasım’da görülebilir. Sylvie Luneau ile Roger Coggio tarafından uyarlanan, Coşkun Tunçtan’ın Türkçeleştirdiği eserin proje tasarımı ve yönetmenliğini Cem Emüler üstleniyor. Eserde, 1960’lı yıllarda Türk tiyatrosunun büyük ustası Genco Erkal’ın iki farklı yorumla sahneye getirdiği Aksenti İvanoviç Poprişçin karakterini Erdal Beşikçioğlu canlandırıyor. Tek kişilik oyunun dekor ve giysi tasarımı Sertel Çetiner’in, ışık düzeni Seyhun Ayaş ile Zeynel Işık’ın, müzik, ses ve efekt tasarımı da Tayfun Gültutan’ın imzasını taşıyor.

Küçük Tiyatro:

William Shakespeare’nin yazdığı, ”Venedik Taciri”, 1-4 Kasım tarihleri arasında sahnelenecek. Erhan Gökgücü’nün yönettiği oyunun dekor ve giysi tasarımını Ali Cem Köroğlu, müziklerini ise Can Atilla yaptı.

”Yağmur Durduğunda” 6 ve 7 Kasım’da izlenebilecek. Andrew Bovell’in yazdığı, Ezgi Yentürk’ün çevirdiği, Hakan Çimenser’in yönettiği oyun, geçmişten kaçmanın imkansızlığını işliyor.

Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu ”Keloğlan Keleşoğlan”, 6 ve 7 Kasım’da küçük tiyatroseverlerin karşısına çıkacak.

Oda Tiyatrosu:

”Euridice’nin Elleri”, bugünden itibaren hafta boyunca başkentli tiyatroseverleri ağırlayacak. Aynı çatı altında yaşamalarına rağmen birbirlerini tanıyamayan insanların bencillikleri, zaafları ve anlayışsızlıklarının, evlilikleri nasıl iflasa sürüklediğinin anlatıldığı oyunu Pedro Bloch yazdı, Yurdaer Okur yönetti.

Stüdyo Sahne:

”Jerry ve Tom”, yarın ve 4 Kasım’da seyredilebilecek. Cüneyt Mete, Özgür Öztürk, Ünsal Coşar ve Yıldız Kaplan’ın rol aldığı oyunun yönetmenliğini İlham Yazar üstlendi.

”Bir Kahve Molası Karıncalar” 6 Kasım’da sahnelenecek. Şifa Meydanal’ın yazdığı, Figen Ayhan Kocakaya’nın yönettiği oyunda, Sanlı Baykent, Müge Sefercioğlu, Yaprak Onat, Meliha Savaş ve Gaye Filiz Alacacı rol alıyor.

İrfan Şahinbaş Sahnesi:

Brecht’in yazdığı, Ayşe Selen’in çevirdiği, Ayşe Emel Mesci’nin yönettiği, ”Cesaret Ana ve Çocukları”, bugün, 3 ve 7 Kasım’da temsil verecek.

Şinasi Sahnesi:

”Profesyonel” bugün yarın ve 3 Kasım’da izlenebilecek. Bülent Emin Yarar, Yetkin Dikinciler, Gülen Çehreli ve Cenap Oğuz rol aldığı oyunu Duşan Kovaçeviç yazdı, Işıl Kasapoğlu yönetti.

Çocuk müzikali ”Karlar Kraliçesi” de 4 Kasım’da sahnelenecek.

”Yastık Adam” ise 6-7 Kasım’da seyredilebilecek.

Opera-Bale

Opera Sahseni: ”Töre” 3 Kasım’da sezonun ilk temsilini gerçekleştirecek. Turgut Özakman’ın kaleminden çıkan, dans tiyatrosunun estetik örneklerinden biri olan eserde, iki aile arasında yıllarca süren kan davasını ve gelişen olayları anlatıyor.

”V. Murat” balesi, 5 Kasım’da sahne alacak.

”Don Giovanni” operası ise 7 Kasım’da izlenebilecek.

Leyla Gencer: ”Uyuyan Güzel” çocuk müzikali, 4 Kasım’da seyircinin karşısında olacak.

Operet Sahnesi: ”Evlilik Senedi” operası sanatseverlerle buluşacak.

”Bellini Oda Şarkıları Konseri” 6 Kasım’da gerçekleşecek.

Kaynak :[-]

 

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nca (DDT) bu yıl onuncusu düzenlenen “Orhan Asena Yerli Oyunlar Tiyatro Festivali”, 7 yerli yapıma ev sahipliği yapacak.

DDT’nin ev sahipliğinde Diyarbakırlı oyun yazarı Orhan Asena anısına ve 1-17 Kasım’da, bu yıl onuncusu düzenlenen, “Orhan Asena Yerli Oyunlar Tiyatro Festivali” kapsamında tiyatroseverler, Ankara, Van, İstanbul, Sivas ve Bursa Devlet Tiyatrolarının seçkin eserleri ile Ankara Opera Balesi’nin de bir temsilini izleme şansı bulacak.

DDT Müdürü Lebip Gökhan düzenlediği basın toplantısında, şu aralar bölgede farklı bir gündemin olmasına rağmen festival gibi etkinliklerin de yapıldığını ifade ederek, DDT bünyesinde Diyarbakırlı bir tiyatro adamı anısına adanan ve onuncusu düzenlenecek “Orhan Asena Yerli Oyunlar Tiyatro Festivali”ni gerçekleştireceklerini söyledi.

Festivalin önemli olduğunu, Devlet Tiyatroları (DT) bünyesinde, DDT’nin gerçekleştirdiği hem yerli yazarlara hem de yerli oyunlara destek anlamında tek yerli oyunlar festivali olduğunu ifade eden Gökhan, bu yıl sadece oyunlarla değil, Diyarbakır’da görev yapmış sanatçılarla da buluşma ve söyleşilerin yapılacağını bildirdi.

Gökhan, kapanışta Ankara Opera Balesi’nin “Töre” adlı temsille sanatseverlerle buluşacağını, açılışı ise küçük bir müzik dinletisinin ardından Orhan Asena’nın yazdığı, Serhat Nalbantoğlu’nun yönettiği “Hürrem Sultan” adlı oyun ile yapacaklarını söyledi.

“Dolu dolu bir festival geçirmeyi diliyoruz” diyen Gökhan, “Bu önemli şehirde, coğrafyada, tiyatro yapmanın keyfini ve mutluluğunu her zaman yaşıyoruz. Bütün seyircilerimizi 1 Kasım’dan itibaren festivale bekliyoruz” dedi.

“Batıda tiyatro yapmak kolay”

Gökhan, sezonu Sadık Şendil’in yazdığı, Volkan Özgömeç’in yönettiği “Kanlı Nigar” oyunuyla açtıklarını anımsatarak, oyunun yoğun ilgi gördüğünü belirtti.

Seyircinin genel olarak komedi ve müzikli oyunlara daha çok ilgi gösterdiğini anlatan Gökhan, şöyle konuştu:

“Ancak, gerçekten iyi anlatılan oyunlar da ilgi görüyor. Diyarbakır’ın harika, özel ve çok duyarlı bir seyircisi var. Tiyatroyu bilen bir seyircisi olduğuna inanıyorum. Bunun nedeni ise burada 24 yıldır DT var. Bu yüzden köklü bir seyircimiz var. Diyarbakır’da uzun yıllar çalışmış biri olarak Diyarbakır’ı başka yerde anlattığımız zaman ‘biz hiç öyle bilmiyoruz, tanımıyoruz” diyorlar. Diyarbakır zaman zaman bazı olumsuzluklara gündeme geliyor. Ama Diyarbakır’da sanat da var. Biz sanatla üzerimize düşeni yapmaya çalışıyoruz. Sanatın her dalıyla, sporun her dalıyla insanlar buluştuğu zaman daha iyi bir şekilde sorunların çözüleceğine inanıyorum. Burası özel bir bölge. Batıda tiyatro yapmak kolay. Önemli olan burada bir şeyler yapmak. Teknik anlamda zorluklar var. İstanbul’da, Ankara veya İzmir’deki herhangi bir sanatçıyla Diyarbakır’daki bir sanatçının durumu farklı. Çünkü diğer yerlerde sanatçılar kendilerine alternatifler bulabiliyorlar. Mesleki açıdan kendimizi geliştirmek için biraz uzağız. Örneğin Van DT, şu an çadırda tiyatro yapıyor. Ama Devlet Tiyatroları her il ve ilçede seyirciyle buluşuyor, buluşmaya da devam edecek.”

Festival programı

Yarın Orhan Asena’nın yazdığı Ankara DT’nin “Hürrem Sultan” oyunuyla başlayacak festivalde, Ankara DT “Keloğlan” adlı oyunuyla ikinci kez tiyatroseverleri selamlarken, Van DT 5-6 Kasım’da, “Mem ile Zin”, İstanbul DT, 8,9,10 Kasım’da “Ay Ecesi”, Sivas DT, 12,13 Kasım’da “İstanbul Efendisi”, Bursa DT de 14,15 ve 16 Kasım’da “Kuzguncuklu Fazilet” oyunlarıyla konuk olacak.

Yetkin Dikinciler, Bülent Emin Yarar ve Engin Altan Düzyatan’ın da söyleşileriyle renk katacağı festival, Ankara Opera Balesi, Turgut Özakman’ın yazdığı, koreografi ve rejisi İhsan Bengier’e ait “Töre’ adlı bale gösterisiyle sona erecek.

 

Kaynak : [-]

Cumhurbaşkanlığı, ödül töreninin daha sonra duyurulacak bir tarihte Cumhurbaşkanlığı Çankaya yerleşkesinde yapılacağını duyurdu.

Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri bu yıl, eserlerinde gelenekle yeni arasında köprü rolü üstlendiği için Selim İleri’ye, Türk tarihini evrensel bir boyuta taşıması dolayısıyla Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu’na ve Klasik Türk ve Tasavvuf müziğini geniş kitlelere ulaştırması dolayısıyla Ahmet Hatipoğlu’na verildi. Türkiye’nin arkeoloji alanındaki zengin birikimini dünya mirasına sunulacak zenginlikte sergiledikleri için Zeugma Antik Kenti ve Müzesi de ödüle layık görüldü.

Cumhurbaşkanı Gül’ün, ödülün her yıl kültür ve sanatın farklı dallarında verilmesi talimatı verdiği belirtilen açıklamada, şunlar kaydedildi: ”Bu çerçevede, Değerlendirme Kurulu’nun önerisi üzerine Sayın Cumhurbaşkanımız, 2012 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülleri’nin Türkiye’nin arkeoloji alanındaki zengin birikimini akademik dünya, Kültür ve Turizm Bakanlığı ve yerel yönetimler işbirliği ile dünya mirasına sunulacak bir zenginlikte sergiledikleri için Zeugma Antik Kenti ve Müzesi’ne; edebiyat aşkını İstanbul tutkusuyla harmanlayıp kişisel anılarını şehrin geçmişiyle bir araya getirdiği eserlerinde gelenekle yeni arasında köprü rolü üstlendiği için Selim İleri’ye; güncel olayları zengin tarih birikimiyle yoğurup özgün bir tarih söylemi geliştirerek Türk tarihini evrensel bir boyuta taşıması dolayısıyla Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu’na; Klasik Türk ve Tasavvuf müziğini kendine özgü icra tarzlarıyla zenginleştirip geniş kitlelere ulaştırması dolayısıyla Ahmet Hatipoğlu’na verilmesini uygun görmüşlerdir.”

 Selim İleri: Sürpriz oldu

Ödülle ilgili Radikal ’e konuşan yazar Selim İleri, “Benim için gerçekten sürpriz oldu. Bu sene edebiyat çalışmaları alanında 45. yılımı doldurdum. Hatırlanmak, üstelik de Cumhurbaşkanlığı kurumu tarafından hatırlanmak, beni gerçekten sevindirdi. Bu ödülde zannediyorum benim geçmişteki edebiyatımıza daima bağlı kalışım, yitirdiğimiz yazarları hep anmak isteyişim de etkili oldu. Sürekli değişen bir toplumda bir köprü olmak iyi bir şey diye düşünüyorum. Bilerek yaptığım bir şey değildi, yapabildiysem ne mutlu” dedi.

‘Zeugma’ya verilen ödül sevinçleri artırdı’

Gaziantep Kültür Turizm Müdür Vekili Mehmet Aykanat, arkeoloji alanında 2012 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ne layık görülen Zeugma Antik Kenti ve Müzesi’nin sevinçlerini artırdığını söyledi. Aykanat, müzenin 3 ayda değerli 3 ödülle taçlandırıldığını belirtti.

Zeugma’nın 2012 yılı Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’nü almaya hak kazanmasıyla ilgili değerlendirmede bulunan Aykanat, “2012 yılı Gaziantep Zeugma Mozaik Müzesi’nin yılı oldu. Son 3 ayda çok değerli 3 ödülle müzemiz taçlandırıldı. Temmuz ayında ‘En iyi Kültür ve Turizm Yatırımı’ ödülü, Ekim ayı içerisinde dünyada önemli seyahat sitelerinden olan ‘TripAdvisor Mükemmellik’ ödülüne layık görüldü. Son olarak da ‘Cumhurbaşkanlığı Kültür ve Sanat Büyük Ödülü’ ile sevincimiz ve övüncümüz katlandı.” diye konuştu.

Selim İleri kimdir?

30 Nisan 1949’da İstanbul’da doğdu. 1968’de Atatürk Lisesi’ni bitirdi. Bir süre İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi’ne devam etti. Öğrenimini yarıda bırakarak kendini tümüyle yazmaya verdi. İlk yazısı 1967’de Yeni Ufuklar dergisinde yayınlandı. Papirüs, Yeni Edebiyat, Yeni Dergi, Türk Dili, Türkiye Defteri, Milliyet Sanat, Gösteri gibi dergilerde yayınlanan yazılarıyla ünlendi. 1979’da Dünya gazetesinin sanat sayfasını yönetti. 1968’de yayınlanan ilk öykü kitabı “Cumartesi Yalnızlığı”nda sınırlı ilişkiler içinde sıkışan insaların yaşamlarını anlattı. “Pastırma Yazı” ve “Bir Denizin Eteklerinde” öykü kitaplarında uyarlı gençlerin tutkularını, sıkıntılı ilişkilerini, orta tabakadan insanların acılarını, yalnızlıklarını, kurtuluş arayışlarını anlattı. 1973’ten sonra romana yöneldi. “Her Gece Bodrum” romanıyla büyük başarı kazandı. İç konuşma tekniğini kullandığı bu romanda, toplumsal kargaşa içinde bunalıma düşen aydınların arayışlarını ve çıkmazlarını ele aldı. Roman ve öykülerinin yanısıra senaryolar, denemeler ve edebiyatla ilgili incelemeler de yazdı.

Hikayeleri:  Cumartesi Yalnızlığı, Bir Denizin Eteklerinde, Pastırma Yazı, Dostlukların Son Günü (1978 Sait Faik Hikaye Ödülü), Eski Defterlerde Solmuş Çiçekler, Fotoğrafı Sana Gönderiyorum, Kötülük.

Romanları: İlkgençlik Çağına Öyküler(Derleme), Yarın Yapayalnız, Bu Yaz Ayrılığın İlk Yazı Olacak, Hayal ve Istırap, Destan Gönüller, Her Gece Bodrum (1977 TDK Roman Ödülü), Ölüm İlişkileri, Bir Akşam Alacası, Cehennem Kraliçesi (1980), Yaşarken ve Ölürken, Saz Caz Düğün Varyete, Ölünceye Kadar Seninim, Mavi Kanatlarınla Yalnız Benim Olsaydın, Allahasmarladık Cumhuriyet (Oyun), İstanbul Lâle İle Sümbül, Kafes, Anılar;Issız ve Yağmurlu, Daha Dün, Oburcuğun Edebiyat Kitabı, Evimizin Tek Istakozu, Rüyamdaki Sofralar, Yaşadığım İstanbul.

Şükrü Hanioğlu kimdir?

 İstanbul Üniversitesi Siyasi Bilimler Fakültesi mezunu. Tarık Zafer Tunaya’nın asistanı. “Bir Siyasal Düşünür Olarak dr. Abdullah Cevdet” başlıklı çalışmasıyla doktor, “Bir Siyasal Örgüt Olarak Osmanlı İttihat ve Terakki Cemiyeti ve Jöntürklük” başlıklı çalışmasıyla doçent oldu. “Young Turks in Opposition” ve “Preparation For a Revolution: The Young Turks” adlı çalışmaları Oxford Üniversitesi tarafından yayınladı. Prof. Dr. Şükrü Hanioğlu, Princeton Üniversitesi Yakın Doğu Çalışmaları bölüm başkanı olarak çalışmakta.

Kaynak :[-]   

Tuluyhan Uğurlu, bugün saat 10.00’da Mısır Çarşısı’nda ‘Cumhuriyet Konseri’ verecek.

sanat duyuru

SERGİ

■ Zeynep Perinçek Signoret’nin “Keşke” isimli sergisi 30 Ekim – 1 Aralık tarihleri arasında Galeri Apel’de. (0212-2927236)

■ Tankut Öktem’in “Sıradışı bir usta” isimli retrospektif sergisi 31 Ekim – 10 Aralık tarihleri arasında Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Müşfika Sezen Kocabay’ın “Daima-II” isimli minyatür sergisi 31 Ekim – 15 Kasım tarihleri arasında Çemberlitaş Basın Müzesi’nde. (0212 513 84 58)

■ Suna Tüfekçibaşı’nın “İstanbul’da Uykusuz” isimli sergisi 1 – 26 Kasım tarihleri arasında Maçka art&design’da. (0212 343 58 46)

■ Jerome Symons’un “Mutlu Günler” isimli sergisi 2 Kasım – 2 Aralık tarihleri arasında PG art Gallery’de. (0212 252 80 00)

■ Esra Şatıroğlu’nun “Bana Ait” isimli sergisi 1 Kasım – 1 Aralık tarihleri arasında Galeri Linart’ta. (0212 247 47 29)

■ Dilay Koçoğulları’nın “Mikro-Makro Kozmos: Algının Uyumu” isimli fotoğraf sergisi 1 Kasım – 1 Aralık tarihleri arasında Daire Galeri’de.

■ Muhammet Şengöz’ün “İç – Seller” isimli sergisi 1 – 30 Kasım tarihleri arasında Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.

■ Gülyüz Atkovar’ın “EBRUMANİA” isimli sergisi 3 – 30 Kasım tarihleri arasında Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)

■ Memduh Kuzay’ın sergisi 3 Kasım – 8 Aralık tarihleri arasında Tolga Eti Sanatevi’nde. (0216 368 26 79)

■ Coşkun Demirok’un “Nefes Nefese” isimli sergisi 29 Ekim’e kadar Mina Sanat Galerisi’nde. (0 212 232 38 13)

■ Bir Zamanlar İzmir’de isimli sergi 29 Ekim’e kadar İstanbul Cezayir Toplantı Salonun’da.

■ Serkan Şen’in “Kalabalık Ama Mutlu” sergisi 30 Ekim’e kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0212 241 04 58)

■ Aydın Erkmen’in “Antik Kentler, Antik Hikâyeler” isimli sergisi 30 Ekim’e kadar Arkeo Pera Sanat Galerisi’nde. (0212 249 92 26)

■ Brand It isimli sanatta markalaştırılmaya ve ticarileştirilmeye karşı protest karma sergi 30 Ekim’e kadar rh+ gallery’de.

■ Dominique Barreau ’nun “İstanbul’da Randevu” isimli sergisi 31 Ekim’e kadar Gama Sanat Galerisi’nde.

■ Mithat Şen’in sergisi 31 Ekim’e kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)

■ Çağdaş Ustalardan Sergi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.

■ Proje Odaları fotoğraf sergisi 31 Ekim’e kadar Proje 4L/Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Halki’den Yansımalar Kartpostallarda Ada Sergisi 31 Ekim’e kadar Heybeliada İnönü Evi Müzesi’nde.

■ Allan Sekula: Birleşmeyen Filmler 1997-2012 sergisi 31 Ekim’e kadar Akbank Sanat’ta.

■ 1. Ulusal Öğrenci Ekslibrisleri Yarışması Sergisi 31 Ekim’e kadar Maslak’ta Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Galeri Işık İstanbul’da.

■ Sema Maşkılı’nın “Efendiler ve Köleler” adlı sergisi 31 Ekim’e kadar Akademililer Sanat Merkezi’nde.

■ Remzi İren’in sergisi 2 Kasım’a kadar Teşvikiye Galeri Oda’da. (0212) 259 22 08)

■ Seydi Murat Koç’un “Vertigo” isimli sergisi 2 Kasım’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de. (0212 291 37 91)

■ Yılmaz Merzifonlu ve Julide’nin sergisi 2 Kasım’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 362 18 26)

■ Filiz Pelit’in “Düş Çocukları” isimli sergisi 3 Kasım’a kadar Vakıfbank Genel Müdürlük Fuaye’de.  (0212 3167070)

■ Sevim Sancaktar’ın “Self” isimli sergi 3 Kasım’a kadar C.A.M Gallery’de. (0212 245 79 75)

■ 3 Boyutlu Buluşmalar isimli sergi 3 Kasım’a kadar Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Murat Pulat’ın sergisi 3 Kasım’a kadar ALAN İstanbul’da.

■ Lokman isimli sergi 3 Kasım’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Esrâ Sirman’ın sergisi 3 Kasıma kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Şükran Eker’in “Çiçek Gözüyle” isimli sergisi 3 Kasım’a kadar Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde. (0216 414 22 39)

■ Melike Taşçıoğlu’nun “Sudan Seyyareler” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar Galeri İlayda’da. (0(212)241 31 00)

■ Özdemir Altan’ın “Don Kişot’un Soyağaçları” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar 44a Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Nesren Jake’nin “über alles” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar GaleriBu’da.

■ Ressam Nurcan Çağlar, Ressam Deniz Sabuncu ve Heykeltıraş Demet Kaya Güngörür’ün “3 Boyutlu Buluşmalar” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Halim Al Karim’in “Hidden Goddess” isimli sergisi 5 Kasım’a kadar Galeri Merkur’de.

■ Nurdan İskender’in “Çizginin dışından içeri yolculuklar” isimli sergisi 5 Kasım’a kadar Galeri/Miz’de. (0212 241 76 66)

■ Tüzüm Kızılcan ve Ömür Tokgöz’ün “Bitmeyen Yolculuk” isimli sergisi 5 Kasım’a kadar Galeri 5’te.

■ 3 Boyutlu Buluşmalar isimli sergi 8 Kasım’a kadar Ekavart Gallery’de. (0212 252 81 31)

■ Cenk Akaltun’un sergisi 9 Kasım’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da.

■ Ercan Arslan’ın “Öteki” isimli sergisi 9 Kasım’a kadar Galatea Art’da. (0212 245 80 38)

■ Yansıma Üzerine Düşünceler isimli karma sergi 10 Kasım’a kadar Galeri Manâ’da.

■ Alev Gözonar’ın “Yol” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar Mabeyn Gallery’de. (0212 261 60 60)

■ Füsun Onur’un “Tekir’e Ağıt” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar Pilevneli Project’te.

■ Nevin Çokay’ın sergisi 10 Kasım’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. (0 216 418 38 06)

■ Ann Wolff’un heykel sergisi 10 Kasım’a kadar Mim Art Sanat Galerisi’nde. (0212 291 18 48)

■ Güney Koreli sanatçı Seo Young Deok’un heykel sergisi 10 Kasım’a kadar SODA’da.

■ Merve Çanakçı’nın “o hal” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar .artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Seyit Mehmet Buçukoğlu’nun “anlatmak için yaşamak” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar Artisan’da. (0212 247 90 81)

■ Üç Kuşak Çağdaş Türk Sanatı başlıklı sergi 11 Kasım’a kadar UPSD Sanat Galerisi’nde. (0 212 247 62 83)

■ Ercüment Tarhan’ın sergisi 11 Kasım’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde. (0216 553 21 67)

■ Birim Aksüfyek’in sergisi 14 Kasım’a kadar Marjinart Gallery’de.(0 212 251 16 22)

■ Geçmişten Günümüze Yansımalar isimli sergi 15 Kasım’a kadar Güler Sanat’ta.

■ Azime Sarıtoprak’ın “Miyazaki Buradaydı” isimli sergisi 15 Kasım’a kadar Mine Sanat Galerisi Caddebostan’da. (0 216 385 12 03)

■ Ten ve Tinsergisi 16 Kasım’a kadar Siemens Sanat’ta.(0212 334 11 04)

■ Nüzhet Kutluğ’un “Dönemlerden Kesitler” isimli sergisi 16 Kasım’a kadar Işık Üniversitesi Şile Kampusu Galeri Işık’ta. (0216 712 14 60)

■ Zekeriya Sarıbatur’un “Mutlak Sonsuzluk” isimli sergisi 17 Kasım’a kadar Kare Art Gallery’de. (0 212 240 44 48)

■ Neda İsmail Atar’ın “Endüstriyel Form” isimli sergisi 17 Kasım’a kadar Dirimart’ta. (0 212 291 34 34)

■ Ali Elmacı’nın “Ateşinle Koru Beni” isimli sergisi 17 Kasım’a kadar Galeri x – ist’te. (0212 291 77 84)

■ İlhan Koman’ın “Sonsuzluk-Eksi-Bir Serisi” sergisi 17 Kasım’a kadar Egeran Galeri’de. (0 212 251 1 251)

■ GökteTunç’un “Unknown Future /Bilinmeyen Gelecek” isimli sergisi 18 Kasım’a kadar Galeri G-art’da. (0(212)2960876)

■ Hamle isimli sergi 18 Kasım’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)

■ Dmitry Sokolenko’nun sergisi 20 Kasım’a kadar Get – Me – Art Galleriy’de.

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde” isimli sergisi 21 Kasım’a kadar Galerist Hasköy’de. (0 212 252 1896)

■ Arzu Aytekin, Mustafa Bulat, Erol Deneç, Sibel Kasapoğlu, Şevkat İşleğen’in karma eserlerinden oluşan sergi, 24 Kasım’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış isimli sergi 25 Kasım’a kadar İstanbul Modern’de.

■ Nejat Satı’nın “Halet-i ruhiye” isimli sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. (0212 245 40 87)

■ Joan Botella Lucas’ın sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. (0212 245 40 87)

■ International Underground isimli karma sergi 26 Kasım’a kadar Piramid Sanat’ta. (0212 297 31 15)

■ Dilşan Balkancı’nın “Suyla Gelen” isimli sergisi 28 Kasım’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)

■ Bir Figür Ustası: Neşet Günal’dan Desenler isimli sergi 30 Kasım’a kadar Galeri Selvin’de. (0212 263 74 81)

■ Hattuşa’da 106 Yıl sergisi 30 Kasım’a kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde.

■ Yerellikten evrenselliğe yolculuk: Neşet Günal sergisi 1 Aralık’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Abdurrahman Öztoprak anısına yapılan sergi 1 Aralık’a kadar Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Tan Oral’ın “Çizgilerle Geçmiş Olsun” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Avusturya Sen Jorj Hastanesi’nde.

m Füsun Onur’un “Çeşitlemeler” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde. (0(212) 240 80 23)

■ Cindy Jansen’in “Sevgiyle” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar The Empire Project’te.

m Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Altın Çocuklar – 16. – 19. Yüzyıl Avrupası’ndan Portrelerisimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Monet’nin Bahçesi isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ Joachim Schmeisser’in fotoğraf sergisi 19 Ocak 2013’e kadar Immagis Galeri’de.

■ Bakış – Portre Fotoğrafının Değişen Yüzü isimli sergi 20 Ocak 2013’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.
TİYATRO

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Sezuan’ın İyi İnsanı” cuma, cumartesi 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Ölüleri Gömün” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” bugün, salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçük Sahne’de “Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece Sahnesi’nde “Çirkin” perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Michelangelo” cuma 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Ay Ecesi” çarşamba, perşembe 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Gönlümdeki Osman Hamdi Bey” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Pırtlatan Bal” perşembe, cuma, cumartesi, pazar 12.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Hedda Gabler” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “İntiharın Genel Provası” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Kâğ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Karagöz Tatlıcı” perşembe, cuma 14.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Haldun Taner Sahnesi’nde “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Ü. Müsahipzade Sahnesi’nde “İstanbul Hatırası” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Zırhlı Kurt (Kösem Sultan ile Avcı Mehmed)” çarşamba, cumartesi 15.30 ve 20.30, perşembe, cuma 20.30, pazar 15.30. (0212 455 39 25)

■ Bakırköy Belediye TiyatrolarıMüşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyi Müzikali” perşembe 20.30, pazar 15.30 “Hangisi Babası” cuma 20.30, çocuk oyunu “Benim Güzel Pabuçlarım” cumartesi 11.00, “www.aşkbu-mu.com” cumartesi 20.30, çocuk oyunu “Hoşu’nun Utancı” pazar 11.00, Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Carrar Ana’nın Silahları” çarşamba, cuma 20.30 ( 0 212 661 38 94)

■ Ortaoyuncular’da “Ferhangi Şeyler” cuma 20.00, “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cumartesi, pazar 20.00. (0 212 251 18 65)

■ Tiyatro Pera’nın “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.30

■ Oyun Atölyesi’nde “Pandaların Hikâyesi” perşembe, cuma 20.30, cumartesi, pazar 16.00.
(0 216 345 39 39 )

■ Dostlar Tiyatrosu’nda “Ben Bertolt Brecht” cuma 20.00 Bahçeşehir Kültür Merkezi, pazar 18.00 Kozyatağı Kültür Merkezi. (0 212 252 59 35)

MÜZİK

■ ‘Nardis Jazz Club’da bugün saat 21.30’da “Nardis 10 Yaşında Özel ‘Super-jam’ ”, yarın saat 21.30’da “Nezih Yeşilnil Quartet feat. Ayşegül Yeşilnil”, çarşamba günü saat 21.30’da “Sibel Köse & Önder Focan & Kağan Yıldız Trio”, perşembe ve cuma günü saat 22.00’de “Dianne Reeves Quartet”, cumartesi günü saat 22.30’da “İpek Dinç Band” konseri izlenebilir.
(0 212 244 63 27)

■ ‘Mısır Çarşısı’nda bugün saat 10.00’da “Tuluyhan Uğurlu – Cumhuriyet Konseri” konseri izlenebilir. (0 216 386 29 49)

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de “Cumhuriyet Konseri” izlenebilir.
(0 216 346 15 31)

■ ‘Jolly Joker’de yarın saat 21.00’de “12. Perküsyon Buluşmaları”, çarşamba günü saat 21.00’de “İskender Paydaş”, perşembe günü saat 21.00’de “Anneke van Giersbergen”, cuma günü saat 22.00’de “Fettah Can”, cumartesi günü saat 22.00’de “Yaşar” konseri izlenebilir.
( 0 212 249 07 49)

■ ‘Ghetto’da çarşamba günü saat 21.30’da “Halloween Nite Mixed Up”, cuma günü saat 22.30’da “Asia Argento DJ Set”, cumartesi günü saat 23.30’da “Ayhan Sicimoğlu & Friends Huracan Del Caribe” konseri izlenebilir.(0 212 251 75 01)

■ ‘Babylon’da çarşamba günü saat 20.30’da “Garanti Caz Yeşili: Hypnotic Brass Ensemble”, perşembe günü saat 21.00’de “The Twilight Sad”, cuma günü saat 23.55’te “Vesvese Gecesi: ADA(Live), Metope(Live) Kaan Duzarat, Eren Eren”, cumartesi günü saat 23.55’te “Mouse on Mars” konseri izlenebilir.(0 212 292 73 68)

■ ‘Salon’da çarşamba günü saat 21.30’da “Portecho”, perşembe ve cuma günü saat 21.30’da “Vinicius Cantuaria Quartet”, Cumartesi günü saat 21.30’da “Neil Cowley Trio” konseri izlenebilir.( 0 212 334 07 52)

■ ‘Borusan Müzik Evi’nde cuma günü saat 20.00’de “Richard Schoucler – Jean-Baptiste Barrière ‘Ciaccona’ ”, cumartesi günü saat 20.00’de “Portrait Concert ‘Hommage A Kaija Saariaho’ ” konseri izlenebilir. (0 212 336 32 80)

■ ‘İş Sanat Kültür Merkezi’nde cumartesi günü saat 20.00’de “Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası” konseri izlenebilir. (0 212 316 10 83)

■ ‘Caddebostan Kültür Merkezi’nde cumartesi günü saat 20.30’da “Kerem Görsev – Fatih Erkoç” konseri izlenebilir. (0 216 386 29 49)

■ ‘Küçükçiftlik Park’ta cumartesi günü saat 21.00’de “Steve Vai” konseri izlenebilir.(0 212 231 30 45)

GÖSTERİ SÖYLEŞİ
■ KKM Gönül Ülkü ve Gazanfer Özcan Sahnesi’nde cumartesi günü saat 20.30’da Metin Zakoğlu’nun “Edepsiz Komedi” adlı stand-up gösterisi izlenebilir. ( 0216 658 00 14)

OPERA BALE
■ Kadıköy Süreyya Operası’nda cuma günü saat 20.00’de, cumartesi günü saat 16.00’da “Midas’ın Kulakları” adlı opera seslendirilecek.(0 216 346 15 31)

 Kaynak : [-]

Manchester Üniversitesi’nden Prof. Barry Cooper, ünlü bestecinin ölümünden 185 yıl sonra orta çıkarılan ilahinin ünlü “Missa Solemnis” eserinin taslaklarının yer aldığı bir defterde bulunduğunu söyledi.

Cooper, Beethoven’ın Gregoryen döneme ait bin yıllık “Pange Lingua” adlı ilahinin melodisini değiştirerek yeniden yorumladığını belirtti.

Cooper, ilahinin mart 1820’de o zamanlar 39 yaşında olan bestecinin hamisi Avusturya Arşidükü Rudolp’ün Olmutz başpiskoposu ilan edildiği törende çalınmış olabileceğini belirtti.

Ünlü besteciyle ilgili en önemli uzmanlardan biri olarak kabul edilen Cooper, iki dakikalık eserin Beethoven’ın diğer tüm eserlerinden çok farklı olduğunu söyledi.

Beethoven’in iki eser dışında dini müzik bestelemediğini işaret eden Cooper, “Beethoven’ın kilisede yapılan sıradan bir ayin için beste yapması kesinlikle olağanüstü. Bestecinin böyle bir esere imza atacağına kendi gözlerimle görmesem hayatta inanmazdım. Çok şaşırdım” dedi.

Eserin yer aldığı 1820 tarihli defter, Berlin Devlet Kütüphanesi’nde saklanıyor.

Prof. Cooper, Beethoven’ın tamamlanmamış taslaklarından yola çıkarak 10. Senfoni’yi hazırlamış ve klasik müzik dünyasında büyük tartışmalara yol açmıştı.

Müzik tarihinde Klasik dönemden Romantik döneme geçişin en önemli isimlerinden biri olarak kabul edilen Alman besteci Beethoven, tüm zamanların en ünlü ve en etkili bestecilerden biri olarak tanınıyor.

Henüz küçük bir çocukken yeteneği keşfedilen ve ilk müzik eğitimini dönemin ünlü bestecisi Wolfgang Amadeus Mozart’ın babası Leopold Mozart’a öykünen babası Johann van Beethoven’dan alan ünlü besteci, Bonn’daki öğrencilik yıllarının ardından Joseph Haydn ile çalışmak için Viyana’ya taşınmıştı.

1796 yılında henüz 26 yaşındayken işitme yetisini yitirmeye başlayan Beethoven, 1818 yılında tamamen sağır olmasına karşın beste yapmaya devam etmişti.

Türklerin geleneksel kağıt süsleme sanatı “Ebru” ile Japonya’nın metot olarak ebruya çok benzeyen “Suminagashi” boyama sanatı Japonya’nın başkenti Tokyo’da düzenlenen bir sergide buluştu.

Türkiye-Japonya Kültürler Arası Diyalog Derneği’nin (Nittokai) düzenlediği sergide, Ebru sanatçısı Ahmet Akgün ve Japon “Suminagashi” sanatçısı İşihara Minoru’ya ait toplam 50 eser yer aldı. Serginin açılışını Türkiye’nin Tokyo Büyükelçisi Serdar Kılıç ve eşi yaptı. Shibuya Belediyesi’ne ait kültür merkezinde düzenlenen sergiye gelen Büyükelçi Kılıç ve eşi, eserleri tek tek gezerek bilgi aldı.

Daha sonra Japon sanatçı Minoru, eserleri hakkında Büyükelçi Kılıç’a bilgi vererek bez üzerine renkleri nasıl aktardığını anlattı. Ziyaretin ardından Kılıç, Suminagashi ustası Minoru’ya eserlerinden dolayı plaket verdi. Kılıç, Japon sanatçıya eserlerini elçilikte de görmek istediğini belirtti.

Japonya’nın geleneksel bir sanatı olan Suminagashi’de Ebru’dan farklı olarak bez parçaları kullanılıyor. Suminagashi, 12. yüzyıldan beri icra edilen bir sanat. Bu sanatın önemli isimlerinden Minoru, eserlerinden dolayı çok sayıda ödüle layık görüldü. Üç gün sürecek sergiye ilgi gösterenler arasında Japon milletvekili Hirose Makoto da vardı.

Kaynak

İstanbul Devlet Opera ve Balesi’nin Kadıköy Süreyya Operası’nda sahnelediği “Hurrem Sultan” seyircilerden büyük ilgi görerek kapalı gişe oynadı.

Osmanlı İmparatorluğu’nun en uzun süre tahtta kalan padişahı Kanuni Sultan Süleyman’ın Hurrem Sultan’a duyduğu aşkı ve o dönemi anlatan ”Muhteşem Yüzyıl” dizisi gibi ”Hurrem Sultan”ınbalesi de seyircilerden yoğun ilgi gördü. Kadıköy Süreyya Operası’nda ekim ayında 5 temsille sanatseverlerle buluşan ”Hurrem Sultan” balesi, mayıs ayında tekrar sahnelenecek.

İlk defa 1977’de bale sanatının duayenlerinden Oytun Turfanda’nın koreografisi ve Nevit Kodallı’nın bestesiyle Ankara Devlet Balesi tarafından sergilenen ”Hurrem Sultan” balesi, 35 yıl aradan sonra Deniz Olgay Yamanus ve Oktay Keresteci’nin sahnelemesi ile İstanbul seyircisinin karşısına çıktı. İstanbul Devlet Opera ve Balesi, geçen sezon ilk gösterimi yapılan ”Hurrem Sultan” balesini, Oytun Turfanda’nın 10. ölüm yıl dönümü anısına yeniden seyirciyle buluşturdu. Balenin, bu ay Kadıköy Süreyya Operası’nda gerçekleştirilen 5 temsili de kapalı gişe oynadı. Türk balesinin yapı taşlarından olan ”Hurrem Sultan” balesini sahneye koyan Deniz Olgay Yamanus, okul arkadaşı olan ve uzun yıllar birlikte çalıştığı Oytun Turfanda’nın eserlerinin varisi olduğunu belirtti.

“Hurrem Sultan” balesinin, ilk defa iki perdelik, Türk koreograf tarafından sahnelenen bir eser olduğunu belirten Yamanus, eserin bestecisi ile birlikte yapıldığını, var olan bir müziğin üzerine bale yapılmadığını anlattı. Eserin oluşturulmasının 4 sene sürdüğünü kaydeden Yamanus, “Şu andaki orkestra şefi de merhum Nevin Kodallı’nın oğlu. Eseri, çocukları ve arkadaşları devam ettiriyor” dedi.

Atatürk Kültür Merkezi’nin restorasyona alınmasının ardından eserleri biraz daha küçük olan Süreyya Operası’nda sahnelemeye başladıklarını anlatan Yamanus, ”Bu nedenle eserleri orkestrasız, banttan oynuyoruz. Ama bu eserin banttan oynanmasını istemedim ve ilk kez cesaret edip orkestra ile oynamaya karar verdik” dedi. ‘

”Hurrem Sultan”ın İstanbul’da ilk 1990 yılında sahnelendiğini belirten Yamanus, bu dönemde Kanuni Sultan Süleyman dönemini konu alan ”Muhteşem Yüzyıl” dizisinin de yayında olmasının avantajını yaşadıklarını belirtti. Balenin sadece Süreyya Operası’nda sahnelendiğini anlatan Yamanus, ”En büyük hayalim, balenin Topkapı Sarayı’nda oynamasıdır. Geçen sene girişimlerde bulunduk ama bazı nedenlerde oynayamadık ama bu yıl oynamayı düşünüyoruz” ifadesini kullandı. Yamanus, eserin mayıs ayında tekrar sahneleneceğini bildirdi.

Kaynak

Bayramlar,milli ve dini duyguların, inançların, örf ve adetlerin uygulanıp sergilendiği, bir toplumda millet olma şuurunun şekillendiği, kuvvetlendiği günlerdir. Hep bir arada, sevgi dolu ve huzurlu nice bayramlar geçirmek dileğiyle, Bayramınız kutlu olsun!

 

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Yönetim Kurulu

ve

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu Müdürlüğü

 

 

 

 

 

 

 

Eserleri 160’ı aşkın ülkede yayınlandı, 73 dile çevrildi, 100’den fazla uluslararası edebiyat ödülü kazandı, dünya genelinde 140 milyondan fazla sattı ve Twitter ile Facebook’ta 13,5 milyon takipçisi var. Paulo Coelho’nun başarıları bu kadarla da kalmıyor. Brezilya’nın en çok satan yazarı ve Brezilya Edebiyat Akademisi’nin 21 numaralı üyesinin 22. kitabı Akra’da Bulunan Elyazması’nı ölümle burun burunayken yazdı ve yayımladı!

Paulo Coelho, Can Yayınları’ndan Şebnem Soral’ın gerçekleştirdiği röportajda yeni kitabı ve hayatla ilgili birçok şeyi anlattı:

Kitaplarınızda gerçeği ve kurguyu iç içe geçirmek konusunda ustasınız. Akra’da Bulunan Elyazması’nın ne kadarı gerçek ne kadarı kurgu? 
Gerçeği yorumlamanın bin türlü yolu var. Gerçek ve kurguyu ayırt etmek sadece yazar için değil, herkes için zor. Gerçek olduğuna inandığımız, ama çoğu kez kurgu olabilecek bir bilgi bombardımanı altında yaşıyoruz. Akra’da Bulunan Elyazması’nın temelinde değerler var ve değerler asla kurgu değildir. Değerler zamanın ötesindedir. Kitabımın amacı değerleri açıklamak veya betimlemek değil, bin yıl önceki soruların hâlâ geçerli olduğunu, hem bin yıl önce hem de günümüzde nasıl açıklandıklarını göstermek.

“İstenmeyen” –yani ölüm– bu kitapta birçok kez karşımıza çıkıyor. Bunun geçtiğimiz sene yaşadığınız sağlık probleminin sizde yarattığı korkuyla alakası var mı? 
Doktorum 30 Kasım 2011’de bana öleceğimi, İstenmeyen’in beni almaya geleceğini söylediğinde düşünmeye fazla vaktim olmadı. Ya hemen ameliyat olacaktım ya da ölecektim. İki gün sonra bir operasyon geçirdim. Operasyondan bir gece önce yattığım yerde şöyle düşündüm: “Ne yapalım, ölürsem mutlu öleceğim! İstenmeyen geldi ve Manuel Bandeira’nın şiirindeki gibi evi tertemiz, masayı derli toplu, her şeyi yerli yerinde buldu. Yaşamam gereken her şeyi yaşadım. Daima sınırlarımı zorladım. Harika bir gençlik yaşadım, çünkü hippie zamanlarına denk geldi, oysa bugün her şey çok farklı ve insanlar çok daha temkinli. Ben son derece temkinsizdim ve bunun faydalı bir özellik olduğunu düşünüyorum. Geceleri sevdiğim ve daima seveceğim kadının yanında uyuyorum. Ve hayalini kurduğum işte, yani yazarlıkta nihayet başarıya ulaştım. Öyleyse, İstenmeyen yarın kapımı çalarsa buyursun gelsin.”

Akra’da Bulunan Elyazması yaşamlarımızı etkileyen değerleri sorguluyor… Kıpti sizin ikinci benliğiniz mi? Kıpti’nin sözleri sizin mirasınız mı? 
Benim mirasım Kıpti’nin sözleri değil, eserlerimin tamamıdır. Ama Kıpti’nin ikinci benliğim olduğu doğru, gerçi o benden daha bilge, ben o kadar da bilge değilim. Yazar yazdığı sırada transa girer, Simyacı’da “dünyanın ruhu” adını verdiğim şeyle bağlantı kurar. Bu kitap Halil Cibran’a ve günümüzde ne yazık ki unutulan Ermiş adlı kitabına bir saygı duruşu niteliğindedir.

Akra’da Bulunan Elyazması’nda Manuel Banderia’dan, Shakespeare’den ve İncil’den alıntılar mevcut. Bu kitapları sıklıkla okuyor musunuz? Başucunuzdan eksik olmayan kitaplar hangileri? 
Başucumdan asla eksik olmayan tek şey Kindle’ım. İçinde habire tekrar okuduğum Jorge Luis Borges ve İncil gibi kitaplar var. William Blake’i de çok seviyorum. Bence okunan kitaplar insanın kafasında “seyahat eder”. Okunmaktan yıpranmış bir kitabımı gördüğümde müthiş sevinç duyarım, çünkü kitabın birçok kişi tarafından okunduğu anlamına gelir. Tekrar tekrar okuduğum fazla kitap yok, ama çok kitap okurum. Bana göre okumak dünyadaki en büyük zevklerden biridir.

‘DÜNYA DİNSEL FANATİZME DOĞRU KAYIYOR!’
Günümüz dünyası da tıpkı kitaptaki Kudüs gibi maddi ve ahlaki bir kriz yaşıyor. Kitabınızda da sorduğunuz, “Her şey mahvolduktan sonra geriye hangi değerler kalır?” sorusunu nasıl cevaplıyorsunuz? 
Gereken tek değer cesarettir. Cesaret olmadığı takdirde kitabımda değindiğim diğer değerlere başvurulur. Akra’da Bulunan Elyazması’nı yazmaya karar verdiğimde günümüzde kimsenin cesaret ve cüret göstermediğini, herkesin oturduğu yerde keyif çattığını düşündüm. Maddi krizlere ve ahlaki değerlere pek “itibar göstermem”. Bence bazı insanları diğerlerinden daha muhafazakar ve katı yapan da tam bu cüretkârlık korkusu; Hıristiyan, Yahudi veya Müslüman olmaları fark etmez. Temelde dünya dinsel fanatizme doğru kayıyor. Musevilerin bir kanunu, “Komşunun sana yapmasını istemediğini sen de komşuna yapma,” diye buyurur. Saygı duyulması gereken en önemli ahlaki değer, altın kural işte budur. Kitabımda mekân olarak Kudüs’ü kullanmaktaki amacım, insanın kendi değerlerini dayatmadan komşusuyla huzur içinde yaşamasının gayet mümkün olduğunu göstermekti.

Kıpti kitapta, “Kaybettiğimiz şey bir mücadele de olsa, sahip olduğumuzu sandığımız şeyler de olsa hüzne kapılırız. Fakat çok geçmeden hepimizin içinde bulunan o esrarengiz gücü keşfederiz,” diyor. Sizin hayatınızda en büyük dönüşümü tetikleyen mağlubiyet hangisiydi? 
Beni en çok kamçılayan mağlubiyetim, asla yazar olamayacağımı, hayalimi asla gerçekleştiremeyeceğimi düşünmemdi. 39 yaşındaydım ve kendimi mağlup görüyor, hayalimin imkânsız olduğunu zannediyordum. İlk mağlubiyet anım buydu. Kısa bir süre sonra Santiago Yolu’nu yürüdüm ve derin bir değişim geçirdim. Santiago de Compostela’ya vardığımda aklımda iki şey vardı: birincisi, yol burada bitmiyor, başlıyordu; ikincisi, her şeyi bir kenara bırakıp kendimi yazmaya adayacaktım. Başarılı olup olmayacağımı bilmiyordum, ama yolun başlangıcında olduğum gibi mağlup halde yaşamaya devam edemezdim. Ve Tanrıya şükür (Tanrıya ve cesurların Tanrısına) bulunduğum yere gelmeyi başardım. Yine de daha gidecek çok yol var, henüz yolumun sonuna gelmedim. Bence bir yazar için yolun sonu ancak öldüğünde gelir. Daima yazacak yeni bir kitabı vardır.

Kıpti başarıyı, “her gece başımızı yastığımıza koyduğumuzda huzurla uyuyabilmektir,” şeklinde tanımlıyor. Size göre başarı nedir? 
Başarı her gece başımızı yastığımıza koyduğumuzda huzurla uyumaktır. ‘İstenmeyen’ karşımıza dikildiğinde ona şöyle diyebilmektir: “Alnımın teriyle mücadele ettim ve inanmaktan asla vazgeçmedim, yapmak istediklerimi yaptım ve her şeyi gerektiği gibi yerine getirdim. Çok hatam oldu, çok doğrum oldu, ama İstenmeyen kapımı çaldığında ruhum huzur içindeydi.”

UMBERTO ECO’NUN SÖYLEDİKLERİNE ÇOK ŞAŞIRDIM!’
E-kitabın büyük destekçilerindensiniz. Eserlerinin tümünü Kindle için uyumlu hale getiren ilk Brezilyalı yazar sizsiniz ve e-kitapları ücretsiz indirme taraftarı olduğunuz için edebiyat camiasında büyük bir tartışma yarattınız. Bu duruşunuzdan dolayı hiç eleştiri aldınız mı? 
Bence yazarlar olan biteni pek anlamıyorlar ve Van Gogh sendromundan mustaripler: “Öleceğim ve insanlar sanatımı keşfedecekler,” diye düşünüyorlar ve çok yanılıyorlar. Gerçek dünyaya adapte olmadıkça hayatta kalmaları mümkün değil. Kısa bir süre önce (İngiliz gazetesi) The Guardian’da okuduğum bir röportajda benim yalnızca zengin olduğum için böyle davranabildiğim söyleniyordu, ki bu pek doğru sayılmaz. Yazmaya başladığımda en çok arzuladığım şey yazdıklarımın okunmasıydı. O dönemde de e-kitap var olsaydı elbette desteklerdim.

Günümüzde dijital dünyayla ve bu dünyanın yarattığı imkânlarla en fazla iç içe olan yazarlardan birisiniz. Kitabınız da sonradan papirüslere geçirilerek ölümsüzleşen sözlü geleneğe dayanıyor. Sizce iletişim söz konusu olduğunda eskiyle yeninin bir arada yaşaması mümkün müdür? Kitabın geleceğini nasıl görüyorsunuz? 
Kitabın geleceği başka platformlarda yatıyor. Yani hem elektronik desteğe sahip olacağız, hem de sosyal ağların desteğine, birçok yazma yöntemimiz olacak. Ama kitabın varlığı asla sona ermeyecek. Günümüzde yazarın önünde çok daha büyük bir olasılıklar yelpazesi var, bu olasılıkların değerlendirilmesi gerekiyor, ama hiç değerlendirilmiyor. Daha doğrusu, nerd’ler tarafından değerlendiriliyor, entelektüellerse edebiyat öldü diye yakınıp duruyor – ki bu hiç de yeni bir haber sayılmaz, sürekli bundan yakınırlar. İnsanın merak duyması, yeniliklere William Blake’in dediği gibi masum bir gözle bakması lazım. Keşfettiğimde muazzam bir keyif aldığım sosyal ağ çok geçmeden benim için son derece kullanışlı bir araca dönüştü. Demek ki eskiyle yeni birlikte yaşayabilmekle kalmaz, ayrılmaz bile sayılabilirler. Yeni teknolojiler ve sözlü gelenek birlikte yaşayabilir ve yaşamalıdır da. Bloglarımda ve gönderilerimde çocukluğumdan bugüne öğrendiğim öykülere yer vermeye özen gösteriyorum, düşünceleri aktarmanın en iyi yolu budur. Edebiyat derin bir biçimsel dönüşümden geçiyor. Kutsanmış entelektüeller diyebileceğimiz kitlenin büyük kısmı bunu göremiyor. Bir süre önce Umberto Eco’nun bir röportajında başta iPad’e karşı olduğunu, ama satın alınca bayıldığını söylediğini okuyup çok şaşırdım. Bence bunun bilinmeyenden korkmakla, sadece teknolojiden değil başka şeylerden de korkmakla alakası var. Böyle masumane davranışlara, böyle akıl kamaşmalarına, ya da Manuel Bandeira’nın deyimiyle akıl aydınlanmalarına açık olmalıyız.

‘GRİNİN ELLİ TONU’NA RAĞMEN BAŞARDIM!’
Sizi bu kitabı yazmaya iten neydi? 
Okurlarımın yorumlarında değerler eksikliği diyebileceğim büyük bir boşluk dikkatimi çekmekteydi. Okurlarımın çoğu genç, bense 65 yaşında olduğumdan gençlere nasıl davranmaları gerektiğini öğretme hakkını kendimde bulmuyorum, bu yüzden kurgunun gücüne başvurdum. Böylece geçen sene Wilkinson’un oğlunun bana gönderdiği elyazmasının bir kopyasından faydalanmaya karar verdim ve elyazmasını bir öyküye harmanlamaya çalıştım. Bahsettiğim elyazmasından yalnızca kısa parçalar okumuş olsam da gençliğin bir kısmını etkisi altına almışa benzeyen bu işe yaramazlık hissiyle mücadele etmeye yarayacak bir şey yazmak için gerekli ilhamı aldım.

Bu kitap zaten hazır olan başka bir kitabın yerine mi geçti? 
Evet, uzun süredir bilgisayarımda hazır duran başka bir öyküm vardı. Böyle olması iyiye işaret değildir, çünkü yaratma sürecim çok hızlı işler. İlham alıp ne tür bir eser yayınlayacağıma karar vererek öncekinin bir kısmını sildim ve yenisini 15 günde yazdım. Kolay bir süreç gibi görünebilir, ama hiç de öyle olmadı – her gün yazmaya başlamadan önce gücüm tükenmesin diye dua ettim.

Okuyucularınızla internet üzerinden doğrudan iletişim kurarken bu işe yaramazlık hissinin geçeceğine dair umut verici bir tepki hiç dikkatinizi çekti mi? 
Henüz pek açık bir tepki almadım. Ama büyük bir coşku var. Mesela Facebook’ta kitap için bir sayfa açtım ve sadece Brezilya’da şimdiden 10 binden fazla yorum yazıldı. Geçenlerde aklıma esti, bir sohbet odası açtım ve 10 binden fazla kişi katıldı. Beni en çok şaşırtansa İngilizce çevirmenimin tepkisi oldu: Normalde çevirdikleri hakkında hiç yorum yapmaz, ama bu kez kitabın müthiş olduğunu söyledi. Hem de yayıncımın (Sextante) yaptığı stratejik bir hataya rağmen böyle oldu; kitabımı Brezilya’da Grinin Elli Tonu ile aynı anda piyasaya sürdüler.

‘BEN ELEŞTİRMENLERE KULAK ASMAM!’
Yazarak geçen bunca yılın ardından yeni bir kitabınız çıkmadan önce hâlâ heyecan duyuyor musunuz? 
Elbette! Hâlâ içimde bir şeyler kıpırdanıyor ve bunu samimiyetle söylüyorum. Eğer böyle hissetmezsem yazmayı bırakırım, çünkü heyecanımı kaybettiğim anlamına gelir.

Bu sene Flip’e (Festa Literária Internacional de Paraty – Uluslararası Paraty Edebiyat Şenliği) katılan Amerikalı yazar Jennifer Egan eleştirmenlerin size itibar göstermediklerini duyunca çok şaşırmıştı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz? 
Bence herhangi bir itibar kaybım yok, bunu söyleyenler ufacık bir azınlık, hem ben eleştirmenlere hiç kulak asmam. Geçen sene Flip’e davet edildim, ama katılmamayı tercih ettim. Halbuki Campus Party’ye de davet edildim (Brezilya’nın en önemli teknoloji etkinliği) ve anında kabul ettim. Benim dünyam bu. Campus Party benim tarzımda insanlara uygun. Diğer etkinliklerden üstün veya aşağı değil, ama asıl keyif verenler bu tür etkinlikler.

Kaynak

 

Dünyaca ünlü İngiliz grup ,Depeche Mode, Türkiye’de 3. kez konser verecek.

Ünlü İngiliz grup Depeche Mode, 17 Mayıs 2013’te Maçka Küçükçiftlik Park’ta hayranlarıyla yeniden buluşacak.

Daha önce 2001’de Abdi İpekçi’de, 2006’da ise Kuruçeşme Arena’da konser veren Depeche Mode, 2009’daki iptal edilen konserden sonra çok sayıda Türk hayranları tarafından merakla bekleniyordu.

Grup 7 Mayıs’ta başlayacak turnesinde Berlin Olimpiyat Stadı, Paris Stade de France, Moskova Locomotive Stadyumu ve Roma Olimpiyat Stadı gibi tarihi stadyumlarda sahne alacak. Avrupa turnesi 29 Temmuz’da Minsk Arena’da sona erecek.Dünya çapında 100 milyondan fazla albüm ve single satan grup, kendi kategorisinin zirvesine otururken, İngiliz Q dergisi Depeche Mode’u “dünyanın en popüler elektronik müzik grubu” olarak nitelendirdi ve 2004 yılında hazırladığı “Dünyayı Değiştiren 50 Grup” listesinde gruba yer verdi.

Depeche Mode İstanbul Konseri
17 Mayıs 2013 – Cuma
Küçükçiftlik Park
Biletlerin satışa çıkış tarihi : 1 Kasım 2012 Perşembe, Saat : 11:00

Grup hakkında;

Depeche Mode, Basildon, Essex çıkışlı New Wave grubu. New Romantic`lerin en önemli gruplarındandır. 1980 yılında Composition Of Sound ismiyle Martin L. Gore, Andy Fletcher ve Vince Clarke tarafından kurulmuştur.David ‘Dave’ Gahan’ın katılmasından sonra Depeche Mode (Fransız Moda dergisi aynı zamanda) ismini almışlardır. Daha sonra Vince Clarke (Yazoo ve Erasure) gruptan ayrılmış ve 1982 yılında Alan Wilder gruba dahil olmuştur. Alan Wilder (Recoil), 1 Haziran 1995 tarihinde gruptan ayrılmıştır.

80’li yıllarda Synth-Pop olarak nitelenen türleri gittikçe rock’a doğru kaymıştır. David Gahan gelmiş geçmiş en iyi erkek vokaller arasında sayılmaktadır. Bir çok müzisyen tarafından şarkıları coverlanan grup efsanevi gruplar arasında yer almaktadır.

Günümüzdeki kadrosu, Dave Gahan, Martin L. Gore ve Andy Fletcher’dan oluşmaktadır.

‘Music For The Masses’, ‘Songs Of Faith And Devotion’ ve ‘Violator’ başarılı albümlerindendir.

Türkiye’de, Abdi İpekçi (30 Ekim 2001) ve Kuruçeşme Arena (30 Temmuz 2006)’da Avrupa Turu kapsamındaki İstanbul konserleri gerçekleşmiştir.

6 Ekim 2008 tarihinde, Berlin Olimpiyat Stadında gerçekleşen basın toplantısı açıklaması sonrası, Depeche Mode’un 12. albümü ‘Sounds of the Universe’ 2009 yılının Nisan ayında yayımlandı. Bu albümünden çıkan ilk single ‘Wrong’ olmuştur. Depeche Mode’un ‘Tour of the Universe’ adlı turne kapsamındaki İstanbul konseri 14 Mayıs 2009 tarihinde gerçekleşmesi planlanırken, Dave Gahan’ın 12 Mayıs 2009 tarihindeki Atina konseri öncesi hastalanması sonucu iptal edilmiştir. Albümün ikinci single’ı ‘Peace’, 2009 yılının Haziran ayında yayımlanmıştır. Albümün son single’ı ise ‘Fragile Tension/Hole To Feed’ olmuştur.

Depeche Mode, 2011 yılının Haziran ayında ikinci Remixes (81-11) albümünü yayımladı. 30 Mayıs 2011’de albümün ilk single’ı ‘Personal Jesus 2011’ piyasaya çıkmıştır.

 

Sokak müzisyenliğinden başladığı müzik kariyerine dünyaca tanınan bir gitar virtüözü olarak devam eden 15 yaşındaki Andreas Varady, ”Andreas VaradyTrio” ile 23 Kasım’da Başkentli müzikseverle buluşacak.

ATD ve Euphrates Artists organizasyonuyla ilk kez Türkiye’ye gelen genç yetenek, ODTÜ Mezunlar Derneği Vişnelik Salonu’nda sahne alacak.

Bundan önce Montreux Caz Festivali, Cork Caz Festivali, Belfast Caz Festivali gibi önemli festivallerde de yer almış olan Varady, seyircilere sahnede basit bir yetenek gösterisin ötesinde gerçek bir müzik keyfi yaşatacak.

15 yaşındaki Slovakya asıllı gitarist Andreas Varady, müziğe göçmen bir ‘busker’ (sokak müzisyeni) olarak başlayıp, ilk olarak BBC ve RTE radyo ve televizyonlarında gözükmeye başladı.

Başlıca caz festivallerinde gitarın önde gelen isimleri Louis Stewart, Andreas Oberg, Tommy Emmanuel ve Martin Taylor ile aynı sahneyi paylaştı. The Irish Times, Andreas’ın müzik dünyasına girişini ‘2010’un En İyi 50 Müzikal Anı’ listesine ekledi.

Kaynak: […]

sanat duyuru

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat EfendiSahnesi’nde “Sezuan’ın İyi İnsanı” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. CevahirSahneleri Salon 1’de“Ölüleri Gömün”çarşamba, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de“Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçük Sahne’de “Herkesin Bildiği Sırlar” salı, çarşamba, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Michelangelo” cuma 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Ay Ecesi” salı, çarşamba 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00. ( 0212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Gönlümdeki Osman Hamdi Bey” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.30. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Pırtatan Bal” cumartesi, pazar 12.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Hedda Gabler” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.30. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “İntiharın Genel Provası” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.30. Kağ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Karagöz Tatlıcı” cuma 14.00. Haldun Taner Sahnesi’nde “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.30. Ümraniye Sahnesi’nde “Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.30. Üsküdar Müsahipzade Sahnesi’nde “İstanbul Hatırası” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.30. Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Zırhlı Kurt (Kösem Sultan İle Avcı Mehmed)” cuma 20.30, cumartesi 15.30 ve 20.30, pazar 15.30. ( 0212 455 39 25 )

■ Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “www.askbu-mu.com” cuma 20.30, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00, “Hangisi Babası” cumartesi 20.30, “Benim Güzel Pabuçlarım” pazar 11.00,“Külhanbeyli Müzikali” pazar 15.30. ( 0212 661 38 94 )

■ Ortaoyuncular’da “İşsizler Cennete Gider” cuma 20.00, “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cumartesi 20.00, pazar 18.00. ( 0212 251 18 65 )

■ Oyun Atölyesi’nde “Testosteron” perşembe, cuma, cumartesi 20.30, pazar 16.00. ( 0216 345 39 39 )

■ Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda “Beni Yeniden Sev” bugün 20.30 Bakırköy Yunus Emre Kültür Merkezi. ( 0212 661 38 94)

■ Kumbaracı50’de “Faili Meçhul” bugün ve yarın 20.00 ( 0212 243 50 51)

■ İkincikat’ta “Koku Tüneli” salı, “Limonata” çarşamba 20.30. ( 0212 292 32 47)

■ Mekân Artı’da “Bizde Yok” bugün ve yarın 20.30, çarşamba 20.30. ( 0212 224 57 56 )

 ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “Fosforlu Cevriye” adlı oyun 27 Ekim’e dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Pal Sokağı Çocukları/çocuk oyunu”28 Ekim’de saat 11.00’de, “33 Varyasyon” adlı oyun 30 ve 31 Ekim ile 1 ve 2 Kasım’da saat 20.00’de, 3 Kasım’da saat 15.00 ve 20.00’de, 4 Kasım’da saat 15.00’te. ( 0312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Kış Gelmeden” adlı oyun yarından itibaren 4 Kasım’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. ( 0312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Hürrem Sultan” adlı oyun 26 Ekim’de saat 20.00’de, 28 Ekim’de saat 15.00’te, “Kerbela” adlı oyun 30 Ekim’de ve 2 Kasım’da saat 20.00’de, 4 Kasım’da saat 15.00’te. ( 0312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Aşk Hastası” adlı oyun 4 Kasım’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de.

(0312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Troyalı Kadınlar/Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları” adlı oyun yarından itibaren 28 Ekim’e dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Venedik Taciri” adlı oyun 30 ve 31 Ekim’de ve 1, 2 Kasım’da saat 20.00’de, 3 Kasım’da saat 15.00 ve 20.00’de, 4 Kasım’da da saat 20.00’de, Ayla Algan’ın yönettiği “Troyalı Kadınlar” adlı oyun 24 ve 25 Ekim’de saat 20.00’de, 27 ve 28 Ekim’de saat 15.00’te,“Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” 5 Kasım’da saat 20.00’de. ( 0312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” adlı oyun yarından itibaren 27 Ekim’e dek saat 18.30’da, “Euridice’nin Elleri” adlı oyun 30 ve 31 Ekim ile 1, 2, 3 ve 4 Kasım’da saat 18.30’da. ( 0312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” adlı oyun 30 Ekim’de ve 2 Kasım’da saat 20.00’de, 4 Kasım’da saat 15.00’te, “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı oyun yarın ve 26 Ekim’de saat 20.00’de, 28 Ekim’de saat 15.00’te. (0312 397 30 24)

■ İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” adlı oyun 24, 31 Ekim’de ve 1 Kasım’da saat 20.00’de, 27 Ekim’de ve 3 Kasım’da saat 15.00’te. ( 0312 397 30 24)

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Tek Kişilik Şehir” yarından itibaren 27 Ekim’e dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 28 Ekim’de saat 15.00’te, 4 Kasım’da saat 11.00’de, Sunay Akın’ın tek kişilik gösterisi 8 Ekim’de saat 20.00’de. ( 0312 397 30 24)

■ Ankara Meydan Sahne’de, Uğur Mumcu’nun kaleme aldığı“Sakıncasız” adlı oyun 31 Ekim’de saat 20.00’de. ( 312 431 74 31)

■ ATO Congresium’da, Cem Yılmaz’ın tek kişilik gösterisi “CM101MMXI FUNDAMENTALS” 30 Kasım’da ve 1, 2 Aralık’ta saat 21.00’de. ( 0312 285 03 85)

 ADANA

■ Adana Devlet Tiyatrosu, “Ah-u Zelha” adlı oyunu bu hafta da sahneleyecek. Pervin Okur’un yazdığı, Tayfun Erarslan’ın yönettiği oyun, perşembe günü dışında hafta içi her gün 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’de yinelenecek. ( 0322 352 33 55)

■ Kaktüs Sanat Merkezi, yeni dönemin ilk oyunu “Meyveli Palyaço”yu sahnelemeyi sürdürüyor. Hakan Hançerli’nin yönettiği, “Meyveli Palyaço”adlı müzikli güldürülü çocuk oyunu, ekim ve kasım ayları boyunca her cumartesi saat 14.00’te Kaktüs Sanat Merkezi’nde, hafta içinde ise okullarda yinelenecek. ( 0322 459 91 59)

 Müzik

İSTANBUL

■ ‘Kadıköy Süreyya Operası Sahnesi’nde bugün saat 20.00’de “Klasik Keyifler: ‘Ruhunda Fırtınalar’” konseri izlenebilir. ( 0216 346 15 31)

■ ‘Nardis Jazz Club’ta bugün saat 21.30’da “Şenay Lambaoğlu – İçimde Aşk Var”, yarın saat 21.30’da “Ülkem Özsezen Newburry Quintet”, çarşamba günü saat 21.30’da “Onur Ataman Ensemble”, perşembe günü saat 21.30’da “Ercüment Vural Band”, cuma günü saat 22.30’da“Luis Ernesto Gomez y LA DESCARGA Band” ve cumartesi günü saat 22.30’da “Ece Göksu Quartet” konseri izlenebilir. ( 0212 244 63 27)

■ ‘Caddebostan Kültür Merkezi’nde yarın saat 20.00’de İstanbul Kadın Müzesi yararına “İdil Biret” konseri izlenebilir. ( 0216 386 29 49)

■ ‘Küçükçiftlik Park’ta çarşamba günü saat 18.00’den itibaren “Enrique Iglesias” konseri izlenebilir. ( 0212 231 30 45)

■ ‘Ghetto’da perşembe günü saat 21.30’da “Orient Expressions”, cuma günü saat 22.30’da “Sattas Reggae Band”, cumartesi günü saat 22.30’da “Vega” konseri izlenebilir. ( 0212 251 75 01)

■ ‘Babylon’da perşembe günü saat 21.30’da “Mick Harvey”, cuma günü saat 23.55’te “Rekids Night: Nina Kraviz & Nikola Gala”, cumartesi günü saat 22.00’de “Oldies But Goldies” konseri izlenebilir. ( 0212 292 73 68)

■ ‘Jolly Joker’de cuma günü saat 22.00’de “Model”, cumartesi günü saat 22.00’de “Feridun Düzağaç” konseri izlenebilir. ( 0212 249 07 49)

ANKARA

■ Jolly Joker Ankara’da, Feridun Düzağaç konseri 26 Ekim’de saat 22.00’de, MFÖ konseri 27 Ekim’de saat 22.00’de, Halil Sezai konseri 2 Kasım’da saat 22.00’de, Levent Yüksel konseri 3 Kasım’da saat 22.00’de, Jay Jay Johanson konseri 9 Kasım’da saat 22.00’de, Pilli Bebek konseri 10 Kasım’da saat 22.00’de, Funda Arar konseri 16 Kasım’da saat 22.00’de, Duman konseri 17 Kasım’da saat 22.00’de, Gripin konseri 23 Kasım’da saat 22.00’de, Cem Adrian konseri 24 Kasım’da saat 22.00’de, Haggard konseri 25 Kasım’da saat 21.00’de, Mehmet Erdem konseri 29 Kasım’da saat 21.00’de, Uriah Heep konseri 30 Kasım’da saat 22.00’de. ( 0312 424 11 11)

■ If Performance Hall’de, DJ Himm konseri 23 Ekim’de saat 22.00’de, Zakkum konseri 25 Ekim’de saat 22.00’de, 51 Promil konseri 26 Ekim’de saat 22.00’de. ( 0312 418 95 06)

■ MEB Şûra Salonu’nda, Zuhal Olcay’ın vereceği konser 17 Kasım’da saat 20.30’da, Kardeş Türküler’in vereceği konser 15 Aralık’ta saat 20.00’de. ( 0312 212 98 86)

■ Operet Sahnesi’nde, Cumhuriyet Bayramı konseri 29 Ekim’de saat 20.00’de. ( 0312 324 68 01)

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) şef Rengim Gökmen yönetiminde vereceği, Hasan Gökçe Yorgun’un (keman), Tünde Szaboki’nin (mezzo soprano) solist olarak katılacağı “Atatürk’ü Anma Konseri” 8 ve 9 Kasım’da saat 20.00’de. ( 0312 309 13 43)

■ Anıtpark’ta, Candan Erçetin’in vereceği “Cumhuriyet Bayramı Konseri”28 Ekim’de saat 20.00’de.

Sergi

İSTANBUL

■ Uyanış Anı isimli karma sergi 22 Ekim’e kadar Saint Joseph Lisesi’nde.

■ Taner Alakuş’un “Hayallerimdeki Minyatürler” isimli sergisi 22 Ekim’e kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Mevlut Akyıldız’ın sergisi 23 Ekim’e kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. ( 0212 225 23 37)

■ 29. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması Sergisi 23 Ekim’e kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde. ( 0216 386 26 81)

■ Mubin Orhon’un sergisi 24 Ekim’e kadar Galeri Nev’de. ( 0212 252 15 25)

■ Tam Ekran isimli sergi 24 Ekim’e kadar Art Suites Gallery’de. ( 0212 251 55 61)

■ Hakan Özdil’in “Her şey, her zaman, her yerde” isimli sergisi 24 Ekim’e kadar Galeri Eksen’de. ( 0212 219 08 50)

■ Reysi Kamhi’nin “Tasvirleri Atlıyorum” isimli sergi 24 Ekim’e kadar Pg Art Gallery’de. ( 0212 252 80 00)

■ Görünüşün Anlamı isimli sergi 25 Ekim’e kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. ( 0212 245 02 29)

■ Gerard Caris’in “Beşgencilik” isimli sergisi 27 Ekim’e kadar Kuad Galeri’de.

■ Yusuf Sevinçli’nin “Post” isimli sergisi 27 Ekim’e kadar Elipsis Galeri’de. ( 0212 249 48 92)

■ Anna Lechner’in “ARA” isimli sergisi 28 Ekim’e kadar Arte İstanbul’da.

■ Cahide Erel’in sergisi 28 Ekim’e kadar Tophane-i Amire’de.

■ Ahmet Nejat’ın “Aşk Hali” isimli sergisi 28 Ekim’e kadar Nişantaşı artgalerim’de.

■ Coşkun Demirok’un “Nefes Nefese” isimli sergisi 29 Ekim’e kadar Mina Sanat Galerisi’nde. ( 0212 232 38 13)

■ Bir Zamanlar İzmir’de isimli sergi 29 Ekim’e kadar İstanbul Cezayir Toplantı Salonu’nda.

■ Serkan Şen’in “Kalabalık Ama Mutlu” sergisi 30 Ekim’e kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. ( 0212 241 04 58)

■ Aydın Erkmen’in “Antik Kentler, Antik Hikayeler” isimli sergisi 30 Ekim’e kadar Arkeo Pera Sanat Galerisi’nde. ( 0212 249 92 26)

■ Brand It isimli sanatta markalaştırılmaya ve ticarileştirilmeye karşı protest karma sergi 30 Ekim’e kadar rh+ gallery’de.

■ Dominique Barreau’nun “İstanbul’da Randevu” isimli sergisi 31 Ekim’e kadar Gama Sanat Galerisi’nde.

■ Mithat Şen’in sergisi 31 Ekim’e kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. ( 0212 252 05 35)

■ Çağdaş Ustalardan Sergi 31 Ekim’e kadar TEM Sanat Galerisi’nde.

■ Proje Odaları fotoğraf sergisi 31 Ekim’e kadar Proje 4L/Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Halki’den Yansımalar Kartpostallarda Ada Sergisi 31 Ekim’e kadar Heybeliada İnönü Evi Müzesi’nde.

■ Allan Sekula: Birleşmeyen Filmler 1997-2012 sergisi 31 Ekim’e kadar Akbank Sanat’ta.

■ 1. Ulusal Öğrenci Ekslibrisleri Yarışması Sergisi 31 Ekim’e kadar Maslak’ta Işık Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Galeri Işık İstanbul’da.

■ Sema Maşkılı’nın “Efendiler ve Köleler” adlı sergisi 31 Ekim’e kadar Akademililer Sanat Merkezi’nde.

■ Remzi İren’in sergisi 2 Kasım’a kadar Teşvikiye Galeri Oda’da. ( 0212 259 22 08)

■ Seydi Murat Koç’un “Vertigo” isimli sergisi 2 Kasım’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de. ( 0212 291 37 91)

■ Yılmaz Merzifonlu ve Julide’nin sergisi 2 Kasım’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. ( 0216 362 18 26)

■ Filiz Pelit’in “Düş Çocukları” isimli sergisi 3 Kasım’a kadar Vakıfbank Genel Müdürlük Fuaye’de. ( 0212 316 70 70)

■ Sevim Sancaktar’ın “Self” isimli sergisi 3 Kasım’a kadar C.A.M Gallery’de. ( ,0212 245 79 75)

■ 3 Boyutlu Buluşmalar isimli sergi 3 Kasım’a kadar Ekavart Gallery’de. ( 0212 252 81 31)

■ Esrâ Sirman’ın sergisi 3 Kasım’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. ( 0212 351 00 60)

■ Murat Pulat’ın sergisi 3 Kasım’a kadar ALAN İstanbul’da.

■ Lokman isimli sergi 3 Kasım’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. ( 0212 230 19 76)

■ Şükran Eker’in “Çiçek Gözüyle” isimli sergisi 3 Kasım’a kadar Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde. ( 0216 414 22 39)

■ Melike Taşçıoğlu’nun “Sudan Seyyareler” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar Galeri İlayda’da. ( 0212 241 31 00)

■ Özdemir Altan’ın “Don Kişot’un Soyağaçları” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar 44a Sanat Galerisi’nde. ( 0212 233 33 80)

■ Nesren Jake’nin “über alles” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar GaleriBu’da.

■ Ressam Nurcan Çağlar, ressam Deniz Sabuncu ve heykeltıraş Demet Kaya Güngörür’ün “3 Boyutlu Buluşmalar” isimli sergisi 4 Kasım’a kadar Ekavart Gallery’de. ( 0212 252 81 31)

■ Halim Al Karim’in “Hidden Goddess” isimli sergisi 5 Kasım’a kadar Galeri Merkur’de.

■ Nurdan İskender’in “Çizginin dışından içeri yolculuklar” isimli sergisi 5 Kasım’a kadar Galeri/Miz’de. ( 0212 241 76 66)

■ Tüzüm Kızılcan ve Ömür Tokgöz’ün “Bitmeyen Yolculuk” isimli sergisi 5 Kasım’a kadar Galeri 5’te.

■ Cenk Akaltun’un sergisi 9 Kasım’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da.

■ Ercan Arslan’ın “Öteki” isimli sergisi 9 Kasım’a kadar Galatea Art’da. ( 0212 245 80 38)

■ Yansıma Üzerine Düşünceler isimli karma sergi 10 Kasım’a kadar Galeri Manâ’da.

■ Alev Gözonar’ın “Yol” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar Mabeyn Gallery’de. ( 0212 261 60 60)

■ Füsun Onur’un “Tekir’e Ağıt” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar Pilevneli Project’te.

■ Nevin Çokay’ın sergisi 10 Kasım’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. ( 0 216 418 38 06)

■ Ann Wolff’un heykel sergisi 10 Kasım’a kadar Mim Art Sanat Galerisi’nde. ( 0212 291 18 48)

■ Güney Koreli sanatçı Seo Young Deok’un heykel sergisi 10 Kasım’a kadar SODA’da.

■ Merve Çanakçı’nın “o hal” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar .artSümer’de. ( 0 212 249 1035)

■ Seyit Mehmet Buçukoğlu’nun “anlatmak için yaşamak” isimli sergisi 10 Kasım’a kadar Artisan’da. ( 0212 247 90 81)

■ Cahide Erel’in “Essence” isimli sergisi 11 Kasım’a kadar Dr. Sadık Ahmed Cad. ( 0212 521 54 43)

■ Üç Kuşak Çağdaş Türk Sanatı başlıklı sergi 11 Kasım’a kadar UPSD Sanat Galerisi’nde. ( 0212 247 62 83)

■ Ercüment Tarhan’ın sergisi 11 Kasım’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde. ( 0216 553 21 67)

■ Birim Aksüfyek’in sergisi 14 Kasım’a kadar Marjinart Gallery’de. ( 0212 251 16 22)

■ Geçmişten Günümüze Yansımalar isimli sergi 15 Kasım’a kadar Güler Sanat’ta.

■ Azime Sarıtoprak’ın “Miyazaki Buradaydı” isimli sergisi 15 Kasım’a kadar Mine Sanat Galerisi Caddebostan’da. ( 0216 385 12 03)

■ Ten ve Tin sergisi 16 Kasım’a kadar Siemens Sanat’ta. ( 0212 334 11 04)

■ Nüzhet Kutluğ’un “Dönemlerden Kesitler” isimli sergisi 16 Kasım’a kadar Işık Üniversitesi Şile Kampusu Galeri Işık’ta . ( 0216 712 14 60)

■ Zekeriya Sarıbatur’un “Mutlak Sonsuzluk” isimli sergisi 17 Kasım’a kadar Kare Art Gallery’de. ( 0212 240 44 48)

■ Neda İsmail Atar’ın “Endüstriyel Form” isimli sergisi 17 Kasım’a kadar Dirimart’ta. ( 0212 291 34 34)

■ Ali Elmacı’nın “Ateşinle Koru Beni” isimli sergisi 17 Kasım’a kadar Galeri x-ist’te. ( 0212 291 77 84)

■ İlhan Koman’ın “Sonsuzluk-Eksi-Bir Serisi” sergisi 17 Kasım’a kadar Egeran Galeri’de. ( 0212 251 1 251)

■ GökteTunç’un “Unknown Future /Bilinmeyen Gelecek” isimli sergisi 18 Kasım’a kadar Galeri G-art’da. ( 0212 296 08 76)

■ Hamle isimli sergi 18 Kasım’a kadar ARTER’de. ( 0212 243 37 67)

■ Dmitry Sokolenko’nun sergisi 20 Kasım’a kadar Get-Me-Art Galleriy’de.

■ Viron Erol Vert’in “7 Perde” isimli sergisi 21 Kasım’a kadar Galerist Hasköy’de. ( 0212 252 1896)

■ Arzu Aytekin, Mustafa Bulat, Erol Deneç, Sibel Kasapoğlu, Şevkat İşleğen’in karma eserlerinden oluşan sergi, 24 Kasım’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. ( 0212 265 38 51)

■ Dönüşüm: Çağdaş Çin Sanatına Bir Bakış isimli sergi 25 Kasım’a kadar İstanbul Modern’de.

■ Nejat Satı’nın “Halet-i Ruhiye” isimli sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. ( 0212 245 40 87)

■ Joan Botella Lucas’ın sergisi 25 Kasım’a kadar Piartworks’te. ( 0212 245 40 87)

■ International Underground isimli karma sergi 26 Kasım’a kadar Piramid Sanat’ta. ( 0212 297 31 15)

■ Dilşan Balkancı’nın “Suyla Gelen” isimli sergisi 28 Kasım’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. ( 0212 282 69 65)

■ Bir Figür Ustası: Neşet Günal’dan Desenler isimli sergi 30 Kasım’a kadar Galeri Selvin’de. ( 0212 263 74 81)

■ Hattuşa’da 106 Yıl sergisi 30 Kasım’a kadar Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde.

■ Yerellikten evrenselliğe yolculuk: Neşet Günal sergisi 1 Aralık’a kadar İş Sanat Kibele Galerisi’nde.

■ Abdurruhman Öztoprak anısına yapılan sergi 1 Aralık’a kadar Elgiz Çağdaş Sanat Müzesi’nde.

■ Tan Oral’ın “Çizgilerle Geçmiş Olsun” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Avusturya Sen Jorj Hastanesi’nde.

■ Füsun Onur’un “Çeşitlemeler” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde. ( 0212 240 80 23)

■ Cindy Jansen’in “Sevgiyle” isimli sergisi 1 Aralık’a kadar The Empire Project’te.

■ Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. ( 0212 243 78 53)

■ Altın Çocuklar – 16.-19. Yüzyıl Avrupası’ndan Portreler isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Monet’nin Bahçesi isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ Joachim Schmeisser’in fotoğraf sergisi 19 Ocak 2013’e kadar Immagis Galeri’de.

■ Bakış-Portre Fotoğrafının Değişen Yüzü isimli sergi 20 Ocak 2013’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

ANKARA

■ Burhan Özer – resim – 24 Ekim’e dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. ( 0312 441 26 34)

■ Koleksiyondan – karma resim – 27 Ekim’e de k – Galeri Polart’ta. ( 0312 439 14 80)

■ Cemal Güvenç&Cemile Lakert – karma resim – 30 Ekim’e dek – Medya Sanat Galerisi’nde. ( 0312 428 39 55)

■ Monad Balkan – resim – 31 Ekim’e dek – ASO Resim Galerisi’nde. ( 0312 417 12 00)

■ İzlenimyorum/Karadeniz – resim – 31 Ekim’e dek – Galeri Soyut’ta. ( 0312 438 86 70)

■ Güz Karması – resim, heykel – 31 Ekim’e dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. ( 0312 418 02 53)

■ Onur Karaalioğlu & Ahmet Kolburan & Zafer Malkoç & Ümit Türk – resim – 31 Ekim’e dek – Galeri Soyut’ta. ( 0312 438 86 70)

■ Komşuluk X.O – medya sanatı sergisi – 3 Kasım’a dek – Goethe Institut Ankara’da. ( 0312 419 52 83)

■ 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı – karma resim – 3 Kasım’a dek – Krea Sanat Galerisi’nde. ( 0312 240 33 39)

■ Aile İçi Şiddet – resim – 3 Kasım’a dek – Türk-İngiliz Kültür Derneği Sanat Galerisi’nde. ( 0312 419 18 44)

■ Fatih Mika – resim – 7 Kasım’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. ( 0312 290 12 44)

■ Mutluluk Fabrikaları – ticari yapılar üzerine sergi – 9 Kasım’a dek – TSMD Mimarlık Merkezi’nde. ( 0312 428 39 55)

■ Devrim Erbil & Süleyman Saim Tekcan & Hayati Misman – baskı resim – 10 Kasım’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. ( 0312 468 86 70)

■ Kadir Öztoprak – resim – 11 Kasım’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. ( 0312 285 89 98)

■ Asya’nın İki Yasası – resim – 12 Kasım’a dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. ( 0312 433 12 35)

■ Geçmişten Günümüze Yansımalar – resim – 15 Kasım’a dek – Güler Sanat’ta. ( 0312 236 21 22)

■ Karma Sergi – resim – 15 Kasım’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. ( 0312 440 43 24)

■ Zekiye Sarıkartal – resim – 16 Kasım’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. ( 0312 468 59 04)

■ Tülin Demir – resim – 1-19 Kasım tarihleri arasında – Gözde Sanat Galerisi’nde. ( 0312 442 11 31)

■ Karma Resim – resim – 30 Kasım’a dek – Mart Koleksiyon’da. ( 0312 447 42 52)

■ Mehmet Güleryüz – resim – 30 Kasım’a dek – m1886’da. ( 0312 286 00 74)

■ 20. Yüzyıldan 21. Yüzyıla Uzanan Fırçalar – resim – 30 Kasım’a dek – Peker Sanat’ta. ( 0312 439 30 03)

■ Van Gogh/Alive – dijital sanat – 3 Ocak’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. ( 0312 310 00 00)

 

ADANA

■ Resim öğretmeni Önder Sayar’ın, ‘Konusal Kurguculuk’ adlı sergisi sürüyor. Sayar’ın 5. kişisel sergisinde, 5 yıllık çalışmanın ürünleri yer alıyor. 75. Yıl Sanat Galerisi’ndeki sergi 23 Ekim’e dek izlenebilecek. ( 0322 455 38 87)

■ “89. Yılında Cumhuriyet Sanatçıları-3” adlı sergi, 31 Ekim – 10 Kasım tarihleri arasında Adana’da Galeri Altan’da, 12 – 30 Kasım tarihlerinde Mersin Büyükşehir Belediyesi Kültür Sarayı Sanat Galerisi’nde sanatseverlere sunulacak. Küratörlüğünü Muzaffer Tire’nin yaptığı sergide Adana, Mersin, Osmaniye, Nevşehir, Şanlıurfa’dan gelen 30 sanatçının eserleri yer alıyor. ( 0322 459 34 58)

 

MERSİN

■ Sanatçı Gülen Kesova’nın, yağlıboya resim çalışmalarının yer aldığı sergi MTSO Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi hafta boyu izlenime açık olacak. ( 0324 238 95 00)

 

İZMİR

■ Arkas Sanat Merkezi, Ahmet Ertuğ’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Bahadır Elmacı resim sergisi, 24 Ekim’e dek Kedi Kültür Sanat Merkezi’nde izlenimde.

■ Aphrodisias Sanat Merkezi, 30 Ekim’e dek Yıldız-Halim ŞİMA çiftinin resim, seramik, heykel, özgün baskı, fotoğraf koleksiyonuna ev sahipliği yapıyor.

■ Uluslararası Aktivist Sanatçılar Birliği’nin “1. Uluslararası Renklerin Kardeşliği” başlıklı karma sergisi, İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde 29 Ekim’e dek görülebilecek.

■ Konak Belediyesi İzmir Mask Müzesi’ndeki ressam Özlem Aliyazıoğlu’nun “MASKE-siz-İZ” konulu sergisi 25 Kasım’a dek izlenimde.

■ Derviş Ergün’ün “Masa” adlı heykel sergisi Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi’nde 17 Kasım’a dek sanatseverlerle buluşacak.

 

Opera Bale

 İSTANBUL

■ Kadıköy Süreyya Operası’nda yarın ve çarşamba günleri saat 20.00’de “Hürrem Sultan” balesi, pazar günü saat 11.00 ve 14.00’te“Çocuk Dünyası” adlı çocuk müzikali sahnelenecek. ( 0212 252 11 11)

 

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “V. Murad/bale” bugün ve 31 Ekim’de saat 20.00’de, “Bir Yaz Gecesi Rüyası/modern dans” yarın saat 20.00’de, “Ali Baba ve 40 Haramiler/opera” 24 Ekim’de saat 20.00’de. ( 0312 324 68 01)

■ Operet Sahnesi’nde, “Evlilik Senedi/komik opera” 28 Ekim’de saat 14.00’te, “Seslerle Anadolu/müzikli oyun” 30 Ekim’de saat 20.00’de. ( 0312 324 68 01)

■ Leyla Gencer Sahnesi’nde, “Uyuyan Güzel/müzikli çocuk oyunu” 28 Ekim’de saat 14.00’te. ( 0312 324 68 01)

 

SAMSUN

■ Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde “Çardaş Prensesi” adlı opera 22 Ekim Pazartesi günü saat 20.00’de, “Seslerle Anadolu” adlı müzikli oyun 27 Ekim Cumartesi günü saat 20.00’de AKM Büyük Sahne’de sahnelenecek. ( 0362 431 50 00)