Fizyolojik olarak sağlıklı olan her insan anne veya baba olabilir. Elbette çocuk sahibi olmak ve çocukları doğru eğitmek farklı şeyler. Öğrencilerinin % 75’i çocuk olan M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu (Nar Sanat Eğitim Kursu, Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği kuruluşudur.) bunu düşünen kurumumuz PCC, Sosyolog, Eğitmen, Yazar Neslihan ERDOĞDU ile sizler özel bir program hazırladı.

Ebeveyn olmak hem çok hoş hem de zorlayıcı bir durum. Hele de zamanımızın koşulları gereği hızlı değişen koşullarında. Bu değişim haliyle çocuklarımızla bizim çocukluklarımız arasında çok büyük değişikliklerin oluşmasına yol açmakta.

Değişen koşullara rağmen değişmeyen tutumlarla anne babalık yapmak çatışmaları ve sorunları beraberinde getiriyor.

Biz diyoruz ki anne baba olmak ile ilgili şikayet etmekten başka yapılabilecekler de  var..

Çocuklarımızdan şikâyet etmek yerine onları anlamak ve onlarla doğru iletişime geçmek için neler yapabiliriz?

Çocuğuma ulaşmak istiyorum diyen anne babalar bir yol…

 Düşünmeyenimiz oldu mu acaba?

  • Çocuğuma ulaşamıyorum…
  • Aramızda hep bir didişme ve gerilim var…
  • Aynı dili konuşamıyoruz…Beni anlamıyor…
  • Ders çalışmıyor ve hep beni yoruyor..
  • Çok sorumsuz ve artık bıktım…
  • Sınavlara hazırlanırken onunla nasıl baş edeceğim…
  • Tam zamane çocuğu hiçbir şeye karşı saygısı  yok…

Bu ve benzeri cümleler hayatınızda varsa ve artık “Nasıl değiştiririm, bunun bir yolu olsa ?” veya “Nasıl bakmak ve nasıl davranmak bizim için fark yaratır?” sorularına doğru çözümleri arıyorsanız, bunları bulmak ve deneyimlemek için anne baba olma sanatı eğitimi güzel bir adım olabilir…

  “ANNE BABA OLMA SANATI-EBEVEYN KOÇLUĞU” Programını sizin için tasarladık…

5 hafta sürecek programda tüm soruların yanıtını alacak ve çocuğunuzla bağlantı kurmak ve doğru iletişim stratejileri izleyerek ilişkininizi yeniden yapılandırabileceksiniz…

Program bir reçete sunmaktan öte; kişisel farkındalık ve keşfe dayalı bir özellik taşıdığından bu eğitim ile her yaş grubundaki çocuğu olan ebeveynler için ve hayatınızın her döneminde işinize yarayacaktır.

Şikâyet ettiğimiz konuların nedenlerini ve çözümlerini deneyimlemek, fark etmek ve değiştirmek için atölyemize bekliyoruz.

Neslihan EROĞLU kimdir?

(Resmi sitesi : http://www.neslihanerdogdu.com)

 

PCC,Sosyolog, Eğitmen, Yazar

UZMANLIK ALANLARI

Yaşam Koçluğu

Kurumsal Koçluk

Yönetici Koçluğu

Takım Koçluğu

Organizasyon Koçluğu

KARİYER ÖYKÜSÜ

İstanbul Üniversitesi Sosyoloji bölümünden mezun olduktan sonra eğitim sektörünün çeşitli kademelerinde 25 yıl çalıştı. Bu sürenin uzun bir kısmı yöneticilik yaptı, insan ilişkileri ve yönetim becerileri ile ilgili pek çok deneyim kazanan Neslihan ERDOĞDU kişisel gelişime merakı ve yeniliklere açık olmanın etkisi ile 2006 yılında koçlukla tanıştı ve TheCoachingInstitute, Comprehensive Coaching U Sertifika Programına katılarak kapsamlı koçluk eğitimi alıp koçluk yapmaya başladı.Koçluğun bir dönüşüm ve değişim yolculuğu olduğu bilinci ile eğitimlerine devam eden Neslihan ERDOĞDU Bahçeşehir Üniversitesi GCDF programını bitirdi.

Türkiye’nin ilk kariyer geliştirme danışmanlarından olan Neslihan ERDOĞDU KİPDER projeleri kapsamında çeşitli üniversitelerde eğitimler verdi. Gençlerin meslek seçim süreçlerindeki hataların meslek yaşamlarında yarattığı mutsuzluk ve olumsuzlukların önlenmesi ile ilgili olarak yürütülen bu proje ile pek çok gencin hayatına dokundu.

Mesleki yaşamını sürdürürken “bilgi paylaşıldıkça çoğalır” ilkesiyle sosyal sorumluluk projelerinde de yer alarak deneyimlerini değişik mecralarda paylaştı. Bakırköy Kent Konseyi-Kadın Meclisi, Toplumsal Eğitim ve Gelişim Derneği, Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği bunlardan bazılarıdır.300 den fazla seminer verdi. Çeşitli sempozyumlara konuşmacı olarak katıldı. Turuncu Şapkalılar olarak bilinen Türkiye’nin 45 üniversitesine yönelik en kapsamlı Kariyer Geliştirme Koçluğu projesinin akademik danışmanlığını yaptı.7 üniversitede atölye çalışmaları yaparak yüzlerce gencin hayatına dokundu.

TOKİ-Emlak Konut GYO Genel Müdürlük personeli ile yürütülen koçluk sürecinde profesyonel koçluk yapan Neslihan ERDOĞDU, halen ID Coaching  International ‘da Genel Koordinatör olarak çalışmakta ve çeşitli şirketlerde A’dan Z’ye kurumsal koçluk yapmaktadır.2000 saatin üzerinde koçluk deneyimine sahip olan ERDOĞDU Professional Certified Coach olarak,ID Akademi’de mentorluk yapmakta,mezun koçlarla deneyimlerini paylaşmaktadır.

Neslihan ERDOĞDU,aynı zamanda Uluslararası Koçluk Enstitüsü Derneği’nin Yönetim Kurulu Başkanı’dır.

Yayınlanmış bir kitabı ve çeşitli kanallarda yürüttüğü TV programları olan Neslihan ERDOĞDU yazılarını milliyet Blog sayfalarında sürdürmektedir.

 

EĞİTİM&SERTİFİKALAR

İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi-Sosyoloji Böl.

Comprehensive CoachingU,TheC oaching Institute,2006

AB Proje Döngüsü Eğitimi-Ulusal Ajans,2006

Toplam Kalite Yönetimi Eğitimi-MEB,2006

Girişimcilik Eğitimi 1-2-İSTESOB,2007

Kariyer Geliştirme Danşmanlığı (GCDF),Bahçeşehir üniversitesi,2007

NLP Practitioner,ID Coaching International, 2009

Duygusal Zeka,CHE,2011

Executive Coaching, ID Coaching International,2011

NLP Master Practitioner, IDCoaching International,2011

Life Coaching,IDCoachingInternational,2011

Certified Coach,ID Coaching International,2011

Integral Coaching,ID Coaching International,2012

Yaratıcı Drama Eğitimi Şapka Eğitim ve Danışamanlık 2012

gerçekleşen proje eğitim ile ilgili eğitim kurumları ile ilgili  referanslar:

  • boğaziçi üniversitesi  executive mba -koçlukeğitimi( devam ediyor)
  • ankara ili rehber öğretmenlerine öğrenci koçluğu eğitimi
  • aksaray ili  öğretmenlerine öğrenci koçluğu eğitimi
  • selman bucaklı danışmanlık –ebeveynkoçluğu atölyesi

•21 ÜNİVERSİTEDEN ÖĞRENCİLERE

Etkili İletişim Becerileri ve Takım Çalışması Eğitimi

             İstanbul Teknik Üniversitesi

•             Orta Doğu Teknik Üniversitesi

•             Sakarya Üniversitesi ,

•             Çukurova Üniversitesi,

•             Selçuk Üniversitesi

•             Bilkent Üniversitesi

•             Galatasaray Üniversitesi

•             Maltepe Üniversitesi

•             Kadir Has Üniversitesi

Kariyer Koçluğu Eğitimi

•             Bilkent Üniversitesi

Stres Ve Kendimizin Stres Koçu Olmak

•             Ekolog33 Ab Projesi

Girişimcilik Eğitimi-Mersin-

•             Kavram M.Y.O-Turuncu Kariyer-

İletişim Becerileri

l Kavram M.Yo.-Turuncu Kariyer

Zaman Yönetimi Ve Toplantı Yönetimi

•             Kavram M.Yo.Turuncu Kariyer

Stres Yönetimi

•             Kızılay Tıp Merkezi-Bakırköy

Stres Yönetimi

•             Kavram M.Y.O Turuncu Kariyer

Stres Yönetimi

Tıme Etkinliği-Ceylan Intercontınental Hotel

1nisan Kariyer Etkinlikleri

3 Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu Velilerine

Aile İçi İletişim Ve Ebeveyn Tutumları

•             Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu Öğrencilerine

Zaman Yönetimi

•             Basad (Bakırköylü Sanatçılar Derneği)

Sanatçılar Ve Zaman Yönetimi

•             Eğitim-Sen Öğretmenlere

•             Yaşam Boyu İletişim (4 Hafta)

•             Çınar Lions

Yaşamdan Zevk Almak Ve Kendi Yaşam Koçumuz Olmak

•             Yunus Emre Kültür Merkezi

Çocuklarımız Karne Alırken

•             Y-G 21kadın Meclisi

İletişim Semineri

•             Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu Velilerine

Sınırlar

•             Marmara Üniversitesi

Öğrencilerine Kariyer Danışmanlığı(3 Oturum)

•             Feriköy Ermeni İlköğretim Okulu

Dikkat Ve Odaklanma

•             Marmara Üniversitesi İktisat Klübü

Kariyer Basamakları –Kişisel Özelliklerimiz

•             Uğur Dershneleri Seminerleri

Beşiktaş Şb.Veli Sınav Stresi Ve Ebeyn Tutumları

Aksaray Şb.Veli- Mentör Anne-Babalığa Doğru (2kez)

Aksaray Öğrenci-Sınav Stresi İle Dost Olma  (2 Kez)

Aksaray Veli-Sınav Sistemi Ve Ebeveyn Tutumları

Bakırköy Şb.Veli-Geleceği Çağırmak

Bakırköy Şb.Öğrenci-Sizin Kutup Yıldızınız?

 

 

2013 yılının ikinci konserini verecek olan Nar Sanat Türk Sanat Müziği Topluluğu çalışmalarına devam ediyor.

tsm koro

Bakırköy’de pek çok ilkleri başaran Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği halk ve sanat arasında köprü olmaya devam ediyor.  Nar Sanat, Türk Sanat Müziği Topluluğu 17 Mart 2013 günü saat 20:00 da Nar Sanat lokalinde halk açık olarak konser verecektir.

Şef Mert ERAĞAN yönetiminde neşeli ve farklı şarkılar seslendirecek olan Nar Sanat Türk Sanat Müziği Korosunda yer alacak olan sanatçılar şu isimlerden oluşmaktadır; Damla DURSUN, Kübra GÜVEN, Serpil OKURLU, Güler ELİBOL, Sevim DEMİRCİ, Perihan GÜRSES, Nuran URAL, Halis DUMLUPINAR, Yasemin ENER, Taner AÇIKGÖZ, Haldun SADIK, Güner GÜLBOHÇALAR, Kader BOZKIR, Yüksel ÇORAK, Emine CİVİR, Fatmagül MERZALI.

 

Ücretsiz olarak verilecek konsere elbette ki davetlisiniz. Türk Sanat Müziği şarkıları ile çoşmak istiyorsanız bekliyoruz.

 Festivalin açılış töreni bu akşam Akün Sahnesi’nde geçekleşecek.

Devlet Tiyatroları 20 oyun, Devlet Opera ve Balesi 3 eser ve 3 konserle izleyicinin karşısına çıkacak.

Akün Sahnesi’ndeki oyunlar…

Erdal Beşikçioğlu’nun rol aldığı “Bir Deli’nin Hatıra Defteri” yarın ve 17 Mart’ta Akün Sahnesi’nde olacak.

Nazım Hikmet’in yazdığı, Rüştü Asyalı’nın yönettiği ve rol aldığı “Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan On Bir Tablo” ve çocuk oyunu “Pal Sokağı Çocukları” 16 Mart’ta seyredilebilecek.

“33 Varyasyon” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

Altındağ Tiyatrosu’ndaki oyunlar…

Hatice Meryem’in kaleminden Funda Mete’nin oyunlaştırdığı “Sinek Kadar

Kocam Olsun Başımda Bulunsun” hafta boyunca Altındağ Tiyatrosu’nda izlenebilecek.

Boğaç Han, yarın minik seyircilerin beğenisine sunulacak.

“Yosunlar” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

“Cyrano De Bergerac” yarın, 17 ve 19 Mart’ta, Büyük Tiyatro’da seyircinin karşısına

çıkacak.

Cüneyt Gökçer Sahnesi’ndeki oyunlar…

“Ben Ödüyorum” bugün, yarın ve 16 Mart’ta, Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde…

Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu “Üç Şehzade” yarın prömiyer yapacak. Eser 17 ve 20 Mart’ta da seyredilebilecek.

“Hürrem” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

Küçük Tiyatro’daki oyunlar…

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nun “Dar Ayakkabıyla Yaşamak” oyunu, hafta boyunca başkentli tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Çocuk oyunu “Keloğlan Keleşoğlan” ve “Venedik Taciri” 19-20 Mart’ta perde diyecek.

Oda Tiyatrosu’ndaki oyunlar…

“Krem Karamel” bugün, yarın ve 16 Mart’ta, “Dönülmez Akşamın Ufkundayız” 19-20 Mart’ta izlenebilecek.

Stüdyo Sahne’deki oyunlar…

“Jerry ve Tom” hafta boyunca seyirciyle olacak.

İrfan Şahinbaş Sahnesi’ndekiler…

“Cesaret Ana ve Çocukları” bugün, 16 ve 20 Mart’ta görülebilecek.

Şinasi Sahnesi’ndeki oyunlar…

“Yastık Adam” bugün, yarın ve 16 Mart’ta sanatseverlerin karşısına çıkacak.

“Karlar Kraliçesi” 16-17 Mart’ta seyredilebilecek.

Opera Sahnesi’ndeki eserler…

Bestesini ve librettosunu Türk besteci Muammer Sun’un yaptığı, “Sevginin Bedeli” balesinin dünya prömiyeri 16 Mart’ta yapılacak.

“Saraydan Kız Kaçırma” operası 20 Mart’ta sahnelenecek.

“Çanakkale Oratoryosu” 18 Mart’ta dinlenebilecek.

Operet Sahnesi’ndekiler…

“Bir Tenor Aranıyor” müzikali 17 Mart’ta, “Suna Korad’ı Anma Konseri” 19 Mart’ta izleyiciyle buluşacak.

“Operanın Kadınları” konseri 17 Mart’ta dinlenebilecek.

Leyla Gencer Sahnesi: Çocuk müzikali “Bremen Mızıkacıları” 17 Mart’ta izlenebilecek.

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası Itri’yi anıyor

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası, bugün ve yarın, Itri’nin ölümünün 300. yıl dönümü nedeniyle anma konseri düzenleyecek.

CSO Konser Salonu’nda, saat 20.00’de şef Erol Erdinç yönetiminde gerçekleşecek konserde, Necil Kazım Akses “Scherzo” Itri’nin Nevakarı Üzerine, Ferit Alnar “Kanun Konçertosu”, Ludwig van Beethoven “7. Senfoni la majör Op 92” eserleri icra edilecek.

Bilkent Senfoni Orkestrası, 16 Mart’ta saat 20.00’de Bilkent Konser Salonu’nda Emil Tabakov yönetiminde konser verecek. Konserde E. Tabakov Viyola Konçertosu ve R. Strauss “Der Rosenkavalier’ Süiti, Op.59” müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Cer Modern’de neler var?

Semra Özümerzifon’un son dönem çalışmalarının bulunduğu “Rumelikavağı’ndan Anadolu’ya Ağ” sergisi, 30 Mart’a kadar gezilebilecek.

Sergide, Özümerzifon’un İstanbul’un çeşitli balıkçı köylerinden topladığı balık ağlarıyla çalıştığı karışık teknik 3 boyutlu resim ve heykellerle Kemal Şirin’in balıkçı köylerinde çektiği fotoğraflar yer alıyor.

 

Güneydoğu’da Kültür Sanat

 Diyarbakır Devlet Tiyatrosu, büyük ilgiyle izlenen “Tom, Dick ve Harry” oyununu tiyatro severlerle buluşturmaya devam ediyor.

Ray Cooney ve Michael Cooney’in yazdığı, Özgür Özdural’ın çevirisini yaptığı, M. Lebip Gökhan’ın yönettiği, dekor tasarımı Kaan Güreşçi, giysi tasarımı Ceren Karahan, koreografisi Gizem Erden, ışığı İzzetin Biçer’e ait oyunda, Fatih Yurdakul, Kerem Corogil, Serkan Ekşioğlu, İrem Yurdakul, Pelin Tozkoparan, Mustafa Turan, Birce Birsel Çağlar, Sevi Demirçivi ve Murat Bayrak rol alıyor.

Tom, Dick ve Harry’nin etrafında dönen olayların anlatıldığı Vodvil tarzındaki oyun, bu akşam ile 15, ve 16 Mart’ta Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde sahnelenecek.

Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatrosu ise bu hafta da, Carlo Goldoni’nin yazdığı, Rüknettin Gün’ün yönettiği “İki Efendinin Uşağı” oyununu cuma ve cumartesi günü seyircisinin beğenisine sunacak.

Mardin’de Kültür Sanat

– Mardin’de “Titreşim” sergisi-

Mardin Artuklu Üniversitesi (MAÜ) Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Serdar Toka’nın 40 çalışmasından oluşan “Titreşim” adlı yağlı boya resim sergisi, 15 Nisan’a kadar Kermozade Konağı’nda açık kalacak.

-Seyreyle Ara Güler Mardin’de-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde de küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” sergisi devam ediyor. Usta fotoğrafçı Ara Güler’in sergide yer alan fotoğrafları, “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölüm halinde sergileniyor. 114 eserin yer aldığı sergi, nisan ayına kadar görülebilir.

 Şırnak ve Siirt ve Batman’da sinema-

Batman’da “Çanakkale: Yolun Sonu”, “Romantik Komedi 2: Bekarlığa Veda”,

“Gelmeyen Bahar”, “Hükümet Kadın”, “Hititya: Madalyonun Sırrı”, Siirt ve Şırnak’ta ise “Hükümet Kadın” filmleri hafta boyunca sinemaseverlerin beğenisine sunulacak.

 Muhabir: Meral Özdemir

 Yayıncı: İrfan Cemiloğlu – DİYARBAKIR

Kaynak :[-]

Erzurum’da Kültür Sanat

Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda (EDT), bugün prömiyeri yapılacak “Onikinci Gece” oyunu ile “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununu sahnelenecek.

Erzurum Devlet Tiyatrosu’nda (EDT), bugün prömiyeri yapılacak “Onikinci Gece” oyunu ile “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununu sahnelenecek.

William Shakerpeare’ın yazdığı, Zurab Sıkhaluridze’nin yönettiği “Onikinci Gece” adlı oyunda, Mehmet Yılmaz, Burcu Aksakal, Emrah Keskin ve Levent Aras rol alıyor.

Dekor tasarımını Emre Satı, giysi tasarımını Esra Selah, ışık tasarımını Duran Güngör’un üstlendiği tipik bir “romantik komedya” olan eserde, çapraz ilişki ağları, ciddi aşk ilişkileri ve komik bir tuzak anlatılıyor.

Prömiyeri yapılacak oyun bugün ve yarın saat 19.30’da, 16 Mart’ta 14.00 ile 19.30’da seyirciyle buluşacak.

Mike Kenny’nin yazdığı, Ebru Aytürk Evren’in yönettiği “Yürüyen Taşlar” adlı çocuk oyununda ise Merve Gül, Melike Durak, Kübra Tığtepe rol alıyor.

Oyunda, gökyüzünden uzaklardaki bir dağın arkasına düşen yıldızı bulmaya giden küçük kız “Cnthy”nin macera dolu hikayesi anlatılıyor.

Oyun, 17-20 Mart’ta saat 14.00’te izlenebilecek.

 Muhabir: Sagip Sezginer

 Yayıncı: Zekeriya Kaya – ERZURUM

 Kaynak [-]

Eskişehir’de Kültür Sanat

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle bu sene üçüncüsü düzenlenen Ulusal Eskişehir Opera ve Bale Günleri’nde, Karyağdı Hatun Operası Eskişehirlilerle buluştu.3.Ulusal Eskişehir Opera ve Bale…

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi ve Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü işbirliğiyle bu sene üçüncüsü düzenlenen Ulusal EskişehirOpera ve Bale Günleri’nde, Karyağdı Hatun Operası Eskişehirlilerle buluştu.

3. Ulusal Eskişehir Opera ve Bale Günleri kapsamında Türk Opera ve Balesi’nin seçkin örnekleri birbiri ardına Eskişehirlilerle buluşmaya devam ediyor. Ankara Devlet Opera ve Balesi ileEskişehir Büyükşehir Belediyesi Senfoni Orkestrası işbirliğiyle sahnelenen “Karyağdı Hatun” Operası’nda, Anadolu’nun çeşitli yörelerinde ufak farklılıklarla bilinen “Eren Bir Kadın”ın efsanesi anlatıldı. Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı’ndaki gösteriye Eskişehirliler yoğun ilgi gösterdiler.

25 Mart’ta sona erecek olan 3. Ulusal EskişehirOpera ve Bale Günleri’nde, 17 Mart Pazar akşamı Samsun Devlet Opera ve Balesi, 1001 Gece Masalları isimli bale gösterisiyle Eskişehirlilerle buluşacak. – ESKİŞEHİR

Kaynak [-]

 Başkent’te kültür sanat

Ankara Uluslararası Film Festivali Akün Sahnesi’nde düzenlenecek açılış töreniyle bu akşam başlayacak.

Devlet Tiyatroları 20 oyun, Devlet Opera ve Balesi 3 eser ve 3 konserle izleyicinin karşısına çıkacak.

Bestesini ve librettosunu Türk besteci Muammer Sun’un yaptığı, padişahın 4 eşinden biriyle genç bir adamın yaşadığı aşkı anlatan bale eseri ”Sevginin Bedeli”nin dünya prömiyeri 16 Mart’ta gerçekleştirilecek.

 Tiyatro

 Akün Sahnesi:

Erdal Beşikçioğlu’nun rol aldığı ”Bir Deli’nin Hatıra Defteri” yarın ve 17 Mart’ta sahnelenecek. Nazım Hikmet’in yazdığı, Rüştü Asyalı’nın yönettiği ve rol aldığı ”Nazım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan On Bir Tablo” ve çocuk oyunu ”Pal Sokağı Çocukları” 16 Mart’ta seyredilebilecek.

”33 Varyasyon” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

 Altındağ Tiyatrosu:

Hatice Meryem’in kaleminden Funda Mete’nin oyunlaştırdığı ”Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” hafta boyunca izlenebilecek.

Boğaç Han, yarın minik seyircilerin beğenisine sunulacak.

”Yosunlar” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

 Büyük Tiyatro:

”Cyrano De Bergerac” yarın, 17 ve 19 Mart’ta seyircinin karşısına çıkacak. Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği oyun kalabalık oyuncu kadrosuyla dikkati çekiyor.

 Cüneyt Gökçer Sahnesi:

”Ben Ödüyorum” bugün, yarın ve 16 Mart’ta sahne alacak. Olcay Kavuzlu, Şevki Çepa, Sinem Şahin, Nurcan Süer ve Ceren Narinoğlu’nun rol aldığı oyunu Vladlen Alexandrov yönetiyor

Ulviye Karaca’nın yazıp yönettiği çocuk oyunu ”Üç Şehzade” yarın prömiyer yapacak. Şehzadelerin zaaflarından faydalanan hain vezirin, sultan babalarını iyileştirmeleri için şehzadeleri bilinmez bir yolculuğa sürüklenmelerinin konu edildiği eserde Bülent Çiftçi, Mehmet Ali Toklu, Uğur Kaya gibi isimler rol alıyor. Eser 17 ve 20 Mart’ta da seyredilebilecek.

”Hürrem” 19-20 Mart’ta temsil verecek.

 Küçük Tiyatro:

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’nun ”Dar Ayakkabıyla Yaşamak” oyunu, hafta boyunca başkentli tiyatroseverlerin beğenisine sunulacak.

Çocuk oyunu ”Keloğlan Keleşoğlan” ve ”Venedik Taciri” 19-20 Mart’ta perde diyecek.

 Oda Tiyatrosu:

”Krem Karamel” bugün, yarın ve 16 Mart’ta, ”Dönülmez Akşamın Ufkundayız” 19-20 Mart’ta izlenebilecek.

 Stüdyo Sahne:

”Jerry ve Tom” hafta boyunca seyirciyle olacak.

 İrfan Şahinbaş Sahnesi:

”Cesaret Ana ve Çocukları” bugün, 16 ve 20 Mart’ta görülebilecek.

 Şinasi Sahnesi:

”Yastık Adam” bugün, yarın ve 16 Mart’ta sanatseverlerin karşısına çıkacak. İlham Yazar’ın yönettiği oyunda Tolga Tekin, Mesut Turan, Murat Çidamlı, Buğra Koçtepe rol alıyor.

”Karlar Kraliçesi” 16-17 Mart’ta seyredilebilecek.

 Opera-Bale

Opera Sahnesi: Bestesini ve librettosunu Türk besteci Muammer Sun’un yaptığı, padişahın 4 eşinden biriyle genç bir adamın yaşadığı aşkı anlatan ”Sevginin Bedeli” balesinin dünya prömiyeri 16 Mart’ta yapılacak.

”Saraydan Kız Kaçırma” operası 20 Mart’ta sahnelenecek.

”Çanakkale Oratoryosu” 18 Mart’ta dinlenebilecek. Orkestra şefliğini Rengim Gökmen’in yapacağı konserde, sanatçılar Tuncay Kurtoğlu, Esin Talınlı, Şenol Talınlı ve Ferda Yetişer sahne alacak.

Operet Sahnesi: ”Bir Tenor Aranıyor” müzikali 17 Mart’ta, ”Suna Korad’ı Anma Konseri” 19 Mart’ta izleyiciyle buluşacak.

”Operanın Kadınları” konseri 17 Mart’ta dinlenebilecek.

Leyla Gencer Sahnesi: Çocuk müzikali ”Bremen Mızıkacıları” 17 Mart’ta izlenebilecek.

 CSO

Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası (CSO), bugün ve yarın, Itri’nin ölümünün 300. yıl dönümü nadeniyle anma konseri düzenleyecek.

CSO Konser Salonu’nda, saat 20.00’de şef Erol Erdinç yönetiminde gerçekleşecek konserde, Necil Kazım Akses ”Scherzo” Itri’nin Nevakarı Üzerine, Ferit Alnar ”Kanun Konçertosu”, Ludwig van Beethoven ”7. Senfoni la majör Op 92” eserleri icra edilecek.

Bilkent Senfoni Orkestrası (BSO), 16 Mart’ta saat 20.00’de Bilkent Konser Salonu’nda Emil Tabakov yönetiminde konser verecek. Konserde E. Tabakov Viyola Konçertosu ve R. Strauss ”Der Rosenkavalier’ Süiti, Op.59” müzikseverlerin beğenisine sunulacak.

Cer Modern

Semra Özümerzifon’un son dönem çalışmalarının bulunduğu ”Rumelikavağı’ndan Anadolu’ya Ağ” sergisi, 30 Mart’a kadar gezilebilecek. Sergide, Özümerzifon’un İstanbul’un çeşitli balıkçı köylerinden topladığı balık ağlarıyla çalıştığı karışık teknik 3 boyutlu resim ve heykellerle Kemal Şirin’in balıkçı köylerinde çektiği fotoğraflar yer alıyor.

 Kaynak [-]

 Eskişehir”de Kültür Sanat

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Kadın Tiyatro Topluluğu, Kadın Sığınağı adlı yeni oyunlarıyla izleyiciler ile buluştu.

Eskişehir Tepebaşı Belediyesi Kadın Tiyatro Topluluğu, Kadın Sığınağı adlı yeni oyunlarıyla izleyiciler ile buluştu.

Zübeyde Hanım Kültür Merkezi’nde sahnelenen ve büyük ilgi gören oyunda, bir sığınma evinde yaşayan kadınların hayat hikayeleri anlatıldı. Oyunda, erkek egemen toplumun birbirinden farklı katmanlarından, töre baskısının hüküm sürdüğü yörelerden gelmiş kadınların nedenleri benzemese de sonuçları aynı yaşadıklarını olaylar sahnelendi.

Tuncer Cücenoğlu’nun yazdığı, Özge Sayer’in yönettiği oyunun sonunda bir konuşma yapan Tepebaşı Belediyesi Başkan Yardımcısı Fikriye Güven Zaptiye, hepsi amatör oyunculardan oluşan ekibi kısa zamanda gösterdikleri başarı nedeniyle kutlayarak çiçek verdi. Yönetmen Özge Sayer ise, başta Tepebaşı Belediye Başkanı Dt. Ahmet Ataç olmak üzere kendilerine destek olan herkese teşekkür etti.

 Kaynak :[-]

 Trabzon’da Kültür Sanat

Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT), “Pembe Kadın” ve “Islık Sever Max” adlı oyunları sahnelemeye devam ediyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu (TDT), “Pembe Kadın” ve “Islık Sever Max” adlı oyunları sahnelemeye devam ediyor.

Hidayet Sayın’ın kaleme aldığı, Uğur Keleş’in yönettiği “Pembe Kadın” adlı oyunda, Elif Şeker Saka, Kadri Özcan, Ceyhun Gen, Emre Ön, Didem Özkavukçu, Nazlı Ceren Argon, Sinem Bilgin ve Mert Hürol rol alıyor.

Dekor tasarımı Güven Öktem, giysi tasarımı İnci Kangal, ışık tasarımı ise Yüksel Aymaz’a ait oyunda, Pembe adlı kadının gelenekleriyle hayata, ağaya ve sisteme karşı verdiği savaş hikaye ediliyor.

Oyun bugün ve yarın saat 20.00’de, 16 Mart Cumartesi ise 15.00 ve 20.00’de Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

TDT ayrıca, “Islık Sever Max” adlı çocuk oyununu da sahnelemeyi sürdürüyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği, Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait oyun, 17 Mart Pazar ve 20 Mart Çarşamba saat 13.00’de Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısıyla yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçen oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

Trabzon Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde Necati Ferahoğlu’na ait kişisel resim sergisi yer alıyor. Sanatseverler sergiyi, 16 Mart Cumartesi gününe kadar gezebilecek.

Muhabir: Tuğba Yardımcı Mısır

 Yayıncı: Murat Kaban – Trabzon

 Konya’da Kültür Sanat

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “Shirley Valentine” adlı oyunu sahneleyecek.

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) “Shirley Valentine” adlı oyunu sahneleyecek.

Willy Russell’in yazdığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği oyunda, dekor tasarımını Güven Öktem, giysi tasarımını Günnur Orhon, ışık tasarımını ise Hakan Özdemir üstleniyor.

Oyunda, Shirley Bradshow adında, eşyalar arasına sıkışmış duvarlarla konuşmak zorunda kalan 42 yaşındaki bir kadın ile yine 42 yaşında olan Shirley Valentine adında, üzümün yetiştiği bir ülkede doyasıya yaşayan kadının hayat hikayesi ele alınıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, 16 Mart Cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30’da tiyatroseverlerle buluşacak.

Muhabir: Ayşe Şensoy

 Yayıncı: Ahmet Kayır – Konya

 Bursa’da Kültür-sanat

“Kuzguncuklu Fazilet”, “Rahvan Giden Atlılar” ve “Kaçaklar” oyunlarını sahneleyecek.”Karmakarışık” adlı oyunun yönetmenliğini ise Kerem Atabeyoğlu yapıyor.

Bursa Devlet Tiyatrosu (BDT), “Karmakarışık”,

“Kuzguncuklu Fazilet”, “Rahvan Giden Atlılar” ve “Kaçaklar” oyunlarını sahneleyecek.

Ray Cooney’in yazdığı, Haldun Dormen ve Kemal Uzun’un çevirdiği

“Karmakarışık” adlı oyunun yönetmenliğini ise Kerem Atabeyoğlu yapıyor. İngiliz yazar Ray Cooney’in en komik ve en tempolu oyunu olarak bilinen “Karmakarışık”, Ahmet Vefik Paşa (AVP) Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00 saatlerinde sahnelenecek.

Özen Yula’nın yazdığı, Bora Özkula’nın yönettiği “Rahvan Giden Atlılar”ın ise dekoru ve kostümlerini Başak Özdoğan, ışık tasarımını Ali Karaman yapıyor. Ömer Naci Topcu, Emre Işık, Ozan Sargın’ın rol aldığı oyunda, “Hayat, rahvan giden atlarla yapılan bir yolculuk değil, vahşi, yağız bir atın üstünde çıkılan, her an düşme tehlikesiyle yaşanacak, tedirginlik verici bir koşudur” mesajı işleniyor.

Oyun, Oda Tiyatrosu’nda bugün, yarın ve cumartesi saat 18.00’de sahneye konulacak.

Eski devlet bakanlarından Yılmaz Karakoyunlu’nun yazdığı, Galip Erdal’ın yönettiği “Kuzguncuklu Fazilet” adlı oyunun dekor tasarımını Başak Özdoğan, kostüm tasarımını Fatma Sarıkurt, ışık tasarımını Yakup Çartık yapıyor. 1942-1944 yılları arasında yürürlükte olan Varlık Vergisi’nin toplum üzerinde yarattığı çarpıklıkları konu edinen oyun, 11 kişilik oyuncu kadrosuyla izleyicilerle buluşuyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 19 ve 20 Mart tarihlerinde 20.00 saatlerinde tiyatro severlerle buluşacak.

Murat Can Kibiroğlu’nun yazdığı “Kaçaklar” adlı çocuk oyununu Ali Volkan Çetinkaya yönetiyor. Dekor tasarımını Melih Karakurt, kostüm tasarımını Özlem Karabay, ışık tasarımını Sinan Mahçup’un yaptığı oyunda, Halil Balkanlar, Ali Volkan Çetinkaya, Derya Gümral, Cansu Yılmaz, Çağlar Ozan Aksu, Emre Işık, Adnan Tunalı, Özlem Altaş, Mutlu Dereli, Savaş Ak, Şafak Pak ve Hayati Özen rol alıyor. Bir sirk hikayesi olan oyun, küçük bir yavru filin özgürlük arayışını, muhteşem bir gösteriyle seyircisiyle buluşturuyor. Oyun, AVP Sahnesi’nde 17 ve 19 Mart tarihlerinde saat 14.00’te izleyicilerle buluşacak.

 – Bursa Şehir Tiyatrosu-

Bursa Şehir Tiyatrosu ise Amerikan Edebiyatı’nın korku ve gerilim yazarı olan Ira Levin’in kaleme aldığı, Hale Kuntay’ın Türkçeye çevirdiği “Ölüm Tuzağı” adlı oyunu sahneliyor. Mustafa Kurt’un yönettiği oyun, para ve şöhret tutkusunun insanları nasıl baştan çıkardığını anlatıyor. Oyun, bugün ve yarın saat 20.00’de, 16 Mart Cumartesi ise saat 14.00’de Tayyare Kültür Merkezi’nde seyirciyle buluşacak.

Şehir Tiyatrosu ayrıca “Karagöz Dadım Olsana” adlı gölge oyununu sahneliyor. Tayfun Özeren’in yazdığı ve sahnelediği oyun, 4 yaş ve üzerindeki çocuklara hitap ediyor. Oyun, bugün ve yarın 11.00 ile 14.00’de, cumartesi ise saat 12.00’de Karagöz Müzesi Sahnesi’nde sahneye konulacak.

Tiyatro, 19 Mart Salı günü saat 20.00’de ise Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda “Reis Bey” oyununu sahneleyecek.

Muhabir: Cem Şan

 Yayıncı: Doğan Sarıtaş – Bursa

 Sakarya’da Kültür-sanat Etkinlikleri

“İstanbul Efendisi” isimli bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.

Ahmet Faik Abasıyanık (AFA) Kültür Merkezi’nde

“İstanbul Efendisi” isimli bir tiyatro gösterisi gerçekleştirildi.

Büyükşehir Belediyesi’nden yapılan yazılı açıklamaya göre, Devlet Tiyatroları Genel Müdürlüğü SivasDevlet Tiyatrosu’nun sahnelediği, Musahipzade Celal’in yazdığı, Kemal Başar’ın yönettiği ve oyunculuklarını; Selçuk Veysel Zurnazanlı, Nesimi Kaygusuz, Kerem Yücel, Ozan Kalkan, Burçhan Göze, Can Atak, Fulya Ulvan, Filiz Uysal, Begüm Şahin, Burcu Ongun Altay ve Özge Günay’ın üstlendiği “İstanbul Efendisi” isimli oyun Sakaryalı sanatseverlerle buluştu.

AFA’da sahnelenen tiyatro oyununa Sakaryalılar ilgi gösterdi.

 Muhabir: Uğur Subaşı

 Yayıncı: Atakan Çelik – Sakarya

Kaynak :[-]

İstiklâl mücâdelesinin en çetin bir safhasında milletin duygularını belirtecek bir “İstiklâl Marşı”nın yazılması istenmiş ve böylece, Maarif Vekâleti tarafından bir müsabaka açılmış ve müsabakada birinciliği kazanacak zâta 500 lira nakdî mükâfat verileceği ilân edilmişti.

Yurdun her tarafından 500’den fazla şâir müsabakaya girmişti. Fakat yazılan marşlar, milletin hissiyatına tercüman olacak bir durumda değildi. Bu durumda Mehmet Akif ERSOY’dan yardım istenmişti.

İstiklal Marşı’nın kabulünün 92. yılı kutlu olsun

—————————————————————

İstiklâl Marşı’nın Açıklaması

Millî ve manevî değerleri coşkunlukla işleyen edebî eserler, o milleti manen kuvvetli kılar. Savaş sırasında cephedeki askere cesaret ve kuvvet, geride kalana sabır ve metanet verecek şiirlere, hikâyelere, destanlara, türkülere ihtiyaç vardır. Böyle buhranlı devrelerde, milletin şâirlerden, yazarlardan beklediği manevî destek budur.

İşte Âkif, Türk milletine, cesaret, metanet, sabır aşılamak, daha doğrusu onda mevcut bulunan bu duyguları harekete getirmek üzere kaleme aldığı şiirine “korkma” sözüyle başlıyor. “Al sancak” yâni bayrak, bir milletin istiklâlinin sembolüdür. O elden ele dolaşan bir meş’ale gibi nesilden nesile sönmeden, yere düşürülmeden devredilecektir.

Bayrağın sönmesi, Türk milletinin istiklâlini kaybetmesi, “yurdun üstünde tüten en son ocağın sönmesi” ise, son Türk erkeğinin ölümü demektir. O hâlde, son Türk erkeği, son nefesini vermeden, Türk istiklâlini yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zîra bayrağımız, milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir. Bize, milletimize aittir. Biz yaşadıkça onu kimse elimizden alamaz. Bu kıtada anlatılanları bir cümle ile ifâde etmek istersek; Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe, istiklâlini kimse yok edemez.

Şâir ikinci kıtada; bayrağımızın o zamanki kırgın, küskün, öfkeli hâlini dile getiriyor. Türk vatanının bâzı kısımları istilâ edilmiştir. Bu yüzden bazı bayraklarımız indirilmiş, yerlerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak, öfke hâlini ifâde eder. Kaş bizim edebiyatımızda hilâle benzetilir. Sevgilinin kaşları dâima hilâl şeklinde gösterilmiştir. Sevgili de nazlı bir güzeldir. Aşıkına eziyet etmekten, onu üzmekten zevk duyar. Bayraktaki hilâl de, tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman Türk ırkını üzmektedir. Türkün beklediği, özlediği ise, gülen bir yüzdeki kaşlar gibi, hilâlin açılmasıdır. Türk milleti, bayrağımızı yine göklerde dalgalanır hâlde görmeyi arzu etmektedir. Bir aşıkın sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi, istiklâle âşık Türk milleti de istiklâlin sembolü olan bayraktan, yüzünün gülmesini, hilâl şeklindeki kaşının açılmasını beklemektedir. Bu ise milletimizin en tabiî hakkıdır. Çünkü, Türkler, istiklâlleri, bayrakları uğruna pek çok kan dökmüştür. Bu kanları bayrağa helâl etmesi için, onun da artık nazlanmayı bırakıp, göklerde dalgalanması lâzımdır. Bu kıtada, Mehmet Âkif, üstü kapalı olarak Allah’a hitap etmekte, Türk milletine bu dayanılmaz hâli, düşman istilâsını reva gördüğü için, Allah’a serzenişte bulunmaktadır. Zîra Müslüman Türk milleti, asırlarca îlâ-yı kelimetullah (Allah kelâmını, Kur’anı yüceltmek) İslâm dînini ve adaletini dünyaya yaymak için savaşmıştır (gaza etmiştir). Bu uğurda pek çok şehit vermiştir. Böyle bir milletin düşman istilâsına uğraması haksızlıktır. Bu durum ancak günahkârlara reva görülebilir bir cezadır. Türk Milleti dâima Hakk’a (Allah’a) inandığı, taptığı, onun yolundan ayrılmadığı için bu cezayı hak etmemiştir. Onun hakkı istiklâldir.

Üçüncü kıt’ada şâir “ben” diyor. Ancak kastettiği mânâ aslında “biz”dir. Türk milleti adına konuşmaktadır. Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır, dâima da hür yaşayacaktır. Ona esaret zinciri vurmaya kalkışmak çılgınlıktır. Zîra böyle bir harekete yeltenenler ağır şekilde cezalandırılır. Türk milleti, hürriyeti ve istiklâli uğrunda, önüne çıkacak her engeli aşacak kudrettedir. O böyle yüce bir gaye için, dağları yırtmak, engin denizleri taşırmak,bendleri aşmak gibi olağanüstü hareketleri başarabilecek güçtedir. Ergenekon Efsânesi, Türk’ün bu üstün vasfını ifâde etmektedir.

Dördüncü kıt’ada, şâir, vatanımızı istilâya yeltenen Avrupalılara meydan okuyor. Yirminci asrın başında Avrupa medeniyeti artık can çekişmektedir. Ondokuzuncu asırdaki üstünlüğünü kaybetmiş durumdadır. Bu yüzden tek dişi kalmış bir canavardır. Ancak Avrupa bu zayıflamış durumunu hazmedemediğinden, mevcut teknik imkânlarını seferber ederek, topuyla, tüfeğiyle bizi yok etmek gayretindedir. Avrupa medeni imkânlarını, Türklüğü dünya haritasından silmek için, bir vasıta olarak kullanmaktadır Mehmetçiğin süngüsüne topla, tüfekle cevap vermektedir. Avrupalı kendini çelik zırhlarla korurken Mehmetçik, onun modern silâhlarına îman dolu göğsüyle karşı durmaktadır. Bu silâhlarıyla, Avrupalı, kudurmuş bir canavar gibi uluyarak, kahraman Türk ordusunu sindirmeğe çalışmaktadır. Şâir, askerlerimize, bu artık eski gücünü kaybetmiş, zâlim, Müslüman Türk düşmanı, haçlı ordularından korkmamalarını, îman dolu bir göğsün, en modern silâhlara karşı koyabileceğini haykırıyor. Neticede Mehmet Âkif, haklı çıkmış, Avrupa medeniyeti îmanlı Türk askeri karşısında gerilemeğe mecbur edilmiş, bir kısmı Akdeniz’e dökülürken, bir kısmı da bayrağımızı selâmlayarak, memleketimizi terk etmiştir.

Beşinci kıt’ada, şâir yine kahraman Türk askerine hitâp ediyor Türk yurduna alçakları (düşmanları) uğratmaması için gerekirse canını feda etmesini tavsiye ediyor. Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler, düşmana mâni olacaktır. Bu kıt’ada “uğratmak” sözü de tesadüfen kullanılmış değildir. Şâir bu sözü, “Düşman yurdumuza girmesin”, “Onu yurda sokma” mânâsına kullanmamıştır. “Uğramak” bir yerde çok kısa bir süre için bulunmaktır. Mehmet Âkif, düşmanın çok kısa bir süre için de olsa, yurdumuzda bulunmasına müsamaha edilmemesini Türk askerinden islemektedir. Şâir, bu hayâsızca akının uzun sürmeyeceğine, Allah’ın Türk milletine (Kur’ânda) vaat ettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir zamanda doğacağına inanmaktadır. Bu îmanını, orduya da aşılamak arzusundadır.

Altıncı kıt’ada da şâir, Türk ordusuna vatanın kutsiyetini hatırlatıyor. Toprak ile vatan arasında büyük fark vardır. Toprağı vatan hâline getiren onu elde etmek ve korumak için şehit olan atalarımızın, o topraktaki mezarlarıdır. Kısacası alelâde toprak büyük bir değer taşımaz. Ama vatan toprağı, uğrunda şehit olan atalarımızın kanıyla sulanmış olduğu, şehit mezarlarıyla dolu bulunduğu için mukaddestir.
Bu vatanı dünyalara değişmeyiz. Toprak dünyanın her yerinde vardır. Ancak şehit atalarımızın mezarları sâdece bu vatanın üzerinde mevcuttur. Bu yüzden vatanımızı korumak için seve seve canımızı veririz. Yedinci kıt’ada da, aynı duygu ve düşünceler işleniyor. Bu vatan cennet kadar kıymetlidir. Şehit olanın ruhu, dini inançlarımıza göre doğrudan doğruya cennete gider. Şehitlerimiz, bu vatan topraklarında yattığı için, vatanımız da cennetten farksızdır. Bu vatan topraklarının her tarafı şehit mezarlarıyla baştan başa doludur. O kadar ki, toprağı sıksak şehitler fışkıracak sanırız. Bu yüzden de, bu vatan bizim en mukaddes, en sevgili varlığımızdır. Canımızı, canımızdan çok sevdiğimiz insanları, varımızı yoğumuzu Allah’a seve seve veririz. Esasen her şeyi bize veren Allah’tır. İstediği zaman da elimizden alır. Onun emrine karşı gelmek, isyan etmek aklımızdan geçmez. Fakat Allah’tan bir tek dileğimiz vardır: O da bizi yaşadığımız sürece vatanımızdan ayrı düşürmemesidir.

Şâir, sekizinci kıt’ada Allah’a hitâp ediyor. Şâirin Allah’tan yegâne dileği, mabedinin göğsüne yabancı (düşman) eli değmemesidir. Camilerimiz ve mukaddes saydığımız bütün varlıklarımıza düşman eli değmemelidir. Bu ezanlar ebediyen, Türk yurdunun üstünde inlemelidir. Ezan sesi hiçbir zaman susmamalıdır. İslâmiyetin beş şartından biri de kelime-i şahadet getirmek, yani “eşhedü en la ilahe illallah ve eşhedü enne Muhammeden abdühû ve resûlühü” demektir. Günde beş vakit okunan ezan’ın mâna ve muhtevası içerisinde kelime-i şahadet de vardır. Bir insanın Müslüman olması için kelime-i şahadet getirmesi şarttır. Ezan ve kelime-l şahadet olmayınca, İslâmiyet de olmaz.

Dokuzuncu kıt’ada, ezan sesleri, yurdumuzun üstünde inlediği müddetçe şehitlerimizin de ruhlarının şâd olacağına işaret ediliyor. Ezan sesi, sadece yaşayanlara değil, ölülere, hattâ onların mezar taşlarına bile tesir eden yüce bir mânâ taşır. Şehit atalarımızın maddeden tecerrüd etmiş (sıyrılmış) ruhları yerden fışkırarak ezan sesiyle ayağa kalkacak ve arşa yükselecektir.

Son kıt’ada şâir, zafer gününün heyecanını yaşıyor. Şanlı bayrağımız dalgalanmakta, şafağın kırmızılığıyla adetâ yarış edercesine, gök yüzünü Kızıl renge boyamaktadır. Türk ırkı, yeniden hürriyetine ve istiklâline kavuşmuştur. Artık onun için yıkılmak, yok olmak düşünülemez. Bayrağımız göklerde dalgalanmaya başladığı için, şehitlerimizin kanlarını helâl edebiliriz. Zira, hedefe ulaşılmış, yüce gaye gerçekleşmiştir. Kısacası zafer kazanılmıştır. Esasen bu Allah’a tapan ve doğruluktan ayrılmayan büyük Türk milletinin en tabiî hakkıdır.

Böylece Şâir, şiir boyunca vatanımızın kutsiyetini, istiklâlin mânâ ve ehemmiyetini bu uğurda canım vermenin her Türk askeri için, bir borç olduğunu ifâde etmiştir. Son kıt’ada da kahraman Türk ordusuna çok yakında gerçekleşeceğini ümit ettiği, büyük zaferin heyecanını yaşatmak suretiyle, onun manevî gücünü son noktasına ulaştırmayı başarmıştır.

İSTİKLAL MARŞI’NIN KABULÜ

Türkiye’de ilk defa bir milli marş yazılması teşebbüsü, 1920’de Genel Kurmay Başkanı İsmet İnönü tarafından yapıldı. Maarif Vekili Dr. Rıza Nur’u ziyaret eden İsmet İnönü, Milli heyecanı koruyacak, milli azim ve imanı besleyecek, zinde tutacak bir marşın yazılmasını, ordu adına teklif etti. Yarışma Maarif Vekaletinin genelgesiyle okullara duyuruldu ve basın yoluyla da “Türk şairlerinin nazarı dikkatine” sunuldu.

Yarışmaya 724 parça şiir katıldı. Fakat hiçbirisi milli marş olmaya layık görülmedi. Böyle bir marşın ancak Mehmet Akif tarafından yazılabileceği ve para meselesinden dolayı yarışmaya katılmadığı da ağızlarda dolaşıyordu. Hasan Basri Bey, para meselesinin kaldırıldığını söyleyerek, Akif’in yarışmaya katılmasını sağladı. Mehmet Akif’in şiiriyle birlikte üç parça, orduya gönderilerek, asker üzerinde tesiri en fazla olan eserin tespit edilmesi istendi.Cevap olarak Mehmet Akif’in şiirinin beğenildiği bildirildi.

Maarif Vekaleti tarafından gönderilen İstiklal Marşı teklifi gündeme alındı. Başkanvekili Hasan Fehmi Efe’nin başkanlığındaki toplantıda ele alınan marşın tab ve tevziine karar verildi.

Marş, Hamdullah Suphi tarafından Meclis’te okundu. Büyük bir coşkuyla dinlenen marş, sık sık alkışlarla kesildi. Marşın kabul edilmesi, 12 Mart 1921 tarihindeki toplantının öğleden sonraki oturumunda ele alındı.

Akif’in marşının oya sunulması kararlaştırıldı ve “Oy birliği ile kabul edildi.” Marş teklif üzerine en son ayakta dinlendi. Kahraman orduya ithaf edilen marş, İstiklal marşı olarak kabul edildi. Akif “Onu milletime ve kahraman ordumuza hediye ettim. Zaten o milletin eseridir, milletin malıdır. Ben yalnız gördüğümü yazdım” dedi ve bu marşı Safahat’a almadı.

İSTİKLAL MARŞI VE AÇIKLAMASI

Korkma, sönmez bu şafaklarda yüzen al sancak;

Sönmeden yurdumun üstünde tüten en son ocak.

O benim milletimin yıldızıdır, parlayacak;

O benimdir, o benim, milletimindir ancak.

Mehmet Akif, Türk milletine cesaret ve tahammül aşılamak için ve onda bulunan duyguları harekete geçirmek için, şiirine korkma sözüyle başlıyor. Bayrak bir milletin geleceğinin ve bağımsızlığının sembolüdür. Bayrağın sönmesi Türk milletinin istiklalini kaybetmesidir. Şair ülkemizde tek bir insan kalana kadar bu vatanı savunacağımızı belirtiyor. O halde en son Türk bireyi son nefesini vermeden Türk istiklal ve bağımsızlığını yok etmek, Türk bayrağını söndürmek mümkün değildir. Zira bayrağımız milletimizin yıldızıdır. Bayrağın kaderi ile milletimizin kaderi birbirine bağlıdır. Bayrak bizimdir, biz yaşadıkça onu elimizden kimse alamaz.Türk milletinin bütün fertlerini öldürmedikçe bağımsızlığını kimse yok edemez.

Çatma, kurban olayım çehreni ey nazlı hilal!

Kahraman ırkıma bir gül! Ne bu şiddet, bu celal?

Sana olmaz dökülen kanlarımız sonra helal…

Hakkıdır, Hak’a tapan milletimin istiklal!

Şair, ikinci kıtada bayrağımızın o zaman ki kırgın, küskün, öfkeli halini dile getiriyor. Türk vatanının bazı parçaları, işgal edilmiştir. Bu yüzden bazı bölgelerde bayraklarımız indirilmiş, yerine düşman bayrakları asılmıştır. Kaş çatmak, öfke halini ifade eder. Kaş ayrıca, edebiyatımızda hilale benzetilir. Sevgilinin kaşları daima hilal şeklinde gösterilmiştir. Bayraktaki hilal de tıpkı nazlı bir sevgilinin kaşı gibi çatılmıştır. Kahraman Türk milletini üzmektedir. Türkün beklediği, özlediği gülen bir bayraktır.Türk bayrağının gülmesi göklerde dalgalanmasıdır. Bir aşığın sevgilisinden güler yüz beklemesi gibi bağımsızlığa aşık Türk milleti de özgürlüğün sembolü olan bayraktan gülmesini beklemektedir. Bu milletimizin en doğal hakkıdır. Çünkü, Türkler bağımsızlıkları ve bayrakları uğruna pek çok kan dökmüşlerdir. Bu kanları bayrağa helal etmeleri için onun da nazlanmayı bırakıp, göklerde dalgalanması gerekir. Türk milleti daima Allah’a inandığı için özgürlük onun hakkıdır.

Ben ezelden beridir hür yaşadım, hür yaşarım.

Hangi çılgın bana zincir vuracakmış? Şaştım!

Kükremiş sel gibiyim, bendimi çiğner, aşarim.

Yırtarım dağları, enginlere sığmam, taşarım.

Şair “ben” diyor.(Ancak kastettiği mana aslında bizdir Türk milleti adına konuşmaktadır) Türk milleti ezelden beri hür yaşamıştır,hür yaşayacaktır. Onun özgürlüğünü elinden almak isteyen ancak çıldırmış olmalı,zira böyle bir harekete kalkışanlar ağır bir şekilde cezalandırılır. Türk milleti bağımsızlığı uğrunda önüne çıkacak her engeli aşacak güçtedir. O; böylesine yüce bir amaç için dağları delecek, enginlere sığmayıp,denizleri taşıracaktır güçtedir.

Garbın afakını sarmışsa çelik zırhlı duvar,

Benim iman dolu göğsüm gibi serhaddim var.

Ulusun, korkma! Nasıl böyle bir imanı boğar,

“Medeniyet!” dediğin tek dişi kalmış canavar?

Bu kıtada şair vatanımızı istilaya kalkışan Avrupalılara meydan okuyor. 20. asrın başında Avrupa medeniyeti 19.yy. deki görkeminden oldukça uzaktır. O sebeple şair batıyı tek dişi kalmış canavara benzetiyor. Ancak Avrupa mevcut teknik imkanlarını seferber ederek topuyla, tüfeğiyle, tankıyla bizi yok etmeye çalışmaktadır. Mehmetçik ise bu güce topla, tüfekle, mızrakla, kılıçla cevap vermeye çalışmaktadır. Avrupalı kendini çelik zırhla korurken Mehmetçik ona iman dolu altın göğsüyle karşılık vermektedir.

Arkadaş! Yurdumu alçakları uğratma, sakin.

Siper et gövdeni, dursun bu hayasızca akın.

Doğacaktır sana va’dettiği günler Hakk’ın…

Kim bilir, belki yarın, belki yarından da yakın.

Şair kahraman Türk askerine hitap ediyor. Türk yurdunu alçakları uğratmaması için gerekirse canini feda etmesini öneriyor. Şehit gövdelerinin meydana getireceği siperler düşmana mani olacaktır. Mehmet Akif düşmanın çok kısa bir süre içinde bu hayasızca akına son vereceği Allah’ın Türk milletine Kuran-Kerimde vaat ettiği zafer gününün yarından bile daha yakın bir zamanda doğacağına inanmaktadır.

Bastığın yerleri “toprak!” diyerek geçme, tanı:

Düşün altındaki binlerce kefensiz yatanı.

Sen şehit oğlusun, incitme, yazıktır, atanı:

Verme, dünyaları alsan da, bu cennet vatanı.

Şair Türk ordusuna vatanin kutsallığını hatırlatıyor. Toprak ile vatan arasında büyük bir fark vardır. Toprağı vatan haline getiren onu elde etmek ve korumak için savaşan fertlerin varlığıdır. Kısacası sıradan bir toprak büyük bir değer taşımaz; ama vatan toprağı uğrunda şehit olan atalarımızın o topraktaki mezarlarıdır. Bu kutsal vatani dünyalara değişmeyiz. Toprak dünyanın her yerinde bulunur. Ancak atalarımızın kanlarıyla sulanan topraklar vatanimiz üzerindedir.

Kim bu cennet vatanının uğruna olmaz ki feda?

Şüheda fışkıracak toprağı sıksan, şüheda!

Canı, cananı, bütün varımı alsında Huda,

Etmesin tek vatanımdan beni dünyada cüda.

Bu vatan cennet kadar kıymetlidir. Şehit olanların ruhu dini inanışımıza göre doğrudan doğruya cennete gider. Şehitlerimiz bu vatan toprağında yattığı için cennetten farksızdır. Bir avuç toprağı sıksak şehitler fışkıracak sanırız. Canımızdan çok sevdiğimiz insanları varımızı yoğumuzu Allah alsında yalnız yaşadığımız sürece bizi vatanımızdan ayrı düşürmesin.

Ruhumun senden, ilahi, şudur ancak emeli:

Değmesin mabedimin göğsüne namahrem eli.

Bu ezanlar-ki şahadetleri dinin temeli-

Ebedi yurdumun üstünde benim inlemeli.

Allah’a şair hitap ediyor. Mehmet Akif’in Allah’tan tek dileği ibadet yerlerinin göğsüne düşman elinin değmemesidir. Camilerimizden okunan ezanlar sonsuza kadar Türk yurdunun üstünde inlemelidir. Çünkü bu ezanlar dinimizin temelidir.

O zaman vecd ile bin secde eder-varsa-taşim,

Her cerihamdan, ilahi, boşanıp kanlı yaşım,

Fışkırır ruh-ı mücerred gibi yerden na’şım;

O zaman yükselerek arşa değer belki başım.

Ezan sesleri yurdumuzun üstünde inledikçe şehitlerimizin de ruhları şad olacaktır. Ezan sesi sadece yaşayanlara değil, ölülere hatta onların mezar taşlarına bile tesir eden yüce bir anlam taşır. Şehit atalarımızın her şeyden arınmış ruhları yerden fışkıracak, ezan sesiyle ayağa kalkacak ve dışa yükselecektir.

Dalgalan sen de şafaklar gibi ey şanlı hilal!

Olsun artık dökülen kanlarımın hepsi helal.

Ebediyen sana yok, ırkıma yok izmihlal:

Hakkıdır, hür yaşamış, bayrağımın hürriyet;

Hakkıdır, Hakk’a tapan, milletimin istiklal!

Şair zafer gününün heyecanını yaşıyor. Şanlı bayrağımız dalgalandıkça gökyüzünü şafakla yarış edercesine gökyüzünü kızıl renge boyamaktadır. Türk milleti yeniden bağımsızlığına kavuşmuştur. Artık onun için yok olma korkusu kalmamıştır. Bayrağımız şehitlerimizin kanlarını hak etmiştir. Bağımsızlık Allah’a tapan ve doğruluktan ayırmayan Türk milletinin en doğal hakkıdir.

Mehmet Akif ERSOY

YARIŞMAYA KATILAN DİĞER MARŞLAR

İSTİKLÂL MARŞI

Türk’ün evvelce büyük bir pederi
Çekti sancağa hilâl-i seheri
Kanımızla boyadık bahr ü beri
Böyle aldık bu güzel ülkeleri
İleri, arş ileri, arş ileri
Geri kalsın vatanın kahpeleri
Seni ihya için ey namı büyük
Vatanım uğruna öldük,öldük
Ne büyük kaldı bu yolda ne küçük
Siper oldu dağlar gibi sana Türk
Yürü ey milletin efradı yürü
Ak sütü emmiş vatan evladı yürü
Vatan evladın kurban edeli
Milletin hür yaşamaktır emeli
Veremez kimseye bir Çamlıbeli
Bağlanır mı acaba Türk’ün eli
İleri, arş ileri, arş ileri
Çiğnenir çünkü kalan yolda geri
HÜSEYİN SUAD

İSTİKLÂL TÜRKÜSÜ

Millet aşkı, din aşkı, vatan aşkı uyansın
Yurduma göz diken, al kanlara boyansın
Ya ben ya onlar diyen silahına dayansın
Türk oğludur bu millet
Türkündür bu memleket
Türk oğludur bu millet
Türkündür bu memleket
Düşman gözü tutama yanar dağlar başını
Bağrımızda saklarız vatanın her taşını
Yurdumuza yan bakan döker gözün yaşını
Türk oğludur bu millet
Türkündür bu memleket
Türk oğludur bu millet
Türkündür bu memleket
Can veririz her zaman hürriyetin yoluna
Ya gazi ya şehitlik ne devlettir kuluna
Ata emanet etmiş namusunu oğluna
Bize Türk oğlu derler
Hep bizimdir bu yerler
Ankara A.S.

İSTİKLÂL MARŞI

Göz yaşına veda et,

Ey güzel Anadolu!

Hakkını korur elbet,

Türk’ün bükülmez kolu.

Cenk ederiz genç, koca

Bugün değil, yarın da

Yadımız ağladıkça

İzmir ezanlarında.

Hak yoluna kan olur.

Dünyalara taşarız.

Ya şerefle vurulur,

Ya efendi yaşarız.

Her gün yeni bir hile

Arkasında satıldık.

Her gün yeni bir dille,

Yurdumuzdan atıldık.

Yeter, ey Kâbe’mize

Elimizden alanlar.

Alıkoyamaz bizi,

Yolumuzdan yalanlar.

Biz bu yolda sel olur,

Dünyalara taşarız.

Ya şerefle vurulur,

Ya efendi yaşarız.

Hangi alçak el alır,

El zinciri boynuna?

Kim Yunan’ı bırakır,

Türk kızının koynuna.

Biz ki Türk’üz, muhakkak,

Her milletten uluyuz.

Yeryüzünde bir ancak,

Yurdumuzun kulluyuz.

Yurt yolunda kan olur,

Dünyalara taşarız.

Ya şerefle vurulur,

Ya efendi yaşarız.

KEMALEDDİN KAMİ

İSTİKLÂL MARŞI

Ey Müslüman, ey Türk oğlu

Açıldı istiklâl yolu,

Benim son günlerimdir,

Diyor bize Anadolu.

Çek sancağı Türk ordusu,

Olmaz Türk’ün can korkusu

Esarete dayanır mı,

Türk vatanı, Türk namusu?

Bu son savaş bize farzdır,

Fırsatımız gayet azdır,

Muzaffer ol da ey millet,,

Altın ile tarih yazdır.

Birleşelim özümüzden,

Dönmeyelim sözümüzden,

Hem silelim bu lekeyi,

Tarihteki yüzümüzden.

İSKENDER HAKİ

İSTİKLÂL MARŞI

Altı bin yıl efendilik yaptın,

“Kahraman Türk” idi cihanda adın.

Bir ateşten siperden İslam’a,

Sönmeyen bir güneş gibi yaşasın.

Ey büyük ünlü milletimin ileri!

Hasmına çiğnetme koş bu şanlı yeri!

Düşmanın bir cihansa dostun hak,

Hakkın elbet müstakil yaşamak,

Atıl,ez,vur senindir istiklâl,

( Yürü, vur, ez senindir istiklâl)

ebedi parlasın şu al bayrak.

Ey benim şanlı milletimin ileri!

Ele çiğnetme koş bu ülkeleri!..

İSTİKLÂL MARŞI

Yıllarca altı cephede ateşle kanlara;

Türk’ün hilal ü dinine düşman olanlar;

Ceddin o, Yıldırım gibi saldın zaman ,zaman

Yüksek başını eğilmedi bir an cihanlara.

Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım-şitab

( Ey kahramanlar, ey berk-ı pür-şitab)

göster cihan-ı mağribe bir kanlı inkılab!

Ey mazi-i havarıkı bin destan olan;

Garbın zalam-ı zulmüne yüz yıl kılınç salan salan

( Baş eğmeyen cihanlara yüz yıl kılınç salan)

Aslan yürekli ordu; demir giy, silah kuşan!

Zira hududu kapladı ateşle kan, duman

Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım-şitab

(Ey kahramanlar, ey berk-ı pür-şitab)

Göster cihan-ı mağribe bir kanlı inkılab!

Aslan mücahid ordusu, ey haris-i salah,

Destinde seyf-i Hak gibi pek şanlı bir silah

Açtın sema-yı millete pürnür bir sabah,

Ati bizim… Bizim artık vatan , zafer, felah.

Ey kahramanlar ordusu, ey yıldırım-şitab

( Ey kahramanlar, ey berk-ı pür-şitab )

Göster cihan-ı mağribe bir kanlı inkılab!

MEHMET MUHSİN

Fulya Sanat Merkezi’nde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şef Theodore Kuchar yönetiminde Cuma günü saat 20.00’de dinleyiciler ile buluşaca

Sergi

İSTANBUL

  • Fatih Sarmanlı’nın “Soyuta Karşı…” isimli sergisi 12 – 30 Marttarihleri arasında Galeri Oda’da.
  • Deniz Gökduman’ın “Yabancı” isimli sergisi 13 Mart – 6 Nisan tarihleri arasında Art Suites Gallery’de.
  • Ölüm ve Erkek isimli sergi 14 Mart – 14 Nisan tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi’nde. (0212 244 94 99)
  • Nazım Balaban’ın “Oğlum Nazım ve Ben” isimli sergisi 14 – 30 Marttarihleri arasında Doku Sanat Galerisi’nde.
  • Türkiye’de Kadın Olmak isimli sergi 11 Mart’a kadar Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0212 244 94 99)
  • Nebihe Göl ve Mehmet Tapkan’ın “Renklerin Senfonisi” isimli sergisi 12 Mart’a kadar Bindallı Sanatevi’nde. (0212 252 79 66)
  • Şükrü Karakuş’un “Küresel” isimli sergisi 12 Mart’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0212 232 38 13)
  • Nafi Çil ve Nazan Kuşçu’nun sergisi 13 Mart’a kadar Galeri Espas’ta. (2122277017)
  • Stéphane Delagrange, Defne Sesin Okay ve Gökçe Okay’ın “Beyaz, Sessiz ve Hareketsiz” isimli sergisi 14 Mart’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)
  • Doktorlara Saygı sergisi 14 Mart’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)
  • Kadın konulu karma sergi 14 Mart’a kadar Bakırköy Belediyesi Sanat Evi ve Kent Müzesi’nde.
  • Ayşe Suvarierol’un sergisi 14 Mart’a kadar Akatlar Kültür Merkezi’nde.
  • Khaled Akil’in “Ölüm Efsanesi” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Chalabi Art Gallery’de. (02122433909)
  • İbrahim Zaman’ın “Yansımalar II” isimli fotoğraf sergisi 15 Mart’a kadar galeteaart’ta.
  • Müge Ceyhan’ın “Boşluk” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0 212 2519163)
  • Kemal İskender’in “Barbarların Seyir Defteri” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)
  • Erhun Şerbetçi’nin “Sarnıçtaki Hayalet” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.
  • Ahmet Öğreten’in sergisi 15 Mart’a kadar Tünel Sanat Galerisi’nde.
  • Işık Üniversitesi 1. Ulusal Öğrenci Ekslibrisleri Yarışması Sergisi 15 Mart’a kadar Şile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Sergi Salonu’nda.
  • Alexander Wagner’in sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Manâ’da.
  • Silva Bingaz’ın “Doğunun Kıyısı” isimli sergisi 16 Mart’a kadar Pilevneli Project’te.
  • Erkin Saygı ve Ruhcan Topaloğlu’nun “Cam ve Işık 2” sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Işık’ta.
  • Robert Di Credico’nun sergisi 16 Mart’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)
  • Aynur Ayhan’ın “1000’de Bir” isimli fotoğraf sergisi 16 Mart’a kadar İSO Odakule Sanat Galerisi’nde.
  • Ölü müdür doğa?”isimli karma sergi 16 Mart’a kadar Marjinart’ta. (0212 251 16 22)
  •  Kainat Barkan P.’nin “Farklı Yıllar, Farklı Eserler II” isimli sergisi 16 Mart’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)
  • Karma Kış Sergisi 19 Mart’a kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde.
  • Takılabilir Heykel ve Heykel Sergisi 21 Mart’a kadar Simya Galeri’de. (0212 259 77 40)
  • Nadire Günday’ın “Işığın İzinde” 22 Mart’a kadar Fotoğrafevi’nde. (0212 249 02 02)
  • Cenin, Necmi Gürseler, Nihal Martlı, Nazanin Pouyandeh, Olgu Ülkenciler, Burcu Yağcıoğlu’nun “Kağıt Üstünde” isimli sergisi 23 Mart’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)
  • Ayşe Öykü’nün “Kaleydoskop” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Nişantaşı – C.A.M Galeri’de. (0212 248 81 49)
  • Serdar Yılmaz’ın “Yolunu Bul” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Pi Artworks Tophane’de. (02122937103)
  • Afişe Çıkmak isimli sergi 23 Mart’a kadar Tütün Deposu’nda.
  • İki Sanatçı – İki Kuşak isimli karma sergi 23 Mart’a kadar Tüze Sanatevi’nde. (0216 380 85 80)
  • Ali Emir Tapan’ın “Kusursuz Gün” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Galerist’te.
  • Salt Soyut isimli karma sergi 24 Mart’a kadar Mixer’de. (0 212 243 54 43)
  • Modern Türkiye’nin Osmanlı Mirasını Keşfi: Ali Saim Ülgen Arşivi sergisi 24 Mart’a kadar SALT Galata’da. (0 212 334 22 45)
  • Serpil Mavi Üstün’ün “Zamansız” isimli sergisi 24 Mart’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.
  • Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Bir Bedri Rahmi ve Amerika…” isimli sergisi 24 Mart’a kadar Sanat Akmerkez’de Galerisi’nde.
  • Ayşen Urfalıoğlu’nun “Haz’ın Metastasları” isimli sergisi 26 Mart’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.
  • Mustafa V. Koç ve Süha Derbent’in “Yaşamın Ta Kendisi” isimli sergisi 27 Mart’a kadar İstanbul Atlı Spor Kulübü’nde.
  • Mustafa Seven’in “Tek” isimli fotoğraf sergisi 27 Mart’a kadar Galeri Eksen’de. (0212 219 08 50)
  • Alp Bartu’nun “Aradakiler” isimli sergisi 27 Mart’a kadar Doku Sanat Galerisi’nde. (0212 246 24 96)
  • Daver Darende’nin sergisi 28 Mart’a kadar Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)
  • Aylin Zaptçıoğlu’nun sergisi 28 Mart’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde. (0212 265 81 58)
  •  Metin Gönül, Remzi İren, Hikmet Çetinkaya’nın sergisi 29 Mart’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 410 91 97)
  • Hüsamettin Koçan’ın retrospektif sergisi 30 Mart’a kadar Kibele Galerisi’nde.
  • Ceren Oykut’un “Hayal Meyal” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Galeri x-ist’te.
  • Christopher Thomas’ın fotoğraf sergisi 30 Mart’a kadar Elipsis Galeri’de. (0212 249 48 92)
  • Rahşan Düren’in sergisi 30 Mart’a kadar MKM Beşiktaş’ta.
  • Ömer Muz’un “Zamansız Şehir İstanbul” sergisi 30 Mart’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
  • Halil Vurucuoğlu, Lara Ögel, Mehmet Dere, Merve Şendil, Sibel Diker, Süha Şahin’in “Social Animals” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Derinlikler ALAN İstanbul’da.
  • Güçlü Öztekin’in “İyi İşler Zaman Alır Müthiş Şeyler Aniden Olur” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Rampa’da. (0212 327 08 00)
  • Duygu Süzen’in “Nabız” isimli sergisi 30 Mart’a kadar MERKUR’de. (0212 225 37 37)
  • Güçlü Öztekin’in “İyi İşler Zaman Alır Müthiş Şeyler Aniden Olur” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Rampa’da. (212 327 0800)
  • Gogi Çagelişvili’nin “Painting” adlı resim sergisi 30 Mart’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (02122526812)
  • Eliff Karadayı’nın “Maaile” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Maçka G-Mall Galeri G-art’ta. (0212 296 08 76)
  • Suzy Hug Levy’nin “Rüzgarda Bir Yaprak” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Galeri Apel’de.
  • Özcan Kaplan’ın “İllaki” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Dirimart’ta. (0 212 291 3434)
  • Serdar Arat’ın sergisi 30 Mart’a kadar Galeri Nev’de. (0 212 252 1525)
  • Hale Güngör Oppenheimer’ın “Yedek Parça” isimli sergisi 31 Mart’a kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)
  • Clem Peltier’in sergisi 31 Mart’a kadar Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0212 241 65 35)
  • Damla Özdemir’in “Yeni Vücut” isimli sergisi 31 Mart’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 227 92 92)
  • Nur Özalp’in sergisi 1 Nisan’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde. (0212 2470899)
  • “Vadim o kadar yeşildi ki”isimli karma sergi 2 Nisan’a kadar Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda.
  • Neriman Oyman’ın “Masallardaki Şehir” isimli sergisi 2 Nisan’a kadar Pusula Sanat Evi’nde.
  • Mustafa Ayataç’ın sergisi 3 Nisan’a kadar Galeri İdil’de. (0212 283 23 83)
  • Demet Yersel’in “Portre” sergisi 3 Nisan’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. (0216 418 38 06)
  • DADA SİNEMA’sından örnekler isimli sergi 5 Nisan’a kadar Asfalt Art Gallery’de. (0 216 418 08 06)
  • Heidi Specker, Susanne Brügger ve Thomas Demand’ın “Gerçek Mekan ve Kavramsal Mekan” isimli fotoğraf sergisi 6 Nisan’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)
  • İstanbul ve Çevresi Üzerine İki Yüzyıl Boyunca Haritacılık sergisi 6 Nisan’a kadar Notre Dame de Sion Fransız Lisesi Galerisi’nde.
  • Emre Tandırlı’nın “Mega Rüya” isimli sergisi 6 Nisan’a kadar Türker Art’ta. (0 (212) 296 53 25)
  • Haset, Husumet, Rezalet isimli karma sergi 7 Nisan’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)
  • “Düşler Sergisi” isimli karma sergi 7 Nisan’a kadar Avusturya Sen Jorj Hastanesi’nde.
  • Vitra Çağdaş Mimarlık Dizisi Sunar“Lütfen Rahatsız Etmeyin – Tatil Kavramı Üzerine Bir Sergi” 7 Nisan’a kadar İstanbul Modern’de.
  • Cynthia Madansky ve Angelika Brudniak’ın “1+8” isimli video yerleştirmesi 7 Nisan’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 45)
  • Sibel Niksarlı’nın “İçimdeki Kıta, Afrika 2” isimli sergisi 8 Nisan’a kadar Rensanat Galerisi’nde.
  • Ebülfez Ferecoğlu’nun “Sanat ATEŞle Oynuyor” isimli sergisi 10 Nisan’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (02122826965)
  • Ozan Sağdıç’ın “Silüetler” isimli sergisi 12 Nisan’a kadar İFSAK Alt Kat Sergi Salonu’nda.
  • Aslı Çavuşoğlu’nun “Üç Perdelik Cinayet” isimli sergisi 13 Nisan’a kadar Galeri NON’da.
  • Choe U-Ram’ın “Anima” isimli sergisi 14 Nisan’a kadar Borusan Contemporary Perili Köşk’te.
  • Su İş isimli sergi 14 Nisan’a kadar Siemens Sanat’ta. (0212 293 82 33)
  • Turan Aksoy’un “Bir Portre:Huzursuz” sergisi 19 Nisan’a kadar PiArtworks’de. (0212 293 71 03)
  • Selim Birsel’in “Adım Adım” isimli sergisi 20 Nisan’a kadar Egeran Galeri’de. (0 212 251 1 251)
  • Değişen Zamanların Mimarı Edoardo De Nari 1874 – 1954 isimli sergi 20 Nisan’a kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. (0212 334 09 00)
  • Nickolas Muray’ın “Bir Fotoğrafçının Portresi” isimli sergisi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde
  • Duvar Resminden Korkuyorlar isimli sergi 21 Nisan’a kadar SALT Beyoğlu’nda. (0212 377 42 00)
  • Çöl ve Deniz Arasında – Ürdün Ulusal Güzel Sanatlar Galerisi’nden Bir Seçki isimli sergi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.
  • Başkalarının Hayatı. Tekrar ve Hayatta Kalma isimli karma sergi 27 Nisan’a kadar Akbank Sanat’ta.
  • Mehmet Güleryüz’ün “Göz Göre Göre” isimli sergisi 27 Nisan’a kadar The Empire Project’te. (0 212 292 59 68)
  • Prix Pictet: Güç isimli sergi 28 Nisan’a kadar İstanbul Modern’de.
  • Türk Opera-Bale Tarihinin Duayen Dekoratörlerinden Tasarım Seçkileri kapsamında Türk operasında Dekor Resimleri sergisi 30 Nisan’a kadar Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda.,
  • Richard Smeets’in “Yüzleşmeler: Birey ve Hayat” isimli sergisi 10 Mayıs’a kadar Rezan Has Müzesi’nde.
  • Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar isimli karma sergi 16 Mayıs’a kadar İstanbul Modern’de.
  • El Emeği Göz Nuru isimli sergi 26 Mayıs’a kadar Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 242 38 13)
  • Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.
  • İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)
  • Göç Bağlantıları Sergisi 22 Aralık 2014’e kadar Adalar Müzesi’nde.
  • ANKARA
  • Cumhuriyet Dönemi Kadın Kostümleri Sergisi – kostüm – 12 Mart’a dek – Ankara Vakıf Eserleri Müzesi’nde. (0 312 428 20 96)
  • Mehmet Ali Doğan – resim – 13 Mart’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)
  • Japonya: Animasyon Karakterleri Ülkesi Sergisi – animasyon – 13 Mart’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 446 05 00)
  • Sertap Yeğin – resim – 13 Mart’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)
  • Engin Korkmaz – resim – 13 Mart’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)
  • Sergüzeşt – resim – 15 Mart’a dek – Güler Sanat’ta. (0 312 236 21 22)
  • Toygun Orbay – resim – 15 Mart’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)
  • Mustafa Ağatekin – resim – 15 Şubat’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)
  • Orhan Taylan – resim – 15 Mart’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 468 21 05)
  • Tayfun Demircan&Figen Parlaktaş – resim – 15 Mart’a dek – Milli Piyango Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 11 29)
  • Türkân Kaya – resim – 17 Mart’a dek – KB Güzel Sanatlar Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)
  • Gülay Yüksel – resim – 21 Mart’a dek – Fırça Sanat Galerisi’nde. (0 312 438 60 08)
  • Agnieszka Srokosz – resim – 22 Mart’a dek – Galeri Sanatyapım’da. (0 312 222 19 06)
  • Nurettin Akkaya – resim – 23 Mart’a dek – Gözde Sanat Galerisi’nde. (0 312 442 11 31)
  • Gültekin Serbest – resim – 24 Mart’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)
  • Hasan Taşdemir – resim – 25 Mart’a dek – Doku Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 78 80)
  • Acı Biber – resim, fotoğraf, ağaç baskı – 27 Mart’a dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. (0 312 433 12 35)
  • Yeşer Dördüncü – resim – 29 Mart’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)
  • Kadın Ana – resim – 29 Mart’a dek – Türk-Amerikan Derneği Emin Hekimgil Sanat Galerisi’nde. (0 312 426 26 44)
  • Ahmet Güneştekin – resim – 30 Mart’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)
  • İZMİR
  • Eda Bellek’in fotoğraf sergisi, ay sonuna kadar Fotohane’de
  • Orhan Ersoy’un tuvaline düşenler, 23 Mart’a kadar Selçuk Yaşar Sanat Galerisi’nde.
  • Naci Kalmukoğlu’nun resimleri 28 Nisan’a kadar Arkas Sanat Merkezi’nde.
  • Fransız Kültür Merkezi, 29 Mart’a kadar, Sinan Kılıç ve Serkan Çolak’ın, “Res” adlı fotoğraf sergisine ev sahipliği yapacak.
  • Selim Bülbül resim sergisi, 19 Mart’a kadar İzmir Resim ve Heykel Müzesi’nde.
  • Günseli Yetkin resim sergisi, Bodrum Turgutreis Şevket Sabancı Kültür ve Sanat Merkezi’nde bugün sona eriyor.
  • Ülker Sports Arena’da cuma günü saat: 20:00’de “Cirque Du Soleil – Michael Jackson The Immortal World Tour” izlenebilir.

    Müzik
  • İSTANBUL
  • Nar Sanat müziği topluluğu Konseri 17 Mart 2013 Pazar günü saat :20:00 de ücretsiz olarak Nar Sanat Galeride . (0212 570 8068)
  • Ghetto’da çarşamba günü Gülçin ve perşembe günü Korhan Futacı ve Kara Orkestra 21.45’te, cuma günü Tolga Akyıldız&ÖzgeTığlı ile Popçu Dükkanı ve cumartesi günü Four inthe Pocket 22.45’te (0212 251 75 01)
  • Babylon’da salı günü Kung Fu saat 21.30’da, çarşamba Günü Hemi&QuaQua 22.00’de, perşembe günü Kim ki O”Grounds” Albüm Lansmanı 21.30’da, Cuma günü Fatish saat 22.00 ve From Germany with Love: Roman Flugel DJ Set 23.55’de, Cumartesi günü Yakuza DJ Set saat 22.00’de ve Hercules&Love Affair Soundsystem 23.55’de (0 212 292 73 68)
  • Salon İKSV’de Perşembe günü Okay Temiz&Oriental Wind saat 21.30’da, Cuma günü Garanti Caz Yeşili:Caz Ağacı 2013, George Gershwin ve Cumartesi günü Hakan Kurşun:Hyperactive 2013 saat 22.30’da (0212 334 07 00)
  • Borusan Müzik’te Cuma günü saat 21.30’da Louis Sclavis Atlas Trio “Sources”, Cumartesi günü Tin Men And The Telephone(NL) ve Furt (De, Uk) “Doğaçlamada Avnagard Perspektifler” konseri saat 20.00’de (0212 336 32 80)
  • Fulya Sanat Merkezi’nde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şef Theodore Kuchar yönetiminde Cuma günü saat 20.00’de dinleyiciler ile buluşacak. Konserin solisti çellist Alexander Rudin (0212 215 60 29) İş Sanat’ta bugün Cahit Sıtkı Tarancı müzikli şiir dinletisi, Perşembe günü caz vokalisti Kurt Elling ve İstanbul Superband konseri saat 20.00’de, Pazar günü saat 15.00’te Çocuklar İçin Notada Yazmayanlar (0212 316 10 83)
  • Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de Çarşamba günü Ashley Solomon(flüt) ve Terence Chalston(klavsen) ikilisinden “Bir Masal Yolculuğu” konseri saat 19.30’da (0212 359 58 00-132)
  • Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda bugün Arpist Şirin Pancaroğlu ve grubundan “Arpın Tellerine İnce İnce Örülmüş Bir Elişi”, Çarşamba günü CRR Türk Müziği Topluluğu, Cuma günü Kamran İnce ve Arkadaşları, Cumartesi günü Musa Eroğlu, Nida Ateş ve grubu, Pazar günü Cumhurbaşkanlığı Klasik Türk Müziği Korosu saat 11.30’da (0212 232 98 30)
  • Süreyya Operası’nda Atilla Aldemir (keman), Verda Erman(piyano) ikilisinin konseri bugün saat 20.00’de (0216 346 15 31)
  • Caddebostan Kültür Merkezi’nde Salı günü Haluk Tarcan&Orçun Orçunsel piyano ikilisi, Çarşamba günü İstanbul Barok, Perşembe günü keman sanatçısı Pınar Tezişçi ve piyanist Jerfi Aji ikilisinin konserleri saat 20.00’de (0216 467 25 68)
  • Akbank Sanat’ta Çarşamba günü Giovanni Mirabassi Trio konseri saat 20.00’de (212 252 35 00-01)
  • ANKARA
  • Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Sancar Tunalı’nın vereceği piyano resitali, 16 Mart’ta saat 14.00’te. (0 312 442 30 50)
  • Jolly Joker Ankara’da, Model konseri 15 Mart’ta saat 22.00’de, Levent Yüksel konseri 16 Mart’ta saat 22.00’de, Selçuk Balcı&Volkan Aslan&Apolas Lermi konseri 20 Mart’ta saat 21.00’de, Halil Sezai konseri 21 Mart’ta saat 21.00’de, Cem Adrian konseri 22 Mart’ta saat 22.00’de, Yaşar konseri 23 Mart’ta saat 21.00’de, Pis’Ton konseri 28 Mart’ta saat 21.00’de, Archive konseri 29 Mart’ta saat 22.00’de, Emre Aydın konseri 30 Mart’ta saat 22.00’de.(0 312 424 11 11)
  • If Performance Hall’de, Malt’ın vereceği konser 14 Mart’ta saat 00.00’da. (0 312 418 95 06)
  • Anadolu Gösteri Merkezi’nde, Zülfü Livaneli’nin vereceği konser 15 Mart’ta saat 20.30’da. (0 312 286 12 1
  • Tiyatro
  • İSTANBUL
  • Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Açıl Kafam Açıl” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Inishmorelu Yüzbaşı” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Yağmur Durduğunda” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçük Sahne’de “Ne Güzel Şey Hatırlamak Seni” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Herkesin Bildiği Sırlar” perşembe ve cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Düğün Şarkısı” çarşamba ve cuma 20.00, cumartesi 15.00. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Sessizlik” salı, perşembe ve cumartesi 20.00, pazar 15.00. (0 212 292 39 00)
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “İstanbul Hatırası” çarşamba, perşembe,cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. “Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt” cumartesi ve pazar 12.00. GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Boya Benek” perşembe ve cuma 14.00, “Çiçek Prenses” cumartesi ve pazar 12.00. Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Buluşma Yeri” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde “Şark Dişçisi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. “Ali Baba ve Kırk Haramiler” cumartesi ve pazar 12.00. Kağ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe ve cuma 14.00. Ümraniye Sahnesi’nde “Türkiye Kayası ‘Bir Göç Hikayesi” çarşamba, perşembe ve cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. “Pırtlatan Bal” cumartesi ve pazar 12.00. Ü. Müsahipzade Sahnesi’nde “Ocak” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. “Karagöz Balıkçı” cumartesi ve pazar 12.00. Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Büyünün Gözleri” çarşamba, perşembe,cuma ve cumartesi 20.00, pazar 15.30. “Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt” perşembe ve cuma 12.00. “Fareli Köyün Kavalcısı” cumartesi ve pazar 12.00. (0212 455 39 00)
  • Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi “Külhanbeyli Müzikali” perşembe 20.30, “www.askbu-mu.com” cuma 20.30, “Benim Güzel Pabuçlarım” cumartesi 11.00“Sıkıyönetim” cumartesi 20.30. “Hoşu’nun Utancı” pazar 11.00. “Hangisi Babası” pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” çarşamba 20.30, “Medeni Hali: Kadın” perşembe 20.30. “Carrar Ana’nın Silahları” cumartesi 11.00 ve 20.30. (0212 414 96 47)
  • Ortaoyuncular’da “Ferhangi Şeyler” cuma 20.00. “Masal Müfettişi” cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)
  • Tiyatro Pera’da “Kazaen (Beyoğlu’nda Çarpışmalar)” cumartesi 20.00, pazar 18.30
    Oyun Atölyesi’nde “6 Üstü Oyun no:1 – Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi” salı 20.30, “İntihar mı Cinayet mi?” çarşamba 20.30. “Testosteron” perşembe ve cuma 20.30, cumartesi ve pazar 16.00. (0 216 345 39 39)
  • Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda “Asi Kuş” cuma 20.30 KKM Gönül Ülkü & Gazanfer Özcan Sahnesi Kültür Merkezi.(0 216 658 00 15)
  • Kumbaracı50’de “Dertsiz Oyun” pazartesi 20.30. “Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30. “ Gerçek Hayattan Alınmıştır” salı ve çarşamba 20.30. ( 0 212 243 50 51)
  • İkincikat’ta “Aut” pazartesi 20.30. “Barselo” salı ve çarşamba 20.30. “Korku Tüneli” perşembe 20.30. “Yalnızlar Kulübü” cuma ve cumartesi 20.30. (0 212 292 32 47)
  • Duru Tiyatro’nun “Nafile Dünya” salı, cuma, cumartesi 20.30. (0 216 338 56 86)
  • Mekan Artı’da “Ölü Aktörler -Normal” salı 20.30, “Şiddet Üçlemesi” çarşamba 20.30, “üçKİŞİ – Tek Seyircilik Oyun” perşembe ve cuma 18.00, “Filmlerle Beckett- Film Gösterimi” cumartesi- 20.30. (0 212 224 57 56)
  • Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Meymenetsiz Musibet” pazartesi 20.30, “Bir Kadın Uyanıyor” çarşamba 20.30, “Kara Sohbet” perşembe 20.30, “Gündüz Niyetine” cuma 20.30, “Ayı ve Bir Evlenme Teklifi” cumartesi 15.00. “Biz Küçükken Babamla Oyunlar Oynardık” cumartesi 20.30. “İntihar mı Cinayet mi?” pazar 18.00. (0 212 252 74 52)
  • Sahne Hal’de “Down To The Earth” 20.30, “Parti” salı 20.00, “Largo Desolato” çarşamba 20.00, “Yüksek Derece” perşembe 20.30. “Adiller” cuma 20.30, “Anlaşılmaz Konuşmalar” cumartesi 20.30, “Suç ve Ceza” pazar 20.30. (0 212 274 74 78)
  • Ekip Tiyatrosu’nun “Parti” oyunu salı 20.00’de Sahne Hal’de. “Largo Desolato” çarşamba 20.00.
  • Tiyatroadam’ın “Babaannem 100 Yaşında” perşembe 20.30 Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi. (0 212 236 10 27)
  • ANKARA
  • Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Tiyatro Pembe Kurbağa tarafından sahnelenecek “Sihirbazın Tavşanı” adlı çocuk oyunu 16 Mart’ta saat 10.30’da, “Kendini Beğenmiş Tavuskuşu” adlı oyun 30 Mart’ta saat 10.30’da. (0 312 442 30 50)
  • Akün Sahnesi’nde, “Bir Delinin Hatıra Defteri” 13, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te, “Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan On Bir Tablo” 12, 16 Mart’ta saat 20.00’de, “Pal Sokağı Çocukları/çocuk oyunu” 16 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)
  • Altındağ Tiyatrosu’nda, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 15 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 316 59 02)
  • Büyük Tiyatro’da, “Cyrano de Bergerac” 12, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)
  • Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Ben Ödüyorum” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Üç Şehzade/çocuk oyunu” 15 ve 17 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312  240 00 91)
  • Küçük Tiyatro’da, “Dar Ayakkabıyla Yaşamak/Diyarbakır DT” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te. “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 10 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 311 11 69)
  • Oda Tiyatrosu’nda, “Krem Karamel” 12, 13, 14, 15, 16 Mart’ta saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)
  • Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” 12, 15, 16 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)
  • İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” 13, 14 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)
  • Şinasi Sahnesi’nde, “Yastık Adam” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 17 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 397 30 24)
  • Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Selamün Kavlen Karakolu” 15, 29 Mart’ta saat 20.00’de, 30 Mart’ta saat 16.00’da, “Halktan Biri” 14, 22, 23, 30 Mart’ta saat 20.00’de, 24, 31 Mart’ta saat 15.30’da, “Zübük” 17 Mart’ta saat 15.30’da, 23 Mart’ta saat 16.30’da, “Giderayak” 16 Mart’ta saat 17.00 ve 20.00’de, “Mahşer-i Cümbüş/konuk tiyatro” 21 Mart’ta saat 20.30’da, “Kibele/konuk etkinlik” 28 Mart’ta saat 13.00’te, “Üç Anadolu/konser” 20 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 417 76 76)
  • Mavi Sahne’de, “Gres” 15, 29, 30 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her şey doğaçlama komik gösteri” 16, 23 Mart’ta saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 22 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 241 02 33)
  • Tiyatro Pembe Kurbağa’da, “Şeker Çocukların Düşleri/çocuk oyunu” 16, 23 ve 30 Mart’ta saat 12.00’de, “Bebek Tiyatrosu/Acaba Kutuda Ne Var?” 17, 31 Mart’ta saat 12.00’de. (0 312 418 02 98)
  • Tiyatro Tempo’da, “Dostum Aslan/+8” 31 Mart’ta saat 16.00’da, “Göknine’ye Konuk Geldi/çocuk oyunu” 16 Mart’ta saat 13.00’te, “Maskeli Balo/+3” 24 ve 31 Mart’ta saat 13.00’te, “Kurtuluş Kayalı Edebiyat Buluşması” 20 Mart’ta saat 19.30’da, “Bir Beckett Oynamak/+16” 22 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 232 32 92)

    ADANA
  • Adana Devlet Tiyatrosu, bu hafta Ephraim Kishon’un yazdığı. ‘Karımla Evleniyorum’ adlı oyunu sahneleyecek. Hale Kuntay’ın dilimize çeverdiği, Ali Hürol’un yönettiği oyun, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günü 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’de Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşturulacak. Fuaye Sahne’de ise, Zeynep Kaçar’ın yazdığı, N. Fırat Demirağ’ın yönettiği, ‘Dış Ses’ adlı oyun var. Derya Keyf ve Saliha Karahasan ikilisinin rol paylaştığı oyun çarşamba, perşembe ve cuma günü 18.00’de sunuluyor. ADT sanatçılarının küçük tiyatroseverler için hazırladığı, Sönmez Atasoy’un yazdığı, Yeliz Tekman’ın yönettiği, ‘Yedi Köyün Yargıcı’ adlı oyun ise çarşamba ve cuma günü 14.00’te, pazar günü ise 11.00’de sunuluyor. (0322 3523355)
  • İSKENDERUN
  • İskenderun Belediyesi Şehir Tiyatrosu oyuncuları, Ülker Köksal’ın yazdığı, Özer Yüksel ve Tamer Aytan’ın yönettiği, “Bir Garip Oyun” adlı oyunu sahnelemeyi sürdürüyor. Arzu Aydoğan, Gamze Çakmak, Gönül İriş, İbrahim Kırat, Nihan Kızılkaya, Özer Yüksel, Seyfettin Babat, Şule Ataman Sayın ve Tamer Aytan’ın rol üstlendiği oyun, 15 Mart Cuma ve 27 Mart Çarşamba günleri 20.00’de tiyaroseverlere yeniden sunulacak. (0326 6134990)

Fotoğraf paylaşım uygulaması Instagram’da dünya çapında ün kazanan Mustafa Seven’in fotograf sergisi “Tek”, 7 Mart’ta Galeri Eksen’de…

Fotoğraflarını uzun yıllar gazete ve dergilerde görmeye alıştığımız Mustafa Seven’in “Tek” isimli fotoğraf  sergisi yaşamın içinden farklı anları içeren ve Seven’in fotoğrafik dilinin ipuçlarını barındıran fotoğrafları biraraya getiriyor.

Mustafa Seven, uzun yıllar fotoğrafın birçok alanında üretim yapmış ve bunları farklı mecralarda bizlere sunmuş bir fotoğrafçı.

Seven’in son yılardaki yayın mecrası ise Instagram. Instagram kullancıları arasında Türkiye’de en fazla takipçi sayısına sahip Seven’in fotoğrafları dünyanın birçok yerindeki hayran kitlesi tarafından da takip ediliyor.

Mustafa Seven’in 7 Mart’tan itibaren Nişantaşı Galeri Eksen’de izleyicilerle buluşacak “Tek” fotoğraf sergisi, Seven’in son dönem çalışmalarının içinden bir seçkiyi barındırıyor.

Foto-muhabirliğinden reklam fotoğrafçılığına dek geniş bir yelpazede üretim yapan Seven’in son yıllarda ticari işler dışında ürettiği ve takipçileriyle paylaştığı fotoğraflardan yapılan seçki aynı zamanda Instagram’da paylaşılan kare formatların kimilerinin tam kadrajlarını barındırıyor.

Sergi, 7-28 Mart 2013 tarihleri arasında pazar günleri hariç her gün 10:00-19:00 saatleri arasında gezilebilir.

Mustafa Seven kimdir?

1974 yılında Sivas’da doğan Seven, 1995 yılında Sabah Gazetesi Dergi Grubu’nda başladığı foto-muhabirliğini sırasıyla Hürriyet Dergi Grubu, Gazete Pazar, Milliyet ve son olarak da fotoğraf editörü olarak Akşam Gazetesi’nde sürdürdü.

Foto-muhabirliği yıllarından sonra 2006 yılında GİF’i (Güzel İşler Fotoğrafhanesi) kuran Seven, çalışmalarını reklam alanında ve özel projeler ile GİF çatısı altında yürütüyor.

“Normallik ve Delilik Arasındaki Sanatçılar: Bosh’dan Dali’ye Ham Sanat’tan Basquiat’ya” adı altında Ravenna Sanat Müzesi’nde açılan sergi, yaratıcılığın sınırlarında gezinen “borderline” diye tanımlanan sanatçıların dünyasında bir yolculuğa çıkarıyor ziyaretçiyi.

Ferrara’daki müzede topluca sunulan 200 yapıt, uçurumların kıyısında süregelen sonu olmayan bir yolculuğa eşlik ediyor. Geceyle gündüzün, gerçekle düşün birbirine karıştığı bu yolculukta, deliliğin sınırlarındaki sanatçılar, ziyaretçiyi kaosa sürüklüyor. Bu serginin küratörlüğünü üstlenen Ravenna Sanat Müzesi’nin (Mar) müdürü Claudio Spadoni, serginin katoloğunu yayımlayan Gabriele Mazotta ve psikiyatr Giorgio Bedoni’nin amacı da borderline sanatçıların fırçasından çıkan yapıtlar aracılığıyla her türden sınırı aşmak.

Çocuksu yaratıcılık
Fransızcada “Art Brut” diye tanımlanan, “Ham Sanat”ın temsilcisi sayılan sanatçıların yapıtlarıyla düzenlenen serginin ana teması, Paul Klee ve Jean Dubuffet’nin ”ilkel bir içgüdü” diye yorumladıkları esinlenme konusuna odaklanıyor. Tek başlarına, sessiz bir ortamda, psikiyatrik sorunları nedeniyle yaşamın kıyısına itilen yaratıcıların yapıtlarıyla karşı karşıya geliyor bu sergide ziyaretçi. “Art Brut” bu sıra dışı yaşamlarda, İsviçre’deki psikiyatri kliniklerinde yıllar süren bir yaşam süren Dubuffet’nin vurguladığı gibi primitif ve çocuksu bir nitelik ve yaratıcılık barındırıyor.

Sıra dışı bir dünyanın kapılarını aralayan Ferrara’daki sergide sanat dünyasında Pontormo diye anılan melankolik Jacopo Carrucci’nin uyguladığı diyet ve sürekli şikayet ettiği bağırsak rahatsızlığıyla ilgili yakınmalarını not düştüğü hüzünlü günlüğe de yer veriliyor. Carrucci bu günlüğü, 1554’de Floransa’daki San Lorenzo kilisesindeki bir iskeleden düşmesinin hemen ardından tutmaya başlıyor.

Müzikle terapi
Art Brut akımının bir başka önemli temsilcisi Hugo van der Goes da melankolik ve acaip davranışlarıyla dikkat çeken bir sanatçıydı. Sanat kariyerinin zirvesindeyken Brüksel’deki Roode Kloster manastırına kapanmaya karar verdi. Gerçek dışı şeyler gördüğünü söylüyor ver bağrıyordu. Yunanlı hekimlerin yolundan giden dönemin doktorları, Goes’u müzikle tedavi ediyordu.

talyan Annibale Carracci ile Carlo Dolci de melankolik karakterleriyle tanınan iki sanatçıydı. Her iki sanatçının özyaşam öykülerini kaleme alan biyografi yazarları, Carracci’nin yaşadığı aşklarla ilgili derin bir depresyona sürüklendiğini, Dolci’nin ise konuşmayı kestiğini, iletişim kurmaktan kaçındığını aktarıyor.

Viyana’da sanat tarihi mezunu olan, ardından Londra’da müzik ve tıp eğitimi alan 1886 doğumlu Hans Prinzhorn, psikanalist olmuştu. Ayrıca Heidelberg üniversitesinde ünlü bir psikiyatrın asistanlığını yapıyordu.

Prinzhorm’un “Akıl Hastalarında Plastik Faaliyet” başlıklı ilk kitabı 1922’de yayımlandı. Prinzhorm Almanya’dan Latin Amerika’ya uzanan geniş bir coğrafyada çeşitli kliniklere yatırılan akıl hastalarının farklı niteliklerdeki yapıtlarını inceliyordu.

Psikopatolojik sanat
1923 tarihli Venedik Bienali ile 1900 Paris Uluslararası Sergisi’nde, Afrikalı sanatçıların işleri olan heykellerden bir retrospektif düzenlemişti. Avrupa dışı kültürlerden gelen sanatçıların yapıtları ilk kez sunuluyordu. Aynı yıllarda primitifler ve çocukların yaptıkları resimleri çağrıştıran “ Art Brut/Ham Sanat” da modaydı.

Blaue Reiter’in Münih’de açılan bir sergisi üzerine “Die Alpen” dergisinde bir yazı yazan Paul Klee, “Çocuklar özgür bırakıldıkları sürece çok sayıda birçok ayrıntı aktaran resim yapıyor” diye not düşmüştü. Klee’nin meslektaşı Gabriele Münter, o yıllarda çocuk resimlerinin koleksiyonunu yapıyordu.

Birinci dünya savaşı sırasında İsviçre’deki kahvelerde bir araya gelen militarizm karşıtı ve anarşist Dada akımının temsilcileri, primitifler ve çocukların resimlerini çağrıştıran Art Brut akımını taklit etmişti. Öte yandan psikanalist Prinzhorm’un koleksiyonu gitgide büyüyerek 5 bin yapıta ulaşmıştı. “Psikopatolojik sanat” diye anılan kavram da bu dönemde ortaya çıkmıştı.

Jean Dubuffet 1945’de “Ham Sanat”ı, toplumdan dışlanmış ya da kendini bilinçli şekilde toplum dışına atmiş kişilerin sanatı olarak tanımlamıştı. “Art Brut”, hem ham hem de şampanya gibi “köpüklü” biir akımdı. Kendisi aynı zamanda şarap tüccarı olan Dubuffet, “Art Brut” sanatçılarını bir çatı altında bir araya getiren bir şirket de kurmuştu.

Ravenna Sanat Müzesi’nde “Borderline, Normallik ve Delilik Arasındaki sanatçılar: Bosch’dan Dali’ye, Ham Sanat”tan Basquiat”ya başlıklı sergi, 16 hazirana kadar sanat dünyasının “çılgınları”nın portreleri ile sıra dışı işlerini bir araya getiriyor.

“Art Brut” akımının takipçileri portreye çok önem veriyordu. Bu obsesif seçimin ilk örneği Van Gogh’da izleniyor. Francis Bacon, “Sevilmek için sanatçı oldum” diyordu. Gerçeküstü resmin ünlü ismi Salvador Dali’yle noktalayalım, “Bir deliyle aramda tek bir fark var; ben deli değilim!”

Kaynak : Aslı Kayabal [-]

Dünyanın en büyük 2. kukla festivali olan 7. İzmir Uluslararası Kukla Günleri, düzenlenen kortej yürüyüşü ile başladı.

Cumhuriyet Meydanı’nda başlayıp Gündoğdu Meydanı’nda son bulan yürüyüşte Zeytin Kostüm Evi’nin hazırladığı devasa kuklalar ilgi çekti.

Festival bu sene 07 Mart – 06 Nisan tarihleri arasında Kültür ve Turizm bakanlığı ile İzmir Büyükşehir Belediyesi ana sponsorluğunda İzmir’de gerçekleşecek. İzmir İlinin 28 kapalı ve birçok açık gösteri mekânında 23 ülkeden 41 kukla tiyatrogrubunun 45 farklı gösteri sunması ile gerçekleşecek olan festivalde ayrıca, konferanslar, workshoplar sergiler ve çeşitli yarışmalar da düzenlenecek.

Festivale bu sene katılan ülkeler; Almanya, Amerika, Arjantin, Avustralya, Brezilya, Bulgaristan, Bosna – Hersek, Çek Cumhuriyeti, Fransa, İngiltere, İrlanda, İspanya, İsrail, İsviçre, İtalya, Japonya, Peru, Sırbistan, Slovenya, Türkiye, Yunanistan ve Yeni Zelanda.

Ülkemiz adına katılımcılar ise; Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, İstanbul & SakaryaKaragöz Evi, İzmir Kukla Tiyatrosu, Kadro Pa, Kocaeli Büyükşehir Belediyesi Tiyatroları, Oyak – Renault ve Zeytin Kostüm Evi…

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, 16 yıldan bu yana aralıksız destek veren Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali bu sene 20. yılını kutluyor.

2–19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek 20. İstanbul Caz Festivali,  caz dünyasının ünlü sanatçılarının yanı sıra yine pop, rock, folk ve dünya müziğinin başarılı isimlerini de müzikseverlerle özel bir programda buluşturacak.

İstanbul Caz Festivali 20. Yıl Etkinlikleri Nisan’da  Branford Marsalis & Joey Calderazzo Konserleriyle Başlıyor 

İstanbul Caz Festivali’nin 20. yıl sürprizleri erken başlıyor. Branford Marsalis ve Joey Calderazzo ikilisi, festivalin 20. yılı kapsamında 15 Nisan Pazartesi ve 16 Nisan Salı akşamları saat 21.30’da

iki gece üst üste Salon’da olacak. Caz dünyasının önemli saksafoncuları arasında gösterilen Branford Marsalis ve 90’ların başında tanışarak uzun yıllardır birlikte müzik yaptığı piyanist Joey Calderazzo, İstanbul Caz Festivali için ilk kez İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

Grammy ödüllü saksafoncu Branford Marsalis aralarında Miles Davis, Dizzy Gillespie, Tina Turner, Sting, Kevin Eubanks, Bruce Hornsby gibi birçok önemli ismin kayıtlarında yer aldı. Klasik müziğe duyduğu ilgi Creation isimli albümünde güçlü bir şekilde hissedilen Marsalis, 2010 yılındaNew York Filarmoni Orkestrası ile solist olarak konserler verdi. Prodüktörlük geçmişi de bulunan ve 2002 yılında Marsalis Music adlı bir plak şirketi kuran Marsalis, halen North Carolina Central University’de ders de veriyor.

Caz dünyasına Michael Brecker Quintet’in turne kadrosuna katılarak giriş yapan piyanist Joey Calderazzo, ilk albümü In The Door vesilesiyle Branford Marsalis ile bir araya geldi ve ikilinin uzun yıllara yayılacak müzikal birliktelikleri de böylece başladı. Calderazzo Trio ismini verdiği ekibiyle başarılı albümlere imza atan ve Jerry Bergonzi, Dave Holland, Jack DeJohnette gibi birçok önemli isimle projeler gerçekleştiren Calderazzo, 1998’de Kenny Kirkland’ın vefatından bu yana, Branford Marsalis Quartet’in piyanisti olarak ekipte yer alıyor. Branford Marsalis ve Joey Calderazzo, uzun yıllara dayanan müzikal işbirliklerini ve dostluklarını, 2011 yılında çıkardıkları Songs of Mirth and Melancholy isimli albümle pekiştirdi.

20. İstanbul Caz Festivali’nin özel konseri Branford Marsalis ve Joey Calderazzo’nun 15 ve 16 Nisan’da Salon’daki konserlerinin 9 Mart Cumartesi günü Biletix satış sistemi ve İKSV Salon gişesinden satışa çıkıyor. Usta ikiliyi aynı sahnede görme fırsatını kaçırmak istemeyen cazseverlere duyurulur.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Akbank sponsorluğunda düzenlenen ve yaklaşık 150 bine ulaşan takipçisiyle Türkiyenin en büyük sinema etkinliği olan İstanbul Film Festivalinin otuz ikincisi 30 Martta başlıyor.

 Festival sponsorluğunu dokuzuncu kez Akbank’ın üstlendiği İstanbul Film Festivalinin otuz ikincisi, 30 Mart14 Nisan tarihlerinde yapılacak. Her zaman olduğu gibi programındaki filmlerin niteliği ve çeşitliliğiyle öne çıkan 32. İstanbul Film Festivali, sinemaseverlere 20nin üzerinde bölümde 200ü aşkın filmin yanı sıra usta sinemacıların katılacağı söyleşiler, atölye çalışmaları ve sinema dersleriyle dolu iki hafta sunuyor.

Festival bu yıl 2012 ve 2013ün parlak filmlerinden unutulmaz sinema klasiklerine, usta yönetmenlerin başyapıtlarından Ocak ayında Sundance ve Şubat’ta Berlin Film Festivali’nde prömiyeri yapılan filmlere, Altın Lale ve FACE yarışmalarından belgeseller ve çocuk filmlerine uzanan bir yelpazede izleyiciyle buluşacak. Festival programında “Kadın Hikâyeleri gibi yeni bir bölümün yanı sıra, uzun bir aranın ardından yeniden canlandırılan “Edebiyattan Beyazperdeye”, Eylül’de başlayacak 13. İstanbul Bienali işbirliğiyle hazırlanan “BenKentli Vatandaş Değil Miyim?” ve “Gerçek Mucizedir: Carlos Reygadas” gibi özel bölümler yer alıyor. Festival kapsamında sektörden her yıl daha çok ilgi toplayan Köprüde Buluşmalar’ın da sekizincisi düzenlenecek.

32. İstanbul Film Festivali programı 4 Mart Pazartesi akşamı Martı İstanbul Hotel’de düzenlenen bir toplantıyla, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ve İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan tarafından basına açıklandı.

Toplantıda açış konuşmasını yapan İKSV Genel Müdürü Görgün Taner, festivalin destekçilerine teşekkür ettikten sonra İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım afişlerinde yeni bir işbirliğine gidilerek farklı sanat dallarının önemli isimleriyle, grafik sanatçısı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımlarının bir araya getirildiğini belirtti. 32. İstanbul Film Festivali için, Nuri Bilge Ceylan’ın Uykusuz Gece adlı fotoğrafı ve yönetmenin el yazısı, Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştürüldü. Basın toplantısında, Bülent Erkmen’in festival afişleriyle ilgili hazırladığı özel video mesajı da salondaki katılımcılarla ekrandan paylaşıldı.

Kültür ve sanatın her zaman öncelik verdikleri alanlar arasında olduğunun altını çizen Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil, “İstanbul Film Festivali ülkemizde kültür ve sanatın kurumsallaşmasında bir dönüm noktasını temsil ediyor. Festival Türkiyede köklü bir sinema kültürünün gelişmesini sağlıyor. Tam 32 yıldır sinemaseverleri dünya sinemasının en seçkin, en özgün filmleriyle buluşturan festivalin 9. kez destekleyicisi olmaktan biz de büyük gurur duyuyoruz.” dedi. Binbaşgil, vizyonuyla projeye yön veren Şakir Eczacıbaşı’nı tekrar saygıyla andıklarını hatırlatarak konuşmasını şu şekilde sürdürdü: “Sinemaseverlerin her yıl özlemle bekledikleri bu etkinlik, bu yıl da yine birbirinden harika filmlerle dolu. Akbank Galalarında sinema tutkunları için seçtiğimiz filmler bu yıl da müthiş. Binlerce sanatsever bir kez daha sinema salonlarında farklı dünyaların kapılarını aralayarak, 2 saatliğine de olsa bu filmlerle farklı dünyaları deneyimleme fırsatı bulacak; farklı hayalleri yaşayacak.”

Basın toplantısında daha sonra söz alan İstanbul Film Festivali Direktörü Azize Tan, festival programında yer alan filmler, festivale katılacak konuklar ve festival sırasında düzenlenecek etkinliklerle ilgili ayrıntılı bilgi aktardı.

 İSTANBUL FİLM FESTİVALİ DANIŞMA KURULU

İstanbul Film Festivali Danışma Kurulu, yapımcı Zeynep Özbatur Atakan, yönetmen Semih Kaplanoğlu ve sinema yazarı Esin Küçüktepepınar’dan oluşuyor. Atilla Dorsay da Danışma Kurulu Onur Üyesi olarak İstanbul Film Festivali’ne destek olmaya devam ediyor.

Belgesel Danışma Kurulu’nda ise belgesel yönetmenleri Berke Baş ve Elif Ergezen ile akademisyen ve yönetmen Alisa Lebow yer alıyor.

32. İSTANBUL FİLM FESTİVALİNİN DESTEKÇİLERİ

İstanbul Film Festivali bu yıl 20nin üzerinde kurumun desteğiyle gerçekleştirilecek. TC Kültür ve Turizm Bakanlığı bu yıl da festivale büyük destek veriyor. İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi de festivale verdiği tanıtım desteğini sürdürüyor.

Festival Sponsoru Akbank’ın yanı sıra festivale 7 tema sponsoru destek oluyor:

–     Efes                                    Ulusal Yarışma ve Türkiye Sineması

–     Sabah Gazetesi                   Dünya Festivallerinden

–     NTV                                    “NTV Belgesel Kuşağı

–     SinemaTV                           “Antidepresan

–     Malezya Havayolları            “Mayınlı Bölge

–     Nescafe Gold                      Yeni Bir Bakış

–     tv2                                      “Geceyarısı Çılgınlığı

Festivalin sevilen bölümü “Akbank Galaları” da bu yıl festival programında yer almaya devam ediyor.

İstanbul Film Festivali, Groupama sponsorluğunda altı yıl önce başlattığı Özel Gösterim: Türk Klasikleri Yeniden” bölümüyle Türkiye sinemasının önemli yapıtlarını yeniden beyazperdeye taşıyor. Bu yıl Lütfi Ö. Akad’ın yönettiği, başrollerinde İzzet Günay ile Türkan Şoray’ın yer aldığı 1968 yapımı unutulmaz melodram Vesikalı Yarim, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu SinemaTV Merkezi tarafından restore edilerek izleyicilere sunulacak.

Bu yıl Köprüde Buluşmalar’ın sekizincisi, Efes sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Festivalin konaklama sponsorluğunu ise Martı İstanbul Hotel üstleniyor.

Festivalin teknolojik ürünler sponsoru da Arçelik.

İKSV’nin tüm festivallerine, Öncü Sponsor Eczacıbaşı Holding, Resmi Havayolu Türk Hava Yolları, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL ve Servis Sponsoru GFK destek veriyor.

FESTİVAL AFİŞİNDE

NURİ BİLGE CEYLAN VE BÜLENT ERKMEN İMZASI

2013 yılında düzenlenecek İstanbul Festivalleri’nin afişlerinde farklı sanat dallarının önemli isimlerinin yapıtları, desenleri ve el yazıları, grafik sanatçısı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen tasarımlarıyla bir araya geliyor. 32. İstanbul Film Festivali’nin afiş görseli, günümüz “auteur” sinemasının önde gelen yönetmenlerinden, senarist ve fotoğraf sanatçısı Nuri Bilge Ceylan’ın “Babam İçin” serisindeki, kendi babasının bir fotoğrafından oluşturuldu. Festival için Nuri Bilge Ceylan’ın Uykusuz Gece fotoğrafını seçen Bülent Erkmen tasarımında, yönetmenin el yazısını da afişe taşıdı.

Bülent Erkmen, yaptığı seçimle ilgili olarak “Uykusuz bir gecede baktığını görmeyen açık bir gözün gördükleridir sinema çünkü. Gecenin karanlığında yastığın yumuşaklığına gömülen başa kadar çekilmiş yorganın bedeni saran hayalperest güveni, sinema karanlığında koltuğa gömülme anında karşılığını bulur.” diyor.

Programı geçen ay açıklanan 41. İstanbul Müzik Festivali için, önde gelen güncel sanatçılarımızdan Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştürülmüştü. Bu yıl yirmincisi gerçekleştirilecek İstanbul Caz Festivali’nin, yine bir sanatçının katılımıyla Bülent Erkmen tarafından hazırlanacak afişi ise, festivalin önümüzdeki günlerde yapılacak toplantısında basınla paylaşılacak.

FESTİVALİN AÇILIŞ VE KAPANIŞ TÖRENLERİ

32. İstanbul Film Festivali, 29 Mart Cuma akşamı İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’ndaki açılış töreniyle başlayacak. Sunuculuğunu Memet Ali Alabora’nın yapacağı açılış töreni CNN TÜRK’ten canlı yayımlanacak. Törenin hemen ardından, Pedro Almodovar’ın, festival kapsamında “Akbank Galaları”nda izlenebilecek son filmi Im So Excited / Aklımı Oynatacağım, festivalin açılış filmi olarak gösterilecek.

14 Nisan Pazar akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda yapılacak kapanış ve ödül töreni ise NTV’den canlı yayımlanacak. Ceyda Düvenci ve Mert Fırat’ın sunacağı gecede, Altın Laleler ile festivalin diğer ödülleri açıklanacak. Törenin ardından Altın Lale Uluslararası Ödülünü kazanan film gösterilecek.

FESTİVALİN ONUR ÖDÜLLERİ

İstanbul Film Festivali Onur Ödülleri bu yıl altı önemli isme veriliyor.

Festivalin açılış töreninde Türkiye sinemasına yıllar boyu emek vermiş oyuncu Lale Belkıs, görüntü yönetmeni Aytekin Çakmakçı, oyuncu Ahmet Mekin ve senarist Ayşe Şasa’ya festivalin Sinema Onur Ödülü takdim edilecek. Atıf Yılmaz’ın 1966 yılında çektiği, senaryosunu Ayşe Şasa’nın yazdığı Ah Güzel İstanbul, Lale Belkıs’ın rol aldığı Kalbimin Efendisi ve Ahmet Mekin’in oynadığı Bir Türke Gönül Verdim filmleri de festival programında gösterilecek.

Usta yönetmen CostaGavras da festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alacak. Missing / Kayıp, Z ve Eden is West / Cennet Batıda gibi filmlerinin ünlü yönetmeni CostaGavras’a ödülü, “Akbank Galaları” kapsamındaki filmi Capital / Kapital’in 7 Nisan Pazar günü Atlas sinemasında saat 13.30’da gerçekleştirilecek gösteriminden önce verilecek. Yönetmen, aynı gün 16.00’da Akbank Sanat’ta Alin Taşçıyan moderatörlüğünde bir de sinema dersi verecek.

Festivalin bu yılki en son onur ödülü ise, 32. İstanbul Film Festivali Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Başkanı Peter Weir’e takdim edilecek. Gallipoli / Gelibolu, Dead Poets Society / Ölü Ozanlar Derneği, Green Card / Yeşil Kart ve The Truman Show / Truman Show gibi filmlerinin usta yönetmeni Peter Weir’e Sinema Onur Ödülü, festivalin 14 Nisan Pazar akşamı yapılacak kapanış ve ödül töreninde verilecek. Yönetmen, festival kapsamında sinema dersi de verecek. Peter Weir’in sinema dersi 12 Nisan Cuma günü 16.00’da Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde gerçekleştirilecek.

FESTİVALDE ALTIN LALE HEYECANI

İstanbul Film Festivali’nin merakla beklenen Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışmaları kapsamında bu yıl da Türkiye ve dünya sinemasının seçkin örnekleri ödül için yarışacak. Festivalin ikinci haftasında jüri ve izleyici karşısına çıkacak filmlere ödülleri, 14 Nisan Pazar akşamı Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda düzenlenecek kapanış töreninde takdim edilecek.

Yarışma heyecanı Mart ayında başlıyor. Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Üyesi, sinema eleştirmeni Ceyda Aşar’ın, yarışma filmlerinin yönetmenleriyle yapacağı röportajlar, Mart ayı ve festival boyunca film.iksv.org adresinden ve sosyal medyadan takip edilebilecek.

  • Altın Lale Uluslararası Yarışma

32. İstanbul Film Festivali’nin “Uluslararası Yarışma” bölümünde festivalin büyük ödülü Altın Lale için, sanat ve sanatçı temasını işleyen ya da bir edebiyat eserinden uyarlanan 12 film yarışacak. Şakir Eczacıbaşı anısına verilen Altın Lale Uluslararası Yarışma Ödülü, bu yıl da Eczacıbaşı Topluluğu tarafından 25.000 avroluk para ödülüyle desteklenecek. Bu ödülün 10.000 avrosu Altın Lale’nin sahibi olacak filmin yönetmenine, 10.000 avrosu filmin Türkiyedeki dağıtımını üstlenecek firmaya, 5.000 avrosu ise Jüri Özel Ödülünü kazanan filme verilecek.

32. İstanbul Film Festivali Altın Lale Uluslararası Yarışma Jürisi’nin başkanlığını Peter Weir üstleniyor. Weir’ın yanı sıra jüride Berlin Film Festivali’nde Teddy Ödülü’nü kazanan, festivalin “Dünya Festivallerinden” bölümünde gösterilecek In The Name Of / …Adına filminin yönetmeni Malgoska Szumowska, İranlı oyuncu Fatemeh Simin MotamedArya ve Screen International dergisi sinema yazarlarından Marc Adams yer alacak.

Yılmaz Erdoğan’ın iki şairi konu aldığı filmi Kelebeğin Rüyası, “Uluslararası Yarışma”da Altın Lale için yarışacak filmlerden. İkinci Dünya Savaşı döneminden iki genç şairin, Rüştü Onur ve Muzaffer Tayyip’in hayat hikâyelerinden yola çıkan filmin başrollerinde Kıvanç Tatlıtuğ ve Mert Fırat’ın yanı sıra Belçim Bilgin, Farah Zeynep Abdullah ve Yılmaz Erdoğan yer alıyor.

İlk filmi Köprüdekiler, 28. İstanbul Film Festivali’nde “Ulusal Yarışma”da Altın Lale Ödülü’nü alan Aslı Özge’nin ikinci filmi Hayatboyu da “Uluslararası Yarışma”da Altın Lale için yarışacak. Hayatboyu, birbirinden kopamayan ama duygusal bakımdan tıkanan, biri sanatçı biri mimar, evli bir çiftin hikâyesini anlatıyor. Şubat ayında Berlin Film Festivali’nin “Panorama” bölümünde ilk gösterimi gerçekleştirilen filmin başrollerini Defne Halman ve Hakan Çimenser paylaşıyor.

Uluslararası Yarışma”nın bir diğer filmi, ödüllü yönetmen Bruno Dumont’un, Fransız kadın heykeltıraş Camille Claudel’in akıl hastanesindeki günlerini konu edindiği filmi Camille Claudel, 1915. Filmde sanatçıyı, Avrupa sinemasının yıldızlarından Juliette Binoche canlandırıyor. Film Şubat ayında Berlin Film Festivali’nde Altın Ayı için yarışmıştı.

Yönetmenliğini Tony Krawitz’in üstlendiği Avustralya yapımı Dead Europe / Ölü Avrupa, tarih, suçluluk ve sırlar üzerine bir film. Yönetmenin Yunan tragedyası formundan esinlendiği filmi, Avrupa’nın geneline yayılmış suçluluk hissini, ailesinin günahlarıyla yüzleşmek zorunda kalan Isaac karakteri üzerinden işliyor.

Yaron Zilbermanın yönettiği A Late Quartet / Son Konser, Beethoven’in Yaylılar Dörtlüsü Opus 131 adlı olağanüstü eserinden esinleniyor. Son konserlerinden önce duygusal çalkantılar yaşayan bir klasik müzik dörtlüsünün ekseninde ilerleyen filmin kahramanlarını, Hollywood’un parlak oyuncularından Philip Seymour Hoffman, Catherine Keener, Christopher Walken ve Mark Ivanir canlandırıyor.

The Class / Sınıf filmi ile Altın Palmiye Ödülü kazanan Laurent Cantet’in ikinci İngilizce filmi Foxfire / Can Ateşi, Amerikan yazar Joyce Carol Oates’in Türkçeye de Can Ateşi adıyla kazandırılan Foxfire: Confessions of a Girl Gang romanının uyarlaması. 1950’lerde erkek egemen, şiddet ve gerilim dolu bir ortama dönüşen New York’ta, beş cesur genç kızın oluşturdukları çete, kadın isyanını çarpıcı bir biçimde ortaya koyuyor. Laurent Cantet, festivalin konuğu olarak İstanbula gelecek ve filminin gösterimine katılacak.

Yönetmenliğini Lenny Abrahamson’un üstlendiği, Kevin Power’in Bad Day In Blackrock adlı romanından uyarlanan What Richard Did / Ne Yaptın Richard?, Dublin’in kaymak tabakasından, altın çocuk tabir edildiği halde kendine güveni olmayan bir lise öğrencisinin bir anlık öfkesi sonucu trajediyle sonlanan hikâyesini anlatıyor.

Kenya’nın bugüne kadarki ilk Oscar adayı olan Nairobi Half Life / Yarım Kalan Hayat, ülkesinde yerli bir film için görülmemiş bir gişe başarısı yakaladı. Soluk soluğa izleyeceğiniz film, Kenya’da küçük bir köyden oyuncu olma hayalleriyle başkent Nairobi’ye gelen Mwas’ın hikâyesini anlatıyor. Yönetmen David Tosh Gitonga, içinde mücadele, hırs, suç, fahişelik ve yozlaşma geçen gerçek bir Nairobi hikâyesi anlatıyor.

Its All So Quiet / Her Şey O Kadar Sessiz Ki yalnızlık, cinsel baskı ve yaşlanmak hakkında dokunaklı bir aile dramı. Gerbrand Bakker’in aynı adlı, çoksatan ödüllü romanını uyarlayıp yöneten, Hollanda’nın başarılı isimlerinden Nanouk Leopold. Film, Berlin Film Festivali’nde, Aralık ayında hayatını kaybeden başrol oyuncusu Jeroen Willems anısına gösterildi.

İran’ın yasaklı sinemacılarından Cafer Panahi’nin, yine gizlice ve yetkililerden izin almadan çektiği son filmi Closed Curtain / Perde, Berlin Film Festivali’nde En İyi Senaryo Ödülü’ne layık görüldü. Film çekmesi 20 yıl boyunca yasaklanan Panahi’nin, ortak yönetmen Kamboziya Partovi ile birlikte çektiği Perde, hayat, gerçeklik ve film çekmek hakkında fikirler yürütürken, hem film türleri hem de öykü içinde öyküler arasında geziniyor.

Yasmina Khadra’nın Türkçe dahil 40 dile çevrilen ve dünya çapında çok satan kitabından aynı adla uyarlanan The Attack / Saldırı, İsrailli Arap doktor Emin’in, karısı hakkındaki asıl gerçeği keşfetmesini anlatıyor. Filmin yönetmeni Ziad Doueiri hikâyeyi olabildiğince sade ve gerçekçi bir şekilde aktarabilmeyi hedeflediğini söylüyor.

Tarkovski’nin Solaris’inin senaryosunu kaleme almış Ukraynalı Yahudi yazar Friedrich Gorenstein’in bir öyküsüne dayanan House With A Turret / Kuleli Ev’in yönetmen ve senaristi Eva Neymann. Film, sekiz yaşında bir çocuğun gözünden savaşla mahvolmuş bir ülkenin perişan durumunu anlatıyor. Karlovy Vary, Batum ve Tallinn’de ödüller kazanan filmin yönetmeni Eva Neymann, festivalin konuğu olarak İstanbula gelecek.

Kazakistan’ın en başarılı yönetmenlerinden Darezhan Omirbayev, senaryosunu da üstlendiği Student / Öğrenci filmiyle Dostoyevski’nin Suç ve Ceza’sını yepyeni bir bakış açısıyla beyazperdeye uyarlıyor. Bresson havası taşıyan Öğrenci, neredeyse elle tutulabilir yoğunluktaki umutsuzluk duygusuyla, komünizm sonrası korsan-kapitalist Kazakistan toplumunun acımasız bir politik incelemesi.

  • Ulusal Yarışma ve Türkiye Sineması

İstanbul Film Festivali’nde “Ulusal Yarışma ve Türkiye Sineması sponsorluğunu, festivale 26 yıldır destek veren Efes üstlenecek. Festivalde Türkiye’den, yapımı 2012–2013 sezonunda tamamlanmış filmlerin bir araya geldiği “Türkiye Sineması” bölümünde “Ulusal Yarışma”nın yanı sıra “Yarışma Dışı”, Belgeseller ve “Yeni Türkiye Sineması” başlıkları altında 31 film gösterilecek.

  • Altın Lale Ulusal Yarışma

Altın Lale Ulusal Yarışma Ödülü için yapımı 2012–2013 sezonunda tamamlanan Türkiye’den filmler yarışacak. “Ulusal Yarışma” jüri başkanlığını, Türkiye sinemasının usta yönetmenlerinden Tayfun Pirselimoğlu üstlenecek. Altın Lale Ulusal Yarışma Jürisi’nin diğer üyeleri ressam Komet, oyuncu Nihal Yalçın, Montpellier Uluslararası Akdeniz Filmleri Festivali Direktörü JeanFrançois Bourgeot ve Cine+Club, Classic&Star ve Famiz kanallarının direktörü Bruno Deloye. Jüri festivalde, En İyi Film, En İyi Yönetmen, Jüri Özel Ödülü, En İyi Kadın Oyuncu, En İyi Erkek Oyuncu, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik olmak üzere, toplam 9 dalda ödül verecek

Ulusal Yarışma” kategorisinde yer alacak filmler arasından jürinin seçeceği En İyi Film’e 150.000 TL, En İyi Yönetmen’e ise 50.000 TL ödül verilecek. İlk kez 2011 yılında para ödülüyle desteklenen Jüri Özel Ödülü bu yıl da en iyi ikinci filme verilecek. Onat Kutlar anısına verilecek bu ödülü kazanan filmin yapımcısına Efes tarafından 30.000 Amerikan doları takdim edilecek. Festivalde En İyi Kadın Oyuncu ve En İyi Erkek Oyuncu seçilecek isimler 10.000er TL alacak. 32. İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma’da jüri ayrıca, En İyi Senaryo, En İyi Görüntü Yönetmeni, En İyi Kurgu ve En İyi Özgün Müzik dallarında da ödüller verecek.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül için bu yıl 10 film jüri karşısına çıkacak. Yarışmadaki 6 film dünya, 2 film ise Türkiye prömiyeri yapacak. Ulusal Yarışma” bölümünün filmleri şöyle:

–     Özür Dilerim / Cemil Ağacıkoğlu

–     Yozgat Blues / Mahmut Fazıl Coşkun

–     Saroyan Ülkesi / Lusin Dink

–     Kelebeğin Rüyası / Yılmaz Erdoğan

–     Köksüz / Deniz Akçay Katıksız

–     Karnaval / Can Kılcıoğlu

–     Hayatboyu / Aslı Özge

–     Sen Aydınlatırsın Geceyi / Onur Ünlü

–     Soğuk / Uğur Yücel

–     Devir / Derviş Zaim

  • Yarışma Dışı

Selim Evci’nin Rüzgarlar ve Osman Sınav’ın Uzun Hikâye filmleri festivalin “Yarışma Dışı” bölümünde izleyicilerle buluşacak.

  • Yeni Türkiye Sineması

İlk ya da ikinci filmini çeken yönetmenlerin yapıtlarının bulunduğu “Yeni Türkiye Sineması başlığında bu yıl Ömer Can’ın Toprağa Uzanan Eller, Deniz Çınar’ın İçimdeki Çember, Serhat Furtuna’nın Oyuncu, Dilek Keser ve Ulaş Güneş Kacargil’in Evdeki Yabancılar, Alpgiray M. Uğurlu’nun Uvertür ve Ömer Leventoğlu’nun Mavi Ring adlı filmleri izleyiciyle buluşacak.

  • Belgeseller

Festivalin Belgesel Danışma Kurulu’nun 40ın üzerinde başvuru arasından yaptığı seçki, “Türkiye Sineması”nın “Belgeseller” kuşağında gösterilecek.

Piran Baydemir’in Fecira, Caner Canerik’in Ot, Münir Alper Doğan’ın Böyle Söyledi Habip, Kemal Emir’in Zemo, Dilek Göçkin’in Bûka Baranê, Onur Günay ve Burcu Yıldız’ın Hasret-Garod, Hatice Kamer’in Annemin Pusulası, Cenk Örtülü ve Zeynep Koç’un İşkenceyi Gördük, Sami Solmaz’ın Savaşın Tanıkları, Somnur Vardar’ın Yolun Başında, Andrea Luka Zimmerman’ın Taşkafa, Bir Sokak Hikâyesi, Dieter Sauter’in Adieu İstanbul ve Ayşe Funda Aras’ın Gurbet Pastası belgeselleri, izleyiciyle ilk kez festival kapsamında buluşacak.

FIPRESCI ÖDÜLÜ

Uluslararası Sinema Eleştirmenleri Birliği (FIPRESCI) bu yıl da İstanbul Film Festivali kapsamında ödül verecek. Festivalde Ulusal ve Uluslararası Yarışma’da yer alan birer filme FIPRESCI Ödülü takdim edilecek. Başkanlığını Hollanda’dan Dana Linssen’in yapacağı FIPRESCI Jürisi’nde Avustralya’dan Lesley Chow, İsveç’ten Jon Asp, Kanada’dan Guilhem Caillard ve Türkiye’den Berke Göl ile Burcu Aykar yer alacak.

RADİKAL GAZETESİ HALK ÖDÜLÜ

İKSV’nin medya sponsorlarından Radikal Gazetesi, İstanbul Film Festivali’nde her yıl olduğu gibi Ulusal ve Uluslararası Yarışma’da yer alan birer filme Radikal Halk Ödülü verecek. Radikal Halk Ödülü’nü alacak iki filmi, festival izleyicileri, festival sinemalarında yer alan Radikal kutularına oy atarak belirleyecekler. Oy kullananlar arasında çekilecek kura sonucunda çeşitli ödüller sahiplerinin olacak. Büyük ödülü kazanacak şanslı izleyici, Radikal Gazetesi’nin davetlisi olarak uluslararası bir film festivalini izlemek üzere yurtdışına gidecek,

SİNEMADA İNSAN HAKLARI:

AVRUPA KONSEYİ SİNEMA ÖDÜLÜ FACE

Avrupa Konseyi’nin katkılarıyla 7 yıl önce, yalnızca İstanbul Film Festivali kapsamında verilmeye başlayan Avrupa Konseyi Sinema Ödülü FACE (Film Award of the Council of Europe) bu yıl da, “Sinemada İnsan Hakları bölümündeki bir filme verilecek. İnsan hakları konusunda kamuoyunda duyarlılık ve bilinç yaratan, konunun öneminin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunan 11 filmin gösterileceği “Sinemada İnsan Hakları Bölümü”nden seçilecek filmin yönetmenine kapanış ve ödül töreninde Avrupa Konseyi’nden bir yetkili tarafından 10.000 avroluk para ödülü takdim edilecek. FACE Ödülü’ne Avrupa Konseyi’nin Avrupa sinema yapıtlarını destekleyen Eurimages Fonu da ortak.

FACE Jürisi’nin başkanlığını, geçen yıl CrulicThe Path Beyond / CrulicÖteki Tarafa Yolculuk adlı filmi ile İnsan Hakları Yarışması’nda Jüri Özel Ödülü alan Anca Damian üstlenecek. Jüride ayrıca, ödüllü belgesel yönetmeni Dan Setton, Eurimages Genel Sekreteri Roberto Olla ve Avrupa Konseyi İnsan Hakları ve Hukuki İşler Yönetmenliği Direktörü Philippe Boillat yer alıyor.

Sadece müzikleriyle değil politik duruşlarıyla da önemli bir yer edinmiş Grup Yorum’un yapımcılığını üstlendiği F Tipi Film, “Sinemada İnsan Hakları” bölümünde FACE Ödülü için yarışacak filmlerden. F tipi bir hapishanede geçen filmde Ezel Akay, Barış Pirhasan, S. Süreyya Önder, Aydın Bulut, Hüseyin Karabey, Reis Çelik, İnan Altın, Vedat Özdemir ve M. İlker Altınay, hapishanenin ayrı ayrı hücrelerinden birer hikâye anlatıyor.

FACE Ödülü için yarışacak bir diğer film, Ali Aydın’ın ilk filmi Küf. Karanlık ve ağır atmosferli Küf’te Ali Aydın, gözaltında kaybolan bir gencin ardından geride kalanların hikâyesini konu alıyor.

Anaïs BarbeauLavalette’nin senaryosunu yazıp yönettiği Inchallah / İnşallah, son Berlin Film Festivali’nde Panorama Özel Mansiyon Ödülü ve FIPRESCI Ödülü’ne layık görüldü. İnşallah, Batı Şeria’daki bir Filistin mülteci kampında, geçici bir klinikte kadın doğum uzmanı olarak çalışan Chloe’nin farklı kesimlerden tanıdıklarıyla birlikte savaşın etkisini hissedişini anlatıyor.

A World Not Ours / Dünya Bizim Değil, Lübnan’ın güneyindeki Aynül Hilva Filistin mülteci kampında birkaç nesil boyu orada kalan bir ailenin 20 yılını izliyor. Yönetmenliğini Mahdi Fleifel’in yaptığı ve Abu Dabi Film Festivali’nde En İyi Belgesel Ödülü kazanan filmde yönetmen, kendi ailesinin hem yakın hem mizah dolu portresini çiziyor,

Sovyet istilasının ardından Afganistan’dan Fransa’ya göçen yazar ve yönetmen Atiq Rahimi’nin Yeryüzü ve Küller’den sekiz yıl sonra çektiği The Patience Stone / Sabır Taşı’nda, otuzlarında güzel bir kadının, izbe bir odada baktığı felçli kocasına tek yönlü bir itirafta bulunuşunu anlatıyor.

“Sinemada İnsan Hakları” bölümünde gösterilecek ve FACE Ödülü için yarışacak filmlerden One Night / Bir Gece’nin yönetmeni Lucy Mulloy, festivalin konuğu olarak İstanbula gelecek. Film, üç Kübalı gencin Havana’dan Miami’ye kaçma maceralarını anlatıyor. Tribeca, Brasilia, Atina ve Stockholm’da ödüller kazanan filmin başrol oyuncuları Anailín De La Rúa De La Torre ile Javier Núñez Florián, filmde anlatıldığı gibi Amerika’ya iltica etmişler.

Srdan Golubovic’in, Sundance’de gösterilen Circles / Kesişen Hayatlar filmi, Bosna Savaşı’nda, Müslüman bir sivilin hayatını kurtarırken kendi hayatını tehlikeye atan Sırp askeri Aleksic’in gerçek hikâyesinden esinleniyor.

Kim Mordaunt’un Berlin Film Festivali’nde En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan filmi The Rocket / Roket de FACE Ödülü için yarışacak filmlerden. Laos’ta çekilen ilk uluslararası yapım olan Roket’te, lanetli olmadığını kanıtlamak için bir roket şenliğine katılarak dev bir füze yapan Ahlo’yu izliyoruz.

Berlin’de Gümüş Ayı’yı kazanan, Danis Tanovic’in An Episode in the Life of an Iron Picker / Bir Hurdacının Hayatı, hurda demir toplayarak hayatını zorlukla kazanan Nazif’in öyküsünü anlatıyor. 2001 yılında No Mans Land / Tarafsız Bölge filmiyle Oscar’ın sahibi olan Danis Tanovic’in filminde kendilerini oynayan amatör oyuncularından Nazif Mujic, Berlin’de En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü kazandı. Filmin yönetmeni ve aynı zamanda yapımcılarından Danis Tanovic ile yapımcıları Cedomir Kolar ve Amra Baksic Camo, Köprüde Buluşmalar kapsamında düzenlenecek bir panelde konuşmacı olarak yer alacaklar. 9 Nisan Salı günü 11.00’da Salon İKSV’de düzenlenecek “Bütçesiz Film Yapmak Mümkün mü?” panelinde, bu düşük bütçeli filmin yapım sürecini anlatacaklar

FESTİVALDEN SEYFİ TEOMAN ANISINA:

SEYFİ TEOMAN EN İYİ İLK FİLM ÖDÜLÜ

CMYLMZ FİKİRSANAT DESTEKLİYOR

İstanbul Film Festivali’nde bu yıldan itibaren, erken yaşta kaybettiğimiz yönetmen ve yapımcı Seyfi Teoman anısına bir ödül verilecek. Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’ne, festivalin Altın Lale Uluslararası ve Ulusal Yarışmaları’nın yanı sıra, “Türkiye Sineması” bölümünde yer alan “Yarışma Dışı” ve “Yeni Türkiye Sineması” kuşakları ile “Sinemada İnsan Hakları” bölümünde gösterilen Türkiye yapımı tüm ilk filmler aday olabilecek.

Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’nü kazanan filmin yönetmenine Cem Yılmaz, CMYLMZ Fikirsanat aracılığı ile 30.000 TL takdim edecek. Ödülü beş yıl boyunca destekleyecek Cem Yılmaz, “sinemamızın değerli ismi Seyfi Teomanın adını yıllar boyunca anacak olmanın sevincini” yaşadığını belirtirken, “ilk filmlere ilham olacak nice genç, güzel fikirlere sahip her zaman genç sinemacılara destek, filmcinin öncelikli görevidir” diyor.

Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’nün ilk yılki jürisinde yönetmen Emin Alper, oyuncu Saadet Aksoy ve Almanya’dan, sinema eleştirmeni Rudiger Suchsland yer alıyor.

Çok genç yaşta kaybettiğimiz Seyfi Teoman, gerek yönettiği, gerekse yapımcılığını üstlendiği filmlerle hem İstanbul Film Festivali’nde, hem de dünyanın belli başlı festivallerinde pek çok ödül kazanmıştı. Teoman, ilk filmi Tatil Kitabı’yla İstanbul Film Festivali Altın Lale Ulusal Yarışma’da En İyi Film Ödülü’nü almıştı. İkinci filmi Bizim Büyük Çaresizliğimiz de 61. Berlin Film Festivali’nde yarıştıktan hemen sonra İstanbul’da hem Ulusal, hem Uluslararası Yarışma’da yer almış ve Altın Lale Uluslararası Yarışma’da Jüri Özel Ödülü’nü kazanmıştı. Teoman’ın yapımcıları arasında bulunduğu, Emin Alper’in yönettiği Tepenin Ardı filmi de geçen yıl Altın Lale Ulusal Yarışma’da En İyi Film Ödülü’nü kazanmıştı. Seyfi Teoman, 14 Nisan 2012 akşamı Lütfi Kırdar’da Tepenin Ardı filminin yapımcısı olarak ödülü almak üzere sahneye çıktıktan iki gün sonra, 16 Nisan’da geçirdiği trafik kazasını atlatamayarak, üç haftalık yoğun bakım sürecinin ardından 8 Mayıs 2012’de aramızdan ayrıldı. İstanbul Film Festivali, Seyfi Teoman’ı En İyi İlk Film Ödülü ile her yıl anmaya devam edecek.

SEZONUN MERAKLA BEKLENENLERİ “AKBANK GALALARI”NDA

İstanbul Film Festivali’nin popüler bölümlerinden “Akbank Galaları”nda, geniş kitleye seslenen, yıldızları usta yönetmenlerle buluşturan, merakla beklenen filmlerin Türkiyedeki ilk gösterimleri yapılacak. Gösterimler Pazar hariç her gece 21.30 seansında Nişantaşı CityLife (Citys) sinemasında yapılacak.

Festivalin açılışında gösterilecek İspanyol yönetmen Pedro Almodovar’ın son yapıtı Im So Excited / Aklımı Oynatacağım, neredeyse tamamı uçakta geçen bir komedi filmi. Meksika’ya giden bir uçaktaki yolcular uçuş sırasında sorun yaşanınca son saatlerini geçirdiklerini düşünerek en gizli sırlarını birbirlerine anlatmaya başlarlar. Almodovar’ın “hafif, çok hafif bir komedi” olarak tanımladığı filmin başrollerini Carlos Areces, Raul Arevalo ve Javier Camara paylaşırken, Penelope Cruz ve Antonio Banderas da filme konuk oluyorlar.

“İntikam Üçlemesi”yle tanınan Koreli yönetmen Park ChanWook’un ilk Hollywood filmi Stoker / Lanetli Kan, genç bir kız, annesi ve amca olduğunu iddia eden gizemli bir adam arasındaki aşk üçgenini anlatıyor. Filmde Nicole Kidman, Albert Nobbs, Restless ve Jane Eyre gibi birçok filmde yıldızı parlayan Avustralyalı oyuncu Mia Wasikowska ve A Single Man / Tek Başına Bir Adam’daki performansıyla dikkat çeken Matthew Goode var. Prömiyerini Sundance’de yapan Lanetli Kan’ın senaryosu Prison Break dizisiyle ünlenen oyuncu Wentworth Miller’a ait. Park ChanWook, 2007 yılında 26. İstanbul Film Festivali’nin konuğu olarak İstanbul’a gelmişti.

Blue Valentine / Aşk ve Küller ile tanınan yönetmen Derek Cianfrance’nin son filmi The Place Beyond the Pines / Babadan Oğula, “Akbank Galaları”nın merakla beklenen filmlerinden. Drive / Sürücü filmindeki gibi yine direksiyonun arkasında karşımıza çıkacak Ryan Gosling’e filmde, Hangover / Felekten Bir Gece ve Silver Linings Playbook / Umut Işığım ile büyük hayran kitlesi edinen Bradley Cooper, Eva Mendes ve Ray Liotta eşlik ediyor.

Matt Damon ve John Krasinski’nin senaryosunu birlikte yazdığı, Berlin Film Festivali Özel Mansiyon Ödülü’nün sahibi Promised Land / Kayıp Umutlar”da Matt Damon yönetmen koltuğunu vakitsizlikten dostu Gus Van Sant’a devretti. Film, ABD’de yaşanan ekonomik krizin kasaba sakinlerini nasıl etkilediğini bir doğal gaz şirketinin tezgâhları üzerinden anlatıyor. Başrollerini yine Matt Damon, John Krasinski ve Frances McDormand’ın paylaştığı film başta Amerika olmak üzere, enerji politikalarının bütün dünyada yarattığı olumsuz etkilerin tartışılmasına yol açtı.

Tekerlekli sandalye ragbisini konu aldığı Murderball / Ölüm Oyunu belgeseliyle tanıdığımız yönetmen Henry Alex Rubin ilk kurmaca filmi Disconnect ile internetin günlük hayatımıza etkisini anlatıyor. Başrolünü Alexander Skarsgård’ın oynadığı, ilk gösterimi Venedik Film Festivali’nde yapılan film, hayatı internet yüzünden olumlu ya da olumsuz etkilenen karakterlerin kesişen öykülerini ele alıyor.

Sundance ve Berlin’de en çok konuşulan filmlerinden, Anne Fontaine’nin Two Mothers / Yasak Aşk’ı merakla beklenen gala filmlerinden. Başrollerini Robin Wright ile Naomi Watts’ın paylaştığı film, birbirlerinin oğulları ile aşk yaşayan iki kadın arkadaşın hikâyesini anlatıyor. Büyük tartışmalar yaratan film, aile ve ahlak kavramlarının çelişkilerini sergiliyor.

Ethan Hawke ile Julie Delpy’nin canlandırdıkları Jesse ve Celine çiftinin 24 saatlik ilk birlikteliklerini anlatan Before Sunrise / Gün Doğmadan ve çiftin aşkının Fransa’ya taşındığı Before Sunset / Gün Batmadan’ın ardından, serinin üçüncü filmi Before Midnight / Gece Yarısından Önce festivalde. 9 yıldır birlikte yaşayan Jesse ve Celine’nin Yunanistan tatilleri sırasında geçen filmin yönetmenliğini yine Richard Linklater üstleniyor. Başrol oyuncularından Ethan Hawke, filmi “acımasızca dürüst” olarak nitelendiriyor.

Yönetmenliğini ve senaristliğini François Ozon’un yaptığı In The House / Başka Bir Hayat, 16 yaşındaki Claude’nin, yazma yeteneğiyle birlikte keşfettiği gözlemciliğinin nasıl röntgencilik boyutuna geçtiğini anlatıyor. Başka Bir Hayat, 2012 San Sebastian En İyi Film, En İyi Senaryo ve 2012 Toronto FIPRESCI Ödülleri’nin sahibi. Oyuncu kadrosunda Fabrice Luchini, Kristin Scott Thomas ve Emmanuelle Seigner gibi yıldız isimler yer alıyor.

Yönetmenliğini Susanne Bier’in yaptığı Love Is All You Need / Sadece Aşk, aşk ve mizah dolu bir film. Kanser olduğunu öğreninceye kadar sıradan bir hayat süren bir kadın ile karısının ölümü yüzünden tüm dünyayı suçlayan dul bir adamın, çocuklarının düğünü için gittikleri İtalya’da tanışmasıyla başlayan film, aile, aşk ve mutluluğun gerçek değerini sorguluyor. Başrolleri Pierce Brosnan, Kim Bodnia ve Trine Dyrholm paylaşıyorlar.

The Perks Of Being A Wallflower / Saksı Olmanın Faydaları, yönetmen Stephen Chobsky’nin kendi çoksatan romanından sinemaya uyarladığı bir hikâye. Hayat boyu yanımızdan ayrılmayan dostları ele alan filmin başrollerinde Harry Potter”le tanıdığımız Logan Leman ve We Need to Talk About Kevin / Kevin Hakkında Konuşmalıyız filminin oyuncusu Ezra Miller yer alıyor. Saksı Olmanın Faydaları, komik ve dokunaklı bir ergen hikâyesi olmanın ötesinde, büyüme sürecinin gelgitli hallerini, kimlik sorunlarını, arkadaşlık, aile, ilişkiler ve cinsellik konularını da masaya yatırıyor.

Sinema klasikleri arasına giren Interview with the Vampire / Vampirle Görüşme’den 17 yıl sonra Neil Jordan Byzantium / Bir Vampir Hikâyesi ile karşımızda. Bu kez anne-kız vampirlerin hikâyesini anlatan Jordan’ın filmi iki yüz yıllık bir süreyi kapsıyor. Huzurlu bir balıkçı kasabasında geçen Bir Vampir Hikâyesi, bol kanlı ve melankolik atmosferiyle etkileyici, Gotik bir dönem filmi ve aynı zamanda şık ve çağdaş bir gerilim.

Yönetmen ve senarist David Gordon Green’in son filmi Prince Avalanche / Yolların Prensi, İzlanda filmi Either Way’ın Amerikan uyarlaması. Prömiyeri Sundance Film Festivali’nde yapılan, David Gordon Green’e Berlin’de En İyi Yönetmen Gümüş Ayı Ödülü’nü kazandıran Yolların Prensi erkek dostluğunu tamamen yenilikçi ve samimi bir biçimde irdeliyor.

Stéphane Osmont’un kitabından uyarlanan Capital / Kapital’de kapitalist sistemin içyüzü dünyanın en tanınmış politik film yönetmenlerinden CostaGavras tarafından gözler önüne seriliyor. Kapital, Avrupa’nın en büyük bankasının yeni yönetim kurulu başkanı olunca, kurul üyelerine “Yeni Robin Hood benim! Yoksullardan çalıp zenginlere vermeye devam!” açıklamasını yapan, para dünyasının efendisi haline gelen Marc Tourneuil’in önlenemez yükselişini konu alıyor. 7 Nisan Pazar günü Atlas sinemasında saat 13.30’da gerçekleştirilecek Kapital’in gösteriminden önce, CostaGavras’a festivalin Yaşam Boyu Başarı Ödülü sunulacak. Yönetmen aynı gün 16.00’da Akbank Sanat’ta, Alin Taşçıyan moderatörlüğünde bir sinema dersi de verecek.

ÖZEL GÖSTERİM: TÜRK KLASİKLERİ YENİDEN

İstanbul Film Festivali, Groupama sponsorluğunda altı yıl önce başlattığı Özel Gösterim: Türk Klasikleri Yeniden” bölümüyle Türkiye sinemasının önemli yapıtlarının yıllar sonra yenilenip sinema perdesinde tekrar gösterilmelerini sağlıyor.

Festival kapsamında gerçekleştirilecek özel gösterimde bu yıl Lütfi Ö. Akad’ın 1968 tarihli benzersiz melodramı Vesikalı Yarim, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Prof. Sami Şekeroğlu SinemaTV Merkezi tarafından restore edilerek izleyicilere sunulacak. Sait Faik Abasıyanık’ın Menekşeli Vadi adlı öyküsünden Safa Önal’ın senaryolaştırdığı filmin başrollerinde Türkan Şoray ve İzzet Günay yer alıyor

Sinemaseverler Groupama işbirliğiyle, daha önceki yıllarda Erden Kıral’ın 1979 yapımı Bereketli Topraklar Üzerinde, Lütfi Ö. Akad’ın 1949 tarihli Vurun Kahpeye, Atıf Yılmaz’ın 1978 tarihli Selvi Boylum Al Yazmalım, Memduh Ün’ün 1958 tarihli filmi Üç Arkadaş ve Halit Refiğ’in 1964 tarihli Gurbet Kuşları filmlerini restore edilmiş kopyalarından izleme şansı bulmuştu.

FESTİVALDE BU YILA ÖZEL BÖLÜMLER

  • Gerçek Mucizedir: Carlos Reygadas

Ünlü yönetmen Carlos Reygadas 32. İstanbul Film Festivali’nde! Festivalde yönetmenin tüm uzun metraj filmleriyle birlikte iki kısa filmi de gösterilecek. Festivalin konuğu olarak İstanbul’a gelecek Carlos Reygadas, festival kapsamında bir de sinema dersi vererek izleyicilerle buluşacak. 9 Nisan Salı günü 16.00’da Salon İKSV’de düzenlenecek sinema dersi, Sinema Dergisi moderasyonunda gerçekleştirilecek.

2012’de Cannes Film Festivali’nde Post Tenebras Lux / Karanlıktan Aydınlığa filmiyle En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Reygadas, çağdaş Meksika sinemasının önde gelen yönetmenlerinden. Anlatım tarzı, mesafeli duruşu ve kendine özgü görsel yaklaşımıyla tanınan Carlos Reygadas, bu ülke sinemasının alışıldık kalıplarını kırmasıyla Meksikalı sinemacılar arasında usta olarak anılıyor.

Festivalde yönetmenin 2002 yapımı filmi Japan / Japonya, 2005 yapımı filmi Battle in Heaven / Cennette Savaş, 2007’de Cannes Film Festivali’nde Jüri Ödülü alan filmi Silent Light / Sessiz Işık ve yönetmene 2012’de yine Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazandıran son filmi Post Tenebras Lux / Karanlıktan Aydınlığa’nın yanı sıra kısa filmlerinden Max ve Prisonniers / Tutsaklar gösterilecek.

  • İstanbul Film Festivali ve İstanbul Bienali işbirliğiyle:

Ben Kentli-Vatandaş Değil miyim? Barbarlık, sivil uyanış ve şehir

32. İstanbul Film Festivali, Eylül’de başlayacak 13. İstanbul Bienali’yle özel bir işbirliği yapıyor. 13. İstanbul Bienali’nin ön etkinlikleri kapsamında hazırlanan, “Ben KentliVatandaş Değil miyim? Barbarlık, sivil uyanış ve şehir” başlıklı film programı, festival kapsamında izleyicilerle buluşacak. Küratörlüğünü Fulya Erdemci’nin yaptığı “Anne Ben Barbar mıyım?” başlıklı bienalin film programı, Fulya Erdemci’ye ek olarak Yeal Messer ve Gilad Reich’in küratörlüğü ile Ece Üçoluk’un asistan küratörlüğünde gerçekleştirilecek.

14 Eylül10 Kasım 2013 tarihleri arasında düzenlenecek bienalin kapsayıcı temasını, siyasi ve kamusal bir forum olarak kamusal alan fikrini sorgulamayı hedefleyen film programı, vatandaşlık/kentlilik, kamusal alan, demokrasi ve sanat gibi temalara odaklanan belgeseller, filmler ve video yapıtlarından oluşuyor. Neoliberal sistemin istikrarsızlaştırıcı gücüne ve barbarlık, aktivizm ve sivil katılım gibi kavramları yeniden tanımlayan bu sisteme verilen farklı tepkilere odaklanan film programında gösterilecek filmler farklı ekonomik modeller için öneriler, bir ütopya inşa etmek için taslaklar ve sivil hayalgücü araştırmaları konularına bakıyor.

Ben KentliVatandaş Değil miyim?” bölümünde gösterilecek filmler arasında The Exterminating Angel / Yokedici Melek (Luis Buñuel) ve Dont Touch the White Woman / Beyaz Kadına Dokunma (Marco Ferreri) gibi klasiklerin yanı sıra Tomorrow / Yarın (Andrey Gryazev) ve California Dreaming / Kaliforniya Rüyası (Bregtje van der Haak) gibi son dönemde çekilmiş çarpıcı belgeseller ile siyasetin şiirine odaklanan The Tower / Kule (Chto Delat) ve Dammi I Colori / Bana Renk Ver (Anri Sala) gibi video yapıtları yer alıyor.

Festival işbirliğiyle düzenlenecek 13. İstanbul Bienali Film Programı’nda, film gösterimlerinin yanı sıra “Ben KentliVatandaş değil miyim? Barbarlık, sivil uyanış ve şehir” başlıklı bir söyleşi de yer alıyor. 8 Nisan Pazartesi günü 16.00’da Pera Müzesi’nde, Fulya Erdemci ve Yael Masser moderatörlüğünde düzenlenecek söyleşiye konuşmacı olarak, programda gösterilen Foreigners out! / Yabancılar Dışarı! filminin yönetmeni Paul Poet ve belgesel yönetmeni Berke Baş katılacak

  • Kadın Hikâyeleri

Festivalin yeni bölümü “Kadın Hikâyeleri”nde güçlü kadın karakterlerin yer aldığı filmler yer alıyor.

Ernest Hemingway’ın, Variety dergisinin Umut Vaat Eden Oyuncu ilan ettiği torunu Dree Hemingway’ın rol aldığı Starlet / Genç Yıldız, 2012’nin en iyi bağımsız filmlerinden biri sayılıyor. Genç Yıldız, 21 ve 85 yaşındaki iki kadının kesişen yollarını anlatıyor. Prince of Broadway ve Take Out filmlerinin yönetmeni Sean Baker, “gerilla vérité” tarzını benimsediği filminde arkadaşlığın gerçek anlamını sorguluyor. Genç Yıldız Austin’de Jüri Özel Mansiyonu, Locarno Film Festivali’nde Genç Jüri Ödülü kazandı. İzleyiciler, Sean Baker ile gösterim sonrasında tanışma fırsatı bulacaklar

Parque vía’nın Meksikalı yönetmeni Enrique Rivero’nun ikinci filmi Mai Morire / Ölme yalnızlık, aile ve zamanın akışına dair ince ve gerçekçi bir film. Geçen yıl Roma’da En İyi Teknik ve Huelva’da Jüri Özel Ödülleri’ni kazanan film, babasının ölümünün ardından annesiyle birlikte olmak için doğduğu kasabaya dönen Chayo’nun, sevdikleri uğruna özgürlüğünü kaybetmesinin hikâyesini anlatıyor. Ölme özellikle muhteşem görüntüleri ve doğa ile iç içe geçen gelenekleri yansıtmasıyla büyük övgü topladı. Filmin yönetmeni Enrique Rivero, filminin gösterimine katılarak izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

Festival takipçilerinin Orlando, Yes / Evet ve Rage ile yakından tanıdıkları Sally Potter’in yazıp yönettiği Ginger and Rosa / Ginger ve Rosa, 1960’ların İngiltere’sinde iki genç kızın birbirine bağlılığını anlatıyor. Filmde Elle Fanning ve Alice Englert’e Alessandro Nivola, Annette Bening ve Timothy Spall’dan oluşan sağlam bir oyuncu kadrosu eşlik ediyor. Kişiliklerini arayan, ayrılmaz iki genç kızın yaşadıklarını ve Soğuk Savaş’ın onları nasıl etkilediğini konu edinen filmin özellikle müzikleri dikkat çekici.

Gerçek bir olaydan esinlenerek çekilen Our Children / Çocuklarım’ın yönetmeni Joachim Lafosse. Sağlıksız aile bağları üzerine çok katmanlı bir inceleme ve aşırı sevginin sonuçlarına dair bir analiz sunan filmin oyuncu kadrosunda Niels Arestrupe, Tahar Rahim, Stéphane Bissot gibi isimler yer alıyor. Emilie Dequenne de filmdeki performansıyla 2012’de Cannes Film Festivali’ndeki “Belli Bir Bakış” bölümünde En İyi Kadın Oyuncu Ödülü’nü aldı.

  • Edebiyattan Beyazperdeye

Hikâyeleri ve kahramanlarıyla ilgi çeken kitaplardan uyarlanan filmlerin yer aldığı, festivalin en kıdemli bölümlerinden “Edebiyattan Beyazperdeye” bu yıl yeniden canlanıyor.

Yönetmenliğini ve senaristliğini Sergei Loznitsa’nın yaptığı In The Fog / Sislerin İçinde, barbarlık, insanlık onuru ve savaşı konu alıyor. 1942’de SSCB’nin batı sınırı Nazi işgali altındadır ve hainlik yaptığı iddiasıyla demiryolu işçilerinden biri direnişçiler tarafından cezalandırılmak üzere ormana götürülür; ormanda pusuya düşürüldüklerinde işçi ahlaki bir karar vermek zorunda kalır. Sislerin İçinde, 2012’de Cannes Film Festivali’nde FIPRESCI Ödülü, Minsk’de Büyük Ödül, Odessa ve Erivan’da En İyi Film ve Cottbus’ta En İyi Erkek Oyuncu Ödülleri’ni aldı.

Nisan 2012’de hayatını kaybeden Fransız Yeni Dalga’sının büyük yönetmeni Claude Miller’in son başyapıtı Thérèse Desqueyroux, François Mauriac’ın 1927’de yayımlanan romanının uyarlaması; çağına göre ileri fikirleri taşra ahlakıyla çelişen Thérèse Desqueyroux’nun hem evliliğini kurtarma, hem de hayatı doya doya yaşama çabasının hikâyesi. Cannes Film Festivali’nin kapanış filmi olarak gösterilen son filminde yönetmen Miller, geleneksel aile değerlerine sıkışıp kalmış bir insanı kadın hakları mücadelesi, özgürleşme ve cinsel serbestlik kavramları üzerinden anlatıyor.

Henry James’in 1897’de yayımlanan aynı adlı romanından günümüze uyarlanan What Maisie Knew / Arada Kalan, altı yaşındaki bir çocuğun, ebeveynlerinin boşanması sırasında annesiyle babası arasında kalarak yaşadığı sarsıntıyı konu alıyor. Filmin oyuncu kadrosu Julianne Moore, Steve Coogan, Onata Aprile, Alexander Skarsgard ve Joanna Vanderham gibi isimlerden oluşuyor.

Usta yönetmen Lasse Hallström’ün Salmon Fishing in the Yemen’in hemen ardından çektiği The Hypnotist / Hipnozcu, Lars Kepler’in aynı adlı romanından uyarlama bir gerilim-polisiye. Acımasız bir katilin bütün bir aileyi yok ettiği katliamdan kurtulan evin küçük oğlunun, kayıp kız kardeşini arayışını anlatan bu nefes kesen filmin oyuncu kadrosunda Lena Olin, Mikael Persbrandt ve Tobias Zilliacus yer alıyor.

Victor Hugo’nun aynı adlı romanından uyarlanan LHomme qui rit / Gülen Adam, “Edebiyattan Beyazperdeye” bölümünün ilgi çekecek filmlerinden. JeanPierre Améris’in uyarlayıp yönettiği bu şiirsel ve siyasal dramın başrollerini Gérard Depardieu ve C.R.A.Z.Y filminden hatırlanacak MarcAndré Grondin üstleniyor. Prömiyeri Venedik Film Festivali’nde yapılan filmin yönetmeni Améris, festival kapsamında İstanbul’da olacak.

Anthony Bruno’nun gerçek olaylardan esinlenerek yazdığı, aynı adlı kitaptan uyarlanan The Iceman / Katil’in yönetmeni Ariel Vromen. Film, acımasız bir tetikçi ve aynı zamanda mazbut aile babası Richard Kuklinski’yi, çocukluğundan çete günlerine ve tutuklanışına dek izliyor. Katilin güçlü kadrosunda Take Shelter / Sığınak filmindeki oyunculuğu çok beğenilen Michael Shannon’un yanı sıra Winona Ryder, Chris Evans, James Franco, Stephen Dorff ve David Schwimmer gibi yıldız isimler yer alıyor.

Bölümün merakla izlenecek filmlerinden biri de, The House of the Spirits / Ruhlar Evi’nin ünlü yönetmeni Bille August’un son filmi Night Train to Lisbon / Lizbona Gece Treni. Kadrosunda, başroldeki Jeremy Irons’un yanı sıra, Christopher Lee gibi sürpriz bir ismin de yer aldığı film, 1970’lerin faşist Salazar Lizbon’unda geçen bir arkadaşlık, ihanet, baskı ve devrim hikâyesi. Yönetmen Bille August, filmin festivaldeki gösteriminde izleyicilerle buluşmak ve soruları yanıtlamak için İstanbulda olacak.

FESTİVALİN VAZGEÇİLMEZLERİ

  • Dünya Festivallerinden

Sabah Gazetesi sponsorluğundakiDünya Festivallerinden” bölümü, festival izleyicilerine 20’ye yakın tanınmış yönetmenin saygın festivallerde gösterilen, çoğu ödüllü son yapıtlarından örnekler sunacak.

Metot oyuncusu olarak ün yapmış, Oscar Ödüllü efsane aktör Dustin Hoffman, Quartet / Dörtlü filmiyle ilk kez yönetmen olarak karşımıza çıkacak. Oyuncu kadrosunda Maggie Smith, Tom Courtenay ve Billy Connolly gibi isimlerin yer aldığı Dörtlü, yakın arkadaş olan dört eski opera sanatçısının bir araya gelerek yeni bir konsere hazırlanmalarını anlatıyor. Altın Küre adayı olan, ilk gösterimi Toronto’da yapılan filmin senaryosunda ünlü oyun yazarı Ronald Harwoodun imzası var.

Hindistan’da olay yaratan Gangs of Wasseypur / Wasseypur Çeteleri, hem Bollywood, hem gangster filmi meraklılarını memnun edecek. Maden kasabası Wasseypur’un kontrolünü ele geçiren Khan Ailesi’nin 70 yılı aşan güç, suç ve intikam öyküsü, ailenin Bollywood sinemasına olan ilgisi sayesinde bambaşka bir görünüm alıyor. Yönetmenliğini Anurag Kashyap’ın üstlendiği, toplam 320 dakika uzunluğunda, iki bölüm halinde gösterilecek film ilk kez Cannes Film Festivali’nde “Yönetmenlerin On Beş Günü” bölümünde izleyici karşısına çıktı.

At Any Price / Ailem İçin, bir baba-oğul ilişkisini anlatırken şehirleşme, rekabet ve sanayileşme gibi olgulara değiniyor. Yönetmenliğini, Roger Ebert tarafından “son on yılın en iyi yönetmeni” sözleriyle övülen İran asıllı Ramin Bahrani’nin yaptığı Ailem İçin’in ilk gösterimleri Venedik ve Toronto Film Festivalleri’nde yapıldı. Heather Graham’ın da kadroda yer aldığı filmde baba ve oğlu Dennis Quaid ile Zac Effron canlandırıyorlar.

Andrzej Jakimowski’nin, 2007 yapımı bol ödüllü popüler filmi Tricks’i izleyen üçüncü yapıtı Imagine / Hayallerin Ötesinde sinemaseverleri, dünyayı algılama yollarının keşfine çıkarıyor. Geçen yıl Varşova Film Festivali’nde En İyi Yönetmen ve İzleyici Ödülleri’ni kazanan film, Lizbon’da görme engellilere hizmet veren bir klinikte eğitmen olarak işe başlayan ve hastalara alışılmadık yöntemlerle oryantasyon eğitimi veren Ian’ın hikâyesini anlatıyor. Andrzej Jakimowski, filminin festivaldeki gösteriminde bulunacak.

Yönetmen Fernando Trueba ve efsanevi Fransız senarist JeanClaude Carrière, The Artist And The Model / Sanatçı ve Modeli filmiyle hayata yeni adım atan genç bir kadın ile son günlerini yaşadığını hisseden yaşlı heykeltıraş arasındaki hoş bir ilişkiyi, yaşam ve ölümü, gençlik ve yaşlılığı anlatıyor. 2012’de San Sebastian’da En Iyi Yönetmen Ödülü alan film 1943’te, işgal altındaki Fransa’daki küçük bir kasabada geçiyor.

2012 Cannes Film Festivali’nin kapanış filmi Renoir, ressam Pierre-Auguste Renoir ile müstakbel film yönetmeni oğlu Jean Renoir’in öyküsü. Gilles Bourdos’un yönettiği filmde savaşta yaralanınca iyileşmek için babası Auguste Renoir’in yanına giden ve babasının göz ağrısı Andrée’nin büyüsüne kapılan Jean’ın nasıl sinemacıya dönüştüğü anlatılıyor. Filmin yönetmeni Gilles Bourdos, festivalin konuğu olarak İstanbula gelecek isimlerden.

Daniel Algrant imzalı Greetings From Tim Buckley / Tim Buckleyye Sevgilerle, kendi kuşaklarının efsanevi müzisyenlerinden baba-oğul Tim ve Jeff Buckley’in hiç kesişmeyen yollarının hikâyesini anlatıyor. Gerçek olaylardan ilham alan filmde, Tim Buckley anısına düzenlenecek konserde sahne alması istenen Jeff Buckley, konser hazırlığı sırasında New York sokaklarında geçmişe doğru bir yolculuğa çıkar ve hiçbir zaman barışamadığı geçmişi, kökleri ve babasının müziğiyle tanışır. Tıpkı babası gibi trajik bir ölümle aramızdan ayrıldığında ondan sadece iki yaş büyük olan Jeff Buckley’i Gossip Girl dizisinde oynadığı Dan Humphrey karakteriyle ünlenen Penn Badgley canlandırıyor.

Yönetmen Chang JungChi’nin ilk uzun metraj filmi Touch of the Light / Kalbimdeki Işık, görme engelli Tayvanlı piyano dehası Huang YuSiang’ın gerçek yaşam öyküsüne dayanan bir aşk hikâyesi. Filmde kendini canlandıran Siang’ın, üniversite çağına geldiğinde gerçek dünyaya adım atarak gören öğrencilerle birlikte kendi yolunu çizmeye çalışması anlatılıyor. Busan’da İzleyici Ödülü kazanan bu umut dolu, dokunaklı dram Tayvan’ın Oscar adayıydı.

İskandinavya’nın en iddialı prodüksiyonlarından Kontiki, Amerika’daki insanların 1500 yıl önce deniz yoluyla Polinezya’ya gelerek koloniler kurdukları teorisini ispatlamaya çalışan Norveçli kaşif Thor Heyerdahl’ın, 1947’de birbirini hiç tanımayan deneyimsiz beş adamla bir sal üzerinde çıktığı 8000 kilometrelik deniz yolculuğunu anlatıyor. Çekimleri Maldivler, Malta, Norveç, İsveç, Tayland, Bulgaristan ve New York’ta yapılan, Joachim Rønning ve Espen Sandberg’in yönetmenliğini üstlendiği Kontiki, 16,6 milyon dolarlık bütçesiyle Norveç sinema tarihinin en pahalı yapımı. Ülkesinde gişe rekorları kıran bu nefes kesici azim öyküsü, bu yıl Yabancı Dilde En İyi Film dalında Oscar adayı olmuştu.

Yönetmenliğini Malgoska Szumowska’nın yaptığı ve Berlin’de Teddy Ödülü kazanan In The Name Of / …Adına, memleketi Polonya’da özellikle din ve cinsellik konularında büyük tartışmalara yol açtı. Film, küçük bir kasabaya atanan genç bir rahibin eşcinsel ilgileri yüzünden suçlanışının hikâyesi. Altın Lale Uluslararası Yarışma’nın bu yılki jüri üyelerinden yönetmen Malgoska Szumowska ve filmin oyunculardan Mateusz Kosciukiewicz, filmin festivaldeki gösterimine katılacaklar.

Prömiyeri, Şubat ayında düzenlenen Berlin Film Festivali’nde yapılan ve festivalden Altın Ayı ile FIPRESCI Ödülleri’yle dönen Child’s Pose / Çocuk Pozu, “Dünya Festivallerinden” bölümünde gösterilecek merakla beklenen filmlerden. Calin Peter Netzer’in, Maria ve 29. İstanbul Film Festivali’nde gösterilen Medal of Honor / Şeref Madalyası filmlerinin ardından çektiği bu son filmi, bir anne ve oğlun hikâyesini heyecan verici, ve mizahî bir dille anlatıyor.

  • NTV Belgesel Kuşağı

İstanbul Film Festivali’nin belgeseller bölümünün sponsorluğunu bu yıl da NTV üstlenecek.

En İyi Belgesel dalında Oscar’ın yanı sıra, Sundance’de İzleyici Ödülü ve Jüri Özel Ödülü, Tribeca, Moskova, Atina, Durban ve Los Angeles’te En İyi Belgesel ve İzleyici Ödülleri’ni kazanan Searching for Sugarman / Bir Şarkının Peşinde, festivalin en ilginç filmlerinden. Müzik aşkını, sözleri ruha işleyen şarkıların uyandırdığı tutkuyu ele alan, Malik Bendjelloul’un yönettiği bu film, 60’lar sonunda Detroit’te bir barda keşfedilişinin ardından kendisinden yıllar boyu haber alınamayan müzisyen Rodriguez’in izini sürüyor.

Leviathan, insanoğlunun en eski mücadelesi olan balıkçılığı hem balıkçı hem de avın gözünden, şimdiye dek izlediğimizden çok farklı şekilde anlatıyor. İplere bağlı düzinelerce kamera kullanılan filmin senaryo yazarı, yönetmeni, kurgucu ve yapımcıları, antropolog, bilim insanı, sanatçı ve sinemacı Véréna Paravel ile Harvard Üniversitesi’ndeki Duyusal Etnografya Laboratuvarı Yöneticisi Lucien CastaingTaylor.

Bölümün öne çıkanlarından bir diğeri ünlü performans sanatçısı Marina Abramovic ile yenilikçi tiyatro yönetmeni Robert Wilson’un 2011’deki birlikteliğinden doğan Bob Wilsons Life and Death of Marina Abramovic / Marina Abromovicin Yaşamı ve Ölümü. Giada Colagrande’nin yönetmenliğini üstlendiği belgeselde, Abramovic’in deneysel opera türünde yeniden kurgulanan yaşam öyküsünün anlatılışında Robert Wilson’a Abramovic’in yanı sıra şarkıcı ve besteci Antony Hegarty ve oyuncu Willem Dafoe eşlik ediyor. Abramovic’in 2010 yılında MoMa’da yaptığı performansı anlatan belgesel Marina Abramovic: The Artist Is Present / Marina Abramoviç: Sanatçı Aramızda geçen yıl yine festival kapsamında gösterilmişti.

Oscar Ödüllü sinemacı Alex Gibney, 200’den fazla işitme engelli çocuğu taciz eden rahip Lawrence Murphy’nin hikâyesinden yola çıkarak günümüzün dehşet verici skandallarından birini Mea Maxima Culpa: Silence In The House of God / Madonna Ağlıyor filminde belgeliyor. ABD’de rahiplerin cinsel tacizine yönelik, bilinen ilk halk protestosunu araştıran Gibney, Katolik Kilisesi’nin gücünü nasıl kötüye kullandığını, Milwaukee’den başlayarak İrlanda ve İtalya’daki kilise korolarına, Vatikan’da Papalık makamından henüz istifa eden Kardinal Ratzinger’e uzanan örtbas ve milyon dolarlık tazminatlar zincirini ortaya koyuyor.

Dünyanın en gizli kapaklı ve belki de en çok tartışılan örgütlerinden birinin kendi yöneticileri tarafından ifşa edildiği The Gatekeepers / Bekçiler, hem İsrail hem de Ortadoğu siyasetinin içyüzünü aydınlatıyor. İsrail gizli servisi Şin Bet’in altı eski müdürünün icraatlarını, kararlarını ve başlıca olayların arka planını kendi ağızlarından anlattıkları belgesel, geçen yıl Los Angeles ve New York Film Eleştirmenleri Birlikleri’nin En İyi Belgesel Film Ödülleri’ni kazandı. Yönetmenliğini Dror Moreh’in üstlendiği, Errol Morris’in The Fog of War’ından esinlenen film En İyi Belgesel dalında Oscar’a da aday gösterildi. Film İsrail’de büyük tartışmalara yol açtı.

Arıların peşine düşen yönetmen Markus Imhoof, More Than Honey / Baldan Acı filmiyle izleyenleri arıların dünyasına götürerek insanoğlunun geleceğine dair karanlık bir öngörüyle karşımıza çıkıyor. Albert Einstein’in “Arılar yok olup giderse insanlık sadece dört yıl ayakta kalır” sözünden yola çıkarak artık endişelenme vakti geldiğini düşünen Imhoof, filminin festivaldeki gösterimine katılarak izleyicilerin sorularını yanıtlayacak.

Tom Donahue’nin yönettiği, yaptıkları seçimlerle Hollywood’u yeniden tanımlayan sinemanın vazgeçilmezleri, kast direktörlerini anlatan Casting By / Oyuncu Seçimi tabuları yıkan Marion Dougherty ve Lynn Stalmasyer gibi mesleğin öncüleriyle, Al Pacino, Jeff Bridges, Robert Redford, Woody Allen, Diane Lane, Morgan Freeman, Warren Beatty, Glenn Close, Channing Tatum, Gabourey Sidibe, George Lucas ve Bette Midler gibi bugün efsane olmuş isimlerle yapılan röportajları bir araya getiriyor.

Becoming Traviata / Traviata ve Biz izleyenleri çok özel bir kadınla, hem sanat yapıtı hem de bir efsane olan, Verdi’nin trajik kahramanı La Traviata’yla tanıştırıyor. Philippe Béziat’ın yönetmenliğini yaptığı film dünyaca ünlü Fransız soprano Natalie Dessay’ı 2011 ilkbaharında, iki ay boyunca Jean-François Sivadier yönetiminde ilk provalardan galada sahne alışına kadar izliyor.

Müzik tutkunlarının kaçırmaması gereken filmlerden Sound City, müzik tarihine Nirvana ve Foo Fighters gruplarıyla ismini yazdırmış ünlü müzisyen Dave Grohl’un ilk yönetmenlik denemesi. Dave Grohl, Sound City’de Amerika’nın efsanevi fakat pek tanınmayan kayıt stüdyosu Sound City’ye vefa borcunu ödüyor. Film, 70’ler, 80’ler ve 90’larda Fleetwood Mac, Neil Young, Stevie Nicks, Tom Petty, Metallica, Nirvana gibi isimlerin albümlerine ev sahipliği yapan Sound City’nin hikâyesini, stüdyoyu yakından tanıyan müzisyenlerin ağzından aktarıyor.

Bölüm kapsamında gösterilecek bir diğer film, Free Radicals: A History of Experimental Film / Bir Deneysel Sinema Tarihi. Festival kapsamında, avangart ve deneysel sinemanın tarihini gözler önüne seren bu filmin yönetmeni Pip Chodorov ile yazar, editör, festivalci ve sinemacı HeinzPeter Schwerfel bir söyleşide bir araya gelecekler. 5 Nisan Cuma günü 16.00’da Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek “Serbest Radikaller Deneysel Sinema Üzerine Bir Söyleşi”nin moderatörlüğünü Lara Kamhi üstlenecek.

  • Antidepresan

İlk kez 2010 yılında 29. İstanbul Film Festivali’nde özel bölüm olarak yer alan ve kısa sürede festivalin vazgeçilmezlerinden olan “Antidepresan”, SinemaTV sponsorluğunda izleyicilerle buluşuyor.

Goodbye Lenin’in yardımcı yönetmenliğini yapan, reklam ve müzik filmleri yönetmeni Jan Ole Gerster’in ilk uzun metraj filmi Oh Boy / Eyvah melankoliyle mizah arasında gidip gelen bir kent hikâyesi. Hayatı akışına bırakarak yaşamaya çalışsa da sürekli tökezleyen Berlinli Niko’nun komik ve hüzünlü yaşamını anlatan film, geçen yıl, Oldenburg Alman Bağımsızlık Ödülleri’nde En İyi Alman Filmi, Üstün Oyunculuk ve İzleyici Ödülleri’nin yanı sıra Münih Genç Alman Sineması Ödülü’nün de sahibi oldu.

Festivalde geçen yıl “Geceyarısı Çılgınlığı” bölümünde gösterilen Kill List’in yönetmeni Ben Wheatley, bu yıl Sightseers / Garip Turistler adlı kara komedisiyle yeniden festival seyircisiyle buluşuyor. İngiltere’nin Göller Bölgesi’ni karavanlarıyla boydan boya dolaşan katil çiftin komik, şiddet ve kan dolu tatilini anlatan filmin başrollerini Alice Lowe ve Steve Oram paylaşıyor.

Moonrise Kingdom’un senaristi Roman Coppola’nın yazıp yönettiği ve yapımcılığını üstlendiği A Glimpse Inside The Mind Of Charles Swan III / Erkek Aklı, aybedilmiş aşklar, dostluk ve intikam hayalleriyle işlenmiş eğlenceli bir komedi. İnsan birini hem sevip hem de ondan nefret edebilir mi? Bu çılgın komedide Charlie Sheen, başarılı grafiker Charles olarak karşımıza çıkıyor.

Mika Kaurismäki’nin son filmi Road North / Kuzeye Giden Yol, birbirinden uzak düşen baba ile oğlun izini süren, hem dokunaklı hem de komedi unsurları barındıran bir yol filmi. St. Petersburg’da İzleyici Ödülü alan Kuzeye Giden Yol filminde Finlandiya’nın önde gelen film ve müzik ikonlarından VesaMatti Loiri ve Samuli Edelmann rol alıyor.

I Give It A Year / Bu Aşk Fazla Sürmez, Sacha Baron Cohen’in Borat ve Bruno’nun senaryolarını birlikte yazdığı Dan Mazer’in son filmi. Romantik komedilerin bittiği noktada başlayan bu hareketli film olabilecek en uyumsuz çiftin, Josh ve Nat’ın evliliklerinin ilk yılını komik bir dille anlatıyor.

  • Mayınlı Bölge

İstanbul Film Festivali’nin ilgiyle beklenen bölümlerinden, Malezya Havayolları’nın sponsorluğundakiMayınlı Bölge”de farklı tür ve anlatım teknikleriyle sınırları zorlayan, yaklaşımları ve teknik özellikleriyle tekinsiz yerlerde dolaşan 10 film gösterilecek.

Dog Days / Zor Günler, ImportExport gibi ödüllü filmlerin ve State of the Nation / Ulusun Hali gibi belgesellerin tartışmalı yönetmeni Ulrich Seidl’in, aynı aileden üç kadının çıktığı üç farklı tatilde kendi cennetlerini aramalarını anlatan “Cennet Üçlemesi”nin tümü festivalde gösterilecek. İlk film, cennetin dünyevi aşkta olduğuna inanan ve genç bir sevgili bulmak için Kenya’ya giden Teresa’yı anlatan Paradise: Love / Cennet: Aşk. İkinci film Paradise: Faith / Cennet: İnanç, Teresa’nın, Venedik’te kapı kapı gezerek misyonerlik yapan, dindar kız kardeşi Anna Maria’yı anlatıyor. Son film Paradise: Hope / Cennet: Umut ise, Teresa’nın, tatilini zayıflama kampında geçiren kızının hikâyesine odaklanıyor. Bu üç film sırasıyla Cannes, Venedik ve Berlin Film Festivalleri’nde yarışmalı bölümde gösterilmişti.

Khadak ve Altiplano’nun yaratıcıları Peter Brosens ve Jessica Woodworth’un son filmi The Fifth Season / Beşinci Mevsim tüyler ürpertici bir kıyamet hikâyesi. Küçük bir Fransız köyüne bahar gelmeyince köyün yaşadığı panik ve kaos hali, büyük bir umutsuzluk fonunda ve olağanüstü görüntüler eşliğinde anlatılıyor. İlk gösterimleri Venedik ve Toronto’da yapılan Beşinci Mevsim, Venedik’te Genç Sinema, Yeşil Damla Ekoloji, Valladolid’de Jüri Özel, Gençlik Jürisi ve FIPRESCI Ödülleri’ni kazandı. Yönetmenlerden Peter Brosens, festivalin konuğu olarak İstanbul’a geliyor.

2010 yılında Uncle Boonmee filmiyle Cannes Film Festivali’nde Altın Palmiye kazanarak büyük ses getiren Taylandlı yönetmen, video sanatçısı Apichatpong Weeresethakul’un son filmi Mekong Hotel, gerçek ile kurmaca arasında gidip gelen, bu dünyadan öbür dünyaya geçiş yapan bir duygu ve düşünce egzersizi. Sinema dünyasının son zamanlardaki en kendine has seslerinden Weeresethakul, filmde vampiri andıran anne ile kızı ve genç âşık ile Mekong Nehri arasındaki bağı özgün tarzıyla anlatıyor. Mekong Hotel aynı zamanda, Weeresethakul’un 2002’de hazırladığı, ancak yüksek bütçesi yüzünden çekemediği Ecstasy Garden projesi için ekibiyle yaptığı provayı da ekrana aktarıyor. Weeresethakul, 2001’de İstanbul Bienali’ne de sanatçı olarak katılmıştı.

2012’de Tallinn’de En İyi Yönetmen ve Venedik’te Eşcinsel Aslan Ödülleri’ni kazanan Weight / Yük’te morgda çalışan, hayattan umudu kesmiş, doğuştan kambur levazımatçı Jung’un öyküsü anlatılıyor. Sert sahneleriyle Venedik Film Festivali’ndeki ilk gösteriminde sansasyona yol açan Yük, yönetmen Jeon KyuHwan’un sözleriyle “insanların bir yük gibi taşıdıkları yaşamın ağırlığı üzerine grotesk bir fantezi.”

Romantik, yoğun, canlı ve büyüleyici Upstream Color / Gizli Kimya, 2013 yılının merakla beklenen filmlerinden. Sundance’nin ardından, uluslararası prömiyeri Şubat ayında Berlin’de yapılan filmin yönetmeni Shane Carruth, 2004 yılında çektiği bir önceki filmi Primer / Kapsül ile Sundance’de Jüri Büyük Ödülü’nü kazanmıştı. Yönetmenin bu yeni filminde, insanoğlunun kökenlerini ve aşkın entrikalarını irdeleyen karmaşık bir aşk hikâyesi anlatılıyor.

  • Yeni Bir Bakış

Nescafe Gold’un sponsor olduğu Yeni Bir Bakış” bölümünde, ilk ya da ikinci filmleriyle dünya sinema endüstrisinin dikkatini üzerlerine çeken genç yönetmenlerin filmleri izleyicilerle buluşacak.

Geçen yıl Cannes Film Festivali’nde Belirli Bir Bakış Ödülü’nü alan After Lucia / Luciadan Sonra, ilk filmi Daniel ve Ana ile yakaladığı başarıyı sürdüren 1979 doğumlu Meksikalı yönetmen Michel Franco’nun ikinci yönetmenlik denemesi. Meksika’nın Oscar adayı Luciadan Sonra, bir trafik kazası sonucu eşini kaybeden Roberto ile kızının, yeni bir başlangıç yapmak üzere taşındıkları Meksiko’da yasla başa çıkma ve büyük şehre ayak uydurma çabalarını anlatıyor.

İlk gösterimlerini Venedik ve Toronto Film Festivalleri’nde yapan A Hijacking / Fidye, Hint Okyanusu’ndaki yük gemisi MV Rozen’in Somalili korsanlar tarafından kaçırılışını ve mürettebatın rehin alınışını anlatıyor. Submarino ve The Hunt / Onur Savaşı filmlerinin başarılı senaristi Tobias Lindholm’un ikinci filmi Fidye’nin oyuncu kadrosunda Amalie Ihle Alstrup, Johan Philip Asbæk ve Ole Dupont yer alıyor. Filmin çekildiği MV Rozen, daha önce gerçekten açık denizde korsanlar tarafından kaçırılan bir gemi. Kadroda arabulucuyu oynayan Gary Skjoldmose Porter gerçek hayatta da kaçırılan bir gemide rehin düşmüş ve arabuluculuk yapmış.

Çağdaş Habil-Kabil hikâyesi A Respectable Family / Saygın Bir Aile, belgeselci yanıyla tanınan Massoud Bakhshi’nin son kurmaca filmi. Yönetmen Bakhshi, 1979 İslam Devrimi sonrasındaki çocukluğundan, savaş yıllarındaki gençliğinden ve günümüz Tahran’ındaki deneyimlerinden yola çıkarak hazırladığı filmini Batı’da yaşayan İranlı bir akademisyen üzerinden anlatıyor.

Peddlers / Hamallar, Bollywood’a alternatif yeni bir Hindistan sinemasının en iyi örneklerinden. Filmin yönetmeni ve senaristi Vasan Bala filminin eksik kalan bütçesini Facebook’tan tamamlamasıyla Hindistan bağımsız sineması için umut ışığı yaktı. Hamallar, başıboş yetim Mac, cinsel sorunları olan polis memuru Ranjit ve kanser tedavisi için uyuşturucu işine giren eski öğretmen Bilkis’in kesişen hayatlarını konu alıyor. Bombay sokaklarında geçen bu karanlık suç filmi 2012 Cannes’da Eleştirmenler Hafta’sında gösterildi.

Filistinli yönetmen Annemarie Jacir’in filmi When I Saw You / Seni Gördüğümde, Şubat ayında düzenlenen Berlin Film Festivali’nde NETPAC Ödülü’ne layık görüldü. Jacir’in Salt of This Sea / Bu Denizin Tuzu’nun ardından çektiği bu ikinci filmi 1967 yılında, Filistinli mültecilerin yerleştiği bir kampta geçiyor ve 11 yaşında, başına buyruk bir çocuğun özgürlük peşinde babasını arayışını konu alıyor. Huffington Post Seni Gördüğümde’yi “son derece dokunaklı sinemasal bir şiir” sözleriyle övdü.

Geçen yıl Selanik Film Festivali’nde En İyi Senaryo, İzleyici ve Jüri Özel Ödülleri’ni alan Epilogue / Son, festivalin “Yeni Bir Bakış” bölümünün merak uyandıracak filmlerinden. Amir Manor’un ilk uzun metraj filmi, yaşlı bir çiftin mahrem portresini çizerken tüketim ve bürokrasi çarkları içinde yabancılaşmış ve körelmiş İsrail toplumunu da eleştiriyor. Haneke’nin büyük ses getiren Amour / Aşk filmine benzetilen Son’un senarist ve yönetmeni Amir Manor, festivalin konuğu olacak.

Müzik tutkunlarının kaçırmaması gereken filmlerden Gimme the Loot / Malları Ver, soul müzik, hip hop ve grafiti dünyasının nefes kesici bir bileşimiyle yola çıkan yönetmen Adam Leon’un ilk uzun metrajı. Austin SXSW festivalinde En İyi Kurmaca Film Ödülü’nü alan Malları Ver, grafiti sanatçısı bir çiftin hikâyesini anlatıyor.

  • Geceyarısı Çılgınlığı

Uyarıcı filmleri uykuya tercih edenlerin dört gözle beklediği geleneksel “Geceyarısı Çılgınlığı” bölümünün sponsoru tv2. Festival boyunca cuma ve cumartesi geceleri 24.00 seansında gösterilecek filmler izleyicilerin uykusuna mal olacak.

Bölümün kaçırılmayacak filmlerinden biri hiç kuşkusuz 26 farklı yönetmenin çektiği 26 farklı ölüm hikâyesinden oluşan The ABCs of Death / Ölümün Alfabesi. İlk gösterimi Toronto’da yapılan bu çılgın film, on beş ülkeyi kapsayan prodüksiyonu, Ben Wheatley, Jorge Michel Grau ve Xavier Gens gibi dünyaca ünlü sinemacıların yönettiği bölümleriyle çok iddialı. Alfabenin her bir harfi için farklı bir yönetmen tarafından çekilen 26 film, kışkırtıcı, şok edici, komik ve sinir bozucu.

Bölümde ayrıca Midnight Meat Train ile tanınan Ryûhei Kitamura’nın No one lives / Herkes Ölecek ve El Orfanato / Yetimhanenin yaratıcılarının yapımcılığını üstlendiği, Oriol Paulo’nun The Body / Ceset filmleri de yer alıyor.

  • Ustalar

Ustalar” bölümünde bütün sinemaseverler, dünya sinemasına yön vermeyi sürdüren usta yönetmenlerin son filmlerini izleme fırsatı bulacak.

Ken Loach’ın, prömiyerini Berlin Film Festivali’nde yapan ve büyük beğeni toplayan belgeseli Spirit of 45 / 45 Ruhu, festivalin kaçırılmayacaklarından. İkinci Dünya Savaşı’nın hemen ardından İngiltere’de esen umut rüzgârlarının vahşi kapitalizmle yok oluşunu anlatan 45 Ruhu, dönemin tanıklarının anlatılarıyla arşiv görüntülerinden oluşuyor. Bir önceki filmi The Angels Share / Meleklerin Payı Filmekimi’nde gösterilen Ken Loach, son filminde İngiltere’nin bir birlik ruhu içinde savaşın yıkıntıları arasından çıkışının izini sürüyor.

En yaşlı sinemacı, 103 yaşındaki Manoel de Oliveira’nın, Portekizli modernist Raul Brandão’nun 1923 tarihli oyunundan uyarladığı filmi Gebo And The Shadow / Gebo ve Gölge’nin başrollerinde Claudia Cardinale, Jeanne Moreau, Leonor Silveira, Oliveira’nın torunu Ricardo Trepa ve Michael Lonsdale yer alıyor. İlk gösterimi Venedik Film Festivali’nde gerçekleştirilen, Abu Dabi Film Festivali’nde Jüri Özel Ödülü alan film, 19. yüzyıl sonlarında oğlunu korumak için kendini feda eden bir adamın hikâyesini anlatıyor.

Fransız Yeni Dalga akımının önemli isimlerinden Alain Resnais’in son filmi You Aint Seen Nothin Yet / Henüz Bir Şey Görmediniz, “Ustalar” bölümünün iddialı yapımlarından. Alain Resnais, son filminde kurgu ile gerçeği, film ile tiyatroyu harmanlarken aşk, yaşam, ölüm gibi temaları irdeliyor.

Efsanevi belgeselci ve fotoğrafçı Raymond Depardon, altı yılını doğduğu ülkeyi geniş format kamerayla fotoğraflayarak geçirdi ve uzun yıllar birlikte çalıştığı Claudine Nougaret ile alışılmışın dışında bir seyahat güncesi hazırladı. Journal De France / Fransa Günlüğü benzersiz bir Fransa portresi çizerken sıradışı bir kariyerin ve sanat fotoğrafçılığının etkileyici özetini de sunuyor. Yolculuk, Depardon’un muhabirlik yaptığı zamanlardan Çad, Venedik, Cannes, Bokassa gibi mekânlara ve Jean-Luc Godard gibi isimlere uzanıyor.

Tabuları yıkan sinemacı Peter Greenaway, Goltzius And The Pelican Company / Goltzius ve Pelikan Kumpanyası ile bu kez seks, din ve sanatın iç içe geçtiği üç katmanlı bir film sunuyor. Yönetmenin Rembrandt’ın etrafındaki komployu anlattığı Nightwatching / Gece Bekçisi ile başladığı “Hollandalı Ustalar” üçlemesinin ikinci filmi olan Goltzius ve Pelikan Kumpanyası, 16. yüzyılda yaşamış baskı ve gravür ustası Hendrik Goltzius’u izliyor. Film, Goltzius’un zina, ensest, aldatma, pedofili, fahişelik ve ölüsevicilikten oluşan altı cinsel tabuyu sahnelemesini konu alıyor.

20. yüzyılın en önemli düşünürlerinden Hannah Arendt’in yaşamının bir bölümünü konu alan Hannah Arendt, Berlin’den sonra 32. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Önceki çalışmalarında Rosa Luxemburg ve Hildegard von Bingen’in hayatlarını da beyazperdeye taşıyan yönetmen Margarethe von Trotta’nın son filmi, kahramanını Nazi savaş suçlusu Adolf Eichmann’ın 1960 yılında Kudüs’te yargılanışını izlerken resmediyor. Arendt, The New Yorker dergisine Eichmann hakkında hazırladığı yazı dizisinin ardından, 1961–1964 yıllarında tüm dünyadan gelen sert tepkilere direniyor. Filmde Arendt’i ünlü Alman oyuncu Barbara Sukowa canlandırıyor. “Düşünen bir kadının filmi”ni yaptığını belirten Margarethe Von Trotta, “kötülüğün sıradanlığı”nı keşfiyle dünyayı sarsan Arendt’in hikâyesini etkileyici bir biçimde anlatıyor.

Fist in the Pocket / Cepteki Yumruklar, Good Morning Night / Günaydın Gece ve Vincere / Yenmek’in usta yönetmeni İtalyan Marco Bellocchio, son filmi Dormant Beauty / Uyuyan Güzel ile izleyiciyi ötanazi konusunda çok yönlü bir keşfe çıkarıyor. Uyuyan Güzel, 2012 Sao Paulo Eleştirmen Ödülü’nü ve filmin oyuncusu Fabrio Falco 2012 Venedik En İyi Yeni Genç Erkek Oyuncu Ödülü’nü aldı.

Usta yönetmen Mike Figgis’in son filmi Suspension of Disbelief / Gördüğüne İnan, festivalin merakla beklenenlerinden. Gerçeklikle hayal arasında geçişlerle örülü, senaryoyla gerçek hayatın birbirine karıştığı bu psikolojik gerilim, Mulholland Dr. / Mulholland Çıkmazı ve Black Swan / Siyah Kuğu gibi modern klasiklerle kıyaslanan postmodern bir cinayet filmi.

  • Çocuk Mönüsü

Festivalin ailece izlenebilecek, uluslararası çocuk filmi festivallerinde beğeni toplayan yapıtların gösterildiği “Çocuk Mönüsü” bölümünde en iyi çocuk filmlerinden bir seçki sunulacak. Festival süresince hafta sonları Citys ve Rexx sinemalarında, 11.00 ve 13.30 seanslarında gösterilecek filmlere simültane Türkçe seslendirme yapılacak.

Bölüm kapsamında, Stéphane Aubier, Vincent Patar ve Benjamin Renner’in Ernest & Celestine / İki Arkadaş, Michel Ocelot’un Kirikou and The Men and the Women / Kirikou ve Erkekler ve Kadınlar ve Stephan Schesch’in Moon Man / Aydaki Adam filmleri festivalin küçük takipçileriyle buluşacak.

  • Anılarına

Festivalin “Anılarına” bölümde yakın zamanda kaybettiğimiz sinema üstatlarının filmleri izleyicilerle buluşacak.

Anılarına” bölümünde sadece sinemada değil, sözünü söylediği her alanda zamanın ötesinde işler yapmış usta yönetmen Metin Erksan anısına, yönetmenin 1974’te TRT için çağdaş Türk öykülerinden uyarladığı beş orta metraj filmi gösterilecek. Sabahattin Ali’nin Hanende Melek, Ahmet Hamdi Tanpınar’ın Geçmiş Zaman Elbiseleri, Samet Ağaoğlu’nun Bir İntihar, Sait Faik Abasıyanık’ın Müthiş Bir Tren ve Kenan Hulusi Koray’ın Sazlık öykülerinden senaryolaştırılan bu az görülmüş beş filmi kaçırmamak gerek.

Geçen Mayıs ayında yitirdiğimiz sinema yazarı, tarihçisi ve SİYAD’ın onursal üyesi Rekin Teksoy, SİYAD’ın seçtiği bir filmle anılacak. SİYAD, Rekin Teksoy’un anısına, onun edebiyata ve İtalyan sinemasına duyduğu sevgiyi bir araya getiren Pier Paolo Pasolini’nin Decameron / Dekameron filmini seçti.

Oyuncu Harold Lloyd’un anısına Fred C. Newmeyer ve Sam Taylor’un Safety Last! / Güvenlik Sonra Gelir filmi gösterilecek. Ocak ayında kaybettiğimiz yönetmen Nagisa Oshima’nın anısına Merry Christmas Mr. Lawrence / Mutlu Noeller Bay Lawrence, Tony Scott’ın anısına ise The Hunger / Açlık filmi festivalde olacak.

Başrol oyuncusu River Phoenix’in 1993 yılındaki trajik ölümü nedeniyle yarıda kalan ve Eylül 2012’de Hollanda Film Festivali’ndeki gösterimine kadar izleyiciyle buluşamayan Dark Blood / Kirli Kan da, “Anılarına” bölümünde gösterilecek filmlerden. George Sluizer’in yönettiği film, Hollanda ve Berlin Film Festivallerindeki gösterimlerinin ardından, River Phoenix’in ölümünün 20. yıldönümü anısına 32. İstanbul Film Festivali’nde gösterilecek. Yönetmen George Sluizer de festivale konuk olarak katılacak.

FESTİVALİN AKREDİTASYON VE KONUK AĞIRLAMA MERKEZİ

İstanbul Film Festivali’nin akreditasyon ve konuk ağırlama merkezi Akbank Sanat, akreditasyon sağlanan tüm sinema profesyonellerine ve medya mensuplarına festival boyunca açık olacak.

FESTİVAL SİNEMALARI VE SEANSLARI

Festivalin gösterimleri Beyoğlu’nda Atlas, Beyoğlu, Pera Müzesi, Nişantaşı’nda Citys, Ortaköy’de Feriye ve Kadıköy’de Rexx olmak üzere 6 sinemada yapılacak.

Filmlerin gösterim seansları 11.00, 13.30, 16.00, 19.00 ve 21.30. Festivalin büyük ilgi gören “Geceyarısı Çılgınlığı bölümünde bu yıl her cuma ve cumartesi gecesi 24.00’da yüksek gerilimli bir film gösterilecek.

FESTİVAL BİLETLERİ 16 MART CUMARTESİ GÜNÜ SATIŞA ÇIKIYOR

32. İstanbul Film Festivali biletleri 16 Mart Cumartesi günü 10.00’dan itibaren:

–     Biletix satış noktaları,

–     Biletix çağrı merkezi (0216 556 98 00),

–     Biletix web sitesi (www.biletix.com) ve

–     Atlas, Beyoğlu ve Rexx sinemalarında açılacak ana gişelerden alınabilecek.

Festivalde bilet fiyatları tam 15 TL, öğrenci ile 65 yaş ve üstü sinemaseverler için ise 10 TL olacak. Hafta içi gündüz seanslarındaki indirimli bilet uygulaması bu yıl da devam edecek. Festival boyunca, hafta içi gündüz seansları (11.00, 13.30 ve 16.00) yalnızca 5 TL olacak.

  • Festivalde filmleri en ucuza izleme şansı yine Lale üyelerinin

Festival boyunca filmleri en ucuza izleme şansı Lale üyelerinin olacak. Lale üyeleri biletlerinde %25e varan özel indirimlerden yararlanabilecekler. Lale Kart sahipleri için indirimli ön satış dönemi 12 Mart’ta başlayacak. 12 Mart’ta Siyah Lale üyeleri, 13, 14 ve 15 Mart’ta Beyaz, Kırmızı ve Sarı Lale üyeleri biletlerini özel indirimlerle temin edebilecekler. Lale üyeleri öncelikli biletlerini Atlas, Beyoğlu ve Rexx sinemalarından alabilecekler.

  • Axess kart sahipleri festivalde de avantajlı

Festival Sponsoru Akbank’ın Axess Kart sahiplerine sunduğu çok önemli bir avantajı hatırlatmakta fayda var. Axess Kart sahipleri festival boyunca hafta içi gündüz seansları hariç satın alacakları biletlerde %20 özel indirimden yararlanacaklar.

  • “BitamBiöğrenci” projesiyle öğrencilere destek olmak ister misiniz?

İKSV, 2007 yılında başlattığı “BitamBiöğrenci” projesiyle, işbirliği içinde bulunduğu çeşitli sivil toplum kuruluşları ve sanata duyarlı izleyiciler sayesinde, kültürel etkinliklere katılma şansı bulamayan öğrencileri sanatla buluşturmaya devam ediyor. Sinemaseverler, alacakları biletlere ek olarak yapacakları 15 TLlik katkıyla 10 öğrencinin film gösterimlerine katılmasını sağlayarak “BitamBiöğrenci” projesine destek verebilirler.

Sinemaseverler 15 gün boyunca ellerinden düşürmeyecekleri 32. İstanbul Film Festivali kitapçığını 9 Mart Cumartesi gününden itibaren festival sinemalarından (Atlas, Beyoğlu, Citys, Feriye, Rexx) ve İKSV’den 4 TL karşılığında temin edebilirler.

İstanbul Film Festivali hakkında ayrıntılı bilgi için:

film.iksv.org

İstanbul Film Festivali’ni sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/istanbulfilmfestivali

twitter.com/istfilmfest

İstanbul Film Festivali ile ilgili yüksek çözünürlüklü görselleri www.iksvphoto.com adresinden indirebilirsiniz.

Festivalin, İKSV Stüdyo tarafından hazırlanan tanıtım videosunu ve basın toplantısından görüntüleri https://files.secureserver.net/0fMi4kzyy15j5W adresinden indirebilir, festivalde yer alacak filmlerin tanıtım görüntüleri için [email protected] adresi üzerinden İKSV Medya İlişkileri ile temasa geçebilirsiniz.

Basın mensuplarının festivalle ilgili tüm soruları için: (212) 334 07 12 ve (212) 334 07 14

32. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ ETKİNLİKLERİ

İKSV tarafından Akbank sponsorluğunda düzenlenecek İstanbul Film Festivali sinemaseverlere 32. yılında da filmleriyle olduğu kadar etkinlikleriyle de yoğun bir program sunacak. Festival kapsamında film gösterimlerinin yanı sıra ücretsiz gerçekleştirilecek sinema dersleri ve söyleşiler de düzenlenecek. Yurtdışından konukların konuşmacı olarak yer alacağı etkinliklerin tümünde konsekütif ya da simültane Türkçe çeviri yapılacak. 32. İstanbul Film Festivali etkinlikleriyle ilgili ayrıntılı ve güncel haberler, film.iksv.org, twitter.com/istfilmfest ve facebook.com/istanbulfilmfestivali adreslerinden takip edilebilecek.

FESTİVALDE SİNEMA DERSLERİ

  • 7 Nisan Pazar, Akbank Sanat, 16.00

Costa-Gavras Sinema Dersi

Politik sinemanın saygın ustalarından CostaGavras, festival kapsamında 7 Nisan Pazar günü 16.00’da Akbank Sanat’ta bir söyleşi gerçekleştirecek. Festivalin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nün sahibi olacak yönetmen CostaGavras, festival kapsamında vereceği bu sinema dersinde sinema anlayışı ve filmleri üzerine bir sohbet gerçekleştirecek. Yapıtları her zaman tartışma yaratan, Missing / Kayıp, Z ve Eden is West / Cennet Batıda gibi filmleriyle eşitsizliğe, insan hakları ihlallerine, faşizme karşı sözü olan CostaGavras, sinemadaki ilk yıllarından festival programında “Akbank Galaları”nda yer alan son filmi Capital / Kapital’e, değişen dünyayla birlikte sinemasının da nasıl evrildiğini anlatacak. Moderatörlüğünü sinema yazarı Alin Taşçıyan’ın yapacağı söyleşiye katılmak isteyenler yer kuponlarını, etkinlik sabahı 10.00dan itibaren Akbank Sanat’tan alabilecekler.

  • 9 Nisan Salı, Salon İKSV, 16.00

Carlos Reygadas Sinema Dersi

2000’li yılların, filmleri en çok tartışılan önemli yönetmenlerinden Meksikalı Carlos Reygadas, festival kapsamında 9 Nisan Salı günü 16.00’da Salon İKSV’de vereceği sinema dersiyle, kendi sinema dünyasını yaratma macerasını seyircilerle paylaşacak. Geçen yıl Post Tenebras Lux / Karanlıktan Aydınlığa ile Cannes Film Festivali’nde En İyi Yönetmen Ödülü’nü kazanan Carlos Reygadas, sinema dersinde filmlerinin kendine özgü ritmini anlatacak. Festival programında “Gerçek Mucizedir: Carlos Reygadas” başlıklı bölümde tüm uzun metraj filmleri ve iki kısa filmi gösterilecek yönetmenin sinema dersi, Sinema dergisi moderatörlüğünde yapılacak. Yer kapasitesi sınırlı olacak bu etkinliğe katılmak isteyenler, [email protected] adresine e-posta göndererek kayıt yaptırabilecekler.

  • 12 Nisan Cuma, Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi, 16.00

Peter Weir Sinema Dersi

Bu yılki Altın Lale Uluslararası Yarışma’nın jüri başkanlığını üstlenen ünlü yönetmen Peter Weir festival kapsamında 12 Nisan Cuma günü 16.00’da Boğaziçi Üniversitesi Mithat Alam Film Merkezi’nde bir sinema dersi verecek. Avustralya Yeni Dalgası’nın önde gelen yönetmenlerinden Peter Weir, Picnic at Hanging Rock / Hanging Rockta Piknik, Gallipoli / Gelibolu gibi ilk dönem filmlerinden Dead Poets Society / Ölü Ozanlar Derneği, The Truman Show, Master and Commander / Dünyanın Uzak Ucu gibi geniş kitlelere ulaşan Amerikan yapımı filmlerine dramatik derinliğiyle övgü toplayan kariyerinden söz edecek. Peter Weir’in, yer kapasitesi sınırlı olacak sinema dersine katılım için [email protected] adresine e-posta göndererek kayıt yaptırmak yeterli.

FESTİVALİN SÖYLEŞİLERİ

  • 5 Nisan Cuma, Akbank Sanat, 16.00

Serbest Radikaller – Deneysel Sinema Üzerine Bir Söyleşi

Serbest Radikaller Deneysel Sinema Üzerine Bir Söyleşi”de, festivalde “NTV Belgesel Kuşağı”nda gösterilecek Free Radicals: A History of Experimental Film / Bir Deneysel Sinema Tarihi filminin yönetmeni Pip Chodorov ile yazar, editör, festivalci ve sinemacı HeinzPeter Schwerfel, deneysel sinema çerçevesinde sinema ile sanatın kesişme noktalarını ortaya koyacaklar. Pip Chodorov ve HeinzPeter Schwerfel söyleşide, avangart ve deneysel sinemanın çağdaşlarını nasıl yeni alanlara yönlendirdiğini konuşacaklar. 5 Nisan Cuma günü 16.00’da Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek söyleşinin moderatörlüğünü Lara Kamhi üstlenecek. Etkinliği takip etmek için gereken yer kuponu, etkinlik sabahı 10.00dan itibaren Akbank Sanat’tan temin edilebilecek. Almanca orijinalinden Türkçeye, Dirimart tarafından çıkarılan RES Yayınları bünyesinde kazandırılan, HeinzPeter Schwerfel’in son kitabı Kino und Kunst: eine Liebesgeschichte / Sinema ve Sanat: Bir Aşk Hikâyesi’nin tanıtımı da 7 Nisan Pazar günü 11.00’da Cezayir Restaurant’ta düzenlenecek.

  • 8 Nisan Pazartesi, Pera Müzesi, 16.00

13. İstanbul Bienali İşbirliğiyle:

Ben Kentli-Vatandaş Değil miyim? Barbarlık, sivil uyanış ve şehir

14 Eylül10 Kasım 2013 tarihleri arasında Fulya Erdemci’nin küratörlüğünde düzenlenecek 13. İstanbul Bienali’nin, festival kapsamındaki “Ben KentliVatandaş Değil miyim? Barbarlık, sivil uyanış ve şehir başlıklı film programı çerçevesinde, çağımızda uygarlığın sınırlarını sorgulayan kurmaca film, belgesel ve video çalışmaları gösterilecek. Program, neoliberal sistemin istikrarsızlaştırıcı gücüne ve barbarlık, aktivizm ve sivil katılım gibi kavramların yeniden tanımlandığı bu sisteme gösterilen farklı tepkilere odaklanacak. Festivalde, bölüm kapsamında izleyicilerle buluşacak Foreigners out! Schlingensiefs Container / Yabancılar Dışarı! filminin yönetmeni Paul Poet ile İstanbul Film Festivali Belgesel Danışma Kurulu Üyesi, yönetmen Berke Baş “bu karmaşık kavramları sinema nasıl ifade edebilir?” ve “mevcut gerçekliğe alternatifler önermede sinemacıların rolü nedir?” sorularının konuşulacağı bir söyleşi gerçekleştirecekler. Film programının küratörlerinden Yael Messer ve Fulya Erdemci’nin sunacağı söyleşi, 8 Nisan Pazartesi günü 16.00’da Pera Müzesi’nde yapılacak.

  • 6 Nisan Cumartesi, Akbank Sanat, 16.00

Belgeseller ve Kitle Fonlaması

Festivalde, son dönemde belgesel filmler için de alternatif bir kaynak yaratma yöntemi olarak kullanılmaya başlayan, internet üzerinden gerçekleştirilen kitle fonlaması üzerine bir söyleşi gerçekleştirilecek. docİstanbul işbirliğiyle ve Berke Baş’ın moderatörlüğünde, 9 Nisan Salı günü 14.00’da Salon İKSV’de düzenlenecek söyleşiye, bütçelerini kısmen de olsa kitle fonlaması yöntemi ile oluşturmuş Ekümenopolis filminin yapımcısı Gaye Günay, Diyar filminin yönetmeni Devrim Akkaya ve Benim Çocuğum filminin yönetmeni Can Candan ile yapımcısı Ayşe Çetinbaş katılacak. Yer kapasitesi sınırlı olacak bu etkinliğe katılmak isteyenler yer kuponlarını, etkinlik sabahı 10.00dan itibaren Akbank Sanat’tan alabilecekler.

FESTİVALE PARALEL GÖSTERİMLER

  • 13 Nisan Cumartesi ve 14 Nisan Pazar, Akbank Sanat, 15.00

Akbank 9. Kısa Film Festivali: Ödüllü Filmler

1828 Mart 2013 tarihlerinde yapılacak Akbank 9. Kısa Film Festivali’nde ödül alacak filmler, 32. İstanbul Film Festivali kapsamında, 13 Nisan Cumartesi ve 14 Nisan Pazar günleri 15.00’da Akbank Sanat’ta ücretsiz olarak sinemaseverlerle buluşacak. Yarışmanın ön eleme jürisinde bu yıl, oyuncu ve oyuncu koçu Bahar Kerimoğlu, Maltepe Üniversitesi öğretim görevlisi Serkan Öztürk ve yönetmen Selim Evci yer alacak. Festivalde jüriler filmleri, En İyi Kurmaca Film, En İyi Belgesel Film ve bu yıl ilk kez En İyi Canlandırma kategorilerinde değerlendirilecek. Etkinliğe katılmak isteyenler yer kuponlarını, gösterim günlerinde 10.00dan itibaren Akbank Sanat’tan alabilecekler.

  • 13 Nisan Cumartesi, Pera Müzesi, 11.00

Vicdan Filmleri

Hrant Dink Vakfı’nın, “Gelin, Vicdanımızla Bakalım” çağrısıyla dünyanın her yerinden eli kamera tutan, amatör, profesyonel herkesi film çekmeye davet ettiği “Vicdan Filmleri” projesinin üçüncüsüne katılan filmlerden 21i, 32. İstanbul Film Festivali kapsamında izleyicilerle buluşacak. 31 Mart1 Kasım 2012 tarihleri arasında www.vicdanfilmleri.org adresine yüklenen, en fazla 5 dakika uzunluğundaki 57 kısa filmden, Alin Taşçıyan, Arzu Başaran, Eric Bogosian, Hülya Uçansu, Marco Bechis, Rakel Dink, Reha Erdem ve Robin Kirk’ten oluşan uluslararası jüri tarafından seçilen 21 film, 13 Nisan Cumartesi günü 11.00’da Pera Müzesi’nde izlenebilecek. Seçkide Yabancı (Aylin Ohri), The Joy Of Quiet (Arthur Sukiasyan), Belleksiz (Şükriye Arslan), Yeniden Merhaba Diyeceğim Güneşe (Can Deniz Erün), O Ses (Sezer Belli), Zelâl (Muhammet Emrah Demirel), Yalnız Bir Zombi (Simin Soyer), Çocuk Ölmek (Burcu Gerçeker), Dönüşüm (Ufuk Engin Can), Gurur ve Şeref (Dilber Shatursun), Para/Pere/Money (Bedirhan Sakci), Erk (Cemal Çelik), Kırmızı (Muhammed Sami Bayram), Muhteşem Üçlü (Ali Bozan), Disturbdance (Guli Silberstein), Küçük (Caner Çetiner), Ayakkabı (Buluş Oygur), Uykusuz (Sinan Salaz), Kent Sürgünleri (Emrah Çam), About The Ephemeral (Silvina Der-Meguerditchian), O An (Suat Şenocak) filmleri yer alacak. “Vicdan Filmleri” seçkisinin, 5 TL üzerinden temin edilebilecek biletleri, gösterim günlerinde 10.00dan itibaren Pera Müzesi’nden alınabilecek.

KÖPRÜDE BULUŞMALAR 8 YAŞINDA!

32. İstanbul Film Festivali kapsamında düzenlenen Köprüde Buluşmaların sekizincisi, bu yıl Efes sponsorluğunda gerçekleştirilecek.

Bu yıl Köprüde Buluşmalar’ın sekizincisi, Efes sponsorluğunda gerçekleştirilecek. Sinemaya desteğini 26 yıldır sürdüren Efes, İstanbul Film Festivali’nde Türkiye Sineması bölümü sponsoru olmasının yanı sıra, Altın Lale Ulusal Yarışma’da 30.000 Amerikan doları değerinde Jüri Özel Ödülü’nü de veriyor. Bu yıldan itibaren sinemaya verdiği desteği artıran Efes, Köprüde Buluşmalar’ın sponsorluğunu da üstlenerek Türkiye’de filmlere sadece bittikten sonra değil, daha proje ve yapım aşamasından itibaren destek vermeye başlıyor.

Köprüde Buluşmalar kapsamında 10 Nisan Çarşamba ve 11 Nisan Perşembe günlerinde, Türkiye’den yönetmen ve yapımcıların katılacağı Film Geliştirme ve Yapım Aşaması Atölyeleri gerçekleştirilecek. Film projelerinin ve yapımı devam eden filmlerin ilk uluslararası sunumlarının yapılacağı atölyeler, 11 Nisan Perşembe akşamı düzenlenecek ödül töreniyle sona erecek.

Katılımcıları 8 Mart Cuma günü açıklanacak Film Geliştirme Atölyesi sonunda seçilecek projelere 10.000 Amerikan doları değerinde TC Kültür ve Turizm Bakanlığı Destek Ödülü, 10.000 avro değerinde CNC Ödülü, 2500 avro değerinde Binger Senaryo Danışmanlık Ödülü ve Melodika Ses Post-prodüksiyon Ödülü verilecek

Katılımcıları 22 Mart Cuma günü açıklanacak Yapım Aşaması Atölyesi’nde yer alacak bir filmin yapımcısına, filmin tanıtımında kullanılması amacıyla, bu yıl ilk defa 10.000 Amerikan doları değerindeki Efes Ödülü verilecek. Geçen yıl ilk defa verilen 1000VOLT Post Prodüksiyon Ödülü de bu yıl yine devam ediyor.

Köprüde Buluşmalar, Medienboard BerlinBrandenburg ve Hamburg SchleswigHolstein Film Fonları’nın işbirliğiyle oluşturulan TürkiyeAlmanya Ortak Yapım Film Geliştirme Fonu bu yıl da, çekimine başlanmamış Türkiye-Almanya ortak yapımlarına destek olmaya devam edecek. Bu üç kurum tarafından iki ülke arasındaki kültürel işbirliğini artırmak ve ortak yapımları desteklemek amacıyla oluşturulan bu fonun seçici kurul toplantısı Köprüde Buluşmalar sırasında yapılacak. Desteklenecek projeler ve Köprüde Buluşmalar atölyelerinin kazananları 32. İstanbul Film Festivali kapsamında, 11 Nisan Perşembe gecesi düzenlenecek Köprüde Buluşmalar Ödül Töreni’nde açıklanacak.

KÖPRÜDE BULUŞMALAR PANELLERİ

Yılın çeşitli dönemlerinde olduğu gibi festival sırasında da devam edecek Köprüde Buluşmalar panelleri, sinemacıların ilgisini çekecek konulara odaklanacak. 512 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek paneller, tüm film profesyonellerine ve sinemaseverlere açık olacak.

5 Nisan Cuma günü 13.30’da Akbank Sanat’ta düzenlenecek “Proje geliştirme aşaması hakkında ne biliyoruz?” başlıklı panelde, Tobias Pausinger ve Gabriele Brunnenmeyer, film yapımında çekim öncesi hazırlık ve proje geliştirme aşaması üzerine bilinmesi gerekenler konusundaki deneyimlerini sinema öğrencileriyle paylaşacaklar.

8 Nisan Pazartesi günü 13.00’da Akbank Sanat’ta gerçekleştirilecek “VoD ve Yeni Dağıtım İle Tanıtım Yöntemleri” panelinde, yeni medya sektörünün önde gelen kurumlarından Under Milky Way’in kurucularından PierreAlexander Labelle, VoD ve yeni dağıtım yöntemlerinden bahsederken aynı zamanda bu konuda yapılan araştırmaların sonuçlarını da paylaşacak.

Önümüzdeki yıl Türkiye ile diplomatik ilişkilerinin 600. yılını kutlayacak Polonya ile ileride gerçekleştirilecek ortak yapımların ilk adımı olacak Polonya Film Sektörü ile Tanışma” paneli, 8 Nisan Pazartesi günü 15.00’da Akbank Sanat’ta yapılacak. Panelde, Polonya Film Merkezi işbirliğiyle Lodz Sinema Okulu ve Wajda Okulu temsilcileri de yer alacaklar.

9 Nisan Salı günü 11.00’da Salon İKSV’de düzenlenecek “Bütçesiz Film Yapmak Mümkün mü?” panelinde, Berlin Film Festivali’nde Jüri Büyük Ödülü ve En İyi Erkek Oyuncu Ödülü’nü alan ve festivalde “Sinemada İnsan Hakları Yarışması”nda gösterilecek, yapımı oldukça küçük bir bütçe ile gerçekleştirilen An Episode in the Life of an Iron Picker / Bir Hurdacının Hayatı filminin yönetmeni ve aynı zamanda yapımcılarından Danis Tanovic ile yapımcıları Cedomir Kolar (A.S.A.P) ve Amra Baksic Camo (Scca/pro. ba) filmin merak edilen yapım süreci hakkında konuşacaklar.

Torino Film Lab atölyesi kapsamında geçen yıl başlayan Uyarlama Atölyesi’nin kurucularından Isabelle Fauvel, 9 Nisan Salı günü 14.00’da Akbank Sanat’ta, Türkiye sinemasında örneklerini son yıllarda görmeye başladığımız edebiyat uyarlamaları üzerine bir sinema dersi verecek.

Birçok yapımcının aşina olduğu ortak yapımlarda postprodüksiyon aşamasında yaşanan sorunlara çözüm önerileri, bu konuda atölyeler düzenleyen ep2c’nin kurucularından, yapımcı Diana Elbaum ve İsrail Film Fonu yöneticisi, yapımcı Katriel Schory tarafından sinemacılarla 11 Nisan Perşembe günü 14.30’da Akbank Sanat’ta paylaşılacak.

2007 yılından bu yana Türkiye ve Ermenistan’dan sinemacıları bir araya getiren, 2009 yılından itibaren de iki ülkeli ortak yapımlara maddi destek veren, Türkiye’den Anadolu Kültür, Ermenistan’dan Altın Kayısı Film Festivali girişimiyle kurulan ErmenistanTürkiye Sinema Platformu, altı yıllık deneyimini festival takipçileri ve sektör profesyonelleriyle 11 Nisan Perşembe günü 16.00’da Fransız Kültür Merkezi’nde paylaşacak. Platformun 2010 yılında desteklediği, Türkiye’de ve dünyada pek çok festivalde gösterilen Komşular filminin yönetmeni Gor Baghdasaryan, platformun 2011 yılında desteklediği, bu yıl ise Altın Lale Ulusal Yarışma’da yer alan Saroyan Ülkesi’nin yönetmeni Lusin Dink, Ermenistanlı sinema eleştirmeni Artsvi Bakhchinyan, platform danışmanı Melek Ulagay ve platform direktörleri Çiğdem Mater ile Susanna Harutyunyan yer alacak.

Panellere katılmak için, festival öncesinde İKSV’deki Köprüde Buluşmalar ofisinde, festival sırasında ise Akbank Sanat’ta ön kayıt yaptırılabilir. Panellerin tümüne katılım ücreti toplam 75 TL olarak belirlendi

KÖPRÜDE BULUŞMALAR DANIŞMA KURULU

Köprüde Buluşmalar’ın danışma kurulu, Gezici Film Festivali yöneticisi, yönetmen ve yapımcı Ahmet Boyacıoğlu, Mithat Alam Film Merkezi yöneticisi, SE-YAP Yönetim Kurulu Üyesi, yapımcı Yamaç Okur, Yeni Sinemacılar ve SE-YAP’ın yönetim kurullarının üyesi, yapımcı Sevil Demirci ile CineMart Art:Film kurucusu ve danışmanı Tobias Pausinger’den oluşuyor.

Köprüde Buluşmalar ile ilgili ayrıntılı bilgi için:

film.iksv.org/tr/koprudebulusmalar

onthebridge@iksv.org

Köprüde Buluşmalar’ı sosyal medyada takip etmek için:

facebook.com/koprudebulusmalar

32. İSTANBUL FİLM FESTİVALİ FİLM LİSTESİ

ULUSLARARASI YARIŞMA – 13 FİLM

–     Ne Yaptın Richard? / What Richard Did / Lenny Abrahamson / İrlanda

–     Can Ateşi / Foxfire / Laurent Cantet / Fransa-Kanada

–     Saldırı / The Attack / Ziad Doueiri / Lübnan-Fransa-Katar-Belçika

–     Camille Claudel, 1915 / Bruno Dumont / Fransa

–     Kelebeğin Rüyası / The Butterfly’s Dream / Yılmaz Erdoğan / Türkiye

–     Yarım Kalan Hayat / Nairobi Half Life / David Tosh Gitonga / Kenya-Almanya

–     Ölü Avrupa / Dead Europe / Tony Krawitz / Avustralya

–     Her Şey O Kadar Sessiz Ki / Boven is het stil / It’s all so quiet / Nanouk Leopold / Holland-Almanya

–     Kuleli Ev / Dom s bashenkoy / House With A Turret /  Eva Neymann / Ukrayna

–     Öğrenci / Student /  Darezhan Omirbayev / Kazakistan

–     Hayatboyu / Lifelong / Aslı Özge / Türkiye

–     Perde / Pardé / Closed Curtain / Jafar Panahi & Kamboziya Partovi / İran

–     Son Konser / A Late Quartet / Yaron Zilberman / ABD

YARIŞMA DIŞI – 2 FİLM

–     Bayanlar ve Baylar / Final Cut – Hölgyeim és uraim / Final Cut – Ladies and Gentlemen / György Pálfi / Macaristan

–     Mekong Hotel / Apichatpong Weerasethakul / Tayland-İngiltere

SİNEMADA İNSAN HAKLARI YARIŞMASI – 10 FİLM

–     F Tipi Film / F Type Film / Ezel Akay, Barış Pirhasan, S. Süreyya Önder, Aydın Bulut, Hüseyin Karabey, Reis Çelik, İnan Altın, Vedat Özdemir, M. İlker Altınay / Türkiye

–     Küf / Mold / Ali Aydın / Türkiye

–     İnşallah / Inch’Allah / Anaïs Barbeau-Lavalette / Kanada-Fransa

–     Dünya Bizim Değil / A World Not Ours / Mahdi Fleifel / İngiltere-Lübnan-Danimarka

–     Kesişen Hayatlar / Krugovi / Circles / Srdan Golubovic / Sırbistan-Almanya-Fransa-Slovenya-Hırvatistan

–     Roket / The Rocket / Kim Mordaunt / Avustralya-Laos

–     Bir Gece / Una Noche / One Night / Lucy Mulloy / ABD-İngiltere-Küba

–     Jiseul / Muel O / Güney Kore

–     Sabır Taşı / Syngué Sabour / The Patience Stone / Atiq Rahimi / Afganistan-Fransa-Almanya

–     Bir Hurdacının Hayatı / Epizoda u zivotu beraca zeljeza / An Episode in the Life of an Iron Picker / Danis Tanovic / Bosna Hersek-Fransa-Slovenya

TÜRKİYE SİNEMASI – 31 FİLM

ULUSAL YARIŞMA – 10 FİLM

–     Özür Dilerim / Forgive Me / Cemil Ağacıkoğlu

–     Köksüz / Nobody’s Home / Deniz Akçay Katıksız

–     Yozgat Blues / Mahmut Fazıl Coşkun / Türkiye-Almanya

–     Saroyan Ülkesi / Saroyanland / Lusin Dink

–     Kelebeğin Rüyası / The Butterfly’s Dream / Yılmaz Erdoğan

–     Karnaval / Can Kılcıoğlu

–     Hayatboyu / Lifelong / Aslı Özge

–     Sen Aydınlatırsın Geceyi / Thou Gild’st The Even / Onur Ünlü

–     Soğuk / Cold / Uğur Yücel

–     Devir / The Cycle / Derviş Zaim

YARIŞMA DIŞI – 2 FİLM

–     Rüzgarlar / Winds / Selim Evci

–     Uzun Hikaye / A Long Story / Osman Sınav

YENİ TÜRKİYE SİNEMASI – 6 FİLM

–     Toprağa Uzanan Eller / King of the Cotton / Ömer Can

–     İçimdeki Çember / The Circle Within / Deniz Çınar

–     Oyuncu / The Actor / Serhat Furtuna

–     Evdeki Yabancılar / Strangers in the House / Dilek Keser-Ulaş Güneş Kacargil

–     Mavi Ring / The Blue Van / Ömer Leventoğlu

–     Uvertür / Overture / Alpgiray M. Uğurlu

BELGESELLER – 13 FİLM

–     Gurbet Pastası / Journey of the Cake / Ayşe Funda Aras

–     Fecîra / Piran Baydemir

–     Ot / Was / Grass / Caner Canerik

–     Böyle Söyledi Habip / Thus Spoke Habip / Münir Alper Doğan

–     Zemo / Kemal Emir

–     Bûka Baranê / Dilek Gökçin

–     Hasret / Garod / Longing / Onur Günay & Burcu Yıldız

–     Annemin Pusulası / Qiblenameya deya min / My Mother’s Compass / Hatice Kamer

–     İşkenceyi Gördük / We Have Seen Torture / Cenk Örtülü & Zeynel Koç

–     Elveda İstanbul / Adieu Istanbul / Dieter Sauter / Türkiye-Almanya

–     Savaşın Tanıkları / The Witnesses of the War / Sami Solmaz

–     Yolun Başında / Beginnings / Somnur Vardar

–     Taşkafa, Bir Sokak Hikayesi / Taşkafa, Stories from the Street / Andrea Luka Zimmerman

SİNEMA ONUR ÖDÜLLERİ – 3 FİLM

–     Kalbimin Efendisi / Master of My Heart / Ertem Eğilmez

–     Bir Türke Gönül Verdim / I Loved A Turk / Halit Refiğ

–     Ah Güzel İstanbul / Oh, Beautiful Istanbul / Atıf Yılmaz

ÖZEL GÖSTERİM: TÜRK KLASİKLERİ YENİDEN – 1 FİLM

–     Vesikalı Yarim / My Prostitute Love / Lütfi Ö. Akad

AKBANK GALALARI – 13 FİLM

–     Aklımı Oynatacağım / Los Amantes Pasajeros / I’m So Excited / Pedro Almodovar / İspanya

–     Sadece Aşk / Den skaldede frisør / Love is all you need / Susanne Bier / Danimarka

–     Lanetli Kan / Stoker / Park Chan-wook / ABD-İngiltere

–     Saksı Olmanın Faydaları / The Perks of Being A Wallflower / Stephen Chbosky / ABD

–     Babadan Oğula / The Place Beyond the Pines / Derek Cianfrance / ABD

–     Yasak Aşk / Two Mothers / Anne Fontaine / Fransa-Avustralya

–     Kapital / Le Capital / Capital / Costa-Gavras / Fransa

–     Yolların Prensi / Prince Avalanche / David Gordon Green / ABD

–     Bir Vampir Hikayesi / Byzantium / Neil Jordan/ İrlanda-İngiltere

–     Geceyarısından Önce / Before Midnight / Richard Linklater / ABD

–     Başka Bir Hayat / Dans la maison / In the House / François Ozon / Fransa

–     Disconnect / Henry Alex Rubin / ABD

–     Kayıp Umutlar / Promised Land / Gus Van Sant / ABD

USTALAR  – 14 FİLM

–     Aşk Kokusu / Après Mai / Something in the Air / Olivier Assayas / Fransa

–     Uyuyan Güzel / Bella Addormentata / Dormant Beauty / Marco Bellocchio / İtalya-Fransa

–     Gebo ve Gölge / O gebo e a sombra / Gebo and the Shadow / Manoel De Oliveira / Portekiz-Fransa

–     Fransa Günlüğü / Journal De France / Raymond Depardon & Claudine Nougaret / Fransa

–     Güreş ve Aşk / Mes séances de lutte / Love Battles / Jacques Doillon / Fransa

–     Gördüğüne İnan / Suspension of Disbelief / Mike Figgis / İngiltere

–     Goltzius ve Pelikan Kumpanyası / Goltzius and the Pelican Company / Peter Greenaway / İngiltere-Hollanda-Fransa-Hırvatistan

–     İftira Ağı / Sou Suo / Caught in the Web / Chen Kaige / Çin

–     45’ Ruhu / The Spirit of 45’ / Ken Loach / İngiltere

–     Gün Doğarken / Kad svane dan / When Day Breaks / Goran Paskaljevic / Sırbistan-Fransa-Hırvatistan

–     Henüz Bir Şey Görmediniz / Vous N’avez Encore Rien Vu / You Ain’t Seen Nothin’ Yet / Alain Resnais / Fransa-Almanya

–     Balığa Gidiyorum / Días de pesca / Gone Fishing / Carlos Sorin / Arjantin

–     İhanet Oyunları / Steekspel / Tricked / Paul Verhoeven / Hollanda

–     Hannah Arendt / Margarethe Von Trotta / Almanya-Lüksemburg-Fransa

DÜNYA FESTİVALLERİNDEN22 FİLM

–     Tim Buckley’den Sevgilerle / Greetings from Tim Buckley / Daniel Algrant / ABD

–     Ailem İçin / At Any Price / Ramin Bahrani / ABD

–     Renoir / Gilles Bourdos / Fransa

–     Bir Yudum Bahar / Quelques heures de printemps / A Few Hours of Spring / Stéphane Brizé / Fransa

–     Tarihi Şehir Merkezi / Centro Histórico / Historic Centre / Manoel de Oliveria & Aki Kaurismaki & Victor Erice & Pedro Costa / Portekiz

–     Dörtlü / Quartet / Dustin Hoffman / İngiltere

–     Hayallerin Ötesinde / Imagine / Andrzej Jakimowski / Polonya-Portekiz-Fransa-İngiltere

–     Kalbimdeki Işık / Ni Guang Fei Xiang / Touch of the Light / Chang Jung-Chi / Tayvan-Hong Kong

–     Wasseypur Çeteleri / Gangs of Wasseypur / Anurag Kashyap / Hindistan

–     Derin Sular / Djúpið / The Deep / Baltasar Kormákur / İzlanda

–     7 Kasa / 7 Cajas / 7 Boxes / Juan Carlos Maneglia & Tana Schembori / Paraguay

–     Çatışmadan Sonra / Baad el Mawkeaa / Apres la Bataille / After the Battle / Yousry Nasrallah / Mısır-Fransa

–     Çocuk Pozu / Pozitia Copilului / Child’s Pose / Calin Peter Netzer / Romanya

–     Ölü ve Mutlu / El muerto y ser feliz / The Dead Man and Being Happy / Javier Rebollo / İspanya-Fransa-Arjantin

–     Zeytin / Zaytoun / Eran Riklis / İngiltere-İsrail

–     Bwakaw / Jun Robles Lana / Filipinler

–     Kon-Tiki / Joachim Rønning & Espen Sandberg / Norveç-Danimarka-İngiltere

–     … Adına / W imie… / In the Name of / Malgorzata Szumowska / Polonya

–     Beyaz Fil / Elefante Blanco / White Elephant / Pablo Trapero / İspanya-Arjantin-Fransa

–     Sanatçı ve Modeli / El artista y la modelo / The artist and the model / Fernando Trueba / İspanya

–     Yarım Kalan Şarkı / Song For Marion / Paul Andrew Williams / İngiltere

–     Gizem / Mystery / Lou Ye / Çin-Fransa

YENİ BİR BAKIŞ16 FİLM

–     Saygın Bir Aile / Yek Khanévadéh-e Mohtaram / A Respectable Family / Massoud Bakhshi / Fransa-İran

–     Hamallar / Peddlers / Vasan Bala / Hindistan

–     Karakuş / Blackbird / Jason Buxton / Kanada

–     Belalı Mahalle / Ill Manors / Ben Drew / İngiltere

–     Lucia’dan Sonra / Después de Lucía / After Lucia / Michel Franco / Meksika-Fransa

–     Nur / Noor /  Guillaume Giovanetti & Çağla Zencirci / Fransa-Pakistan

–     Ayakçı / Chalán / Gofer / Jorge Michel Grau / Meksika

–     Seni Gördüğümde / When I Saw You / Annemarie Jacir / Filistin-Ürdün-Yunanistan-Birleşik Arap Emirlikleri-ABD

–     Neredesin Süpermen? / Bekas / Karzan Kader / İsveç-Finlandiya-Irak

–     Malları Ver / Gimme the Loot / Adam Leon / ABD

–     Fidye / Kapringen / A Hijacking / Tobias Lindholm / Danimarka

–     Son / Hayuta ve Berl / Epilogue / Amir Manor / İsrail

–     Ayıcık / Teddy Bear / Mads Matthiesen / Danimarka

–     Kurt Çocuk / Neuk-dae-so-nyeon / A Werewolf Boy / Jo Sung-Hee / Güney Kore

–     Villegas / Gonzalo Tobal / Arjantin-Hollanda-Fransa

–     Göç / Alyah / Elie Wajeman / Fransa

NTV BELGESEL KUŞAĞI20 FİLM

–     Liderin Gülüşü / Il Sorriso del Capo / The Smile of the Leader / Marco Bechis / İtalya

–     Bir Şarkının Peşinde / Searching for Sugar Man / Malik Bendjelloul / İsveç-İngiltere

–     Traviata ve Biz / Traviata et Nous / Becoming Traviata / Philippe Béziat / Fransa

–      İp / The Tightrope / Simon Brook / Fransa-İtalya

–     Leviathan / Lucien Castaing-Taylor & Véréna Paravel / Fransa-İngiltere-ABD

–     Bir Deneysel Sinema Tarihi / Free Radicals: A History of Experimental Film / Pip Chodorov / Fransa

–     Marina Abramovic’in Yaşamı ve Ölümü / Bob Wilson’s Life and Death of Marina Abramovic / Giada Colagrande / İtalya

–     İnanmaktan Vazgeçme / Don’t Stop Believin’: Everyman’s Journey / Ramona S. Diaz / ABD

–     Oyuncu Seçimi / Casting by / Tom Donahue / ABD

–     Sapığın İdeoloji Rehberi / The Pervert’s Guide To Ideology / Sophie Fiennes / İngiltere-İrlanda

–     Madonna Ağlıyor / Mea Maxima Culpa: Silence in the House of God / Alex Gibney / ABD

–     Sound City / Dave Grohl / ABD

–     Baldan Acı / More than honey / Markus Imhoof / Almanya-Avusturya-İsviçre

–     Görevimiz Lars / Mission to Lars /  James Moore & William Spicer / İngiltere-ABD

–     Bekçiler / The Gatekeepers / Dror Moreh / İsrail-Fransa-Almanya-Belçika

–     Ölümcül Yardım / Assistance mortelle / Fatal Assistance / Raoul Peck / Fransa-Haiti-ABD-Belçika

–     Radyo Evi / La Maison de la Radio / Nicolas Philibert / Fransa

–     State 194 / Dan Setton / İsrail-Filistin-ABD

–     Balkan Ruhu / Balkan Spirit / Hermann Vaske / Almanya

–     Roman Polanski: İstenmeyen Adam / Roman Polanski: Odd Man Out / Marina Zenovich / ABD

MAYINLI BÖLGE12 FİLM

–     Beşinci Mevsim / La cinquième saison / The Fifth Season / Peter Brosens & Jessica Woodworth / Belçika-Hollanda-Fransa

–     Gizli Kimya / Upstream Color / Shane Carruth / ABD

–     Silikon Gelin / The Mechanical Bride / Allison De Fren / ABD-Almanya-Japonya-İngiltere

–     Tanrı Amerika’yı Korusun / God Bless America / Bobcat Goldthwait / ABD

–     Beyaz Nöbet / White Epilepsy / Philippe Grandrieux / Fransa

–     Yük / The Weight /  Jeon Kyu-hwan / Güney Kore

–     Kuş Yemi Yiyen Oğlan / To agori troei to fagito tou pouliou / Boy Eating the Bird’s Food / Ektoras Lygizos / Yunanistan

–     Makao’yu Son Gördüğümde / A Última Vez Que Vi Macau / The Last Time I Saw Macao / João Pedro Rodrigues & João Rui Guerra da Mata / Portekiz-Fransa

–     Cennet: Aşk / Paradies: Liebe / Paradise: Love / Ulrich Seidl / Avusturya-Almanya-Fransa

–     Cennet: İnanç / Paradies: Glaube / Paradise: Faith / Ulrich Seidl / Avusturya-Almanya-Fransa

–     Cennet: Umut / Paradies: Hoffnung / Paradise: Hope / Ulrich Seidl / Avusturya-Almanya-Fransa

–     Halat / La Sirga / William Vega / Kolombiya

EDEBİYATTAN BEYAZPERDEYE11 FİLM

–     Gülen Adam / L’Homme Qui Rit / The Man Who Laughs / Jean-Pierre Améris / Fransa-Çek Cumhuriyeti

–     Lizbon’a Gece Treni / Night Train to Lisbon / Bille August / Almanya-İsviçre-Portekiz

–     Hipnozcu / Hypnotisören / The Hypnotist / Lasse Hallström / İsveç

–     Bukalemunun Rengi / Tsvetat Na Hameleona / The Color of the Chameleon / Emil Hristow / Bulgaristan

–     Kollarımda Kal / À coeur ouvert / A Monkey On My Shoulder / Marion Laine / Fransa-Arjantin

–     Sislerin İçinde / V tumane / In the Fog / Sergei Loznitsa / Almanya-Rusya-Hollanda-Belarus-Letonya

–     Arada Kalan / What Maisie Knew / Scott McGehee & David Siegel / ABD

–     Bir Kadının Gözyaşı / Thérèse Desqueyroux / Claude Miller / Fransa

–     Büyük Umutlar / Great Expectations / Mike Newell / İngiltere-ABD

–     Katil / The Iceman / Ariel Vromen / ABD

–     Kuru Gürültü / Much Ado About Nothing / Joss Whedon / ABD

ANTIDEPRESAN10 FİLM

–     Montreuil Kraliçesi / Queen of Montreuil / Sólveig Anspach / Fransa

–     The Sapphires / Wayne Blair / Avustralya

–     Erkek Aklı / A Glimpse Inside the Mind of Charles Swan III / Roman Coppola / ABD

–     Zıt Kardeşler / Le Grand Soir / Gustave de Kervern & Benoît Delépine / France-Belgium

–     Eyvah / Oh Boy / Jan Ole Gerster / Almanya

–     Salyangozlar ve İnsanlar / Despre oameni si melci / Of Snails and Men / Tudor Giurgiu / Romanya-Fransa

–     Kutsal Dörtlü / Svatá Ctverice / The Holy Quaternity / Jan Hrebejk / Çek Cumhuriyeti

–     Kuzeye Giden Yol / Tie pohjoiseen / Road North / Mika Kaurismäki / Finlandiya

–     Bu Aşk Fazla Sürmez / I Give It A Year / Dan Mazer / İngiltere

–     Garip Turistler / Sightseers /  Ben Wheatley / İngiltere

KADIN HİKAYELERİ9 FİLM

–     Vecide / Wadjda / Haifaa Al-Mansour / Suudi Arabistan

–     Starlet / Sean Baker / ABD

–     Boşluğu Doldurmak / Lemale et Ha’Halal / Fill the Void / Rama Burshtein / İsrail

–     Çocuklarım / À perdre la raison / Our Children / Joachim Lafosse / Belçika-Lüksemburg-Fransa-İsviçre

–     Telekız / Call Girl / Mikael Marcimain / İsveç-Norveç-Finlandiya-İrlanda

–     Ye Uyu Öl / Äta sova dö / Eat Sleep Die / Gabriela Pichler / İsveç

–     Bir Hayalimiz Vardı / Ginger & Rosa / Sally Potter / İngiltere

–     Ölme / Mai Morire / Enrique Rivero / Meksika

–     Küçük Şeyler / Halbschatten / Everyday Objects / Nicolas Wackerbarth / Almanya-Fransa

GERÇEK MUCİZEDİR: CARLOS REYGADAS – 6 FİLM

–     Karanlıktan Aydınlığa / Post Tenebras Lux / Meksika-Fransa-Hollanda-Almanya

–     Sessiz Işık / Stellet licht / Silent Light / Meksika-Fransa-Hollanda-Almanya

–     Cennette Savaş / Batalla en el cielo / Battle in Heaven / Meksika-Belçika-Fransa-Almanya-Hollanda

–     Japonya / Japón / Japan / Meksika-Almanya-Hollanda-İspanya

–     Tutsaklar / Prisoners / Prisonniers / Belçika

–     Max / Maxhumain / Belçika

ÇOCUK MÖNÜSÜ – 3 FİLM

–     İki Arkadaş / Ernest et Célestine / Ernest & Celestine / Stéphane Aubier & Vincent Patar & Benjamin Renner / Fransa

–     Kirikou ve Erkekler ve Kadınlar / Kirikou et les Hommes et les Femmes / Kirikou and The Men and the Women / Michel Ocelot / Fransa

–     Aydaki Adam / Der Mondmann / Moon Man / Stephan Schesch / Almanya-Fransa-İrlanda

GECEYARISI ÇILGINLIĞI3 FİLM

–     Ölümün Alfabesi / The ABCs of Death / 26 yönetmen / ABD

–     Herkes Ölecek / No one lives / Ryûhei Kitamura / ABD

–     Ceset / El cuerpo / The Body / Oriol Paulo / İspanya

ANILARINA11 FİLM

–     Geçmiş Zaman Elbiseleri / Dresses of Times Past / Metin Erksan / Türkiye

–     Hanende Melek / Melek The Singer / Metin Erksan / Türkiye

–     Bir İntihar / A Suicide / Metin Erksan / Türkiye

–     Müthiş Bir Tren / A Terrific Train / Metin Erksan / Türkiye

–     Sazlık / Reeds / Metin Erksan / Türkiye

–     Dekameron / Il Decameron / The Decameron / Pier Paolo Pasolini / İtalya-Fransa-Almanya

–     Güvenlik Sonra Gelir / Safety Last! / Fred C. Newmeyer & Sam Taylor / ABD

–     Mutlu Noeller Bay Lawrence / Merry Christmas Mr. Lawrence / Nagisa Ôshima / İngiltere-Japonya

–     Açlık / The Hunger / Tony Scott / İngiltere

–     Karşımdaki Gece / La noche de enfrente / Night Across the Street / Raoul Ruiz / Fransa-Şili

–     Kirli Kan / Dark Blood / George Sluizer / ABD-İngiltere-Hollanda

BEN KENTLİ-VATANDAŞ DEĞİL MİYİM? BARBARLIK, SİVİL UYANIŞ VE ŞEHİR – 17 FİLM

–     1960 Yazı / Chronique d’un été / Chronicle of a Summer / Edgar Morin & Jean Rouch / Fransa

–     Yabancılar Dışarı! / Ausländer Raus! Schlingensiefs Container / Foreigners out! Schlingensief’s Container / Paul Poet / Avusturya

–     Kule / The Tower: A Songspiel / Chto Delat / Rusya

–     Bana Renk Ver / Dammi I Colori / Anri Sala / Arnavutluk

–     İnşaat Var / En Construcción / Work in Progress / Jose Luis Guerin / İspanya

–     Gravity Hill Haber Filmi No. 5 / Gravity Hill Newsreel No. 5 / Jem Cohen / ABD

–     Yarın / Zavtra / Tomorrow / Andrey Gryazev / Rusya

–     Artıklar / Spoils: Extraordinary Harvest / Alex Mallis / ABD

–     Kaliforniya Rüyası / California Dreaming / Bregtje van der Haak / Hollanda

–     Sıkıştırma / Squeeze / Mika Rottenberg / ABD

–     İşgal / The Take / Avi Lewis / Kanada

–     Ah Güzel İstanbul / Oh, Beautiful Istanbul / Atıf Yılmaz / Türkiye

–     Gizli Topluluk / Secta / Egle Budvytyte / Hollanda

–     Saç / Hair / Agniezska Polska / Polonya

–     Bu Bir Kapı / C’est une Hek / Joost Conijn / Hollanda-Fas

–     Beyaz Kadına Dokunma / Touche pas à la femme blanche / Don’t touch the white woman / Marco Ferreri

–     Yok Edici Melek / El ángel exterminador / The Exterminating Angel / Luis Buñuel / Meksika

Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de çarşamba günü Gülsin Onay’ın “Tuşlarda Romantizm” piyano resitali saat 19.30’da dinlenebilir.

SERGİ

İSTANBUL

  • Güçlü Öztekin’in “İyi İşler Zaman Alır Müthiş Şeyler Aniden Olur” isimli sergisi 5 – 30 Mart tarihleri arasında Rampa’da. (0212 327 08 00)
  • Duygu Süzen’in “Nabız” isimli sergisi 5 – 30 Mart tarihleri arasında MERKUR’da. (0212 225 37 37)
  • DADA SİNEMA’sından örnekler isimli sergi 5 Mart – 5 Nisan tarihleri arasında Asfalt Art Gallery’de. (0216 418 08 06)
  • Daver Darende’nin sergisi 6-28 Mart tarihleri arasında Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)
  • Emre Tandırlı’nın “Mega Rüya” isimli sergisi 7 Mart – 6 Nisan tarihleri arasında Türker Art’ta. (0212 296 53 25)
  • Selim Birsel’in “Adım Adım” isimli sergisi 7 Mart – 20 Nisan tarihleri arasında Egeran Galeri’de. (0212 251 12 51)
  • Mehmet Güleryüz’ün “Göz Göre Göre” isimli sergisi 7 Mart – 27 Nisan tarihleri arasında The Empire Project’te. (0212 292 59 68)
  • İstanbul ve Çevresi Üzerine İki Yüzyıl Boyunca Haritacılık sergisi 7 Mart – 6 Nisan tarihleri arasında Dame de Sion Fransız Lisesi Galerisi’nde.
  • Karma Kış Sergisi 7 – 19 Mart tarihleri arasında Bahariye Sanat Galerisi’nde.
  • Aylin Zaptçıoğlu’nun sergisi 7 – 28 Mart tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde. (0212 265 81 58)
  • Rahşan Düren’in sergisi 7-30 Mart tarihleri arasında MKM Beşiktaş’ta.
  • Ömer Muz’un “Zamansız Şehir İstanbul” sergisi 7-30 Mart tarihleri arasında Derinlikler Sanat Merkezi’nde.
  • Halil Vurucuoğlu, Lara Ögel, Mehmet Dere, Merve Şendil, Sibel Diker, Süha Şahin’in “Social Animals” isimli sergisi 7-30 Mart tarihleri arasında Derinlikler ALAN İstanbul’da.
  • Mustafa Seven’in “Tek” isimli fotoğraf sergisi 7-27 Mart tarihleri arasında Galeri Eksen’de. (0212 219 08 50)
  • Alp Bartu’nun “aradakiler” isimli sergisi 7-27 Mart tarihleri arasında Doku Sanat Galerisi’nde. (0212 246 24 96)
  • Richard Smeets’in “Yüzleşmeler: Birey ve Hayat” isimli sergisi 7 Mart – 10 Mayıs tarihleri arasında Rezan Has Müzesi’nde.
  • Su İş isimli sergi 8 Mart – 14 Nisan tarihleri arasında Siemens Sanat’ta. (0212 293 82 33)
  • Clem Peltier’in sergisi 9-31 Mart tarihleri arasında Teşvikiye Sanat Galerisi’nde. (0212 241 65 35)
  • Metin Gönül, Remzi İren, Hikmet Çetinkaya’nın sergisi 9-29 Mart tarihleri arasında Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 410 91 97)
  • Doktorlara Saygı sergisi 9-14 Mart tarihleri arasında Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)
  • Gülçin Günaydın’ın “Sırça Fanus” isimli sergisi 4 Mart’a kadar Arte İstanbul’da.
  • Tülin Kaynak’ın sergisi bugün son kez Şirket-i Hayriye Sanat Galerisi’nde. (0216 405 27 78)
  • Yaratıcı Asamblajlar isimli sergisi 5 Mart’a kadar Siemens Sanat’ta.
  • Emin Turan’ın “Güneşin Kökleri” isimli sergisi 5 Mart’a kadar Evin Sanat Galerisi’nde. (0212 265 81 58)
  • ArtCenter/İstanbul sanatçılarının “Söylenmemiş Yazılmamış: Dördüncü Sergi” isimli sergisi 6 Mart’a kadar Borusan Müzik Evi’nde. (0212 336 32 80)
  • Rasim Konyar’ın heykel ve resim sergisi 6 Mart’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde.
  • Çağla Tuğal Göksu’nun “Akşamın Halleri” sergisi 6 Mart’a kadar RenArt Sanat Galerisi’nde.
  • Mustafa Ayaz’ın sergisi 6 Mart’a kadar Doku Sanat Galerisi’nde. (0212 246 24 96)
  • Şubat Kedileri isimli karma sergi 7 Mart’a kadar Ürün Sanat Galerisi’nde. (0216 363 12 80)
  • Özgür Demirci’nin “A’mak-ı Hayal” isimli sergisi 7 Mart’a kadar Niş Art Galeri’de.
  • Mehmet Günyeli, Robert Park, Art Wolfe, Peter Lik’in fotoğraf sergisi 7 Mart’a kadar Galeri Moda Deniz Kulübü’nde.
  • Zeynep Nesligül Eryıldırım’ın “Arşiv” isimli sergisi 8 Mart’a kadar Kadıköy Belediyesi Merkez Sanat Galerisi’nde.
  • Bill Balaskas’ın “Dünyayı Piyasa Kurtaracak” isimli sergisi 8 Mart’a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de. (0216 483 90 97)
  • Otar Sharabidze, Sait Günel’in sergisi 8 Mart’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde. (0216 362 18 26)
  • Şemsettin Başkurt’un sergisi 8 Mart’a kadar Kadıköy Belediyesi Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde.
  • Şemsi Altaş’ın “O An!” isimli sergisi 9 Mart’a kadar Art Suites Gallery’de. (0212 251 55 61)
  • Süleyman Çağlayan’ın sergisi 9 Mart’a kadar Doruk Sanat Galerisi’nde. (0212 252 05 35)
  • Ayşen Urfalıoğlu’nun “Haz’ın Metastasları” isimli sergisi 9 Mart’a kadar Maçka Sanat Galerisi’nde.
  • A. Cem Şahin’in “Şu An” isimli sergisi 9 Mart’a kadar ALAN İstanbul’da.
  • Savaş Camgöz’ün sergisi 10 Mart’a kadar Armoni Sanat Galerisi’nde.
  • Malik Bulut’un “Şavk” isimli sergisi 10 Mart’a kadar Galeri Selvin’de. (0212 263 74 81)
  • “I love you more than art” isimli karma sergi 10 Mart’a kadar ekav art gallery’de. (0212 252 81 31)
  • Merih Akoğul’un “Tenha Vakitler” isimli fotoğraf sergisi 10 Mart’a kadar Artgalerim Nişantaşı’nda. (0212 343 85 50)
  • Mathias Depardon’un “Sınırların Ötesinde” isimli sergisi 10 Mart’a kadar Fransız Kültür Merkezi’nde Fotoğraf Sergisi’nde. (0212 3938111)
  • Türkiye’de Kadın Olmak isimli sergi 11 Mart’a kadar Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0212 244 94 99)
  • Nebihe Göl ve Mehmet Tapkan’ın “Renklerin Senfonisi” isimli sergisi 12 Mart’a kadar Bindallı Sanatevi’nde. (0212 252 79 66)
  • Şükrü Karakuş’un “Küresel” isimli sergisi 12 Mart’a kadar Mine Sanat Galerisi’nde. (0212 232 38 13)
  • Nafi Çil ve Nazan Kuşçu’nun sergisi 13 Mart’a kadar Galeri Espas’ta. (0212 227 70 17)
  • Stéphane Delagrange, Defne Sesin Okay ve Gökçe Okay’ın “Beyaz , Sessiz ve Hareketsiz” isimli sergisi 14 Mart’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)
  • Khaled Akil’in “Ölüm Efsanesi” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Chalabi Art Gallery’de. (0212 243 39 09)
  • ibrahim Zaman’ın “Yansımalar II” isimli fotoğraf sergisi 15 Mart’a kadar galeteaart’ta.
  • Müge Ceyhan’ın “Boşluk” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0212 251 91 63)
  • Kemal İskender’in “Barbarların Seyir Defteri” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Beyoğlu Akademililer Sanat Merkezi’nde. (0212 245 02 29)
  • Erhun Şerbetci’nin “Sarnıçtaki hayalet” isimli sergisi 15 Mart’a kadar Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.
  • Ahmet Öğreten’in sergisi 15 Mart’a kadar Tünel Sanat Galerisi’nde.
  • Işık Üniversitesi 1. Ulusal Öğrenci Ekslibrisleri Yarışması Sergisi 15 Mart’a kadar Şile İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü Sergi Salonu’nda.
  • Alexander Wagner’in sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Manâ’da.
  • Silva Bingaz’ın “Doğunun Kıyısı” isimli sergisi 16 Mart’a kadar Pilevneli Project’te.
  • Erkin Saygı ve Ruhcan Topaloğlu’nun “Cam ve Işık 2” sergisi 16 Mart’a kadar Galeri Işık’ta.
  • Robert Di Credico’nun sergisi 16 Mart’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)
  • “Ölü müdür doğa?” isimli karma sergi 16 Mart’a kadar Marjinart’ta. (0212 251 16 22)
  • Kainat Barkan P’nin “Farklı Yıllar, Farklı Eserler II” isimli sergisi 16 Mart’a kadar Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)
  • Takılabilir Heykel ve Heykel Sergisi 21 Mart’a kadar Simya Galeri’de. (0212 259 77 40)
  • Nadire Günday’ın “Işığın İzinde” 22 Mart’a kadar Fotoğrafevi’nde. (0212 249 02 02)
  • Cenin, Necmi Gürseler, Nihal Martlı, Nazanin Pouyandeh, Olgu Ülkenciler, Burcu Yağcıoğlu’nun “Kâğıt Üstünde” isimli sergisi 23 Mart’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)
  • Ayşe Öykü’nün “Kaleydoskop” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Nişantaşı – C.A.M Galeri’de. (0212 248 81 49)
  • Serdar Yılmaz’ın “Yolunu Bul” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Pi Artworks Tophane’de. (0212 293 71 03)
  • Afişe Çıkmak isimli sergi 23 Mart’a kadar Tütün Deposu’nda.
  • İki Sanatçı – İki Kuşak isimli karma sergi 23 Mart’a kadar Tüze Sanatevi’nde. (0216 380 85 80)
  • Ali Emir Tapan’ın “Kusursuz Gün” isimli sergisi 23 Mart’a kadar Galerist’te.
  • Salt Soyutisimli karma sergi 24 Mart’a kadar Mixer’de. (0212 243 54 43)
  • Modern Türkiye’nin Osmanlı Mirasını Keşfi: Ali Saim Ülgen Arşivi sergisi 24 Mart’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 45)
  • Serpil Mavi Üstün’ün “zamansız” isimli sergisi 24 Mart’a kadar Harmony Sanat Galerisi’nde.
  • Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun “Bir Bedri Rahmi ve Amerika…” isimli sergisi 24 Mart’a kadar Sanat Akmerkez’de Galerisi’nde.
  • Mustafa V. Koç ve Süha Derbent’in “Yaşamın ta kendisi” isimli sergisi 27 Mart’a kadar İstanbul Atlı Spor Kulübü’nde.
  • Hüsamettin Koçan’ın retrospektif sergisi 30 Mart’a kadar Kibele Galerisi’nde.
  • Ceren Oykut’un “Hayal Meyal” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Galeri x-ist’te.
  • Christopher Thomas’ın fotoğraf sergisi 30 Mart’a kadar Elipsis Galeri’de. (0212 249 48 92)
  • Güçlü Öztekin’in “İyi İşler Zaman Alır Müthiş Şeyler Aniden Olur” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Rampa’da. (212 327 0800)
  • Gogi Çagelişvili’nin “Painting” adlı resim sergisi 30 Mart’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12)
  • Eliff Karadayı’nın “Maaile” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Maçka G-Mall Galeri G-art’ta. (0212 296 08 76)
  • Suzy Hug Levy’nin “Rüzgârda Bir Yaprak” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Galeri Apel’de.
  • Özcan Kaplan’ın “İllaki” isimli sergisi 30 Mart’a kadar Dirimart’ta. (0212 291 3434)
  • Serdar Arat’ın sergisi 30 Mart’a kadar Galeri Nev’de. (0212 252 1525)
  • Hale Güngör Oppenheimer’ın “Yedek Parça” isimli sergisi 31 Mart’a kadar Pg Art Gallery’de. (0212 252 80 00)
  • Damla Özdemir’in “Yeni Vücut” isimli sergisi 31 Mart’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 227 92 92)
  • Nur Özalp’in sergisi 1 Nisan’a kadar Tem Sanat Galerisi’nde. (0212 2470899)
  • “Vadim o kadar yeşildi ki” isimli karma sergi 2 Nisan’a kadar Cennet Kültür ve Sanat Merkezi Sergi Salonu’nda.
  • Neriman Oyman’ın “Masallardaki Şehir” isimli sergisi 2 Nisan’a kadar Pusula Sanat Evi’nde.
  • Mustafa Ayataç’ın sergisi 3 Nisan’a kadar Galeri İdil’de. (0212 283 23 83)
  • Heidi Specker, Susanne Brügger ve Thomas Demand’ın “Gerçek Mekân ve Kavramsal Mekan” isimli fotoğraf sergisi 6 Nisan’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)
  • Haset, Husumet, Rezalet isimli karma sergi 7 Nisan’a kadar ARTER’de. (0212 243 37 67)
  • “Düşler Sergisi” isimli karma sergi 7 Nisan’a kadar Avusturya Sen Jorj Hastanesi’nde.
  • Vitra Çağdaş Mimarlık Dizisi Sunar “Lütfen Rahatsız Etmeyin – Tatil Kavramı Üzerine Bir Sergi” 7 Nisan’a kadar İstanbul Modern’de.
  • Cynthia Madansky ve Angelika Brudniak’ın “1+8” isimli video yerleştirmesi 7 Nisan’a kadar SALT Galata’da. (0212 334 22 45)
  • Ebülfez Ferecoğlu’nun “Sanat ATEŞle Oynuyor” isimli sergisi 10 Nisan’a kadar Alta Sanat Galerisi’nde. (0212 282 69 65)
  • Aslı Çavuşoğlu’nun “Üç Perdelik Cinayet” isimli sergisi 13 Nisan’a kadar Galeri NON’da.
  • Choe U-Ram’ın “Anima” isimli sergisi 14 Nisan’a kadar Borusan Contemporary Perili Köşk’te.
  • Turan Aksoy’un “Bir Portre: Huzursuz” sergisi 19 Nisan’a kadar PiArtworks’de. (0212 293 71 03)
  • Değişen Zamanların Mimarı Edoardo De Nari 1874 – 1954 isimli sergi 20 Nisan’a kadar İstanbul Araştırmaları Enstitüsü’nde. (0212 334 09 00)
  • Nickolas Muray’ın “Bir Fotoğrafçının Portresi” isimli sergisi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.
  • Duvar Resminden Korkuyorlar isimli sergi 21 Nisan’a kadar SALT Beyoğlu’nda. (0212 377 42 00)
  • Çöl ve Deniz Arasında – Ürdün Ulusal Güzel Sanatlar Galerisi’nden Bir Seçki isimli sergi 21 Nisan’a kadar Pera Müzesi’nde.
  • Başkalarının Hayatı. Tekrar ve Hayatta Kalmaisimli karma sergi 27 Nisan’a kadar Akbank Sanat’ta.
  • Prix Pictet: Güç isimli sergi 28 Nisan’a kadar İstanbul Modern’de.
  • Türk Opera-Bale Tarihinin Duayen Dekoratörlerinden Tasarım Seçkileri kapsamında Türk Operasında Dekor Resimleri sergisi 30 Nisan’a kadar Kadıköy Belediyesi Süreyya Operası’nda.
  • Modernlik? Fransa ve Türkiye’den Manzaralar isimli karma sergi 16 Mayıs’a kadar İstanbul Modern’de.
  • El Emeği Göz Nuru isimli sergi 26 Mayıs’a kadar Sadberk Hanım Müzesi’nde. (0212 242 38 13)
  • Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.
  • İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)
  • Göç Bağlantıları Sergisi 22 Aralık 2014’e kadar Adalar Müzesi’nde.

ANKARA

  • Berna Türemen – resim – 6 Mart’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0 312 290 12 44)
  • Ömür Nazlı – resim – 7 Mart’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)
  • Nüzhet İslimyeli Anısına – suluboya resim – 6 Mart’a dek – Medya Sanat Galerisi’nde. (0 312 428 39 55)
  • Sanatın Anadolu Aydınlanması – resim – 7 Mart’a dek – TCMD Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 30 76)
  • 130. Yıl Plastik Sanatlar – resim – 8 Mart’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaş
  • a Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)
  • Canan Dağdelen – resim – 9 Mart’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)
  • Aynur Ocak Gündoğan – resim – 9 Mart’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)
  • Çağatay Gökhan Çekiç – resim – 9 Mart’a dek – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 648 21 05)
  • Selim Birsel – resim – 10 Mart’a dek – m1886’da. (0 312 286 00 74)
  • İkisi de Ben – resim – 10 Mart’a dek – Peker Sanat Galerisi’nde. (0 312 439 30 03)

İZMİR

  • Eda Bellek’in fotoğraf sergisi, ay sonuna kadar Fotohane’de.
  • Orhan Ersoy’un tuvaline düşenler, 23 Mart’a kadar Selçuk Yaşar Sanat Galerisi’nde.,
  • Naci Kalmukoğlu’nun resimleri 28 Nisan’a kadar Arkas Sanat Merkezi’nde.

İSKENDERUN
Karikatürist Kamil Masaracı’nın, ‘Kadın Hakları’ konulu karikatür sergisi, ‘8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’ 16.00’da İskenderun Belediyesi Kadın Kültür Sanat ve Eğitim Merkezi’nde açılacak. Sanatseverler sergiyi, bir hafta boyunca gezebilecek. (0326 6134990)

MERSİN
Sekiz ressam ve yontu sanatçısının eserlerinin yer aldığı, ‘Karma Resim Heykel Sergisi’ MTSO Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi hafta boyu izlenime açık olacak. (0324 2389500)

ADANA
Adana Ressamlar Derneği’nin, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ dolayısıyla düzenlediği, ‘martınsekizi’ adlı resim sergisi AÇS Sanat Galerisi’nde sürüyor. Sergi 21 Mart tarihine dek izlenime açık olacak. (0322 4534445)

TİYATRO

İSTANBUL

  • Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Profesyonel” cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Cevahir Sahnesi Salon 1’de “Ölüleri Gömün” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Cevahir Sahnesi Salon 2’de “Aşkımız Aksray’ın En Büyük Yangını” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Küçük Sahne’de “Kurban” salı, çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00, pazar 15.00.
  • Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Herkesin Bildiği Sırlar” cumartesi 20.00, pazar 15.00.
  • Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Michelangelo” salı, perşembe, cumartesi 20.00, pazar 15.00.
  • Üsküdar Tekel Sahnesi’nde “Çehov Makinesi” çarşamba, cuma 20.00, cumartesi 15.00. (0 212 292 39 00)
  • İstanbul Büyükşehir Belediyesi F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Gönlümdeki Osman Hamdi Bey” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30.
  • GOP Ferih Egemen Sahnesi’nde “Boyu Benek” perşembe, cuma 14.00, “Karagöz Tatlıcı” cumartesi, pazar 12.00.
  • Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Zengin Mutfağı” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30.
  • Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Arka Bahçe” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00.
  • Kâğ. Küçük Kemal Sahnesi’nde “Kedi ile Palyaço” perşembe, cuma 14.00.
  • Haldun Taner Sahnesi’nde “Vişne Bahçesi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00. Cumartesi 15.30 ve 20.00.
  • Ümraniye Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00.
  • Ü. Müsahipzade Sahnesi’nde “Surname 2010” perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00. pazar 15.30.
  • Üsküdar K. Yılmazer Sahnesi’nde “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” çarşamba, perşembe, cuma 20.00, cumartesi 15.30 ve 20.00, pazar 15.30. (0212 455 39 00)
  • Bakırköy Belediye Tiyatroları Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Külhanbeyli Müzikali” perşembe 20.30, “www.askbu-mu.com” cuma 20.30, “Hoşu’nun Utancı” cumartesi 11.00, “Sıkıyönetim” cumartesi 20.30. “Benim Güzel Pabuçlarım” pazar 11.00, “Hangisi Babası” pazar 15.30. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde “Şişman Domuz” çarşamba 20.30, “Medeni Hali: Kadın” perşembe, cuma 20.30, “4×4” Cuma 15.30. “Carrar Ana’nın Silahları” cumartesi 11.00. (0212 414 96 47)
  • Ortaoyuncular’da “Masal Müfettişi” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.00. (0 212 251 18 65)
  • nKenter Tiyatrosu’nda “Toplu Hikâyeler” cuma 20.30 (0212 246 35 89)
  • Tiyatro Pera’da “Ah Smyrna’m, Güzel İzmir’im” cuma, cumartesi 20.00, pazar 18.30
  • Oyun Atölyesi’nde “Anlaşılmaz Konuşmalar” bugün 20.30, “Oda ve Adam” salı 20.30, “Antonius ile Kleopatra” perşembe, cuma 20.30, cumartesi 16.00 ve 20.30, pazar 16.00. (0 216 345 39 39)
  • Ali Poyrazoğlu Tiyatrosu’nda “Asi Kuş” çarşamba 20.30 Yunus Emre Kültür Merkezi. (0 212 240 43 44)
  • Kumbaracı50’de “Kimsenin Ölmediği Bir Günün Ertesiydi” bugün , salı, çarşamba 20.30, “Üç Faz” perşembe 20.30, “Katilcilik” cuma 20.30, cumartesi 15.00 ve 20.30, pazar 15.00. (0 212 243 50 51)
  • İkincikat’ta “Korku Tüneli” bugün, “Barselo” salı, çarşamba, “Disosya” perşembe, “Yalnızlar Kulübü” cuma, cumartesi 20.30. (0 212 292 32 47)
  • Duru Tiyatro’nun “Nafile Dünya” cuma, cumartesi 20.30, “Aşk Her Yerde” pazar 16.00. (0 216 338 56 86)
  • Mekan Artı’da “Ölü Aktörler -Normal” salı 20.30, “Ben Sen O, Biz Siz Onlar” çarşamba 20.30, “Kozalar” perşembe 20.30, “Anne ve Babalar için Cinsel Bozukluklar Rehberi” cuma 20.30. (0 212 224 57 56)
  • Maya Cüneyt Türel Sahnesi’nde “Meymenetsiz Musibet” bugün 20.30, “Bir Kadın Uyanıyor” çarşamba 20.30, “Ölüm Diyalogları” perşembe 20.30, “İntihar mı Cinayet mi” cuma 20.30, “Otobüs” pazar 18.00. (0 212 252 74 52)
  • Sahne Hal’de “Yaka Beyaz” bugün 20.30, “Parti” salı 20.00, “Largo Desolato” çarşamba 20.00, “Adiller” cuma 20.30, “Bernarda Alba’nın Evi” cumartesi 20.30, çocuk oyunu “Cadılar” pazar 13.00, “Ölüm Diyalogları” pazar 20.30. (0 212 274 74 78)
  • Ekip Tiyatrosu’nun “Parti” oyunu salı 20.00’de Sahne Hal’de.
  • Tiyatroadam’ın “Babaannem 100 Yaşında” perşembe 20.30 Ortaköy Kültür Merkezi Afife Jale Sahnesi. (0 212 236 10 27)
  • Tiyatro Kartela’nın “Peri Devden Korkuyor” oyunu salı Beyoğlu Hayal Perdesi’nde.

ANKARA

  • Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Tiyatro Pembe Kurbağa tarafından sahnelenecek “Sihirbazın Tavşanı” adlı çocuk oyunu 16 Mart’ta saat 10.30’da, “Kendini Beğenmiş Tavuskuşu” adlı oyun 30 Mart’ta saat 10.30’da. (0 312 442 30 50)
  • Akün Sahnesi’nde, “Fosforlu Cevriye/müzikal” 5, 6, 7 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00’te, “Bir Delinin Hatıra Defteri” 13, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te, “Nâzım Hikmet’in Memleketimden İnsan Manzaraları’ndan On Bir Tablo” 12, 16 Mart’ta saat 20.00’de, “Pal Sokağı Çocukları/çocuk oyunu” 10 ve 16 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 427 19 71)
  • Altındağ Tiyatrosu’nda, ‘Karı Koca Arasındaki Ufak Tefek Cinayetler/Bursa DT’ 5, 6, 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 10 Mart’ta saat 15.00’te, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 15 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 316 59 02)
  • Büyük Tiyatro’da, “Aşk Hastası” 5, 8 Mart’ta saat 20.00’de, 10 Mart’ta saat 15.00’te, “Cyrano de Bergerac” 12, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)
  • Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Hürrem Sultan” 5, 6, 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Ben Ödüyorum” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 10 Mart’ta saat 11.00’de, “Üç Şehzade/çocuk oyunu” 15 ve 17 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 240 00 91)
  • Küçük Tiyatro’da, “Venedik Taciri” 5, 6, 7 Mart’ta saat 20.00’de, 9 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Dar Ayakkabıyla Yaşamak/Diyarbakır DT” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, 17 Mart’ta saat 15.00’te. “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 10 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 311 11 69)
  • Oda Tiyatrosu’nda, “Hüzzam” 5, 6, 7, 8, 9 Mart’ta saat 18.30’da, “Krem Karamel” 12, 13, 14, 15, 16 Mart’ta saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)
  • Stüdyo Sahne’de, “Jerry ve Tom” 8, 9, 12, 15, 16 Mart’ta saat 20.00’de, 10 ve 17 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)
  • İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” 6, 7, 13, 14 Mart’ta saat 20.00’de, 9, 16 Mart’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)
  • Şinasi Sahnesi’nde, “Soğuk Bir Berlin Gecesi” 5, 6, 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de, “Yastık Adam” 12, 13, 14, 15 Mart’ta saat 20.00’de, 16 Mart’ta saat 15.00 ve 20.00’de, “Karlar Kraliçesi/çocuk oyunu” 17 Mart’ta saat 11.00’de. (0 312 397 30 24)
  • Ankara Sanat Tiyatrosu’nda, “Selamün Kavlen Karakolu” 15, 29 Mart’ta saat 20.00’de, 30 Mart’ta saat 16.00’da, “Halktan Biri” 8, 9, 14, 22, 23, 30 Mart’ta saat 20.00’de, 10, 24, 31 Mart’ta saat 15.30’da, “Zübük” 17 Mart’ta saat 15.30’da, 23 Mart’ta saat 16.30’da, “Giderayak” 16 Mart’ta saat 17.00 ve 20.00’de, “Mahşer-i Cümbüş/konuk tiyatro” 21 Mart’ta saat 20.30’da, “Kibele/konuk etkinlik” 28 Mart’ta saat 13.00’te, “Üç Anadolu/konser” 20 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 417 76 76)
  • Mavi Sahne’de, “Gres” 15, 29, 30 Mart’ta saat 20.00’de, 17 Mart’ta saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her şey doğaçlama komik gösteri” 9, 16, 23 Mart’ta saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 22 Mart’ta saat 20.00’de.

ADANA
Adana Devlet Tiyatrosu, bu hafta Alfonso Paso’nun yazdığı. ‘Kırkından Sonra’ adlı oyunu sahneleyecek. Hale Kuntay’ın dilimize çeverdiği, Ali Hürol’un yönettiği oyun, salı, çarşamba, perşembe ve cuma günü 20.00’de, cumartesi günü ise 15.00 ve 20.00’de Hacı Ömer Sabancı Kültür Merkezi Sahnesi’nde tiyatroseverlerle buluşturulacak. Fuaye Sahne’de ise Muzaffer İzgü’nün yazdığı, Boğaçhan Sökmen’in yönettiği, ‘Sınır’ adlı oyunla çarşamba, perşembe ve cuma günü 18.00’de tiyatroseverlerin karşısına çıkacak olan ADT sanatçıları, R. L. Steverson’un yazdığı, H. Mete Şahinoğlu’nun dilimize çevirdiği ve Gökhan Doğan’ın yönettiği, ‘Define Adası’ adlı oyunu da çarşamba ve cuma günü 14.00’te, pazar günü ise 11.00’de küçük tiyatroseverler için sunmayı sürdürüyor. (0322 3523355)

DİYARBAKIR/MARDİN
Türk Tiyatrosu’nun duayenlerinden Genco Erkal, rol arkadaşı Tülay Günal ile birlikte; 2012 yılının en çok konuşulan tiyatro oyunlarından, ‘Ben Bertolt Brech’i bugün 20.30’da Diyarbakır Devlet Tiyatrosu’da, yarın 20.30’da da Mardin Artuklu Üniversitesi Salonu’nda sahneleyecek. Sahne tasarımı Ali Yenel, giysileri Özlem Kaya, ışık tasarımı Yüksel Aymaz’a ait oyunun koreografisini Tan Temel, Sernaz Demirel üstlendi. Brecht’e ait şiir ve öyküleri A. Kadir, Asım Bezirci, Ali Sait, Arif Gelen, Can Yücel, Gülen Fındıklı, Hasan Kuruyazıcı, Sevgi Soysal ve Zehra İpşiroğlu’nun, şarkı sözlerini ise Genco Erkal ve Tuncay Çavdar’ın dilimize çevirdiği oyuna, Piyanist Yiğit Özatalay da canlı performansla eşlik edecek. (0412 2240097 – 0482 2134002)

SAMSUN
Samsun Atatürk Kültür Merkezi’nde (AKM) Ankara DT oyuncuları, 5 ve 6 Mart tarihlerinde saat 20.00’de “Sinek Kadar Kocam Olsun Başımda Bulunsun” adlı oyunla Samsunlu izleyicilerle buluşacak. Hatice Meryem’in yazdığı, Funda Mete’nin yönettiği oyunda Berrin Öney, Elvan Eker, Gülçin Yaşaroğlu ve Özlem Gündoğdu rol alıyor. Oyunda, kuvvetli bir gerçeklikle ama mizahla ve sevgiyle kurulmuş eş durumu fantezileri, kadınlık durumlarındaki ezilmişlik, yoksunluk, bunlarla beraber direnme ve ayakta kalma yolları anlatılıyor. (0362-431 21 00)

MÜZİK

İSTANBUL

  • Salon İKSV’de salı günü Yinon Muallem&Rast Ensemble, perşembe günü Radio Moscow blues-rock grubu, cuma günü Hediye Güven, cumartesi günü Mono rock topluluğu konserleri saat 21.30’da (0212 334 07 00)
  • Fulya Sanat Merkezi’nde İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası şef Gian Carlo De Lorenzo yönetiminde cuma günü saat 20.00’de dinleyiciler ile buluşacak. Konserin solisti Tuncay Yılmaz (0212 215 60 29)
  • İş Sanat’ta çarşamba günü flütist/şef Emmanuel Pahud yönetiminde Franz Liszt Oda Orkestrası ve cuma günü Yarkın Ritim Grubu’nun Kervansaray Halkların Müzikleri ve Dansları konserleri saat 20.00’de (0212 316 10 83)
  • Boğaziçi Üniversitesi Albert Long Hall’de çarşamba günü Gülsin Onay’ın “Tuşlarda Romantizm” piyano resitali saat 19.30’da (0212 359 58 00-132)
  • Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda salı günü Derya Türkan, Kayham Kalhor, Sokratis Sinopoulos, Ali Bahrami Fard konseri, Perşembe günü Thomas Gabriel Trio Bach-Jazz, cumartesi günü İstanbul Sazendeleri konserleri saat 20.00’de (0212 232 98 30)
  • Borusan Müzik’te cuma günü saat 21.30’da Markus Stockhausen’s Trio konseri (0212 336 32 80)
  • Süreyya Operası’nda Jana Bouskova “Mucize Çalgı Arp” arp resitali bugün saat 20.00’de, çarşamba günü saat 18.00’de Nil Kocamangil, Agapi Triantafyllidi çello piyano ikilisi fuaye konseri(0216 346 15 31)
  • Caddebostan Kültür Merkezi’nde cuma günü saat 20.00’de Melike Demirağ Dünya Kadınlar Günü konseri (0216 467 25 68)
  • Notre Dame de Sion’da Çarşamba günü saat 19.30’da Ayla Erduran Stéphane Blet keman piyano ikilisinin konseri (0212 219 16 97)
  • David Helbock Trio caz konserleri salı günü saat 20:00 Yeniköy Avusturya Kültür Ofisi, perşembe günü saat 20.30 İzmir Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi, cumartesi günü saat 20.00 Halkalı Kültür ve Sanat Merkezi (0212 363 84 15)
  • Akbank Sanat’ta salı günü saat 20.00’de Celine Bınacina Trio konseri (212 252 35 00-01)

ANKARA

  • Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Sancar Tunalı’nın vereceği piyano resitali, 16 Mart’ta saat 14.00’te. (0 312 442 30 50)
  • CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın (CSO) şef Rodek Wojciech yönetiminde vereceği, Gautier Çapuçon’un (viyolonsel) solist olarak yer alacağı konser 7, 8 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)
  • BSO Konser Salonu’nda, Bilkent Senfoni Orkestrası’nın (BSO) şef Angela Hewitt yönetiminde vereceği “Kadınlar Günü Konseri” 8 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 290 17 75)

OPERA BALE

İSTANBUL
Kadıköy Süreyya Operası’nda pazar günü saat 13.00’te “Bremen Mızıkacıları” adlı çocuk müzikali seslendirilecek. (0216 346 15 31)

ANKARA
Opera Sahnesi’nde, “Karyağdı Hatun/opera” 6 Mart’ta saat 20.00’de, “Notre Dame’ın Kamburu/bale” 7 Mart’ta saat 20.00’de, “Saraydan Kız Kaçırma/opera” bugün ve 11, 20 Mart’ta saat 20.00’de, “BDT-Töre/dans tiyatrosu” 9 Mart’ta saat 20.00’de, “Sevginin Bedeli/bale” 16, 25, 28 Mart’ta saat 20.00’de, “Çanakkale Oratoryosu/konser” 18 Mart’ta saat 20.00’de, “Harem/bale” 21 Mart’ta saat 20.00’de, “Tosca/opera” 27 ve 30 Mart’ta saat 20.00’de. (0 312 324 68 01)

GÖSTERİ SÖYLEŞİ

İSTANBUL
Necip Fazıl Kısakürek Kültür Merkezi’nde bugün 15.00- 22.00 saatleri arasında “Kıssadan Hisse Film Günleri” düzenlenecek. (0212 484 38 21)
Fransız Kültür Merkezi’nde salı-cumartesi günleri arası “Michael Haneke Filmleri” gösterilecek. (0212 393 81 11)
ANKARA
Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Sekreteri Meral Özaygen, Prof. Dr. Yıldız Kuzgun’un konuşmacı olarak yer alacağı, Cumhuriyet Kadınları Derneği Eğitim Komisyonu Başkanı Gökçen İpek’in yöneteceği “Kadın Cinayetlerinde İletişim Sorunu” başlıklı söyleşi, 9 Mart’ta saat 14.00’te, Cumhuriyet Kadınları Derneği Genel Başkanı Şenal Sarıhan, CHP Ankara Milletvekili Aylin Nazlıaka ve ÇYDD Gençlik Birimi’nden Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi öğrencisi Beste Ekin Sandalcı’nın konuşmacı olarak yer alacağı “Türkiye’de Kadın Olmak” başlıklı söyleşi 16 Mart’ta saat 14.00’te, Prof. Dr. Tarık Şengül’ün konuşmacı olarak yer alacağı “Yerel Yönetimler ve Kentleşme Sorunları” başlıklı söyleşi 20 Mart’ta saat 19.00’da, Ankara CUMOK’un düzenlediği “Adaleti Birlikte Arıyoruz” başlıklı söyleşi 23 Mart’ta saat 14.00’te, gazetemiz diplomasi muhabiri Bahadır Selim Dilek’in konuşmacı olarak yer alacağı “Medya Okuryazarlığı” başlıklı söyleşi 23 Mart’ta saat 16.00’da, Prof. Dr. Bahar Gökler’in konuşmacı olarak yer alacağı “Ergenlik Dönemi Çatışmaları ve Kimlik Gelişimi” başlıklı söyleşi 29 Mart’ta saat 18.30’da, gazemiz yazarı Alev Coşkun’un konuşmacı olarak yer alacağı söyleşi 30 Mart’ta saat 14.00’te. (0 312 442 30 50)

Kaynak :[-]