Şunun için etiket arşivi: yarışma

tarihte-bugun-ne-oldu5 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 95. (artık yıllarda 96.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 270 gün vardır.

Olaylar

  • 1453 – Fatih Sultan Mehmet’in donanması İstanbul sularına geldi.
  • 1614 – Pocahontas ile John Rolfe evlendi.Powhatan adlı Kızılderili kabilesinin reisinin kızı, İngilizlere esir düşünçe tütün yetiştiricisi Rolfe ile tanışmıştı.
  • 1804 – Kayıtlara geçen ilk meteor, İskoçya’ya düştü.
  • 1897 – Yunanistan ile Osmanlı Devleti arasında, Otuz Gün Savaşı olarak adlandırılan savaş başladı.
  • 1900 – 1877-1878 Osmanlı-Rus Savaşı’ndaki Plevne Savunması ile tanınan Gazi Osman Paşa öldü.
  • 1930 – Hindistan’da 300 millik yürüyüşünü tamamlayan Mahatma Gandhi, Dandi sahiline ulaştı.
  • 1936 – Mississippi’de meydana gelen bir kasırgada 233 kişi öldü.
  • 1941 – Anıtkabir için açılan proje yarışması sonuçlandı; Emin Onat ve Orhan Arda’nın teklif ettikleri proje seçildi.
  • 1944 – II. Dünya Savaşı: Yunanistan’ın bir kasabasında 270 kişi, Naziler tarafından öldürüldü.
  • 1946 – Missouri zırhlısı, ABD’de ölen Türkiye’nin Vaşington, DC Büyükelçisi Münir Ertegün’ün naaşını İstanbul’a getirdi.
  • 1949 – Illinois’de bir hastanede çıkan yangında 77 kişi öldü.
  • 1951 – Ethel ve Julius Rosenberg, Sovyetler Birliği için casusluk yapma suçundan idama mahkûm edildiler.
  • 1973 – Pierre Messmer, Fransa başbakanı oldu.
  • 1983 – CHP eski genel başkanı Bülent Ecevit’e, yurt dışına çıkış izni verildi. Ecevit, Sosyalist Enternasyonal toplantısı için Portekiz’e gitti.
  • 1984 – Cidde-Şam seferini yapan bir yolcu uçağı, Suriye uyruklu bir hava korsanı tarafından kaçırılarak Yeşilköy’e indirildi.
  • 1992 – Bosna-Hersek hükümeti bağımsızlığını ilan etti.
  • 1994 – Kurt Cobain ‘in öldüğü gün olarak belirlenmiştir. 8 Nisan’da cesedi Seattle’daki evinin garajında bulunmuştur.
  • 1994 – 5 Nisan Ekonomik Önlemler Paketi uygulamaya konuldu.
  • 1996 – Agos, İstanbul’da yayın hayatına başladı
  • 1998 – Japonya’daki Şikoku ve Honşu adalarını birbirine bağlayan, dünyanın en uzun asma köprüsü Akaşi Kaikyo Köprüsü hizmete açıldı.
  • 2002 – Alice in Chains grubunun solisti Layne Staley aşırı doz dan ölmüştür. 15 gün sonra evinde bulunduğunda cesedi tanınmaz haldeydi. Yapılan otopsiyle cesedi ve ölüm sebebi tanımlanabilmiştir. Ölümü Kurt Cobain ile aynı güne denk düşmektedir.
  • 2009 – Türkiye’de Sağlık Bakanlığı, 40 işçinin slikozis hastalığından ölmesinin ardından, kot taşlama için kullanılan insan sağlığına zararlı maddelerin kullanımını yasakladı.
  • 2015 – Rize’den dönmekte olan Fenerbahçe takım otobüsüne Trabzon sınırlarında pompalı tüfekle ateş açıldı, otobüsün şoförü yaralandı.[1]

Doğumlar

  • 1588 – Thomas Hobbes, İngiliz felsefecisi (ö. 1679)
  • 1899 – Alfred Blalock, ABD’li bilim adamı, hekim (ö. 1964)
  • 1900 – Spencer Tracy, ABD’li aktör (ö. 1967)
  • 1908 – Bette Davis, ABD’li aktris (ö. 1989)
  • 1908 – Herbert von Karajan, Avusturyalı orkestra şefi (ö. 1989)
  • 1916 – Gregory Peck, ABD’li aktör (ö. 2003)
  • 1923 – Ernest Mandel, Belçikalı marksist teorisyen (ö. 1995)
  • 1923 – Nguyen Van Thieu, Vietnamlı asker ve siyaset adamı (ö. 2001)
  • 1925 – Sadri Alışık, Türk sinema ve tiyatro oyuncusu (ö. 1995)
  • 1926 – Prof. Dr. Ömer Faruk Akün, bir yazar ve eski bir akademisyen
  • 1926 – Roger Corman, ABD’li yönetmen
  • 1926 – Süleyman Seba, BJK başkanlığı da yapmış olan Türk işadamı (ö. 2014)
  • 1928 – Haldun Dormen, Türk tiyatrocu
  • 1929 – Hugo Claus, Flaman romancı, şair, oyun yazarı, ressam ve film yönetmeni (ö. 2008)
  • 1929 – Ivar Giaever, Norveçli fizikçi, Fizik Nobel Ödülü
  • 1933 – Feridun Buğeker, Türk milli futbolcu, (ö. 2014)
  • 1937 – Colin Powell, Amerika Birleşik Devletleri eski Dışişleri Bakanı
  • 1941 – Mazlum Kiper, Türk oyuncu ve seslendirme sanatçısı
  • 1942 – Pascal Couchepin, İsviçreli politikacı
  • 1942 – Peter Greenaway, Galli yönetmen, ressam ve roman yazarı
  • 1945 – Cem Karaca, Türk müzisyen ve besteci (ö. 2004)
  • 1950 – Agnetha Fältskog, İsveçli pop şarkıcısı, besteci ve yapımcı (ABBA)
  • 1956 – Diamond Dallas Page, güreşçi ve aktördür
  • 1965 – Aykut Kocaman, Türk eski futbolcu ve teknik direktör
  • 1970 – Yaşar, Türk müzisyen
  • 1973 – Pharrell, ABD’li prodüktör, şarkıcı ve rapçi (The Neptunes)
  • 1976 – Fernando Morientes, İspanyol futbolcu
  • 1979 – Timo Hildebrand, Alman futbolcu
  • 1980 – Thomas Hitzlsperger, Alman futbolcu
  • 1984 – Marshall Allman, ABD’li aktör

Ölümler

  • 1794 – Georges Danton, Fransız ihtilali liderlerinden (d. 1759)
  • 1900 – Gazi Osman Paşa, Osmanlı Paşası (d. 1832)
  • 1941 – Heinrich Krippel, Avusturyalı heykeltıraş (d. 1883)
  • 1964 – Douglas MacArthur, ABD’li general (d. 1880)
  • 1976 – Çan Kay-Şek, Tayvan’ın ilk devlet başkanı (d. 1887)
  • 1976 – Howard Hughes, ABD’li havacı, iş adamı (d. 1905)
  • 1993 – Feyyaz Kayacan, yazar (d. 1919)
  • 1994 – Kurt Cobain, ABD’li müzisyen (Nirvana üyesi) (d. 1967)
  • 1997 – Allen Ginsberg, Amerikalı yazar (d. 1926)
  • 1997 – Cozy Powell, İngiliz baterist (d. 1947)
  • 2002 – Layne Staley, Amerikalı müzisyen (d. 1967)
  • 2005 – Saul Bellow, ABD’li yazar (d. 1915)
  • 2008 – Charlton Heston, ABD’li sinema ve tiyatro oyuncusu (d. 1923)

Tatiller ve Özel Günler

  • Avukatlar Günü

“Dünyanın En İyi 10 Fotoğrafçısı” listesinde yer alan isimler fotoğrafçılık fuarı “Photo Digital” için İstanbul’da bir araya gelecek

en-iyi-fotografçıları

Türkiye’nin en kapsamlı fotoğrafçılık fuarı Photo Digital bu yıl 2 – 5 Nisan 2015 tarihlerinde 6. kez sektörün tüm bileşenlerini ve uzmanlarını bir araya getirecek.

2 yılda bir düzenlenen fuar; pazara yeni giren mağazalar, farklı satış kanalları ve yeni fotoğraf teknolojilerine dair gelişmelerin ilk kez sergilenmesi ayrıcalığıyla fotoğrafçılar için en değerli platform olma özelliğini 2015’te de sürdürecek. Fuarın en belirgin farklılığı ise Uluslararası platformdan workshop için ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek olan ödüllü fotoğrafçılar…

Photo Digital kapsamında 12 yabancı 5 Türk eğitmen ile daha önce yapılmamış bir seminerler zinciri düzenlenecek. Work Shop için Amerikan Foto Dergisinde dünyanın en iyi 10 fotoğrafçısı arasında yer alan David Beckstead; WPPI’da 2 Grand Ödül kazanan ilk Asyalı fotoğrafçı Cm Leung; Cinematographer Bojan Mitkovski; düğün fotoğrafçılığında dünya markası olan Polonya’dan Grzegorz Placzek; Devlet Bakanının fotoğrafıyla dünyadaki en prestijli düğün fotoğrafçılığı kuruluşu olan WPPI’da baskı yarışmasında 1.ödülü alan Lito Sy gibi çok önemli isimler yer alıyor.

“PHOTO DİGİTAL” AVRUPA’DA İKİNCİ

Photo Digital Proje Koordinatörü Ümit Çelik: “Bu yıl 6. kez gerçekleştirdiğimiz Photo Digital yeni teknolojilerin tanıtılması adına önemli bir boşluğu dolduruyor. Sektörün önde gelen markalarının ve tedarikçilerinin en son ürünleri ve teknolojileri sergileyecekleri Photo Digital Fuarı; amatörden profesyonele fotoğrafçılık, dijital görüntüleme ve baskı sistemleriyle ilgilenen herkesi buluşturacak. Messe Stuttgart Ares Fuarcılık tarafından 6. kez düzenlenen fuar Yeşilköy’de CNR Expo Fuar Merkezi’nde 160’in üzerinde stant yer alacak. Almanya’daki Photokina Fuarı’ndan sonra alanında Avrupa’nın en önemli ikinci fuarı niteliğindeki Photo Digital iş birlikleri ve satın alma anlaşmalarının zirve yaptığı bir alan. Messe Stuttgart’ın 42 ülkedeki temsilcilikleri vasıtasıyla yapılan tanıtımlar sonucu dünyanın her yerinden ziyaretçilerin de beklendiği fuarımızda yeni bağlantılar edinmek isteyenler, buradan mutlu ayrılacaklar. Photo Digital önümüzdeki dönemde sektörün yönünün belirlenmesi açısından da büyük önem taşıyor”

Amerika, Makedonya, Polonya, Romanya, Hong Kong, Ukrayna, Filipinler’den gelecek olan Dünyanın En İyi 10 Fotoğrafçısı listesinde yer alan isimler ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek. Düzenlenecek workshopta ziyaretçiler teorik ve uygulamalı eğitimler alacak.  10.000 m2lik çekim alanı ve 8 manken ile katılımcıların fotoğrafları aynı zamanda MPA CEO’su Clare Louise tarafından birebir değerlendirilecek.

Kaynak :haberturk.com

Hukukcular Arasi Fotograf YarismasiTürkiye Barolar Birliği’nin (TBB) 2015 yılı Avukatlar Günü dolayısıyla düzenlediği Hukukçular Arası Fotoğraf Yarışması sonuçlandı.

Ara Güler, Coşkun Aral ve Haluk Çobanoğlu’ndan oluşan Seçici Kurul, Türkiye Barolar Birliği Genel Sekreteri Av. Güneş Gürseler ile Yönetim Kurulu Sayman Üyesi Av. Sabri Erdal Güngör’ün koordinasyonunda İstanbul’da bir araya gelerek ödül verilecek ve sergilenecek fotoğrafları belirledi. Hukukçular Arası Fotoğraf Yarışması’nın ödül töreni 6 Nisan 2015 Pazartesi günü Ankara’da, Av. Özdemir Özok Kongre ve Kültür Merkezi’nde saat 16.00’da başlayacak program çerçevesinde sahiplerine verilecek. Ödül töreninin ardından sergi açılışı gerçekleştirilecek.

Ödüle ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar; eser sahibi, mesleği, fotoğrafın adı, ili sıralamasına göre şöyle:

Birinci: Ece Başaran Küçük, Avukat – Evcilik Oyunu – İstanbul
İkinci: Ahmet Zengin, Stajyer Avukat – Gülümse – İstanbul
Üçüncü: Onur Aksoy, Avukat – Gün Batımı – İstanbul
Mansiyon: Mehmet Emre Günay, Avukat – Mutluluk – İstanbul
Mansiyon: Önder Budak, Avukat – Gökyüzüne İlk Kim Dokunacak – İstanbul
Mansiyon: Enes Akın, Hukuk Fakültesi Öğrencisi – Ali – İstanbul

ankara-film-festivali26. Ankara Uluslararası Film Festivali’ne bir ay kala, festivalde yarışacak uzun metraj filmlerin ardından kısa film ve belgeller de belirlendi. Festivale 217 kısa film başvurusu yapılırken, 31 film yarışmaya aday gösterildi. Başvurusu yapılan belgesel sayısı ise 86 olurken, 16 tanesi yarışmaha hak kazandı.

Dünya Kitle İletişimi Araştırma Vakfı tarafından gerçekleştirilen Ankara Uluslararası Film Festivali kapsamında ulusal uzun film yarışmasının dışında bağımsız sinema ve farklı anlatım olanaklarının geliştirilmesine destek vermek amacıyla kısa film ve belgesel yarışması da düzenleniyor. Festivale bu yıl 217 kısa film başvurusu geldi.

KISA FİLM VE BELGESELLERİ SEÇECEK KURUL DA KESİNLEŞTİ

Yarışmaya hak kazanan filmler her kategorinin kendi seçici kurulu tarafından da değerlendirilecek. Kurmaca, deneysel ve canlandırma dallarının her birinde birincilik, ikincilik ve üçüncülük ödüllerinin verileceği yarışmanın kısa film seçici kurulunda yer alan isimler Banu Bozdemir, Gökçe Bahadır, İlker Canikligil, Doç Dr. Sevilay Çelenk ve Priit Tender oldu. En iyi üç belgeseli belirleyecek olan seçici kurulda ise Mithat Bereket, Mihriban Sezen, Nezahat Gündoğan, Su Yücel, Uğur Kutay yer alıyor. Ödüller 2 Mayıs 2015’te Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih -Coğrafya Fakültesi Farabi Salonu’nda düzenlenecek törenle sahiplerine verilecek.

ÖN ELEMEYİ GEÇEN KISA FİLMLER

Kurmaca Dalında:

Adem Başaran (Orhan İnce)
Anonim (Kamer İncedursun)
Berfeşir (Serhat Karaaslan)
Gri Bölge (Derya Durmaz)
Havva (Güçlü Aydoğdu)
İçeride (Emir Ziyalar)
Ne Ax e Ne Ji Asfalt (Bedir Afşin)
Noğa (Miraç Atabey)
Öğretmen (Baran Gündüzalp)
Panfilo: Apokaliptik Bir Masal (Memed Aksoy)
Saç (Ümit Tayam)
Sola Sor (Ro Oğuz)
Tatmin (Mahmut Telci)
Tzkaişi Ekole (Resul Sakınmaz)
Yaz Gecesi Gökyüzü (Can Eşkinazi)

Deneysel Dalında:

Dönüşüm (Hasan Kılıç)
Edifice (Irmak Karasu)
Fine Line (İlhami Tunç Gençer)
Kaotika (Yiğit Küçükkibar)
L’Homme Nodosité (Hande Sığman)
Yuva (A. Alper Ayduman)

Canlandırma Dalında:

Born! (YÖzgür Özcan)
Dünyamalı (Vahit Sarıtaş)
Fasülye Dünya(Hakan Berber)
Gezi (Murat Özfilizler)
Göçebe Toprak (Samet Yarar)
Malala (Özge Boz)
Merdivenler (Serdar Çotuk)
Öz (Oğuz Çağrı Kara)
Şem (Burkay Doğan)
The Balance of Yin-Yang (Alper Durmaz)

ÖN ELEMEYİ GEÇEN BELGESELLER

Altın Kızlar (Sıla Özsoy, Said Tuğcu)
Bakur (Çayan Demirel, Ertuğrul Mavioğlu)
Benden Önce (Mehmet Emre Gül)
Bir Gün Ben de Öleceğim (Neslihan Kültür)
Cennetin Düşüşü (Ersin Kana)
Çirok (Muhammet Beyazdağ)
Diyar (Devrim Akkaya)
Hafsa (Emre Karapınar)
Kırmızı Işık (Yasemin Akıncı)
Komşu Komşu! Huuu! (Bingöl Elmas)
Küçük Kara Balıklar (A. Haluk Ünal, Cem Terbiyeli, Ezel Akay, Serpil Güler, Önder İnce)
Külkedisi Değiliz (Emel Çelebi)
Meyhane Dedemin Can Evi (Mehdi Shabani)
O İklimde Kalırdı Acılar (Zeynel Koç, Cenk Örtülü)
Ölmez Ağaç Yırca Direnişi (Kazım Kızıl)
Su Bedevileri (Ömer Güneş)

“Üvey evlât gibiyiz”

İki genç balet, sitemkâr. Türkiye’de yeterince ilgi görmediklerinden yakınıyorlar. ABD’de düzenlenen Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda Deniz Akarslan klasik balede birinci, Berkay Günay da modern dansta ikinci oldu. Önlerinde New York finali var. Ama ceplerinde beş kuruş para yok.

Deniz ile Berkay, başarının sırrı 'disiplin' diyor. İkili, her gün 7 saat çalışıyor. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Deniz ile Berkay, başarının sırrı ‘disiplin’ diyor. İkili, her gün 7 saat çalışıyor. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Deniz Akarslan ve Berkay Günay, iki genç balet. Biri 16, diğeri 17 yaşında. Her ikisi de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale bölümü öğrencisi.

Başak Çubukçu Prodüktör

Yazıyı Hazırlayan: Al Jazeera Türk Kanalı’nda Kıdemli Haber Prodüktörü .
Başak Çubukçu

 

Deniz ve Berkay, geçen günlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda birincilik ve ikincilik elde etti. Deniz, klasik dalda birinci oldu. Berkay da modern dansta ikinci. Bu derece, onların yaşıtları arasında Türkiye adına elde edilmiş en önemli derece.

Deniz, Berkay ve hocalarıyla prova arasında görüştük.

Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda elde ettikleri dereceler önemli çünkü Deniz ve Berkay, uluslararası arenada ilk kez boy gösterdi. İlk tecrübelerinde kendilerinin dahi beklemediği bir gururu yaşadılar. Aslında elde ettikleri başarı, yarı final. Asıl önlerinde daha zorlu bir etap var: final elemesi… Her ikisi de çok sıkı çalışıyorlar.

Deniz Akarslan ve Berkay Günay, iki genç balet. Biri 16, diğeri 17 yaşında. Her ikisi de İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı Bale bölümü öğrencisi.

Deniz ve Berkay, geçen günlerde Amerika Birleşik Devletleri’nde düzenlenen Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda birincilik ve ikincilik elde etti. Deniz, klasik dalda birinci oldu. Berkay da modern dansta ikinci. Bu derece, onların yaşıtları arasında Türkiye adına elde edilmiş en önemli derece.

Deniz, Berkay ve hocalarıyla prova arasında görüştük.

Grand Prix Klasik Bale Yarışması’nda elde ettikleri dereceler önemli çünkü Deniz ve Berkay, uluslararası arenada ilk kez boy gösterdi. İlk tecrübelerinde kendilerinin dahi beklemediği bir gururu yaşadılar. Aslında elde ettikleri başarı, yarı final. Asıl önlerinde daha zorlu bir etap var: final elemesi… Her ikisi de çok sıkı çalışıyorlar.

Birbirlerini rakip olarak görmüyorlar aksine onlar tek vücutlar.

“İsmim açıklandığında sağa sola bakıyordum. Deniz dürttü. Anlamadım, beklemiyordum çünkü. Deniz’i de yanındaki Kanadalı çocuk dürttü. Bizim için sürprizdi. New York için Allah büyük.”

Amaçları, dünyaca ünlü bale okullarından burs kazanmak. Deniz’in gönlünde yatan aslan, The Royal Ballet… Berkay’ınki de Het National Ballet School.

“Bizim için çok önemli, geleceğimizi aydınlatacak. Yarışmaya, istediğimiz okulların kapıları açılsın, önümüz açılsın diye girdik. Birincilik ya da ikincilik değildi amacımız. İsim duyurmak değil. Bu yarışma sayesinde bize burs alabiliriz.”  

Konservatuardan hocaları Sergo Tereshenko’nun yüzü, öğrencilerinin 600 yarışmacı arasından dereceye girmesinden dolayı gülüyor. Tereshenko, öğrencilerini savaşçı olarak görüyor.

Deniz ile Berkay'ı finale hazırlayan Sergo Tereshenko, "Bursu kazanırlarsa büyük olay. Bir Türk kazanmış olacak" diyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

Deniz ile Berkay’ı finale hazırlayan Sergo Tereshenko, “Bursu kazanırlarsa büyük olay. Bir Türk kazanmış olacak” diyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

“İkisi de savaşçı karaktere sahip. Savaşçıysan başarılı olursun. Bunlar ilk kez yurtdışında sahneye çıkan çocuklar. Deniz, başta sahnede ufak bir fare gibiydi. Korkudan tir tir titriyordu. Ama kendisini sonradan yavaş yavaş toparladı. Demek ki asker karakteri var. Çalışkan. Sadece Allah vergisiyle olmaz, çalışmak lazım. Bunu her ikisi de yaptı.”

“Türkiye’de kıymet yok”

Çocukluk yaşlarından bu yana baleyle iç içeler. Bale, hayatlarının merkezinde değil. Bale, hayatlarının ta kendisi. Disiplini elden bırakmıyorlar. Günde yedi saat çalışıyorlar. Onlara göre bu, stadyumu altı kere turlamakla eş değer… Geri kalan saatlerde yemek yiyor, arkadaşlarıyla vakit geçiriyorlar.

Birinciliği elde eden Deniz Akarslan’a göre kabiliyet önemli ama asıl önemli olan disiplin.

“Baleye olan ilgim dokuz yaşında başladı. Teyzemin çocukları balet ve balerin. Biliyor musunuz, çocukken bale gösterisi izlerken gider televizyona sarılırmışım. Annem ve babam ne kadar aydın insan olsalar da bu duruma önceleri önyargıyla yaklaşmışlar. Sıcak bakmamışlar. Teyzem, kabul ettirdi baleyi. Bale, benim hayatım. Okuldaki çalışmamız, saat 19.30’da bitecek. Buradan çıkıp Kabataş vapuruna bineceğim. Bir saat sonra evde olacağım, yemek yiyemeden yatacağım. Sabah 08.00’de yine burada olacağım. Başarının sırrı bu. Hayatınızda sadece bale olmalı ve sadece disiplin. Olmadan çok zor, kabiliyet kurtarmıyor.”

Gençler, azimli. Elde ettikleri başarının bilincindeler ve hayallerinin avuçlarının arasından kaçmasına izin vermeyecek kadar da kararlı. Final, onların mesleklerini sürdürebilmeleri için tek şansları. En azından onlar böyle yorumluyor ve görüyor. İkincilikle dönen Berkay Günay açıklık getiriyor:

Berkay Günay'ın ailesi bale eğitimi için Mersin'den İstanbul'a taşındı. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Berkay Günay’ın ailesi bale eğitimi için Mersin’den İstanbul’a taşındı.
[Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

“Baleye Türkiye’de devam etmek gibi bir hayalim yok. Tamamen yurtdışı odaklı. Bale, yurtdışında daha değer görüyor ve maddi olarak da daha doyurucu. Çünkü değer verilen bir sanat dalı. Bizim en büyük şanssızlığımız, bu meslek için Türkiye’de doğmak. Futbolcu olmak isterdim, o zaman daha çok değer buluyorsun, bu ülkede. Kıymet yok, tek kırıldığımız nokta bu. Yurtdışında sokakta ‘Ben baletim’ diyebiliyorsun göğsünü gere gere. Ama burada biraz belli etsen gelecek tepkiler hep aynı. Direkt bel altı çalışıyorlar bize.”Finalde de başarılarını devam ettirebilirlerse burs kazanma şansları olacak. Hocaları aynı zamanda devlet sanatçısı olan Sergo Tereshenko bunun elde edilmesi zor bir fırsat olduğunu söylüyor.

“New York çok zor etap. Orada kazanırlarsa burs kazanacaklar. Burs kazanınca okul seçecekler. Düşünün Royal Bale’den gelmiş burs. Kendi imkanlarıyla girmeye kalksa yıllık en az 30 bin pound ödemesi lazım. Bursu kazanırsa, hiç para ödemeyecek. Daha da ötesi bir Türk kazanmış olacak. Okul çok etkili, bunun için çalışıyorlar. İnşallah kazanırlar.”

Paraları yok

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı’nın iki genci ve hocalarını yurtdışına götürecek ne yazık ki bütçesi yok. Aileler devreye girip ekibi Amerika Birleşik Devletleri’ne yollayabilmek için kredi başvurusunda bulundular.

Ancak her koyun kendi bacağından asılır misali, iş başa düşmüş. Bir yandan elemelere hazırlanıp diğer taraftan kapı kapı kaynak aramaya başladılar. İlk etap için zor olsa da kaynak buldular. Deniz ve Berkay, o sürecin çok sancılı olduğunu anlatıyor.

Deniz Akarslan, balenin Türkiye'de sanatın parçası olarak görülmediğini söylüyor. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

Deniz Akarslan, balenin Türkiye’de sanatın parçası olarak görülmediğini söylüyor.
[Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk]

“Okulun tuvaletini yenilemek için bile bütçe çıkmıyor. Amerika’ya gibi bir yere dört kişiyi yollamaları çok zor. Okul yönetimi, bize yardımcı olamayacaklarını açıkladı. Verseler de borç olarak verebileceklerini söylediler. Her yere başvurduk. Lions’a başvurduk. Onlar olmasa gidemezdik. Sadece uçak için değil, oteli de hallettiler.”Gençler kaynak bulmak pahasına şirketlerin markalarını üstlerinde taşımaya bile razı olmuşlar.

“Biz şirketlere şunu da dedik: ‘Biz öylesine gidelim-gelelim demiyoruz. Sizi de temsil edeceğiz. Bize tişört, çanta verin. Onları taşıyalım. Hem sizin adınızı da taşımız oluruz.’ Ama kimse yanaşmadı.”

Berkay Günay, kendilerine ters gelse de bunu yapmaya mecbur olduklarını dile getiriyor.

“Keşke böyle olmasa… Ama başka türlü olmuyor. Kabul etmiyorlar. Yurtdışına baktığımızda aslında bize gelmeleri gerekiyor, Türkiye’de kapı kapı dolaştık. Hocamız kaç yaşında, onun bize sadece bale öğretmesi gerekirken insanların kapısında bekledi. Oraya gidebilmek bizim için çok zordu.”

New York için de ceplerinde paraları yok. Yine sancılı bir süreç onları bekliyor. Final, nisan ayında.

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Osmanlı'dan günümüze gelen iki sanat kurumundan biri. [Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk

İstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı, Osmanlı’dan günümüze gelen iki sanat kurumundan biri.
[Fotoğraf: Hüseyin Narin/Al Jazeera Türk

Okul binası yetersizİstanbul Üniversitesi Devlet Konservatuarı binası, Kadıköy’de. 1986’dan bu yana bina arayışları devam ediyor. Bale Ana Sanat Dalı Başkanı Oral Yazıcı, mevcut binanın bale için uygun olmadığını ifade ediyor.Yazıcı, Deniz ve Berkay’ın tüm bu olumsuzluklar içinden nasıl sıyrıldıklarına şaşırdığını söylüyor:

Oral Yazıcı: Balenin içinde bulunduğu durum, 10 yıl önce çok daha iyiydi. Her geçen yıl daha da kötüye gidiyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

Oral Yazıcı: Balenin içinde bulunduğu durum, 10 yıl önce çok daha iyiydi. Her geçen yıl daha da kötüye gidiyor. Fotoğraf: Hüseyin Narin

“Bu okul, bale yapmaya müsait değil. Konservatuara müsait değil. 55 yaşındayım, ben 30 yıldır buradayım. Şu okulda biz geldiğimiz günden beri bina arıyoruz. Salonlarımız uygun değil. Aynı salonda orkestra çalışıyor, müzik çalışıyor. Bu çocuklar nasıl çıktılar, bazen düşünüyorum. Şaşırıyorum.”

Bunlara rağmen konservatuarda yaptıklarını mucize olarak değerlendiriyor. Aslına bakarsanız haksız da değil. Verdiği örnek de bunu gösteriyor:

“Fiziki olarak bu bina konservatuara uygun değil. Sadece bale değil, gidin bakın çocuklar tuvaletlerde çalışıyor. Klarnetini ya da keman gitarını alıyor tuvalette çalışıyor. “

Kaynak :  aljazeera.com.tr

Rönesans Gayrimenkul Yatırım bünyesindeki alışveriş merkezlerinin, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya işbirliği ile gerçekleştirdiği fotoğraf yarışmalarının 3’üncüsü düzenleniyor

cocuk hakları kareleri

Fotopya – Rönesans Holding – Yaratıcı Çocuklar Derneği  “Çocuk Hakları Kareleri” Fotoğraf Yarışması

Geçtiğimiz senelerde “Gülümseten Kareler” ve “Dostluk Kareleri” konulu fotoğraf yarışmalarına gösterilen yoğun ilgi nedeniyle bu yıl 3’üncüsü düzenlenecek yarışmanın son başvuru tarihi, 17 Nisan. Katılmak isteyenler www.fotopya.com adresinden başvuruda bulunabilecek. “Çocuk Hakları Kareleri” konulu yarışmanın sonunda, farklı kategorilerdeki tam 69 eser sahibi, toplamda 22 bin 650 TL’lik ödülün sahibi olacak.

Çocuk Hakları ile ilgili toplumda bilinç oluşturmayı ve çocuk haklarının önemine dikkat çekmeyi amaçlayan “Çocuk Hakları” isimli fotoğraf yarışması; “18 yaş üstü”, “Lise 9-12. sınıf öğrencileri” ve “Ortaokul 5-8. sınıf öğrencileri” kategorilerinde gerçekleştirilecek. Seçici kurulunda, akademisyen, fotoğrafçı ve yöneticilerden oluşan seçkin bir ekibin yer aldığı yarışma sonucunda dereceye girenler, birbirinden değerli hediye çekleri ile ödüllendirilecek.

Dereceye giren fotoğraflar ve sahipleri, Fotopya-Mag, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu, Yaratıcı Çocuklar Derneği, Optimum Outlet, Kozzy AVM ve Piazza AVM’nin facebook ve twitter sayfaları üzerinden 11 Mayıs gününde duyurulacak. Bu fotoğraflar, yine Rönesans’ın ülke geneline yayılmış; İstanbul’daki Kozzy AVM, İstanbul, Ankara, İzmir ve Adana’daki Optimum Outlet’ler ile Samsun, Kahramanmaraş ve Şanlıurfa’daki Piazza AVM’lerinde sergilenecek.

 

Bugünümüzü iyisi ve kötüsü ile inşa eden insanlar da bir zamanlar çocuktu. 

Yaşadığımız şu anki hayatımızı nasıl dünün çocukları şekillendirdiyse, geleceğimizi de bugünün yetişmekte olan çocukları şekillendirecek.

Dünya üzerindeki mutlu topluluklardan biri olabilmek için,
hatalarımızı görmek ve düzeltmeye çalışmak zorundayız.

Çekilecek fotoğraflar üzerinden bugün yaşanan aksaklıkların tespit edilmesi ve tüm Türkiye genelinde sergilenmesi, bizlere bu yanlışlara müdahele etme ve onları düzeltebilme yolunu acaçacaktır.  Bu hedef doğrultusunda Rönesans Holding, Yaratıcı Çocuklar Derneği ve Fotopya olarak bu sene üçüncüsünü gerçekleştireceğimiz ödüllü fotoğraf yarışmamızın konusunu “Çocuk Hakları Kareleri” olarak belirledik.

Atılan her başarılı adım hem bizlere hem çocuklarımıza daha mutlu bir dünya sağlayacak, yapılan her yanlış ise bizleri daha karanlık ve mutsuz bir dünyaya mahkum edecek.
Uluslararası Çocuk Hakları Bildirgesi’nden Bir Kaç Madde…

·         Çocukların gelir düzeyine ve nerde yaşadığına bakılmadan alması gereken eğitim hakkı

·         Güvenli bir ortamda yaşama, büyüme hakkı

·         Düşüncelerini özgürce konuşarak, yazarak anlatabilme hakkı

·         Çocukların düşüncelerine saygı gösterilmesi hakları

·         Bedensel, zihinsel şiddete karşı korunma hakları

·         Sağlık hizmeti alma hakkı

·         Çevre kirliliğinden, yetersiz beslenmeden korunma hakları

·         Zihinsel ve bedensel engelli çocukların her türlü eğitim, sağlık ve yaşam koşullarının ücretsiz şekilde sağlanması          ile ilgili hakları

·         Çocukların uyuşturuculara karşı korunma hakları

·         Cinsel sömürüye karşı korunma hakları

·         Zorla çalıştırılamaya karşı korunma hakları…
Dünyamızı daha mutlu bir dünya yapma yolunda, olumlu veya olumsuz yaklaşımlardaki düşüncelerinizi içeren  değerli fotoğraflarınızı yarışmamıza bekliyor ve bu anlamlı desteğiniz için sizleri şimdiden kutluyoruz.

altin-koza-film-festivali22. kez sanatseverlerle buluşacak festival kapsamında her yıl olduğu gibi Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması gerçekleştirilecek. Ayrıca bu yıl bir ilk olarak “Adana” konulu Senaryo Yarışması ile yeni bir yarışma düzenlenecek. Yarışmanın katılım şartları önümüzdeki günlerde açıklanacak.

Adana Büyükşehir Belediye Başkanı Hüseyin Sözlü, Türkiye’nin en köklü festivallerinden biri olan Uluslararası Adana Altın Koza Film Festivali’nin Türk Sineması’nın gelişmesine ve eserlerin tanıtılmasına katkı sunmayı, sanatsal etkinlikler yoluyla da sanatçılar ve eserleriyle halk kitlelerinin buluşmasını sağlamayı hedeflediğini ifade etti. Sözlü, bu bağlamda festival kapsamında yarışma bölümleri dışında, çeşitli sergi, söyleşi, atölye çalışmaları ve etkinliklerin de gerçekleştirileceğini belirtti. Sözlü, festivalin son yıllarda gelenekselleşen bölümlerinden biri olan Adana Film Pazarı’nın ise, ülkemizde üretilen eserleri, dünyanın çeşitli köşelerinden gelen dağıtımcılarla buluşturacak olması açısından ayrıca önemli olduğunun altını çizdi.

22. Uluslararası Altın Koza Film Festivali kapsamında gerçekleştirilecek Ulusal Uzun Metraj Film Yarışması, Ulusal Öğrenci Filmleri Yarışması ve Akdeniz Ülkeleri Kısa Film Yarışması’nın başvuru formları, önümüzdeki günlerde ‘adana-bld.gov.tr’ adresinde yayınlanacak.

garanti-cocuk-filmleri-festivaliGaranti Bankası ve TÜRSAK Vakfı’nın işbirliğiyle çocuklar için düzenlenen Garanti Çocuk Filmleri Festivali 12. yılında, 13-15 Nisan tarihlerinde Manisa, 21-22 Nisan tarihlerinde ise Uşak’ta minik sinemaseverlerle buluşacak. Festivaldeki film gösterimlerine, çocuklar aileleriyle birlikte ücretsiz olarak katılabilecek.

Festival, dünyanın en prestijli film festivallerinden Berlin Film Festivali’nde yarışan ve yönetmenliğini An Vrombaut’un yaptığı “Sevimli Zürafa” filmiyle açılış yapacak. Daha sonra, yönetmenliğini Katerina Maters ve Graeme Base’in yaptığı bol ödüllü “Cesur Kaptan”, farklı animasyonlarıyla dünya çocuklarının beğenisini kazanan “Büyülü Evler” başta olmak üzere dünyanın 20’den fazla ülkesinden gelen filmlerle devam edecek. Gösterilecek filmler, önceki yıllarda olduğu gibi masalcı abla ve ağabeyler tarafından seslendirilecek.

Festival kapsamında gerçekleştirilecek yarışmayla, festivalin “En İyi Film”ini, her yıl olduğu gibi, yaşları 6-9 arasında değişen “Çocuk Jürisi” seçecek. Jüri üyesi çocuklar, Manisa’da katılacakları jüri atölyesinin ardından, festivalin yarışma bölümünde seyirci karşısına çıkacak beş filmi izleyerek birinciyi belirleyecek. Festival kapsamında her iki şehirde de çocukların katılabileceği workshoplar düzenlenecek.

Akbank Kısa Film Festivali, bu yıl 16-26 Mart tarihleri arasında 11. kez düzenlenecek.

akbank-kisa-film-festivali

10 gün boyunca yurtiçi ve yurtdışından geniş katılımlı atölye çalışmaları ve söyleşilerin yapılacağı festivalde bu yıl ilk kez “Dünyadan Kısalar” bölümüyle uluslararası yarışma gerçekleştirilecek. Festivalde, Festival Kısaları, Dünyadan Kısalar, Kısadan Uzuna, Deneyimler, Belgesel Sinema, Yarışma Dışı Seçki ve Özel Gösterim bölümlerinde bu yıl 23 ülkeden toplam 86 Kısa Film ve 2 uzun metraj film seyirciyle buluşacak. Festivalin söyleşi ve atölye çalışmalarında Berlin Film Festivali Kısa Film Bölümü Küratörü Maike Mia Höhne, yönetmen Jessica Woodworth, Yeşim Ustaoğlu, Tülin Özen, Sermet Yeşil ve Ahmet Rıfat Şungar, görüntü yönetmeni Florent Herry gibi isimler deneyimlerini sinemaseverlere aktaracak. Festivalin ulusal ve uluslararası yarışmalarında En İyi Film’e 5 bin dolar para ödülü verilecek.

 

Olimpiyat madalyası ve Nobel ödülü kazanan veya en çok sanatçı yetiştiren ülkelere bakınca, Amerika ve Avrupa başı çekiyor. Acaba onlar neyi farklı yapıyor? Biz nerede hata yapıyoruz?

yetenek

Yıl 1980. “Bloom’s Taxanomy” fikriyle tanıdığımız Chicago Üniversitesi’nden Prof. Benjamin Bloom, aslında bir başka alanda da inanılmaz araştırmalar yapıyor. O da yetenek gelişimi.

120 tane elit sporcuyu, bilim insanını, heykeltıraşı ve müzisyeni tam 4 yıl boyunca inceliyor ve çok ilginç bir şey buluyor.

Hepsi de aşağı yukarı aynı gelişim evrelerinden geçmiş. Acaba bunlar ne ve Türkiye’deki çocuklar aynı evrelerden geçebiliyor mu?

BİRİNCİ EVRE: İLGİ VE OYUN

Hepsi, çocuk yaşta kendi alanlarına ilgi duymaya başlamış ve genelde ilgileri bir rol model aracılığıyla oluşmuş. Aileden ya da yakın çevrede bir kişiden etkilenmiş. Aile de o alana ilgi duyduğu için, çocuğun etkinlikleri aile bireylerini birbirine bağlamış. Her zaman o konuda heyecanlı sohbetler yaşanmış.

En kritik nokta ise, ilk çalışmalar sadece oyun ve eğlence için yapılmış. Etkinlikler sırasında profesyonellik ve başarı beklenmeden, sadece çocuğun keyif alması sağlanmış.

İKİNCİ EVRE: UZMANLAŞMA

Çocuğun ilgisi devam edince, ailenin desteğiyle çocuk profesyonel olmaya karar vermiş. Kaliteli bir öğretmen veya koç tutulmuş. Ailedeki tüm etkinlikler çocuk etrafında dönmeye başlamış. Onun  alandaki gelişimini destekler nitelikte planlanma yapılmış.

Amaç artık keyif değil, uzmanlık kazanma olmuş. Sistemli ve disiplinli çalışma dönemi başlamış. Aile yüksek beklenti içinde olmuş, ama bu asla kazanma ya da derece gibi dış referans olmamış. Aile sadece çocuklarının ellerinden gelenin en iyisini yapmasını istemiş. Ancak bu dönemin ikinci yarısında çocuklar yarışmalara katılmaya başlamış.

Peki, çocuklar nispeten sıkıcı olan bu uzmanlık kazanma dönemini nasıl aşmışlar?

Bu dönemdeki en kritik nokta öğrenme süreci robotik değil; keşfetme, anlam bulma, problem çözme şeklinde kurgulanmış. Çocuklar alanı keşfettikçe ve geliştikçe keyif almaya başlamış.

yetenek-2

ÜÇÜNCÜ EVRE: KİŞİSELLEŞTİRME

İkinci evrede teknik olarak beceri kazananlar, bu evrede özgünleşmeye başlamış. Eserlerini ve çalışmalarını kişiselleştirmişler. Kendi tarzlarını ve imzalarını geliştirmişler. Spor/sanat/bilim bir varoluş ve özgürleşme yöntemi olmuş.

Bu kişiler yaklaşık 10.000 saat pratik yapmış.

Yetenek geliştirme süreci aşağı yukarı bu şekilde işliyor: keyif alma, uzmanlaşma ve özgünleşme.

Peki, Türkiye’de çocuklar aynı süreçten geçebiliyor mu?

Biz daha ilk evrede tökezliyoruz. Neden?

En büyük hatamız çocuk alanda pratiğe başlar başlamaz, ondan başarı beklemek. Küçücük çocukları rekabete sokuyoruz. Kazanmalarını ve derece yapmalarını bekliyoruz. Onlara baskı yapıyoruz.

İkinci evrede gelmesi gereken yarışmalar, birinci evrede geliyor. Biz küçük yaşlarda uluslararası yarışmalarda öndeyiz ama sonra kayboluyoruz. Neden?

İlk evre oturmadığı için. Eğlence ve keyif kısmını es geçtiğimiz için, çocuk başarılı olsa bile çabuk sıkılıp alanını erken yaşta bırakıyor. Yani, temeli sağlam atamıyoruz.

İkinci sorun çocukların rol modeli olmaması. Çoğu aile “Çocuğumu hangi alana yönlendirsem acaba?” diye soruyor. Bu ne demek? Kendisinin heyecan duyduğu bir alan yok. Rol model olamıyor.

Aile kendisinde olmayan bir değeri veya ilgiyi çocuğuna kazandıramaz. Çocuk, ailenin ilgisinden ve değerlerinden uzak bir alana yönlenince, aile o alanla ilgi çocukla sohbet edemiyor. Onun heyecanını ayakta tutamıyor. Çocuğun alanı aileyi bütünleştiren bir etkinlik olmuyor.

Kısacası, biz daha ilk evrede sorun yaşıyoruz. Çocuklar farklı alanları denemeli ve ilk amaç her zaman keyif alma ve oyun olmalı. Aile kendisi de model olmalı. Çocuğun etkinliği aileyi bütünleştirmeli.

O zaman sağlam bir temel atmış ve yi bir başlangıç yapmış oluruz.

Özgür Bolat

Kaynak: http://sosyal.hurriyet.com.tr/

 

inonu-kisa-film-festivaliİnönü Üniversitesi Sinema Topluluğu tarafından düzenlenen İnönü Üniversitesi Kısa Film Festivali sekizinci yılında da yoğun ilgi görüyor. Bu yıl 4-6 Mayıs 2015 tarihleri arasında gerçekleşecek ve üç kategoride toplam 15 bin TL ödül verecek festivalin son başvuru tarihi 3 Nİsan 2015 tarihine uzatıldı.

Şu ana kadar iki yüze yakın filmin başvurduğu festival son başvuru tarihine iki hafta kala tüm kısa filmcilerin katılım ve desteklerini bekliyor.

Geçmiş yıllarda 3 biner TL ödül veren festival bu yıl; En İyi Kurmaca Film’e 5 bin TL, En İyi Belgesel Film’e 5 bin TL ve En İyi Deneysel Film’e 5 bin TL olmak üzere üç kategoride toplam 15 bin TL ödül veriyor.

Festivalin yarışma bölümüne son bir yıl içinde yapılmış, süresi en fazla 15 dakika olan kurmaca ve deneysel filmler, süresi en fazla 30 dakika olan belgeseller başvurabilecek.

Başvuru ve ayrıntılı bilgi için:

http://festival.inonu.edu.tr/

cevre-film-festivaliÇevre Film Festivali tarafından “Yeşil Barış Hareketi ile Limasol Sosyal Sorumluluk Kurumu’nun, çevre sorunlarına dikkat çekip, çözümlerini düşündürmek amacıyla düzenlediği “3.Kısa Film Yarışması”na başvurular başladı.”

Yarışma, Yeşil Barış Hareketi (YBH) Başkanı Doğan Sahir ile Limasol Bankası ve Sosyal Sorumluluk Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Hüseyin Kemaler’in bugün imza koyduğu protokolle duyuruldu.

Hüseyin Kemaler, Limasol Bankası Kültür Salonu’nda düzenlenen imza töreninde yaptığı konuşmada, üçüncü kez düzenlenecek yarışma için hala ilk günkü heyecanı yaşadıklarını belirtti. Kemaler, böyle güzel ve anlamlı bir etkinliğe sponsor olmaktan mutluluk duyduklarını söyleyerek, gelecekte organizasyonun daha da iyi olmasını temenni etti.

YBH Başkanı Doğan Sahir ise, yarışmanın düzenlenmesine katkı koyanlara teşekkür ederek, Limasol Bankası gibi köklü bir kurumun kendilerine destek olmasından gurur duyduklarını belirtti.

15 Mayıs tarihine kadar başvuru kabul edilecek yarışmanın şartnamesi ve katılım formu www.cevrefilmfestivali.com’dan indirilebilecek.  Yarışma başvuruları, Organize Sanayi Bölgesi’ndeki United Medya Group Tesisleri’nde Tayfun Çağra’ya veya K.T Devlet Tiyatroları’nda Ertaç Hazer’e ulaştırılabilir.

Limasol Türk Kooperatif Bankası’nın ana sponsorluğunda gerçekleştirilecek yarışma jürisi şu isimlerden oluşuyor:

“Sinema Sanatçısı-Uzman Ekolog Ediz Hun, Yönetmen Derviş Zaim, Limasol Türk Kooperatif Bankası Temsilcisi Özlem Kavaz Soykan, Çevre Mühendisi Yasemin Çobanoğlu, Yönetmen Mehmet İnan ve fotoğraf sanatçısı Buket Özatay”

22 Mayıs’ta toplanacak jürinin yapacağı değerlendirmede filmler derecelendirilecek ve 5 Haziran “Dünya Çevre Günü”nde AKM’de saat 19.00’da yapılacak törende sergi ve gösterimlerle ödüller sahiplerini bulacak.

Yarışmada, 1’incilik ödülü 5 bin TL, 2’incilik ödülü 4 bin TL, 3’üncülük ödülü 3 bin TL ve jüri özel ödülü de 1500 TL olarak açıklandı. Ayrıca tüm ödül alanlara kristal şilt de takdim edilecek.

Yarışmanın sponsorlarından İnnovia yetkilisi Halil Tüzünkan ise protokollerin imzalanması öncesinde yarışmaya katkı koyabilmekten mutlu olduklarını belirtti.