Şunun için etiket arşivi: yarışma

Adana 13 Kare Sanat Festivali, 4-8 aralık tarihlerinde yapılacak. Festivalde fotoğraftan karikatüre, tiyatrodan edebiyata kadar bir çok alanda etkinlikler düzenlenecek.

Festivalle ilgili makamında bir toplantı düzenleyen Büyükşehir Belediye Başkan Vekili Zihni Aldırmaz, festivalin bu sene iki ana temasının olacağını vurguladı. Bunlardan ilkinin ‘Adana’yı Seviyorum’ sloganı ile Adanalıyı kucaklamak, ikincisinin ise 19. yüzyılda yasa dışı yollardan Adana’dan çıkarılmış olan Satsneferu Heykeli’ni şehre kazandırmak için kamuoyu oluşturmak olduğunu ifade eden Aldırmaz, ‘Satsneferu Heykelimizi geri istiyoruz’ adıyla imza kampanyası başlatılacağını da açıkladı.

Festival kapsamında Turhan Selçuk’un ‘Söz Çizginin’ adlı karikatür sergisinin Abidin Dino Parkı’nda açılacağını söyleyen Aldırmaz, aynı gün ‘Sanat Sevgidir’ yürüyüşü ile Genco Erkal’ın ‘İnsanlarım’ adlı oyununun sanatseverlerle buluşacağının altını çizdi.

Festivalin ilk gününde 75. Yıl Sanat Galerisi’nde Özcan Ağaoğlu’nun ‘İranabak’ adlı fotoğraf sergisi açılırken, Özcan Ağaoğlu ile Füruzan’ın imza etkinliği yapılacak. Aynı gün Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda Altın Oran Doğa Grubu’nun ‘Torosların Nadide Çiçekleri’ adlı gösterisinin ardından Genco Erkal, ‘İnsanlarım’ adlı oyunu sahneleyecek.

Festivalin ikinci gününde ise fotoğraf sanatçısı Sıtkı Fırat’ın ‘Türk Dünyasından İzler’ adlı sergisi sanatseverlerle buluşacak. Aynı gün Mevlana’nın 22. kuşaktan torunu Esin Çelebi ‘Mevlana ve Mesnevilik’ konulu söyleşiye katılacak. Söyleşinin ardından ise Uluslararası Mevlana Vakfı Rumi Türk Musikisi Topluluğu tarafından konser verilecek.

Festivalin üçüncü günü ise Mehmet Baltacı anısına bölümünde Gültekin Çizgen’in sunumuyla İstanbul Fotoğraf Müzesi Koleksiyon Sergisi ile birlikte ‘Mehmet Baltacı’nın Bir Zamanlar İstanbul’ sergisi ve Altınoran Düşünce Sanat Platformu’nun fotoğraf sergileri açılacak. Bunun yanında ‘Ustalardan Sunumlar’ bölümünde İzzet Keribar’dan ‘Endülüs ve Valancia’, Sıtkı Fırat’tan ‘Sıladan Gurbete-Fotoğrafın Ardında 65 Yıl’, Ara Güler’den ‘Seçmeler’ adlı fotoğraf gösterileri ve söyleşiler yapılacak. Gültekin Çizgen ise ‘Gergedanlar İyi Fotoğraf Çekemez’ adlı kitabını imzalayacak.

Festivalin dördüncü günü 7 Aralık’ta ise Adana Kültür Sanat Merkezi’nde Mahmut Hazım Kısakürek sunumuyla ve Metin Bahçıvan moderatörlüğünde ‘Çocuk ve Tiyatro’ çalıştayı yapılacak. Aynı gün Ali Öz’ün ‘Tarlabaşı: Ayıp Şehir’ adlı fotoğraf sergisi Devlet Güzel Sanatlar Galerisi’nde sanatseverlerle buluşacak. Serginin ardından Çukurova Devlet Senfoni Orkestrası Büyükşehir Belediye Tiyatro Salonu’nda konser verecek.

Etkinliklerin son gününde ise Mesut Dikel, İlham Enveroğlu ve Ömer Tayfur Öztürk’ün hat, minyatür, resim ve heykel sergisi Büyükşehir Belediyesi Fuayesinde açılacak. Altın Kamera Fotoğraf Yarışması ödül töreni ve sergisi ise AFAD’ın Kasım Gülek Fotoğraf Sanat Galerisi’nde yapılacak. Aynı gün ‘Mısırlı Hemşire Sansneferu Heykeli’ni Geri İstiyoruz’ konulu imza kampanyası başlatılacak.

Bu arada, etkinlikler kapsamında Orhan Kemal’iin oğlu Işık Öğütçü, okullarda babasının yaşamı ve edebiyatını anlatacak.

 Kaynak :[-]

Bence kitap Yayınları, Türk şiirinde önemli bir yere sahip olan, şair Turgut Uyar adına düzenlediği “Turgut Uyar Şiir Ödülü” yarışmasının bu yıl üçüncüsünü gerçekleştiriyor.

Çağdaş Türk Edebiyatı’na yeni değerler kazandırmak bağlamında katkı sağlaması amaçlanan yarışmanın başvuru tarihi, 19 Kasım 2012 – 19 Mart 2013 arası olarak açıklandı. III.Turgut Uyar Şiir Ödülü 2013 Seçici Kurulu’nda; Gonca Özmen, Gültekin Emre, Hami Çağdaş, Sennur Sezer ve Tarık Günersel yer alıyor.

Sonuçları 20 Mayıs 2013 tarihinde ilan edilecek olan yarışmaya katılan eserlerden dereceye giren ilk üç dosya, Bencekitap tarafından basılacak. Seçici Kurul’un yayımlanmaya değer bulduğu eserlerin ilk baskıları için yazara telif ücreti ödenmeyecek. Yarışmanın ödülleri (ilk üç) Haziran ayı içinde İstanbul Pera Palas otelinde düzenlenecek ödül töreniyle sahiplerine verilecek.

Bencekitap Yayınları, geçen senelerde olduğu gibi, bu sene de, birçok önemli yazarın desteği alınarak hazırladığı Turgut Uyar armağan kitabı da yayına hazırlıyor.

Detay için : http://www.turgutuyarsiiryarismasi.com

”Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi”nin beşincisi, 2012 Türk Dünyasının Kültür Başkenti Astana’da düzenleniyor

TÜRKSOY’dan yapılan yazılı açıklamaya göre, bugün ve yarın gerçekleştirilecek kongre, Çin’den Kosova’ya, Yakutistan’dan Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’ne kadar 15 ülkeden 30’dan fazla editör, yazar ve bilim adamına ev sahipliği yapacak.

Kongrede, ”Türk Dünyasında Yılın Edebiyat Adamı” ilan edilen Azerbaycan Yazarlar Birliği Başkanı Anar Rezayev’e de ödülü takdim edilecek.

Kongre kapsamında, Kazakistan’ın önemli edebiyat dergilerinden ”Culduz”un 90. yıl kutlamaları ve II. Uluslararası Kaşgarlı Mahmut Hikaye Yarışması Kazakistan etabı ödül töreni de yapılacak.

Türk Dünyası Edebiyat Dergileri Kongresi, Türk dünyasının edebiyat alanında önde gelen isimlerini bir araya getirerek karşılıklı ilişkilerin geliştirilmesi amacıyla 2008 yılından beri düzenleniyor.

 

Bu yıl 13. kez gerçekleştirilecek İzmir Uluslararası Kısa Film Festivali, 42 ülkeden 175 kısa filmi İzmirli sanatseverlerle buluşturacak

Altı gün sürecek festivalin ulusal kategorisinde 10, uluslararası bölümünde ise 12 film ”Altın Kedi” ödülü için yarışacak.

İzmir Sinema Derneği‘nin, Fransız Kültür Merkezi, Goethe Enstitüsü ve İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) ile işbirliği ile organize edilen festival, bugün akşam düzenlenecek tören ile başlayacak.

Uluslararası platformda giderek daha fazla sesini duyurmaya başlayan festivale, bu yıl 71 ülkeden 2 binden fazla film başvururken, eleme ve değerlendirme grubu tarafından seçilen 175 film izleyicilerle buluşacak.

“ALTIN KEDİ” ÖDÜLLERİ

Festivalde verilen ”Altın Kedi” ödülleri için ulusal kategoride 10, uluslararası bölümde ise 12 film yarışacak.

”Altın Kedi” ödüllerini belirleyecek jürinin başkanlığını 3 Kıta Film Festivali’nin kurucusu, senarist Philippe Jalladeau üstlenirken, jüride yönetmen Ümit Ünal, oyuncu Serra Yılmaz, sinema yazarları Alin Taşcıyan, Banu Bozdemir, Serdar Kökçeoğlu, Müge Turan ile Cannes Film Festivali Kısa Filmler Bölümü Müdürü Alice Kharoubi yer alacak.

Yarışma filmleri ve özel gösterimlere ek olarak, ”büyük ustalar” bölümünde bu yıl unutulmaz filmlere imza atan Krzysztof Kieslowski’nin 1969-1980 yılları arasında yapmış olduğu belgesel kısa filmler de festival kapsamında izlenebilecek.

”Altın Kedi” ödülü festivalin son günü olan 26 Kasım Pazartesi akşamı Fransız Kültür merkezi’nde düzenlenecek etkinlikle sahiplerine verilecek.

Sinemaseverler, altı gün boyunca kısa film izlemenin yanı sıra, paneller, söyleşiler, sergiler ve sanatçılarla buluşma etkinliklerine de katılma olanağını bulacak.

Festival komitesi, ulusal filmler alanında genç oyunculara destek verme ve tanıtımlarına katkıda bulunma amacıyla bu yıl ”Altın Kedi” ödüllerine ”genç ve umut veren oyuncu” kategorisini ekledi.

Festivalin bir diğer yeniliği de ”Kısa Film Marketi” adı altında gerçekleşecek. 13. Uluslararası İzmir Kısa Film Festivali süresince seçilmiş filmler, bilgisayar ortamında tüm ziyaretçilerine sunulacak. Sinemaseverler, Fransız Kültür Merkezi’nin kütüphanesinde bulunan bilgisayarlarda dünyanın her köşesinden gelen kısa filmleri izleyebilecek.

Sinema tutkunları, festival kapsamında Robert Wiene’nin yönettiği 1920 yapımı Alman filmi ”Dr. Caligari’nin Muayenehanesi”ni de izleyebilecekler. Sessiz sinema döneminde çekilmiş ve siyah-beyaz olan film, Alman sinemasının en etkili yapımlarından biri olarak kabul ediliyor. İKSEV ve Goethe Enstitüsü işbirliğiyle İzmir’e ulaşan bu filmin gösterimine müzisyen Zafer Çebi piyanosuyla eşlik edecek.

17. Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali’nde ünlü gitar virtüözü Cem Duruöz’ün “Anadolu’nun Hazineleri ve Ötesi” adlı konseri, Bostonlu müzikseverleri büyüledi.

17. Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen konserde Duruöz, düzenlemelerini kendisinin yaptığı geleneksel Türk müziği eserlerinin
yanı sıra Arjantin, İspanyol ve Venezuelamüziğinden de örnekler sundu.

Müzik kariyerine Türkiye’de Ulusal Gitar Yarışması’nda birincilik kazanarak başlayan Cem Duruöz, San Francisco Konservatuvarı’ndan yüksek lisans derecesi alarak kariyerine devam etti. Daha sonra dünyaca saygın müzik okulu Juliard’ta Sharon Isbin’le müzik çalışmalarını sürdürdü.

Bugüne kadar Arjantin, Brezilya, Bolivya, Peru, Japonya,Fransa, Yunanistan, İspanya, İngiltere, Polonya, Meksikagibi ülkelerde ve ABD’nin Carnegie Hall gibi seçkin konsersalonlarında başarılı konserler veren Cem Duruöz, halen Wesleyan Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapıyor ve bir yandan da dört kıtada resital ve konserler vermeye devam ediyor.

Boston Türk Festivali Direktörü Erkut Gömülü, başta İngiltere’de yayınlanan saygın “Classical Guitar” dergisi olmak üzere, müzik otoriteleri tarafından gitar tekniğinden övgüyle söz edilen ve “olağanüstü yetenekli bir müzisyen” olarak tanımlanan dünya çapındaki bir virtüözü festival çatısı altında müzikseverlerle buluşturabilmenin kendileri için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu söyledi.

1996’dan bu yana her yıl yapılan Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali, “Anadolu’nun Renkleri” temalı festival programıyla sergiler, sunuşlar, atölyeler, konserler, film yarışması, Türk mutfağının tanıtımı gibi geniş bir yelpazede düzenleniyor.

Festivalin ana sponsorluğunu Turkish Cultural Foundation (TCF), Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türk Hava Yolları yapıyor.

 

Kaynak : [-]

Türkçe’den İngilizce’ye çevrilen edebiyat kitaplarının sayısını artırmak için genç çevirmenlerin teşvik edilmesini ve daha fazla nitelikli çevirmenin sektöre kazandırılmasını amaçlayan British Council’ın genç çevirmenlere yönelik düzenlediği Çeviri Yarışması 8 Kasım’da düzenlenen törenle sahiplerini buldu. Düzyazı kategorisinde John Angliss, şiirde ise Derick Mattern Çeviri Ödülü’nün sahibi oldular.

 British Council’ın, Everest Yayınları iş birliğiyle düzenlediği Çeviri Günü etkinlikleri kapsamında yarışmada finale kalan adaylara özel, şiir ve düzyazı alanlarında çeviri atölyeleri düzenlendi.

Ayrıca edebiyatseverlere ve çeviriyle ilgilenenlere yönelik gerçekleştirilen söyleşide, Güven Turan (Şair, yazar ve çevirmen), Maureen Freely (Yazar ve çevirmen), ve Murat Belge (Akademisyen, çevirmen ve eleştirmen), Sırma Köksal’ın (Everest Yayınları Baş Editörü) moderatörlüğünde edebiyat çevirisiyle ilgili tecrübelerini ve bu alanda karşılaştırkları sorunlar üzerine görüşlerini paylaştılar.

Açılıs konusmasını yapan British Council Türkiye Direktörü Margaret Jack, “Londra Kitap Fuarı’nın altı yıldır kültürel programları ortağıyız. Önümüzdeki yıl fuarın odak ülke olarak Türkiye’yi belirlemesi üzerine düzenlediğimiz paralel etkinliklerden biri olan Çeviri Günü ve Çeviri Ödülü’ne gösterilen ilgiden çok mutluyuz” dedi.

Projeye jüri üyesi, eğitmen ve panelist olarak katılan Maureen Freely ise yarışmayla ilgili olarak, “Türkiye’de yayınlanan edebiyat eserlerinin yüzde 50’si çeviri eser iken bu rakam İngiltere’de yalnızca yüzde 3. Bugün burada karşılastığım pek çok yetenekli genç çevirmenin önümüzdeki yıllarda pek çok değerli Türkçe edebiyat eserinin İngilizce yayınlanmasına katkıda bulunacaklarına inanıyorum” dedi.

Angliss ve Mattern, İngiltere’de düzenlenecek eğitim programıyla ödüllendirildiler.

 Kaynak : [-]

Türkiye’nin ilk güncel sanat ödülü FULL Art Prize’ın sahibi, Aslı Çavuşoğlu ve Işıl Eğrikavuk oldu. Halk jürisi ödülüne ise Cengiz Tekin layık görüldü.

Türkiye’nin ilk güncel sanat ödülü olan ‘FULL Art Prize’ dün gece Hasköy Yün İplik Fabrikası’ndaki  törenle ilk sahiplerini buldu. 25 bin TL’lik büyük ödül, Aslı Çavuşoğlu ve Işıl Eğrikavuk arasında paylaştırıldı. Jüri üyelerinin belirlediği yarışma kriterlerini her iki sanatçının da eşit derecede tamamlamış olması ve ödülün ikiye bölünmesi gecenin en büyük süprizi oldu.

Sevim Gözay’ın sunuculuğunu yaptığı gecede FULL Art Prize resmi internet sitesi üzerinden halk oyları ile belirlenen Halk Jürisi Ödülü’nü kazanan isim ise Cengiz Tekin oldu.

Hasköy Yün İplik Fabrikası’ndaki geceye kültür sanat ve medya dünyasının önemli isimleri katıldı. Ödül törenine parallel olarak aynı mekanda yarı finale kalan sanatçıların yeni işlerinden oluşan bir sergi açıldı. Full Art Prize yarı finalistlerine başvuru dosyalarında yer alan, daha önce gösteremedikleri, üretemedikleri ya da sadece fikir olarak kalan projelerinin gerçekleştirilebilmesi için birer destek bütçesi verildi. Sanatçılar yapıtlarını, Öykü Özsoy küratörlüğünde gerçekleştirerek “tanıklık etme” kavramı üzerinden ürettiler. Hasköy Yün İplik Fabrikası’ndaki bu sergi, 28 Kasım’a dek görülebilir.

 Kaynak :[-]

TÜRSAK Vakfı ve T.C. Sinema Genel Müdürlüğü’nce düzenlenen En İyi İlk Senaryo Yarışması’yla, ilk uzun metrajlı film senaryosunu yazacak senarist adaylarına destek verilecek.

Sinemanın en temel yapısını oluşturan “senaryo”nun önemini pekiştirmek ve Türkiye’de senaryo yazarlığının evrensel boyutlarda gelişimine katkıda bulunmak amacıyla, TÜRSAK Vakfı ve T.C. Sinema Genel Müdürlüğü’nce; ilk uzun metraj film senaryosunu yazacak olan senaristlere bu yıl bu yarışma sayesinde ilk kez destek verilecek.
Son başvuru tarihi 17 Kasım 2012 olan yarışmada ipi göğüsleyecek senaryo sahibine 20.000 Lira ödül verilecek.

YARIŞMASI”NIN ANA JÜRİSİ BELLİ OLDU!

 
“En İyi İlk Senaryo Yarışması”’nın jürisi şu isimlerden oluşuyor:

Senarist – Yönetmen Ümit Ünal
Senarist Ebru Ceylan
Oyuncu Zafer Algöz
Senarist – Yönetmen Yüksel Aksu
Yapımcı – Yönetmen Murat Şeker
Gazeteci – Yazar Yekta Kopan
Yapımcı  Elif Dağdeviren
Cast Direktörü Harika Uygur
Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik
T.C. Sinema Genel Müdürü Cem Erkul
Türsak Vakfı Başkanı Engin Yiğitgil

Kaynak : [-]

 

Malatya Film Festivali’ne zengin program

Kerem Akça, bu yıl üçüncü kez düzenlenen Malatya Film Festivali’nin programını değerlendirdi

Malatya Film Festivali, 9-15 Kasım 2012 tarihleri arasına denk gelen üçüncü yılında bambaşka bir temanın yanında Kristal Kayısı ödüllü ulusal ve uluslararası yarışmalarıyla da işlevlerini sürdürüyor. 140 filmi bulan programda özellikle Türkiye prömiyerini yapacak yabancı eserlerle dikkat çeken etkinlik, Antalya’da yarışmayan filmlerle de ‘ulusal yarışma’ rekabetini kızıştıracak gibi. Üzerine tuğlalar koyarak festival çatısı adına doğru adımların festivali olan organizasyon için ilerisi açık. Amerikan bağımsız sinemasının ustalarından John Sayles’in özel konuk olarak şehre gelip 9 Kasım’daki açılış töreninde onur ödülü alacak olması ise bir başka önemli detay.

Her geçen yıl program kalitesi açısından çıtayı daha da yükseklere koyan Malatya Film Festivali, bu sene ‘Orta Doğu ve Barış’ teması eşliğindeki etkinliklerle de ağını genişletecek. Bu klasik eğilimin yanında esasen ulusal ve uluslararası programın yoğunluğu konusunda bir dikkat çekicilik görmek mümkün. Elbette seminer, sergi ve atölye etkinliklerinin yanında önemsenmeyen ‘sinema tekniği’ üzerine İngilizce kitaplardan biri daha Türkçe’ye çevrilmiş haliyle basılıp dağıtılacak. Böylece tabiri caizse bütçe ‘boş’a gitmemiş olacak.

Üç önemli filme Türkiye prömiyeri

Uluslararası programa baktığımızda ana danışman Alin Taşçıyan’ın katkılarıyla oluşturulan seçki bir hayli kuvvetli. 140 filmlik program, ‘yok artık!’ tepkilerine de yol açabilir. Hatta daha da ileri gidersek, beş salondaki gösterimlere nasıl bu kadar filmin sığabileceğini de düşünmeden kendimizi alamıyoruz. Zira programa bakınca hem 11. Filmekimi veya 19. Adana Altın Koza Film Festivali’nde Türkiye prömiyerini yapan sevdiğimiz yönetmenlerin vizyona girecek filmleri, hem 31. İstanbul Film Festivali’nde beğeni toplayan eserleri, hem de Türkiye prömiyerini Malatya’da yapacak yapımlara rastlamak mümkün.

Özellikle Demián Bichir’e Oscar adaylığı getiren, Chris Weitz imzalı “A Better Life”, farklı bir gelenek geliştirmesiyle dünyada yankı uyandıran Çek animasyonu “Alois Nebel” ve Kanada’nın ‘Yabancı Dilde En İyi Film’ kategorisinde iddialı Oscar aday adayı “Savaş Cadısı” (“Rebelle”) bu konuda en dikkat çekenler. Elbette “Düşler Diyarı” (“Beasts of the Southern Wild”) ve “Yas” (“Soog”) gibi ilk filmlerle, ya da Michael Haneke, Bernardo Bertolucci, Abbas Kiarostami, Christian Petzold gibi yönetmenlerin son işleriyle zenginleşen programın diğer nadide örneklerinin arasında da kaybolabilirsiniz.

Yarışmalarda çetin rekabet

Uluslararası yarışmanın ‘büyüme hikayesi’ni odağına alan film listesi ise iddialı ve çetin bir rekabete sahne olacak gibi. “Düşler Diyarı”nın bana kalırsa 2012’nin en iyi filmlerinden biri olma özelliğiyle, “Taş Kafa”nın (“Rundskop”, 2011) Hollanda’nın “Yeraltı Peygamberi” (“Un Prophète”, 2009) kimliğiyle, “Hayır”ın (“No”) Pinochet katmanlı politik tabanıyla dikkat çekici bir incelemeye tabi tutulması, bunların yanında ‘rahat izlenir, sıkmayan Avrupa sineması örnekleri’nin de kafasını uzatmasıyla zor bir süreç ortaya çıkacak.

Ulusal yarışmada ise Antalya’nın ‘ilk film yarışması’nın aksine “Devir”, “Yük” gibi Derviş Zaim ve Erden Kıral’ın, “Tepenin Ardı” ve “Zerre” gibi yılın en önemli ilk filmlerinin bulunduğu toplamdan bir yarışma algısı oluşacak. Bu da hem Malatya halkı, hem de festivalcilik adına önemli bir gelişme. Zira bu kategoride çekişme Antalya’dan daha keskin yaşanacak orası kesin.

Genel anlamda bakınca ise Malatya’nın kalkınması gereken portföyünü sinemayla dolduran süreç, devam ediyor. Belli ki etraftaki filmlerin durumu incelenip nokta atışı eserlerden bir program ‘danışmanlar kurulu’nun katkısıyla oluşturulmuş. Kristal Kayısı ödülünün de içeriye dahil edilmesi ise belli miktarda maddi ödülleri devreye sokuyor. Lafın özü hiçbir zahmetten kaçınılmamış bu sene. Bu noktadan sonra Malatya halkının 2011’de azalan ilgisinin 2012’de geri dönmesi ve organizasyonun kulaktan kulağa yayılma sürecinin hızlanması kalıyor.

 Malatya Film Festivali’nden örnek bir kaç film:

1-Sevmek Zamanı

2-Düşler Diyarı (Beasts of the Southern Wild)

3-Yalnız Kovboy (Lone Star)

4-Çocuklar (Djeka)

5-Azrail’i Beklerken (Poulet aux Prunes)

6-Barbara

7-Tepenin Ardı

8-Savaşın Gölgesinde (Lore)

9-Elena

10-Tepelerin Ardında (Dupa Delauri)

11-Yas (Soog)

12-Amigo

13-Alois Nebel

14-A Better Life

15-Savaş Cadısı (Rebelle)

16-Yük

17-Devir

Kaynak : [-]     Haber : Kerem AKÇA

 

Denizli Belediyesi, İssimo Home Tekstil ve Karikatürcüler Derneği Denizli Şubesi, Ekoloji ve Teknoloji konulu karikatür yarışması düzenliyor.

Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, Karikatürcüler Derneği Denizli Temsilcisi Mehmet Selçuk, İssimo Home Yönetim Kurulu Başkanı İsmail Yılmaz, Ekoloji ve Teknoloji Ulusal Karikatür Yarışması için basın toplantısı düzenledi. Başkan Zolan toplantıda yaptığı konuşmada, çevre bilincinin önemine dikkat çekmek adına bu yarışmanın düzenlendiğini söyledi.

Karikatürün anlattığıyla, belki bir cilt kitap yazılabileceği ifade eden Denizli Belediye Başkanı Osman Zolan, ‘Karikatürün etkisi çok büyüktür. Bu etkinin ekoloji ve teknoloji anlamında dikkat çekmek için kullanılması gerekir düşüncesindeyiz. Sadece üretmek ve günün ihtiyaçlarını karşılamak adına, çevremize, doğamıza ve birçok canlı yaşam alanlarına maalesef arzu edilmeyen boyutlarda kirliliğe yol açılmıştır. Dünyada son 50 yılda sadece üretmek üzerine o günkü rahatlık üzerine yoğunlaşma oldu. Son 10 yılda gelinen noktada ise çevre bilinci daha da önem arz etmektedir. Artık bugünkü kazançtan ziyade geleceğe nasıl bir çevre nasıl bir ortam bırakılması gerektiği tartışılır ve uygulamada yapılır hale gelmiştir. Denizli Belediyesi projelerimizde çevre hassasiyeti ilk önceliğimizdir. Atık su arıtma, katı atık tesisi, yeşil alanların artırılması ve yerinde ayrıştırılması gibi birçok projede çevreyi korumak adına olağan üstü gayret gösterdik. Daha yaşanabilir çevre için bunları yaptık. Sonucunda da en temiz kent ödülünü aldık. Hem üretme hem de çevreyi koruma adına ikisini birlikte yürütmek gerekiyor. Bunun beraber yürütülmesi için de ne yapabiliriz diye düşündük. Bu nedenle 3 kurum karikatür yarışmasını düzenledik. Bir çizgi belki bir ciltlik anlatımı ortaya koyuyor. Etkisi çok büyüktür. Bu nedenle ekoloji ve teknoloji konusunda yarışmayı düzenledik’ dedi.

Karikatürcüler Derneği Denizli Temsilcisi Mehmet Selçuk, da dernek temsilciliği olarak böyle bir yarışmanın faydalı olacağını düşündüklerini kaydederek, ‘Denizli Belediyesi’nin bu yıl aldığı temiz kent ödülüne katkı koyacağını düşündük. 17 yıldır burada karikatürcüyüm. İlk kez böyle büyük çaplı bir yarışma düzenleniyor. Ulusal anlamda ilk yarışmadır. Çok katılan olacağını düşünüyoruz. Seçici kurulda dünya çapında yarışmalara katılmış ağabeylerimiz var. İnşallah gelecekte uluslararası karikatür festivalimiz de olur’ dedi.

İssimo Home Tekstil İsmail Yılmaz ise ‘her sene bir benze nitelikte bir konuyu değerlendirip o konu hakkında projede yer alıyoruz. Denizli’nin markaya ihtiyacı olduğunu hepimiz biliyoruz. Marka olarak sosyal kimliği de olmalı düşüncesiyle bir şeyler yapmaya çalıştık. Belediyemizle Laodikya da 5 yıllık gönüllü kazı sponsorluğu da yapıyoruz. Ekoloji ve teknoloji söz konusu olduğunda bu projede yer almak istedik’ dedi.

Yarışmanın konusu, insanları ve kurumları ekoloji ve teknolojinin dengeli uyumuna dikkatlerini çekmek için karikatür yarışmasının konusunu ‘Ekoloji ve Teknoloji’ olarak belirlendi. Yarışma ulusal ölçekte düzenlendi ve amatör, profesyonel tüm karikatürcülere açık. Çizim tekniği serbest. Karikatürler bilgisayar çıktısı olarak gönderilecekse orijinal imzalı (ıslak imza) olması gerekiyor. Karikatür boyutları en az A4 ( 21 x 29.7 cm ) en fazla A3 ( 29.7 x 42 cm ) olmalı ve herhangi bir zemine yapıştırılmamalı. Gönderilecek karikatürler daha önce hiçbir ulusal ve uluslararası yarışmada ödül almamış olmalı. Seçici kurulun aynı ya da benzer saydığı veya başka bir karikatürcüye ait olduğunu bildiği karikatürler değerlendirilmeyecek. Her türlü olası tartışmalar, çalıntı ve benzer iddiaların sorumlusu katılımcı olacak. Yarışmacılar karikatürleriyle birlikte fotoğraflı özgeçmişlerini, adres, telefon ve e-posta bilgilerini de göndermeli. Yarışmacılar en fazla 3(üç) adet karikatür gönderebilecek. Her bir eserin arka yüzünde katılımcıların bilgileri yer alacak. 10-18 yaş arası genç katılımcılar için özendirme ödülleri verilecek. Karikatürlerin hasar görmemesi, kesinlikle katlanmaması, şartnameye uygun olarak; adrese kargo, iadeli taahhütlü posta veya elden ulaştırması gerekiyor. Katılımcılar eserlerini yalnızca belirlenmiş olduğu adrese gönderecek. Bu adrese gönderilmeyen eserler değerlendirmeye alınmayacak. Eserin gönderileceği zarfın üzerine ‘Denizli Belediyesi – İssimo Home Karikatür Yarışması’ yazısı ile sanatçının adı ve soyadı yazılarak zarf, eserle birlikte, belirtilen adrese 23 Kasım 2012 Cuma mesai bitimine kadar gönderilmese gerekiyor. Jürinin toplanma tarihi 24 Kasım 2012 Cuma. Yarışma sonuçları ise 26 Kasım 2012’de açıklanacak. Ödüller, 7 Aralık 2012 Cuma günü hak sahiplerine verilecek. Yarışma Jürisi’nin sergilenmeye değer bulduğu karikatürler, 7 – 14 Aralık 2012 Denizli Belediyesi Turan Bahadır Sanat Merkezi’nde sergilenecek.

“Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması” sonuçlandı!

22. Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl ikincisi düzenlenen “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”nı kazanan isimler, 15 Ekim 2012, Pazartesi günü usta cazcılarla birlikte Babylon’da sahne a

“Nefesli, “Vurmalı”, “Telli”, “Tuşlu” ve “Vokal” olmak üzere beş ayrı kategoride 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklerin başvurularının alındığı yarışma, Türkiye’nin dört bir yanından büyük ilgi gördü. Organizasyonu Pozitif Live tarafından gerçekleştirilen 22. Akbank Caz Festivali’nde gençlere Festival’in bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahnede Jam Session yapma imkanı sunan yarışmaya 54 aday başvurdu.

Finale kalan 12 aday, 14 Ekim 2012, Pazar günü cazın Türkiye’deki öncü isimlerinden İmer Demirer, caz vokalisti ve Ayten Alpman’ın kızı Ayşe Gencer, Duman grubu bateristi Cengiz Baysal, ünlü kontrbas sanatçısı Volkan Hürsever, ünlü piyanistAydın Esen ve radyo programcısı Hakan Tüfekçi’den oluşan yarışma jürisi karşısında sahne aldı. Performansları ile jüri üyelerini büyük beğenisini toplayan adaylar arasında yapılan değerlendirme sonucu; Olgun Acar (davul)-EN İYİPERFORMANS, Gürtuğ Gök (alto saksafon)-EN İYİ DOĞAÇLAMA ve Melisa Kıral (vokal)-EN İYİ YORUM kategorilerinde birinci oldu. Üç farklı dalda kazanılan birinciliklerin yanı sıra jüri gösterdikleri başarı sonucunda; Paşa Çelik (elektro gitar), Sanat Deliorman (vokal) ve Fulya Akça (vokal) de mansiyon ödülüne değer buldu.

JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması birincileri, 15 Ekim 2012, Pazartesi günü Aydın Esen, Cengiz Baysal, İmer Demirer, Ayşe Gencer ve Volkan Hürsever’den oluşan yıldız bir kadro eşliğinde Babylon sahnesinde düzenlenen özel Jam Session’da sahne aldılar.

Yarışmada dereceye giren genç yetenekler ayrıca Venedik Caz Festivali kapsamında gerçekleşecek olan atölye çalışmalarına katılarak, sekiz gün boyunca New York’taki New School for Jazz ve Contemporary Music Akademisi eğitmenlerinden teorik bilgiler, kulak eğitimi ve ritm gibi birçok alanda dersler alacaklar.

 

Doğan Arslan, “Sanat dijital platformlarda üretilmeye başlandı. Facebook ulusal bir haber kanalı. Ok yaydan çıktı. Sanat da daha rahat ulaşılan bir şey haline geldi” diyor.

Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması’nda birinciliği paylaşan Doğan Arslan, görsel sanatlarla ifade gücünün arttığını söylüyor. “ Türkiye ekonomik durumu düzelir düzelmez, tasarımı keşfetti” diyen Arslan’a göre, ‘‘Gelecek dünyanın tasarım hayatı da dijital ortamda şekillenecek.’’

ABD ’ye giderek orada tasarımcı olarak hayatınızı sürdürdünüz, dışardan Türkiye nasıl görünüyor?

Türkiye’de son dönemde gözle görünür bir iyileşme var. Çeşitli festivallere merkez, bienaller burada. Bu da bir enerji oluşturuyor. Türkiye’deki gelişim yurtdışındaki eğitimli insanları da çekmeye başladı. Kendimizi daha rahat hissettiğimiz bir yer Türkiye.

Siz nasıl gittiniz?

1995’te Marmara Güzel Sanatlar Grafik Bölümü’nde master yapıyordum. Milli Eğitim Bakanlığı ’nın yurtdışı sınavına girdim. New York ’a gittim, orada mastırımı yaptım. Doktora için de Londra ’da bulundum. Tasarım, sanat, fotoğraf gibi farklı alanlarda çalıştım. Doktoram bitince New York’a geri döndüm, art direktör olarak çalıştım. Türkiye’den teklif gelince, İstanbul Medeniyet Üniversitesi’nde İnteraktif Tasarım Bölümü’nü kurmak için geri döndüm.

Tasarım Türkiye’de yeni bir kavram. İnsanlar tasarımın neleri değiştirdiğini yeni yeni fark ediyor…

Tasarım bence estetik ifadedir. Tasarımda her eğitim ufak objelerle başlar. Tasarım sizi yeni bir sandalye almaya sevkeder. Kendini iyi ifade eden bir bardak, fincan, elbise tasarımın bir parçasıdır. Moda da bir tasarımdır. Tasarımı bu şekilde düşünürsek, bu bir endüstridir. Farklı tasarımcılar her alanda yeni bir şeyler yaratmaya çalışıyor. Türkiye’de bu çok yeni. Türkiye ekonomi alanında kendisini düzelttikçe, estetikle, sanatla uğraşmaya başladı. Ben Türkiye’den ayrıldığımda Türkiye’de birtakım semboller vardı. Nazar boncuğu gibi. Son zamanlarda daha farklı işler yapılmaya başlandığını görüyorum.

 

“Aydın Doğan ödülleri globalleşti”

Aydın Doğan Karikatür Ödülleri’nde birincilik aldınız…

Aydın Doğan Karikatür Ödülleri artık globalleşti. Karikatür sanat mıdır değil midir tartışmaları sürerken bu tür yarışmalar karikatürü merkeze getiriyor. Karikatür söze gerek kalmadan, mizah, sanat, felsefenin girdiği bir alan. Sembolleri bilmeniz gerekiyor, düşünmeye sevk ediyor sizi. Bu yarışma dolaylı yönden felsefe ve eleştiriye, demokrasiye kapı açıyor.

Karikatür Türkiye’de sansür dönemlerinin en etkin muhalefet aracı…

Daha çarpıcı şekilde ifade eder. Karikatür aynı zamanda bir konuyu görsel olarak sunar. Karikatür zor bir sanattır, sorumluluğu vardır. Son zamanlarda karikatürün Hz. Muhammed’e hakaretle gündeme gelmesi de bunun devamı. Espri kalbe dokunur. Provokasyon oluşturan karikatürler o yüzden insanları üzebilir, riski vardır. Edebiyatla da, şiirle de provoke edebilirsiniz. İnsanın damarına dokunduğunuz gibi kalbine de dokunursunuz.

‘O an’ artık çok önemli “Kâğıt bitmez ama formlar değişiyor. ABD’de, İngiltere ’de gazetelerin satışı düştü. Dergiler dijital platformalara geçmeye başladı. İster istemez sanat da dijital platformlarda üretilmeye başlandı. (Üniversitede) İnteraktif tasarım bölümünü kurma sürecinde de biz oraya yöneleceğiz. Bu yeni trend. ‘O an’ çok önemli artık. Haberin de sanatın da hızlı olması da önem taşıyor artık. Facebook global bir haber kanalı. Ok yaydan çıktı. Sanat da bu platformlar üzerinden daha rahat ulaşılan bir şey hale geldi. Ben de çalışmamda yeni teknolojiyi gösterdim.”

 Kaynak : [-]