Şunun için etiket arşivi: videolar

Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 9 Mart’ta; 8 Mart Dünya Kadınlar Günü dolayısıyla etkinlik yapmış bulunmaktayız. İşte Nar Sanat Eğitim Kursu bayan öğrencilerinin ve eğitmenlerinin videoları;

 

 

Etkinlik Programı

ERKAN BAŞA

Defne Nedim  “Zeybek” Faik Canselen (Piyano) , “Ode to Joy” L.W. Beethoven

ÖZGÜR YAHYA ORUÇOĞLU

Tuğba Seher, “Vals” OLE HALEN, “Zumba” JOSEPH WANDERS, “Romance” ANONİM

BURCU IŞIL OĞUZ

Aysara Özenç “La Donna E Mobile” GIUSEPP VERDİ

SENA SEVİM

Eylül Gülenç – Elif Ersün (DÜET) – “Duetto in A minör” BENOİT BERBİGUİER

REŞAT TOKATLI

Meral Eren – Reşat Tokatlı (Düet) “A moll Keman Lonçertosu” A. VİVALDİ (Keman)

ERKAN BAŞA

İdil Deniz Bakır “Lirik” Fikret Amirov, “Venedik gondol” F. Mendalsohn (piyano)

SENA SEVİM

Elif Şahin “Old Mc DONALD” John Thompson (Piyano)

Selinsu Ökdemir “Menuet” J.S. Bach (Piyano)

19 Mayıs Atatürk'ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı Konseri gerçekleşti.

19-mayis-ataturk-u-anma-genclik-ve-spor-bayrami-konseri-30

19 Mayıs Atatürk’ü Anma Gençlik ve Spor Bayramı dolayısıyla Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve Özel Nar Sanat Eğitim Kursu işbirliği ile Nar Sanat eğitmenlerinden Şeyma YÜREKİR ve Erkan BAŞA’nın öğrencilerinin hazırladığı Gençlik konseri 16 Mayıs akşamı yoğun katılım ile gerçekleşti.

Kurumumuz Öğrencileri tarafından hazırlanan konser yoğun katılımla Nar Sahnesi’nde izleyiciye müzik dolu dakikalar yaşattı.

Konser videoları için tıklayınız.

Konser Fotoğrafları için tıklayınız.

 

 

 

Zeki Müren 3Bursa’da 1933 yılında doğan Zeki Müren, yokluk içerisinde geçen çocukluğundan 1991 yılında ‘Devlet Sanatçısı’ seçilmesine kadarki süreçte, müzik, sinema ve şarkı sözleriyle sanata büyük katkılarda bulundu. Zeki Müren’in yaşamına dair bugüne dek hiç görülmemiş fotoğraflar ve yaşamından önemli notların yer aldığı ‘İşte Benim Zeki Müren’ sergisi Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açıldı.

Zeki Müren, 24 Eylül 1996’daki ölümünden önce mal varlığını ve mirasını Türk Eğitim Vakfı’na ve Türk Silahlı Kuvvetleri Mehmetçik Vakfı’na bağışladığını açıklamış, ondan geriye kalan tüm eşyalar saklanmış ve bugüne dek ortaya çıkarılmamıştı. Dolayısıyla ‘İşte Benim Zeki Müren’ adlı sergi, Zeki Müren’le ilgili bugüne dek gerçekleştirilen en kapsamlı çalışmalardan biri olma özelliğine de sahip. 20 Aralık 2014’e kadar İstanbul Beyoğlu’ndaki İstiklal Caddesi üzerinde yer alan Yapı Kredi Kültür Merkezi’nde açık kalacak olan sergide, Zeki Müren’e ait on bine yakın fotoğraf içinden hazırlanan bir seçki, özel eşyaları, arşiv videoları, el yazısı şiirleri, plakları yer alıyor.

Zeki Müren’in annesi ile mektuplaşmalarının da yer aldığı sergide, annesi, yazdığı mektuplardan birinde oğluna şöyle sesleniyor, ‘…insan gençken dinlenir ama yaşlanınca bizim gibi olmaması için kendine iyi bakman gerekir. Canım evladım beni dinle, zira gözümde tütüyorsun. Gurbet çok zor, aylardır seni görmedim, vallahi içim harıl harıl yanıyor. İnşallah İstanbul’a gelince hemen geleceğiz. Yavrum biz artık sonbahar olduk, bir gün Müren ağacının dibine düşmek üzereyiz.’

YAPI KREDİ KÜLTÜR MERKEZİ

Açık olduğu saatler:

Hafta içi: 10:00 – 19.00
Cts. 10:00-18:00 / Pz. 13:00 – 18:00

Adres: Yapı Kredi Kültür Merkezi,
İstiklal Caddesi, No: 161-161A
34433 Beyoğlu, İstanbul

Tel: (0212) 252 47 00 (pbx)
Faks: (0212) 293 07 23

 

Kaynak: Al Jazeera

Tür : Konser
Etkinlik Tarihi : 15 Ekim 2014
Sanatçı : Voca People
Yer : Black Box İstanbul
Adres : Uniq İstanbul Maslak Kültür Merkezi, Huzur Mah, Maslak Ayazağa Cad,Ayazağa Cendere Yolu,Maslak İstanbul
Başlama : 21:00
Bitiş : 00:00
Detay : 70. yılını kutlayan Yapı Kredi ana sponsorluğundaki “Good Music In Town Konserleri” kapsamında dünyanın en eğlenceli A Capella grubu The Voca People, 15 Ekim’de İstanbul’da
voca-people-1
“Good Music in Town” konsepti çerçevesinde ilk olarak, tüm dünyada kapalı gişe gösteri yapan A Capella grubu The Voca People, 15 Ekim’de Black Box Istanbul’da müzikseverler ile buluşacak.

Voca People, vokal sesleri ve A Capella’yı modern beat-box ile harmanlayan; diller, kültürler hatta gezegenler arası köprü kuran dinamik, galaksilerarası müzikal bir tiyatrodur.

Bu müzikal, Dünya’ya çarpan ve evlerine geri dönmek için enerjiye ihtiyacı olan bir grup uzaylının hikayesini anlatmaktadır. Bu uzaylılar müzik ile iletişim kurmaktadır, çünkü müzik onların enerjisi ve yaşama gücüdür. Evlerine dönebilmeleri için daha çok müziğe ihtiyaçları vardır. Sloganları “Hayat müziktir ve müzik hayattır”.

Voca People, 2009 yılından beri dünyanın her yerinde, Güney Amerika’dan Amerika Birleşik Devletleri’ne, Kanada’ya, Avrupa’ya, Orta Asya’ya onlarca ülkede izleyicileri kendine hayran bıraktı. Bu interaktif müzikal etkinlik New York, Las Vegas ve Paris’te son 2 sezondur düzenli olarak sahnelendi ve 2012 yılı Theatrical Experience dalında Lortel ödülüne layık görüldü. YouTube videoları 55 milyondan fazla izlenen grup, bembeyaz kostümleriyle sosyal medyada fenomen haline geldi.

Şovda erken dönem müziklerden günümüze kadar popüler olmuş şarkıları sadece insan sesi ile seslendiren topluluk, seyirciyi de gösteriye dahil ederek muhteşem bir aile eğlencesi sergiliyor.

VocaPeople

Grup; Lady Gaga, Beatles, Adele, Queen, Maroon 5, Michael Jackson gibi pop sanatçılarının şarkılarının yanı sıra The Godfather, The Pink Panther, Mission Impossible gibi film müzikleri ve Beethoven’den Tchaikovsky’e Klasik Müziğin en önemli eserlerini bir solukta dinletiyor.

Şimdi siz de Voca People roketi yörüngeden çıkmadan önce bu yaratıcı ve eğlenceli şovu izleme şansına sahipsiniz! Tüm dünyada kapalı gişe gösteri yapan topluluk, İstanbullu müzikseverler ile Uniq İstanbul’daki Black Box’da buluşacak.

Bilet Fiyatları:

1. Kategori – 155.00 TL
2. Kategori – 139.00 TL
3. Kategori – 112.50 TL
4. Kategori – 101.00 TL
5. Kategori – 84.00 TL

Her yıl olduğu gibi değişik dallarda Nar Sanat derneği kendi eğitim kurumunda farklı dallarda, farklı oranlarda karşılıksız burs verileceğine dair yönetim kurulu kararı almıştır. (2014-2015 Eğitim yılı içindir)

Yönetim kurulu kararı doğrultusunda bugün ilk olarak Bale eğitimi konusunda duyuru yapılmıştır. Duyuruda: “Belirtilen oranlardaki burs miktarı karşılığı  öğrenci adına Derneğimiz tarafından Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’na aktarılacaktır. “

Çocuk-Bale-14

Bakırköy’de faaliyet gösteren Derneğimiz ; Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Tüzüğünde bulunan amaçları gerçekleştirmek üzere, kendi kurumunda Müzik , Çocuk Resim, Bale dallarında toplamda 2014-2015 eğitim döneminde belirli oranlarda burs verecektir.

Burs eğitim şeklinde verilecek olup koşul, şart ve yapısı  sitelerimizde ilan edileceği biçim ve olacaktır.

Bir sivil toplum örgütü olarak halkın sanat değerlerini yükseltmek, toplumda farkındalık yaratmak ve halkla kucaklaşmak amacıyla başlattığımız bu çalışmanın  sürdürülebilmesi amacıyla ilanen duyurulur.

 Derneğimizin tüzüğünde belirtilen  “Gelirin % 80’i sanat faaliyetlerine ayrılır” ibaresinden dolayı değişik dallarda öğrenci alınmasına karar verilmesinden dolayı  3 yıldır aynı fiyatla eğitim veren kurumumuz bale eğitimi konusunda; Bursluluk oran ve şeklini aşağıdaki şekilde ilan etmiştir.

Diğer dallarla ilgili şekil, koşul, yetenek sınavı ve belgeler daha sonra ilan edilecektir.

Bale Eğitimi Burs oran, sayı ve şekli;

 1-Bale Hazırlık sınıfına % 50 oranında burs vermek üzere 3,5 – 4.5 yaş 2010 yılı Ocak – 2011 Ocak arası doğumlular  (48 öğrenci) alınacaktır.

2-2013-2014 eğitim dönemi öğrencilerimiz dahil 4,5 yaş ve üstü  9 yaşına kadar. (2010 ocak ve önceki tarih doğumlular) 2013-2014 eğitim dönemi öğrencilerimizin tamamı  ile  yeni kayıt yaptıracak 75 adet bale öğrencimize % 35 olarak burs verilecektir.

Burslu öğrenci alımı Ekim ayı sonuna kadar devam edecektir. Belirtilen sayıya 31 Ekim 2014 tarihinden önce ulaşılması durumunda başka kontenjan açılmayacaktır.

Bursluluk durumu başvuru sırası ile belirlenecektir.

  Başvuru esnasında istenen belgeler:

-Öğrenci ve velinin kimlik fotokopileri

-Öğrencinin 2 adet vesikalık fotoğrafı

Bale bursu hakkında daha detaylı bilgi ve adres için lütfen TIKLAYINIZ .

 

Not: Kurumumuz Bursu kendi kurumunda verecek olup, burs miktarını artırmaya, düşürmeye veya değişiklik yapıp yapmamaya, eğitim gün ve tarihini değiştirmeye ya da iptal etmeye istediği öğrenciye burs vermeye/vermemeye  veya iptal etmeye yetkili olup bunun nedenini açıklamak ve önceden bilgi vermek durumunda değildir.  Bursluluk hakkı kazanan öğrenci derslere devam etmek zorunda olup eğitim dönemi boyunca herhangi bir fiyat artışı uygulanmayacaktır.

2013-2014 Eğitim dönemi etkinliği ile ilgili FOTOĞRAF ve VİDEOLARI izlemek için ilgili alana tıklayınız.

Çocuk-Bale-34 Çocuk-Bale-42

1950’li yıllarda yapılan bir röportajı Radyo 1’de yayınlandı.

reşat nuri güntekin

Türk edebiyatının en önemli isimlerinden biri olan Reşat Nuri Güntekin’in daha önce hiç yayınlanmamış ses kaydı TRT’de yayınlandı. Radyo 1’de gerçekleştirilen “Mazideki Ses” programında, ünlü şair Behçet Kemal Çağlar’ın 1950’li yıllarda Reşat Nuri’yle yaptığı 12 dakikalık ses kaydına yer verildi.

Reşat Nuri Güntekin’in Levent’deki evinde gerçekleştirilen röportajda, yazarın edebiyat anlayışı, tiyatro ve roman yazarlığı konuları ele alıyor.

Radyo 1’de gerçekleştirilen ve Osman Nuri Boyacı tarafından hazırlanan programa Prof. Dr. Birol Emil ve Yard. Doç. Dr. Fatih Kanter konuk oldu.

Yayını dinlemek için lütfen TIKLAYINIZ

Kaynak :[-]

T.C. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğrencilerin 23 Nisan ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı çerçevesinde 26 Nisan 2014 gününde Kurs dinleti salonunda yapmış olduğumuz etkinliğin resimleri   http://www.narcicekleri.com adresinde yayınlanmıştır. Videolar daha sonra yayınlanacaktır.

23-Nisan-2014-Dinletisi-102

Tek tek resimlere bakabileceğiniz gibi isterseniz fotoğrafları ücretsiz olarak indirebilirsiniz.

 

23 Nisan etkinlik resimlerine ulaşmak için lütfen TIKLAYINIZ. Etkinlikte görev alan öğrenci ve Eğitmenlerimizin adı şu şekildedir.

Yeni etkinliklerde buluşmak dileğiyle.

ÖZDEMİR KALYONCU -Gitar Eğitmeni

Ömer GÜL –Gitar

Burak CANOL –Gitar

CAN BAŞARIR – Gitar ve Piyano Eğitmeni

Aslı DEMİROK-Piyano

Selin KÖSEOĞLU-Gitar

Özden GÜRSOY-Bas Gitar

SEREN KOÇOĞLU – Piyano Eğitmeni

Bilge KANDUR-Piyano

Dilara UZUNER-piyano

ERSİN SARACİK – Piyano Eğitmeni

Sinejan ERTEMİR-Piyano

Egecan BEYHAN-Piyano

Eda  KÖLÜKFAKI-Piyano

Aykun NERSESYAN- Piyano

Sude ALDATMAZ- Piyano

Başak SAİT- Piyano

Ecem Su ARI- Piyano

Zeynep Ece USTA- Piyano

ŞEYMA YÜREKİR -Keman ve Piyano Eğitmeni

Öykü BOYOĞLU- Piyano

Kayra EMİR- Piyano

Eliz Canse GÖYSAL- Piyano

Dilay SINANMIŞ- Piyano

Egemen HIZLIBAŞ- Piyano

Sudenaz GÜNEY- Piyano

İklim KELEŞ- Piyano

Sıla İNAL- Piyano

İnci SARACİK- Piyano

Melisa KAYA- Keman

Ceylin GÜNENÇ- Piyano

Öykü UFACIK- Piyano

Selin ERGÜL- Piyano

Merve AYANOĞLU- Piyano

Ayşe ÇAPKIN- Piyano

Selin ÖZ – Piyano

Şarkıcı ve yapımcı Pharrell Williams, tüm dünyaya 20 Mart 2014 ‘Uluslararası Mutluluk Günü’nde bir sürpriz yapacak.

Pharrell-Williams-Happy-2013

Başta 56. Grammy töreninde kazandığı dört ödül olmak üzere son bir yılın tüm müzik olaylarında başkahraman olarak gördüğümüz Pharrell Williams’ın Birleşmiş Milletler kararıyla 2012 yılından bu yana kutlanan ‘Uluslararası Mutluluk Günü’ için gerçekleştirmeyi planladığı projeyi açıkladı. Williams, tam 24 saat sürecek ve dünyanın dört bir yanından gelen ‘mutluluk’ videoları yayınlayacak.

Geçtiğimiz aylarda ‘Happy’ şarkısına çektiği 24 saatlik video klip ile müzik dünyasında bir ilke imza atan Pharrell Williams’ın ‘mutluluk projesi’nin çıkış noktası da bu klip.Sanatçının resmi internet sitesinde başlattığı bir kampanya ile çağrıda bulunması ve sonrasında tüm dünyadan çekilen amatör ‘mutluluk’ videoları bir araya getirildi ve içlerinden Pharrell Williams’ın seçeceği videoların, youtube üzerinden düzenlenecek ve 24 saat sürecek bağış kampanyasında gösterileceği duyuruldu. Türkiye’den Ortadoğu Teknik Üniversitesi öğrencilerinin kaydettiği video da sitede yer alıyor.(Siteden izlemek için lütfen TIKLAYINIZ) Videoların ortak özelliği ise fonda Williams’ın ‘Happy’ şarkısının çalması ve insanların kendi mutluluklarını paylaşması.

Bu güne dek 78 ülkeden gönderilen 545 video ile birlikte Pharrel Williams’ın 24 saatlik ‘Happy’ şarkısı video klibi, www.wearehappyfrom.com adresinde izlenebilir.

Kaynak: Al Jazeera – Ajanslar

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. Yılında hayata geçirdiği İstanbul Tasarım Bienali, 12 Aralık tarihinde sona eriyor. Bienal kapsamında, Yaratıcı Endüstriler Konseyi Derneği tarafından düzenlenen ‘Türkiye’de Yaratıcı Endüstrilerin Geleceği’ paneli 29 Kasım Perşembe günü saat 10.00’da İstanbul Modern’de Kültür ve Turizm Bakanlığı Telif Hakları Genel Müdürü Abdurrahman Çelik’in katılımıyla gerçekleştirilecek.

 Kapılarını açtığı 13 Ekim tarihinden bu yana İstanbul’u uluslararası tasarım haritasının merkezine oturtan İstanbul Tasarım Bienali, 12 Aralık Çarşamba günü sona eriyor. Galata Özel Rum İlköğretim Okulu ve İstanbul Modern’de yer alan iki ana serginin yanı sıra kentin farklı noktalarına yayılan akademi programı, atölye sergileri, seminer programı ve paralel katılımcı programı çalışmaları son iki haftasında tüm hızıyla devam ediyor.

“Musibet” Sergisi

Küratörlüğünü Emre Arolat’ın üstlendiği “Musibet” sergisinde, 165 tasarımcı ve mimar tarafından hazırlanmış, İstanbul ve diğer şehirlerdeki büyük dönüşümlerin birbirinden farklı yüzlerini göz önüne seren 30’un üzerinde proje yer alıyor. İstanbul Modern’de özel olarak tasarlanan sergi mekânındaki, kurgusal bir geçmişten yola çıkarak, II. Dünya Savaşı sırasında düşen bombaların ardından İstanbul’da yeniden tasarlanan üç farklı yapıdan, İstanbul’un farklı kimliklerle yeniden yaratıldığı interaktif “kent yapma oyunu”na, Galata Serdar-ı Ekrem sokağı sakinlerinin dönüşüm sürecini anlattığı videolardan “İstanbul’un sesinin” üç boyutlu dinlenebildiği ses enstalasyonuna, çarpıcı projeler izleyenleri “Bir musibet bin nasihatten iyidir” atasözünü düşünmeye davet ediyor.

Birşeyler Üreten İnsanların Sergisi: “Adhokrasi”

Karaköy’de yer alan Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda Joseph Grima’nın küratörlüğünü üstlendiği “Adhokrasi” sergisi 120 tasarımcı ve mimarın 60’dan fazla projesini bir araya getiriyor. “Birşeyler üreten insanların sergisi”nde, üç boyutlu yazıcılardan, gelecekte gazetecilik ve iletişim alanlarında büyük önem kazanacak insansız hava araçlarına, eritilerek müzik enstrümanlarına dönüştürülen yasadışı silahlardan, internet ortamında paylaşılarak kullanıcıların ihtiyaçlarına göre üretilebilen açık kaynak projelerine, son yıllarda çağdaş tasarım sahnesinde büyük ses getiren toplumsal ve teknolojik gelişmeler değerlendiriliyor.

Bienal Sergileri Ücretsiz Rehberler Eşliğinde

İstanbul Tasarım Bienali’nin Galata Özel Rum İlköğretim Okulu ve İstanbul Modern’deki sergilerine bilet alan ziyaretçiler, bienalin eş sponsorlarından Vestel’in katkılarıyla sergileri ücretsiz rehberler eşliğinde gezebiliyor.

Küratörlüğünü Emre Arolat’ın üstlendiği ve İstanbul Modern’de yer alan “Musibet” sergisinin ücretsiz rehberli gezileri, her gün 10.30-17.00 saatleri arasında 30 dakikalık turlar şeklinde yapılıyor. Perşembe günleri ise ek olarak 18.00 ve 19.00 saatlerinde de ücretsiz rehberli turlar gerçekleştiriliyor. Joseph Grima’nın küratörlüğünü üstlendiği ve Galata Özel Rum İlköğretim Okulu’nda yer alan “Adhokrasi” sergisinin 45 dakika süren ücretsiz rehberli gezileri ise her gün 10.30-17.30 saatleri arasında yapılıyor. Perşembe günleri ise ek olarak 18.30’da da turlar oluyor. Ücretsiz rehberli turlarla ilgili ayrıntılı bilgiler mekânların girişinde bulunan gişelerden öğrenilebilir.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın 40. yılında, Eren Holding, Koray Şirketler Topluluğu, Vestel ve VitrA eş sponsorluğunda hayata geçirdiği İstanbul Tasarım Bienali birçok mekanda çok sayıda sergi ve etkinlikle meraklıları bekliyor.

Paneller  hakkında :

Panel: 29 Kasım 2012, Perşembe, 10.00-12.30

Türkiye’de Yaratıcı Endüstriler Sektöründe Neler Oluyor?

Düzenleyen: Yaratıcı Endüstriler Konseyi Derneği

Türkiye yaratıcı endüstriler sektöründe çalışmalar yapan disiplinlerin oluşturduğu sivil toplum kuruluşlarınca kurulan Yaratıcı Endüstriler Konseyi Derneği (YEKON), İstanbul Tasarım Bienali dahilinde gerçekleştireceği panelde derneğin oluşum amacı, misyonu hakkında bilgi verecek, Yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’nda yapılan düzenlemeler ile ilgili çalışmalarını tartışmaya açacak. Yaratıcı endüstriler sektörlerinde disiplinler arası iş birliklerini geliştirmek için sivil toplum örgütleri olarak öncelikle bir araya gelmek, ortak hedefler yönelik çalışmalar yapmak, yaratıcılığı tercih edilen bir değer haline getirmek, sektörün küresel pazarda rekabet edilebilirliğini artırmak amacıyla YEKON olarak yapılması gerekli olan çalışmalar bu panelde tartışmaya açılıyor ve şu sorulara yanıt aranıyor:

11 sivil toplum örgütü tarafından kurulan ve yeni üyelerle de genişleyecek olan YEKON’un amaçları nelerdir ve hedefleri neler olmalıdır? Yaratıcı endüstrilere yönelik eğitim sistemini neden daha yaratıcı, sorgulayıcı ve yenilikçi kılmak gereklidir? Yeni Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu ile neler değişecek? YEKON bu kanun değişikliği için ne gibi çalışmaları hangi amaçla yaptı ve yapacak? Yaratıcı endüstriler ve YEKON Türkiye sanayisine ve ekonomisine nasıl bir katma değer sağlayabilir?

Panel: 2 Aralık 2012, Pazar, 14.00-17.00

Sanat, Zanaat, İnovasyon Üçgeninde Endüstriyel Tasarım

Düzenleyen: Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK)

Günümüzde, endüstriyel tasarımcıların rolleri değişim gösteriyor. Endüstriyel tasarım mesleği geçmiş dönemnde daha teknik bir disiplin olarak algılanırken bugün, tüm dünyada olduğu gibi Türkiyede de pazarlama ağırlıklı bir bakış açısıyla kavramsal, yenilikçi ve geleceğe yönelik iddiası olan projeler için endüstriyel tasarımcılar daha çok tercih edilmeye başladı. Endüstriyel tasarımcılar bu değişen piyasa koşullarında kendilerine farklı alanlar da yaratmaya başlarken, mesleğin sınırları  da genişlemektedir. Endüstriyel Tasarımcılar Meslek Kuruluşu (ETMK)’nun bienal kapsamında düzenlediği panel, endüstriyel tasarımın sanat, zanaat ve inovasyonla kesişimleri, birleşimleri ve farklılıklarını irdeliyor ve şu sorulara yanıt arıyor: Buluş, teknoloji ve mühendislik ağında endüstriyel tasarım kendine nasıl bir yer edinmelidir? Dünya’da bu ilişkiler nasıl konumlanmaktadır? Zanaat ve sanatla birleşen projelerde yer alan, kendi ürünlerini tasarlayıp üreterek farklı kulvarlarda da kendilerine yer açmaya çalışan tasarımcılar zanaatın ve sanatın neresinde konumlanmalıdır? Zanaatçı aynı zamanda tasarımcı mıdır ya da tasarımcı zanaatçı olabilir mi ya da olmalı mıdır? Zanaat tasarımı ne kadar ve nasıl etkiler? Endüstriyel tasarımcı kendini bu kavramlara ne kadar yakın görür?  Tasarım sanatla hangi durumlarda kesişir? Tasarım “sanat”, tasarımcı “sanatçı” olabilir mi? Genişleyen bu sınırlarda, Türkiye’deki tasarımcılar olarak bu üçgenin neresinde kalmalıyız? Türk tasarımcısı nasıl yetiştirilmelidir ki Türkiye ekonomisine katkıda bulunsun, pazarda kendine bir yer bulabilsin ve istihdam edilebilsin? Bu üçgende ağır basan bir nokta olmalı mıdır?

1. İstanbul Tasarım Bienali Film Gösterim Programı

1 Aralık 2012 Cumartesi 17.00

Welcome to Macintosh

Robert Baca, 90’, ABD, 2008, İngilizce

Welcome to Macintosh, ünlü Apple markası ve ürünlerine dair tarihçeyi, eleştirileri ve eğlenceli bilgileri bir araya getirirken tarafsız durmaya çalışan, enteresan bir uzun metraj belgesel. İster iflah olmaz bir Mac fanatiği olsun ister bir teknoloji korkağı… Film, izleyicisini Apple denilen dev fenomenin dünyayı nasıl değiştirdiğini gösteren bir yolculuğa davet ediyor. Apple-I’in ilk günlerinden şirketin bugün sunduğu tüm deneyimlere uzanan eğlenceli ve tarihsel bir yolculuk bu.

Film gösterimleri Tasarım Bienali ve İstanbul Modern ziyaretçilerine ücretsizdir.

 

İstanbul Teknik Üniversitesi (İTÜ) Türk Musikisi Devlet Konservatuarı Çalgı Bölümü Başkan Yardımcısı Dr. Tolgahan Çoğulu, tüm perdeleri yer değiştirebilen ”Ayarlanabilir Mikrotonal Gitarın” patentini aldı.Tolgahan Çoğulu, dünya müzik çevrelerinde beğeniyle karşılanan gitarın, 21. yüzyılın klasik gitarı olacağına inandığını söyledi.

Tolgahan Çoğulu, AA muhabirine yaptığı açıklamada, ”Ayarlanabilir Mikrotonal Gitar’ı bulma serüvenini anlattı. Türkiye’deki makamsal müziklerde bulunan seslerin gitarda tam karşılığını bulmak için arayışa giriştiğini, Erkan Ogur gibi pek çok müzisyenle fikir alışverişinde bulunduğunu kaydeden Çoğulu, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Gitarla türküleri, makamsal müzikleri çalarken hep bir eksiklik hissedilir. Çünkü standart gitarda, koma (yarım sesten küçük aralıklar-mikroton) duymanız mümkün değildir. Ud gibi tüm komaların duyulabildiği perdesiz gitar, 70’li yıllardan itibaren Erkan Ogur tarafından çalınıyordu. Ancak perdesiz gitar, gitardan farklı tınılayan yeni bir enstrüman. ‘Klasik gitarın tonlarından çok uzaklaşmadan makamsal müzikler nasıl çalınabilir?’ şeklinde bir arayışa giriştim. Daha önce yapılan örnekleri inceledim. Gitarist Walter Vogtun, 1985 yılında icat ettiği hareketli perdeli Vogt gitarından esinlenerek, tüm perdeleri ayarlanmasına imkan veren ‘Ayarlanabilir Mikrotonal Gitarı’ tasarladım. Bu proje, İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi bünyesinde Prof. Şehvar Beşiroğlu yürütücülüğünde bir bilimsel araştırma projesi olarak kabul edildi. Gitarın 11 bin lirayı bulan masrafı, okul tarafından karşılandı. Gitar yapım ustası Ekrem Özkarpat’a yaptırttım. ”

“DÜNYADA GENİŞ YANKI BULDU”

Video paylaşım sitesi youtube’ta yayımladığı videoların büyük ilgi gördüğünü dile getiren Tolgahan Çoğulu, ”Türkiye’de değil ama dünyada çok büyük ilgi var. Hemen hemen her ay bir iki ülkeye konser için gidiyorum. İstanbul’a gelen dünyaca ünlü gitaristler Paco de Lucia, Al di Meola, Pat Metheny da gitarı incelediler. Çok beğendiklerini söylediler. Satriani’ye de menajeri vasıtasıyla gitarı dinlettim” diye konuştu.

”Ayarlanabilir Mikrotonal Gitar” ismiyle, icat ettiği gitarın patentini aldığını belirten Çoğulu, ”Gitar ailesine yeni bir üye kazandırmış olduk. Bu gitarda yalnızca Türkiye’deki makamsal müzikleri değil komaları, mikrotonları içeren Hint müziği, Uzakdoğu ve Afrika müziklerinin tınılarını duymak mümkün. Türkiye patentini aldım. Dünya patenti için de girişimlere başladık. 21. yüzyılın gitarını icat ettiğimizi düşünüyorum” ifadelerini kullandı.

TOLGAHAN ÇOĞULU KİMDİR?

Ankara’da 1978 yılında doğan Tolgahan Çoğulu, klasik gitar eğitimine 12 yaşında başladı.

2001 yılında İTÜ Dr. Erol Üçer Müzik İleri Araştırmalar Merkezi Klasik Gitar Yüksek Lisans programına kabul edilen Çoğulu, burada Soner Egesel ve Bekir Küçükay ile çalışmalarını sürdürdü ve 2010 yılında doktorasını bitirdi.

Tolgahan Çoğulu’nun ‘Atlas’ ve ‘İki Elin Sesi’ adlı iki CD’si ve ‘Temel Müzik Eğitimi’ ve ‘Bağlama Tekniklerinin Klasik Gitara Uyarlanması’ adlı iki kitabı bulunmaktadır. 2010 yılında İTÜ Türk Musikisi Devlet Konservatuarı’nda klasik gitar bölümünü kurdu. Halen burada klasik gitar öğretmenliği yapan gitarist, 11. New York Gitar Festivali, 19. Iserlohn Gitar Festivali, 9. Zihuatanejo Gitar Festivali, 21. Brno Gitar Festivali, 2. Sarajevo Gitar Festivali, Mozarteum Üniversitesi, Codarts Üniversitesi, York Üniversitesi, Memphis Üniversitesi, Viyana Üniversitesi, Aveiro Üniversitesi, Singapur Üniversitesi, Estonya Müzik Akademisi, Bükreş Kültür Merkezi gibi yerlerde konserler verdi.

AA

 

 

Eski otobüs terminalinde kavramsal çerçevesi “Kurgular ve karşı duruşlar” olarak belirlenen bienal, 3 Kasım’a kadar sürecek

Kavramsal çerçevesi “Kurgular ve karşı duruşlar” olarak belirlenen “3. Uluslararası Çanakkale Bienali” çağdaş resim sergisi ile eski otobüs terminalinde açıldı. Sergide 34 sanatçının eseri sergileniyor.

Bienalin Genel Sanat Yönetmeni ve Küratörlerinden Beral Madra, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Çanakkale Belediyesi’ne ait kullanılmayan eski otobüs garajı ve deposunu düzenledikten sonra 34 sanatçının eserinin yer aldığı sergi ile bienalin açılışını yaptıklarını söyledi.

Sergiye 8 uluslararası sanatçının da katıldığını belirten Madra, “Avrupa’dan, Ortadoğu’dan sanatçılar yer alıyor. Çanakkale Bienali’nin kavramsal çerçevesi ‘kurgular ve karşı duruşlar‘ olarak belirlendi” dedi.

Bunun için bir metin hazırladıklarını, yaşadıkları dönemin ekonomik, bunun siyasal ve toplumsal krizlerine odaklanan bir metin olduğunu dile getiren Madra, metni, yıllardır birlikte çalıştıkları sanatçıların işlerine bakarak oluşturduklarını bildirdi.

“Şu anda Türkiye’nin içinde bulunduğu bölge ve yanı başımızdaki Avrupa’nın büyük krizlerine bakmadan bu işi yapamazdık” diyen Madra, çağdaş sanat yapıtlarının duvara asılı bir manzara resmi olmadığını vurguladı.

Çağdaş sanat yapıtlarının arkasında siyasal duruşların olduğunu kaydeden Madra, şöyle konuştu:

“İşte orada bir karşı duruş konusu gündeme geliyor. Ama bu karşı duruşu asla olumsuz düşünmeyelim. Orada demokratik bir süreç ve bireyin özgür ifadesi, özgür düşüncesi yer alıyor. Bunu vurguluyoruz. Günümüzde bu, görsel sanatlar aracılığıyla çok etkili bir biçimde vurgulanıyor. Görsel sanatların bugünkü amacı, geniş toplumlara küresel bağlamda her ülkede, her bölgede bütün insanlığı ilgilendiren sorunları görsel olarak ifade etmek. İnsanlar geldikleri ve izledikleri zaman, normal günlük yaşantılarının dışında kendilerine tüketim endüstrisi ve siyasal çıkarlar doğrultusunda sunulan resmin dışında bir resimle dünyaya bakmakta. İşte o resimler burada yer alıyor.”

Bienale Türkiye’nin her yerinden sanatçı çağırdıklarını dile getiren Madra, “Batman’dan da sanatçımız var,İzmir‘den de, Antakya’dan da… Tüm bölgelerden var. Çünkü Türkiye’de çağdaş sanat İstanbul’a odaklanmış gibi görünüyor. 3. Uluslararası Çanakkale Bienali ile İstanbul’un bu tekelleşme havasını da kırmayı amaçladık” diye konuştu.

Küratörlerden Seyhan Boztepe ise çağdaş sanat sergisini, eski otogarın bilet satış ofislerinin olduğu yerde sanatseverlerle buluşturduklarını söyledi.

Farklı disiplinlerinin olduğu sergide desenler, resimler, fotoğraflar ve videoların olduğunu kaydeden Boztepe, bienalde, ileri yaşta kendini kanıtlamış sanatçılar, orta kuşaktan sanatçılar ve yeni çıkış yapan yetenekli önemli sanatçı adaylarının yer aldığını bildirdi.

“Bu üç kuşağı bir arada görmek bizim kavramsal çerçevemiz olan ‘kurgular ve karşı duruşlar’a da çok uygun” diyen Boztepe, şöyle devam etti:

“Yaklaşımları, sanat üretim süreçlerindeki farklılıklar, kuşakların birbiriyle olan geçiş süreçlerinin de izlenebileceği farklı bir imkan sunuyor. Bienalin içinde 3 ayrı program da var. ‘Bineal çocuk, bienal genç ve bienal engelsiz’ diye… Çanakkale’deki tüm ilköğretim okullarındaki öğrencileri özel araçlarla okullarında alıp bienali gezdireceğiz. Gençlerle atölye çalışmaları yapacağız. Engellilerin de buraya gelip işlerle ilişkilenmelerini sağlayan bir program yaptık. Bunun için de her türlü engel gurubuna giren insanlar için bir şeyler düşündük.”

Muhabir: Fikriye Susam Uyar/Harun Kaymaz

Yayıncı: Hızır Hacısalihoğlu

Kaynak: AA

 

Dernek ve Kursumuzun düzenlemiş olduğu Nar Çiçekleri Festivali görsellerini yayınlanmaya devam ediyoruz… Arzu eden Öğrenci ve Veli ile izleyicilerimiz görselleri indirebileceği gibi yanlarında getirecekleri Taşınabilir Belleklere yüklememizde mümkündür. Festivalde kaydedilen Videoların hazırlanması zaman alacağı için yükleme işlemi videolar için daha uzun olabilir. Videolara sahip olmak isteyenler Kursumuza uğrayabilir.