Şunun için etiket arşivi: Verdi

Ludus Ensemble, 7 Mart Pazartesi günü Martı Klasiklerinde “Sıra dışı bir kadının müzikli dünyası: Clara Schumann” başlıklı dinleti-söyleşinin konuğu.

 Dinletinin söyleşi bölümünü Aydın Büke idare edecek.

Ludus Ensemble, Martı Klasikleri dahilinde, Dünya Kadınlar Günü için 7 Mart Pazartesi saat 20’de  Martı İstanbul Hotel’de düzenlenen müzikli söyleşide Clara Schumann’ın Piyano Trio’su ile kadın duyarlılığının izini sürüyor.

Dinletide Ludus Ensemble’ın üç değerli üyesi; Banu Selin Aşan- Keman & Seren Karabey – Viyolonsel & Elif Gökçe Tuğrul – Piyano yer alıyor.

“Romantizmin Işığı Clara ” kitabının yazarı Aydın Büke, “19.Yüzyılda Kadın Besteci” olmak üzerine müzisyenlerle sohbet ediyor.

Ludus Ensemble’ın muhteşem yorumu ve değerli müzisyen ve yazar Aydın Büke’nin genç müzisyenler ile sohbeti kaçırılmaz.  Anısı belleklerde kalacak bu harika geceye eşlik etmek isteyen müzikseverlerin biletleri Biletix ve konser öncesi Martı Otel’den temin etmeleri mümkün. Ludus Ensemble Dünya Kadınlar Günü konserinin  biletleri,  tüm kadın ve emekli dinleyeciler için indirimli!

“Ludus Ensemble, 2013 yılında, eğitimlerini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda almış dört genç müzisyen tarafından kuruldu. Banu Selin Aşan, Tuna Erten, Seren Karabey ve Elif Gökçe Tuğrul, Ludus Ensemble’ı kurarken, 2000li yıllarda İstanbul’da yaşayan genç klasik müzik yorumcuları olarak, ülkeler ve kültürler arası sınırların şeffaflaştığı, geçmiş ve günümüz sanatının birbirini zenginleştirdiği düşüncesini çıkış noktası edindiler.

 Dünyanın farklı coğrafyalarından ve zaman dilimlerinden bestecilerin eserlerini yorumlamak, Ludus Ensemble’ın üyelerine, zamanın ve mekanın sürekli değiştiği bir oyuna dahil olmak hissini verdiğinden, oluşumlarına isim olarak Latince ‘oyun’ anlamına gelen ‘ludus’u’ seçtiler.

Ludus Ensemble, dinleyicilerini zaman ve mekan ötesi yolculuklara davet ederek, klasik müziğin heyecan veren renkli dünyasını paylaşmayı hedefliyorlar. Ludus Ensemble üyeleri (keman,viyolonsel, piyano) 2014 Ekim’den beri Türk Eğitim Vakfı Güsel Bilal Yurt dışı Bursu ile Hamburg Hochschule für Musik und Theater’de Prof.Niklas Schmidt ile ‘Oda Müziği’ yüksek lisans çalışmalarına devam ediyorlar.”

Ludus Ensemble diğer konserleri:
– 12 Mart Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi Kış Konseri AIMA Yalısı

– 14 Mart Bodrum

– 16 Mart Summart Sanat Merkezi / İSTANBUL

Ludus Ensemble bu konserde Fransız besteci Jean Francaix’nin triosu, Arjantinli bandoneon sanatçısı ve besteci Astor Piazzolla’nın 4 Mevsim’i ve Amerikalı besteci Paul Schoenfield’in Cafe Music’ini seslendirecek olan Ludus Ensemble, Summart’ta gerçekleştireceği bu konserde dinleyicilerini caz etkilerinin hissedileceği farklı bir dünyaya çağırıyor.. 

7 Mart Pazartesi Ludus Ensemble Martı Klasiklerinde1

http://www.summart.org/tr/summart-sahne/gelecek-etkinlikler/ludus-ensemble/i-178
– 10 Nisan Jesteburg/Hamburg

– 19-20-21 Mayıs Avusturya Turnesi

– 31 Mayıs Süreyya Operası

– 16 Haziran Laeiszhalle/Hamburg

ronesans

ronesansRönesans Dönemi’nde Üflemeli Çalgılar

Üçlemesi çalgıları gelişimi Rönesans’ta telli ve yaylı çalgılar gibi hızlı olmamıştır.16. Yüzyılda düz ve yan flüt kullanılıyordu. Ancak kalın sesli olanların ses rengi Org sesini andırıyordu.Fifre savaş çalgıları düz sayılıyor,  davul ve Trampet ile birlikte kullanılıyordu.1539 yılında Afrainio adındaki bir papaz kamışlı ve kalın sesli bir çalgı icat etti. Afrainio fagotto adını verdiği bu çalgı kısa sürede bütün ortaçağ Üflemeli  çalgilarini aşarak tutundu. Süreç içinde değişik biçimler alan fagotto sonunda  günümüz orkestra çalgıları biri oldu.

Metal Üflemeli çalgılar da Rönesans döneminde gelişmiştir. Büyük savaş boruları 15. yüzyıldan başlayarak zarif bir eğrilik kazandılar. Corno denen Avcı boruları son ve kesin biçimini almış trombon da sürgünün geliştirmesiyle tatlı sesli bir çalgı durumuna gelmiş.

Ortaçağ  da Üflemeli Çalgılar

Romalılar’in ünlü kornosu  9. yüzyıldan başlayarak küçük bir doğal boynuz olarak kullanılmıştır.  Sonraları metalden yapılıyordu. Sürek avında kullanıldığı gibi Alman ülkelerindeki posta işletmesinin sembolü olarak kalmıştır.
Romalılar’in tuba dedikleri trompet ortaçağ da az kullanılmıştır ama son dönemde trombon ile birlikte vardı.

Kaynak: Ahmet Say müzik tarihi

sihirli-flut-madridlileri-buyuledi

Ünlü Türk flüt virtüözü Şefika Kutluer, İspanya’nın başkenti Madrid’in seçkin kulüplerinden Casino de Madrid’de özel bir konser verdi. Kulübün 21. Müzikal Etkinlikleri kapsamında 2016’nın ilk konserini veren Şefika Kutluer beğeni topladı.

sihirli-flut-madridlileri-buyulediKraliyet Salonu’nda iki bölümden oluşan konserde Kutluer, Sebastian Bach, Christoph Willibald Glück, Maurice Ravel ve Georges Bizet’in yanısıra Türk besteci Ekrem Zeki Ün’ün “Yunus’un mezarında” adlı eserini de sahneledi.

Kutluer’e konser boyunca Azeri piyano sanatçısı Naile Ahmedova eşlik etti. Türkiye’nin Madrid Büyükelçisi Ömer Önhon’un da aralarında olduğu bazı büyükelçilerin ve kulüp üyelerinin izlediği konser sonrasında Kutluer, salondan büyük alkış aldı.

İKİNCİ KONSER ENDÜLÜS’TE

54 yaşındaki sanatçı İspanya’daki ikinci konserini Endülüs bölgesinin Granada kentindeki Federico Garcia Lorca Tiyatrosu’nda yarın verecek.

Ankara Devlet Konservatuarı mezunu olan Şefika Kutluer, daha sonra kariyerine Viyana ve Roma’da devam etti. New York Times gazetesinde yayımlanan bir yazıda kendisi için yapılan “Sihirli flüt” yakıştırması Kutluer’in lakabı oldu. Kutluer, Türkiye ve dünyada birçok ödüle layık görülürken 2012 yılında UNICEF’in “İyi Niyet Elçisi” oldu.

GİRİŞ

Tarih boyunca alt kültür müziklerinin pek çoğu sosyo – ekonomik sınıflaşma sonucu baskıya maruz kalan ve ezilen gruplardan çıkmıştır. Araştırmanın konusu olan Caz müziği de bunlardan biridir. 1880’lerde New Orleans’ta gelişmeye başlayan Caz müziği Blues ile birlikte Amerika Birleşik Devletleri’nde doğan siyahi yerel müziklerin atası olarak kabul edilmektedir. Kaynağında Afrika – Avrupa kökenli ritm ve melodilerin, tarlalarda söylenilen iş şarkılarının, dinsel müziğin, Fransızların sokak şarkılarının, halk dansları müziklerinin var olduğu Caz, siyah Amerikalıların etkilendiği çok değişik müzik türlerinin sentezidir. İmprovizasyon (doğaçlama) ve swing (salınım) etkenleri Caz stillerinin temelini oluşturmuştur. Doğaçtan anlatılan hikayelere, “çağrı ve yanıt” ilişkisine dayanan Caz, doğal ruhsal tepkilerin ses ve ritmle anlatılmasına olanak verir.

  1. KÖKEN

Amerika’lı caz eleştirmeni Marshall W. Stearns şu tanımı yapar: “Caz, Afrika – Avrupa kaynaklı melodi ve ritmin, Avrupa armonisi ve çalgılarıyla birleştirilmesi sonucunda doğaçtan çalınan Amerikan müziğidir.”                                                                                                               Bu yalın tanımın içinde yer alan “Amerikan” sözcüğü tepkiyle karşılanmıştır. Uzmanlar, bu müziğin “Amerika’dan dolayı” değil, “Amerika’ ya rağmen” gerçekleştiğini söylerken haklıdırlar. Buna göre tanımdaki “Amerikan müziği” yerine “uluslararası müzik” sözcüklerini koymak doğru olacaktır.                                                                                              Cazın doğum yeri ve beşiği Amerika’dır; cazı yaratan insanlar ise zencilerdir. Eğer Afrika’lı zenciler 16. yüzyılın sonlarından 19. yüzyılın son çeyreğine kadar köle tüccarları eliyle Amerika’lı toprak sahiplerine getirilip satılmasaydı, caz müziği doğmayacaktı.

Öte yandan caz, çeşitli müziklerin karışımıdır: Afrika’nın halk müziği, zenci kölelerin tarlada çalışırken söyledikleri iş şarkıları, İngiliz’lerin dinsel müziği, Fransız’ların sokak şarkıları ve halk dansları müziği ile Fransız bando müziği, İspanyol sömürge müziği ve bir ölçüde kızılderili müziği… “Bütün bunlar zencinin potasında eridi ve en bol, en etkileyici gereç, blues, ortaya çıkan müziğe ayrıca çeşnisini verdi.”

 

 

2.CAZIN DOĞUŞU VE KÖKENLERİ

Caz müziği 1880′ lerde New Orleans’ta gelişmeye başladı ve 1920’lerin başında New York, Los Angles ve Chicago’da yapılan kayıtlarla son şeklini aldı. O zamanlar birçok değişik akım cazın ortaya çıkışında yol gösterici olmuştur. Bunlardan biri melodilerin ve akorların eşliğinde simgesel olarak özgürlüğe kavuşma çabalarıydı. Bu akım bugün doğaçlama olarak tanımladığımız olaya liderlik etmiştir. Bir diğeri ise, siyahi Amerikalıların yarattığı blues ve ragtime gibi müzik türleriydi.

Caz müziğinin neden ve nasıl Amerika’da ortaya çıktığını ve bu kadar farklı türde müziğin nasıl biraraya geldiğini anlayabilmek için, Afrikalıların kölelik Amerika’sındaki yaşamlarına göz atmamız gerekir. Afrikalı köleler Amerika’ya getirildikleri zaman yanlarına müzik aletlerini almalarına izin verilmemişti. Ama onlar müzikal zevklerini ve geleneklerini yanlarına almışlardı. Afrikalıların yüzyıllar önce yaptığı bu hareket, Avrupa müziğinin neden Afrika kökenli Amerikalılar tarafından çalındığında daha farklı duyulduğunu biraz da olsa anlamamıza yardımcı olabilir. Örneğin bazı köleler Avrupa kökenli kilise müziklerini, yöresel müzikleri ve dans müziklerini kendi müzik zevk ve geleneklerine uyacak şekilde değiştirdiler. Onların çocukları da atalarının müzikteki bu davalarının peşinden gittiler. Böylelikle bu müziksel tercih nesilden nesile devam etti.

 2.1.Caz neden New Orleans’da ortaya çıktı?

Fransızlar 1718 yılında New Orleans’ a yerleşmeye başladılar ve 1719 yılında yüz kırk yedi siyah köle buraya getirildi. 1722 yılının başında New Orleans’ta kölelik tamamen yayılmamıştı, hala özgür siyahlar vardı. 1763 yılında Fransızlar Louisiana topraklarını İspanyollara hediye ettiler. Ancak 1769 yılına kadar İspanyolların kuralları bu topraklar üzerinde tam olarak geçerli olmadı. Daha sonrasında gelen İspanyol kurallarına rağmen, Fransızların dilleri ve gelenekleri hep ön plandaydı. 1801’de İspanyollar Louisiana’yı Fransızlara geri verdiler. Ancak İspanyolların koymuş olduğu kurallar, 1803′ te Louisiana Amerika Birleşik Devletleri tarafından Fransızların elinden alınana kadar, geçerliliğini sürdürdü.

İspanyolların bu topraklar üzerindeki etkisi bazı sosyolojik örneklerde göze çarpıyor. Örneğin o yıllarda farklı etnik gruplardan insanların birbirleriyle evlenmeleri Louisiana’da çok sık gerçekleşen bir olaydır. Ayrıca İspanyol kuralları çok sayıda kölenin özgür kalmasını sağlamış, bu da özgür siyahların sayılarının artmasına neden olmuştur. 1800′ lerin ortalarında siyah ve beyaz ırkın biraraya gelmesi, Avrupa ve Afrika geleneklerinin etkileşimlerine yol açmıştır. İki ırkın birleşmesinden oluşan bu yeni ırk Creole toplum olarak bilinir ve Creole’ler biraz Afrikalı biraz da Fransızdır.

New Orleans caz müziğinin ortaya çıkması için ideal bir yerdi. Mississippi Nehri’nin ağzının yakınında olan New Orleans Amerika için gelişmekte olan bir ticaret yoluydu ve bu nedenle o zamanlar ticaretin merkeziydi. Ticari öneminin yanısıra bir liman şehri olduğu için buraya dünyanın heryerinden insanlar geliyordu ve New Orleans günden güne kozmopolitik bir yerleşim merkezi şeklini alıyordu. Bu kadar renkli bir yerin eğlence hayatı da çok renkliydi. New Orleans’ta birçok bar vardı ve bu barlarda sık sık dans partileri yapılıyordu. New Orleans’ taki bu yoğun eğlence hayatının sonucu olarak, bölgedeki müzisyenlere birçok iş imkanı doğuyordu.Bu dönemde canlı müziğe çok büyük bir istek vardı ve yeniliklere olan ihtiyaç devam ediyordu.

Bu istek ve ihtiyaaçlar müzisyenlerin yeni stiller yaratmalarına neden oldu. Müzisyenler değişik ve garip yaklaşımları harmanladılar, gözden geçirip yeniden düzenlediler. Bu gelişmeler cazın ortaya çıkışında büyük rol oynadı.[3]

        2.2.Caz’ın kökenindeki yapı

İlk ortaya çıkışından şimdiye dek, caz 19 ve 20. yüzyıl Amerikan popüler müziğinden etkilenmiştir. Caz terimi ilk batı kıyısında ortaya çıkmış ve Chigago’da 1915’lerde yapılan müziği tanımlamak için kullanılmıştır. Bu zamandan öncede caz New Orleans’ta yapılsa da caz ismi ile adlandırılmamaktaydı.

Caz’ı ta. dayanır. Belki de onu bir sanat müziği formu olarak tanımlayabiliriz Amerika kökenli ama siyahların Avrupa müziği ile karşı duruşlarıyla şekillenen bir form olarak.

 1843’e dek New Orleans’da Afrika dans ve davullarının olduğu festivaller düzenlenir tıpkı benzerlerinin New York ya da New England’ta yapıldığı gibi. Afrika geleneksel müziği Avrupa tarzı armoni içermez , tek seslidir.

19 uncu yüzyılın başlarında Avrupa sazlarını çalmayı öğrenen siyah müzisyenlerin sayısı artmaktadır. Sonuçta Güney Amerika, Karayip ve diğer köle melodileri salon müziği olarak piyano ile icraya başlanır. Siyah köleler “harmonik” tarzları da öğrenerek kendi müzikleri ile harmanlarlar.

    2.3.Başlangıç dönemi

Zencilerin en yoğun olduğu New Orleans’ ta doğan caz, Mississipi nehrindeki gemilerde çalan müzisyenler tarafından Amerika’ nın içlerine yayılmıştır. Bilinen ilk caz parçalarını Buddy Bolden (trompet) ve Jerry Roll Morton (piyano) yapmıştır (1895-1905)

 

“New Orleans Stili” nin ritmik yapısı “Avrupa Müziği” nin “Marş” ritmine çok yakındır. Caz ritmine özgü o bilinen “dalgalanma” henüz bu stilde yoktur. Genel anlamda dalgalanmayı, 1. ve 3. zamanlardaki güçlü vuruşlar yerlerinde kalırken, 2. ve 4. zamanların da vurgulanması yaratır. Oysa “New Orleans Stili” nde bu ritmik olguya pek rastlanmaz. Vurgular 1. ve 3. Zamanlardadır.

“Hot” (ateşli) çalış, ilk kez “New Orleans Stili” nde görülür. Bu çalış tekniği, anlatımın son derece sıcak oluşuyla karakterize edilir. “Sound”, (müzikal tını, ses) “cümleleme”, “vibrato” teknikleriyle özgünleşir. Müzisyenler, enstrümanlarını “çalmaktan” çok, onlarla “konuşarak” duygularını yansıtırlar.

Kornetçi Buddy Bolden, sonradan “jazz” olarak adlandırılacak tarzın öncülerinden biri olarak zikredilen bir müzik topluluğunun başıydı. 1895 – 1906 yılları arasında New Orleans’da çaldı. Bolden’dan bugüne gelen herhangi bir plak kaydı yok ama Bolden topluluğunun repertuvarında bulunan “Buddy Bolden Blues” gibi çeşitli ezgiler birçok diğer müzisyen tarafından kaydedildi.

 

 KAYNAKLAR

Ahmet Say – Müzik Tarihi Kitabı (Müzik Ansiklopedisi Yayınları 8. Basım)  Erişim tarihi: 26.10.15 / 18:10

http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/baskent/1529/00127.pdf?sequence=3&isAllowed=yç Erişim tarihi: 25.10.15 / 19:26

http://www.alka.com.tr/alphtml/jazzhtm/index_caz.asp?page=icerik&id=26      Erişim tarihi: 28.10.15 / 17.30

http://cibrank.blogcu.com/cazin-dogusu-ve-kokenleri/117126 Erişim tarihi: 26.10.15 / 19:30

http://dosya.marmara.edu.tr/aef/mzo/2013-2014%20duyurular/%C4%B0smet%20ARICI/gpm_2014.pdf     Erişim tarihi:  28.10.15 / 18.04

http://muzik.stereomecmuasi.com/2011/09/caz-muzigin-tarihcesi.html  Erişim tarihi: 27.10.15 / 21:20

 [1]http://acikerisim.baskent.edu.tr:8080/xmlui/bitstream/handle/baskent/1529/00127.pdf?sequence=3&isAllowed=y

[2] Ahmet Say – Müzik Tarihi Kitabı (Müzik Ansiklopedisi Yayınları / 8. Basım)

[3]: http://cibrank.blogcu.com/cazin-dogusu-ve-kokenleri/117126

[4] http://muzik.stereomecmuasi.com/2011/09/caz-muzigin-tarihcesi.html

[5] http://www.alka.com.tr/alphtml/jazzhtm/index_caz.asp?page=icerik&id=26

[6] http://dosya.marmara.edu.tr/aef/mzo/2013-2014%20duyurular/%C4%B0smet%20ARICI/gpm_2014.pdf

 

Bu makale Nar Sanat Eğitim Kursu eğitmenlerinden Burcu Işıl Oğuz tarafından hazırlanmıştır. Buradan indirebilirsiniz.

Reha Yalnızcık’ın “Tadı Hayalimde İstanbul” adlı resim sergisi 18 Aralık Cuma günü saat 18.30 ‘da Leonardo Sanat Galerisinde açılacaktır.

[supsystic-gallery id=’28’ position=’center’]

rehayalnizcikREHA YALNIZCIK
(1950, İstanbul)

1950 yılında İstanbul’da doğan Reha Yalnızcık 1975’de Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Grafik Sanatlar Bölümünden (Günümüzde Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) mezun oldu. Orta öğrenimi sırasında tanıştığı Grafik Sanatların birçok dalında ürünler verdi, ödüller aldı (kitap kapağı, afiş ve illüstrasyon çalışmaları ile). Basın yayın kuruluşlarının gazete ve dergi tasarımlarından logolarına kadar farklı alanlarında da çalıştı.

 

Sanatçının her zaman en büyük arzusu yalnızca resim yaparak yaşamaktı. Önceleri resim ve grafik sanatları birlikte sürdürdü. İlk kişisel sergisi “Doğa ile Haşır Neşir”i (1980 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), “Barış’a”(1981 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), “Benim İstanbul’um”(1984 İstanbul Taksim Sanat Galerisi),

 

“Her gün 23 Nisan”(1985 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), sergilerini bu dönemde gerçekleştirdi. Günümüze kadar 66 kişisel sergi açtı, 100’ün üzerinde karma sergiye katıldı. Ayrıca kendi gibi ressam olan kızı Perincan Yalnızcık ile ortak 10 sergiye imza attılar. 1988-89 yıllarında çocuklara televizyondan resim dersleri verdi.
Pek çok soruna göndermeler içeren resimleriyle oluşan sergilerinin dışında, çok önem verdiği düşünme eğilimine dikkat çekme adına 1992 yılının Ocak ayında 2 adet düşünce kitabı yayınladı. Yurtiçi ve Yurtdışında çok çeşitli yayınlarda yer aldı. Kartpostal, kupa ve telefon rehberi gibi Unicef ürünleri için eserleri seçildi, yayınlandı.

 

1992 yılında sanatçıya Çocuk Vakfı tarafından “Son Kırk Yılın Çocuk Resimlerine Katkı Ödülü”, Inepo’nun ilk kez dağıttığı “Çevre Sanat Ödülleri”nden; “Resim Dalı” ödülü verildi.(2001)

BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali ödülleri dünyanın uzak coğrafyalarından gelen filmlerin oldu. Festivalde Fethi Kayaalp Büyük Ödülü’nü yarışmaya Şili’den katılan, acı çekmek, yaşlanmak ve zamanın kendisi üzerine keskin bir gözlem yapan ‘Surire’ filmi kazandı.

bidef_a3_1

Bu yıl ikincisi düzenlenen ve daimi konusunun ‘çevre’ olan BIFED Bozcaada Uluslararası Ekolojik Belgesel Festivali ödülleri dünyanın uzak coğrafyalarından gelen filmlerin oldu.

Bozcaada Belediye Başkanı ve Festival Başkanı Dr. Hakan Can Yılmaz yaptığı kapanış konuşmasında “Barışa, doğaya, kültüre ve geleceğe sahip çıktıklarını”, “Baskı ve sansür tehdidine rağmen BİFED’in tamamen bağımsız ve özgür bir etkinlik” olduğunun altını bir kez daha çizerek “Biz artık ölümleri değil barışı konuşmak istiyoruz. Biz var oldukça bir tek başak tanesi susuz, bir tek zeytin dalı yalnız kalmayacak, söz veriyoruz” dedi

BİRİNCİLİK ÖDÜLÜ ŞİLİ’YE…
13 ülkeden, 16 filmin yarıştığı festivalde 7.000 lira değerindeki Fethi Kayaalp Büyük Ödülünü, Şili’den katılan, yönetmenliğini Bettina Perut ve Iván Osnovikoff’un gerçekleştirdiği, acı çekmek, yaşlanmak ve zamanın kendisi üzerine keskin bir gözlem yapan “Surire” filmi aldı.
İkincilik ödülü; “Kadınların, çocukların, doğanın katline karşı çıkmak için hangi coğrafyada olursak olalım muhakkak bir fırsatımız vardır” diyen, Fransa’dan Anna Roussillon’ın filmi “I am The People / Ben Halkım” alırken, üçüncülük ödülünü cesaretli ve umut dolu, gençliğin gücüne ve direnişe övgü olduğu için İtalya’dan Paolo Pissanelli’nin filmi “Good Morning Taranto / Günaydın Taranto”ya layık görüldü.
Yapımcı ve senarist Funda Alp, ABD ’li belgesel yönetmeni ve insan hakları aktivisti Liz Miller, Yunanlı sinema yazarı Maria Chalkou, belgesel yönetmeni Manou Khalil, gazeteci Banu Güven, yönetmen Özcan Alper, belgesel yapımcısı Gaye Günay’dan oluşan jüri, verilen üç ödülün yanı sıra “duygusal ve çağrışımlarla dolu ve gelecek sinema macerasında çok iyi olacağını” düşündükleri Ardahan Üniversitesi Öğretim Görevlisi Turgay Kural’ın yönetmenliğini yaptığı filmi “Cibik” i de desteklediklerini belirttiler.

ÖĞRENCİ FİLMLERİNE DESTEK İÇİN GAİA ÖDÜLÜ
BIFED bu yıl öğrenci filmlerine destek ve farklı bir yarışma alanı sağlamak için GAIA Ödülü’nü verdi. Festivaleİngiltere ’den katılan, yönetmenliğini Benjamin Huget’in yaptığı “Takımada” GAIA Ödülü’nü alırken, Mansiyon ödülünü ise da Erciyes Üniversitesi İletişim Fakültesi öğrencisi Murat Haksever “Çoban” filmi ile kazandı.
www.bifed.org

tarihte-bugun-ne-oldu428 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 148. (artık yıllarda 149.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 217 gün vardır.

Olaylar

  • 1812 – Osmanlı Devleti ve Rusya arasında Bükreş Antlaşması imzalandı, 1806-1812 Osmanlı-Rus Savaşı sona erdi.
  • 1830 – ABD Başkanı Andrew Jackson, Amerikan Kızılderililerinin yurtlarından çıkarılmasına ve başka yerlere sürülmelerine olanak tanıyan Yerli İskân Yasası’nı imzaladı.
  • 1862 – Sayıştay kuruldu.
  • 1871 – Paris Komünü düştü.
  • 1902 – Bilim adamı Thomas Edison pili buldu.
  • 1913 – Osmanlı’da ilk feminist örgüt sayılabilecek Teali-i Nisvan kuruldu.
  • 1918 – Tiflis’de Azerbaycan Milli Şurası tarafından Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti ilan edildi.
  • 1919 – Mustafa Kemal Paşa, Havza’dan, sivil ve asker yüksek memur ve komutanlıklara, işgallere karşı çıkılan mitingler düzenlenmesini bildirdi.
  • 1919 – İstanbul’da tutuklanan İttihat ve Terakki ileri gelenleri, Malta’ya sürgüne gönderildi. Bu ilk kafilede 66 kişi yer alıyordu. Sürgünler 20 Kasım 1920’ye kadar sürdü.
  • 1928 – Bakanlar Kurulu, Millet Mektepleri açılmasını kararlaştırdı.
  • 1930 – İnşası 2 yıl süren, New York City’nin önemli sembollerinden Chrysler Binası resmen açıldı.
  • 1933 – Nasyonal sosyalistler Almanya Komünist Partisi’nin bütün mallarına el koydu.
  • 1937 – Birleşik Krallık’ta Neville Chamberlain Başbakan oldu.
  • 1937 – Volkswagen otomobil firması kuruldu.
  • 1940 – Belçika ve Hollanda Nazilere teslim oldu.
  • 1953 – Kore’de 28-29 mayıs savaşlarında Türk tugayı 155 şehit verdi.
  • 1952 – Yunanistan’da kadınlara seçme hakkı verildi.
  • 1954 – Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) en çok konuşulan diller arasına Türkçe’yi de aldı.
  • 1958 – Akis dergisi Yazı İşleri Müdürü Yusuf Ziya Ademhan 3 yıl, Başyazarı Metin Toker 1 yıl hapis cezasına çarptırıldı; dergi de 3 ay kapatıldı.
  • 1959 – ABD tarafından uzaya gönderilen iki maymun sağ olarak Dünya’ya döndü.
  • 1960 – Milli Birlik Komitesi, Orgeneral Cemal Gürsel’e MBK başkanlığının yanı sıra, başbakanlık, milli savunma bakanlığı ve başkomutanlık görevlerini de verdi. Orgeneral Gürsel aynı gün asker ve sivil üyelerden oluşan bakanlar kurulunu açıkladı. Başbakan Adnan Menderes, Kütahya yolunda tutuklandı. Cumhurbaşkanı Celâl Bayar ve yedi bakanın Silahlı Kuvvetler gözetiminde olduğu açıklandı.
  • 1961 – Uluslararası Af Örgütü, Londra’da kuruldu.
  • 1981 – Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK ) Genel Başkanı Abdullah Baştürk ve Yürütme Kurulu üyeleri, işçileri suça teşvik ve tahrik ettikleri gerekçesiyle İstanbul Sıkıyönetim Askeri Mahkemesi’nde yargılanmaya başladılar.
  • 1983 – Orhan Kemal Roman Ödülü’nü “Cevdet Bey ve Oğulları” adlı romanıyla Orhan Pamuk aldı.
  • 1984 – Bayrampaşa Cezaevi’nden 4’ü Devrimci Sol, 1’i Türkiye İşçi Köylü Kurtuluş Ordusu (TİKKO) yöneticisi 5 kişi firar etti.
  • 1987 – Batı Alman pilot Mathias Rust küçük uçağıyla Sovyet hava koridorunu delerek Kızıl Meydan’a indi. Hava Kuvvetleri Başkomutanı Koldunov görevden alındı.
  • 1992 – Türkiye ile Nahçıvan’ı birbirine bağlayan Ümit Köprüsü hizmete girdi.
  • 1997 – Sınır ötesi operasyonda ölü ele geçirilen terörist sayısı bin 817’ye ulaştı.
  • 1999 – 57’nci hükümet kuruldu. MHP, DSP ve Anavatan Partisi’nden oluşan koalisyon hükümetinde Başbakan Bülent Ecevit oldu.
  • 1999 – Leonardo da Vinci’nin şaheseri Son Akşam Yemeği adlı tablo, 22 yıl süren restorasyon çalışmalarının sona ermesiyle İtalya’nın Milano kentinde yeniden sergilenmeye başlandı.
  • 2002 – NATO, Rusya’yı sınırlı ortak ilan etti.
  • 2004 – Cumhurbaşkanı Ahmet Necdet Sezer, gençlerin imam hatip liselerine yönlenmelerinin özendirilmesi amaçlandığı gerekçesiyle YÖK Kanunu olarak bilinen Yükseköğretim Kanunu ve Yükseköğretim Personel Kanunu’nda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanunu kısmen TBMM’ye iade etti.
  • 2013 – Taksim Gezi Parkı olayları başladı.

Doğumlar

  • 1807 – Louis Agassiz, ABD’li zoolog, glasiyolog ve jeolog
  • 1887 – Jim Thorpe, ABD’li sporcu (ö. 1953)
  • 1893 – Mina Witkojc, Alman yazar (ö. 1975)
  • 1908 – Ian Fleming, James Bond karakterinin yaratıcısı İngiliz gazete yazarı ve romancı (ö. 1964)
  • 1925 – Bülent Ecevit, Türk devlet adamı, gazeteci ve politikacı (ö. 2006)
  • 1944 – Rudy Giuliani, ABD’li siyasetçi ve hukukçu
  • 1954 – João Carlos de Oliveira, Brezilyalı atlet (ö. 1999)
  • 1963 – Zemfira Meftahaddinova, Azeri atıcı
  • 1964 – İskender Över, Küçük İskender mahlasıyla yazı yazan, şair, yazar
  • 1966 – Cemil Özeren, Türk müzisiyen (ö.2012)
  • 1968 – Kylie Minogue, Avustralyalı şarkıcı
  • 1976 – Zaza Enden, Türk basketbolcu, profesyonel güreşçi.
  • 1981 – Uğur İnceman, Türk futbolcu
  • 1985 – Carey Mulligan, İngiliz oyuncu

Ölümler

  • 1787 – Leopold Mozart, Avusturyalı besteci (Wolfgang Amadeus Mozart’in babası) (d. 1719)
  • 1849 – Anne Brontë, İngiliz yazar (d. 1820)
  • 1937 – Alfred Adler, Avusturyalı psikiyatrist (d. 1870)
  • 1952 – Sermet Muhtar Alus, gazeteci, yazar, karikatürist (d. 1887)
  • 1963 – Ion Agârbiceanu, Rumen yazar (d. 1882)
  • 1971 – Audie Murphy, ABD’li aktör (d. 1924)
  • 1978 – Orhan Peker, Türk ressam (d. 1927)
  • 1979 – Mary Pickford, Kanadalı sinema oyuncusu (d. 1893)
  • 1983 – Çiğdem Talu, Türk şarkı sözü yazarı (d. 1939)
  • 1986 – Edip Cansever, Türk şair (d. 1928)

Tatiller ve Özel Günler

  • Azerbaycan Cumhuriyet Günü

tarihte-bugun-ne-oldu426 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 146. (artık yıllarda 147.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 219 gün vardır.

Olaylar

  • 1538 – Jean Calvin ve yandaşları Cenevre’den sürgün edildi. Kalvenizm’in kurucusu Fransız din adamı 1541’de tekrar Cenevre’ye dödüğünde katı bir teokratik yönetim kurudu.18 Mayıs 1564’te Cenevre Diktatörü olarak öldü.
  • 1647 – Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut’ta asılarak idam edilmişti.
  • 1832 – Quebec’te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
  • 1889 – Eyfel Kulesi’nin ilk asansörü halka açıldı.
  • 1894 – Rusya’nın son çarı II. Nikola taç giydi.
  • 1926 – Milli Mücadele’ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1938 – Atatürk, Ankara’dan son kez ayrıldı.
  • 1938 – Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC) ilk oturumunu yaptı.
  • 1946 – Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
  • 1957 – Abant’ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
  • 1963 – İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
  • 1966 – Denizli’de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
  • 1968 – Başbakan Süleyman Demirel, “düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir” dedi.
  • 1970 – Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
  • 1972 – ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
  • 1973 – Orhan Kemal Roman Ödülü’nü “Büyük Gözaltı” romanıyla Çetin Altan aldı.
  • 1982 – Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı Şerif Gören’in yönettiği ‘Yol’ filmi Cannes Film Festivali’nde büyük ödülü Costa Gavras’ın ‘Kayıp’ filmiyle paylaştı.
  • 1983 – Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu; Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
  • 1992 – Orhan Kemal Roman Ödülü’nü “Köylüler” romanıyla Talip Apaydın aldı.
  • 1993 – Salman Rüşdi’nin ‘Şeytan Ayetleri’ kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
  • 1997 – Susurluk’taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak’ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.
  • 1999 – Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen baş örtülü memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
  • 2003 – Ukrayna Havayolları’na ait uçak, Trabzon’un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
  • 2006 – 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.[1]

Doğumlar

  • 1566 – III. Mehmet, Osmanlı Sultanı (ö. 1603)
  • 1650 – John Churchill, İngiliz general[2] (ö. 1722)
  • 1689 – Lady Mary Wortley Montagu, İngiliz yazar (Osmanlı toplumu üzerine ayrıntılı gözlemleriyle de bilinir.) (ö. 1762)
  • 1904 – Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatçısı (ö. 1983)
  • 1907 – John Wayne, ABD’li aktör (ö. 1979)
  • 1926 – Miles Davis, ABD’li caz trompetçisi ve bestecisi (ö. 1991)
  • 1954 – Alan Hollinghurst, İngiliz yazar
  • 1964 – İlkay Akkaya, müzisyen
  • 1971 – Matt Stone, Yahudi kökenli, ABD’li aktör
  • 1975 – Suat Suna, Türk şarkıcı
  • 1977 – Luca Toni, İtalyan futbolcu
  • 1979 – Mehmet Okur, Türk basketbolcu
  • 1982 – Hasan Kabze, Türk futbolcu[3]
  • 1992 – Jenni Vähämaa, Fin buz patenci

Ölümler

  • 1421 – Çelebi Mehmet, 5. Osmanlı sultanı (d. 1389)
  • 1512 – II. Bayezid, 8. Osmanlı padişahı (d. 1447)
  • 1703 – Samuel Pepys, İngiliz yazar (d. 1633)
  • 1883 – Abdülkadir Cezayiri, Cezayirli halk önderi, din adamı, asker (d. 1808)
  • 1976 – Martin Heidegger, Alman varoluşçu filozof (d. 1889)
  • 1978 – Orhan Peker, Türk ressam (d. 1927)
  • 1991 – İzzettin Ökte, Türk besteci, tanbur sanatçısı (d. 1910)
  • 1995 – Doğan Kasaroğlu, eski TRT Genel Müdürlerinden (d. 1933)
  • 2005 – Eddie Albert, ABD’li aktör (d. 1906)
  • 2008 – Sydney Pollack, Akademi Ödülü sahibi ABD’li yönetmen, yapımcı ve oyuncu (d. 1934)

Tatiller ve Özel Günler

  • Anneler Günü (Polonya)
11. Altın Elma Finalistleri açıklandı.

altin-elma12 Haziran 2015 Cuma Günü Yeni Yapılan Çelebi Mehmet Kent Meydanı’nda Gerçekleştirilecek Yarışmanın Finalinde Konuk Sanatçı Olarak Ahmet Özhan’in Yer Alacağı Bildirildi.

Amasya Belediyesi’nin bu yıl 11.sini düzenlediği Altın Elma Türk Sanat Müziği Beste Yarışması’nda 10 finalist açıklandı.
183 katılımcı tarafından gönderilen 542 eserden Belediye Başkan Yardımcısı Osman Akbaş’ın da katılımıyla TRT Müzik Daire Başkan Yardımcısı Hasan Özgen Gürbüz, Kadri Şarman, Yılmaz Pakalınlar, Erkan Yüksel, Selçuk Sipahioğlu’ndan oluşan TRT Repertuvar Kurulu’nca yapılan değerlendirme finale kalan 10 eser belirlendi. Toplamda 75 eser TRT repertuarına girmeye hak kazandı.

12 Haziran 2015 Cuma günü yeni yapılan Çelebi Mehmet Kent Meydanı’nda gerçekleştirilecek yarışmanın finalinde konuk sanatçı olarak Ahmet Özhan’ın yer alacağı bildirildi.
Finalde yarışacak eserler ise, güftesi Nedim Saatçioğlu’na, bestesi Suphi İdrisoğlu’na ait ‘Açıldı kapandı kirpik uçlarım’, güftesi Rüştü Okyar’a, bestesi Z. Levent Topçuoğlu’na ait ‘Deli rüzgar beni böyle savurdu’, güftesi ve bestesi Faruk Şahin’e ait ‘Gel hayattan zevk alıp eğlenelim’, güftesi ve bestesi A. Recep Güçlüer’e ait ‘Gönlümün bağına korkmadan girsem’, güftesi Şükrü Ünal’a, bestesi Suat Yıldırım’a ait ‘Gönlümün sultanı ol’, güftesi ve bestesi Abdulah Kantar’a ait ‘Gözlerin deniz mavisi’, güftesi ve bestesi Ferah Çetin’e ait ‘Kuruyan toprak gibi kül oldum’, güftesi Hüseyin Balkancı’ya, bestesi Ömür Gençel’e ait ‘Ne hesabı var hayatın bizimle bilmem’, güftesi N. Alper Tanrıverdi’ye, bestesi Yılmaz Yüksel’a ait ‘Ben Anadoluyum’, güftesi Celalettin Kurt, bestesi Erol Başara’ya ait ‘Unuttum da derdi gamı.’

43 bin yıllık Neandertal Flütü

Dünyanın en eski müzik aleti, Neandertal Flütünü dinlemez misiniz? 43 bin yıl öncesine ait olduğu tahmin edilen bu müzik aleti ile, atalarımızın sanatçı ruhlu olduğu anlaşılıyor.

2008 yılında arkeologlar, Almanya’nın güneyinde Hohle Fels adında bir Taş Çağı mağarasında flüt parçaları buldular. Bu flüt parçaları, akbaba ve mamut kemiklerinden yapılmıştı. Günümüzden önce yaklaşık 42.000 ila 43.000 yıllarına tarihlenen bu enstrümanlar, gelmiş geçmiş en eski enstrümanlar olarak kabul ediliyor. Daha önce en eski kabul edilen enstrümanlar ise 35.000 yıl öncesine tarihleniyordu.

neandertal-fülütü

Araştırmacılar, titizlikle oyularak yapılmış flütlerin, özellikle mamut kemiğinden yapılmış olanların bilhassa zorlu olduğunu düşünüyor. Keşif sırasında bazı araştırmacılar flütlerin, nesli tükenmiş neandertallere karşı, ilk Avrupalı modern insanlara avantaj sağlayan kültürel başarılarından biri olabileceğini iddia ettiler. Fakat Homo sapienlerle melezleşmeleri de dahil, Neandertallerle ilgili bilgilerimiz arttıkça bu iddiaların yeniden gözden geçirilmesi gerekiyor.

bone-fl

Uzun yıllar boyu yeteneksiz olarak görülen Neandertaller de kendi flütlerini yapıyordu. Ya da en azından 1995’te keşfedilen, mağara ayısının femur kemiğinden yapılmış bir flüt de bunu gösteriyor. Kuzeybatı Slovenya’da, Divje Babe adında bir neandertal bölgesinde Arkeolog Ivan Turk tarafından bulunan bu enstrüman, en az 43.000 yıllık. Hatta 80.000 yaşında bile olabilir.Müzikolog Bob Fink’e göre, flütün üzerinde bulunan dört delik, dört notayla eşleşiyor. Fink: “Flütün notaları kaçınılmaz şekilde diyatonik (ton dışı nota vermeyen) ve herhangi antik ya da modern standart diyatonik bir ölçekle mükemmele yakın bir uyum gösterebilir.” dedi.

neandertal-fülütü-2

Arkeologların, Turk’un iddia ettiği gibi enstrümanın Neandertaller tarafından yapılıp yapılmadığını hararetle tartışmasına rağmen, bulgular insanın yakın akrabalarının hiçbir müzik izi bırakmadan yok olduklarını yalanlıyor ve tarih öncesi müziğin kapısını aralıyor.

Neandertal-flütü

Flütten çıkan sesleri duyabilmek için Slovenya Ulusal Müzesi Küratörü, flütün kilden bir kopyasını yaptı. Prehistorik enstrüman diyatonik ölçülerden tam ve yarım tonları çıkarabiliyor. Müzisyen Dimkaroski de bu flütle, Beethoven, Verdi, Ravel, Dvorak ve diğer sanatçıların eserlerinden birkaç parça çalmayı başarabilmiş. Aynı zamanda birkaç hayvan sesi de çıkartabilmiş. Slovak Müzisyen Ljuben Dimkaroski’nin çaldığı Neandertal flütünü buradan dinleyebilirsiniz:

Kaynak: Press Haber

Silifkede kültür haftası etkinlikleri başladı.

silifkede-kultur-haftasi-basladiMERSİN’in Silifke İlçesi’nde 42’inci Uluslararası Silifke Kültür Haftası etkinlikleri coşkulu başladı. Bu yıl “Göksu Yılı” adı altında 42’si düzenlenen etkinlikler 26 Mayıs’ta son bulacak. Etkinliğin açılışında renkli görüntüler oluşurken, sanatçı Bengü büyük ilgi gördü.

Uluslararası Silifke Kültür Haftası etkinlikleri, okulların ve yurt dışından gelen misafirlerin oluşturduğu festival kortejinin halkı selamlamasıyla başladı. Halk Eğitim Merkezi önünde devam eden kutlamalara Silifke Kaymakamı Şevket Cinbir, Belediye Başkanı CHP’li Mustafa Turgut, CHP Mersin Milletvekilleri Aytuğ Atıcı, Ali Rıza Öztürk mülki amirler ve çok sayıda vatandaş katıldı. Silifke Belediye Başkanı Mustafa Turgut festivalin geçmişi hakkında bilgi verdi. Silifke Kültür Haftası’na 2000 yılından itibaren Silifke’nin kültürünü ve özelliklerini yansıtan isimlerin verilmeye başlandığını belirten Başkan Turgut şunları söyledi:

“Bildiğiniz gibi geçen yılı “Yörük Yılı” olarak isimlendirmiştik. Bu yılı ise “Göksu Yılı” olarak adlandırdık. Neden Göksu? Çünkü Göksu Silifke’mizin var olma sebebidir. Büyük İskender’in komutanı Selefkos Nikator, Göksu gibi Dicle ve Asi nehirleri etrafında da kendi ismiyle kentler kurmuştur. Bunlar içinde günümüze kadar gelebilen sadece Göksu etrafında kurulan Silifke’miz olmuştur. Göksu Deltası 15 bin hektar alana sahip olup, dünya çapında sulak alanların korunması için, 1971 yılında Ramsar’da imzalanan sözleşmeyle koruma altına alınmıştır. Deltada bu güne kadar 332 kuş türü tespit edilmiştir. Bu Türkiye’deki sulak alanlar arasında en büyük sayıdır.”

BENGÜ COŞTURDU

42’inci düzenlenen Silifke Kültür Haftası etkinliklerinin sunuculuğunu Vatan Şaşmaz yaparken, ilk gün Romanya Halk Oyunları ekibi, Mersina grubu ve Silifke Belediyesi Halk Oyunları ekibinin sahnede gerçekleştirdiği folklor gösterileri büyük alkış aldı. Festival programının ilk gecesine şarkıcı Bengü damgasını vurdu. Yaklaşık 2 saat sahnede kalan şarkıcı birbirinden güzel şarkılarını hayranları ile birlikte seslendirdi. Bengü, yoğun katılım karşısında memnuniyetini gizlemedi ve kendisini dinlemeye gelen herkese teşekkür etti.

Festival alanında kurulu Yörük çadırları ve stantlar da ziyaretçi akınına uğradı.

tarihte-bugun-ne-oldu420 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 140. (artık yıllarda 141.) günüdür.

Olaylar

  • 325 – Roma imparatoru Konstantin, ilk Ekümenik Konsilin İznik’te düzenlenmesini sağladı.
  • 1481 – II. Beyazıt, Osmanlı padişahı oldu.
  • 1622 – Osmanlı İmparatorluğu’nda isyancılar, ordu ve yönetimde yenilik taraftarı Padişah II. Osman’ı tahttan indirip öldürdü. Öldürülen ilk padişah olan Genç Osman’ın yerine I. Mustafa, ikinci kez tahta çıkarıldı.
  • 1795 – Fransa’da kadın kulüpleri kurulması yasaklandı.
  • 1861 – Amerikan İç Savaşı: Kentucky eyaleti iç savaşta tarafsız olduğunu ilan etti. Bu tarafsızlığı 3 Eylülde Güney orduları eyalete girince sona erecektir ve Kentucky Kuzey’e katılacaktır.
  • 1873 – ABD’de Levi Strauss ve Jacob Davis, bakır perçinlerin kullanıldığı ilk blue jean’in patentini aldılar.
  • 1878 – II. Abdülhamit’i devirmek, Çırağan Sarayı’nda tutulan V. Murat’ı tahta çıkarmak amacıyla Çırağan baskınını düzenleyen gazeteci Ali Suavi öldürüldü.
  • 1883 – Endonezya’daki Krakatoa yanardağı faaliyete geçti. Volkanın son ve en büyük püskürmesi 26 Ağustos’ta gerçekleşecektir.
  • 1891 – Sinema tarihi: Thomas Edison’un kinetoscope adlı film gösterme cihazının bir prototipinin tanıtımı yapıldı.
  • 1896 – Paris Operası’nın (Palais Garnier) 6 ton ağırlığındaki avizesi seyirci kalabalığının üzerinde düştü, bir kişi öldü. Yazar Gaston Leroux ünlü gotik romanı Operadaki Hayalet’i 1909 yılında bu olaydan esinlenerek yazdı.
  • 1902 – Küba, ABD’den bağımsızlığını kazandı, Tomás Estrada Palma ülkenin ilk başkanı oldu.
  • 1928 – Türkiye’de uluslararası rakamlar kabul edildi.
  • 1932 – Amelia Earhart, Atlantik Okyanusu’nu uçakla tek başına ve hiç durmadan geçeceği yolculuğunaNewfoundland’dan başladı. Ertesi gün İrlanda’ya iniş yaptığında bunu başaran ilk kadın pilot unvanını almış oldu.
  • 1941 – II. Dünya Savaşı: Alman paraşütçüleri Girit adasını işgal etti.
  • 1948 – Cumhuriyet Halk Partisi Meclis Grubu, Milli Eğitim Bakanlığı denetiminde imam hatip kursları açılmasına karar verdi.
  • 1955 – Karadeniz Teknik Üniversitesi, 6594 sayılı kanunla Trabzon’da kuruldu. KTÜ, Türkiye’nin İstanbul ve Ankara illeri dışında kurulan ilk üniversitesidir.
  • 1956 – ABD, uçaktan atılarak yapılan ilk hidrojen bombası denemesini Pasifik Okyanusu’nda bulunan Bikini Atolündeyaptı.
  • 1963 – Bazı ordu birlikleri, Ankara’da Talat Aydemir’in yönetiminde yeniden ayaklandı. Olayların ardından üç büyük ilde sıkıyönetim ilan edildi.
  • 1964 – İstanbul Teknik Üniversitesi ve Orta Doğu Teknik Üniversitesi dışında, üniversite ve yüksek okullara girişte merkezi sınav sistemi getirildi.
  • 1971 – Kısa adı TÜSİAD olan Türk Sanayicileri ve İşadamları Derneği kuruldu.
  • 1974 – THKP-C davasından yargılanan ve iki yıldır tutuklu olan sinema sanatçısı Yılmaz Güney genel aftan yararlanarak tahliye oldu.
  • 1980 – Quebec’te yapılan halk oylamasında, halkın %60’ı eyaletin Kanada’dan ayrılması ve bağımsız kalması yönünde meclise verilen teklifi reddetti.
  • 1983 – AIDS’e yol açan HIV Virüsünün keşfedilmesiyle ilgili ilk makaleler Science dergisinde Luc Montagnier ve Robert Gallo tarafından ayrı ayrı yayımlandı.
  • 1983 – Necdet Calp başkanlığında sosyal demokratlar Halkçı Parti’yi kurdular.
  • 1990 – Milli Savunma Bakanı Safa Giray, Hava Kuvvetleri’nden, 17’si subay, 97’si astsubay olmak üzere 114 kişinin irticai örgütlerle ilişkileri olduğu için ordudan atıldığını açıkladı.
  • 2000 – Trabzon’un Beşikdüzü ilçesinde geleneksel mayıs şenlikleri dolayısıyla denize açılan iki teknenin alabora olması sonucu 38 kişi boğuldu, 15 kişi yaralandı.
  • 2013 – The Doors grubunun klavyecisi ve kurucusu Ray Manzarek, safra kanalı kanseri nedeniyle hayatını kaybetti.

Doğumlar

  • 1664 – Andreas Schlüter, Alman mimar ve heykeltraşcı
  • 1799 – Honore de Balzac, Fransız romancı (ö. 1850)
  • 1806 – John Stuart Mill, İngiliz düşünür, filozof, politik ekonomist
  • 1882 – Sigrid Undset, Norveçli romancı (1928 Nobel Edebiyat Ödülü sahibi)
  • 1886 – Ali Sami Yen, Türk spor adamı (ö. 1951)
  • 1887 – Sermet Muhtar Alus, gazeteci ve yazar.
  • 1908 – James Stewart, ABD’li aktör (ö. 1997)
  • 1921 – Wolfgang Borchert, Alman yazar (ö. 1947)
  • 1924 – Cavid Erginsoy, Türk fizikçi ve bilim adamı. (ö. 6 Aralık 1967)
  • 1938 – Sabih Kanadoğlu, Türk hukukçu
  • 1946 – Cher, Amerikalı şarkıcı
  • 1966 – Mirkelam, Türk şarkıcı
  • 1980 – Juliana Pasha, Arnavut şarkıcı
  • 1981 – Iker Casillas, İspanyol futbolcu
  • 1982 – Petr Čech, Çek Futbolcu
  • 1983 – Oscar Cardozo, Paraguay’lı futbolcu
  • 1991 – Emre Çolak, Türk Futbolcu
  • 1992 – Enes Kanter, Türk basketbolcu

Ölümler

  • 1506 – Kristof Kolomb, Cenovalı denizci ve kaşif (d. 1451)
  • 1622 – II. Osman, Osmanlı Padişahı (d. 1604)
  • 1878 – Ali Suavi, “Sarıklı İhtilalci”, gazeteci
  • 1896 – Clara Schumann, Alman piyanist ve besteci (d. 1819)
  • 2000 – Malik Sealy, NBA oyuncusu (d.1970)
  • 2000 – Jean Pierre Rampal, Fransız flüt virtiözü (d. 1922)
  • 2013 – Ray Manzarek, müzisyen (d. 1939)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Metroloji Günü