Yazılar

Amsterdam Light Festival Vakfı’nın 8’inci organizasyonu olan ışık festivali ziyaretçiler tarafından büyük ilgi gördü. Ziyaretçiler, kentin turistik bölgesindeki UNESCO Dünya Miras Listesi’nde yer alan ünlü kanalların üzerinde ve çevresinde yapılan ışıklı gösterileri gemi turlarıyla izledi.

Hollanda ve dünyanın farklı ülkelerinden sanatçılar, tasarımcılar ve mimarlar ile hazırlanan ışık gösterilerinin yapılan festivalde 20 farklı ışık gösterisi sunuldu. Ziyaretçiler adeta büyülendi.

8’nci Işık Festivali 9 Ocak 2020’ye kadar devam edecek.

Muğla’nın Yatağan ilçesinde UNESCO Geçici Kültür Mirası Listesi’nde bulunan  3 bin yıllık Strakonikeia Antik Kenti’ndeki antik tiyatroda yürütülen kazı çalışmalarında 2 bin 200 yıllık olduğu düşünülen ve o dönemdeki mitoloji tanrılarının mermer bloklarına işlendiği 17 mask meydana çıkarıldı.

UNESCO Geçici Kültür Mirası Listesi’ndeki antik kent Stratonikeia’da, Pamukkale Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Bilal Söğüt başkanlığındaki heyet, kazı çalışmalarına devam ediyor.  Helenistik, Roma, Bizans, Beylikler, Osmanlı ve Cumhuriyet dönemlerine ait eserlerin bir arada olduğu Stratonikeia Antik Kenti’ndeki kazı çalışmalarında 2 bin 200 yıllık antik tiyatronun içinde sahne binasının bulunduğu alanda mitolojik masklara ulaşıldı.

Kazı Başkanı Prof. Dr. Bilal Söğüt, Karia Bölgesi’nin en önemli kentlerinden Stratonikeia’da 12 ay kazı çalışması yürüttüklerini söyledi. Kentte antik dönemden bugüne pek çok yapıda çalışma yürüttüklerini belirten Söğüt, “Bu yıl antik tiyatroda çalışma yürütüyoruz. Tiyatroda yaşadığımız kamulaştırma sorunu sayın bakanımızın talimatı ile kısa sürede çözülünce buradaki çalışmalarımızı genişlettik.” diye konuştu.

Çanakkale merkeze bağlı Tevfikiye köyü sınırları içerisinde yer alan Troya Antik Kenti’nin UNESCO Dünya Kültür Mirası Listesi’ne girişinin 20’nci yılı olması nedeniyle ilan edilen ‘2018 Troya Yılı’ çalışmaları kaldığı yerden devam ediyor.

Bu alanda  Çanakkale Valiliği, Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü ve Çanakkale PTT Başmüdürlüğü işbirliğinde, Troya Yılı ve Troya Müzesi’nin tanıtımına olanak sağlamak amacıyla, ‘Troya Müzesi’ temalı pulların basımı gerçekleştirildi. 1 lira, 2 lira, 4 lira ve 6.5 liralık olmak üzere 4 farklı değerde ilk etap da 10 bin adet ‘Troya Müzesi’ temalı pullar basıldı. Basılan bu pulların, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü tarafından postaya verilecek gönderilerin yanı sıra tanıtım amacıyla da kullanılacağı belirtildi.

Troya’ya büyük destek

‘Troya Müzesi’ temalı pulların basımının tanıtımı için, İl Kültür ve Turizm Müdürlüğü binasında basın toplantısı düzenlendi. Pulların tanıtımı İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz ve Çanakkale PTT Başmüdürü Yaşar Öztürk tarafından yapıldı.

PTT Genel Müdürlüğü’nün 2018 Troya Yılı’na verdiği desteği anlatan Çanakkale PTT Başmüdürü Yaşar Öztürk, “2018 Troya Yılı kapsamında yeni bir çalışma yaptık. Bu çalışmamızda da Çanakkale’ye özel, özgün Troya Müzesini pul haline getirdik. Bugün bu pulları Sayın Müdürümüz Kemal Dokuz’a takdim ediyoruz. Troya Müzesi temalı pulların Çanakkale ve Troya Yılı’na katkı sağlayacağını ve çok beğenileceğine inanıyorum” dedi.

MÜZENİN TANITIMINA KATKIDA BULANACAK

Çanakkale İl Kültür ve Turizm Müdürü Kemal Dokuz ise “Çanakkale PTT Baş Müdürlüğü ile Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüz arasında 2018 Troya Yılı kapsamında gerçekleştirilen işbirliği neticesinde, 2018 Troya Yılı’nın ve yapımı tamamlanan Troya Müzemizin tanıtımına katkı sağlamak amacıyla Troya Müzesi temalı pulun basımı gerçekleştirildi.

4 farklı değerde 1 lira, 2 lira, 4 lira ve 6.5 liralık olmak üzere pullar bastırıldı. Kültür ve Turizm İl Müdürlüğümüz tarafından postaya verilecek gönderilerde ve tanıtım amacıyla bu pullarımız kullanılacak. İlk etapta 4 farklı değerde 10 bin tane pul bastırdık. Devamı da gelecek. 2018 Troya Yılı’nın ilimize ve ülke turizmine büyük katma değer sağlaması ümidiyle hem pullarımızın, hem Troya Yılı’mızın hayırlı olmasını temenni ediyorum” diye konuştu.

UNESCO Türkiye Milli Komisyonu Başkanı Öcal Oğuz, “Türkiye olarak şu anda 18 mirasımız, dünya miras listesine girdi. 77 mirasımız geçici listede yer alıyor. Türkiye geçici listede dünya birincisi” dedi.

Oğuz, UNESCO ve onun kültüre, eğitime yönelik yaptığı çalışmaları anlama, farkına varma bakımından, Türkiye’nin kurumları ve halkıyla geçmişe göre daha iyi durumda olduğunu söyledi.

Somut Olmayan Mirasın Korunması Sözleşmesi, Kültürel İfadelerin Çeşitliliğinin Korunması ve Geliştirilmesi Sözleşmesi, öğrenen ve yaratıcı şehirler gibi ağlara Türkiye’deki kentlerin çok fazla ilgi göstermeye başladığını dile getiren Oğuz, “Dünya miras sözleşmesi 2010 yılına kadar 7-8 miras alanımızı bu listeye koymuşken, son 7-8 yıl içerisinde buraya 10 miras daha ekledik. Türkiye olarak şu anda 18 mirasımız dünya miras listesine girdi. 77 mirasımız geçici listede yer alıyor. Türkiye geçici listede dünya birincisi” diye konuştu.

Oğuz, dünyada kültürel değerlere yönelik ziyaret kültürünün gittikçe geliştiğini vurgulayarak, “Bu coğrafyanın zenginliğini dünyayla paylaştığımız zaman iktisaden de, sürdürülebilir kalkınma açısından da, kültürel mirası koruyup gelecek kuşaklara aktarma bakımından da çok büyük avantajlar, imkanlar sağlayacağımızı düşünüyoruz. Bunun yararına inanıyoruz” değerlendirmesinde bulundu.

“111 SOMUT OLMAYAN MİRAS ENVANTERİ OLUŞTU”

Yerel yönetimlerin, halkın, sivil toplum kuruluşlarının, özel sektörün, UNESCO konusunda daha güçlü bir farkındalığa ve talebe sahip olduğuna dikkati çeken Oğuz, şöyle devam etti:

“Bu talep de bizi milli komisyon olarak çok fazlaca halkımızla, yerel yönetimle, sivil toplumla temasa getirdi. Onlarla UNESCO’da var olmalarını sağlayabilecek gerek eğitim sektöründe olsun gerek kültür ve iletişim sektöründe olsun hangi programlara entegre olabileceklerine dair çeşitli farkındalıklar, çeşitli görüşmeler yapıyoruz. Bunların en etkili ve güçlü olanı Yaratıcı Şehirler Ağı, Öğrenen Şehirler Ağı. Sivil toplum kuruluşlarımız, ‘UNESCO Kulüpleri’ diye bir yapı var onlara dahil oluyor. Eğitim sistemimize dahil olan okullarımız var. Her ilimizde Somut Olmayan Miras Envanteri diye bir envanter var, ona dahil olan mirasımız var.” Oğuz, Türkiye’de şu anda 111 somut olmayan miras envanteri oluştuğunu da kaydetti.

“FARKINDALIK SON YILLARDA ARTTI”

Türkiye’de UNESCO farkındalığının son yıllarda çok fazla arttığını vurgulayan Oğuz, bu konuda yerel yönetimler, sivil toplum, devlet kurumları arasında ahenkli bir çalışma oluştuğunu, bunun da daha iyiye doğru gideceğini anlattı.

Oğuz, Türkiye’deki miras koruma duyarlılığının, dünyadaki kültürel mirasa olan merakla bütünleştikçe Türkiye’nin bugünkü ziyaretçi profilinin daha bilinçli, daha nitelikle olmaya doğru evrileceğini düşündüklerini vurgulayarak, “Bu arada da gelecek kuşaklarımız, kültürel mirası korumanın avantajlarını, hem inovasyon hem de kimlik ve aidiyetler açısından, ne tür yararları olduğunu daha yakından görmüş olacak” dedi.

Türk mizahının usta isimlerinden Aziz Nesin’in ‘Tut Elimden Rovni’ isimli oyununun prömiyeri, Londra’daki Camden Town’da yapılacak.

 

Camden High Street üzerindeki Etcetera Theatre salonunda toplam üç gün sahnelenecek olan oyununun ilk iki gösterisi, 18 Kasım Cumartesi ve 19 Kasım Pazar günleri saat 17.00 ve 19.30’da, üçüncüsü ise 20 Kasım Pazartesi günü saat 21.30’da seyirciyle buluşacak.

 

Pan Productions tarafından üstlenilen 90 dakikalık oyunun yapımcılığını Zeynep Dalkıran, yönetmenliğini ise Gökhan Tosun yapıyor.

 

Akrobat bir çiftin evliliğini konu alan oyun Mela ve Rovni’den yola çıkarak tüm ikili ilişkileri ‘denge’ unsuru ile birer cambaza benzetir.

 

Aziz Nesin yorumunda, “Cambazlık nasıl bir denge kurmaksa, iki insanın karşılıklı ilişkilerini sürdürmeleri de aralarındaki dengeyi sağlamalarına bağlıdır. Denge bozulunca yeniden kurulamazsa, o iki kişi birbirini yok edecek, düşeceklerdir” diyor.

 

UNESCO’nun yayınladığı Index Translationum adlı dünya çeviri bibliyografyasına göre, Aziz Nesin, Türkçe eser veren yazarlar arasında eserleri yabancı dillere en çok çevrilen dördüncü yazar.