türkiye’de bale eğitimi

türkiye’de bale eğitimi konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. türkiye’de bale eğitimi konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. türkiye’de bale eğitimi konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri türkiye’de bale eğitimi konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Türkiye’de balenin gelişimini ele aldığımız yazı dizimizin yeni bir bölümünü daha sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye ‘de Bale Eğitimi -1
Türkiye ‘de Bale Eğitimi -2

Türkiye’de balenin kurucusu Valois balenin kurumsallaşabilmesi adına büyük çaba harcamış, Türkiye’de sağlam bir bale geleneğinin oluşabilmesi adına canla başla çalışmıştı. Dinamik, yenilikçi, girişimci, zorluklardan yılmayan bir kadın olan Valois, öğrencilerinin sık sık değişmesi gereken bale ayakkabılarını bile kendi bütçesinden İngiltere’ye gittikçe getiriyordu. Bakırköy Yeşilköy’deki okulun Ankaraya Devlet Konservatuvarına taşınmasının ardından İstanbul’da da bazı bale eğitimi girişimleri yaşandı. Fransa’da öğrenim gören Yıldız Alpar Emiroğlu, 1952 yılında Türkiye’deki resmi statüde ilk özel bale okulunu açtı. Bu okulun açılışı balenin İstanbul’da halka tanımı açısından büyük önem taşıyordu.

İstanbul’da bu gelişmeler yaşanırken Ankara Devlet Konservatuvarı’nda yeni bir dönem başlamıştı. 1954’ten sonra İngiltere’den gelen ve dönemin iyi eğitmeleri arasında yer alan Travis Kemp ve Molly Lake ile yola devam edildi. Bu ünlü çift yalnızca bir yıl için geldikleri Türkiye’de tam 20 yıl kaldı. İlk öğrenciler büyümekte ve sergiledikleri performanslar göz doldurmaktaydı. Travis Kemp, bazı temsillerde öğrencilerine dansçı olarak eşlik ediyordu. O dönemde yeni tanınmakta olan bu sanat ile ilgili olarak basında dikkat çeken haberlerde yayınlanmaya başlamıştı. Öğrenci temsilleri gazeteler ve dergilerde geniş yer buluyor, halkın ilgisini çekiyordu.

1947 yılında Yeşilköy’de büyük umutlarla başlayan bale kurma çabasının ilk meyse 10 yıl sonra alındı. Ankara Devlet Konservatuvarı 1957-1958 yılında ilk mezunlarını verdi. O yıllarda devletin sanat politikası gereği baleye önem verilmekte, devlet adamları halkı teşvik edebilmek amacıyla sık sık bale temsillerini izlemeye gitmekteydi. Bu durum genç dansçıları teşvik ediyor, motivasyonlarını arttırıyordu.

Öğrencilerin daha da kendilerine güvenebilmeleri ve gelişim sağlamaları adına Dame Ninette de Valois’nın organizasyonuyla Konservatuvar öğrencileri dünyanın önde gelen sanatçılarıyla dans etme fırsatı da buldu.

Türkiye ‘de Bale Eğitimi -4

“Türkiye’de Bale Eğitimi – 1”

Lydia Krassa Arzumanova 1931 yılında İstanbul’da özel bale eğitimine başlayarak, bazı öğrenci gruplarıyla temsiller vermeye başlamıştı. Harf devrimi ile birlikte Latin harflerine geçtiğimiz bu yıllarda bu yeni sanat “balet” olarak isimlendirilmişti.

1940 yılında Ankara’da Carl Ebert üç dönemli, on yıl süreli bir bale okulu açmayı tasarlamış, okulun Rus balesi geleneği (Vagonova) ile çağdaş batı Avrupa dans anlayışı doğrultusunda çalışmasını hedeflemişti. Söz konusu bu girişimler 2. Dünya Savaşı’nın patlak vermesiyle birlikte yavaşlasa da savaş sonrasında kurumsal bale eğitiminin temellerini atabilme çalışmaları yeniden başladı.

1947 yılında Türk hükümetinin davetiyle İngiltere’den gelen İngiliz Kraliyet Balesi’nin kurucusu ve dünya çapında tanınan Dame Ninette de Valois Türkiye’deki araştırmalarının ardından hiçbir maddi bir beklentisi olmaksızın İstanbul Yeşilköy’de bale okulu hazırlıklarına başladı.

‘Come Dance With Me’ adlı kitabında Valois, İstanbul Yeşilköy’de tipik bir Türk konağında Anadolu’nun her yerinden geldikleri belli olan öğrencilerini uzun bir süre incelediğini ve sonrasında çocukların daha adını bile bilmediği bu sanatı nasıl bilinir hale getirdiklerini anlatmıştı. Çeşitli okullardan seçilen 11 erkek, 18 kız toplam 29 öğrencisiyle eğitime başlayan Arzumanova, yine aynı kitabında erkek çocukların atletik olmalarından dolayı bir çok iyi dansçı olacaklarını vurgulamıştır.

Söz konusu bu okulun ilk yıllarında hem öğrencileri teşvik etmek hem de baleyi topluma tanıtabilmek amacıyla okulun eğitmenlerinin hazırladığı kısa eserler sürekli sahnelenmiş ve hatta 2-3 Haziran 1950’de Yeşilay yararına bir bale temsili de gerçekleştirilmiştir.

Çalışmaları ve öne çıkışı nedeniyle hem Ankara’daki Konservatuarı desteklemek hem de sağlam bir sanat geleneği oluşturmak amacıyla Yeşilköy Bale Okulu’nun Ankara’ya taşınmasına karar verildi. Ancak İstanbul’da baleye başlayan ilk gruptan ancak 8 öğrenci ailelerinden ayrılarak Ankara’da eğitimlerine devam edebildi.