Yazılar

Bu yıl ikincisi düzenlenen TRT World Citizen Ödülleri, tüm dünyada ses getiren sosyal sorumluluk projelerini, 28 Kasım Perşembe günü Hasköy İplik Fabrikası’nda gerçekleştirilecek törenle ödüllendirecek.

TRT’nin 2017 yılında “pozitif değişime ilham olmak” sloganıyla kurduğu sosyal sorumluluk girişimi TRT World Citizen; bu yıl da insanlığa hizmet etmiş ve alanında fark yaratan önemli çalışmalara imza atmış isimleri 2.TRT World Citizen Ödül Töreni’nde ağırlayacak.

Ödül töreninde ayrıca, World Citizen’ın bu yıl ki kampanyası olan Women of War “Savaşın Kadınları” teması adı altında; yurtlarından göç etmek zorunda bırakılmış ve olumsuz şartlar altında yaşamlarını sürdüren kadınların hikayelerine dikkat çekmek üzere gerçekleştirdiği Kısa Film Yarışması’nda dereceye giren filmlerin yönetmenlerine ödülleri takdim edilecek.

Türkiye’nin en çok izlenen çocuk kanalı TRT Çocuk tarafından düzenlenen “Karakter Tasarım Yarışması 2018” için başvurular başladı. Üniversite öğrencilerine ve yeni mezunlara yönelik yarışmanın başvuruları 15 Kasım 2018 tarihinde sona erecek.
Kazananlara ödülleri, 28-29 Kasım’da gerçekleşecek Türkiye’nin ilk ve tek çocuk medya konferansı olan “TRT Uluslararası Çocuk Medyası Konferansı”nda takdim edilecek.

Üniversite öğrencilerine ve yeni mezunlara yönelik yarışmaya başvuran katılımcılar TRT Çocuk ekranlarında okul öncesi çocuklar (3-6 yaş) için hayata geçecek bir animasyon serisi ya da sinema filminde yer alabilecek insan, hayvan veya benzeri tasarımlar ile yarışmaya katılabiliyorlar.

TRT Çocuk Karakter Tasarım Yarışması’nın genç tasarımcıların önünü açabilmek ve özgün tasarımlara destek olmak amacıyla düzenlediklerini belirten TRT Çocuk Kanal Koordinatörü Bekir Yıldızcı, “TRT Çocuk kanalı, her daim yerli yayıncılığa özen göstermiştir. Çocuklarımıza küçük yaşlardan itibaren kendi dil, kültür ve yaşamlarını yansıtan yerli yapımlar sunarak bireysel ve kültürel gelişimlerine destek olmayı arzuluyoruz. Bu yıl düzenlediğimiz TRT Çocuk Karakter Tasarım Yarışması ile hem yerli yapımları teşvik ediyoruz hem de genç tasarımcıların hayal güçleriyle yaratılan kahramanların hayata geçmesine katkıda bulunmak istiyoruz,” dedi.

Tüm görsel ve grafik sanatlar, çizgi film, animasyon ve iletişim alanında eğitim gören üniversite öğrencileri ile son üç yıl içerisinde bu alanlardan mezun olmuş kişilere açık olan yarışmada jüri üyelerinin beğenisini kazanarak derece alan yarışmacılara birincilik ödülü 10.000 TL, grafik tablet, ikincilik ödülü 5.000 TL, grafik tablet. Üçüncülük ödülüne ise 3.000 TL, grafik tablet verilecek. Ayrıca Seyirci Özel Ödülü’ne layık görülen yarışmacı 2000 TL kazanacak.

Alanında ve sektöründe uzman değerli isimlerin yer aldığı jüri kurulu yarışma süresi boyunca gelen çalışmaları değerlendirecek.

 

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak öğrencilerimizi yetenek sınavlarına hazırlamaya devam etmekteyiz. Coşkun Nehir eğitmenimizin Şan öğrencilerinden Akın Kaytan azmi, sabrı ve eğitmeninin destekleriyle TRT Gençlik Korosu sınavını kazandı. Bizleri onurlandırdığı için kendisine teşekkür eder, kariyerinde ve sanat hayatında kendisine başarılar dileriz.

23-nisan-cocuk-bayrami-2017

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı şerefine 26 Nisan Çarşamba günü saat 19:00 ‘da Öğrenci Dinleti Programımız yapılacaktır. Bu etkinlikte öğrencilerimiz ve eğitmenlerimiz milli bayramımızı hatırlatmak amacıyla sizler için performans sergileyecektir. Etkinliğimize herkes davetlidir!

 

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı

23-nisan-cocuk-bayrami-2017Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı, Türkiye Cumhuriyeti’nin ve Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin resmi bayramlarından biridir. Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu ve ilk cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Atatürk tarafından dünya çocuklarına armağan edilmiştir.

Bu bayram, TBMM’nin açılışının birinci yılında kutlanmaya başlanan 23 Nisan Millî Bayramı ve 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla, önce 1 Kasım olarak kabul edilen, sonra 1935’te 23 Nisan Millî Bayramı’yla birleştirilen Hâkimiyet-i Milliye Bayramı ile Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 1927’de ilan ettiği ve ilki Atatürk’ün himayesinde düzenlenen 23 Nisan Çocuk Bayramı‘nın kendiliğinden birleşmesiyle oluştu. 1980 darbesi döneminde Milli Güvenlik Konseyi, bu bayrama resmî olarak “23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını verdi.

Hakimiyet-i Milliye Bayramı (önceleri 1 Kasım, sonra 23 Nisan), saltanatın kaldırılışının ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluşunu gerçekleştiren TBMM’nin açılışının egemenliği padişahtan alıp halka vermesini kutlamak amacını taşırken, Çocuk Bayramı savaş sırasında yetim ve öksüz kalan yoksul çocukların bir bahar şenliği ortamında sevindirmek amacını taşımaktaydı. Türkiye Radyo Televizyon Kurumu, UNESCO’nun 1979’u Çocuk Yılı olarak duyurmasının ardından, TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği’ni başlatarak, bayramı uluslararası düzeye taşımıştır. Günümüzde bayrama birçok ülkeden çocuklar katılmakta, çeşitli gösteriler hazırlanmakta, okullarda törenler ve çeşitli etkinlikler düzenlenmektedir. Ayrıca 1933’te Atatürk’le başlayan çocukları makama kabul etme geleneği günümüzde çocukların kısa süreliğine devlet kurumlarının başındaki memurların yerine geçmesi şeklinde devam etmektedir.

 

Tarihçe

TBMM’nin açılması

Ana madde: TBMM 1. dönem milletvekilleri listesi

23 Nisan’ın Türkiye’de ulusal bayram olarak kabul edilmesinin nedeni, 1920’de o gün Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin açılmış olmasıdır. Milletvekillerinin belirlenişi ve Ankara’ya gelişi çok kısa bir zamanda gerçekleşmiştir. Milletvekili seçimleri Atatürk’ün Ankara’da bir meclisin toplanacağını ve neden toplanması gerektiğini açıklayan 19 Mart 1920 tarihli bildirisiyle başlamış, yine Atatürk’ün 21 Nisan’daki genelgesiyle de meclisin açılacağı tarih duyurulmuş ve milletvekillerinin Ankara’ya gelmesi istenmiştir. 23 Nisan1920’de Ankara’da Türkiye Büyük Millet Meclisi açılmıştır. O günkü ilk toplantıya daha önce belirlenen 337 milletvekilinden sadece 115’i katılabilmiştir.

Bayram olması

TBMM’nin açılışından 2000’li yıllara kadar Türkiye Cumhuriyeti’ne ait bu ulusal bayram konusunda eksik bilgilenme ve yanlış tarihlendirmeye çokça rastlanmıştır. Hatta bazı tarihçilerce böyle bir günün tarihinin genişçe araştırılmamış olması büyük bir eksiklikti. Yrd. Doç. Dr. Veysi Akın 1997’de yayımlanan bir makalesiyle bu eksikliği gidermeye çalışmıştır.

23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nın ortaya çıkışında 3 ayrı bayramın payı vardır. Çocuk Bayramı tamamen ayrı bir kavram olarak gelişirken, Ulusal Egemenlik ve 23 Nisan Bayramları baştan ayrı bayramlarken, birleşmişler; en son da onlara Çocuk Bayramı katılmıştır.

Hâkimiyet-i Milliye

“23 Nisan”, 1921’de çıkarılan 23 Nisan’ın Milli Bayram Addine Dair Kanun ile, Türkiye’nin ilk ulusal bayramı olmuştur. İlk kez ortaya çıkan bu bayramda ne ulusal egemenlikten ne de çocuklardan söz edilmekteydi.Zaten daha o yıllarda Osmanlı saltanatı hala kanunen hüküm sürmekteydi. 1 Kasım 1922’de saltanatın kaldırılmasıyla 1 Kasım, Hakimiyet-i Milliye Bayramı (Ulusal Egemenlik Bayramı) olarak kabul edilmiştir.Daha sonraki yıllarda, TBMM’nin açılış tarihi olan 23 Nisan “Milli Hakimiyet Bayramı” olarak kutlamış ve bu durum 1 Kasım’ın uzun vadede bayram olarak unutulmasına neden olmuştur. 1935’te bayramlar ve tatil günleriyle ilgili kanun değiştirilmiş ve “23 Nisan Millî Bayramı”nın adı “Millî Hakimiyet Bayramı” haline getirilmiş, böylece 1 Kasım Hakimiyet-i Millîye Bayramı ile 23 Nisan Millî Bayramı birleştirilmiştir.

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı oluşu yine TBMM’nin açılışıyla ilişkili olmasına rağmen, tamamen ayrı bir bayram olarak gelişmiş ve 1981 yılına kadar da öyle devam etmiştir. Bu Bayram 23 Nisan 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin (günümüz Çocuk Esirgeme Kurumu’nun) o günü “Çocuk Bayramı” olarak duyurmasıyla başlamış kabul edilir. Aslında Himaye-i Etfal Cemiyeti’nin 23 Nisan’la ilgili çalışmaları daha önceki yıllarda vardır ve hatta çocuklardan da söz edilmiştir. Kurum, 23 Nisan 1923’te millî bayram için pullar bastırmış ve satmıştır. 23 Nisan 1924’te Hâkimiyet-i Milliye gazetesinde “Bu gün Yavruların Rozet Bayramıdır” ibaresi yer almış, 23 Nisan 1926’da da yine aynı gazetede “23 Nisan Türklerin Çocuk Günüdür” başlıklı bir yazı kaleme alınmış ve bu yazıda cemiyetin bu günü çocuk günü yapmaya çalışarak doğru yolda olduğu ve para kazanan herkesin bu gün cemiyete çocuklar için bağışta bulunması gerektiği vurgulanmıştır.Nihayet 23 Nisan 1927’de Himaye-i Etfal Cemiyeti o günü Çocuk Bayramı olarak şöyle duyurmuştur:

Millet Meclisimizle millî devletimizin Ankara’da ilk teşkile günü olan Millî bayram Cemiyetimizce çocuk günü olarak tesbii edilmiştir. Bize yeni bir vatan veyeni bir tarih yaratıp bırakan mübarek şehitlerle fedakar gazilerin yavruları fakir ve ıstırabın evladları ve nihayet alelıtlak bütün muhtac-ı himaye-i vatan çocukları namına milletin şevkatli ve alicenab hissiyatına müracaat ediyoruz. Kadın, erkek, genç, ihtiyar hatta vakti ve hali müsait çocuklardan mini mini vatandaşlar için yardım bekliyoruz. Her sayfası başka bir şan ve muvaffakiyetle temevvüç eden milletimizin, yarın azami derecede muavenet göstermekle beraber, çocuk gününün layıkı veçhiyle neşeli ve parlak geçirilmesi için aynı derecede alaka ve müzaheret göstereceğinden emin olan Himaye-i Etfal Cemiyeti, şimdiden arz-ı şükran eder.

Bu tarihten itibaren bu üç kavram, aynı gün üzerinde birleşecek ve çocuk bayramı olma konusunda bir kanunla belirlenmişlik olmaksızın kutlanmaya başlanacaktır. Cemiyeti buna iten neden ise cemiyetin yetim çocukları için gelir kaydetme anlayışıdır. Böylece çocuk bayramı ortaya çıkmıştır. Çocuk bayramı adı daha resmiyet kazanmamış olsa da, bundan sonra 23 Nisan “Millî Hâkimiyet Bayramı”nın yanı sıra “Çocuk Bayramı” olarak da kutlanacaktı.

1927’de ilk kez kez kutlanan çocuk bayramı, başta kaynak oluşturma olmak üzere, çocuklara neşeli bir gün geçirtmeyi hedeflerinde bulunduruyordu. 23 Nisan 1927’deki ilk bayram Türkiye Cumhuriyeti devletinin kurucusu ve dönemin cumhurbaşkanı Mustafa Kemal Paşa himayesinde gerçekleştirilmiş, etkinlikler için Atatürk arabalarından birini çocuklara tahsis etmiş ve Cumhurbaşkanlığı Bandosu’nun konser vermesini sağlamıştır. O yıl cemiyetin Ankara’daki binalarından birine Çocuk Sarayı adı verilmiş ve burada düzenlenen çocuk balosuna İsmet (İnönü) Bey’in çocukları da katılmıştır.

1929’da çocuklara ilgi daha da artmış ve o yıl ve daha sonraki yıllarda 23-30 Nisan haftası “çocuk haftası” olarak kutlanmıştır. Daha sonraları, 70’li yıllara kadar ulusal boyutta ünlenerek ve katılımı artırarak ilerleyen 23 Nisan Çocuk Bayramı kutlamalarına 1975’te Türkiye Radyo Televizyon Kurumu da katılmış ve bir hafta çocuk programları yayımlamıştır. 1978’de Meclis Başkanlığı’nın izniyle meclisteki törenlere çocukların da katılması sağlandı. 1979’da bu uygulama Ankara ilkokullarından gelen çocuklarla düzenli olarak başlatıldı, 1980’de de bütün illerden gelen çocuklarla “Çocuk Parlamentosu” oluşturuldu. 1979 yılının UNESCO tarafından Dünya Çocuk Yılı olarak duyurulması üzerine, TRT tarafından dünyanın bütün çocuklarını kucaklamayı amaçlayan bir proje hazırlandı ve 1979 yılından itibaren TRT Uluslararası 23 Nisan Çocuk Şenliği adıyla uygulamaya kondu.

Bayramın en son şeklini alışı ise 1981’de gerçekleşmiştir. Darbe döneminde Milli Güvenlik Konseyi bayramlar ve tatillerle ilgili kanunda yaptığı değişiklikle o güne kadar kanunen adı konmamış bir şekilde kutlanan bayrama “Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı” adını vermiştir.

Kutlanışı

23 Nisan, Türkiye Cumhuriyeti’nde 23 Nisan 1921’de resmî bayram olarak kabul edilmesinden bu yana, değişik adlarla da olsa resmî törenlerle kutlanmıştır. En yalın haliyle bu törenlerde İstiklâl Marşı okunur ve saygı duruşunda bulunulur.

Yeni uygulamaya konulan yönetmeliğe göre, önceki yıllarda uygulanan koltuk devri uygulamasına son verildi. Ulusal ve Resmi Bayramlarda Yapılacak Törenler Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikle, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda çocuklara koltuk devretme uygulaması kaldırıldı.

23 Nisan’ın Çocuk Bayramı olarak kutlanışı 23 Nisan 1927’de Atatürk’ün himayesinde başlamış, Cumhurbaşkanlığı Bandosu çocuklar için konser vermiş ve Ankara’da çocuk balosu düzenlenmiştir. 1928’de Dr. Fuat (Umay) Bey’in teklifiyle daha geniş içerikli bir program hazırlanmış, ilanlar verilmiş, halk davet edilmiş, çocuk alayları oluşturulmuş, yarışmalar ve geziler düzenlenmiştir. 1929’daki 23 Nisan’dan önce HEC 23-30 Nisan haftasını çocuk haftası olarak duyurmuş, etkinlikler çoğaltılarak bir haftaya yayılmıştır. Asıl bayram yine 23 Nisan’da kutlanmış, çocuk balosu yine Atatürk tarafından himaye edilmiştir. Yine de HEC ve Türk Ocağı’nın bütün çabalarına rağmen ülke çapına yayılmada sorunlar yaşanmıştır. Birkaç yıl böyle gitmesi üzerine, Kırklareli milletvekili Dr. Fuat Umay’ın teklifiyle 20-30 Nisan arasında tüm telgraf ve mektuplara Himaye-i Etfal Şefkat Pulu yapıştırılması mecliste onaylandı. Yasa, 14 Nisan 1932’de yürürlüğe girdi.

1933 23 Nisan’ında Atatürk yeni bir gelenek başlattı. O sabah çocukları makamında kabul etti ve onlarla sohbet etti. Aynı yıl stadyumlarda beden hareketi gösterileri yapılmaya başlandı. O bayram, Milli Eğitim Bakanı Reşit Galip Bey’in kaleme aldığı Andımız çocuklar tarafından ilk kez okundu. 1933’te artık Çocuk Bayramı devlete de mal olmuştu. Yine de 1935’teki yasa değişikliğinde çocuk bayramında hiç söz edilmedi. Yalnız resmî ismi konmamış olsa da, Milli Hâkimiyet Bayramı’nın yanında “23 Nisan Çocuk Bayramı”, devlet ve toplum örgütlerinin ortaklaşa hazırladığı programlarla kutlanmaya devam edildi.

1970’lerde artık 23 Nisan Çocuk Bayramı tüm ulustan katılım alan bir bayram halini almıştı. 1975’ten itibaren TRT de programlarıyla destek vermiş, 1979’da resmî Millî Hakimiyet Bayramı törenlerine çocukların da katılmasına karar verilmiş, 1980’de de “Çocuk Parlamentosu” oluşturulmuştur.Böylece 23 Nisan Çocuk Bayramı, Millî Hakimiyet Bayramı’yla tamamen aynı etkinliklerde kutlanmış oluyordu. Nitekim 1981’de birleştirilecekti.

Günümüzde 23 Nisan günlerinde bayram Türkiye Cumhuriyeti devleti erkanının başta Anıtkabir olmak üzere çeşitli Atatürk anıtlarında yaptıkları resmî törenlerle başlamakta, stadyumlarda ilköğretim öğrencilerinin hazırladığı gösterilerin sergilenmesi ve resmî geçit töreniyle devam etmektedir. Akşamları da büyük şehirlerde fener alayı düzenlenir. Resmî törenlerden sonra bayram yeri olarak nitelendirilen çayırlarda güreşler, koşular ve başka çeşit yarışmalar düzenlenir. Çeşitli sivil toplum örgütleri veya kuruluşlar tarafından düzenlenen etkinlikler yer alır. Önceden belirlenmiş öğrenciler kısa bir süreliğine kurumlardaki devlet memurlarının makamlarına oturur, onlarla orada sohbet edilir. Ayrıca 23 Nisan günü Türkiye’de resmî tatil günüdür. İlköğretim öğrencilerine 24 Nisan günü de tatildir.

 

Kazakistanlı sinemaseverler, Türk Filmleri Haftası’nın açılış filmi “Ertuğrul 1890”a yoğun ilgi gösterdi.

ertugrul-1890

Kazakistan’da düzenlenen Türk Filmleri Haftası, “Ertuğrul 1890” filminin açılış gösterimiyle başladı.

Etkinliğin koordinatörü Öner Kılıç, açılış gecesi yaptığı konuşmada, Türkiye ve Kazakistan’ın binlerce yıllık ortak kültürel değere sahip iki ülke olduğunu vurgulayarak, Türk Filmleri Haftası’nın sadece gösterimlerle sınırlı olmadığını söyledi.

Kültür ve Turizm Bakanlığı Sinema Genel Müdürlüğü, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı Başkanlığı (TİKA) ve Uluslararası Türk Kültürü Teşkilatı‘nın (TÜRKSOY) desteğiyle düzenlenen Türk Filmleri Haftası’nın önemine dikkati çeken Kılıç, şöyle konuştu:

“Pek çok ortak kültürel çalışma yaptığımız Kazakistan’da özellikle bu etkinlikte sinemacılarla bir araya gelmek bizim için değerli. En büyük ortak değerlerimiz olan Hoca Ahmet Yesevi ve Farabi’yi beyazperdeye taşıyarak, Türk ve Kazak sinemacıları bir araya getirmek ve ortak sinema filmleri çekmek en büyük amacımız.”

UNESCO’nun 2016 yılını Ahmet Yesevi yılı ilan ettiği ettiğini hatırlatan Kılıç, Farabi’nin felsefesiyle Ahmet Yesevi’nin inancını birleştiren bir anlayışla Yesevi filmi için Kazak sinemacılarla bir araya gelecekleri bilgisini verdi.

TİKA Başkan Yardımcısı Mehmet Süreyya Er ise bağımsızlıklarını kazandıkları günden beri Türk cumhuriyetlerinin yanında yer aldıklarını belirterek, bu tarz kültürel etkinliklerin desteklenmesiyle kardeş ülkeler arasında her alanda birlikteliğin sağlanmasını arzu ettiklerini dile getirdi.

“Türk filmleri pazarının büyütülmesi gerekiyor”

Ertuğrul 1890” filminin gösteriminin ardından konuşan başrol oyuncusu Kenan Ece, sinemaseverlerin gösterdiği ilgiden büyük mutluluk duyduğunu ifade ederek, “Türk Filmleri Haftası’nın, Türk- Japon ortak yapımı olan Ertuğrul 1890 filmiyle açılması oldukça anlamlı. Filmimiz iki millet arasındaki dostluğu ve barışı anlatıyor. Tüm dünyaya mesajı olan bir yapım. Gerçekten zor günler geçiriyor dünyamız. Savaşlar, problemler bir türlü bitmiyor. Film de en zor zamanlarda farklı milletlerin birbirine destek olması ve yardım etmesiyle ilgili bir konuyu ele alıyor.” dedi.

“Burada olmak benim için çok güzel bir tecrübe oldu”

Türk dizilerinin dünyanın her tarafında izlendiğini aktaran Ece, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Dizilerimiz Güney Amerika’dan Türk dünyasına kadar her yerde izlenip ilgi görürken, filmlerimizin aynı oranda seyirci bulmaması için hiçbir sebep yok. Örneğin Kazakistan’a geldim, televizyonu açtığımda Türk dizisi oynuyordu. Bizim yapımların burada hatırı sayılır bir seyirci kitlesi var. O yüzden bana göre Türk sinemasının buralara ulaşması mümkün. Burada olmak benim için çok güzel bir tecrübe oldu.”

Türkiye’deki sinema salonlarında bu hafta 5’i yerli 10 film vizyona girecek.

vizyondaki-filmler

“Para Tuzağı”
Jodie Foster’ın yönettiği ve başrollerini George Clooney, Julia Roberts, Jack O’Connell, Dominic West, Caitriona Balfe ile Giancarlo Esposito’nun paylaştığı “Para Tuzağı”, izleyici ile buluşacak.
Senaryosu Jamie Linden, Alan DiFiore ve Jim Kouf tarafından kaleme alınan filmin yapımcılığını Daniel Dubiecki, Lara Alameddine ve George Clooney üstlendi.
Risklerin büyük olduğu, gerçek zamanlı gerilim filminde, oyuncular George Clooney ve Julia Roberts finans televizyonu sunucusu Lee Gates ve yapımcısı Patty Fenn’i canlandırıyor. Gerilim türündeki filmde, televizyonda canlı yayın sırasında Clooney ve Roberts’ın, her şeyini kaybetmiş kızgın bir yatırımcının stüdyoyu zorla ele geçirmesiyle yaşadıklarını konu alıyor.
“Rüzgarın Oğlu” 
Stephan James, Jason Sudeikis, Jeremy Irons ile William Hurt’un oynadığı “Rüzgarın Oğlu”, filminin yönetmen koltuğunda Stephen Hopkins oturuyor.
“Rüzgarın Oğlu”, tarihin en iyi atleti olmak için çıktığı yolda efsanevi bir yıldız olan Jesse Owens’ın gerçek hikayesini anlatıyor.
Dram türündeki film, asıl adı James Cleveland olan Jesse Owens’ın olimpiyat efsanesi olma mücadelesini aktarırken, tipik bir spor filmi sınırlarının ötesine geçerek, o dönemin sosyal ve siyasi ortamını gözler önüne sermeyi amaçlıyor.
“Kronik” 
Michel Franco’nun yönettiği “Kronik” adlı filmde, Tim Roth, Robin Bartlett, Michael Cristofer, Bitsie Tulloch ve Sarah Sutherland rol aldı.
Meksika ve Fransa ortak yapımı film, bir bakımevinde ölüm döşeğindeki hastalarla ilgilenen bir erkek hemşirenin portresini çiziyor.
Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden” 
James Bobin’in yönetmenliğini yaptığı animasyon türündeki “Alis Harikalar Diyarında: Aynanın İçinden” filminin seslendirmelerini Johnny Depp, Anne Hathaway, Mia Wasikowska ve Helena Bonham Carter yapıyor.
Disney’in yeni yapımında, Lewis Carroll’un sevilen hikayeleriyle unutulmaz karakterlerinin yepyeni ve benzersiz maceraları anlatılıyor. Yeni seride, yeraltının tuhaf dünyasına dönen “Alis”, “Çılgın Şapkacı”yı kurtarmak için zamanda geçmişe yolculuk edecek.
“Kahraman Koala” 
Deane Taylor’un yönettiği “Kahraman Koala” filminin Türkçe seslendirmelerini Yekta Kopan, Elif Acehan ile Ziya Kürküt yaptı.
Klasik Avustralya kitap serisinden “Arı Maya”nın uyarlaması film, Green Patch adında küçük bir kasabada yaşayan bir koalanın, uzun süre önce evden ayrılıp geri dönmeyen babasının hayatta olduğuna ısrarla inanmayı sürdürüp, bulduğu bir ipucunun ardından Avustralya’nın uçsuz bucaksız çöllerinde zorlu bir arayışa girme macerasını konu alıyor.
“Memleket”
Şerif Sezer, Mesut Akusta, Mehmet Karagöz, Osman Sonant ile Melike Zeynep Atış’ın oynadığı “Memleket” filminin yönetmenliğini Murat Saraçoğlu üstlendi.
Anadolu toprağının hikayesini anlatmayı amaçlayan film, ölüm duygusunun ruhlarını giderek daha çok kavradığı iki yaşlı insanın insanlardan uzak küçük evlerinden dünyaya bakışını beyaz perdeye yansıtıyor.
“Abbas’ın Melekleri”
Yusuf Atıcı’nın yönettiği “Abbas’ın Melekleri” filminde Doğan Akkaya, Sinan Bengier, Kayra Şenocak, Dost Elver, Sevil Uyar, Berrak Deniz, Seda Mutlu, Şenol İpek, Bircan İpek, Ferdi Atuner, Aziz Özuysal ile Müjde Beyoğlu gibi isimler rol aldı.
Komedi türündeki film, köşeye sıkışmış pısırık bir mafya babasının başından geçen komik olayları konu alıyor. Aysel Göksu’nun yapımcılığında çekilen ve senaryosu Ahmet Başımoğlu tarafından kaleme alınan filmin sanat yönetmenliğini Zeynep Tekin yaptı.
“Nasıl Yani”
Aykut Elmas, Halil İbrahim Göker, Uğur Can Akgül ile Ferdi Sancar’ın oynadığı “Nasıl Yani” filminin yönetmen koltuğuna Ayhan Özen oturdu. Film, dedelerine Da Vinci’den miras kalan Mona Lisa tablosunu satıp, zengin olma hayalleri kuran üç kardeşin komik hikayesini anlatıyor.
Filmin senaryosu, sosyal medya fenomenleri ve kısa filmleri sayesinde tanınan Aykut Elmas, Uğur Can Akgül ve Halil İbrahim Göker’e ait.
“1 Kezban 1 Mahmut: Adana Yollarında”
Cenk Çelik’in yönetmenliğini yaptığı “1 Kezban 1 Mahmut: Adana Yollarında” adlı filmde Sinan Bengier, Esin Yıldız, Ercan Zincir, Cenk Hakan Köksal ve Necla Özay rol aldı.
Komedi türündeki film, İstanbul’da öğrencilik hayatı yaşayan iki yakın arkadaşın Mersin’den Adana’ya uzanan kız kaçırma hikayesini konu alıyor.
“Cinni: Uyanış”
Yönetmenliğini Müzisyen Emre Aydın’ın yaptığı korku ve gerilim türündeki “Cinni: Uyanış” filmde Eda Köksal, Gökçen Gökçebağ ve Merve Deniz kamera karşısına geçti.
Emre Aydın’ın ilk sinema yönetmenliği denemesi olan ve müzikleri de sanatçının kendisine ait olan film seri olarak devam edecek.

Evliya Çelebi’nin hayatını anlatan müzikalin EXPO 2016 Antalya’daki ilk gösterimi yapıldı.

celebi-muzikali
Evliya Çelebi’nin hayatının anlatıldığı müzikal, Türkiye’nin ilk kez ev sahipliği yaptığı EXPO 2016 Antalya sergi alanında gösterildi.
Bedia Ceylan Güzelce’nin yazdığı eserin yapımcılığını Pera Event, reji ve koreografisini Beyhan Murphy, müziklerini İbrahim Özmen, kostüm tasarımını Ayşegül Alev’in üstlendi.
Müzikalde, seyyah Evliya Çelebi’nin gözünden İstanbul Topkapı Sarayı, enderun ve mutfak bölümlerinde saray yaşamından kesitler sunuldu. Müzikalde ilginç kostümleriyle dikkati çeken yoğurtçu, kuyumcu, yelpazeci ve şerbetçiler de İstanbul’da o dönemde gündelik yaşamda esnaflığın ne denli önemli bir yere sahip olduğunu aktardı.
45 dakika süren müzikal boyunca Evliya Çelebi’nin Seyahatname’sinden yola çıkılarak Anadolu’nun kültürel özelikleri, giyimi, yeme içme alışkanlıkları, günlük hayatı ve eğlenme şekilleri sunuldu.
Müzikal, haziran ayı boyunca Turkcell Büyük Amfitiyatro’da her gün saat 11.00, 14.00 ve 21.00’de gösterilecek.

İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü Man Booker’ı sahibini buldu.  “A Brief History of Seven Killings” adlı romanı ile  Jamaikalı yazar Marlon James ödülün sahibi oldu.

marlon-james

İngiltere’nin en saygın edebiyat ödülü Man Booker’ın bu yılki sahibi, Jamaikalı yazar Marlon James oldu.

Jamaikalı şarkıcı Bob Marley’e 1970’li yıllarda düzenlenen suikast girişiminden esinlendiği “A Brief History of Seven Killings” isimli romanıyla bu ödüle layık görülen James, aynı zamanda 50 bin sterlin para ödülünün de sahibi oldu.

Londra’nın tarihi ve görkemli belediye binası Guildhall’da yapılan törenle açıklanan ödüle, 6 yazar ve eseri adaydı. 44 yaşındaki Marlon James’e ödülünü, Cornwall Düşesi Camilla takdim etti.

Adaylar arasında James’in yanı sıra, “Satin Island” romanıyla İngiliz yazar Tom McCarthy, “The Fishermen” romanıyla Nijeryalı yazar Chigozie Obiomo, “The Year of the Runaways” romanıyla İngiliz yazar Sunjeev Sahota, “A Spool of Blue Thread” romanıyla Amerikalı yazar Anne Tyler ve “A Little Life” romanıyla Amerikalı yazar Hanya Yanagihara bulunuyordu.

Man Booker Ödülü, geçen yıla kadar İngiliz, İngiliz Milletler Topluluğu veya İrlanda vatandaşı olan bir yazara İngilizce kaleme aldığı bir romanı dolayısıyla veriliyordu. Man Booker ödülü geçen yıldan bu yana, milliyet gözetmeksizin İngilizce yazan ve İngiltere’de kitabı basılan tüm yazarlara verilebiliyor.

tarihte-bugun-ne-oldu42 Haziran, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 153. (artık yıllarda 154.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 212 gün vardır.

Olaylar

  • 455 – Vandallar Roma’ya girdiler ve iki hafta boyunca şehri yağmaladılar.
  • 662 – Yunan adalarından 3 tanesi bir depremle yok oldu.
  • 1098 – Birinci Haçlı Seferi: Birinci Antakya kuşatması sona erdi ve Haçlılar şehri ele geçirdi, bir kaç gün sonra Selçuklu Türkleri ikinci kuşatmayı başlattılar.
  • 1328 – Filipinlerde bir depremle 9 ada ve adacık yok oldu.
  • 1475 – Gedik Ahmet Paşa komutasındaki Türk orduları, Kırım Yarımadası sahillerine çıktı.
  • 1793 – Fransa’da Maximillian Robespierre öncülüğünde Jakobenler iktidarı ele geçirdi.
  • 1851 – Amerika’da içki yasağı, Maine eyaletindeki uygulamayla başladı.
  • 1889 – İttihat ve Terakki Cemiyeti’nin öncüsü olarak kabul edilen İttihâd-ı Osmânî Cemiyeti adlı gizli örgüt kuruldu.
  • 1920 – Kozan’ın düşman işgalinden kurtuluşu.
  • 1924 – ABD Kongresi, ülkede doğmuş bütün Amerikan yerlilerine oy hakkı tanıdı. 1948’e kadar kimi eyaletler yerlilere oy hakkını yaşama geçirmedi.
  • 1926 – Genel Nüfus Sayımı Hakkında Kanun kabul edildi.
  • 1935 – Türkiye’de ilk kez pazar günü resmî tatil uygulamasına başlandı.
  • 1941 – Türk Ceza Kanunu’nun 526’ncı maddesinde yapılan değişiklikle Arapça ezan ve kamet okuyanlara ceza öngörüldü.
  • 1945 – Kastamonu Taşköprü’de Sümerbank’a ait Sulukilise Kendir Fabrikası’nın temeli atıldı.
  • 1946 – İtalya’da monarşi kaldırıldı.
  • 1953 – Birleşik Krallık Kraliçesi Elizabeth taç giydi.
  • 1958 – Ankara’da Spor Salonu çöktü; 5 bin kişilik salonda kimse bulunmadığı için can kaybı olmadı.
  • 1960 – Başbakan Cemal Gürsel, 28 Nisan olaylarında ve 27 Mayıs’ta ölenlerin Anıtkabir etrafına gömüleceğini açıkladı.
  • 1961 – Yurtdışında öğrenim görmek serbest bırakıldı.
  • 1964 – Demokratik, laik ve ulusal bir Filistin devleti kurmayı amaçlayan ve çeşitli ulusal örgütleri bir araya getiren Filistin Kurtuluş Örgütü kuruldu. Yaser Arafat, 3 Şubat 1968’de örgütün başına geçti.
  • 1966 – De Valera İrlanda devlet başkanı oldu.
  • 1966 – Kıbrıs’ta Rumlar, Lefkoşa’nın Türk kesimine giriş çıkışı yasakladı.
  • 1968 – Kısmi senato seçimleri olaylı geçti. 20 ayrı yerde çıkan kavgalarda 15 kişi öldü, 26’sı ağır olmak üzere 47 kişi de yaralandı.
  • 1969 – Petrol-İş Sendikası, Mersin ATAŞ rafinerisinde grev kararı aldı.
  • 1971 – TRT Genel Müdürü Adnan Öztrak istifa etti.
  • 1977 – Başbakan Süleyman Demirel, Genelkurmay Başkanlığı, İçişleri Bakanlığı ve MİT Müsteşarlığına yazı göndererek,CHP Genel Başkanı Bülent Ecevit’e İstanbul Taksim’de düzenlenen mitingde Sheraton Oteli’nin üst katındaki bir odadan uzun menzilli ve dürbünlü bir silahla ateş edileceğinin haber alındığını bildirdi ve gerekli önlemlerin alınmasını istedi. (3 Haziran’da CHP’nin Taksim’de düzenlediği miting olaysız geçti.)
  • 1980 – Osmanlı’dan bu yana devam eden buğday ve ekmek fiyatları üzerindeki devlet kontrolü kaldırıldı.
  • 1980 – Yahya Demirel, mobilya davasında Zonguldak Ağır Ceza Mahkemesi’nce dört yıl ağır hapse çarptırıldı.
  • 1981 – Devlet Başkanı Kenan Evren’in emri ve Türkiye Futbol Federasyonu’nun kararıyla Ankaragücü takımı birinci futbol ligine çıkarıldı.
  • 1984 – Hindistan ordusu, dini bölge kurmak isteyen Sihlere saldırı başlattı.
  • 1992 – Danimarka’da referandum yapıldı. Avrupa Birliği’nin esaslarını belirleyen Maastricht Anlaşması reddedildi.
  • 1994 – Bursa’daki Tofaş fabrikalarında 2 bin 404 işçi işten çıkarıldı.
  • 1995 – Devlet Bakanı Ayvaz Gökdemir, Avrupa Parlamentosu Sosyalist Grup Başkanı Pauline Green, Radikal liderCatherine Lalumiere ve Yeşiller sözcüsü Claudia Roth’u ‘fahişe’ olarak niteledi.
  • 1995 – Kilis, Karabük ve Yalova il oldu.
  • 1997 – Dünyanın en büyük armatörler ve gemi brokerleri birliği olan BİMCO’nun iki yılda bir gerçekleştirdiği genel kurul toplantılarının 53.sü İstanbul’da başladı. BİMCO 97’de AB deniz politikası, denizciliğin dünyadaki gelişimi gibi konuların tartışılacağı açıklandı.
  • 1997 – Susurluk Davası, İstanbul Devlet Güvenlik Mahkemesi’nde başladı.
  • 1998 – Merkez üssü Adana’nın Ceyhan ilçesi 6,2 büyüklüğündeki depremde 144 kişi öldü.
  • 2001 – Filipinler’de, Ebu Seyyaf militanları Basilan adasında 200 kişiyi rehin aldı.
  • 2001 – Nepal kralı ve kraliçesi, prens oğulları tarafından silahla vurularak öldürüldü.
  • 2001 – Tel Aviv’de bir diskotekte düzenlenen intihar saldırısında 17 kişi öldü, 80 kişi yaralandı.
  • 2002 – Büyük Birlik Partisi 1. Olağanüstü Büyük Kurultayı’nda Genel Başkanlığa Muhsin Yazıcıoğlu yeniden seçildi.
  • 2004 – Mustafa Bumin, Anayasa Mahkemesi Başkanlığı’na yeniden seçildi.

Doğumlar

  • 1740 – Marquis de Sade, Fransız yazar (ö. 1814)
  • 1904 – Johnny Weissmuller, ABD’li rumen asıllı sporcu ve aktör (ö. 1984)
  • 1934 – Karl-Heinz Feldkamp, Alman futbol adamı
  • 1935 – Dimitri Kitsikis, Yunan türkolog
  • 1941 – Ünal Aysal, Türk işadamı
  • 1948 – Recep Yazıcıoğlu, Türk kaymakam, vali (ö. 2003)
  • 1949 – Tommy Mandel, ABD’li müzisyen
  • 1957 – Mark Lawrenson, İrlandalı eski defans oyuncusu
  • 1966 – Turgut Dibek, CHP MYK üyesi
  • 1970 – Gökhan Kırdar, Türk müzisyen
  • 1972 – Wentworth Miller, Amerikalı aktör
  • 1977 – Zachary Quinto, Amerikalı aktör
  • 1978 – Justin Long, ABD’li aktör
  • 1988 – Sergio Agüero, Arjantinli futbolcu
  • 1993 – Melis Sezer, Türk milli tenisçi

Ölümler

  • 1882 – Giuseppe Garibaldi, İtalyan devrimci, devlet adamı (d. 1807)
  • 1927 – Avni Lifij, Türk ressam (d. 1886)
  • 1961 – Yaşar Nezihi Özsoy, Türk tiyatro sanatçısı
  • 1970 – Bruce McLaren, Yeni Zellandalı Formula 1 pilotu ve McLaren Takımının kurucusu (d. 1937)
  • 1970 – Orhan Kemal, Türk yazar (d. 1914)
  • 1977 – Stephen Boyd, İrlanda asıllı ABD’li aktör (d. 1931)
  • 1978 – Beşir Balcıoğlu, emekli Büyükelçi (Ermeni terör örgütü ASALA’nın suikastı sonucu)
  • 1978 – Necla Kuneralp, Madrid Büyükelçisi Zeki Kuneralp’in eşi (Ermeni terör örgütü ASALA’nın suikastı sonucu)
  • 1987 – Andrés Segovia, İspanyol gitarist (d. 1893)
  • 1987 – Sammy Kaye, ABD’li swing orkestrası şefi (d. 1910)
  • 1990 – Rex Harrison, İngiliz oyuncu (d. 1908)
  • 1991 – Ahmed Arif, şair (d. 1927)
  • 1998 – Sohrab Şahit Sales, İranlı yönetmen (d. 1944)
  • 2001 – Imogene Coca, ABD’li aktris (d. 1908)
  • 2008 – Cevher Özden, Banker Kastelli adıyla bilinen iş adamı (d. 1933)
  • 2008 – Mel Ferrer, ABD’li aktör, yönetmen (d. 1917)

tarihte-bugun-ne-oldu426 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 146. (artık yıllarda 147.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 219 gün vardır.

Olaylar

  • 1538 – Jean Calvin ve yandaşları Cenevre’den sürgün edildi. Kalvenizm’in kurucusu Fransız din adamı 1541’de tekrar Cenevre’ye dödüğünde katı bir teokratik yönetim kurudu.18 Mayıs 1564’te Cenevre Diktatörü olarak öldü.
  • 1647 – Alse Young adındaki bir kadın Amerikan kolonilerinde cadılık suçlamasıyla idam edilen ilk şahıs olmuştur. Young Hartford, Connecticut’ta asılarak idam edilmişti.
  • 1832 – Quebec’te Asya kolerası salgını: yaklaşık 6000 kişi öldü.
  • 1889 – Eyfel Kulesi’nin ilk asansörü halka açıldı.
  • 1894 – Rusya’nın son çarı II. Nikola taç giydi.
  • 1926 – Milli Mücadele’ye katılmayan memurların görevlerine son verilmesine ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1938 – Atatürk, Ankara’dan son kez ayrıldı.
  • 1938 – Amerikan Karşıtı Faaliyetleri İzleme Komitesi (HUAC) ilk oturumunu yaptı.
  • 1946 – Belediye seçimleri olaylı geçti. Demokrat Parti, iktidarın seçimde yanlı davrandığı ve seçim güvenliği olmadığı gerekçesiyle seçimlere katılmadı.
  • 1957 – Abant’ta meydana gelen 7,1 büyüklüğündeki depremde 52 kişi öldü.
  • 1963 – İskenderun Gazeteciler Cemiyeti kuruldu.
  • 1966 – Denizli’de gerçekleşen genel kurul toplantısında Çelik Yeşilspor Gençlik ve Pamukkale Gençlik kulüplerinin katılımlarıyla Denizlispor profesyonel futbol kulübü kuruldu.
  • 1968 – Başbakan Süleyman Demirel, “düzeni değiştirmek isteyenler meczuptur, anarşisttir” dedi.
  • 1970 – Sovyetler Birliği yapımı Tupolev Tu-144 süpersonik uçağı, Mach 2 hızını aşabilen ilk ticari hava taşıt aracı oldu.
  • 1972 – ABD ve SSCB arasında balistik füzelerin sınırlandırılması antlaşması imzalandı.
  • 1973 – Orhan Kemal Roman Ödülü’nü “Büyük Gözaltı” romanıyla Çetin Altan aldı.
  • 1982 – Yılmaz Güney’in senaryosunu yazdığı Şerif Gören’in yönettiği ‘Yol’ filmi Cannes Film Festivali’nde büyük ödülü Costa Gavras’ın ‘Kayıp’ filmiyle paylaştı.
  • 1983 – Sosyal Demokrasi Partisi (SODEP) kuruldu; Genel Başkanlığa Erdal İnönü seçildi.
  • 1992 – Orhan Kemal Roman Ödülü’nü “Köylüler” romanıyla Talip Apaydın aldı.
  • 1993 – Salman Rüşdi’nin ‘Şeytan Ayetleri’ kitabını yayımlamaya başlayan Aydınlık gazetesi toplatıldı.
  • 1997 – Susurluk’taki kazanın duruşmasında, kamyon şoförü Hasan Gökçe, 6 milyon 420 bin lira para cezası ile DYP Şanlıurfa Milletvekili Sedat Edip Bucak’ın ailesine 100 milyon lira manevi tazminat ödemeye mahkûm edildi.
  • 1999 – Danıştay Sekizinci Dairesi, başı açık görev yapmayı kabul etmeyen baş örtülü memurların, uyarı cezası verilmeden işten çıkarılmasına karar verdi.
  • 2003 – Ukrayna Havayolları’na ait uçak, Trabzon’un Maçka ilçesi yakınlarında düştü. İspanyol Barış Gücü askerlerini taşıyan uçakta 62 asker ile 13 kişilik mürettebat öldü.
  • 2006 – 6.3 büyüklüğündeki Mayıs 2006 Cava Depremi meydana geldi. Depremde en az 5749 kişi öldü, 38,568 kişi yaralandı ve 600,000 kişi evsiz kaldı.[1]

Doğumlar

  • 1566 – III. Mehmet, Osmanlı Sultanı (ö. 1603)
  • 1650 – John Churchill, İngiliz general[2] (ö. 1722)
  • 1689 – Lady Mary Wortley Montagu, İngiliz yazar (Osmanlı toplumu üzerine ayrıntılı gözlemleriyle de bilinir.) (ö. 1762)
  • 1904 – Necip Fazıl Kısakürek, Türk edebiyatçısı (ö. 1983)
  • 1907 – John Wayne, ABD’li aktör (ö. 1979)
  • 1926 – Miles Davis, ABD’li caz trompetçisi ve bestecisi (ö. 1991)
  • 1954 – Alan Hollinghurst, İngiliz yazar
  • 1964 – İlkay Akkaya, müzisyen
  • 1971 – Matt Stone, Yahudi kökenli, ABD’li aktör
  • 1975 – Suat Suna, Türk şarkıcı
  • 1977 – Luca Toni, İtalyan futbolcu
  • 1979 – Mehmet Okur, Türk basketbolcu
  • 1982 – Hasan Kabze, Türk futbolcu[3]
  • 1992 – Jenni Vähämaa, Fin buz patenci

Ölümler

  • 1421 – Çelebi Mehmet, 5. Osmanlı sultanı (d. 1389)
  • 1512 – II. Bayezid, 8. Osmanlı padişahı (d. 1447)
  • 1703 – Samuel Pepys, İngiliz yazar (d. 1633)
  • 1883 – Abdülkadir Cezayiri, Cezayirli halk önderi, din adamı, asker (d. 1808)
  • 1976 – Martin Heidegger, Alman varoluşçu filozof (d. 1889)
  • 1978 – Orhan Peker, Türk ressam (d. 1927)
  • 1991 – İzzettin Ökte, Türk besteci, tanbur sanatçısı (d. 1910)
  • 1995 – Doğan Kasaroğlu, eski TRT Genel Müdürlerinden (d. 1933)
  • 2005 – Eddie Albert, ABD’li aktör (d. 1906)
  • 2008 – Sydney Pollack, Akademi Ödülü sahibi ABD’li yönetmen, yapımcı ve oyuncu (d. 1934)

Tatiller ve Özel Günler

  • Anneler Günü (Polonya)
11. Altın Elma Finalistleri açıklandı.

altin-elma12 Haziran 2015 Cuma Günü Yeni Yapılan Çelebi Mehmet Kent Meydanı’nda Gerçekleştirilecek Yarışmanın Finalinde Konuk Sanatçı Olarak Ahmet Özhan’in Yer Alacağı Bildirildi.

Amasya Belediyesi’nin bu yıl 11.sini düzenlediği Altın Elma Türk Sanat Müziği Beste Yarışması’nda 10 finalist açıklandı.
183 katılımcı tarafından gönderilen 542 eserden Belediye Başkan Yardımcısı Osman Akbaş’ın da katılımıyla TRT Müzik Daire Başkan Yardımcısı Hasan Özgen Gürbüz, Kadri Şarman, Yılmaz Pakalınlar, Erkan Yüksel, Selçuk Sipahioğlu’ndan oluşan TRT Repertuvar Kurulu’nca yapılan değerlendirme finale kalan 10 eser belirlendi. Toplamda 75 eser TRT repertuarına girmeye hak kazandı.

12 Haziran 2015 Cuma günü yeni yapılan Çelebi Mehmet Kent Meydanı’nda gerçekleştirilecek yarışmanın finalinde konuk sanatçı olarak Ahmet Özhan’ın yer alacağı bildirildi.
Finalde yarışacak eserler ise, güftesi Nedim Saatçioğlu’na, bestesi Suphi İdrisoğlu’na ait ‘Açıldı kapandı kirpik uçlarım’, güftesi Rüştü Okyar’a, bestesi Z. Levent Topçuoğlu’na ait ‘Deli rüzgar beni böyle savurdu’, güftesi ve bestesi Faruk Şahin’e ait ‘Gel hayattan zevk alıp eğlenelim’, güftesi ve bestesi A. Recep Güçlüer’e ait ‘Gönlümün bağına korkmadan girsem’, güftesi Şükrü Ünal’a, bestesi Suat Yıldırım’a ait ‘Gönlümün sultanı ol’, güftesi ve bestesi Abdulah Kantar’a ait ‘Gözlerin deniz mavisi’, güftesi ve bestesi Ferah Çetin’e ait ‘Kuruyan toprak gibi kül oldum’, güftesi Hüseyin Balkancı’ya, bestesi Ömür Gençel’e ait ‘Ne hesabı var hayatın bizimle bilmem’, güftesi N. Alper Tanrıverdi’ye, bestesi Yılmaz Yüksel’a ait ‘Ben Anadoluyum’, güftesi Celalettin Kurt, bestesi Erol Başara’ya ait ‘Unuttum da derdi gamı.’

trt belgesel günleri

trt-belgesel-gunleriArtık gelenekselleşen “TRT Belgesel Günleri”, 7-11 Mayıs 2015 tarihleri arasında İstanbul’da izleyicileriyle buluşuyor.

TRT tarafından ilk kez 2009 yılında Türk belgeselciliğinin gelişmesine katkıda bulunmak ve nitelikli belgesel filmlerin seyirciyle buluşmasını sağlamak amacıyla ulusal düzeyde “TRT Belgesel Film Yarışması” adıyla düzenlenen “TRT Belgesel Ödülleri”, 2010 yılında kapsamı genişletilerek uluslararası bir kimlik kazandı. Amatör ve profesyonel belgesel filmcileri desteklemek, yerli-yabancı belgeselcileri buluşturan bir platform oluşturmak amacıyla düzenlenen yarışma bu yıl da uluslararası ve ulusal olmak üzere iki ana kategoride düzenlendi. Ulusal yarışma ise öğrenci filmleri ve profesyonel olarak iki alt kategoride gerçekleştirildi.

Her yıl hedeflerini yükselterek yoluna devam eden TRT Belgesel Ödülleri’ne bu yıl 42 ülkeden 348 belgesel film başvurusu yapıldı. Bu yıl yedincisi düzenlenen yarışma, artık gelenekselleşen “TRT Belgesel Günleri” etkinlikleriyle 7-11 Mayıs 2015 tarihleri arasında İstanbul’da izleyicileriyle buluşuyor. “TRT Belgesel Günleri” yerli-yabancı belgeselcileri buluşturan bir platform olma niteliğiyle belgesel severlerin merakla bekledikleri bir etkinlik olarak ülkemiz kültür-sanat ajandasındaki yerini pekiştiriyor.

FİLM GÖSTERİMLERİ

Finale kalan filmlerin yanı sıra dünyanın çeşitli bölgelerinden birçok nitelikli belgesel filmin halka açık ve ücretsiz gösterimleri, yönetmenlerinin de katılımıyla İstanbul’da yapılacak. TRT Belgesel Günleri etkinlikleri bu yıl Harbiye’deki TRT İstanbul Radyosu ve Notre Dame De Sion Fransız Lisesi salonları ile İstanbul Modern Sanat Müzesi Sinema Salonu olmak üzere üç salonda gerçekleştirilecek. Program açılış filmi gösterimi, finalist filmlerin gösterimleri, yarışma dışı gösterimler, söyleşiler ve diğer etkinliklerle devam edecek etkinlikle eş zamanlı yapılacak olan final jürisi izleme ve değerlendirme çalışmalarının da tamamlanmasının ardından 11 Mayıs akşamı yapılacak ödül töreni/gala gecesi ile son bulacak.

YARIŞMAYA 42 ÜLKEDEN 348 BELGESEL FİLM KATILDI

Bu yıl 42 ülkeden 348 belgesel filmin katıldığı etkinlikte, ulusal ve uluslararası kategori filmlerini iki ayrı ön eleme kurulu değerlendirdi. Kültür ve Turizm Bakanlığı temsilcileri ve BSB temsilcilerinin katılımlarıyla oluşan ön eleme kurulları, çalışmalarını Şubat ayının sonunda tamamladı. Ön eleme kurullarının kararına göre ulusal öğrenci filmleri kategorisinde 10, ulusal profesyonel kategoride 9, uluslararası kategoride ise 14 eser finalde yarışmaya hak kazandı.

AÇILIŞ FİLMİ: “UYGURLAR, ABSÜRD BİR TUTSAKLIK HİKAYESİ”

TRT Belgesel Günleri’nin açılış filmi ise, yönetmenliğini Patricio Henriquez’in yaptığı “Uygurlar, Absürd Bir Tutsaklık Hikayesi” adlı Kanada yapımı belgesel olacak. Film, Çin’den kaçan üç Uygur’un Afganistan’dan Guantanamo’ya, oradan da Bermuda’ya uzanan inanılması güç hikayesini anlatıyor. Filmin yönetmenin katılımı ile herkese açık gösterimi ise 11 Mayıs Pazar günü İstanbul Modern Sanat Müzesi Sinema Salonu’nda yapılacak.

ÖZEL GÖSTERİM: SAVAŞ PANORAMA

TRT Belgesel Ödülleri yarışma dışı gösterimlerinin özel dosyası bu yıl savaş temalı belgeselleri konu alıyor. “Savaş Panorama” adı verilen bu bölümdeki filmler sıcak çatışmalardan ziyade ister uzak, ister yakın geçmişten olsun savaşların yol açtığı ve etkileri bugünlere uzanan sorunları etkileyici bir şekilde ele alan, bu yüzden de son yılların en çok ilgi gören filmleri arasından seçildi. 6 farklı ülkeden 10 belgesel filmin yer aldığı Savaş Panorama gösterimleri ve yönetmenlerle söyleşiler 8-9-10 Mayıs günlerinde Karaköy’deki İstanbul Modern Sanat Müzesi Sinema Salonu’nda takip edilebilecek.

TRT Belgesel Günleri çerçevesinde savaş temalı belgesellerin yer aldığı Savaş Panorama bölümünü tamamlayıcı mahiyette bir de panel düzenlenecek. Savaş Panorama bölümü yönetmenlerinin konuşmacı olarak yer alacağı “Savaşın acılarını yeniden üretmeden anlatmak mümkün mü?” konulu panel, 9 Mayıs’ta İstanbul Radyoevi’nde izlenebilecek.

PARTNER ÜNİVERSİTE MARMARA ÜNİVERSİTESİ

Amaçlarından biri de amatör belgeselcileri desteklemek olan TRT Belgesel Ödülleri etkinliklerinin çözüm ortaklarından biri de Marmara Üniversitesi oldu. “Partner Üniversite” uygulaması çerçevesinde karşılıklı olarak düzenlenmesi planlanan çeşitli etkinliklerle iki kurum arasındaki işbirliğinin birçok alana yansıması amaçlanıyor.

TRT Belgesel Ödülleri gala gecesi ve ödül töreni bu yıl 11 Mayıs akşamı TRT Tepebaşı Stüdyoları’nda yapılacak. Gecede üç kategoride ödüller sahipleriyle buluşacak. 7. TRT Belgesel Ödülleri ve TRT Belgesel Günleri ile ilgili program ve diğer ayrıntılı bilgiler, www.trtbelgesel.com adresinden takip edilebilecek.

Kaynak: trt