tiyatro oyun

tiyatro oyun konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. tiyatro oyun konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. tiyatro oyun konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri tiyatro oyun konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

epik-tiyatro

Meydan Larousse Büyük Lügat ve Ansiklopedide epik maddesindeki  tanım şu şekildedir:

EPİK: sıf. (yun. Epos destan > epikos’tan; fr.épique) Destanla  ilgili, destana özgü. Hindistan’ın en eski epik şiirinde şu söz vardır… (Peyami Safa)

  • Ed. Epik tür, bakınız destan
  • Leng. Eppik lehçe. Eşanl. Homedos dili
  • Nazım sanatı. Epik durak. BK.DURAK

Görüldüğü gibi Meydan Larousse,  epik maddesini direk destan maddesine göndermektedir. Lakin bizim bu gün bahsetmek istediğimiz epik tiyatro,  Bertolt Brecht ile sistemli hale getirilmiş epik tiyatro kuramıdır.

Bertolt Brecht, düşünceleri ile 20. asra damga vurmuştur. Hem şair hem yazar hem yönetmen hem kuramcı hem de düşünürdür. 1898 ila 1956 yılları arasında yaşamış ve II. Dünya Savaşı sonrası aşamada genç tiyatroculara ve yazarlara önemli bir kaynaktı. Bu bakımdan onun hakkında az da olsa bilgi sahibi olmadan onun sistemleştirdiği kurama bakamayız.

Bertolt Brecht’in Sanat Dünyası

Prof. Dr. Özdemir Nutku, Bertolt Brecht’i şu şekilde ifade eder: “ Maddeci felsefenin tiyatro anlayışını ilk kez belli bir yönteme ve yönelişe oturtan …”

1. Bertolt Brecht materyalist bir dünya görüşündedir ama bu dünya görüşünü kabul etmeden önce farklı aşamalardan geçen bir düşünce ve fikir dünyası mevcuttur. Bertolt Brecht’e göre insanlar yalnızca çevre yolu ile anlaşılabilir çünkü insanın kişiliğini değişen dış dünya koşulları oluşturur. Ama Bertolt Brecht ilk zamanlar anarşist ve nihilist idi.  Bu zamanlarda “ dünya boş bir evrendi” onun gözünde.  Yazdığı oyunlarda da bu konuya yakın konular işlerdi:

  • 1928 , Üç Kuruşluk Opera : Dünya fakir insan kötüdür
  • 1925, Adamlar Adamdır: Yaşayan en aşağılık varlık en zayıf yaratık insandır. (Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627)

Sonraki oyunlarda da durum değişmedi.  Sadece duruma göre işleyişi biraz daha farklı bir biçimde ele aldı:

  • 1938, Seçuan’ın İyi İnsanı: “Ne biçim bir dünya ile karşılaştık, bayağılık, pislik. Dağlar, bayırlar bile tanınmaz olmuş. Güzelim ağaçların başlarını tellerle yok etmişler, dağların ardından koyu koyu dumanların yükseldiğini gördük, top seslerini dinledik. Bütün bunlar arasında paçasını kurtaran tek kişiye rastlamadık”

2. Bertolt Brecht için erdemlerin bir önemi yoktu; bu fikrini de ‘Cesaret Ana’ adlı oyununda şu şekilde işler:

1939, Cesaret Ana: “ …. Görüyorsun ya, iyi bir ülkede, iyi bir kral ya da generalin hiçbir erdeme ihtiyacı yoktur. İyi bir ülkede erdem gereksizdir; herkes olağan, orta zekalı ve korkak olsa ne çıkar?”

3. Bertolt Brecht’in fikir ve sanat dünyasında fakirler aşağılık ve zenginler acımasızdı. Zenginler, fakirleri ezen acımasız insanlardır ama bir fakir de bir olanak kazanıp zengin olursa o da kapitalist bir düzenin ürünü olacak ve o da fakirleri ezecektir.

4. Bertolt Brecht nedeni ne olursa olsun savaşa karşı idi ama elbette böyle bir dünya düzeninde savaş kaçınılmazdı. Ama yine böyle bir dünya düzeninde adalet beklemek gereksizdi. Bu yüzden de Bertolt Brecht her oyununa bir yargı sistemi kurdu.

5. Bertolt Brecht’e göre  bu kötü dünya “ resmin ancak bir yüzü” idi. Oyunlarında pek bahsetmese de maddeci felsefe ile  gelen bir de olumlu yanı söz konusu idi.

6. Bertolt Brecht Marksçı yapıdaydı ve bu yüzden de katı Alman rejimi tarafından pek sevilmedi.  Her oyununda bir değişimden bahsederdi ve derdi ki “Dünyayı değiştirin çünkü değiştirmek gerekiyor” ama bu değişimi ne olduğundan pek fazla söz etmiyordu. Belli ki o, Marks anlayışındaki devlet yönetiminden çok Marks eleştiri tarzını alıyordu.

7. Bertolt Brecht, bir Alman olarak halk Almanca’sını çok iyi kullanıyordu. Bu bakımdan da oyunlarında süslü, sanatlı bir dili hiç tercih etmedi.

8. Bertolt Brecht’e göre şaşırmış bir toplumda kötü davranışlar iyi niyetle yapılabildiği gibi iyi davranışların da kötü sonuçları olabilir. Ona göre iyilik ve dostluk derin ve olumlu duygulardır ama yanlış bir düzende her zaman doğru değildir. Bu yüzden de onun oyunlarındaki toplumsal ve ahlaksal öğeler seçilmiş öğelerdir.

*(Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 627 – 636)

Epik Tiyatro

Tüm bu bilgilerden sonra Bertolt Brecht’in geliştirdiği epik tiyatro kuramına göz atalım. Bunu yaparken de soru – cevap yöntemini kullanarak konuyu daha derinden analiz edelim.

1. Tiyatroda üslup nedir?

Bir roman gibi tiyatronun da bir üslubu olmalıdır. Bu fikir Brecht’in Küçük Bilgi Aracı’nda net bir şekilde izah edilmiştir. Burada, eğer sanatın yaşamı yansıtma gibi bir amacı varsa bu amacı özel aynalarla yapmalı. Yine sanat ne olursa olsun gerçek dışı olmamalı ve seyirci tiyatro oyununu gerçek yaşamı ile kıyaslamalı. Buna rağmen tiyatroda üsluplaştırma öyle bir şekilde olmalıdır ki seyirci bunu hissetmemelidir.

2. Epik tiyatro kuramı neyi temel alır?

İfade biraz katı olsa bile epik tiyatro kuramı seyircinin kendisi ile hesaplaşmasını temel alır.  Yani seyirci, sahneden sahnelenen oyunu eleştirmeli, bu oyundan yola çıkarak eleştirel sonuçlar çıkarmalıdır.

3. Epik tiyatroda amaç / erek nedir?

Öncelikli amacı toplum gerçeğini somut bir şekilde sahneye yansıtmaktır. Bu amacıyla birlikte gelen ikinci amaç ise seyredeni, gösterilen gerçekler üzerinde düşünmeye zorlamak. Peki seyirci bu konu hakkında neden düşünmeli? Çünkü yozlaşmış toplum yapısını ancak bu şekilde değiştirebilir.

4. Epik tiyatro bu amaca ulaşmak için neyi kullanır?

Seyircinin hissettiği duygular, onun bu yargı sürecine geçmesini sağlar.

5. Piscator kimdir? Epik kuramda rolü nedir?

1929 yılında Politik Tiyatro adında bir eser yayımladı Piscator ve bu eserinde epik tiyatronun bulucusu olarak kendini göstermiştir. Bu durum bir yere kadar doğrudur ama bu kuramı teknik yönden maddeci felsefe görüşü ile sınırlayan kişi Brecht’tir. Bu  bakımdan kuramın kurucu olan B. Brecht kabul edilir.

6. Epik tiyatroda dram var mıdır?

Epik tiyatronun kuruluşunda  temel  bir öykü vardır ama ayrıntılarda dramatik ve trajik ögeler göze çarpar. Öykünün ana fikri komik gelse de oyunda dramatik ve trajik episodlar zihinde kalır.

Epik türünde ilişkiler, kişilerden üstündür. Oluşturulan dramın yani acı ve gülünç olayların nedeni toplumsal ilkelerdir. Kişisel duygular ise ancak toplumsal bakış sayesinde ortaya çıkar.

7. Dramatik tiyatro ile epik tiyatronun farkı nedir?

Bu konuyu daha net anlatabilmek için maddeler halinde farklarını verelim:

a. Dramatik Tiyatro

  • Eylemler gelişir ve seyirci sahne üzerindeki aksiyona katılır.
  • Etkinliği harcanıp tüketilir.
  • Seyircide bir takım duyguların uyanması sağlanır.
  • Seyirciye yaşamın bir kesiti sunulur.
  • Seyirci bir olay içine sokulur.
  • Aşılama yani telkin yolu ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları olduğu gibi kullanılır.
  • Seyirci olup bitenlerin ortasında, olup bitenlerle bir yaşantı birliği içine sokulur.
  • İnsan, bilinen bir değer olarak önceden kabul edilir.
  • İnsan hiç değişmez.
  • Seyircinin merakı son üzerine toplanır.
  • Her sahne bir ötekisi için vardır: organik büyüme,
  • Olaylar düz bir çizgi üzerinde gelişir
  • Olayların gelişimi evrimsel bir zorunluluk taşır.
  • İnsan belirli bir niceliktir: dünya olduğu gibi yorumlanır yani statiktir.
  • Düşünce var oluşu yönetir.
  • Ön düzeyde duygudur.
  • İdealar ve ideoloji estetik varoluşun temelidir: Felsefî idealizm
  • En yüksek ülkü : Sonsuzluk ( Nirvana) ; soylu bir yolda ölebilmek
  • İdeal Seyirci: yakından tanımadığı şeylere tanıdıkmış gibi bakan kimse çünkü sonsuzluk ilkesine yüzeydeki görünüşleri ile kabul eder.

b. Epik Tiyatro

  • Anlatıma başvurulur ve seyirci bir gözlemci durumunda bırakılır ama etkinliği uyanık duruma getirilir.
  • Seyircinin bir takım kararlar vermesi sağlanır.
  • Seyirciye bir dünya görüşü sunulur.
  • Seyirci bir olayın karşısında tutulur.
  • Deliller ve kanıtlar ile çalışılır.
  • Seyircinin duyguları geliştirilip bilince, tanımaya eriştirilir.
  • Seyirci olup bitenlerin karşısında, olup bitenleri inceler durumda tutulur; insan değişkenliği içinde inceleme konusu yapılır.
  • İnsan değişir ve değiştirir.
  • Seyircinin merakı oyunun gelişimi üzerinde toplanır.
  • Her sahne kendi için vardır: montaj tekniği
  • Olaylar sapmalar ve örnekler ile gelişir.
  • Olayların gelişi atlamalıdır.
  • İnsan oluşum durumundadır: Dünya olasılığı içinde yorumlanır yani dinamiktir.
  • Toplumsal varoluş düşünceyi yönetir.
  • Ön düzeyde akıldır.
  • Tarihsel gerçek, estetik varoluşun temelidir: Felsefî materyalizm
  • En yüksek ülkü : Özgürlük  yani sınıfsız toplum; yararlı bir yolda yaşamak
  • İdeal Seyirci: Bütün tanıdık şeylere tanımazmış gibi bakan kimse, çünkü insan gelişiminin her evresindeki fark edilmemiş potansiyelleri anlamak ister. **

** Özdemir Nutku, Dünya Tiyatrosu Tarihi ( XVII. Yüzyıl Sonundan Günümüze Kadar), Ankara Üniversitesi, Dil ve  Tarih – Coğrafya Fakültesi Yayınları No. 221, 1972, C.II, s. 640

EPİK TİYATRO VE YABANCILAŞTIRMA 

İnsanî ve toplumsal değerlerin yitirilmesi modern toplumlar için yabancılaşmadır. Brecht ise insanî anlamları bulmak için yabancılaşma olgusundan faydalanır. Brecht’in benimsediği dünya görüşünde insan bilinen ve çözülmüş bir kavram değil incelenmesi gereken bir kavramdır. Şöyle ki:

Epik tiyatroda amaç seyircinin oyuna, eleştirel bir gözle bakmasını sağlamaktı, böylelikle kendi hayatı ile ilgili bir öz eleştiri yapacaktır. Eleştirinin en önemli özelliği nedir? Nesnel olması. O halde seyirci oyunu nesnel bir bakış açısı ile incelemelidir. Bu bakımdan da Brecht,  seyircinin olaya kuş bakışı bakmasını ve nesnel bir eleştiri sağlaması için onu oyuna yabancılaştırır. Böylece oyunu nesnel bir şekilde eleştirmek onun için daha kolay olacaktır. Olayı nesnel bir gözle izleyen seyirci tarafsız olacak ve en acımasız eleştiriyi yapacak duygu yoğunluğuna gelecektir. Bu bakımdan da Bretch, yabancılaşma yöntemini epik tiyatronun temel ögeleri arasına koyar.

Kuramcıya göre seyirci oyuna şu yöntemlerle yabancılaştırılır:

  • Seyirci bir gözlemcidir.
  • Oyuncu seyirciye bunun bir oyun olduğunu sık sık hatırlatır.
  • Oyuncu, canlandırdığı karakterin duygularını canlandırmaz, o karakterin eğilimlerini gösterir.
  • Dekorda bütünlük yoktur.  Dekor parça parçadır.

Son söz: Yazımızı bize göre epik tiyatronun en net ve kısa açıklaması olan şu cümle ile kapatıyoruz: “Önemli olan seyirciye karar vermesini öğretmektir. “ B. Bretch

misskittin-dj-set-770x470

Birsen Tezer Konseri 25 Kasım 2016 – Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi

birsen-tezer

Yer: Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi

Ücret: Protokol – 89.00 TL 1. Kategori – 67.00 TL 2. Kategori – 56.00 TL

Nereden Alınır: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

Adres: Osmaniye Mahallesi. İncirli Yolu Sokak. No: 27 / 31 Bakırköy İstanbul
Telefon: 0212 572 2070
Web: http://www.leylagenceropera.com/
E Posta: info@leylagenceropera.com

Büyülü sesiyle Birsen Tezer, “İkinci Cihan” albümünün sevilen şarkıları ile 25 Kasım’da Leyla Gencer Opera ve Sanat Merkezi’nde…

Ve artık “İkinci Cihan” zamanı…

İlk albümü Cihan’ı 2009 yılının Temmuz ayında yayımlayan Birsen Tezer, uzun süredir sahnede de birlikte çalıştığı müzisyen arkadaşları Derin Bayhan (davul), Emre Tankal (elektrik gitar), Gürol Ağırbaş (bas gitar), Tunç Öndemir (akustik gitar) ile yola ikinci albümleri “İkinci Cihan” ile devam ediyor.

Akın Eldes (elektrik gitar), Birol Ağırbaş (perküsyon), Bülent Ortaçgil (akustik gitar), Erkan Oğur (perdesiz gitar, kopuz), İlhan Şeşen (vokal), Özer Arkun (çello), Sibel Köse (vokal), Tarık Aslan (bendir, erbane) gibi değerli isimlerin de konuk müzisyen olarak yer aldığı “İkinci Cihan” albümünde dokuz şarkı yer alıyor.

Lambert Konseri – 26 Kasım 2016, Cumartesi – Borusan Sanat Evi

lambert-770x470

Tarihler: 26 Kasım 2016 Cumartesi ~ 26 Kasım 2016 Cumartesi 26 Kasım 2016 20:30

Yer: Borusan Müzik Evi

Ücret: Masa – 44.00 TL Ayakta – 33.00 TL

Nereden Alınır: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

Adres: İstiklal Cad. Orhan Adli Apayadın Sok. No: 1 Taksim Beyoğlu İstanbul
Telefon: 0212 336 32 71
Web: http://www.borusanmuzikevi.com

Hem görsel hem de işitsel olarak benzerlerinden keskin çizgilerle ayrılan Lambert, Borusan Müzik Evi’nde melankolik bir rüzgâr estirecek.

Sardunyalı maskesiyle, ansızın topluma karışmış bir antilop gibi kariyerinde ilerleyen piyanist Lambert hakkında pek çok söylenti var. Kimileri onun Almanya Hamburg doğumlu olduğunu, kimileri de çocukluğundan beri piyano çaldığını söylüyor. José Gonzalez, Phoenix, Boy, Moderat gibi isimlerin çalışmalarını yeniden ele alan Lambert’in piyano yorumları Satie’den yola çıkıp, romantik pop ve modal caz gibi bir yelpazede yol alıyor. Küçük kulüplerden, prestijli caz festivallerine, Berlin’den Paris’e, Ólafur Arnalds, Nils Frahm ve José González gibi isimlerle çalışan sanatçı, geçtiğimiz yıl ikinci albümü Stay in the Dark’ı yayımladı. Lambert, Borusan Müzik Evi’nde benzersiz bir performansa imza atacak.

– Kapı Açılış: 20.30- Konser: 21.00- Öğrenci bileti alan izleyicilerin, öğrenci belgelerini ibraz etmeleri gerekmektedir.- İndirimli Bilet: 65 yaş üstü, emekli, engelli, öğretim elemanı.

Can – Tiyatro Oyunu – 26 Kasım 2016 – Barış Manço Kültür Merkezi

can-770x470

Tarihler: 26 Kasım 2016 Cumartesi ~ 26 Kasım 2016 Cumartesi 26 Kasım 2016 20:30

Yer: Barış Manço Kültür Merkezi

Ücret: – Tam 45.00 TL Öğrenci 30.00 TL

Nereden Alınır: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

Adres: Caferağa Mahallesi, Moda Caddesi, Nail Bey Sokak (Caferağa Spor Salonu Yanı) Kadıköy İstanbul
Telefon: 0216 418 16 46
Web: http://www.bmkm.gen.tr
E Posta: info@bmkm.gen.tr

Genco Erkal’ın Can Yücel’in şiirlerinden uyarladığı tek kişilik oyunu “Can”, Kemal Kocatürk’ün yönetiminde sahnelenmeye devam ediyor.

Can Yücel şiirlerinden uyarlayan: Genco Erkal
Video, desenler: Mehmet Güleryüz
Yöneten, oynayan: Kemal Kocatürk
Müzik: Ayça Kocatürk
Çevre düzeni: Sırrı Topraktepe
Işık: Aslı Atasoy

“Canlıyız, canlı mı canlı
Ölüler yaşamadıkları için ölüler…
Yaşam adına ölenler
Kıyamete kadar yaşayanlar…”

6 Sezondur aralıksız süren ve bazen de yasaklanan “Can” oyunu, Can Yücel’in 85. Doğum yılına ithafen başlamış bu sezon ise şairin 90. doğum yılını kutluyor. Hayatın içinden bir an bile eksilmemiş, kendine bile sığmamış ve taşmış bir şairi 90. doğum yılında kendi şiirlerinden uyarlanmış hayat öyküsüyle anmaya ve yaşatmaya devam ediyor “Tiyatro Kumpanyası”. Can Yücel’in şiirlerinden Genco Erkal’ın uyarladığı tek kişilik oyunu Kemal Kocatürk yönetiyor ve 5 sezondur oynuyor. Can Yücel şiirleri kadar muzip, sert, dik ve duyarlı, Türk resminin desen virtüözlerinden biri olarak kabul edilen Mehmet Güleryüz’ün “Can” için hazırladığı video-desenler de rol alıyor Kemal Kocatürk’le birlikte. Can Yücel’in kendi şiirlerinden hayat öyküsüyle yeniden “Can” bulmasına tanık oluyor izleyenler; Doğumundan, Adana cezaevi yıllarına, Kuzguncuk’tan Datça’ya, Datça’da huzuru bulduğu “anasının gözü mavi”liklerde “Can”ın izini kâh gülerek, kâh ağlayarak sürüyor. Can Yücel’i 90. Doğum yılında yaşam öyküsü olarak uyarlanmış şiirleriyle anarken, ülkemizin son 45 yılına da Can Yücel’in gözünden bir bakış atıyoruz. 5 sezondur dolu dolu oynayan bu oyunu henüz hala seyretmediyseniz, gelin siz de “Can”ın yeniden şiir, resim ve müzikle “Can” bulmasına eşlik edin.

“Anamın ipiyle indim gökdelen damınızdan
Kelebek gibi girdim kelebek camınızdan
Taksinize mülkünüze dairenize…
Vesairenize…
Şiir fenerimle de baktım, son çığlık!
Aşk yokmuş sizde beş paralık!

Miss Kittin-Dj Set Konseri – 26 Kasım 2016, Cumartesi – Zorlu Performans Sanatları Merkezi

misskittin-dj-set-770x470

Tarihler: 26 Kasım 2016 Cumartesi ~ 26 Kasım 2016 Cumartesi 26 Kasım 2016 22:00

Yer: Zorlu Performans Sanatları Merkezi-STUDIO

Ücret: Normal DönemTam 40.00 TLÖğrenci 25.00 TLEtkinlik Günü KapıTam 50.00 TLÖğrenci 30.00 TL –

Nereden Alınır: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

Fransız elektronik müzik sanatçısı Caroline Hervé, ya da daha çok bilinen adıyla Miss Kittin, 26 Kasım’da DJ setiyle #studio’da olacak!

Genesis, Supertramp, Miles Davis, Maria Callas, Pink Floyd ve The Beatles gibi isimlerin dinleyerek büyüyen Hervé, çocukluk yıllarında piyanoyla başlayıp baleyle devam ettirdiği sanatsal yönelimini 1995’te başlattığı DJ’lik kariyerine doğru evirdi. Mike Dearborn’la birlikte Fransa’nın farklı bölgelerinin yanı sıra Moskova ve Şikago’da performans sergileyen sanatçı, 1996’da Cenevre’ye taşınmasından bir süre sonra Miss Kittin adını kullanmaya başladı. Bu isimle yayınladığı ilk albüm olan ve Fransız prodüktör The Hacker’la birlikte çalıştığı The First Album, dünya çapında 50.000’den fazla sattı. Kayıt, elektronik müzikte son on yılın en iyileri listelerinde düzenli olarak yer aldı.

İlk solo albümü I Com’u 2004’te Astralwerks etiketiyle yayınlayan sanatçı, sonraki iki albümü BatBox ve Two’yu kendi plak şirketi Nobody’s Bizzness etiketiyle yayınladı. 2006’da Sónar Barselona’da sahne alan Miss Kittin; Aphex Twin, Modeselektor, Boom Bip ve The Hacker gibi isimlerin kendisine eşlik ettiği canlı performansını Live at Sónar adlı bir albüm olarak da yayınladı. Basit ve akılda kalıcı sözleri, techno altyapılarıyla birleştirerek elektronik müziğin günümüzdeki en önemli temsilcilerinden biri haline gelen Miss Kittin, sürprizlerle dolu canlı performanslarıyla gizemli yanını korumayı da başardı.

Kariyeri boyunca Felix da Housecat ve Golden Boy gibi isimlerle de çalışan Miss Kittin, hayranlarının karşısına son olarak 2013 yılında R.E.M.’in Everybody Hurts parçasının bir cover’ına da yer verdiği Calling From The Stars isimli albümüyle çıktı. Albümlerinin kapaklarındaki tanıtım notları aracılığıyla Madonna, Rush, Prince, Stanley Kubrick, Depeche Mode, Kiss ve David Bowie gibi isimlerden esinlendiğini paylaşan Fransız sanatçının kendisi de ikonik personası ve özgün müziğiyle elektronik müzik çevrelerince ilham alınan bir isim haline geldi.

Zorlu PSM, günümüz elektronik müziğinin en başarılı isimlerinden biri olan Miss Kittin’i, 26 Kasım’da #studio’da ağırlayacak!

Kapı Açılış: 22:00
Warm Up 1 (TBD): 22:00
Warm Up 2: (TBD) 23:30
Miss Kittin: 01:00

Moskova Bale – Kuğu Gölü – 26 Kasım 2016, Cumartesi – Türker İnanoğlu Maslak Show Center

moskova-bale-kugu-golu-770x470

Tarihler: 26 Kasım 2016 Cumartesi ~ 26 Kasım 2016 Cumartesi 26 Kasım 2016 21:00

Yer: Türker İnanoğlu Maslak Show Center

Ücret: 1. Kategori – 140.00 TL 2. Kategori – 120.00 TL 3. Kategori – 100.00 TL 4. Kategori – 80.00 TL

Nereden Alınır: Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

Adres: Büyükdere Cad. Derbent Mevkii (Darüşşafaka Kampüsü Yanı) Maslak Sarıyer İstanbul
Telefon: 0212 286 66 86
Faks: 0212 286 66 79
Web: http://www.timshowcenter.com
E Posta: info@timshowcenter.com

Dünyaca Ünlü Yıldızlar Topluluğu yeniden TİM Show Center’da…

Rus balesinin en seçkin bale topluluklarından biri olan Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu,ölümsüz eser “Kuğu Gölü” ile 25-27 Kasım tarihleri arasında Kültür ve Sanatın Merkezi TİM Show Center’da…

Dünya basınının “bale severlerin birinci sınıf bir gösteri izlemeleri için az bulunacak bir fırsat sunan topluluk” olarak değerlendirdiği Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu bir kez daha İstanbullu bale severler ile buluşuyor. TİM Show Center’da ilk kez sahne aldıkları 2015 yılında büyük beğeni toplayan topluluk, 25-27 Kasım tarihleri arasında P.I. Çaykovski’nin ölümsüz eseri Kuğu Gölü ile yeniden İstanbul seyircisi karşısında olacak.

Klasik baleye getirdiği yenilikler, kullanılan olağandışı bale formları, farklı dans teknikleri ve zengin repertuarıyla kısa zamanda dünyanın en çok tanınan bale gruplarından biri haline gelen Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu, 19 altın madalya, 2 büyük ödül ve Paris Dans Akademisi’nden 5 büyük ödül ile yetkinlikleri dünya çapında tescillenmiş dansçılardan oluşuyor. Bolşoy Balesi’nin gözde dansçılarından Diana Kosyreva’nın İstanbul’da baş balerin olarak sahne alacağı Kuğu Gölü ise, Rusya’da “Yıldızlar Topluluğu” olarak anılan Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu’nun repertuarındaki ünlü koreografilerden sadece biri. Romeo ve Jülyet, Don Kişot, Sindirella, Fındıkkıran, Spartaküs, Kamelyalı Kadın, Uyuyan Güzel gibi 20’den fazla dünyaca ünlü eseri başarıyla sahneleyen ve bünyesinde 63 dansçıyı barındıran topluluk  “Balenin Mücevherleri” olarak kabul ediliyor.

Temaları ifade ediş biçimi, mükemmel tekniği ve baş balerinlerin büyüleyici performanslarıyla Avrupalı, Amerikalı ve Rus eleştirmenlerin ilgi odağında yer alan Moskova Devlet Akademik Klasik Bale Tiyatrosu bugüne kadar Rusya’da 200 şehirde, dünya çapında ise 30’dan fazla ülkede sahne aldı. Bu kez de P.I. Çaykovski’nin ölümsüz eseri Kuğu Gölü ile 25-27 Kasım tarihlerinde Kültür ve Sanatın Merkezi TİM Show Center’da olacak!

Gösteri günleri
25 Kasım 2016, Cuma / 21:00
26 Kasım 2016, Cumartesi / 21:00
27 Kasım 2016, Pazar / 15:00

– Etkinlik mekanına kamera, fotoğraf makinası, ses cihazı vb. alınmayacaktır.- 8 yaşından küçük çocuklar etkinliğe alınmamaktadır. 8 yaş ve üzeri bilete tabidir.- Garanti Bonus Kart sahiplerine %15 indirim uygulanmaktadır. Bu indirim sadece Ana Gişe ve Perakende Satış Noktaları’nda geçerlidir.

Sanatçılar, Çocuklar ve Doğa İçin Sahnede – 27 Kasım 2016, Pazar – İş Sanat Kültür Merkezi

sanatcilar-cocuklar-ve-doga-icin-sahnede-770x470

Tarihler: 27 Kasım 2016 Pazar ~ 27 Kasım 2016 Pazar Saat 21:00

Yer: İş Sanat Kültür Merkezi

Adres: İş Kuleleri Levent Beşiktaş İstanbul
Telefon: 0212 316 10 83
Web: http://www.isbank.com.tr
E Posta: issanat@isbank.com.tr

Kurulduğu günden bu yana başta toprak olmak üzere tüm doğal varlıkların korunması için çalışmalar yürüten ve 3 milyonun üzerinde çocuğa doğa eğitimleriyle ulaşan TEMA Vakfı, 25. yılını, ünlü sanatçıların gönüllü olarak sahne alacağı “TEMA Vakfı 25. Yıl Özel Yayını” ile kutlayacak. 27 Kasım Pazar akşamı saat 21.00’de İş Sanat Konser Salonu’ndan gerçekleşecek olan konser programı NTV’den canlı yayınlanacak. “Umut Yeşerten Şarkılar” konserinde tüm şarkılar ‘çocuklar’ ve ‘doğa’ için söylenecek.

Çocuklar yaşamı doğadan öğrensin diye…
Yayın öncesi ve sırasında sürdürülecek kampanyayla 150 bin çocuğun TEMA doğa eğitimlerinden faydalanması için bağış çağrısı yapılacak. Özel yayınla TEMA Vakfı’nın 25. yılı kutlanırken, 3464 SMS hattına bağış çağrısında bulunularak doğa eğitimleri için kaynak sağlanması hedefleniyor. Dileyen herkes 3464’e TEMA yazıp SMS göndererek TEMA Vakfı’nın çocuklara yönelik doğa eğitimlerine 10 TL katkıda bulunabilecek.

Umut yeşerten şarkılar
Türkiye’nin önde gelen sanatçılarının TEMA Vakfı yararına sahneye çıkacağı gecenin sunuculuğunu Yiğit Özşener ve Gülay Avşar üstleniyor. “Umut Yeşerten Şarkılar” konserinde; Aslıhan Güner, Barış Arduç, Birce Akalay, Burak Sevinç, Bülent İnal, Caner Cindoruk, Çağan Irmak, Çiğdem Erken, Engin Altan Düzyatan, Engin Öztürk, Gökçe Bahadır, Hande Doğandemir, Hazar Ergüçlü, Kadir Doğulu, Mert Fırat, Murat Yıldırım, Meltem Yılmazkaya, Mustafa Üstündağ, Selen Öztürk, Sinan Tuzcu, Songül Öden ve Yasemin Allen, ENBE Orkestrası Behzat Gerçeker eşliğinde sahnede olacak.

tiyatro-kursu

tiyatro-kursuBursa Büyükşehir Belediyesi, Bursa Kültür Sanat ve Turizm Vakfı (BKSTV) ve ASSITEJ Türkiye Merkezi tarafından bu sene 21’incisi düzenlenen “Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali”, ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro gösterimiyle başladı.
Türkiye’nin en büyük ve en geniş çaplı sahne sanatları festivali olan 21. Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali, 7-22 Ekim tarihleri arasında Türkiye, Meksika, Uruguay, Çek Cumhuriyeti, İran, Rusya, Estonya,Yunanistan ve İtalya’dan olmak üzere toplam 9 ülkeden 24 ekibin iştirakiyle başladı. 17 ilçede yapılacak olan festival kapsamında 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecek. 10 atölye çalışmasının yapılacağı festivalin, 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedefleniyor. Merinos AKKM Orhangazi Salonu’nda yapılan açılış törenine, Büyükşehir Belediyesi Başkanvekili Şükrü Köse, BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak, Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, Büyükşehir Belediyesi eski dönem başkanı Ekrem Barışık, öğrenciler ve yabancı davetliler katıldı.
Başkanvekili Şükrü Köse, Bursa’nın tarihi, kültürü ve sosyal hayatıyla Türkiye’yi en iyi şekilde temsil eden şehirlerden birisi olduğunu söyledi. Büyükşehir Belediyesi’nin Bursa’yı Avrupa’nın ve dünyanın en gözde şehirlerinden biri yapmak amacıyla var gücüyle çalıştığını ifade eden Köse, Bursa’da üretilen değerlerinden bunu ispatladığını dile getirerek, “Uluslararası Bursa Festivali, Altın Karagöz Halk Dansları Yarışması, Kukla ve Gölge Oyunları festivali gibi birçok organizasyonla şehrin kültürel hayatına katkıda bulunuyoruz. Şehir tiyatrosu ve diğer oluşumlar da Bursa’nın sanat hayatına renk katıyor. 1996’da başlatılan ve bu sene 21’incisi yapılan Uluslararası Bursa Çocuk ve Gençlik Tiyatroları Festivali de şehrin simgesi olmuştur. Geniş yelpazeyi kapsayan festivalle, yerli ve yabancı toplulukları 21 senedir Bursa’da buluşturuyoruz. Bu sene 9’u yerli olmak üzere 24 ekip katılmaktadır. 28 sahnede 70 gösteri sahneleyecektir. Festivalin 10 binin üzerinde çocuk ve gence ulaştırılması hedeflenmektedir. Ayrıca kardeş şehirlerimizden gelen konuklar festival havasını ve şehrin dokusunu hissedecektir. Festivalin gençlerimize ve çocuklarımıza yeni ufuklar açmasını diliyorum.
BKSTV Başkanvekili Mehmet Erbak ise, festivalde emeği geçenlere ve dünyanın 7 ülkesinden gençlere teşekkür etti.
Assitej Türkiye Başkanı Prof. Dr. Tülin Sağlam, bir festivalin 21 senedir yapılmasına katkı sunan Büyükşehir Belediyesi’ne, BKTSV’ye ve Assitej Türkiye’ye, festivale katılan sanatçılara ve tiyatroya her zaman destek olan seyirciye ve gençlere teşekkür etti.
Konuşmaların ardından BGST Tiyatro Boğaziçi’nin ‘Moliere Efendi’ adlı tiyatro oyunu sahnelendi. Oyun, öğrenciler tarafından büyük ilgi ve keyifle izlendi.

 

Kaynak: Milliyet

miranin-sihirli-dolabi-akatlar-kultur-merkezi

Özel Çocuklar Eğitim ve Dayanışma Derneği’nden Otizm’li çocuklar ve ailelerine yönelik ücretsiz tiyatro oyunu. Derneğin bildirdiğine göre otizmli çocuklara destek olmak isteyen herkes katılabilir.

İşte ÖÇED’in duyurusu şu şekilde:

Algı Özel Eğitim Kurumları, Gerçek Sanat Atölyesi, Özel Çocuklar Eğitim ve Dayanışma Derneği ve Beşiktaş Belediyesi işbirliği ile sahneye konan tiyatro gösterisi Mira’nın Sihirli Dolabı Bilal Çatalçekiç öncülüğünde gerçekleşecek. Beşiktaş Belediyesi Akatlar Kültür Merkezi’nde gerçekleşecek Tiyatro gösterisi özel gereksinimli bireyler ve ailelerine yönelik hazırlanmıştır.

Amacımız özel gereksinimli çocuğu olan ailelerimizin bu tip sosyal etkinliklere katılım sağlayabilmeleridir. Çünkü özel gereksinimli çocuğu olan ailelerimiz herhangi bir tiyatro, sinema, konser gibi etkinliklere katılamamaktadır. Bu durum ailelerimizi, ruhsal ve psikolojik olarak etkilemektedir. Ayrıca özel çocuklarımız ve ailelerine yönelik bu tip etkinlikler maalesef ki ülkemizde yok denilecek kadar azdır.

İstiyoruz ki ailelerimiz ve çocuklarımız dilediğince bu etkinliğe katılım sağlayabilsin ve bir nebzede olsa ruhsal ve psikolojik açıdan rahatlayabilsin.

Özel Çocuklar Eğitim ve Dayanışma Derneği olarak, özel gereksinimli bireyler (otizm, zihinsel engel, dikkat eksikliği hiperaktivite bozukluğu, dil ve konuşma bozukluğu…) ve ailelerine yönelik ücretsiz seminerler, bağış, ramazan kumanyası, özel gereksinimli çocuk okutmak v.b. desteklerimiz yıllardır devam etmektedir.

Yaptığımız bu destek çalışmalarının yanı sıra çocuklarımıza ve ailelerimize yönelik çeşitli organizasyonlar gerçekleştirmekteyiz. Bu zamana kadar yaptığımız örnek çalışmalar arasında, piknikler, otizm ve engelliler farkındalık ayı sahne gösterileri, sosyal ve kültürel etkinlikler bulunmaktadır.

Şimdi ise ünlü tiyatro sanatçısı Bilal ÇATALÇEKİÇ ve ekibi tarafından sahneye konulan “Mira’nın Sihirli Dolabı” adlı çocuk oyunu için kolları sıvadık. Özel çocuklarımızı ve ailelerimiz ile birlikte bu etkinlikte buluşalım ücretsiz etkinliğimize herkes davetlidir.

TARİH: 25 Eylül 2016

SAAT: 13:00

YER: BEŞİKTAŞ BELEDİYESİ AKATLAR KÜLTÜR MERKEZİ

miranin-sihirli-dolabi-akatlar-kultur-merkezi

Bitlis Valisi Ahmet Çınar’ın kaymakamlık yaptığı dönemde yazdığı “Adalet” adlı tiyatro oyunu kentte beğeniyle izlendi.

Çanakkale Sanat Tiyatrosu tarafından Bitlis Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda sahnelenen oyuna vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.Vali Çınar’ın 2001 yıllarında kaleme aldığı “Adalet” oyunu “Bir günlük adalet, yetmiş yıllık ibadetten hayırlıdır” sloganıyla birçok ilde sahnelendi.Vali Çınar, yaptığı açıklamada, kaymakamlık yıllarında çalıştığı ilçelerde bir takım döneme ait sorunları dile getiren oyunlar kaleme aldığını söyledi.”O dönemler Türkiye’nin hakikaten benim karanlık diyebileceğim yıllardandı. Mafyanın mahallelere kadar indiği, devletin gücünün zayıf olduğu, adaletin zayıf kaldığı, sermayenin olmadığı, devletin fakir olduğu, dışarıdan bir milyar dolar borç verilebilir mi diye ümit edilen dönemlerde, tiyatro tekniğiyle eleştiren, topluma mesajlar veren, toplumla bütünleşmeyi sağlayan bir oyun düşündüm ve yazmıştım.” diyen Çınar, “O dönemde birçok ilde sahnelendi.Çanakkale destanını oynamak üzere ilimize gelen Çanakkale Sanat Tiyatrosu ekibi bana jest yaptı. Benim yazmış olduğu ‘Adalet’ adlı oyunu sahnelediler.” ifadesini kullandı.Menfaat için bir takım ilkelerden vazgeçmenin1214306_cfd83daeaa3f7ac40aa733ea8be4a139_640x640 (1) insana yakışmadığını anlatan Çınar, “Dolayısıyla hepsini ben yaşamış değilim elbette. Bir kısmı yaşanmış tecrübelerimiz olan ve en azından o yapıyı bilen bir anlayışla tecrübeyle yazılmış bir oyundur.” dedi.Çanakkale Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Abdülkadir Katra ise Vali Çınar ile iki yıl önce Çanakkale’de tanıştığını ve tiyatroya ilgisini olduğunu öğrendiğini belirterek, “Yazdığı oyunu okudum. Muhteşem bir teknikle yazılmış. Valimize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.Oyunu Vali Yardımcısı Salih Altun, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Gezer, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, kurum amirleri ve vatandaşlar izledi.

istanbulnameye-yogun-ilgi

Yapımcılığı Türker İnanoğlu’nun üstlendiği, 50 kişilik kadro tarafından sahneye taşınan İstanbulname müzikalinin gala gösterimine, sanatseverler ve tiyatro oyuncuları yoğun ilgi gösterdi.istanbulnameye-yogun-ilgi

TİM Show Center’daki gala öncesi düzenlenen basın toplantısında konuşan başrol oyuncularından Nükhet Duru, heyecanlı olduklarını dile getirerek, “Gerçekten ne maddi, ne manevi, hiç kimsenin tahmin ettiği gibi olmayan bir durumda çalışılıyor tiyatroda ama tiyatro insanlarının kendilerine ait bir nezaketi, sabrı ve adanmışlığı vardır. Ben şarkıcı olmama rağmen, onun içinde olmaya özen gösterdim. Çünkü ben de tiyatro aşığıyım” dedi.

Tiyatronun “aşk” varsa yapılabileceğini söyleyen Duru, “3 aydır burada zor şartlarda, soğukta, karda, kıyamette, asla aksatmadan, 8 saat eve uyumaya gidip tekrar geri dönüş yaparak çalıştık. Bütün istediğimiz, seyircimiz bizi daha çok sevsin, daha çok alkışlasın ve içinde bulunduğu durumları unutacak kadar, 2-2,5 saat daha çok eğlensin. Başka hiçbir amacı yoktur bu işi yapanların” diye konuştu.

“BUNU DA YAŞAMAK MUTLULUĞUNA ERDİM”

Ünlü oyuncu Kayhan Yıldızoğlu da çok güzel bir kadroyla beraber olduklarını kaydederek, “Oyun oynamaya geliyorum sevincinden daha ziyade, bu güzel insanlarla beraber olacağım diye daha büyük bir sevinçle geliyorum. Açıkça söylüyorum, çok güzel bir kulis. Çok sevdiğim insanlar. Hayatımın bu devresinde, bunu da yaşamak mutluluğuna erdim. Hepsine teşekkür ediyorum” ifadelerini kullandı.

Başarılı oyuncu Cezmi Baskın ise tiyatronun, oyunculuğun “er meydanı” olduğunun altını çizerek, “Buraya çıkan insan artık, Tanrı, seyirci ve biz, üçümüz beraber kalıyoruz. Onun için bu iş çok meşakkatli, yürek isteyen, kalp durduran, ödünü kopartan bir meslektir. Burada kimse kimseye yardım edemez kolay kolay, sahnenin üstünde. Biz oyunlarımız bittiği zaman, sağlıklı bir şekilde oyunumuz biterse, birbirimize ‘geçmiş olsun’ deriz. Çünkü kalbimiz durabilir, bacağımız kırılabilir. Sesimiz kısılabilir. Onun için oyun bittiği zaman, geçmiş olsun deriz” diye konuştu.

Tiyatronun 4 bin yıldır kesintisiz devam ettiğini söyleyen Baskın, şöyle devam etti:

“İnşallah daha da uzun süreler devam edecek. Seyircilerimizden, tiyatroya daha çok emek, biraz maddi destek, tiyatroculara destek ve özen göstermelerini rica ediyorum. Eğer bu meslek ortadan kalkarsa, diziler gelip geçici. Bu kalıcı bir meslek, bir sanat. Seyircilerimizi buraya daha çok bekliyoruz ve bize destek olmalarını istiyoruz.”

Baskın, ekiple büyük bir uyum içinde olduklarını dile getirerek, “Terimizi, emeğimizi akıtıyoruz, inşallah seyirci de buna takdir gösterir” dedi.

8 KİŞİLİK CANLI ORKESTRA

Ferdi Merter’in yazdığı, Selen Korad Birkiye’nin uyarladığı müzikalin yönetmenliğini Şakir Gürzumar üstlendi.

Başrollerini Nükhet Duru, Kayhan Yıldızoğlu, Caner Cindoruk, Cezmi Baskın, Ozan Çobanoğlu, Melda Gür, Selçuk Borak, Murat İpek, Yiğit Yapıcı, Pelin Akil ve Ezgi Erol’un paylaştığı müzikalde, ayrıca 8 kişilik canlı orkestra yer alıyor.

Bambaşka kültürel kimliklere sahip ve bir arada yaşayan insanların hayat hikayelerinin aktarıldığı müzikal, dekor, kostüm ve müzikleriyle eski İstanbul’u izleyiciye yansıtıyor.

Müzikali izlemeye gelenler arasında Halit Kıvanç, Nevra Serezli, Erol Evgin, Atilla Dorsay gibi isimler de yer aldı.

Bozkırdan Gelen Keman Sesi

Bozkırdan Gelen Keman Sesi İstanbul Üniversitesi öğrencileri 10 Aralık Perşembe günü yapılacak olan seminerde öğrenciler Köy Enstitülerini ve edebiyat alanına etkilerini konuşacaklar.

1940’lı yıllarda açılan Köy Enstitüleri 1954’e kadar çok büyük etki yarattı. Kültür derslerinden, ziraat dersleri ve teknik derslere kadar bir çok dersin verildiği Köy Enstitüleri’nde ise 17251 Köy Öğretmeni yetişti.

Köy Enstitülerinin yarattığı etkilerden birisi de kültür sanat alanında oldu. Mandolin, keman, bağlama gibi bir çok çalgı eğitiminin verildiği Köy Enstitüleri’nde konserler düzenlenmiş ve  tiyatro oyunları oynanmış, bunun yanı sıra Köy Enstitüleri halk dünya edebiyatıyla tanışmıştı.

İstanbul Üniversitesi’nde faaliyet göstermekte olan  Mavi Çınar Edebiyat Topluluğu da, düzenleyeceği bir etkinlikle Köy Enstitüleri’nin edebiyata etkileri ve yarattığı edebiyatı isimli  konuya yer vererek , etkinlikte, aydınlanma ürünü olan Köy Enstitülerinin yarattığı edebiyatı ve bu edebiyatın yarattığı iklimin geçmişe ve günümüze etkilerini Köy Enstitüsü Mezunlarından Yazar Yusuf Ziya Bahadınlı ve Edebiyat Eleştirmeni B.Sadık Albayrak anlatacak.

‘Bozkırdan Gelen Keman Sesi – Köy Enstitülerinden Doğan Edebiyat’ başlığıyla duyurulan etkinlik 10 Aralık Perşembe günü saat 14’te Yeşil Kafe’de (İstanbul Üniversitesi İletişim Fakültesi yanı) düzenlenecek.

 

tiyatro oyunuNar Sanat Eğitim Kursu olarak Cumartesi günleri saat 16.00 – 18.00 saatleri arasında yapılan tiyatro eğitimimize kayıt olmak için son günlerdeyiz. Esin Karakaya eğitmenliğinde devam eden tiyatro kursumuz her hafta yeni sahneler ve oyunculuk teknikleri ile ilerlemektedir.

Ayrıca tanışma derslerimize katılmanızda mümkün! Cumartesi günleri saat 16.00’da tanışma derslerimize katılıp kendiniz hakkında yorumlar alıp, gözlemleyip karar verme şansınız da bulunuyor. Tiyatro kursu kayıtları ile ilgili bize ulaşmak için 0212-570-80-68 ve 0530-880-71-80 ya da info@narsanat.com adresine mail göndermeniz yeterlidir.

İlk Türk kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale’nin hayatını konu alan “Afife” balesi, beş temsille yeniden izleyici ile buluşacak.

afife

İstanbul Devlet Opera ve Balesi, koreografisi ve librettosu Beyhan Murphy’e, müzikleri Turgay Erdener’e ait “Afife” adlı modern bale eserini, bu sezon yeniden sahneleyecek.

Sahneye 1919’da çıkan ilk Türk kadın tiyatro oyuncusu Afife Jale’nin hayatı üzerine kurulan modern bale prodüksiyonu Afife, 5, 7, 11, 12 ve 14 Kasım’da seyirciyle buluşacak.

Aynı zamanda “dans drama” olan balede, Afife Jale’nin hayatındaki dört dönem; altın, kırmızı, mor ve gümüş olarak tanımlanıyor. Önceki yıllarda olduğu gibi “Afife” rolünü Tülay Yalçınkaya canlandıracak. “Altın” dönemi Zuhal Karaca, “kırmızı” dönemi Ebru Cansız, “mor” dönemi Deniz Kılınç, “gümüş” dönemi İlke Kodal temsil edecek. Afife’nin hayatında önem teşkil eden 4 erkekten “Ziya” karakterini Erhan Güzel, “Mehmet Ali” karakterini Onur Tunay, “Dr.Suat” karakterini Egemen Kement ve “Selahattin Pınar” karakterini ise Olcay Tunçeli hayata geçirecek.

Orkestrayı Serdar Yalçın’ın yöneteceği balede, kostüm tasarımları Bahar Korçan, dekor tasarımı Adnan Öngün imzasını taşıyor.

22-24 Ekim tarihleri arasında Agatha Christie için doğumunun 125. yılı anısına Türkiye’de ilk kez “Kara Hafta
İstanbul Festivali” Pera Palace Jumeirah Hotel’de düzenlenecek.

agatha-festival

Matthew Prichard (Agatha Christie’nin torunu), Ahmet Ümit (başarılı polisiye yazarlarından), Alexander McCall Smith (Edinburgh Üniversitesi’nde tıp hukuku profesörü), Leslie S. Klinger (avukat), Petros Markaris (Yunan yazar), Roberto Costantini ve Jean-Christophe Rufin (Fransız psikolog ve yazar) söyleşi yapacak. Ayrıca katılımcı yazarlar Beyoğlu’nda bulunan kitapçılarda imza etkinliklerine katılacak.

 

Agatha Christie Kimdir?

Agatha Mary Clarissa Miller Christie Mollowan (15 Eylül 1890 – 12 Ocak 1976), İngiliz yazar, polisiye Agatha Christie Kara Hafta İstanbul Festivaliedebiyatın en önemli isimlerinden biri ve dedektif Hercule Poirot karakterinin yaratıcısıdır. Mary Westmacott takma adıyla aşk romanları da yazmıştır. Ancak asıl ününü, yazdığı 80 dedektif romanına ve West End tiyatrolarında sahnelenen oyunlarına borçludur.

Yaşamı

Babası Frederick Alvah Miller, Agatha henüz küçük yaştayken öldü. Annesi tarafından evde eğitilen küçük kız, yalnız bir çocukluk geçirdi. Küçük yaşta öyküler yazmaya başladı. 16 yaşında, şan öğrenimi görmek üzere Paris’e yollandıysa da kısa sürede bundan vazgeçti. Ciddi anlamda ilk edebi denemeleri, duygusal konuları ele alan öyküler oldu. 1914’te Albay Archibald Christie adlı bir albay pilot ile evlendi ve yeniden Fransa’ya gitti. Dislektik olmasına rağmen öykü, roman okumayı çok seviyordu. Fransa’dayken vakit geçirmek üzere okuduğu dedektif öykülerinin daha iyilerini yazabileceğini düşünerek ilk polis romanı olan The Mysterous Affair at Styles’ı (Styles’daki Esrarengiz Olay) yazdı. Kitap çeşitli yayınevinlerince geri çevrildikten sonra 1920’de Bodley Head Yayınevi tarafından kabul edildi. Bu roman, Agatha Christie’nin ilk Hercule Poirot’lu romanıdır.

Agagatha christie kara haftaatha Christie 1926’da 11 gün boyunca kaybolur. Bütün aramalara rağmen bulunamaz. Arabası bir göl kenarında bulunur; ağaçlara çarpmış, bavulları dağılmış bir şekilde.… Amaç, bellidir; “Agatha Christie göle düştü” süsü vermektir. Sonra birden ortaya çıkar Agatha Christie. Ama hiçbir açıklama yapmaz. Kimlerine göre Agatha Christie geçici hafıza kaybına uğradı. Kimilerine göre, Agatha Christie kocasının sevgilisini öldürme planları yapmak için bilmediği bir yere gitti. Sır, hâlâ meçhul.

Hercule Poirot, zekası, espri yeteneği, keskin gözlemciliği ve Avrupalı inceliği ile seçkinleşen Belçikalı bir dedektiftir. Cinayetleri “küçük gri hücreler” dediği beynini kullanarak çözmesi ve bu arada da İngiliz yüksek sınıfının özel yaşamının saklı yönlerini ortaya dökmesi ile tanınır. Agatha Christie’nin arka arkaya yazmaya başladığı polis romanları Poirot tipine uluslararası ün kazandırdı. Yazar ayrıca Miss Marple adının verdiği bir tip daha yarattı. Sevimli bir yaşlı kız olan amatör dedektif Miss Marple da çok tutuldu. 1928’de ilk kocasından boşanıp Max Mallowan’le evlendikten sonra birçok ülke gezip görme fırsatı bulan Christie’nin romanları 1930’larda çoğunlukla uluslararası mekânlarda geçmeye başladı.

agatha-christie-festival

Hayranlarınca her kitabı beğenilmekle birlikte, Agatha Christie’nin edebi kaygılarla yazdığı bazı romanlar eleştirmenlerin de dikkatini çekti. On Küçük Zenci ise polis romanının klasikleri arasındadır. Agatha Christie, İngiliz töre romanı geleneğinde yazdığı polis romanları ile dünya edebiyatında kendine özgü bir yerin sahibi olmuştur.

Christie 1971 yılında, İngiltere’nin en yüksek onur ünvanı olan Britanya İmparatorluğu Kadın Komutanı unvanını almıştır.Yazar, 12 Ocak 1976 tarihinde yaşama veda etmiştir.

 

Romanları

Basım Yılı Ad Dedektif
1920 Ölüm Sessiz Geldi
The Mysterious Affair at Styles
Hercule Poirot
Arthur Hastings
Başmüfettiş Japp
1922 Gizli Düşman
The Secret Adversary
Tommy ve Tuppence
1923 Dersimiz Cinayet
Murder on the Links
also The Murder on the Links
Hercule Poirot
Arthur Hastings
1924 Kahverengi Elbiseli Adam
The Man in the Brown Suit
Anne Beddingfeld
Albay Race
1925 Köşkteki Esrar
The Secret of Chimneys
Başkomiser Battle
1926 Roger Ackroyd Cinayeti
The Murder of Roger Ackroyd
Hercule Poirot
1927 Büyük Dörtler
The Big Four
Hercule Poirot
Arthur Hastings
Başmüfettiş Japp
1928 Mavi Tren’in Esrarı
The Mystery of the Blue Train
Hercule Poirot
1929 Dört Neşeli Arkadaş
The Seven Dials Mystery
Bill Eversleigh
Başkomiser Battle
1930 Ölüm Çığlığı
The Murder at the Vicarage
Miss Marple
1931 Sittaford Malikanesi’nin Gizemi
The Sittaford Mystery

also Murder at Hazelmoor
Inspector Narracott
1932 Cesetler Ağlamaz
Peril at End House
Hercule Poirot
Arthur Hastings
Başmüfettiş Japp
1933 Lord Edgware’yi Kim Öldürdü
Lord Edgware Dies

also Thirteen at Dinner
Hercule Poirot
Arthur Hastings
Başmüfettiş Japp
1934 Doğu Ekspresi’nde Cinayet
Murder on the Orient Express

also Murder in the Calais Coach
Hercule Poirot
1934 Ceset Dedi Ki
Why Didn’t They Ask Evans?

also The Boomerang Clue
Bobby Jones
Frankie Derwent
1935 Üç Perdelik Cinayet
Three Act Tragedy

also Murder in Three Acts
Hercule Poirot
1935 Ölüm Diken Üstünde
Death in the Clouds

also Death in the Air
Hercule Poirot
Başmüfettiş Japp
1936 Cinayet Alfabesi
The A.B.C. Murders

also The Alphabet Murders
Hercule Poirot
Arthur Hastings
Başmüfettiş Japp
1936 Gece Gelen Ölüm
Murder in Mesopotamia
Hercule Poirot
1936 Briç Masasında Cinayet
Cards on the Table
Hercule Poirot
Albay Race
Başkomiser Battle
Ariadne Oliver
1937 Sessiz Tanık
Dumb Witness

also Poirot Loses a Client
Hercule Poirot
Arthur Hastings
1937 Nil’de Ölüm
Death on the Nile
Hercule Poirot
Albay Race
1938 Ölümle Randevu
Appointment with Death
Hercule Poirot
1938 Noel’de Cinayet
Hercule Poirot’s Christmas

also Murder for Christmas
also A Holiday for Murder
Hercule Poirot
1939 Zehiri Kim Verdi
Murder is Easy

also Easy to Kill
1939 On Küçük Zenci
And Then There Were None

also Ten Little Indians
also Ten Little Niggers
1940 Esrarengiz Sanık
Sad Cypress
Hercule Poirot
1940 İskemlede Beş Ceset
One, Two, Buckle My Shoe

also An Overdose of Death
also The Patriotic Murders
Hercule Poirot
Başmüfettiş Japp
1941 Ölüm Oyunu
Evil Under the Sun
Hercule Poirot
1941 N veya M?
N or M?
Tommy ve Tuppence
1942 Cesetler Merdiveni
The Body in the Library
Miss Marple
1942 Beş Küçük Domuz
Five Little Pigs

also Murder in Retrospect
Hercule Poirot
1942 Cinayet Reçetesi
The Moving Finger

also The Case of the Moving Finger
Miss Marple
1944 Sıfıra Doğru
Towards Zero
Başkomiser Battle
Müfettiş James Leach
1944 Yılan İçini Döktü
Death Comes as the End
1945 Şampanyadaki Zehir
Sparkling Cyanide

also Remembered Death
Albay Race
1946 Hollow Malikanesi Cinayeti
The Hollow

also Murder After Hours
Hercule Poirot
1948 Şeytan Dönemeci
Taken at the Flood

also There is a Tide…
Hercule Poirot
1949 Çarpık Evdeki Cesetler
Crooked House
Charles Hayward
1950 Cinayet İlanı
A Murder is Announced
Miss Marple
1951 Bağdat’a Geldiler
They Came to Baghdad
Victoria Jones
1952 Bayan McGinty’nin Ölümü
Mrs McGinty’s Dead

also Blood Will Tell
Hercule Poirot
Ariadne Oliver
1952 Zarif Bir Cinayet Gecesi
They Do It with Mirrors

also Murder with Mirrors
Miss Marple
1953 Cenazeden Sonra
After the Funeral

also Funerals are Fatal
also Murder at the Gallop
Hercule Poirot
1953 Porsuk Ağacı Cinayeti
A Pocket Full of Rye
Miss Marple
1954 Bilinmeyen Hedef
Destination Unknown
also So Many Steps to Death
1955 Üç Yanlış Üç Ceset
Hickory Dickory Dock
also Hickory Dickory Death
Hercule Poirot
1956 Sonuncu Kurban
Dead Man’s Folly
Hercule Poirot
Ariadne Oliver
1957 16.50 Treni
4.50 from Paddington

also What Mrs. McGillicuddy Saw!
also Murder She Said
Miss Marple
1958 Şahidin Gözleri
Ordeal by Innocence
1959 Kapı Tekrar Vuruldu
Cat Among the Pigeons
Hercule Poirot
1961 Ölüm Büyüsü
The Pale Horse
Inspector Lejeune
Ariadne Oliver
1962 Kırık Ayna (Ve Ayna Kırıldı)
The Mirror Crack’d from Side to Side

also The Mirror Crack’d
Miss Marple
1963 Ölüm Saatleri
The Clocks
Hercule Poirot
1964 Ölüm Adası
A Caribbean Mystery
Miss Marple
1965 Cinayetler Oteli
At Bertram’s Hotel
Miss Marple
1966 Üçüncü Kız
Third Girl
Hercule Poirot
Ariadne Oliver
1967 Geceyarısı Cinayeti
Endless Night
1968 Pembe Evdeki Ölü
By the Pricking of My Thumbs
Tommy ve Tuppence
1969 Elmayı Yılan Isırdı
Hallowe’en Party
Hercule Poirot
Ariadne Oliver
1970 Frankfurt Yolcusu
Passenger to Frankfurt
1971 Ölüm Meleği
Nemesis
Miss Marple
1972 Filler de Hatırlar
Elephants Can Remember
Hercule Poirot
Ariadne Oliver
1973 Kader Kapısı
Postern of Fate

Son Tommy ve Tuppence Romanı
Tommy ve Tuppence
1975 Ve Perde İndi
Curtain
Son Hercule Poirot Romanı
Hercule Poirot
Arthur Hastings
1976 Uyuyan Ölüm
Sleeping Murder

Son Marple Romanı
Miss Marple

 

 

Kısa Öykülerden Oluşan Kitapları

Basım Yılı Ad Dedektif
1924 Poirot Kanıt Peşinde
Poirot Investigates
Hercule Poirot
1929 Suç Ortakları
Partners of Crime
Tommy ve Tuppence
1930 Ölümün Tam Zamanı
The Mysterious Mr. Quin
Mr. Satterthwaite
Harley Quin
1932 Cinayetler Kulübü
The Thirteen Problems
Miss Marple
1933 Kanatların Çağrısı
The Hound of Death
1934 Parker Pyne İz Üzerinde
Parker Pyne Investigates
Parker Pyne
Ariadne Oliver
1937 At Yolundaki Cinayet
Murder in the Mews
Hercule Poirot
1947 Hercule’un On İki Görevi
The Labours of Hercules
Hercule Poirot
1950 Fare Kapanı
Three Blind Mice and Other Stories
Tommy ve Tuppence
1960 Noel Kekinin Gizemi
The Adventure of the Christmas Pudding
Hercule Poirot
1974 Hercule Poirot İz Üzerinde
Poirot’s Early Cases
Hercule Poirot
1979 Miss Marple’ın Son Maceraları
Miss Marple’s Final Cases and Two Other Stories
Miss Marple
1997 Işıklar Sönünce
While the Light Lasts and Other Stories

 

 

 

 

Tiyatro Oyunundan Romana Çevrilenler

Basım Yılı Ad Dedektif
1930 Acı Kahve
The Black Coffee
Hercule Poirot
1954 Sevimli Örümcek
Spider’s Web
1958 Beklenmeyen Misafir
The Unexpected Guest

 

 

 

 

tarihte-bugun-ne-oldu42 Temmuz, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 183. (artık yıllarda 184.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 182 gün vardır. Bu gün, artık olmayan yıllarda, kendisinden önce ve sonra 182’şer gün olduğu için yılın tam ortasındaki gündür. 2 Temmuz, artık olmayan yıllarda yılın ilk günüyle, tüm yıllarda da yılın son günüyle haftanın aynı gününe denk gelir.

Olaylar

  • 1698 – İngiliz mucit Thomas Savery, ilk buhar makinesinin patentini aldı.
  • 1777 – Vermont, ABD’nin köleliği kaldıran ilk bölgesi oldu.
  • 1829 – 25.000 kişilik bir Rus ordusu Balkanları boydan boya geçerek Burgaz’ı ve Sliven’i teslim aldı.
  • 1839 – Küba açıklarında, bir köle gemisi olan Amistad’daki 53 köle ayaklandı.
  • 1900 – Friedrichshafen, Almanya yakınlarında ilk Zeplin uçuşu gerçekleştirildi.
  • 1917 – Yunanistan Osmanlı Devleti’ne savaş ilan etti.
  • 1932 – Birinci Türk Tarih Kurultayı, Atatürk’ün huzurunda Ankara Halkevi’nde toplandı.
  • 1932 – Keriman Halis, Türkiye Güzellik Kraliçesi seçildi.
  • 1934 – Uzun Bıçaklar Gecesi Ernst Röhm’ün ölümüyle sona erdi.
  • 1937 – Uçakla ilk dünya turu için yola çıkan Amelia Earhart ve Fred Noonan kayboldu.
  • 1945 – 15 Yunan mülteciyi öldüren iki kişi, İzmir Saat Kulesi altında idam edildi.
  • 1951 – Savarona gemisi, Türk Deniz Kuvvetleri’ne devredildi.
  • 1962 – Wal-Mart perakende zincirinin ilk mağazası Rogers, Arkansas’da açıldı.
  • 1964 – ABD Başkanı Lyndon B. Johnson, kamu alanlarında ırk ayrımcılığını yasaklayan Yurttaşlık Hakları Yasasını imzaladı.
  • 1966 – Antalyaspor kulübü kuruldu.
  • 1966 – Fransa, Pasifik’teki ilk nükleer bomba denemesini Moruroa adasında gerçekleştirdi. Denemenin kod adı Aldébarandı.
  • 1972 – Bülent Ecevit, CHP Genel Başkanı seçildi.
  • 1976 – 1954 yılından beri ayrı olan Kuzey ve Güney Vietnam birleşerek Vietnam Sosyalist Cumhuriyeti’ni kurdu
  • 1978 – O yıllarda bir gezegen olarak kabul edilen Plüton’un, Charon uydusu keşfedildi.
  • 1985 – Andrey Gromiko, Yüksek Sovyet Prezidyumu Başkanı olarak atandı.
  • 1986 – Meksika’da oynanan Dünya Futbol Şampiyonası’nda Arjantin şampiyon oldu.
  • 1990 – Mina’da şeytan taşlamaya giden hacı adayları tünelde sıkıştı; 609’u Türk, 1426 kişi öldü.
  • 1992 – Olimpiyat Oyunları kapsamında ilk kez New York’ta düzenlenen Dünya Zekâ Oyunları Şampiyona ve Kongresi’nde Türkiye beşinci oldu.
  • 1993 – Sivas Madımak Oteli yakıldı. Otelde bulunan kişilerden 37’si yanarak öldü.
  • 2001 – Göğüs kafesine yerleştirildikten sonra dışarıyla herhangi bir bağlantısı kalmayan ilk yapay kalp olan AbioCor ilk kez bir hastaya uygulandı.
  • 2002 – Steve Fossett tek başına ve mola vermeden dünya çevresini balonla dolaşan ilk insan oldu.
  • 2003 – Yönetmen Ferzan Özpetek’in Karşı Pencere adlı filmi, İtalya’daki Yabancı Basın Merkezi’nin Globo D’Oro sinema ödüllerinden En İyi Film dahil beşini kazandı.
  • 2004 – Ağrı’nın Doğubeyazıt ilçesinde meydana gelen 5.2 büyüklüğündeki depremde 18 kişi öldü.

Doğumlar

  • 1843 – Antonio Labriola, marksist sosyalizmin kurucusu, filozof
  • 1877 – Hermann Hesse, Nobel ödüllü Alman yazar, şair (ö. 1962)
  • 1904 – René Lacoste, Fransız tenisçi (Lacoste tişörtleri) (ö. 1996)
  • 1906 – Hans Bethe, Alman fizikçi (ö. 2005)
  • 1925 – Patrice Lumumba, Kongo Demokratik Cumhuriyeti’nin ilk başbakanı (ö. 1961)
  • 1929 – İmelda Marcos, Filipinler devlet başkanı Ferdinand Marcos’un eşi
  • 1939 – Alexandros Panagoulis, Yunanlı politkacı ve şair (ö. 1976)
  • 1946 – Ron Silver, ABD’li aktör (ö. 2009)
  • 1947 – Larry David, yapımcı (Seinfeld)
  • 1976 – Derya Büyükuncu, Türk yüzücü
  • 1977 – Deniz Barış, Türk futbolcu
  • 1979 – Rebecca Mader, İngiliz oyuncu
  • 1985 – Ashley Tisdale, ABD’li oyuncu
  • 1986 – Lindsay Lohan, ABD’li oyuncu

Ölümler

  • 1566 – Nostradamus, Fransız hekim, eczacı, kahin ve astrolog (d. 1503)
  • 1778 – Jean Jacques Rousseau, İsviçreli filozof (d. 1712)
  • 1915 – Porfirio Díaz, Meksika devlet başkanı (d. 1830)
  • 1934 – Ernst Röhm, Alman subayı, siyaset adamı ve SA’ların kurucusu ve kumandanı (d. 1887)
  • 1949 – Georgi Dimitrov, Bulgaristan’da sosyalist yönetimin kurucusu ve ilk başbakanı (d. 1882)
  • 1955 – Fatma Seher Erden (Kara Fatma), Kurtuluş Savaşı kahramanlarından, İstiklal Madalyası sahibi (d. 1888)
  • 1961 – Ernest Hemingway, ABD’li yazar (d. 1899)
  • 1973 – Betty Grable, ABD’li aktris (d. 1916)
  • 1977 – Vladimir Nabokov, Rus yazar (d. 1899)
  • 1989 – Franklin Schaffner, ABD’li film yönetmeni (d. 1920)
  • 1989 – Hasan Esat Işık, siyaset adamı ve diplomat (d. 1916)
  • 1989 – Andrey Gromiko, Sovyet diplomat, dışişleri bakanı (d. 1909)
  • 1991 – Lee Remick, ABD’li aktris (d. 1935)
  • 1993 – Asım Bezirci, yazar (d. 1927)
  • 1993 – Behçet Sefa Aysan, Türk şair (d. 1949)
  • 1993 – Hasret Gültekin, sanatçı (d. 1971)
  • 1993 – Nesimi Çimen, sanatçı (d. 1931)
  • 1993 – Muhlis Akarsu, sanatçı (d. 1948)
  • 1994 – Andrés Escobar, Kolombiyalı eski millî futbolcu (d. 1967)
  • 1996 – Saniye Can, Türk Halk Müziği sanatçısı (d. 1930)
  • 1997 – James Stewart, ABD’li sinema oyuncusu (d. 1908)
  • 1999 – Mario Puzo, ABD’li yazar (d. 1920)
  • 2004 – John Cullen Murphy, Prince Valiant (Kahraman Prens)’ın çizeri ABD’li çizgi romancı (d. 1919)
  • 2007 – Beverly Sills, ABD’li soprano (d. 1929)
  • 2011 – Özcan Tekgül, Türk oryantal dans sanatçısı, sinema ve tiyatro oyuncusu (d. 1941)

tarihte-bugun-ne-oldu425 Haziran, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 176. (artık yıllarda 177.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 189 gün vardır.

Olaylar

  • 1678 – Elena Cornaro Piscopia, Ph.D. (doktora) derecesi alan ilk kadın oldu.
  • 1788 – Virjinya, Amerika Birleşik Devletleri anayasasını onaylayan 10. eyalet oldu.
  • 1801 – Kahire’deki Fransız işgal orduları, Türk ordusuna teslim oldu.
  • 1876 – Little Bighorn muharebesinde kızılderililer ABD 7. Süvari Alayı’nı imha etti, komutanları yarbay George Armstrong Custer çatışmada öldü.
  • 1903 – Marie Curie, Paris Üniversitesi’ne sunduğu tezde radyumun keşfini açıkladı.
  • 1917 – Türkiye’de ilk Matbuat Cemiyeti kuruldu. Cemiyetin ilk başkanı Mahmut Sadık’tı.
  • 1923 – Mustafa Kemal Paşa, İzmir’den milletvekili seçildi.
  • 1925 – Yunanistan’da, General Thedoros Pangalos bir darbeyle iktidarı ele geçirdi.
  • 1940 – Fransa, Almanlara teslim oldu.
  • 1947 – II. Dünya Savaşı sırasında Hollanda’da bir evin tavan arasında 2 yıl boyunca Alman askerlerinden saklanan Yahudi kız Anne Frank’ın burada yazmış olduğu Anne Frank’ın Hatıra Defteri yayımlandı.
  • 1948 – Berlin Ablukası’nı yarmak için Batı Berlin´e ABD uçaklarıyla bir hava köprüsü kuruldu.
  • 1950 – Sovyetler Birliği’nce desteklenen Kuzey Kore orduları Güney Kore’ye saldırdı. Kore Savaşı başladı.
  • 1963 – Anayasa Mahkemesi, ilk duruşmayla görevine başladı.
  • 1965 – 3. Uluslararası Marmara Turu’nda bisikletçi Rıfat Çalışkan birinci oldu.
  • 1967 – İlk küresel uydu televizyon programı olan ABD yapımı Our World (Bizim Dünyamız) yayına girdi.
  • 1969 – Kırıkkale’de, Kırıkkalespor ile Tarsus İdman Yurdu arasında oynanan 3. Lig karşılaşmasında çıkan olaylarda 4 kişi öldü, 100’den fazla kişi de yaralandı.
  • 1971 – Gölcük tersanelerinde yapılan ilk Türk muhribi, törenle denize indirildi.
  • 1975 – Mozambik bağımsızlığını ilan etti.
  • 1982 – Yunanistan’da askere alınanların saçlarını kazıtmaları yasaklandı.
  • 1985 – Eskişehir Uçak Fabrikası’nın temeli Cumhurbaşkanı Kenan Evren tarafından atıldı.
  • 1991 – Hırvatistan ve Slovenya, Yugoslavya’dan bağımsızlıklarını ilan ettiler.
  • 1993 – Tansu Çiller, Türkiye’nin ilk kadın başbakanı oldu.
  • 1998 – Microsoft, Windows 98’i piyasaya sürüldü.

Doğumlar

  • 1864 – Walther Nernst, Alman kimyager, Nobel Kimya Ödülü sahibi (ö. 1941)
  • 1903 – George Orwell (Eric Arthur Blair), İngiliz yazar (ö. 1950)
  • 1907 – Sona Hacıyeva, Azerbaycanlı oyuncu (ö. 1979)
  • 1924 – Sidney Lumet, oyuncu, yönetmen
  • 1925 – William Stoddart, İngiliz yazar
  • 1932 – Peter Blake, ressam
  • 1933 – Álvaro Siza Vieira, Portekizli mimar
  • 1950 – Michel Côté, Kanadalı oyuncu
  • 1956 – Anthony Bourdain, ABD’li yazar
  • 1963 – George Michael, İngiliz şarkıcı
  • 1963 – Yann Martel, Kanadalı yazar
  • 1971 – Ayhan Taş, Türk tiyatro oyuncusu
  • 1975 – Vladimir Kramnik, Rus satranç oyuncusu
  • 1978 – Layla El, İngiliz profesyonel güreşçi
  • 1983 – Cristian Baroni, Brezilyalı futbolcu.
  • 1984 – Fatih Atik, Türk futbolcu
  • 1986 – Seda Tokatlıoğlu, Türk voleybolcu

Ölümler

  • 1673 – D’Artagnan (Charles de Batz-Castelmore, Comte d’Artagnan), XIV. Louis’nin silahşörlerinin komutanı (d. 1611)
  • 1767 – Georg Philipp Telemann, Alman besteci (d. 1681)
  • 1876 – George Armstrong Custer, ABD subayı (Little Bighorn savaşı) (d. 1839)
  • 1976 – Johnny Mercer, ABD’li şarkı sözü yazarı (d. 1909)
  • 1982 – Ferhan Onat, Türk soprano, Devlet Operası sanatçısı
  • 1984 – Michel Foucault, Fransız filozof (d. 1926)
  • 1997 – Jacques-Yves Cousteau, Fransız kaşif (d. 1910)
  • 2005 – John Fiedler, ABD’li aktör (d. 1925)
  • 2005 – Kazım Koyuncu, Türk müzisyen (d. 1971)
  • 2009 – Farrah Fawcett, ABD’li aktris (Çarli’nin Melekleri) (d. 1947)
  • 2009 – Michael Jackson, ABD’li şarkıcı (d. 1958)