Nar Sanat
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
    • Müzik Eğitimleri
      • Gitar Eğitimi
      • Piyano Eğitimi
      • Keman Eğitimi
      • Bateri Eğitimi
      • Şan Eğitimi
      • Bağlama Eğitimi
      • Akordeon Eğitimi
      • Flüt Eğitimi
      • Kanun Eğitimi
      • Saksafon Eğitimi
      • Org Eğitimi
      • Ud Eğitimi
      • Solfej Eğitimi
      • Klarnet Eğitimi
      • Viyolonsel (Çello) Eğitimi
    • Görsel Sanatlar
      • Resim Kursları
      • Kara Kalem
      • Karikatür
      • Fotoğraf
    • Sahne Sanatları
      • Tiyatro
      • Diksiyon
      • Senaryo ve Kısa Film
      • Yaratıcı Drama
      • Yaratıcı Drama Liderliği
      • Yetişkinler için Drama
    • Dans Kursları
      • Bale
      • Halk Dansları (Folklor) Kursu
      • Modern Dans
      • Hip Hop
        • Çocuk HipHop Dans
        • Yetişkin HipHop Dans
      • Oryantal dans kursu
        • Zumba
      • Düğün Dansı
      • Latin Dansları
        • Tango
        • Salsa
        • Swing – Lindy Hop
        • Vals
        • Bachata
        • Samba
        • Lambada
        • Rumba
        • Cha Cha
        • Flamenko
        • Merenge
    • Koro
      • Türk Halk Müziği
      • Türk Sanat Müziği
  • Kurumsal
    • About Us
    • Basında Biz
    • Haberler
    • Akademik Yazılar
  • İletişim
  • Menu Menu
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail

Şunun için etiket arşivi: taksim

Sanat Haberleri

Reha Yalnızcık ‘tan “Tadı Hayalimde İstanbul” Resim Sergisi

Reha Yalnızcık’ın “Tadı Hayalimde İstanbul” adlı resim sergisi 18 Aralık Cuma günü saat 18.30 ‘da Leonardo Sanat Galerisinde açılacaktır.

[supsystic-gallery id=’28’ position=’center’]

rehayalnizcikREHA YALNIZCIK
(1950, İstanbul)

1950 yılında İstanbul’da doğan Reha Yalnızcık 1975’de Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu Grafik Sanatlar Bölümünden (Günümüzde Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi) mezun oldu. Orta öğrenimi sırasında tanıştığı Grafik Sanatların birçok dalında ürünler verdi, ödüller aldı (kitap kapağı, afiş ve illüstrasyon çalışmaları ile). Basın yayın kuruluşlarının gazete ve dergi tasarımlarından logolarına kadar farklı alanlarında da çalıştı.

 

Sanatçının her zaman en büyük arzusu yalnızca resim yaparak yaşamaktı. Önceleri resim ve grafik sanatları birlikte sürdürdü. İlk kişisel sergisi “Doğa ile Haşır Neşir”i (1980 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), “Barış’a”(1981 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), “Benim İstanbul’um”(1984 İstanbul Taksim Sanat Galerisi),

 

“Her gün 23 Nisan”(1985 İstanbul Taksim Sanat Galerisi), sergilerini bu dönemde gerçekleştirdi. Günümüze kadar 66 kişisel sergi açtı, 100’ün üzerinde karma sergiye katıldı. Ayrıca kendi gibi ressam olan kızı Perincan Yalnızcık ile ortak 10 sergiye imza attılar. 1988-89 yıllarında çocuklara televizyondan resim dersleri verdi.
Pek çok soruna göndermeler içeren resimleriyle oluşan sergilerinin dışında, çok önem verdiği düşünme eğilimine dikkat çekme adına 1992 yılının Ocak ayında 2 adet düşünce kitabı yayınladı. Yurtiçi ve Yurtdışında çok çeşitli yayınlarda yer aldı. Kartpostal, kupa ve telefon rehberi gibi Unicef ürünleri için eserleri seçildi, yayınlandı.

 

1992 yılında sanatçıya Çocuk Vakfı tarafından “Son Kırk Yılın Çocuk Resimlerine Katkı Ödülü”, Inepo’nun ilk kez dağıttığı “Çevre Sanat Ödülleri”nden; “Resim Dalı” ödülü verildi.(2001)

13 Aralık 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/12/LH4A1866.jpg 445 444 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-12-13 13:24:152015-12-13 13:24:15Reha Yalnızcık ‘tan “Tadı Hayalimde İstanbul” Resim Sergisi
Sanat Haberleri

6 Ekim’de Bahçede Sanat Heykel Sergisi Başlıyor

6 Ekim'de Bahçede Sanat Heykel Sergisi Başlıyor

 

[supsystic-gallery id=’6′ position=’center’]

Heykel Sanatçısı, Hale ŞAKAR ÜRKMEZGİL’in 6-16 Ekim 2015 tarihleri arasındaki Bahçede Sanat Heykel Sergisi’ne tüm sanatseverler davetlidir.

 


Hale Şakar Ürkmezgil Kimdir?

Şehnaz Hale Şakar Ürkmezgil (d. 1949, Ankara), Türk heykeltıraş. İstanbul’un Bakırköy ilçesinde yaşamaktadır. 1973 yılında eski adı ile DTGSYO (Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Yüksek Okulu), şimdiki adı ile Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Serbest – Grafik İllüstrasyon Bölümü’nden mezun oldu.
1973-1990 yılları arasında reklam sektöründe art direktör ve kreatif direktör olarak çalıştı. 1989 yılından sonra seramik ile başladığı çalışmalarını bronz heykele yönlendiren sanatçı, 1997 yılından bu yana figüratif tarzda, mermer yontu ve bronz döküm ile çalışmalarını sürdürmektedir.

KİŞİSEL SERGİLER

  • 1996 Gülmine Sanat Merkezi (Seramik Heykel)
  • 1998 Kıbrıs / Lefkoşa Saçaklı Ev (Bronz Heykel)
  • 2000 İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru (Bronz Heykel)
  • 2000 Ankara / Karaca Sanat Galerisi (Bronz Heykel)
  • 2001 İst.The Marmara Opera Sanat Koridoru (Bronz Heykel)
  • 2002 Pera Sanat Galerisi (Bronz Heykel)
  • 2002 Ankara / Şekerbank Ömer Sunar Sanat Galerisi (Bronz Heykel)
  • 2004 Ankara / Galeri Sanat Yapım (Bronz Heykel)
  • 2005 Çağla Cabaoğlu Art Gallery (Bronz Heykel)
  • 2007 Bakraç Sanat Galerisi (Bronz Heykel ve Desen)
  • 2007 Karadeniz Ereğli / 14.Uluslararası Kültür Sanat Festivali (Bronz Heykel ve Desen)
  • 2010 Levent Tenis Klübü “Desenleme” Sergisi
  • 2011 Bakraç Sanat Galerisi
  • 2011 Doku Sanat Galerisi / İstanbul
  • 2011 Doku Sanat Galerisi / Ankara
  • 2012 Artev Sanat Galerisi
  • 2012 Doku Sanat Galerisi

YURT DIŞI SERGİLER VE ETKİNLİKLER

  • 1997 Almanya / Hannover – Türk Evi
  • 1997 Almanya / Köln – Atatürkçü Düşünce Derneği
  • 2002 Umut Vakfı ”Bireysel Silahsızlanma ve Bireysel Barış” Heykel Yarışması Onun Silahı Sevgi ,heykeli ile Seçici Kurul Teşvik Ödülü
  • 2002 Ankara Gazi Eğitim Üniversitesi Resim ve Heykel Müzesi ”Sevgi Emektir” heykeli
  • 2003 Fransa / ”Roumaziéres – Loubert – Sculptures dargile” Performans yarışması

FUAR VE KARMA SERGİLER

  • 1993 Pera Sanat Galerisi
  • 1997 Yunus Emre Kültür Merkezi ( Basad )
  • 1998 Yunus Emre Kültür Merkezi
  • 1999 Ankara / Su Ana Sanatevi
  • 2000 10.Art İst Sanat Fuarı ( Su Ana Sanatevi )
  • 2001 1.Ankara Sanat fuarı – Ankart ( Su Ana Sanatevi )
  • 2001 İstanbul Menkul Kıymetler Borsası ( Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği )
  • 2001 2001 Sanat Galerisi
  • 2002 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2002 [[2.Ankara Sanat Fuarı – Ankart ( Galeri Oda )
  • 2002 Artİst 12. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2002 İzmir / Resim ve Heykel Müzesi Sanat Galerisi
  • 2002 Çağla Cabaoğlu Art Gallery
  • 2002 Harbiye Askeri Müze ( Basad )
  • 2003 Bakraç Sanat Galerisi
  • 2003 İstanbul Basın Müzesi Sanat Galerisi
  • 2003 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması Lütfü Kırdar ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )
  • 2003 Artİst 13. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )
  • 2003 Antalya / Ansan Sanat Galerisi
  • 2004 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2004 Ankara / Galeri Sanat Yapım “Kadın”
  • 2004 Artİst 14. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )
  • 2004 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması – Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )
  • 2005 Artİst 15. İstanbul Sanat Fuarı – Tüyap ( Lebriz Com )
  • 2005 Antalya / ahk interiors ( Çağla Cabaoğlu Art Gallery )
  • 2005 Uluslararası Çağdaş Sanat Buluşması -Lütfü Kırdar ( Bakraç Sanat Galerisi )
  • 2006 8 Mart Dünya Kadınlar Günü, Kadın Karması ( Pera Sanat Galerisi )
  • 2006 Artİst 16. İstanbul Sanat Fuarı – [[Tüyap ( 2001 Sanat Galerisi )
  • 2006 Art İstanbul Çağdaş Sanat Günleri – Antrapo ( Bakraç Sanat Galerisi)
  • 2007 Ankara / Karaca Sanat Galerisi “10.Yıl”Kişisel Katılımcılar
  • 2007 Ankara / Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği “37.Yıl”
  • 2008 Beşiktaş Çağdaş 3. Sanat Fuarı MKM (Ortaköy Sanat Galerisi )
  • 2009 86/86 Cumhuriyet Sergisi (Cumhuriyet Sanat Galerisi Taksim Meydanı)
  • 2009 Nişantaşı Sanat Parkı (Sinpa A.Ş / Şişli Belediyesi)
  • 2010 Birleşmiş Ressamlar ve Heykeltıraşlar Derneği (BRH) Sergi ve Work Shop
  • 2010 Art Show 2010. MKM
  • 2010 Doku Sanat Galerisi (Yaz Karma Sergisi)
  • 2011 Artev Sanat Galerisi (Karma)
  • 2011 Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Galerisi 8 Mart / 8 Kadın Sanatçı Sergisi
  • 2011 “Ustaya Saygı” Heykel Sergisi MKM
  • 2012 “42. Yılı için 142 sanatçı “BRHD
  • 2013 Next Level, Ankara
  • 2013 İstanbul ARTBOSPHORUS Çağdaş Sanat Fuarı
  • 2013 Işık Üniversitesi Galerisi -Şile  8 Mart Dünya Kadınlar Günü
  • 2014 GÖRSAV “Buluşma”-İstanbul
  • 2014  Romen geneleksel Martişor Kutlaması ve   Dünya Kadınlar Günü ne adanmış “2014 Kadın Sanatçılar Günü”  Romanya Büyükelçiliği – Ankara
  • 2014 Artev Sanat galerisi – İstanbul
04 Ekim 2015/tarafından
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/10/IMG-20151004-WA0000.jpg 473 702 https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 2015-10-04 15:24:172015-10-04 19:08:456 Ekim’de Bahçede Sanat Heykel Sergisi Başlıyor
Sanat Haberleri

Sanatçılar Evlerini ve Atölyelerini Ziyaretçilere Açıyor

Sanatçılar Evlerini ve Atölyelerini Ziyaretçilere Açıyor

Sanatçılar evlerini ve atölyelerini ziyaretçilere açıyor.

İstanbul’un çeşitli semtlerindeki evler ve atölyeler, 2-4 Ekim tarihleri arasında, ‘kendin yap, kendin sergile’ diyerek yola çıkan Açık Stüdyo Günleri çerçevesinde sanatseverleri ağırlayacak.

Performanstan enstalasyona, sanatın pek çok farklı dalında işler üreten sanatçıların eserleri önümüzdeki 3 gün boyunca İstanbul’un muhtelif bölgelerinde bulunan ev ve atölyelerde sergilenecek.

Açık Stüdyo Günleri sanatçılara bir galeriye ihtiyaç duymaksızın eserlerini sergileme fırsatı verirken, sanatseverlere de ev ve sanatçıların üretim alanları olan atölyelerde sanat ile buluşma fırsatı sunuyor.

Bu sene ikincisi gerçekleştirilen Açık Stüdyo Günleri dahilinde çeşitli atölyeleri ve evleri ziyaret etmek isteyenler, oluşumun web sitesinde yer alan haritadan yararlanarak, Taksim, Cihangir , Galata, Karaköy, Tophane, Teşvikiye ve Kadıköy’de bulunan 33 mekandan dilediklerini seçebilecek.

Açık Stüdyo Günleri’nde gezilebilecek 33 ev ve atölye, 2 Ekim Cuma saat 17:00’de ziyarete açılacak. Aynı gün saat 17:20’de, Derya Yıldız, Didem Erbaş, Dila Yumurtacı, Eren Sulamacı, Melisa King ve Neslihan Koyuncu’dan oluşan sanatçı kolektifi UZ’un da Kadıköy’deki atölyelerinde bir performansı ve sergisi olacak. Sanatseverler, 3 gün sürecek Açık Stüdyo Günleri’nin düzenlendiği ev ve atölyeleri dış cephelerine asılmış pembe balonlardan tanıyabilecekler.

04 Ekim 2015/tarafından
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/10/sfgsfgsgs.jpeg 332 620 https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png 2015-10-04 13:06:392015-10-04 17:52:50Sanatçılar Evlerini ve Atölyelerini Ziyaretçilere Açıyor
Sanat Haberleri

Tarihte Bugün Ne Oldu 31 Mayıs

tarihte-bugun-ne-oldu431 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 151. (artık yıllarda 152.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 214 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 1279 – Eski Mısır’da, 19. Hanedan firavunlarından II. Ramses başa geçti.
  • 1799 – Napolyon, Akka yenilgisinin ardından, savaş meydanını Cezzar Ahmed Paşa kuvvetlerine terk etti.
  • 1859 – Londra’daki ünlü saat kulesi Big Ben’in saati ilk kez çalışmaya başladı.
  • 1911 – RMS Titanic yolcu gemisi denize indirildi. (Yapımı 1912’de tamamlanacaktır)
  • 1927 – Ford Model T otomobillerin sonuncusu üretim bandından çıktı. Bu tarihe kadar aynı modelden tam 15,007,003 araç üretilmişti.
  • 1933 – İstanbul Darülfünunu’nun kapatılıp yerine Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı yeni bir üniversitenin kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1946 – Varto ve Hınıs’ta 5,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 839 kişi öldü, bin 991 ev yıkıldı.
  • 1957 – Atatürk Üniversitesi kanunu kabul edildi.
  • 1960 – Türk Ordu Milli Futbol Takımı ikinci defa Dünya Şampiyonu oldu.
  • 1967 – Türkiye’de ikinci kez bir hastaya yapay kalp kapakçığı takıldı.
  • 1969 – Ünlü soprano Maria Callas, Pier Paolo Pasolini’nin Göreme’de çekeceği ‘Medea’ filmi için Türkiye’ye geldi.
  • 1971 – THKO gerillaları Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alparslan Özdoğan Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesindeki Nurhak Dağları’nda güvenlik güçleri ile girdikleri çatışma sonucu öldürüldü.
  • 1983 – Milli Güvenlik Konseyi, 79 sayılı bildirisiyle Büyük Türkiye Partisi’ni kapattı.
  • 1985 – Ecstasy olarak da bilinen psychedelic ilaç Methylenedioxymethamphetamine (MDMA) ABD’de yasaklı ilaçlar listesine alındı.
  • 1987 – Yunanistan’ın ilk yasal özel radyo istasyonu yayınına başladı.
  • 1996 – Erzurum Dadaşkent Belediye Başkanı Ensar Coşkun, “öğrenciye ev verenin kanalizasyonunu tıkarım. Erkek ve kız öğrenciler kiraladıkları evlerde karı koca hayatı yaşıyor” dedi.
  • 1999 – PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yargılanmasına İmralı Adası’nda başlandı.
  • 2002 – 2002 FIFA Dünya Kupası Güney Kore ve Japonya’da başladı.
  • 2010 – İsrail ordusu, Türkiye’den hareket eden İHH (İnsani Yardım Vakfı)’nın 9 insani yardım gemisine baskın operasyonu düzenledi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, operasyonu desteklediğini açıkladı.
  • 2013 – Gezi Parkı protestolarının başlangıç tarihi. 31 Mayıs sabahı parktaki ağaçların kesilmemesi için Taksim başta olmak üzere Türkiye genelinde protestolar başlamıştır.

Doğumlar

  • 1819 – Walt Whitman, ABD’li şair (ö. 1892)
  • 1852 – Francisco Pascasio Moreno, Arjantinli kaşif, antropolog, jeolog (ö. 1919)
  • 1907 – Peter Fleming, İngiliz gazeteci, gezgin (ö. 9 Ağustos 1971)
  • 1923 – III. Rainier, Monaco prensi (ö. 2005)
  • 1930 – Clint Eastwood, ABD’li aktör ve yönetmen
  • 1931 – Robert Schrieffer, Nobel Ödülü sahibi ABD’li fizikçi
  • 1952 – Jim Vallance, Kanadalı müzisyen
  • 1955 – Nilüfer, Türk pop şarkıcısı
  • 1965 – Adnan Tönel, Oyuncu, akademisyen
  • 1972 – Facundo Arana, Arjantinli sinema oyuncusu
  • 1974 – Kenan Doğulu, Türk Pop Şarkıcısı
  • 1976 – Colin Farrell, İrlandalı aktör

Ölümler

  • 1809 – Franz Joseph Haydn, Avusturyalı besteci (d. 1732)
  • 1832 – Évariste Galois, Fransız matematikçi (d. 1811)
  • 1837 – Joseph Grimaldi, İngiliz palyaço, komedyen (d. 1779)
  • 1962 – Adolf Eichmann, Nazi subayı (İsrail’de yargılanıp idam edildi) (d. 1906)
  • 1963 – Ahmet Bedevi ‘Manisa Tarzanı’ olarak tanınan (d. 1899)
  • 1971 – Sinan Cemgil, Türk devrimci (d. 1944)
  • 1976 – Jacques Monod, Nobel ödüllü Fransız biyolog (d. 1910)
  • 1983 – Jack Dempsey, ABD’li ağır sıklet boks şampiyonu (d. 1895)
  • 1994 – Uzay Heparı, müzisyen (d. 1969)
  • 1999 – Davor Dujmovic, aktör (d. 1969)
  • 2000 – Tito Puente, Porto Riko asıllı ABD’li Latin caz müzisyeni (d. 1923)
  • 2004 – Mehmet Fuat Doğu, Türk asker ve istihbaratçı (d. 1914)
  • 2006 – Raymond Davis Jr., Nobel Ödülü sahibi ABD’li fizikçi (d. 1914)
  • 2006 – Miguel Berrocal, İspanyol ressam ve heykeltıraş (d. 1933)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Sigara İçmeme Günü
31 Mayıs 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/04/tarihte-bugun-ne-oldu43-e1441010517592.jpg 200 300 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-05-31 19:50:482015-05-31 19:50:48Tarihte Bugün Ne Oldu 31 Mayıs
Sanat Haberleri

Kafka’ya 2 kala

İstanbul, 8-9 Mart’ta Franz Kafka ile ilgili önemli bir konferansa evsahipliği yapacak. Konferansın konuşmacılarından Prof. Kathi Diamant, Kafka’nın 1933’te kaybolan ve bazıları yeni bulunan metinlerini anlatacak.

kafka

Ölümünün üzerinden doksan bir yıl geçmesine rağmen bütün dünyada her daim edebiyatın gündeminde olan Avusturyalı yazar Franz Kafka, (1883–1924) bu kez iki günlük bir etkinlikte İstanbul’daki okurlarıyla buluşuyor. Düşülke Yayıncılık ve Beylikdüzü Belediyesi işbirliği ile 8-9 Mart’ta uluslararası bir Franz Kafka konferansı düzenleniyor. 2015 Uluslararası Kafka Konferansı adlı etkinliğin kendisi bile oldukça heyecan verici bir proje iken, Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin, önemli bir yapıtın yayınevi tarafından konferans çerçevesinde yayımlanacağının müjdesini veriyor.

Dora Diamant

Dora Diamant

 

İlk kez 2004’te İngiltere ve ABD’de yayımlanan, ardından İspanyolca, Fransızca, Rusça, Almanca ve Çince olmak üzere pek çok dile çevrilen Prof. Kathi Diamant’ın “Kafka’nın Son Aşkı: Dora Diamant” adlı eseri, Türkçede okurla buluşacak. Diamant’ın kitabı önemli; zira Kafka’nın son yıllarını geçirdiği sevgilisi Dora ile aralarındaki konuşmaların yer aldığı roman diliyle yazılmış akademik bir çalışma.

Kathi Diamant, öğrenciyken adını tesadüfen duyduğu Dora Diamant hakkında uzun yıllar boyunca gerek Dora’nın günlüklerinden gerekse Alman arşivlerinden elde ettiği bilgilerle yazmış Kafka’s Last Love: The Mystery of Dora Diamant’ı. Kafka son dönemini Berlin’de Dora ile birlikte geçiriyor ve beraber Filistin topraklarına yerleşme planı yapıyorlar. Fakat bu, Kafka’nın rahatsızlığı nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşemiyor.

Prof. Dr. Ali Akay

Prof. Dr. Ali Akay

 

Kathi Diamant, aynı zamanda Kafka’nın 1933 yılında el konulan kayıp metinlerinin bulunabilmesi amacıyla 1998’de oluşturulan Kafka Project’in (Kafka Projesi) kurucusu ve başkanı. Kafka Project halen Doğu Avrupa’da Prag, Viyana ve Berlin’de araştırmalar yapıyor (birçok elyazmasının Nazi subaylarının eline geçmiş olma ihtimali var) Magical Mystery Literary History Tour adıyla edebiyat gezileri düzenliyor. İstanbul’daki konferansın ikinci gününde konuşacak olan Kathi Diamant’ın, bugüne kadar hiç yayımlanmamış metinlerden bahsetmesi ve bunları göstermesi bekleniyor.

Kathi Diamont

Kathi Diamont

 

Ana başlığı “Kafka, Aşk ve İktidar, Şiddet Toplumu ve Militarizm” olan konferansın Kathi Diamont dışında uluslararası başka bir katılımcısı maalesef yok. Mesela dünyanın sayılı Kafka uzmanlarından, 15 Mayıs 2013’te İstanbul’a küçük bir toplantı için gelenAlman yazar Reiner Stach, Columbia Üniversitesi’nden Kafka uzmanı Mark Anderson ve Kafka Project için araştırmalar yapan Çek gazeteci Judita Matyášová’yı da bu konferansta dinlemek isterdik fakat programları uymadığı için katılamayacaklarını bildirmişler. Konferansta dinleyebileceğiniz Türkiye’den isimler ise şöyle: Fransız Kültür Merkezi Çeviri ve Yayın Destek Programı Yöneticisi yazar ve çevirmen Ahmet Soysal, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akay, yazar Aslı Erdoğan; yazar, şair, pantomim ve ipli kukla sanatçısı, Alengirli Mecmua ve Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin. İki gün sürecek konferanstaki oturumlara Ezel Akay, Haldun Çubukçu, Eraslan Sağlam, Nur Yazgan, Nedim Gürsel, Zeliha Demirel, Latife Tekin, Öykü Didem Aydın, Altay Öktem, Hakan Akdoğan, Funda Önkol, Halil Emrah Macit ve Derya Alabora da konuk olacak.

Altay Öktem

Altay Öktem

Janset Karavin, Uluslararası Edebiyat Konferansları Dizisi Projesi kapsamında gerçekleştirilecek Kafka, Dostoyevski ve Proust konferansları ile amaçlarının Türkçede kaynak yaratmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Yayınlarımız ve önümüzdeki senelerde Dostoyevski ve Proust ile sürecek  uluslararası etkinliklerle Türkiye’nin yeni bir edebiyat odağı olmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bununla beraber edebiyatın, sanatın kapsam ve etki alanının da genişlemesini, halkla buluşmasını önemsiyoruz. Halka erişmeyen sanatın, yazı eyleminin, edebiyatın amacına erişemediğini, hedef şaşırdığını, anlam kaybına uğradığını savunuyoruz.” Konferans için Taksim, Kadıköy ve Bakırköy’den servisler kaldırılacak.

Detay: dusulke.com

06 Mart 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/03/kafka.jpg 208 393 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-03-06 14:29:322015-03-06 14:29:32Kafka’ya 2 kala
Sanat Haberleri

İstanbul semtlerinin normal ve ilginç isimleri nereden geliyor merak ettiniz mi?

Hergeçen gün büyüyen ve genişleyen İstanbul’da elbetteki çok eskilere dayanan semtler de var. Kimi zaman “ya! bu isim nereden geliyor acaba?” dediğimiz muhakak olmuştur buyurun bazı semtlerin adlarının nereden geldiğini okuyalım.

Bakırköy Özgürlük Meydanı

Bakırköy Özgürlük Meydanı

Acıbadem:

Eskiden geniş çayırların, bağların, bahçelerin ve koruların arasında Osmanlı saray mensuplarının, sultanların, şehzadelerin, paşaların köşklerinin bulunduğu Acıbadem, bugün yoğun yerleşme alanıdır. Bu yoğun yerleşme arasında, geçmişin izlerini taşıyan yapılar ve mekânlar vardır. Semtin Nişantaşı olarak bilinen kesimine II. Mahmud döneminde bir nişan taşı dikilmiştir. Padişahın, bugün yerinde bulunmayan kasrından bin adım uzaktaki bir yumurtayı vurduğu, bu nişan taşının da buraya dikildiği söylenir.

Acıbadem semtinin önemli tarihsel yapıları arasında, Abdülaziz Av Köşkü, İbrahim Ağa Camii, Ethem kaptan Camii, Faik Paşa Camii olarak da bilinen kare planlı ve tek minareli Acıbadem Camii, Acıbadem Çeşmesi, Ayrılık Çeşmesi sayılabilir.

Ahırkapı: 
Marmara Denizi’nin kıyısında yer alan yedi ahır kapısından birisi olan bu semte, padişah atlarının bulunduğu has ahırın yanında yer aldığı için Ahırkapı ismi verildi.

Aksaray:
Fatih’in sadrazamı Ishak Paşa, Iç Anadolu Bölgesi’ndeki Aksaray’ı ele geçirdikten sonra orada yaşayan bölge insanlarını bugünkü Aksaray semtinin
bulunduğu yere gönderir. Aksaraylılar da semte adlarını verirler.

Arnavutköy:

Arnavutköy semti, sahil yolunda Kuruçeşme ve Bebek arasında kalmaktadır. Karşısında Kandilli ve Vaniköy bulunmaktadır. Arnavutköy’ün en eski adı Hestai’dir. Bizans döneminde Promotu ve Anaplus olarak da bilinirdi. Fatih Sultan Mehmet’in Arnavutluk ve Epir’e egemen olduktan sonra, 1486 yılında getirilen Arnavutların buraya yerleştirilmesinden dolayı bölge Arnavutköy adını almıştır.

Aşiyan: 

Kuş yuvası. Günümüzdeki ismini şair Tevfik Fikret’in burada bulunan, Farsçada kuş yuvası anlamına gelen ‘Aşiyan’ isimli evinden alıyor.

Ayrılık Çeşmesi:

İstanbul’un Kadıköy ilçesi Rasimpaşa mahallesi sınırları içinde kalan tarihî bir yapı ve aynı zamanda bölgenin adıdır. İlk inşa tarihine ilişkin kesin bir bilgi olmamakla birlikte 17. yüzyılın başında Kızlarağası Gazanfer Ağa tarafından bir namazgâh ile birlikte yaptırıldığı sanılmaktadır. Çeşme üzerindeki kitabelere bakıldığında, daha sonraları çeşmenin 1741 yılında Kızlarağası Ahmet Ağa ve 1921-1922 yıllarında 5. Mehmet’in torunu Düriye Sultan tarafından olmak üzere iki kez tamir ettirildiği öğrenilmektedir. Kimi kaynaklar çeşmenin geçmişini Bizans dönemine kadar dayandırmaktadır

Çeşmenin adının kökeni konusunda kesin kabul görmüş yazılı kaynak yoktur. Fatih Sultan Mehmet döneminden sonra doğu yönüne sefer düzenleyen Osmanlı padişahlarının son sefer hazırlıklarının tamamlandığı ve yola koyulmak için toplandığı yerin çeşmenin de içinde bulunduğu eski İbrahimağa Çayırı olduğu bilinmektedir. Ayrıca Mekke’ye gitmek üzere yola çıkan Hacı kafileleri ve Surre Alayları’nın da burada toplaşıp uğurlandığı  bilinmektedir. Rivayete göre şehirden ayrılan kafileler son olarak buradan uğurlandığı için çeşmenin adı Ayrılık Çeşmesi olarak halk diline yerleşmiştir.

Bağdat Caddesi:

Ayrılık Çeşmesi bölgesinden sefere uğurlanan padişahlar içinde 4. Murat da vardır. Bağdat seferine giderken izlediği yola da halk Bağdat Yolu adını vermiş ve bugün hâlâ Bağdat Caddesi adı kullanılmaktadır.

Bağlarbaşı:

Semt, en ünlü bağ ve bahçelerin bir dönem burada yer almasından dolayı bu adla anılıyor.

Bakırköy:

Bizanslıların ‘Makri Hori’ dedikleri semt, 14. yüzyılda Osmanlıların eline geçince ‘Makriköy’ adını aldı. 1925’te ulusal sınırlar içindeki yabancı kökenli adların değiştirilmesi sırasında Atatürk’ün isteğiyle semt Bakırköy adını aldı.

Bebek:

Rumeli Hisarı’nın yapımı ve İstanbul’un kuşatması sırasında Fatih, bu bölgenin kontrol edilme görevini Bebek takma adıyla anılan bölükbaşına vermiş. İsim oradan geliyor.

Beyazıt: 

Sultan II. Beyazıt’ın buraya kendi ismiyle anılacak bir külliye yaptırmasından sonra semt, Beyazıt olarak anılmaya başladı.

Bostancı: 
Semt, adını eskiden her türlü meyve ve sebzenin yetiştirildiği bostanlardan biri olmasından alıyor.

Çatladıkapı: 
Bizans zamanında yapılan surların Sidera adı bir verilen kapısı, 1532 tarihinde meydana gelen depremde çatlayınca, hem semt hem de kapı
Çatladıkapı olarak anılmaya başladı.

Çemberlitaş: 
Bizans’ın en önemli meydanlarından Constantinus Forumu’nun bulunduğu yerdeki büyük sütunlardan birisi olan Çemberlitaş, semte adını verdi.

Çengelköy: 
Eskiden gemi çapaları bu köyde yapıldığı için isminin buradan geldiği tahmin ediliyor.

Çıksalın:

Güzel manzaralı, geniş bir çevreye hâkim olan bölgeye, halk arasında “çık, salın” denilmeye başlanmıştır.

Eminönü: 

Osmanlı döneminde çarşıdaki esnafı denetleme yetkisi ‘Emin’lere aitti. Semt, adını burada bulunan ‘Gümrük Eminliği’nden alıyor.

Feriköy:

Çok değil, yüzyıl öncesine kadar, yerinde Aya Dimitri köyünün bulunduğu ve çoğunluğunu Rumların oluşturduğu bu küçük İstanbul yerleşiminin ormanlık bir araziye açılması, İstanbul’un namlı avcılarının gelip avlandığı avlak bir alana dönüşmesine neden olmuştur. Bu avcılardan biri de, İzmir ve İstanbul’un soylu lavantenlerinden, ticaretle uğraşan Fransız mösyö Ferry’dir. Galata’da ikamet eden Ferry, tatil günlerinde tüfeğini alıp Aya Dimitri’ye gider ve oradaki arazide sık sık avlanır ve sonunda bu güzel, küçük şirin köyde yalı-köşk yaptırmaya karar verir. Ferry’ler zaman zaman gelip kalırlar bu köşkte ve geçen zaman içinde o zamanın kimi gazete ve haberlerinde de yazılmış olduğu gibi Aya Dimitri adı, Mösyö Ferry’nin köyü diye anılmaya başlar. Feriköy’de, geçmişten günümüze kalmış tarihi mekanlar arasında Sokullu Mehmet Paşa’nın sadrazamlığı döneminde yapılmış 1570 tarihli Darüsaade Ağası Behram Çavuş Camisi, 1868 tarihli, 12 havariye adanan Dekema Apostoli Rum Kilisesi, 1861 tarihli Sırpots Vartanans Ermeni Kilisesi, Latin ve Protestan mezarlıkları bulunmaktadır. Protestan mezarlığı’nda yatan ünlü kişilerden biri de, kaleme aldığı İstanbul yazıları ve yayımladığı rehber kitaplarıyla tanınan eğitmen, arkeolog ve tercüman rehber Ernest Mamboury’dir. Yazın hayatı döneminde İstanbul’u kaleme almış bir başka İstanbul sevdalısı Salah Birsel de Feriköy’deki İslam Mezarlığı’nda yatmaktadır. Bir zamanlar Mösyö Ferry’nin küçük köyündeki 500 kişilik nüfus bugünün Feriköy’ünde 50 bine ulaşmış durumdadır.

Galata: 
Gala, Rumca da “süt” anlamına geliyor. Bir rivayete göre Galata’nın adı semtteki süthanelere gönderme yapılarak türetildi. Başka bir görüşe göre ise
Italyanca ‘denize inen yol’ anlamına gelen ‘galata’ kelimesi düşünülerek bu isim verildi.

Göztepe:

İstanbul, Anadolu Yakasında, Kadıköy İlçesi sınırları içinde bulunan bir mahalledir. İsmini Merdivenköy, Şahkulu Dergahının şeyhi olan Gözcü Baba’nın gözetleme yaptığı bölgeden almıştır.

Peki Gözcü baba nereyi gözetliyordu?

Şuan dergahın binası olan yapının olduğu bölgede Bizans döneminde Bizans imparatoru Andronikos’un av köşkü vardı. Orhan Gazi’nin İzmit’i fethinde barış antlaşması bu köşkte imzalanmıştır. Barış şartları arasında, “köşk”ün ahi tekkesi olarak kullanılması da vardı. Köşk, Türk egemenliği altında olduğu dönemlerde uzun yıllar Bektaşi kültürünün yaşatılması amacıyla Bektaşiler tarafından kullanılmıştır. Çelebi Sultan Mehmet zamanında tekkenin ahi baba şeyhlerine Bizans’ı gözetleme görevi verilmiştir. O dönemden sonra ahi baba şeyhlerine gözcü baba denmeye başlanmıştır. Yakın zamana kadar buradaki taş binada tekkenin şeyhleri oturmuştur. Son sahibi Hasan Tahsin baba’dır. Şu anda Şahkulu Sultan Dergahı olarak Alevi Cemaati ve Kültürü’nün yaşatıldığı merkezlerden biridir.

Horhor:

Fatih’te bulunan semt, adını Horhor çeşmesinden alıyor. Rivayete göre Fatih Sultan Mehmet bölge civarında yürürken yerin altından su sesleri duyar ve yanındakilere, “Buraya bir çeşme yapın baksanıza ‘hor hor’ su sesleri geliyor” der ve buraya bir çeşme yapılır. Çeşme de semt de Horhor ismiyle anılmaya başlar.
Okmeydanı: Fetih Ordusu kuşatmanın bir kısmını burada kurulan karargâhta geçirmiş. Semtin ismi de böylelikle Okmeydanı olarak kalmış.

Kadıköy:

Futbolun mabedi olan ilçe  Zamanın musiki üstadı Sine Kemani Nuri Bey’in anlatışına bakılırsa, futbola meraklı ilk Türk gençleri bir kulüp kurmağa, daha bir derli toplu birleşmeye karar vermişler. Çok geçmeden arzularını yerine getirmiş, elbiseyi de seçmişler; gömleğin göksü, yakası, kol kapakları beyaz, öbür tarafları kırmızı, pantolon keza beyaz. Kuşdili Papazın çayırlarında kendi aralarında maçlara girişmişler. Moda’daki İngilizlerden, Rumlardan mürekkep (oluşan) takımın derecesine erişmek, onları yenmek baş emelleri(en büyük arzuları). Eski cimnastikçi ve idmancılardan Sine Kemani Bay Nuri’nin rivayetine göre, ilk oynayanları sayalım: Kendisi(Nuri Bey), Emced Bey, Mehmet Ali ve kardeşi Neşet Beyler, Reşat Danyal Bey, Hafız Mustafa, Topçu zabiti Cevdet Bey, Eşref Bey, Hüsnü Paşa zade Bahriyeli Fuat Bey, Mekteb-i Sultani’li Daniş, Tahsin (Şair Tahsin Nahit) Bey, Sarı Şevki.

Karagümrük:

Bizans surlarının girişlerinden biri olan Edirnekapı’nın hemen altında olan Karagümrük semtinin adı, Osmanlı zamanında burada bulunan gümrükten gelmektedir.

Kurtuluş:

Kanuni Sultan Süleyman döneminde Sakız Adası’ndan getirilen göçmenlerin yerleştirilmesi ile yerleşim bölgesi haline gelmeye başlamıştır. Kurtuluş semti, eskiden “Tatavla” ismiyle anılırmış. Tatavla; Rumca “ahır” anlamına gelen, “Ta Tavla”dan türeyerek konulmuş. O dönemlerde sarayın ahırlarının ve otlaklarının bu bölgede bulunması bu ismi almasına sebep olmuş. 1929 yılında çıkan büyük yangından sonra semt, bugünkü “Kurtuluş” adını almış

Koşuyolu:

Acıbadem’in komşu semti Koşuyolu, Osmanlı saray mensuplarının at bindikleri, 1900-1920 yıllarında ise at yarışlarının düzenlendiği semttir.

Okmeydanı: 
Fetih Ordusu, kuşatmanın bir kısmını burada kurulan karargâhta geçirmiş. Semtin ismi de böylelikle Okmeydanı olarak kalmış.

Şişli:

Şiş yapımıyla uğraşan ve Şişçiler diye anılan bir ailenin burada bir konağı olduğu ve ‘Şişçilerin Konağı’nın zamanla değişikliğe uğrayarak ‘Şişlilerin
Konağı’ hâline gelmesiyle semtin adının Şişli olarak kaldığı anlatılıyor.

Şaşkınbakkal:
Henüz yerleşimin olmadığı dönemlerde yaz günleri denizden yararlanmak için bölgeye gelenlere bir bakkal dükkânı açıldığını görenler, burada iş yapılmayacağını düşünerek bakkala “şaşkın bakkal” yakıştırması yaptılar. Bundan sonra da semt Şaşkınbakkal olarak anılmaya başlandı.

Sütlüce:

Bugün Sütlüce semtinin olduğu yerde Süt Menbat isimli bir Rum köyü vardı. Köyün bir köşesindeki bakır bir kadın heykelinin memelerinden su akar; bu suyun, kadınların sütünü çoğalttığına inanılırdı. Bundan dolayı semt, Sütlüce olarak anılır oldu.

Tahtakale:

Sözlük anlamı ‘kale altı’ olan Taht-el-kale’nin bozulmasıyla Tahtakale’ye dönüşen semtin, Mercan ya da Beyazıt dolaylarındaki eski sur benzeri yapının aşağı kotunda yer aldığı için bu ismi aldığı tahmin ediliyor.

Taksim: 

Osmanlı zamanında su kemerleriyle civar yerleşimlerdeki sular buraya getirilir ve buradan İstanbul’un semtlerine taksim edilirdi(dağıtılırdı). Osmanlı’dan önce Bizans’ın da aynı bölgeyi taksim noktası olarak kullanmış olma ihtimali yüksektir.

Teşvikiye:
Sultan Abdülmecit’in bir mahalle kurulması için teşvikte bulunduğu semtin adı Teşvikiye olarak kaldı. Bu durumu, Harbiye Karakolu ile Rumeli ve
Valikonağı Caddelerinin kesiştiği kavşakta bulunan iki taş belgeliyor.

Unkapanı:
Bazı satış yerlerinde Arapça’da ‘Kabban’ adını taşıyan büyük teraziler bulunduğundan, buraları Kapan adını taşırdı. Sahiline buğday ve arpa yüklü gemiler demirlediğinden, semt bu adı aldı.

Üsküdar: 
Bizans devrinde, Skutari denilen asker kışlaları, şehrin bu yakasında yer aldığı için semt Skutarion diye anılıyordu. Bu isim zamanla Üsküdar’a dönüştü.

Veliefendi: 
Hipodrom bir zamanlar Şeyhülislam Veli Efendi’nin sahibi olduğu topraklar üzerinde kurulduğundan semtin adı Veli Efendi’yle anılıyor.

Zincirlikuyu:

1870 yılında Sultan Aziz’in oğlu Veliaht Yusuf İzzettin Efendi için yaptırılan yazlık saray ile kurulan ve gelişmeye açılan semt. Veliahtın, adı geçen köşkte 1917 de bileklerini keserek intihar etmesi ya da öldürülmesiyle adı uğursuz semte çıkan yer konut alanı olarak fazla gelişmemiş ve bu sebepten dolayı mezarlık Yusuf İzzettin Efendi’nin av köşkünün bahçesine kurulmuştur. Av köşkü ise halen yapı meslek lisesi olarak kullanılmaktadır. Semtin adı köşkün hemen aşağısında bulunan ve bugün izi bile kalmayan kuyudan gelir.

27 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/bakirkoy_ozgurluk_meydanina_ozgurluk.jpg 313 630 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-27 20:00:432015-02-28 17:43:31İstanbul semtlerinin normal ve ilginç isimleri nereden geliyor merak ettiniz mi?
Sanat Haberleri

1800 ile 1900 yılları arasında ilk olarak neler olduğunu bilmek ister misiniz?

1800 – 1900 yılları arasında tarihte gerçekleşen ilkleri aşağıda bulabilirsiniz.

İlk tarihsel roman Waverley Sir Walter Scott

İlk tarihsel roman Waverley Sir Walter Scott

1800 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk trenyolu tüneli (Chapel Miltos, İngiltere, 1 Mayıs)
– İlk şeker fabrikası Horowitz, Avusturya
– Demir baskı makinesi (Londra)
1801 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Vitrinli ilk dükkân (8 Nisan, Londra)
– Elektrik iğneli telgraf (Fransa, 5 Kasım)
1803 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk çocuk kitaplığı (Ocak)
1804 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk demiryolu lokomotifi (6 Şubat)
– Yarışta at binen ilk kadın (25 Ağustos)
1806 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Havadan ilk propaganda (Mayıs)
– İlk kopya kâğıdı (7 Ekim)
– İlk kokteyl
1807 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk yolcu treni
1808 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk sanat eleştirisi (3 Ocak, Examiner gazetesinde, Robert Hunt imzasıyla)
– İlk daktilo
1811 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Nüfusu 1 milyon aşan ilk kent
1812 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk polis dedektifi
– İlk konserve
– İlk pamuk ipliği üretimi
1813 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Gazetede ilk satranç köşesi (Liverpool – Mercury dergisi, Londra)
– İlk buz hokeyi
1814 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk boks kulübü (Pugilistic Club, Londra, 22 Mayıs)
– İlk tarihsel roman (Waverley, Sir Walter Scott, 7 Temmuz)
– İlk buharlı savaş gemisi (Demologs, ABD, 29 Ekim)
1815 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk gaz-metre
– İlk peynir fabrikası (İsviçre)
1816 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Manş’ın buharlı gemiyle ilk aşılışı (17 Mart)
– İlk steteskop
1819 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Atlantik’i aşan ilk buharlı gemi (20 Haziran)
– Metal gövdeli ilk yolcu gemisi
– İlk kantin
– Yenebilir ilk çikolata
1821 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Doğal gazın ilk kullanımı (New York’ta, sokak ışıklarında)
– İlk boks dergisi (The Fancy, Londra)
– Ağız armonikası (Berlin)
1823 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk doğum kontrolü kampanyası (Haziran ayında, Londra’da başladı)
– Konuşan bebek (“Anne, baba” diyebilen bebekler, Paris’te yapıldı.)
1824 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk cankurtaran yeleği (30 Nisan ‘da İskoçyalı kaptan John Franklin yaptı).
– İlk kamuoyu araştırması (24 Temmuz)
– İlk lastik balon
1826 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk doğum kontrolü kitabı (Şubat ayında, Londra’da yayınlandı)
– İlk poşet çay
– Doğadan bir görüntü veren ilk fotoğraf
– İlk gaz sobası
– İdam cezasının kaldırılması
1827 tarihinde gerçekleşen ilkler

– İlk kibrit (7 Nisan)

Kibrit Kibrit her ne kadar Çin''de 6. yüzyıldan Avrupa''da ise 16. yüzyıldan beri kullanılıyor olsa da günümüzde kullanılan sürtme yöntemiyle yanan kibritin icadı 1800''lere dayanır. Bildiğimiz kibriti 1826 yılında İngiliz kimyager John Walker icat etti. Konuyla ilgili ilk çalışmalar 1680''lerde Robert Boyle ve onun asistanı Godfrey Haukweicz tarafından yürütüldü. Boyle deneylerinde fosfor ve sülfür kullandı ancak çabaları başarılı sonuçlanmadı. Walker ise stibnit potasyum klorat reçine ve nişasta karışımının sert bir yüzeye sürtülmesiyle tutuştuğunu keşfetti. Kibritin seri üretimine 1862''de geçildi.

Kibrit Kibrit her ne kadar Çin”de 6. yüzyıldan Avrupa”da ise 16. yüzyıldan beri kullanılıyor olsa da günümüzde kullanılan sürtme yöntemiyle yanan kibritin icadı 1800”lere dayanır. Bildiğimiz kibriti 1826 yılında İngiliz kimyager John Walker icat etti. Konuyla ilgili ilk çalışmalar 1680”lerde Robert Boyle ve onun asistanı Godfrey Haukweicz tarafından yürütüldü. Boyle deneylerinde fosfor ve sülfür kullandı ancak çabaları başarılı sonuçlanmadı. Walker ise stibnit potasyum klorat reçine ve nişasta karışımının sert bir yüzeye sürtülmesiyle tutuştuğunu keşfetti. Kibritin seri üretimine 1862”de geçildi.

1828 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Demiryolunda ilk ölüm
– Kakaonun Avrupa’ya gelişi
1829 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Tam sayfa ilk gazete ilanı (1 Ocak)
– Üniformalı ilk polis birliği (12 Mart)
– İlk otobüs
– Banyolu ilk otel odası (16 Ekim)
– İlk kutlama kartları
1830 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk tren istasyonu (Baltimore, 7 Ocak)
– İlk buharlı itfaiye aracı (Londra, 5 Şubat)
– Buharlı ilk yolcu treni (6 Mayıs)
– İlk çim biçme makinesi üretimi (18 Mayıs)
– Görevde öldürülen ilk polis (29 Haziran)
– Kazada can veren ilk tren yolcusu (15 Eylül)
– Trenle taşınılan ilk posta (11 Kasım)
– İlk kör piyanist (Claude Montal, Paris)

Claude Montal

Claude Montal

– İlk elastik
– İlk amatör tiyatro topluluğu (Cambridge Üniversitesi)
– İlk parafin üretimi (Almanya ve Çekoslovakya’da gerçekleştirildi)
1831 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk askeri tren (30 Haziran)
– Elektrik transformatörü (Michael Faraday, Londra, 29 Ağustos)
– Atlantik’i buhar gücüyle aşan ilk gemi (4 Eylül)
– İlk dişçi koltuğu (Londra)
1832 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk bale giysisi (12 Mart)
– İlk dinamo (Paris, 3 Eylül)
– Tirajı 100 bini aşan ilk gazete (Penny Magazine, Londra).
– İlk spor yazarı (William Trotter Porter, Baltimore Traveller gazetesi)
1833 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Full-time çalışan ilk itfaiye birliği (1 Ocak)
– İlk özel dedektiflik bürosu
1834 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Kendinden yapışkan ilk posta pulu (Ağustos)
– Atsız bir arabanın yol açtığı ilk kaza (John Scott Russel, buharlı arabasıyla İngiltere’de 5 kişiyi ezdi, 29 Temmuz)
– İlk demiryolu sinyalizasyonu
– İlk körler derneği
– İlk poker (Mississippi Nehri üzerinde bir gemide oynandı)
1835 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Gazetede ilk satranç köşesi (Bell’s Life in London, 4 Ocak)
– İlk devlet demiryolu (Belçika, 5 Mayıs)
– İlk elektrik ampulü (25 Temmuz)
– İlk jinekoloji koğuşu (Dublin, Rotunda Hastanesi)
– “Sağdan gidiniz” kuralının ilk uygulanışı (Fransa)
1836 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk özel eğitimli hemşire (Almanya, 20 Ekim)
– İlk satranç dergisi (La Palamede, Paris)
– İlk yataklı vagon
1837 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Körler için ilk dergi (ABD, Ocak)
– İlk elektrik motoru (25 Şubat)
– İlk tren biletleri (İngiltere, Nisan)
– İlk paraşüt kazası (Robert Cocking’in ölümü, İngiltere, 24 Temmuz)
– İlk yüzme yarışı (6 Ağustos, Londra)
– İlk galvanize demir (25 Ağustos, Londra)
– İlk kadınlar koleji (8 Kasım)
– İlk haber ajansı (Agence Havas, Paris)
1838 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Mors alfabesinin geliştirilmesi (New Jersey, ABD, 8 Ocak)
– İlk. hazır zarf (1 Kasım)
1839 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Ay’ın ilk fotoğrafı (Louis Daguerre, Paris, 2 Ocak)
– İlk fotoğraf sergisi (Paris, 24 Haziran)
– İlk istasyon oteli (Eylül)
– İlk vulkanize kauçuk (Charles Goodyear, ABD, Aralık)
– Yapay ışıkla ilk fotoğraf (Londra, Aralık)
– İlk metal gövdeli savaş gemisi
– İlk elektrikli lokomotif
– İlk bisiklet
– İlk mikrofilm
– İlk yapay gübre
1840 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk dişçilik okulu (İngiltere, 1 Şubat)
– İlk fotoğraf stüdyosu (4 Mart)
– İlk pul koleksiyoncusu
– Trenlerde ilk grup ve öğrenci indirimi
– İlk müzik-hol
– İlk fotoğrafçılık derneği
– Kayakla ilk yüksek atlayış (Norveç)
– Saksofon (Belçikalı Adolphe Sax buldu)
– İlk çıplak fotoğraf (Paris’te, N.P. Lerebouis çekti)
1841 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk dedektif öyküsü
– Üç boyutlu ilk fotoğraf
– İlk sıkmalı tüp
– İlk ekspres tren seferi
– Elektrikli ilk sokak lambası
– İlk futbol kulübü
1842 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk anestezi (30 Mart)
– İlk çamaşırhane
– İlk tam sayfa resimli gazete ilanı (10 Temmuz)
1843 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Tiyatroda ilk matine (New York, 25 Aralık)
– İlk kayak yarışması (Trömso, Norveç)
– İlk sabun tozu
– Üretilen ilk sigara
– İlk kadın fotoğrafçı
1844 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk basın telgrafı
– Hotelde ilk balayı dairesi
– İlk air condition
1845 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk havalı (pnömatik) lastik (10 Aralık)
– İlk eronatik dergisi (The Bolloon, Londra)
– İlk reklam takvimi (New York’ta Auburn Sigorta Şirketi bastırdı)
– İlk kabartma tozu
1846 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk sahra gazetesi (6 Haziran)
– İlk beyzbol maçı (New Jersey, 19 Haziran, Nine-Knickerbocker)
– İlk dergi fotoğrafı (Haziran)
– İlk haki üniforma
– İlk savaş fotoğrafı
1847 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Çift katlı otobüs (Nisan)
– İlk komünist partisi (1 Haziran)
– İlk fotoğraf dergisi (Le Daguerrotype, Paris)
– Bağımsızlığını kazanan ilk Afrika ülkesi (Liberya, 26 Temmuz)
– İlk taksimetre (Londra)
1848 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk medyumlar (31 Mart)
– İlk beyaz olmayan parlamenter (22 Ağustos)
– Gazetede ilk hava raporu (31 Ağustos)
– İlk çiklet
– İlk model uçak
– İlk emniyet kemeri
1849 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kadın doktor
– İlk uluslararası yat yarışı (Bermuda, 8 Mayıs)
– İlk kaza sigortası
– İlk telefon
– İlk satranç turnuvası
– İlk kuru temizleme
1850 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk resimli posta pulu (1 Ocak)
– İlk tren feribotu (7 Şubat)
– İlk blucin
– İlk soğutma tesisi

1851 tarihinde gerçekleşen ilkler

– Uluslararası sergi (1 Mayıs, Londra)
– İlk kokteyl salonu
– İlk dondurma fabrikası
– Ev tipi ilk dikiş makinesi
– İlk oftalmoskop
1852 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk erkekler genel tuvaleti (2 Şubat)
– İlk bayanlar genel tuvaleti (11 Şubat)
– İlk yivli ağızlı şişe (F. Joseph Beltzung, Fransa, 15 Nisan)
– Elektrikli ilk alarm sistemi (ABD, 28 Nisan)
– İlk hava gemisi
– İlk akordeon (M. Bouton, Paris)
– İlk işçi kulübü
– İlk pul albümü
– İlk model (Bayan Marie Worth)
1853 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk akvaryum (21 Mayıs, Londra Hayvanat Bahçesi)
– Otelde ilk bayan garson
– İlk cips
– İlk deri altı şırınga (Fransız Charles Gabriel Pravaz buldu)
1854 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Kenarları tırtıllı ilk posta pulu
– İlk bebek yarışması (14 Ekim)
– İlk su yumuşatma tesisleri (İngiltere)
– İlk parafin lambası
1855 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kompütür
– İlk sismograf (Deprem kayıt aygıtı, İtalyan Luigi Palmici tarafından bulundu)
1856 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk yapay solunum (Londra, 12 Nisan, St. George’sHastanesi)
– İlk sekiz saat çalışma hakkı (21 Mayıs’ta Avustralya’da tanındı)
– İlk dedektif romanı
– İlk sualtı fotoğrafı
1857 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Jokerli ilk oyun kâğıdı
– Körler için ilk kitaplık
1858 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Uluslararası ilk yüzme yarışması (9 Şubat, Melbourne)
– Elektrikli ilk hırsız alarmı
– İlk çelik gemi
– Ucu silgili ilk kurşunkalem
– İlk parmak izleri
– İlk tonik
– Havadan ilk fotoğraf
– Elektrikle çalışan ilk deniz feneri

– Asfaltlanan ilk cadde (Paris)
– Sigara içen ilk kadın
– İlk evcil kuş yarışması
– İlk menajerlik bürosu
1859 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk moda dergisi (Ocak)
– İlk işçi partisi (22 Mart)
– İlk köpek yarışması
– Elektriğin, evde ilk kullanımı (Temmuz)
– İlk işçi milletvekili

– İlk Pulmann vagon
– İlk trapez gösterisi
– İlk gezici kitaplık
– İlk çocuk bahçesi
1860 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk güneş tutulması resmi (8 Temmuz, ispanya, Fr. Secchi çekti)
– İçten patlamalı motor üretimi
– İlk Dry Martini
1861 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk fırtına uyarısı

– İlk renkli fotoğraf
– İlk hava tahmini
– İlk posta kartı
1862 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk pul kataloğu
– İlk otomobil
– İlk pul dergisi
– İlk termoplastik
– İlk yaya geçidi
1863 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk metro (10 Ocak)
– İlk faksimile (16 Şubat)
– Uluslararası ilk Kızılhaç Örgütü (17 Şubat)
– İlk atletizm kulübü (Haziran)
– İlk ağır siklet boks şampiyonası (8 Aralık’ta İngiliz Tom King, ABD’li John C. Heenan’ı yendi)
– İlk restoran-vagon
– İlk petrol tankeri

– İlk hastane treni

– İlk dinamit
1864 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Denizaltı tarafından batırılan ilk gemi (17 Şubat)
– İlk etsuyu özü
– İlk motorlu tekne
– İlk polis kaskı
– İlk balina gemisi
1865 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk hız limiti (5 Temmuz)
– İlk kadın doktor (28 Eylül)
– İlk petrol boru hattı (Ekim)
– İlk cep çakmağı (7 Kasım)
– İlk pul müzayedesi (29 Aralık, Paris)
– İlk hediye kuponu
1866 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kadın dişçi (21 Şubat)
– İlk çelik köprü (Paris)
1867 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Mikropsuz ortamda yapılan ilk ameliyat (17 Haziran, İskoçya)
– Manş’ı kanoyla ilk geçiş (19 Ağustos)
– Parlamento seçimlerinde oy veren ilk kadın (26 Kasım)
– Otomatik satış makinesi
1868 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Kadınlararası ilk bisiklet yarışı (Fransa, 1 Kasım)
– İlk kapalı salon atletizm yarışmaları (11 Kasım)
– İlk trafik lambası (10 Aralık)
– İlk resimli çikolata kutusu
– İlk torpido
– İlk holding (Pennsylvania Co.)
– İlk futbol turnuvası (İngiltere)
1869 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Uluslararası ilk bisiklet yarışı (6 Mart, Londra)
– İlk krematör (10 Mart)
– İlk bisiklet dergisi (La Velocipede Illustre, Paris, 19 Haziran)
– İlk margarin (15 Temmuz)
1870 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk kadın borsa bankeri (19 Ocak)
– İlk tüp geçit (2 Ağustos)
– İlk daktilo üretimi (Ekim)
– Tümüyle metal gövdeli ilk bisiklet
1871 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk yarım ton fotoğraf (Mayıs)
– İlk postayla sipariş servisi (15 Eylül)
– İlk kadınlar kulübü
– Sirkte ilk güvenlik ağı
– İlk rüzgâr tüneli
1872 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk ulusal park (Yellowstone, 1 Mart)
– İlk futbol kupa finali (Londra, 16 Mart, Wanderers: 1—Royal Engineers: 0)
– Resimli ilk posta kartı
– Yehova Şahitleri’nin çıkışı
1873 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk cep sözlüğü
– İlk gazete fotoğrafı (2 Aralık)
– İlk daktilo mağazası
1874 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Fidye için kaçırılan ilk çocuk (Charley Ross, 1 Temmuz, ABD)
– İlk DDT (1 Ağustos, Fransa)
– İlk yaz okulu (New York, 4 Ağustos)
– İlk bayan bisikleti
1875 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk silahsızlanma kampanyası (Barış Derneği, Liverpool, 23 Ocak)
– Manş’ın yüzülerek ilk geçilişi (24-25
– Ağustos, Matthews Webb, 22 saat)
– Elektrikle aydınlatılan ilk fabrika (Almanya)
– İlk telif ajansı
– İlk daktilo memuresi
– Elektrikle aydınlatılan ilk istasyon (Gare du Nord, Paris)
1876 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk krematoryum (22 Ocak)
– Atlantik’i tek kolla yüzme (Alfred Johnson, 11 Ağustos, 57 gün)
– İlk cinsel eğitim
1877 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Uzun mesafeli ilk telefon görüşmesi (292 Km, 3 Nisan)
– İlk telefon santralı (17 Mayıs)
– İlk torpido bot (HMS Lightning, Mayıs, İngiltere)
– İlk fonograf (6 Aralık)
– Savaşta ilk telefon kullanımı (Hindistan)
– İlk daktilo kursu
– Kızılay Derneği’nin kuruluşu (Türkiye)
1878 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Torpidoyla batırılan ilk gemi (25 Ocak, Batum ‘da Türk gemisi)
– İlk full-time santral görevlisi (28 Ocak)
– İlk fonograf üretimi (24 Nisan)
– İlk donmuş et (Le Havre’dan Buenos
– Aires’e gönderildi, 7 Mayıs)
– Kadın santral görevlisi
– Esperanto’nun çıkışı (17 Aralık)
– Kadın polisiye yazarı
1879 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk karavan tatili (29 Ocak)
– İlk mağazalar zinciri (22 Şubat)
– Sakarin (27 Şubat’ta Baltimore’da, Johns Hopkins Üniversitesi’nde Constantine Fahlberg ve Prof. Ira Remsen – tarafından bulundu)
– Asansör takılan ilk işhanı (Eylül)
– Telefonlara numara verilmesi
1880 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk radyo-telefon
– Telefonla cepheden haber veren ilk savaş muhabiri (19 Nisan)
– Elektrikli asansör
– Minyatür elektrik motoru
– Erkek kol saati
1881 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk sosyalist parti (8 Haziran, İngiltere)
– Madenci lambası (8 Haziran, İngiltere)
– Stereofonik ses sistemi (30 Ağustos, Fransa)
– Elektrik santralı (1 Ekim)
– İlk hidrolik ekskavatör
1882
– Yeraltı telefon kablosu (16 Nisan, ABD)
– İlk troleybüs (27 Nisan, Berlin)
– Elektrikli ütü (6 Haziran, New York)
– Elektrik mühendisliği okulu (1 Temmuz, Londra)
– Elektrikle aydınlatılan ilk Noel ağacı (Aralık)
– Elektrikli vantilatör
– Donanma eğitim gemisi (George Stage, Danimarka)
– Judo (Tokyo’da, Kadokan Enstitüsü’nde, Dr. Jogoro Kano geliştirdi)
1883 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk benzinli otomobil
– İlk polis koleji (Paris)
– İlk buji (Paris)
1884 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk reklam yarışması (Mart, ABD)
– İlk lokal anestezi (15 Eylül)
– Jetonlu tartı makinesi (13 Aralık)
– Buhar türbini
– İlk mikrofilm kitaplığı (Paris)
1885 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk apandis ameliyatı 4 Ocak)
– İlk profesyonel futbol ligi (İngiltere, 20 Haziran)
– Eldivenle yapılan ilk ağır siklet dünya boks şampiyonluğu maçı (29 Ağustos,
Cincinnati, John L. Sullivan “ABD”, ile Dominick McCaffery’yi “ABD” yendi)
– İlk self-servis kafeterya (4 Eylül, New York)
– İlk benzin pompası (5 Eylül)
– İlk motosiklet (W Kasım)
– İlk güneş gözlüğü (Philadelphia)
1886 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk Coca Cola (29 Mart, ABD)
– İlk benzin motorlu tekne (Ağustos)
– İlk kadın yontusu (11 Ekim)
– Briçin çıkışı
– Torpido yüklü denizaltı
– Otomatik bilet makinesi
1887 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Başkentler arasında ilk telefon bağlantısı (Paris-Brüksel, 24 Şubat)
– İlk kadın belediye başkanı (17 Mart)
– İlk motor yarışı (20 Nisan)
– İlk hatıra pulu (Temmuz)
– İlk reklam fotoğrafı (11 Kasım)
– İlk sosyalist parlamenter
– İlk elektrokardiyogram
– İlk elektrikli ısıtıcı
– İlk Esperanto metin
– İlk kontakt lens
1888 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk toplama makinesi (Ocak)
– Politik karikatür yayınlanması (2 Şubat)
– Havalı bisiklet lastiği (28 Şubat)
– İlk haber fotoğrafı (10 Mart, Illustrated London Nevs)
– Otomobil üretimi (16 Mart)
– Yuvarlak plak çalabilen pikap (16 Mayıs)
– İlk güzellik yarışması (19 Eylül)
– İlk sinema filmi (Ekim)
– İlk foto-finiş aygıtı (New Jersey)
– İlk otobüs
– İlk motor bayii
1889 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk motorlu araç vergisi (1 Ocak)
– Bilgi işleyebilen ilk kompütür (8 Ocak)
– Havalı lastikli ilk yarış bisikleti (Belfast, 18 Mayıs)
– Esperanto gazete (Nuremberg, 1 Eylül)
– İlk müzik kutusu (23 Kasım)
– Yaratıcı reklam ajansı
– İlk benzinli traktör
– İlk elektrikli fırın
– İlk açlık grevi
– İlk bulaşık makinesi
– İlk jetonlu telefon
– Elektrikli ilk dikiş makinesi
1890 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Futbolda ilk kale ağları (İngiltere, 1 Ocak)
– İlk elektrikli sandalye (6 Ağustos)
– İlk elektrikli metro (4 Kasım)
– İlk epidiyaskop
1891 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk emekli maaşı (1 Ocak)
– İlk plak dergisi (Phonogram, ABD, 1 Ocak)
– İlk telefon link hattı (Londra-Paris, 1 Nisan)
– İlk pul makinesi (Mayıs)
– İlk moda fotoğrafı (4 Kasım)
– İlk küvöz
– İlk plak katalogu
– İlk diş macunu tüpü
1892 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk basketbol kuralları (15 Ocak)
– Poliste ilk parmak izi bürosu (31 Mart)
– İlk otomatik telefon görüşmesi (3 Kasım)
– Futbolda ilk büyük transfer (Aston
– Villa, Willie Groves için 100 sterlin ödedi)
– İlk psiko-analiz (Sigmund Freud, Viyana’da yaptı)
– İlk seyyar banka (Yeni Zelanda)
– İlk termos (İngiltere)
– İlk kadın sürücü
1893 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk film stüdyosu (1 Şubat)
– İlk yakın çekim (2 Şubat)
– Hızı saatte 100 mili aşan ilk tren (9
– Mayıs, Sirakuza, 102.8 m/s)
– İlk dizel motoru (10 Ağustos)
– İlk park yasakları (14 Ağustos)
– İlk plakalar (14 Ağustos)
– İlk ehliyet (14 Ağustos)
– İlk destroyer (28 Ekim)
– İlk renkli gazete ilavesi (19 Kasım)
– İlk fermuar
1894 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk striptiz (13 Mart)
– Sinema filmlerinin ilk ticari gösterimi (14 Nisan)
– İlk spor filmi (14 Haziran)
– Denizaşırı ilk futbol deplasmanı (Sunderland FC, ABD’ye gitti)
1895 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Soyluluk unvanı alan ilk tiyatrocu (24
Mayıs)
– İlk benzinli motor yarışı (11 Haziran)
– İlk haber filmi (20 Haziran)
– İlk film aktörü (28 Ağustos)
– İlk komedi filmi (28 Aralık)
– X ışınlarının tıpta ilk kullanımı (Viyana, 28 Aralık)
– İlk servis istasyonu
– Otomobil kullanan ilk doktor
– İlk kadın futbol kulübü (İngiltere)
– İlk voleybol (ABD)
1896 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Aşırı hızdan ceza yiyen ilk sürücü (28 Ocak)
– İlk ışın tedavisi (Chicago, 29 Ocak)
– İlk kiralık araba (Ocak)
– İlk modern olimpiyatlar (Atina, 6 Nisan)
– Sinemada ilk öpüşme sahnesi
– İlk sinema (26 Haziran)
– İlk araba hırsızlığı (9 Haziran)
– İlk otomobil kazası (17 Ağustos)
– İlk kalp ameliyatı (9 Eylül)
– İlk motosiklet yarışı (20 Eylül)
– İlk otomobil sigortası (2 Kasım)
– İlk film dergisi (Phonoscope, New York, 15 Kasım)
– Yapay ışık kullanılan ilk stüdyo (Kasım)
– İlk radyo (12 Aralık)
– İlk taksi
– İlk IQ testi
– İlk numara kadranlı telefon
1897 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Geniş ekranlı ilk film (17 Mart)
– İlk röntgen filmi (Glascow’da Dr. Macintyre, bir kurbağanın dizini çekti.)
– Filme alınan ilk savaş (Türk-Yunan Savaşı, Nisan)
– İlk taksimetre (Mayıs)
– İlk reklam filmi (5 Ağustos)
– İlk sarhoş sürücü (10 Eylül)
– İlk radyo istasyonu (Kasım)
– İlk kiralık kostümcü
– İlk plak kayıt stüdyosu
– İlk portatif daktilo
1898 tarihinde gerçekleşen ilkler
– Öldürülen ilk şoför (12 Şubat)
– İlk tampon (21 Mayıs)
– Ehliyet alan ilk kadın (Mayıs)
– Dikenli telden çitler
– İlk posta kamyoneti (17 Haziran)
– İlk kadın mimar
– İlk profesyonel basketbol ligi (ABD)
– İlk hoparlör
– İlk masatenisi
– İlk ağır çekim film
– İlk Pepsi-Cola
1899 tarihinde gerçekleşen ilkler
– İlk motosiklet kazası (11 Şubat)
– İlk radyo imdat çağrısı (17 Mart)
– Orduda motosikletlerin ilk kullanımı (30 Mart)
– İlk aspirin üretimi (Mayıs)
– İlk yürüyen merdiven (9 Haziran)
– İlk garaj
– İlk polis köpeği
– İlk periskop

Kaynak : dunyaninilkleri.com

25 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/Claude-Montal.jpg 961 668 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-25 13:30:052015-02-25 13:30:051800 ile 1900 yılları arasında ilk olarak neler olduğunu bilmek ister misiniz?
Sanat Haberleri

22. İzmir Avrupa Caz Festivali Başlıyor

izmir-avrupa-caz-festivali-722. İzmir Avrupa Caz Festivali’ne sayılı günler kala İzmir’i “Caz” heyecanı sardı. Bu yıl geniş kapsamlı halka açık etkinliklerle her kesimden İzmirliye hitap etmeyi amaçlayan Festival, 5 Mart 2015 Perşembe günü bir “Dünya Prömiyeri” ile başlayacak. Günümüz piyano ikilileri arasında çok yönlü müzik anlayışları ve yenilikçi stilleriyle yıldızlaşan Ufuk & Bahar Dördüncü, “Jazz Meets Classic” konserinde, Avrupa caz sahnelerinin en büyüklerinden Erik Truffaz Quartet ile Truffaz’ın “Taksim” adlı eserinin dünya prömiyerini yapacak.

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın, İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin katkıları; İzmir İtalya Konsolosluğu, İzmir Fransız Kültür Merkezi, Yaşar Holding, Lüksemburg Büyükelçiliği, Luxemburg Export Office, Polonya Cumhuriyeti İstanbul Başkonsolosluğu, Adam Mickiewicz Enstitüsü, Avusturya Kültür Ofisi, Slovakya Cumhuriyeti İzmir Fahri Konsolosluğu, İzmir İsviçre Konsolosluğu işbirliği ile düzenlediği 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nde 05-21 Mart 2015 tarihleri arasında iki sergi, altı film gösterisi, bir seminer, dört atölye çalışmasının da bulunduğu toplam on iki halka açık etkinlik yer alacak.

AÇIK ETKİNLİKLERLE CAZ HER YERDE

Caz fotoğrafı denince akla ilk gelen isim Aykut Uslutekin, 4- 14 Mart 2015 tarihleri arasında İzmir’in yeni sanat galerisi Contemporary Art Gallery’de “Cazın Büyüsü” fotoğraf sergisini açacak.22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin afişinin belirlendiği 13. Caz Afişi Yarışma Sergisi 5-21 Mart 2015 tarihleri arasında AASSM Alt fuayede sanatseverlerin görüşüne sunulacak.

7 Mart 2015 Cumartesi Festival’in en hareketli günlerinden biri olacak. Gün saat 11.00’de İzmir Fransız Kültür Merkezi’nde “Cine – Jazz Marathon” ile başlayacak. Aynı zamanda bir sinefil de olan Festival Danışmanı Francesco Martinelli’nin seçtiği sinema tarihinin en iyi beş caz temalı filmi orijinal dillerinde saat 21.30’a kadar peş peşe gösterilecek.

7 Mart 2015 Cumartesi gününü cazla geçirmek isteyenlerin Alsancak Edit Radyo & Cafe’de Moda, Tasarım ve Caz ile Rendezvous’u var. İçerik Dergi Ekibi, 7 ve 8 Mart 2015 günleri İKSEV’de “Jazzine- Fanzin Üretim Atölyesi” ile genç grafikerlere farklı ufuklar sunacak.

En az konserler kadar ilgi gören Caz seminerinin bu yılki konusu, Açılış konserimize ithafen “Caz ve Klasik Müzik: Ayrı Siyam İkizleri mi? 11 Mart 2015 Çarşamba günü saat 19.00’da İKSEV Salonunda Francesco Martinelli’nin İngilizce olarak vereceği semineri Ümit Tunçağ Türkçeye çevirecek.

İzmir’in en eski müzik mağazalarından biri olan Panda Müzik, Festivale 14 Mart 2015 Cumartesi günü “Cazlı öğle Kahvesi” etkinliği ile katılacak. 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin yeniliklerinden biri de Açık Fuaye konserleri olacak. 14 Mart 2015 Cumartesi günü saat 17.00 – 19.30 arasında AASSM’nin Giriş Fuayesinde Yaşar Üniversitesi Jazz Quartet ile Yavuz Darıdere Hammond Groove Band konser verecek.

20 Mart 2015’de Türkiye’de caz adına yapılan en kapsamlı belgesel çalışması olan Batu Akyol’un “Türkiye’de Caz” konulu belgeseli saat 19.00’da MÜZİKSEV Salonunda gösterilecek. Ardından Batu Akyol ve Ümit Tunçağ ile “Cazı Belgelemek” konulu bir söyleşi yapılacak.
22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin biletleri BİLETİX’de satışta.

22-izmir-avrupa-caz-festivali

 

İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı’nın düzenlediği 22. İzmir Avrupa Caz Festivali – 13. Caz Afişi Yarışması’nın Prof. Dr. Hakan Ertep, Cihangir Elmaskaya, Maksude Kılıç, Kutsal Lenger, Hüseyin Ekinciler, Okan Özgen ve Ayşe Tatari’den oluşan seçici kurulu yarışmaya katılan 439 afiş arasından, Alperen Güldü’nün A39G40

Rumuzlu çalışmasını birinciliğe değer bularak 22. İzmir Avrupa Caz Festivali’nin Afişi olarak seçmiştir.

Alperen Güldü Kimdir?

Erzurum Atatürk Üniversitesi G.S.F. Grafik Tasarım Bölümü mezunudur. Aynı üniversitede yüksek lisans yapmaktadır. Ulusal ve uluslararası pek çok sergiye katılan Güldü, Uluslararası Varna Exlibris Yarışmasında mansiyon kazanmış ve iki cilt halinde hazırlanan Türk İllüsTRasyon Kitabında yer almıştır. Exlibris çalışmaları bazı kitaplarda yer almıştır. Halen freelance grafiker olarak çalışmaktadır.

13. Caz Afiş Yarışması Sergileme Alan Afişler


T218A2 – Nisa Tildem Tokdemir

A39G40 – Alperen Güldü

TT1234 – Taylan Tozar

Ç4N4R7 – Erdal Çakır

BS0107 – Ali Batuhan Sarı

FS7198 – Feyyaz Sönmez

Black5 – Hakan Üzülmez

Cazda1- Ranan Karabulut

BB1010 – Burak Çerçi

34TF09 – Ferhat Tunç

TOBYU2 – Osman Fuat Yayalar – İlüstratör: Güner Oğuzhan

TİN300 – Seyhan Günay Kaya

S9L2S3 – Salıse Ökdem

00967A –Gül Ayça Altmışoğlu

KALİG9 – Taha Bekir Murat

SNNS35 – Sinan Subaşı

421İSO – İsmail Kayar

Ö24ÜN8 – Cansu Özgün Kayacık

SY6204 – Boğaçhan Ünver

C06C32 – Can Çağatay Çamkır

MART16 – Özge Coşgun

BUREN 1 – Can Yaylacıkoral

K4E15M – Merve Uzunoğlu

G4d2k7 – Ece Ağırtmış

CAZFE5 – Tuğba Sabaz

SİYAH1 –  Seçil Gölcük

P2J5C7 – Pınar Özdemir

M1506E – Müge Ersoy

K47B35 – İdil Tayhan

SA020791 – Sevda Ateş

Snmz96 – Zeynep Sönmez

114RM2 – Pembe Şen

275PS1 – Pembe Şen

1İZCAZ – Aslı Geylan

Hazırlanan Tüm Görseller:













21 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/22-izmir-avrupa-caz-festivali.jpg 1241 886 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-21 18:04:352015-02-21 18:04:3522. İzmir Avrupa Caz Festivali Başlıyor
Sanat Haberleri

Kaçırılmaması gereken bir Konser varken siz hala evde misiniz?

Mevsimlerden Kış ve evde sıkılıyor ne yapacağınızı bilmiyorsunuz kar lapa lapa yağıyor veya yağmıyor ne farkeder ki, nihayetinde Kış! Müzik ise bir adım ötenizde!



Biraz Caz müzik biraz, klasik rock ve pop dinlemek istiyor ama bunu da erbaplarından dinlemek istiyorsunuz… O zaman bunu kaçırmayın. İlk kez ülkemize gelen Alto Saksafon Alfred Broström ve  Caz Gitar ustalarından Özdemir Kalyoncu ile  Vokal Özge Kalyoncu üçlüsü içinizi ısıtacak ve siz hala evde misiniz? 

 

Konser :  İstanbul Stockholm buluşması

Özge Kalyoncu- Vokal

Özdemir Kalyoncu – Gitar

Alfred Broström – Alto Sax

 

Alfred Broström, Hollanda Utrecht School  of Arts jazz saksafon bölümü mezunudur. Ünlü saksafonist Toon Ros ve Joacim Rolandsson ile çalışmıştır. Yaşamını İsveç’te sürdüren sanatçı, çeşitli uluslararası projelerde yer almaktadır. İsveç halk müziği, jazz, rock ve blues ile ilgili olup, öğretmenlik ve performans üzerine yoğunlaşmaktadır. Özdemir Kalyoncu’yla Hollanda’da tanıştılar. Okul yıllarından bugüne kadar birçok farklı ülkede çeşitli konserler verdiler. Kendisi  özel davet üzerine ilk kez İstanbul’da çalmış olacak.

Özdemir Kalyoncu, Hollanda Utrecht School of Arts, Jazz gitar bölümü mezunudur. Eef Albers, Marcel Karreman, Donovan Mixon ve Harry Emery gibi öğretmenlerle çalışma fırsatı bulmuştur. Yerli ve yabancı müzisyenlerle, yurt içi ve yurt dışında, farklı projelerde yer almıştır. Jazz eğitiminin yanı sıra, Dünya müziği ve rock müziğe ilgisi olan gitarist ve besteci,  Özel Nar Sanat Eğitim Kursu’nda eğitmenlik yapmaktadır.

Özge Kalyoncu, yaklaşık 20 yılı aşkın kariyeri boyunca, dizi ve film müzikleri yapmakla birlikte çeşitli gruplarla ve solo olarak konserler vermektedir. Pera Güzel Sanatlar Merkezi flemenko gitar bölümünü bitiren sanatçı, bir çok farklı öğretmenle şan ve vokal çalışmaları yaptı. Kendi bestelerinden oluşan bir albüm hazırlığındadır ve büyülü sesiyle ikiliye eşlik edecektir.

Konser, 19 şubat 2015 Perşembe akşamı, 21.00’da, Taksim’de 60 m2 adlı mekanda gerçekleşecektir.

Çeşitli jazz standartlarından, klasik rock ve pop ezgilerinden örnekler olacaktır.

Adres ve diğer bilgiler için lütfen TIKLAYINIZ

17 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/özge-Klayoncu.jpg 625 417 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-17 21:36:062015-02-17 22:44:18Kaçırılmaması gereken bir Konser varken siz hala evde misiniz?
Sanat Haberleri

Uluslararası Franz Kafka Konferansı İstanbul’da

Franz Kafkaİstanbul, 8-9 Mart’ta Franz Kafka ile ilgili önemli bir konferansa evsahipliği yapacak. Konferansın konuşmacılarından Prof. Kathi Diamant, Kafka’nın 1933’te kaybolan ve bazıları yeni bulunan metinlerini anlatacak.

Ölümünün üzerinden doksan bir yıl geçmesine rağmen bütün dünyada her daim edebiyatın gündeminde olan Avusturyalı yazar Franz Kafka, (1883–1924) bu kez iki günlük bir etkinlikte İstanbul’daki okurlarıyla buluşuyor. Düşülke Yayıncılık ve Beylikdüzü Belediyesi işbirliği ile 8-9 Mart’ta uluslararası bir Franz Kafka konferansı düzenleniyor. 2015 Uluslararası Kafka Konferansı adlı etkinliğin kendisi bile oldukça heyecan verici bir proje iken, Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin, önemli bir yapıtın yayınevi tarafından konferans çerçevesinde yayımlanacağının müjdesini veriyor.

İlk kez 2004’te İngiltere ve ABD’de yayımlanan, ardından İspanyolca, Fransızca, Rusça, Almanca ve Çince olmak üzere pek çok dile çevrilen Prof. Kathi Diamant’ın “Kafka’nın Son Aşkı: Dora Diamant” adlı eseri, Türkçede okurla buluşacak. Diamant’ın kitabı önemli; zira Kafka’nın son yıllarını geçirdiği sevgilisi Dora ile aralarındaki konuşmaların yer aldığı roman diliyle yazılmış akademik bir çalışma.

Kathi Diamant, öğrenciyken adını tesadüfen duyduğu Dora Diamant hakkında uzun yıllar boyunca gerek Dora’nın günlüklerinden gerekse Alman arşivlerinden elde ettiği bilgilerle yazmış Kafka’s Last Love: The Mystery of Dora Diamant’ı. Kafka son dönemini Berlin’de Dora ile birlikte geçiriyor ve beraber Filistin topraklarına yerleşme planı yapıyorlar. Fakat bu, Kafka’nın rahatsızlığı nedeniyle hiçbir zaman gerçekleşemiyor.

Kathi Diamant, aynı zamanda Kafka’nın 1933 yılında el konulan kayıp metinlerinin bulunabilmesi amacıyla 1998’de oluşturulan Kafka Project’in (Kafka Projesi) kurucusu ve başkanı. Kafka Project halen Doğu Avrupa’da Prag, Viyana ve Berlin’de araştırmalar yapıyor (birçok elyazmasının Nazi subaylarının eline geçmiş olma ihtimali var) Magical Mystery Literary History Tour adıyla edebiyat gezileri düzenliyor. İstanbul’daki konferansın ikinci gününde konuşacak olan Kathi Diamant’ın, bugüne kadar hiç yayımlanmamış metinlerden bahsetmesi ve bunları göstermesi bekleniyor.

Ana başlığı “Kafka, Aşk ve İktidar, Şiddet Toplumu ve Militarizm” olan konferansın Kathi Diamont dışında uluslararası başka bir katılımcısı maalesef yok. Mesela dünyanın sayılı Kafka uzmanlarından, 15 Mayıs 2013’te İstanbul’a küçük bir toplantı için gelenAlman yazar Reiner Stach, Columbia Üniversitesi’nden Kafka uzmanı Mark Anderson ve Kafka Project için araştırmalar yapan Çek gazeteci Judita Matyášová’yı da bu konferansta dinlemek isterdik fakat programları uymadığı için katılamayacaklarını bildirmişler. Konferansta dinleyebileceğiniz Türkiye’den isimler ise şöyle: Fransız Kültür Merkezi Çeviri ve Yayın Destek Programı Yöneticisi yazar ve çevirmen Ahmet Soysal, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Sosyoloji Bölüm Başkanı Prof. Dr. Ali Akay, yazar Aslı Erdoğan; yazar, şair, pantomim ve ipli kukla sanatçısı, Alengirli Mecmua ve Düşülke Genel Yayın Yönetmeni Janset Karavin. İki gün sürecek konferanstaki oturumlara Ezel Akay, Haldun Çubukçu, Eraslan Sağlam, Nur Yazgan, Nedim Gürsel, Zeliha Demirel, Latife Tekin, Öykü Didem Aydın, Altay Öktem, Hakan Akdoğan, Funda Önkol, Halil Emrah Macit ve Derya Alabora da konuk olacak.

Janset Karavin, Uluslararası Edebiyat Konferansları Dizisi Projesi kapsamında gerçekleştirilecek Kafka, Dostoyevski ve Proust konferansları ile amaçlarının Türkçede kaynak yaratmak olduğunu söylüyor ve ekliyor: “Yayınlarımız ve önümüzdeki senelerde Dostoyevski ve Proust ile sürecek  uluslararası etkinliklerle Türkiye’nin yeni bir edebiyat odağı olmasına katkıda bulunmak istiyoruz. Bununla beraber edebiyatın, sanatın kapsam ve etki alanının da genişlemesini, halkla buluşmasını önemsiyoruz. Halka erişmeyen sanatın, yazı eyleminin, edebiyatın amacına erişemediğini, hedef şaşırdığını, anlam kaybına uğradığını savunuyoruz.” Konferans için Taksim, Kadıköy ve Bakırköy’den servisler kaldırılacak.

Kaynak: dusulkesi

14 Şubat 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/02/franz-kafka.jpg 1900 1629 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-02-14 10:43:302015-02-14 10:43:30Uluslararası Franz Kafka Konferansı İstanbul’da
Sanat Haberleri

İstanbul Sergi Takvimi – Ocak 2015

İstanbul’da Ocak ayı içerisinde gerçekleşen sergileri sizin için bir araya toplamaya çalıştık. Burada bulunmasını istediğiniz sergi bilgileri için bize ulaşın. [email protected]
istanbul-sergi-takvimi

kediMehlika Baş – Camaltı Resim Sergisi
06 Ocak 2015 ~ 24 Ocak 2015

Kedi, kuş, çiçek, böcek, insan… Onları son derece yetkin bir biçim algısıyla resme dönüştürüyor Mehlika. İç çizgilerinin doğal yansımalarını, hiç zorlanmadan, nerdeyse hazır bir halde buluyor zihninde. Portrelerinde bile… Õyle karşılarına geçip uzun boylu seyretmeden… Bu oluş sürecini, elbette onun olağanüstü duyarlılığı ile birlikteestetik kaygısı da tamamlıyor.

 

  • Yer:Arkeo Pera Sanat Galerisi
  • Adres:Yeni Çarşı Cad.66 / A Galatarasaray Beyoğlu İstanbul
  • Mail:[email protected]
  • Faks:0212 244 31 64

 

Sabahat-cikintas-DE-SiF-RESabahat Çıkıntaş – De-şif-re
23 Aralık 2014 ~ 24 Ocak 2015

İstanbul Mine Sanat Galerisi, Nişantaşı mekânında küratörlüğünü Lütfiye Bozdağ’ın yaptığı Sabahat Çıkıntaş’ın resim, video ve enstalâsyonlarından oluşan “de-şif-re” başlıklı sergisi yer alıyor.

Sabahat Çıkıntaş, sezgileriyle sanat üreten bir sanatçı. Üretimlerinde etkilendiği ve resimlerinin arketipinde yer alan varlık ve zaman sorunsalı, O’nun tüm sanat anlayışının bir özeti olarak okunabilir.

Çıkıntaş, “de-şif-re” sergisi için ürettiği işlerinde; geçmiş anların donmuş kanıtları olan görüntülerin üzerine boya müdahaleleri ve yerleştirdiği kare biçimler ile dikkati çekiyor. Pisagor’a göre; ateş-hava-su-toprak gibi evreni oluşturan dört temel elementin sembolü olan kare, sanatçının resimlerinde yer alan en asal öge. Sabahat Çıkıntaş için kare, nesneler dünyasının sembolik durumlarını temsil ediyor. Kare üzerinden yaptığı biçimsel soyutlamalar sanatçının öznelci ve ifadeci bir tavırla gerçekleştirdiği kompozisyonlarında resim yüzeyini bölen, parçalayan, bazen de tümleyen yüzeyler olarak, onun kozmos içinde evrenselliği aradığı bir neoplastisizmi gözler önüne seriyor.

Sabahat Çıkıntaş’ın üretimleriyle yaşamı aynı paralelde ilerleyen, gelişen bir paralel süreç olarak ortaya çıkıyor. Üretimlerinde kendini ve yaşamından kesitleri soyutlayarak dışavuran sanatçı, kendi tasarladığı kostümü giymesiyle kendi varlığını sanatıyla bütünleştiriyor. Tam ve bütün olarak, görünen ve görünmeyen, algılanan ve algılanmayan yanlarıyla içsel sezgilerini, duyumlarını “de-şif-re” ediyor, dudak hareketlerinden oluşan videosu ile kesik kesik heceler şeklinde serginin tematiği olan “de-şif-re” repliğini heceliyor.

d-e-ş-i-f-r-e————de-şif-re—–d-e-ş-i-f-r-e—-de-şif-re—deşifre—deşifre—–

Sabahat Çıkıntaş’ın “de-şif-re” başlıklı sergisi 17 Aralık 2014 – 24 Ocak 2015 tarihleri arasında Mine Sanat Galerisi Nişantaşı mekânında görülebilir.

  • Yer:Mine Sanat Galerisi
  • Adres:Teşvikiye Mah. Prof. Dr. Müfide Küley Sok. No:1/1 Yasemin Apt. D:5 Nişantaşı Şişli İstanbulMail:[email protected]

 

Ezgi-Comert-ZamanaEzgi Cömert – Zamana Direnen Hisler
06 Ocak 2015 ~ 26 Ocak 2015

Genç sanatçı Ezgi Cömert’in ikinci kişisel sergisi doğadan uzaklaşan ve doğanın yok oluşuna seyirci kalan biz metropol yaşayanlarına farklı ve masum duygular yaşatacak. ‘Zamana Direnen Hisler’ 6 Ocak 2015-26 Ocak 2015 tarihleri arasında Galeri/Miz’de sanat severlerle buluşacak.

Doğaya ve doğada yok olan bitki ve hayvanların yaşama çabasını bilinç altını sorgulayarak ve bunu tamamen boya ve organik malzemeler kullanarak güçlü desen algısıyla hiç bir dijital baskı aracına ihtiyaç duymadan yaratım ve üretimde bulunması ayrıca serginin başka bir güçlü yanını oluşturmaktadır. Sanatçının iç güdüsel ve bilinç altını sorgulayarak hiç bir ön tasarım ve kurgusal yaratımda bulunmaması da eserlerde farklı yaklaşımların yanında kendine has tekrara düşmeyen özgün nadir eserler ortaya cıkmasına sebep olmuştur.

6 Ocak’ta başlayacak olan Ezgi Cömert’in “Zamana Direnen Hisler” adlı kişisel sergisi 26 Ocak tarihine kadar Galeri/Miz’de görülebilir.

  • Yer:Galerimiz Teşvikiye
  • Adres:Ahmet Fetgari Sok. No:28 A Teşvikiye Şişli İstanbul
  • Mail:[email protected] 
  • Faks:0212 241 73 89

 

Ahmet-Elhan-gorenler-170’lerin/ 70’li Yılların Objektifinden ‘GÖRENLER’
17 Ocak 2015 ~ 27 Ocak 2015

Çok sayıda ünlü sanatçının,ve koleksiyonerlerin katılımının beklendiği bu çarpıcı,ve bir o kadarda değerli sergide, 1972- 1973 yıllarında Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Grafik Bölümü mezunu sanatçılardan oluşan fotoğraf sergisini 17-27 Ocak 2015 tarihleri arasında Galeri Eksen’de gezebilirsiniz. Ahmet Elhan, Barbaros Günsel, Tanju Sağlam, Nazan Erkmen, Edip Hakkı Cemali, Erhan Yalvaç, Alp İşmen isimli sanatçıların dışında, o dönemdeki diğer sanatçıların eserleri de bu sergide yer almaktadır. O yıllara ait bir sanat anlayışı ile çekilen fotoğrafları yine o senelere ait mekanlarda izlemenin keyfini yaşamak isterseniz 17-27 Ocak 2015 tarihlerinde Galeri Eksen’de yapılacak olan sergiyi görmelisiniz. Bu sergide ayrıca Sabit Kalfagil, Ara Güler, Zeki Faik İzer, İzzet Keribar,İsa Çelik,Gültekin Çizgen,Sedat Antay isimlerinin eserlerinden örnekler de görebilirsiniz. Bir döneme ve tarihe tanıklık etmek için Galeri Eksen’de ‘GÖRENLER’ isimli sergiye tüm sanatseverleri bekliyor.

  • Yer:Galeri Eksen
  • Adres:Maçka Cad. No :29 Nişantaşı Şişli İstanbul
  • Mail:[email protected]

 

cetin-BilginÇetin Bilgin Resim Sergisi
17 Ocak 2015 ~ 30 Ocak 2015

1955 Yılında doğdu.
1975 Haydarpaşa Erkek Lisesinden Mezun oldu.
1977-1982 Profesyonel tiyatro Faaliyetleri.(Oyunculuk,dekor ve kostüm).
1978 İstanbul Devlet Güzel Sanatlar Akademisine girdi.
1984 Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Resim Bölümü Neşet Günal Atölyesinden Yüksek Lisansla mezun oldu.

1996 İskoçya / Edinburg Printmakers Workshop & Gallery.Gravür Uygulama Atölye Çalışmalarında bulundu.

Kişisel Resim ve Gravür Sergileri /ödüller :
1984 Günümüz Sanatçıları 5.Açık Hava Sergisi. ’’ödül’’ Devlet Resim Heykel Müzesi.
1992 Galeri Baldem-İstanbul.
1994 Yeni eğilimler Sergisi-‘’Onur Belgesi’’-İstanbul.
1995 Ekol Sanat Galerisi—İstanbul.
1995 Fethiye Kültür Merkezi Sanat Galerisi.
2000 Hobi Sanat Galerisi-İstanbul.
2001 Atatürk Kültür Merkezi-İstanbul.
2001 Levissi Sanat Galerisi -Dünya Dostluk ve Barış Köyü Kayaköy –Fethiye.
2003 Ziraat Bankası ‘’Tünel Sanat Galerisi’’-İstanbul.
2003 13. İstanbul Sanat Fuarı-Tüyap-İstanbul.
2004 14. İstanbul Sanat Fuarı-Tüyap-İstanbul
2004 Küyad Sanat Galerisi-İstanbul.
2005 Galeri Soyut-Ankara.
2005 ‘’Aslolan Ruhsal Olandır’’15.İstanbul Sanat Fuarı-TÜYAP
2007-2008 ‘’Parçalanmalar’’Atatürk Kültür Merkezi.İstanbul

Karma Resim ve Gravür Sergileri :
1982 Günümüz Sanatçıları 3.Açık Hava Sergisi.Devlet Resim Heykel Müzesi.
1983 Viking Kağıt veSelilöz A.Ş – İstanbul
1984 Galeri Lebriz-İstanbul
1987 MSÜ 1937-1987 Gravür Çalışmaları-Atatürk Kültür Merkezi.
1992 Sanatçılar Dayanışma Sergileri.-MSÜ-İstanbul.
1992 Plastik Sanatlar Sergisi-MSÜ-Ankara
1992 İstanbuldan Sanatçılar Sergisi-Fethiye Arkeoloji Müzesi.
1992 2. İstanbul Sanat Fuarı-İstanbul.
1994 Ekol Sanat Galerisi-İstanbul.
1994 4.Uluslararası Sanat Fuarı- Tüyap -İstanbul.
1994 55.Devlet Resim Heykel Sergisi.-Ankara.
1994 MSÜ 52 Türk Sanatçısı Newyork ve Washington Sergileri.
1995 Art Activities.Ocakköy 10 .Anniversery-Fethiye
1995 DYO . Yaşar Eğitim ve Kültür VAKFI –İstanbul.
1996 Nuans Sanat Merkezi-İstanbul
2001 ‘’Başlangıcından Bugüne Türkiyede Gravür Sergisi-45 sanatçı’’-

Karşı Sanat Çalışmaları -İstanbul.
2002’’ Mahmut CUDA ‘ nın anısına’’-tanıtım sergisi – Fethiye Arkeoloji Müzesi.
2002 12.Uluslararası Sanat Fuarı-Lütfi Kırdar Kongre Salonu-İstanbul.
2005 ‘’Resmin Haysiyeti’’-Kargaşa 5-Kargart-İstanbul.
2005‘’Artrol’’-İstanbul Modern Sanatlar Galerisi.
2005 ‘’Çizgi’’ Deniz Müzesi Sanat Galerisi-İstanbul.
2006 Uluslar arası Çağdaş Sanat Fuarı(Contemporary İstanbul Art Fair)-Lütfi Kırdar Kongre Salonu.
2007 Uluslar arası Çağdaş Sanat Fuarı (Contemporary İstanbul Art Fair)-Lütfi Kırdar Kongre Salonu.

2011 Eskişehir Anadolu Üniversitesi (Gravür)
2012 Işık Üniversitesi İstanbul (Gravür )Eskişehir Üniversitesi organizasyonu.

Sanatçı, çalışmalarını halen İstanbul ve Kayaköy deki atölyelerinde sürdürmektedir.

  • Yer:Düş Yolcusu Sanat Duragı
  • Adres:Bağdat Caddesi Plaj Yolu Haldun Taner Sok.No:16/B Caddebostan kültür merkezi çaprazı Caddebostan Kadıköy İstanbul
  • Mail:[email protected] – [email protected]

 

Anlatilmayan-Hikayeler5 Kadın Sanatçının Gözünden, Anlatılmayan Hikayeler
08 Ocak 2015 ~ 31 Ocak 2015

Yükselen beş kadın sanatçının, saklı hikayeleri resmettiği eserler, Art50’nin “Anlatılmayan Hikayeler” sergisinde! Keşfedilmeyi bekleyen hikayeleri görünür kılan “Anlatılmayan Hikayeler” sergisi; sanata kesintisiz desteğini sürdüren TEB Özel Bankacılık’ın Etiler’deki binasında sanatseverlerin ziyaretine açık.

Köklü geçmişine yakışan özel seçimlerle kültür-sanata destek vermeyi sürdüren TEB Özel bu defa; sanatçı, koleksiyoner ve sanatseverleri aynı çatı altında buluşturan çağdaş sanat platformu Art50’nin “Anlatılmayan Hikayeler” başlıklı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Özellikle genç sanatçıları desteklemeyi hedefleyen TEB Özel’in Etiler’deki binasında düzenlenen sergide; Art50 sanatçılarından Ayşegül Karakaş, Begüm Mütevellioğlu, Melike Kılıç, Lale Delibaş ve Güliz Baydemir’in eserleri yer alıyor. Sözlü ve yazınsal olarak anlatılmayan, ancak resmedilebilen hikayelere işaret eden “Anlatılmayan Hikayeler” sergisi; günlük hayatın temposunda gözden kaçan öyküleri, gerçekliğin baskısında unutulan masalları ve keşfedilmeyi bekleyen nice hikayeleri görünür kılmayı amaçlıyor. “Anlatılmayan Hikayeler”de; yükselen beş kadın sanatçının, her birinin kendine özgü tarzıyla saklı hikayeleri resmettiği eserleri sanatseverleri bekliyor.

“Anlatılmayan Hikayeler” sergisi; 31 Ocak 2015 tarihine kadar, hafta içi her gün çalışma saatleri içinde TEB Özel Etiler Binası’nda sanatseverlerin ziyaretine açık.

  • Yer:TEB Özel
  • Adres:Nispetiye Cad. Dilhayat Sok. No: 8 Etiler Beşiktaş İstanbul

 

Laleper-Aytek-Non-ParisLaleper Aytek / Non Paris
17 Aralık 2014 ~ 31 Ocak 2015

Laleper Aytek’in “Non Paris” başlıklı 14. kişisel sergisi 17 Aralık 2014’de İstanbul Fransız Kültür Merkezi’nde açılıyor. 31 Ocak 2015’e kadar açık kalacak olan sergide fotoğrafçının Paris’te iki yıl boyunca sürdürdüğü fotoğraf çekimlerinden 63 siyah-beyaz fotoğraf yer alıyor. Sergiyle birlikte fotoğrafçının “non paris” adlı bir fotoğraf albüm kitabı da Aralık başında yayımlanmış olacak.

Laleper Aytek, 2012 ile 2014 arasında Paris’e dört kez gitti. Çekimlerini Paris’te yapmakla birlikte Paris’i çekmedi. Bu projesinde bir turist olarak geldiği bu şehir üzerinden “non” görüntüleri aracılığıyla aynadaki kendine bakmaya çalıştı. 2012’deki ikinci ziyareti birinciden oldukça farklı, şehrin ruhuna dokunduğunu, şehir üzerinden kendine de biraz daha içerden bakmaya başladığını düşündüğü bir ziyaret oldu. Projesine bu yolculukla birlikte (adını çok sonradan koysa da) başlamıştı bile…

Fotoğrafçı “non paris”le birlikte; hiç tanımadığı, dilini bilmediği bir coğrafyada; bazen kırılgan, kimi eğreti olsa da, uzun zamandır belki de ilk defa cesaretli bir iç(e) bakışın, kendine ait duymayı beklediği bir sesin ya da itirazlarının kapısını aralamaya çalıştı.

Görüntüler kendi tekinsizliklerinde, zoraki buluşmalara teslim edilmediklerinde; bir fotoğrafçı için unuttuğu bir ses, hiç görmediği bir yüz ya da beklenmedik bir karşılaşma olabilir, ilk defa yürüdüğü bir sokaktaki bir görüntünün kenarındaki ufacık bir ayrıntıdan hiç tanımadığı bir duyguya dair de olabilir, kaçılmış, göz ardı edilmiş, hatta yok sayılmış ve belki yıllardır yüzleşilmemiş.

Fransız Kültür Merkezi’yle birlikte Koç Üniversitesi İnsani Bilimler ve Edebiyat Fakültesi tarafından da desteklenen projesinde Laleper Aytek yeni (dışardan) bir ziyaretçi olarak Paris’te çektiği “non” görüntülerinde Hoffmannstall’ın söylediği gibi, “hiç yazılmamış olanı okumayı”, farklı bir kayıt yapmış olmayı az da olsa becerebilmiş olmayı diliyor.

Laleper Aytek Boğaziçi Üniversitesi İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi, Ekonomi Bölümü’nü bitirdikten sonra, Sosyal Ekonomi alanında yüksek lisans çalışmalarına devam etmek üzere gittiği Oslo Üniversitesi’nde daha çok fotoğrafa yöneldi. Fotoğrafla üniversite yıllarında başlayan ve giderek derinleşen ilgisi nedeniyle 90’lı yılların başında Türkiye’ye döndü ve kendi stüdyosunu açarak reklam fotoğrafçılığı yapmaya başladı. 1998’de Türkiye’nin ilk kapsamlı dijital fotoğraf stüdyosunun kuruluşunda fotoğraf ve reklam yönetmeni olarak görev aldı. 2009’da bu yana Koç Üniversitesi, Medya ve Görsel Sanatlar Bölümü’nde (MAVA) fotoğraf üzerine dersler vermektedir.

2000 yılından bu yana fotoğraf yazılarında, öznellik kapsamında “görme biçimleri” ve “fotoğraf tarihi” üzerine yoğunlaşmaktadır. Bu temel yaklaşımını “Fotoğraf Tarihi Kanonunu Yeniden Düşünmek: Öznellik Üzerine Bir İnceleme” başlıklı yüksek lisans tezinde ayrıntılandırarak geliştirmiştir. Yayınlanmış çalışmaları arasında fotografik düşünce üzerine yazılarını biraraya getirdiği Kendine Ait Bir Fotoğraf (2005) ile Palimpsest Istanbul (2010) ve Issız (2013) fotoğraf albümleri sayılabilir. Aytek 1991’den bu yana 13 kişisel sergi açtı ve 22 grup sergisine katıldı.

  • Yer:Fransız Kültür Merkezi
  • Adres:İstiklal Cad. NO:4 Taksim Beyoğlu İstanbul
  • Web:http://ifturquie.org

 

karanlikta-diyalogKaranlıkta Diyalog
18 Ocak 2015 ~ 31 Ocak 2015

Dünya üzerinde 130 kentte 7 milyondan fazla insana “dokunmuş” olan “Karanlıkta Diyalog”,  şimdi ve ilk defa Türkiye’de ve İstanbul’da…

TTNET’in ana sponsorluğu ve Dünya Göz Hastanesi’nin stratejik ortaklığı ile Dialogue in the Dark İstanbul tarafından hayata geçirilen “Karanlıkta Diyalog” sizi parkta dolaşmak, bir caddede karşıdan karşıya geçmek, vapura binmek gibi günlük hayat deneyimlerine sokar; ama tümüyle karanlıkta, duyularınızı uyandırarak ve farkındalığınızı derinleştirerek…

Görme engelli rehberler, sizin dokunarak, koklayarak, tadarak ve duyarak “yeni ve farklı” bir biçimde görmenizi sağlayacak ve sizi unutulmaz bir yolculuğa çıkartacaklar.

“Karanlıkta Diyalog”, 1988’de Almanya’da Prof. Dr. Andreas Heinecke tarafından oluşturulup, hayata geçirildi.

Bu eşsiz ve ilham verici deneyim, İstanbul’da üç yenilikçi formatla karşımıza çıkacak:

Deneyimsel Sergi – Herkese Açık
Öğrenciler İçin Atölye Çalışmaları – Okullara Özel
İş Dünyası İçin Atölye Çalışmaları – Şirketlere Özel

  • Yer:Gayrettepe Metro İstasyonu Dialog Sergi Alanı
  • Ücret:Tam 28.00 TL İndirimli 19.00 TL
  • Nereden Alınır:Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

 

Ters-KoseTers Köşe / Gobsmacked
13 Ocak 2015 ~ 01 Şubat 2015

Dilan Bozyel, Ugur Çakı, Genco Gülan, Tuğberk Selçuk
Küratör: Gülben Çapan

Astronot: Uzay adamı.
Araba: Tekerlekli, motorlu veya motorsuz her türlü kara taşıtı.
Çerçeve: Bir yere resim asılabilecek duruma getirmek için resimlere geçirilen kenarlık.
Miki Fare: 1928’de Walt Disney tarafından yaratılmış ve seslendirilmiş sevimli karikatür karakteridir.

Her kelimenin bir sözlük anlamı bir de benlik anlamı vardır. Sözlük genel terimidir, benlik ise sizin için ne anlam ifade ettiğidir. Aslında her ikisi de kurgulanmıştır. Biz de bu sergiyle kurgulanmış olan ne varsa bozmak için biraraya geldik. Hazır mısınız?

Galeri İlayda 8 Ocak – 1 Şubat 2015 tarihleri arasında senenin ilk sergisini gerçekleştiriyor. Küratörlüğünü Gülben Çapan’ın yaptığı “Ters Köşe” adlı sergi, farklı disiplinlerde ilerleyen, çağdaş sanatımızın önde gelen iki kuşak sanatçılarını biraraya getiriyor. Genco Gülan, Uğur Çakı, Dilan Bozyel ve Tuğberk Selçuk’un katılımıyla gerçekleşecek olan sergi, bilincimize kodlanmış imgeleri, alışık olduğumuzun çok dşında yorumlayarak, yıkıyor. Ters Köşe, çağdaş sanat izleyicisini şaşırtmaya, şaşırtırken de sorgulamaya davet ediyor.

Dilan Bozyel, astronot serisiyle, “uzay adamı”nı İstanbul sokaklarına ışınlıyor; vapurda, metroda ve sahilde görüntülenen astronot, mekan kavramıyla ilgili algımızı yineliyor. Tuğberk Selçuk klasik altın varaklı çerçevelerin içine yerleştirilmesi beklenen resimler yerine heykellerle karşınızda. Uğur Çakı, araba serisiyle alışılmış araba imgesine, çağdaş bir yorumla altın bir dokunuş yapıyor. Genco Gülan ironinin hakim olduğu işleriyle politik ve sosyal olarak seyirciyi düşündürecek. Özellikle uluslararası boyutta her nesil tarafından mutluluk olarak kodlanmış bir figür olan Miki Fare’nin “Sakat Miki” yorumu izleyiciyi şüphesiz şaşırtmaya hazır.

“Sadece estetik kaygısı ile sergi gezmek isteyenler, bu sergiyi gelip görme tenezzülünde bile bulunmasınlar, üzülürler. Ters Köşe, beğenilmekten çok anlaşılmayı bekleyen bir sergi. Bilincimizde alışılagelmiş ne varsa silip atmak üzerine işler üreten sanatçılar sayesinde; dünyayı sanatçıların gözünden yeniden kodluyoruz. Beyninizi boşaltın, çocukluk anılarınızı silin, eğitim siteminin ezberlerini bozun, hayat tecrübelerinizi unutun ve sergiye öyle adım atın.”

  • Yer:Galeri İlayda Tesvikiye
  • Adres:Hüsrev Gerede Cad. No:37 34330 Tesvikiye Şişli İstanbul
  • Mail:[email protected]

 

Dilan-BozyelDilan Bozyel – Dichomoty Of Past and Futur- exhibitoni
29 Aralık 2014 ~ 01 Şubat 2015

Serdarı Ekremin Archive Galata’ sı sanata ve sanatçıya destek vermeye davam ediyor. 23 Aralık-01 Şubat tarihleri arasında ünlü fotoğrafçı Dilan Bozyel’ in “Dichomoty Of Past and Futur- exhibitoni” sergisi Archive Galata’ da sizleri bekliyor.

Dünyaca ünlü markaların eşsiz mobilya koleksiyonları, zamansız tasarımları, dünyanın dört bir yanından şeçilen objeler ve Türk tasarımcıların özel objelerin vazgeçilmez adresi “ARCHIVE” sanata ve sanatçıya destek vermeye devam ediyor..

Fotoğraf ve sanat eğitimini London College of Communication ve London Academy of Media & Art okullarında tamamladıktan sonra kariyerine, Londra ve Türkiye’de devam eden Dilan Bozyel, bu defa özel fotoğraflarıyla, ARCHIVE Galata’ nın duvarlarını süslüyor olacak. 2012 yılında Galata’ da Mimar Cağla Daş, Kutay Yorulmaz ve Güven Yalın tarafından kurulan ARCHIVE; sektörü yakından takip ederek, sektörde yer etmiş marka ve tasarımları bünyesinde bulundururken, bir yandan da sanata ve sanatçıya destek veriyor.

23 Aralık 2014 – 01 Şubat 2015 tarihleri arasında Archive Galata’ da yer alacak olan Dilan Bozyel sergisini ziyaret edebilirsiniz.

  • Yer:Archive Galata
  • Adres:Serdar-ı Ekrem No:19 Galata Beyoğlu İstanbul
  • Telefon:0212 292 11 40

 

Karma-sergi-yok-yerKarma Sergi – Yok-Yer
19 Aralık 2014 ~ 01 Şubat 2015

Sanatçılar: Aslı Narin, Egemen Tuncer, Hasan Deniz

Mehmet Kahraman’ın küratörlüğünü üstlendiği karma sergi “yok-yer”, her yerde oluşları, birbirlerine benzemeleri ve bağlamlarından kopuk olmalarıyla dikkat çeken havaalanları, eğlence ve alışveriş merkezleri gibi çağımızın ‘yok-yerleri’ni konu alıyor. Çağdaş dünyanın hareketli öznesinin mekanları deneyimleme şeklini etkileyen yok-yerler, insanların bir araya gelerek sosyalleşmelerine olanak sağlarken aynı zamanda yalnızlık duygusu yaratmalarıyla bireylere varoluşsal bir çelişki alanı sunarlar.

Bu bağlamda sergide yer alan sanatçılardan Aslı Narin’in fotoğrafik soyutlamaları bu geçiş alanlarını tanımlamaya çalışırken Egemen Tuncer’in ürettiği imajlar mekanların dönüşüm sonrası aldıkları yeni formlara odaklanmamızı sağlıyor. Hasan Deniz’in fotoğrafları ise değişen veya yok olan yerlerin belleğine dair bir günlük olarak karşımıza çıkıyor. Üç farklı bakış açısı etrafında yapılacak olan yerleştirme, Mixer’in sergi alanının mimari yapısı ile ilişkilendirilerek mekana özgü bir nitelik kazanıyor olacak.

  • Yer:Mixer Arts
  • Adres:Boğazkesen Cad. No:45 Bodrum Kat Tophane Beyoğlu İstanbul

 

joan-miro-sergiJoan Miro’nun Sembolleştirdiği Kadınlar, Kuşlar ve Yıldızlar
30 Eylül 2014 ~ 01 Şubat 2015

S.Ü. Sakıp Sabancı Müzesi (SSM), Barselona doğumlu Katalan ressam ve heykeltıraş Joan Miró’nun eserlerinden oluşan kapsamlı bir sergiye ev sahipliği yapıyor. 20. yüzyılın çok yönlü, çığır açan sanatçısı Joan Miró’nun olgunluk dönemine odaklanan sergi, Joan Miró. Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar adıyla sanatseverlerle buluşuyor. Sabancı Holding sponsorluğu ile düzenlenen ve Barselona’daki Joan Miró Vakfı, Mallorca’daki aile koleksiyonu Successió Miró ve yine Mallorca’daki Pilar ve Joan Miró Vakfı işbirliğiyle gerçekleştirilen sergi 23 Eylül 2014 – 1 Şubat 2015 tarihleri arasında ziyaret edilebilecek. Akdeniz coğrafyası ve insanına dair gözlemlerinden ilham alan Miró’nun, kadın, kuş ve yıldız temalarına yoğunlaşan sergi, resim, baskı, heykel ve seramiklerin bulunduğu zengin bir seçkiyle sanatçının sembolik dilini anlama olanağı sunuyor. Miró’yla İstanbul’da buluşacak olan sanatseverler, sanatçının Akdeniz kültüründen aldığı enerjinin farklı formlardaki izdüşümlerine tanık olacaklar.

Sergiyle ilgili bilgi veren SSM müdürü Dr. Nazan Ölçer, “Bu önemli Katalan sanatçının eserlerini müzemize getirmek üzere Barcelona’daki Miro Vakfı ile üç yıl önce görüşmelere başladık. Müze olarak hayalimizde, Pablo Picasso ile başlayıp Salvador Dali ile devam eden İspanya’nın büyük ustalarının üçlemesinde son halkayı tamamlamak vardı. Bugün bu sergi ile bunu başarmanın heyecanını yaşıyoruz. Bu süreçte Barcelona’daki Joan Miro Vakfı ile sanatçının olgunluk dönemine odaklanan, onun vazgeçemediği kadınlar, kuşlar ve yıldızları merkeze alan ve sanatçının çok yönlülüğünü ortaya çıkaran bir seçki yapmaya karar verdik. Bu çok yönlülüğü ortaya çıkarmak için ayrıca, Mallorca’daki aile koleksiyonunda yer alan eserlerle yine Mallorca’daki Pilar ve Joan Miro Vakfı’nda bulunan atölye malzemelerini de ödünç aldık. Sanatçının farklı tekniklerdeki kimi eserleri ve bazı kişisel eşyaları ise dünyada ilk defa Türkiye’de Sakıp Sabancı Müzesi’nde sergilenecek. Ayrıca sergide yer alan bir dizi belgesel filmde Joan Miro’nun yaşamını, iç dünyasını, değişimlerini, dostlarını, ülkesindeki ve dünyadaki siyasi olaylara duyduğu öfke ve tepkisini izleyerek sanatçının kolay ele vermediği gizli dünyasını tanıma imkanına sahip olacağız.” dedi.

Sabancı Holding CEO’su Zafer Kurtul, konuyla ilgili yaptığı açıklamada, “Bizim için sadece ekonomik faaliyetlerimiz değil, kültür-sanat alanında da var olmak, bu kapsamdaki projeleri desteklemek her zaman öncelikli. Sabancı Holding olarak, Türk müzeciliğinde çığır açan Picasso Sergisi’nden bu yana büyük ustaların sergilerine destek veriyoruz. Bunu kurumsal vatandaşlık yaklaşımımızın bir gereği ve sorumluluğumuz olarak görüyoruz. Bu alandaki çalışmalarımız toplumsal sorumluluk penceresinden, topluma bir katkı yapma isteği ve inancıyla yapılıyor. Ne mutlu bize ki, halkımız da bizim bu isteğimize yürekten karşılık veriyor. İnanıyorum ki, bu sergimiz de öncekilerde olduğu gibi yoğun ilgi görecek, kapıda kuyruklar olacak. Miro; Picasso, Rembrandt ve Monet’den sonra halkımızla buluşmasına aracılık ettiğimiz dördüncü büyük usta oldu. Sabancı Holding’in vizyonu farklılıklar yaratarak kalıcı üstünlükler sağlamak. Miro da sanatıyla, eserleriyle fark yaratmış bir sanatçı. Sergi aracılığıyla bu büyük ustayı sadece eseriyle değil tüm yaşamıyla yakından tanıma ve anlama fırsatı bulacağız.” dedi.

  • Yer:Sakıp Sabancı Müzesi
  • Adres:Sakıp Sabancı Cad. No:42 Emirgan Sarıyer İstanbul 
  • Telefon:012 277 22 00
  • Faks:0212 229 49 14

 

Yusuf-Taktak-YukaridanasagiyaYusuf Taktak – Yukarıdanaşağıya Soldansağa 19152015 Sergisi
20 Ocak 2015 ~ 07 Şubat 2015

Sergi 3 alanda değerlendirildi. Merdivenlerden inildiğinde, galerinin ana mekanında ve arka alanda bir olmak üzere 3 iş, yerleştirildi. Söz konusu yapıtların ortasında yer alan aynı zamanda sergiye adını veren düzenlemenin önüyle arkasındaki çalışmalar: serginin birer işareti niteliğinde ve sanatçının uzun süredir kullandığı “dikilitaş” biçimlerinin yorumu niteliğinde.

Yukarıdan aşağıya-soldan sağa bulmacalarda kullanılan yönlendirmelerdir. Toplumsal açıdan baktığımızda da, görsel ve yazılı medyayı da kullanarak iktidardakilerin buyurgan tavrıdır. Sahip olunan bir düşünce; yukardaki söz sahiplerinden en aşağıdakilere ve sol düşünceden sağa, baskın çıkma çabaları bulmacaya dönüşmüştür.

Aynı şekilde, Türk –Ermeni sorununu da bu bağlamda ele alındı. Birçok aydın, sıradan insan, okuduğumuz kitaplar, medya, iktidar ve muhalefetteki siyasiler 100 yıllık sorunu; işin içinden çıkılmaz hale sokmuşlardır. Düzenlemeye baktığınızda bulmaca ve aralarında toplumumuzda derin iz bırakan ermeni bir ustanın (Varojan Orancı) elinden çıkan ahşap ayakkabı kalıpları… Artık yerini plastiğe bırakmış bu değerli nesneler bulmacanın içinde gezinmektedirler tıpkı ermeni vatandaşlarımız gibi.

Galerinin kendine has özelliği olan kare seramikler ister istemez işlerin içine girdi ve ana motif (leitmotiv) olarak her iş’de kendini gösterdi. Kareler; kimi zaman bulmacanın bir öğesi, kimi zaman da hiyeroglif yerine geçtiler.

  • Yer:Maçka Sanat Galerisi
  • Adres:Eytam Cad. 31/A ?34357 Maçka Şişli İstanbul
  • Mail:[email protected]
  • Faks:0212 234 40 51

 

Pardon-Kacinci-KatGenç Küratörler Soruyor: Pardon, Kaçıncı Kat?
10 Ocak 2015 ~ 07 Şubat 2015

Küratörler / Melike Bayık & Mergüze Günay

Sanatçılar: Recep Akar, Mustafa Duymaz, Didem Erbaş, Murat Germen, Şifa Girinci, Emre Kantaşlı, Volkan Kızıltunç, Manbor, Ali İbrahim Öcal, Saliha Yılmaz

Küreselleşen dünya düzeni ve kent hayatının baskıcı dinamikleri karşısında sanat konjonktürü dâhilinde ne türden önermeler yapılabilir? “PARDON, KAÇINCI KAT?”, kent ve doğa ilişkisi üzerinden sanat alanında dönüşümün olanaklarını sorgulayan genç küratörlerin yönelttiği meşru soruları irdeliyor. Sergi bu sorular ve onlara getirilebilecek yanıtların peşine düşüyor.

Bu sergi kent ve doğa üzerine izleyiciye bir rapor sunma hevesinde değil. Serginin iki bölümünü mümkün olduğunca birbirinden koparmak; buna karşın diyalog alanlarını da korumak üzere tasarladık. Yaygın olarak işlenmiş kent-doğa ikiliğini iki genç küratör olarak aslında yapıtaşlarına ayırıp; küratörlük mekanı mı, eserleri mi, ilişkileri mi ön plana alarak bizi en çok heyecanlandıran şeyi ortaya koyar diye sorduk. Küreselleştirme biçimlerinin somut etkilerinin tam da gözünün içine bakan bir jenerasyondan post-modern ütopyaların, mega kentlerin, sanat ve izleyici arasında açılan mesafenin ve bu yersiz-yurtsuzluğun bizi sürüklediği ruh durumunu gayri-resmi bir çerçevede yalın bir soru olan, ama betonun ve yabancılaşmanın tınısını taşıyan “Kaçıncı Kat?” ile aktarmak istedik.

Sanatçılar Recep Akar, Mustafa Duymaz, Didem Erbaş, Murat Germen, Şifa Girinci, Emre Kantaşlı, Volkan Kızıltunç, Manbor, Ali İbrahim Öcal ve Saliha Yılmaz’ın eserlerinin yer alacağı serginin açılışı 10 Ocak’ta gerçekleşecek. Sergi 07.02.2015 tarihine kadar MERKUR’de görülebilir.

Sergi Koordinatörü / Düzelti: Sena Danışman

  • Yer:Galeri Merkur
  • Adres:Mim Kemal Öke Cad. Erenler Apt. No: 12 D: 2 Nişantaşı Şişli İstanbul
  • Mail:[email protected]
  • Faks:0212 225 37 37

 

muhtesem-yuzyilteshir-i-ihtisamMuhteşem Yüzyıl: Teşhir-i İhtişam
29 Aralık 2014 ~ 10 Şubat 2015

“Muhteşem Yüzyıl” şimdi de dünya çapında bir sergi prodüksiyonu ile Maslak’ta yeni açılan Uniq İstanbul Kültür ve Sanat Merkezi içinde yer alan UNIQMÜZE’de ziyaretçilere kapılarını açtı.

TİMS Productions ve Istanbul Exhibitions tarafından ortaklaşa gerçekleştirilen “Muhteşem Yüzyıl: Teşhir-i İhtişam” sergisi, Muhteşem Yüzyıl’ın ruhuna dokunma ve dünyasını yakından hissetme şansı veriyor.

Muhteşem Yüzyıl’ın büyüleyici atmosferi; dekorları, kostüm ve aksesuarları, mücevher ve taçlarıyla sergiye aktarıldı.

Ziyaretçiler, 4 sezon boyunca hafızalardan silinmeyen büyüleyici atmosferin zenginliğini ve içinde bulunma deneyimini yaşayacak ve daha önce hiç görülmemiş, sadece bu sergi için üretilen çok özel sürprizler ile karşılaşacaklar.

“Muhteşem Yüzyıl: Teşhir-i İhtişam” sergisinde ziyaretçileri zengin bir içerik, şaşırtıcı multimedya uygulamaları ve çok daha fazlası bekliyor.

– 0-6 yaş grubu Uniq Müze’ye ücretsiz girebilir.
– Biletler üzerinde yazan gün geçerlidir.
– Uniq Müze’ye profesyonel kamera, fotoğraf makinası, ses cihazı vb. ile giriş özel izne tabiidir.
– Öğrenci indiriminden yararlanan kişilerin resmi ve geçerli bir öğrenci kimliği ibraz etmesi yeterlidir.
– Uniq Müze’ye yiyecek-içecek ile girilemez.
– Uniq Müze bilet fiyatlarında değişiklik yapma hakkını saklı tutar.

  • Yer:UNIQMÜZE
  • Ücret:Tam 35.00 TL – Öğrenci 28.75 TL
  • Nereden Alınır:Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

bilim-tuneliBilim Tüneli Sergisi
25 Aralık 2014 ~ 12 Şubat 2015

Bilim Tüneli Sergisi, 1 Aralık 2014 – 12 Şubat 2015 tarihleri arasında Mall Of İstanbul – 1’de son buluşları teknolojiseverlerin beğenisine sunacak.

Bilim ve teknolojiyi laboratuvarın dışına taşıyan, son 13 yılda 18 ülkede, 30 şehirde, 10 milyon ziyaretçinin gezdiği Bilim Tüneli Sergisi, son araştırma buluşlarını ve perspektiflerini dünya çapında başarılı bir şekilde tanıtıyor.

Küreselleşen bilim, bilim iletişiminde yeni nesil, multimedya sergi içerikleri ve çok daha fazlası sizi bekliyor!

Bilim ve teknolojinin geleceği nasıl değiştireceğini gösteren Bilim Tüneli Sergisi’nde büyüleyici bir deneyim yaşayacak, evren, madde, yaşam, karmaşıklık, beyin, sağlık, enerji ve toplum konularında gelecekte neler olacağını bugünden öğreneceksiniz.

Adını Nobel ödüllü Alman fizikçiden alan Max Planck Topluluğu, kar amacı gütmeyen ileri bilim için çalışan bağımsız bir araştırma kuruluşu. Max Planck Topluluğu, dünya çapında tanınmışlığı ile bilim ve teknoloji araştırmalarına önderlik ediyor. 2006 yılında yapılan bir araştırmada üniversite olmayan enstitüler arasında kurum, bilim araştırmaları alanında 1., teknoloji araştırmaları alanında 3. seçildi.

01.12.2014 – 12.02.2015 tarihleri arası her gün saat:10:00 – 22:00 arası ziyaret edebilirsiniz.

  • Yer:Mall Of İstanbul-1
  • Adres:Süleyman Demirel Bulvarı. TEM Basın Ekspres kavşağı. Başakşehir İstanbul
  • Ücret:Tam 23.00 TL Öğrenci 13.00 TL
  • Nereden Alınır:Biletix Çağrı Merkezi: 0216 556 98 00 Biletix Satış Noktaları,www.biletix.com ve Mekan gişe

 

Nejat-Kavvas-Saydam-MasallarNejat Kavvas – Saydam Masallar Cam Sergisi
15 Ocak 2015 ~ 15 Şubat 2015

Yeni Zelanda’da yaşayan Türk sanatçı Nejat Kavvas’ın İstanbul’daki ilk kişisel sergisi “Saydam Masallar” Galeri Selvin 2’de açılıyor.

Camı bir simyacı gibi işleyip adeta bambaşka bir anlama büründüren Nejat Kavvas kadını, doğayı, soyut formları hayatı boyunca içinde yaşadığı çok kültürlülükten beslenerek yeniden yorumluyor. Mükemmel bir tekniği estetikle buluşturan sanatçı dışavurumcu renkleri holografik bir yaklaşımla camın içinde özgür bırakıyor, malzemenin yapısıyla oynayıp onu farklı dokulara dönüştürüyor. Camı bir madde olarak tarihten beri kullanılageldiği pratik bağlamından koparıp ona ruh vererek bir nesneden öteye taşıyor ve ona sanat pratikleri içinde hak ettiği yeri vererek onurlandırıyor.

Marmara Üniversitesi Eczacılık Fakültesi’nden mezun olan Nejat Kavvaş, cam eğitimini Stipglass Cam Okulu, Tilburg Hollanda 2010, Cam Ocağı İstanbul 2009, California Polytechnic State University, San Louise Obispo California, Pilchuck Cam Okulu, Seattle, Washington, 2009, Art Station Sanat Okulu, Auckland Yeni Zelanda, 2008 de yaptı.

Ayrıca Claudia Borella Cam Okulunda uzman kalıp yapım teknikleri kursu, 2012, Cam Ocağı, İstanbul “A dan Z ye kalıp yapım teknikleri ve fırında cam döküm” kursları verdi.

Armaggan Gallery, Art 24/7 Volume: 2 sergisi, İstanbul,Armaggan Gallery, İstanbul Gurup Sergisi, İstanbul, 2011, SOFA Chicago Sanat Fuarında Sergi, Türk Kültür Vakfı 2011, Ron Şang Gallery sergisi, 2011, Red Spot Gallery, “Cam Ustaları” sergisi 2011, Armaggan Gallery, İstanbul grup sergisi 2011, Flagstaff Gallery, Auckland Yeni Zelanda, “Glassification” sergisi 2010, Ron Şang Gallery, Auckland Yeni Zelanda, Group sergisi 2010, Uxbridge Creative Centre, “Exposed” Sergisi, Auckland, Yeni Zelanda 2010, Molly Morpeth Canaday Ödül sergisi Yeni Zelanda 2010, Ranamok Ödül Sergisi, Avustralya 2009, Art Station Sanat Okulu, “Ten Year of Glass” sergisi, Yeni Zelanda 2009 da sergilerine katıldı.

Masif cam yapıların işlenme sürecindeki büyük zorluk ve zahmetlere yenilmeden ustalığını sanatçı ruhuyla birleştiren Nejat Kavvas’ın “Saydam Masallar” adlı kaçırılmayacak sergisi 15 Ocak – 15 Şubat 2015 tarihlerinde Galeri Selvin 2’de görülebilir.

  • Yer:Galeri Selvin 2
  • Adres:Bebek Arnavutköy Cad. (1. Cadde) 20/A Arnavutköy Beşiktaş İstanbul
  • Mail:www.galeriselvin.com

 

sahin-kaygun-sergisiŞahin Kaygun Sergisi
20 Kasım 2014 ~ 15 Şubat 2015

İstanbul Modern, Türkiye fotoğrafçılığında farklı arayışlarıyla öncü bir rol üstlenen Şahin Kaygun üzerine, sanatçının 1992’de vefatından sonra düzenlenen en kapsamlı sergiyi hazırlıyor.

Disiplinlerarası kavramının Türkiye’de henüz gündeme gelmediği 1980’li yıllardaki fotoğraf kültüründe resim, grafik, fotoğraf ve sinema gibi farklı alanları birbirine yakınlaştıran Şahin Kaygun, fotoğrafın tekniğine ilişkin yeni ve şaşırtıcı uygulamalar gerçekleştirdi. Türkiye’de fotoğraf çalışmalarının farklı sanat dallarıyla bağını çağdaş bir yorumla arayan sanatçı, teknikler arasındaki sınırları zorlamaya devam etti.

Detaylı bir arşiv çalışmasının ardından gerçekleşecek sergi, Kaygun’un 1980’lerden itibaren fotoğraf üzerinde ilk deneysel müdahalelerde bulunduğu, Türkiye’de bir ilk teşkil eden Polaroid çalışmalarından en son dönemine kadar uzanıyor. Sanatçının fotoğraf üzerine katmanlar ekleyerek ilerlediği teknik arayışlara paralel olarak, Kaygun’un ele aldığı yaşam ve ölüm temaları üzerinden bilincin sınırlarında, rüya ve gerçeklik arasında bir anlatının izleri sürülüyor. 80’lerin politik ortamında yaşanan bireysel bunalım ve içe kapanmanın sanat alanındaki yansımalarının hissedilebildiği dönemi ele alan sergide, Kaygun’un çalışmaları zamanın ruh halini kişisel bir bakış açısıyla dışa vuruyor.

Lise yıllarında resim yaparak hayatını kazanmaya başlayan Şahin Kaygun, 1969 yılında Devlet Tatbiki Güzel Sanatlar Üniversitesi’nde grafik eğitimine başlar. Üniversite yıllarında fotoğrafla sanatsal anlamda ilgilenen sanatçı için grafik ve fotoğraf birbirini besleyen, tamamlayan iki alan olur. Kaygun’un fotoğraf üzerinde ilk manipülasyon denemelerini yaptığı Polaroid serisinden parçalar Uluslararası Polaroid koleksiyonuna dahil edilir ve çalışmaları önemli müze ve sanat kurumlarında sergilenir.

“Ben fotoğraf çekmiyorum, fotoğraf yapıyorum” diyen sanatçı için, ortaya çıkan her kare onun tasarladığı bir sahnedir. Önce zihninde kurguladığı kompozisyonu tasarlar, sonra fotoğrafı çeker; karanlık odada devam eden süreçte, rastlantılara yer yoktur. Kaygun, kazıyarak, renklendirerek, çizerek fotoğraftaki istemediği detayları siler, kendi istediklerini ekler. Baskıları üst üste bindirir, kolajlar yapar, akrilik boya ile boyar ve nihayetinde ortaya kendi iç dünyasını koyar. Burada önemli olan, zamanında tartışıldığı gibi, bu çalışmaların resim mi yoksa fotoğraf mı olduğu değildir. Kaygun’un amacı tam da disiplinlerarası bir sanat dili oluşturmaktır.

Küratör: Sena Çakırkaya

  • Yer:İstanbul Modern
  • Adres:Meclis-i Mebusan Cad. Liman İşletmeleri Sahası Karaköy Beyoğlu İstanbul

 

elif-karadayi-portrelerEliff Karadayi – Portreler
16 Ocak 2015 ~ 19 Şubat 2015

Tüm çağdaş sanat oluşumlarının sergilerine ev sahipliği yapan Gama Art Gallery, ressam Eliff KARADAYI’nın PORTRELER başlığı altındaki kişisel sergisini 16 Ocak- 19 Şubat tarihleri arasında sanatseverler ile buluşturuyor.

Sanat’ı kendisi için kendini tarif ve tamir etme aracı olarak gören Eliff Karadayı’nın Portreler adını verdiği sergisi hayatına girmiş, hayatından teğet geçen veya hayatında çok ciddi etkileri olmuş insanların seneler içinde birikmiş çizimlerinden oluşuyor. Portrelerinde naif ve çocuksu öğeler ağır basıyor, ara renkleri tercih etmeden ve boyaları birbirine karıştırmadan çoğunlukla ana renklerle yalın ve basit bir dil içinde tanıdığı bu insanları yansıtıyor, çocuksu bir dille çocuksu olmayan olgunluktaki insanları anlatıyor.

Sanatçı diyor ki; Bana göre sanatın amacı sınırları kaldırmak olmalı. Bir sanat yapıtının dili, dini, milliyeti, ırkı yoktur. Sanat, insanlar ve ülkeler arasındaki sınırları ortadan kaldıran en doğru mecra. Sanat üretimlerimi herhangi bir kategoriye dahil etmeden soyutlayıcı bir dışavurum üzerinden modernist bir anlayışta ele aldığımı söyleyebilirim. Sanatın, iyileştirici, özgürleştirici enerji ve güç veren yanına inanıyorum. Resim benim bitmek tükenmek bilmeyen yaşam kaynağım…

Eliff Karadayı Kimdir? Yeditepe Üniversitesi Elektrik Elektronik Mühendisliği’nden mezun oldu, ancak küçüklüğünden bu yana resme olan ilgisini hiç kaybetmedi. Bir dönem Nevin Çetin Atölyesi’nden eğitim aldı. İşin ilginç yanı eserleri büyük beğeni toplasa da o hiçbir zaman yaptıklarının kayda değer olduğunu düşünmedi. taaki üniversitede okurken bir arkadaşının yönlendirmesiyle yurtdışında başvurduğu bir bursun kabul görmesine kadar. San Francisco School of Art kendine güven duymasını sağladı. Daha sonra NYU’ da asistanlik teklifi aldı ve bunu takiben kendisinden Sciences Po Paris de secmeli ders olarak Collage and Sculpture dersi vermesi istendi. Bu süre zarfında Türkiye’deki sanat piyasasınının, özellikle genç sanatçılara eğilen koleksiyonerleri arasında hızla yükselen bir başarı grafiği yakaladı. Pop Art’ın Türkiye’deki genç temsilcisi olarak tanındı. ‘’MAAİLE” 14. solo sergisidir. Çalışmalarına Balat’taki atölyesinde ve Gama Gallery’ de devam etmektedir.

  • Yer:Gama Galeri
  • Adres:Turnacıbaşı sok. No:21 Beyoglu Taksim Beyoğlu İstanbul
  • Mail:[email protected]

 

sehir-UzunlamasinaŞehir: Uzunlamasına Sergisi / Mağara
27 Aralık 2014 ~ 19 Şubat 2015

İstanbul’un alışılagelmiş şehir manzaraları bu kez farklı bir fotografik anlatımla karşımıza çıkıyor… Fotoğrafçıların, uzun pozlamalar ve siyah/beyaz bir anlatım diliyle yorumladığı tanıdık mekanlar, farklı görsellikleriyle 27 Aralık – 19 Şubat arasında “Şehir: Uzunlamasına” sergisinde MAĞARA’da ziyaretçilerini bekliyor.

Fotoğrafçı ve eğitmen Muammer Yanmaz’ın 40 Haramiler fotoğraf grubuna eğitim verdiği stüdyosu MAĞARA’da, Coşar Kulaksız’ın danışmanlığında, “2. Fine Art Fotoğraf Atölyesi” gerçekleşti. Atölye sonunda oluşan “Şehir: Uzunlamasına” başlıklı sergi, klasik sokak fotoğrafçılığı temeli üzerine sanat fotoğrafının nasıl inşa edilebileceği hakkında fikirler veriyor.

Küratörlüğünü de Coşar Kulaksız’ın üstlendiği sergi, alışılagelmiş İstanbul şehir manzaralarını, uzun pozlandırmalar ve siyah/beyaz bir anlatım dili ile farklı bir fotografik yaklaşımda izleyiciye sunuyor. Sergide yer alan her fotoğraf aslında sağdan ve soldan çekilen iki farklı açının tek bir noktada görsel birleşimi üzerine kurgulandı. Böylece, izleyicilere bir mekanın, uzun pozlama ve ikili anlatım diliyle görsel olarak nasıl algılandığı ve hissettirdikleri aktarılıyor.

Fine Art fotoğraf atölyesi ve sonunda oluşturulan bu sergi; fotoğrafın sadece anlık bir tespit değil, aynı zamanda bir sanat mecrası olarak algılanabileceğine dair izlenimler vermesi açısından da önem taşıyor.

Fotoğrafçılar: Ali Efe Yılmaz, Alican Ekin, Aysun Hürol, Burcu Hakman, Gökçe Halulu Çevikoğlu, Gülşah Gencer, Gürkan Kurban, Ilgın Yaroğlu, Kübra Karaçizmeli, Selin Devran, Serli Hamamciyan, Şeyda Soydamal Türk.

  • Yer:Mağara
  • Adres:Eski Osmanlı Sok No: 21 / 1 Mecidiyeköy Şişli İstanbul 
  • Telefon:0212 266 66 74

 

yabanci-topraklardaJacques Tange – Yabancı Topraklarda
08 Ocak 2015 ~ 21 Şubat 2015

Jacques Tange 1960’da Vlissingen’de doğmuştur. Hollandalı sanatçı, Rotterdam Sanat Okulu’nu bitirdikten sonra 1984 yılı itibariyle aktif olarak eser üretmektedir. Sanatçının yeteneği, 2005-2006 yıllarında Hollanda’da ‘’Yılın Sanatçısı’’ seçilmesiyle tescillenmiştir. Tange’nin eserleri ortaçağın resimlenmiş el yazmalarına dayanmaktadır fakat zaman içinde, bugünkü dünyaya ve insanın dünyadaki yerine yorumlanmıştır.

Jacques Tange’nin kişisel sergisinin başlığı olan ‘Yabancı Topraklarda’ , sanatçının ilk kez tanımadığı ve yabancı olduğu bir ülke olan Türkiye’de sergi gerçekleştirecek olmasından doğmuştur. Bu sergi onu alışık olduğu ve yaşadığı Avrupa kıtasından bir adım dışarıya çıkarmaktadır.

Tange’nin eserleri hayatın kendisinden etkilenmektedir ve en önemlisi, aşktan ilham almaktadır. Kadınları övme yoluna gitmesinin nedeni ise onların gücünün dünyayı kurtaracağını düşünmesinden ötürüdür. Tange’nin eserlerindeki kadınlar güzel, kuvvetli ve azimlidir. Sanatçı, kadınlara olan sevgisini onları eserlerinde arzu nesnesi olarak değil, anne ve sevgili olarak göstererek yansıtır. Kadınların erkekler gibi güç tutkunu olmadığını fakat aslında gücün kendisi olduklarını düşünmektedir.

Eserlere yansıyan başka bir konu ise sanatçının evrene ve geleceğe ilişkin kaygılarıdır. Evrenin hepimizin koruyucu ve besleyicisi olduğunu söyleyen Tange, onu yeteri kadar koruyamadığımızı belirtmektedir. Bizi koruyan evrene sahip çıkamamamız kendimize de sahip çıkamamak anlamına gelmektedir. Hava kirliliğini yaratan, ormanları yok eden, hayvanları ve hatta birbirimizi öldüren bizlerin betonla kaplı bir ormanda yaşadığımızı, şehirlerimizi giderek büyüttüğümüzü ve bir zamanlar olduğumuz saf halimizden giderek uzaklaştığımızı düşünmektedir; bir zamanlar güneşin altında özgür olan ve doğanın geri kalanıyla da uyum içinde yaşayan bizlerden…

Neyse ki, sanatçının eserlerinde her zaman bir çıkış yolu vardır ve bu bir kaçış alanıdır; bir parça mavi gökyüzü, özgür ve düz bir alana çıkış yolu, bizi başka bir yöne uçurabilecek bir balon, ya da aşk veya mutluluk için ufak bir işaret…

  • Yer:ART350
  • Adres:Bağdat Caddesi No: 350 34738 Kadıköy İstanbul
  • Web:www.art350.com

 

Merve-Hasman-1Merve Hasman – Bana Baktığını Biliyorum / I Know You Are Looking At Me
15 Ocak 2015 ~ 28 Şubat 2015

Son dönemin genç ve sıradışı fotoğraf sanatçılarından Merve Hasman’ın, ‘Bana Baktığını Biliyorum’ (I Know You Are Looking At Me) adını verdiği ve The Istanbul Edition Otel ile işbirliği yaptığı son fotoğraf sergisi 15 Ocak akşamı verilecek kokteyl sonrası açılacak. Hasman, Edition marka konseptinin ana unsurları olan “büyüleyici zarafet, doğallık ve tutku”yu fotoğraflarına yansıttı.

Sanatçı, The Istanbul Edition’da gerçekleştireceği fotoğraf sergisi için ‘modern yaşamın yoğun temposundaki kişinin şehirden kaçışını, iç dünyasına gerçekleştirdiği yolculuğu, ve huzuru keşif sürecini’ objektifine yansıttığını söyledi.

The Istanbul Edition için özel olarak hazırlanan sergisinin açılış kokteyline sanat, cemiyet ve iş dünyasından çok sayıda davetlinin katılması bekleniyor. Doğal ve çarpıcı karelerin yer aldığı fotoğraf sergisi gezecek katılımcılar kısa film gösteriminin ardından sergiyi dolaşabilecek ve fotografları sanatçıyla birlikte değerlendirebilecekler. Sergi ve film gösterimi Şubat ayının sonuna kadar The Istanbul Edition’da izlenebilecek.

Teknik eğitimlerini İsviçre, Milano ve Amerika’da alan genç sanatçı fotoğrafçılıkta öğrenme sürecinin devamlılığına değinerek: ‘Her gün yeni bir şey öğreniyorum, bunun yaşla ve tecrübeyle de alakası yok. Teknoloji de, hayat da çok hızlı ilerliyor. 80 yaşına kadar fotoğraf çekmek istiyorum ve eminim o yaşta da hâlâ öğrenecek bir çok şeyler bulacağım’ açıklamasında bulundu.

The Istanbul Edition’da gerçekleştireceği fotograf sergisi için; doğal güzelliği ve kişinin iç dünyasına gerçekleştirdiği huzurlu yolculuğu hikayeleştirdiğini, bunun günümüz temposunda yoğun çalışan modern insan profili için uygun ortam ve koşullar sağlandığında şehrin merkezinde bile mümkün olabileceğini aktarmaya çalıştığını sözlerine ekledi.

  • Yer:The Istanbul Edition

 

Nesren-JakeNesren Jake – SINS / GÜNAHLAR sergisi
08 Ocak 2015 ~ 28 Şubat 2015

“Her Şeyi Sorgula” mesajı veren işlerini Pop-Propaganda olarak tanımlayan Nesren Jake, günahların kime ve neye göre olduğunu sorgulattığı SINS / GÜNAHLAR sergisi, 7 Ocak 2015 Çarşamba G-art Beyoğlu’nda…

Amacı, var olan toplumsal düzen(ler)i ve verdiği hasarları insanlara anlatabilmek olan, işlerinin tarzını pop-propaganda olarak tanımlayabildiğimiz Nesren Jake eleştirel zekası ile dikkat çekiyor. Ürettikleri bir taraftan güncel olanla hesaplaşırken, diğer bir taraftan da daha derin katmanlarla zamana yayılan eleştirel anlamlar barındırıyor. Siyasal ve ekonomik düzenlerin propagandalarını, kullandığı ironik sembolleri aracılığıyla dezenformasyona uğratıyor. Yani kullandığı popular kültür imajlarının verdiği bilinçaltımıza yerleşen toplumsal mesajları, kendine has yöntemleriyle tekrar sorgulamamıza yardımcı oluyor.

Bu sergide üzerine oldukça düşünmemiz gereken Günah kelimesi, genellikle dini bağlamda Tanrı’nın arzu ve emirlerine uygunsuz her şeyi tanımlamak için kullanılır. Tanrı’nın açıkladığı standartlara ve emirlere karşı yapılan bilinçli ihmalkarlık veya inkar olarak da açıklanabilir. Birçok farklı inanç ve felsefede, dini nitelik taşısın taşımasın, günah kavramı mevcuttur. Günah sözlükte; “isyan, karşı gelme, suç, kabahat” manalarına gelir. Peki bu karşı gelme sadece Tanrı’ya karşı mıdır, yoksa insanlar da birbirlerine karşı günah işlemekte midir? Önemli olan inanç mı, yoksa kime veya neye karşı sorumlu olmanın bilinci midir? İşte bu noktada Nesren Jake günahların kime ve neye göre olduğunu sorguluyor ve kadim bilgelik zincirinin halkalarını birer birer aralıyor.

1984 doğumlu sanatçı, 2010 yılında aktif olarak sanatsal tasarılarını ve düşüncelerini hayata geçirmeye başladı. Genelde bir seriyi tamamlamak ya da tek bir iş çıkartmak yerine karışık düzende farklı formatlarda ve konularda işler yapmayı tercih eden sanatçı, böylece belli bir noktaya odaklanmaktan kaçınarak, çoğunluğun benimsediği bakış açılarına eleştirel olarak bakıyor. Anlatım dili bazen ağır, bazen de hafif bir şekilde eleştiri-alay çerçevesinde kurgulanıyor.

  • Yer:G-Art Galeri
  • Adres:Tomtom Mah. Kumbaracı Yokuşu No: 37/A Beyoğlu İstanbul 
  • Mail:[email protected]

 

Lozandan-cumhuriyete-inonuLozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü Sergisi
29 Aralık 2014 ~ 28 Şubat 2015

Lozan Antlaşması’nın imzalanmasının 90. yılı etkinlikleri kapsamında geçtiğimiz yıl İnönü Vakfı tarafından hazırlanan “Lozan’dan Cumhuriyet’e İsmet İnönü” sergisi İnönü Vakfı’nın arşivlerindeki belge ve fotoğraflarla, Lozan’ın imzalanmasından Cumhuriyet’in ilanına, erken Cumhuriyet yıllarından, iç ve dış politikaya kadar çeşitli toplumsal, ekonomik ve kültürel dönüşümleri İsmet İnönü ekseninde gözler önüne seriyor. Sergide ziyaretçiler; dokunmatik ekranlar ve video enstalasyonları aracılığıyla interaktif olarak belge ve Atatürk ve İsmet İnönü’nün hayatlarının kronolojisi, yazışmalar, telgraflar, fotoğraflar hatta kamera görüntülerinin yer aldığı, gazete ve dergi kapakları, mühürler, madalyalar, nişanlar, imzalanan antlaşmalar, resmi yazışmalar, müzakerelere ait birçok belgenin de yer aldığı sergi, Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde 24 Aralık 2014- 28 Şubat 2015 tarihleri arasında gezilebilir. Kadıköy Belediyesi Etkinliği

  • Yer:Caddebostan Kültür Merkezi Sanat Galerisi
  • Adres:Bağdat Cad. Haldun Taner Sok. No:11 Kadıköy İstanbul
  • Mail:[email protected]

 

Balkan-Naci-islimyeliBalkan Naci İslimyeli – Bir Şey Söyle
13 Ocak 2015 ~ 28 Şubat 2015

EKAV / Eğitim, Kültür ve Araştırma Vakfı yeni yılın ilk sergisine çağdaş sanatın önemli temsilcilerinden Balkan Naci İslimyeli’nin son yapıtlarından oluşan “Bir Şey Söyle” ile 13 Ocak – 28 Şubat 2015 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor.

Sanatçı bu projesinde tuval, video, fotoğraf, giysi heykel ve metnin birlikte oluşturduğu ortak bir dil kullanıyor.

Balkan Naci İslimyeli 1990’ların başından bu tarafa yoğunlaştığı temel bir izleğin alanını son sergisiyle daha da genişletiyor ve şöyle diyor “Küresel iletişim ağının ürkünç boyutlarda yükselen gücü karşısında kısılan insan sesini yeniden duyabilecek miyiz… Konuşan biz miyiz, duyduğumuz sesler bizim mi… Ses tellerimiz hangi biodigital kontrol noktaları arasında gerili duruyor… Bu sergi susmak konuşmak ve susturulmanın ara sesleri üzerine görsel bir soruşturmadır.”

Balkan Naci İslimyeli sergi süresince galeri mekânında yapacağı iki söyleşide bu kavramla ilgili diğer sergilerini de izleyicilere tanıtıp tartışacak. Sergiyi Türkiye’nin ilk online sanat televizyonu www.ekavart.tv de izleyebilirsiniz. ZİYARET SAATLERİ : Pazartesi – Cuma 11:00-18:30 / Cumartesi 12:00-18:30

  • Yer:Ekavart Gallery
  • Adres:Askerocağı cad. Ritz Carlton Otel, Süzer Plaza No:15 Gümüşsuyu Beyoğlu İstanbul 
  • Mail:[email protected]
  • Faks:0212 252 81 31

 

irem-Sozenin-Objektifindenİrem Sözen’in Objektifinden Geri Bak
21 Ocak 2015 ~ 21 Mart 2015

Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room”, İrem Sözen’in “Geri Bak” adlı sergisine 21 Ocak – 21 Mart 2015 tarihleri arasında ev sahipliği yapıyor. Bir dönemin tahlilini fotoğraflarla sunan sanatçının seyircisini davet ettiği sergisi Pazar günleri hariç her gün 10:00-19:00 saatleri arasında Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi “Operation Room”da gezilebilir.

İrem Sözen “Geri Bak”la eski albümlerden bulduğu hem kendisinin hem de aile bireylerinin çekmiş olduğu kimi fotoğraflarla kişisel kayıtlarını birleştirerek, bir dönemin tahlilini yapıyor. Hafızanın kronolojiden saparak yığılmasından yola çıkarak, belli bir dizin olmaksızın ileri ve geri sıçrayışlarla zihinsel hafriyatını bir sonradan bakma eylemi halinde gerçekleştiriyor.

Sanatçının kişisel kayıt olarak adlandırdığı bu belgelerde, temas edilmiş karakterlerin portrelerinin kapladığı alanın büyüklüğü, aslında hafızanın sadece zamanda değil, özneler arasında da sıçrayışlar gerçekleştirdiğini gösteriyor. Yakınlığa dayalı ortak tarihin içindeki paydaşların bireyin kendisine bahşettiği anıları bulanıklaştırmak pahasına karşısındakinin tarihini sahiplenişine, ona tutunuşuna şahit oluyoruz. Yakınlık nerede başlayıp nerede biter? Bir eylem olarak fotoğraflama halindeki yalnızlık ne kadar esastır? Başkasından ne kadar beslenmekte veya onun ne kadar kuşatması altındadır?

  • Yer:Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi
  • Adres:Güzelbahçe Sok. 20. Nişantaşı Şişli İstanbul
  • Mail:[email protected]

 

dunya-savasinda-propaganda1. Dünya Savaşı’nda İttifak Cephesinde Savaş ve Propaganda
29 Aralık 2014 ~ 22 Mart 2015

1. Dünya Savaşı’nın 100. yılını anmak üzere İttifak cephesinde yer alan devletlerin yürüttüğü halkla ilişkiler süreçlerini, bir başka deyişle propaganda kampanyalarını anlatan sergi, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (ANAMED) açıldı. “1. Dünya Savaşı’nda İttifak Cephesinde Savaş ve Propaganda” ismini taşıyan sergide posterlerden, kartpostallara, sembolik ödüllerden madalyalara kadar pek çok tarihi doküman ve obje yer alıyor. Osmanlı İmparatorluğu’nun savaş döneminde müttefikleriyle geliştirdiği ilişkileri de gözler önüne seren sergi 22 Mart 2015 tarihine kadar ziyaret edilebilecek. Ömer M. Koç Koleksiyonu’ndan seçilen eserlerin yer aldığı serginin küratörlüğünü Bahattin Öztuncay üstleniyor.

  • Yer:Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi
  • Adres:İstiklal Cad. Nuru Ziya Sok. Beyoğlu İstanbul 
  • Telefon:0212 393 60 00

 

PabucPabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan Sergisi
03 Aralık 2014 ~ 31 Mayıs 2015

Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, kadınların vazgeçilmez tutkusu olan ayakkabıların geçmişine uzanan eşsiz bir sergiye ev sahipliği yapacak. 19. yüzyıldan 20. yüzyılın başına kadar geçen zamana ait ayakkabıların yer aldığı ‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ adlı sergi, 27 Kasım’dan itibaren Sadberk Hanım Müzesi’nde görülebilecek.

Vehbi Koç Vakfı Sadberk Hanım Müzesi, 19. yüzyıldan 20. yüzyılın başlarına kadar geçen döneme ait pabuçların yer aldığı tarihi koleksiyonu ziyaretçileriyle buluşturmaya hazırlanıyor. 27 Kasım’da ziyarete açılacak ‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ adlı sergi, 31 Mayıs 2015 tarihine kadar gezilebilecek.

‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ sergisinde; çoğunluğu Osmanlı’nın son döneminde üretilen ayakkabı ve terlikler oluştururken, Orta Asya, İran, Kuzey Afrika, Hindistan ve Avrupa’nın çeşitli ülkelerinden de örnekler yer alıyor. Cumhuriyet’in ilk yıllarında üretilen ayakkabıları da kapsayan 127 parçalık koleksiyon, geleneksel anlayışın yanı sıra Batı modasını yansıtan çizme, bot, ayakkabı, terlik ve nalın gibi çeşitli modelleri de bir araya getiriyor.

Deri ve kumaştan yapılmış, çoğu sırma, gümüş, tel, kılabdan ve boncuk ile süslenmiş ürünler arasında Mısır Hıdiv ailesinden Prenses Atiye’ye ait olan gelin ayakkabısından, Bursa Valisi Ahmet Münir Paşa ile Pervin Hanım’ın kızı Memduha Hanım’ın 3-4 yaşlarındayken giydiği çocuk potinine kadar ilginç hikâyelere sahip birçok eser bulunuyor. Ahşaptan oyularak yapılmış, sedef, fildişi ve gümüş malzemelerle süslenmiş nalınlar da sergide dikkat çekiyor. Koleksiyondaki etiketli ayakkabı örnekleri ise Osmanlı’nın son dönem ayakkabı üreticileri ve satıcıları hakkında bilgi veriyor.

‘Pabuç, Sadberk Hanım Müzesi Koleksiyonundan’ sergisi, Çarşamba günleri hariç her gün 10:00-17:00 saatleri arasında ziyaret edilebilecek.

  • Yer:Sadberk Hanım Müzesi

 

picture-the-worldPicture The World – Burhan Doğançay’ın Objektifinden Dünya
25 Kasım 2014 ~ 07 Haziran 2015

Ressam Burhan Doğançay’ın çektiği fotoğraflar; TEB Özel’in desteğiyle ilk kez Doğançay Müzesi’nde sergileniyor! İnsanın izini, kentin duvarlarından başlayarak süren sanatçının fotoğraflarının yer aldığı “Picture The World” başlıklı serginin resmi açılışı; 25 Kasım Salı akşamı özel bir davetle gerçekleştirilecek.

Türkiye’nin en önemli sanatçılarından Burhan Doğançay’ın fotoğrafları; TEB Özel’in desteğiyle ilk kez sanatseverlerle buluşuyor. “Picture The World” başlıklı sergide bu kez; eserleri dünyanın en önemli müzelerinin daimi koleksiyonlarında yer alan sanatçının ilham kaynağını oluşturan fotoğrafları sergileniyor.

Burhan Doğançay’ın objektifine yansıyan eserlerin yer aldığı sergiye Türkiye’nin ilk çağdaş sanat müzesi olan Doğançay Müzesi ev sahipliği yapıyor. 100’e yakın fotoğrafın yer aldığı sergi; sanatçının 85. doğum yıldönümünde Doğançay Müzesi’nin 10. yılını kutlamak amacıyla, 12 Eylül’de sanatseverlerin ziyaretine açıldı. Serginin resmi açılışı ise, özel davetlilerin katılımıyla 25 Kasım Salı akşamı gerçekleşecek.

Kent duvarlarını ait olduğu ülkenin, şehrin, mahallenin ve sokağın sosyo-ekonomik yüzü ve toplumun aynası olarak gören Doğançay’ın fotoğraf karelerinde; New York’tan Togo’ya dünyanın dört bir yanından izler bulunuyor.

Brooklyn Köprüsü’nün 1986-1987 yıllarındaki ilk büyük bakımı sırasında köprünün üzerine çıkmasına izin verilen tek sanatçı olan Burhan Doğançay’ın çektiği çok özel New York fotoğrafları, serginin en değerli parçaları arasında gösteriliyor. Sanatçının, New York’un “gökyüzünün kovboyları” olarak bilinen “ironworker”larıyla birlikte geçirdiği tehlikeli anlarının fotoğraflarının da yer aldığı sergide; Doğançay’ın gözünden kentlerin ve insanların sosyal ve psikolojik izleri sürülüyor.

“Picture The World” sergisinde yer alan fotoğraflar; önümüzdeki aylarda düzenlenecek bir müzayede ile satışa çıkacak. Sanatın ve sanatçının yanında yer alan, Türkiye’de en köklü özel bankacılık hizmetini sunan TEB Özel’in desteğiyle gerçekleşecek müzayededen elde edilecek gelir ise UNICEF’e bağışlanacak.

Burhan Doğançay’ın, farklı coğrafyalardan tanıklık ettiği ve sanat yaşamında izleri olan anları yansıtan “Picture The World” sergisi; 7 Haziran 2015 tarihine kadar her gün 10:00 – 18:00 saatleri arasında Doğançay Müzesi’nde görülebilir.

  • Yer:Doğançay Müzesi

PDF OLARAK İNDİR

Kaynak: Nar Sanat

20 Ocak 2015/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2015/01/istanbul-sergi-takvimi.jpg 516 1200 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2015-01-20 17:30:372015-01-20 18:51:06İstanbul Sergi Takvimi – Ocak 2015
Sanat Haberleri

Türk sineması hafızasına kavuşuyor

Osmanlı döneminden günümüze Türk sineması bir arşivde toplanıyor. Proje tamamlandığında en kapsamlı veri tabanı ortaya çıkacak. Türk Sineması Araştırmaları projesinin bir uzantısı olarak gerçekleştirilen, Türk sinemasına dair yazılı, görsel ve işitsel bir hafıza oluşturmak adına hazırlanan arşiv çalışması, Haziran 2014’te bir internet sitesi üzerinden yayına girecek.

Sevmek_ZamaniBaşlangıcından bugüne Türk sinemasına dair neredeyse tüm materyallerin incelenerek hazırlandığı internet sitesi, www.tsa.org.tr adresinden yayın yapacak. Herkesin erişimine ücretsiz olarak sunulacak veri tabanında, telif hakkı problemi olmadan on binlerce filme, görsel dokümana, bilgiye, kitap, gazete ve dergi röportajlarına, tez çalışmalarına erişmek mümkün olacak. Bilim Sanat Vakfı (BİSAV) tarafından yürütülen ve İstanbul Şehir Üniversitesi Sinema Televizyon Bölümü ile birlikte İstanbul Kalkınma Ajansı’nın katkılarıyla hazırlanan internet sitesi için tasnif ve tespit çalışmaları hâlâ devam ediyor.

Proje koordinatörlüğünü sinemacı Murat Pay’ın yaptığı arşiv uygulaması sayesinde kültür zinciri içerisinde büyük bir yer tutan Türk sinemasının gelecek kuşaklara aktarılması da sağlanacak. Pay konuyla ilgili yaptığı açıklamada, ‘Bugüne dek 8 özel, 2 devlet arşivi bu anlamda elden geçirildi. Meslek birlikleri, dernekler ve sektördeki firmalarla iletişime geçip, bilgi paylaşımında bulunmaya başladık. Yurt dışında 15 civarı sinematekle iletişim kurarak erken dönem Türk sinemasının izlerini araştırıyoruz. Bu kapsamda Taksim Atatürk Kitaplığı ve Beyazıt Devlet Kütüphanesi’nden Osmanlı’dan günümüze sadece sinema konulu 60 farklı derginin 3 bin sayısı dijitalize edildi. Yine Beyazıt Devlet Kütüphanesi arşivinden yaklaşık 5 bin 300 afiş, 3 bin lobi fotoğraflandı’ dedi.

Haziran ayı içerisinde test yayınına başlayacak internet sitesinin danışma kurulunda, Giovanni Scognamillo, Burçak Evren, Semih Kaplanoğlu, Peyami Çelikcan, Yalçın Yelence, Abdülhamit Kırmızı, Celil Civan gibi isimler yer alıyor. Proje kapsamında, Agah Özgüç ve Vadullah Taş gibi koleksiyonerlerin arşivlerinden istifade ediliyor. 8 kişinin tam, 5 kişinin ise yarı zamanlı çalıştığı proje, birçok gönüllü tarafından da destekleniyor.

Kaynak :[-]

02 Nisan 2014/tarafından admin
https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2014/04/Sevmek_Zamani.jpg 442 788 admin https://www.narsanat.com/wp-content/uploads/2024/09/nar-logo.png admin2014-04-02 13:47:022014-04-02 13:47:02Türk sineması hafızasına kavuşuyor
Page 2 of 41234

Archive

  • Kasım 2025
  • Ekim 2025
  • Şubat 2025
  • Eylül 2024
  • Temmuz 2024
  • Haziran 2024
  • Mayıs 2024
  • Nisan 2024
  • Mart 2024
  • Şubat 2024
  • Ocak 2024
  • Aralık 2023
  • Kasım 2023
  • Ekim 2023
  • Eylül 2023
  • Ağustos 2023
  • Haziran 2023
  • Mayıs 2023
  • Nisan 2023
  • Mart 2023
  • Şubat 2023
  • Ocak 2023
  • Aralık 2022
  • Kasım 2022
  • Ekim 2022
  • Eylül 2022
  • Ağustos 2022
  • Haziran 2022
  • Mayıs 2022
  • Kasım 2021
  • Ekim 2021
  • Eylül 2021
  • Ağustos 2021
  • Haziran 2021
  • Mart 2021
  • Şubat 2021
  • Ocak 2021
  • Aralık 2020
  • Kasım 2020
  • Ekim 2020
  • Eylül 2020
  • Ağustos 2020
  • Temmuz 2020
  • Haziran 2020
  • Mayıs 2020
  • Nisan 2020
  • Mart 2020
  • Şubat 2020
  • Ocak 2020
  • Aralık 2019
  • Kasım 2019
  • Ekim 2019
  • Eylül 2019
  • Ağustos 2019
  • Temmuz 2019
  • Haziran 2019
  • Mayıs 2019
  • Nisan 2019
  • Mart 2019
  • Şubat 2019
  • Ocak 2019
  • Aralık 2018
  • Kasım 2018
  • Ekim 2018
  • Eylül 2018
  • Ağustos 2018
  • Temmuz 2018
  • Haziran 2018
  • Mayıs 2018
  • Nisan 2018
  • Mart 2018
  • Şubat 2018
  • Ocak 2018
  • Aralık 2017
  • Kasım 2017
  • Ekim 2017
  • Eylül 2017
  • Ağustos 2017
  • Temmuz 2017
  • Haziran 2017
  • Mayıs 2017
  • Nisan 2017
  • Mart 2017
  • Şubat 2017
  • Ocak 2017
  • Aralık 2016
  • Kasım 2016
  • Ekim 2016
  • Eylül 2016
  • Ağustos 2016
  • Temmuz 2016
  • Haziran 2016
  • Mayıs 2016
  • Nisan 2016
  • Mart 2016
  • Şubat 2016
  • Ocak 2016
  • Aralık 2015
  • Kasım 2015
  • Ekim 2015
  • Eylül 2015
  • Ağustos 2015
  • Temmuz 2015
  • Haziran 2015
  • Mayıs 2015
  • Nisan 2015
  • Mart 2015
  • Şubat 2015
  • Ocak 2015
  • Aralık 2014
  • Kasım 2014
  • Ekim 2014
  • Eylül 2014
  • Ağustos 2014
  • Temmuz 2014
  • Haziran 2014
  • Mayıs 2014
  • Nisan 2014
  • Mart 2014
  • Şubat 2014
  • Ocak 2014
  • Aralık 2013
  • Kasım 2013
  • Ekim 2013
  • Eylül 2013
  • Ağustos 2013
  • Temmuz 2013
  • Haziran 2013
  • Mayıs 2013
  • Nisan 2013
  • Mart 2013
  • Şubat 2013
  • Ocak 2013
  • Aralık 2012
  • Kasım 2012
  • Ekim 2012
  • Eylül 2012
  • Ağustos 2012
  • Temmuz 2012
  • Haziran 2012
  • Mayıs 2012
  • Nisan 2012
  • Mart 2012
  • Şubat 2012
  • Ocak 2012
  • Aralık 2011
  • Kasım 2011
  • Ekim 2011
  • Eylül 2011
  • Haziran 2011
  • Mayıs 2011
  • Nisan 2011
  • Mart 2011
  • Şubat 2011
  • Ocak 2011
  • Haziran 2010
  • Nisan 2010
  • Ekim 1999
  • Eylül 1999

Categories

  • Bizden Haberler
  • Güncel Haberler
  • News
  • Personal
  • Sanat Haberleri

Facebook

Instagram

No images available at the moment

Follow Me!

Bize Ulaşın

T.C. M.E.B.
Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1 34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Altınbaş Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  09:00 – 21:00 saatleri arasındadır.

+90 212 570 80 68

+90 530 880 71 80

[email protected]

Bağlantılar

  • Sanat Haberleri
  • Nar Sanat İstanbul Eğitim Ve Kültür Sanat Derneği
  • M.E.B. Sertifika Vermeye Yetkili Kurumlar
  • Site Haritası
  • Güncel Haberler

Konum

© Telif Hakkı - Nar Sanat - Enfold WordPress Theme by Kriesi
  • Link to Facebook
  • Link to Instagram
  • Link to Mail
  • Ana Sayfa
  • Eğitmenler
  • Kurslar
  • Kurumsal
  • İletişim
Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön Sayfanın başına dön