Şunun için etiket arşivi: şiir

Bugün “Fotoğraf Eğitmenimiz”  “ Damla YEDİSAN ” ile fotoğraf ve Fotoğrafçılık Kurslarımıza ait özel bir site ( http://www.fotografcilikkurslarim.com )yapımı ve şekli hakkında telefon görüşmesi yaptık ve ardından siteyi biraz inceledim sonra diğer sanat sitelerine göz atmaya başladım ki fotoğraf sergisi olarak aşağıdaki haberi gördüm… Haberi okuduktan sonra google’da biraz araştırma yapınca sizlerle de paylaşmak istedim.  “Bilgi paylaştıkça büyür.” değil mi?

 

Tina Modotti

İtalya’daki yoksulluktan Hollywood’da başrole… Entelektüellerin gözdesi ‘çılgın’ partilerden Komünist Parti üyeliğine… Vatansızlıktan savaş meydanlarına… Herkesi etkileyen güzellikten ‘hafifmeşreplikle’ damgalanmaya… Tarihin önemli fotoğrafçılarından Tina Modotti’nin fotoğrafları, efsanesine yakıştıramadığımız bir sessizlikle Cihangir Sanat Galerisi’nde bekliyor.

İtalya’da yoksul bir ailede başlayan yaşamı, dünyanın dört bir yanında fena halde fırtınalı biçimde seyrederken, yolu Hollywood’da başrollere de düşmüş Avrupa’da ajanlığa da… Etkisinden kolay kaçınılmayan bir güzelliğe sahipmiş. Yaşamının bir kısmında entelektüel camianın katılmak için can attığı çılgın partilere ev sahipliği yaparken, bir kısmını militan bir komünist olarak geçirmiş, bir kısmında ‘hafifmeşrep’ ve ‘tehlikeli’ bir kadın sıfatıyla damgalanmış…

Dünyanın farklı yerlerinde bulunmasına, vatansız yaşamasına karşın en yaygın iki sıfatıyla belirtirsek; ‘Meksikalı’, ‘devrimci fotoğrafçı’ Tina Modotti’den (1896-1942) söz ediyoruz. Fotoğraf sanatında kalıcı bir iz bırakmış; eserleri önemli müzelerin koleksiyonuna girmiş Modotti’den…

Ölümünden uzunca süre sonra dünyada tekrar hatırlanması 1991’e denk geliyor. O yıl, Modotti’nin 1925’te çektiği ‘Güller’ adlı fotoğrafı açık artırmaya çıktığında, o zamana kadar bir fotoğraf için ödenen rekor fiyata; 165 bin dolara satılmıştı.

SESSİZ SEDASIZ BİR SERGİ  
Modotti’yi bugün hatırlamamızın vesilesiyse İstanbul’da açılan ‘Yeni Bir Bakış’ adlı sergi. ‘Renkli’ hayat hikâyesine sahip önemli bir sanatçının yolu Türkiye’ye düştüğünde çektiği büyük ilgiye; sanatseverliğimizin göstergesi olarak, mesela hikâyesinin sosyal medyada dilden dile dolaşmasına artık alışkınız. Konumuz bu durumu tartışmak değil ama ‘sanatseverlik’ ilgisini fazlasıyla hak eden Modotti’yi İstanbul’a getiren serginin, 19 Temmuz’da Cihangir Sanat Galerisi’nde sessiz sedasız açılması dikkat çekici…

Bu notun ardından iki öneri; sergiye giderken konuya az da olsa çalışmış olmak önemli. Yoksa bir zamanların Meksikasının yoksul yaşamından görüntüler aktaran, küçük siyah beyaz kareler size pek fazla şey ifade etmeyebilir.

Dilerseniz, ‘konuya çalışma’ meselesiyle bağını kurabileceğiniz ikinci önerimizse bir kitap. Margaret Hooks’un Agora Kitaplığı’ndan çıkan, ‘Devrimci Fotoğrafçı Modotti’ adlı kitabı, akıcı bir dille yazılmış, ‘renkli’ bir portreyi aktarıyor. Biz de bu yaşam öyküsünde hızlı bir tur atalım.

İtalya’da altı çocuklu yoksul bir ailenin, küçük yaşta okulu bırakıp fabrikada çalışmak zorunda kalacak ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi Modotti. Babası iş için ABD’ye gittiğinde, 12 yaşındayken bir ipek fabrikasında çalışmaya başlamıştı. 1913’te New York’taki babasının yanına gitmesiyle yeni bir dünya tanıdı; kaldığı ‘Küçük İtalya’ bölgesi aynı zamanda sanatçıların merkeziydi. Modotti böyle bir ortamda vaktinin önemli kısmını tiyatro ve opera izlemeye ayırıyordu. Tanıştığı ABD’li ressam Roubaix de I’Abrie Richey (Robo) sayesinde bir adım daha atıp ‘camiaya’ karışacaktı. 18 yaşına bastığında bazı yerel tiyatrolarda rol alarak yeteneğini gösterme fırsatı bulmuş, küçük çaplı bir üne kavuşmuştu bile.

HOLLYWOOD VE MEKSİKA
Hedefi Robo’yla birlikte Hollywood’a gitmekti. 22 yaşındayken bu hayalini gerçekleştirdi ve bir yıl sonra ‘Kaplanın Postu’ adlı filmde başrolü kaptı. Robo’yla Los Angeles’a gittiğinde evlenmişti. Modotti’nin, entelektüel çevredeki ününün yaygınlaşmasında oyunculuğunun yanı sıra önemli bir neden daha vardı; herkesin hemfikir olduğu güzelliği. Eşiyle birlikte düzenlediği entelektüel tartışma toplantılarında da, eğlenceli partilerde de herkesin odağındaki kişi aynıydı; Modotti.

Âşıklarının sayısı hiç de az değildi. O sıralarda Los Angeles’ın yolunu tutan diğer bir kişi, adı fotoğrafın efsaneleri arasında anılacak Edward Weston’dı.

Modotti, Robo’yla ilişkisindeki duygusal bağ gevşediği sırada Weston’la yakınlaştı. Robo Meksika’ya gitmişti. Modotti de peşinden gitmeyi aklından geçirmeye başlarken, 1922’de onun bir hastalık sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Ertesi yıl, Hollywood’un kendisine göre olmadığını düşünen Modotti’yle Meksika’ya gitmek Weston’a nasip oldu.

O yıllarda Meksika entelektüeller için cazip bir yerdi. Siyasi devrim yaşanmıştı ve canlanan kültürel ortam dünyanın pek çok yerindeki sanatçıları çekiyordu. Modotti ve Weston, bir tür Rönesans’ın yaşandığı Juarez bölgesine taşındılar. Modotti, Weston’ın önerisiyle fotoğraf çekmeye başlamıştı. Bu alanda da yetenekliydi ve iyi bir fotoğrafçı olarak kabul görmesi için bir yıl yetecekti. Evdeki ‘çılgın partiler’ dönemi tekrar başlamıştı.

Daha çok ‘Frida’ filmiyle birlikte tanıdığımız, büyük ressam Diego Rivera da partilerin konukları arasındaydı. Rivera’yı, büyük aşk yaşadığı diğer ressam Frida Kahlo’yla partilerin ev sahibi Modotti tanıştıracaktı. Filmi izleyenler, bir sahnede Frida’yla etkileyici biçimde tango yapan kadını hatırlayacaktır; işte o ‘bizim’ Modotti’ydi.

Modotti’ye aşina olduğumuz başka bir şeyden söz etmek de mümkün; bizzat Weston’ın çektiği, epey yaygınlaşmış nü fotoğrafları… Öyle ki, “O nü fotoğrafları olmasaydı bugün Modotti’yle ilgilenir miydik?” sorusunu soran sanat tarihçileri vardır. Yanıtı, önceki satırlarda kitabından bahsettiğimiz Hooks veriyor; “Kesinlikle evet. Yoksa 1991’de Sotheby’s’deki açık artırmada, ‘Güller’ fotoğrafı 165 bin dolara satılabilir miydi?”

Tekrar Modotti’nin partilerine ve Weston’a dönelim. Daha doğrusu Modotti’nin bu ikisiyle arasındaki bağın kopmasına, yaşamının bir kez daha radikal biçimde değişmesine… Modotti’nin, evinde partiler düzenlemeyi bırakması, Weston’la arasındaki bağın kopması, politikaya gittikçe daha fazla ilgi duymasıyla aynı günlere denk geliyor. Ve fotoğraf makinesini yoksul Meksikalılara çevirmesiyle…

AJANLIĞA GİDEN YOL
Modotti 1927’de, 31 yaşındayken katıldığı Meksika Komünist Parti’sinde, partinin gazetesi için foto muhabirliği yapmak gibi aktif görevler üstlenmişti. Fakat kötü günler yaklaşıyordu. 1929’da, birlikte yaşadığı sevgilisi, parti üyesi Antonio Mella’nın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunda yalnızca tutuklanmadı; komünistleri aşağılayan bir kampanyanın hedefine yerleştirildi ve ‘hafifmeşrep’, ‘tehlikeli’ bir kadın olarak damgalandı. 1930’da, bu kez Meksika başkanına yönelik bir suikasttan sorumlu tutulduğunda ülkeden sürüldü.

Berlin’e gitti. Canlı bir sanat ortamı ve fazlasıyla fotoğrafçı vardı. Avangart sanat ortamında kendisini geliştirecek maddi imkânlara sahip değildi. Bunalıma girdi, fotoğraf çekmeyi bıraktı, komünistler arasında nam sahibi bir arkadaşıyla Moskova’ya geçti. Komünist Parti içinde aktif roller üstlendi ve Sovyetler Birliği’nin, Avrupa’da çalışan gizli görevlileri arasında yer aldı.

Katıldığı İspanya İç Savaşı’nda komünistler yenildiğinde New York’a gitmek istiyordu ama ABD bu isteği kabul etmedi. Kendisini, kimliksiz geldiği, takma isimle yaşayacağı Meksika’da buldu. Sovyetler Birliği ile Nazi Almanyası saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ve Modotti, Komünist Parti’ye olan güvenini kaybetmişti. Depresyon dönemi tekrar başlamıştı. 5 Ocak 1942’de, arkadaşlarıyla gittiği akşam yemeğinden dönerken kalp krizi geçirdi. Hemen her efsane kişilik gibi Modotti’nin ardından, ölümünün nedenleri hakkında söylentiler üretildi. Pablo Neruda da şiir yazdı.

SERGİ CİHANGİR OTOPARKINA GİZLENMİŞ GİBİ
Meksika Başkonsolosluğu’nun desteğiyle, Modotti’nin 26 fotoğrafının sergilendiği yer, Beyoğlu Belediyesi’ne ait Cihangir Sanat Galerisi. 15 Ağustos’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Galeri, üstü çocuk parkı olarak düzenlenmiş, bir kısmı yeraltında kalan Cihangir’deki katlı otoparkın içindeki salonlardan birinde kurulmuş. Fakat eğer daha önce galeriye gitmediyseniz bulmanız kolay olmayabilir. Zira Modotti sergisiyle ilgili afişler, işaretler bir yana; galeriyi gösteren herhangi bir işaret de yok. Otoparkın giriş kapısından içeri girip galeriye ulaşmaya çalışırsanız işiniz zor; epey bir dolanıp bulamama ihtimaliniz var. Kısa yol, otoparkın üstündeki, ilk bakışta fark edilmeyen merdivenden aşağı inip galeriye girmek.

 Aşağıda galeride sanatçıya ait fotoğraflardan seçme fotoğrafları bulabilirsiniz.

Kaynak : [-]  Eyüp Tatlıpınar


Bugün başlayacak Avignon Tiyatro Festivali bu yıl 66.yaşına basarken aynı zamanda kurucusu Jean Vilar’ın da 100. Yaşını kutlayacak.

Avignon: Fransa’nın Provence-Alpes-Côte d’Azur bölgesinde Vaucluse departmaninda, Rhône Nehri’nin kıyısında bulunan şehir

 Dünyanın en saygın ve büyük tiyatro festivallerinden 7-28 Temmuz tarihleri arasında gerçekleşecekAvignon Tiyatro Festivali 66. yaşında şenliğin kurucusu tiyatro yönetmen ve oyuncusu Jean Vilar’ın (1912-1971) Yüzüncü yaşını da anacak. 2004 yılında başlayan ortak yönetici (*) uygulamasının bu seneki kişiliği İngiliz rejisör, tiyatro ve sinema oyuncusu Simon McBurney(1957 – Cambridge). Fransız ve dünya tiyatrosunun önemli kişiliklerinden Vilar’ın (özellikle de direnişçi şair René Char 1907-1988) bir avuç arkadaşıyla 1947 yılında başlattığı sanat ve

sanatçıyla seyirciyi yakınlaştırmak, sanatların anası tiyatroyu yalnızca ayrıcalıklı bir azınlığın eğlence aracı olmaktan çıkartıp kitlelerle buluşturmak girişimi sağlam adımlarla yürüyüşünü sürüdürüyor. Bu amaç zaman zaman dans, sirk gibi farklı alanlara açılan festivale yelpazesini genişleterek deneysel, öncü ve ilerici nitelikteki eserler ve yorumlar kazandırma olanağını da sağladı. Sergi, konferans, film gibi faaliyetlerle hatırlanan Vilar’a en büyük saygı ve katkı İngiliz yönetmen McBurney’in festivale daha ziyade metinsel yani tiyatro eserler seçmesiyle geldi. AyrıcaKompleXKapharnaüM isimli bir kolektif Jean Vilar’a özel, çok yönlü bir “Kamu Meydanı” başlıklı ‘olay’ bir gösteri sunacak.

“In” Tiyatro zengini
Resmi, “In” programında yer alan 53 eser 330 sefer sahnelenecek. Festival 7 Temmuz akşamı, her zaman olduğu gibi Avignon Papalar Sarayı Şeref Avlusu’nda Simon McBurney’in topluluğu “Complicite”nin yorumladığı

Kerem Gelebek

tanınmış Rus yazar Mihail Bulgakov’un (1891-1940) “Usta ve Margarita” klasiğiyle açılacak. McBurney’in sürprizleri arasında dünyaca ünlü edip, kültür ve eylem adamı John Berger de var. Berger Juliette Binoche ve McBurney eşliğinde “A’dan X’e” ve eşi Katya Berger eşliğinde de “Uyuyor musun?” başlıklı metin ve mektuplarını okuyacak. Arthur Nauzyciel Çehov, Stéphane Braunschweig Pirandello, Katie Mitchel Sebald, Thomas Ostermeier İbsen gibi klasik oyun ve metinlerin özgün yorumlarıyla has tiyatroseverleri sevindirirken Christophe Martaler, Sophie Call, Suzanne Andrade-Paul Barritt, Fanny Bouyagui, Nicolas Stemann, Christophe Honoré, Steven Cohen, Romeo Castelluccitiyatronun sınırlarını zorlayan yaratılarıyla Avignon’un değişik işlev misyonlarını da yerine getirmiş olacaklar. Sidi Larbi Cherkaoui, Olivier Dubois, Josej Nadj, Nacera Belaza gibi koreograf ve dansçılar şenliğin yöneticileri Hortense Archambaultve Vincent Baudriller’in fetiş tercihi dansın da ihmal edilmediğini kanıtlıyacaklar. Festivalde nadir rastlanan bir sürpriz gösteri de koreografisini Christian Rizzo’nun yaptığı orijinal başlığıyla “Sakınan Göze Çöp Batar” şeklinde programa giren Türk dançıKerem Gelebek’in tek başına yorumladığı bir göç ve sürgün şiirsel baleyle yaşanacak.

“In” programını geçen yıl yüzde 94 doluluk oranıyla 130 bin biletli seyirci izlemişti.

OFF yine yüklü
Bir de bu işin “Off”u var. “Off” demek resmi “In” gösterilerinin dışında kalan her türlü programlı gösteriler demek. Piyesler, okumalar, sokak gösterileri; kukla, dans, müzik, sirk… “Off”da öngörülen 1161 gösteri her yaştan, her çağdan, her soydan ve boydan ilgili ilgisiz seyirciye, Avignon ziyaretçilerine hitap ediyor. 114’ü Fransa dışında, 25 ayrı ülkeden toplam 975 topluluk, yaklaşık 6000 oyuncu-sanatçı 104 ayrı mekânda bu benzersiz kenti muhteşem ve dev bir sahneye çeviriyor. “Off”un Off’larını katarsak Avignon neredeyse her biri 24 saat süren 22 gün süresince tiyatroyu taçlandırıyor, dünyayı şenlendiriyor. Geçen yıl 1,3

 

Festivalin daha önceki yıllarda ağırladığı ortak festival yöneticileri şöyle: milyon kişinin izlediği “Off” programı bu yıl 1,4 milyon seyirci bekliyor.
…………………………………………………………………..

Thomas Ostermeier (2004), Jan Fabre (2005), Josef Nadj (2006), Frédéric Fisbach (2007),Valérie Dréville ve Romeo Castellucci (2008), Wajdi Mouawad (2009), Olivier Cadiot veChristoph Marthaler (2010) ve Boris Charmatz (2011)

 

Kaynak : [-]

“ Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi” Yayın Kurulunun yaptığı bir açıklama olduğu gibi aşağıda dikkatinize sunuyoruz. Yorum sizin.

“Yorum sizin” dedik, fakat birkaç yıl önce başımıza gelen bir olayı aktarmadan edemeyeceğim…

4 yıl kadar önce Bakırköy’de bulunan bir sanatçı derneğinde sanat söyleşileri ve tartışma programı yönetiyorduk.

Genel beklenti nedir? 800 üyesi olan bir sanatçılar (!) derneğinden beklenti;  yapılan programın vasatın üzerinde ve dolaysıyla entelektüel düzeyinin  yüksek olmasıdır. Elbette bu bize göre böyleydi.

Bu beklentiden yola çıkarak o hafta yapacağımız tartışma programının konusunu  “Sanat ve Erotizm” olarak saptayıp ilan ettik. Buraya kadar her şey normal.  Bir sanat derneğinde tartışılmasının çok doğal olduğunu düşündüğümüz konu için hazırlıklarımızı yaparken pek çoğumuzu şaşkınlığa iten olaylar gelişti.

Önce derneğin yönetim kurulu üyesi olan Devlet Tiyatrolarının bir kaç yönetmeninden bir olan şahsiyet “ Konunun ne kadar vahim ve ayıp, tu kaka bir konu olduğunu, ahlaksızca bir tartışma olabileceğini ve hatta halkın dernek binasını taşlayabileceğini…”belirterek bir an önce programın iptal edilmesi gerektiğini talep etti. Hatta Talep etmekle de kalmayıp kulis çalışmaları yaparak dernek başkanı ve dernek yönetimine etkili olabileceğini düşündüğü Üniversitede hocalık yapmış etkin kişileri ve yine derneğin kurucuları olan eski oyuncuları (!) arayarak ve bizzat ziyaret ederek kamuoyu oluşturmaya çalıştı. Yönetim kurulunun sağduyulu yaklaşımı ve programı yapacak olan bizlerin inat etmesi sayesinde söz konusu program yapıldı.

Ne mi oldu?  Ne bir kavga, ne bir taşkınlık, ne de kimse kimseye erotik olarak bakmadan (!) ve medeni bir tartışma ile 3-4 saat sonra sağ ve salim olarak program bitirildi. Bizim için değil ama farklı beklentileri olanlar için şaşkınlık yaratmıştı böyle bir program. Çünkü Sanatçıların kurup yönettiği bir dernekte “Sanat ve Erotizm” ilişkisini konuşmak taşlanma ile son bulabilir hatta linçle dahi bitebilirdi değil mi? (!)

Tors

Ne kadar şanslıyız ki kayda değer vahim bir şey olmadan (!) medeni insanlar gibi “Erotizm ve Sanat” tartışıldı. Oysa resim derslerinde çizime yardımcı olmak amacıyla aynı dernekte tors bulunmakta ve açılan resim sergilerinde de nü resimler bulunabilirdi. Kaldı ki sanat ve erotizm de ne demek koca devlet tiyatroları yönetmeninden veya koca hocalardan daha mı iyi bileceğiz? Hele ki bir sanat derneğinde bunları konuşmak mı asla…

Örneğin; erotizm ve sanat konusu Bakırköy gibi ülkemizin en çok sanatçı yetiştiren ilçesinde sözde sanatçılar derneğinde konuşulmamalı, üniversitedeler de asla olmamalı, hele ki insanların bir şeyler araştırmak için kaynak aradığı kütüphanede bilimsel makaleler gibi tehlikeli kaynakların yer aldığı kütüphanelerde bu tür yazıların olduğu kitaplar hiç olmamalı… Sanat derneğinde erotizm ve sanat ilişkisi irdelenmeyecekse sinemada, tiyatroda, şiirde, heykelde, romanda kısaca sanatın hiçbir dalında, asla sözü dahi edilmemeli. Bu bir bilimsel makale olsa bile!

Hele ki tarih süreci içersinde bu tür şeyler olmamıştır. Erotizm İnsan yaşamına dair bir şey değildir, hatta eski çağlarda insanlar kendiliğinden çoğalarak meydana gelmiştir. Bundan dolayıdır ki” Mimesis’in suçu nedir? “ Sorusunu sormak dahi ayıptır. Sanatçılar(!) bunu yapıyorsa kütüphanelerinde bunu yapması doğaldır… Hatta bilimsel çalışmalarda dahi bu şeylere dikkat etmek lazımdır değil mi efendim?

Başınızı mı ağrıttık?

Buyurun Mimesis’in açıklaması…

 Kamuoyuna;

Mimesis Dergisi

Kültür Bakanlığı`nın Türkiye´nin farklı şehirlerinde il ve ilçe kütüphanelerine dağıttığı Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi, Elazığ İl Halk Kütüphanesi tarafından müstehcen içerikli olduğu gerekçesi ile iade edildi.

Elazığ İl Halk Kütüphanesi Müdürü Ahmet Pirinççi tarafından Boğaziçi Üniversitesi Yayınevi’ne gönderilen resmi yazıda, “MİMESİS adlı tiyatro /çeviri araştırma dergisinin 19. sayısının içeriğinde müstehcen resim ve çizgilerin bulunduğu okuyucularımız tarafından tespit edilmiştir” deniliyor.

Yazının devamında, bu tür yayınların okuyucuların ve çocukların ahlaki değerlerini bozduğu iddiası ile Elazığ İl Halk Kütüphanesi`ne veliler tarafından şikayet dilekçesi ile müracaat edildiği belirtiliyor. Elazığ İl Halk Kütüphanesi müstehcen içerikli bulduğu derginin Elazığ İl ve İlçe Kütüphanelerine bağış yolu ile olsa dahi gönderilmemesini talep ediyor.

Mimesis Dergisi Yayın Kurulu olarak belirtmek isteriz ki, müstehcen olduğu iddia edilen makale Antik Yunan komedyası hakkında bir çeviri-araştırma dosyası olan “Aristophanes Üzerine” adlı dosyada yer almaktadır. Kadının Tasviri: Aristophanes’in Lysistrata’sı ve Yunan Eşlerinin ‘Hetairalaştırılması’ adlı makale Washington Üniversitesi’nde öğretim üyesi olan Sarah Culpepper Stroup tarafından 2004 yılında kaleme alınmıştır.

20 yılı aşkın süredir yayınlanan ve danışma kurulunda Dikmen Gürün, Murat Tuncay, Zehra İpşiroğlu, Selda Öndül, Güngör Dilmen gibi tiyatro alanında önemli çalışmalarda bulunan akademisyen ve yazarların da sorumluluklar aldığı bir dergi, neden ahlaka aykırı bulunduğu konusunda açıklama bile yapılmadan, ”müstehcen” ilan edilmiştir. Akademik-bilimsel bir makalenin içeriği kaale alınmaksızın, ilişiğindeki M.Ö. 5. yüzyıla ait görseller bağlamlarından koparılarak “ahlaka aykırı” bulunup, raflardan kaldırılmıştır.

“Müstehcenlik”, “muhafazakar” duyarlılık adına yayın ve tiyatro dünyasının düzenli olarak maruz kaldığı ithamlardan birisi. Mimesis Dergisi’ne dönük müstehcenlik ithamını da aynı sansürcü zihniyetin bir çeşitlemesi ve yasaklaması olarak görüyoruz. Kültür Bakanlığı tarafından onlarca il ve ilçe kütüphanesi raflarına yerleştirilen akademik-bilimsel bir derginin, yine ona bağlı bir kuruluş tarafından raftan kaldırılmasını ise tek kelimeyle “absürd” buluyoruz.

Mimesis Tiyatro Çeviri Araştırma Dergisi Yayın Kurulu

 

Mimesis’in sitesi için TIKLAYINIZ.

“Sanat Dünyasında Yedi Gün”, “Nemesis”, “Sahte”, “Garfield ile Arkadaşları- Odie Aşık”, “Red Kit Toplu Albümleri 4”, “Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı”, “Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 5- Cadılar” ve aylık edebiyat dergisi Kitap-lık’ın haziran sayısı raflarda yerini aldı.

Sanat Dünyasında Yedi Gün

Sanat Dünyasında Yedi Gün

Sanat tarihçisi ve sosyolog Sarah Thornton, Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Sanat Dünyasında Yedi Gün kitabında New York, Los Angeles, Londra, Basel, Venedik ve Tokyo gibi çağdaş sanat merkezlerinde geçirdiği yedi günü anlatıyor.

Müzayede’de Christie’s müzayede evinde bir akşam satışına, Eleştiri Dersi’nde CalArts’ta bir seminer dersine konuk oluyor, Fuar’da Basel Sanat Fuarı’ndaki seçkin müşterileri izliyor, Ödül’de Tate’in düzenlediği Turner Ödülü’nün arkasındaki rekabeti anlatıyor, Dergi’de Artforum dergisi ve eleştirmenlerini tanıtıyor, Atölye Ziyareti’nde Takashi Murakami’nin atölyesindeki eğlenceye katılıyor ve Bienal’de Venedik Bienali’ndeki küratörlerin ve sanatçıların dünyasını gözler önüne seriyor.

Sanatı lüks bir tüketim ürünü ya da eğlence aracı olarak gören insanlara, entelektüel bir eylem, bir iş, hatta alternatif bir din olarak tanımlayanların katılımıyla kitap renkli karakterlerle dolu bir dünya gezisine dönüşüyor.

Sanat Dünyasında Yedi Gün kitabı, çağdaş sanat dünyasındaki yaratıcılık, zevk, karar, statü, para ve güzellik arayışının dinamiklerini anlamanın en eğlenceli yolu!

Çeviren: Mine Haydaroğlu
21 TL, 277 Sayfa

Nemesis

Nemesis

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Nemesis’te Philip Roth, insanın varoluşuna dair söyledikleriyle Yunan trajedilerini hatırlatan sarsıcı bir hikâye anlatıyor.

1944 yazında, polio salgını Newark sakinlerinin, ama özellikle de çocukların hayatlarını cehenneme çevirirken, gözleri yeterince iyi görmediği için orduya alınmayan genç beden eğitimi öğretmeni Bucky Cantor, şehrin Yahudi mahallesindeki bir okulun bahçe sorumluluğunu yapmakta ve orada oynayan çocukları hastalıktan korumaya çalışmaktadır. Şehirden ve salgından uzaktaki bir yaz kampında çalışan sevgilisi Marcia’yı bir mutluluk hayali olarak hep aklında bulunduran Bucky, bu hayale bir an önce ulaşmak için acele ettiğinde, bütün hayatını değiştirecek bir seçim yaptığının farkında değildir.

Nemesis, gençlik heyecanları, ölüm korkusu, sorumluluk ve inanç üzerine unutulmayacak bir roman.

Çeviren: Deniz Koç
171 Sayfa, 12 T

Sahte

Sahte

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Sahte kitabında Erte, haşarı bir çocuk olarak büyük
yazarların ‘anlatı laboratuvarı’na giriyor ve her şeyi birbirine karıştırıyor.

Sahte kendisini temsil etmek üzere kurulabilecek bütün cümleleri önceden tasarlayarak yalanlayan, roman olduğunu iddia ederken bir türün altında konumlandırılmamak için her türlü kurgusal düzenlemeden kaçan ve zaaflarının farkına vardığı anda onları silmek, ortadan kaldırmak yerine alay konusu yapan bir metin.

“Bütün fikirler bayağıdır. Geriye sadece üslup kalır. Kalırsa.” diyen bir yazardan.

140 sayfa, 10 TL

Yeraltına Mektuplar

Yeraltına Mektuplar

Yapı Kredi Yayınları’nın aylık edebiyat dergisi Kitap-lık’ın Haziran sayısı “Yeraltına Mektuplar” başlıklı bölümle açılıyor.

İbrahim Yıldırım, Haydar Ergülen, Fatih Özgüven, Müge İplikçi, Ömer Erdem, Behçet Çelik ve Mine Söğüt, bugün hayatta olmayan sevdikleri yazarlara birer mektupla seslendiler. Bu ilginç bölümde Beckett’den Tanpınar’a, Cemal Süreya’dan Nabokov’a, Metin Altıok’tan Thoreau’ya birbirinden farklı yazarlara yazılmış mektuplar yer alıyor.

Thierry Orfila’nın “Baudelaire’de Hastalık İmgesi” başlıklı incelemesi ve Demir Özlü’nün “Çıplak kadın gövdesi görmekten korkan yazarlar roman yazamazlar” savlı yazısı bu sayının dikkat çeken yazıları. Mehmet Müfit, Mehmet Yaşın, Necmi Zekâ, Ali Asker Barut, Elif Sofya, Süleyman Unutmaz şiirleriyle; Tuncer Erdem, Saliha Yadigâr, Ferhat Özkan, Hasan Türksel, Cengiz Kara, Pınar Sönmez ve Ali Teoman öyküleriyle; Uğur Kökden, Mehmet Serdar, Necmi Sönmez, Fazlı Can, Hande Öğüt, Hasan Turgut, Selçuk Uygur, Mustafa Yılmaz yazılarıyla Kitap-lık’talar.
Kitap-lık iyi edebiyatın ve nitelikli okurun adresi olmayı sürdürüyor.

Kitap-lık 161 (Haziran 2012)
7,5 TL

Garfield ile Arkadaşları- Odie Aşık

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Garfield serisinin ikinci mini macerası Odie Âşık, tembel ve obur olduğu kadar bencil de bir kedi olan Garfield’in suçluluk duyarak hatasını telafi etmeye çalıştığı ender olaylardan birini konu alıyor.

Dünyanın en ünlü sarmanı, Jon’un aldığı fırçaya âşık olan ev ve oyun arkadaşı saf köpekçik Odie’nin artık kendisiyle oynamamasına bozularak fırçayı gizlice çöpe atar. Ancak kendisinin “cinayet gecesi” olarak tanımladığı o geceden sonra hiçbir şey eskiye dönmez. Bir yandan pişmanlık, bir yandan da güzeller güzeli kız arkadaşının bile kendisini ayıplaması Garfield’e fırçayı bulmaktan başka seçenek bırakmaz. İşte o an heyecan başlar: Odie’yle birlikte arkasına takıldıkları çöp arabası onları büyük ve korkulu bir maceranın kucağına atacaktır…

Çeviren: Elif Gökteke

Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 5- Cadılar

Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk 5- Cadılar

Macar yazar Erika Bartos’un yazıp resimlediği, Yapı KrediYayınları’nın yayımladığı Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk’un maceraları devam ediyor.

Önceki maceralar: Arkadaş, Gökkuşağı, Noel Baba, Uçurtma başlıklarını taşıyordu. Yeni maceranın yer aldığı beşinci kitapise: Cadılar.

Bir yaz akşamı gökyüzünde cadıların uçuşmaya başladığını gören Sevecen ile Tomurcuk çok korkarlar. Sonra o cadıların, şaka yapmaya çalışan arkadaşları olduğunu anlayıp onlara güzel bir ders vermeye karar verirler. Uğurböceği Sevecen ile Salyangoz Tomurcuk’un arkadaşları Kelebek Peri ile Arıcık Baltazar’ın eşlik ettiği bu okul öncesi kitabına çocuklar yine bayılacaklar.

5 TL

Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı

Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı

Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı, Yalvaç Ural’dan yine çok sevilecek bir kitap… Bu güzel kitabın resimleri ise Feridun Oral’a ait.

Küçük Ayı ile Ahlat Ağacı kitabı, Küçük Ayının Uzun Yolculuğu’nun ardından çıkan bir macera. Annesinin sözünü dinlemeyen Küçük Ayı koşarken düşer ve hızla yuvarlanarak gidip bir ahlat ağacına çarpar. Derdi bu kadarla da bitmez. Çarpmasının hızıyla, olgun ve kocaman bir ahlat düşer kafasına. O sinirle bir tekme sallar ağaca Küçük Ayı. Başının zonklamasına mı yansın, ayağının acıdığına mı?

Yalvaç Ural’ın ilk kez yayımlanan bu güzel okul öncesi kitabını Feridun Oral resimledi.

Resimleyen: Feridun Oral
12 TL

Red Kit Toplu Albümleri 4

Daltonlar dönüyor… Öldükleri ve gömüldükleri sanılan Daltonlar, Goscinny tarafından yeniden canlandırılıyor. Ancak bu defa Yeğen Daltonlar olarak karşımızdalar…

Red Kit ise yine Batı’nın en kötü, en aptal, en komik Kızılderili, haydut, çete reislerine karşı mücadele veriyor. Yapı Kredi Yayınları’ndan çıkan Red Kit Toplu Albümler’in dördüncüsünde Red Kit Mavi Ayaklara Karşı, Red Kit Joss Jamon’a Karşı ve Red Kit Daltonların Yeğeni maceraları yer alıyor.

Çizen: Morris
Çeviren: Eray Canberk

Türkiye’de keşkek, yumurta gibi yiyeceklerden leylek, flamingoya, yağmur duasına, çiçek, çocuk ve spordan turizme birçok alanda yaklaşık bin 300 festival, anma günü, şenlik ve şölen tarzında etkinlik düzenleniyor.

Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festival

İzmir fuar, Bursa anma günleri, Antalya turizm ve spor, Ankara festivalleriyle öne çıkarken, İstanbul’da ise düzenlenen uluslararası etkinlikler dikkati çekiyor.

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın verilerinden derlenen bilgiye göre, her yıl yurt genelinde festival, şenlik, özel gün, özel hafta, dini, milli bayram ve şölen adı altında yaklaşık bin 300 etkinlik gerçekleştiriliyor.

Sinema, tiyatro, müzik, yağmur duası, yiyecekler, dekorasyon, dans, turizm, spor, karikatür, kukla gibi farklı konularda düzenlenen etkinlikler, ağırlıklı olarak kültürel yaşama canlılık katmayı ve illeri markalaştırmayı amaçlıyor. Etkinliklerin bir kısmı ününü Türkiye’ye hatta dünyaya duyururken, bazıları küçük bütçeyle ancak yöre veya bölge halkına hitap edebiliyor.

İller sıralamasında da bu yıl Ege’nin incisi İzmir 67 etkinlikle ilk sırada yer alırken bu kenti Bursa, Konya, İstanbul ve Antalya takip ediyor.

 İZMİR FUAR CENNETİ

Gerçekleştirilen etkinliklere bakıldığında, İzmir’in fuar cenneti olduğu görülüyor. Ayakkabı, çanta ve aksesuarları, gelinlik, damatlık ve abiye giyim, oto yan sanayi, şarap, zeytin, zeytinyağı ve alkollü içecekler, süs bitkileri, evcil hayvanlar, seracılık ve peyzaj, takım tezgahları, mobilya, dekorasyon, ev ve büro mobilyaları, kitap, kozmetik, estetik, kuaför ve güzellik ekipmanları gibi birçok alanda fuar düzenleniyor.

Ayrıca, çocuk, çiçek, tiyatro, eğitim-bilim, bağ bozumu, barış-demokrasi-emek, deve güreşleri gibi şenliklerin düzenlendiği kentte, kültür ve sanat, caz, turizm ve dans, kiraz ve incir festivalleri; Türkçe, heykel, sağlıklı yaşam konularında günler; karikatür, mizah, resim, fotoğraf ve dağ bisikleti alanlarında yarışmalar düzenleniyor.

 BURSA’DA LEYLEK, ÇİLEK, İNCİR ŞENLİKLERİ…

Bursa ise anma günleri, kültür-sanat, gençlik ve spor, leylek, çilek, kiraz, yamaç paraşütü gibi alanlarda şenliklerle öne çıkıyor. Bu ilde, ”Aşıklar Bayramı” ile incir, zeytin, kukla ve gölge oyunları adı altında festivaller; çocuk olimpiyatları, uluslararası karikatür bienali, ilkbahar panayırı, pehlivan güreşleri düzenlenirken, düzenlenen ”Şeb-i Arus Gösterisi” ve ”Uluslararası İpekyolu Film Festivali” de şehre renk katıyor.

KONYA MEVLANA İLE TANINIYOR

Hazreti Mevlana’nın Vuslat Yıldönümü Uluslararası Anma Etkinlikleri’nin ön planda olduğu şehirde, Uluslararası Mistik Müzik Festivali, Uluslararası Nasrettin Hoca Festivali de gerçekleştiriliyor. Anadolu ile Şükran Buluşmaları ve Land-art etkinliklerinin yanı sıra kültürel, sanatsal, yöresel ürünlerin tanıtıldığı festivaller ile sağlık ve spor alanında çeşitli etkinlikler de düzenleniyor.

İSTANBUL ‘KÜLTÜR KENTİ’

İstanbul’un kozmopolitliğine uygun olarak, düzenlenen etkinlikler de çeşitlilik gösteriyor. Uluslararası nitelik kazanmış, ”Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali”, ”Uluslararası İstanbul Müzik Festivali”, ”Uluslararası İstanbul Film Festivali” ile ”Uluslararası İstanbul Caz Festivali” İstanbul’un aynı zamanda bir ”kültür kenti” olduğunu tüm dünyaya kanıtlıyor.

EMITT, turizmde tanınmak isteyen illeri her yıl İstanbul’da toplarken, Tasarım Fuarı Design Week, İstanbul Shoping Fest, İstanbul Kültür Gezileri, Uluslararası Mücevher, Takı, Gümüş, Saat ve Malzemeleri Fuarı, Türk Dünyası Çağdaş Edebiyat Günleri, Kırım Müzik ve Dans Günleri, Türk Dünyası Tiyatro Festivali, Uluslararası İstanbul Film Festivali, Uluslararası CRR Çocuk Festivali, Uluslararası CRR Gençlik Festivali, Türk Dünyası Kukla Tiyatroları Festivali, Tataristan Kültür Günleri, Fetih Şenlikleri, Uluslararası İstanbul Tiyatro Festivali, Uluslararası İstanbul Müzik Festivali, Uluslararası Boğaziçi Festivali, Şile Bezi Kültür ve Sanat Şenliği, Kartal Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali, Uluslararası İstanbul Bienali, Uluslararası CRR Mistik Müzik Festivali, Türk Dünyası Sinema Günleri, Uluslararası CRR Piyano Festivali şehrin önemli etkinlikleri arasında yer alıyor.

 ANTALYA’DA KEŞKEK, MANTAR FESTİVALİ

Antalya’daki etkinliklerde ise karpuz, bal, elma, mantar, keşkek, kardelen, ayran, başak, erik, üzüm, balık ile kültür ve turizm alanlarında festivaller yapılıyor. İl genelinde çeşitli şenlikler ve anma törenleri de düzenleniyor.

 ‘MAHALLEDE ŞENLİK VAR’

Flamingo ve Yumurta Festivali

Siyasetin merkezi Ankara ise daha çok sanatsal ve yöresel festivallere ev sahipliği yapıyor. Ankara Uluslararası Film Festivali, Uluslararası Ankara Caz Festivali, başkentteki kültür yaşamında en ön plana çıkan uluslararası nitelikteki etkinlikler iken, İşçi Filmleri Festivali, Gezici Festival, Tarihi Türk Müziği Konser ve Gösterileri, Mahallede Şenlik Var etkinlikleri de Ankara’daki diğer önemli organizasyonlar arasında yer alıyor. Ayrıca başkentte bu yıl ilk kez Shopping Fest de düzenlenecek.

İlçeler arasında en fazla etkinliğin yapıldığı Altındağ’da bahar konserleri, Hacı Bayram Veli Anma Günü Etkinlikleri, Uçurtma Şenliği, Ankara Kale’si Şenlikleri, şiir akşamları, Geleneksel Karapürçek Yağlı Güreşleri, Halk Oyunları Festivali düzenleniyor.

Başkentin merkez ve ilçelerinde ise bu yıl birbirinden değişik festival ve etkinlikler düzenlenecek. Etimesgut’ta tiyatro, resim, müzik ile

Yesiluzumlu Kuzugobegi Mantar Festivali

izcilik konularda şenlikler; Yenimahalle’de şenliklerin yanı sıra Aşıklar Şöleni, Uluslar Arası Kültür Sanat ve Dostluk Günleri etkinlikleri; Sincan’da Lale ve Geleneksel Kavun festivalleri; Ayaş’ta Geleneksel Dut Tarihi Evler Kültür ve El Sanatları Festivali; Beypazarı’nda Geleneksel Tarihi Evler, El Sanatları, Havuç ve Güveç Festivali, Eğriova Yayla Festivali, Kırbaşı Hasat Festivali ve Açık Tarım Fuarı, Gölbaşı’nda Uluslararası Göller-Andezit ve Sevgi Çiçeği Festivali; Bala’da Buğday Hasat Festivali; Çubuk’ta Vişne Festivali, Uluslararası Çubuk Turşu ve Kültür Festivali; Kızılcahamam’da Su Festivali; Çamlıdere’de Doğa Festivali; Nallıhan’da Tabduk Emre’yi Anma Töreni, Tabduk Emrenin Kızı Bacım Sultanı Anma Töreni; Kalecik’te Uluslararası Kalecik Karası Üzüm Festivali; Kazan’da Gençlik Şöleni düzenlenecek.

 EN AZ ETKİNLİK DOĞU VE GÜNEYDOĞU’DA

Yıl boyunca en az etkinlikler ise Doğu ve Güneydoğu Anadolu’da gerçekleştiriliyor. Şırnak’ta ”Koyun Kırpma Kültür, Sanat ve Yayla Şenlikleri Festivali”, Muş’ta ise ”Malazgirt Zaferi Kutlamaları” bu kentlerdeki tek etkinlik olma özelliğini taşıyor. Hakkari’de ”Berçelan Şenlikleri” ve ”Kuzu Kırpma Şenlikleri”, Mardin’de ”Sine Mardin Uluslararası Film Festivali”, ”Mardin Gençlik Çocuk Tiyatro Festivali”, Ağrı’da da ”Doğubayazıt Kültür Sanat ve Turizm Festivali”, ”Aşıklar Şenliği” yapılıyor. Ayrıca, Iğdır, Afyonkarahisar’da ve Bayburt’ta yıl içinde 2’şer, Kars, Tunceli ve Kırıkkale’de 3’er, Niğde, Nevşehir ve Adıyaman’da 4’er etkinlik düzenleniyor.

Ege Bölgesi’nde İzmir’in dışında Manisa, Uşak gibi illerde etkinlik sayısı 10’nun altında kalırken, diğer illerdeki etkinlik sayıları ise şöyle:

Yesiluzumlu Kuzugobegi MantarFest

Adana’da 24, Aksaray’da 6, Amasya’da 21, Artvin’de , Aydın’da 14, Balıkesir’de 28, Bartın’da 9, Bolu’da 7, Burdur’da 16, Çanakkale’de 30, Çankırı’da 11, Çorum’da 13, Denizli’de 20, Erzincan’da 14, Erzurum’da 11, Eskişehir’de 14, Gaziantep’te 13, Giresun’da 18, Gümüşhane’de 28, Hatay’da 10, Isparta’da 15, Karabük’te 4, Karaman’da 10, Kastamonu’da 17, Kayseri’de 22, Kırşehir’de 3, Kocaeli’de 18, Konya’da 63, Kütahya’da 14, Malatya’da 10, Mersin’de 26, Muğla’da 28, Nevşehir’de 8, Niğde’de 8, Ordu’da 22, Osmaniye’de 6, Rize’de 10, Sakarya’da 20, Samsun’da 9, Sinop’ta 9, Sivas’ta 24, Tekirdağ’da 8, Tokat’ta 38, Trabzon’da 38, Uşak’ta 9, Yalova’da 7, Yozgat’6ta, Zonguldak’ta 9.

Öte yandan, Kültür ve Turizm Bakanlığı, bu yıl birçok ilde toplam 48 etkinliğin konaklama, yemek, kokteyl, hediyelik eşya ve tanıtıcı materyal gibi ihtiyaçlarını karşılanması için destek verecek. Buna göre, Ankara, İstanbul, Antalya, Van, Diyarbakır, Konya, Afyonkarahisar ve İzmir’in yanı sıra, Muğla, Mardin, Çanakkale, Erzurum, Karabük, Bursa’da da birer etkinliğe maddi destek sağlanacak.

Türkiye’nin hemen hemen tüm merkez, ilçe ya da belde belediyeleri de bölgelerinde kültürel varlıkları tanıtarak gelecek kuşaklara taşırken aynı zamanda da sosyal yardımları da etkinlik ve şölen havasında gerçekleştiriyor.

Bu kapsamda belediyeler geleneksel sünnet şölenleri, geleneksel düğün şölenleri, ramazan ayı etkinlikleri, ve kurtuluş günü gibi etkinlikler yapıyor.

 FLAMİNGODAN BAMYAYA İLGİNÇ FESTİVALLER

Adana’da Karpuz Şenliği, Afyonkarahisar’da Flamingo ve Yumurta Festivali, Katmer Şenliği, Gurbetçiler Festivali, Kaymak Festivali, Amasya’da Şarlayık Şenliği, Çiçek Bamya Şenliği, Ankara’da Çubuk Turşu Festivali, Bolu’da Beyaz Et Festivali, Çanakkkale’de Altın Sardalya Kültür ve Sanat Festivali, Kars’ta Beyaz-Uykusuz-Uzakta Kültür Sanat Festivali, Manisa’da Manisa Tarzanı ve Çevre Günleri ile Çağlak Festivali ve Zeytin Şenlikleri, Mersin’de Geleneksel Batırık Şöleni, Muğla Kuzu Göbeği–Mantar Festivali, Samsun Selesepet Top Kandil ve Kavun Karpuz Yarışması gibi etkinlikler isimleriyle dikkati çekiyor.

Adına en çok festival ve etkinliğe veren meyvelerin başında ise kiraz, kayısı, dut, ceviz ve incir gelirken, öte yandan bazı bölgelerde de akarsuların nehirlerin ve barajların adını taşıyan festivaller insanları bir araya getiriyor.

Kaynak : [-]

Akbank Sanat, Türkiye-Hollanda diplomatik ilişkilerinin 400. yılı etkinlikleri kapsamında Eye Film Institute işbirliği ile mayıs ayı boyuncaOscar ödüllü veya Oscar adaylığına layık görülmüş Hollanda sinemasından örnekleri izleyici ile buluşturacak.

Etkinlik kapsamında Marleen Gorris’in gözüyle güçlü bir feminist bakışın ürünü olan ve 1995 yılında Yabancı Dilde En İyi Film ödülü alan “Antonia’nın Yazgısı”, 1998 En İyi Yabancı Film ödüllü, bir baba ile oğulun acımasız ve karmaşık ilişkisini konu edinen “Karakter” filmi sergilenecek.

Ayrıca Oscar’a aday gösterilen, mizahi öğeleriyle dikkat çeken Paula van Der Oest imzalı 2001 yapımı “Zus and Zo”, Naziler tarafından işgal edilmiş Hollanda’da “çocuk” cesaretiyle direnen Michiel’in öyküsünü anlatan Martin Koolhoven imzalı 2008 yapımı “Oorglogswinter” (Winter in Wartime) ve Maria Peters’in yönettiği 2011 yapımı “Sonny Boy” filmleri etniklikte yer alacak.

SONNY BOY

SONNY BOY

Tarih: 5 Mayıs 2012 Cumartesi – Saat: 14.00

Gerçek bir hikayeden yola çıkan Sonny Boy Surinamlı bir adam ile Hollandalı bir kadının yasak aşk ilişkisini konu ediyor. 20. yüzyılın ilk yarısına dair bir Hollanda portresinin görülebileceği film Annejet van der Zijl’in best-seller romanından bir uyarlama.

KARAKTER

Tarih: 12 Mayıs 2012 Cumartesi – Saat: 14.00

Oscar ödüllü Karakter, yirmili yılların sonunda Rotterdam’da genç bir avukat adayı olan Jacob Katadreuffe’in yargıç babası Dreverhaven’a karşı verdiği zorlu mücadeleyi konu ediniyor. Joba ve Dreverhaven gayrimeşru çocuğu olan Jacop Dreverhaven’in ölü bulunması sonucunda şüpheli olarak tutuklanır. Jacop çocukluğuna doğru yaptığı bir yolculuk ve iç hesaplaşmanın sonucunda babasıyla olan karmaşık ilişkisinde zorlukla da olsa bir çıkış yolu bulur.

ZUS AND ZO

Tarih: 26 Mayıs 2012 Cumartesi – Saat: 12.00

Yabancı Dilde En İyi Film Akademi Ödülü’ne aday gösterilen film, eğlenceli hikayesiyle dikkat çekiyor. Birbirinden oldukça farklı üç kızkardeş,

ZUS AND ZO

eşcinsel erkek kardeşleri Nino’ya karşı tek vücut olurlar. Bunun tek nedeni Nino’nun ailenin Portekiz sahilindeki şahane Hotel Paraiso’yu ele geçirebilmek için bir kadınla evlenmeye karar vermesidir. Kızkardeşlerin oteli ellerinde tutmak için verdikleri mücadele filme mizahi bir tat katıyor.

ANTONİA’NIN YAZGISI

Tarih: 26 Mayıs 2012 Cumartesi – Saat:14.30

Antonia’nın bir sabah uyanıp o gün öleceğini hisseder ve tüm sevdikleri etrafında toplanır. Yabancı dilde en iyi Oscar ödülü alan film feminist bir yönetmenin güçlü bakışıyla, üç nesli; Antonia, kızı ve torununu, bir çiftlik evinde bir araya getiriyor. Antonia, 2. Dünya Savaşı’nın ardından doğduğu ülke olan Hollanda’ya dönüş yapar. Etrafında aynen kendisi gibi cesur ve kararlı kadınları toplamıştır. Kırk yıllık bir sürede aşk, nefret, cesaret, intikam, din, felsefe, şiir ve ölüm bir arada harmanlanır.

SAVAŞ ZAMANINDA KIŞ

Tarih: 26 Mayıs 2012 Cumartesi – Saat: 17.00

Oscar adayı olan bu film İkinci Dünya Savaşı sırasında, 1945 yılında Nazilerce işgal edilmiş karlarla kaplı bir Hollanda’da ülkesini nazizmden kurtarmak için direnişe geçmiş 13 yaşındaki Michiel’in hikayesini anlatıyor. Savaşın maceracı doğasının bu küçük çocukta yarattığı cesaret kısa sürede onu tehlikeye götürecek ve umutsuzluğa sürükleyecektir.

Etkinlikler ücretsiz!..

 

 

Kaynak: [-]

2012  HENKEL ART AWARD YARIŞMASI

2012 yılında Viyana merkezli Henkel Orta ve Doğu Avrupa (Henkel CEE), 11’inci yılında ‘Orta ve Doğu Avrupa Henkel Art.Award.’ yarışması için başvuruları kabul etmeye başladığını açıkladı. Proje, Avusturya’da KulturKontakt ve “Museum der Moderner Kunst Stiftung Ludwig” (Modern Sanat Müzesi – MUMOK) ortaklığıyla yürütülüyor. Birinciliği kazanan sanatçı 7 bin euro para ödülünün yanı sıra, kendi ülkesinde düzenlenecek bir sergi imkânına da sahip olacak. Ayrıca eserlerini önümüzdeki yıl MUMOK’ta düzenlenecek olan kişisel bir sergi kapsamında sergileme ve sergi kataloğunun yayımlanması fırsatını elde edecek.

Özel bir tema belirlemeyen Henkel Art.Award, Orta ve Doğu Avrupa’daki sanatçılar tarafından resim, çizim, fotoğraf, video ve enstalasyon alanlarında üretilen çarpıcı ve yenilikçi sanat eserlerini ödüllendiriyor. Yarışmanın birincisi çok aşamalı bir seçim süreci ile belirleniyor.

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda Henkel Art.Award finalisti veya birincisi daha sonra uluslararası sergilere davet edildi ve uluslararası ölçekte başarı kazandı. Bu isimlerin arasında Dan Perjovschi (2002), Miha Strukelj (2008) ve Mladen Miljanovic (2009) gibi sanatçılar da yer alıyor.

Henkel Art.Award. 2012 – Başvuru dokümanları:

– CV ve sanat kariyeri hakkında bilgi (İngilizce veya Almanca)

– Yaş sınırı: 40 (Ekim 2012’de Avusturya’da düzenlenecek olan gala töreni sırasında sanatçı 40. yaş gününe ulaşmamış olmalıdır.)

– Sanat eserlerinin 3-5 adet röprodüksiyonu: Orijinal eserler gönderilmemelidir!

– Resim, çizim ve fotoğraf alanlarında sanat eserleri: Fotoğraf, dosya ve/veya katalog biçiminde olmalıdır. (Boyut: azami A3). Slayt, CD veya DVD olarak gönderilmemelidir.

– Video ve enstalasyon dallarında sanat eserleri: DVD’de video olarak gönderilmelidir. (Azami sunum süresi: 10 dakikadır.)

– Bütün sanat eserleri 2009 sonrasında üretilmiş olmalıdır.

– Aşağıdaki ülkelerden yapılacak başvurular kabul edilecektir: Arnavutluk, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Kazakistan, Kosova, Letonya, Litvanya, Makedonya, Moldovya, Karadağ, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye ve Ukrayna.

Kayıtlar, Haziran ayında yerel bir jürinin ön elemesine tabi tutulacak. Uluslararası jüri, 2012 yazında toplanarak 5 finalist belirleyecek ve birincinin seçileceği Viyana’ya gönderecek. Ardından, finale kalan sanatçılar haberdar edilecek ve Henkel CEE tarafından Henkel Art.Award. 2012 Gala törenine davet edilecekler.

Tören kapsamında 7 bin euro para ödüllü Henkel Art.Award., beş finalist arasından bir kişiye verilecek.

Sunulan sanat eserleri jüri oturumundan sonra bunları üreten sanatçılara iade edilecek.

Not:

– Yarışmaya katıldıkları için sanatçılara ücret ödenmemektedir.

– Sanat eserlerinin kaybolması veya zarar görmesiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul edilmemektedir.

Henkel Art.Award.2012’ye başvurular, en geç 25 Mayıs 2012 tarihine (zarf üzerindeki tarih) kadar aşağıdaki adrese yapılmalıdır;

Türk Henkel A.Ş.

Kurumsal İletişim

İçerenköy Mah. Karaman Çiftliği Yolu Cad.

No:49/A PK 34752 Ataşehir – İstanbul

[email protected]

Tel: 216 579 40 59

2012 DERS BELGELİĞİ DESEN YARIŞMASI

KATILIM:

– Her katılımcı yarışmaya, 2012 yılı içerisinde yapmış olduğu en

fazla üç eseri ile katılabilir.

– Yarışma; Marmara Üniversitesi Atatürk Eğitim Fakültesi Güzel

Sanatlar Eğitimi Bölümü Resim-iş Anabilim Dalı / dB atölye MEZUNLARI *

ve öğrencileriyle birlikte diğer ÖĞRENCİLERE de açık bir yarışmadır.

Kapsama alanı dışındaki öğrenciler kimlik kartlarının bir

fotokopisiyle başvuru yapabilirler (aslını göstermek şartıyla)

– Desenler, 50x70cm boyutunda desen kağıdı üzerine yapılacaktır.

– Katılımcı, desen kağıdının arkasına adını, soyadını, mezun olduğu

yılı, eğer öğrenime devam ediyorsa sınıfını ve iletişim adresini

yazacaktır.

– Desenler, (15-24 Mayıs 2012) Çarşamba, Perşembe ve Cuma günleri

saat 9:45 ile 17:00 arasında 8 numaralı atölyeye teslim edilecektir.

Detay için Lütfen Tıklayın  

AKŞEHİR BELEDİYESİ ANMA VE MİZAH GÜNLERİ İÇİN AFİŞ YARIŞMASI 2012

AFİŞ YARIŞMASI

Akşehir Belediyesi bu yıl 53.’sü düzenlenecek olan Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Anma ve Mizah Günleri için bir afiş yarışması düzenledi. Amatör yada profesyonel tüm sanatçıların katılabileceği afiş yarışmasında son başvuru tarihi ise 16 Mayıs 2012 Cuma günü olarak belirlendi.

Anma Ve Mizah Günleri İçin

Afiş Yarışması…Akşehir’de her yıl Nasreddin Hoca’nın anısına düzenlenen ve bu yıl 53.’sü gerçekleştirilecek olan Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Anma ve Mizah Günleri için hazırlıklar devam ediyor. Bu yıl yapılacak etkinliklerde kullanılacak afiş içinde bir yarışma açıldı.

Organizasyon Komitesi tarafından açılan yarışmaya Amatör yada profesyonel tüm sanatçıların katılabileceği bildirildi. 53. Uluslararası Akşehir Nasreddin Hoca Anma ve Mizah Günleri”nin tanıtımında kullanılacak afiş yarışmasının amacı, bir taraftan ünlü gül-düşün ustası Nasreddin Hoca’yı felsefesi ve mizahi kişiliğiyle daha bilimsel yöntemler ve daha çok ses getirici araçlarla geniş kitlelere tanıtmak, diğer taraftan da tasarım alanında çalışan kişilerin yaratıcı çabalarını destekleyerek grafik sanatının gelişmesine katkıda bulunmak olarak açıklandı…

Her katılımcının en fazla 3 afişle katılabileceği yarışmada son başvuru tarihi ise 16 Mayıs 2012 tarihi olarak belirlendi. Organizasyon Komitesi tarafından belirlenen Jüri değerlendirmesi sonucunda birinci gelen eser, 1.250,00t ikinci gelen eser 1.000,00 t üçüncü gelen eser 750,00 t ve Nasreddin Hoca plaketi ile ödüllendirilecek. Ayrıca, yarışmaya katılan eserlerden sergilenmeye değer görülenler ise etkinlik süresince sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Yarışma ile ilgili şartname ve geniş bilgi Akşehir Belediyesi Özel Kalem, Kültür ve Sosyal İşler Birimi’nden temin edilebilecek.

Detaylar için lütfen tıklayınız   

NURİ İYEM RESİM ÖDÜLÜ 2012

NURİ İYEM

Nuri İyem adına 2006 yılından bu yana gerçekleştirilen “Nuri İyem Resim Ödülü” Resim Yarışması bu yıl yedinci kez düzenleniyor.

Seçici Kurul tarafından ödüle layık görülen sanatçıya 10.000 Türk Lirası para ödülünün yanı sıra “Nuri İyem Resim Ödülü” nü simgeleyen, Prof. Rahmi Aksungur tarafından özel olarak üretilen bronz “Heykel” verilecek. Ayrıca ödül alan sanatçı, Lebriz.com sanatçı katalogları bölümünde iki yıl süreyle online katalog hakkı kazanacak.

“Nuri İyem Resim Ödülü – 2012” Seçici Kurulu; Prof. Rahmi Aksungur, Prof. Dr. Adem Genç, Prof. Dr. Zeynep İnankur, Prof. Kemal İskender, Ümit İyem, Prof.Dr. Erhan Karaesmen, Temür Köran, İrfan Önürmen ve Prof. Dr. Mehmet Özer’den oluşuyor.

“Nuri İyem Resim Ödülü”nü alan resim ve Seçici Kurul tarafından sergilenmeye değer bulunan resimler, Evin Sanat Galerisi’nde 26 Haziran 2012 tarihinde düzenlenecek ödül töreninin ardından, 26 Haziran–10 Temmuz 2012 tarihleri arasında sergilenecek ve hazırlanacak kapsamlı katalogda bir araya getirilecek.

Yarışmaya katılım için 18 yaşını doldurmuş, T.C. vatandaşı ressamların; Evin Sanat Galerisi ve www.evin-art.com ’dan temin edecekleri katılım formlarını, yapıtlarıyla birlikte 01.06.2012 tarihinden başlamak üzere 03.06.2012 saat 19.00’a kadar Evin Sanat Galerisi’ne teslim etmeleri gerekiyor.

TURGUT PURA VAKFI ULUSLARARASI RESİM VE HEYKEL YARIŞMASI 2012

TURGU PURA VAKFI YARIŞMASI

Bu yıl 31. si düzenlenecek olan serbest konulu “Turgut Pura Vakfı Uluslararası Resim ve Heykel Yarışması” başvuruları başlamıştır. Turgut Pura Vakfı tarafından gerçekleştirilen uluslararası yarışma resim ve heykel olmak üzere 2 kategoride yapılacak olup; yarışma için son başvuru tarihi 26 Nisan 2012.

26 Nisan tarihine kadar başvuruların kabul edileceği yarışmanın ödül töreni 25 Mayıs 2012 tarihinde İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi alt salonunda saat: 19:30 da gerçekleşecektir.

Seçici kurullar tarafından seçilen eserler 25 Mayıs-03 Haziran 2012 tarihleri arasında İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi’nde sergilenecek ve sergi kataloğunda yer alacaktır.

Turgut Pura Vakfı Uluslararası Resim ve Heykel Yarışması’nın resim ve heykel alanındaki birincileri 5.000 TL’lik para ödülü, 1.’lik Beratı ve Ödül Heykelciği ile ödüllendirilecek ve eserler Turgut Pura Vakfı Kolleksyonuna dahil edilecektir. Yarışmanın 2. leri; 2.’lik Beratı ve Ödül Heykelciği ile ödüllendirilecektir. Ayrıca Heykel ve Resim Dalı Seçiciler Kurulları ödüle layık gördüğü diğer eserleri mansiyon ile ödüllendirecektir.

Bu yıl 31. Düzenlenecek olan “Uluslararası Turgut Pura Resim ve Heykel Yarışması” seçici kurullarında;

Resim bölümünde; Burcu PELVANOĞLU, Greg WOLFF, Marcus GRAF, Turan AKSOY

Heykel bölümünde; Genco GÜLAN, Günnur ÖZSOY, Mike BERG, Seckin PİRİM yer almaktadır.

“31. Turgut Pura Vakfı Uluslararası Resim ve Heykel Yarışması” başvurusu ve ayrıntılı bilgi için: www.turgutpuravakfi.com

Turgut Pura Vakfı 1981 yılında Turgut Pura’nın eşi Güngör Pura tarafından, resim ve heykel sanatçısı Turgut Pura’nın 1979’da ölümünden sonra kurulmuş bir SANAT vakfıdır. Vakıf, İzmir Resim ve Heykel Müzesi’nin kuruluşunda büyük emeği geçen heykeltıraş Turgut Pura’nın anısını yaşatmakta ve resim, heykel ve seramik dallarında sanatçılar yetiştirmektedir. Vakıf Bünyesinde Bu amaç doğrultusunda kurulduğu yıldan itibaren her sene resim ve heykel alanında sanatçılarımızın çalışmalarını desteklemek, sergilemek ve kalıcı eserler kazandırmak amacıyla uluslararası resim ve heykel yarışması düzenlenmektedir.

1464.Sk.No-25-27 Alsancak/İZMİR (Kıbrıs Şehitleri Caddesi Saint Joseph Lisesi Arkası)

Tel: 0232 422 32 86 Fax: 0232 422 32 86

PENDİK BELEDİYESİ ŞİİR YARIŞMASI 2012

PENDİK BELEDİYESİ

 Yarışma Konusu

Şiir yarışmasının konusu “PENDİK’TE ZAMAN” olarak belirlenmiştir.

Yarışma Tarihi

15 Mart – 15 Haziran 2012 tarihleri arasındadır.

Teslim Tarihi

Eserler 10 Haziran 2012 mesai bitimine kadar teslim edilecektir.

Teslim Şekli

Yarışmacılar eserlerini www.pendik.bel.tr adresinde açılacak online başvuru sayfasından sisteme giriş yaparak teslim edecektir.

Ödüller

Birinciye : 10.000

İkinciye : 7.000

Üçüncüye : 5.000

Üç adet mansiyon verilecek olup her mansiyon 1000′dir. Derece sahipleri ve mansiyonlar dışında eserleri yarışma kitabında yayımlanmaya değer bulunanlara 100 telif ücreti ödenecektir.

Katılım Koşulları

1. T.C vatandaşı olmak.

2. Yarışmaya en az 15 yaş ve üzeri katılımcılar katılabilir.

3. Pendik Belediyesi çalışanları ve birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.

4. Jüri üyelerinin birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.

5. Bir yarışmacı en fazla 1 (bir) eserle yarışmaya katılabilir.

6. Eserler 12 punto ve 1.5 satır aralığıyla dizilmiş olmalı ve Times Nev Roman yazı karakteriyle yazılmış olmalıdır.

7. Eserlerin son teslim tarihi 10 Haziran 2012’dir.

8. Sonuçlar 2012 Haziran sonuna kadar ödül sahiplerine bildirilecektir.

9. Dereceye giren eser sahiplerine ödülleri 2012 Eylül ayında düzenlenecek ödül töreninde idare tarafından dağıtılacaktır.

10. Ödül kazanan eserlerin her türlü yayım ve telif hakları Pendik Belediyesine aittir.

Şiir Yarışması Jürisi

1.A.Ali URAL

2.Haydar ERGÜLEN

3.Celal FEDAİ

4.Baki ASİLTÜRK

5.Cevdet KARAL

Bilgi İçin

İletişim Merkezi 4447635 Dahili:3616

2012 RAŞİT KARA ŞİİR YARIŞMASI

İÇERİK:

Raşit Kara Şiir Yarışması; şair, yazar, çevre dostu Raşit Kara’yı yaşatmak, onun misyonunu gelecek kuşaklara taşımak adına, geleneksel hale getirilen ve ülke genelini kapsayan bir yarışmadır.

DÜZENLEYEN:

Kar Dergisi ve Raşit Kara ailesi adına kızı Avukat Türkan Kara.

(Girişimi başlatan ailesi, ileride kurulacak dernek, vakıf ya da benzeri tüzel oluşumlara bu yetkiyi devredebilir.)

ARIŞMA ŞARTLARI:

1-Yarışma 18 yaşını aşmış tüm şairlerimize açıktır. Konu serbesttir.

2-Yarışmada Birincilik, İkincilik ve Üçüncülük ödülleri verilecektir. (Jüri gerek görürse bir kişiye de Özendirme ödülü verebilir.)

3-Şairler, en fazla 2 (iki) şiirle yarışmaya katılacaktır. Şiirler, A4 kâğıdına 12 punto ile (Times New Roman karakterinde) bilgisayarda yazılarak gönderilecektir.

4-Şiirlerde, daha önce ödül almamış ve hiçbir yerde yayımlanmamış olması koşulu aranacaktır.

6-Ödüller 21 Temmuz 2012 saat 16.00’da, Kınalıada’da yapılacak Raşit Kara Anma etkinliğinde verilecektir.

7-Birincilik ödülüne 1000 TL+plaket, İkincilik ödülüne 750 TL+plaket, Üçüncülük ödülüne 500 TL+plaket verilecektir.

8-Şiirlerde rumuz kullanılacaktır. Yarışmacılar tek zarf hazırlayacaktır. Her şiir 5 (beş) adet çoğaltılarak gönderilecektir. Katılımcı, özgeçmiş ve iletişim bilgilerini ayrı bir mektup zarfına koyarak zarfın ağzını kapatacak, zarfın üzerine şiirlerinde kullanmış olduğu rumuzu yazarak büyük zarfın içine koyacaktır.

9-Başvurular en geç 10 Haziran 2012 tarihine kadar,

Türkan Kara, E 5 Yanyol, Teknik Yapı, Uprise Elite Residence, Kat: 19, D: 167 Soğanlık, Kartal/İSTANBUL adresine elden, kargo ya da posta yoluyla ulaştıracaktır. (Postadaki gecikme ve ulaşımsızlık sorumluluğu katılımcıya aittir)

SEÇİCİ KURUL ÜYELERİ:

1-Ahmet Saraçoğlu (Şair)

2-Niyazi Yaşar (Kar Dergisi Genel Yayın Yönetmeni-Yazar)

3-İsmail Biçer (Şair-Yazar)

4-Gülderen Canyurt (Şair)

5-Türkan Kara (Raşit Kara ailesi adına kızı-Avukat)

İLETİŞİM:

Ahmet Saraçoğlu

[email protected]

(0535) 768 90 21

(0216) 290 11 44

(0216) 290 11 45

GELENEKSEL AŞK ŞİİRLERİ YARIŞMASI 2012

1. Şiirin konusu Sevgiliye aşktır (siyasal bir düşünce veya lidere övgü türündeki şiirler yarışma dışı bırakılır.) Yarışmaya 2 adetten fazla şiir göndermeyiniz.

… 2. Yarışmaya kendi yazmış olduğunuz şiir veya şiirlerinizle katılabilirsiniz. Bir başkasının yazmış olduğu şiirle katıldığınızın belirlenmesi durumun…da, “şiir hırsızı olarak” suçlanarak kamuoyuna açıklama yapacağımızın bilinmesini isteriz.

3. Yarışmaya katılan şiirlerin bir başka yerdeki yarışmada ilk üç dereceye girmemiş olması gerekmektedir. (Bu konudaki dürüst davranışı katılımcıya bırakıyoruz.)

4.Katıldığınız türü mutlaka belirtiniz.

5. Şiirlerinizin altına gerçek adınızı yazmayınız. Bir rumuz ile yaşınızı belirtiniz. Bir başka kağıt üzerinde ise; yarışmaya katıldığınız şiirinizin adını, şiirin altında kullandığınız rumuzunu ve açık adresinizi (varsa telefon numaranızı) belirtmeniz gerekmektedir.

6. Şiirlerinizi kapalı zarf içerisinde elden getirebileceğiniz gibi, posta ile de gönderebilirsiniz. (Posta gönderilerindeki aksaklıklardan dolayı,Yarışma Kurulumuz sorumlu değildir.)

7. Yarışmaya katılan ve ilk 3 dereceye giren katılımcılara

1.nciye 750 lira

2.nciye 500 lira

3.üncüye 250 lira ve plaketler verilecektir

8.Yarışmamıza göndereceğiniz şiirlerin bugünden başlamak üzere, en geç; 16 MAYIS 2012 TARİHİNE kadar elimize ulaşmış olması gerekmektedir. (Son gün, saat: 20.00′e kadar açık olacağız.)

9.Yarışma sonuçları YARIŞMA ÖDÜL TÖRENİ 4 HAZİRAN PAZARTESİ SAAT 19,00 DA İZMİRDE GERÇEKLEŞECEKTİR .

Tüm katılımcıların ödül dağıtım töreninde bulunmalarını, ödül günü gelemeyecek olanların yerlerine bir yakınlarının gelmelerini ve şiirlerini bugünden itibaren göndermelerini bekliyoruz.

Tüm katılımcılara şimdiden başarılar diliyor, şiirlerinizi süresi içinde göndermenizi bekliyoruz.

NOT:YARIŞMAYA KATILAN ŞİİRLER KİTAPLAŞACAKTIR BU KİTAPTA YER ALMAK İSTEYENLER 50 TL ÖDEMESİ GEREKMEKTEDİR .

HER KATILIMCIYA 10 ADET VERİLECEKTİR .

TÜM KATILIMCILARA DUYRULUR

SEÇİCİ KURUL

1:TURABİ YILMAZ(ŞAİR-HALK OZANI)

2:OKAN YÜKSEL (ŞAİR)

3:ÖZTÜRK ERBEK (ŞAİR)

4:GAZİ KESKİN (ŞAİR)

5:MURAT OZANOĞLU (ŞAİR-HALK OZANI)

ANADOLU SANATSAL FAALİYETLER VE KÜLTÜR DERNEĞİ

Yarışma Başvuru Adresi:GAZİLER CADDESİ NO:50 KÜREBAŞI İŞ HANI KAT :7 ÇANKAYA /İZMİR

Yarışma İletişim Bilgileri:0 232 484 14 15-0232 489 33 34

[email protected]

4 MEVSİM BAĞCILAR FOTOĞRAF YARIŞMASI

fotograf yarismasi secilen

Bağcılar Belediyesi, ilçenin kuruluşunun 20′inci yıl dönümü dolayısıyla “4 Mevsim Bağcılar” konulu fotoğraf yarışması düzenliyor. Ünlü fotoğrafçı Ara Güler’in de aralarında bulunduğu jüri üyeleri en iyi fotoğrafları seçecek. Birinciliği kazanan fotoğrafçı 5 bin TL para ödülü kazanacak.

Bağcılar Belediyesi, ilçenin en güzel fotoğraflarını çekenleri ödüllendirmek için “4 Mevsim Bağcılar” konulu fotoğraf yarışması düzenliyor. Yarışmaya farklı mevsimlerde çekilen Bağcılar fotoğrafları katılabilecek. Fotoğraflar, ünlü fotoğrafçılar Ara Güler, Coşkun Aral, Prof. Dr. Sabit Kalfagil, Prof. Dr. Güler Ertan ve Ümit Karalar ile ünlü haber spikeri Oğuz Haksever’den oluşan jüri tarafından değerlendirilecek.

Fotoğraflarda birinciliği kazanan fotoğrafçıya 5 bin TL para ödülü verilecek. Yarışmada ikinciye 2 bin 500, üçüncüye ise bin 500 TL para ödülü verilecek. Yarışma kapsamında dört fotoğrafa da 500 TL olmak üzere mansiyon ödülü verilecek.

SERGİ AÇILACAK

5 Ekim 2012′ye kadar devam edecek yarışmada sergilenmek üzere de 20 fotoğraf 150 TL karşılığında satın alınacak.

Bağcılar’ın kuruluşunun 20′inci yıl dönümü olduğunu ifade eden Bağcılar Belediye Başkanı Lokman Çağırıcı, serginin de bu kapsamda açıldığını ve Bağcılar’ın 20 yılda yaşadığı değişim ve dönüşümü fotoğraflarla görmek ve göstermek istediklerini belirtti.

Daha Fazla bilgi için lütfen tıklayınız

 

2012 WILO ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI

Su Dünyanın Her Karesinde - Fotoğraf Yarışması

Hayati önem taşıyan suyu Türkiye’nin her noktasına, geliştirdiği yeni teknolojilerle ulaştıran WILO, çevre dostu projelerine bir yenisini daha ekliyor. Dünyada ve ülkemizde su kaynaklarının verimli kullanılması gerektiğine dikkat çeken WILO, Dünya Su Günü’nde “WILO 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması”, düzenlediğini açıklıyor. WILO, “Su, Dünyanın Her Karesinde” konulu fotoğraf yarışması ile suyun ve sanatın yaşamımızdaki önemini de vurguluyor.

WILO Pompa Sistemleri A.Ş., enerji tasarrufunda dünya lideri markalardan biri olarak faaliyetlerini sürdürmeye devam ediyor. Yeşil binasıyla Türkiye’de ve Avrupa’da kendi sektöründe LEED Gold Sertifikası’na (Enerji ve Çevre Dostu Tasarımda Liderlik Sertifikası) sahip ilk firma olan WILO Türkiye, çevre dostu projelerine bir yenisini daha ekliyor. WILO, 22 Mart Dünya Su Günü’nde “WILO 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması” düzenlediğini açıklıyor.

WILO’nun, Türkiye Fotoğraf Sanatı Federasyonu (TFSF) onayı ve İstanbul Fotoğraf ve Sinema Amatörleri Derneği’nin (İFSAK) desteğiyle düzenlediği “Su, Dünyanın Her Karesinde” konulu fotoğraf yarışması; içme suyu kaynaklarının azalması, suyun temiz kalması ve verimli kullanılması konusunda bilinci artırmayı hedefliyor.

Dünyanın büyük bölümü su kaynaklarıyla çevrili olsa da bu kaynaklar giderek azalıyor. Düzensiz yapılaşma, aşırı nüfus artışı, sera gazlarındaki artış ve sanayileşme, dünyayı daha “susuz” bir hale getiriyor. Bu sebeple WILO Türkiye, “Su, Dünyanın Her Karesinde” konulu yarışması ile hayatın her anında ihtiyaç duyduğumuz suyun verimli kullanımına dikkat çekmeyi hedefliyor. Hayat fonksiyonlarımızı dengede tutan suyun fotoğraflarla belgeleneceği fotoğraf yarışması ile toplumda su bilincinin yükselmesini amaçlıyor.

WILO 1. Ulusal Fotoğraf Yarışması amatör ve profesyonel tüm fotoğrafçıların katılıma açık olarak düzenleniyor. Katılımın ücretsiz olarak gerçekleşeceği yarışmada son başvuru tarihi, 24 Eylül 2012 olarak belirlendi.

Yarışmanın Seçici Kurulu; İFSAK Yönetim Kurulu Başkanı Tanju Akleman, AFIAP unvanlı fotoğraf sanatçısı Ali Balkı, AFIAP unvanlı fotoğraf sanatçısı Cengiz Karlıova, İFSAK Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı ve AFIAP unvanlı fotoğraf sanatçısı Serkan Turaç ve WILO Pompa Sistemleri A.Ş.’den Melis Akçin’den oluşuyor.

“Su Dünyanın Her Karesinde” konulu yarışma sonucunda birinci olan esere 3000 TL, ikinci esere 2000 TL, üçüncü esere ise 1000 TL ödül verilecek. Ayrıca yarışmada başarılı olan diğer eserler mansiyon ve sergileme ödüllerinin yanısıra TFSF yayını olan Almanak 2012 kitabında yer alacak ve 12 Ekim 2012 tarihinde düzenlenecek ödül töreninde de sergilenme imkânı elde edecekler.

Yarışmanın sonuçları, 29 Eylül 2012’de gerçekleşecek Seçici Kurul toplantısı ile belirlenecek. Toplantının ardından sonuçlar 01 Ekim 2012 tarihinde basın yoluyla ve www.tfsf.org.tr, www.ifsak.org.tr adresleri ile www.wilofotografyarismasi.com adresinden duyurulacak.

Yarışmaya başvurmak ve şartname konusunda detaylı bilgi almak için www.wilofotografyarismasi.com adresini ziyaret edebilirsiniz.

2012 yılını “Enerji Verimliliği Farkındalık Yılı” ilan eden WILO Türkiye, enerji verimliliği konusunda öncü marka olarak çalışmalarını bu doğrultuda sürdürüyor. WILO Türkiye’nin faaliyetlerini sürdürdüğü Tuzla-Orhanlı’daki yeşil binası, özellikle suyun verimli kullanımı konusunda birçok uygulama içeriyor.

Enerji ve su tasarrufu bilinciyle hareket eden WILO bu bilinç ve anlayışını; “Su Dünyanın Her Karesinde” konulu fotoğraf yarışmasıyla tüm topluma aşılamayı amaçlıyor.

Fotoğraf Yarışması Takvimi:

Son Başvuru tarihi: 24.09.2012

Seçici Kurul Değerlendirmesi: 29.09.2012

Sonuçların Açıklanması: 01.10.2012

Ödül Töreni ve Sergi : 12.10.2012

DEĞİŞEN BODRUM’UN DEĞİŞMEYEN YÜZÜ FOTOĞRAF YARIŞMASI

Fotoğraf yarışması

Bodrum, gerek kentsel gerekse turizm anlamında hızla gelişmesiyle birlikte geleneksel kültüründen ve özgünlüğünden hızla uzaklaşmaktadır. Ancak bu hızlı gelişmeye karşın kentsel ve toplumsal geleneklerini de yaşamaktadır. Bu amaçla Bodrum’un henüz kaybolmamış bu değerlerini fotoğraf sanatının olanakları içersinde saptamak ve görsel arşiv oluşturmak amacıyla BKST bir fotoğraf yarışması düzenlemiştir.

Son katılım tarihi: 09.08.2012

Daha Fazla bilgi için tıklayınız    

 

 

“TARIM VE İNSAN” KONULU ULUSAL FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

Tarım ve insan 4. ulusal Fotoğraf yarışması

Amatör ve profesyonel 7’den 70’e tüm fotoğraf severlerin katılabileceği 15 bin lira toplam para ödüllü “Tarım ve İnsan” konulu ulusal fotoğraf yarışmasına başvurular başladı. Yarışmaya katılmak isteyenler, 13 Temmuz 2012 tarihine kadar başvuruda bulunabilecek.

Özellikle fotoğraf severlerin büyük ilgi gösterdiği ve Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı’nın geleneksel hale getirdiği ve DenizBank’ın katkılarıyla düzenlenen yarışmanın, bu yıl 4’üncüsü yapılacak. Büyük ilgi gören yarışmaya, çiftçi-üretici,öğrenci,genel olmak üzere 7’den 70’e herkes başvurabilecek.

Başvurular beş ayrı kategoride kabul edilecek

“Tarım ve İnsan” konulu yarışmaya katılmak isteyenler için son başvuru, 13 Temmuz 2012 olarak belirtiliyor.Genel, çiftçi-üretici, öğrenci, Gıda Tarım ve Hayvancılık Bakanlığı ve DenizBank personeli olmak üzere başvuru sonuçları, 24-27 Temmuz’da açıklanacak.Yarışmasının ödül töreni de Ekim’de yapılacak.

15 bin lira ödül verilecek

Yarışmanın genel kategori birincisine 4 bin, ikincisine 3 bin, üçüncüsüne 2 bin, çiftçi-üretici, öğrenci, Bakanlık personeli kategorilerinde 2’şer bin lira olmak üzere, toplam 15 bin lira ödül verilecek. Amatör ve profesyonel tüm fotoğraf severlerin katılabileceği yarışmanın başvuru formu ve diğer bilgilere, www.tarimyayin.gov.tr internet sitesinden ulaşılabiliyor.

SANPELLEGRINO CAFE SOCIETY FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

Sanpellegrino meyveli içeceklerin 11 senedir Avusturalya’da düzenlediği ve bir gelenek haline gelen Sanpellegrino Café Society Fotoğraf Yarışması ikinci kez Türkiye’de! Sanpellegrino şişeleri ile bir cafe veya restoranda kompozisyon yarat, fotoğrafını çek, Facebook uygulamasıyla fotoğrafını yükle ve yarışmaya katıl!

Uzman jürinin değerlendirmesi sonucunda kazananları ALMA School’da yeme – içme workshop’unu da kapsayan 2 kişilik VIP İtalya seyahati fırsatı, iPad2, iPhone4 ve Nikon L100 Dijital Fotoğraf Makinesi; katılımcıların oylarıyla seçilen Facebook kategorisi birincisini ise, 1 senelik Sanpellegrino tüketimi, illy X7 Francis Francis Espresso Makinesi ve 12 adet illy espresso fincan takımı bekliyor!

Yarışmaya başvurular 1 Nisan – 1 Haziran 2012 tarihleri arasında!

Daha Fazla Detay İçin Lütfen Linklere tıklayınız:

http://www.cafesocietyturkey.com/

http://www.facebook.com/cafesocietyturkey

https://twitter.com/#!/CafeSocietyTR

http://www.facebook.com/cafesocietyturkey/app_167827073337736

BÜYÜKÇEKMECE BELEDİYESİ FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

Büyükçekmece Belediyesi 3. Uluslararası Fotoğraf Yarışması

Son Katılım Tarihi: 31.05.2012

Daha fazla detay için lütfen tıklayınız   

 

2012 HENKEL ART AWARD YARIŞMASI

2012 yılında Viyana merkezli Henkel Orta ve Doğu Avrupa (Henkel CEE), 11’inci yılında ‘Orta ve Doğu Avrupa Henkel Art.Award.’ yarışması için başvuruları kabul etmeye başladığını açıkladı. Proje, Avusturya’da KulturKontakt ve “Museum der Moderner Kunst Stiftung Ludwig” (Modern Sanat Müzesi – MUMOK) ortaklığıyla yürütülüyor. Birinciliği kazanan sanatçı 7 bin euro para ödülünün yanı sıra, kendi ülkesinde düzenlenecek bir sergi imkânına da sahip olacak. Ayrıca eserlerini önümüzdeki yıl MUMOK’ta düzenlenecek olan kişisel bir sergi kapsamında sergileme ve sergi kataloğunun yayımlanması fırsatını elde edecek.

Özel bir tema belirlemeyen Henkel Art.Award, Orta ve Doğu Avrupa’daki sanatçılar tarafından resim, çizim, fotoğraf, video ve enstalasyon alanlarında üretilen çarpıcı ve yenilikçi sanat eserlerini ödüllendiriyor. Yarışmanın birincisi çok aşamalı bir seçim süreci ile belirleniyor.

Geçtiğimiz yıllarda çok sayıda Henkel Art.Award finalisti veya birincisi daha sonra uluslararası sergilere davet edildi ve uluslararası ölçekte başarı kazandı. Bu isimlerin arasında Dan Perjovschi (2002), Miha Strukelj (2008) ve Mladen Miljanovic (2009) gibi sanatçılar da yer alıyor.

Henkel Art.Award. 2012 – Başvuru dokümanları:

– CV ve sanat kariyeri hakkında bilgi (İngilizce veya Almanca)

– Yaş sınırı: 40 (Ekim 2012’de Avusturya’da düzenlenecek olan gala töreni sırasında sanatçı 40. yaş gününe ulaşmamış olmalıdır.)

– Sanat eserlerinin 3-5 adet röprodüksiyonu: Orijinal eserler gönderilmemelidir!

– Resim, çizim ve fotoğraf alanlarında sanat eserleri: Fotoğraf, dosya ve/veya katalog biçiminde olmalıdır. (Boyut: azami A3). Slayt, CD veya DVD olarak gönderilmemelidir.

– Video ve enstalasyon dallarında sanat eserleri: DVD’de video olarak gönderilmelidir. (Azami sunum süresi: 10 dakikadır.)

– Bütün sanat eserleri 2009 sonrasında üretilmiş olmalıdır.

– Aşağıdaki ülkelerden yapılacak başvurular kabul edilecektir: Arnavutluk, Belarus, Bosna-Hersek, Bulgaristan, Hırvatistan, Çek Cumhuriyeti, Estonya, Macaristan, Kazakistan, Kosova, Letonya, Litvanya, Makedonya, Moldovya, Karadağ, Polonya, Romanya, Rusya, Sırbistan, Slovakya, Slovenya, Türkiye ve Ukrayna.

Kayıtlar, Haziran ayında yerel bir jürinin ön elemesine tabi tutulacak. Uluslararası jüri, 2012 yazında toplanarak 5 finalist belirleyecek ve birincinin seçileceği Viyana’ya gönderecek. Ardından, finale kalan sanatçılar haberdar edilecek ve Henkel CEE tarafından Henkel Art.Award. 2012 Gala törenine davet edilecekler.

Tören kapsamında 7 bin euro para ödüllü Henkel Art.Award., beş finalist arasından bir kişiye verilecek.

Sunulan sanat eserleri jüri oturumundan sonra bunları üreten sanatçılara iade edilecek.

Not:

– Yarışmaya katıldıkları için sanatçılara ücret ödenmemektedir.

– Sanat eserlerinin kaybolması veya zarar görmesiyle ilgili herhangi bir sorumluluk kabul edilmemektedir.

Henkel Art.Award.2012’ye başvurular, en geç 25 Mayıs 2012 tarihine (zarf üzerindeki tarih) kadar aşağıdaki adrese yapılmalıdır;

Türk Henkel A.Ş.

Kurumsal İletişim

İçerenköy Mah. Karaman Çiftliği Yolu Cad.

No:49/A PK 34752 Ataşehir – İstanbul

[email protected]

Tel: 216 579 40 59

DEVLET FOTOĞRAF YARIŞMASI 2012

fotograf_yarismasi

AMAÇ

Türk Fotoğraf sanatçılarının çalışmalarını desteklemek, son eserlerini bir arada sergilemek, sanat ortamımıza seviye ve canlılık kazandırmak ve buna bağlı olarak da fotoğraf sanatının yaygınlaşmasını sağlamak, gerektiğinde uluslararası platformlarda ülkemizi temsil edecek nitelikte fotoğraf sergileri oluşturmak amacıyla, Kültür ve Turizm Bakanlığınca “Devlet Fotoğraf Yarışması”nın onbeşincisi düzenlenmiştir.

KONU

1. Anadolu’da insan ve yaşam

2. Anadolu’da doğal hayat

3. Anadolu’da tarihi yapılar

4. Deneysel çalışmalar

KATILIM ŞARTLARI

● Yarışma; Seçici Kurul Üyeleri ile birinci derece yakınlıkları dışında, Türkiye Cumhuriyeti uyruklu, yaşayan tüm sanatçılara açıktır.

● Fotoğraflar, sayısal ortama kayıtlı olarak gönderilecektir.

● Yarışmaya her kategoride en fazla üç eser gönderilebilir.

● Katılımcı daha önceden herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş eserleriyle katılabilir.

● Yarışmaya gönderilen eserler, bir CD/DVD’de, uzun kenarı en fazla kısa kenarı . geçmeyecek şekilde 300 dpi çözünürlükte ve JPEG formatında kayıtlı olarak gönderilecektir.

● Eserlerin kaydedildiği CD/DVD’de her kategori için bir dosya oluşturulacak ve fotoğraflar şartnamede belirtilen sıra numarası verilerek ait oldukları dosya içine kaydedilecektir.

● CD/DVD’lerin üzerine en az 2 (iki) harf 4 (dört) rakamdan oluşan bir rumuz yazılacaktır. Örnek(AS5379) CD/DVD’ ye kayıt edilen fotoğraflara, katılımcı kesinlikle kendi ismini yazmayacak, yalnız rumuz ve sıra numarası yazacaktır.

● CD/DVD’ler bir zarfa konmalı, zarf kapatılarak üzerine sadece RUMUZ yazılmalıdır. Katılım formu eksiksiz doldurularak başka bir zarfa konmalı, zarf kapatılmalı ve üzerine yine yalnızca rumuz yazılmalıdır. Her iki zarf, ayrıca hazırlanan gönderim ambalajına konarak gönderilmelidir.

● Her fotoğrafa isim verilerek fotoğrafın nerede ve ne zaman çekildiği CD/DVD’deki dosyada belirtilmelidir.

● CD/DVD’lerin posta ya da kargo ile gönderimi sırasında zarar görmemesi için sertleştirilmiş ambalajlarda paketlenerek gönderilmesi gerekmektedir. Gönderim sırasında doğabilecek zararlardan Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumlu olmayacaktır.

● Katılımcılar formları eksiksiz olarak doldurup imzalayarak göndereceklerdir.

● Yarışmaya eser verecek olan sanatçılar, kendi anlatım biçimlerine uygun her türlü yaklaşımı/yorumu kullanmakta serbesttirler.

● Fotoğrafların kayıtlı olduğu CD/DVD ve Katılım Formları 10-18 Mayıs 2012 tarihleri arasında aşağıda belirtilen adrese kargo ya da posta ile gönderilmeli veya teslim makbuzu karşılığında elden teslim edilmiş olmalıdır.

● Posta veya kargo ücretleri yarışmacılar tarafından ödenecektir. Posta ve kargoda meydana gelebilecek gecikmelerden Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü sorumlu değildir.

● Katılımcı yarışmaya gönderdiği eser/eserlerin kendisine ait olduğunu ve tüm izinlerini aldığını kabul, beyan ve taahhüt eder. Eseri ödül alan veya sergilenmeye değer bulunan katılımcılardan bu beyan ve kabulleri dışında hareket ettiği anlaşılanlardan bu yarışma ile elde ettikleri ödül, unvan ve her türlü kazanımları geri alınır.

TOPLAMA MERKEZİ

Kültür ve Turizm Bakanlığı

Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü

Roma Meydanı Hipodrom Cad. 06330 Hipodrom/ANKARA

Tel: 0312 384 42 00/160

SEÇİCİ KURUL

● 15. Devlet Fotoğraf Yarışması Seçici Kurulu aşağıda isimleri belirtilen üyelerden oluşur:

– Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi

– Yrd. Doç. Dr. Gökhan BİRİNCİ (Sanatçı)

– Sıtkı FIRAT (Sanatçı)

– İzzet KERİBAR (Sanatçı)

-Yrd. Doç. Seçkin TERCAN (Sanatçı)

●Seçici Kurul üyelerinin isimleri soyadı alfabetik sırasına göre yazılmıştır.

●Seçici Kurul toplantısı için en az üç üyenin katılımı gereklidir.

●Değerlendirme toplantısı için yeterli sayıda Seçici Kurul üyesi bulunmaması halinde yeterli sayıda yedek üye çağırılabilir.

DEĞERLENDİRME

Seçici Kurul, 2012 yılı Mayıs ayı içerisinde Ankara’da toplanarak, her kategoriden ayrı ayrı 3 Başarı Ödülü ve 20 sergilenmeye değer eseri belirler.

ÖDÜLLER

15.Devlet Fotoğraf Yarışması’nda, Başarı ödülüne değer görülecek her bir kategorideki üç eser için; 3.000.-TL ve Başarı Belgesi verilecektir.

●Seçici Kurul, ödüllerin tümünü ya da bir kısmını dağıtıp dağıtmamakta serbesttir.

TELİFHAKKI

●Yarışmada ödüle değer bulunan eserlerin baskı ve sayısal kopyaları, tüm haklarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı Koleksiyonuna ait olacaktır.

●Yarışma sonunda ödül alan eserler, bütün telif haklarıyla Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından satın alınmış gibi işlem görür. Kültür ve Turizm Bakanlığı,ödüle değer bulunan eserleri, etkinliklerinde eğitim faaliyetlerinde sergileme,afiş, katalog, broşür vb. her türlü tanıtım malzemelerinde kullanma ve gösterme,medyada yayınlama hakkı da dahil olmak üzere eser sahibinin ismi ile birlikte5846 sayılı yasadan doğan tüm telif haklarına sahip olacaktır.

SERGİLEME

15.Devlet Fotoğraf Yarışması Sergisi, 2012 yılı Haziran ayında Ankara’daaçılacaktır.

ESERLERİN İADESİ

●Sergi bitiminden sonra Bakanlığımıza gönderilmiş olan CD/DVD’ler bir ay içerisinde sanatçılar tarafından elden geri alınabilir. Bu süre içinde geri alınmayan CD/DVD’ler bir komisyon tarafından imha edilecektir.

DİĞER

●Katılım Formları ve Şartnameler, Valiliklerden (İl Kültür ve Turizm Müdürlükleri), ilgili Fakülte ve Derneklerden, Bakanlığımız web sitesi www.kulturturizm.gov.tr veya www.guzelsanatlar.gov.tr adresinden de indirilebilir. Fotokopi ile çoğaltılabilir.

●Başarı ödülü alan ve sergilenmeye değer bulunan fotoğraflar Kültür ve Turizm Bakanlığınca sergilenecektir.

●Kültür ve Turizm Bakanlığı, sergilenmeye değer bulunan eserleri afiş, katalog, broşür v.b.her türlü tanıtım malzemesi olarak kullanma hakkına sahip olacaktır.

●Kültür ve Turizm Bakanlığı, yarışmaya teslim edilen eserlerin sergilenmesi sırasında gereken tedbirleri alır. Buna rağmen söz konusu eserlerle ilgili olarak doğabilecek aksaklıklarda “Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Plastik Sanat Eserlerini Seçme ve Değerlendirme Kurulu”nun kararı geçerlidir.

●Yarışmaya katılan tüm sanatçılar, bu şartname hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.

DASK KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Dask kısa flm yarışması

Konu

Doğal Afet Sigortaları Kurumu’nun (DASK) 2012′de dördüncüsünü düzenlediği Kısa Film Yarışması’nın konusu “Sallanmaya vakit yok!” olarak belirlenmiştir.

Bu çerçevede kritik başarı faktörü, zorunlu deprem sigortasının öneminin ve bu kapsamda son dönemde Türkiye’de yaşanan depremlerden edinilen deneyim ve derslerin filmlere yansıtılmasıdır.

Başvuru şartları

Yarışma, Türkiye’deki bütün üniversitelerin lisans ve lisansüstü öğrencilerine açıktır

Yarışmaya birden fazla eserle başvurulabilir.

Öğrenciler yarışmaya grup çalışmalarıyla katılabilirler. Bu çalışmalarda öğrenci sayısı en fazla 4 olabilir. Başvuruyu yapan kişi, diğer grup üyelerinin de yazılı onaylarını başvurusuna eklemelidir.

Başvuru formuna www.dask.gov.tr ve www.facebook.com/dask adreslerinden ulaşabilirsiniz.

Katılımcılar başvuru formunu eksiksiz doldurmalıdır. Her proje için ayrı bir form doldurulup projeyle birlikte gönderilmelidir.

Tüm başvurulara özgeçmiş, 2 adet fotoğraf ve okul kimliğinin fotokopisi eklenmelidir.

Tüm çalışmalar için dekanlık onayı gerekmektedir.

Filmlerin DVD formatında, 3 kopya olarak teslim edilmesi gerekmektedir.

Jüride yer alan isimler ve yakın akrabaları ile DASK çalışanları ve birinci dereceden yakın akrabaları bu yarışmaya katılamazlar.

Filmlerde aranan özellikler

Filmler Şubat 2012 tarihinden sonra yapılmış olmalıdır.

Filmlerin süresi 45 saniye ile 3 dakika arasında olmalıdır.

Tür sınırlaması yoktur. Kurmaca, deneysel, belgesel, animasyon gibi kısa filmin bütün dallarında ürün gönderilebilir.

Yarışmaya eser verecek öğrenciler, kendi anlatım biçimlerine uygun her türlü teknik ve malzemeyi kullanmakta serbesttirler.

Filmde kullanılan müziklerin telifiyle ilgili her türlü yasal sorumluluk film sahibi/sahiplerine aittir.

Eserlerde kaynak belirtilmeksizin alıntı yapılamayacak, yapanlar hakkında yasal işlem başlatılacaktır.

Yarışma şartlarına uymayan çalışmalar değerlendirme dışı tutulacaktır.

Yarışmaya gönderilen çalışmalar iade edilmez.

Yarışma takvimi

Son başvuru tarihi:01 Haziran 2012

Ön jüri değerlendirmesi11 – 15 Haziran 2012

Jüri değerlendirmesi: 25 – 29 Haziran 2012

Facebook oylaması: 9 Temmuz – 5 Ağustos 2012

Sonuçların açıklanması:7 Ağustos 2012

Değerlendirme

Yarışmaya başvuran bütün eserler 11 – 15 Haziran 2012 tarihleri arasında bir gün ön jüri tarafından değerlendirilecektir.

Ön jüri tarafından yapılan değerlendirmeler sonucunda finale kalan eserler 25 – 29 Haziran 2012 tarihleri arasında bir gün düzenlenecek olan toplantıda jüri tarafından değerlendirilecektir.

Her iki jürinin değerlendirmesinde de aşağıdaki kriterler esas alınacaktır:

Temaya uygunluk

Senaryoda özgünlük

Görsellik

Kurgu

Jürilerin değerlendirmesinde gizlilik ilkesi esastır.

Jüri ödüle değer gördüğü ilk 3 filmi dereceleriyle birlikte belirleyecektir.

İlk 3′e giren filmlerin dışında kalan 5 filmi de 9 Temmuz – 5 Ağustos 2012 tarihleri arasında DASK’ın Facebook sayfası üzerinden yapılacak izleyici oylamasına katılması için seçeceklerdir.

DASK’ın Facebook sayfasından oylamaya sunulan 5 filmden en çok oy alan ilk 2′sine “İzleyici Özel Ödülü” verilecektir.

Sonuç duyurusu

Yarışma sonuçları basın, www.dask.gov.tr ve www.facebook.com/dask aracılığıyla duyurulacaktır.

Jürinin kararları DASK tarafından başvuran kişilere iletilecektir.

Yayın ve telif hakkı

Yarışmada dereceye giren eserlerin yayın ve telif hakları DASK’a aittir.

Bu yapıtlar, DASK’ın içinde bulunduğu topluluğa ait kuruluşlarda kullanılabilir ya da yayımlanabilir.

DASK, tüm projeleri basılı veya elektronik ortamda kamuoyuyla paylaşabilir.

Ödüller

Birincilik Ödülü: MacBook Pro / Sony HXR – MC2000E Kamera

İkincilik Ödülü: MacBook Pro

Üçüncülük Ödülü: iMac

1. İzleyici Özel Ödülü: Canon SLR Dijital Fotoğraf Makinesi

2. İzleyici Özel Ödülü: Canon Compact Dijital Fotoğraf Makinesi

Yarışma başvurusu

Sevil Eroğluer

Grup 7 İletişim Danışmanlığı

İnönü Cad. Prof. Dr. Tarık Zafer Tunaya Sok. Gümüşsuyu İş Mrk. No:11/1 34427 Beyoğlu / İstanbul

Tel: 0212 292 13 13

E-mail: [email protected]

BEYAZ GÜVERCİN KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Kısa Film Yarışması

HH İnsani Yardım Vakfı, İstanbul’da gerçekleşecek 5. Uluslararası Çocuk Buluşması kapsamında Beyaz Güvercin ismiyle bir kısa film yarışması düzenliyor. Kurmaca, belgesel ve animasyon kategorilerinde yarışacak filmlerin son teslim tarihi 21 Mayıs.

1992 yılından bu yana savaş, işgal ve doğal afet bölgelerinde sürdürdüğü yetim çalışmalarıyla

36 ülkede 23.000’in üzerinde yetim çocuğa kucak açan İHH İnsani Yardım Vakfı, insanlığı bu kutlu emanete sahip çıkmaya çağırmak, konuya insanlığın dikkatini çekmek ve farkındalık

oluşturmak amacıyla “Kutsal Emanetlerimiz Yetimler” temalı bir kısa film yarışması düzenliyor.

İstanbul’da gerçekleştirilecek 5. Uluslararası Çocuk Buluşması kapsamında ödül töreni de

düzenlenecek kısa film yarışmasında kurmaca, belgesel ve animasyon kategorilerinde filmler yarışacak. Derviş Zaim, İhsan Kabil, Rıdvan Şentürk, Semih Kaplanoğlu ve Yusuf Kaplan gibi birbirinden değerli isimlerin jüri üyeliğini yapacağı yarışmada eserlerin son teslim tarihi ise 21 Mayıs 2012.

Yarışmada kurmaca ve belgesel dallarında birincilik ödülü Sony NEX-FS100k video kamera iken animasyon dalında birincilik ödülü de Apple iMac 21,5 inç bilgisayar ve WACOM Cintiq 21 UX Pen Display çizim ekranı. Ayrıca jüri özel ödülünü kazanacak filmin yönetmeni de yetimleri ziyaret etmek için Afrika seyahati kazanacak. Mansiyon ödülü kazanan filmler de çeşitli video kameralar ve pen tabletler ile ödüllendirilecek.

Dünyanın her yerinden amatör ya da profesyonel kısa filmcileri “Kutsal Emanetlerimiz” dediğimiz çocuklarımız için bir hikâye anlatmaya davet ediyoruz. 165 milyon yetim çocuğun başrol oyuncusu olduğu bu büyük hikâyeyi anlatmaya istediğiniz yerden başlayabilirsiniz!

ayrıntılı bilgi için www.beyazguvercin.org

SEKANS FİLM ELEŞTİRİSİ YARIŞMASI 2012

sekans kısa film yarışması

Amacı

Düzenlenen yarışmayla film eleştirisi alanında ürün veren amatör / profesyonel yazarların ürünlerini değerlendirmek ve böylece film eleştirisi üretimini desteklemek ve özendirmek; sinema kültürünün gelişmesine katkı ve bu alanda üretim yapan kişilere ortam sağlamak ve ulusal sinemanın, film eleştirisi alanında üretilen yazılar aracılığıyla daha geniş bir platformda tanınması ve tartışılmasının önünü açmak amaçlanmaktadır.

Kapsam ve Koşullar

1- Yarışmaya katılacak yazılar Türkiye yapımı filmler üzerine olmalıdır. 2- Yazıların daha önce yayımlanmamış olması gerekmektedir. 3- Her yazar en çok iki yazıyla başvurabilir.

4- Çeviri eleştiri yazılarıyla yarışmaya başvurulamaz. 5- Yazılar Times New Roman karakterinde, 12 punto, çift satır aralıklı olmalıdır. Yazılar posta veya elden başvurularda 4 kopya olarak teslim edilir. E-posta yoluyla yapılan başvurularda yazının elimize ulaştığı başvuru sahibine iletilir. 6- Yazılara konu olan filmlerin yapım yılı, türü vb. konusunda bir sınırlama yoktur. 7- Yazıların dili Türkçe olmalıdır. 8- Yazılarına ek olarak, katılımcıların bir sayfayı aşmayan biyografilerini teslim etmeleri zorunludur. 9- Katılımcılar açısından amatör / profesyonel ayrımı yoktur. 10- Başvuru, yazıların yazarları tarafından yapılır. Eser sahipliği ve telif hakları konusunda yaşanacak herhangi bir hukuki sorun karşısında başvuru sahibi sorumludur. 11- Yarışmaya katılan tüm yazıların yayın haklarının 1 Temmuz 2013 gününe kadar Sekans Sinema Grubu’na ait olduğu katılımcılar tarafından kabul edilmiş sayılır. 12- Yarışmaya katılan herkes bu kapsam ve koşulları kabul etmiş sayılır ve yerine getirmedikleri koşullar nedeniyle ön elemeyi aşamazlar.

Başvuru Yöntemi

Yarışmaya başvurular 20 Mayıs 2012 tarihine kadar posta, e-posta yoluyla veya elden yapılabilir.

Posta ve elden teslim adresi: Tan Kitabevi (Konur-2 Sokak No: 54 / 12 Kızılay – Ankara)

E-posta: [email protected]

Değerlendirme Süreci

1- Yazıların ön elemesini gerçekleştirecek olan Eleme Kurulu, Sekans Grubu yazarlarından oluşmaktadır. 2- Ön elemeden geçen en fazla 10 yazı Seçici Kurul tarafından değerlendirilecek ve yarışmanın birinci, ikinci ve üçüncülüğe değer bulunan eleştiri yazıları belirlenecektir. 3- Yarışma sonuçları 20 Haziran 2012 günü medyada duyurulacak ve ardından Sekans Sinema Yazıları Seçkisi’nde yayınlanacaktır.

Seçici Kurul

Ahmet Gürata (Bilkent Üniversitesi)

Hakan Savaş (Anadolu Üniversitesi)

Ece Özdemir (Sekans Sinema Grubu)

Ödüller

Birincilik ödülü: 30 kitaplık sinema kitabı seti

İkincilik ödülü: 25 kitaplık sinema kitabı seti

Üçüncülük ödülü: 20 kitaplık sinema kitabı seti

Sponsor Kurumlar: Bağlam Yayınları, Der Yayınevi, Doruk Yayımcılık, Kalkedon Yayıncılık, Küre Yayınları, Metis Yayınları, Phoenix Yayınevi.

İLKADIM BELEDİYESİ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

BAŞVURU ŞARTLARI

1.Katılım sadece İlkadım İlçesi Sınırlarındaki İlköğretim okulları (Devlet ve özel) için geçerlidir.

2.Katılımı Sağlayacak İlköğretim Okulları,15 Mayıs 2012 Tarihine kadar, eserin 2 DVD kopyasını ,filmle ilgili en az iki adet siyah beyaz veya renkli fotoğrafını(filmin afişi veya filmden kare)ve filmin özetini (en fazla 100 kelime ) bir CD içerisinde İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bir zarfın içinde teslim etmeleri gerekmektedir.

3.Katılım okul adına ve okul müdürlüğünün imzası ile istenen evrak ve materyaller İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne elden teslim edilecektir.

4.Son başvuru tarihinden sonra yapılacak başvurular kesinlikle kabul edilmeyecektir.

5.Filmde rol alacak kişiler okul öğrencilerinden olacaktır. Ana tema içinde yardımcı oyuncular olabilir.

6.Film içerisinde animasyon görüntü kullanılmayacaktır.

7.Belediyemize teslim edilen tüm filmlerin kullanma hakkı belediyemize ait olacaktır. Belediye bu filmleri kendi etkinliklerinde kullanma hakkına sahip olabilecektir.

8.Katılımcı her okul yukarıdaki tüm koşulları kabul etmiş sayılacaktır. Yukarıda belirtilmeyen tüm hususlar için karar mercii yarışma komisyonudur.

9.Bireysel başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

10.Yarışma sonuçları 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla İlkadım belediyesinin düzenleyeceği programda açıklanacak ve ödüller aynı programda sahiplerine takdim edilecektir.

5 ADIMDA KISA FİLM ÇEKİMİ

1. Filminizin senaryosunu/hikayesini yazın.

Senaryo: Senaryo, filmin kâğıt üzerindeki ilk halidir. Senaryo, görüntü ve sese dönüşecek bir düşüncenin, bir olayın yazıya dökülmüşüdür. Göstermeyi esas alan bu nedenle, yazım biçimi, kurgulama, zaman, mekan ve diyaloglar gibi teknik açıdan farklı nitelikler taşıyan yazıdır.

Senaryonun temeli “bir hikâye en iyi şekilde nasıl anlatılır?” sorusudur. Eğer iyi bir hikâyeniz varsa onu anlatmak için iyi bir senaryo ilk şarttır.

İyi bir senaryonun temel özellikleri nelerdir: İyi bir senaryonun ilk şartı hikâyenin iyi olmasıdır. Hikâye yöresel olmamalı, sınırları asmalı, tüm dünya insanlarına ulaşmalı. Hikâyenin bir çıkış noktası olmalı. Senaryo “Ben ne anlatacağım?”, “Bir mesaj veriyor mu?” soruları ile kurulmalı. Burada mesajı bilgi olarak verip, altını çizip dikte etmek seyirciyi sıkmanın en kestirme yolu.

2. Filmi çekeceğiniz ekipmanın seçimi (Kamera, video çekimli fotoğraf makinası, cep telefonu vb. )

Çekimde dikkat edilmesi gerekenler;

Filminizi 16:9 formatında çekiniz. Yani çekim yapacağınız ekipmanı dikey olarak değil yatay şekilde kullanınız.

Mümkün olduğunca tripod/üç ayak kullanarak çekim yapınız. Böylelikle görüntüde titreme ve netlik kaybolması olmaz.

Eğer bir harici ışık kaynağınız yok ise çekimlerinizi gündüz yapınız.

3. Sahne çekimleri

Bir mekan da birden fazla çekim gerekiyorsa bütün çekimler aynı anda yapılır.

Sahnelerin sıralaması çekim bittikten sonra kurgulanır.

4. Senaryonuzdaki sahneleri birden fazla çekerek en iyisini filminize seçiniz.

5. Bilgisayarda movie maker vb video işleme programlarında senaryonuza göre kurguladığınız şekilde filminizi oluşturunuz.

GENÇ SANATÇILAR VE SANATSEVERLER DERNEĞİ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

BAŞVURU KOŞULLARI

1.Yarışmaya 01/01/2010 tarihinden sonra çekilmiş filmler katılabilir.

2.Katılımcılar HER DALDA YANLIZCA 1 ADET film ile yarışmaya katılabilirler.

3.Başvuruda bulunacak filmler KURMACA ve BELGESEL dallarında değerlendirileceklerdir.

4.Başvuruda bulunulan film Türkçeden başka bir diller çekilmişse ,Türkçe altyazılı olarak gönderilmelidir.

5.Yarışma filmleri ,bir ekip olarak çekilmiş olsa bile,başvuru,filmin tek bir yönetmeni tarafından yapılmalıdır.

6.Daha önce herhangi bir yarışmada ödül almış veya GSSD yarışmasına katılmış filmler yarışmaya KATILAMAZLAR

7.GSSD yönetim kurulu bu yarışmaya katılamaz.

8.Filmde telif hakkı doğuran tüm işlemler için,ilgili telifleri almak katılımcının sorumluluğundadır.

9.Katılımcı ,hangi tür makina ile çekerse çeksin,filmlerinin 2 ADET PAL OLARAK ÇEKİLMİŞ DVD KOPYASINI + DOLDURULMUŞ VE İMZALANMIŞ BAŞVURU FORMUNU 15 / 05 /2012 TARİHİNE KADAR AŞAĞIDAKİ ADRESE , KARGO YOLUYLA YOLLAMASI GEREKİR.

10.Yarışmaya katılan film kopyaları,dernek arşivinde saklanır ve GSSD derneğinin,ticari olmayan tüm faaliyetlerinde kullanılabilir.Yarışma hakkında gelişmeler,dernek internet sitesinden takip edilebilir.Yönetmen ya da başvuru sahipleri, Festival programı kamuya duyurulduktan sonra filmlerini festivalden geri çekemezler.

10.Yarışma değerlendirmesi,seçıci kurul tarafından yapılacak.Finale kalan filmler arasında aşağıdaki katagorilerde ödül dağılımı yapılacaktır.

KURMACA DALINDA 1. FİLM

KURMACA DALINDA 2.FİLM

KURMACA DALINDA 3.FİLM

BELGESEL DALINDA 1.FİLM

BELGESEL DALINDA 2.FİLM

BELGESEL DALINDA 3. FİLM

Seçilecektir.

FİLMİN VE BAŞVURU FORMUNUN GÖNDERİLECEĞİ POSTA ADRESİ :

Önemli duyuru..!!!!!!!!!!!

Genç Sanatçılar ve Sanatseverler Derneği Geleneksel Kısa film Yarışmasına katılacak değerli sanatseverler..

Lütfen kargolarınızı PTT Kargo ile Gökhan KARADUMAN – (GSSD) PK 218 Kadıköy Merkez Postahanesi Kadıköy / İstanbul adresine gönderiniz…

İNTERNET ADRESİ : http://www.gencsanatcilar.org

GERİ DÖNÜŞÜM KONULU KISA FİLM YARIŞMASI

1.Katılım sadece İlkadım İlçesi Sınırlarındaki İlköğretim okulları (Devlet ve özel) için geçerlidir.

2.Katılımı Sağlayacak İlköğretim Okulları,15 Mayıs 2012 Tarihine kadar, eserin 2 DVD kopyasını ,filmle ilgili en az iki adet siyah beyaz veya renkli fotoğrafını(filmin afişi veya filmden kare)ve filmin özetini (en fazla 100 kelime ) bir CD içerisinde İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğü’ne bir zarfın içinde teslim etmeleri gerekmektedir.

3.Katılım okul adına ve okul müdürlüğünün imzası ile istenen evrak ve materyaller İlkadım Belediyesi Çevre Koruma ve Kontrol Müdürlüğüne elden teslim edilecektir.

4.Son başvuru tarihinden sonra yapılacak başvurular kesinlikle kabul edilmeyecektir.

5.Filmde rol alacak kişiler okul öğrencilerinden olacaktır. Ana tema içinde yardımcı oyuncular olabilir.

6.Film içerisinde animasyon görüntü kullanılmayacaktır.

7.Belediyemize teslim edilen tüm filmlerin kullanma hakkı belediyemize ait olacaktır. Belediye bu filmleri kendi etkinliklerinde kullanma hakkına sahip olabilecektir.

8.Katılımcı her okul yukarıdaki tüm koşulları kabul etmiş sayılacaktır. Yukarıda belirtilmeyen tüm hususlar için karar mercii yarışma komisyonudur.

9.Bireysel başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

10.Yarışma sonuçları 5 Haziran Dünya Çevre Günü dolayısıyla İlkadım belediyesinin düzenleyeceği programda açıklanacak ve ödüller aynı programda sahiplerine takdim edilecektir.

Daha fazla detay için http://www.ilkadim.bel.tr/index.php?option=com_content&view=article&id=1907

 

VEFA LİSESİ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Son Başvuru: 11 Mayıs 2012

Katılım Koşulları:

* Yarışmaya İstanbul sınırları içinde ortaöğretim kurumlarında eğitim gören öğrenciler katılabilir.

*Yarışmaya 2011 yılından itibaren çekilmiş filmler katılabilir.

*Katılan filmler MEB ilke ve kurallarına, genel ahlak ilkelerine uygunluk göstermek zorundadır.

*Yarışmaya kurmaca, deneysel, animasyon ve belgesel türlerindeki filmler katılabilir.

*Yarışmaya daha önce başka yarışmalara veya festivallere katılmış filmler de katılabilir.

*Yarışmaya katılacak filmler “PAL” sistemi ile kaydedilmiş olmalıdır. Filmler en fazla 15 dk uzunluğunda olabilir.

*Yarışmaya katılan filmlerde kullanılan müzik eserlerinin telif hakkı sahipleri filmin sonunda belirtilmelidir.

*Yarışmaya başvuran her katılımcı, katılım koşullarını kabul etmiş sayılır. Burada belirtilmeyen diğer tüm hususlar için karar yetkisi Vefa Lisesi bilişim kulübünündür.

* Filmin 2 adet DVD kopyasını,

* Film özetini(En fazla 100 kelime) ve filmden en az iki kare veya film afişini(Ayrı bir CDde),

*Yönetmenin öğrenci belgesini

*Yönetmenin cep telefonu ve mail adresi

İletişim:

Dedeefendi cad. Şehzadebaşı sok. No:5 Fatih/İstanbul

http://www.vefalisesi.k12.tr/2012/03/07/vefa-lisesi-2-kisa-film-yarismasi-icin-son-gun-11-mayis/

facebook.com/vefakisafilm

[email protected]

Tel: 05373528048

ATIF YILMAZ KISA FİLM YARIŞMASI 2012

Sinemanın usta yönetmeni Atıf Yılmaz, ölümünün 6. yıl dönümünde Mersin Üniversitesi işbirliğiyle Forum Mersin’de düzenlenecek “Kısa Film” yarışmasıyla anılacak. Serbest konu ve kurmaca alanında eserlerin kabul edileceği “Kısa Film” yarışmasına başvurular 23 Nisan itibariyle başlayacak.

Sanata verdiği destekle adından sıkça bahsettiren Forum Mersin’in Atıf Yılmaz anısına düzenlediği kısa film yarışması için başvurular 7 Mayıs 2012 tarihinde sona erecek. Yarışma sonuçları 26 Mayıs’ta Forum Mersin Atıf Yılmaz Meydanı’nda düzenlenecek olan ödül töreninde açıklanacak.

Sanata Destek Veren Herkes Forum Mersin’de Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’nda Buluşuyor…

Forum Mersin’de Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’na sinema ile ilgilenen amatör ve profesyonel herkes katılabilecek. Yarışmacılar konu sınırlaması getirilmeyen yarışmaya, 2010-2011 yılları veya sonrasında ürettikleri kurmaca eserlerle başvurabilecek. Yarışmacılar için bir başka avantaj ise eserlerinin daha önce başka yarışmalara gönderilmiş veya derece almış olmasının bu yarışmaya katılımda engel oluşturmaması.

Yarışma Facebook Üzerinden de Oylanacak…

Atıf Yılmaz Kısa Film yarışmasının değerlendirmesi Facebook üzerinden de gerçekleştirilecek.www.facebook.com/forummersinavm adresine yüklenecek olan eserler 10-20 Mayıs tarihleri arasında izleyicinin beğenisine sunulacak. En çok “beğeni” alan eser sahibine 2 bin TL ödül verilecek.

Yarışmaya katılacak eserler önce Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Cem Pekman, Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Hakan Erkılıç ve Forum Mersin Pazarlama ve Halkla İlişkiler Şefi Murat Telli’nin yer alacağı ön jüri tarafından değerlendirilecek.

Ön jüri tarafından seçilen eserler daha sonra, oyuncu Deniz Türkali, Radikal Gazetesi Yazarı Erkan Aktuğ, Yapımcı-Yönetmen Ezel Akay, Atıf Yılmaz ile uzun yıllar birlikte çalışan Yapımcı-Yönetmen Leyla Özalp ve Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Senem Duruel Erkılıç’ın yer aldığı jüri tarafından değerlendirmeye alınacak.

Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’nda Birinciye “6.000 TL”…

Atıf Yılmaz Kısa Film Yarışması’nı kazanan birinciye 6 bin TL, ikinciye 3 bin TL üçüncüye ise 2 bin TL ödül verilecek. Jüri değerlendirmesi sonucunda ilk üçe giren filmler haricinde jürinin özel beğenisini kazanan filme 2 bin TL değerinde “Forum Mersin Jüri Özel” ödülü, 10-20 Mayıs tarihleri arasında gerçekleşecek “facebook” oylamasında en fazla beğeniyi alan filme ise yine 2 bin TL değerinde “Facebook Beğeni” ödülü verilecek.

Mersin Üniversitesi İletişim Fakültesi Radyo Televizyon ve Sinema Bölümü işbirliğiyle akademisyenlerin katılacağı “Workshop” etkinlikleri de yapılacak. Senaryo, çekim ve kurgu alanında tekniklerin anlatılacağı ve uygulamaların yapılacağı workshoplar herkese açık olacak.

Yarışmacılar etkinliğe dair tüm detayları www.atifyilmazkisafilm.com adresinden takip edebiliyor.

 Kaynak : [-]

 


GRUP YORUM BAKIRKÖY

Bağımsız Türkiye Konseri, 15 Nisan 2012’de Bakırköy Halk Pazarı Alanı’nda Yapılacak.

Grup Yorum, geçtiğimiz yıl Bakırköy’de düzenlediği ve 150 bine yakın dinleyicinin katıldığı Bağımsız Türkiye Konseri’nin ikincisini vermeye hazırlanıyor. 15 Nisan’da ‘ON’ların Türküsü’ başlığıyla düzenlenecek konserde, Grup Yorum’a, Zülfü Livaneli, Aylin Aslım, Hüseyin Turan, Aynur Doğan ve şiirleriyle Nihat Behram eşlik edecek. 15 Nisan’da Bakırköy Halk Pazarı Alanı’nda düzenlenecek konser, ücretsiz olacak. Grup Yorum’un konserine bu yıl 300 bin dinleyicinin katılması bekleniyor.

Orkestra eşliğinde verilecek konser LED ekranlardan da yansıtılacak. Yorum’un konukları arasında Zülfü Livaneli, Aylin Aslım, Aynur Doğan, Hüseyin Turan ve Nihat Behram da yer alacak.

 

Bakırköy Metrosundan Konser Alanına Gidiş (Bakırköy halk pazarı hartası)

Tarihi çok uzun bir döneme uzanan Pendik ilçesine edebi, kültürel ve entelektüel bir atmosfer kazandırılması amacı ile özellikle son yıllarda gerçekleştirilen yazı ve şiir atölyeleri, sohbet programları, kültürel etkinlikler, Pendik Okuyor ve Kütüphane Gönüllüleri gibi beğeni kazanan projelerde ciddi bir mesafe alındı.

Pendik

Bu projeleri ve etkinliklerin sonuçlarının alınması ve ivme kazanması için 2012 yılında Pendik ve İstanbul çapında çeşitli dallarda ödüllü yarışmalar düzenlenmesi planlandı. Öykü Yarışması da bunlardan biri.

Yarışma Konusu

Öykü yarışmasının konusu “PENDİK’TE ZAMAN” olarak belirlenmiştir.

Yarışma Tarihi 
15 Mart – 15 Haziran 2012 tarihleri arasındadır.

Teslim Tarihi 
Eserler 10 Haziran 2012 mesai bitimine kadar teslim edilecektir.

Teslim Şekli 
Yarışmacılar eserlerini www.pendik.bel.tr adresinde açılacak online başvuru sayfasından sisteme giriş yaparak teslim edecektir.

Ödüller
Birinciye  :  10.000 TL.
İkinciye   :  7.000  TL.
Üçüncüye :  5.000 TL.

Üç adet mansiyon verilecek olup her mansiyon  1000 TL.’dir. Derece sahipleri ve mansiyonlar dışında eserleri yarışma kitabında yayımlanmaya değer bulunanlara  100 TL.telif ücreti ödenecektir.

Katılım Koşulları
1. T.C vatandaşı olmak.
2. Yarışmaya en az 15 yaş ve üzeri katılımcılar katılabilir.
3. Pendik Belediyesi çalışanları ve birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.
4. Jüri üyelerinin birinci derece yakınları yarışmaya katılamaz.
5. Bir yarışmacı en fazla 1 (bir) eserle yarışmaya katılabilir.
6. Eserler 12 punto ve 1.5 satır aralığıyla dizilmiş olmalı ve Times New Roman yazı karakteriyle yazılmış olmalıdır.
7. Eserler en fazla 10 sayfa olmalı ve Türkçe dil ve anlatım kurallarına özen gösterilerek yazılmalıdır.
8. Eserlerin son teslim tarihi 10 Haziran 2012’dir.
9. Sonuçlar 2012 Haziran sonuna kadar ödül sahiplerine bildirilecektir.
10. Dereceye giren eser sahiplerine ödülleri 2012 Eylül ayında düzenlenecek ödül töreninde idare tarafından dağıtılacaktır.
11. Ödül kazanan eserlerin her türlü yayım ve telif hakları Pendik Belediyesine aittir.

Öykü Yarışması Jürisi 
1.Sevinç ÇOKUM
2.Prof. Dr. Abdullah UÇMAN
3.Cemal ŞAKAR
4.Güray SÜNGÜ
5.Mehmet ERTE

Bilgi İçin
İletişim Merkezi  4447635  Dahili:3616

 

Kaynak : http://www.edebiyathaber.net

İzmirli öğrenciler Cannes’da yarışacak

Bir grup üniversitelinin kurduğu Azizm Sanat Örgütü’nün “Soluş” adlı kısa filmi, festivalin ‘Short Film Corner’ bölümünde gösterilecek

Soluş- Azizm Sanat Örgütü

Bir grup üniversite öğrencisinin ‘Sanat aydınlanma içindir’ sloganıyla kurduğu Azizm Sanat Örgütü’nün İzmir’deki proje ekibi tarafından ortaya çıkarılan ‘Soluş’ isimli kısa film, bu yıl 65’incisi düzenlenecek olan Cannes Film Festivali’nde gösterilecek. Film, Avrupa’nın en önemli film festivali olan ve uluslararası platformda birçok ünlüyü ağırlayan Cannes Film Festivali’nin ‘Short Film Corner’ bölümünde dünya prömiyerini yapacak. Yönetmenliğini ve öyküsünü Onur Keşaplı’nın, senaryo yazarlığını ve sanat yönetmenliğini Selin Süar’ın, görüntü yönetmenliğini Berk Tuğcu’nun gerçekleştirdiği Azizm Sanat yapımı filmin başrollerini Serhat Parıl, Okan Can ve Ceren Bekdemir paylaşıyor.

ÖZVERİ ÖRNEĞİ

Bugüne dek gerçekleştirdikleri kısa film, belgesel, televizyon programı, videoart, reklam, sergi, festival ve eğitim çalışmaları ile sanat alanında birçok başarıya imza atmış olan Azizm Sanat ekibi, en büyük sinema festivalleri arasında yer alan Cannes’da başta İzmir olmak üzere Türkiye’yi temsil edecek olmanın gururunu yaşadıklarını belirtti. Yönetmen Onur Keşaplı, “Herhangi bir yapım şirketi ya da okul desteği olmadığı için küçük ekibimizin her bir çalışanı çok fazla özveride bulundu. Sinemanın hala sağlıklı bir sektör haline gelemediği ülkemizde kısa film, uzun metrajın yavrusu algısından öteye geçemiyor” dedi. Filmin senaryo yazarı ve sanat yönetmenliğini üstlenen Selin Süar ise sinema gibi önemli bir sanat dalı ve propaganda aracı için ülkemizin başlı başına bir fon oluşturması gerektiğini vurguladı.

Filmin konusu
Hayatında dilediği her şeye sahip olan Ulaş, kitap yazma hayali ve yaklaşmakta olan doğum günü sebebiyle doğayla iç içe olacağı bir köye gider. Ancak karakterin, yazma konusundaki başarısızlığı ve arkadaşlarının doğum gününe gelmemelerinin yarattığı sıkıntı üzerine ormanda karşılaştığı gizemli kadın, Ulaş’ın gerçeklikten kopmasına ve soluşuna neden olur. “Nedir kırmızı?” sorusunun peşinden giden film, etkileyici görüntüleri ve şiirsel dokusuyla varoluşçuluk ve gerçeküstücülük arasında seyrediyor.

Kaynak:  http://www.yeniasir.com.tr

Anadolu Ateşi, Edip Akbayram, Volkan Konak, Şevval Sam, Yavuz Bingöl, Erkan Oğur & İsmail Hakkı Demircioğlu, Hayko Cepkin, Melike Demirağ ve Bulutsuzluk Özlemi, Halkevleri 80. yıl şenliğinde sahne alacak.

halkevleri 80 yil

“Özgürlük ve Demokrasi için Kuşaklar Söylüyor, İstanbul Buluşuyor” sloganıyla 8 Nisan Pazar günü Türkiye’nin en büyük kapalı salonu olan Sinan Erdem Spor Salonu’nda gerçekleşecek olan buluşmada, farklı kuşaklardan 14 grup ve sanatçı sahne alacak.

Şairler ve oyuncular şiirlerini paylaşacak.

Halkevleri’nin 80. yılını kutlayacağı ve 20 bini aşkın kişinin katılacağı bu şenlikte müzikal serüvenleriyle de farklı kuşaklardan sanatçılar aynı sahneyi paylaşacak, düetleriyle sahne alacaklar.

Gecenin açılışı Anadolu Ateşi’nin dans gösterisiyle başlayacak.

Daha sonra sırasıyla Yavuz Bingöl & Halkevleri Çocuk Korosu, Agire Jiyan & Diyarbakır Sur Belediyesi Gençlik Korosu, Yeni Türkü & Şevval Sam, Erkan Oğur & İsmail Hakkı Demircioğlu, Bulutsuzluk Özlemi & Hayko Cepkin, Volkan Konak & Melike Demirağ birlikte sahne alacak ve şenliğin finalini diğer sanatçılarla birlikte Edip Akbayram yapacak.

Gece boyunca Ahmet Telli, Şükrü Erbaş, Ali Özgür Özkarcı, Gonca Özmen, Altay Öktem, Deniz Durukan ve iki usta oyuncu Turgay Tanülkü ve Altan Gördüm şiirler seslendirecek.

Buluşmada Halkevcilerin yanı sıra 1932’den bu yana Halkevleri’nde yetişmiş, ülkenin kültür ve sanat yaşamına damgasını vurmuş aydın ve sanatçılar da yer alacak.

27 Mart Dünya Tiyatro Gününde İBB Şehir Tiyatrosunda sahnelenecek oyunlar.

dünya tiyatro günü

 

 

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, 27 Mart Dünya Tiyatro Günü nedeniyle 27 Mart 2012 Salı günü seyircilerle buluşuyor. İBB Şehir Tiyatroları’nın 9 sahnesinde Oyunlardan önce John Malkovich’in hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirisi veKenan Işık’ın hazırladığı Dünya Tiyatro Günü Ulusal Bildirisi; Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde İBB Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Ayşenil Şamlıoğlu, Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde sanatçımızJülide Kural, Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sanatçımız Hikmet Körmükçü, Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde sanatçımız Aslı Öngören, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde sanatçımız Nilgün Kasapbaşoğlu, Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde sanatçımız Funda Postacı, Ümraniye Sahnesi’ndesanatçımız Ayşe Kökçü, Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Betül Kızılok Bavli, Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde sanatçımız Binnur Şerbetçioğlutarafından okunacak.

Oyunlar her yıl olduğu gibi bu yıl da ücretsiz olarak izlenebilecek. 27 Mart Dünya Tiyatro Günü’ndeoynanacak Oyunların biletleri, Oyunların oynanacağı sahnelerin gişeleri ve idare amirliklerinden temin edilebilir.

27 Mart 2012 tarihinde sahnelenecek Oyunlar şöyle;

Otobüs… Çağdaş Bulgar yazınının önemli ismi Stanislav Stratiev’in toplumsal taşlaması olan Oyun, ülkedeki değişimi farklı Oyun kişilerinin üzerinden anlatıyor. Toplumsal yapının ve rejimin eleştirildiğiOyunda, son durağı bilinmeyen bir otobüs yolculuğu, yolcuların kendi dünyaları ve yaşama bakışları açısından değerlendirilişi, kendi aralarında tartışmaları ele alınıyor. Stanislav Stratiev’in yazdığı Arif Akkaya’nın yönettiği Oyunda; Ahmet Özarslan, Mert Aykul, Mert Turak, Elyesa Çağlar Evkaya, İrem Erkaya, Burak Davutoğlu, Can Ertuğrul, Berrin Akdeniz Kortidis, Ergun Üğlü, Fahri Kıncır, Barış Çağatay Çakıroğlu rol alıyor. Oyun, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde…

Aşk Halleri, Nezihe Meriç’in çeşitli öykülerinden Hülya Karakaş’ın uyarlayıp yönettiği bir Oyun… Aşk savrulmaktır, savrulup kaybolmaktır. İhanette vardır içinde, çığlık da… Aşk için serseri bir mayın gibi patlamaz mı insan… Gülmek de aşka dairdir, ağlamak da… Gün gelir aşk için kapının paspası olursun, gün gelir göğsünü siper ederek direnirsin aşk yüreğine sokulunca. Aşkın her haline, en Yalın sözüyleNeşet Ertaş türküleri eşlik ediyor. Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde sahnelenecek Oyunda; Sevil Uluyol, Eftal Gülbudak, Caner Bilginer, Cemal Ahhan Şener, Nurdan Kalınağa, Burcu Çoban, Pınar Aygün, Nazan Yatgın, Ömer Barış Bakova rol alıyor.

Arka Bahçe’de, yıllardır yığınlarca çöpün biriktiği bir arka bahçesi olan evde yaşayan yaşlı hanım, noeli yalnız geçirmek istememekte ve hizmetçisini gittikçe miktarını arttırdığı parayla yanında tutmaya çalışmaktadır. Kendini Amerikan Özgürlük Anıtı gibi hisseden kadın çöplerin ortadan kaldırılmasını istemektedir. Çünkü sanki yığınlar onu suçlamaktadır. Sistem sorgulamasının iyi örneklerinden olan Oyun, güçlü dünyanın Arka Bahçe’sinde çöp muamelesi gören milletlerin varlığını dile getiriyor. Bilgesu Erenus’un yazdığı Hüseyin Köroğlu’nun yönettiği Oyunda; Güzin Özyağcılar, Şenay Saçbüker, Zümrüt Erkin, Özge Midilli, Mevlüt Demiryay, Deniz Evrenol, Nur Saçbüker, Berk Samur, Doğan Şirin, Melisa Demirhan rol alıyor. Oyun, Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde…

İntiharın Genel Provası’nda, intihar etmek isteyen bir mimar Tuna köprüsüne gelir. “Sanatsal bir ölüm” hayaliyle, sevgilisine son kez telefon edip aşkını vurgular. İntihar Eden Adam, köprüden tam atlayacağı sırada Balıkçı feryat edip onu durdurur: Köprü altına ağ yerleştirdiğinden adam buradan atlamamalıdır. Derken adamın sevgilisi Kadın belirir, intihara engel olmaya çalışır. İntihar Eden Adam tam atlayacakken Kadın ile Balıkçı dans etmeye başlar. Bu sırada beyaz üniformasıyla Kaptan belirir. İntiharda kararlı olan adamın mesleğini öğrenince ona bir iş teklifi yapar. Duşan Kovaçeviç’in yazdığı Oyunu M. Nurullah Tuncer yönetiyor. Bora Seçkin, Serhat Mustafa Kılıç, İbrahim Can, Bennu Yıldırımlar’ın rol aldığı Oyun, KadıköyHaldun Taner Sahnesi’nde…

Ben Sinema Artisti Olmak İstiyorum’da; Libby Tucker, on altı yıldır görmediği babasının yanına geldiğinde nasıl karşılanacağını bilmiyordur. Hollywood’da senaryo yazarı olan babası Herbert Tucker, onun sinema artisti olma hayallerine yardım edecek midir? Bu karşılaşmayla başlayan geçmişin sorgulanmasına, babasının kız arkadaşı Steffy ile arasındaki sorunlar da eklenince gerilim artar. Genç bir kızın hayalleriyle, hayattan düş kırıklıklarından yorulmuş bir adamın birbirlerini nasıl etkilediğine ve birbirlerine nasıl ihtiyaç duyduklarına tanık olacaksınız. Bu baba kız hikâyesinde içten içe sessiz sinemadan başlayarak sinemanın gelişimi, sorunları, insandaki yansımaları da işlenmekte. Oyun, Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde… Neil Simon’un yazdığı S. Bora Seçkin’in yönettiği Oyunda; Bestem Türen, Derya Çetinel, Erhan Yazıcıoğlu rol alıyor.

Gönlümdeki Osman Hamdi Bey, ölümünün 101. yılında, Batılı anlayışla figürlü resmin ilk temsilcisi, müzeci, arkeolog ve Sanayi-i Nefise Mektebi’nin kurucusu Osman Hamdi Bey’in hayatını sahneye taşıyor; ünlü ressamın hayatından önemli kesitler sunarken, onun hiç bilinmeyen yönlerini, sanatçı kişiliğini, aile yaşantısını, arkadaşlık ilişkilerini ve aşklarını anlatıyor. Gülsün Siren Kınal’ın yazdığı, Engin Gürmen’in yönettiği Oyunda; Aslı Narcı, Ayşen Çetiner, Tolga Yeter, Engin Gürmen, Vildan Gürelman, Emre Narcı, Enes Mazak, Nurseli Tırışkan, Cem Uras, Ceysu Aygen, Özgür Dağ, Yağız Pala rol alıyor. Oyun, ÜsküdarKerem Yılmazer Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Kargaşa (16+)… Kırılmalar, kayıplar, rüyalar, çocukluğa duyulan özlem… Aşk, sevgi, seven bir kadından geriye kalanlar. Dünyanın herhangi bir yerinde olabilecek bir boşluğun ortasında ve eski bir evde yıllardır uyuyan hikâyenin gizlediği beş kadının dramı KARGAŞA ile açığa çıkıyor… Abdul Mounem Amayri’nin yazıp yönettiği Oyunda; Nergis Çorakçı, Ezgi Sümer Yolcu, İrem Arslan Aydın, Zeynep Özyağcılar, Ece Özdikici rol alıyor. Oyun, Ümraniye Sahnesi’nde…

Özgür Atkın ve Ceren Hacımuratoğlu’nun birlikte yazdığı Özgür Atkın’ın yönettiği Karagöz Balıkçı adlı çocukOyunu Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde;

Aziz Nesin’in yazdığı Haşmet Zeybek’in yönettiği Pırtlatan Bal adlı çocuk Oyunu ise Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde seyredilebilir.

27  MART DÜNYA TİYATROLAR GÜNÜ HAKKINDA GENEL BİLGİ

Uluslararası Tiyatro Enstitüsü 1948 yılında kuruldu. Bu enstitü 1961 yılında aldığı bir kararla 27 Mart gününü Dünya Tiyatrolar Günü olarak kabul etti. Her yıl enstitüye üye ülkelerde 27 Mart günü Tiyatro Bayramı olarak kutlanır.

27 Mart günü her ülkenin sanat ve tiyatro adamlarınca hazırlanan bir bildiri, sahnelerde okunur. Tiyatrolar o gece halka parasız gösteriler düzen­ler. Tiyatroyu halka sevdirmeye çalışırlar.

Ülkemizde tiyatro ile ilgili ilk ulusal bildiriyi, yaşamını Türk tiyatrosuna içtenlikle adamış olan Muhsin Ertuğrul yazdı.

Dünyada ilk tiyatro olayının nerede, nasıl başladığı kesinlikle bilinmi­yor, Araştırmacılar; tiyatronun ilkel insanların av dönüşü vurdukları avın çevresinde sevinç ve heyecan sesleri çıkararak dans etmelerinden doğduğunu anlatırlar. Daha sonraları topluluk halinde yaşamaya başlayan insanlar yılın belirli günlerinde, belirli bir yerde toplanmaya başladılar. Bu toplantıda içlerinden bir kişi yüksekçe bir yere çıkarak güldürücü öyküler anlatır, taklitler yapar, şarkılar söylerdi. Bu tür oyunlar zamanla şenlikler geleneğini oluşturdu. Bir süre sonra tiyatroda kişiler ikiye, üçe çıktı. Daha canlı, daha ilgi çeki­ci konular bulundu. Böylece oyunlar, sanat niteliğine kavuştu. Tiyatro da meslek haline geldi.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Konusu bakımından harekete, konuşmaya, bazen de müziğe yer verilir. Bu nedenle tiyatro güzel sanatların en ilgi çekici kollarından biridir.

Tiyatroda oynayanla izleyen arasında yakın, sıcak bir iletişim vardır. İlk çağlarda oyunun yazılı metni yoktu. Yeteneklerine güvenen oyuncular ortaya çıkıp bir çeşit tuluat yaparlardı. Tuluat; oyuncuların o anda düzenle­dikleri hareketleri, tasarladıkları sözleri söylemeleridir. Tuluat, sahnesiz ve metinsiz bir tiyatro oyunudur.

Yazılı tiyatro yapıtları çok sonra ortaya çıktı. Bir süre tiyatro sözsüz oynandı. Oyuncular olayları, el, kol, gövde, bacak ya da yüz hareketleriyle anlatırlardı. Bu sözsüz tiyatroya pandomima denir.

Bizde tiyatro olgusu; çok eskilere dayanan orta oyunu ile onun gölge oyunu biçiminden başlar. Gölge oyunu arkadan ışıklandırılan beyaz bir perde üzerine belli tipteki kuklaların hareket ettirilmesi ve konuşturulması ile yansıyan Karagöz oyunlarıdır.

Bugün köylerimizde, çok eski geleneklerden kalma bir alışkanlıkla tiyatroya çok benzeyen eğlenceler düzenlenmektedir. Buna oyun çıkarma denir.

Tiyatro oyunculuğu özel eğitimi gerektiren bir meslektir. Tiyatro öğre­timi konservatuar denilen okulda yapılır.

Tiyatro; yazarların dram, komedi, trajedi türünde yazdıkları eserlerin sahnede oynanması sanatıdır. Tiyatro gösteri sanatı olarak tanımlanır. Belli başlı türleri şunlardır:

Komedi  : Oyunların, insanların, durumların gülünç yönlerini gösteren bir tiyatro yapıtıdır. Komedinin belli başlı türleri şunlardır :

a) Vodvil, hareketli, eğlenceli bir konuya dayanan, içinde şarkılar bulunan hafif güldürüdür.

b) Fars, olayların aşırı abartıldığı, taklitlerin sık sık tekrar edildiği bir komedi türüdür.

Trajedi : Konusunu tarih, ya da efsanelerden alan acıklı sahne yapıtı­dır.    .

Dram     : Yaşamımızda var olan umudu, sevinci, acıyı, bir arada sunan tiyatro oyunudur. Dram şiir ve düz yazı ile yazılabilir.

Tiyatrolar; devlet tiyatroları, halk tiyatroları, bulvar tiyatroları, açık hava tiyatroları ve şehir tiyatroları gibi isimlerle anılır.

Tiyatro yaşamın bir parçasıdır. Yaşamı sergiler. Yaşama sevincini yaratır. Geçmişi, günümüzü, geleceği anlamamıza yardımcı olur. Tiyatro; Sorunlarımıza ışık tutar. Tiyatro, insanlar arasında halkın içinden doğmuş bir sanattır. Tiyatro hep iyiden, güzelden hoştan yana olmuştur.

Tiyatro insanları eğitir. Eğitirken düşündürür. Tiyatro insanlara bera­ber gülmek, beraber ağlamak, beraber düşünmek gibi insanca duygular aşılar.