Şunun için etiket arşivi: Ses

Drama deyince genelde herkesin aklına ilk anda yaratıcı drama gelmektedir. Sadece gelmekle kalmayıp pek çok kurs ve benzeri eğitim kurumlarında drama eğitimini genel olarak tiyatro kökenli eğitmenlerin verdiğini görmekteyiz. Hatta bu durumun drama eğitimi almamış kişiler tarafından bile verildiğine zaman zaman şahit olmaktayız.

Atık Materyaldan Mum yapımı

Tiyatro eğitimine dahi “Drama Eğitimi” dendiğini de çoğu zaman duymaktayız. Elbette drama eğitiminde Tiyatro eğitimin bazı öğeleri kullanılmaktadır. Fakat drama eğitimi kesinlikle bir tiyatro eğitimi değildir.

Elbette çocuk ve ya veli çocukları için Tiyatro Eğitimi düşünüyorsa hedefi doğrultusunda bir kursa göndermelidir fakat drama eğitimi istiyorsa çocuk için Tiyatro Kursu istenilen faydayı sağlayamayacaktır.

Çocuğumuzu drama eğitimine göndereceksek kesinlikle tüm dallarda olduğu gibi drama konusunda da yeterli eğitim almış, bilgi ve tecrübe düzeyine sahip eğitmenler tercih edilmelidir. Bunun içinde eğitmenin yeterliliği kesinlikle incelenmelidir.

Tüm bunlar göz önüne alındığında Bakırköy’de bulunan kurumumuzda artık yetkin, tecrübeli ve uzaman eğitmenliği kanıtlanmış sanat eğitimlerimiz ile tüm sanat dallarında Bakırköy, Ataköy, Florya, Yeşilköy, Yeşilyurt, Bahçelievler, Bağcılar, ikitelli, Atakent, Zeytinburnu, Küçükçekmece, Halkalı toplu konutlar, Sefaköy, Yenibosna, Güngören, Bahçelievler, Soğanlı gibi semtler “Eğitici Drama” ile yaz sanat kampımız devam ediyor…

Aşağıda “Eğitici Drama” hakkında kısa bilgiler sunuyoruz. Bunların yanı sıra yaz kampı öğrencilerimiz ile hazırladığımız görselleri bulabilirsiniz.

EĞİTİCİ DRAMA NEDİR ?

Genel olarak “Eğitici Drama” bazen “Pedagojik Drama” olarak adlandırılmaktadır. Çocuğun hemen her konuda eğitiminde kullanılabilen teknikleri içeren bir yöntemdir. Bu açıdan bakıldığında Eğitici Drama diğer drama türlerinden (Psiko Drama ve Yaratıcı Drama)’dan farklılık taşımaktan öte ikisinden de belirli oranda faydalanır. . Çünkü eğitici drama, çocuğun psikolojik yapı ve psikolojik yaşantılar konusunda bilinçlenmesini de, özel bir yetenek olarakyaratıcılığı kazanmasını da amaçlar. Eğitici drama ile yaratıcıdrama arasındaki en önemli fark, eğitici dramanın amacınınoyun yaratmak olmaması ve çocukların konuya eğitim amaçlı olarak katılmalarıdır
Toplumların günün koşullarına uygun insan yetiştirme süreci olan eğitimin, içinde yaşanılan çağa ilişkin olarak o toplumda meydana gelen değişimlerden etkilenmemesi mümkün düşünülemez. Drama etkinlikleri gibi grup süreçleri yolu ile eğitim yaklaşımının, günümüzde tüm dünyada daha da önemsenmeye başlanması, kuşkusuz rastlantı değildir. Bu nedenle

Atık Materyalden Kolaj çalışması

özellikle günümüzde, toplumdaki bazı sosyal gelişmeler, drama yolu ile eğitime ağırlık verişmesinin gerekliliğini açıklama konusunda ele alınmaya değer görülmüştür.

Eğitimde Drama İlkeleri

  1. Eğitimde drama etkinliğinde ödül ya da ceza yoluna başvurulmaz. Sözel takdir aralıklı pekiştireç olarak verilir.
    b. Eğitimde drama çalışmaları asla bir oyuncu eğitimi olarak düşünülemez. Dolayısıyla bu çalışmalar, seyircilere oynanan bir temsil olarak hazırlanamaz. Dramanın oyuncuları aynı zamanda izleyicilerdir. Bu çalışmalarda izleyici bulundurulmaz. Bu çalışmalar sınıfta, holde, bahçede, kütüphanede, yemekhanede uygulanabilir. Çalışmalar sırasında özel bir mekân ve aksesuara ihtiyaç yoktur.
    c. Eğitimde drama çalışmasında öğrencinin ne söyleyeceği değil, neyi nasıl söyleyeceği anlam taşır. Drama bir analiz yöntemi değil, bir sentez yöntemidir. Öğrencinin bütün özgürlüğü de program amacı içinde bir özgürlüktür, ondan daha fazlası istenemez (Gönen ve Dalkılıç, 1999: 74).

Eğitici Dramanın Sağlayabileceği Yararlar

Yaratıcı oyun (drama), ana sınıfından ilköğretimin 8’inci sınıfına kadar her kademede, ortaöğretim ve hatta üniversitelerde (Okulöncesi, Sınıf, Türkçe ve Sosyal Bilgiler Öğretmenliklerinde) kullanılabilecek bir öğrenme ve öğretme yöntemidir. Amaçlar, bilişsel alanın “bilgi, kavrama, uygulama, çözümleme, bireşim”; duyuşsal alanın “değer verme, örgütleme”; devinişsel alanın “duruma uydurma” basamağından birinde olması gerekir. Bu çalışmalarla öğrencilerin doyum sağlayacakları,

Atık Materyal ile Akvaryum yapımı

işbirliği yaparak öğrenecekleri, etkili ve empatik dinleme becerilerini kazanacakları söylenebilir (Güleryüz, 2002: 327).
Eğitici dramadan okulöncesi ve temel eğitim çağı çocuklarının eğitilmesinde elde edilebilecek yararlar, diğer bir deyişle gerçekleştirilmek istenen genel amaçlar şu maddeler altında toplanabilir (Önder, 1999: 71-83):
a. Çocukta yaratıcılığı ve hayal gücünü geliştirmesi,
b. Zihinsel kapasiteyi geliştirmesi,
c. Kendilik kavramının Gelişmesinde katkı,
d. Bağımsız düşünme ve karar verme,
e. Duyguların farkına varılması ve ifade edilmesi,
f. İletişim becerilerine olumlu katkı,
g. Sosyal farkındalığın artması ve problem çözme yeteneğinin gelişmesi,
h. Demokrasi eğitimine destek,
i. Grup içi süreçlere olumlu katkılar (arkadaşlık),
j. Öğretmenle çocuklar arasında olumlu ilişkilere katkı,
k. Genel öğrenci performansına olumlu etki.

 

Nar Sanat, Eğitici DRAMA Çalışması- Okyanustaki istiridye – Bakırköy

 

24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları, yarın akşam MFÖ konseri, ardından Bilkent Tiyatrosu’nun “Batı Rıhtımı” ve klarnet sanatçısı Serkan Çağrı’nın “Crazy Brassy Balkans” konseriyle devam ediyor.

Batı Rıhtımı

20 Haziran’da Oyun Atölyesi’nin“Antonious ile Kleopatra” oyunu ile başlayan “Silinen Sınırlar, Buluşan Dünyalar” temalı 24. ENKA Kültür-Sanat Buluşmaları 13 Temmuz Cuma akşamı Fazıl Say konseri ile sona erecek. Etkinlik yarın akşam MFÖ konseri, 02 Temmuz Pazartesi Bilkent Tiyatro’nun “Batı Rıhtımı” oyunu 04 Temmuz Çarşamba Serkan Çağrı konseri, 06 Temmuz Cuma MİRCAN “Ustalarla Alemlere Yolculuk” konseri, 09 Temmuz 2012 Pazartesi Folklor Kurumu İstanbul’dan “Bizim Deniz, Kuzey Deniz” gösterisi, 11 Temmuz  Çarşamba Dostlar Tiyatrosu “Azizlikler / Nereye Gidiyoruz?” oyunuyla ENKA Eşref Denizhan Açık Hava Tiyatrosu’nda devam ediyor.

Mazhar Alanson, Fuat Güner, Özkan Uğur’dan oluşan MFÖ konseri 29 Haziran Cuma Saat 21.15’de kendi besteleriyle sahne alacaklar. 24. Yıl ENKA Kültür Sanat Buluşmaları; Bernard-Marie Koltès’in yazdığı, Işıl Kasapoğlu’nun yönettiği Bilkent Tiyatrosu’nun “Batı Rıhtımı” ile devam ediyor.

Sistemin köşeye sıkıştırdığı vahşi dünyada insanların hayatta kalma mücadelelerini ve çırpınışlarını anlatan “Batı Rıhtımı” günümüz dünyasının ekonomik ve siyasal gerçeklerini gözler önüne seriyor. Koltès’in kaleminden çıkmış her söz, Bilkent Tiyatrosu’nun oyuncuları;Ceren Narinoğlu, Ebru Demirdöven, Efe Erkekli, Emre Eren Turan, Mertcan Semerci, Merve Ünal, Muzaffer Saygı, Sedat Yılmaz, Tunca Soysal, Tunç Efe ‘nin dudaklarında ironik bir tavra bürünüyor. Günümüz gerçeklerine değinen oyunun dekor ve kostüm tasarımını Hakan Dündar üstlenirken, ışık tasarımı Işıl Kasapoğlu ve Yılmaz Ertekin’e ait, oyunu dilimize çeviren isim ise Yiğit Bener.

04 Temmuz akşamı adına özel klarnet modeli üretilen, Vassilis Saleas, George Zamphir, Gypsy Kings Heritage, Giora Feidman, Trilok Gurto, Ian Anderson, Kocani Orkestrası gibi dünyaca ünlü pek çok müzisyenle de ortak sahne çalışmalarında bulunan Serkan Çağrı, “Crazy Brassy Balkans” albümünden eserleri kendisini dinlemeye gelenler için seslendiriyor.

Başlama saati 21.15 olan tüm etkinliklere, isteyen katılımcılar, her etkinlik öncesi saat 20:00’de Taksim-AKM önünden kalkacak ücretsiz servis ile ulaşabiliyorlar. Etkinlik bitiminde ise, ENKA Eşref Denizhan Açıkhava Tiyatrosu’ndan kalkacak servis, konukların Taksim-AKM’ye ulaşımını sağlıyor. Servisten yararlanabilmek için etkinliklerden en az iki gün önce ENKA ile bağlantıya geçerek rezervasyon yaptırılması yeterli.

Broşür indirmek için Lütfen Tıklayın   

Detay bilgi için lütfen Tıklatın        

 

Müzikseverlerin dört gözle beklediği “19. İstanbul Caz Festivali”, bu yıl 3-19 Temmuz tarihleri arasında 50’nin üzerinde konserle 300’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçıyı ağırlayacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’ndan (İKSV) yapılan açıklamaya göre, “19. İstanbul Caz Festivali” 3 Temmuz Salı akşamı The Marmara Esma Sultan’da gerçekleştirilecek açılış töreniyle

19.istanbul caz festivali

başlayacak.

Festivalin bu yılki “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” de açılış töreninde verilecek.

Ödül, gitar tekniği ve ustalığıyla Türkiye’nin en saygın müzisyenlerinden, Türkiye’de cazın gelişimine en çok emek harcamış isimlerden Neşet Ruacan’a takdim edilecek.

“19. İstanbul Caz Festivali”nde, klasik ve modern cazdan rock, dünya müziği ve folka uzanan geniş bir yelpazedeki konserler, kentin tarihi, kültürel ve doğal dokusunu yansıtan birbirinden etkileyici mekanlarda izleyiciyle buluşacak.

Morrissey, Erykah Badu, Keith Jarrett, Marcus Miller, Antony & The Johnsons, Esperanza Spalding, Ernest Ranglin, Tyrone Downie, Sly and Robbie, Billy McLean, Till Brönner, Caro Emerald, Sharon Jones, Gretchen Parlato, Ambrose Akinmusire, Lars Danielsson, The Dears, Okay Temiz, Burhan Öçal, İmer Demirer, Hüsnü Şenlendirici gibi heyecan verici birçok usta müzisyen ve topluluk festivalin konuğu olacak.

Festival izleyicisi tarafından yakından takip edilen dünyaca ünlü müzisyen Marcus Miller,İKSV’nin kuruluşunun 40. yılında özel bir projeye imza atacak.

Marcus Miller’ın İstanbul Caz Festivali’nin siparişi üzerine bestelediği son eseri, “The Istanbul Project”in dünya prömiyeri, Türkiye’den değerli müzisyenlerin de katılımıyla, 5 Temmuz Perşembe günü Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde saat 21.00’de gerçekleştirilecek.

19 istanbul caz festivali afiş

Günümüzün en önemli seslerinden, çok yönlü sanatçı Antony Hegarty, çok özel bir proje için İstanbul’a gelecek. 2007 yılında yine İstanbul Caz Festivali’nin konuğu olarak tarihi Şan Tiyatrosu’nda hafızalardan silinmeyen bir konser veren “Antony and the Johnsons”, dinleyicileriyle bu kez 39 kişilik Filarmonia İstanbul Orkestrası ile birlikte Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde buluşacak.

“Antony and the Johnsons”, 9 Temmuz Pazartesi akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde düzenlenecek olan “Cut the World” konserinde bugüne kadar yayımlanmış dört albümünden seçme şarkılarının Nico Muhly, Rob Moose ve Maxim Moston tarafından yapılan senfonik aranjmanlarını Anthony Weeden yönetimindeki Filarmonia İstanbul Orkestrası eşliğinde seslendirecek.

Hollanda’nın en başarılı şarkıcılarından Caro Emerald, samba, caz, bossa nova ve mambo türlerini birleştiren, 1940-1950’li yılların filmleri ve müziğini harmanlayan sıcak ve hayat dolu şarkılarıyla festivalin bu seneki konuklarından olacak.

Caro Emerald, birbirinden göz alıcı sekiz müzisyenle birlikte 10 Temmuz Salı günü saat 21.00’de Bilgi Üniversitesi Santralİstanbul Kıyı Amfi’de dinleyicileriyle bir araya gelecek.

Kanadalı indie rock grubu The Dears, “Yeni Ozanlar” serisinin konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelecek. 12 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de başlayacak konserde grup,İstanbul Modern’in avlusunu bir açık hava şölenine çevirecek.

“Neo-Soul’un kraliçesi” Badu hayranlarıyla buluşacak

“Neo-Soul’un kraliçesi”, dört Grammy sahibi Erykah Badu, etkileyici sahne performansı, eklektik müzik arzı, derin, renkli ve özgün sesiyle 13 Temmuz Cuma akşamı saat 21.00’de Açık Hava Sahnesi’nde ilk kez İstanbullu hayranlarının karşısında olacak.

Festival kapsamında gerçekleştirilen ve büyük ilgi gören “Tünel Şenliği”, yine festivalin ilk hafta sonunda müzikseverlerle buluşacak.

Tünel ve Galata meydanlarında kurulacak ana sahnelerin yanı sıra Beyoğlu, Şişhane, Galata, Asmalımescit bölgelerinde sokaklarda ve birçok farklı mekanda gerçekleştirilecek konserler, atölye çalışmaları, özel sergiler, ikramlar ve etkinliklerle “festival içinde festival” geç saatlere kadar devam edecek.

Bu yıl ikinci kez düzenlenen “Caz İçin Tuhaf Bir Yer” konseri ise Sakıp Sabancı Müzesi’nde Bugge “N Friends feat. Erik Truffaz, İlhan Erşahin, Joe Claussell, Ninety Miles ve Magnus Öström”ü ağırlayacak.

Gecenin ilk topluluğu, Avrupa cazının en önemli topluluklarından olan E.S.T. grubunun kurucularından perküsyoncu Magnus Öström’ün kendi adını taşıyan yeni grubu olacak.

Sonrasında kadrosunda Stefon Harris, David Sanchez ve Nicholas Payton gibi üç usta cazcının yer aldığı Ninety Miles’ın vereceği konserle devam edecek gecenin kapanışını ise, Norveç’in yaratıcı elektronik-caz müzisyenlerinden Bugge Wesseltoft ve arkadaşları Erik Truffaz, İlhan Erşahin ve Joaquin “Joe” Claussell’in vereceği konserle tamamlanacak.

İstanbul Caz Festivali kapsamında 2006 yılından bu yana İstanbul’un tarihi mekanlarında düzenlenen ve dünyaca ünlü sanatçıları, yeni ve özgün üretimler sergilemek üzere bir araya getiren “Ustalarla Buluşmalar” konserleri bu yıl yine özel bir projeyle devam edecek.

İstanbul Arkeoloji Müzesi’nde 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de gerçekleştirilecek konserde, Tunus avangart müzik sahnesinin en önemli isimlerinden, bugüne dek Bugge Wesseltoft’tan Omar Sosa’ya dek birçok usta isimle düetlere imza atan, udi, besteci ve vokalist Dhafer Youssef, “Dance of the Invisible Dervishes” adını taşıyan konserde hayranlarıyla buluşacak.

İngiliz alternatif müziğinin ikonlarından, efsanevi topluluk “The Smiths”in kurucusu, duyarlı ve protest şarkıların söz yazarı Morrissey, vereceği konserle festivalin muhteşem finalini gerçekleştirecek.

Şiirsel şarkı sözlerinin yanı sıra, güçlü sahne karizması ile İngiltere ve Amerika’da olduğu kadar Türkiye’de de geniş bir hayran kitlesine sahip olan sanatçı, 19 Temmuz Perşembe akşamı saat 21.00’de Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi’nde İstanbullu müzikseverlerle buluşacak.

Konserin açılışını ise genç ozan şarkıcı Kristeen Young yapacak.

Antalya Büyükşehir Belediyesi&Antalya Kültür Sanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde bu yıl rekor ödüller dağıtılacak

Antalya Büyükşehir Belediyesi&Antalya KültürSanat Vakfı işbirliğiyle düzenlenen 49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali’nde

En İyi Film ödülü 350 bin TL’den 400 bin TL’ye,

En İyi İlk Film ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye,

En İyiYönetmen ödülü 50 bin TL’den 55 bin TL’ye,

En İyi Senaryo  ödülü 30 bin TL’den 35.000 TL’ye yükseltildi.

Altın Portakal’ın ulusal uzun metraj dalında bu yıl dağıtacağı “en iyi film”, “en iyi ilk film”, “en iyi yönetmen”, “en iyi senaryo”, “en iyi görüntü yönetmeni”, “en iyi müzik” ödülleri, kategorilerinde Türkiye’de dağıtılan en yüksek parasal ödüller olma özelliği taşıyor.

Başvuruların başladığı Ulusal ve Uluslararası Uzun Metraj, Ulusal Belgesel ve Kısa Film yarışmaları için son başvuru tarihi 6 Ağustos olarak belirlendi.

Uluslararası dalda 10 filmin yarıştığı 48. Altın Portakal’a ulusal uzun metrajda 45, belgeselde 104, kısa film dalında 274 film başvuruda bulunmuş; ön jüri elemeleri sonrasında ulusal uzun metrajda 13, belgesel ve kısa film dallarında 20’şer film yarışmaya seçilmişti. 49. Festival’de tüm dallar için geçerli olmak üzere bu sayıların artması bekleniyor.

6 – 12 Ekim 2012 tarihleri arasında gerçekleşecek olan Türkiye’nin en uzun soluklu festivali Altın Portakal’a ulusal uzun metraj film yarışması dalında başvuracak filmlerin yurtiçinde yapılan ulusal ya da uluslararası hiçbir yarışmaya katılmamış, herhangi bir ulusal TV kanalında (pay TV kanalları dahil) gösterilmemiş ve DVD baskılarının satışa sunulmamış olması gerekiyor.

En İyi Film ödülü 400 bin TL 

49. Uluslararası Antalya Altın Portakal Film Festivali kapsamında verilecek ödüller şu şekilde belirlendi:

En İyi Film                                     400.000 TL Apple-tab-span” style=”white-space:pre”> ve Altın Portakal heykeli

En İyi İlk Film                                  55.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Yönetmen                              55.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Senaryo                                 35.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Görüntü Yönetmeni                                          30.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Müzik                                                                        30.000 TL   ve Altın Portakal heykeli

En İyi Kadın Oyuncu                                                        Altın Portakal heykeli

En İyi Erkek Oyuncu                                                       Altın Portakal heykeli

En İyi Yardımcı Kadın Oyuncu                                  Altın Portakal heykeli

En İyi Yardımcı Erkek Oyuncu                                   Altın Portakal heykeli

En İyi Kurgu                                                                       Altın Portakal heykeli

En İyi Sanat Yönetmeni                                                 Altın Portakal heykeli

 

Behlül Dal Jüri Özel Ödülü                                          Altın Portakal heykeli

(Herhangi bir dalda genç bir yetenek -yönetmen, oyuncu, senaryo yazarı, görüntü yönetmeni, besteci- için kullanılır.)

 

Dr. Avni Tolunay Jüri Özel Ödülü                                  Altın Portakal heykeli

(Ses tasarımı, özel efekt, kostüm, makyaj tasarımı, v.b. teknik dallardan birinde kullanılabilir.)

 

Antalya Teşvik Ödülü                     70.000 TL                             

(En İyi Film Ödülü’nün sahibi olan yapımcının, ödülü aldığı yılı takiben 2 yıl içinde çekeceği yeni  filminin  bir bölümünü yönetmelikte belirtilen kriterlere uygun olarak Antalya’da çekmesi halinde teşvik amacıyla verilen ödüldür.)

 

En İyi Belgesel  15.000 TL              ve Altın Portakal Heykeli

En İyi İlk Belgesel     5.000 TL  ve Altın Portakal Heykeli

En İyi Kısa Film  10.000 TL  ve Altın Portakal Heykeli

 

Halkın Portakalı 

Birincilik ödülü     30.000 TL

İkincilik ödülü      20.000 TL

Üçüncülük ödülü    10.000 TL

 

Kaynak : (-)  

15. Uçan Süpürge Uluslararası Kadın Filmleri Festivali Kısa Film Yarışması sonuçlandı .

Yarışma bu sene kısa filmcilere “Size Baba Diyebilir miyim?” sorusunu sordurarak erk ve erkekliğin inşası üzerinden ‘baba’ kavramına odaklandı. Baba kavramına dair çeşitlemelerin üretilmesine dair kısa filmcileri cesaretlendirmeyi amaçlayan kısa film yarışmasında, hikayelerine sadece bir baba figürü koymanın ötesine geçen ve babalığın alt okumalarını yapan filmler jürinin beğenisini kazanmayı başardı.

15.uçan süpürge uluslar arası kadın filmleri festivali

Gülden Treske, Meltem Ağduk, Tayfun Atay, Pelin Aytemiz ve Sevna Somuncuoğlu’ndan oluşan yarışma jürisi 21 kısa film arasından üç filmi ödüle değer buldu, iki film ise festivalde gösterilmeye hak kazandı. Jürinin ödül gerekçesi ve dereceye giren filmler şöyle: Sinematografik açıdan başarılı bulunan ve film gramerini iyi kullanan Musa Ak’ın yönettiği “İs” filmi ve düz anlatımına rağmen animasyon türünün teknik olarak iyi bir örneği olan Reyhan Meral’in yönettiği “Horoz” filmi bu seneki festivalde gösterilmeye değer bulundu. Her ne kadar teknik ve sinematografik yetersizlikleri olsa da, kısa film türünün hakkını vererek kuşak çatışmasını akıllıca anlatan Perihan Türkdoğan yönettiği “Rıfat” filmi yarışmanın üçüncüsü oldu. Gerek sinematografisi ve kurgusu, gerekse işlediği konu itibariyle özenli ve yaratıcı olan, söylemek istediklerini üst ses ile basitçe anlatmak yerine karakterlerini konuşturarak derdinin altını çizen, köyün delisinden bir kahramana dönüşen babanın hikayesini anlatan, Canan Doğramacı’nın yönettiği “Ronahi” filmi ikincilik ödülünü aldı. Babalık hallerini ‘karanlık’ olmayan bir tonla sorgulayan, babanın otoritesini kaybetmenin eşiğindeyken, agresyon göstermeden yeni hayatına uyumlanma çırpınışlarını konu alan ve bunu izleyicinin kalbine dokunan küçük ayrıntılar ile yapan, aynı zamanda belgesel türüne dair de bir arayış içinde olduğunu düşündüğümüz Bilgi Diren Güneş’in yönettiği “Eyvah! Babam Emekli Oldu” filmi birincilik ödülü almaya hak kazandı. Jürinin değerlendirmesi sonucunda dereceye giren filmlerin yönetmenleri festivalin 17 Mayıs akşamı yapılacak kapanış töreninde ödüllerini alacak. Dereceye giren filmler festival programına alınarak ve Alman Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşacak.

Şehir Tiyatroları’nın başına belediye bürokratlarının atanmasının ardından sanatçıların gösterdiği tepkiler sürüyor. “Şehir Tiyatroları Yok Edilemez” diyen sanatçılar, yarın Galatasaray Lisesi önünde buluşacak.

tiyatro

Şehir Tiyatroları’nın başına belediye bürokratlarının atanmasına karşı sanatçıların tepkisi sürüyor. Sanatçılar yarın bir kez daha “Şehir Tiyatroları Yok Edilemez” demek ve son dönemde gündeme getirilen “muhafazakar sanat” anlayışını protesto etmek üzere Galatasaray Lisesi önünde buluşacak. İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Sanatçıları Derneği (İŞTİSAN) buluşmaya çağrı amacıyla bir de video yayımladı. (Video İçin Tıklayınız)

13 Nisan’da yeni tiyatrolar yönetmeliği ile ilgili bir basın açıklaması yapan İŞTİSAN, yandaş medyada bir süredir Şehir Tiyatroları’na yönelik saldırıların sebebinin bu yönetmelikle anlaşıldığını, amacın 98 yıldır sanatçıları tarafından yönetilen tiyatronun belediye bürokratlarına teslim edilmesi olduğunu vurgulamıştı. Harbiye Muhsin Ertuğrul Tiyatrosu önünde dernek adına yapılan açıklamayı okuyan Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Aslı Öngören, yeni yönetmelikle Şehir Tiyatrosu’nun resmen bir sanat kurumu olmaktan çıkarılarak basit bir şube müdürlüğüne dönüştürüleceğini ifade etmişti. Öngören, “Tüm bunlar 98 yıllık bir sanat kurumunun, bir büyük mirasın sonu demektir. Yalnız onun da değil, ülkemizin tüm kültür ve sanat ortamını muhafazakarlaştırma harekatıdır bu”diye konuşmuştu.

Yer             : Galatasaray Lisesi önünde buluşacak

Tarih        : 24.04.2012 

Saat            :11:00

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin 2012 yılının ilk Türk Sanat Müziği Topluluğu Konseri “Bakırköy İşadamları Derneği”  salonunda düzenlendi.

Nar Sanat İstanbul Türk Müziği Topluluğu Konseri

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği’nin 2012 yılının ilk Türk Sanat Müziği Topluluğu Konseri “Bakırköy İşadamları Derneği”  salonunda düzenlendi.
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın katkılarıyla, T.C. M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu sponsorluğunda düzenlenen Konserde hareketli parçalarla Türk Sanat Müziğinin coşkusuna kapılan konuklar zaman zaman tempo tutarak zaman zamanda şarkılara eşlik ederek unutulmaz dakikalar geçirdi.

Şef Mert ERAĞAN Yönetiminde gerçekleştirilen gecede, Topluluk üyeleri, Sevim DEMİRCİ, Nuran URAL, Perihan GÜRSES, Gülderen MAĞDALA, Birsen SOYKAN, Yıldız ERDEM ’İN seslendirdiği solo parçalar ve  Kanun: Can YILDIRIM, Klarnet: Şenol KARAGÖZ, Ud: Faruk YALÇIN’ın hareketli parçalardaki performansları göz doldurdu.

Aşağıda konserden birkaç görüntüyü görebilirsiniz.

 

 

Gülsin Onay’dan Ahmet Kanneci’ye, Pelin Körmükçü’den Bahar Yanılmaz Emre Kınay’a; bir ay sürecek festival

13.odtu festivali

“ODTÜ 13. Sanat Festivali” başlıyor 

ODTÜ’de bugün başlayıp 20 Nisan’a kadar sürecek “ODTÜ 13. Sanat Festivali”nin programı şöyle:

n 25 Mart Pazar: Saat 18.00: “Aksak Duo” konseri. (Keman: Cihat Aşkın, gitar: Mesut Özgen)

* 26 Mart Pazartesi: Saat 20.00: “Gülsin Onay piyano resitali.”

* 27 Mart Salı: Saat 20.00: Ankara Sanat Tiyatrosu “Giderayak” adlı oyunu sahneleyecek.

* 29 Mart Perşembe: Saat 20.00: Hava Kuvvetleri Bando Komutanlığı Bahar konseri. (Etkinlik ücretsiz.)

* 30 Mart Cuma: Saat 20.00: Çellistanbul Çello Dörtlüsü konseri.

* 31 Mart Cumartesi: Saat 18.00: “Geriye Kalan” filmi gösterilecek. Filmin yönetmeni Çiğdem Vitrinel Özcan ve oyuncuları Şebnem Hassanisoughi ile Erkan Bektaş söyleşiye katılacak.

* 3 Nisan Salı: Saat 20.00: “Can” adlı tiyatro oyunu sahnelenecek. (Can Yücel’den uyarlayan: Genco Erkal, yöneten ve oynayan: Kemal Kocatürk.)

* 4 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Aşk Her Yerde” adlı oyun sahnelenecek. (Oyuncular: Emre Kınay, Pelin Körmükçü, Sait Genay, Bahar Yanılmaz, Cem Yanılmaz.)

* 5 Nisan Perşembe: Saat 14.00: Hasan Pekmezci Atölye Çalışması. (Etkinlik ücretsiz.)

* 6 Nisan Cuma ve 13 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Ahmet Kanneci gitar resitali.” Resitale Özcan Dal eşlik edecek.

* 7 Nisan Cumartesi: Saat 15.00 ve 20.00: Ankara Devlet Tiyatrosu “Soğuk Bir Berlin Gecesi” adlı oyunu sahneleyecek.

* 8 Nisan Pazar: Saat 19.00: “Akdeniz Flamenko Topluluğu” konseri.

* 9 Nisan Pazartesi: Saat 20.00: Ankara Devlet Opera ve Balesi “Seslerle Anadolu” adlı müzikli dans tiyatrosunu sahneleyecek.

* 10 Nisan Salı: Saat 20.00: “Borusan Quartet” konseri.

* 11 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Julio Almeida gitar resitali.”

* 15 Nisan Pazar: Saat 18.00: “Adamas Quartett” konseri. (New Austrian Sound of Music/Keman: Claudia Schwarzl ve Maria Wahlmüller; viyola: Anna Dekan; viyolonsel: Jakob Gisler.)

* 17 Nisan Salı: Saat 20.00: “Ferhangi Şeyler” adlı oyun sahnelenecek. (Oynayan: Ferhan Şensoy.)

* 18 Nisan Çarşamba: Saat 20.00: “Türk Armoni Yıldızları Orkestrası” konseri. (Şef: Tarık Tal.)

* 19 Nisan Perşembe: Saat 20.00: “Can Çakmur piyano resitali.”

* 20 Nisan Cuma: Saat 20.00: “Emrehan Halıcı & Ankara Müzisyenleri” 50 Yılın Rock Konseri, 7. Yıl.

13.odtu festivali

Bu yıl 30. kez düzenlenecek İzmir Tiyatro Günleri, ilk kez uluslararası boyuta taşınıyor. İspanya, İtalya ve KKTC’den tiyatro gruplarının da katılacağı Tiyatro Günleri kapsamında 11 etkinlik düzenlenecek.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Dokuz Eylül Üniversitesi, Ege Üniversitesi ve İzmir Devlet Tiyatrosu işbirliğinde düzenlenen İzmir Tiyatro Günleri, 30. yılında ilk kez uluslararası düzeyde bir etkinliğe dönüştürüldü. 27 Mart-11 Nisan tarihleri arasında gerçekleşecek Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri öncesi düzenlenen toplantıda etkinlik programı sanatseverlerle paylaşıldı. Toplantıya Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü, Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Hakkı Bahar, İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Serpil Baran, Tiyatro Günleri Düzenleme Kurulu Sanat Danışmanı Prof. Dr. Özdemir Nutku ve Güzel Sanatlar Fakültesi Oyunculuk Anasanat Dalı Başkanı Prof. Dr. Hülya Nutku katıldı.

İzmir Tiyatro Günleri’ne ve sanatın tüm dallarına verdikleri destekler nedeniyle Büyükşehir Belediyesi adına mutluluk duyduğunu dile getiren Serpil Baran, bu yılki etkinliğin çok daha özel bir anlam taşıdığını söyledi. İzmir Büyükşehir Belediyesi Genel Sekreter Yardımcısı Baran, İzmir Tiyatro Günleri’nin uluslararası boyuta taşınması yönünde ilk adımları attıklarını, İspanya, İtalya ve KKTC’den gelen grupların düzenlenecek etkinliklere renk katacağını belirtti. Baran, başlattıkları uluslararası atılımı önümüzdeki yıllarda daha da artırarak sürdüreceklerini sözlerine ekledi.

Düzenleme Kurulu Sanat Danışmanı Özdemir Nutku da bu yıl uluslararası festivale geçişin ilk denemesini yaptıklarını belirterek, “İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin bu tiyatro günlerini devam ettirmesi çok önemli. Bu bakımdan öncelikle Büyükşehir Belediyesi ile Dokuz Eylül ve Ege üniversitelerini kutlamak gerekiyor. Önümüzdeki yıl sanıyorum tam uluslararası festival boyutuna geçiyoruz. İzmir Tiyatro Günleri İzmir’in çevresine gidecek, varoşları da kaplayacak bir şenlik olacak” diye konuştu.

Gelecek kuşaklar için tiyatro

Ege Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. Atilla Silkü ise “1955 yılında kurulan bir üniversite olarak 50. yılımızda, sosyal sorumluluğunu yerine getirme anlayışı çerçevesinde bu organizasyonda yer almaktan mutluluk duyuyoruz” dedi. Dokuz Eylül Üniversitesi Rektör Yardımcısı Prof. Dr. İsmail Hakkı Bahar da konuşmasında, kurum olarak sanata büyük önem verdiklerini dile getirerek şunları kaydetti: “Her şeyden önce adalet ve hukuka saygı, herkesin eşit haklardan yaralanabilmesi, tüm görüş ve ideallerin serbest dolaşımı ve özgürce ifade edilebilmesi, tüm insanların yaşayış biçimlerinin öğrenilmesi, uluslar, dinler arasındaki kin ayrımcılık ve düşmanlığın dolayısıyla savaşların ortadan kaldırılması gibi görüşlerin dünyaya yayılması ve dile getirilmesi açısından bu gün çok önemli. Bu günün bir haftaya çıkarılarak uluslararası platforma taşınması da çok önemli. Doğmamış nesillerimize daha yaşanası bir dünya bırakabilmemiz için tiyatroyu ve tüm sanat dallarını yaşatmalıyız”

İş dünyasına destek çağrısı

Prof. Dr. Hülya Nutku ise ilk kez uluslararası boyuta taşınan Tiyatro Günleri’nin dolu dolu bir içeriğe sahip olduğunu belirterek, “Bu yıl 8’i turne topluluğu, ikisi yurtdışından, biri de fakültenin büyük prodüksiyonu olmak üzere toplam 11 etkinlik gerçekleştirilecek” dedi. İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin verdiği destek ve katkı nedeniyle teşekkürlerini dile getiren Nutku, “Ama bir yandan da iş adamlarımıza seslenmek istiyorum: Hayat sadece ticaretle yürümüyor. Biraz da sanata destek verin” diye konuştu.

Emek ödülü Hale Eren’e

30. Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri kapsamında 1999 yılından beri uygulanan bir gelenek de sürdürülecek. Yaşamı boyunca ülkemizde tiyatro sanatının gelişimi yolunda üstün hizmet vermiş sanatçı ve bilim adamlarına verilen Muhsin Ertuğrul Tiyatro Emek Ödülü’nün 14.’sü, sahne tasarımı dalında Hale Eren’e verilecek.

Yine etkinlikler kapsamında 27 Mart-10 Nisan tarihleri arasında Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde 30. Dekor-Eskiz-Maket Sergisi düzenlenecek. 31 Mart-1 Nisan 2012 tarihlerinde ise Tarihi Havagazı Fabrikası’nda “Hayat Sanattan Öğrenir” adlı proje kapsamında bir workshop gerçekleştirilecek. Geleneksel Flamenko gösterisini modern bir yaklaşımla yorumlayan İspanyol Tatiana Garrido Flamenko Topluluğu, 27 Mart akşamı AASSM’de İzmirli sanatseverlerle buluşacak.

Uluslararası İzmir Tiyatro Günleri Programı:

AHMED ADNAN SAYGUN SANAT MERKEZİ

Ateş ve Kum 27 Mart 2012 Saat 20.00

GSF ÖZDEMİR NUTKU SAHNESİ

4 Kısa Oyun 28 Mart 2012 Saat 20.00

İSMET İNÖNÜ SANAT MERKEZİ

Ölümüne 29-30 Mart 2012 Saat 20.00
Sandalım Kıyıya Bağlı 31 Mart – 1 Nisan 2012 Saat 20.00
Şems!.. Unutma!.. 2 Nisan 2012 Saat 15.00/20.00
Savaş İkinci Perdede Çıkacak 5 Nisan 2012 Saat 20.00
Kazaen 6-7 Nisan 2012 Saat 20.00
Zübük 10-11 Nisan 2012 Saat 20.00

İZMİR SANAT

Ben Bertolt Brecht Kabare 3-4 Nisan 2012 Saat 20.00
Tiyatro Öldü 8-9 Nisan 2012 Saat 20.00

ATATÜRK KÜLTÜR MERKEZİ

Düğün 31 Mart – 1 Nisan Saat 20.00

SABANCI KÜLTÜR MERKEZİ

Kuşlar 8 Nisan 2012 Saat 15.00 / 20.00

 

Opus Amadeus Oda Müziği Festivali’nin ikinci konserinde flütist Bülent Evcil ve piyanist Gökhan Aybulus, Mozart’ın hayatının pek erken bir döneminde, 8 yaşında yazdığı flüt sonatlarını seslendirecekler. Etkinlik 11 Mart Pazar günü saat 20.00’de başladı. Biletleri Biletix’ten alabilirsiniz.

Mozart’ın melodik zenginliği ve afacan çocuk coşkusuyla bestelenmiş birbirinden zarif bu eserler çok erken yaşta  olgunlaşmaya başlayan Avusturyalı dahinin oda müziğine kazandırdığı lezzet dolu bir sonat sepeti.

Gökhan Aybulus konserde Rus besteci Sergei Rachmaninoff’un 1931 yılında bestelediği ve  20 varyasyondan oluşan “Corelli’nin bir Teması Üzerine Varyasyonları” ile  J.S. Bach’ın Ferrucio Busoni tarafından piyanoya uyarlanan, ilahi  huzurun notalarla  temsil edildiği koral prelüdlerini de seslendirecek. Claude Debussy’nin solo flüt için yazdığı “Syrinx” adlı eseriyle büyük Fransız bestecinin doğumunun 150. Yılı da bu kutlanacak.

W.A.MOZART ( 1756-1791)

Si bemol Majör Flüt ve Piyano Sonatı, KV 10

Sol Majör  Flüt ve Piyano Sonatı, KV 11

La Majör Flüt ve Piyano Sonatı, KV 12

SERGEI RACHMANINOFF ( 1873-1943)

Corelli’nin bir  Teması Üzerine Varyasyonlar, Op. 42

CLAUDE DEBUSSY  ( 1862- 1918)

Syrinx, L 129

J.S.BACH – FERRUCIO BUSONI ( 1866-1924)

Koral prelüd   “İch ruf zu Dir”,  BWV 639

Koral prelüd  “Nun komm der Heiden Heiland ” BWV 659

W.A.MOZART

Fa Majör Flüt ve Piyano Sonatı, KV 13

Do Majör  Flüt ve Piyano Sonatı, KV 14

Si bemol Majör Flüt ve Piyano Sonatı, KV 15

 

Kaynak : cumhuriyet.com.tr

 

Büyükşehir Belediyesi, renkli etkinliklere ev sahipliği yapacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi, Mart ayı sonuna kadar ev sahipliğini yaptığı birbirinden renkli etkinliklerle İzmirli sanatseverlere “keyifli” bir ay yaşatacak. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), İzmir Sanat ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde düzenlenecek kültür-sanat etkinlikleri, farklı yaş grubundaki herkese hitap edecek.

Büyükşehir’in Mart ayı sanat programı şöyle:

7 Mart Çarşamba günü İzmir Sanat’ta “İncesaz” konseri düzenlenecek. Konserin başlama saati 20.00

Uwe Kropinski & Joe Sachse

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi (AASSM), aynı gün (7 Mart) İzmir Kültür Sanat ve Eğitim Vakfı (İKSEV) tarafından düzenlenen İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “Uwe Kropinski & Joe Sachse” konserine ev sahipliği yapacak. Konserin başlama saati 20.30.

Büyükşehir Belediyesi’nin desteklediği”Kukla Tiyatrosu” etkinlikleri kapsamında ücretsiz olarakBulgaristan’ın “Prenses küçük su damlası” isimli gösterisi, yine 7 Mart Çarşamba günü, Çiğli Kültür Merkezi’nde izlenebilir. Gösteri 10.30 ve 14.00 saatlerinde İzmirlilerle buluşacak.

8 Mart günü Bulgaristan’ın Varna Devlet Kukla Tiyatrosu “Sinderella” isimli Oyunu ücretsiz olarak İzmirSanat’ta sergileyecek. Oyunun başlama saati 11.00.

9 – 23 Mart tarihlerinde İzmir Sanat, karma resim sergisine ev sahipliği yapacak. Sergide, Buket Başaran Akaya, Uğur Şakre ve Cavidan Keçik eserlerini sergileyecekler.

9 Mart günü Kadınlar Günü kutlamaları çerçevesinde Fuar 4 Nolu Hol’de Türk Halka Müziği konseri gerçekleşecek. Saat 14.30’da ücretsiz olarak başlayacak olan konseri Şef Yolcu Bilgiç yönetecek.

“Yeniden Sinematek” etkinlikleri kapsamında 9 Mart Cuma akşamı İzmir Sanat’ta “Cabiria’nın geceleri” filmi ücretsiz olarak gösterilecek. Federico Fellini tarafından yönetilen filmin başlama saati 20.00.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nın (İZDSO) Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde düzenlediği “Dünya Kadınlar Günü Özel Konseri”nde solist ünlü piyanist Gülsin Onay. Şef Tulip Gagliardo Varas yönetimindeki konser 9 Mart Cuma akşamı.

Yine aynı gün (9 Mart) AASSM’de, Avrupa Caz Festivali kapsamında “Açık Caz Orkestrası” konseri gerçekleşecek. Girişlerin davetiyeli olduğu konserin başlama saati 20.30.

10 – 17 ve 24 Mart tarihlerinde İzmir Sanat’ta “Yaşasın Okul” isimli tiyatro görülebilir. Erçin Sıcakkan tarafından yazılıp yönetilen Oyun 10 Mart’ta 11.00 ve 15.30 saatlerinde, diğer tarihlerde ise 15.30’da izlenebilir.

10 Mart tarihinde Fuar 4 Nolu Hol’de “Kadınlar Günü Özel Konseri” düzenlenecek. Ücretsiz gerçekleşecek konserde Şef Hüseyin Çebi yönetimindeki Kent Orkestrası sahne alacak. Konserin başlama saati 14.00.
Yine 10 Mart günü AASSM, İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “Laurent Trio”ya ev sahipliği yapacak. Konserin başlama saati 20.30.

İzmir Avrupa Caz Festivali kapanış konseri olan “Paganini Trio”, aynı gün (10 Mart) yine AASSM’de. Konserin başlama saati 20.30.

12 Mart tarihinde İzmir Sanat’ta “Piyano ve viyolonsel konseri” gerçekleşecek. İbrahim Yazıcı (Piyano) ve Eren Güllü’nün (Viyolonsel) sahne alacağı konserin başlama saati 20.00.

12 Mart günü AASSM’de, İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “ICP Orkestrası” sahne alacak. Konserin başlama saati 20.30.

Kazakistan’dan gelen kukla tiyatrosu, 13 Mart Salı günü İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde ücretsiz sahne alacak. Gösterinin başlama saatleri 10.30 ve 14.00.

15 Mart günü AASSM, İzmir Avrupa Caz Festivali kapsamında “Omasz Stanko Dörtlüsü”ne ev sahipliği yapacak. Konserin başlama saati 20.30.
“Yeniden Sinematek” etkinlikleri kapsamında 16 Mart Cuma akşamı İzmir Sanat’ta “Başarının tatlı kokusu” filmi ücretsiz olarak gösterilecek. Filmin başlama saati 20.00.

16 Mart günü Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, İzmir Devlet Senfoni Orkestrası’nı ağırlayacak. Şefİbrahim Yazıcı yönetimindeki konserde Murat Özülgen (Obua), Erman İmeyhan (Viyolonsel) ve Ömür Kazıl (Fagot) solist olarak sahne alacak. Konserin başlama saati 20.30.

16 Mart’ta İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde Japonya’dan gelen kukla tiyatrosunun “Parça parça” isimli gösterisi ücretsiz izlenebilecek. Gösterinin başlama saati 20.30.

19 Mart Pazartesi günü İzmir Sanat’ta “Sirtolar ve longalar” konseri gerçekleşecek. Saat 20.00’de başlayacak konserde Genco Atay (Gitar), Bülent Dağdeviren (Ud), Seda Minareci (Flüt), Çağrıhan Erkan (Piyano), Ozan Pars (Perküsyon) sahne alacak.

İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından düzenlenen “‘Doğal Yaşam’dan kareler” konulu fotoğraf yarışması için son başvuru tarihi 20 Mart 2012. Yarışmaya en fazla 5 eserle katılma hakkına sahip olan fotoğrafseverler, ayrıntılı bilgi ve yarışma şartnamesi için
http://www.izmirdogalyasamparki.org.tr internet sitesine ya da 327 39 00 numaralı telefona başvurabilirler.

21 Mart Çarşamba günü İzmir Sanat’ta Alman kukla grubunun “İplerde Kabare” isimli kukla tiyatrosu izlenebilecek. İzmir Sanat’taki gösterinin başlama saati 20.30.

22 Mart Perşembe günü ise Bulgaristan Tiyatro Trio grubu “Aşk uğruna” isimli gösteriyi ücretsiz olarakİzmir Sanat’ta sahneleyecek. Etkinlik saati 10.30 ve 14.00.

“Yeniden Sinematek” etkinlikleri kapsamında 23 Mart Cuma akşamı İzmir Sanat’ta “Gurbet Kuşları” filmi ücretsiz olarak gösterilecek. Halit Refiğ’in yönettiği filmin başlama saati 20.00.

23 Mart Cuma akşamı AASSM’de “Stefan Milenkovich” konseri gerçekleşecek. Milenkovich’e İzmir Devlet Senfoni Orkestrası eşlik edecek. Başlama saati 20.30.

27 Mart Salı günü AASSM, “Nefesli Beşlisi”ni ağırlayacak. Saat 20.00’de başlayacak konserde Cem Önertürk (Flüt), Selçuk Akyol (Obua), Selen Akçora (Klarnet), Sertan Sancar (Korno) ve Esra Taviş (Fagot) sahne alacak.
İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin kültür-sanat faaliyetleri kapsamında ücretli olan etkinliklerin biletleri AASSM ve İzmir Sanat gişeleri ile www.aassm.org.tr ve www.izmir.bel.tr/kultursanat sitelerinden temin edilebilecek.

Avrupa Caz Festivali’nin biletleri “Biletix”, Alsancak ve Karşıyaka D&R’lar, Karşıyaka Pan Kitapevi, Bornova Palme Kitapevi, Manisaspor Store’lardan satın alınabilecek. İZDSO tarafından düzenlenen konserlerin etkinlikleri ise AASSM ve İZDSO gişeleri ile Alsancak ve Karşıyaka D&R’lardan temin edilebilir.

200 film gümbür gümbür geliyor

31 Mart-15 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek ”31. İstanbul Film Festivali”nde, 200’ün üzerinde film sinemaseverlerle buluşacak

Festival direktörü Azize Tan, 8 Mart’ta üniversitelerde ön gösterime başlayacaklarını, 18 üniversiteye gideceklerini ve öğrencileri festival programıyla tanıştıracaklarını söyledi.

Tan, bu yıl festivalde yarışmaların ön plana çıktığını ifade ederek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Uluslararası yarışmanın başkanlığını Nuri Bilge Ceylan yapacak. Bu bizim için çok heyecan verici. Dünyaca tanınmış bir Türk yönetmenin bize destek vermesinden çok mutlu olduk. Murathan Mungan da ulusal yarışmamızın jüri başkanı olacak. Bu yıl ulusal yarışmamız çok iddialı olacak çünkü birçok filmin Türkiye ya da dünya prömiyerini ilk kez İstanbul’da yarışma sırasında görecek izleyicilerimiz. Çok sayıda konuk da gelecek. O konuklardan biri de Marjane Satrapi olacak. Animasyon bir yapım olan ”Persepolis” adlı filmiyle ilgi çeken yönetmen, yabancı film Oscar’larında son 5’e kalmıştı. Satrapi’nin son filmi ‘Chicken Plums” da festival kapsamında gösterilecek.”

Gelen ünlü yönetmen ve oyuncuların, sinema sohbetleri, paneller aracılığıyla seyirciyle buluşmasını sağlayacaklarını belirten Tan, ”Bu söyleşiler çok ilgi, görüyor üstelik tüm bunları ücretsiz yapıyoruz. Yine jüri başkanımız olan Nuri Bilge Ceylan da bir sinema dersi verecek” dedi.

Ulusal ve uluslararası Altın Lale yarışmalarının dışında, bir de İnsan Hakları yarışmasının düzenleneceğini dile getiren Tan, ”Belgesellerden çocuk filmlerine, deneysel filmlerden, genç yönetmenlerin filmlerine kadar çok farklı bölümlerimiz olacak. Bu yıl aynı zamanda ‘Çin Yılı’nı kutluyoruz. 2014’te de Çin de ‘Türkiye Yılı’ olacak. Karşılıklı bir işbirliğimiz söz konusu. Çin ile özel bir işbirliği gerçekleştiriyoruz” diye konuştu.

“MÜTEVAZI BİR BÜTÇEYLE FESTİVAL YAPIYORUZ”
Azize Tan, Türkiye’de sürekli yapılan bir organizasyonun dünyadaki benzerleriyle kıyaslandığını, ”Niye biz bir Berlin ya da Cannes olamıyoruz?” diye sorulduğunu belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:

”Gönül rahatlığıyla diyebilirim ki, İstanbul Film Festivali, organizasyonun içeriği ve düzenlenmesi açısından yurt dışındaki örnekleriyle hakikaten aynı seviyede, aşağı kalır bir yanı yok. Üstelik bunu da onlara göre çok mütevazı bir bütçeyle yapıyoruz. Ama iş alt yapıya geldiğinde biz ne yazık ki çok geride kalıyoruz. Büyük festivaller, içinde bulundukları belediyeler ve hükümetler tarafından çok ciddi destekler alıyor. Bunların birer festival sarayları var. Mesela Berlin Film Festivalinin 2 bin kişilik bir sarayı var. Ses ve görüntü kalitesi çok iyi.”

“SİNEMALAR TEK TEK KAPANIYOR”
Yıllardır Beyoğlu’ndaki sinemalarda festival düzenlediklerini söyleyen Tan, sinemaların tek tek kapanmasının kendilerini çok etkilediğini belirtti.

Azize Tan, Türk sinemasında çok genç ve dinamik bir kuşağın yetiştiğine dikkati çekerek, ”Çok açıklar, dünya ile irtibat halindeler. Ancak hala Türkiye’de sinemanın endüstrileştiğinden bahsedemeyiz. O anlamda son dönemde Sinema Telif Hakları Müdürlüğünün Sinema ve Telif Hakları Müdürlüğü olarak ikiye ayrılmasını çok anlamlı buluyorum. Böylece tamamen sinemaya odaklanmış yeni bir birimin Kültür Bakanlığı içinde olması çok önemli. Ama hala sinemayla ilgili bazı problemler var. Türkiye de bir film enstitüsünün olmaması Türkiye sinemasının tek bir elden idare edilememesine neden oluyor. Oysa her ülkenin ulusal film enstitüsü bulunuyor. Türk filmlerinin yurt dışı tanıtımları da daha kurumsallaşmış bir şekilde yapılmalı.”

“DİZİ SEKTÖRÜNÜN POPÜLARİTESİ SİNEMAYI TETİKLEYEBİLİR”
Türkiye’de dizi sektörünün önemli bir noktaya geldiğine vurgu yapan Tan, ”Dizi sektöründeki bu başarıyı Türk sineması da yakalayabilir. Dizilerin yarattığı bu popülarite Türk filmlerini destekleyebilir. Bunlar sektörel anlamda birbirini besleyen şeylerdir. İki sektörün güç birliği yapması Türk sinemasını önemli yere getirecektir” dedi.

Azize Tan, 31. Film Festivalinin, İKSV’nin 40. yılına denk gelmesinin de ayrı bir anlam taşıdığını ifade ederek, açılışın Lütfi Kırdar Kongre Merkezinde yapılacağını söyledi.

Tan, 31 Mart–15 Nisan tarihleri arasında düzenlenecek festival kapsamında her yıl dağıtılan ”Sinema Onur Ödülleri”nin Türk sinemasına yıllar boyu emek veren yönetmen Ali Özgentürk, oyuncular Ayşen Gruda ile Halit Akçatepe ve Türkiye’nin ilk kadın film eleştirmeni Sevin Okyay’a takdim edileceğini kaydetti.

Festivale 300’ün üzerinde yabancı konuk geleceğini, yabancı gazeteciler ve eleştirmenlerin katılacağını belirten Tan, şunları kaydetti:

”İstanbul Film Festivali her geçen yıl adını biraz daha fazla duyuruyor. O yüzden bir çok önemli konuk kendi isteğiyle gelme, Türk sinemasıyla tanışma talebinde bulunuyor. Ancak siz bu insanları ağırlayacak bir sinema salonuna sahip değilseniz, bütçenizde devlet ve belediye katkısı çok sınırlıysa, sinemanızı geliştirmeniz çok zor oluyor. Elinizdeki olanaklarla yetinmek zorunda kalıyorsunuz. Yapmak istediğimiz çok şey var. Zira İstanbul’un adını taşıyan bu festival için biraz daha destek almak ve mekan sorunlarımızı aşmak istiyoruz. İstanbul bir cazibe noktası haline gelmişken, 31 yıldır başarıyla devam eden bu festivali biraz daha destekle çok daha iyi yerlere getirebileceğimize inanıyorum.”