Şunun için etiket arşivi: Seramik

Tarihi ören yerinde yapılan kazılarda, yerleşimin bilinenden 1500 yıl daha eskiden başladığını kanıtlayan üç ayrı seramik kaba ait parçalar bulundu.

Hitit Uygarlığı’na başkentlik yapan Çorum’un tarihi ören yeri Alacahöyük’teki kazı çalışmalarında, bölgedeki yerleşimin bilinenden 1500 yıl daha eskiden başladığını kanıtlayan üç ayrı seramik kaba ait parçalar bulundu. Böylece, Alacahöyük’ün geçmişinin, günümüzden 8000-9000 yıl önceye, Geç Neolitik Çağ’a uzandığı anlaşıldı.

Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyesi, Alacahöyük Kazı Alanı Başkanı Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu, yaptığı açıklamada, Alacahöyük’teki kazı çalışmalarının 1935’te Atatürk’ün emriyle başlatıldığını ve 7 yıldır Yüksel İnşaat’ın desteğiyle sürdürüldüğünü belirtti.

Alacahöyük’teki kazı çalışmalarında tarihe ışık tutacak bir gelişme yaşandığını anlatan Çınaroğlu, bölgede yerleşimin bilinenden 1500 yıl daha eskiden başladığını kanıtlayan üç ayrı seramik kaba ait parçalar bulduklarını, bu bulguların höyüğün geçmişinin Geç Neolitik Çağ’a kadar dayandığını ortaya çıkardığını ifade etti.

Kazı çalışmalarıyla 2006’da Anadolu’nun bilinen en eski sulama barajı”Alacahöyük Hitit Barajı”nın yeniden su tutmaya başlayarak, yöre halkının tarımsal sulama amaçlı kullanımına açıldığını hatırlatan Çınaroğlu, şunları kaydetti:

”Kazı çalışmaları sonucunda bölgedeki ilk yerleşimin 7000-7500 yıl öncesine giden Kalkolitik Çağ’a dayandığı biliniyordu. Bu yıl yapılan kazı çalışmalarında bulunan üç yeni parçanın ise yapım tekniği, kaba işçiliği, hamuruna iri kum taneciklerinin karıştırılmış olması ve iyi fırınlanmamış haliyle, günümüzden 8000-9000 yıl öncesi Anadolu Neolitik Dönem seramik repertuvarı özellikleriniyansıttığı anlaşıldı. Böylece Alacahöyük’ün tarihi 1000-1500 yıl kadar geriye taşındı.

Kazı çalışmalarımızda bulunan bu parçalar, Urfa Göbeklitepe taş blokları üzerinde ve Burdur Kuruçay Höyük’teki tam benzerleri gibi Neolitik Dönem seramik repertuvarını yansıtmaktadır. Böylece Alacahöyük’teki ilk iskanın, Geç Neolitik Çağ’a kadar uzandığını anlamış olduk. Alacahöyük’ün geçmişinin günümüzden 8000-9000 yıl önceye dayandığının anlaşılmasısadece bu bölge için değil, Orta Anadolu’nun iskan tarihiaçısından da son derece önemlidir. Kazı çalışmalarında önümüzdeki dönemlerde de Anadolu’nun eski tarihine yenilik getirecek eserlerin bulunacağı kesin gözüküyor.”

Anadolu’nun en eski sulama barajı

Anadolu’nun bilinen en eski sulama barajı Alacahöyük Hitit Barajı, MÖ 1249’da Anadolu’da yaşanan büyük kuraklığın ardından Hitit Kralları tarafından yaptırılan barajlardan biri.

Bu barajlardan Alaca Höyük dışındakiler işlevini yitirdi. Alacahöyük Hitit Barajı ise kaynak suyu gövdesi içinden çıktığı için günümüze kadar akmaya devam etti. Bu barajın, bulunan hiyeroglif kitabeden Kral 3. Hattuşili’nin eşi Pudu-Hepa tarafından Tanrıça Hepat‘a atfen yaptırıldığı anlaşıldı.

Genişliği 15 metre, uzunluğu 135 metre olan barajın gövdesindeki kaya dolgusunun kille kaplandığı, taş dolgu seti inşaat tekniğinin ise bugünkü baraj inşaat tekniğiyle aynı olduğu belirlendi. Ancak Hititler’in çimento yerine kil kullandığı tespit edildi. Baraj tam dolduğu zaman 15 bin metre küp su aldığı tahmin ediliyor.

Saklı kalan tarih, dünya kültür mirasına kazandırılıyor

Hitit uygarlığına başkentlik yapan Alaca Höyük, Çorum’un Alaca İlçesi’ne bağlı Alacahöyük Beldesi’nde, Boğazköy Hattuşaş’ın 25 kilometrekuzeydoğusunda yer alıyor. Atatürk’ün emri, Türk Tarih Kurumu’nun desteğiyle 1935’te başlatılan kazı çalışmaları, Atatürk’ün vefatından sonra maddi ve manevi desteğin giderek azalmasıyla 1982’de durma noktasına geldi.

Kazı çalışmaları, 1997’de Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Arkeoloji Bölümü öğretim üyelerinden Prof. Dr. Aykut Çınaroğlu başkanlığındaki ekip tarafından yeniden başlatıldı. Proje, 2005’te yine maddi sıkıntılar yaşanması nedeniyle durma noktasına geldi. Bu tarihte Yüksel İnşaat, tarihin gün ışığıyla buluşturulmasına destek vermeye başladı.

Projeye verilen uzun soluklu maddi ve manevi desteklerle bugün Alaca Höyük’te saklı kalan pek çok tarihi eser gün yüzüne çıkarılarak, dünya kültür mirasına kazandırılıyor.

Muğla’nın Bodrum İlçesi’nde 2008 yılında yaşamını yitiren ve denize olan tutkusuyla bilinen usta şair İlhan Berk için artık seramik malzemeleri kullanılarak yapılan yelken görünümlü, ‘Aganta Sofa’ adlı özgürlük heykeli açıldı.

Bodrum Kültür ve Sanat Topluluğu (BKST) üyesi seramik sanatçısı İnci İyibaş tarafından yapılan ve Bodrum Kalesi yolu kenarındaki çim alana yerleştirilen iki ton ağırlığındaki heykelin açılışına İlhan Berk’in oğlu Ahmet Berk, BKST Başkanı Necmi Cavlı ve BKST üyeleri katıldı.

Heykelin yapan seramik sanatçısı İnci İyibaş:

“İlhan Berk denizi çok severdi. Denize olan tutkunluğunu şiirlerine yansıttı. BKST olarak hem İlhan Berk’i anmak istedik, hem de Bodrum’a yakışır bir heykel yaptık. Heykelin ön tarafı bir tür bank gibi. İnsanlar oturup dinlenebilir. Heykelin arka yüzüne de İlhan Berk’in ‘Aganta Aganta Aganta, dedim durup dururken deniz çınladı, ver Coşkuyu’ sözlerini yazdık” dedi.

 

Kaynak :[-]

Her “kereste” doğru muamele görürse Stradivarius kalitesinde bir keman olabiliyor

 

 

“Müzik aletlerinin yapımı ile ilgili bir haber yapmak lazım.” diye düşünürken Pinhani Grubunun üyesi ve iyi bir Luthier (Anlam: Müzik aleti üreten kişi. Bilgi için: wiki) olduğunu bildiğim sevgili Zeynep Eylül ÜÇER aklıma geldi. Aradım ve biraz lafladık, Zeynep ve iş arkadaşı Türkay Ateş prıl pırıl genç ve müzikteki başarılarının yanı sıra okullu ve gelecek vadeden bir Luthier. Hani el yapımı bir müzik aletiniz olsun isterseniz kesinlikle görüşmeniz gerekli olan kişilerden… Ulaşmak isterseniz: http://violindream.com/     veya http://www.facebook.com/ViolinDream  (Editörden.) 

 

Doç. Dr. Neva ÇİTÇİOĞLU BANES 

İnsan eli duygu, yaratıcılık ve beceriyi bir araya getirdiğinde ortaya inanılmaz eserler çıkartıyor. Seramik, bakır, tunç, boya, deri, hatta ipek bile kullanılsa o eserleri gözlerimle sevmem yetiyor bana. Ama kullanılan madde ham ağaçsa elimde olmadan o esere dokunmak istiyorum.

O ağacın bir insan tarafından şekillendirilmeden önceki dönemlerini, köklerini toprağa saldığı ilk günden itibaren yaşadığı fırtınaları, kuraklıkları, milyonlarca kuşun üzerine konup kalktığı anları hissetmek istiyorum belki de.

Bu kadar vefalı, bir o kadar da cefalı bir canlının bedeninin bizler tarafından yeniden şekillendirilişi sanatın bambaşka bir boyutu. Daha önceki yazılarımda da tavsiye etmiş, “Strese girdiğiniz anda bir ağaca sarılmayı deneyin” demiştim. Kiminiz, “Denedim, hakikaten işe yaradı” diye mesaj atarken kiminiz, “Bilim adamları deli derlerdi de inanmazdım, doğruymuş” diye yorumlar yaptı.

İster “delilik” deyin ister “saçmalık”, evimdeki ağaçtan oyulmuş kaşıklarımı bile özenle yıkar, kurular, ayrı bir kutuda saklarım. Kullanılmaktan parça parça oluncaya kadar da atamam. Çocukluğumda da kurşun kalemlerim ağaçtan yapıldığı için tutulamayacak boyutlara indiğinde tepesine tükenmez kalem kapağı geçirir, “son nefesine” kadar kullanırdım.

Ben evde pilav yaparken kullandığım tahta kaşıklarımı ve yazı yazdığım kurşun kalemlerimi sırf ağaçtan yapıldığı için bu kadar severken, bir kemancının kemanına olan sevgisini düşünemiyorum bile. Ben olsam tüm duygularıma aracı olan, bana ekmek parası kazandıran o “ağaç parçasından” yapılan alete canlıymış gibi bir de isim takardım herhalde: “Duygu”, “Can”, “Hayat” ya da ne bileyim belki de “Aşkım” olurdu adı.

Hele bir de Stradivarius gibi bir markaysa, saklarken ipeklere mi sarardım, kadifelere mi bilemiyorum. 17. ve 18. yüzyıllarda İtalya’da Antonio Stradivari ve ailesi keman üretiyorlardı. Daha sonraki dönemlerde ustalar ve hatta bilim insanları, Stradivari Ailesi’nin yaptığı ve Stradivarius olarak anılan kemanları incelemeye alıp elde ettikleri gözlemlerle benzerlerini üretmeye çalıştılar.

Fakat hiçbir taklit teknolojiyle yapılan kemanın sesi, orijinal bir Stradivarius kemanın çıkardığı ses kalitesine yaklaşamadı. Kullanılan ağacın seçiminden tutun da üzerine yumurta akının karışımıyla atılan orijinal vernik bile ince ince analiz edildi. Ama nafile.

Bu yüzden bugün 1690 ve 1700 yıllarında yapılan Stradivarius kemanların değeri yüz binlerce, hatta milyonlarca dolar değerinde. Kalitedeki “sırrı” çözme çalışmalarıysa halen devam ediyor. Uzmanlar dönüp dolaşıp aynı kararda birleşiyor: Anahtar, seçilen “kereste” olmalı. Her “kereste”den keman olmuyor.

Geçen hafta ağaçlar üzerinde araştırma yapan İsviçreli bilim insanı Prof. Francis Schwarze, keman yapımında kullanılan ağacın özel mantar çeşitleriyle (physisporinus vitreus ve xylaria longipes) işlem görmesi halinde yapılacak kemanın Stradivarius kalitesinde ses çıkaracağı iddiasını tekrarladı.

Berlin’de bulunan Max Delbrück Merkezi Moleküler Tıp Bölümü’nde, 7 Eylül’de düzenlenen sempozyumda Prof. Schwarze’nin yaptığı konuşma, tıp doktorlarından bile büyük ilgi gördü. Benzer denemeyi 2009’da da yapmış olan profesör, bu seferki çalışmasından çok daha emin.

Kullanılacak ağaçlar bu mantarlarla işlem gördüğünde daha esnek ve akustik bir yapıya bürünüyorlar. İkinci aşamada, belli bir kaliteye ulaşan ağaç, mantardan arınsın diye etilen oksite tabi tutuluyor. Bütün mantarların öldüğü test edildikten sonra da keman yapımı başlıyor.

Bu teknikle elde edilen ilk kemanlar 2009 yılında uzmanlarca test edilmişti. Perde arkasında çalınan kemanların Stradivarius mu yoksa bilimin ürettiği keman mı olduğunu hiçbir uzman anlayamamıştı. Prof. Schwarze’nin bu toplantıda ilan ettiği amacı, 2014’ten itibaren maddi gücü yetmeyen genç sanatçıların eline Stradivarius kalitesinde kemanlar verebilmek.

Haberi okuyunca hem umutlandım hem sevindim. “Kereste” zengini bir ülkeyiz. Demek ki her “kereste” doğru muamele görürse Stradivarius kalitesinde bir keman olabiliyor. Sadece birazcık bilim gerek.

Kaynak : [-]

 

Kültür ve Turizm Bakanlığı, 71. Devlet Resim ve Heykel Yarışması düzenleniyor.

RESİM – HEYKEL – SERAMİK – ÖZGÜNBASKI
YARIŞMASI
ŞARTNAMESİ 2012

AMAÇ

● Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca “71. Devlet Resim ve Heykel Yarışması” kapsamında;
“Resim Yarışması”
“Heykel Yarışması”
“Seramik Yarışması”
“Özgünbaskı Yarışması” düzenlenmiştir.
● Yarışmanın amacı; Türk sanatçılarının son eserlerini bir arada sergilemek, sanat ortamımıza yeni eserler kazandırmak ve buna bağlı olarak da sanatçılarımızın verimini artırmaktır.
 
KONU
● Serbesttir.
 
KATILIM
● Her sanatçı yarışmaya, daha önce herhangi bir yarışmada ödül almamış ya da sergilenmemiş bir (1 adet) eseriyle katılabilir.
● Yarışma, Seçici Kurul Üyeleri ile birinci derece yakınları dışında, Bakanlığımız merkez ve taşra örgütü çalışanları dahil, yaşayan Türkiye Cumhuriyeti Uyruklu tüm sanatçılara açıktır.
● Yarışmaya eser verecek olan sanatçılar, kendi anlatım biçimlerine uygun her türlü teknik ve malzemeyi kullanmakta serbesttirler. Ancak eserlerin dayanıklı malzemeden üretilmesi önerilir.
● Yarışmaya verilecek eserlerin uzun kenarı 200 cm’den fazla olamaz.
● Eserler, sergilenmeye hazır, sanatçısı tarafından imzalı olarak elden teslim edilmelidir. (Kargo ve posta ile gönderilenler kabul edilmeyecektir.)
● Yarışmaya 18 (onsekiz) yaşını doldurmuş olanlar katılabileceklerdir.
● Ekteki Form-2 doldurulacak ve eserlerin arkasına iliştirilecektir.
● Form-1 ise eksiksiz olarak doldurulup; üzerinde “………..……………Yarışması 2012” rumuzu, sanatçının adı ve soyadının yazılı olduğu bir zarfa konularak, eserle birlikte; toplama merkezlerine 01-09 Ekim 2012 tarihleri arasında (Pazar günü hariç) saat 17.00’ye kadar, makbuz karşılığında elden teslim edilecektir.
● Sanatçısı tarafından kurulması gereken eserler, aşağıda belirtilen seçici kurul toplantı tarihlerinden 2 gün önce toplama merkezleri ile iletişim sağlanarak sanatçısı tarafından kurulmalıdır. (Demonte eserlerin Bakanlık ilgililerince kurulabilmesi için eserlerin anlaşılabilir bir fotoğrafı ya da projesi eklenecektir. Aksi halde Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumluluk yüklenemez.)
 
TOPLAMA MERKEZLERİ
● Ankara’da, Resim ve Heykel Müzesi Müdürlüğü
Opera-ANKARA
Tel: 0312 310 20 94
● İstanbul’da, Güzel Sanatlar Galerisi
Ergenekon Cad. Ahmetbey Plaza No: 10 Kat: 5
Pangaltı-Şişli-İSTANBUL
Tel: 0212 247 67 67
● İzmir’de, Resim Heykel Müzesi ve Galeri Müdürlüğü
Mithatpaşa Cad. No:94
Konak –İZMİR
Tel: 0232 482 03 93
 
 
SEÇİCİ KURUL
71.Devlet Resim Heykel Yarışması kapsamında düzenlenen;
“Resim Yarışması, Heykel Yarışması, Seramik Yarışması, Özgünbaskı Yarışması Seçici Kurul”u aşağıda isimleri belirtilen üyelerden oluşur:
– Kültür ve Turizm Bakanlığı Temsilcisi
– Prof. Dr. Güler AKALIN
– Prof. Dr. Süleyman Aydan BELEN
– Prof. Devrim ERBİL
– Filinta ÖNAL
– Prof. Dr. Süleyman Saim TEKCAN
– Yunus TONKUŞ
– Prof. Dr. Tansel TÜRKDOĞAN
– Prof. Dr. Jale YILMABAŞAR
● Seçici Kurul üyelerinin isimleri soyadı alfabetik sırasına göre yazılmıştır.
● Seçici Kurul toplantısı için en az yedi üyenin katılımı gereklidir.
● Değerlendirme toplantısı için yeterli sayıda Seçici Kurul üyesi bulunmaması halinde yeterli sayıda yedek üye çağırılabilir.
DEĞERLENDİRME
● Seçici Kurul;
-11  Ekim 2012 Perşembe günü İzmir’de
-12 Ekim 2012 Cuma günü İstanbul’da toplanarak bu toplama merkezlerine verilen eserlerin birinci elemesini yapar,
-19 Ekim 2012 Cuma günü ise Ankara’da toplanarak bu toplama merkezlerine verilen eserlerin birinci elemesini yapar. Aynı gün yapılacak ikinci elemede, bütün toplama merkezlerinde birinci elemeyi geçen eserleri birlikte değerlendirerek sergiyi oluşturur.
-Sergilenmeye değer bulunan eserler içinden ödüle değer bulunanları belirler.
ÖDÜLLER
● 71.Devlet Resim Heykel Yarışması kapsamında düzenlenen “Resim Yarışması”, “Heykel Yarışması”, “Özgünbaskı Yarışması” ve “Seramik Yarışması”nda dağıtılacak ödüller;
            Her yarışma için ayrı ayrı olmak üzere;
Başarı ödülü (3 adet) 12.000.- TL.+Başarı Belgesi
● Seçici Kurul, ödüllerin tümünü ya da bir kısmını dağıtıp dağıtmamakta serbesttir.
● Ödüller birden fazla katılımcı arasında paylaştırılabilir.
SERGİLEME
● 71.Devlet Resim Heykel Yarışması, 2012 yılı Kasım ayında Ankara’da açılacaktır.
 
 
ESERLERİN İADESİ
● Sergiye giremeyen eserlerin iadeleri, teslim edildikleri toplama merkezindeki Seçici Kurul toplantısından bir gün sonra yapılacaktır.
● Sergilenmeye ve ödüle değer bulunan eserlerin iadeleri ise, sergi bitiminde yapılacaktır. İade işlemlerinin başlama tarihi, toplama merkezlerince ve Bakanlığımız web sitesi www.kulturturizm.gov.tr veyawww.guzelsanatlar.gov.tr adreslerinden duyurulacaktır.
● Yarışmaya katılan tüm sanatçılar iade işlemlerinin başladığı tarihten itibaren, eserlerini onbeş (15) gün içinde teslim alacaklarına dair taahhüt içeren bir belgeyi toplama merkezlerine ibraz etmek zorundadırlar.
● İade işlemlerinin başladığı tarihten itibaren onbeş (15) gün içinde, teslim edildikleri toplama merkezlerinden geri alınmayan eserlerin kaybından veya uğrayabileceği hasardan Kültür ve Turizm Bakanlığı sorumlu tutulamayacaktır.
DİĞER
● Katılım Formları ve Şartnameler Valiliklerden (Kültür ve Turizm Müdürlükleri), ilgili Fakülte ve Dernekler ile Toplama Merkezlerinden ve Bakanlığımız web sitesi www.kulturturizm.gov.tr. veya www.guzelsanatlar.gov.tradreslerinden temin edilebilir.
● Kültür ve Turizm Bakanlığı, ödül alan ve sergilenmeye değer bulunan eserleri, afiş, katalog, broşür vb. her türlü tanıtım malzemesi olarak kullanma hakkına sahip olacaktır.
● Kültür ve Turizm Bakanlığı, yarışmaya teslim edilen eserlerin taşınma ve sergilenmesi sırasında gereken tedbirleri alır. Buna rağmen sözkonusu eserlerle ilgili olarak doğabilecek her türlü aksaklıklarda “Kültür ve Turizm Bakanlığı Güzel Sanatlar Genel Müdürlüğü Plastik Sanat Eserleri Seçme ve Değerlendirme Kurulu”nun kararı geçerlidir.
● Yarışmaya katılan tüm sanatçılar, bu şartname hükümlerini kabul etmiş sayılırlar.
● Şartnamede belirtilmeyen hususlarda veya tereddüt halinde Kültür ve Turizm Bakanlığının kararları geçerlidir.
KATILAN TÜM SANATÇILARIMIZA BAŞARILAR DİLERİZ.
 

Anadolu meslek liselerine girmek için sadece puan yeterli değil.

 

Aynı zamanda pek çok meslek lisesi örneğin Grafik Tasarım, Fotoğrafçılık, Seramik, Cam Teknolojileri, Sanat ve Tasarım (İç Mimarlığa Geçiş İçin) ile Ayakkabı ve Sarraciye Teknolojisi ve bir çok meslek lisesi özel yetenek sınavı başarı şartı aramaktadır. Aynı zamanda özel okullarda da aynı şartlar geçerlidir. Bunun için Nar Sanat olarak hızlandırılmış kurslarımıza başvurabilirsiniz.

Kurs Hakkında Lütfen Tıklayınız.

Şunun için etiket arşivi: Seramik

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi