Semiha Berksoy

Semiha Berksoy konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. Semiha Berksoy konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. Semiha Berksoy konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri Semiha Berksoy konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

14 Şubat Sevgililer Günü için İstanbul’un üç müzesinde üç ayrı etkinlik var. İstanbul Modern, Pera Müzesi ve Sakıp Sabancı Müzesi, güne özel sergi, film ve konser etkinlikleri düzenliyor

14 subat

Haber: FisunYALÇINKAYA
Kaynak : cumhuriyet.com
14 Şubat Sevgililer Günü için hala bir program yapmamış olanlara İstanbul’un üç müzesinde üç ayrı etkinlik var. İstanbul Modern Müzesi, 14 ve 15 Şubat’ta sevgililer için özel bir tur tasarladı. Çiftlerin baş başa gezebileceği bir tur olarak düşünülen bu minik gezide aşkla ilgili beş yapıt özel olarak incelenebilecek. Müzenin Geçmiş ve Gelecek koleksiyon sergisinde aşka dokunan yapıtlardan oluşan bir seçki danışmadan alınacak tur planı eşliğinde gezilebiliyor. Bu özel sergi turundan sonra sevgililer, sosyal medyada #istanbulmoderndeaşkvar etiketiyle ve sergide çektikleri bir fotoğrafla check-in yaptıklarında, İstanbul Modern Mağaza’dan bu özel günü anımsatacak sürpriz birer hediyeye sahip olacak. Seçkide dört sanatçının aşkla ilgili hikayeleri yer alıyor. Bedri Rahmi Eyüboğlu ve Eren Eyüboğlu’nun hikayesi Eyüboğlu’nun resimleri üzerinden, Aliye Berger’le Carl Berger’in aşkı Aliye Berger’in yaptığı portre üzerinden, Semiha Berksoy’la Nazım Hikmet’in aşkı da yine Berksoy’un bir eseri üzerinden ziyaretçilere bugün için özel olarak hazırlanıp verilen kitapçıklarda anlatılıyor. Kitapçıklarda sanatçı çiftlerin tanışmaları aşık olmaları ve hayatlarında birbirine dair önemli kesitlere yer veriliyor. Seçkide yer alan son sanatçı Nezaket Ekici. Ekici’nin ilkini 2002 yılında gerçekleştirdiği ‘Devinim İçinde Duygu’ isimli performansının videosu çiftlere öneriliyor. Performansta sanatçı, bir galeri odasının duvarlarından tavanına, yerdeki halıdan dolap kapağına kadar uzanan tüm yüzeylerini üç gün boyunca öpücüklerle donatıyor.
Pera Müzesi’nde sinema, Sabancı’da konser aşkı
Pera Müzesi ise dünyaca ünlü heykeltraş Alberto Giacometti’nin eserlerine yer veren yeni açılan sergisinin yanı sıra sevgililer gününe sinema aşkıyla yaklaşan programını sunuyor. ‘Sinema Seni Seviyorum’ programı kapsamında 14 Şubat’ta Godard’ın ‘Nefret’ filmi ve Brigitte Bardot hakkında bir belgesel gösterilecek. Çin’in ilk uluslararası kadın gitaristi Xuafei Yang, İstanbul Resitalleri kapsamında 14 Şubat’ta 20:00’de The Seed’de müzikseverlerle buluşacak. Resitale gelen dinleyiciler, 19:30’a kadar müzeyi ücretsiz ziyaret ederek, devam etmekte olan ‘Joan Miro Kadınlar, Kuşlar, Yıldızlar’ sergisini gezebilecekler.

Türk toplumunda müzik ve plastik sanatların etkileşimini, buluşmasını, zıtlaşmasını, değişen dönemlerle birbirini tamamlamasını yansıtan sergi kasım sonuna kadar İstanbul Modern’de.

çoksesli-sergi

1920’lerle başlayıp 2. Dünya Savaşı’yla sona eren Paris’in sanat ortamına hep imrenmişimdir. Bütün sanat ve düşünce dallarının iç içe geliştiği, şair, ressam, müzikçi, mimar, felsefeci, romancı, besteci, heykeltıraş ve modacıyla nice yaratıcının birbiriyle alışveriş içinde olduğu dönemdir.

Şu sıralarda İstanbul Modern’de böylesine kanatlanıp uçan bir sergi var: Türk toplumunda müzik ve plastik sanatların etkileşimini, buluşmasını, zıtlaşmasını, değişen dönemlerle birbirini tamamlamasını yansıtan bir sergi. Adı: Çok Sesli. İngilizcesi “plurivocality” olarak çevrilmiş,“polyphony” değil.

Sergi, hat sanatının büyük ustası Ahmed Karahisari’nin karalamasıyla başlıyor. Nedir müzikle ilgisi hat sanatının, diyeceksiniz. Meşketmek: “Yazı karalaması” anlamına gelen bu terimi hat sanatı müziğe ödünç vermiş. Usta-çırak ilişkisi içinde nota kullanılmayan dönemde şarkıların yinelenerek ezberlenme yolu. Derken Osmanlı İmparatorluğu’nun en önemli bestecilerinden III. Selim’e bağlanıyor sergi. Ardından Ali Ufki, II. Mahmud, Naum Tiyatrosu’nun önemi, Leyla Saz hanım, Osman Hamdi’nin resimlerinde müzik, Muzikayi Humayun, Abdülmecid veCemal Reşit Rey’e kadar geldiğinde o dönemde nice ressamın çalgılarla ve çalanlarla ilgilendiğini görüyoruz. İbrahim Çallı’nın piyano çalan kadını bunun en güzel örneği. Derken Anadolu’ya yönelen ressamlar başlıyor Cumhuriyet yıllarıyla. Onların da Bartok gibi köy müziğinden yola çıkan bir bestecinin etkisi ve Adnan Saygun’un Batı tekniğiyle Anadolu modlarını işleyişi koşut tutulmuş. Saygun’dan kaynaklanan Yunus Emre teması Erol Akyavaş’a, Abidin Dino’ya uzanıyor. Neyzen Tevfik, ney sesinin gizeminde nice ressama esin kaynağı oluyor. Semiha Berksoy, birkaç sanat dalını birleştiren ve ne mutlu ki yapıtlarına sahip çıkılmış bir sanatçı. Ona özel bir oda düzenlenmiş.

Ankara’da 1950’lerde kurulan Helikon Derneği kentin kültürel yaşamında birçok sanat dalını bir araya getiriyor. Bülent Arel gibi mobil heykeller ve elektronik müzik yapan bir besteci, İlhan Usmanbaş gibi resimle müziğin ilişkisini soruşturmuş ve resimsel (grafik) notalarıyla müziği resimden algılamayı araştırmış bir besteci ve İlhan Mimaroğlu gibi elektronikle filmcilik arasında bağ kuran bir besteci, modernizme açılan ilk müzik adamlarımız. Adnan Çoker’in ritim ve renk tonunu araştırırken müziksel malzemeyle uğraşması da onlara koşut.

Birden serginin rengi değişiyor: Karşımıza İbrahim Safi’nin yaptığı portresiyle Zeki Müren çıkıyor. Kendisi de Güzel Sanatlar Akademisi mezunu. Onun sesini de dinliyoruz. Sanırım böyle bir sergiye başlangıç noktalarından birisi de Gülsüm Karamustafa’nın bir süre önce açtığı Arabesk sergisiydi. Arabeskin toplumun her yönünde etkisini izliyorsunuz.

Cengiz Çekil’in Sağır Çığlık adlı ses heykeli o demir konstrüksüyon içinde neler anlatmıyor ki… Benim favorilerimden birisi “:mental KLİNİK” tarafından üretilmiş bir çalışmaydı: Birbiriyle ağızlarında buluşmuş iki French horn (korno). Ve çalışmanın adı da “French Kiss”.

Kasım sonunda kapanacak olan bu sergiyi mutlaka gezin. İmge gücünüz genişleyecek. Duyduğunuz, gördüğünüz ve alımladığınız sanat dalları yeni boyutlar kazanacak.

Kaynak :[-]

9 Mayıs-5 Haziran 2014 tarihleri arasında yapılacak İstanbul Tiyatro Festivali, bu yıl yurtdışından 7, Türkiye’den 35 tiyatro, dans ve performans topluluğunun 100’e yakın gösterisini 13 farklı mekânda sanatseverlerle buluşturacak.

19-istanbul-tiyatro-festivali19. İstanbul Tiyatro Festivali programında yer alan 33 yerli yapımın Türkiye prömiyeri yapılacak; bu projelerden üçü İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığında sahnelenecek.

Oyun, dans, performans ve etkinliklerden oluşan zengin bir programla tiyatroseverlerle buluşmaya hazırlanan  19. İstanbul Tiyatro Festivali, Bisahne, Cevahir Sahnesi, DOT, Haldun Taner Sahnesi, ikincikat-karaköy, Kenter Tiyatrosu, Moda Sahnesi, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi, Sainte Pulcherie Fransız Lisesi, Salon, Şişli Blackout, Üsküdar Stüdyo ve Üsküdar Tekel sahneleri gibi şehrin farklı mekânlarında seyirciyle buluşacak. Festival kapsamında ayrıca, ünlü konukların ve uzmanların katılacağı söyleşi, gösteri, film ve belgesel gösterimleri ile atölye çalışmaları da gerçekleştirilecek.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin programı, Rahmi M. Koç Müzesi’nde düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Yekta Kopan’ın sunuculuğunu üstlendiği gecede, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Aygaz Genel Müdürü Yağız Eyüboğlu, Opet Genel Müdürü Cüneyt Ağca, Tüpraş Genel Müdürü Yavuz Erkut ve İstanbul Tiyatro Festivali Direktörü Leman Yılmaz birer konuşma yaptı.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin İlk Onur Ödülü Dikmen Gürün’e Takdim Edildi.  19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ilk Onur Ödülü, 1993-2013 yılları arasında İstanbul Tiyatro Festivali’nin direktörlüğünü yürüten Prof. Dr. Dikmen Gürün’e takdim edildi. Ödülü, İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı verdi.

İKSV’de Tiyatro Festivali Direktörü olarak görev yaptığı 20 yıl boyunca 14 festival yöneten Gürün, bu süreçte öncelikle yerli yapımlarla işbirliği zeminleri oluşturdu, genç tiyatro ve dans topluluklarına alan açtı, eğitim projeleri üzerinde durdu, tiyatro sahnesinin farklı mekânlara taşınmasını destekledi. Dünya tiyatrosunun seçkin toplulukları ve çağdaş yorumcularını İstanbul’da ağırlayan festival, aynı zamanda pek çok uluslararası ortak projelere de bu dönemde imza attı.

dikmen-gürünİstanbul 2010 Avrupa Kültür Başkenti Ajansı’nda Sahne ve Gösteri Sanatları Yönetmeni olarak kısa bir süre görev yapan Dikmen Gürün, 2008 İstanbul Üniversiteleri Tiyatro Şenliği ve 2009 Türkiye Üniversiteleri Tiyatro Şenliği’ni hayata geçirdi. 1982 yılından bu yana “Cumhuriyet” gazetesinde ve çeşitli sanat dergilerinde tiyatro yazıları yazan Gürün, yerli ve yabancı kitaplarda bölüm yazarlığı yaptı, uluslararası tiyatro kongrelerinde bildiriler sundu. Gürün’ün Tiyatro Yazıları kitabı 1980’li yıllardan 2000’lere uzanan süreçte tiyatromuzun yapısal sorunlarını inceliyor. Geçmişten Geleceğe Perde Açan Gelenek proje sahibi ve sorumlusu olduğu üç ciltlik bir tiyatro mekânları araştırması ve sanatçı Semiha Berksoy’un hayatını yazdığı Ateş Kuşu kitabı bulunuyor. Halen Yıldız Kenter’in hayatını yazıyor.

Tiyatro dünyasına katkıları nedeniyle 1996’dan bu yana çeşitli ödüllere layık bulunan Dikmen Gürün, 2008’de İstanbul Üniversitesi’nden emekli olmuştur. Halen Kadir Has Üniversitesi Sanat ve Tasarım Fakültesi Tiyatro Bölümü öğretim üyesidir.

 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Diğer Onur Ödülleri

tiyatro sahnesi görüntü

Festivalin ikinci Onur Ödülü, Polonya tiyatrosunun genç ve yenilikçi yönetmenlerinden Grzegorz Jarzyna’ya verilecek. 1998’den beri TR Warszawa’nın sanat yönetmenliğini üstlenen Grzegorz Jarzyna, aynı zamanda 2006’da başladığı kurumun genel müdürlüğü görevini de sürdürüyor. Klasik tiyatro yapıtlarının oldukça cesur denilebilecek yeni uyarlamalarıyla ünlenen Grzegorz Jarzyna, Avrupa’nın tanınmış romanlarını Varşova’da sahneye uyarlaması ve güncel “kışkırtıcı” metinleri sahnelemesiyle tanınıyor. Bugüne kadar yaptığı çalışmalarıyla birçok ödüle layık görülen Grzegorz Jarzyna, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin Onur Ödülü’nü, TR Warszawa topluluğunun 9 Mayıs akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde yer alacak Ne Yaptıysak Nafile… oyunu sonrasında alacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin üçüncü Onur Ödülü ise, Shakespeare topluluğu denildiğinde akla gelen ilk isim olan Propeller Theatre Company’nin artistik direktörü Edward Hall’a verilecek. Royal Shakespeare Company’nin kurucularından Peter Hall’un oğlu olan Edward Hall, Propeller Theatre Company’nin yanı sıra Boston Huntington Theatre, Barbican, National Theatre, Old Vic Theatre olmak üzere çok sayıda önemli tiyatroda oyunlar yönetti. 2010 yılının Ocak ayında Hampstead Tiyatrosu’nun artistik direktörü olarak çalışmaya başlayan Edward Hall, aynı zamanda National Theatre, Old Vic ve Watermill Theatre’ın da artistik direktörlüğünü üstleniyor. Hall, 2002 yılında 13. İstanbul Tiyatro Festivali’ne The Watermill West Berkshire Playhouse “Gülün Öfkesi” (Rose Rage) ile konuk olmuştu. Edward Hall’a Onur Ödülü, British Council’ın değerli işbirliğiyle oyunlarını sahneleyen Propeller Theatre Company’nin 24 Mayıs akşamı Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde gerçekleştireceği Bir Yaz Gecesi Rüyası oyunu sonrasında takdim edilecek.

 FESTİVALDE SHAKESPEARE YILI

macbeth

2014 yılının William Shakespeare’in 450. doğum yılı olması nedeniyle yapılan kutlamalar kapsamında 19. İstanbul Tiyatro Festivali programında yerli ve yabancı birçok yapımın yanı sıra söyleşi, panel, atölye çalışması ve belgesel gösterimi de yer alacak.  Shakespeare Oyunlarının Yenilikçi Topluluğu, Propeller Theatre Company

Festival, günümüzde Shakespeare’in oyunlarını sahneleyen topluluklar arasında önemli bir üne ve yere sahip olan Propeller Theatre Company’yi British Council’ın üç yıl sürecek Shakespeare Programı kapsamında ilk kez İstanbul’da ağırlayacak. 1990’lı yıllarda erkek oyunculardan oluşan bir kadroyla kurulan ve sadece Shakespeare oyunlarını sahneleyen topluluk, festival kapsamında Bir Yaz Gecesi Rüyası ve Yanlışlıklar Komedyası oyunlarıyla toplam beş gösteri gerçekleştirecek. Her iki oyunu da topluluğun aynı zamanda sanat yönetmeni olan, festivalin Onur Ödülü’nü alacak Edward Hall sahneye koyuyor.

Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda aşkın ve yanılsamanın çatışması, kraliyet düğünleri öncesinde birbirlerine âşık iki insanın hikâyesi anlatılıyor. Oyunlarda metin ile çağdaş estetik görünümü, çok titiz bir yaklaşımla birlikte ele alıp işleyen Propeller Theatre Company, bu oyun için sahnede maske, animasyon, her türlü klasik ve modern projeksiyonla her yaşa hitap eden müzik türleri kullanıyor. Bir Yaz Gecesi Rüyası, 20, 22 ve 24 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. 24 Mayıs’taki gösterim sonrası Edward Hall’a festivalin Onur Ödülü takdim edilecek.

Propeller Theatre Company’nin festival programında yer alan ikinci oyunu ise Yanlışlıklar Komedyası. Shakespeare’in eğlenceli ve akıl oyunlarıyla dolu bu oyununda, ikiz kardeşlerin birbiriyle ve aile bireyleriyle olan karmaşık ilişkisi anlatılıyor. Yanlışlıklar Komedyası, 21 ve 23 Mayıs tarihlerinde 20.30’da, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Shakespeare Oyunlarının Yerli Uyarlamaları  Altıdan Sonra Tiyatro-Pangar, Kral (Soytarım) Lear oyunu ile festivalin konuklarından. İstanbul Tiyatro Festivali’nin ortak yapımcılığını üstlendiği, Yiğit Sertdemir’in yönettiği ve uyarladığı Shakespeare’in ünlü tragedyası, Lear’a en yakın kişi olan Soytarı’nın gözünden sahnelecek. Oyun, 15 ve 16 Mayıs’ta 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde sahnelenecek.

Oyunbaz topluluğu ise Abdullah Cabaluz yönetmenliğinde “insanlığın absürt trajedisi” Shakespeare’in Kral Lear oyununu sahneleyecek. Kral Lear, 25 ve 26 Mayıs’ta 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde olacak.

Bakırköy Belediye Tiyatroları, Mehmet Birkiye yönetmenliğinde Shakespeare’in, iki genç sevgilinin tutkulu aşkını ve ailelerinin düşmanlığından dolayı birbirlerine kavuşamama öyküsünü anlattığı Romeo & Juliet oyununu sahneliyor. Romeo & Juliet, 2 ve 3 Haziran’da 20.30’da Cevahir Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

Çiğdem Selışık Onat ve Hayati Çitaklar’ın Shakespeare’in Hamlet’inden uyarladığı Derme Çatma Hamlet ise sosyal kimlikleri meçhul olan birkaç kişinin, dağılmış halde buldukları Hamlet oyununu birleştirme sürecini anlatıyor.

Çiğdem Selışık Onat’ın yönetmenliğinde Derme Çatma Kolektif’in sahneleyeceği oyun, 23 Mayıs 20.30 ve 24 Mayıs 18.30’da Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde seyredilebilir.

 FESTİVALDE POLONYA-TÜRKİYE YILI GÖSTERİLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, 2014 yılında kutlanan Polonya-Türkiye arası diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıldönümü ile ilgili kutlamaların kültür programı çerçevesinde dört gösteri düzenlenecek.

Polonya tiyatrosunun genç ve yenilikçi yönetmenlerinden Grzegorz Jarzyna, Polonya edebiyatının ödüllü yazarı Dorota Maslowska’nın etkileyici romanından uyarlanan Ne Yaptıysak Nafile… oyunuyla festivale konuk oluyor. TR Warszawa topluluğu tarafından hazırlanan oyunda, yönetmen Grzegorz Jarzyna, ustaca bir hokkabazlıkla gerçekdışı olgularla istediği gibi oynuyor. Sosyalizmin adının bile anılmadığı fakat kapitalizmin tüm gerçekliklerinin gözler önüne serildiği, TR Warszawa ile Berlin Schaubühne am Lehniner Platz ortak yapımı olan Ne Yaptıysak Nafile…, ENKA Vakfı sponsorluğunda 9 ve 10 Mayıs’ta 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak. 9 Mayıs Cuma akşamı, gösteriden sonra yönetmen Grzegorz Jarzyna’ya festivalin Onur Ödülü takdim edilecek. 9 ve 10 Mayıs’ta sahnelenecek oyunun ardından yazar Dorota Maslowska seyircilerin sorularını yanıtlayacak.

Grzegorz Jarzyna’nın yazıp yönettiği ve TR Warszawa ve Teatr Narodowy w Warszawie tiyatrosunun sahneleyeceği bir diğer oyun ise Nosferatu olacak. Grzegorz Jarzyna’nın Bram Stoker’ın gotik öyküsü Dracula romanından esinlenerek sahneye aktardığı oyunda sahne diliyle gerçeklik ve bilinçaltı arasında yaşanan gelgitler ortaya koyuluyor. Popüler kültürün ikonuna dönüşen Dracula ve vampir öykülerinin bu kez tiyatro sahnesinde farklı bir dille seyircinin karşısına çıkacağı Nosferatu, 13 ve 14 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde.

2010 yılında dansçı ve koreograf Izadora Weiss’ın öncülüğünde genç ve yetenekli dansçıların girişimiyle kurulan Baltic Dance Theatre, Shakespeare’in “zamansız” olarak nitelenen ünlü komedisi Bir Yaz Gecesi Rüyası’nda müziğin ve dansın diliyle, teknolojiye çok fazla başvurmadan nasıl da akıcı olarak sunulabileceğinin bir örneğini gösterecek. Ünlü müzisyen Goran Bregovic’in imza attığı film müziklerinin kullanıldığı, kostümlerini ise Polonyalı ünlü modacı Gosia Baczynska’nın tasarladığı gösteri, ENKA Vakfı sponsorluğunda 31 Mayıs tarihinde 18.00 ve 20.30’da yapılacak iki gösteri ile Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

Festival, Krzysztof Garbaczewski ile Emre Koyuncuoğlu’nun, Marcel Proust ve Orhan Pamuk’un romanlarından uyarlayarak yazıp yönettiği, Opole Theatre’ın Proust-Pamuk-Bellek başlıklı oyununun dünya prömiyerine ev sahipliği yapacak. Proust’un Kayıp Zamanın İzinde ve Pamuk’un Masumiyet Müzesi ile İstanbul Hatıralar ve Şehir metinlerinin ilham kaynağı olduğu oyun, Batı ve Doğu gelenekleri arasındaki kültürel farklara odaklanırken, günümüz Türkiye edebiyatıyla Avrupa edebiyatından yapıtların karşılaşmasına da sahne olacak. Proust-Pamuk-Bellek, 3 ve 4 Haziran tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyredilebilir.

 FESTİVALDE YENİLİKÇİ YÖNETMEN THOMAS OSTERMEIER’DEN ÇARPICI BİR OYUN

Geçtiğimiz festivalde ünlü yönetmen Thomas Ostermeier’in Hamlet yorumuyla yer alarak seyircilerin hayranlığını kazanan Schaubühne Berlin, bu yıl da Henrik Ibsen’in yapıtı Bir Halk Düşmanı ile festivalin heyecanla beklenen konuklarından. Özellikle son çalışmalarıyla dünyada büyük bir beğeniyle takip edilen Thomas Ostermeier, çarpıcı, keskin ve son derece zekice ele aldığı Bir Halk Düşmanı’nda, dramaturg Florian Borchmeyer ile birlikte yazarın ruhuna tamamen sadık kalarak yapıtın eleştirel yönünü kusursuz bir biçimde günümüze taşıyor. Oyun, Goethe Institut’ün değerli işbirliğiyle Atabay sponsorluğunda, 27, 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde olacak.

 FESTİVALDE YERLİ YAPIMLAR

19. İstanbul Tiyatro Festivali programında, ilk kez seyirciyle buluşacak, 35 yerli tiyatro, dans ve performans topluluğunun gösterilerine yer veriyor.

Çağımızın en büyük entelektüellerinden biri olan Heiner Müller’in Shakespeare’in Hamlet’inden esinlenerek yazdığı Hamlet Makinesi, İstanbul Devlet Tiyatrosu tarafından sahneleniyor. Yönetmenliğini Ayşe Emel Mesçi, dramaturjisini Füsun Ataman Berke’nin yaptığı oyun taşlaşmış tarih anlayışından diktatörlerin yıkımına, kadınlara uygulanan baskı ve şiddetten, devrimlere kadar pek çok temaya değiniyor. Hamlet Makinesi, 10 Mayıs’ta 20.30’da, 11 Mayıs’ta 15.00’te, 12 Mayıs’ta ise 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde olacak.

“Sözün büyücüsü” olarak anılan Boris Vian’ın son oyunu İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz, kendi ihtiyaçları adına dünyayı reddeden kişilerin en gizli ve karanlık tutkularına yolculuk ederek, trajikomik karakterleri aracılığıyla kaybetmeyi ve son yüzleşmeye kadar her şeyin inkârını gözler önüne seriyor. Hayal Perdesi, kurucularından Selin İşcan’ın projelendirdiği bu ilk oyununu, ünlü Makedon yönetmen Aleksandar Popovski’nin yönetmenliğinde festivale hazırladı. İmparatorluk Kuranlar Yahut Şümürz, 11 ve 12 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde.

Özgürlüğün Bedeli, Montserrat adlı bir subayın yardımıyla İspanyol askerlerinin elinden kaçmayı başaran özgürlük savaşçısı Simón Bolívar’ı ve ardından Montserrat’ya yapılan işkenceleri anlatıyor ve insanlığın özgürlüğüne kavuşabilmek için neleri feda edebileceğini sorguluyor. Barış Erdenk’in yönettiği, Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları tarafından sahnelenen oyun, 12 Mayıs’ta 20.30’da, 13 Mayıs’ta ise 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde seyredilebilir.

Koreografisi Aslı Bostancı’ya ait olan The Last Unicorn, sahne üzerinde gerçeküstü bir varlık yaratmak üzerine odaklanıyor. Üst boyutlardan dünyamıza düşmüş bir varlığın insanlığa “Hiçbir şey için geç değil ya da hiçbir şey tamamen kaybedilmiş değildir” mesajını veren gösteri, 13 Mayıs’ta 20.30’da ve 14 Mayıs’ta 18.30’da Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde yer alacak.

Mesut Arslan’ın yönettiği Aldatma oyunu, Onderhetvel, Platform 0090, Toneelhuis, Dommelhof, ‘T Arsenaal, Wpzimmer ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcığında 14, 15 ve 16 Mayıs tarihlerinde 18.30 ve 21.00’de Moda Sahnesi’nde sunulacak. Oyunun çıkış noktası görsel sanatçı Lawrence Malstaf’ın NEVEL adını verdiği enstalasyonu. Sürekli olarak değişen ve aynı zamanda ekseni etrafında dönen dokuz duvarın içinde, Pinter’ın Aldatma adlı oyununda yer alan ilişkiler üçgeni farklı bir biçimde sorgulanıyor.

Kent Oyuncuları’nın İlk Osmanlı Vampiri Latif Efendi’nin Sergüzeşti adlı oyunu, Tanzimat yıllarında yüksek memur Latif Efendi’nin Batılı kültür ve yaşam tarzını yerinde incelemek üzere gönderildiği Avrupa şehirlerinden Batı’nın bilimi ve sanatı yerine pek de tercih edilmeyecek bir şeyi “vampirlik müessesini” getirmesine odaklanıyor. Oyunda, Latif Efendi’nin başından geçenler mizahi bir dille anlatılırken Tanzimat yıllarının toplumsal panoraması da sergileniyor. Nermin Yıldırım’ın yazdığı, yönetmenliğini Ahmet Mümtaz Taylan’ın yaptığı oyun, 16 Mayıs’ta 20.30’da ve 17 Mayıs’ta 15.00’te Kenter Tiyatrosu’nda olacak.

Darülbedayi’nin sahnelediği ilk oyun olarak tarihe geçen Çürük Temel’in hikâyesi, birinin geleceği, diğerinin itibarı, bir başkasının intikamına dönüşmüş, aile yadigârı bir fabrikanın etrafında gelişiyor. İlk kez 1916’da Hüseyin Suat Yalçın adaptasyonuyla oynanan Çürük Temel, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın

100. yılında, farklı bir okuma, çağdaş bir yorumla bir kez daha perde açıyor. Engin Alkan’ın yönettiği oyun, 17 ve 18 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde izlenebilir.

Konsept ve koreografisi Tuğçe Tuna’ya ait –. –. Gövde Gösterisi, farklı mekânlara özgü çalışmalarıyla tanınan Tuğçe Tuna ve RemDans Performans Kolektifi tarafından sahneleniyor. Bu çalışmasında Tuğçe Tuna, “gövde” teması üzerinden yola çıkarak, seyirciye farklı sorgulama alanları yaratmayı hedefliyor. Gösteri, 17 ve 18 Mayıs’ta 18.30’da Sainte Pulcherie Fransız Lisesi’nin bahçesinde seyirciyle buluşacak.

biriken’in yeni projesi Tatyana, Aleksey Sergeyeviç Suvorin ile Anton Çehov’un Tatyana Repina adlı oyunlarından esinlenerek oluşturuldu. Çehov, bu oyunu yakın dostu ve yayıncısı Suvorin’in aynı adlı oyununun devamı olarak, sahnede intihar eden oyuncu Evlalia Kadmina’nın hikâyesinden esinlenerek kaleme alır. biriken ise Tatyana’nın gerçek ile kurgu arasındaki intihar eyleminin ve geri dönüşünün izini sürerek unutulmaya çalışılanları su yüzüne çıkarıyor. Tatyana, 18 Mayıs’ta 20.30’da, 19 Mayıs’ta ise 15.00’te Üsküdar Stüdyo Sahnesi’nde olacak.

Aydın Orak’ın yazıp yönettiği, Tiyatro Avesta’nın sahneleyeceği Actor, bir aktörün oyun sahnelerken yaşadığı trajikomik durumları ve yaşanmış olayları anlatıyor. Grotesk ve kara komedi bir anlatımla sahneye taşınan oyunda, bir oyunun proje aşamasından, rejiye, oyunculuğa, turnelere ve seyircilere uzanan tiyatral yolculuğun tüm aşamaları aktarılıyor. Dünya prömiyerini Avustralya’nın Melbourne, Sydney ve Perth kentlerinde gerçekleştiren Actor, 19 Mayıs 20.30’da ve 20 Mayıs 18.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde.

Yazar ve yönetmen Yeşim Özsoy Gülan’ın festival için özel olarak tasarladığı yeni yaratısı, Aşk & Faşizm, Gülan da dahil olmak üzere dört farklı ülkede yaşayan yazarların, Romanya’dan Gianina Carbunariu, İskoçya’dan Linda McLean ve İspanya’dan Helena Tornero ile ortak bir çalışma yapılarak, bu isimlerin kendi deneyimlerinden yola çıkılarak kurgulandı. Birbirine zıt gibi görünen aşk ve faşizm başlıklarının günümüzde hayatımızı nasıl etkilediğine odaklanan oyun, GalataPerform ve İstanbul Tiyatro Festivali ortak yapımcılığında, 21 ve 22 Mayıs’ta 20.30’da Moda Sahnesi’nde olacak. İlk gösterinin ardından oyun yazarlarının katılımıyla seyirciyle soru-cevap gerçekleştirilecek.

Lillian, Amerikan edebiyatının önde gelen ismi Lillian Hellman’ın polisiye edebiyatın seçkin yazarı Dashiell Hammet’ın komada geçirdiği son saatlerinde hatırladığı, yazarın çocukluğunu ve hayatını ele alıyor. Orhan Alkaya’nın yönettiği ve İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nın sahneleyeceği oyun, 22 Mayıs’ta 20.30’da ve 23 Mayıs 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde.

Çağdaş Amerikan tiyatrosunun önde gelen kadın yazarlarından, Pulitzer ödülü adayı ve PEN/Laura Pels International Foundation for Theater Award for an American Playwright ödüllü Theresa Rebeck, Göl Kıyısı oyununda Aeskhylos’un Oresteia tragedyasına modern bir uyarlama yapıyor. Mehmet Ergen’in yönettiği ve Talimhane Tiyatrosu’nun sahneye koyduğu Göl Kıyısı, 24 Mayıs’ta 20.30’da ve 25 Mayıs’ta 18.30’da Şişli Blackout Sahnesi’nde seyredilebilir.

Aziz Nesin’in devlet ve birey ilişkisini mizahi bir üslupla sorguladığı Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz oyununda, “vatandaş” Yaşar’ın bürokrasi karşısındaki ezilmişliği anlatılıyor. Ferhat Keskin’in yönettiği ve Diyarbakır Şehir Tiyatrosu’nun sahneleyeceği oyun, 26 Mayıs’ta 20.30’da ve 27 Mayıs’ta 18.30’da Haldun Taner Sahnesi’nde.

İki Kapılı Ev, kanı kaynayan âşıklar, yanlış anlaşılmalar, gizli buluşmalar, esrarlı kayboluşlar, sır dolu suskunluklar, sevdanın kederiyle yüklü genç omuzlar, soylu beyzadeler ve cingöz uşaklar arasında cereyan eden fırtınalı bir eğlence sunuyor. İki Kapılı Ev, Cem Uslu yönetmenliğinde, Ekip Tiyatrosu tarafından, Banvit sponsorluğunda 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 20.30’da Moda Sahnesi’nde olacak.

Sami Berat Marçalı’nın yeni oyunu İn, her şeyi daha çok düşünen, hayatı daha çok sorgulayan, daha çok şikâyet eden ve her şeyin yok olmasını arzulayan bireyler haline dönüşmüş beş arkadaşın, mevcut sistemin küçük bir halini ortaya koyuyor. ikincikat’ın on sekizinci yapımı olan bu oyun, 30 Mayıs’ta 20.30’da ve 31 Mayıs’ta 15.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde.

Modern İngiliz tiyatrosunun en yetkin yazarlarından biri kabul edilen Edward Bond, Kırmızı Siyah ve Cahil’de nükleer bir patlamada ölü doğmuş bir insanın, yaşadığı halde yakın gelecekteki olası hayatını anlatıyor. Bitiyatro, Istanbul & L’àlarme-À-L’œil, Paris ortak yapımı Kırmızı Siyah ve Cahil, 31 Mayıs’ta 18.30’da ve 1 Haziran’da 20.30’da Bisahne’de olacak.

Her Yıl Kuşlar Geri Gelir, Ahmet Levendoğlu yönetmenliğinde Tiyatro Stüdyosu tarafından sahneleniyor. Oyunda, “yıkım uzmanı” olarak çalışan Ned görevi icabı gerek duyulmayan yapıları “patlatıp” yok eder. Bunların içinde hastanelerin ve eşinin de her gün uğradığı, semtin en sevilen buluşma yerlerinden birinin olduğunu umursamadan… Oyun, 1 Haziran’da 20.30’da ve 2 Haziran’da 18.30’da Kenter Tiyatrosu’nda olacak.

Yönetmeliğini Ata Ünal’ın, koreografisini ise Candaş Baş’ın üstlendiği Gertrude-Çığlık, Shakespeare’in Hamlet’inin ahlakçılığını ters yüz eden yeni bir yaklaşım sunarak, Hamlet yerine annesi Gertrude’u odağına alıyor. Gertrude-Çığlık, 3 ve 4 Haziran tarihlerinde 20.30’da Moda Sahnesi’nde.

Şahika Tekand tarafından ilk kez 1994’te kaleme alınan ve 1995/96 tiyatro sezonunda sahneye konan Gergedanlaşma, Tekand tarafından geliştirilen performatif sahneleme ve oyunculuk yönteminin ilk özgün oyunlarından. Oyun, Studio Oyuncuları topluluğunun kuruluşunun 25. yılı dolayısıyla, Gergedanlaşma 2.014 adıyla Şahika Tekand tarafından güncellenmiş bir yeniden yazım ve sahnelemeyle, eğlenceli, yüksek ritimli bir çağdaş komedi olarak seyirci karşısına çıkıyor. Gergedanlaşma 2.014, 4 ve 5 Haziran tarihlerinde 20.30’da Üsküdar Tekel Sahnesi’nde seyredilebilir.

Genç Topluluklar ile Festivalde “Yeni Dalga”  İstanbul Tiyatro Festivali’nde, “Yeni Dalga” başlığı altında altı genç tiyatro ve dans topluluğunun gösterisi şehrin alternatif mekânlarından İkincikat-karaköy’de seyirciyle buluşacak.

Didaskali Tiyatro’nun sahneye koyacağı Maşenka oyunu, İkinci Dünya Savaşı sonrası İstanbul’a yerleşmiş Rus göçmenlerin kaldıkları pansiyonu ve bu insanların ilişkilerini anlatıyor. Oyun, Vladimir Nabokov’un kendi anılarını paylaştığı ilk romanından esinlenilerek Çisil Oğuz ve Berker Zor tarafından yeniden yazıldı. Oyun, 10 ve 11 Mayıs’ta 18.30’da İkincikat-karaköy’de tiyatroseverlerle buluşacak.

Georges Perec’in aynı adlı romanından Tiyatro Öteki Hayatlar tarafından sahneye uyarlanan Ücret Artışı Talebinde Bulunmak İçin Servis Şefine Yanaşma Sanatı ve Biçimi oyununda, ücret artışı talebinde bulunmak için servis şefiyle görüşmek isteyen kahramanın yaşadıkları ve sekreterle olan absürt diyaloğu anlatılıyor. Oyun, 18 Mayıs’ta 15.00’te ve 19 Mayıs’ta 18.30’da İkincikat-karaköy’de olacak.

Koreografisini ve dans performansını Canan Yücel’in gerçekleştirdiği hayattaki olumlu-olumsuz aşırılıkların iki ara bir deresinde kalmaya zorlayan ikiliklerin anlatıldığı It’s Ok! gösterisi, 21 Mayıs’ta 18.30 ve 20.30’da İkincikat- karaköy’de.

Motto Dans Kolektif’in, odak noktası olarak “eşiktelik” kavramı üzerine geliştirdiği Hiatus gösterisi, dansçıların hareket ve durağanlığın eşiğinde kimi olasılıklara yapılacak yolculuğuna tanık olmamızı sağlamayı hedefliyor.

Gösteri, 28 ve 29 Mayıs tarihlerinde 18.30’da İkincikat-karaköy’de seyirciyle buluşacak.

Toksikoman Kolektif’in DNA’mı Muhafaza Et Ruhumu Yeniden Doğursunlar adlı oyunu bilincin sınırlarını zorlayan, kimin kim olduğunu bulmaya, araştırmaya çalışan sorgulamaları sahneye taşıyor. Gösteri, 31 Mayıs’ta 18.30’da ve 20.30’da İkincikat- karaköy’de sahnelenecek.

Budalasultan Kolektifi, Kara Düzen adlı oyununda “İnsan, politik iktidar tarafından tanımlanan sınırları, toplu halde ve aynı anda ihlal ederse, oluşan yeni tanımsız alanda kendisiyle, toplumla ve iktidarla nasıl ilişkilenir?” sorusuna yanıt arıyor. Kara Düzen, 1 Haziran’da 18.30’da ve 2 Haziran’da 20.30’da ikincikat-karaköy’de olacak.

Festivalde “Oyun Salonu”

Salon ve İstanbul Tiyatro Festivali ekiplerinin ortak çalışmaları sonucunda hayata geçirilen “Oyun Salonu” projesi, festivalde de devam ediyor. “Oyun Salonu” kapsamında dört genç tiyatro topluluğunun gösterisi Salon’da yer alacak.

Ceren Ercan ve Gülce Uğurlu tarafından kaleme alınan İstenmeyen, Mısırlı bir pilot ve İstanbul’da Batılı referanslarla yetişmiş genç bir Türk kadınının, kültürlerarası oluşan önyargılar ve değişen politik koşulların içinde aşkı sürdürmenin yollarını aramasını ve kendisini bir kimlik sorgulamasının içinde bulmasını konu alıyor. Yönetmenliğini Ceren Ercan’ın, koreografisini Aslı Bostancı’nın yaptığı gösteri, 14 ve 15 Mayıs’ta 20.30’da Salon’da.

Kadınların insan yerine konmadığı, şiddetin sıradan bir olay gibi yaşandığı, savaşın artık kanıksandığı bir ülkede bir kadının, hep bastırmak zorunda kaldığı duygularını, üzüntüsünü, kaygısını, öfkesini ilk kez dışa vuruşu ve hayatı sorgulayışını konu eden Sabır Taşı, Atiq Rahimi’nin aynı adlı romanından Iraz Yöntem tarafından uyarlanıyor ve yönetiliyor. Tiyatro(HÂL) tarafından sahnelenen oyun, 22 Mayıs’ta 20.30’da ve 23 Mayıs’ta 18.30’da Salon’da yer alacak.

Daha önce tek seyircilik oyun ve simülatif oyun kurgusu gibi türlerde denemeler gerçekleştiren Tiyatro Artı, Kalem’de seyir algısı üzerine yoğunlaşarak kurgusundan seyirciyi konumlandırmasına kadar farklı bir oyun düzeni yaratmayı hedefliyor. Ufuk Tan Altunkaya’nın yönetmenliğini üstlendiği Kalem, 3 Haziran’da 20.30’da ve 4 Haziran’da 18.30’da Salon’da sahnelenecek.

2011 yılında Ebru Nihan Celkan tarafından kurulan buluTiyatro, Kabuklu Sürprizli Hayvanlar’da su baronlarının ve uzaklarda daha güzel yaşam alanlarının varolduğu yeni bir dünya düzeni sunuyor. İnsanın yaptığı seçimlerde hayatta kalma güdüsü ve vicdanı arasında kalırken haklı olup olmadığına değinen, Özlem Karadağ’ın yönetmenliğini yaptığı Kabuklu Sürprizli Hayvanlar, 27 Mayıs’ta 20.30’da ve 28 Mayıs’ta 18.30’da Salon’da seyredilebilir.

Festivalde “Makas Oyunları, İstanbul Kısa Oyunlar Projesi”

2010 yılında İngiltere’de projenin yönetmenleri Emma Callander ve Hannah Price tarafından basit bir fikirden yola çıkılarak başlatılan Theatre Uncut, yönetmenler ve seçkin oyun yazarlarından güncel politik durumların ele alındığı kısa oyunları içeriyor. İlk üç yılında İngiltere, İskoçya, ABD, Arjantin, İspanya, Yunanistan, Suriye, İzlanda ve Mısır’dan oyun yazarlarının yer aldığı projenin oyunları on yedi ülkede sahnelendi. Proje, 2012 Edinburgh Festivali’nde, Theatre Uncut Fringe First, Herald Angel ve Scotsman Spirit ödüllerini aldı.

DOT, Theatre Uncut’ın kısa oyunlarından yaptığı özel seçkiyi Makas Oyunları ismiyle 2013/14 sezonunda İstanbul’da sahneledi. DOT, Theatre Uncut işbirliği ile gerçekleştirilen ve Şubat ayında İstanbul’da yapılan bir haftalık atölye çalışmasıyla başlayan Theatre Uncut İstanbul projesinin ilk okumaları ise festival kapsamında,

16 Mayıs’ta 18.30’da, 18 Mayıs’ta 15.00’de ve 20 Mayıs’da 18.30’da DOT sahnesinde yapılacak.

Murat Daltaban, Emma Callender ve Hannah Price’ın yönetmenliğinde gerçekleştirilecek Theatre Uncut İstanbul projesinin kısa oyunlarının yazarları İngiltere’den Davey Anderson, Stef Smith ve Türkiye’den Ayfer Tunç, Berkun Oya, Hakan Günday, Derem Çıray olacak.

 FESTİVALİN YAN ETKİNLİKLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali, programında festival süresince ünlü konuklar ile uzmanların katılacağı ücretsiz söyleşi, gösteri, film gösterimi ve atölye çalışmalarına da yer verecek. Atölyelere başvuru 2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formları üzerinden alınacak.

•Apple-tab-span” style=”white-space:pre”> Performans ve Söyleşi: Koreografik Kesitler & Söze Dökülen Düşünceler

10 Mayıs Cumartesi, 12.00, Salon

Björn Säfsten, hareketten yola çıkarak insan bedenine yeni bir ışık tutuyor. Yaptığı çalışmalar gestus ve hareketin sınırlarında dolaşırken, koreografide kurgu ve kimliğin nasıl oluştuğu konusunda yol gösterici oluyor. İstanbul’a ilk kez İsveç Konsolosluğu’nun desteği ile gelecek olan Björn Säfsten, üzerine çalıştığı son projesiyle ilgili olarak dansçılarıyla açıklamalı bir performans gerçekleştirecek. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Söyleşi: İki Adam, İki Dünya, Tek Sahne: Muhsin Ertuğrul ve Vahram Papazyan  10 Mayıs Cumartesi, 17.00, Salon

Tiyatro Boğaziçi ve Berberyan Kumpanyası ortaklığıyla hazırlanan Muhsin ve Vahram adlı oyun İstanbul doğumlu ünlü Ermeni aktör Vahram Papazyan’ın 1964 yılında Muhsin Ertuğrul’a yazdığı bir mektupta bahsettiği İstanbul ya da Ankara’da sahneye çıkma isteği hikâyesinden yola çıkıyor. Boğos Levon Zekiyan, Ayşegül Çelik ve Artsvi Bakhchinyan’ın konuşmacı olarak katılacağı söyleşide oyun üzerine konuşulacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Söyleşi ve Gösterim: Polonya Tiyatrosu Demişken… 11 Mayıs Pazar, 17.30 (Söyleşi), 20.30 (Gösterim), Salon

19. İstanbul Tiyatro Festivali’ne iki oyunu ile konuk olan Polonyalı yönetmen Grzegorz Jarzyna’nın The Tropical Craze’den bölümlerin gösterileceği söyleşide, katılımcılar, sorularıyla hem Jarzyna’yı hem de son dönem Polonya tiyatrosunu daha yakından tanıma fırsatını yakalayabilecekler. Söyleşinin ardından Grzegorz Jarzyna’nın Edinburgh Festivali’nde büyük beğeni toplayan oyunu 2007: Macbeth’in de DVD gösterimi yapılacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Kuram Atölyesi”  17 Mayıs Cumartesi, 14.00-17.00, Salon   24 Mayıs Cumartesi, 14.00-17.00, Salon

Kuram Atölyesi bireysel ya da kolektif soru sorma, fikir üretme, sorgulama ve tartışma süreçlerine özel bir önem atfeden akademi dışı bir girişim. 19. İstanbul Tiyatro Festivali kapsamında Ata Ünal, Ayşe Draz ve Özlem Hemiş tarafından yürütülecek atölyede, kültürel, tarihsel, sosyal, sanatsal ve disiplinlerarası ilişkiler bağlamında tiyatro eleştirisini tüm yönleri, Türkiye ve dünyadaki durumuyla ele alınacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Belgesel Gösterimi ve Söyleşi: “Türkiye’de Şekspir Olmak” 19 Mayıs Pazartesi, 15.00 (Belgesel Gösterimi), 16.30 (Özdemir Nutku Söyleşisi), Salon

Gülşah Özdemir Koryürek tarafından hazırlanan, ülkemizin en yetkin akademisyen ve sanat insanlarının görüşlerinin seyirci yorumlarıyla harmanlandığı belgesel, 1800’lü yıllarda Osmanlı sınırlarında başlayan ve günümüze kadar uzanan bir yolculuğun hikâyesini anlatıyor. Belgesel gösteriminin ardından, doğumunun 450. yılında dünya tiyatro tarihinin mihenk taşı William Shakespeare, Prof. Dr. Özdemir Nutku ile yapılacak bir söyleşiyle anılacak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Sedef Ecer ile Yazarlık Atölyesi” 20- 24 Mayıs, 10.00-17.00, Atölye Çalışması, Fransız Kültür Merkezi  26 Mayıs Pazartesi, 19.00 Okuma, Fransız Kültür Merkezi

Yazdığı Fransızca oyunlarla pek çok ödül alan Sedef Ecer, Fransa’da düzenli olarak oyun yazarlığı atölyeleri gerçekleştiriyor. Yazarın İstanbul’da yapacağı atölye çalışması, altı yazara ve bu yazarların yazım aşamasına eşlik edecek altı oyuncuya açık olacak. Fransız Kültür Merkezi’nin desteğiyle gerçekleşen atölye çalışmasına, oyuncular ve yazarlar özgeçmişlerinin yanı sıra projeleri hakkında bir metinle (sinopsis, açıklama ya da diyaloglu bir bölüm) başvurabilirler. Atölye çalışması sonucu yazılan oyunlar, yapılacak okuma tiyatrosunda seyircilerle paylaşılacak. Okumaya katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor. Atölye çalışmasına başvuru için atelier@ifturquie.org.

• Söyleşi: Farklı Disiplinlerde Shakespeare  25 Mayıs Pazar, 14.00-15.30 / 16.00-17.30 Salon

Tiyatro tarihinin üzerinde en çok konuşulan, yazılan ve araştırılan yazarı William Shakespeare, 19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde İstanbul Üniversitesi Haldun Taner Uygulama ve Araştırma Merkezi tarafından düzenlenen panelle tartışmaya açılıyor. Panelin amacı, farklı alanlardan farklı yöntemlerle Shakespeare’e bakan sosyal bilimcileri bir araya getirerek, tiyatro kuramı dışında yazarın oyunlarının, oyunlarında dile getirdiği durumların üzerinden bir tartışma platformu yaratmak. Katılım için, rezervasyon@iksv.org adresine e-posta göndererek onay almak gerekiyor.

• Atölye Çalışması: “Hareket ve Algılama”  23 Mayıs Cuma, 15.00-16.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

British Council’ın değerli işbirliğiyle düzenlenen atölye çalışması, Propeller Theatre Company’nin oyuncuları tarafından yürütülecek. Özellikle beden hareketi ve hareketin seyirci tarafından nasıl algılanacağı konusunda yönetmenin neye dayanarak seçki yaptığı, oyun sırasında neleri ön plana çıkardığı üzerine çalışılacak. Bu atölyede Bir Yaz Gecesi Rüyası’ndan parçalar üzerinde durulacaktır. Katılımcıların eser hakkında bilgi sahibi olmaları yararlı olacaktır. Atölyeye başvuru 2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formu üzerinden alınacak.

• Atölye Çalışması: “Sahnede Müzik Kullanımı”   24 Mayıs Cumartesi, 11.00-12.30, Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

British Council’ın değerli işbirliğiyle düzenlenen ve yine Propeller Theatre Company’nin oyuncuları tarafından gerçekleştirilecek bu atölyede, özellikle Shakespeare oyunlarında müziğin kullanımıyla ilgili çalışılacak. Her oyun için kendi müziklerini yapan topluluk, müzik ve oyun bağlamında katılımcılara sahne üzerinde örnekler sunacak. Propeller Theatre Company bir enstrümanınız varsa yanınızda getirmenizi tavsiye ediyor. Atölyeye başvuru

2 Nisan 2014 Çarşamba tarihinden itibaren tiyatro.iksv.org adresinde yayımlanacak başvuru formu üzerinden alınacak.

 FESTİVALİN AFİŞ GÖRSELİ ŞAHİKA TEKAND İMZALI

 19 İstanbul Tiyatro Festivali’nin afişi Şahika Tekand ile Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Tiyatro sanatının önemli isimlerinden, yönetmen, oyun yazarı, oyuncu Şahika Tekand’ın eskizleri, çiziktirmeleri ve elyazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festivalin afişine dönüştürüldü.

İstanbul Tiyatro Festivali’nin afiş tasarımına katkı sağlamaktan mutluluk duyduğunu söyleyen Şahika Tekand, “Aslında afiş tasarımı tümüyle sevgili Bülent Erkmen’in. Ben sadece bazı karalamalarımı, sahne eskizlerimi ve hareket planlarımı kendisine verdim o da bunları kendi tasarımı doğrultusunda bir seçime tâbi tuttu ve bu seçimin sonuçlarını sonra yeniden bir araya getirdi. Sadece afiş tasarımının malzemesinin bana ait olduğunu söyleyebiliriz. Yoksa afişte, malzemelerin bir araya getirilmesi tamamen Bülent Erkmen’in tasarımı doğrultusunda gerçekleşti. Bunca yıldır büyük bir onur ve keyifle parçası olduğum İstanbul Tiyatro Festivali’nin afiş tasarımına böylesi bir katkı yapma fırsatı bulmak beni hem onurlandırdı hem de çok mutlu etti. Bu güzel festival pek çoğumuz gibi benim de şahsi tarihimde büyük yer tutuyor çünkü” dedi.

Bülent Erkmen ise afiş ile ilgili şunları söyledi: “Şahika Tekand’ın sahneleme tasarımı yaparken oyunun işleyişini, oyuncunun ses ve hareket koreografisini anlatmak için çalakalem yaptığı eskizleri kullanmak istedim. Ayrıca bir de genellikle bir şey düşünürken yaptığı çiziktirmelerden, karalamalardan bir tanesini seçtim ve bu karalamayı Tekand’ın düş dünyasının zeminini oluşturan ‘sahne’nin karşılığı olarak kullandım. Eskizleri arasından seçtiğim beş karakter de bu sahnedeki yerlerini aldılar.”

 FESTİVAL KİTABI: “FESTİVAL METİN YAZARLARINI YETİŞTİRİYOR”

19. İstanbul Tiyatro Festivali, İstanbul Üniversitesi Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nün işbirliğiyle tiyatroyu “kayda alıyor”, tiyatroseverleri olduğu kadar arşivcileri de sevindirecek bir eğitim ve yayın projesine imza atıyor. Festivalin başlamasıyla birlikte seyirciyle buluşan festival kataloğu, bu yıl “Festival Metin Yazarlarını Yetiştiriyor” adlı eğitim projesi kapsamında festival kitabı olarak yayımlanacak. Projenin yürütücülüğünü, hem festivalin yayın koordinatörü hem de aynı bölümde misafir öğretim üyesi olan Dr. Evren Barın Egrik üstleniyor.

Tiyatro Eleştirmenliği ve Dramaturji Bölümü’nden seçilen ve bu proje için özel bir eğitim alan yedi lisans öğrencisinin, gösterim öncesinde yerli topluluklarla yapılan röportajlardan kurgulayıp kaleme aldıkları oyunların tanıtım metinleri kendi imzalarıyla festival kitabında yer alacak. Bölümlerinde aldıkları teorik eğitimin yanı sıra, festivalin bu proje kapsamında özel olarak düzenlediği, uzmanlar tarafından verilen editörlük, fotoğraf ve tasarım başlıklarını taşıyan bir eğitim ve söyleşi dizisine katılan öğrenciler, teori ve pratiğin buluştuğu bu özel projenin ürünü olan festival kitabını Mayıs ayında festival seyircileriyle buluşturacak. Festivale konuk olan tüm yerli toplulukların çalışma aşamalarını kayıt altına almanın yanı sıra oyunları tanıtma işlevi de üstlenen kitap, festival boyunca seyircilere rehberlik edecek.

 İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ’NİN DESTEKÇİLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali’ne, festival sponsorları Koç Holding Enerji Grubu Şirketleri Aygaz, Opet ve Tüpraş’ın yanı sıra gösteri sponsorları ENKA Vakfı, Banvit ve Atabay destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali gösterileri, İstanbul Devlet Tiyatrosu, İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, British Council, Goethe Institut ve Fransız Kültür Merkezi işbirliğiyle gerçekleştiriliyor.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’na, Kültür ve Turizm Bakanlığı, İstanbul Valiliği, İstanbul Büyükşehir Belediyesi ve Beyoğlu Belediyesi de destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nde, 2014 yılında kutlanan Polonya-Türkiye arası diplomatik ilişkilerin tesisinin 600. yıldönümü ile ilgili kutlamaların kültür programı çerçevesinde düzenlenen dört gösteri Polonya Cumhuriyeti Kültür ve Miras Bakanlığı işbirliğinde gerçekleştiriliyor. (turkiye.culture.pl)

İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın tüm festivallerine Öncü Sponsor Eczacıbaşı Holding, Resmi İletişim Sponsoru Vodafone, Resmi Taşıyıcı DHL, Resmi Konaklama Sponsoru Martı İstanbul Hotel ve Servis Sponsorları Zurich Sigorta A.Ş., GFK, directComn Marketing Group ve AGC destek veriyor.

19. İstanbul Tiyatro Festivali’nin tanıtım kampanyasını BEK hazırladı.

 İSTANBUL TİYATRO FESTİVALİ BİLETLERİ

19. İstanbul Tiyatro Festivali biletleri 8 Mart Cumartesi günü 10.00’dan itibaren:

• Biletix satış noktaları,

• Biletix Çağrı Merkezi (0216 556 98 00),

• Biletix web sitesi (www.biletix.com),

• Ana gişe İKSV (10.00–18.00 saatleri arasında açık olan ana gişe, 9 Mart hariç pazar günleri kapalıdır) alınabilecek.

Biletler, gösterim günlerinde gösteriden 2 saat önce etkinlik mekânındaki gişeden de alınabilir. Lale Kart sahipleri festival biletlerinde %20–25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim”lerden yararlanabilecekler. Bilet alımlarında kredi kartı da geçerli olacak ve her gösteride tam biletlerin yanı sıra öğrenciler için indirimli bilet de satılacak.

19. İstanbul Tiyatro Festivali broşürü İKSV’den (Nejat Eczacıbaşı Binası Sadi Konuralp Caddesi No:5, Şişhane) ve Biletix satış noktalarından temin edilebilir.

Türkiye’de ‘ilk’lere imza atan 19 kadın! Türkiye’de birçok alanda “ilk”leri gerçekleştiren 19 kadının hikâyesi belgesel oldu.

OSMANLICA’da “kadınlar” anlamına gelen “Nisvan” adıyla hazırlanan belgeselde 19 kadın kahraman ölümsüzleşti. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile ortak yürütülen projede Türkiye’de “ilk”leri yapan 19 kadının hikayesi yoluyla anlatılacak. 17 bölümden oluşacak belgesel iki yıl boyunca TRT’nin tüm kanallarında yayınlanacak.

Belgeselin drama bölümlerinde Türkiye’nin ilk kadın sinema oyuncusu Bedia Muvahhid’den, ilk kadın savaş fotoğrafçısı Semiha Es’e, Türkiye’nin ilk kadın öğretmeni Refet Angın’dan, ilk FİFA kokartlı kadın hakem Lale Orta’ya kadar 19 kadını, Türkiye’nin önemli kadın sanatçıları canlandıracak. Bu isimler arasında Hülya Koçyiğit, Hale Soygazi sanatçılar da yer alıyor. Osmanlı ve Cumhuriyet döneminin tümüyle ele alındığı “Nisvan”da tarihte unutulan kadın kahramanların tamamı tekrar gün yüzüne çıkıyor. Belgeselde, 500’ün üzerinde sinema ve tiyatro oyuncusu ile 150’nin üzerinde söyleşi yer alıyor.

TABLOLAR ÜNLÜ RESSAMLARDAN
Türk ve Osmanlı tarihinin ilklerini gerçekleştiren 19 kadın kahramanın ayrıca Türkiye’nin 19 ünlü ressamı tarafından yağlı boya portreleri de yapıldı. Ünlü ressamların yaptığı portreler Aile Bakanlığının kadınlarla ilgili projelerinde “simge” olarak kullanılacak. Bakanlığa “demirbaş” olarak kaydedilecek. Tabloları yapan ressamlar şöyle: Nihat Şirin, Hasan Nazım Balaban, Ahmet Özol, Gültekin Serbest, Adil Ocak, Sabir Mehtiev, Remzi İren, Belgin Atalay, Kamer Batıoğlu, Rüzgar Fidan, Gülay Yüksel, Özcan Tunç, Bahattin Odabaşı, Yaşar Çallı, Teymur Ağaoğlu, Ahmet Türe, Ceylan Mutlu, Basri Erdem, Müjde Ayan, Sait İsmailli.

GALA BUGÜN İSTANBUL’DA 
“Nisvan” belgeselinin galası ve resim sergisinin açılışı, bugün İstanbul Kongre Merkezinde gerçekleştirilecek. Galaya Aile Bakanı Fatma Şahin ile birlikte çok sayıda tanınmış sanatçı da katılacak. Projede tamamı kadınlardan oluşan bir orkestra ile Zerrin Özer sahne alacak.

ÇİLLER VE GÖKÇEN LİSTE DIŞI 

NİSVAN belgeselinde dikkat çeken bir ayrıntı da Türkiye’nin yakından tanıdığı ilkleri gerçekleştiren kadınların yer almaması. Örneğin, ilk kadın Başbakan Tansu Çiller, dünyanın ilk kadın savaş pilotu Sabiha Gökçen, ilk kadın dünya güzeli Keriman Halis, ilk kadın vali Lale Aytaman, ilk kadın opera sanatçısı Semiha Berksoy belgesel dışında kalan isimler oldu.

Kaynak :[-]

 

 Kültür Sanat

                                                                   26 Eylül

Dipçik : “Haber Kaynağı : ( http://www.istanbul.net.tr/istanbul_sergi.asp )
Konserler
İsim Yer Tarih
Attila Atasoy Akustik 26 Eylül 2011
Cenk Erdoğan Trio 26 Eylül 2011
Efes Pilsen Blues Festival 26 Eylül 2011
Etkinlikler
İsim Yer Tarih
a’pera’da Thailand Esintisi’ne Kapılın 26 Eylül 2011
Çintemani Restaurant 26 Eylül 2011
eL Beso’da Limonata Keyfi 26 Eylül 2011
eL Beso Restaurant & Club 26 Eylül 2011
Foça’daki Yeni Eviniz 26 Eylül 2011
Go Mongo 26 Eylül 2011
Güllüoğlu Kuru Pastaları 26 Eylül 2011
Kaf:f Yeni Sezona Hazır 26 Eylül 2011
Kafes Garden’da Fasıl 26 Eylül 2011
Mövenpick’de Tayland Yemekleri 26 Eylül 2011
Noodle Günleri Başlıyor 26 Eylül 2011
Özsüt 26 Eylül 2011
Pastacı Rapunsel 26 Eylül 2011
Pelit Rokoko Pasta 26 Eylül 2011
Semaverli Çay Saatleri 26 Eylül 2011
Şirinler Pastası 26 Eylül 2011
Valonia Chocolate 26 Eylül 2011
Sergiler
İsim Yer Tarih
Ardan Özmenoğlu 26 Eylül 2011
Bruno Serralongue 26 Eylül 2011
Bülent Yazıcıoğlu 26 Eylül 2011
Canan Tolon 26 Eylül 2011
Cityscale 26 Eylül 2011
Crossroads 26 Eylül 2011
Engin Konuklu 26 Eylül 2011
Erol Eskici 26 Eylül 2011
Fransız Kültür Merkezi’nde Sergi 26 Eylül 2011
Heavy Paper – Ağır Kağıt 26 Eylül 2011
Ice Station Antarctica 26 Eylül 2011
Işığında Peşindeki Çocuklar 2 26 Eylül 2011
Işık Mekan Ahşap 26 Eylül 2011
İbrahim Göksungur 26 Eylül 2011
İnci Eviner 26 Eylül 2011
İsmail Atmalı 26 Eylül 2011
İstanbul’u Yorum 26 Eylül 2011
İstiklâl Caddesi’nin Sesi 26 Eylül 2011
Karşıdan Karşıya 26 Eylül 2011
Karşıt Söylemler, Değişken Gerçekler 26 Eylül 2011
Mehmet Özen 26 Eylül 2011
Moda’nın Yüzü 26 Eylül 2011
Öteki Bedenler 26 Eylül 2011
Pop Art Extended 26 Eylül 2011
Sanat Akmerkez’de 7 26 Eylül 2011
Sarah Morris 26 Eylül 2011
Semiha Berksoy 26 Eylül 2011
Seyr-i İstanbul 26 Eylül 2011
Sophie Calle 26 Eylül 2011
Tekinsiz Oyunlar 26 Eylül 2011
Volkan Aslan 26 Eylül 2011
Kurs
İsim Yer Tarih
M.E.B. ÖZEL NAR SANAT EĞİTİM KURSU  BAKIRKÖY 0212 570 80 68 26 Eylül 2011
Sinemalar
İsim Yer Tarih
Cevapsız Arama 3 Kartal Vizyon 26 Eylül 2011
Güz Sancısı Çemberlitaş Şafak Movieplex 26 Eylül 2011
Parti Tırtılları Kozyatağı Wings Cinecity Trio 26 Eylül 2011
İntikam Peşinde Büyükçekmece AFM Atirus 26 Eylül 2011
Parlak Yıldız Ataşehir Ataşehir 26 Eylül 2011
Eyyvah Eyvah Sarıgazi Atlantis 26 Eylül 2011
Ses Bağcılar Cinehat 26 Eylül 2011
Ay Lav Yu Bağcılar Cinehat 26 Eylül 2011
Aşkın Yaşı Yok Bayrampaşa Akvaryum Coşkun Sabah 26 Eylül 2011
Salgın Eyüp Belediye 26 Eylül 2011
Rec 2 Bakırköy Avşar 26 Eylül 2011
Aşkın Son Mevsimi Ataşehir Ataşehir 26 Eylül 2011
Çılgın Bir Gece Sefaköy Armoni Park Prestige 26 Eylül 2011
Pers Prensi: Zamanın Kumları Kozyatağı Cinepol 26 Eylül 2011
Şrek: Sonsuza Dek Mutlu Kozyatağı Cinepol 26 Eylül 2011
Koleksiyoncu Esenler Espri Site 26 Eylül 2011
Off Karadeniz Çatalca Cine MY 26 Eylül 2011
İlahların Aşkı Çemberlitaş Şafak Movieplex 26 Eylül 2011
Gezegen 51 Zeytinburnu Olivium Cinecity 26 Eylül 2011
Örnek Aile Eyüp Belediye 26 Eylül 2011
Alacakaranlık Efsanesi: Tutulma Ümraniye AFM Carrefour 26 Eylül 2011
Müşteri Yeşilköy Airport Cinemas 26 Eylül 2011
Ölüm Zili Beykent Paradise Favori 26 Eylül 2011
Oyuncak Hikayesi 3 Kozyatağı Kozzy Avşar 26 Eylül 2011
Ölüm Peşimizde Pendik Güney 26 Eylül 2011
Büyük Hata Kozyatağı Cinepol 26 Eylül 2011
Gece ve Gündüz Sefaköy Armoni Park Prestige 26 Eylül 2011
Sıradan İnsanlar Yeşilköy Airport Cinemas 26 Eylül 2011
B Planı Sefaköy Armoni Park Prestige 26 Eylül 2011
Sihirbazın Çırağı Zeytinburnu Olivium Cinecity 26 Eylül 2011
Deney Şişli Megaplex (Cevahir AVM) 26 Eylül 2011
Son Hava Bükücü Ümraniye Cinebonus (Meydan) 26 Eylül 2011
Anneler ve Kızları Yeşilköy Airport Cinemas 26 Eylül 2011
Yepyeni Bir Hayat Beyoğlu Pera 26 Eylül 2011
Başlangıç Zeytinburnu Olivium Cinecity 26 Eylül 2011
Vahşet Sapağı Şişli Megaplex (Cevahir AVM) 26 Eylül 2011
Zorlu Görev Ümraniye Cinebonus (Meydan) 26 Eylül 2011
Ciddi Bir Adam Şişli Megaplex (Cevahir AVM) 26 Eylül 2011
Ajan Salt Zeytinburnu Olivium Cinecity 26 Eylül 2011
Arabia 3D İstinye AFM IMAX İstinyePark 26 Eylül 2011
Büyükler Yeşilköy Airport Cinemas 26 Eylül 2011
Cehennem Melekleri Zeytinburnu Olivium Cinecity 26 Eylül 2011
Kediler ve Köpekler Kitty Galore’un İntikamı Zeytinburnu Olivium Cinecity 26 Eylül 2011