sanat haberleri

sanat haberleri konusunda en iyi eğitimleri sağlıyoruz. sanat haberleri konusunda arayış içindeyseniz Özel Nar Sanat Eğitim Kursu en iyi eğitimi size sunacaktır. Eğitimlerimizin tamamı M.E.B. onaylı uzman eğitmen kadrosu ile yapılmaktadır. sanat haberleri konusunda aşağıdaki bağlantıları inceleyebilirsiniz. Bu bağlantılardan herhangi biri sanat haberleri konusuna uymuyorsa lütfen bize ulaşın.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ve Borusan Müzik Evi, 19 ve 20 Kasım’da müzik dünyasının sevilen piyano ikilisi Katia ve Marielle Labèque’i iki konserde ağırlayacak. Günümüzün en büyük bestecilerinden Philip Glass’ın ‘İki Piyano için Konçertosu’nun Türkiye prömiyerini seslendirmek için İstanbul’a gelen Labéqueler, ertesi gece John Cage’ten Radiohead’e Erik Satie’den Arvo Pärt’a minimalist müziği bütün hatlarıyla yaşattıkları, tüm dünyada büyük ilgi gören projeleri ‘Minimalist Dream House’ ile Borusan Müzik Evi’nde olacak.

Konserlerin ilki 19 Kasım Perşembe akşamı saat 20.00’de İstanbul Lütfi Kırdar’da olacak. Gecenin sürprizi günümüzde yaşayan en ünlü ve popüler bestecilerden biri olan ve dünya çapında büyük bir hayran kitlesi bulunan Philip Glass’ın İki Piyano için Konçertosu’nun Türkiye prömiyeri olacak. Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası ile birlikte Los Angeles Filarmoni Orkestrası, Paris Orkestrası, Göteborg Senfoni Orkestrası ve İspanya Ulusal Orkestrası tarafından Glass’a sipariş verilmiş bu yapıtın ilk seslendirilişi başta Glass hayranları olmak üzere, tüm çağdaş müzik tutkunları tarafından heyecanla bekleniyor. Labèque kardeşlerin BİFO ile vereceği bu konser gecesi, prömiyerin ardından, W.A. Mozart’ın Fa Majör Divertimento’su ve F. Mendelssohn’un 1. Senfoni’si ile tam bir klasik müzik ziyafeti olarak devam edecek.

Philip Glass’ın dünyasını keşfedip dinleyenlere sunarak, onun müziğinin prömiyerlerini yapma şansını yakalamış olan Katia ve Marielle Labèque kardeşlere, Philip Glass’ı ve onunla geçen prova sürecinin kendileri üzerindeki etkisini sorduk, aldığımız cevap ise sanatçıların ağzından bu yaşayan efsaneyi tanımlar nitelikteydi; “Philip Glass, seyircisi ile bağlantı kurma konusunda olağanüstü bir kapasiteye sahip. Bir senfoni de yazsa, oda müziği ya da film müziği de yazsa, ne olursa olsun müziğini dinleyen insanlarla olan muhteşem bağını koruyor. Onunla çalışma sürecimiz, prömiyerini yapacağımız bu konçertonun prova süreci, son derece rahat ve mutluluk vericiydi. Onunla bir arada olup her şeyden, her konudan konuşabilmek harikaydı. Fakat müzik her zaman önce gelir; onunla buluşmalarımızdan önce ikimiz birlikte saatlerce çok yoğun bir çalışma süreci geçiriyorduk.”

Ses ve ezgi zenginliğinin en güzel sunum şekillerinden biri olan iki piyano kombinasyonunun müzikseverler için oldukça cazip iki programla izlenebileceği bu konserlerin ikincisi ise 20 Kasım Cuma akşamı saat 20.00’de Borusan Müzik Evi’nde olacak. Konserin programı son derece ilgi çekici; Fransız müziğinin 20. yüzyılın başındaki öncü bestecilerinden Erik Satie, Amerika’nın geçen yüzyıldaki sıra dışı sesinin -ya da manidar sessizliğinin- simgesi John Cage, Estonya’nın minimalizme olduğu kadar çağdaş dini müziğe de katkılarıyla efsaneleşen bestecisi Arvo Pärt ve bir önceki konserlerinin başkahramanı Philip Glass’ın yapıtlarından bir seçki, geceye muhteşem bir başlangıç olarak.
Labèque piyano ikilisine elektrogitar ve vokalde David Chalmin, elektrobasta Alexandre Maillard ve davulda Raphael Séguinier’in eşlik edeceği “Minimalist Dream House” adını taşıyan konser, bu başlığı sanatçıların aynı adlı projesinden alıyor. New York’tan dünyaya yayılan bir müzik akımı olan minimalizmin, avantgarde müzikten rock’a kadar nüfuz eden dilini gözler önüne seren “Minimalist Dream House” projesi, yalnızca yukarıda adı geçen bestecilerin değil, Aphex Twin, Radiohead, Sonic Youth gibi gruplardan seçilmiş parçalarla da çağdaş müziğin geniş ufuklarını yeniden keşfediyor.

Katia ve Marielle Labèque kardeşlerin, daha ilk gününden itibaren çok heyecan verici olarak nitelendirdikleri “Minimalist Dream House” projesi, dünyanın önemli müzikevlerinde dinleyiciyle buluştu ve çok ilgi çekti. Projenin stüdyo aşaması görüntüleriyle, bizlere sanatçıların müzikle yaşadıkları keyifli anlara yakınlaştırırken, projenin çekiciliğini de kat be kat arttırdı. Labèque’ler, bu özgün projeyi Radikal okurları için şu sözlerle anlattılar; “Minimalizm, 20. yüzyılın başında yaşadığımız müzik devriminden bu yana, bu sanatta yaşanan en büyük hareketti. Bunun günümüz müziğinde -yeni müzikte- poptan rock’a tüm alanlarda nasıl yansımaları olduğunu yaşamak ve yaşatmak istedik. Günümüz müziğin bir parçası olmak, çağdaş olanla bağlantıda olmak bizim için son derece önemli. Bu proje bizim için bitmiş değil, mutlaka devam edecek. Topluluktaki müzisyenlerin besteleri ve yeni fikirleri var. UbuNoir ve Triple Sun gibi son derece ilgi çekici bir projeler ile bu fikre katkılar sağlamaktalar. Ortaya çıkacak yeni müzikleri dinleyenlerimize sunmak için sabırsızlanıyoruz.” Labèque’lerin bu sözlerinin, müzik severler için en az konserlerin programları kadar davetkâr olduğunu düşünmekteyiz, orada görüşmek üzere…

Sanat Makaleleri, Sanat Haberleri, Aforizmalar, Bugün tarihte ne oldular, derken şiiri unutmamalıyız değil mi?

şiir yazmak

Bugün Pazar

Bugün pazar.
Bugün beni ilk defa güneşe çıkardılar.
Ve ben ömrümde ilk defa gökyüzünün bu kadar benden uzak
bu kadar mavi
bu kadar geniş olduğuna şaşarak
kımıldanmadan durdum.
Sonra saygıyla toprağa oturdum,
dayadım sırtımı duvara.
Bu anda ne düşmek dalgalara,
bu anda ne hürriyet, ne karım.
Toprak, güneş ve ben…
Bahtiyarım…

Nazım Hikmet Ran

****

Şikayet

Ne garip adamım ben.

İçinde hazzım bulunan ızdıraptan

şikayet edip duruyorum.

Halil Cibran

****

RUBAİ

Niceleri geldi, neler istediler;
Sonunda dünyayı bırakıp gittiler;
Sen hiç gitmeyecek gibisin, değil mi?
O gidenler de hep senin gibiydiler.

Ömer Hayyam

 ****

Bensiz seni senden
Başkası anlamaz
Sensiz beni benden
Başkası anlamaz
Senden benden bize
Olanca varmadan
Bizsiz bizi bizden
Başkası anlamaz

Özdemir Asaf

*** 

Konuşsam sessizlik Sussam ayrılık

Resmin rehindir gurbetimde
Gurbetimde sesleri aşındırmış kimliksiz bir kasaba
Ve senin kederini ıslatan o yağmurlar rehin

Alnı özlemle dağınık bir akşam getirdim sana
Sar, büyüt ellerinle, konuk et sıcaklığına
Konuk et kanatları kanatılmış kuşlar getirdim sana…

Ve akşam, bir kez daha
Saçlarını topla ve dağıt sesini rüzgârlara
?Bir of çeksen karşıki dağlar yıkılır?

Çekmiyorsun!

Akarsuları imrendiren yüzün de
Sabahçı kahveler de biliyor
Görüşmeyeli yorgunum
Yıkık kentler kanadı sevinçlerimle
Görüşmeyeli ya sen nasılsın
Adım, adresim durur mu defterinde?
Şimdi siirt’te koyun kokulu bir gecedeyim
Beynimde iklimsiz papatyalar
Ve kuşatılmış bir akşam duruyor penceremde

Sokakların gün batınca neden boşaldığını
Ve yüreğimin neden kabardığını bilmiyorum
Konuşsam: sessizlik/gitsem: ayrılık

Sonra kıpırtısız yasladım göğsümü boğulmuş güne
Al bu çağrıları sulara göm, o uzak sulara
Gurbetini rehnetme özlemimde?

Yılmaz Odabaşı

***

Anayasası İnsanın

Paul Eluard için yazılmıştır

Kan yasası bu insanın:
Üzümden şarap yapacaksın
Çakmak taşından ateş
Ve öpücüklerden insan!

Can yasası bu insanın:
Savaşlara yoksulluklara
Ve binbir belaya karşın
İlle de yaşayacaksın!

Us yasası bu insanın:
Suyu şavka döndürüp
Düşü gerçeğe çevirip
Düşmanı dost kılacaksın!

Anayasası bu insanın
Emekleyen çocuktan
Uzayda koşana dek
Yürürlükte her zaman

Can Yücel

***

Aramızda

Sevgilim sevgilim
Kuzey sanrısı gibidir
Geceyi beşe filan böler
Sonra ayılar hüzünden ölmez
Sevgilim sevgilim
Açlıktan ölür onlar

İşte bundan ötürü
Hüznü artık bir ayıya bıraktım
Sevgilim sevgilim
Bir ayıya
İster ormanda kullansın
İster buzdağında

Hayatın kutlu olsun sevgilim
Ki sana değişe değişe aktım
Kimi zaman bir japon gibi uykusuz kaldım
-Uykusuz kalır mı onlar bilmem aslında-
Sevgilim sevgilim
Bir orman gibi çoğal aramızda
Şehirden bir çocuk olarak şurda burda
Bir sabuntozu markasında köpürerek
Çınarın tutsaklığını
Ve menekşenin tutsaklığını
Ve menekşenin sevincini yaşa
Sevgilim sevgilim
Hüzüne yer var hayatımızda

Turgut Uyar

***

Seni günlere böldüm

Seni günlere böldüm, seni aylara
Daha yıllara, yüzyıllara böleceğim
Ve her zaman söyleyeceğim ki beni anla
Böyle eskitilmiş de olsa bu kalbi
Minesi çatlamış bir diş gibi
Durduracağım karşında.
Şiirler söylenir, şiirler biter
Biz bu sevdayı neresine sakladıktı sen ona bak da
Kahverengi avuçlarına mı gözlerinin
Tam oradan mı kahverengi yağan bir aydınlığa.
Bütün günler yenileşir her bekleyişte
Ve bütün dünler, bütün geçmişler
Kapısını açarsın ki bir de, hiç kimseler yok
Çaresiz, benim sana gelişim de hep böyle.
Dün akşama doğru turuncu bir bulut geçti
Sonra bütün bulutlar hep birden geçti
Anılar, anılar, belki hepsi bir kelime.
Edip Cansever

***

dokunmasam parmağına
beni unutacak
sanırsın

oysa artık hiç düşünmüyorum
kaç kişinin pulun tadını
ki
kaç kişinin cizlavetin adını bildiğini

düşünmeden sadece
yumuşak bir bantla bağlayın gözlerimi

biliyorsun
hâlâ intiharın  yaşlanmış haliyim
bana aldırmayın
şakaydı hepsi

hiç görmedim rusların
aystafenosa girdiğini
ama iyi bilirim
bir ülkenin üç kuruşa satıldığını
bir çocuğun yalnızlığını
bir babanın yoksunluğunu
dini kurgulayıp
annesini cennete almamayı
ah ulan ah
kör sessizlikler
kaç cümle ile yazıyorum
bir bilseniz
yağmurun tavanda dağılmasını
kaç cümle
ile ağacın
ormana küsmesini
ben seni değil
sessizliğini
özlüyorum
desem
çığlık

çığlık çığlık
sevişmek istersin
bir yalnız bırak hele
bir yalnız bırak beni
yapmam gereken işler var daha
daha şiir yazmalı
seni sevmeli
küfretmeli
çay içmeli
rakının dibini görmeli
anneme gitmeli
dünyayı kurtarmalı
ve
savaşları bitirmeliyim
yok yapamıyorsam
muhakkak
intihar etmeliyim

bir yalnız bırak
bana  beni
hele bak
bi’bak neler olacak

Naci Özcan – A.Cann

***

ve daha niceleri… devam edelim istiyorsanız info@narsanat.com a mail atın her hafta seçki yapalım veya kendi şiirinizi gönderin yayınlayalım.

Pek çoğumuz hayvanları severiz fakat sanat dünyasında pek çok sanatçı için hayvanların daha farklı bir önemi vardır. Özellikle kediler belkide yazı ve şiirlerde ya da fotoğraflarda ve resimlerde en çok yer alan hayvandır.  Sanat haberleri için dolaşırken rastladığımız hoş bir derlemeyi paylaşmak istedik.

Derleme için  vibburak‘a teşekkürler.

“Kedilere Aşık 11 Yazar

T.S. ELİOT

T.S. ELİOT

Yazarlar bazen katı yürekli ve şefkatsiz bir karakter bürünüp kendi yalnız dünyalarına saklanırken bazen de bir arkadaşa ihtiyaç duyuyorlar. Her ne kadar köpeklerin insanoğlunun en iyi dostu olduğu söylense de bu yazarlar bir başka dört-ayaklı canlıyı arkadaş edinmiş belli ki.

T.S. ELİOT
Modernist şiirlerinde sıklıkla kedigillere imalarda bulunan Eliot’un en önemli eserlerinden biri de Hollywood’da en uzun süre sergilenen müzikal olma özelliğini taşıyan “Cats”in özü olarak kabul edilen, kedilerine ithaf ettiği 15 şiirden oluşan “Yaşlı Sıçanın Kedi Rehberi”dir. Andrew Lloyd Webber’in ünlü müzikalini izleyenlerin hatırlayacağı Yaşlı Deuteronomy, Rum Tum Tugger ve Bay Mistoffelees gibi isimler Eliot’un kitabından alınmadır.

ERNEST HEMİNGWAY

ERNEST HEMİNGWAY

ERNEST HEMİNGWAY

Küba, Finca Vigia’daki evlerinde yaşayan Hemingway ailesinin akıllarını kedilerle bozmuşlardı. Ünlü yazara gezilerinden birinde altı ayak parmağı olan (polidaktil) Kartopu adında bir kedi hediye edilmişti. Öyle ki 1931 yılında Batı Key’deki evine taşındığında Kartopu’nun burada özgürce dolaşıp kendi küçük kolonisini kurmasına izin verdi.Günümüzde aynı ev civarında Kartopu’nun elliye yakın torunu yaşamakta ve bazen bu altıparmaklı kedilere “Hemingway Kedileri” denmektedir.

WILLIAM S. BURROUGHS

WILLIAM S. BURROUGHS

WILLIAM S. BURROUGHS

Burroughs her ne kadar vahşi ve ilaç etkisinde yazılarıyla tanınsa da içinde bir yerlerde yumuşak bir taraf saklıyor, özellikle söz konusu kedileri olunca. İçimdeki Kedi adlı otobiyografik kısa bir roman da kaleme alan Burroughs’ın ölmeden önceki son yazısı sahip olduğu dört kediye duyduğu sevgiyi anlatıyor: “Sorunları çözebilecek tel şey sevgidir, benim Fletch, Ruski, Spooner ve Calico’ya duyduğum sevgi gibi. En doğal ağrı kesici.. SEVGİ.”

MARK TWAIN

MARK TWAIN

MARK TWAIN

Amerika’nın ünlü mizahçı ve edebiyatçısı Twain de bir kedi aşığıydı. Hatta çok sevdiği siyah kedisi Bambino kaybolduğunda American dergisine bir reklam verip kedisini bulup getirene 5$ para ödülü vereceğini açıklamıştı.

SAMUEL JOHNSON

SAMUEL JOHNSON

SAMUEL JOHNSON

Hayatı boyunca büyük bir kedi aşığı olan, yaşadığı dönemde her işin adamı olarak görülen edebiyatçı, James Boswell tarafından kaleme alınan Samuel Johnson’ın Hayatı adlı biyografik eser sayesinde ölümsüzleşti. Boswell kitabında Johnson’ın kedisi Hodge’den bahsederken, Johnson’ın kediyi olduıkça şımarttığını söylüyor. Johnson her gün kedisi için istiridye alır, hayvandan hoşlanmayan çalışanlarını kovarmış. Hodge Johnson’ın Londra’daki evinin bahçesinde bulunan heykeliyle ölümsüzleşti.

WILLIAM BUTLER YEATS

WILLIAM BUTLER YEATS

WILLIAM BUTLER YEATS

Açıkça olmasa da Yeats’in kedilere düşkünlüğü “Kedi ve Ay” gibi kendini bir kedi ve sevgilisi ünlü feminist aktris Maude Gonne’yi de aya benzettiği şiirlerinden anlaşılabilir. Şiir Gonne’nin kedisi Minnaloushe’nin süreki aya bakmasına ithafen yazılmış. Şair şiirinde Gonne’ye aşkını kedinin aya baktığı gibi kendisinin de bir gün sevilme ümidiyle ona baktığını anlatsa da Gonne bu aşka hiç karşılık vermemiş ve Yeats’in evlenme teklifini kabul etmemiş.

PATRICIA HIGHSMITH

PATRICIA HIGHSMITH

PATRICIA HIGHSMITH

Edebi dünyada pek arkadaş canlısı olarak anılmasa da –bir keresinde “insanlarla konuşmak zorunda olmadığımda daha yaratıcı oluyorum demişti- Yetenekli Bay Ripley ve Trendeki Yabancılar’ın yazarının yaratıcılığı görünen o ki kedilerinin yanındayken kötü etkilenmiyor. Kedileriyle birlikte yediği, yazdığı hatta uyuyan Highsmith’in 1995’te İsviçre’de ölene kadar kedilerini hiç yanından ayırmadığı biliniyor.

CHARLES DICKENS

CHARLES DICKEN

CHARLES DICKEN

Tarihin en önemli ve iz bırakan yazarlarından biri olan Charles Dickens’ın“Dünyada bir kedinin sevgisinden daha büyük bir hediye olabilir mi?” sözü kedileri ne kadar çok sevdiğini anlatıyor. Saatlerce masasından kalkmadan yazan Dickens’ın kedileri bir şeye ihtiyaç duyduklarında yazarın mumunu söndürmeleriyle ün yapmışlar. 1862 yılında en sevdiği kedisi Bob öldüğünde Dickens o kadar üzülmüş ki kedinin tüylerini fildişi bir mektup açıcının içine koymuş ve açıcının üzerine “Bob’un değerli hatırası, 1862” yazmış.

NEIL GAIMAN

NEIL GAIMAN

NEIL GAIMAN

Amerikan Tanrıları ve Sandman’in yazarı güncel yazılarında sürekli kedileri Hermione, Pod, Zoe, Prensen ve Hindistancevizi’nden bahsediyordu. Her ne kadar şu anki yazılarında bundan pek bahsetmese de 2010 yılı ve öncesindeki yazılarında bir kedi aşığı görmek mümkün.

WILLIAM CARLOS WILLIAMS

WILLIAM CARLOS WILLIAMS

WILLIAM CARLOS WILLIAMS

İmgeci şair W.C. Williams yazarlık kariyerinin yanında doktorluk da yapmaktaydı. Şiirinde günlük hayatın küçük anlarından bahseden şairin “Poem (As the Cat)” şiiri bir kediyi konu alıyor.

Dedektif romancılığı üzerinde büyük bir etkisi olan Raymond aynı zamanda hard-boiled noir kurgu türünün ilkelerini belirledi. Ünlü kitapları Big Sleep ve The Long Goodbye’da baştan çıkaran kadınları, değişen kurguları ve okuru kamçılayan söz oyunlarını kullandı. Tüm bunların yanında kedilere sevgisi de çok büyüktü. Kedisi Taki’yi Chandler “ Kedimiz tam bir tiran olma yolunda. Ne zaman yalnız kalsa insanı kanını donduran bir sesle bağırıyor. Servis tezgâhının üzerinde bir masada uyuyor ve ara sıra bir onu sallasın istiyor. Akşam 8’de ılık sütünü içiyor ve bunun için 7.30’dan itibaren bağırmaya başlıyor,” sözleriyle anlatıyor. ”

RAYMOND CHANDLER

RAYMOND CHANDLER

RAYMOND CHANDLER

Dedektif romancılığı üzerinde büyük bir etkisi olan Raymond aynı zamanda hard-boiled noir kurgu türünün ilkelerini belirledi. Ünlü kitapları Big Sleep ve The Long Goodbye’da baştan çıkaran kadınları, değişen kurguları ve okuru kamçılayan söz oyunlarını kullandı. Tüm bunların yanında kedilere sevgisi de çok büyüktü. Kedisi Taki’yi Chandler “ Kedimiz tam bir tiran olma yolunda. Ne zaman yalnız kalsa insanı kanını donduran bir sesle bağırıyor. Servis tezgâhının üzerinde bir masada uyuyor ve ara sıra bir onu sallasın istiyor. Akşam 8’de ılık sütünü içiyor ve bunun için 7.30’dan itibaren bağırmaya başlıyor,” sözleriyle anlatıyor.

Kaynak : Onedio.com

Sadece sanat haberleri yayınladığımızı biliyoruz. Fakat yazın iyice yüzünü gösterdiği şu sırlar biraz farklılık ve zaman zaman acı da olsa tebessüm iyi gider diye düşündük. Kafa dağıtma zamanı iyi okumalar.

afganistan

  • Çocuk ölümlerinin en fazla yaşandığı ülke Afganistan.
  • Dünya’da en fazla bira tüketimi Venezuella’da yaşanıyor. Kişi başına düşen yıllık bira tüketimi 83 litre.
  • Dünya’da en fazla sigara tüketimi yapan ülke Yunanistan. Kişi başına günlük sigara tüketimi 8 adet.
  • Yemeğe en fazla zaman ayıran ülke Türkiye. Kişi başına düşen günlük zaman 162 dakika.
  • Dünya’nın en fazla çay üreten ve tüketen ülkesi Çin. Yılda 1,166 bin ton üretim, 828 bin ton tüketim yapılıyor.
  • İş hayatında en fazla aktif olan ülke Cayman Adaları. Nüfusun 67.7’si çalışıyor.
  • Kanada’da her 100 insana ortalama 94 bilgisayar düşüyor.
  • Birleşik Arap Emirlikleri’nin her 100 vatandaşının ortalama 176 cep telefonu var.
  • En fazla gazete şatışı yapılan ülke İzlanda. Nüfusun %80’i gazete okuyor.
  • Eğitime en fazla para harcayan ülke Küba.
  • Dünyanın en büyük ekonomisine sahip olan ülke ABD.
  • Dünyada en fazla altın üretimi yapan ülke Çin. Yılda 270 ton
  • En fazla trafik kazası Katar’da yaşanıyor. Buradaki kazalara 100,000 insan karışıyor. 9,989’u yaralanıyor ve bunların %33’ü ölümle sonuçlanıyor.
  • Dünyada en çok dil konuşulan ülke Papua Yeni Gine. 869 dil, ağız ve lehçe konuşulmaktadır.
  • Dünyanın en sıcak yeri Libya’da El-Aziziya’dır. Ortalama sıcaklık 58 C
  • Dünyanın en soğuk yeri Antarktika’da Vostok’tur. En düşük sıcaklık -89 C

İlginç tesadüfler

  • Amerika’da bulunan Hoover barajı projesinde 112 adam öldü. İlki 20 Aralık 1922’de J.G. Tierney idi. Sonuncu ise tam 13 yıl sonra yine 20 Aralık 1935’de Patrick Tierney idi ve J.G. Tierney’nin oğluydu.
  • 1930’lar da Detroit’te dikkatsiz genç bir anne Joseph Figlock isimli bir adama çok şey borçlu. Figlock sokakta yürürken yüksekçe bir pencereden düşen bebek tam onun kucağına geldi. Ne adam ne de bebek yaralandı. Fakat sadece bir yıl sonra, yine Figlock sadece sokaktan geçiyorken aynı bebek yine aynı şekilde kucağına düştü. Ve yine ikisi de zarar görmedi.
  • 2000’de çıkan Deus Ex projesinde sanatçı ikiz kuleleri New York siluetine koymadı. Bu ise oyunda ikiz kulelerin bir terörist saldırısında yıkıldığı şeklinde açıklanıyordu.
  • MGM kostümcüleri Oz Büyücüsü’nde ki Profesör Marvel için, pejmürde görünmesi amacıyla bir ikinci el dükkandan ceket aldı. Fakat bu ceketin aynı zamanda Oz’un yazarı L. Frank Baum’a ait olduğunu bilmiyorlardı.
  • Tamerlane 14. yüzyılda yaşayan Cengiz Han’ın soyundan ve zamanın çoğunu Asya’yı fethetmekle geçirmiş bir hükümdardı. Sovyet arkeologlar mezarını açtığında şu yazıyırdu :” Mezarımı açan benden daha kötü bir işgalciyi ortaya çıkaracaktır.” Tarih 20 Haziran 1941 idi.
  • Roma’nın efsane kurucusunun adı Romulus idi ve daha sonra Augustus adını aldı. Alman barbarlar tarafından Batı Roma İmparatorluğu’nun son imparatorunun adı ise yine Romulus Augustus idi.
  • 28 Temmuz 1900’da İtalya hükümdarı Kral Umberto Monza’da küçük bir restorana gitti. Restoran sahibinin adı da Umberto idi ve sipariş aldıktan sonra ikili ortak özelliklerini keşfettiler. İkisi de Turin kasabasında 14 Mart 1844’de doğdu. İkisi de aynı gün Margherita isimli birer kadınla evlendiler. Kral Umberto’nun kral olduğu gün restoran açıldı. Ertesi gün ise restoran sahibi öldürüldü, kral buna üzülürken aynı gün kalabalıktan bir suikastçı onu öldürdü.
  • 1974’de Bermuda’da motosiklet kullanan bir adam taksi çarpmasıyla öldü. Bir yıl sonra adamın kardeşi yine aynı motosiklet ile öldü. Ona da aynı taksi sürücüsü aynı yolcu ile birlikte çarptı.
  • 1976 tarihli Omen filmi pek çok tesadüf barındırıyordu. En ilginci ise şuydu: Film ekibi tarafından kiralanan bir özel jet son anda iptal edildi. Daha sonra bu jet bir yola çarptı ve iki arabanın kaza yapmasına yol açtı. Jetin çarptığı arabalardan birinde pilotun karısı ve çocuğu vardı ve kimse kurtulamadı.
  • Birinci Dünya Savaşında ölen ilk İngiliz askeri ile son İngiliz askerinin mezarı 6 metre arayla ve birbirine bakıyor. Ve bu yerleştirme bilinçli yapılmadı.
  • Viyana’da ki 79 milyon insanın ölümünden sorumlu olan 3 insan Hitler, Stalin ve Josef (Avusturya-Macaristan İmparatoru Franz Joseph) sıklıkla aynı zamanlarda ve sıkça halde aynı parkta yürüdüler ve birbirlerini tanımıyorlardı.
  • 1895’de Ohio’da sadece iki araba vardı ve onlar da birbirine çarparak kaza yaptı.
  • ilginçlikler1914’de Alman bir anne çocuğunu fotoğraflamak için bir film aldı ve onu Starzburg’da ki bir fotoğrafçıya götürerek fotoğrafları almak istedi. Daha sonra savaş başladı ve fotoğrafları hiç alamadı. Daha sonra Frankfurt’a taşındı ve iki yıl sonra bu sefer yeni doğan çocuğunu fotoğraflamak için yine bir film aldı. Fotoğrafı almaya gittiğinde iki yıl önceki fotoğrafın yenisiyle üst üste bindiğini gördü. Filmler çoğunlukla tekrar kullanılırdı ve bu özel film hiç temizlenmeden 150 kilometre ötede aynı kadına satılmıştı.
  • Güney Afrikalı 49 yaşındaki astronom Danie du Toit, ölümün her an gelebileceğini öğütleyen bir ders verdi. Dersi bitirirken ağzına bir şeker attı, oturdu, ve bu şekerle boğulup öldü.
  • A III18Arçdükü Franz Ferdinand’ın öldürüldüğü arabanın plakası “A III18” idi. Bu olaydan sonuçlanan savaş bir Ateşkes ile 11-11-18’de sona erdi.
  • 200 yıl arayla yaşamış şarkı yazarı ve gitarit Hendrix ve besteci Handel Brook caddesinde yanyana iki evde oturdu.
  • Bir ofise şikayet mektubu yazmak için gelen iki kadın bilgisayar hatası sonucu aynı sosyal güvenlik numarasına sahipti. Aynı Patricia Ann Campbell ismine sahiplerdi, ikisinin de doğum günü 13 Mart 1941 idi, ikisinin de babası Robert Campbell idi, ikisi de 1959’da iki askerle evlenmişti hendrixve ikisinin de 21 ve 19 yaşlarında iki çocuğu vardı.
  • Thomas Jefferson’ın son sözleri: Bugün ayın 4’ü mü? ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Bir kaç saat önce Jefferson’ın öldüğünü bilmeyen John Adams’ın son sözleri: Jefferson yaşıyor. ( Ölüm: 4 Temmuz 1826)
  • Son anlarında arkadaşı James Madison ile ilgili konuşan James Monroe’nun son sözleri: Keşke ölmeden son kez onu görebilseydim. (Ölüm 4 Temmuz 1831)
  • Bu geleneği devam ettirmek için Madison’a ilaç verildi ve 4 Temmuz’a kadar yaşatılmaya çalışıldı. son sözleri: Lanet olsun! (Ölüm: 28 Haziran 1836)
  • 1920’lerde Amerikan roman yazarı Anne Parish çocukluk favorilerinden Jack Frost ve Diğer Öyküler kitabını Paris’te bir kitabevinde buldu. Kitabı kocasına gösterip ne kadar sevdiğini anlattı. Kitabı açtıklarında şu yazıyı gördüler: Anne Parish, 209 N. Weber sokağı, Colorado Springs” Kendi kitabıydı.
  • Beatrice’de ki batı yakası baptist kilisesi korosu için her çarşamba saat 7.20’de bir prova yapardı. 1 Mart 1950’de bir çarşamba günü 7.27’de gaz sızıntısından bir patlama yaşandı. Mucizevi bir şekilde kimse zarar görmedi çünkü koronun 15 üyesinin tamamı ilk defa provaya geç kalmıştı.
  • 2006’da balıkçı Mark Anderson “Copious” isimli botuyla balığa çıkmışken tam 92 yıllık bir şişede mesaj buldu ki bu en eski mesaj olarak Guiness Rekorlar Kitabı’na girdi. Arkadaşı Andrew Leaper’a bu konuda devamlı övünerek onu gıcık etti. 2012’de Aynı botla bu sefer Leaper balığa çıktığında bu sefer 96 yıllık bir mesajı o buldu ve arkadaşını kitaptaki yerinden etti.
  • 70 yaşında bir adam Helsinki’nin 600 kilometre kuzeyinde bir yoldan geçerken bir kamyonet ona çarptı ve adam öldü. 2 Saat önce yine 70 yaşında bir adam 1.5 kilometre ötede yine karşıdan karşıya geçerken kamyonet çarpmasıyla öldü. İkisi kardeşti, hatta ikiz kardeşti.
  • 1973 Yılında Anthony Hopkins, kitabıyla aynı ismi taşıyan George Feifer imzalı Petrovkalı Kız filminde başrolü kaptı. Önce kitabı okumak isteyen Hopkins, Londra’da ki hiç bir psycho-filmikitapçıda kitabı bulamadı. Eve giderken bir bankta unutulmuş bir kitap buldu ve bu kitap Petrovkalı Kız idi. 2 Yıl sonra filmi çekerken George Feifer Hopkins’e kendi kitabından onda olmadığını çünkü kitabı verdiği bir arkadaşının onu Londra’da kaybettiğini söyledi. Kitabın içinde Feifer’ın tüm notları bulunuyordu. Hopkins kitabı çıkarıp ” Bu mu?” diye sordu, aynı kitaptı.
  • 29 Eylül 1888’de saat 8.30’da Catherine Eddows tutuklandı. 12.55’de ayılıp serbest bırakılırken polislere isminin Marry Kelly olduğunu söyledi ki bu yanlış ve uydurmaydı. 30 Eylül’de sabah karın deşen tarafından öldürüldü. Bu karın deşenin son cinayeti olan Marry Kelly’den bir önceki cinayetti.
  • 1660’da bir gemi Dover geçidinde battı. Tek kurtulan Hugh Williams idi. 1767’de aynı yerde ikinci bir gemi battı ve yine tek kurtulan adamın ismi Hugh Williams idi. 1820’de Tahmes’de bir gemi karaya oturdu ve yine tek kurtulan Hugh Williams idi. 1940’da bir gemi Alman mayını tarafından patlatıldı. İki adam kurtuldu, amca yeğenlerdi ve ikisinin de ismi Hugh Williams idi.
  • Hitler ve Napolyon 129 yıl arayla doğdular. Yine 129 yıl arayla hükümdar oldular. 129 yıl arayla Rusya’ya savaş açtılar ve 129 yıl arayla yenildiler.
  • Violet Jessop RMS Olympic, RMS Titanic ve HMHS Brittanic gemileri battığında bu gemilerde bulunuyordu.
  • Birinci Dünya Savaşı’nın ilk günlerinde İngilizler RMS Carmania isimli bir savaş gemisini geçici bir savaş teknesine dönüştürdü. Dikkatlerden uzak kalmasını umarak SMS Cap Trafalgar isimli bir Alman gemisi olarak gizlediler. Plan işe yaradı ve 14 Eylül 1914’de bir Alman gemisini Brezilya kıyısında batırdı. Tamamen tesadüf olarak batırdığı gemi gerçek SMS Cap Trafalgar gemisi idi. Hatta bu gemi de Almanlar tarafından RMS Carmania ismiyle gizlenmişti.

Antik Roma hakkında bilinen ilginç şeyler

  • roma hakkındaAntik Roma’da gladyatör kanı doğurganlığı arttırmak ve bazı hastalıkların tedavisi için içilmesi tavsiye ediliyordu.
  • Mor giysiler statü belirtiyordu ve sadece imparator veya senato üyeleri giyebilirdi. Mor boya denizden bazı midyelerden elde ediliyordu. Asiller dışında mor giymek vatana ihanet sayılıyordu.
  • Penis heykelciklerinin uğur getirdiğine inanılıyordu. Ya boyunda ya da kapı girişlerine asılırlardı ve kötü ruhları uzak tuttuğuna inanılırdı.
  • Sol elini kullanan insanların şanssız doğduğu düşünülürdü.
  • roma ve kadınİmparator Caligula zaman zaman halk içine kadın kıyafetleri içinde çıkardı.
  • Milattan önce birinci yüzyılda şair Gaius Valerius Catullu, kendini eleştiren iki Romalı Furius ve Aurelius’a gönderme yapan bir şiir yazdı. Sözleri o kadar ağırdı ki şiir hiç latinceden çevrilmedi.
  • Romalılar ilk Hristiyanların ekmeği beden şarabı kan olarak gaius-valeriusgörmesinden dolayı onları yamyam zannediyordu.
  • İçerdiği amonyaktan dolayı çamaşır temizliğinde sidik kullanılırdı. Tüm şehirden sidik toplanırdı.

Sinemadan birkaç bilinmeyen

  • Norma Jeane Mortenson yani Marilyn Monroe gerçekte sarışın değildi.
  • 1960’da ki Psycho filmi bir tuvalet sifonunu gösteren ilk filmdi ve bu uygunsuzluk açısından tartışmalara yol açtı.

Bizimle ilgili ilkler ve enlerden bazıları

  • ilk hırıstiyanlarİlk defa verâset sistemini uygulayan Hunlardır
  • İstanbul’u ilk kuşatan Türk devleti Avarlardır (619-626).
  • Dünya’da ilk defa Yivli-Setli toplar II. Beyazıt zamanında yapılmıştır.
  • Osmanlılarda ilk bütçeyi Tarhuncu Ahmet Paşa yapmıştır.
  • İlk Mühendis okulu 1731 yılında Kara Mühendishanesi adıyla I. Mahmut tarafından kurulmuştur.
  • Osmanlı Devletinin I.Dünya savaşı içinde paylaşıldığı ilk antlaşma Sykes Picottur.
  • I.Dünya Savaşında Osmanlı Devletinin elinden çıkan ilk yer Kıbrıs’tır.
  •  Osmanlı Devletinde bağımsızlığını kazanan son balkan devleti Arnavutluktur.
  • İşgallere silahla karşı koyma kararı ilk defa İzmir Müdafaa Hukuk Kongresinde verilmiştir.
  • İzmit’in Yunanlılara verilmesi ilk defa Paris Barış Konferansında kararlaştırılmıştır.(1919)
  • İtilaf devletlerinin Mondros’tan sonra kontrol altına aldıkları ilk yer boğazlar ve Marmara bölgesidir.
  • donarak ölen türkKuvay-ı Milliye hareketi ilk defa Yunan işgaline karşı kurulmuştur.
  • İşgale karşı kurulan ilk cemiyet Trakya Paşaeli Cemiyetidir.
  • Amerikan Northwest Havayolları’na ait bir DC-10’un iniş takımı yuvasına gizlenerek Amsterdam’dan New Jersey’e kadar uçan Türk, donarak öldü.
  • Mideye kaçan sineği öldürmek için ağza sheltox sıkmak suretiyle ölüm (İstanbul/Sultanbeyli)
  • Bir arabaya 11 kişi binip viyadüğe uçmak (Molla Gürani Viyadüğü/İstanbul)
  • Aynı iş yerinde biri gündüz bir gece vardiyasinda olmak üzere çalışmakta olan baba oğuldan biri mobylette motor ile işe gitmekte diğeri ise bir başka mobylette ile eve dönmekte iken, yol üzerindeki sert bir virajda karşılasmaları ve birbirlerine selam vermek isterken çarpışıp beraberce ölmeleri. (Konya,Meram Mahallesi)
  • Nüfus sayımı nedeniyle kendisinden başka kimsenin bulunmadığı yolda (üstelik de otoban) sayım görevlisinin bariyerlere çarparak ölümü. (TEM Otoyolu-Gebze)
  • Arkadaşlarıyla iddiaya tutuşup kafasıyla mermer bloku kırmaya çalışan medyatik karatecinin mermer yerine kafasını kırarak beyin travması sonucu ölmesi (İstanbul-Esenler).
  • Bir işçinin 600 tonluk pres makinesinin arasında emeklemek suretiyle 2450 derecelik fırında sigarasını yakmaya çalısması. (Karabük Demir Çelik Fabrikaları)
  • Alkollü durumda TEM otoyolunda seyreden bir araçtaki beş kişinin; süper fm´de çalmaya başlayan oynak bir şarkı sonrası aracı sağa çekmesi ve otoyolda göbek atmaya başlaması üzerine 5 kişiden 3´ünün ayrı ayrı araçların çarpması sonucu ölümü (Adapazarı/Hendek).
  • Yolda mutlu mesut yürürken kafaya balkon düşmesi (Gene Dudullu´da).
  • Elektrik direğine yaslanıp ayakkabısına kaçan taşı ayağını silkeleyerek çıkarmaya çalışan kişinin, elektrik çarptığını sanan yardımsever biri tarafından kafasına kürek, kalas vb. vurularak ölmesi. (Rize/Ardeşen Kasabasi/Tunca Köyü´nde).
  • Yatağındaki tahtakurusu veya bilimum haşeratı öldürmek için yatağı ilaçladıktan biraz sonra uykuya dalarak vefat etmek (Bodrum/Yalıkavak Köyü).
  • Balkona 50 kişi çıkılması sonucu balkonun çökmesiyle oluşan toplu ölüm. (Dudullu´da bir Köy nişan töreninde)
  • Tıraş olurken berberin rahatlatır diye boynu aniden sağa sola çevirme hareketi sonucu küt diye boynu kırılan müşterinin koltukta rahmetli oluşu. (Erzurum)

 

Diğer ilginçlikler

  • Kamboçya’da 72 harften oluşan bir alfabe kullanılmaktadır.Bu harflerin çoğu gereksizdir
  • Bougainvilla adasının yerlileri 11 harfli bir alfabe kullanırlar.(Adanın adı bile 12 harfli) Dünyanın en uzun isim ve soyadına sahip Bay Adolph Blaine Charles David Earl Friedrick Gerald Hubert Irvin John Kenneth Lloyd Martin Nero Oliver Paul Quincy Randolph Sherman Thomas Uncas Victor William Xerxes Yancy Zeus’un 590 harfli soyadının ilk 35 harfi Wolfeschlegelsteinhausenbergerdorff’tur.

 

Not: Onedio ve diğer kaynaklardan derlenmiştir.

Haftanın Sanat Çizelgesi 3 Aralık- 10 Aralık

Jolly Joker İstanbul’da yarın saat 21.00’de Grup Gündoğarken, çarşamba günü saat 21.00’de Soner Sarıkabadayı, perşembe saat 21.00’de NewModel Army, cuma günü saat 22.00’de Cem Adrian, cumartesi günü Gökhan Türkmen saat 22.00’de.

İSTANBUL

 

sanat duyuru

■ Serkan Çalışkan, Olga Alexopoulou, Sedat Akdoğan’ın “Doğanın Arzu Nesnesi” isimli sergisi 5 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında Art Suites Gallery’de. (0 212 251 55 61)

■ Burhan Özer, Ayşe Kızıltan, Dilşad Atasoy, Kamil Kaptan, Tülay Sayılgan’ın karma resim sergisi A&B Eğitim Hizmetleri Salonu’nda 31 Aralık’a dek. (0212 287 37 50)

■ Attila Durak’ın “Echoes of the Street” isimli sergisi 5 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında GALERİARTİST’te. (0 212 227 68 52)

■ Mahmut Karatoprak’ın “Suyun Boğulduğu Yer” isimli sergisi 5 Aralık-5 Ocak tarihleri arasında Galeri Selvin’de. (0 212 263 74 81)

■ Milas Çomakdağ’ın sergisi 5 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında Fransız Kültür Merkezi’nde. (0 212393 81 11)

■ 13. kÜÇÜK şEYLER isimli sergi 6-29 Aralık tarihleri arasında Terakki Vakfı Sanat Galerisi’nde. (0212 351 00 60)

■ Süleyman Saim Tekcan ’ın sergisi 6 Aralık-6 Ocak tarihleri arasında Mabeyn Galeri’de. (0212 261 6060)

■ Tayfun Akgül’ün “Yüzde Yüz Montaj” isimli karikatür sergisi 6-28 Aralık tarihleri arasında Schneidertempel Sanat Merkezi’nde.

■ Haluk Özden’in sergisi 6 Aralık-6 Ocak tarihleri arasında Bali Sanat Galerisi’nde. (0216 688 88 78)

■ Leyla Gediz’in “Reverb” isimli sergisi 7-16 Aralık tarihleri arasında Rampa’da. (0 212 327 08 00)

■ Elif Naci’nin sergisi 7-14 Aralık tarihleri arasında Kadıköy Belediye Başkanlığı fuayesinde.

■ Candaş Şişman’ın sergisi 7 Aralık-13 Ocak tarihleri arasında Pg Art Galeri’de. (0212 252 80 00)

■ Zeki Kıral’ın “Sanatta 66. yıl” isimli sergisi 7 Aralık-7 Ocak tarihleri arasında Galeri İdil’de. (0212 283 23 83)

■ Canan Dağdelen’in “an_uzam” isimli sergisi 8 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında Galeri Apel’de.

■ Cansen Ercan’ın sergisi 4-25 Aralık tarihleri arasında Evin Sanat Galerisi’nde. ( 0 212 265 81 58)

■ Altan Çelem’in “Burası Değilse, Hiçbir Yer” isimli sergisi 4-31 Aralık tarihleri arasında Teşvikiye Sanat Galerisi’nde.

■ Şenol Yorozlu’nun sergisi 4 Aralık-12 Ocak tarihleri arasında Galeri Oda’da. ( 0 212 259 22 08)

■ Mihriban Mirap’ın sergisi 4 Aralık-4 Ocak tarihleri arasında Olcay Art’ta. ( 0 216 411 17 13)

■ Doğu Çankaya’nın “YENİ?DÜNYADÜZENİ” isimli sergisi 3-24 Aralık tarihleri arasında Galeri/Miz’de. (0 212 241 76 66)

■ Raziye Cerit Albayrak’ın “Anadolu’yum Ben” isimli sergisi 3 Aralık’a kadar Cihangir Sanat Galerisi’nde. (0 212 244 94 99)

■ Remzi Raşa’nın sergisi 4 Aralık’a kadar Artisan Sanat Galerisi’nde. (0 212 247 90 81)

■ Richard Stipl ve Joseph Zlamal’ın sergisi 5 Aralık’a kadar Krampg Galeri’de. (0212 293 93 14)

■ Arzu Başaran’ın “ağ” isimli sergisi 6 Aralık’a kadar 44A Sanat Galerisi’nde. (0212 233 33 80)

■ Mualla Tetik ve Halil Aydın’ın sergileri 7 Aralık’a kadar Türkiye Gazeteciler Cemiyeti Basın Müzesi Sanat Galerisi salonlarında.

■ Seyahatname 2 isimli fotoğraf sergisi 7 Aralık’a kadar Ziraat İstanbul Tünel Sanat Galerisi’nde.

■ Mehmet Ali Uysal’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Nesrin Esirtgen Collection’da. (0212 243 78 53)

■ Memduh Kuzay’ın sergisi 8 Aralık’a kadar Tolga Eti Sanatevi’nde. (0216 368 26 79)

■ İsmet Birsel’in “Şahane Dostlar” isimli resim sergisi 8 Aralık’a kadar tarihleri arasında Hobi Sanat Galerisi’nde. (0212 225 23 37)

■ Cem Turgay’ın “Ertelenmiş Zaman” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar C.A.M Galeri’de. (0212 245 79 75)

■ Kesişim isimli sergi 8 Aralık’a kadar Galeri 5’te.

■ Nurdan Likos’un “Aklımdakiler” isimli sergisi 8 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 227 92 92)

■ İbrahim Balaban’ın sergisi 9 Aralık’a kadar Leonardo Sanat Galerisi’nde. (0212 280 83 94)

■ Çocukların Fotoğraflarıyla Van sergisi 9 Aralık’a kadar Galatasaray Meydanı’nda.

■ Nur Tokatlı sergisi 9 Aralık’a kadar Bakırköy Belediyesi Sanat Evi ve Kent Müzesi’nde.

■ Tankut Öktem’in “Sıradışı bir usta” isimli retrospektif sergisi 10 Aralık’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Sabahat Çıkıntaş’ın “Arka Oda” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Nişantaşı Mine Sanat’ta. (0 212 2323813)

■ Dilek Işıksel’in “40 Yıl” isimli sergisi 10 Aralık’a kadar Kızıltoprak Sanat Galerisi’nde. (0 2 16 418 38 06)

■ Aysel Gözübüyük’ün sergisi 11 Aralık’a kadar Bahariye Sanat Galerisi’nde. (0216 414 55 06)

■ Küba Mozaik sergisi 11 Aralık’a kadar Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Ahmet Hıdır’ın “Parçalı Bulutlu” isimli sergisi 13 Aralık’a kadar Bindallı Sanat Galerisi’nde. (0 2 1 2 252 79 66)

■ Batu Bozoğlu’nun “Ödev: “Günümü Gün Et” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Sabancı Üniversitesi Kasa Galeri’de.

■ Koral Sağular’ın “Suretlerle Sohbet” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar ENKA Dr. Clinton Vickers Sanat Galerisi’nde.

■ Olaf Otto Becker’in “Sıfır Noktası Üzerinde” isimli fotoğraf sergisi 14 Aralık’a kadar Elipsis Gallery’de. (0212 249 48 92)

■ Emrah Günay’ın “Bendeki Benler” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Yüksel Sabancı Sanat Merkezi’nde. (0212 383 70 70)

■ Behiç Ak’ın “Yazmaya Çizmeye Devam” isimli sergisi 14 Aralık’a kadar Karşı Sanat Çalışmaları’nda. (0212 245 71 53-54)

■ Bülent Yavuz Yılmaz’ın sergisi 14 Aralık’a kadar Bakraç Sanat Galerisi’nde.

■ Ömer Kaleşi’nin sergisi 15 Aralık’a kadar TEM Sanat Galerisi’nde. (0212 247 08 99)

■ Ekin Saçlıoğlu’nun sergisi 15 Aralık’a kadar Galeri x-ist’te.

■ Ahmet Aydın Atmaca’nın “Yeşil Senfoni” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar ALAN İstanbul Proje Odaları’nda. (0 212 252 94 53)

■ Kabuğundan Sıyrılan Fin Tasarımı isimli sergi 15 Aralık’a kadar Milli Reasürans Sanat Galerisi’nde. (0212 230 19 76)

■ Tayfun Serttaş’ın “Bazan” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Pilevneli Project’te. (0212 259 03 94)

■ Rasim Aksan’ın “İsimsiz1” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar Galerist Tepebaşı’nda. (0212 252 18 96)

■ Serpil Yazman’ın “arada” isimli sergisi 15 Aralık’a kadar İSO Sanat Galerisi’nde. (0212 251 46 31)

■ Su Yücel’in “Artık Şehir” isimli sergisi 16 Aralık’a kadar Adahan İstanbul’da. (0212 243 85 81)

■ Gökhan Deniz’in “Hangisi Daha Gerçek?” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar Çağla Cabaoğlu Gallery’de. (0212 291 37 91)

■ Beril Anılanmert’in “Entropi” isimli sergisi 17 Aralık’a kadar Galeri Işık’ta.

■ Işıl Gönen’in sergisi 17 Aralık’a kadar Derinlikler Sanat Merkezi’nde. (0212 291 82 55)

■ Gökçe Oflu’nun “Dokuları Duyumsamak” sergisi 18 Aralık’a kadar Galeriartist’te.

■ Nadia Arditti ve Mahmut Karatoprak’ın “Gizem” isimli sergisi 21 Aralık’a kadar Art212’de.

■ Sezgin Malkoç’un sergisi 21 Aralık’a kadar Galeri Artist Çukurcuma’da. (0212 251 91 63)

■ Onur Gülfidan’ın “Harika Günler” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar .artSümer’de. (0 212 249 1035)

■ Erinç Seymen’in “Tohum ve Mermi” isimli sergisi 22 Aralık’a kadar Rampa’da. (0212 327 08 00)

■ Ahmet Sel’in “Davutpaşa Orta 3” isimli sergisi 23 Aralık’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ Suat Akdemir’in “Emin misin?” isimli sergisi 24 Aralık’a kadar MERKUR’da. (0212 225 37 37)

■ Ümit Çamaş’ın sergisi 25 Aralık’a kadar Çamaş Art Gallery’de. (0216 385 00 15)

■ Fikret Otyam’ın “Hoşçakal İstanbul” isimli sergisi 27 Aralık’a kadar Çırağan Palace Kempinski Sanat Galerisi’nde.

■ Ekoloji IV Gecenin Günü isimli sergi 29 Aralık’a kadar Açıkekran Yeni Medya Sanatları Galerisi’nde. (0212 230 74 92)

■ Sandra Schafer’in sergisi 29 Aralık’a kadar DEPO’da. (0212 292 39 56)

■ F. Erdoğan Sarma’nın heykel sergisi 29 Aralık’a kadar Almelek Sanat Galerisi’nde. (0212 265 38 51)

■ Ahmet Güneştekin’in “Yüzleşme” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Antrepo No 3’te.

■ Aysel Alver’in “Retro” isimli sergisi 30 Aralık’a kadar Galeri İlayda’da. (0212 243 31 00)

■ Korhan Karaoysal’ın sergisi 30 Aralık’a kadar Amerikan Hastanesi Sanat Galerisi Operation Room’da.

■ Adnan Çoker’in “Minimal Simetri III” isimli sergisi 31 Aralık’a kadar Kare Sanat Galerisi’nde. (0212 240 44 48)

■ Murathan Özbek’in “İN” isimli sergisi 2 Ocak 2013’e kadar the hall’da. (0212 245 69 22)

■ Abdurrahman Öztoprak’ın sergisi 5 Ocak 2013’e kadar Elgiz Müzesi’nde.

■ Altın Çocuklar – 16.-19. Yüzyıl Avrupası’ndan Portreler isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Pera Müzesi’nde.

■ Monet’nin Bahçesi isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Sakıp Sabancı Müzesi’nde.

■ Tünel Berlin-İstanbul isimli sergi 6 Ocak 2013’e kadar Arte İstanbul Sanat Galerisi’nde. (0 212 292 80 45)

■ DunHuang’ın Renkleri: İpek Yolu’na Açılan Büyük Kapı isimli sergi 7 Ocak 2013’e kadar MSGSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

■ Iván Navarro’nun “Tünelin Ucundaki Işık” isimli sergisi 12 Ocak’a kadar Egeran Galeri’de. (0 212 251 1251)

■ Pawel Althamer’in “6 Heykel” adlı sergisi 12 Ocak’a kadar Galeri Mana’da. (0 212 243 66 66)

■ Joachim Schmeisser’in fotoğraf sergisi 19 Ocak 2013’e kadar Immagis Galeri’de.

■ Bakış-Portre Fotoğrafının Değişen Yüzüisimli sergi 20 Ocak 2013’e kadar İstanbul Modern’de.

■ Magdalena Abakanowicz’in “İnsanlık Serüveni” isimli sergisi 30 Ocak’a kadar Akbank Sanat’ta.

■ Gogi Çagelişvili’nin “İstanbul” isimli sergisi 30 Ocak’a kadar Pirosmani Sanat Galerisi’nde. (0212 252 68 12).

■ Bir Başkentin Su Yolları isimli sergi 18 Şubat’a kadar Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde.

■ Çin Hazineleri Sergisi 20 Şubat’a kadar Topkapı Sarayı’nda.

■ Çin mağara sanatı sergisi 20 Şubat’a kadar MSÜ Tophane-i Amire Kültür ve Sanat Merkezi’nde.

■ Joseph Kosuth’un “Uyanma” isimli sergisi 23 Şubat’a kadar Kuad Galeri’de.

■ 1952-2012 Sualtına Işık Tutanlar sergisi 28 Şubat’a kadar Rezan Has Müzesi’nde. (0212 533 65 32)

■ Biz bu memleketi seninle sevdik Lefter sergisi 24 Haziran 2013’e kadar Adalar Müzesi’nde.

■ İşte Güneş isimli sergi 14 Temmuz’a kadar Rahmi Koç Müzesi’nde. (0212 369 66 00)

ANKARA

■ Cevdet Batur – resim – bugün sona eriyor – Çankaya Belediyesi Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 266 56 57)

■ Mustafa Köseoğlu – suluboya resim – 5 Aralık’a dek – Krişna Sanat Galerisi’nde. (0 312 418 02 53)

■ Feyza Gürleşen- resim – 6 Aralık’a dek – Çankaya Belediyesi Galeri Kara’da. (0 312 433 12 35)

■ Jale Yılmabaşar ve Sedef Yılmabaşar – resim – 7 Aralık’a dek – Nurol Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 86 70)

■ Yurdagül Özsavaşçı – geleneksel Türk süsleme sanatları sergisi – 7 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Kuğulu Sanat Galerisi’nde. (0 312 466 05 40)

■ Cebrail Ötgün – resim – 8 Aralık’a dek – Galeri Akdeniz’de. (0 312 231 45 43)

■ ‘Çocuk Gelinler’ – karma resim – 8 Aralık’a dek – Türk İngiliz Kültür Derneği Sanat Galerisi’nde. (0 312 419 18 44)

■ Şükran ve Hasan Pekmezci – resim – 9 Aralık’a dek – Mustafa Ayaz Sanat Galerisi’nde. (0 312 285 89 98)

■ Yedinci Çanakkale Resim Yarışması ve Atatürk ve Çanakkale – fotoğraf – 11 Aralık’a dek – Basın Yayın Enformasyon Genel Müdürlüğü Sanat Galerisi’nde. (0 312 459 95 04)

■ Saadet Gözde – resim – 13 Aralık’a dek – Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde. (0 312 442 30 50)

■ Ayşe Bilir- resim – 14 Aralık’a dek – Ziraat Bankası Mithatpaşa Sanat Galerisi’nde. (0 312 417 84 58)

■ Canan Bayraktar – resim – 14 Aralık’a dek – RD Art Galeri’de. (0 312 266 56 57)

■ ‘Mesajınız Var!’- Kentsel Avustralya’da Yerli Kimliği – resim – 15 Aralık’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Vedat Hazneci- resim – 15 Aralık’a dek – Armoni Sanat Galerisi’nde. (0 312 440 43 24)

■ Işıl Özışık – resim – 16 Aralık’a dek – ODTÜ Kültür ve Kongre Merkezi Sergi Salonu’nda. (0505 304 64 74)

■ Mevlana’nın 739. Vuslat Yıldönümü – resim – 18 Aralık’a dek – Çengelhan Rahmi M. Koç Müzesi’nde. (0 312 309 68 00)

■ Vedat Örs – resim – 19 Aralık’a dek – Galeri Soyut’ta. (0 312 438 86 70)

■ Aykut Öz- heykel – 21 Aralık’a dek – Ankara Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde. (0 312 417 56 59)

■ Galeri Sanatyapım 30. Yıl Sergisi – resim – 28 Aralık’a dek – Galeri Sanat Yapım’da. (0 312 222 19 06)

■ Orhan Gürel – resim – 28 Aralık’a dek – Sevgi Sanat Galerisi’nde. (0 312 441 26 34)

■ ‘Kanaatler ve Nesneler’ – karma resim – 31 Aralık’a dek – Peker Sanat’ta. (0 312 439 30 03)

■ Van Gogh/Alive – dijital sanat – 3 Ocak’a dek – Cermodern Sanatlar Merkezi’nde. (0 312 310 00 00)

■ Mustafa Kula- resim – 3 Ocak’a dek – Bilkent Üniversitesi Kütüphane Sanat Galerisi’nde. (0 312 290 12 44)

■ Elvan Alpay – resim – 5 Ocak’a dek – Galeri Nev’de. (0 312 437 93 90)

■ Aida Arghavanian – resim – 11 Ocak’a dek – Atlas Sanat Galerisi’nde. (0 312 468 59 04)

İZMİR

■ Gülgün İşbilen’in Seferihisar Yeni Kültür Merkezi’nde açılan resim sergisi, 11 Aralık’a kadar izlenimde.

■ Tahir Ün’ün “Xinjiang:Atayurdu” adlı fotoğraf sergisi, 8 Aralık’a kadar Devlet Resim Heykel Müzesi ve Galerisi Turgut Pura Sergi Salonu’nda

■ Art Shop Sanat Galerisi, 15 Aralık’a dek Ekin Balcıoğlu, Mahmut Karatoprak, Soner Göksay ve Ünal Kuş’un eserlerinden oluşan karma resim sergisine ev sahipliği yapacak.

■ Arkas Sanat Merkezi, Ahmet Ertuğ’un “Sessizliğin Yankısı” adlı fotoğraf sergisini ağırlamayı sürdürüyor.

■ Lale Altınkurt’un son dönem çalışmalarının yer aldığı 12. kişisel resim sergisi, Ege Üniversitesi 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi’nde 12 Aralık’a dek görülebilir.

MÜZİK

İSTANBUL

■ Salon İKSV’de yarın Destroyer saat 21.30’da, çarşamba günü Get The Blessing saat 21.30’da, The Valtari Mystery Film Experiment cuma ve cmartesi günü saat 21.00’de. (0212 334 07 00)

■ Jolly Joker İstanbul’da yarın saat 21.00’de Grup Gündoğarken, çarşamba günü saat 21.00’de Soner Sarıkabadayı, perşembe saat 21.00’de NewModel Army, cuma günü saat 22.00’de Cem Adrian, cumartesi günü Gökhan Türkmen saat 22.00’de. (0212 249 07 49)

■ İstanbul Barok Osmanlı Barok Bestecisi B.M. Itri ve Çağdaşları konseri 5 Aralık Çarşamba günü saat 20.00’de İstanbul Barok’un Caddebostan Kültür Merkezi’nde.

■ Babylon’da yarın saat 20.00’de Support Vinyl: DFA Label Özel, çarşamba günü Kolektif Özel saat 21.30’da,Ariel Pink’s Haunted Graffiti perşembe günü saat 22.15’te, cuma günü Oldies But Goldies saat 22.00’de, cumartesi günü DFA Shit Robot ve Juan Maclean saat 23.55’te dinlenebilir. (0212 292 73 68)

■ Ghetto’da çarşamba günü Niyazi Koyuncu 21.30’da, cuma günü Four the Pocket 22.30’da ve cumartesi Yüksek Sadakat saat 22.30’da. (0212 251 75 01)

■ Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda perşembe günü İBB Kent Orkestrası saat 20.00’de, cuma günü 20.00’de Ferhan ve Ferzan Önder Martin Grubinger ve Percussive Planet Ensemble sahnede olacak. (0212 231 54 97)

■ Hayal Kahvesi’nde bu akşam Meat The Beetles saat 22.30’da ardından Flexible 00.30’da, yarın saat 22.30’da The Free Licks ve 00.30’da Fair Play, çarşamba günü Zift 22.30’da ve Özge Fışkın 00.30’da, perşembe günü Hediye Güven 22.30’da sonrasında RadioLux 00.30’da, cuma günü Mabel Matiz 22.30’da ve Nev 00.30’da, cumartesi günü Soul Stuff 00.30’da ve pazar günü ise Erdem Akakçe Band saat 00.30’da dinlenebilir. (0212 245 10 48)

■ Suada Club’da perşembe günü Yasmin Levy saat 21.30’da. (0212 263 73 00)

■ Kadıköy Halk Eğitim Merkezi’nde cuma günü saat 20.30’da Erkan Oğur ve İsmail Hakkı Demircioğlu sahnede olacak. (0216 336 12 00)

■ Bostancı Gösteri Merkezi’nde cumartesi günü Mustafa Ceceli konseri saat 21.00’de başlayacak. (0216 399 62 51)

■ İKÜ Akıngüç Oditoryumu ve Sanat Merkezi’nde Itri Yılı Özel Konseri perşembe günü saat 20.00’de.

■ Haliç Kongre Merkezi’nde Floransa Maggio Musicale Orkestrası cuma günü saat 20.00’de. (0212 311 11 11)

■ The Mekan’da Ezginin Günlüğü cuma günü saat 22.00’de.

■ ENKA İbrahim Betil Oditoryum’unda bu akşam Nil Karaibrahimgil saat 20.30’da sahnede olacak. (0212 276 22 98)

ANKARA

■ Cumhuriyet Kültür Merkezi’nde, Hacettepe Üniversitesi Ankara Devlet Konservatuvarı’ndan Demet Gürhan (soprano) ve Elif Bakkalcıoğlu Tosun’un (piyano) vereceği konser 29 Aralık’ta saat 13.30’da. (0 312 442 30 50)

■ Jolly Joker Ankara’da, Redd konseri 6 Aralık’ta saat 21.00’de, New Model Army konseri 7 Aralık’ta saat 22.00’de, Mor ve Ötesi konseri 8 Aralık’ta saat 22.00’de, Anathema konseri 12 Aralık’ta saat 21.00’de, Gökhan Türkmen konseri 14 Aralık’ta saat 22.00’de, Murat Dalkılıç konseri 15 Aralık’ta saat 22.00’de, Fettah Can konseri 21 Aralık’ta saat 22.00’de, MFÖ konseri 22 Aralık’ta saat 22.00’de, Yaşar konseri 28 Aralık’ta saat 22.00’de, Gökhan Tepe konseri 29 Aralık’ta saat 22.00’de, Soner Sarıkabadayı&Erdem Kınay&Merve Özbey konseri 31 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 424 11 11)

■ Anadolu Gösteri Merkezi’nde, Yalın konseri 8 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 286 12 11)

■ If Performance Hall’de, Vega konseri 6 Aralık’ta saat 22.00’de, Oğuzhan Uğur konseri 13 Aralık’ta saat 22.00’de. (0 312 418 95 06)

■ MEB Şûra Salonu’nda, Kardeş Türküler’in vereceği konser 15 Aralık’ta saat 21.00’de. (0 312 413 14 52)

■ CSO Konser Salonu’nda, Cumhurbaşkanlığı Senfoni Orkestrası’nın şef Gilbert Varga yönetiminde vereceği, dünyaca ünlü piyanistimiz Hüseyin Sermet’in solist olarak yer alacağı konser, 6 ve 7 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 309 13 43)

TİYATRO

İSTANBUL

■ Devlet Tiyatroları Beykoz Ahmet Mithat Efendi Sahnesi’nde “Aşkımız Aksaray’ın En Büyük Yangını” cuma günü 20.00, cumartesi 15.00 ve 20.00’de. Cevahir Sahneleri Salon 1’de “Antigon” salı, çarşamba, perşembe, cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Cevahir Sahneleri Salon 2’de “Çirkin” yarın, çarşamba, perşembe, cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Kartal Bülent Ecevit Sahnesi’nde “Yağmur Durduğunda” yarın ve çarşamba günü saat 20.00’de. Küçük Sahne’de “Herkesin Bildiği Sırlar” yarın, çarşamba, perşembe, cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Küçükçekmece DT Sahnesi’nde “Açıl Kafam Açıl” perşembe ve cuma günü saat 20.00’de, cumartesi 15.00 ve 20.00’de, pazar 15.00’te. Üsküdar Stüdyo Sahne’de “Düğün Şarkısı” cuma ve cumartesi saat 20.00’de, pazar saat 15.00’te. Üsküdar Tekel Sahnesi’nde yarın ve perşembe saat 20.00’de ve cumartesi saat 15.00’te. (0 212 292 39 00)

■ İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları F. Reşat Nuri Sahnesi’nde “Toros Canavarı” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde “Vişne Bahçesi” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Kâğıthane Sadabad Sahnesi’nde “Doğum Günü Partisi” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde “Meraklısı İçin Öyle Bir Hikâye” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde “Buluşma Yeri” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde “Büyünün Gözleri” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da. Ümraniye Sahnesi’nde “Ateşli Sabır (Postacı)” çarşamba 15.30 ve 20.30’da, perşembe 20.30 ve cuma 20.30’da, cumartesi 15.30 ve 20.30’da, pazar 15.30’da.

(0 212 661 38 94)

■ Bakırköy Belediye Tiyatrosu Müşfik Kenter Sahnesi’nde “Benim Güzel Pabuçlarım” cumartesi günü saat 11.00 ve 20.30’da pazar 11.00’de.“www.askbu-mu.com” pazar günü 15.30’da. Turhan Tuzcu Sahnesi’nde çarşamba günü “Şişman Domuz” 20.30’da. (0 212 661 38 94)

■ Dostlar Tiyatrosu “Ben Bertolt Brecht” cuma günü 20.30’da Kozyatağı Kültür Merkezi’nde. (0216 658 00 15)

■ Ortaoyuncular “İşsizler Cennete Gider” cuma günü saat 20.00’de, “Nasri Hoca ve Muhalif Eşeği” cumartesi saat 20.00 ve pazar 18.00’de. (0212 251 18 65)

■ Tiyatro Pera “Venedik Taciri” cuma ve cumartesi 20.00’de, pazar günü ise 18.30’da. (0212 245 30 09)

■ Kenter Tiyatrosu’nda “Toplu Hikâyeler” cuma ve cumartesi 20.30 ve pazar günü 15.00’te. (0212 246 35 89)

■ Duru Tiyatro ’da cuma günü İstanbul’da Bir Sokak Kedisi saat 20.30’da, “Sondan Sonra” cumartesi günü 20.30’da, “Suç ve Ceza” cumartesi günü 20.30’da alt salonda. “Deliler Boşandı” pazar günü 16.30’da görülebilir. (0 216 338 56 36)

■ Kumbaracı50’de yarın saat 20.30’da “Lulabay (Bir Cihangir Hikâyesi)”, çarşamba günü “Üç Faz” saat 20.30’da, perşembe günü “Bernarda Alba’nın Evi” saat 20.30’da, “Gerçek Hayattan Alınmıştır” cuma günü saat 20.30’da ve cumartesi günü saat 17.00’de, “Barzo ile Konserve” cuma günü 23.00’te ve cumartesi günü 20.30’da, “Dertsiz Oyun” cumartesi günü saat 23.00’te. (0 212 243 50 51)

■ Oyun Atölyesi’nde “Pandaların Hikâyesi” bu akşam, perşembe, cuma 20.30’da, cumartesi 16.00 ve 20.30’da, pazar günü 16.00’da. ( 0 216 345 39 39)

■ İkinci Kat’ta bu akşam “Korku Tüneli” saat 20.30’da, “Barselo” yarın ve çarşamba 20.30’da, “Disosya” perşembe günü 20.30’da, “Yalnızlar Kulübü” cuma ve cumartesi günü saat 20.30’da.

ANKARA

■ Akün Sahnesi’nde, “33 Varyasyon” yarından itibaren 16 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00

ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 427 19 71)

■ Altındağ Tiyatrosu’nda, “Sinek Kadar Kocam Olsun, Başımda Bulunsun” yarından itibaren 8 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Boğaç Han/çocuk oyunu” 9, 12, 16 Aralık’ta saat 11.00’de, “Kış Gelmeden” 11-15 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0312 316 59 02)

■ Büyük Tiyatro’da, “Kerbela” 7 Aralık’ta saat 20.00’de, 9 Aralık’ta saat 15.00’te, “Hürrem Sultan” 11 ve 14 Aralık’ta saat 20.00’de, 16 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 324 22 10)

■ Çayyolu Cüneyt Gökçer Sahnesi’nde, “Hürrem Sultan” 5-9 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Cyrano De Bergerac” 11-16 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 240 00 91)

■ Küçük Tiyatro’da, “Ben Ödüyorum” 8 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Keloğlan Keleşoğlan/çocuk oyunu” 9, 14, 16 Aralık’ta saat 11.00’de, “Venedik Taciri” 11-15 Aralık tarihleri arasında cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de. (0 312 311 11 69)

■ Oda Tiyatrosu’nda, “Krem Karamel” 8 Aralık’a dek saat 18.30’da, “Eudice’nin Elleri” 11-15 Aralık tarihleri arasında saat 18.30’da. (0 312 311 11 69)

■ Stüdyo Sahne ’de, “Jerry ve Tom” 4, 7 Aralık’ta saat 20.00’de, 9 Aralık’ta saat 15.00’te, “Bir Kahve Molası-Karıncalar” 11, 14 Aralık’ta saat 20.00’de, 16 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ İrfan Şahinbaş Atölye Sahnesi’nde, “Cesaret Ana ve Çocukları” 4, 6, 12, 13 Aralık’ta saat 20.00’de, 8, 15 Aralık’ta saat 15.00’te.

■ Şinasi Sahnesi’nde, “Yastık Adam” 9 Aralık’a dek cumartesi günleri saat 15.00 ve 20.00’de, pazar günleri saat 15.00’te, diğer günlerde de saat 20.00’de, “Dolores Claiborne” 15 Aralık’ta saat 20.00’de, 16 Aralık’ta saat 15.00’te. (0 312 397 30 24)

■ Mavi Sahne’de, “Gıres/müzikal” 7, 8, 21, 22 Aralık’ta saat 20.00’de, 9, 23 Aralık’ta saat 17.00’de, “Tuluatmasyon/Her Şey Doğaçlama Komik Gösteri” 15, 29 Aralık’ta saat 20.00’de, “Hiç/Neyzen Tevfik” 14 ve 28 Aralık’ta saat 20.00’de. (0 312 241 02 33)

ADANA

■ Adana Devlet Tiyatrosu, “Karımla Evleniyorum – Nikâh Kâğıdı” adlı komediyi salı, çarşamba, perşembe ve cuma günü 20.00’de, cumartesi günleri ise 15.00 ve 20.00’de sahneleyecek. “Dış Ses” adlı oyun ise Fuaye Sahne’de çarşamba, perşembe ve cuma 18.00’de. (0322 352 33 55)

■ Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nda usta oyuncu Genco Erkal tek kişilik oyunu “İnsanlarım” ile yarın Adanalı sanatseverlerin karşısında olacak. Erkal’ın; Nâzım Hikmet’in yapıtlarından uyarladığı oyun yarın 20.00’de . (0322 458 93 47)

SAMSUN

■ Samsun Devlet Tiyatrosu Salih Dündar Müftüoğlu’nun yazıp yönettiği “Zalım Mahmut” (Bir Kurtlu Kıssa) adlı oyunu 4-5 Aralık 2012 tarihlerinde saat 20.00’da Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Büyük Salon’da sahneye koyacak.

(0362-431 21 00)

OPERA BALE

İSTANBUL

■ Süreyya Operası’nda cumartesi günü saat 16.00’da “Yusuf ile Züleyha” görülebilir. (0216 346 15 32)

ANKARA

■ Opera Sahnesi’nde, “V. Murad/bale” 6 Aralık’ta saat 20.00’de, “Don Giovanni/opera” 5, 17 Aralık’ta saat 20.00’de, “Ali Baba ve 40 Haramiler/opera” 10 Aralık’ta saat 20.00’de, “Harem/bale” 8 Aralık’ta saat 20.00’de, “Karyağdı Hatun/opera” 15, 19 Aralık’ta saat 20.00’de, “Amazonlar/bale” 20, 22 Aralık’ta saat 20.00’de, “Arda Boyları/modern dans” 29 Aralık’ta saat 20.00’de, “Çanakkale Oratoryosu/konser” 27 Aralık’ta saat 20.00’de.
(0 312 324 68 01)

SAMSUN

■ Samsun Devlet Opera ve Balesi’nde “Seslerle Anadolu” adlı müzikli oyun 3 Aralık Pazartesi günü, “Zorba” adlı opera 6 Aralık Perşembe günü, “Çardaş Prensesi” adlı operet 8 Aralık Cumartesi günü saat 20.00’de Atatürk Kültür Merkezi (AKM) Büyük Sahne’de sahnelenecek.
(0 362-431 50 00)

GÖSTERİ- SÖYLEŞİ

İSTANBUL

■ Tim Show Center’da Cem Yılmaz’ın CM101MMXI adlı gösterisi perşembe, cumartesi ve pazar saat 19.00’da izlenebilir. (0212 286 66 86)

Deutsche Welle’nin Bonn’daki merkezinde yapılan sempozyumda Türkiye’de genç bestecilerin çalışma koşullarından kültür sanat yayıncılığına kadar birçok noktaya temas edildi.

Beethoven Festivali’nin Türkiye’den gelen konukları “Beethoven ile Buluşma” başlığıyla Deutsche Welle’nin Bonn’daki merkezinde düzenlenen sempozyumda Türkiye’deki kültür gündemini Almanya’ya taşıdı. Sempozyumun ilk oturumunda Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası Şefi Cem Mansur ve genç Türk besteci Mehmet Erhan Tanman yer aldı.

Mimar Sinan Üniversitesi Devlet Konservatuarı Piyano ve Kompozisyon bölümleri mezunu olan Erhan Tanman “The Traffic” adlı eserinin festival kapsamında Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası tarafından seslendirmesinden büyük onur duyduğunu ifade etti.

Tanman, Türkiye’deki genç kompozitörlerin içinde bulunduğu duruma da dikkat çekti: “Büyük orkestra ile çalışmayı çok seviyorum. Büyük orkestra ile pek çok şey yapabiliyorsunuz. Ben genç bir kompozitör olarak kendimi çok şanslı hissediyorum. Çünkü Cem Mansur ile tanışma şansı buldum ve Türkiye Gençlik Filarmoni Orkestrası eserimi seslendirdi. Ancak Türkiye’de genç kompozitörler yaptıkları eserleri orkestralarda duyma şansı yakalayamıyor. Orkestralar genç bestecilerin eserleriyle, yeni müziklerle ilgilenmiyor.”

Kültür-sanat haberciliği bloglara kayıyor

Sempozyumun üçüncü oturumunda DW Türkçe Yayınlar Yöneticisi Baha Güngör ve Türkiye’den gazeteci Reyhan Baysan yer aldı. Gazeteci Reyhan Baysan, Türkiye’deki kültür sanat gazeteciliği konusundaki görüş ve izlenimlerini katılımcılarla paylaşırken şu noktalara dikkat çekti:

“Türkiye’de gazetelerde kültür sanat haberleri çok az yer buluyor. Bu haberler gazetelerde çoğu zaman sponsorluklardan dolayı reklam mantığıyla işleniyor. Bunun yanında kültür sanat haberciliğinde magazinleşme de bir problem olarak ortaya çıkıyor. Tüm bu durum Türkiye’de kültür sanat bloglarının gelişmesi için önemli bir zemin yaratıyor.”

Türkiye ile Almanya arasında kültürel temasların kurulduğu Beethoven Festivali çerçevesinde DW Türkçe Yayınlar Yöneticisi Baha Güngör, Türkçe Servisi ile DW Kültür Servisi’nin ortaklaşa hazırladığı Buluşma Noktası – Treffpunklt projesine de dikkat çekti. Güngör, projenin multimedyal özelliklerden yararlanarak iki ülke arasındaki kültürel bağlara vurgu yaptığını ifade etti.

© Deutsche Welle Türkçe

Haber: Selçuk Oktay
Editör: Nihat Halıcı

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Sizler için derlemeye çalıştığımız sanat haberlerinin altına artık yorum yazmanız mümkün. Sanat Haberlerini okurken bir yandan da düşüncelerinizi yazabilir tartışabilirsiniz… Bekliyoruz!

T.C.

M.E.B.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1

34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Kemerburgaz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  10:00 – 21:00 saatleri arasındadır. (Yaz uygulaması)

telephone +90 212 570 80 68

mobile +90 530 880 71 80

       email     info@narsanat.com  

Kurumumuz İSTANBUL/BAKIRKÖY’de faaliyet göstermektedir. Başka yerde şubemiz yoktur. Bilgi amaçlı olarak form doldurulacaksa elbette başka şehirden de yazabilirsiniz.

İlgilendiğiniz sanat dalı ile ilgili kayıt olduğunuzda görevlimiz tarafından en kısa sürede aranacaksınız. İlgilendiğiniz branş/branşların öğretmenlerini buradan görebilirsiniz.

 

Panoramadan sokağın girişinde düz devam ediniz…

 

 

T.C.

M.E.B.

Özel Nar Sanat Eğitim Kursu

Adres : İncirli cad. Kartaltepe mah. Kıbrıs Sok. Okan apt. No:6/1

34145 Bakırköy, İstanbul  Türkiye

( Eski Town Center’in -Şuan Kemerburgaz Üniversitesi Diş Hekimliği Fakültesi’nin karşısı-, Yaşar Hastanesi’nin yanındaki sokak )

Çalışma saatlerimiz haftanın 7 günü  10:00 – 21:00 saatleri arasındadır. (Yaz uygulaması)

telephone +90 212 570 80 68

mobile +90 530 880 71 80

       email     info@narsanat.com  

Kurumumuz İSTANBUL/BAKIRKÖY’de faaliyet göstermektedir. Başka yerde şubemiz yoktur. Bilgi amaçlı olarak form doldurulacaksa elbette başka şehirden de yazabilirsiniz.

İlgilendiğiniz sanat dalı ile ilgili kayıt olduğunuzda görevlimiz tarafından en kısa sürede aranacaksınız. İlgilendiğiniz branş/branşların öğretmenlerini buradan görebilirsiniz.

 

Panoramadan sokağın girişinde düz devam ediniz…