Şunun için etiket arşivi: saati

tarihte-bugun-ne-oldu431 Mayıs, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 151. (artık yıllarda 152.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 214 gün vardır.

Olaylar

  • MÖ 1279 – Eski Mısır’da, 19. Hanedan firavunlarından II. Ramses başa geçti.
  • 1799 – Napolyon, Akka yenilgisinin ardından, savaş meydanını Cezzar Ahmed Paşa kuvvetlerine terk etti.
  • 1859 – Londra’daki ünlü saat kulesi Big Ben’in saati ilk kez çalışmaya başladı.
  • 1911 – RMS Titanic yolcu gemisi denize indirildi. (Yapımı 1912’de tamamlanacaktır)
  • 1927 – Ford Model T otomobillerin sonuncusu üretim bandından çıktı. Bu tarihe kadar aynı modelden tam 15,007,003 araç üretilmişti.
  • 1933 – İstanbul Darülfünunu’nun kapatılıp yerine Milli Eğitim Bakanlığı’na bağlı yeni bir üniversitenin kurulmasına ilişkin kanun kabul edildi.
  • 1946 – Varto ve Hınıs’ta 5,7 büyüklüğünde bir deprem meydana geldi: 839 kişi öldü, bin 991 ev yıkıldı.
  • 1957 – Atatürk Üniversitesi kanunu kabul edildi.
  • 1960 – Türk Ordu Milli Futbol Takımı ikinci defa Dünya Şampiyonu oldu.
  • 1967 – Türkiye’de ikinci kez bir hastaya yapay kalp kapakçığı takıldı.
  • 1969 – Ünlü soprano Maria Callas, Pier Paolo Pasolini’nin Göreme’de çekeceği ‘Medea’ filmi için Türkiye’ye geldi.
  • 1971 – THKO gerillaları Sinan Cemgil, Kadir Manga, Alparslan Özdoğan Kahramanmaraş’ın Nurhak ilçesindeki Nurhak Dağları’nda güvenlik güçleri ile girdikleri çatışma sonucu öldürüldü.
  • 1983 – Milli Güvenlik Konseyi, 79 sayılı bildirisiyle Büyük Türkiye Partisi’ni kapattı.
  • 1985 – Ecstasy olarak da bilinen psychedelic ilaç Methylenedioxymethamphetamine (MDMA) ABD’de yasaklı ilaçlar listesine alındı.
  • 1987 – Yunanistan’ın ilk yasal özel radyo istasyonu yayınına başladı.
  • 1996 – Erzurum Dadaşkent Belediye Başkanı Ensar Coşkun, “öğrenciye ev verenin kanalizasyonunu tıkarım. Erkek ve kız öğrenciler kiraladıkları evlerde karı koca hayatı yaşıyor” dedi.
  • 1999 – PKK lideri Abdullah Öcalan’ın yargılanmasına İmralı Adası’nda başlandı.
  • 2002 – 2002 FIFA Dünya Kupası Güney Kore ve Japonya’da başladı.
  • 2010 – İsrail ordusu, Türkiye’den hareket eden İHH (İnsani Yardım Vakfı)’nın 9 insani yardım gemisine baskın operasyonu düzenledi. İsrail Başbakanı Benjamin Netanyahu, operasyonu desteklediğini açıkladı.
  • 2013 – Gezi Parkı protestolarının başlangıç tarihi. 31 Mayıs sabahı parktaki ağaçların kesilmemesi için Taksim başta olmak üzere Türkiye genelinde protestolar başlamıştır.

Doğumlar

  • 1819 – Walt Whitman, ABD’li şair (ö. 1892)
  • 1852 – Francisco Pascasio Moreno, Arjantinli kaşif, antropolog, jeolog (ö. 1919)
  • 1907 – Peter Fleming, İngiliz gazeteci, gezgin (ö. 9 Ağustos 1971)
  • 1923 – III. Rainier, Monaco prensi (ö. 2005)
  • 1930 – Clint Eastwood, ABD’li aktör ve yönetmen
  • 1931 – Robert Schrieffer, Nobel Ödülü sahibi ABD’li fizikçi
  • 1952 – Jim Vallance, Kanadalı müzisyen
  • 1955 – Nilüfer, Türk pop şarkıcısı
  • 1965 – Adnan Tönel, Oyuncu, akademisyen
  • 1972 – Facundo Arana, Arjantinli sinema oyuncusu
  • 1974 – Kenan Doğulu, Türk Pop Şarkıcısı
  • 1976 – Colin Farrell, İrlandalı aktör

Ölümler

  • 1809 – Franz Joseph Haydn, Avusturyalı besteci (d. 1732)
  • 1832 – Évariste Galois, Fransız matematikçi (d. 1811)
  • 1837 – Joseph Grimaldi, İngiliz palyaço, komedyen (d. 1779)
  • 1962 – Adolf Eichmann, Nazi subayı (İsrail’de yargılanıp idam edildi) (d. 1906)
  • 1963 – Ahmet Bedevi ‘Manisa Tarzanı’ olarak tanınan (d. 1899)
  • 1971 – Sinan Cemgil, Türk devrimci (d. 1944)
  • 1976 – Jacques Monod, Nobel ödüllü Fransız biyolog (d. 1910)
  • 1983 – Jack Dempsey, ABD’li ağır sıklet boks şampiyonu (d. 1895)
  • 1994 – Uzay Heparı, müzisyen (d. 1969)
  • 1999 – Davor Dujmovic, aktör (d. 1969)
  • 2000 – Tito Puente, Porto Riko asıllı ABD’li Latin caz müzisyeni (d. 1923)
  • 2004 – Mehmet Fuat Doğu, Türk asker ve istihbaratçı (d. 1914)
  • 2006 – Raymond Davis Jr., Nobel Ödülü sahibi ABD’li fizikçi (d. 1914)
  • 2006 – Miguel Berrocal, İspanyol ressam ve heykeltıraş (d. 1933)

Tatiller ve Özel Günler

  • Dünya Sigara İçmeme Günü

tarihte-bugun-ne-oldu1 Nisan, Gregoryen Takvimi’ne göre yılın 91. (artık yıllarda 92.) günüdür. Yıl sonuna kadar kalan 274 gün vardır.

Olaylar

  • 527 – Bizans İmparatoru I. Justin, yeğeni I. Justinian’ı veliahtı ilan etti.
  • 1564 – İlk “1 Nisan” şakaları Fransa’da yapılmaya başlandı. Bu yıl değiştirilen takvime göre, eski yılbaşı sayılan Nisan’ın 1’i, yerini yeni yılbaşı 1 Ocaka bırakmaktaydı. Nisan’ın ilk günü yeni yıl kutlamaya alışmış olan halk ve yeni takvim uygulamasını beğenmeyenler, çeşitli şakalar yapmaya başladılar. Fransızlar, bu şakalaraPoisson D’avril (Nisan balığı) adını verdiler.
  • 1778 – Oliver Pollock, doların simgesini yarattı.
  • 1826 – Samuel Morey İçten yanmalı motorun patentini aldı.
  • 1867 – Singapur, Britanyalı kolonisi oldu.
  • 1873 – İngiliz buharlı gemisi “SS Atlantic”, İskoçya açıklarında battı: 547 kişi öldü.
  • 1873 – Namık Kemal’in Vatan Yahut Silistre adlı oyunun ilk temsili İstanbul’daki Gedikpaşa Tiyatrosu’nda gerçekleşti.
  • 1916 – Mustafa Kemal, Miralaylığa (Albaylığa) yükseltildi.
  • 1921 – Metristepe’deki 10’uncu Yunan Tümeni’nin geri çekilmesinin ardından taarruza geçen Türk birlikleri, İkinci İnönü Muharebesi’ni kazandı.
  • 1924 – Münih’teki darbe girişimi dolayısıyla Nazi lideri Adolf Hitler 5 yıl hapis cezasına çarptırıldı. Fakat sadece 9 ay hapis kaldı ve bu sırada Mein Kampf (Kavgam) adlı kitabını yazdı.
  • 1926 – 30 Ağustos’un, Zafer Bayramı olarak kutlanması hakkındaki kanun kabul edildi.
  • 1928 – Ankara Borsası Maliye Bakanı Fuat Ağralı tarafından açıldı.
  • 1939 – İspanya’da milliyetçiler İspanya İç Savaşı’nın resmi olarak bittiğini açıkladılar.
  • 1948 – Soğuk Savaş: Sovyetler Birliği’nin direktifleri doğrultusunda Doğu Almanya hükûmetine bağlı askeri güçler Batı Berlin’i karadan ablukaya aldı.
  • 1948 – İstanbul Fındıklı’daki Güzel Sanatlar Akademisi binası yandı.
  • 1949 – Türkiye İnsan Hakları Evrensel Beyannamesine katıldı.
  • 1949 – İrlanda Bağımsız Devleti ni oluşturan Güneydeki 26 vilâyet birleşerek İrlanda Cumhuriyeti’ni oluşturdu.
  • 1949 – Newfoundland, Kanada’ya katıldı.
  • 1950 – BM, Kudüs’ün ikiye bölünmesi planını kabul etti.
  • 1954 – Migros şirketi kuruldu.
  • 1955 – Kıbrıs’lı Rumlar, adanın İngiltere’den bağımsız olmasını öngören EOKA hareketini başlattılar.
  • 1955 – Kıbrıs’ta Türk Mukavemet Teşkilatı faaliyete geçti
  • 1957 – Batı Almanya’da bilim adamları nükleer silahlar üzerine çalışmayı reddetti.
  • 1958 – Kıbrıs’ta EOKA’cılar İngilizlere savaş ilan etti. EOKA’nın lideri Grivas Türklere de gözdağı verdi.
  • 1961 – 27 Mayıs’tan sonra faaliyetleri yasaklanan siyasi partilerin faaliyetleri kısmen serbest bırakıldı.
  • 1963 – Eski Cumhurbaşkanı Celâl Bayar intihar edeceğini açıkladı.
  • 1964 – Başpiskopos Makarios’un Kıbrıs Türk Alayı’nın garnizonuna dönmesi önerisi Türk hükümetince reddedildi.
  • 1969 – Münir Nurettin Selçuk’un Amerika’da verdiği konser 525 televizyon tarafından naklen yayınladı.
  • 1970 – Richard Nixon, ABD’de satılan tütün ürünlerinde uyarı yazılarının yer almasını öngören ve televizyon ve radyoda tütün ürünlerinin reklamlarının yapılmasını yasaklayan kararnameyi imzaladı.
  • 1971 – Robert Kolej olaylar nedeniyle 4 günlüğüne kapatıldı.
  • 1975 – Ondokuz Mayıs Üniversitesi kuruldu.
  • 1976 – Apple Computer, Steve Jobs ve Steve Wozniak tarafından kuruldu.
  • 1979 – Humeyni, İran İslam Cumhuriyeti’ni ilan etti.
  • 1979 – Balıkçılar 1 Nisan gününü Balık Bayramı ilan etti. Kumkapı’da 2 saat içinde halka 1,5 ton balık dağıtıldı.
  • 1980 – May Yayınları sahibi Mehmet Ali Yalçın yayıncıların kâğıt sorunuyla ilgili olarak Ankara’da Sanayi ve Teknoloji bakanıyla görüştüğü sırada kalp krizi geçirerek öldü.
  • 1981 – Milli Güvenlik Konseyi emniyet mensuplarıyla çarşı ve mahalle bekçilerinin dernek kurmasını yasakladı.
  • 1981 – Yaz saati uygulaması ilk kez Sovyetler Birliği’nde de hayata geçirildi.
  • 1988 – Mardin’e bağlı Nusaybin ilçesinin dağlık kesiminde çıkan çatışmada 20 PKK militanı ile bir binbaşı ve bir er öldü.
  • 1991 – Varşova Paktı feshedildi.
  • 2001 – Yugoslavya’nın eski başkanı Slobodan Miloşeviç, Uluslararası Ceza Mahkemesi’nde yargılanmak üzere polise teslim oldu.
  • 2001 – Hollanda, eşcinsel evliliği yasallaştıran dünyanın ilk ülkesi oldu.
  • 2002 – Genelkurmay başkanlığı genel sekreterliği, hükümetin Afganistan’da görev yapan ISAF’ın komutasının devralınmasını ilke olarak benimsediğini, Tümgeneral Akın Zorlubaşkanlığında bir keşif heyetinin bu ülkeye gönderileceğini bildirdi.
  • 2002 – Ötanazi Hollanda’da yasallaştı.
  • 2005 – 24. Uluslararası İstanbul Film Festivali “Yaşam Boyu Başarı Ödülü”, sinema sanatçısı Sophia Loren’e verildi.
  • 2005 – 10 yıldır süren 61 sanıklı Hizbullah davasında 22 tetikçi ağırlaştırılmış ömür boyu hapis cezasına çarptırıldı.
  • 2009 – Hırvatistan ve Arnavutluk NATO’ya katıldı.

Doğumlar

  • 1220 – Go-Saga, Japonya imparatoru (ö. 1272)
  • 1578 – William Harvey, İngiliz tıp doktoru (ö. 1657)
  • 1815 – Otto von Bismarck, Alman politikacı (ö. 1898)
  • 1831 – Albert Anker, İsviçreli ressam (ö. 1910)
  • 1852 – Edwin Austin Abbey, ABD’li ressam (ö. 1911)
  • 1868 – Edmond Rostand, Fransız tiyatrocu (ö. 1918)
  • 1873 – Sergey Rahmaninov, Rus piyanist ve besteci (ö. 1943)
  • 1902 – Maria Poliduri, Yunan şair (ö. 1930)
  • 1906 – Alekzander Sergeyeviç Yakovlev, Rus mühendis ve uçak tasarımcısı (ö. 1989)
  • 1920 – Toşiro Mifune, Japon oyuncu (ö. 1997)
  • 1926 – Reha Yurdakul, Türk sinema oyuncusu (ö. 1988)
  • 1929 – Milan Kundera, Çek yazar
  • 1932 – Debbie Reynolds, Amerikalı oyuncu, dansçı ve şarkıcıdır
  • 1933 – Pars Tuğlacı, Ermeni asıllı Türk yazar
  • 1937 – Yılmaz Güney, oyuncu, yönetmen (ö. 1984)
  • 1938 – Ali MacGraw, ABD’li sinema oyuncusu
  • 1942 – Savaş Dinçel, Türk oyuncu, karikatürist ve film yönetmeni. (ö. 2007)
  • 1947 – Neşe Karaböcek, Türk şarkıcı
  • 1955 – İlhan İrem, Türk ses sanatçısı ve besteci
  • 1958 – Hüseyin Altın,Türk Şarkıcı ve oyuncu
  • 1959 – Helmuth Duckadam, Rumen futbolcu
  • 1960 – Yalçın Menteş, tiyatro sanatçısı ve televizyon yıldızı
  • 1966 – Mehmet Özdilek, Türk eski futbolcu ve teknik direktör
  • 1967 – Mehmet Taştan, hukukçu ve şair.
  • 1976 – Clarence Seedorf, Surinam doğumlu Hollandalı futbolcu
  • 1976 – Asım Pars, Boşnak asıllı Türk basketbolcu
  • 1980 – Randy Orton, ABD’li profesyonel güreşçi
  • 1986 – Haminu Dramani, Ganalı futbolcu

Ölümler

  • 1528 – Francisco de Peñalosa, İspanyol yazar (d. 1470)
  • 1865 – Giuditta Negri Pasta, İtalyan şarkıcı (d. 1798)
  • 1910 – Andreas Achenbach, Alman manzara ressamı (d. 1815)
  • 1918 – Nigâr Hanım, Türk şair (d. 1856)
  • 1930 – Cosima Wagner, Alman piyanist ve besteci (d. 1837)
  • 1944 – Hazım Körmükçü, Türk tiyatrocu (d. 1898)
  • 1950 – Recep Peker, Türk politikacı ve eski başbakan (d. 1889)
  • 1976 – Max Ernst, Alman gerçeküstücü ressam (d. 1891)
  • 1978 – İsmail Hakkı Baltacıoğlu, Cumhuriyet döneminin ilk rektörü, eğitimci, yazar, hattat, siyasetçi (d. 1886)
  • 1984 – Marvin Gaye, ABD’li şarkıcı (d. 1939)
  • 1991 – Martha Graham, ABD’li dansçı (d. 1894)
  • 2002 – Aptullah Kuran, Mimar Sinan konusunda yaptığı araştırmalarla tanınan mimarlık tarihçisi (d. 1927)
  • 2005 – Naci Tanrısever (Karamanoğlu Naci Bey), Cumhuriyetin Tapu Kadastrosunu kuran, 16 eski dil bilen hayattaki tek kişi sıfatıyla ölene kadar emekliliği yasakolan Milli Savunma Bakanlığı uzman bilirkişisi, şair, İstiklal Madalyası sahibi (d. 1901)
  • 2012 – Ekrem Bora, Türk sinema oyuncusu (d. 1932)

Tatiller ve Özel Günler

  • 1-7 Nisan: Kanserle savaş haftası
  • 1 Nisan Şaka Günü

Çanakkale Zaferi‘nin 100. Yılında Belgesel Gösterimi Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği konferans salonunda gerçekleşecek.

Çanakkale Zaferi’mizin 100. yılında gerçekleştireceğimiz belgesel film gösterimine katılım ücretsizdir.

Tarih: 18 Mart 2015, Çarşamba

Saat: 18:00

*Gösterim tam saatinde başlayacağından katılımcıların öncesinde hazır bulunmaları gerekmektedir.canakkale-zaferi-100-yil

türk-kahvesiTürk kültürünün vazgeçilmez içeceği olan Türk kahvesinin doğru tanıtımı için müze kuruluyor.

UNESCO (Birleşmiş Milletler Eğitim, Bilim ve Kültür Örgütü) İnsanlığın Somut Olmayan Kültürel Mirası Temsili Listesi’ne alınarak dünya halklarının ortak mirası haline gelen Türk kahvesi müzelik oluyor.

Türk kahve kültürünün üretiminden içimine kadar her aşamasının önemli bir zenginliğe sahip olduğunu ve doğru bilinmesini istediklerini anlatan Arı, bu amaçla yurt içinde ve yurt dışında iki müze açmayı planladıklarını ifade etti.

Kültür ve Turizm Bakanlığı, Araştırma ve Eğitim Genel Müdürü Ahmet Arı, Türk kahvesinin pişirilme tekniği ve sunumuyla geleneksel kültürün en kıymetli değerlerinden olduğunu söyledi.

Arı, açılacak müzelerde hem kahve kültürüyle ilgili eğitim verileceğini hem de turistik bir değer yaratılmaya çalışılacağını kaydetti.

Yurt içinde faaliyet gösterecek müzenin yerli ve yabancı turistlerin yoğun ilgi gösterdiği İstanbul’da açılabileceğini dile getiren Arı, müzede kahve kültürüne ait her obje ve ögenin de görücüye çıkacağını sözlerine ekledi.

Araştırmacılara göre kahve 14. yüzyılın başlarında Habeşistan’dan tüm dünyaya yayılmıştır. Kahve adını çıkış yeri olan Güney Habeşistan’daki Kaffa yöresinden almıştır.

Önceleri Arap Yarımadası’nda kahve meyvesinin kaynatılması ile elde edilen içecek, Türk kahvesi olarak yepyeni hazırlama ve pişirme yöntemiyle özgün tadına kavuşmuştur. Kahve ile Türkler sayesinde tanışan Avrupa, uzun yıllar kahveyi bu yöntemle hazırlayıp tüketmiştir.

Brezilya ve Orta Amerika kaynaklı, arabica türü, yüksek kaliteli kahve çekirdeklerinden harmanlanan ve tercihen kömür ateşinde ağır ağır, titizlikle kavrulan Türk Kahvesi, değirmende çok ince öğütülür. Bir cezve yardımıyla su ve isteğe göre şeker ilave edilerek pişirilir, bir fincan kahveye iki çay kaşığı kahve atılır. Küçük fincanlarla servis yapılır. İçilmeden önce telvesinin dibe çökmesi için kısa bir süre beklenir. Su, sanıldığı gibi kahvenin sonunda değil; kahveyi içmeden önce içilmektedir.

Kahvenin Türk kültüründeki yeri

1517 yılında lezzetine hayran kalan Yemen Valisi Özdemir Paşa tarafından İstanbul’a getirilen kahve, Türkler tarafından bulunan yepyeni hazırlama metodu sayesinde güğüm ve cezvelerde pişirilerek Türk kahvesi adını aldı. İlk olarak Tahtakale’de açılan ve tüm şehre hızla yayılan kahvehaneler sayesinde halk kahveyle tanıştı. Günün her saati kitap ve güzel yazıların okunduğu, satranç ve tavlanın oynandığı, şiir ve edebiyat sohbetlerinin yapıldığı kahvehaneler ve kahve kültürü dönemin sosyal hayatına damgasını vurdu.

Saray mutfağında ve evlerde yerini alan kahve, çok miktarda tüketilmeye başlandı. Çiğ kahve çekirdekleri tavalarda kavrulduktan sonra dibeklerde dövülerek cezvelerde pişirilmek suretiyle içiliyor ve en itibarlı dostlara büyük bir özenle ikram ediliyordu. Kısa sürede, gerek İstanbul’a yolu düşen tüccarlar ve seyyahlar gerekse Osmanlı elçileri sayesinde Türk kahvesinin lezzeti ve ünü önce Avrupa’yı oradan da tüm dünyayı sardı.

Türk kültüründe kahvenin yeri o kadar önemli ki; Anadolu topraklarında farklı materyallerden üretilen fincanlar, cezveler ve değirmenler var!.. ‘Kırk yıl hatırı var’ sözü de bunu destekliyor!..

Kaynak: Medya

İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları, Aralık ayının 2. haftasında 1’i yeni 17 oyunla seyircilerin karşısına çıkıyor. Fehime Seven’in yazdığı Şükrü Türen’in yönettiği Türkiye Kayası adlı yeni oyunun yanı sıra 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında sahnelenecek oyunlar şöyle;

Yüzleşme, Perşembenin Hanımları, Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Yaşar Ne Yaşar Ne YaşamazOyun, İstanbul Hatırası, Hedda Gabler, ve çocuk oyunları Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt, Pırtlatan Bal, Çiçek Prenses, Boncuk, Karagöz Tatlıcı, Karagöz Balıkçı,Fareli Köyün Kavalcısı, Denizkızı, Cambazhane

İBB Şehir Tiyatroları’nın yeni oyunu Türkiye Kayası’nda “Türkiye’nin en genç yazarlarından Fehime Seven’in yaşanmış bir olaydan yola çıkarak yazdığı oyunda, Bulgaristan’dan göç etmek zorunda kalan bir ailenin öyküsü anlatılıyor.Türkiye’de sıfırdan başlayacakları hayata, geçmişten taşımayı istedikleri her şeyi o arabaya yüklemişlerdir. Anıları, aşkları ve hayalleri, sınırın ardında bırakıp yeni ümitlerle yola çıkan aile, hiç beklemediği bir engelle karşılaşır…”Oyunda; Hikmet Körmükçü, Nevzat Çankara, Sevtap Çapan, Selim Can Yalçın, Hakan Yavaş, Kubilay Penbeklioğlu rol alıyor. Oyun 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde…

Yüzleşme, deniz kıyısındaki istasyonda yolları kesişen yalnız insanları anlatıyor. Bir yanda geçmişe dönük kırgınlıkları ve pişmanlıkları ile geçmişini irdeleyen Züleyha, diğer yanda tek derdi para olan, yaşamı basit sorularıyla anlamlandırmaya çalışan ve umudunu yitirmeyen Yadigâr… İki farklı kültürün insanları olmalarına rağmen, Yadigâr ile Züleyha arasında giderek bir iletişim kurulur ve bir süre sonra her ikisi de yaşadıkları içsel yolculuklarındaki büyük yüzleşmenin farkına varırlar. Arslan Kacar’ın yazdığı oyunu Ali Karagöz yönetiyor. 12-13 Aralık 2012 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde oynanacak oyunda; Perihan Savaş, Zeki Yıldırım, Samet Hafızoğlu ve Orcan Dönmezer rol alıyor.

Perşembenin Hanımları’nda geçmişlerinin gölgesinden kurtulamamış üç kadının her perşembe toplandıkları çay saatinde pişmanlıkları, geçmiş aşkları, yitirdikleri ve özlemleri anlatılıyor. Loleh Bellon’un yazdığı Engin Gürmen’in yönettiği oyunda Ayşe Kökçü, Enes Mazak, Vildan Gürelman, Oya Palay, Cem Uras‘ın rol alıyor. Oyun, 14-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde seyredilebilir.

Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi, Ziya Osman Saba’nın 1940’lı yıllarda farklı zamanlarda yazılmış öykülerinin bir araya getirildiği “Mesut İnsanlar Fotoğrafhanesi” adlı kitabından aynı adla sahneye aktarıldı. Hilmi Zafer Şahin’in kolaj yaklaşımıyla sahneye aktardığı oyun, Can Doğan’ın rejisiyle, Ziya Osman Saba’nın İstanbul’a duyduğu özlemi, sevgiyi, daha ötesi saygıyı sahneye taşıyor. Oyunda 1952 yılında Varlık Yayınları’ndan yayımlanan öyküler yazarın yazdıklarına sadık kalınarak ekleme yapılmaksızın sahneye aktarılırken diğer yanıyla da 60 yıl öncesinden geçmiş ve o günler bağlamında İstanbul, kaybolan ve yaşayan değerler yönünden anlatılıyor. Uğur Arda Aydın, Can Doğan-Uğur Dilbaz’ın rol aldığı oyun, 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde seyirciyle buluşuyor.

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz adlı müzikal oyun, 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Kağıthane Sadabad Sahnesi’ndeizleyicisiyle buluşuyor… Aziz Nesin’in kaleminden birey-devlet ilişkisini sorgulayan oyunu, Y. Kenan Işık yönetiyor. Oyunda; Berna Adıgüzel, Y. Arda Alpkıray, Tuğrul Arsever, Göksel Arslan, Şevket Avşar, Yalçın Avşar, Volkan Ayhan, Savaş Barutçu, Mehmet Bulduk, Mevlüt Demiryay, Can Doğan, Hasibe Eren, Hamit Erentürk, Osman Gidişoğlu, Murat Güreç, Ergün Işıldar, Nurdan Kalınağa, Reyhan Karasu, Ezgim Kılınç, Cihan Kurtaran, Derya Kurtuluş, Senem Oluz, Okan Patırer, Özgürefe Özyeşilpınar, Nur Saçbüker, Berk Samur, Özge O’Neill, Doğan Şirin, Mert Turak, Selin Türkmen, Murat Üzen, Tankut Yıldız, Deniz Evrenol, Melisa Demirhan rol alıyor. Oyunun müzikleri Timur Selçuk imzasını taşıyor.

Oyun”, 2. Dünya Savaşı’ndan sonra meydana gelen değişimler, yeni toplumsal yapılanmalar sonucunda bireyin duyduğu yalnızlık ve çaresizliği, günümüz insanının değişmeyen ve günden güne çoğalan çelişkilerini yalın ve çarpıcı bir üslupla sahneye taşıyor. Samuel Beckett’in yazdığı, Şahika Tekand’ın yönettiği oyunda Ali Gökmen Altuğ, Göksel Arslan, Aslı Aybars, Pelin Budak, Burçak Çöllü, Seda Fettahoğlu, Yeliz Gerçek, Ozan Gözel, Nurdan Gür, Nurdan Kalınağa, Aslıhan Kandemir, Selen Kartay, Yeşim Koçak, Buket Yanmaz Kubilay, Mehmet Okuroğlu, Özge Özder, Özgür Tanık, Esin Umulu, Ali Mert Yavuzcan, Çağlar Yiğitoğulları, Nurdan Gür, Göksel Arslan, Yiğit Sertdemir rol alıyor. Oyun,12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi’nde seyircisiyle buluşuyor. 

İstanbul Hatırası’nda bir martının kanadında, bir dalganın kıvrımında İstanbul’da yaşanmış kırık bir aşk hikâyesi anlatılıyor. Tarık Şerbetçioğlu’nun yazıp yönettiği oyunda, mekân İstanbul, zaman yüzyıl, aşk her yerde… Meddah hikâyesini anlatmaya başladığında artık sadece söz vardır. Söz, Ali Amca’nın hikâyesine dönüşür. Zamanın imbiğinden süzülür. Gözlerimizin önüne serilir. 20. yüzyılın başlarında İstanbul’dayızdır artık. Yüzyılın başlangıç telaşı, dönüşümün eşiğinde bir imparatorluk, savaşlar, acılar, neşeler… Hepsi iç içe geçiyor. Yürekler heyecanla çarpıyor, heyecanlar Direklerarası’nda alkışlara karışıyor. 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak müzikli oyunda; Toron Karacaoğlu, İbrahim Şirin, Naci Taşdöğen, Tarık Şerbetçioğlu, Ergun Üğlü, Binnur Şerbetçioğlu, Rahmi Elhan, Selma Kutluğ, İskender Bağcılar, Gökhan Eğilmezbaş rol alıyor.

Hedda Gabler, burjuva hayatının garantilerine sığınarak yaşayan bir kadını sahneye taşıyor. Hedda Gabler, hayatında çok büyük ödünler vermiş, istikrarı seçmiş, aşkı yaşamayı ve üretkenliği reddetmiştir. Sevgiden değil sıkıntıdan evlenmiştir. Kocası güvenilir bir insandır ama bir bilgin olarak parlak değildir. Bir gün ortaya büyük bir tutku yaşadığı ve risklerle dolu hayatı olduğu için reddettiği eski sevgilisi çıkar. Henrik Ibsen’in yazdığı Emre Koyuncuoğlu’nun yönettiği oyunda; Alev Oraloğlu, Elçin Atamgüç, Ertuğrul Postoğlu, Şebnem Köstem, Meriç Benlioğlu, Eraslan Sağlam, Mert Tanık rol alıyor. Oyun 12-16 Aralık 2012 tarihleri arasında Ümraniye Sahnesi’nde seyirciyle buluşacak.

 

Aralık Ayının 2. Haftasında Çocuk Oyunları

 

Okan Karaca’nın yazıp yönettiği diğer yeni çocuk oyunu Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt, 13-14 Aralık 2012 tarihlerinde Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi’nde; 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde;

Aziz Nesin’in yazdığı Haşmet Zeybek’in yönettiği Pırtlatan Bal15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Fatih Reşat Nuri Sahnesi’nde;

Hasan Erkek’in yazdığı Ece Okay’ın yönettiği Çiçek Prenses15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Kağıthane Sadabad Sahnesi’nde;

Güneş Han’ın yazdığı Sibel Topaloğlu’nun yönettiği Boncuk, 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Kadıköy Haldun Taner Sahnesi’nde;

Caner Bilginer’in yazıp yönettiği Karagöz Tatlıcı, 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde;  

Özgür Atkın ve Ceren Hacımuratoğlu’nun birlikte yazdığı Özgür Atkın’ın yönettiği Karagöz

 

Balıkçı, 13-14 Aralık 2012 tarihlerinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde; 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Ümraniye Sahnesi’nde;

Adrian C. Mitchell’in yazdığı, Gülsün Siren Kınal’ın oyunlaştırdığı ve Cem Karakaya’nın yönettiği Fareli Köyün Kavalcısı15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi’nde;

Seza Güneş’in yazıp yönettiği Cambazhane,13-14 Aralık 2012 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde

Aylin Çalap’ın yazdığı Ebru Kara’nın yönettiği Denizkızı, 15-16 Aralık 2012 tarihlerinde Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi’nde seyredilebilir.  

Türkiye Kayası

12-16 Aralık 2012 Kadıköy Haldun Taner Sahnesi 

Yüzleşme

12-13 Aralık 2012 Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi 

Perşembenin Hanımları

14-16 Aralık 2012 Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

Yaşar Ne Yaşar Ne Yaşamaz

12-16 Aralık 2012 Kağıthane Sadabad Sahnesi

“Oyun”

12-16 Aralık 2012 Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi

İstanbul Hatırası

12-16 Aralık 2012 Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

Hedda Gabler

12-16 Aralık 2012 Ümraniye Sahnesi

Üç Kardeş ve Muhteşem Kurt

13-14 Aralık 2012 Harbiye Muhsin Ertuğrul Sahnesi

15-16 Aralık 2012 Kağıthane Küçük Kemal Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

Pırtlatan Bal

15-16 Aralık 2012 Fatih Reşat Nuri Sahnesi

Çiçek Prenses

15-16 Aralık 2012 Kağıthane Sadabad Sahnesi

Boncuk

15-16 Aralık 2012 Kadıköy Haldun Taner Sahnesi

Karagöz Tatlıcı

15-16 Aralık 2012 Üsküdar Musahipzade Celâl Sahnesi

Karagöz Balıkçı

13-14 Aralık 2012 Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

15-16 Aralık 2012 Ümraniye Sahnesi

Fareli Köyün Kavalcısı

15-16 Aralık 2012 Üsküdar Kerem Yılmazer Sahnesi

Denizkızı

15-16 Aralık 2012 Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

Cambazhane

13-14 Aralık 2012 Gaziosmanpaşa Ferih Egemen Çocuk Tiyatrosu Sahnesi

 

Kaynak :[-]

Ünlü ve pahalı tabloların ressamı Van Gogh, ilgi çekici bir sergileme biçimiyle ilk kez Türkiye’de. İlaç firması Abdi İbrahim’in 100. yıl kutlaması vesilesiyle İstanbul’a getirdiği sergide, 40 projektör 3 bin görüntüyü duvarlara yansıtıyor.

Van Gogh, resimlerine çarpıcı hayat hikayesinden daha fazla aşina olduğumuz bir ressam. Dünyanın en pahalı resimleri arasındaki eskizlerinin ve tablolarının imajları çeşitli yerlerde sıkça karşımıza çıkıyor ne de olsa… Sanat tarihinin büyük isimleri arasında kendisine yer bulmayı, ‘kararsızlığın’ hakim olduğu 37 yıllık kısa bir ömürde başarmış. Üstelik yağlıboya, suluboya ve karakalem çalışmalarından oluşan yaklaşık 2 bin eserini, yani ressamlığını bu kısa ömrün son 10 yılına sığdırmış. En popüler ve pahalı resimleriniyse sadece son iki yılına…
Van Gogh’un sözünü ettiğimiz on yılı, bu sırada yaşadığı yerler, yaptığı resimler önceki gün açılan ilgi çekici bir serginin konusu. İlaç firmalarından Abdi İbrahim’in 100. yılı vesilesiyle Karaköy’deki ‘Antrepo No;3’ galerisinde açtığı sergi ‘Van Gogh Alive’ başlığını taşıyor. İşin ilgi çekici yanı ressamın tabloları ve son   10 yılının önemli anlarıyla ilgili üç bin görselin 40 projektör tarafından galerinin duvarlarına yansıtılması. Görüntülerin klasik müzik eşliğinde, bir hikaye anlatırcasına akıp gittiği yarım saati bulan bu seyirliğin yeni bir sergileme biçimi olduğu söylenebilir. Van Gogh resimleri, resimlerin büyütülmüş detayları, onun yaşadığı yerler, kardeşine yazdığı mektuplar etrafınızda dolanınca kendinizi ressamın dünyasına girmiş gibi hissedebiliyorsunuz.
Sistem, ‘Sensory 4’ adlı gelişmiş bir teknolojinin ürünü. Avustralya merkezli bir firma tarafından tasarlanan serginin dünya prömiyeri önceki aylarda Singapur’da gerçekleştirilmiş. 15 Mayıs’a kadar İstanbulluları ağırlayacak, ardından ekimde Ankara’daki Cer Modern’e gidecek. Galerinin fuayesinde Van Gogh resimlerinin kullanıldığı defter, tişört, çanta gibi ürünlerin satıldığı bir stand da var. Giriş öğrenciler için 8, diğer kişiler için 15 TL.

Dahi ilan edildiğinde ‘akıl hastanesi’nde yatıyordu
Van Gogh’un (1853-1890) yaşamı zorluklar, bu zor koşullara bağlı karasızlıklar, ruhsal iniş çıkışlar içinde geçmişti. Resimleri de bu hayatın izlerini fazlasıyla taşıyordu. Hikayesinin dikkat çekici bazı yanlarını bazı başlıklar altında kısaca aktaralım.
İş hayatında kararsızdı ve hiçbir yere ait olmadı
Babası bir Protestan rahibiydi. Mektuplarından birinde bahsettiği şekliyle ‘kasvetli, soğuk ve kısır’ bir çocukluk geçirdi. Henüz 15’indeyken amcasının önerisiyle Hollanda Lahey’deki bir sanat galerisinde iş buldu. Galerinin Brüksel, Londra ve Paris ofislerinde çalışıp iyi para kazanırken içine kapandı ve dindarlaştı. İşini bıraktı. Londra’da öğretmenliğe başladı ardından döndüğü Hollanda’da kitapçılığa… 1887’de teoloji okumak için Amsterdam’a gitti ama kısa sürede vazgeçti. 1879’da misyonerlik yapmak için Belçika’da madencilerin bulunduğu Borinage’a yerleşti. Daha iyi ilişki kurmak için onlar gibi kötü koşullarda yaşamaya başlarken kilise, rahipliğin imajını zedelediği için işine son verdi. 1880’de galerici kardeşi Theo’nun önerisiyle resim kariyeri yapmayı düşündü. Güzel sanatlar okumak için Brüksel’e gitti ama bu okuldan da vazgeçti. Daha sonra bu güzel sanatlar okuma işini bir kez daha deneyip vazgeçecekti. Lahey’de başlayan ressamlığı boyunca da, sıkıntılar, zorluklar, sağlık bozuklukları nedeniyle bir yerde düzenli biçimde yaşamadı. Geçimini kardeşinin maddi desteğiyle sağlıyordu. Hollanda’da Nuenen ve Anvers’te kaldıktan sonra 1886’da Paris’teki kardeşi Teo’nun yanına yerleşti.1888’de ideali olan bir sanat çevresi kurmak için Fransa’nın güneyindeki Arles’e, 1889’daysa akıl hastanesinde kalmak için Saint-Remy’e gitti.

Kadınlarla ilişkisi istediği gibi gitmedi 
19 yaşındayken galerideki işi nedeniyle Londra’da geçirdiği günlerde, kaldığı evin sahibinin kızından hoşlanıyordu ama karşılık bulamadı. Resim yapmaya karar verdiği ilk zamanlarda kendisinden yedi yaş büyük dul kuzenine aşık olmuştu. Evlenme teklif etti fakat reddedildi. 1882’de Sien adlı ‘hayat kadınıyla’ tanıştı ve onu çocuğuyla birlikte evine aldı. Sien’in kısa bir süre sonra doğacak çocuğuna da baktı. Van Gogh Sien’in pek çok resmini yaparken ailesinin baskıları nedeniyle 1883’te ondan ayrıldı. 1885’te kendisine modellik yapan kadınlardan biri hamile kalınca kasabanın rahibi Van Gogh’un kadın modellerle çalışmasını engelledi. Ömrünün son zamanlarında, 1888’de kestiği kulağını bıraktığı kişi genelevdeki Rachel’di…

Dahi bir ressamdı 
1880’de yapmaya başladığı resimleri 1985’ten itibaren Paris’te dikkat çekmeye başladı. Bugün ilk önemli eseri olarak kabul edilen ‘Patates Yiyenler’i de o yıl yapmıştı. Resimleri ilk kez yine bu yıl Lahey’deki bir galeride sergilendi. O sıralarda henüz canlı renkler kullanmıyordu ve kasvetli tablolarının yeterince satmadığı konusunda kardeşine dert yanıyordu. Paris’te izlenimcilerin resimlerinin çok sattığını söyleyen kardeşinin önerisi canlı renkleri kullanması yönündeydi. Paris’e taşındığında bu öneriye ikna oldu. 1887’de burada ressam Paul Gauguin’le tanışıp dostluk kurdu. İdeali, bir sanat çevresi oluşturmaktı ve bunun için Fransa’nın güneyindeki Arles kasabasına yerleşti. Bir süre sonra Gauguin’i de buraya davet etti.
Dengesiz bir rusal yapıya sahip bu iki arkadaşın resim hakkındaki tartışmaları bazen epey stres yaratıyordu. Tartışmalarından birinin ardından Gauguin evi terk edince Van Gogh sol kulağının alt kısmını kesti ve bir geneleve bıraktı. Ertesi gün olayı duyan Gauguin bir daha Van Gogh’u görmedi. Van Gogh hastanede tedaviye alındı. Çıktıktan bir süre sonra halüsinasyonlar ve zehirlenme paranoyası nedeniyle tekrar hastane yolunu tuttu. Tekrar çıktığında kasaba halkı onu istemiyordu. Kardeşinin ikna etmesiyle 1889’da buradan ayrılarak Saint Remy’deki akıl hastanesine yattı. ‘Yıldızlı Gece’yi ve bugünün en popüler Van Goh resimlerini o dönemde yaptı. O en zor dönemini yaşarken resimleri Paris’te ünlenmeye başlamıştı ve Van Gogh’a ‘dahi’ sıfatı yakıştırılıyordu. 1890’da Sanit Remy’dsen ayrılarak Paris’e yakın Auvers-sur -Oise’a geldi. Burada 70 günde 70 resme imza attı. Bir yaz günü resim malzemeleriyle tarlada yürürken tabancayla kendisini göğsünden vurdu. Döndüğü otelde ertesi gün kardeşinin kolları arasında hayatını kaybetti. Son iki yılında kendisini fazlasıyla etkileyen ‘akıl hastalığı’ hakkında 30’dan fazla teori öne sürülecekti.

Yazar : Eyüp Tatlıpınar
[email protected]

Kaynak : http://www.aksam.com.tr

Sizler için Derlemeye Çalıştık. 

 

Doğu Anadolu’da

 -Erzurum-

 Erzurum Devlet Tiyatrosu ”Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyun ile ”Fırtına” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

Eric Chappel’in yazdığı, Cengiz Toraman’ın yönettiği ”Herkes (Mi) Hırsız” adlı oyunun dekor tasarımını Suar Şeylan, giysi tasarımını Özlem Karabay, müziğini Engin Bayrak, ışık tasarımını Duran Güngör yaptı.

Eylem Yıldız, Gökhan Kocaoğlu, Yasemin Erbulun, Mehmet Yıldız, Arif Atalay rol aldığı oyunda, zengin bir çiftin evine giren hırsızlardan birinin yakalanmasının ardından gelişen olaylar, insan zaafları, ekonomi, felsefe ve sistem üzerine eğlenceli, düşündürücü, dinamik ve komik bir olay anlatılıyor.

Oyun bugün, yarın ve 14 Ocakta saat 14.00 ile 19.30’da izleyiciyle buluşacak.

William Shakespeare’in yazdığı, yönetmenliğini Kutay Sungar’ın yaptığı ”Fırtına” adlı çocuk oyununda Emrah Keskin, Nazlı Palattaş, Levent Aras, Salih Bayraktar rol alıyor.

İntikam, erdem ve bağışlama üzerine bir maceranın anlatıldığı çocuk oyunu 15 Ocakta saat 14.00’da izlenebilecek.

-Elazığ-

Sivas Devlet Tiyatrosu ”Gus ile Yemek Saati’ adlı oyunu, İzmir Devlet Tiyatrosu ise ”Anam Bacım Avradım” adlı oyunu Elazığ’da sahneleyecek.

Jim Brochu’nun yazdığı, Ekin Tunçay Turan’ın çevirdiği ”Gus ile Yemek Saati” adlı oyunu Abdullah Ceran yönetiyor. Oyunun dekor tasarımı Güven Öktem’e, giysi tasarımı Funda Çebi’ye, ışık tasarımı Kazım Öztürk’e ait.

Oyunda, bir aşçının hayatından bir kesit konu ediliyor.

Fulya Ülvan, Ömer Eryiğit, Ozan Kalkan, Filiz Uysal’ın rol aldığı 2 perdelik oyun, bugün saat 20.00’da Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Koro Binasında sahnelenecek.

İzmir Devlet Tiyatrosu ise ”Anam Bacım Avradım” adlı oyunu Elazığ’da sahneye koyacak.

İnanç Yılan’ın yazdığı 2 perdelik oyunu Yaşar Ürük yönetiyor. Oyunun dekor tasarımı Savaş Çevirel’e, giysi tasarımı Buket Başaran Akkaya’ya, ışık tasarımı Kemal Gürgün’e, müziği Cem İdiz’e, koreografisi ise Şenay Sönmez’e ait.

Son dönemde ülkede önemli sorunlar arasında yer alan kadına şiddet hakkında izleyicisini düşünmeye davet eden bir çalışma olan oyun, kahramanının genç kızlık hayallerinin bir bir yıkılmasını müzikle vurgulayarak, kadına eziyet eden zihniyeti eleştiriyor.

Fulya Yalçın, Nalan Örgüt, Gözde Bakşık, Çağatay Özçelik, Evren Serter, Menekşe Bendeş Özyiğit, Alptekin Ertürk, Recep Ayyıldız, Nevzat Hakan Dönmez, Serpil Çağıran, Ekrem Kocaçal, Vedat Özkök, İlker Atatoprak, Selda Bakırtaş Alpuğan, Jülide Derya, Damla Ardal, Uğurcan Özfuruncu, Burak Özbaykuş, Dilek Can, Aytaç Özgür, Ahu Gül Ürük, Onur Amaç, Eren Nalcı’nın rol aldığı, 15 yaşın altındakilerin izlemesinin tavsiye edilmediği oyun, 18 ve 19 Ocakta saat 20.00’de Elazığ Devlet Klasik Türk Müziği Koro Binasında sahnelenecek.

-Malatya-

Malatya’da, bu hafta, Sivas Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği ”Gus ile Yemek Saati” adlı oyun izleyiciyle buluşacak.

Oyun, Sabancı Kültür Merkezi Malatya Devlet Tiyatroları sahnesinde yarın saat 20.00’da ve 14 Ocak Cumartesi günü saat 14.00 ve 20.00’da izlenime sunulacak.

İç Anadolu’da

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda ”Açık Aile”, ”Dost”, ”Dostum Şifo”, ”Şimdi Olmaz Sevgilim” ve ”Kamyon” adlı oyunlar sahnelenecek.

İtalyan yazar Dario Fo’nun yazdığı, çevirisini Füsun Demirel’in yaptığı ”Açık Aile” adlı oyunu Tolga Tümer yönetiyor. Özlem Boyacı ve Korel Cezayirli’nin rol aldığı oyunda, kadın ve erkek ilişkileri farklı bakış açısıyla anlatılıyor. Oyun, Tepebaşı Sahnesi’nde bugün ve yarın saat 20.00’da sahnelenecek.

Şehir Tiyatroları oyuncusu Tulga Serim’in ünlü halk ozanı Aşık Veysel Şatıroğlu’nun yaşamından ve röportajlarından derlediği ”Dost” adlı tek kişilik oyun, 18 ve 19 Ocakta saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde izlenebilecek.

Oyuncu Emre Basalak tarafından yazılıp yönetilen ”Dostum Şifo”da İmren Şengel, Esma Yavuz ve Halil Ahmet Gökaydın rol alıyor. Ramazan Albayrak, Gökalp Mayakan ve Anıl Koç’un canlı müzik performansı eşliğinde, bir köpek ve bir çocuğun arkadaşlığının anlatıldığı sözsüz oyun, 14 Ocakta saat 11.00 ve 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde izleyiciyle buluşacak.

Evlilik, aşk ve aldatma konularını tempolu ve mizahi dille ele alan ”Şimdi Olmaz Sevgilim” oyununda ise Mehmet Alp Sunaoğlu, Mustafa Kılıkcı, Ezgi Çoşkun, Zuhal Lale, Çisem Erdoğan, Şayan Noyan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Ercüment Yılmaz’ın yönettiği oyun bugünden 17 Ocaka kadar saat 20.00’da Sultandere Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

Memet Baydur’un sevilen eserlerinden ”Kamyon” adlı oyunun yönetmenliğini Şehir Tiyatrosu sanatçılarından Mert Kırlak üstlendi.

İstanbul’a nakliye işi yapılan bir kamyonun Ege’nin iç kesimlerinde bir dağ başında yolda kalmasıyla içindekilerin ruh hallerinin anlatıldığı oyunda Devrim Özder Akın, Berkay Akın, Kazım Sinan Demirer, Murat Danacı, Ercüment Yılmaz ve Sermet Yeşil rol alıyor.

Oyun, 14 Ocakta saat 20.00’da, 15 Ocakta saat 18.00’da Büyükşehir Belediyesi Sanat ve Kültür Sarayı Tiyatro Sahnesi’nde izlenebilecek.

-Konya-

Konya Devlet Tiyatrosu (KDT), ”İbiş’in Rüyası”, ”Güzel ve Çirkin” ile ”Dört Köşe Palyaço” adlı oyunları izleyiciyle buluşturacak.

Dekoru Sertel Çetiner, kostümleri Sevgi Türkay ve ışık düzeni Hakan Özdemir ile İlyas Erdurucan’a ait ”İbiş’in Rüyası”nda, Asım Tuncay Aynur, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Yiğit Gümüşada, Ozan Umut Çobanoğlu, Nevra Sayar, Ebru Erbaş, Özlem Özkan, Ayşe Seval Ersu rol alıyor.

Oyun, bugün ve yarın saat 19.30’da, cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30’da KDT Sahnesi’nde izleyicinin beğenisine sunulacak.

Tamay Sayar ve Şekip Taşpınar’ın yazdığı çocuk oyunu ”Dört Köşe Palyaço” ise 17 Ocak Salı ve 18 Ocak Çarşamba günü saat 10.30’da ve 14.00’da sanatseverlerle buluşacak.

Bir diğer çocuk oyunu ”Güzel ve Çirkin” ise 15 Ocak Pazar günü saat 14.00’da sahnelenecek.

-Sivas-

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT) bu hafta ”Ortak Ağıt” adlı oyunun prömiyerini yapacak.

Hasan Öztürk’ün kaleme aldığı, Bengisu Gürbüzer Doğru’nun yönettiği oyunda Özge Günay, Kerem Yücel, Burçhan Göze, Veysel Zurnazanlı, Volkan Gündüz, Can Atak, Nagehan Yazıcı, İlhan Gözde Giray, Filiz Demiralp ve Ufuk Bostancı rol alıyor.

Oyunun dekor tasarımını Murat Gülmez, giysi tasarımını Ceren Karahan, ışık tasarımını Hakan Özdemir, dans düzenini Yener Turan üstleniyor.

Bugün, yarın ve 14 Ocakta saat 19.30’da sahnelenecek oyunda, acımasız bir krala kahinlerinin yeni doğacak bir çocuğun onu tahtından indireceğini ve krallığına son vereceğini söylemesi üzerine kralın yeni doğan çocukları öldürmesi ve doğumları yasaklaması konu ediliyor.

 

Şunun için etiket arşivi: saati

Sonuç Bulunamadı

Üzgünüz, hiç bir gönderi kriterinizle eşleşmedi