Yazılar

Rutkay Aziz ve Taner Barlas’ın rol aldığı “Adalet, Sizsiniz” tiyatro oyunu, 5 Temmuz Perşembe günü saat 20.30’da, Şişli Belediyesi Cemil Candaş Kent Kültür Merkezi’nde izleyiciyle buluşuyor.

Ümit Denizer’in kaleme aldığı ve daha sahnelenmeden 2012 Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne layık görülen “Adalet, Sizsiniz” adlı oyun, usta oyuncular Rutkay Aziz ve Taner Barlas’ın muhteşem yorumlarıyla sahneye taşınıyor.

Perdeci Oyuncuları tarafından sahnelenen tek perdelik oyun, tarihteki üç farklı mahkumiyet kararı ve bu kararların yıllar sonra kaldırılması üzerinden adalet kavramını ele alıyor. Oyunda, Milattan Önce 5. yüzyılda Atina’da, Beş Yüzler Meclisi’nin ölüme mahkûm ettiği düşünür Sokrates, 1633 yılında Roma’da, Engizisyon’un müebbet hapse mahkûm ettiği bilim adamı Galileo ve 1927 yılında Boston’da, adaletin ölüme mahkûm ettiği iki İtalyan göçmen işçi Sacco ile Vanzetti’nin hikayeleri sahneye taşınıyor.

Rutkay Aziz ve Taner Barlas’ın yer aldığı ‘Adalet Sizsiniz’ isimli tiyatro oyunu, 3 ilde valilikler tarafından yasaklandı.

Yazarlığını Ümit Denizer’in yaptığı, Rutkay Aziz ve Taner Barlas’ın oyunculuk yaptığı ‘Adalet Sizsiniz’ tiyatrosuna Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin valileri tarafından sansür uygulandı.

Konuyla ilgili açıklama yapan Rutkay Aziz, oyunun neden yasaklandığı ile ilgili açıklamadan yapılmadan, oyuna yasak getirilmesine tepki göstererek; “Yaklaşık 175 oyuna ulaştık, oynamadığımız yer kalmadı. İskenderun, Adana ve Antakya’da oynadığımız oyunu; Gaziantep, Şanlıurfa ve Mardin’de oynayamadık. Bu aslında bize verilmiş bir ceza değil, oranın insanına verilmiş bir ceza. Hemen ardından oyunu Van’da oynamaya başladık” dedi.

ÖDÜLLÜ BİR OYUN

Bu sansürün sadece kendilerine yapılmadığını söyleyen Rutkay Aziz, “Birçok arkadaşa da aynı şey oldu. Herhangi bir neden de belirtilmiyor, OHAL dolayısıyla hep söylenen, ‘Güvenlik gerekçesi’ oluyor” diye konuştu. Tek perdelik oyun “Adalet, Sizsiniz”; yargının siyasallaştığı üç tarihi olayı, Rutkay Aziz ve Taner Barlas’ın yorumlarıyla tiyatroya aktarıyor. Oyunda; MÖ 5. yüzyılda Atina’da, ölüme mahkûm edilen Sokrates, 1633 yılında Roma’da, Engizisyon’un müebbet hapse mahkûm ettiği bilim adamı Galileo ve 1927 yılında Boston’da, adaletin ölüme mahkûm ettiği iki İtalyan göçmen işçi Sacco ile Vanzetti’nin hikâyeleri anlatılıyor. Oyun, ayrıca 2012 yılı Cevdet Kudret Edebiyat Ödülü’ne layık görülmüştü. Öte yandan, “Adalet, Sizsiniz” hâlâ sahnelenmeye devam ediyor.

Yeşilçam’ın yakışıklı ve usta oyuncusu olan Tarık Akan, ölümünden 1 yıl sonra ‘Tarık Akan Ülkemin Gülen Yüzü’ isimli kitapla anılacak.

Tarık Akanı’ın ölümünden 1 yıl sonra çıkarılan kitapta Tarık Akan’ın hayatı, sineması, eğitimciliği, dostlarının kendisiyle ilgili düşünceleri ve fotoğraflar yer alıyor.

Tarık Akan’ın vefatının birinci yılında çıkarılan ‘Tarık Akan Ülkemin Gülen Yüzü’ isimli kitap Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı adına Kıymet Coşkun tarafından hazırlandı.

Ölümünün 1. yılında Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfı’nda gerçekleşen anma törenine Rutkay Aziz başta olmak üzere bir çok ünlü katıldı. Gece de Tarık Akan’ın anısına çıkarılacak olan ‘Tarık Akan Ülkemin Gülen Yüzü’ kitabı da tanıtıldı.

Tarık Akan’ın dostları, Tarık Akan ile ilgili anılarını paylaşırken, hazırlanan kitaba dair de düşüncelerini belirtti.

Etkinlikte Çellistanbul grubundan Melih Kara ile Murat Berk, Tarık Akan’ın sevdiği müziklerden oluşan bir dinleti sundular.

nazim-hikmetÇağdaş Türkçe şiirin kurucularından biri olan Nazım Hikmet’in kültür mirasını devam ettirmek adına Boğaziçi Üniversitesi’nde ‘Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’ açıldı. Açılışa Orhan Pamuk görüntülü bir konuşma ile katıldı.

Türkiye’de bir üniversite bünyesinde ilk kez Nazım Hikmet adına bir merkez kuruldu. Yazar Murat Gülsoy’un öncülüğünde başlatılan proje, uzun bir araştırma ve ön çalışma sürecinin sonunda tamamlandı ve 15 Aralık’ta hayata geçirildi.

Buna göre Boğaziçi Üniversitesi bünyesinde kurulan Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi’nde özgün araştırmaların desteklenmesi planlanıyor. Ayrıca baraşırılı çalışmalar Nazım Hikmet Tez Ödülü ile onurlandırılacak.

Pamuk video konferansla katıldı

Merkezin açılışında görüntülü konferans yoluyla katılan Nobel ödüllü yazar Orhan Pamuk, Nazım Hikmet’i şu sözlerle anlattı:

“Nâzım Hikmet’i anlamak onu tabu ve yasaklarla korunan bir başka put haline getirmek değil; onun bu olağanüstü yeteneğini nasıl büyük bir edebiyat haline getirdiğini adım adım görmektir.”

Ayrıca Nazım Hikmet’in kişiliğinden de etkilendiğini ve 1970’li yıllarda onun gibi şiirler yazmayı denediğini de belirten Pamuk konuşmasına şöyle devam etti:

“Benim şiirlerim çok kötüydü ama onun gibi olmak heyecanı vardı bende. Ben Lise 2’de okurken yayınlanan, Nâzım Hikmet’in hapishaneden Kemal Tahir’e gönderdiği mektuplar hayat yolunda bana çok yardımcı olmuştur. Nâzım Hikmet’in Orhan Kemal’e yazdığı mektupları da aynı heyecanla okurdum. Bu mektuplar beni toplumsal, eleştirel Türk edebiyatına da açmıştır.”

Nazım Hikmet’in kahramanlaştırılmasından da bahseden Pamuk bu konuya dair düşüncelerini şöyle aktardı:

“Biz kahramanlarımızı anlamak değil; onlara hayran olmak isteriz. Çoğumuzun menkıbename’leri tercih etmesi bu nedenledir. Kahramanlarımız hakkında tabular icat ederiz. Nâzım Hikmet’in hayatı da eserleri de bu türden tabu ve yasaklarla doludur. Atatürk döneminde Nâzım Hikmet hakkında açılan davalar, şairin çeşitli defalar sürgüne veya hapse gönderilmesine rağmen Atatürk’ü sevmeye devam etmesi; ancak hapisten çıkar çıkmaz Kuvayı Milliye Destanı’nı yarım bırakması böyle tabu bir konudur.”

Tarık Akan, Rutkay Aziz, Oya Baydar, Altan Öymen gibi tanınmış isimlerin yanı sıra akademik dünyadan, yayınevlerinden ve basından da pek çok kişi merkezin açılışında hazır bulundu.

Merkezde neler yapılacak?

Boğaziçi Üniversitesi Nâzım Hikmet Kültür ve Sanat Araştırma Merkezi, edebiyat, tarih, sanat ve sosyal bilimler alanlarında disiplinler arası çalışmalar yapmak ve çağdaş Türkçe şiirin kurucu şairi şair Nazım Hikmet’i tanıtmayı planlıyor. Bu kapsamda Merkez, Türkiye’nin kültür ve sanat birikimi üzerine yapılacak özgün çalışmaları destekleyecek, araştırmacılar için uygun bir ortam hazırlayacak, ulusal ve uluslararası ölçekte bilgi paylaşımını sağlayan bir yapı oluşturacak. Ayrıca Türkiye’nin son iki yüzyıllık kültür ve sanat birikimi üzerine yapılan özgün akademik çalışmaları desteklemek üzere ‘Nâzım Hikmet Tez Ödülü’nün de her yıl verilmesi planlanıyor.

Kaynak: Al Jazeera

Kültür ve Turizm Bakanlığı tarafından özel tiyatrolara verilen ödeneği bu sene Gezi Eylemlerine destek verdiği için alamayan Orta Oyuncular, kararın iptali ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin açtığı dava da yürütmeyi durdurma kararı çıktı.

bakırköy tiyatro

Kültür ve Turizm Bakanlığı’nca özel tiyatrolara sağlanan 2013-2014 ödenekleri bir hayli tartışma yaratmış, daha önceden ödenek alan, ancak Gezi Eylemleri’ne destek verdiği için ödenek alamayan aralarında Orta Oyuncular, Dostlar Tiyatrosu gibi tiyatrolarında olduğu bir çok tiyatrocu bir araya gelerek durumu protesto etmişti. Genco Erkal, Gülriz Sururi, Rutkay Aziz, Ferhan Şensoy, Levent Üzümcü, Orhan Aydın, Kemal Kocatürk ve Emre Kınay’ın da aralarında olduğu sanatçılar bakanlığın keyfi ayrımcılığına ve kendi yandaşlarına birden fazla ödenek göstermesine tepki göstermişti. Ödenek alamayan tiyatrolar, kararın iptali ve yürütmenin durdurulması için dava açtı.

Orta Oyuncular konuyla ilgili olarak 14 Aralık 2013 tarihinde kararın haksız ve hukuka aykırı olduğu, hangi değerlendirme ölçütlerine göre dava konusu işlemin tesis edildiğinin açık olmadığı, bu seneye kadar hep devlet yardımı alındığı, bu sene devlet yardımından mahrul bırakılmalarının siyasi içerikli olduğunu iddia ederek kararın iptali ve yürütmesinin durdurulması için dava açtı. Ankara 9. İdare Mahkemesi, Kültür ve Turizm Bakanlığınca Yerel Yönetimlerin, Derneklerin, Vakıfların ve Özel Tiyatroların Projelerine Yapılacak Yardımlara İlişkin Yönetmeliğin 1., 2. ve 9. maddeleri göz önüne alındığında, komisyonun hangi değerlendirme ölçütleri kapsamında maddi destekten yararlandırılmama kararı vermesinin net olarak ortaya konulmadığının görülmesi üzerine kararın iptali ve yürütmeyi durdurma kararı verdi.

Sanatçılar Girişimi adına açıklama yapan Orhan Aydın şöyle konuştu:

“Kültür Bakanlığının her yıl dağıttığı “ödenek” için bu yıl birçok tiyatroyu cezalandırdığını öğrendiğimizde üstümüze atılan bu kara örtüden birlikte kurtulacağımızı düşünen alandaki onlarca tiyatro ile bir araya geldik.

Ses Tiyatrosu’nda buluşup mücadele kararlığımızı açıkladık ve ardından Türkiye Barolar Birliği Genel Merkezi’nin çağrısı ile gerçekleştirdiğimiz Hukuk Sanat Buluşması’nda ‘dava açma süreci başlatma’ kararı doğrultusunda Baro’nun katkılarıyla davalarımızı açtık.

Orta Oyuncular Tiyatrosu ilk yürütmeyi durdurma kararı alan tiyatromuz oldu. Arkası gelecektir. Dava açan tüm tiyatrolar kazanacaktır. AKP hükümetinin ve onun kültür bakanının haksız-hukuksuz dayatması son bulacaktır.

Biz sanat alanında örgütlenmiş yapılar ülkemize, ülkemiz sanat alanlarına yapılan tüm saldırılarda ortaklaşma kararlığımızı sürdürdüğümüz sürece kaybeden gericilik olacaktır.

TÜSAK adıyla ortaya atılan tuzaktan da böyle kurtulacağımıza inancımız sonsuzdur.

Bu sene ülkemiz tarihinde bir başka ilk te Alternatif 27 Mart Dünya Tiyatro Günü Bildirisi’nin ortaklaştırılmasıdır.

Bildiriyi yazan değerli Yücel Erten’e ve altına imzalarını koyan tüm sanat örgütlerine birlikte mücadele kararlığı adına teşekkür ederiz.”

Kaynak : [-]

İBB’nin, Şehir Tiyatroları yönetmeliğinde yaptığı değişikliği protesto eden sanatçılar, Galatasay Lisesi önünden Tünel’e yürüdü

İstanbul Büyükşehir Belediyesi (İBB) Şehir TiyatrolarıGörev ve Çalışma Yönetmeliği’nde yapılan değişiklikler ve repertuar belirleme yetkisinin genel sanat yönetmeninden alınması sanatçılar tarafından protesto edildi.

Beyoğlun'da sanatçı eylemi 24 nisan 2012

“İSTANBUL ŞEHİR TİYATROSU EHLİLEŞTİRİLMEYE ÇALIŞILIYOR”
İstanbul Büyükşehir Belediyesi’nin yeni yönetmeliğini protesto eden onlarca tiyatro sanatçısı, İstiklal Caddesi’ndeki Galatasaray Lisesi önünde toplandı. Sanatçılar ellerindeki “Muhafazakar Sanat”, “Şehir Tiyatroları Yok Edilemez”, “Korkuya Karşı Özgür Tiyatro” dövizlerle protesto gösterisine destek verdi. Aralarında Halil Ergün, Tarık Akan, Bülent Kayabaş, Ayşe Nil Şamlıoğlu, Erkan Can, Mehmet Ali Alabora, Mustafa Alabora, Rutkay Aziz, Fırat Tanış, Perihan Savaş gibi sanatçıların bulunduğu gruba CHP Genel Başkan Yardımcısı Umut Oran, CHP İstanbul milletvekili Süleyman Çelebi de destek verdi.

Grup adına basın açıklamasını tiyatro sanatçısı Engin Alkan yaptı. Alkan, “Herşeyin farkındayız. 1914’ten beri ehil ellerde olan İstanbul Şehir Tiyatrosu göz göre göre ehlileştirilmeye çalışılıyor. Dünyada herhalde ilk kez bir tiyatro, tiyatro insanlarından arındırılıyor. Sanatın içinden sanatçı kovuluyor. Tüm bunlar sanatı ve sanatçıyı hizaya sokma ve halkın gözünden küçük düşürme gayretleridir. Gerçekleri eğip bükerek hiçkimse sanatçı ve sanatçıyla halkın arasına nifak sokamaz. Hedefin ne olduğunu görüyoruz. Özgür düşünceden korkmayan herkes görüyor. Çok sesliliği tek bir notaya dönüştürecek olan muhafazakar sanat gibi söylemler demokratiktirleşme diye sunuluyor. Sanatsal yaratı, siyasi iradeye teslim edliyor. Oysa sanat ve demokrasi hiçbir siyasi iradenin faydacı beklentilerine göre yeniden tarif edilemez. Seçilmişlerin asıl görevi sanata asıl ihtiyacı olan özgür ortamı sağlayacak alt yapı oluşturmaktır” dedi.

24 nisan 2012 Şehir Tiyatroları için eylem

“HUKUKİ ZEMİNDE HAKKIMIZI ARAYACAĞIZ”
Sessiz kalmayacaklarını söyleyen Alkan, “Öncelikle dayatılan yeni yönetmeliğe karşı hukuki zeminde hakkımızı arayacağız. Yüz yıllık şehir tiyatrosu mirasını her zeminde savunacağız. Ustalarımıza, gelecek kuşaklara karşı üstlendiğimiz bu sorumluluğu ülkemizdeki, dünyadaki tüm sanat emekçileriyle paylaşıyoruz. Hedefimiz çağdışı yönetmelik dayatmaları yerine çağdaş ve özerk bir İstanbul Şehir Tiyatrosu yasasıdır” diye konuştu. Alkan, “Sayın belediye başkanının bir canlı yayında kurum sanatçılarına sunduğu öneriyi düstur kabul ediyoruz. Herkes kendi işini yapsın. Bizim işimiz tiyatro” dedi. Basın açıklamasının ardından tiyatro sanatçıları bağırarak yeni yönetmeliği protesto etti.

İSTİFA EDEN ESKİ SANAT YÖNETMENİNDEN ‘HERKES KENDİ İŞİNİ YAPSIN’ MESAJI
Protesto gösterisine katılan tiyatro sanatçısı Cem Davran, “Hayatımın tamamını şehir tiyatrolarında geçirdim. Şehir tiyatrosuna dayatılan yönetmelik asla ve asla bir sanat kurumunda uygulanamaz. Bu vandalca ve garabet bir yönetmelik. Bir an önce ilgili kişiler tarafından değiştirilmesi lazım” diye konuştu.Mehmet Ali Alabora da “Burada yapılacak şey çok net. Şehir tiyatro sanatçılarının diyalog için muhatap alınmaları. Bir yönetmelikle değil bir yasayla şehir tiyatrolarının özerk yapısının koruma altına alınması gerekiyor” diye konuştu.
Yönetmeliğin değiştirilmesine tepki olarak Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmenliği’nden istifa eden Ayşe Nil Şamlıoğlu, “Herkesin uzmanlaştığı alanda işini yapması lazım. Eğer herkes kendi bildiği işi yaparsa bu ülkenin çağdaş bir geleceği çok daha sağlam adımlarla ilerleyeceğine inanıyorum. Onun için ne olur herkes kendi işini yapsın” dedi.

“BUNLAR HEP GERİYE TEPTİ, YİNE TEPECEKTİR”
Sanatçı Halil Ergün, “Bu uygulamayı yapanlar bunu düşünsünler. Bu 28 Şubat müdahalesinden farklı bir şey değildir. Sanatsal kurumlara sanata toplum mühendisliği dayatmak çok görüldü bu ülkede. Bunlar hep geriye tepti, bu da tepecektir. Yazarın bir tanesi parayı veren düdüğü çalar demiş. Kimin parasını kime çalıyorlar ? Belediyenin orada harcadığı para halkın kültürel ihtiyaçlarının parasıdır ” dedi. Sanatçı Rutkay Aziz “Öncelikle tiyatroyu tiyatrocular yönetecektir. Gelip giden belediye başkanlarının tiyatrosu değildirşehir tiyatroları. İstanbul’un ve Türkiye’nin tiyatrosudur. Bırakacaksın tiyatroyu da tiyatrocular yönetecektir” diye konuştu. Ardından onlarca tiyatr sanatçısı Galatasaray Lisesi önünden Tünel Meydanı’na kadar alkışlar, sloganlar ve ıslıklar eşliğinde yürüdü.

 

Sanatçıların tepkisi

ADANADA TİYATROCULARDAN İSTANBUL’DAKİ MESLEKTAŞLARINA DESTEK EYLEMİ
ADANA’da tiyatro oyuncuları, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda repertuvarı belirleme yetkisinin, genel sanat yönetmeninden alınıp, belediye bürokratlarına verilmesini prostesto edip, meslektaşlarına destek verdi.
Adana Büyükşehir Belediyesi Tiyatro Salonu’nun önünde bir araya gelen Adana’daki devlet ve şehirtiyatrolarında çalışan oyuncular, Çukurova Üniversitesi Konservatuvarı Tiyatro Bölümü öğrencileri ve çok sayıda sanatsever “Şehir tiyatroları yok edilemez” sloganları attı.

Eyleme ünlü tiyatro sanatçıları, Şebnem Sönmez, Güler Ökten, Zerrin Sümer, Tilbe Saran Eda Çatalçam, Evren Ercan, Serpil Göral ve Maria Akgüllü de katıldı. Tiyatro oyuncusu Şebnem Sönmez, gerçekleştirdikleri eylemin 71 ilde eş zamanlı yapıldığını ve 10 bine yakın tiyatro oyuncusu ve tiyatroemekçisinin İstanbul Şehir Tiyatroları’ndaki kabul edilemez uygulamalara ortak tepki gösterdiğini söyledi.

Şebnem Sönmez, “İstanbul Şehir Tiyatroları’nın yönetmeliği bir gecede değiştirildi. Genel sanat yönetmenin bütün yetkileri elinden alındı, yerine belediye atanan bir bürokrat yönetim kurulu başkanı oldu. Bunun üzerine Genel Sanat Yönetmenimiz olan Ayşenil Şamlıoğlu ve tüm yönetim kurulu üyeleri istifa etti.Tiyatrocu arkadaşlarımız, ortak bir tavır gösterip, dayanışma sağladı. Anadolu’nun dört bir yanındaki meslektaşlarımız da bu dayanışmaya destek veriyor olması bizleri gururlandırdı” dedi.

İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Kadir Topbaş’ın ABD’ye gitmeden birkaç saat önce “Eğer memnuniyetsiz bir durum varsa, tekrar revize edebiliriz” dediğini iddia eden Sönmez, “O açıklamanın ardından 5 günde 15 bin imza toplandı ve eylemler düzenlendi. Amacımız Kadir Topbaş, Türkiye’ye geldiğinde toplanan imza ve sosyal medyadaki mesajları iletilerek, bizlerle yani şehir tiyatrosu oyuncularıyla buluşmasını sağlamak. Bu buluşmada bizler kendisine bu konuyla ilgili yeni öneriler sunarak yönetmeliğin kaldırılmasını isteyeceğiz” diye konuştu.
Bir süre daha alkışlarla tempo tutup, protestolarını sürdüren tiyatrocular, olaysız dağıldı.

DHA

ANKARALI TİYATROCULARDAN DA YÖNETMELİK PROTESTOSU 
Tiyatro sanatçıları, İstanbul Şehir Tiyatroları’nda yapılan yönetmelik değişikliğini, Ankara’da yaptıkları eylemle protesto etti.

Büyük Tiyatro önünde toplanan ve tiyatro sanatçılarından oluşan kalabalık, ”Korkuya karşı özgür tiyatro”, ”Şehir tiyatroları yok edilmez” yazılı pankartlar açarken, bir tiyatro oyuncusu da adalet heykeli gibi giyinerek hiç hareket etmeden açıklama süresince bekledi.

Kültür Sanat-Sen, Detis, Tobav, Tomeb, Işık-Der, Santekder, Kültür-İş, Nazım Hikmet Kültür Merkezi,Ankara Halk Tiyatrosu, Ankara Sanat Tiyatrosu, DTCF Mezunları Derneği ve ASSA adına basın açıklamasını okuyan tiyatro sanatçısı Şahin Ergüney, İstanbul Şehir Tiyatroları yönetimliğinde yapılan değişikliğin, sanatı ve sanatçıyı hizaya sokma ve halkın gözünde küçük düşürme gayreti olduğunu öne sürdü.

İstanbul Şehir Tiyatroları’nın 1914’ten beri ehil ellerde olduğunu belirten Ergüney, ”Tiyatro göz göre göre ehlileştirilmeye çalışılıyor. Dünyada her halde ilk kez bir tiyatro, tiyatro insanlarından arındırılıyor. Sanatın içinden, sanatçı kovuluyor. Bilinsin ki gerçekleri eğip bükerek hiç kimse halkla sanatçı arasına nifak sokamaz” diye konuştu.

Ergüney, yeni yönetmeliğe karşı huhuki zeminde de haklarını arayacaklarını ifade ederek şunları kaydetti:

”Çok sesliliği tek bir notaya dönüştürecek ‘muhafazakar sanat’ gibi söylemler, demokratikleşme diye sunuluyor. Sanatsal yaratı, sanatsal iradeye teslim ediliyor. Oysa sanat ve demokrasi hiçbir siyasi iradenin faydacı beklentilerine göre yeniden tarif edilemez. Seçilmişlerin asıl görevi, sanata ihtiyacı olan özgür ortamı sağlayacak alt yapıyı oluşturmaktır. Onlar bunu sadece sanatçı için değil, halk için yapmak zorundadır. Eğer yapmazlarsa sanat sessiz kalır”

Topluluk, açıklamanın ardından sloganlar atarak dağıldı.

NE OLMUŞTU?
İstanbul Büyükşehir Belediyesi Meclis Komisyonu’ndan çıkan kararla Şehir Tiyatroları Görev ve Çalışma Yönetmeliği’nde değişiklik yapılmış, Şehir Tiyatroları’nın bundan sonraki repertuarını tamamı edebiyatçılardan oluşan bir kurulun belirlemesi kararlaştırılmıştı.

Kaynak :  [-]  

Çok sayıda sanatçının, ülkenin içinde bulunduğu durumdan yola çıkarak biraraya geldiği “Sanatçılar Girişimi” 29 Şubat Çarşamba günü saat 12.00’de bir basın açıklaması gerçekleştirecek. Sanatçılar, “ülkemizin geleceği için kaygılıyız” diyor.

Birçok alandan sanatçının biraraya gelerek oluşturduğu “Sanatçılar Girişimi” bir çağrıda bulundu.

“Ülkemizin geleceği için kaygılıyız” diyen sanatçılar, kaygılarını dile getirmek amacıyla bir basın açıklaması gerçekleştirecek. 29 Şubat Çarşamba günü, saat 12.00’de, İstanbul Beyoğlu’nda bulunan Ses Tiyatrosu’nda gerçekleşecek basın açıklaması için çağrıda bulunan sanatçılar, “Evrensel aydınlanma değerleri, Cumhuriyetimizin kazanımları yok ediliyor” diyor.

Sanatçılar Girişimi tarafından yapılan açıklama şu şekilde:

Bizler, Türkiye’nin yazarları, şairleri, ressamları , heykeltraşları, sinema ve tiyatro sanatçıları, karikatüristleri, fotoğraf sanatçıları, tüm sanat insanları, ülkemizin geleceği için kaygılıyız.

Evrensel aydınlanma değerleri, Cumhuriyetimizin kazanımları yok ediliyor.

Bağımsız düşünce, demir parmaklıklar arkasında.

Sanatsal yaratma özgürlüğü tehdit altında.

Türkiye, sadece Cumhuriyet tarihinin değil, birkaç yüzyıllık demokrasi, bağımsızlık ve uygarlık savaşımları tarihimizin yörüngesinden koparılarak, emperyalist çıkarların Ortadoğu’daki işbirlikçisi olmaya sürükleniyor.

Doğal ve kültürel doku katlediliyor.

Ülke zenginlikleri yağmalanıyor.

Kaygılarımızı Türkiye ve dünya kamuoyuyla paylaşacağımız basın açıklamamıza, yerli ve yabancı medya mensupları ve tüm sanatçı dostlarımız davetlidir.

Sanatçılar Girişimi

Sanatçılar Girişimi’nde kimler var
Birçok alandan sanatçının biraraya gelerek oluşturduğu Sanatçılar Girişimi’nin açıklamasında, Tarık Akan, Edip Akbayram, Onur Akın, Sunay Akın, Üstün Akmen, Alaattin Aksoy, Mehmet Aksoy, Aytaç Arman, Hayati Asılyazıcı, Semir Aslanyürek, Engin Ayça, Orhan Aydın, Rutkay Aziz, Kürşat Başar, Cezmi Baskın, Bedri Baykam, Nihat Behram, Ataol Behramoğlu, Cahit Berktay, Metin Coşkun, Tuncer Cücenoğlu, İsa Çelik, Nevzat Çelik, Haluk Çetin, Meral Çetinkaya, İsmail Hakkı Demircioğlu, Metin Demirtaş, Nuri Dikeç, Atilla Dorsay, Leyla Erbil, Bilgesu Erenus, Genco Erkal, Altan Erkekli, Erdal Erzincan, Mert Fırat, Müjdat Gezen, Altan Gördüm, Mehmet Güleryüz, Tarık Günersel, Hüseyin Haydar, Emin İgüs, Levent İnanır, Özdemir İnce, İlhan İrem, Ekrem Kahraman, Bülent Kayabaş,Yıldız Kenter, Erol Keskin, Suna Keskin, Tuğrul Keskin, Arif Keskiner, Levent Kırca, Mine Kırıkkanat, Nuri Kurtcebe, Mustafa Köz, Küçük İskender, Yılmaz Onay, Zeynep Oral, Yılmaz Onay, Nedim Saban, Vedat Sakman, Sali, Menderes Samancılar, Ferhan Şensoy, Burhan Şeşen, Cihat Tamer, Yavuz Top, Gülsen Tuncer, Cüneyt Türel, Yaman Tüzcet, Metin Uca, Ersan Uysal ve Nejat Yavaşoğulları’nın imzası bulunuyor.

Nâzım dostları bugün, şairin İstanbul’dan ayrıldığı son yer olan Tarabya’da buluşarak denize çiçekler bıraktı. Beşiktaş Akatlar Kültür Merkezi’nde “Nâzım Hikmet Tiyatro Afişleri Sergisi” ile “Geçmişten Geleceğe Nâzım Hikmet” başlıklı panel günün diğer etkinlikleri. Bursa’da ise Konak Kültür Merkezi, Nâzım’ın her yönüyle anlatılacağı etkinliklere sahne olacak.

Bugün “dünyaya geldiğine fevkalede memnun olan” ve şiirleriyle tüm dünyayı güzelleştiren bir şairin, Nâzım Hikmet’in 110. doğum günü.

Nazım Hikmet’in 110’uncu doğum yıl dönümünde Beşiktaş Belediyesi ile Nazım Hikmet Kültür ve Sanat Vakfınca düzenlenen etkinlikler kapsamında, ünlü şairin Türkiye’den ayrıldığı son noktadan denize çiçekler atıldı.

Tarabya Oteli’nin önünde düzenlenen etkinlikte konuşan Beşiktaş Belediye Başkanı İsmail Ünal, Nazım Hikmet’in Türkiye’nin en önemli şairlerinden olduğunu, ancak sıkıntılı bir hayat yaşadığını ifade ederek, şöyle devam etti:

”Bugün burada onun ülkemizden ayrılması nedeniyle birlikteyiz. Nazım Hikmet ile ilgili çok iyi bir proje hazırlıyoruz. Sanırım bunu Haziran ayının ortalarında sevenlerine sunacağız. Çok önemli bir proje. Nazım doğumdan yaşamın son noktasına kadar var olan, onları yazan bir şairdir. Kurtuluş Savaşı’ndaki, bağımsızlık mücadelemizdeki şiirlerindeki cümleler hala kulaklarımızda. Onu sevgiyle anıyoruz ve hatırlıyoruz.”

Nazım Hikmet Vakfı Başkanı Rutkay Aziz de, ünlü şairin 21 Haziran 1951 yılında Türkiye’den ayrıldığını belirterek, şunları kaydetti:

”Böylesine bir Türk ve dünya şairine sahip olduğumuz için onur duyuyorum. Ona çok acı çektirdik. Yıllar sonra yurttaşlık hakkını alabilme olanağı bulduk. Bizi bağışlasın. Ancak biz vakıf olarak hem şiirleri, hem oyunları, hem romanlarıyla onun ölümsüzlüğünü yaşatmaya çalışacağız. Işıklar içinde yatsın.”

Emekli işçi Ramazan Geçenoğlu’nun, şairin bir şiirini okumasının ardından, etkinliğe katılanlar dağıtılan karanfilleri denize attı.

Sarıyer Belediye Başkanı Şükrü Genç, sanatçı Tarık Akan ile birlikte Nazım Hikmet’in sevenlerinin katıldığı etkinliğin ardından, katılımcılara çay ve simit ikram edildi.

Saat 15.30’da Beşiktaş Akatlar Kültür Merkezi’nde açılacak “Nâzım Hikmet Tiyatro Afişleri Sergisi”nin ardından saat 16.00’da da

“Geçmişten Geleceğe Nâzım Hikmet”

başlıklı bir panel düzenlenecek. Panele

Cevat Çapan, Konur Ertop, Turgay Fişekçi, Doğan Hızlan

ve

Timur Selçuk

konuşmacı olarak katılacak.

Nâzım Hikmet Vakfı ve Beşiktaş Belediyesi işbirliği ile hazırlanan doğum günü etkinlikleri, saat 20.00’de Etiler Mustafa Kemal Kültür Merkezi’ndeki (MKM) “Kardeş Türküler” konseriyle son bulacak. Işık Yenersu ve Cüneyt Türel de konserde Nâzım’dan şiirler okuyacaklar.
35 yıllık Nâzım Hikmet serüvenini belgesel, tiyatro ve şiiri buluşturarak izleyiciye sunan usta oyuncu Genco Erkal ise “Kerem Gibi” adlı tek kişilik oyunu, 20 Ocak’ta saat 20.30’da Muammer Karaca Tiyatrosu’nda sahneleyecek.

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde ise bugün saat 17.00’de “Şairler Şiirlerle Nâzım’ı Anıyıor” adlı şiir dinletisi gerçekleşecek. Yarın ise Nâzım Hikmet’in “Kafatası” isimli oyunu saat 20.00’de Ses Tiyatrosu’nda okuma tiyatrosu olarak sunulacak.

Bursa’da Nâzım’lı günler

Bursa’da ise bugün Konak Kültür Merkezi, Nâzım’ın her yönüyle anlatılacağı etkinliklere sahne olacak. Saat 15.00’te Nilüfer Belediye Başkanı Mustafa Bozbey ile 68’liler Vakfı Bursa Şubesi Başkanı Betül Kuyucu’nun açılış konuşmalarını, Erdoğan Egemenoğlu’nun “Yaşamaya Dair” isimli tek kişilik oyunu ve “Büyük İnsanlık” isimli belgesel takip edecek. “Güzel Günler Göreceğiz Çocuklar” başlıklı söyleşide ise Nâzım’ın Bursa günlerini kitaplaştıran Güney Özkılıç’la birlikte Erdoğan Egemenoğlu ve Yusuf Uygan, Nâzım’ı anlatacaklar.

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO), 2011-2012 sezon açılışını şef Sascha Goetzel yönetiminde usta kemancı Vadim Repin ile yapıyor.

BİFO, 13 Ekim Perşembe günü gerçekleşecek sezon açılış konserinde Sanat Yönetmeni ve Sürekli Şefi Sascha Goetzel yönetiminde, Berlioz, Lalo, Strauss ve Schmitt’in 19. yüzyılda bestelenmiş eserleriyle dinleyicilere Romantik dönemin seçkin örneklerini sunacak.

BİFO, sezon boyunca ünlü isimleri konuk edecek; Caz müziğinin ünlü isimlerinden saksafon sanatçısı Branford Marsalis, ülkemizde ender seslendirilen klasik müzik repertuarından eserleri İstanbullu müzikseverlerle buluşturacak. Bu yıl BİFO Fazıl Say ile birlikte yine bir ilke imza atacak. Ülkemizin yetiştirdiği en büyük piyanist/bestecilerden biri sayılan Say’ın Klarnet Konçertosu Türkiye’de ilk kez dünyanın önde gelen klarnet sanatçılarından biri olan Sabine Meyer tarafından seslendirilecek. Bir perküsyon dehası olarak Avrupa’yı kasıp kavuran Martin Grubinger, Dorman’ın Vurmalı Çalgılar ve Orkestra için Konçerto’sunun Türkiye’de ilk seslendirilişini gerçekleştirecek. Ülkemizin önde gelen piyanistlerinden Gülsin Onay da Adnan Saygun’un 1. Piyano Konçerto’sunu seslendirecek.

Bu yıl Çaykovski Yarışması’nda bir ilki gerçekleştirerek tüm ödülleri toplayan piyanist Daniil Trifonov da BİFO’nun konuğu olarak Rahmaninof’un en sevilen eserlerinden Paganini’nin bir Teması üzerine Rapsodi’sini yorumlayacak. Her yıl programında genç bir Türk sanatçıya yer veren BİFO, bu yıl Mozart’ın 20. Piyano Konçerto’sunu seslendirecek olan piyanist Özgür Ünaldı’yı konuk edecek.

BİFO, 20. yüzyılın en önemli sopranolarından biri olan Leyla Gencer’in anısına düzenlediği yıllık konseri sürdürecek. Bu yılki konserde Bizet’nin başyapıtı olan Carmen operasının konser versiyonu sahnelenecek. Bu gecede ününü Carmen rolü ile taçlandıran mezzosoprano Nino Surguladze, adını Rusya ve Avrupa’nın ardından dünyaya duyuran tenor Viktor Afanesenko, 5. Leyla Gencer Şan Yarışması birincisi soprano Nazlı Deniz Boran aynı sahnede bir araya gelecek. Operayı Yekta Kara sahneye koyacak. BİFO aynı zamanda Borusan İstanbul Filarmoni Korosu ile birlikte Ferid Tüzün’ün başyapıtı Midas’ın Kulakları operasını uzun bir aradan sonra yine konser versiyonu ile İstanbullu sanatseverlerle buluşturacak. Operada tiyatro sanatçısı Rutkay Aziz de yer alacak. Midas’ın Kulakları da Yekta Kara tarafından sahneye konuluyor.

Ocak ayında gerçekleşecek “Yeni Yıl Konseri”nde ağırlıklı olarak Strauss II’nin arya ve valslerini seslendirecek olan BİFO, bu yıl ilk kez “Sizin Seçtikleriniz” başlığı altında bir konser de gerçekleştirecek. Sezonun son konseri olacak etkinlikte BİFO Klasik Kart sahiplerinin oylarıyla belirlenecek eserler seslendirilecek.

Borusan Quartet konserleri 24 Ekim’de başlıyor

Geçtiğimiz sezon Süreyya Operası’nda verdiği üç konserde 1200’den fazla biletin satıldığı Borusan Quartet, 2011–2012 sezonunda da aynı sayıda konser verecek. İlki 24 Ekim’de gerçekleşecek olan konserde viyola sanatçısı Ruşen Güneş’i konuk edecek olan Borusan Quartet, Mozart’ın eserlerini seslendirecek. Dörtlünün 23 Ocak’taki konserinde ise çağdaş Türk müziğinin üç bestecisi Oğuzhan Balcı, Turgay Erdener ve Turgut Pöğün’ün Borusan Kültür Sanat’ın siparişi üzerine yazdığı eserlerin dünya prömiyeri gerçekleşecek. Borusan Quartet, Süreyya Operası’ndaki son konserinde, en başarılı oda müziği topluluklarından biri olarak gösterilen Alban Berg Quartet’in kurucu üyelerinden Valentin Erben’le aynı sahneyi paylaşarak, Verdi’nin Yaylı Çalgılar Dörtlüsü ve Schubert’in Yaylı Çalgılar Beşlisi’ni seslendirecek.
 

Kaynak : Cumhuriyet Haber Portalı