Yazılar

Türkiye’nin ilk ve tek 16. Siemens Opera Yarışması başvuruları başladı

16. Siemens Opera Yarışması’na başvurular başladı.

opera

Türkiye’nin opera alanındaki ilk ve tek geleneksel etkinliği olan Siemens Opera Yarışması’na başvurular başladı. Profesyonel opera sanatçısı olsun olmasın, kendine güvenen her opera severin katılabileceği yarışmanın başvuruları 25 Nisan’a kadar devam edecek. Yarışmaya Siemens’in internet sayfası www.siemens.com.tr/opera üzerinden kayıt yapılabiliyor.

Başvuruların ardından yarışmanın ön elemeleri 29 Nisan’da, yarı finali 30 Nisan’da, finali ise 1 Mayıs’ta gerçekleştirilecek. Yarışma kapsamında dereceye girenler ise 2 Mayıs Cuma günü düzenlenecek olan törende açıklanacak.

BİRİNCİYE OPERA EĞİTİM BURSU

Siemens Opera Yarışması’nda dereceye girenler, başarıları ile dünya sahnelerinde yer alma fırsatı yakalayacak olmanın yanında, çeşitli ödüller de kazanacak. Yarışmanın birincisi Almanya’daki Karlsruhe Operası’nda bir yıllık burs ve Goethe Institut Inter Nationes İstanbul’da 4 aylık Almanca bursunun sahibi olacak. Yarışmanın ikincisi Avusturya Salzburg Mozarteum Müzik Akademisi’nde bir yıllık burs ve Goethe Institut Inter Nationes İstanbul’da 2 aylık Almanca bursu kazanırken, yarışmanın üçüncüsü ise Avusturya Salzburg Mozarteum Müzik Akademisi’nde 6 haftalık yaz bursuna katılma fırsatını elde edecek.

OPERANIN ÖNEMLİ İSİMLERİ JÜRİ KOLTUĞUNDA

16- Siemens Opera Yarışması’nın jürisinde; Devlet Opera ve Balesi Genel Müdürlüğü Baş Rejisörü Yekta Kara, Salzburg Devlet Tiyatrosu Sanat Direktörü Carl Philip von Maldeghem, Nürnberg Operası Genel Müdürü Peter Theiler ve Karlsruhe Operası Genel Müdürü Peter Spuhler yer alıyor.

Otizmli Cem’in Müzik Serüveni Mahkemeye Bağlı

Sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Gündoğdu’nun ailesi okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu. Dilekçe kabul edilirse farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

cem gündogdu

Bianet’in gündeme getirdiği sanat lisesine alınmayan otizmli Cem Görkem Gündoğdu’nun ailesi ayrımcılık yapılarak eğitim hakkının engellendiği gerekçesiyle okul yönetimi hakkında suç duyurusunda bulundu.

Bu dilekçe kabul edilirse Türkiye’de farklı gelişim gösteren bireyler için ilk kez “eğitimde ayrımcılık davası” açılmış olacak.

Üç yaşında otizm teşhisi konan 15 yaşındaki Cem, beş yıldır tutkuylapiyano çalıyor. İlkokuldan beri kaynaştırma eğitimle diğer çocuklarla birlikte devlet okulunda okuyan Cem, müzik eğitimine sanat lisesinde devam etmek istedi.

Mersin Nevit Kodallı Güzel Sanatlar Lisesi’ne başvurdu. Ancak normal gelişim gösteren akranlarıyla girdiği yarışı kazanamadı.

Özel sınava tabi tutulmalıydı

Aslında Özel Eğitim Hizmetleri Yönetmeliği’nde yer alan maddeye göre, kaynaştırma raporlu öğrencilerin başarı değerlendirmelerinin akranlarıyla birlikte değil, özel durumlarına göre yapılması gerekiyor.

Baba Cezmi Gündoğdu’nun oğlunun rehber eşliğinde dahi sınava girme talebine izin verilmedi. Mersin İl Milli Eğitim Müdürlüğü ve Mersin Valiliği’ne yaptığı başvurular da bir sonuç vermedi. Otizm Platformu’nun okul yönetimini arayıp yönetmeliğe uyulması gerektiği yönündeki ikna çabalarına da “bize işimizi öğretmeyin” karşılığı verildi.

Cem şu anda mecburen bir meslek lisesinde bilgisayar okuyor ancak piyano çalmaya devam ediyor. Gündoğdu ailesi, hiçbir yol sonuç vermeyince Otizm Platformu’nun desteğiyle hukuki süreci başlattı.

Bugün İstanbul’da savcılığa verdiği dilekçede, çocuklarının bu yönetmelikte yer alan şartlar sağlanmadan sınava tabi tutulduğunu bu yüzden de “eğitim hakkının ayrımcılık yapılarak engellendiğini” belirtildi.

Baba Gündoğdu, hukuki süreci hem kendi çocuğu hem de diğer otizmli çocukların eğitim hakkının sağlanması adına emsal teşkil etmesi için başlattığını söyledi.

otizmDaha önce reddedilen dilekçe AİHM’de

Cem’in davasını üstlenen Otizm Platformu gönüllü avukatı Sedef Erken’in oğlu Ozan Barış’ın ilkokulda eğitim hakkının engellenmesiyle ilgili verdiği dilekçe savcılıkça reddedilmişti. Dava şu anda AİHM’de.

Erken, “Dilekçemizi bile okumadılar. Çünkü reddettiklerine dair gönderdikleri yazıda hiçbir gerekçe yazmıyordu. Kimseyi muhatap bulamadık. Sadece bir kez karakolda ifademiz alındı. Beni en çok üzen de bu. Cem’in dilekçesi kabul edilirse AİHM’de değil Türkiye’de muhatap alınmış olacağız” dedi.

MEB’e de tazminat davası açılacak

Geçen nisan ayında Otizm Platformu katkılarıyla hazırlanan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı’nın açıkladığı “Otizm Eylem Planı’nda “MEB otizmli çocukların meslek, güze sanatlar ve spor liseslerinden kaynaştırma eğitimi almalarını yetenek sınavları raporları dikkate alınarak yapılmasını sağlamalı” ifadeleri yer alıyor.

Erken, Cem’in davası için MEB’e tazminat davası açacaklarını da belirtti. (NV)

Kaynak : [-]

Google Türkiye için doodle’ını seçiyor

“Doodle 4 Google Logo Yarışması”nda son dönemece girildi. Finale kalan 10 logo için halk oylaması başladı.

gooogle-doodle Mart ayı başında duyurulan “Türkiye’nin Harikaları” temalı Doodle 4 Google logo yarışmasında finale kalan son 10 logo için halk oylaması başladı.

Genç yeteneklerin ülkemizin benzersiz doğal güzelliklerini anlatan veya tarihi ve turistik yerlerini konu alan Doodle’larını tasarlayarak yarışmaya katılabildiği yarışmada 12 Nisan tarihine kadar devam edecek oylamada Doodle’lar 1-4 ve 5-8. Sınıflar olmak üzere iki ayrı grup kategorisinde değerlendiriliyor.

“Türkiye’nin Harikaları” temasıyla ülkemizin benzersiz doğal güzellikleri ile tarihi ve turistik yerlerini anlatan en iyi Doodle’ın sahibi olan öğrenci 10.000 TL tutarında burs almaya hak kazanırken, öğrencinin okuluna da 15.000 TL değerinde ayni teknoloji teşviki sağlanacak.

Google sayfasından

Dünya tarihine mal olmuş kişilerin doğum günlerini, ülkelerin festival ve bayramlarını kutlamak amacıyla ana sayfamızda Doodle adını verdiğimiz özel logoları kullanmaktayız. Google Türkiye olarak Türkiye’deki, 1. sınıftan 8. sınıfa kadar olan tüm öğrencileri, kendi ‘Doodle’ tasarımlarını sergileyecekleri M.E.B destekli Google Doodle yarışmasına katılmaya davet ediyoruz.

Bu yılın teması “Türkiye’nin Harikaları”. Ülkemizin benzersiz doğal güzelliklerini anlatan veya tarihi ve turistik yerlerini konu alan Doodle’larınızı bizimle paylaşmanızı istiyoruz. Tasarlayacağınız logoda, gizemli gezegen olarak da anılan Kapadokya’daki Peribacaları, bilim ve kültür merkezi Hasankeyf, akustiği hala bir sır olan Aspendos Antik Tiyatrosu ya da Mimar Sinan’ın 7 senede tamamladığı Süleymaniye Camisi gibi Türkiye’nin Harikalarını yansıtabilirsiniz.

Birinci seçilen Doodle tasarımı, Google Türkiye ana sayfasında bir gün boyunca Google logosu olarak yayınlanacak ve milyonlarca kişi tarafından görüntülenecektir. Öğrenciler için 10.000 TL tutarında burs, okulları için 15.000 TL değerinde aynî teknoloji yardımı ve ilk 10 finalist öğrenci ve öğretmenlerine Nexus 7 tablet ödülü verilecektir.

Oylama için TIKLA

Her yerde Çin! Yeşilçam ile işbirliği…

Çin’de “Türkiye Kültürü Yılı” kutlamaları kapsamında Jackie Chan’in yönettiği ve rol aldığı Chinese Zodiac (CZ12) filminin galası ve Çin geleneksel Bahar Bayramı kutlamaları için Çin’den Başkente film yapımcıları geliyor.

Film Yapımcıları Meslek Birliği (FİYAB) Koordinatörü Ayşe Sönmez, yaptığı açıklamada, Çin Halk Cumhuriyeti Devlet Radyo Televizyon İdaresi Bakan Yardımcısı H.E Zhang’ın beraberinde Çin’in önemli film yapımcılarının da Türkiye’ye gelerek Türkiye-Çin ortak işleri hakkında konuşacaklarını belirtti.

29 Ocak’ta Kentpark’ta gerçekleştirilecek filmin galasına Türkiye’den de film sektöründen katılımın olacağını söyleyen Sönmez, Çinli heyetin Türkiye’de ortak projelere imza atmak için temaslarda bulunacağını dile getirdi.

Çin’le ortak animasyon film yapılacak

Sönmez, Çin’in sinemaya çok önem verdiğini ve dünyada sinema sektöründe ikinci sıraya yükseldiğini, Çinlilerin bu gücü kaybetmemek için çok çalıştığını kaydetti.

Geçen sene Eskişehir’de gerçekleştirilen “Çin Animasyon Film Günleri”nden sonra Çinli heyetin ortak bir animasyon filmi çekmeyi kararlaştırdığını ifade eden Sönmez, Anadolu Üniversitesi işbirliğinde projeyi şekillendirmeye başladıklarını bildirdi.

Türkiye’de 2012 “Çin Kültürü Yılı” kapsamında Türkiye-Çin ortak yapımı ve Mustafa Altıoklar’ın yönetmenliğindeki “İzin Sırrı” adlı belgeselinin de tamamlandığını ifade eden Sönmez, Türkiye’ye gelen heyete belgeselden örnekler verip en kısa zamanda “İzin Sırrı”nı da düzenleyecekleri bir gala ile sunacaklarını anlattı.

Sönmez, belgesel çekerken Çin’in CCTV’nin arşivini ilk kez yabancı bir devlete açtığını, bu arşive Çinli yapımcıların bile girmesine izin verilmediğini, CCTV arşivine girebilmekten mutlu olduklarını belirtti.
Türkiye ve Çin arasındaki işbirliğin bu denli güven ve iyi niyete dayanmasının değeri animasyon filmiyle pekişeceğini vurguladı.

Türk filmleri Çin’de gezecek 

Sönmez, FİYAB’ın daha önce de Çin’de Türk filmleriyle yer aldığını hatırlatarak, Nisan ayındaki “Pekin Film Festivali”nde Türkiye panoraması yapacaklarını ve bunun için aralarında “Aşk Tesadüfleri Sever”, “Behzat Ç: Seni Kalbime Gömdüm”, “Adalet Oyunu”, “Zenne”, “Anadolu Kartalları”, “Çanakkale 1915” gibi filmlerin de bulunduğu 20 film seçkisi gönderdiklerini anlattı.

Çinlilerin Türk filmlerini başarılı bulduğunu, özellikle aksiyon ve komedi yapımlarını beğendiklerini söyleyen Sönmez, bu nedenle film festivalleri dışında, “Pekin, Şangay ve Gansu’da gezici Türk Film Günleri düzenleyeceklerini ifade etti.

Çinlilerin izledikleri filmden bir oyuncu görmeyi istediklerini, misafirperver olduklarını belirten Sönmez, gezici film günlerinde Türkiye’den de birçok oyuncuyu götüreceklerini sözlerine ekledi.

 

Kaynak : [-]  Tuğba Özgür Durmaz

İstanbul’a yeni sanat fuarı

İstanbul yeni bir sanat fuarına kavuşuyor. 18 – 21 Nisan tarihleri arasında ilk kez düzenlenecek All Arts İstanbul, Türk ve Osmanlı gelenekli sanatlarından, antikaya, modern ve çağdaş sanata kadar geniş bir yelpaze sunacak.

Danışma Kurulu’nda Prof. Dr. Nurhan Atasoy, Doç. Dr. Emin Mahir Balcıoğlu, Ahmet Benli, Tayfun Demirören, Uğur Derman, Sinan Genim, Haldun Dostoğlu, Hüsamettin Koçan ve Nazan Ölçer’in de aralarında bulunduğu All Arts İstanbul’un Yönetim Kurulu Başkanı Ali Güreli, Genel Koordinatörü ise Prof. Dr. Hasan Bülent Kahraman.
İstanbul Kongre Merkezi’nde izlenebilecek olan All Arts İstanbul’a galeriler, kurumlar ve müzayede evlerinin yanı sıra sahaflar, ustalar, zanaatkarlar, antikacılar da katılacak.
Özel koleksiyonların da görülebileceği fuar üç bölümden oluşacak. Birinci bölümde ebru, hat, tezhip, minyatür gibi klasik Türk sanatlarına dair örnekler yer alacak. İkinci bölümde antika resim, çini, efemera, kuyum, halı, nümizmatik örnekleri görülebilecek. Üçüncü bölüm ise modern ve çağdaş sanata ayrılmış durumda.

Kaynak :[-]

Akbank Sanat Uluslararası Küratör yarışması sonuçlandı

Genç küratörlere destek vermek, güncel sanat alanında yeni projeleri teşvik etmek ve küratöryal çalışmalara olan ilgiyi arttırmak için gerçekleştirilen Akbank Sanat Uluslararası Küratör Yarışması 2012’yi Meksika’lı Alejandra Labastida kazandı.
Bu yıl ilk kez düzenlenen yarışmaya; Belçika, Bulgaristan, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Polonya, Portekiz, Romanya, İskoçya, Sırbistan, İspanya, İsveç, İsviçre, Hollanda, Birleşik Krallık, Türkiye, Mısır, Fas, Senegal, İran, Rusya, Ukrayna, Avustralya, Yeni Zellanda, Brezilya, Guatemala Cumhuriyeti, Meksika, ABD, Kanada, Singapur, Tayvan ve Japonya gibi ülkelerden 100’ü aşkın küratör başvurdu.Kudüs Al-Ma’mal Güncel Sanat Vakfı Direktörü ve Darat Al Funun, Khalid Shoman Vakfı Sanat Direktörü Jack Persekian, CCA Glasgow Direktörü ve Glasgow School of Art Öğretim Görevlisi Francis McKee ve küratör Başak Şenova’dan oluşan yarışma jürisi tarafından yapılan değerlendirme sonucu, Alejandra Labastida birinciliğe layık görüldü.Alejandra Labastida’nın sunduğu sergi önerisinin kavramsal çerçevesinde yer alan fikirleri son derece zengin bulan jüri, projeyi öne çıkaran kavramların; kendine mal etme, olaylara atıfta bulunma, tarihsel parçalar ve olayları yorumlama olduğunu belirttu.Alejandra Labastida’nın yarışmada birincilik kazanan sergisi; 19 Şubat – 27 Nisan 2013 tarihleri arasında Akbank Sanat’da gerçekleştirilecek. Sergi kapsamında performanslar, konferanslar ve gösterimler düzenlenecek.

Alejandra Labastida 


Alejandra Labastida (Meksika, 1979) Iberoamericana Üniversitesi Tarih Bölümü mezunudur. Estetik, sanat kuramı ve felsefe konularındaki eğitimine devam ederken küratöryel araştırma ve çalışmaları, sanat ve siyasetin kesişme noktaları üzerine odaklanmaktadır. 54. Venedik Bienali’nde (2011) Meksika Pavyonu’nun asistan küratörlüğünü yapmıştır. 7. Berlin Bienali’nde (2012) “İhtiyaç Zamanlarında Küratörlük” başlıklı Küratöryel Çalıştay’a katılmıştır. Halen, 2008 yılından bu yana Küratörlük Bölümü’nde çalışmakta olduğu Meksika MUAC’ta (Üniversite Güncel Sanat Müzesi) Yardımcı Küratör olarak görev almaktadır. Yakın zamandaki küratöryel projeleri Petit mal, Ergo materia, Arte Povera, For the love of dissent ve A partir de mañana, Todo’yu içermektedir.

3. Doğa Filmleri Yarışması’na başvurular başladı

Dernekten yapılan açıklamaya göre, National Geographic Türkiye ve hizmet ajansı Mineral Event işbirliğiyle organize edilen yarışma,”ulusal”, ”üniversiteliler” ve”kurumsal”kategorilerinde yapılacak.

Son başvuru tarihi, 11 Ocak 2013 olarak belirlenen yarışmada dereceye giren filmler, İstanbul’da 27 Şubat-3 Mart 2013’te düzenlenecek 8. Dağ Filmleri Festivali kapsamında gösterilecek.

Festival, 15-17 Mart 2013’te Ankara’da, 4-6 Nisan 2013’te İzmir’de de düzenlenecek.
Finale kalan eserlerin 3 Şubat 2013’te açıklanacağı yarışmayla ilgili ayrıntılı bilgiye, ”www.dogafilmleriyarismasi.com” adresinden ulaşılabiliyor

Ulusal DFY (Doğa Filmleri Yarışması)

Diğer kategoriler ve detay için için lütfen siteyi ziyaret ediniz.

(www.dogafilmleriyarismasi.com)

Herkes doğa için sesini yükseltiyor, tüm sesler Dağ Filmleri Festivali’nde yankılanıyor.

Doğa filmi yapımını özendirmek, bu alandaki gelişime katkıda bulunmak ve doğa filmleri hafızasını oluşturabilmek amacıyla düzenlenen Doğa Filmleri Yarışması’nın üçüncüsü yine DFF 2013 kapsamında hayat buluyor.

Doğaya ve çevreye dair tüm filmler yarışma jürisi tarafından değerlendiriliyor ve Türkiye’nin en prestijli ödülünü hak etmek için yarışıyor.

KATILIM KOŞULLARI

1. Yapımcılardan en az birinin ya da yönetmeninin TC vatandaşı olması gerekmektedir.
2. Yarışmaya katılacak çalışma, tamamen o kişi veya ekibe ait olmalıdır.
3. Çalışmanın içerisinde kullanılan, başkalarına ait video, müzik veya grafik gibi unsurlar, sahipleri itiraz etmediği sürece değerlendirmeye alınacaktır.
4. Kurumlar, yarışmaya istedikleri kadar çalışma ile katılabilirler. Her çalışma için ayrı başvuru yapılması gerekmektedir.
5. Yarışmaya katılacak filmler, tercih edilen herhangi bir formatta üretilmiş olabilir. Ancak, filmler DVD formatında teslim edilecektir.
6. Filmlerin 60 dakikayı aşmamasına özen gösterilmesi rica olunur.
7. Başvuru formundaki imza sahibi aynı zamanda filmin yasal sahibi olmalıdır.
8. Başvuru belgesinde belirtilecek tüm bilgilerin doğruluğu imza sahibini bağlar. Bu bilgiler nedeniyle doğabilecek hukuki sorumluluk imza sahibine aittir.
9. Yarışmaya katılan filmlerin telif hakkı- yönetmeninde saklı tutulmak üzere- ticari olmayan çevre ve kültür faaliyetlerinde, gezici festivallerde izleyicilere sunulması, TV’lerde gösterim hakkı Festival Yönetimi’ne ait olacaktır.
10. Yarışmaya katılan filmlerin kopyaları, Festival arşivine devredilecektir ve iade edilmeyecektir.

 BAŞVURULAR

1. Başvurular ücretsizdir.
2. Gönderilecek her bir film için ayrı başvuru formu doldurulmalıdır.
3. Gönderim masrafları tamamen başvuru sahibine aittir.
4. Yarışmaya son katılım tarihi: 11 Ocak 2013 günü saat 17:00
5. Yarışmaya katılmak isteyenler, en geç bu tarihe kadar aşağıdakilerle beraber filmlerini festival adresine ulaştırmalıdırlar.
· Başvuru formu, (Sitede mevcuttur)
· Eserin 5 adet kopyası (DVD formatında),
· Film ve data disklerinin üzerlerine filmin adı, süresi, yapım tarihi, yazılmalıdır.
· Bir data diski (CD, DVD yada flash bellek olabilir) içerisinde;
· Filmin kısa özeti (Sinopsis)
· Yönetmen ve ekibin kısa özgeçmişi
· Yönetmen ve ekibin dijital fotoğrafları
· Yapıtla ilgili sahnelerden en az iki adet 300 dpi çözünürlükte dijital fotoğraf.

 FESTİVAL İLETİŞİM BİLGİLERİ

DAĞ FİLMLERİ FESTİVALİ
MINERAL EVENT
Fahrettin Kerim Gökay Caddesi
Çeviköz Apt. 169/5
Göztepe—Kadıköy – İstanbul / Türkiye
T: (216) 565 86 05
F: (216) 337 41 06
E: [email protected]

Finale kalan ve festivalde gösterilecek olan filmler 03 Şubat 2013 tarihinde açıklanacaktır.

 ÖDÜLLER

Daha sonra açıklanacaktır.

 SEÇİCİ KURUL

· Daha sonra açıklanacaktır.

ÖZEL KOŞULLAR

Koşullarda belirlenmeyen diğer hususlarda, karar yetkisi Festival Yönetimi’ne aittir. Festival yönetimi gerekli gördüğü durumlarda koşulları değiştirme ve yarışmayı iptal etme hakkını saklı tutar.

İstanbul tablolarına Londra’da rekor fiyat

Ünlü Rus ressam Ivan Ayvazovsky’nin İstanbul’u resmettiği üç tablosumüzayede salonu Sotheby’s’ün düzenlediği açık artırmada satışa çıktı. Tabloların ikisi toplam 2 milyon 654 bin TL’ye alıcı buldu.

İngiltere’nin başkenti Londra’daki ünlü müzayede salonu Sotheby’s’in düzenlediği “Önemli Rus Sanatı” müzayedesinde satışa çıkarılan Ayvazovzky’nin İstanbul’u resmettiği 3 tablosundan ikisi 922 bin 500 Sterlin (2 milyon 654 bin TL)’e satıldı.

Müzayedede, Ayvazovsky’nin 1845 yılında tamamladığı  “Ay Işığında Galata Kulesi”,  825 bin 250 Sterlin, (yaklaşık 2 milyon 374 bin TL), 1900 yılına ait  “Boğaziçi’nde Gemiler, Konstantinopolis”  tablosu 97 bin 250 Sterlin (yaklaşık 280 bin TL) satıldı. Başlangıç fiyatı 700 bin sterlin olan 1886 yılına ait “Haliç’te Ay Doğuşu” tablosu ise alıcı bulamadı. Tabloya verilen son fiyat 680 bin Sterlin oldu.

29 tablonun satışa çıktığı açık artırmaya telefondan ve internet üzerinden çok sayıda kişi katıldı. Tabloların alıcıları ise açıklanmadı.

Hayatı boyunca bir çok kez ziyaret ettiği İstanbul’u  resimlerine sık sık konu eden Rus ressam’ın sanatsal yetenegi 1874 senesinde Dolmabahçe Sarayı’nı süslemesi için İstanbul’un farklı manzaralarını resmetmesini isteyen Sultan Abdülaziz  tarafından da tanındı.

Ressamın ‘”Haliç’te Ay Doğuşu” adlı eseri  Eyüp’ten bakıldığında İstanbul’un en bilinen abide ve camilerini resmediyor.

Uzun seneler çok saygın bir özel koleksiyonda bulunduktan sonra ilk defa müzayedeye çıkan resim, Ayvazovsky’nin Türkiye resimleri  açısından da bilgiler veriyor.
Ayvazovsky’nin en son resimlerinden biri olan ‘Boğaziçi’nde Gemiler, Konstantinopolis’ ise tarihi Arnavutköy’ü resmediyor.

Boğaziçi tablosu rekor fiyata satılmıştı

Sotheby’s, sanatçının tablolarını geçen Nisan ayında tanıtmış ve 1856 yılı tarihini taşıyan, “Konstantinopolis ve Boğaziçi Manzarası”nı 3 milyon 233 bin 250 Sterlin’e satarak sanatçının Türkiye manzaraları arasında bir rekor elde etmişti.

Kaynak :[-]

Beyoğlu ’nda Cep Tiyatrosundan da “ Cep Çıktı ” !

Dormen: Yeteri kadar otel mi yok da tarihi tiyatroyu otel yapıyorsunuz?

Usta sanatçı Haldun Dormen, kendi kurduğu, Türk tiyatrosunda tarihi öneme sahip, Beyoğlu’nda bulunan Cep Tiyatrosu’nun yıkılıp yerine otel yapılması kararına tepkili: Yeteri kadar otel yok mu? 
 İstanbul’daki tarihi sinema ve tiyatro binalarının otele dönüştürülmesine usta tiyatro sanatçısı Haldun Dormen isyan etti. Sabah gazetesinden Fırat Karadeniz’in haberine göre Dormen, “Beyoğlu’nda yapılan değişiklikler beni çok korkutuyor. İstanbul’da yeterince otel mi yok da tiyatro binalarını yıkıp otele dönüştürüyorlar” diyor.
Usta tiyatrocu Haldun Dormen bugünlerde hem biraz üzüntülü hem de heyecanlı. Üzüntüsünün sebebi, 1950’li yıllarda, Beyoğlu’nda kurduğu, Türk tiyatrosunda tarihi bir öneme sahip olan Cep Tiyatrosu sahnesinin yıkılarak yerine otel yapılacak olması. Şimdilerde tiyatro salonunu Ti Performans adlı topluluk kullanıyor. Dün topluluk son kez sahneye çıktı. Dormen bu yaşananları yakından takip ediyor. Beyoğlu’ndaki sanat mekanlarının bir bir yıkılmasından dolayı endişeli. Usta tiyatrocu soruyor: “Yeteri kadar otel yok mu?” Dormen’in heyecanlandıran ise uzun zamandır çalıştığı İstanbul’un fethini anlatacak olan Fatih Müzikali. Eğer sponsor bulunursa yazın müzikal sahnelenecek. Tabii Yapı Kredi Sanat Danışmanı sıfatıyla mesai harcadığı bir diğer iş ise Afife Tiyatro Ödülleri. Ödüller bu yıl 30 Nisan’da düzenlenecek törenle sahiplerini bulacak. Adaylar ise 2 Nisan’da açıklanacak. Ödüller son yıllarda, değerlendirme kriterleri ve jürisinin yapısından dolayı eleştiriliyordu. Bu yıl yapılan değişikliklerle jürinin yapısı yeniden kurgulandı. Fakat beklenen değişiklikler yapılmadı. Haldun Dormen’in kapısını çaldık ve Cep Tiyatrosu’nu, Afife Tiyatro Ödülleri’ni ve Fatih Müzikali’ni konuştuk.
YIKIMA ÇOK ÜZÜLÜYORUM 

“1950’li yıllarda, Beyoğlu, Parmak Sokak’ta kurduğumuz 60 kişilik Cep Tiyatrosu’nun yıkılacak olması beni çok üzüyor. Burası Türkiye’nin ilk cep tiyatrosuydu. Tarihi bir yer orası. O yıllarda Avrupa’da da örneği yoktu böyle bir tiyatronun. Yok olacak olması içimi yakıyor. Biz bu tiyatroyu, tiyatro adına bir şeyler yapabilmek için çaresizlikten kurmuştuk. Mekansızlıktan yaptık. ‘Devrim yapacağız’ düşüncesiyle açmadık. Şimdi oraya otel yapacaklar. Sanki yeteri kadar otel yok gibi. Aslında Beyoğlu’nda yapılan değişikliklerin hepsi beni çok korkutuyor. Emek Sineması’nın durumu belli değil. Ayrıca Saray Sineması yıkıldı. Ortaya çıkan ise tam bir fiyasko.”
JÜRİ YENİDEN KURGULANDI

“İstanbul’da o kadar çok tiyatro var ki… 260’ın üzerinde. Afife Tiyatro Ödülleri’nin jüri üyelerini her oyuna göndermem mümkün değil. Bu yıl jüriyi yeninden kurguladık. Tüm bunlar da yeterli değil. Birkaç ay önce basın mensupları ile bir toplantı yaptık, önerileri dinledik. Önümüzdeki sene gelen önerilere göre yeni düzenlemeler olabilir.”

 

FATİH MÜZİKALİ’NE DESTEK ARIYORUM

“O kadar çok yeni projem var ki, bazen uykularım kaçıyor. Bunlar arasında benim için en önemlisi Fatih Müzikali. Uykularım kaçıyor çünkü müzikal olarak İstanbul’un fethini anlatmak çok zor. Ama ben bir sinopsis çıkardım. Yönetmenliği de ben üstleneceğim. Şu an sponsor aranıyor. Yaz aylarında sahnelemeyi düşünüyoruz. İki büyük problemimiz var. Birincisi kadın karakterlerin çok az olması. Hürrem Sultan gibi bir karakter yok yani. Sadece Fatih’in karısı var, baş cariyesi var, annesi var. İkinci problem de komedi unsurunun eksikliği. Komedi olmazsa müzikal çok zor oluyor. Dramatik bir müzikal olsa bile komedi unsuru gerekiyor. Bu nedenle ben de Cenevizli tüccarları kullanmayı düşündüm. Çünkü İstanbul’un fethi gerçekleşse de gerçekleşmese de onların derdi ticaret. Buradan bir komedi unsuru üretilebilir. Fetih 1453 filmini de izledim. Filmde savaş sahneleri biraz uzun geldi bana. Ama oyuncuları başarılı buldum.”

ESKİŞEHİR ‘DE FESTİVAL DÜZENLENSİN
“Afife Tiyatro Ödülleri ile ilgili her eleştiriye açığım ama ‘neden sadece İstanbul’ sorusuna çok sinirleniyorum. Tüm Türkiye’yi kapsamamız mümkün değil. Dünyanın hiçbir yerinde bu yapılmıyor. ‘Video göndersinler’ deniyor ama ben bir tiyatro oyununun videoyla değerlendirilebileceğine inanmıyorum. Haksızlık olur. Fakat Eskişehir’de tüm Anadolu’yı kapsayacak bir Haldun Taner Ödülleri düzenlemeyi düşünüyoruz. Üç senedir yapamıyoruz, olmuyor. Hem de tüm iyi niyetli desteklere, girişimlere rağmen mümkün olmuyor. Şöyle bir çözüm üretilebilir: Eskişehir’de bir tiyatro festivali düzenlenir. Her şehir, en güvendiği oyunu yollar. Jüri de oyunları Eskişehir’de izler ve kararını verir.”

 

Kaynak : http://www.turizmguncel.com

Mezopotamya ’dan İstanbul ‘a Nasra Şimmes

Dünya Kadınlar Gününde, Mardinli Nasra Kadın (Şimmes)’in yıllara dayalı işleri KOLEKSİYON Galeri’de!

‘’Mardinli Nasra Kadının yüreğinden kumaşa dökülen duygular, öyküler, hayaller, 150  yılı aşan bir sanatın günümüze uzanışını sergiliyor. Mezopotamya’nın gizemli, büyülü öyküleri binlerce yıla dayalı insanın ilk yerleşim geçmişinden kadının, sanatın hikayesi ‘’ Adanmış Bir Yaşam: Nasra Şimmes KOLEKSİYON Galeri’de!

600 yıl boyunca Mardin’e kök salmış, sanatıyla kanatlanıp dünyayı dolaşmış Süryani bir aile…Ressam, heykeltraş bir baba… Ve evin küçük kızı: Nasra.

1924 doğumlu Nasra Şimmes, bir asrı devirmek üzere olan ömrünü, aileden miras aldığı basmacılık (Kalıp Baskı) işine adamış bir sanatçı. Doğduğundan beri hiç terk etmediği Mezopotamya Ovası’na bakan taş ev, hem atölyesi hem yaşam alanı. İsveç, Amerika, Kanada, Mardin ve İstanbul’da yaşayan 5 çocuğu var  Ama o, yalnızca aşığı olduğu Mardin’de nefes alabiliyor.  Ona göre Mardin de, basma sanatı gibi medeniyetleri buluşturuyor; bu şehirde her renkten din, her ırktan dil var. Hiç okula gitmemiş Nasra Şimmes; ne Türkçe biliyor ne de okuma yazma… Ama sanatı, her dilde konuşuyor; herkese bir şey söylüyor.

Nasra Şimmes, babasından kalma ahşap kalıplar, 50 yıldır hiç değiştirmediği fırçalar ve kökboyalarla patiska bezlere motifler çizip boyuyor. İncil’den tasvirlerle süslü rengarenk soyut desenler, kilise perdesi, masa örtüsü, duvar süsü olarak bir Süryani geleneğini yaşatıyor. Büyük boydaki boyamalar için bazen aylarca kendini unutarak çalışıyor Nasra Şimmes. Mardin’den hiç ayrılmasa da, çizgileri Ortadoğu’da, Avrupa’da, Amerika’da birçok Süryani kilisesini süslüyor.

Dünya sanat tarihinin en kadim, en bilinen, en çok çalışılmış sahnelerini, kendinden önceki hiçbir yoruma benzemeyen bir şekilde resmetmek mümkün mü?

Nasra Şimmes, bunu yapıyor. Meryem Ana, İsa, Son Yemek, azizler, melekler, Mardin’in güvercinleri, Şahmaran… Nasra Şimmes’in fırçasında, figürler ürpertici bir sadelikle, Chagal’sı soyutlukta.  Orada bir kadının doğurganlığı, üretkenliği, duyarlılığı var. Kompoziyonları kendi kadar doğal, sıcak, samimi. Göz kamaştıracak canlılıktaki renklerinde, yaşama sevinci ve heyecan; şaşırtıcı bir yalınlık ve beklenmedik bir etki var. Evrensel simgeler, yerel, otantik, özgün bir yorumla ve incelikli soyutlamalarla bambaşka bir çehreye bürünüyor. Onun fırçasından, Anadolu damlıyor. Beyaz patiskaların üzerinde, medeniyetler buluşuyor, kucaklaşıyor, kaynaşıyor, söyleşiyor…  Nasra Şimmes’in işlerinde, Batı’nın mitolojik zenginliğiyle doğunun mistisizmi bir arada. Zorlamasız ve masumca.     Zamanın diliyle bir tasarımcı, bir sanatçı, bir zanaatkar… Ama o adının önüne tek sıfat koyuyor: “ İşleyen Nasra Şimmes.”

Koleksiyon, 40. Yıl buluşmalarının ikinci ayağında, sanatseverleri Nasra Şimmes’le tanışmaya davet ediyor. Şimmes’in dünyanın farklı coğrafyalarına dağılmış eserleri,  ‘’Kadın ve Sanat‘’ temalı bu özel seçki için, Koleksiyon Galeri’de 6 Mart’tan itibaren bir ay süre ile sergilenecek.

Yer : Koleksiyon Tarabya Merkez / Sergi Süresi  : 06 Mart -06 Nisan 2012 / Adres   : Hacıosman Bayırı, Cumhuriyet Mah. Bağlar Cad. No:35 Kefeliköy-Sarıyer 34457 İSTANBUL  / Tel:  0212 363 63 63

kaynak : http://sanat.milliyet.com.tr , http://www.turkishculture.org , http://www.suryaniler.com

 

 

2012 yılında düzenlenecek bir kaç Müzik Yarışması

ses yarışması

Sizler için derlediğimiz müzik yarışmalarının bir kaçını aşağıda bulacaksınız.

ses yarışması1-  LEYLA GENCER ŞAN YARIŞMASI 2012 

Opera dünyasına kazandırdığı genç yeteneklerle uluslar arası müzik çevrelerinde çok konuşulan Leyla Gencer Şan Yarışması, bir kez daha opera dünyasının yeni yıldızlarını belirlemek üzere yola çıkıyor.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın altı Avrupa ülkesinde yapılacak ön elemelerinde Uzak Doğu’dan Amerika’ya her milletten şancı kendini göstermeye çalışacak. Operanın yeryüzündeki mabedi Teatro alla Scala’nın akademisinin işbirliğiyle İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından düzenlenen yarışma için başvurular açıldı.

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın jürisine bu yıl MIRELLA FRENI başkanlık edecek. Yarışma, farklı ülkelerden opera alanında uzman ve etkili üyelerden oluşan jürisi kadar, kariyerlerinde dünya çapında hızlı bir çıkış yakalayan finalistleri ile de adından övgüyle söz ettirmekte.

Ülkede Ön Elemeler

Leyla Gencer Şan Yarışması, Nisan ve Mayıs aylarında altı ülkede yapılacak ön elemeler ile başlıyor. Bu kez İngiltere, Avusturya ve İspanya’nın da eklenmesiyle, ön elemeler yarışma jürisi tarafından aşağıdaki program çerçevesinde yapılacak:

BERLİN 26 Nisan Perşembe

LONDRA 4 Mayıs Cuma

VİYANA 7 Mayıs Pazartesi

MADRİD 10 Mayıs Perşembe

MİLANO 14 Mayıs Pazartesi

İSTANBUL 16-17 Mayıs Çarşamba-Perşembe

Leyla Gencer Şan Yarışması’nın finalleri ise Eylül ayında İstanbul’da. 16 Eylül 2012 Pazar günü çeyrek finaller ile başlayacak maraton 20 Eylül Perşembe Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde gerçekleşecek görkemli final gecesi ile son bulacak.

Doğuş Grubu ile Garanti Bankası’nın sponsorluğunda ve Borusan Holding’in katkılarıyla gerçekleşen 7. Leyla Gencer Şan Yarışması’nın birincisi 12.500 Euro, ikincisi 7.500 Euro ve üçüncüsü 3.500 Euro’luk nakit ödül kazanacak. Bu sene ilk kez verilen La Scala Tiyatrosu Akademisi Özel Ödülü bir finaliste üç aylık eğitim bursu sağlıyor. Özellikle Avrupa’dan pek çok menajer ve opera direktörünün takip ettiği, finallerine bizzat katıldığı yarışma, genç şancılara uluslar arası sahnelerde çeşitli imkanları da beraberinde getiriyor.

Son Başvuru: 16 Nisan 2012

Leyla Gencer Şan Yarışması’nda yer alarak opera dünyasında kendini göstermek isteyen genç şancılar 16 Nisan 2012 Pazartesi akşamına kadar İKSV’ye posta yoluyla veya internet ortamından yapacaklar.

Başvuru için lütfen tıklayınız.

 

2-  İSTANBUL ROTARY SANAT ÖDÜLÜ YARIŞMASI 2012

Genç ve yetenekli sanatçıların eğitimlerine, kariyerlerine, tanıtımlarına destek olmayı amaçlayan İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması ve Sergisi 2012 yılında da devam ediyor.

Büyük ödülü 15.000 TL. olan ve seçilen üç genç sanatçının, kişi başı 5.000 TL. başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan – 12 Mayıs 2012 tarihleri arasında, Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde sanatseverlerle buluşacak. İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’nın seçici kurulunda, Ayşegül Sönmez, Başak Şenova, Can Elgiz, Haşim Nur Gürel, Kaya Özsezgin, Özalp Birol, Nural Denker ve Turgay Ağralı yer alıyor.

Yarışmanın son başvuru tarihi 09 Mart 2012.

2011 yılındaki ilk yarışmada, Elif Aydoğdu Ağatekin, Ozan Gezer, Seçkin Pirim, Seyit Mehmet Buçukoğlu ilk dört sanatçı olarak seçilmiş, bu sanatçıların yapıtları sergilenmiş, Seyit Mehmet Buçukoğlu büyük ödülü, diğer üç genç sanatçı ise başarı ödüllerini kazanmışlardı. Ayrıca, Armağan Ekici, Banu Çolak, Cansu Gürsu, Engin Beyaz, Fulden Aran, Işıl Ulaş, İsmet Yüksel, Kadir Tavaz, Kerem Güman, Müge Ceyhan, Seda Aytar, Sevgi Kesmen ve Soner Çakmak’ın yarışmaya katılan yapıtları, ilk dört sanatçının yapıtlarıyla birlikte, yarışma sergisi kataloğunda yer almışlardı.

T.C. vatandaşı olan ve Türkiye’de oturan 35 yaş altı genç sanatçılar İstanbul Rotary Sanat Ödülü Yarışması’na, resim, heykel, fotoğraf, seramik, video-art, performans, dijital sanat, işitsel sanat gibi çağdaş sanatın birçok alanında ürettikleri ve daha önce başka bir yarışmaya katılmamış ve sergilenmemiş tek bir yapıtla katılabilecekler.

Büyük ödülü 15.000 TL olan ve seçilen üç genç sanatçının da, kişi başı 5.000 TL başarı ödülü alacağı yarışmanın sergisi 26 Nisan 2012 tarihinde Beyoğlu İstiklâl Caddesi’ndeki, Vehbi Koç Vakfı, Merkez Han Galeri’sinde açılacak ve 12 Mart 2012 tarihine kadar sanatseverlerin ziyaretine açık olacak.

Adaylar, yarışma şartnamesi ve diğer detayları   öğrenmek için lütfen Tıklayınız

3-  NARDİS GENÇ CAZ VOKAL YARIŞMASI 2012

Nardis Genç Vokal Yarışması, Türkiye’nin her köşesinden caz müziğine gönül vermiş genç yeteneklerin uluslararası caz platformlarına taşınmasını hedefliyor. Nardis Genç Caz Vokal Yarışması, hem caz vokallerine sahnesini açıyor, hem de Türkiye’de caz müziğinin ve bilincinin gelişmesine katkı sağlıyor.

Geçen yıllarda Nardis’in yarışmasına katılan genç yetenekler, başarılarını, Avrupa ve ABD’nin saygın müzik okullarından eğitim bursu kazanarak ve çeşitli festivallerde önemli ödüller alarak pekiştirdi.

Nardis Genç Caz Vokal Yarışması’nın amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan genç vokalistlerin seslerini yurt içinde olduğu kadar yurt dışında da duyurmalarına destek olmaktır. Ülkemizin renkli kimliğini sanatçılarıyla festivallerde yansıttığı gibi, genç yetenekler aracılığıyla yarışmalarda sergilemesine önem veriyoruz. Tüm sanat dallarında olduğu gibi müzikte de gerçek anlamda bir yarışmanın olmadığına inanıyoruz. Yarışmalarda derece alanlar bu işi en iyi yapanlar olmadığı gibi, diğerleri de kötü olarak nitelendirilemez. Ancak bazı durumlarda bir kişinin diğerlerini de temsil etmek üzere seçilmesi gerekir. Onun için NARDIS olarak bu organizasyona “yarışma” adını istemeyerek veriyoruz. Bu organizasyonun sonunda “birinci” seçilmeyecek, sadece Litvanya ve Estonya’daki benzer yarışmalara gidecek vokalistler seçilecektir. Bu nedenle 2. veya 3. gibi dereceler olmayacaktır. Bu yarışmada en başarılı bulunan vokalistler Estonya ve Litvanya’da yarışma hakkı ile birlikte bir kişi de Pulawy, Polonya’da Temmuz ayında yapılacak olan International Jazz Workshop’a katılma hakkı kazanacak, uygun bulunan bir diğer katılımcı da Nardis Jazz Club programında yer alıp konser verebilecektir.

AMAÇ VE KONU

Nardis Jazz Club tarafından düzenlenen “Genç Caz Vokal” yarışmasının amacı, Türkiye’de amatör veya profesyonel olarak müzikle uğraşan gençlerin, üniversite öğrencisi genç müzisyenlerin ve müzik öğrencilerinin caz vokal alanında gelişme göstererek seslerini duyurmalarında yardımcı olmak, uluslararası sahnelerde yer almalarını sağlamak, teşvik etmektir.

“Genç Caz” Seçmeleri dahilinde seçilecek olan 2 finalist 7 Mart 2012 tarihinde Nardis Jazz Club’deki seçmeden sonra Litvanya’daki Jazz Voices http://www.jazzvoices.lt/ (12 – 15 Nisan tarihlerindeki) ve Nomme Jazz Festivali kapsamında Mayıs ayındaki “Nomme Jazz Competition 2012 (http://www.nommejazz.ee/index.php?id=195&keel=eng) adlı uluslararası yarışmaya katılacaktırlar.

SEÇİM

“Genç Caz Vokal” Seçmelerine katılacak müzisyenler bu şartnamede belirtildiği şekilde Nardis Jazz Club’a başvurmaları gereklidir. Değerlendirmeler bu başvurular üzerinden iki aşamalı bir seçim sonucunda yapılacaktır. İlk aşamada gönderilen başvurular arasından seçici kurul tarafından belirlenenler, ikinci aşamadaki performans secmelerine çağırılacaktır. Halka açık olarak yapılacak ve adayların canlı performanslarından oluşan değerlendirme konseri sonrasında seçici kurul tarafından başarılı bulunan şarkıcılar Nisan ayında Klaipeda’daki ve Mayıs ayında Nomme’deki yarışmalara katılmaya hak kazanacaktırlar.

SEÇMELERE KATILMA KOŞULLARI

Müzisyenlerin 1 Ocak 2012 tarihi itibari ile 35 yaşından büyük olmamaları,

Adayların Türk vatandaşı olması,

Başvuru dosyalarının ve demo kayıtlarının en geç 20 Şubat 2012, Salı günü saat 17.00’ye kadar Nardis Jazz Club’a posta, kurye veya elden teslim yolu ile iletilmesi gerekmektedir. (Adres bilgileri aşağıda verilmiştir)

Adayların başvuru dosyasında;

Demo CD

[Bu demoda caz olarak nitelendirilebilecek 3 değişik stilde (swing, latin, blues, funk vb) parçaya yer verilecektir.]

Kısa özgeçmiş bulunmalıdır.

Başvuruda bulunan tüm adaylar bu şartnamedeki hükümleri bütünüyle kabul etmiş sayılırlar. Gönderilen başvuru dosyaları ve demo kayıtları iade edilmeyecektir.

SUNULACAK DEMOLARDA ARANAN NİTELİKLER

Seçmelerde sadece klasik / çağdaş caz ve alt disiplinleri, blues, blues ve caz etkileşimli güncel türler (örneğin; caz-fusion, caz-rock, caz funk, soul, acid-caz, latin caz, pop-caz, groove, electronic caz, urban, r&b, caz-blues v.b.) alanındaki başvurular değerlendirilecektir. Caz ve türevleri dışında kalan başvurular değerlendirmeye alınmayacaktır.

Demolar, ön elemeler ve finalde seslendirilecek repertuvar, adayların kendi özgün besteleri veya mevcut eserlerin yeniden yorumlamalarından oluşabilir.

Sunulacak demonun MP3 formatında olması şarttır.

Demo kayıtları 3 parçadan oluşmalıdır.

Demoların değerlendirilmesinde kayıt kalitesi bir seçme kriteri olmadigi icin kayitlarin profesyonel bir stüdyoda yapılması şart değildir. Çalınan eserlerin ve enstrümanların anlaşılabilir seviyede duyulması yeterli olacaktır.

SEÇİCİ KURUL

Değerlendirmeyi yapacak Seçici Kurul üyeleri:

Ahmet Yeşiltepe, NTV Radyo

Alexandra Ivanoff, Müzisyen, Yazar

Bülent Denli, Yazar

Cem Tuncer; Müzisyen, Jazz Dergisi Yazarı

Emin Fındıkoğlu, Müzisyen

Hakan Tüfekçi, NTV Radio Programcısı

Neşet Ruacan, Müzisyen

Önder Focan, Müzisyen

Sedat Ergin, Hürriyet Gazetesi

Sibel Köse, Müzisyen

Sevin Okyay, NTV Radyo

Nardis Jazz Club, herhangi bir Seçici Kurul üyesinin üyelikten vazgeçmesi veya kurul faaliyetlerine katılamaması halinde seçeceği başka bir kişiyi seçici kurul üyesi olarak atayabilir.

DEĞERLENDİRME

Başvuru son tarih 20 Şubat 2012 Salı günüdür.

20 Şubat’a kadar başvurularını yapmış olan müzisyen ve toplulukların demo kayıtları Seçici Kurul tarafından 1 Mart 2012 Salı gününe kadar dinlenecek ve seçici kurul üyelerinin her bir grup için yapacağı değerlendirmenin ortalaması alınarak en başarılı bulunan on başvuru değerlendirme konserine çağırılacaktır. Bu çağrı ile ilgili açıklama Nardis’in web sitesinden yayınlanacak ve ilgili katılımcılara doğrudan bildirilecektir.

Değerlendirme konseri, 7Mart 2012 Çarşamba günü Nardis Jazz Club’da dinleyicilere açık olarak gerçekleştirilecektir. Değerlendirme konserine çağırılan vokalistler kulübün belirleyeceği trio eşliğinde kendi sectikleri iki parçayı dinleyiciler ve seçici kurul önünde seslendireceklerdir. Sahne alma sırası kura ile belirlenecektir.

Değerlendirme konserini takiben seçici kurul “Genç Caz Vokal” konserlerine katılmaya hak kazanan finalistleri seçecek ve açıklayacaktır.

KONSERLER

Yukarıda belirtilen sürecin sonuda seçilen vokalist Litvanya’daki Jazz Voices adlı yarışmaya katılmaya hak kazanacaktır. Jüri tarafından değerlendirmeye girecek bir kişi de Polonya’daki Pulawy’deki workshop’lara katılamaya hak kazanacaktır. Yarışmaclarınının tüm yol ve konaklama masrafları NTV Radyo ve Nardis Jazz Club tarafından karşılanacaktır. Pasaport ve vize işlemleri katılımcıya aittir.

TEKNİK İHTİYAÇLAR

Vokalistlere yarışma öncesi belirlenecek bir saatte Nardis’te kendilerine çalacak grup ile prova yapma imkanı sağlanacaktır.

İstanbul dışından katılacak olanlar ulaşım ve konaklama masraflarından kendileri sorumludurlar.

İletişim Bilgileri

Nardis Jazz Club

Kuledibi Sokak No. 14 Galata / İstanbul  detaylar için lütfen tıklayınız. detay için :  [email protected]

4-  MİLLER MUSİC FACTORY MÜZİK YARIŞMASI 2012

Müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin vazgeçilmez markası Miller tarafından bu yıl 8.si düzenlenecek olan Miller Music Factory’ye (MMF) başvurular 10 Şubat’a kadar devam ediyor! Miller’ın yeni yıldızları keşfetmek ve sesini duyurmak isteyen yeteneklere destek olmak amacıyla düzenlediği müzik yarışmasına başvurular www.millermusicfactory.com internet sitesi üzerinden yapılıyor.

Miller, Türkiye’de bira sektörüne girdiği 2000 yılından bu yana müziğin, gece hayatının ve yeniliklerin yanında yeralıyor. Miller Music Factory yarışması ile de müziğe gönül vermiş yetenekleri 8 senedir arıyor, buluyor ve destekliyor. Yarışma; yeteneğine inanan, fakat bu alanda kendilerini gösterebilecek platform bulamayan taze yetenekler için eşsiz bir fırsat. Her yıl rekor sayıda başvuru ile dikkat çeken Miller Music Factory, araştırmalarda genç yeteneklerin “En çok güvendiği yarışma” olarak tanımlanıyor. Bunun yanı sıra Miller Music Factory’ye katıldıktan sonra yıldızı parlayan isimler arasında 2006 yılı birincisi “Bedük”, 2007 yılı birincisi “Mustafa Keçeli”, 2008 yılı birincilerinden Multitap grubunun solisti “Selim Siyami Sümer” ve “DJ Junior” da bulunuyor.

Katılan binlerce aday arasından özel jüri tarafından seçilecek isimler finalist olarak belirleniyor. Finale kalan adaylar her kategoride alanında isim yapmış profesyoneller, sanatçılar ve jüri üyelerinden oluşan workshop’lara katılma hakkı kazanırken, aynı zamanda profesyonel danışmanlık desteği alma imkanı da buluyor. Ünlü prodüktör Chew Fu’nun da eğitim vereceği workshopların ardından ise final gecesinde yapılan halk oylaması sonucunda kazanan ilk üç isim belirleniyor. Buna göre ilk 3’e giren yarışmacıların ödülleri ise şöyle;

MMF Birincisi: Profesyonel stüdyoda 3 adet parça kaydı

MMF İkincisi: Profesyonel stüdyoda 2 adet parça kaydı

MMF Üçüncüsü: Profesyonel stüdyoda 1 adet parça kaydı

Jüri Özel Ödülü: Miller Music Tour West’e katılım şansı

Katılım şartları:

Yarışmaya katılmak isteyen 18 yaş üstü yetenekler, www.millermusicfactory.com ’dan başvuru formunu dolduracak ve aday parçayı siteye yükleyecek. Jürinin yapacağı titiz değerlendirmeler ve halk oylaması sonucunda kazananlar 10 Mart 2012’de gerçekleşecek Miller Music Factory final gecesinde açıklanacak.

Yarışma Jürisi:

Prodüktör DJ Murat Uncuoğlu, Prodüktör Hakan Kurşun, Ses Mühendisi ve Prodüktör Alp Turaç, Vokalist Elif Çağlar, Müzisyen Mabel Matiz, Dinamo FM’den Muzo Berberoğlu, Blog Yazarı Hayalsu Altınordu, Hip-hop Life Portal Editörü Ulaş Demiröz, Bant Dergisi Genel Yönetmeni Aylin Güngör ve Müzik Yazarı Eleştirmen Murat Beşer.

Chew Fu Kimdir?

Chew Fu, Lady Gaga’dan, Rihanna’ya, Alicia Keys’den Justin Timberlake’e uzanan geniş bir sanatçı kadrosu ile çalışmalar yürütmüş olan New York’lu mega-prodüktör, özgün şovlarıyla dikkat çeken sıra dışı bir DJ. Dans dünyasının önde gelen isimleri Chew Fu’yu, 2011 yılının en iyi remiksçisi olarak görüyor. Miller Music Factory için İstanbul’a gelecek olan Chew Fu finale kalan adaylara özel workshop verecek, 10 Mart gecesi gerçekleşecek final gecesinde jüri üyesi olarak yarışmacıları değerlendirecek ve aynı gece çok özel bir gösteriyle sahne alacak.

Detaylı bilgi için:

Bilgi için: Yasemin ENER / İnci ŞİRİN

PRO İletişim Danışmanlığı – 0 212 292 25 80  Yarışma için deyatlı bilgi alabileceğiniz e-mail adresleri:  [email protected] / [email protected]