Şunun için etiket arşivi: müzikseverler

Türkiye’nin en uzun soluklu festivallerinden biri olan Akbank Caz Festivali, 23. yılında yine dopdolu bir program ile kapılarını açıyor. Dünya çapında caz yıldızlarına ev sahipliği yapan festival bu yıl, 25 Eylül-12 Ekim 2013 tarihleri arasında üç hafta boyunca şehri cazın farklı renkleriyle kucaklayacak.

23.-Akbank-Caz-Festivali-l Akbank Caz Festivali’nin bu yılki programı, Akbank Genel Müdürü Hakan Binbaşgil ve Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı’nın ev sahipliğinde gerçekleştirilen basın toplantısıyla açıklandı.

Festivalin, sadece ülkemizde değil, uluslararası platformda da merakla beklenen bir etkinlik haline geldiğini belirten Akbank Genel Müdürü Binbaşgil, “İstanbul, gece-gündüz temposu hiç düşmeyen, her semtinde farklı bir melodi, her caddesinde farklı bir ritmi bulunan renkli bir şehir. İstanbul’u 23 yıldır kendine çok yakışan caz müziğiyle bir kez daha buluşturmanın mutluluğunu yaşıyoruz” dedi.

23. Akbank Caz Festivali’nin klasik cazdan avangard tınılara, dünya müziklerinden elektronikanın sınırlarına dek uzanan işitsel tecrübelerle takipçilerine geniş bir çeşitlilik sunduğunu söyleyen Akbank Sanat Müdürü Derya Bigalı ise, “Festival kapsamında, yakın dönemde kaybettiğimiz usta müzisyenler anısına gerçekleştireceğimiz önemli etkinlikler yer alacak… Aynı zamanda, müzik-sinema ilişkisi üzerine farklı etkinliklere de programımızda yer vereceğiz” dedi.

Pozitif Live yönetim kurulu üyesi Ahmet Uluğ ise festival genel programını açklarken “23. Akbank Caz Festivali’nin bu yıl öne çıkan isimleri arasında; Cassandra Wilson, Harriet Tubman, Enrico Rava, Mare Nostrum ve Nicholas Payton, Mos Def, Mulatu Astatke, Sex Mob, Lost Fingers, Jehan Barbur feat. İlhan Erşahin ve Jim Rotondi yer alıyor” diye konuştu.

25 Eylül – 12 Ekim 2013 tarihleri arasında gerçekleştirilecek Festival boyunca aralarında İstanbul Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Merkezi, Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Akbank Sanat, Babylon, Babylon Lounge, Nardis, GarajIstanbul, Pera Palace Hotel Jumeirah ve Caddebostan Kültür Merkezi’nin bulunduğu 45 ayrı mekanda 50 konser, 3 panel, 6 atölye gerçekleştirilecek ve 280 müzisyen ağırlanacak.
23. AKBANK CAZ FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

Cazın Ustaları

Cazın ustaları her yıl olduğu gibi bu yıl da 23. Akbank Caz Festivali’nde buluşuyor. 23. Akbank Caz Festivali’nin onur konuklarından biri; efsanevi trompetçi Enrico Rava. Enrico Rava, ‘Rava Tribe’ projesi ile 27 Eylül 2013, Cuma günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda dinleyicilerle buluşacak. Zengin bir estetik anlayışıyla müzikal bir mozaik sunmak isteyen Rava’ya konserde davulda Fabrizio Sferra ve trombonda ise dünyanın en iyi trombon sanatçılarından Gianluca Petrella eşlik edecek.

1960’lardan bugüne uzanan kariyerinde kendine has bir tarz yakalamayı başaran, geçtiğimiz yıl yayınladığı ‘Saltash Bells’ albümü ile ‘En İyi Albüm’ ödülüne lâyık görülen ünlü İngiliz saksafon sanatçısı John Surman, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’ndaki konseri ile Festival’e renk katacak.

Her biri Avrupa caz sahnesinin saygı duyulan müzisyenlerden oluşan Mare Nostrum, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Cemal Reşit Rey Konser Salonu’nda Festival için sahne alacak. İtalyan trompetçi Paolo Fresu, Fransız akordeon sanatçısı Richard Galliano ve İsveçli piyanist Jan Lundgren’dan oluşan ve bir araya getirdikleri enstrümanlarla alışılageldik caz triolarının bir adım ötesinde duran Mare Nostrum, Festival kapsamında müzikseverlere unutulmaz bir caz ziyafeti yaşatacak.

23-akbank-caz

Yeni Dünyadan Sesler 

23. Akbank Caz Festivali, “Yeni Dünyadan Sesler” bölümünde; Jim Rotondi, Kurt Rosenwinkel, Nicholas Payton, Mulatu Astatke, Harriet Tubman & Cassandra Wilson, Mos Def, Chris Dave and the Drumhedz ve Rova Plus presents: No Favorites! (for Lawrence Butch Morris) yer alıyor.

20 yılı aşkın bir süredir gerek New York, gerekse uluslararası caz dünyasının önemli karakterlerinden biri olan ünlü trompetçi Jim Rotondi, 26 Eylül 2013, Perşembe ve 27 Eylül 2013, Cuma günleri Nardis’de caz tutkunlarıyla buluşacak. Ustalığı, gücü, zekası ve mükemmele yaklaşan sololarıyla pek çok müzik otoritesi tarafından Freddie Hubbard sonrası dönemin en parlak isimlerinden biri olarak gösterilen Jim Rotondi’nin konserleri Festival’in unutulmazlarından olmaya aday.

Berklee School of Music’de okurken Gary Burton tarafından keşfedilen, sıklıkla Pat Metheny ve John Scofield ile karşılaştırılan ünlü gitarist Kurt Rosenwinkel, 01 Ekim 2013, Salı günü Babylon’da sahne alacak. Geçtiğimiz yıl Aaron Parks, Eric Revis ve Justin Faulkner’la birlikte son albümü Star of Jupiter’i yayınlayan sanatçıya konserde yine aynı kadro eşlik edecek.

Günümüzün en yetenekli müzisyenlerinden biri olarak gösterilen, Grammy ödüllü trompetçi Nicholas Payton, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında 02 Ekim 2013, Çarşamba günü Babylon’da bir konser verecek. Belirli bir türe sadık kalmayan, her konserinde farklı tarzları bir araya getiren Payton, konserinde müzikseverlere, beslendiği zengin geçmişinden günümüze uzanan bir müzikal ziyafet sunacak.

Caz dünyası tarafından Ethio-Jazz türünün yaratıcısı olarak kabul edilen yaşayan müzik efsanesi Etiyopyalı Mulatu Astatke, 5 Ekim 2013, Cumartesi günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda müzik tutkunlarını unutulmaz bir yolculuğa çıkaracak. Geleneksel Etiyopya müziğini, klasik caz ve Latin müziğiyle birleştireceği bu performansında sanatçıya, Hüsnü Şenlendirici ve Mısırlı Ahmet eşlik edecek.

Grammy ödüllü Cassandra Wilson ve yenilikçi caz topluluğu Harriet Tubman, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında çok özel bir konser için biraraya geliyor. Müzikal özgürlükleriyle cazda yeni alanlar keşfeden Brandon Ross, Melvin Gibbs ve JT Lewis’dan oluşan Harriet Tubman’a,  son 20 yılın soul ve caz dünyasının ses getiren isimlerinden biri olan Cassandra Wilson’ın vokaliyle eşlik edeceği konser, 6 Ekim 2013, Pazar günü İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleşecek. Adeta bir yıldızlar geçidine dönüşecek konser, Festival’in en gözde performanslarından biri olacak.

90’lı yıllardan bu yana soul müziğe damgasını vuran Chris Dave and the Drumhedz, Türkiye’ye ilk kez gelecek olan Mos Def ve MF Doom ile seyirciyi cazdan hip-hop’a uzanan bir yolculuğa davet ediyor. İstanbul Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda 5 Ekim 2013, Cumartesi günü gerçekleşecek Festival programındaki farklı tarzda projelerden biri olan bu konserle müzikte sınırların nasıl kalktığına şahit olacaksınız.

Rova Saxophone Quartet, bu yıl aramızdan ayrılan caz üstadı Butch Morris’in anısına,  23. Akbank Caz Festivali’nin en özel gecelerinden birine imza atacak. Butch Morris’in canlı performanslarıyla yakaladığı ruhu yansıtmak için 10 Ekim 2013, Perşembe günü Babylon’da düzenlenecek ‘Rova Plus presents: No Favorites! (for Lawrence Butch Morris)’ gecesinde sahne alacak San Francisco’lu topluluğa, bu özel performanslarında, yerli ve yabancı pek çok sürpriz isim eşlik edecek.

Avrupa’dan Caz ve Ötesi

İsveç’in zengin müzikal mirasını kendine has doğaçlama kompozisyonlarla birleştiren Kuzey Avrupa’nın ünlü piyanistlerinden Mattias Nilsson, 25 Eylül 2013, Çarşamba günü Akbank Sanat’ta olacak.

Doğaçlama yöntemiyle kökenlerine büyüteç tutan ve müzik dünyasına farklı bir soluk getiren Elina Duni, Festival’in bir diğer önemli sanatçısı. Arnavutluk kültürünü ve çalkantılı geçmişinden saklı kalmış güçlü ve büyüleyici şarkılarını gün ışığına çıkaran, hayatın her anını büyüleyici sesi ve şiirsel anlatımıyla derin bir zarafet içinde müziğine dahil eden Elina Duni, 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta müzik tutkunlarıyla buluşacak.

Yeteneği ve müziğiyle kendisine yeni bir müzik oyun alanı yaratan, kompozisyon, doğaçlama, diyalog gibi müziğin farklı bileşenlerini dengeli bir şekilde harmanlayan Martin Fondse, Hollandalı bir diğer sanatçı Eric Vloeimans’ın trompetiyle katıldığı ‘Testimoni’ projesi ile Festival’e renk katıyor. Yayınladıkları albümle 2012’de Edison Caz Ödülü’nü kazanan ikili, 02 Ekim 2013, Çarşamba gecesi Akbank Sanat’taki performanslarıyla oyunun kurallarını değiştirecek.

Bir caz piyanisti olarak kendini farklılaştırmayı başarırken, değişik müzik türleri arasındaki sınırları genişletmekten hiçbir zaman çekinmeyen Helge Lien, Frode Berg ve Knut Aalefjær’dan oluşan, 2008’de yayınladıkları ‘Hello Troll’ albümüyle Norveç Grammy ödülünü kazanan Helge Lien Trio, Festival kapsamında 05 Ekim 2013, Cumartesi günü Akbank Sanat’ta  sahne alacak.

Caz ve Sinema

Festival’in “Caz ve Sinema” adını taşıyan bölümünde ilk olarak; 520’den fazla filmde prodüktörlük ve yönetmenlik koltuğunda oturan ve birçoğunda da aktör olarak rol alan  sinema tarihinin en farklı ve öncü isimlerin biri Georges Méliès anısına hazırlanan ‘Georges Méliès Cine-Concert’ yer alıyor. Orijinal kayıtların yeniden gün yüzüne çıkıp yorumlandığı piyano doğaçlamalarıyla hazırlanan Georges Méliès Cine-Concert, 30 Eylül 2013, Pazartesi günü Babylon’da.

“Caz ve Sinema” adını taşıyan bölümünün bir diğer etkinliği ise; Steven Bernstein önderliğindeki Sex Mob, Grammy adayı Sexotica albümünün üzerinden geçen yedi yılın ardından hazırladığı ‘Cinema, Circus & Spaghetti – Sex Mob Plays Fellini: The Music of Nino Rota’ projesi. Federico Fellini’nin filmlerinin vazgeçilmezi İtalyan besteci Nino Rota’nın eserlerinden yola çıkarak yaratıcılığın sınırlarını zorlayan New Yorklu topluluk, filmlerinde sinema, sirk ve spagettiden, yani yaşamının her anından esinlenen ünlü yönetmenin izinden korkusuzca ilerliyor. Babylon’da 08 Ekim 2013, Salı günü gerçekleştirilecek etkinliğe cazseverler, kendilerine has doğaçlama saykodelik melodileriyle dinleyenleri geçmişten günümüze uzanan gerçeküstü ritimlerle buluşturan Sex Mob’un müzik kurallarını alt üst eden performansıyla Festival’in kaçırılmaması gereken gecelerinden birine tanıklık edecek.

Kışkırtıcı sesinin yanı sıra performans sanatçısı ve model olarak kariyerini sürdüren, daha önce  Willie Nelson, Brian Setzer, Donovan, Adrien Utley (Portishead), King Crimson’dan Pat Mastelotto ve Trey Gunn gibi efsanelerle birlikte sahne alan Chrysta Bell, 25 Eylül 2013, Çarşamba günü Babylon’da müzik tutkunlarıyla buluşacak.

1 Ekim 2013, Salı günü Akbank Sanat’ta gösterilecek olan ve yakın zamanda kaybettiğimiz ünlü müzisyen Butch Morris anısına çekilen ‘Black February’ adlı belgesel film bu senenin süpriz etkinlikleri arasında yer alıyor. Vipal Monga’nın ilk uzun metraj çalışması olan belgesel, Butch Morris önderliğinde 28 günde 85 farklı müzisyenle gerçekleşen 44 performansı konu alıyor. Morris’i daha yakından tanımak isteyen ve cazda devrim yaratan canlı yaratıcı performans ve yaratıcı yöntemlerine odaklanan belgesel, müzikseverler için festivalin kaçırılmaması gereken bir etkinliklerinden biri olacak.

Müziğin Sıradışı Kadınları

Malavi kökenli İngiliz müzisyen Malia, Nina Simone’un unutulmaz şarkılarını 21. yüzyıla taşıyor. Nina Simone’un ‘Four Women’, ‘If You Go Away’, ‘Don’t Explain’, ‘Baltimore’, ‘Feeling Good’, ‘Wild Is The Wind’, ‘Marriage Is For Old Folks’ gibi unutulmaz parçalarını yorumlayan, yeni dönemin en önemli soul caz seslerinden Malia, dikkat çekici vokaliyle ile 23. Akbank Caz Festivali’nin açılışına yaraşır bir performansla 25 Eylül 2013, Çarşamba günü The Seed’de olacak.

The Guardian tarafından Laura Marling, Beth Orton ve Björk’ün bir sentezi olarak tanıtılan folk-rock sanatçısı İsviçreli genç şarkıcı ve söz yazarı Sophie Hunger,  bu yıl yayınlanan ‘The Danger of Light’ adlı albümününün dünya turnesi kapsamında 03 Ekim 2013, Perşembe günü Babylon’da gitarı ve buğulu sesiyle festivalcileri büyüleyecek.

Eğlenceli ve Farklı Sesler 

Festival’in bu yıl misafir edeceği sıra dışı isimlerden biri olan Butterscotch için caz müziğini beatboxing ile ortak bir noktada buluşturan tek kişilik bir orkestra demek hiç de yanlış olmaz. Gitarını ve piyanosunu çalarken aynı zamanda beatbox yeteneğini sergileyen ve şarkılarını söyleyen genç müzisyen, dünyanın en iyi kadın beatbox sanatçısı olarak gösteriliyor. Chopin’den John Coltrane’e uzanan bir etkileşim alanında, cazdan klasik müziğe, hip hop ve R&B’ye uzanan bir tarzla şimdiden gelecek nesil için rol model haline gelen Butterscotch, 27 Eylül 2013, Cuma günü Babylon’da gerçekleştireceği solo performansının ardından Alp Ersönmez’in ‘Cereyanlı’ projesine eşlik edecek.

Electro-swing ve kabare denince akla ilk gelen gruplardan biri olan The Real Tuesday Weld, müziğin yanı sıra tiyatro ve sinema ile iç içe geçen bir projesi ile 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Babylon’daki performansında Festival izleyenlerine swing ruhunu sinematik bir şekilde yansıtacak. Konser öncesinde ve sonrasında ise electro-swing arşiviyle Tobumusikizm,  DJ setinin başında olacak.

“Çingene usulü caz” olarak adlandırdıkları kendilerine has müzikleri ile klasik pop parçalarını bambaşka bir formda yorumlayan Kanadalı sıra dışı topluluk The Lost Fingers, enerjisi yüksek ve eğlenceli konseriyle 02 Ekim 2013, Çarşamba günü Garajistanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

House müzikte yepyeni bir konsept yaratan Tortured Soul, heyecan verici sahne performansıyla 04 Ekim 2013, Cuma günü Babylon sahnesinde olacak. Kulüp müziğini afro-beat ve samba ile birleştiren, caz, funk ve soul’u harmanlayarak yepyeni bir titreşim oluşturan Tortured Soul, soul, elektronika ve house müziği bir arada sunduğu yüksek tempolu performansıyla caz tutkunlarını coşturacak.

Yenilikçi tarzıyla son dönemde İngiltere’den çıkan en önemli müzikal oluşumlardan biri olarak gösterilen Submotion Orchestra, Nujazz, Soul, Ambient ögelerini Ruby Wood’un değişken ve kırılgan sesiyle buluşturan performansları ile 05 Ekim 2013, Cumartesi günü Babylon’da.

High Ku, SLY ve Zé Mateo tarafından kurulan bağımsız bir Fransız rap kolektifi olan Chinese Man, dub, reggae, hip hop, caz ve funk gibi stilleri kullanarak insanları sahnede etkilemesi, kendi
propagandasını (Make music, not war) yapması ile tanınıyor. Chinese Man, 03 Ekim 2013, Perşembe günü Garajistanbul’da izleyenlerine büyük bir görsel şölen sunacak.

Yeraltı müzik sahnesinin en taze oluşumlardan biri olan ve 2012 yılında kurdukları Davulun Sesi
projesiyle birçok başarılı enstrümantal hip nop prodüktörünü bir araya getiren Tektosag Records, 05 Ekim 2013, Cumartesi gecesi Babylon Lounge’da Festival’in en hareketli gecelerinden birine imza atacak.

İstanbul’dan Cazın Farklı Renkleri

Türk cazının ustalarını ve genç yeteneklerini buluşturan “İstanbul’da Cazın Farklı renkleri” isimli bölüm, yenilikçi çalışmalardan standartlara, sürpriz konukların yer aldığı birlikteliklerden folklorik tınıların yer verdiği çalışmalara uzanan bir çeşitlilik sergiliyor. Günümüz Türk cazının geniş panoramasını sunan bölümde; Jehan Barbur & İlhan Erşahin, Birsen Tezer, Ece Göksu & Neşet Ruacan, Evrim Demirel, Tamer Temel, For Esemble ve Fötr Blues Band konserleri dikkat çekiyor.

Türkiye’de pek çok önemli projede sahne almış genç kuşak müzisyenlerden Tamer Temel, 26 Eylül 2013, Perşembe günü Akbank Sanat’ta festivalcilerle buluşacak.

23. Akbank Caz Festivali kapsamında aynı sahneyi paylaşacak olan Ece Göksu ve Neşet Ruacan, özgün bestelerinin yanı sıra, caz standartlarından oluşan bir repertuvar ile 27 Eylül 2013, Cuma günü Akbank Sanat’ta olacak. İki sanatçının kendi tarzlarının müzikal bir yansımasını sunacakları konser, İstanbullu cazseverler için çok özel bir performans vadediyor.
Birlikte söyledikleri çok sesli şarkılar, düetler ve solo parçalar ile ilgi çekici bir konser performansına sahip olan For Ensemble, caz klasiklerinden popüler şarkıların caz yorumlarına ve çağdaş caz örneklerine uzanan renkli bir repertuvar ile 28 Eylül 2013, Cumartesi günü Jazz Company sahnesinden müzik tutkunlarına seslenecek.

Son dönem caz ve klasik müziğin en yetenekli isimlerinden biri olan Evrim Demirel, Türk folkloru ve Osmanlı dönemi musikisinden etkiler taşıyan müzikleri ile 29 Eylül 2013, Pazar günü Babylon sahnesinde olacak.

Samimi performansları ve başarılı doğaçlamalarıyla birçok müzik dinleyicisine blues’u sevdiren Fötr Blues Band, 05 Ekim 2013, Cuma günü Jazz Company’de gerçekleştirecekleri konser ile 1930’lu yılların Delta Blues’undan 2000’li yılların caz ve funk ögeler içeren modern  yaklaşımına müzikleri ile blues coşkusunu yaşatacaklar.
Türkiye’nin yetiştirdiği en özel seslerden biri olan, sesi ve zarafetiyle hüznü çekilebilir kılan ender sanatçılardan Birsen Tezer, Festival kapsamında 08 Ekim  2013, Salı günü Caddebostan Kültür Merkezi’ndeki konseriyle müzik tutkunlarıyla birlikte olacak.

Jehan Barbur ve İlhan Erşahin, 23. Akbank Caz Festivali kapsamında özel bir performans için bir araya geliyor. Günümüz Türk caz sahnesinin en önemli şarkıcı ve bestecilerinden biri olarak gösterilen, hikâye odaklı masalsı şarkıları ile çağdaş kadın ozan geleneğini günümüzde de sürdürmeyi başaran Jehan Barbur ve İlhan Erşahin’in 09 Ekim 2013, Çarşamba günü Caddebostan Kültür Merkezi’nde gerçekleştirecekleri performanslarında Çağrı Sertel de  konuk sanatçısı olarak yer alacak.

Füzyon

Yeni Zelanda, Yunanistan ve Türkiye’yi birleştiren bir müzikal köprü olan Natalia Mann Trio, Natalia Mann’ın gelenekselden popüler müziğe uzanan yetkinliği, Dine Doneff’in multi-enstrümantal yaratıcılığı ve İzzet Kızıl’ın çağdaş ritimleriyle harmanlanan müzikal uyumlarını 26 Eylül 2013, Perşembe akşamı Babylon’da gerçekleştirecekleri konserle izleyenlerle paylaşacaklar.

İlhan Erşahin, İstanbul’un eklektik ruhunu kendi tarzında tercüme ederken caz, rock ve dans müziğinin ögelerini bir araya getirdiği ‘İstanbul Sessions’ projesiyle 09 Ekim 2013, Çarşamba günü Babylon’da sahne alacak.

Cecil Taylor, Ornette Coleman, John Cage gibi, avant-garde müziğin önde gelen üstadlarıyla çalışan ve “sound-based” serbest doğaçlama müziğe yeni bir boyut getiren Şenol Küçükyıldırım, müziğin ustalarından, gitarist Şevket Akıncı ve bas gitarda Murat Çopur’un yer aldığı ‘WeeD’ adını taşıyan yeni grubu ile 06 Ekim 2013, Pazar günü Babylon’da sahne alacak.

Caz ve Dans

Babylon Lounge’un klasikleşen Electro Swing partisi hızını alamıyor ve enerjisini 23. Akbank Caz Festivali’ne de taşıyor. Tobumusikizm, 1920’lerin ve 1930’ların ruhunu günümüz modern dünyasına en hızlı şekilde sunan geniş electro-swing arşiviyle 27 Eylül 2013, Cuma günü herkesi eğlenceye davet ediyor.

Avrupa’nın en köklü caz oluşumlarından biri olan Hot Jazz Band, 1920, 1930 ve 1940’ları kapsayan repertuvarıyla 03 Ekim 2013, Perşembe ve 04 Ekim 2013 Cuma günü festivalcileri geçmişten günümüze uzanan müzikal bir yolculuğa çıkaracak. Pera Palace Hotel Jumeırah’ın retro motiflere sahip Grand Pera Salonu’ndaki gece, White Mink’in electro-swing arşivi ve İstanbul Lindy Hoppers dans grubunun swing atölyesi ile başlayacak ve Festival’in en özel gecelerinden biri olacak.

ATÖLYE ve PANELLER

23. Akbank Caz Festivali her yıl olduğu gibi bu yılda pek çok atölye çalışması ve panele ev sahipliği yapacak.

ATÖLYE: Tap Away 
Atölye Dans’ta canlı piyano eşliğinde gerçekleştirilecek “Tap Away” atölye çalışmasında, katılımcılar, 19. yüzyılda ABD’de ortaya çıkan ve daha sonra tüm dünyaya yayılan tap dansının tüm inceliklerini eğitmenlerle beraber pratik etme şansı yakalayacak. Etkinlik ile tap dansının çeşitli  kombinasyonlarından faydalanarak, katılımcıların günlük hayatın stresinden kurtulmaları ve “Singing in the Rain” gibi  eski  müzikallerde hissedilen neşeli atmosferin günümüzün zor şehir hayatında yeniden yakalanması amaçlanıyor.

28 Eylül 2013, Cumartesi   Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans
5 Ekim 2013, Cumartesi   Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans
12 Ekim 2013, Cumartesi  Saat: 15:00   Yer: Atölye Dans

ATÖLYE: Şapkadan Caz Çıktı  
Wicked tasarım markasının sahibi İpek Yaylacıoğlu ve İstanbul Moda Akademisi işbirliğinde gerçekleşecek “Şapkadan Caz Çıktı” atölye çalışmasında, katılımcılar caz ikonlarının kullandığı, swing ekolü kostümlerinden hareketle saç aksesuarları ve minyatür şapkalar tasarlayacak.
25 Eylül 2013, Çarşamba Saat:14:00  Yer: İstanbul Moda Akademisi
26 Eylül 2013, Perşembe Saat:14:00  Yer: İstanbul Moda Akademisi

ATÖLYE: Ezo Sunal Çocuk Atölyesi –  “Çocuklarla Caz”
Orrf Yaklaşımı’na dayalı olarak yapılacak “Çocuklarla Caz” atölye çalışmasında, en temel caz ritmi olan swing, beden perküsyonu, tekerlemeler ve oyunlarla çocuklara tanıtılacak. Bu ritmin üzerine Orff Çalgıları kullanılarak çocuklarla beraber melodik doğaçlamalar yapılacak ve çocuklardan renkli bir caz orkestrası oluşturulacak.

5 Ekim 2013, Cumartesi   Saat: 14:00   Yer: Akbank Sanat

ATÖLYE: “Mavi Loves Jazz”  
Her sene yaratıcı katılımcıların artan ilgiyle izlediği Mavi  Loves Jazz/Mavi’nin yaratıcı tasarım atölyeleri, bu sene de 23. Akbank Caz Festivali’ne renk katmaya devam ediyor. Kağıttan boyaya, tişörtten boncuk ve yamalara kadar her tür malzemenin bulunacağı atölyede, siz de hayal gücünüzü ve yeteneklerinizi keşfederek, “İstanbul ve Caz” temalı tasarımlarla festivalin ruhunu tişörtlere taşıyabilirsiniz.

28 Eylül 2013, Cumartesi   Saat: 14.00  Yer: Akbank Sanat

PANEL: Butch Morris Anısına  
Bu yıl aramızdan ayrılan usta caz müzisyeni Lawrence D. “Butch” Morris, Festival kapsamında gerçekleşecek özel söyleşi ile bir kez daha anılıyor. Morris’in cazda devrim yaratan canlı performansları, anıları ve müzik dünyasına bıraktığı miras dostları Mehmet Uluğ, Sevin Okyay, Hülya Tunçağ ve Festival’de sahne alacak Harriet Tubman’ın gitaristi Brandon Ross tarafından caz tutkunları ile paylaşılacak.

5 Ekim 2013, Cumartesi    Saat: 16:00   Yer: Akbank Sanat

PANEL: Caz ve Teknoloji (Artısıyla Eksisiyle)
Teknoloji daima cazın lehine mi işledi yoksa bazı uygulamalarda ruhunu mu öldürdü? Deneyimli radyo programcısı ve müzik yazarı Hülya Tunçağ’ın ev sahipliğinde gerçekleşecek bu panel caz ve teknoloji arasındaki ilişkiye odaklanacak.

9 Ekim 2013, Çarşamba  Saat: 16:00   Yer: Akbank Sanat

PANEL: Caz Müziğinde Üç Farklı Yetişme Tarzı 
Farklı disiplinlerden ve eğitim süreçlerinden geçen Türkiye’nin yetiştirdiği en önemli caz sanatçılarından Önder Foçan, Kerem Görsev ve Ferit Odman, Hakan Tüfekçi moderatörlüğünde gerçekleşecek panelde, sanatçılar caz müziğinde eğitimin öneminden ve yetişme tarzlarının geçmişten günümüze uzanan katkıları anlatacaklar.
10 Ekim 2013, Perşembe  Saat: 19:00   Yer: Akbank Sanat
CAZLI BRUNCH
Festival’in kulağa olduğu kadar damak zevkine de hitap eden ve büyük ilgi gören Cazlı Brunch’ları bu yıl da devam ediyor. Haftaya caz müziği eşliğinde keyifli başlangıç yapmak isteyenler için, 29 Eylül 2013, Pazar günü şehrin her iki yakasında iki ayrı Cazlı Brunch gerçekleştirilecek. Avrupa yakasında tasarımıyla büyük beğeni toplayan Beyoğlu’nun en yeni konsept otellerinden Mama Shelter’de Radyo Babylon’da yayın yapan Volkan Barak, Caz Yumurtası DJ seti ile müzikseverlerle buluşurken; Kalamış Koyu’ndan FenerbahçeBurnu’na, Adalar’dan Marmara Denizi’ne kadar uzanan manzarasıyla Anadolu yakasının en beğenilen mekanlarından olan Moda Teras’ta gerçekleşecek brunch’a JazzMatiz keyifli müzikleriyle renk katacak. Nefes kesen boğaz manzarası ile bu yıl ikinci kez Cazlı Brunch’a ev sahipliği yapacak olan Hilton ParkSA ise 6 Ekim 2013, Pazar günü gerçekleştirilecek brunchta JazzMatiz’in müziği ve lezzetli açık büfesi ile misafirlerine unutulmaz bir Pazar sabahı yaşatacak.

Akbank Sanat Kafe’nin 28 Eylül 2013, Cumartesi ve 5 Ekim 2013, Cumartesi günleri evsahipliği yapacağı “Akbank Sanat Kafe’de Akşam Üstü Caz” kapsamında Jazz Matiz’in caz, blues ve bossa şarkılarından seçtikleri repertuvarları ile kendinizi caza bırakıp günün yorgunluğunu atabilirsiniz.
LİSELERDE CAZ ATÖLYELERİ

Geçtiğimiz yıl başlayan ve bu yıl ikincisi gerçekleştirilecek olan “Liselerde Caz Atölyeleri”, bu yıl da festivalin en önemli etkinliklerinden biri olmaya aday. Müzik ile ilgili olsun ya da olmasın, lise çağındaki birçok gence ulaşmayı, onlara caz müziğini tanıtmayı ve  sevdirmeyi amaçlayan etkinlik; 30 Eylül Pazartesi günü Üsküdar Amerikan Lisesi ve Beşiktaş Sakıp Sabancı Anadolu Lisesi, 01 Ekim Salı günü Özel Şişli Terakki Lisesi ve Özel Enka Lisesi, 07 Ekim Pazartesi günü Avusturya Lisesi ve Galatasaray Lisesi, 08 Ekim Salı günü İstanbul Amerikan Robert Lisesi ve Nişantaşı FMV Özel Işık Lisesi’nde ücretsiz olarak gerçekleştirilecek. Soru ve cevap şeklinde gerçekleşecek sohbetler boyunca gençler, M. Cem Tuncer, Barış Ertürk, Ercüment Orkut ve Ediz Hafızoğlu ile bir araya gelerek caz müziğini ve enstrümanlarını yakından tanıma fırsatı bulacaklar.

KAMPÜSTE CAZ

Akbank Caz Festivali’nde festival içinde festival rüzgarını estiren, artık bir Festival klasiği haline gelen “Kampüste Caz” bu yıl rotasına yeni şehir ve isimler ekleyerek yoluna devam ediyor. Festival’in en önemli etkinliklerinden biri olan Kampüste Caz, 4-19 Kasım tarihleri arasında İstanbul’un yanı sıra 11 farklı şehirde toplam 19 üniversitede cazın coşkusunu ve heyecanını üniversiteli gençlerle buluşturuyor.

“Kampüste Caz”ın İstanbul ayağında; müzik otoritelerince yeni nesil cazın en yetenekli müzisyenleri arasında gösterilen başarılı kontrbas sanatçısı Ozan Musluoğlu, Koç Üniversitesi ve Kadir Has Üniversitesi; caz vokalisti, besteci ve söz yazarı Şenay Lambaoğlu Galatasaray Üniversitesi, Sabancı Üniversitesi, Bahçeşehir Üniversitesi, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Boğaziçi Üniversitesi’nde gençlerle buluşacak.
Anadolu ayağında ise 70’lerin Kung-fu filmleri, animeleri ve çizgi roman kitaplarından esinlenen Sean Nowell&The Kung-Fu Masters yüksek enerjileri, çılgın ritimleri ve akıllara durgunluk veren efektleri ile; Erciyes Üniversitesi (Kayseri), Gaziantep Üniversitesi (Gaziantep), Çukurova Üniversitesi (Adana), Orta Doğu Teknik Üniversitesi (Ankara), Anadolu Üniversitesi (Eskişehir), Atatürk Üniversitesi (Erzurum), Karadeniz Teknik Üniversitesi (Trabzon), Ondokuz Mayıs Üniversitesi (Samsun), Ege Üniversitesi (İzmir), Dokuz Eylül Üniversitesi (İzmir), Uludağ Üniversitesi (Bursa) ve Trakya Üniversitesi (Edirne) kampüslerindeki konserleri ile gençlere görsel ve işitsel bir şölen yaşatacaklar.
JAMZZ AKBANK CAZ FESTİVALİ GENÇ YETENEKLER YARIŞMASI 

23. Akbank Caz Festivali kapsamında bu yıl üçüncüsü düzenlenecek olan “JAmZZ Akbank Caz Festivali Genç Yetenekler Yarışması”, 30 yaşını aşmamış amatör genç yeteneklere, Festival’in bir parçası olma ve profesyonel sanatçılarla birlikte sahne alma fırsatı sunuyor. Türk cazının önemli temsilcilerinden piyanist ve besteci Kerem Görsev’in juri başkanlığını yapacağı, “Nefesli”, “Vurmalı”, “Telli”, “Tuşlu” ve “Vokal” olmak üzere beş ayrı kategoride gerçekleştirilecek yarışmaya katılmak için adayların, hazırladıkları bir demo CD, kısa öz geçmişleri, müzik tarzlarını anlatan ön yazı ve bir fotoğraf ile Akbank Caz Festivali/JAmZZ konu başlığını ekleyerek 5 Ekim 2013, Cumartesi gününe kadar Akbank Sanat / Beyoğlu adresine ulaştırmaları gerekiyor. Yarışmada, “En iyi performans”, “en iyi doğaçlama” ve “en iyi yorum” kategorilerinde dereceye giren yetenekli genç cazcılar, hem Festival kapsamında 18 Kasım 2013, Pazartesi günü usta caz müzisyenleriyle beraber Babylon’da  düzenlenecek özel Jam Session’da sahne alacak, hem de Venedik Caz Festivali’nde bir hafta boyunca caz eğitim hakkı kazanacaklar.

 

Pink Floyd’un kurucusu Roger Waters, “The Wall” turnesi kapsamında, 4 Ağustos akşamı İTÜ Stadyumu’nda olacak. “

Roger WatersThe Wall” prodüksiyonu, “şimdiye kadar yapılmış en büyük sahne gösterisi” olarak adlandırılıyor. Roger Waters’ın albümleri ile aynı adı taşıyan ve konserde “The Wall” albümünün sahne şöleniyle gerçekleştirileceği konser için büyük bir sahne ve 110 metrelik bir duvar kurulacak. Konser için 140 tonluk prodüksiyon malzemesi İstanbul’a 75 tırla gelecek.Roger Waters, sahnede turne için özel olarak yapılan, Berlin Duvarını temsil eden ve turneye adını veren duvarı İstanbul’da sahnede 199’uncu kez yıkacak.

Duvarın gölgesinde “Another Brick in The Wall” parçasını “sürpriz” bir ekip Roger Waters ile seslendirecek.

İngiliz indie rock grubu The XX, Vodafone İstanbul Calling kapsamında, 7 Ağustos akşamı müzikseverlerle Parkorman’da buluşacak.

Gökhan Türkmen, 6 Ağustos’ta Harbiye Açık Hava Tiyatrosu’nda, Ebru Gündeş de 8 Ağustos’ta Vialand Gösteri Merkezi AveaPark’ta konser verecek.

-Film gösterimi Bilgi Üniversitesi Santralistanbul Kampüsü’ndeki açık hava sinema gösterimleri kapsamında, Juan Antonio Bayona’nın yönetmenliğini yaptığı “The Impossible: Kıyamet Günü” filmi, 2-3-4 Ağustos’ta izlenebilecek.

-Sergi Kültür ve Turizm Bakanlığı ile Diyanet İşleri Başkanlığı işbirliğiyle, “Mukaddes Miras” sergisi, yarın açılacak.

-Sultanahmet Medresesi’nin ev sahipliği yapacağı sergi, Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi öğretim üyelerinden Yrd. Doç. Dr. Ali Rıza Özcan’ın sanat danışmanlığında düzenlenecek. Sergide, 9. Yüzyıldan 18. Yüzyıla kadar, Abbasilerden Emevilere, Çin’den Moğolistan’a bütün İslam coğrafyasında kaleme alınan, İslam hat sanatında ekol olarak kabul edilen Hafız Osman, Mehmet Emin Üsküdari, Mahmud Sivasi, Hafız Yusuf ve Derviş Mehmed gibi ünlü hattatların da eserlerinin bulunduğu, 99 adet el yazması Mushaf-ı Şerif yer alacak.

-Ressam Javad Alamdari’nin “Gün Batımı” adlı resim sergisi, İstanbul Sanayi Odası Sanat Galerisi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulurken, ressam Ayla Akyol’un “İlkbahar Çiçekleri” adlı resimlerinin yer aldığı eserleri, Adalar Kültür Derneği Galerisi’nde sergileniyor.

-3. Uluslararası Sevgi Gönül Bizans Araştırmaları Sempozyumu kapsamında, amatör fotoğrafçı Nicholas V. Artamonoff’un 1930-1947 yılları arasında İstanbul’da çektiği fotoğrafların sergilendiği “Artamonoff: Bizans İstanbul’u İmgeleri, 1930-1947” sergisi devam ediyor

-. Kentin tarihiyle yakından ilgilenen Artamonoff’un perspektifinden İstanbul’daki Bizans mirası sunulduğu sergi, Koç Üniversitesi Anadolu Medeniyetleri Araştırma Merkezi’nde (AnaMed) görülebilecek.

 

İş Sanat’ta mayıs ayında ses getirecek konser ve etkinlikler

iş sanat Genç kemancı Kristóf Baráti’nin konzertmeisterliğini üstlendiği Macar Oda Orkestrası, Mischa Maisky, Lily Maisky ve Sascha Maisky ile ayın ilk konserini gerçekleştirecek olan İş Sanat sezonu Mariza, L.A. Dance Project, Şemsa İdil Ural, Michel Camilo ve Tomatito ile Senfonik Buika konserleriyle kapatacak. İSTANBUL (ANKA)- Klasik, caz ve dünya müziğinin seçkin ve beğenilen isimlerini sahnesinde ağırlayan İş Sanat 13’üncü sezonunu kapsamlı bir etkinlik serisi ile tamamlıyor. Genç kemancı Kristóf Baráti’nin konzertmeisterliğini üstlendiği Macar Oda Orkestrası, Mischa Maisky, Lily Maisky ve Sascha Maisky ile ayın ilk konserini gerçekleştirecek olan İş Sanat sezonu Mariza, L.A. Dance Project, Şemsa İdil Ural, Michel Camilo ve Tomatito ile Senfonik Buika konserleriyle kapatacak.

10-25-06 Kristof Barati PortraitsTutkuyla yorumladığı aşk şarkılarıyla tüm dünyada seyirci ve eleştirmenleri cezbeden ve “Flâmenko Kraliçesi” olarak adlandırılan Buika, Toni Cuenca yönetimindeki İstanbul Opera Orkestrası eşliğinde unutulmayacak bir senfonik konsere imza atacak.Buika’nın Türkiye’deki ilk konserine 2009 yılında ev sahipliği yapan İş Sanat, 13’üncü sezonunu da Buika’nın yeni senfonik projesi ile sonlandıracak. Müzik severlerin kaçırmaması gereken konser 24 Mayıs Cuma günü gerçekleşecek.

-MAİSKY AİLESİ İLE SEZONUN SON KLASİK MÜZİK KONSERİ-

Mischa-Maiskyİş Sanat, klasik konserler serisini ise çok özel bir etkinlikle kapatıyor. Bu yıl 65’inci yaşını kutlayan efsanevi çellist Mischa Maisky, kızı Lily Maisky ve oğlu Sascha Maisky ile İş Sanat’ta konser vermeye hazırlanıyor. 2 Mayıs’ta gerçekleşecek konserde Maisky ailesine Kristóf Baráti’nin konzertmeisterliğini üstlendiği genç ve dinamik topluluk Macar Oda Orkestrası eşlik edecek.Öte yandan tüm dünyada Fado’nun en güçlü yorumcularından biri olarak kabul edilen Mariza duygu yüklü sesiyle İş Sanat’ın konuğu oluyor. Mariza, bu yıl çıktığı dünya turnesiyle 7 Mayıs Salı akşamı İstanbullu müzikseverlerle buluşacak. 

-SIRA DIŞI BİR DANS TOPLULUĞU: L.A. DANCE PROJECT-

İş Sanat, deneyselliğe kendini adamış birinci sınıf bir çağdaş bale topluluğunun doğuşuna tanıklık ediyor. Ünlü Fransız koreograf ve dansçı Benjamin Millepied tarafından kurulan ve yönetilen L.A. Dance Project bambaşka bir dans deneyimiyle 10 Mayıs Cuma akşamı İş Sanat’ta sahne alacak. Geleneksellikten uzak, deneyselliğe açık topluluk, Millepied’in besteci Nico Muhly, sanat danışmanı Matthieu Humery, yapımcı Charles Fabius ve film yapımcısı Dimitri Chamblas gibi eski arkadaş ve dostları bir araya getirdiği bir “sanat kolektifi” olma özelliği taşıyor.

-CAZ VE FLÂMENKO RÜZGÂRLARI ESECEK-

Farklı müzikal dünyalara ait olmalarına rağmen pek çok ortak noktada buluşarak caz ve Flâmenko’yu bir arada ustalıkla icra eden Michel Camilo ve Tomatito İş Sanat’ta merakla Michel-Camilo-Tomatitobeklenen bir performansa hazırlanıyor. Kendi alanlarında usta olan ikili Spain Forever adlı göz kamaştıran bir müzikal diyalog ile yeniden bir araya geliyor. İşbirlikleriyle her zaman olay yaratan muhteşem ikili Michel Camilo ve Tomatito, Spain Forever projesiyle 16 Mayıs’ta İş Sanat’ta müzikseverlerin karşısına çıkacak.
Yetenekleriyle gelecek vaat eden genç müzisyenlerin Milli Reasürans konser salonunda sanatseverlerle buluştuğu İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar serisinin son konuğu Şemsa İdil Ural olacak. Genç yetenek Şemsa İdil Ural, İş Sanat’ın Parlayan Yıldızlar serisi ile 14 Mayıs Salı akşamı Milli Reasürans’ta bir resital verecek.

Bu yıl 20. yaşını kutlayan İstanbul Caz Festivali, 14 farklı mekânda 400’ü aşkın yerli ve yabancı sanatçının katılımıyla gerçekleştirilecek 40’ı aşkın konserle, 2–18 Temmuz tarihleri arasında cazın yıldızlarını müzikseverlerle buluşturmaya hazırlanıyor.

iksv-20-caz-festivaliFestivalin programı Salon İKSV’de yapılan basın toplantısıyla tanıtıldı. Toplantıda, İKSV Genel Müdürü Görgün Taner’in açılış konuşmasının ardından Garanti Bankası Genel Müdür Yardımcısı Nafiz Karadere bir konuşma yaptı. Nafiz Karadere “İnançla, tutkuyla ve sabırla sürdürülen İstanbul Caz Festivali bu sene 20. yaşını kutluyor. Biz de Garanti Bankası olarak 16 yıldır İKSV ile birlikte olmaktan büyük mutluluk duyuyoruz. Bundan sonra da ‘Garanti Caz Yeşili’ markamızla, caz kültürünün Türkiye’de gelişmesi ve yaygınlaşmasında büyük rol oynayan festivali gönülden desteklemeye devam edeceğiz” dedi.

Toplantıda daha sonra söz alan İstanbul Caz Festivali Direktörü Pelin Opcin, festivalin programında yer alan konserler ve 20. yıla özel projelerle ilgili bilgi verdi. Caz dünyasından da önemli isimlerin katıldığı toplantı, X Restaurant & Bar’daki davetle devam etti.

Davetin ardından, konuklar Salon İKSV’de Branford Marsalis ve Joey Calderazzo ikilisinin festivalin 20. yılı kapsamında verdiği konseri izlediler. Caz dünyasının en önemli saksafon virtüözleri arasında gösterilen Branford Marsalis ve 1990’ların başında tanışarak uzun yıllardır birlikte çalıştığı usta piyanist Joey Calderazzo, İstanbul Caz Festivali’nin yirminci yıl konseri için Salon İKSV’de ilk kez İstanbullu müzikseverlerle buluştu.

FESTİVAL PROGRAMI 

20. YIL AFİŞİNDE ORHAN PAMUK VE BÜLENT ERKMEN İMZASI
2013 yılında düzenlenecek İstanbul Festivalleri’nin afişlerinde farklı sanat dallarının önemli isimlerinin yapıtları, desenleri ve el yazıları, grafik sanatçısı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen tasarımlarıyla bir araya geliyor.

20. İstanbul Caz Festivali’nin afiş görseli bu yıl Orhan Pamuk tarafından oluşturuldu. Orhan Pamuk’un resim ve desenlerinde yer alan martı ve yazarın el yazısı, Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştürüldü. Basın toplantısında, Bülent Erkmen’in festival afişiyle ilgili hazırladığı özel video mesajı da salondaki katılımcılarla ekrandan paylaşıldı. Bülent Erkmen, yaptığı seçimle ilgili olarak “Orhan Pamuk yazarlığından önce resimle ilgilenmiş, yazarlığı sırasında da resimle ilgisini koparmamış bir yazar. Romanlarını yazdığı defterlerde aralara sızmış desenler, yaptığı resimlerin içine sızmış yazılar var. Resimlerinde ve desenlerinde İstanbul’la birlikte karga ve martılara ağırlık vermiş. Martı’yı, varlığıyla İstanbul’u simgelemesi, sesiyle de cazla kurduğum kişisel bağlantı nedeniyle seçtim. Seçtiğim resmin Martı ayrıntısını resmin bütününden kopardım. Böylece afişin beyaz boşluğu üstünde bütün hızıyla uçan Martı, çırptığı kanatları, attığı çığlıkları ve aralarına sızmış Orhan Pamuk’un uçuşan el yazısı ile İstanbul’u peşinden sürüklüyor” dedi.

20. YILA ÖZEL YAYINLAR
Festivali 20. yılına özel bir yayınla müzikseverlerle buluşuyor. Festivalin bu yılki programına dair bilgilerin bulunacağı dergide, Türkiye’den sanatçıların ve eleştirmenlerin yazıları ve görüşleri de yer alacak. Dergi, Haziran ayında müzikseverlere sunulacak.

İstanbul Caz Festivali ve EMI Türkiye işbirliğiyle hazırlanacak festival CD’si ise festivale gelecek yıldızların seçme çalışmalarını içerecek. Sanatçıların da görüşleri alınarak seçilecek eserlerden oluşacak CD, Haziran ayında müzik marketlerdeki yerini alacak.

Festivalin 20. yılında bir diğer önemli yayın da festivalin başından bu yana çeşitli konser fotoğrafları ve kayıtlarını da içeren özel bir fotoğraf albümü ve DVD projesi olacak. Sınırlı sayıda üretilecek bu özel set yıl sonunda  yayımlanacak.

FESTİVAL 14 FARKLI MEKÂNLA TÜM ŞEHRE YAYILIYOR
Programında sunduğu çeşitliliğin yanı sıra kullandığı konser mekânlarıyla da izleyiciler için yeni keşif olanakları sağlayan İstanbul Caz Festivali, her yıl olduğu gibi bu yıl da konser mekânı olarak görmeye alışık olmadığımız, farklı mekanlara yayılarak müzikseverlere ilkler yaşatmaya devam edecek.

Bu yıl festivale ev sahipliği yapacak Cemal Reşit Rey Konser Salonu, Cemil Topuzlu Açık Hava Sahnesi, Haliç Kongre Merkezi, İstanbul Modern, İstanbul Arkeoloji Müzesi, Sabancı Üniversitesi Sakıp Sabancı Müzesi ve Salon İKSV gibi festival mekânlarına Almanya Sefareti Tarabya Yazlık Rezidansı, Avusturya Başkonsolosluğu / Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi, Feriye Lokantası, İstanbul Teknik Üniversitesi Maçka Kampüsü Mustafa Kemal Amfisi, KüçükÇiftlik Park, Rahmi M. Koç Müzesi ve Yıldız Sarayı Hasbahçe gibi farklı mekânlar da eklenecek.

İSTANBUL CAZ FESTİVALİ “ULUSLARARASI CAZ GÜNÜ”NÜN YEREL ORTAĞI
UNESCO ile Thelonious Monk Caz Enstitüsü (Thelonious Monk Institute of Jazz) tarafından, geçen yıl tüm dünyada ilk defa düzenlenmeye başlayan 30 Nisan “Uluslararası Caz Günü” kutlamalarının bu yılki merkezi İstanbul olacak. 30 Nisan Salı günü gerçekleştirilecek “Uluslararası Caz Günü” kutlamaları, Türkiye Cumhuriyeti işbirliği ve İstanbul Caz Festivali’nin yerel ortaklığı ile İstanbul’da düzenlenecek. Etkinliğin sponsorları arasında, İstanbul Caz Festivali’nin sponsoru Garanti Bankası da yer alıyor.

“Uluslararası Caz Günü” kutlamaları kapsamında 30 Nisan Salı akşamı Aya İrini Müzesi’nde düzenlenecek gala konserinin yanı sıra gün boyu farklı mekanlarda konferanslar, yuvarlak masa söyleşileri, ustalık dersleri, caz vokal atölyeleri, film gösterimleri  ve çeşitli konserler de düzenlenecek. Konser, UNESCO, ABD Dışişleri Bakanlığı ve “Uluslararası Caz Günü”nün resmî internet sitelerinden canlı yayımlanacak. Bu unutulmayacak konser ayrıca dünyanın dört bir yanındaki televizyonlarda yayımlanmak üzere kaydedilecek.

YAŞAM BOYU BAŞARI ÖDÜLÜ DURUL GENCE VE HASAN KOCAMAZ’A TAKDİM EDİLİYOR

 
İstanbul Caz Festivali’nin bu yılki Yaşam Boyu Başarı Ödülü, caz müzisyeni ve orkestra şefi Durul Gence ile Türkiye’nin ilk caz kulübünü açan müzisyeni, ağız armonikacısı Hasan Kocamaz’a takdim edilecek. Durul Gence ve Hasan Kocamaz, ödüllerini festivalin 1 Temmuz Pazartesi akşamı Avusturya Başkonsolosluğu /  Avusturya Kültür Ofisi Bahçesi’nde gerçekleştirilecek açılış töreninde alacaklar.

Durul Gence, müzik hayatına 1954 yılında girdiği Deniz Harp Okulu’nda davul çalmaya başlayarak atıldı. 1970 yılında yaptığı Şeyh Şamil plağı ile ünlenen Gence, “İstanbul Express” ve “Asia Minor Mission” gibi topluluklarla çalıştı. Ajda Pekkan, Rüçhan Çamay, Gönül Yazar, Alpay, Tanju Okan, Ertan Anapa gibi sanatçılara eşlik eden Gence’nin yurt dışında birlikte çalıştığı müzisyenler arasında Herb Geller, Sonny Sharock, Bertice Reading, Four Pennies, Lili Ivanova, Mads Vinding, Peter Bastian, Anders Koppel, Herbie Mann gibi isimler yer alıyor. ODTÜ ve Hacettepe üniversitelerinde insan, müzik ve caz üzerine dersler veren Gence’nin, “DG-4” adında bir topluluğu bulunuyor.

1928 yılında İstanbul’da doğan Hasan Kocamaz, caz müziğiyle Galatasaray Lisesi’ndeki öğrenimi sırasında tanıştı. Ağız armonikası ile müziğe başlayan Kocamaz, 1959 yılında Paris’te yapılan ağız armonikası yarışmasında birincilik ödülü kazandı. Ayrıca, 1950’li yılların sonunda Cüneyt Sermet’in de desteğiyle trompet çalmaya başladı. Kocamaz, Yavuz Özışık, Tülay German, Erol Büyükburç, Necdet Karar gibi dönemin ünlü caz müzisyenleriyle çalıştı. Swing müziğinin Türkiye’de gelişimine büyük katkılarda bulunan armonika ustası Kocamaz, aynı zamanda İstanbul Bebek’te Türkiye’nin ilk caz kulübünü de açtı.

Program akışı için lütfen aşağıdaki yazılara tıklayınız.

AN EVENING WITH BRYAN FERRY

DEE DEE BRIDGEWATER and RAMSEY LEWIS

DAVID SANBORN BOB JAMES FEAT. STEVE GADD JAMES GENUS “QUARTETTE HUMAINE”

MELODY GARDOT

CHINA MOSES & RAPHAEL LEMONNIER / ANAT COHEN QUARTET

“USTALARLA BULUŞMALAR” LENA CHAMAMYAN FEAT. GÖKSEL BAKTAGİR ÖZER ARKUN, TULUĞ TIRPAN TRIO

TEATIME AT THE SAVOY DEUTSCHE PHILHARMONIE MERCK FEAT. KEREM GÖRSEV

CHANO DOMINGUEZ “FLAMENCO SKETCHES”

STEFANO BOLLANI & HAMILTON DE HOLANDA DUO

LÒPEZ – NUSSA FAMILY PROJECT

“CAZ İÇİN TUHAF BİR YER” KAIROS 4TET / BOJAN Z

ANTHONY STRONG

THE SANLIKOL HYBRID JAZZ ORCHESTRA FEAT. ERKAN OĞUR

TÜNEL ŞENLİĞİ

ALICIA KEYS

TÜRKİYE’DE CAZIN İLK SESİ SEVİNÇ TEVS ANISINA
ŞEHRAZAT, FATİH ERKOÇ, SİBEL KÖSE, AYŞE GENCER, ELİF ÇAĞLAR VE ISTANBUL SUPERBAND

JOHN LEGEND

E.S.T. SYMPHONY JACKY TERRASSON MICHAEL WOLLNY MARIUS NESET DAN BERGLUND MAGNUS ÖSTRÖM FILARMONIA İSTANBUL

“EUROPEAN JAZZ CLUB” Salon

URAZ KIVANER QUINTET FEAT. MARCO TAMBURINI
EVRİM DEMİREL ENSEMBLE FEAT. DAVID KWEKSILBER
OZAN MUSLUOĞLU TRIO FEAT. IVO NEAME
ŞENAY LAMBAOĞLU FEAT. MÉDÉRIC COLLIGNON
LLOYD CHISHOLM SEXTET FEAT. LUIGI GRASSO AND NICOLAS DARY
ECE GÖKSU ‘MASAL’ FEAT. GREGOIRE MARET

 

 

İstanbul Kültür Sanat Vakfı tarafından, 16 yıldan bu yana aralıksız destek veren Garanti Bankası’nın sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Caz Festivali bu sene 20. yılını kutluyor.

2–19 Temmuz tarihleri arasında gerçekleştirilecek 20. İstanbul Caz Festivali,  caz dünyasının ünlü sanatçılarının yanı sıra yine pop, rock, folk ve dünya müziğinin başarılı isimlerini de müzikseverlerle özel bir programda buluşturacak.

İstanbul Caz Festivali 20. Yıl Etkinlikleri Nisan’da  Branford Marsalis & Joey Calderazzo Konserleriyle Başlıyor 

İstanbul Caz Festivali’nin 20. yıl sürprizleri erken başlıyor. Branford Marsalis ve Joey Calderazzo ikilisi, festivalin 20. yılı kapsamında 15 Nisan Pazartesi ve 16 Nisan Salı akşamları saat 21.30’da

iki gece üst üste Salon’da olacak. Caz dünyasının önemli saksafoncuları arasında gösterilen Branford Marsalis ve 90’ların başında tanışarak uzun yıllardır birlikte müzik yaptığı piyanist Joey Calderazzo, İstanbul Caz Festivali için ilk kez İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

Grammy ödüllü saksafoncu Branford Marsalis aralarında Miles Davis, Dizzy Gillespie, Tina Turner, Sting, Kevin Eubanks, Bruce Hornsby gibi birçok önemli ismin kayıtlarında yer aldı. Klasik müziğe duyduğu ilgi Creation isimli albümünde güçlü bir şekilde hissedilen Marsalis, 2010 yılındaNew York Filarmoni Orkestrası ile solist olarak konserler verdi. Prodüktörlük geçmişi de bulunan ve 2002 yılında Marsalis Music adlı bir plak şirketi kuran Marsalis, halen North Carolina Central University’de ders de veriyor.

Caz dünyasına Michael Brecker Quintet’in turne kadrosuna katılarak giriş yapan piyanist Joey Calderazzo, ilk albümü In The Door vesilesiyle Branford Marsalis ile bir araya geldi ve ikilinin uzun yıllara yayılacak müzikal birliktelikleri de böylece başladı. Calderazzo Trio ismini verdiği ekibiyle başarılı albümlere imza atan ve Jerry Bergonzi, Dave Holland, Jack DeJohnette gibi birçok önemli isimle projeler gerçekleştiren Calderazzo, 1998’de Kenny Kirkland’ın vefatından bu yana, Branford Marsalis Quartet’in piyanisti olarak ekipte yer alıyor. Branford Marsalis ve Joey Calderazzo, uzun yıllara dayanan müzikal işbirliklerini ve dostluklarını, 2011 yılında çıkardıkları Songs of Mirth and Melancholy isimli albümle pekiştirdi.

20. İstanbul Caz Festivali’nin özel konseri Branford Marsalis ve Joey Calderazzo’nun 15 ve 16 Nisan’da Salon’daki konserlerinin 9 Mart Cumartesi günü Biletix satış sistemi ve İKSV Salon gişesinden satışa çıkıyor. Usta ikiliyi aynı sahnede görme fırsatını kaçırmak istemeyen cazseverlere duyurulur.

Festival bu yıl ‘zaman ve değişim’ temasıyla 4-29 Haziran tarihlerinde yapılacak.

İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.

İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını söyledi. İSTANBUL (ANKA)-İstanbul Kültür Sanat Vakfı (İKSV) tarafından Borusan Holding sponsorluğunda düzenlenen İstanbul Müzik Festivali, 41. yılında “Zaman ve Değişim” temasıyla müzikseverleri zengin bir programla karşılamaya hazırlanırken, İKSV festival öncesi bir sürpriz olarak dünyanın en büyük senfoni orkestralarının en önemlisi sayılan New York Flarmoni Orkestrası’nı Mayıs ayında Türkiye’ye getiriyor. İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, 41. İstanbul Müzik Festivali’nin 22 özel konserle müzikseverlerin karşısına zengin bir programla çıkacağını belirtirken, New York Filarmoni Orkestrası’nın Festival dışı özel bir proje olarak Mayıs ayında Türkiye’ye gelecek olmasının 2013’ün en önemli müzik olaylarından biri olacağını,projeyle ilgili detayların gelecek günler içinde açıklanacağını söyledi.

41.İstanbul Müzik Festivali’nin programı, son dört yıldır festivalin basın toplantılarına mekân ve ikram desteği veren Four Seasons Hotel Istanbul at the Bosphorus’da düzenlenen bir basın toplantısıyla açıklandı. Festival sponsorluğunu 2006 yılından beri Borusan Holding’in üstlendiği İstanbul Müzik Festivali, bu yıl “Zaman ve Değişim” teması etrafında, 4-29 Haziran tarihleri arasında gerçekleştirilecek. Basın toplantısına, konuşmacı olarak İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ve İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak katıldı. 41. İstanbul Müzik Festivali, aralarında Vadim Repin, Maxim Vengerov, Shlomo Mintz, Mario João Pires, Khatia Buniatishvili, Magdelena Kožená, Kim Kashkashian, Sol Gabetta gibi isimler ile dünyanın önde gelen orkestralarından Deutsche Kammerphilharmonie Bremen ve Münih Oda Orkestrası’nın da bulunduğu 500’e yakın yerli ve yabancı sanatçıyı İstanbul’da ağırlayacak.41. İstanbul Müzik Festivali’nin afişi Sarkis ve Bülent Erkmen işbirliğiyle hazırlandı. Günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısı, İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişine dönüştü.

-“HEDEFİMİZ KLASİK MÜZİĞİ GENİŞ KİTLELERE ULAŞTIRMAK”-

Basın toplantısında konuşma yapan İKSV Yönetim Kurulu Başkanı Bülent Eczacıbaşı, İstanbul Festivalleri’nin bu yılki tanıtım ve duyuru afişlerinde yeni bir işbirliğine gidildiğini duyurarak “Farklı sanat dallarının önde gelen temsilcilerinin desenleri, yapıtları, işaretleri ve el yazıları, grafik tasarımcı ve İKSV Kurumsal Kimlik Danışmanı Bülent Erkmen’in tasarımıyla festival afişlerine dönüşecek. 41. İstanbul Müzik Festivali’nin afiş görselinde de günümüzün önde gelen güncel sanatçılarından Sarkis’in parmak izi ve el yazısını görüyorsunuz. Disiplinlerarasılığın ilham verici gücünü kullanan bu işbirliklerini, 2013 yılında gerçekleştireceğimiz Film ve Caz Festivalleri’nde ve önümüzdeki yıllarda da farklı sanatçıların katılımıyla devam ettireceğiz” dedi. İstanbul Müzik Festivali’nde gençlere yönelik projelerin de artırılarak devam edeceğinin altını çizen Eczacıbaşı ayrıca İstanbul genelinde farklı mekânlarda ücretsiz konserler gerçekleştirerek klasik müziği kentin değişik noktalarına taşımayı ve daha büyük kitlelere ulaştırmayı hedeflediklerini de söyledi.

-“İKSV ARTIK DÜNYADA ÖZEL SİPARİŞLERİYLE ANILIYOR”-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak konuşmasında “Geçtiğimiz yıl İKSV’nin ve Müzik Festivalinin 40. yılını kutlarken oldukça detaylı bir arşiv çalışması yapmıştık. Festivalin ilk yıllarındaki programlarıyla bugünün programları içerik açısından oldukça farklılık gösteriyor. Bugün farklı sanatçıları bir araya getirdiğimiz, sadece bizim festivalimize özgü projelerin ve eser siparişlerinin prömiyerlerinin ve genç müzisyenlerimizin daha çok yer aldığı, daha maceracı ve yeniliklere daha açık bir festival programı oluşturduğumuzu gördüm. Aradan geçen 41 yıllık zaman, festivalimizi bir yandan olgunlaştırırken diğer yandan kaçınılmaz olarak da değiştirdi” dedi. Oymak, Festivalin bu yılki temasının çıkış fikrini açıklarken de konser programlarındaki kimi eserler ve projelerin “zaman ve değişim”e direkt gönderme yapan başlıklar taşıdığını, kimilerinin biçimsel değişimi ya da belli bir yüzyıla ait bir stilin farklı bir yüzyılda yepyeni bir müzikal dille ele alınması sonucundaki değişimi sergilediğini belirtti. Festivalin 2011 yılından bu yana, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye yönelik çalışmalar yaptığını anlatan Yeşim Gürer Oymak, “Birçok festival ve orkestra artık İstanbul Müzik Festivali’ni eser sipariş eden bir kurum olarak tanımakta” dedi. Festival programını anlatırken gençlik projelerine de değinen direktör, “Bizim genç sanatçılarımızı, gelecekteki umutlarımızı da müzikseverlerin alkışlarıyla desteklemelerini ve onları cesaretlendirmelerini ümit ediyorum” dedi.

Yeşim Gürer Oymak,Festivalde genç müzisyenlere yönelik özel projeler de yer aldığını belirterek, geçen yıl, ülke çapında genç yetenekleri keşfetmek ve teşvik etmek amacıyla başlatılan “İstanbul Müzik Festivali Genç Solistini Arıyor” projesinin bu yıl viyolonsel dalında devam ettiğini, konservatuvar öğrencilerini festival izleyicileriyle buluşturan “Açık Konservatuvar” projesinin ise bu yıl 9 Haziran Pazar günü Galata Rum İlköğretim Okulu’nda gerçekleştirileceğini ifade etti.

-NASREDDİN HOCA ÖZEL SİPARİŞİ-

İstanbul Müzik Festivali Direktörü Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nde orkestralı konserler, oda müziği ve resitaller ile bazıları özgün programlardan oluşan toplam 22 konser yer aldığını, şehri kucaklamak üzere farklı mekanlarda da dinleyicilerle buluşmaya özen gösteren festivalin bu yıl ilk defa Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’ni kullanacağını, Festivalin bu yılki diğer mekânları arasında Aya İrini Müzesi, Süreyya Operası, Lütfi Kırdar Kongre ve Sergi Sarayı, Galata Mevlevihanesi Müzesi, Galata Rum İlköğretim Okulu, İstanbul Modern ve İş Sanat Kültür Merkezi’nin bulunduğunu söyledi. Yeşim Gürer Oymak 41. İstanbul Müzik Festivali’nin, verdiği eser siparişleriyle çağdaş müzik repertuvarına katkıda bulunmaya da devam ederek çeşitli dünya ve Türkiye prömiyerlerine ev sahipliği yapacağını ifade ederek, Festival tarafından besteci Kâmran İnce’ye sipariş edilen “Nasreddin Hoca” adlı eserin dünya prömiyerinin, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından gerçekleştirileceğini bildirdi. Oymak,. Festivalin besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası’yla ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun Türkiye prömiyerini ise Sol Gabetta’nın yapacağını kaydetti.

-“41 KERE MAŞALLAH”-

Toplantıda konuşan Borusan Holding Yönetim Kurulu Üyesi ve Borusan Kültür Sanat Yönetim Kurulu Başkanı Zeynep Hamedi ise şu görüşleri ifade etti: “Borusan olarak toplumumuzun eğitim ve kültür seviyesini yükseltmeyi ve çağdaş bir toplumun inşası için sorumluluğu üstlenmeyi öncelikli kurumsal değerlerimiz arasında görüyoruz. Yüksek başarı, yenilikçilik ve sürekli gelişimi desteklerken, topluma katkı sağlayacak çalışmalar gerçekleştirmeyi de bir görev kabul ediyoruz. Bu değerleri, kurucumuz ve onursal başkanımız rahmetli Asım Kocabıyık, Borusan’ın kurum felsefesinin temellerine oturtmuştu. Yönetimi ondan devralan kuşak olarak bizler de onun yolundan ilerliyoruz. Sürdürdüğümüz kültür ve sanat faaliyetlerinin yanı sıra toplumumuzun gelişmesinde büyük payı olan İKSV’nin düzenlediği İstanbul Müzik Festivali’ne 20 yılı aşkın zamandır destek vermek ve son sekiz yıldır da sponsoru olmak bizim için bir mutluluk kaynağı.41. yılında 41 kere maşallah diyoruz.”

-FESTİVALİN AÇILIŞ KONSERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek tören ve ardından Açılış Konseri’yle başlayacak. 7. Uluslararası Genç Müzisyenler Çaykovski Yarışması birincisi, 17 yaşındaki yıldız kemancı Veriko Çumburidze konserde Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşliğinde Franz Waxman’ın Carmen Fantezisi’ni seslendirecek. İstanbul Kültür Sanat Vakfı’nın sürekli orkestrası Borusan İstanbul Filarmoni ayrıca Hector Berlioz’un Fantastik Senfoni’sini yorumlayacak. Müzikseverlerin her yıl heyecanla beklediği Açılış Konseri öncesinde verilecek kokteyl için de ayrıca sınırlı sayıda bilet satışı olacak.

-FESTİVALİN YAŞAM BOYU BAŞARI VE ONUR ÖDÜLLERİ-

41.İstanbul Müzik Festivali’nin “Onur Ödülü”, piyano ikilisi olarak yaptıkları çok başarılı uluslararası kariyer, müzikte ulaştıkları derinlik ve mükemmeliyetin yanı sıra Türkiye’de çoksesliliğin yayılması konusunda yaptıkları değerli çalışmalar ile genç müzisyenlerin eğitim ve gelişimleri yönünde verdikleri girişimleri dolayısıyla Güher ve Süher Pekinel’e takdim edilecek. Güher ve Süher Pekinel’e ödülleri, 4 Haziran Salı akşamı Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda gerçekleştirilecek açılış töreninde verilecek. Festivalin “Yaşam Boyu Başarı Ödülü” ise yaşayan en büyük müzik insanlarından, 20. yüzyılın ikinci yarısına damgasını vurmuş, kullandığı avangart olduğu kadar geleneksel müzik dili ile günümüzün en fazla sipariş alan ve aralarında senfonik eserler ve operaların da bulunduğu çok zengin bir eser birikimine sahip Polonyalı besteci Krzysztof Penderecki’ye verilecek. Penderecki’ye ödülü, 17 Haziran Pazartesi akşamı Aya İrini Müzesi’nde gerçekleştirilecek şef Alexander Liebreich yönetimindeki Münih Oda Orkestrası’nın konserinden önce takdim edilecek. Konserde orkestra, Penderecki’nin 1960’ta bestelediği, UNESCO ödüllü “52 Yaylı İçin Hiroşima Kurbanlarına Ağıt” adlı eserini de seslendirecek.

FESTİVALİN BU YILKİ TEMASI “ZAMAN VE DEĞİŞİM”

“Zaman ve Değişim” temasını işleyen 41. İstanbul Müzik Festivali’nde müzikseverleri bu çerçevede seçilmiş eserler ve konserler bekliyor. Alman çoksesli müzik dünyasının en parlak meşalelerinden biri kabul edilen Münih Oda Orkestrası, genç neslin en duyarlı piyanistlerinden, ECHO ve Choc ödülü sahibi Khatia Buniatishvili solistliğindeki konserinde Penderecki’nin dünya tarihindeki bir dönüm noktasına işaret eden eserinin yanı sıra yine festival temasıyla ilişkili Haydn’ın “Veda” başlıklı 45 numaralı senfonisini seslendirecek.2008 İstanbul Müzik Festivali Yaşam Boyu Başarı Ödülü sahibi Jordi Savall, kurucusu olduğu Hespèrion XXI ile 11 Haziran’da Aya İri Müzesi’nde zaman ve değişim temasına odaklanan en yeni projesi “Hayatın Evreleri”ni müzikseverlerle paylaşacak. Hayat döngüsünün farklı evrelerine dair şarkıları, kutlamaları ve ağıtları ele alan, Balkanlar’ın son derece zengin müzikal ve sözel mozaiğinden beslenerek kurgulanan konser, festivalin kaçırılmaması gereken etkinliklerinden.Piyano ikilisi Ufuk ve Bahar Dördüncü İstanbul Modern’deki 7 Haziran tarihli konserde Rachmaninov ve Ravel’in süit ve valslerini seslendirecek. Solo kariyerlerinin yanı sıra oda müziğine olan tutkularının peşini hiç bırakmamaları sayesinde hem dostluk hem müzik sevgisiyle bir araya gelen Piano Trio Forte’nin 22 Haziran’daki konseri zamanın yol açtığı değişimleri anlatan eserlere yer verirken stil çeşitliliği ve güçlü tekniğiyle tanınan kemancı ve şef Shlomo Mintz ile Cameristi Della Scala’nın 18 Haziran’daki konseri, Bach ve Schubert’in yanı sıra Grieg’in bir önceki yüzyılın danslarını ve stillerini kendi dönemine uyguladığı neoklasik eseri Holberg Süiti ile Aya İrini’de “geçmişi geleceğe taşıyacak.

-FESTİVALİN ÖZEL ESER SİPARİŞLERİ-

İstanbul Müzik Festivali üç yıldır, Türkiyeli ve yabancı bestecilere eser siparişi vererek, çağdaş müzik repertuvarını zenginleştirmeye katkıda bulunuyor. Festivalin bu yılki programında da dünyaca ünlü iki bestecinin yeni eserleri yer alıyor.Türkiye’nin önde gelen bestecilerinden Kâmran İnce’nin festivalin siparişi üzerine bestelediği eserin dünya prömiyeri, Berlin Counterpoint Ensemble tarafından 19 Haziran Çarşamba akşamı Süreyya Operası’nda gerçekleştirilecek. Günümüzün önde gelen “topluluk piyanistleri”nden biri olarak kabul edilen Zeynep Özsuca, kuşağının gelecek vaat eden flütçülerinden Aaron Dan, barok obua ve blok flütte de çağdaş obuada olduğu kadar usta bir müzisyen Yigal Kaminka, pek çok önemli oda müziği topluluğunca da aranılan bir fagotçu olan Heidi Elizabeth Mockert, klarnetteki eşsiz tonu ile tanınan Sascha Rattle ile Avrupa’nın birçok önemli orkestrasında görev alan kornocu Dániel Molnár’dan kurulu Berlin Counterpoint Ensemble festivalin en hoş sürprizlerinden biri sayılabilecek “Nasreddin Hoca”yı seslendirecek.

İstanbul Müzik Festivali’nin Letonyalı besteci Peteris Vasks’a Amsterdam Sinfonietta, Amsterdam Viyolonsel Bienali ve Toronto Senfoni Orkestrası ile ortak siparişi olan Viyolonsel Konçertosu’nun ise Türkiye prömiyeri yapılacak. Dünyanın belli başlı tüm salonlarında seçkin sanatçılarla konserler veren Amsterdam Sinfonietta ile klasik müziğin yükselen yıldızı Sol Gabetta’yı besteci Peteris Vasks’ın yeni eserinin Türkiye prömiyeri için festivalde buluşturan konser, 25 Haziran Salı günü Aya İrini Müzesi’nde gerçekleşecek.

41.İSTANBUL MÜZİK FESTİVALİ’NDEN SEÇMELER

Festival bu yıl, benzersiz müzikal stiliyle dünyanın sayılı orkestraları arasında anılan Deutsche Kammerphilharmonie Bremen’i 14 ve 15 Haziran tarihlerinde iki gece üst üste Aya İrini Müzesi’nde ağırlayacak. Uluslararası üne sahip Türk şef Alpaslan Ertüngealp’in yöneteceği ilk konserde Portekizli piyanist Maria João Pires solist olarak yer alacak. İkinci konserinde şef James Judd yönetiminde çalacak Deutsche Kammerphilharmonie Bremen, dünyanın önemli keman virtüözleri arasında gösterilen Vadim Repin’e eşlik edecek. Çok yönlü sanatçı Cihat Aşkın ile “şeytanın kemancısı” lakaplı Roby Lakatos, bir festival klasiği haline gelen, “Festival Buluşması” dizisi kapsamında ilk kez İstanbul’da bir araya gelecek. Aşkın ve Lakatos’un topluluklarının yorumuyla, Türk müziği ile Çigan müziğinin renkli dünyalarının birleşiminden oluşan benzersiz bir müzik ziyafeti, festival kapsamında 13 Haziran akşamı Aya İrini Müzesi’nde müzikseverleri bekliyor. Günümüzün en büyük viyolacılarından Kim Kashkashian ile piyanist Péter Nagy’nin birlikte vereceği konser festivalin öne çıkan etkinliklerinden biri olacak. İkili konserde, Beethoven’ın Mozart üzerine çeşitlemelerinden, 1869 Kütahya doğumlu Ermeni besteci Komitas’a uzanan renkli bir program sunacak. Kashkashian ve Nagy, festival izleyicisiyle 26 Haziran Çarşamba gecesi festivalin yeni mekanlarından Surp Vortvots Vorodman Kilisesi’nde buluşacak.

-FESTİVAL BİLETLERİ 2 ŞUBAT’TA SATIŞTA-

Rus ekolünün önde gelen temsilcilerinden kabul edilen keman virtüözü Maxim Vengerov festivalin son gecesine konuk oluyor. Keman çalmaya beş yaşında başlayan, Grammy dahil pek çok prestijli ödül kazanan Maxim Vengerov, bugüne kadar dünyanın önemli orkestraları eşliğinde çaldı ve keman repertuvarının en büyük eserlerini kaydetti. 29 Haziran Cumartesi akşamı, Aya İrini Müzesi’nin büyülü atmosferine bir sonraki festivale kadar veda anlamına da gelen Kapanış Konseri’nde Vengerov’a Sascha Goetzel yönetimindeki Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası eşlik edecek.

41.İstanbul Müzik Festivali’ndeki konserler ile Açılış Töreni ve Konseri’nin biletleri 2 Şubat Cumartesi günü saat 10.00’dan itibaren satışa sunulacak. 41. İstanbul Müzik Festivali bilet fiyatları 15 TL ile 350 TL arasında değişiyor. Öğrenci biletleri yalnızca İKSV gişesinden kimlik kartı gösterilerek satın alınabilecek.Lale Kart sahipleri festival biletlerinde yüzde 20-25 oranındaki “Lale üyelerine özel indirim”lerden yararlanabilecekler.

Kaynak :[-]

Şubat ayında farklı türdeki konserler sanatseverlerle buluşacak

– izmir büyükşehir belediyesi, şubat ayında birbirinden farklı türdeki konserlerle sanatseverleri müzikle buluşturacak – della miles’tan özlem tekin’e, havva karakaş’tan jazzband’a bir çok sevilen sanatçı ve grup izmirlilere müzik ziyafeti çekecek – salvador dali’nin 2 mart’a kadar açık kalacak sergisi, aassm’deki konserlere ayrı bir renk katacak

– İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmirli sanatseverlere Şubat ayında dolu dolu bir sanat programı sunacak. Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi, Kültürpark İzmir Sanat ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’ndeki toplam 12 konser, adeta kulakların pasını silecek. Şubat ayının ilk konseri Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde (AASSM) gerçekleşecek.

-Aslı Tuncay’ın piyano resitali 4 Şubat 2013 Pazartesi günü saat 20.00’de Küçük Salon’da. Konserin bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL olarak belirlendi.

-AASSM, 5 Şubat 2013 Salı günü ise, Jazzino’yu ağırlayacak. Duygu Tarhan ve Ceyda Köybaşıoğlu’nun solist olarak yer aldığı Jazzino, piyanoda Aşkın Arsunan, bas gitarda Aycan Tezel, bateride Volkan Öktem, saksafonda Batuhan Şallıel, trompette Tolga Bilgin ile perküsyonda Metin Kurtuluş’dan oluşuyor. Grup, kendi bestelerinin yanısıra dünyaca ünlü bestecilerin melodilerini de yorumlayacak. Büyük Salon’da saat 20.00’de gerçekleşecek olan konserin bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL.

-6 Şubat 2013 Çarşamba günü Kültürpark İzmir Sanat’ta Bilkent Piyanolu Üçlü’ sahne alacak. Piyanoda Elif Önal, kemanda İrina Nikotina ve viyolonselde Yiğit Ülgen’den oluşan grubun konseri saat 20.00’de başlayacak. 12 Şubat 2013 Salı gününün konseri Kültürpark İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde olacak.

-Saat 20.00’de, Balkan müziğinin usta yorumcusu Havva Karakaş, İzmir Büyükşehir Belediyesi Kent Orkestrası’yla aynı sahneyi paylaşacak. Ücretsiz konserde orkestrayı Hüseyin Çebi yönetecek. Zafer Çebi’nin düzenlemelerini yaptığı konserde Aydın Uştuk, Sedat Yüce, Funda Öncü, Tülay Şen, Bahar Pamukçu, Şenay Gökdemir, İpek Kaletaş ve Esra Göndeş de solist olarak sahne alacak.

-13 Şubat 2013 Çarşamba günü, kaybettiğimiz sevilen seslerden Tanju Okan’ın şarkıları sanatseverlere ulaşacak. Solist Tevfik Rodos’a, piyanoda Ali Hoca, keman ve mandolinde Tamer Albayrak, klavyede Kaya Demircan, gitarda Ataç Aydın, bas gitarda Halil Serin ile bateride Akgün Çavuş eşlik edecek. İsmet İnönü Kültür Merkezi’ndeki konser saat 20.00’de başlayacak.

-4 Şubat 2013 Perşembe günü, Sevgililer Günü Konseri’nin konuğu ise sevilen sanatçı Özlem Tekin olacak. Tekin, AASSM Büyük Salon’da saat 20.00’de sevenleriyle buluşacak. Özlem Tekin’i dinlemek isteyenler için bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL olarak belirlendi.

-19 Şubat 2013 Salı günü müzikseverler için iki farklı konser hazırlandı. İsmet İnönü Sanat Merkezi’nde saat 20.00’de. Zafer Çebi, Evrim Özkaynak, Emre Kartarı, Halil Çokyürekli, Erdoğan Turanlı, Gökçen Güngördü, Halil Çağlar Serin ve Tolga Bilgin’den oluşan Jazzband, cazseverler için çalacak.

-AASSM’de ise Ege Yaylı Çalgılar Beşlisi ve Perküsyon’ başlıklı bir konser var. Küçük Salon’da saat 20.00’de gerçekleşecek olan konserde kemanda Hakan Özaytekin ve Tolga Akın, viyolada Alp Gültekin, viyolonselde Arzu Gök, kontrasta Bülent Oral ile perküsyonda Ali Çetir sahneye çıkacak. Konserin bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL.

-21 Şubat 2013 Perşembe günü, İzmir Sanat’ta Batı Ensemble’ dinleyiciyle buluşacak. Klarnette Yonca Alpay, kemanda Sema Korkut ve Ozan Akkol, viyolada Özlem Görgülü ve çelloda Arzu Gök’ten oluşan grubun konseri saat 20.00’de başlayacak.

-27 Şubat 2013 Çarşamba günü ise Samsun Quartet’, AASSM’de sanatseverlerin karşısına çıkacak. Küçük Salon’da saat 20.00’de başlayacak olan konserde, kemanda Canan Cihangir ve Ezel Çalışkan, viyolada Cihan Zabunoğlu, viyolonselde ise Taylan Sarı yer alacak. Konseri izlemek isteyenler için bilet fiyatları öğrenci 3 TL, tam 5 TL.

-28 Şubat 2013 Perşembe günü de sanatseverleri iki konser bekliyor. Biri, caz müziğin ünlü sesi Della Miles’in AASSM’deki konseri. Büyük Salon’da saat 20.00’deki konserin bilet fiyatları öğrenci 5 TL, tam 10 TL.

-Aynı günün diğer konseri ise ‘Küçükay Gitar Üçlüsü’nden. Saat 20.00’de İzmir Sanat’ta gerçekleşecek olan konserde Bekir Küçükay, Fatih Akbulut ve Erkin Çavuş üçlüsü gitarlarıyla müzikseverlerle buluşacak. Konserler için Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’ne gelen İzmirli sanatseverlerin, gerçeküstü akımının dünyadaki en ünlü ressamlarından olan Salvador Dali’nin “Zodyak” isimli sergisini de gezmesi öneriliyor. Sergi 2 Mart’a kadar açık kalacak.

-Konserleri izlemek isteyenler, AASSM’nin 293 38 31/ 17/ 19/ 20, Kültürpark İzmir Sanat’ın 0232 293 40 49 / 45 ve İsmet İnönü Sanat Merkezi’nin 0232 293 46 04 nolu telefonlarıyla irtibata geçebilir; ayrıca www.izmir.bel.tr/Kultursanat, www.aassm.org.tr ve [email protected]r adreslerinden yararlanabilir.

Kaynak:[-]

 

Trio Elf, Akbank Sanat’taki konserinde Aphex Twin’den Paul Desmond’a uzanan geniş bir repertuar seslendirecek.

“Trio Elf yeni Alman caz kuşağının bir parçası. Bir zamanlar cazı muhteşem kılan şeyleri su yüzüne çıkarıyorlar: Risk, yeni sesler ve enerji boşalmaları.” Hamburger Abendblatt

‘Trionun yeni tınısı’ olarak tanımlanan Almanya‘nın ünlü caz gruplarından Trio Elf, 22 Ocak 2013, Salı günü Akbank Sanat sahnesine konuk oluyor.

Piyanoda Walter Lang’ın dışavurumcu şiirsel melodileri, enerjik akorları ve ilgi çekici doğaçlamalarını, kendine özgü tekniği ile uluslararası bir ün kazanan Sven Faller’ın basının tınılarını ve davulda ise elektronik müzik uzmanı Gerwin Eisenhauer’ın tonlarını bir araya getiren Trio Elf, ilahi kalitesindeki melodileri, üç müzisyenin tek nefes olmasından kaynaklanan şaşırtıcı dinamik değişiklikleri ve büyüleyici ritmleriyle müzikseverlere unutulmaz bir gece yaşatacak.

Etkinlik: KONSER – Trio Elf

Walter Lang, piyano

Sven Faller, bas

Gerwin Einhauser, davul

Tarih: 22 Ocak 2013, Salı

Saat: 20.00

Yer: Akbank Sanat

Bilet ücreti: Tam 20 TL / Öğrenci 10 TL

 

Türkiye‘de eğitim gören 1995 doğumlu Kosovalı genç piyanist Malik Halçe, 10 Ocak Perşembe günü saat 20’de Akbank Sanat’ta müzikseverlerlebuluşuyor.

Müzik eğitimine sekiz yaşında Lorenc Antoni Müzik Okulu’nda başlayan Malik Halçe, 2009 yılında İstanbul Mimar Sinan Güzel Sanatlar ÜniversitesiDevlet Konservatuvarısınavlarını kazandı. Alicia Paleta Bugaj, Nikolay Demidenko, Denis Kozhukhin, Christian Wilm Müller, Ragna Schirmer, Johan Schmidt gibi ünlü piyanistlerin masterclasslarına katılan Prof. Seher Tanrıyar’ın öğrencisi olan gençpiyanist, Sedat Gürel-Güzin Gürel Sanat ve Bilim Vakfı ve İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası’nın ortaklaşa düzenlediği İstanbul Devlet Senfoni Orkestrası eşliğinde gerçekleştirilen 2012 Genç Yetenekler Yarışması’nda ikincilik ödülü kazandı.

Halen Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Lisans 1. sınıf öğrencisiolarak eğitimine devam eden Malik Halçe, Akbank Sanat’taki konserindeünlü bestecilerin eserlerinden oluşan program sunacak.

Detaylar için: www.akbanksanat.com

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) Ocak ayında piyano dünyasında enerjik ve uyumlu birliktelikleriyle bilinen, kariyerlerinin zirvesindeki piyano ikilisi Katia ve Marielle Labèque kardeşleri ağırlıyor.

BİFO’nun konuğu olarak ilk kez İstanbul’a gelen Labèque’ler, BİFO Onursal Şefi Gürer Aykal yönetimindeki “Kentin Karmaşasında İki Piyano” konserinde, Poulenc’in “İki Piyano için Konçerto”sunu seslendirecekler. Gecede BİFO ayrıca Borusan Kültür Sanat tarafından ZeynepGedizlioğlu’na sipariş edilen yeni eserin de dünya prömiyerini gerçekleştirecek.

İstanbullu müzikseverlerin de yakından tanıdığı, birbirlerini ying ve yang gibi tamamlayan karakterleri ve müzikaliteleri ile tüm dünyada ayakta alkışlanan Katie ve Marielle Labeque kardeşler, BİFO’nun konuğu olarak 17 Ocak Perşembe akşamı ilk kez İstanbul’da konser verecek. Labeque’ler, BİFO Onursal Şefi Gürer Aykal yönetiminde, 20. yüzyılın dinamizmi ve heyecanını taşıyan, Poulenc’in İki Piyano için Konçertosu ile dinleyenleri büyüleyecek. Ardından özgün yapıtlarıyla dünyada adını başarıyla duyuran çağdaş bestecilerimizden Zeynep Gedizlioğlu’nun, Borusan Kültür Sanat’ın siparişi üzerine bestelediği yeni yapıtının dünya prömiyeri, Gürer Aykal yönetimindeki BİFO tarafından gerçekleştirecek. Konserin ikinci yarısında BİFO, Çaykovski’nin “Polonyalı” olarak bilinen 3. Senfoni’sini seslendirecek.

Katia & Marielle Labèque hakkında:

 Küçük yaştan bu yana tutkunu oldukları müziğin peşinden giden piyano ikilisi Katia & Marielle Labèque kardeşler, Semyon Bychkov, Sir Colin Davis, Charles Dutoit, Sir John Eliot Gardiner, Kristjan Järvi, Paavo Järvi, Zubin Mehta, Sir Simon Rattle ve Esa-Pekka Salonen gibi dünya çapında şeflerin yönetiminde, düzenli olarak Berlin Filarmoni, Bavyera Radyo Senfoni, BostonSenfoni, Chicago Senfoni, Cleveland Orkestrası, Londra Senfoni, Los Angeles Filarmoni gibi saygın orkestralarla çalıyorlar.  Yakın zamanda Gershwin’in Rhapsody in Blue’su ve Bernstein’ın Batı Yakası’nın Hikâyesi  kayıtlarını yayımlayan Labèque’ler, kurdukları KML Vakfı aracılığıyla iki piyano repertuarının geliştirilmesi üzerine çalışmalar yürütüyorlar. 2012 yılında Pedro Almodovar’ın yapımcılığını üstlendiği, Felix Cabez imzalı The Labèque Way müzikal-belgeseli büyük ilgi gören piyano ikilisi, solo kariyerleriyle de dikkat çekiyor. Katia Labèque, 2009 yılında yayınlandığı solo albümü Shape Of My Heart için Sting, Herbie Hancock, Chick Korea ve Gonzalo Rubalcaba gibi efsanevi müzisyenlerle çalışmıştı.

KENTİN KARMAŞASINDA İKİ PİYANO

Gürer Aykal şef

Katia & Marielle Labèque iki piyano

Program:

Gedizlioğlu: Yeni sipariş edilen yapıtın dünya prömiyeri

Poulenc: İki Piyano için Konçerto, Re minör

Çaykovski: 3. Senfoni, Re Majör, Op. 29, “Polonyalı”

Borusan İstanbul Filarmoni Orkestrası (BİFO) konserlerinin biletleri tüm Biletix satış kanallarından temin edilebilir.

 Kaynak :[-]

Türkiye turuna devam eden ”23. Efes Pilsen Blues Festivali”, 30 Kasım-1 Aralık tarihlerinde Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda İstanbul’da müzikseverlerle buluşacak.

Bu yıl 23. kezyola çıkan, Türkiye’nin ilk ve tek blues festivali, Türkiye turuna İstanbul’da düzenlenecek konserlerledevam ediyor.

Blues’un Grammy ve Emmy ödüllü isimlerinibuluşturan festival kapsamında, armonika blues üstadı Billy Branchve grubu The Sons of BluesBilly Branch‘ın özel konuğu Mississippili blues sanatçısı Zora Young, blues gitaristi Smokin Joe Kubek & Bnois King ve festivale özel gitar performansı ile dünyanın en iyi davulcularından Cedric Burnside, 30 Kasım ve 1 Aralık’ta Lütfi Kırdar Uluslararası Kongre ve Sergi Sarayı’nda İstanbullu müzikseverlerin karşısında olacak.
Kaynak :[-]

17. Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali’nde ünlü gitar virtüözü Cem Duruöz’ün “Anadolu’nun Hazineleri ve Ötesi” adlı konseri, Bostonlu müzikseverleri büyüledi.

17. Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen konserde Duruöz, düzenlemelerini kendisinin yaptığı geleneksel Türk müziği eserlerinin
yanı sıra Arjantin, İspanyol ve Venezuelamüziğinden de örnekler sundu.

Müzik kariyerine Türkiye’de Ulusal Gitar Yarışması’nda birincilik kazanarak başlayan Cem Duruöz, San Francisco Konservatuvarı’ndan yüksek lisans derecesi alarak kariyerine devam etti. Daha sonra dünyaca saygın müzik okulu Juliard’ta Sharon Isbin’le müzik çalışmalarını sürdürdü.

Bugüne kadar Arjantin, Brezilya, Bolivya, Peru, Japonya,Fransa, Yunanistan, İspanya, İngiltere, Polonya, Meksikagibi ülkelerde ve ABD’nin Carnegie Hall gibi seçkin konsersalonlarında başarılı konserler veren Cem Duruöz, halen Wesleyan Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapıyor ve bir yandan da dört kıtada resital ve konserler vermeye devam ediyor.

Boston Türk Festivali Direktörü Erkut Gömülü, başta İngiltere’de yayınlanan saygın “Classical Guitar” dergisi olmak üzere, müzik otoriteleri tarafından gitar tekniğinden övgüyle söz edilen ve “olağanüstü yetenekli bir müzisyen” olarak tanımlanan dünya çapındaki bir virtüözü festival çatısı altında müzikseverlerle buluşturabilmenin kendileri için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu söyledi.

1996’dan bu yana her yıl yapılan Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali, “Anadolu’nun Renkleri” temalı festival programıyla sergiler, sunuşlar, atölyeler, konserler, film yarışması, Türk mutfağının tanıtımı gibi geniş bir yelpazede düzenleniyor.

Festivalin ana sponsorluğunu Turkish Cultural Foundation (TCF), Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türk Hava Yolları yapıyor.

 

Kaynak : [-]