Şunun için etiket arşivi: Mustafa kemal Atatürk

Konak Belediyesi’nin butik müzeler zincirinin 5. halkası olan Kadın Müzesi bugün açılıyor. İzmirlileri butik müzecilik kavramıyla tanıştıran Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan; Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi, İzmir Mask Müzesi, İzmir Neşe ve Karikatür Müzesi ile Radyo ve Demokrasi Müzesi’nin ardından Kadın Müzesi’ni turizme ve kente kazandırıyor.

kadin muzesi

Müzenin kuruluş amacı ise; Anadolu kadınının unutulan geçmişini, gücünü tüm dünyaya hatırlatmak, Anadolu kadınının yaratıcılığını ortaya çıkarmak, kendine güvenini desteklemek ve kendi geçmişine ait anıların canlandığı özel bir mekan yaratmak.

Geçici sergi salonu, video art, geçmişten günümüze kadınlar, antik dönemde Anadolu’da kadınlar, öncü kadınlar, koleksiyon eserler, protesto ve kadınlar, enstelasyon odası, atölye, arşiv, depo, kütüphane ve yönetici odası olmak üzere müzede toplam 13 oda bulunuyor. Müzenin her odası farklı konseptlerde hazırlandı.

Müzenin girişinde ziyaretçileri ilk olarak Mustafa Kemal Atatürk’ün Nebile Hanım ile Viyana Başkatibi Tahsin Bey’in 1929 yılında Ankara Palas’ta yapılan düğünlerinde Mustafa Kemal Atatürk’ün, manevi kızı Nebile Hanım ile dans ettiği fotoğraf karşılıyor. Merdiven çıkışında ise ilk tiyatro sanatçısı Afife Jale, ilk gravür sanatçısı Aliye Berger, ilk kadın siyasi parti lideri Behice Boran, ilk milletvekillerinden Benal Arıman, ilk kadın hemşire Esma Deniz, olimpiyatlarda yarışan ilk kadın sporcu Üner Teoman, dünyadaki ilk kadın petrol mühendisi Halide Ural Türktan, dünyadaki ilk kadın askeri pilot Sabiha Gökçen, dünyanın ilk kadınyargıtay üyesi Melahat Ruacan gibi ilklere imza atan 50 kadınımızın adı ve yer alıyor.

izmir kadin muzesi

Tarihte yer alan ‘Siyanürlü Altın’a Hayır’, ‘Cumartesi Anneleri’, ‘Kürtaj hakkımızdır, bedenimiz bizimdir’, ‘8 Mart Dünya Kadınlar Günü’ gibi kadın protestoları, yürüyüşleri de hikayeleriyle birlikte müzede yer alıyor.

Muazzez İlmiye Çığ, Afet İnan’ın kızı Ari İnan, Ayşen Gruda, Nurhan Damcıoğlu, Gürdal Mumcu, Zuhal Yorgancıoğlu gibi iz bırakan kadınlar da özel eşyalarını bağışlayarak müzeye katkıda bulundular.

Nesne merkezli müzecilik anlayışından ziyade insan merkezli müzecilik anlayışının en önemli örneklerinden biri olan kadın müzesinde amaçlarının kadınlara ait özel bir mekan yaratmak olduğunu söyleyen Konak Belediye Başkanı Dr. Hakan Tartan, “Bu mekanda hedeflenen, kadını içinde yaşadığı toplumdan soyutlayıp bir kadın erkek ayrımcılığı yaratmak değil, kadının yaratıcılığını ve üretkenliğini ortaya çıkaracak orijinal eserlerin ve görsel işitsel malzemelerin bir araya getirilmesiyle toplum ile olan bağlarını güçlendirmek ve unutulan geçmişini bir müze ile fark edilir kılmaktır” dedi. Tartan müzenin misyonunu da şöyle özetledi:“İzmir Kadın Müzesi’nin misyonu: Anadolu kadınının unutulan geçmişini, gücünü tüm dünyaya hatırlatmak, Anadolu kadınının yaratıcılığını ortaya çıkarmak, kendine güvenini desteklemek, kendi geçmişine ait özel bir mekan yaratmak. Çünkü Hitit, Yunan ve Roma’nın Ana Tanrıça’sından; Bizans, Selçuklu, Osmanlı ve özellikle de Cumhuriyet kadınına kadar Anadolu kadını, uzun tarihi boyunca her zaman kendi seçtiği yolda yürüyen öncü kadın olmuştur. Anadolu Kadını hakkında ne biliyoruz? Ana Tanrıça Nasıl ve Neden Ortaya Çıktı? Ne oldu da kadının konumu değişti? Ortaçağ’da Anadolu kadını nasıl yaşardı? Kurtuluş Savaşı’nda uzun süre cephelerde savaşan kadınlarımız kimlerdi? Osmanlı Hanımı kimdi ve nasıl yaşardı? Cumhuriyet’in ilk ressamının, ilk fotoğrafçısının, ilk şarkıcısının, ilk tiyatrocusunun adlarını ve yaşamlarını biliyor muyuz? Bütün bu sorulara cevap bulabilecek, Anadolu kadınının gerçek değerini tekrar hatırlatmak için yola çıktık. Anadolu kadınlarının hikayelerini anlatıyor ve sizleri de bu hikayeleri dinlemeye çağırıyoruz.”

kaynak:[-]

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği ve M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu olarak Baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk başta olmak üzere tüm öğretmenlerimizin ve kuruluşumuzdan bu yana kurumumuza emeği geçen tüm öğretmenlerimizin gününü kutları en içten dileklerimizle teşekkür ederiz. 

öğretmenler günü

 

Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama günüdür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.

Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir.

İş günlerinde Öğretmenler Gününü kutlayan ülkeler

Azerbaycan

Azerbaycan’da her sene 5 Ekim günü Uluslararası Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor. [1]

Avustralya

Avustralya’da Öğretmenler Günü Ekim ayının son cuma gününde kutlanır. [2]. UNESCO tarafından Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanması tavsiye edilen 5 Ekim’de Avustralya’da genellikle okullar tatil olduğu için ekim ayının son cuma günü Öğretmenler Günü olarak kabul edilmiştir[2].

Çek Cumhuriyeti

Evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Hindistan

Hindistan Öğretmenler Günü’nü 5 Eylül’de kutlar. Bu, eski Hindistan devlet başkanı ve öğretmeni Dr. Sarvepalli Radhakrishnan’ın doğum günüdür. Dr. Radhakrishnan 1962’de Hindistan cumhurbaşkanı olunca bazı öğrencileri ve arkadaşları onun doğumgününü kutlamalarına izin vermesi konusunda kendisine isteklerini danışmıştır. Dr. Radhakrishnan da yanıt olarak Benim doğumgünümü ayrıca kutlamak yerine, 5 Eylül Öğretmenler Günü olarak kutlansa bu benim kendi gurur ayrıcalığım olur. demiştir.

Bu gün Hindistan’da tatil değildir. Bu gün bir kutlama günü olarak kabul edilip öğrenciler normal bir günmüş gibi okula gelir; olağan etkinlikler ve dersler, kutlama aktiviteleriyle birlikte teşekkür ve hatırlama da içerir. Bazı okullarda bu günde öğretmenlerin sorumluluklarını son sınıf öğrencileri alarak öğretmenlerinin kıymetini bildiklerini onlara gösterir.

Geleneksel olarak, Hintliler öğretmenlere çok büyük bir saygı ve onur barındırmışlardır. Eski bir Hintlinin söylediğine göre (genellikle öğrencilere öğretilir) öğretmeni 3. sırada sıralar, Tanrı’dan bile önce: Anne, Baba ve Öğretmen Tanrı’dır anlamında “Maata, Pitha, Guru, Daivam”. Bir beyitin (doha) söylemi Guru Govind doou khare kake lagon paai? Balihari guru aap ki Govind deeo batai, ne göre “İlk selamımı kime vermem gerektiği konusunda içinden çıkılmaz bir durum içindeyim: Öğretmen mi yoksa Tanrı mı. Beni Tanrı’yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim.” Başka bir örnek olarak, Hinduizm’in kutsal kitabının orta kısımlarında “Guru Bramha, Guru Vishnu, Guru devo Maheshwaraha – Gurusakshath parabramha tasmai shree gurve namaha,” der, çevirisiyse “Öğretmen üçlü birliktir. Öğretmenin kendisi Tanrı’nın önündeki belirtidir.” Öğretmen her çocuğa her kimseye bilgi vermekle kalmaz onun annesi görevini de üstlenmiş olur.

İran

Murtaza Mutahhari’nin öldürülüşünün yıldönümü olan 2 Mayıs günü Öğretmenler Günü’dür.

Malezya

Malezya’da Öğretmenler Günü (Malezyaca: Hari Guru) 16 Mayıs’ta kutlanır.

Peru

1953’ten bu yana 6 Temmuz günü resmi olarak Öğretmenler Günü’dür. Peru’nun bağımsızlığını kazanmasından sonra 6 Temmuz 1822’de kabul edilen bir yasa ile ülkedeki ilk öğretmen okulunun kurulması sebebiyle 6 Temmuz günü seçilmiştir.

Slovakya

Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Türkiye

Türkiye’de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile resmileşmişti.

Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında onun “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.

Kaynak : [-]

 Türkiye’de yaplan kutlamalar

Tüm bunların yanı sıra elbette kimi zaman ileri demokrasinin olduğu ülkelerdeki gibi “Öğretmenler günü kutlamaları” yapılmaktadır.

Eğitim-Sen’in; ‘Meslek onurumuza ve haklarımıza sahip çıkmak, toplumsal yaşamda ve eğitimde yaşanan dayatmalara hayır demek için; 23 Kasım’da Ankara’dayız!’

açıklamasına parelel Tandoğan’dan Kızılay’a yürüyen Eğitim-Sen üyeleri ve çeşitli sivil toplum kuruluşlarının üyelerine Kızılay Meydanı’nda sert bir müdahalede bulunuldu. Polisin müdahalesinden sonra ortalık resmen savaş alanın döndü. Müdahale esnasında Eğitim-Sen 1 Nolu Şube üyesi Aslı Akdemir başına isabet eden gaz kapsülüyle yaralandı ve hastaneye kaldırıldı. Olaylarda Aslı Akdemir’in de aralarında bulunduğu toplam 7 kişi çeşitli yerlerinden yaralandı.

İşte an an yaşananlardan kareler…  (Kaynak:[-])

 

 

29 Ekim Cumhuriyet Bayramının İşte Google Logosu!

Pazarlama kaygısı olsa da her ülke için farklı dahi olsa,  yerli pek çok kurumun hatta “yerli hükümetin” (!) bile ihmal ettiği bir günü uluslar arası bir şirketin anımsayıp sürpriz yapması bizleri mutlu ediyor(!)

cumhuriyet bayramı 2013

cumhuriyet bayramı için google’ın doodle’ı 2013

Cumhuriyet Bayramı Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin 29 Ekim 1923’te Cumhuriyet yönetimi ilan etmesi anısına her yıl 29 Ekim günü Türkiye’de ve Kuzey Kıbrıs’ta[1] kutlanan bir millî bayramdır.

Cumhuriyet Bayramı’nın kutlandığı ülkelerde 28 Ekim öğleden sonra ve 29 Ekim tam gün olmak üzere bir buçuk gün resmî tatildir. 29 Ekimlerde stadyumlardaşenlikler yapılır, akşam ise geleneksel olarak fener alayları düzenlenir.

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, Cumhuriyet’in Onuncu Yıl Kutlamalarının yapıldığı 29 Ekim 1933 tarihinde verdiği 10. Yıl Nutku’nda, bu günü en büyük bayram olarak nitelendirmiştir.

Osmanlı Devleti, hüküm sürdüğü 624 yılda 36 padişah tarafından yönetilmiştir.

Padişah, şah, kral, hakan, imparator, sultan gibi tek kişiye dayalı yönetim sistemine “mutlakiyet” adı verilmiştir. Mutlakiyet yönetiminde egemenlik kayıtsız şartsız, tek bir kişidedir.

Mutlakiyetle yönetilen ülkelerde ülkeyi yöneten kişiye yardımcı olması için meclis kurulurdu. Meclis üyeleri halkın isteklerini yöneticiye duyurur, yasatasarısını hazırlardı. Bu yasa taslakları yönetici tarafından benimsendiğindeyasalaşırdı. Bu yönetim biçimi ise “meşrutiyet”tir. Meşrutiyette meclisin yetkileri sembolik düzeyde olabileceği gibi bir cumhuriyetteki kadar geniş de olabilir. Osmanlı Devleti’nde 1876 ve 1908 yıllarında olmak üzere iki kez meşrutiyet ilan edilmiştir.

İkinci Meşrutiyet’in ilanından 6 yıl sonra, 1914’te I. Dünya Savaşı başlamıştır. Dört yıl süren savaş, İttifak Devletleri ile birlikte olan Osmanlı İmparatorluğu’nun yenik sayılmasıyla sonuçlanmış ve Osmanlı toprakları İngiltere, Yunanistan, Fransa, İtalya gibi devletler tarafından işgal edilmeye başlamıştır.

 Cumhuriyetin ilanı

Mustafa Kemal Paşa 19 Mayıs 1919’da Osmanlı hükümeti tarafından, bölgede düzeni sağlaması için devletinin bir gemisi ile Samsun’a gönderilmiştir. Ülkenin çoğu ilinde kongreler düzenlemiş ve “Tek bir egemenlik var, o da milli egemenliktir. Milletin egemenliğini, yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” ilkesiyle, yurdun her tarafından gelen ulus temsilcilerini 23 Nisan 1920 günü Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nde toplamıştır. Meclis Mustafa Kemal Paşa’yı ’Meclis Başkanı’ seçmiştir. Mustafa Kemal Paşa’nın önderliğinde Büyük Millet Meclisi, Türk Kurtuluş Savaşı’nı başlatmıştır. Halk ve düzenli ordular düşman kuvvetlerine karşı savaş vermiş, omuz omuza mücadele etmiştir.

Kurtuluş Savaşı’nın zaferle sonuçlanmasının ardından TBMM 1 Kasım 1922’de saltanatı kaldırmıştır. Padişah Vahdettin, ’vatan haini’ ilan edilmiş ve yurdu terk etmiştir.

24 Temmuz 1923 günü İsviçre’nin Lozan şehrindeki Lozan Üniversitesi’nde, Türkiye Büyük Millet Meclisi temsilcileri ile İngiltere, Fransa, İtalya, Japonya, Yunanistan, Romanya, Bulgaristan, Portekiz, Belçika, SSCB ve Yugoslavya temsilcileri Lozan Barış Antlaşması’nı imzalamıştır. Bu antlaşma ile yeni bir devletin temelleri atılmış fakat devletin yönetim biçimi henüz belirlenmemiştir.

İkinci dönem Büyük Millet Meclisi, 11 Ağustos’ta ilk toplantısını yapmıştır ve 13 Ekim’de Ankara, başkent ilan edilmiştir. Bu dönemde Atatürk, egemenliğin ulusa dayandığı bir sistem olan cumhuriyet yönetiminin ilanı için hazırlıklar yapmaya başlamıştı. Atatürk 28 Ekim akşamı yakın arkadaşlarını Çankaya’da yemeğe çağırmış ve “Yarın cumhuriyeti ilan edeceğiz,” demiştir.

29 Ekim günü Atatürk, milletvekilleri ile görüştükten sonra taslağı hazırlanan “Cumhuriyet” önergesini Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne vermiştir. Meclis önergeyi kabul etmiştir ve böylece Türkiye Devleti’nin yeni yönetimi biçimi Cumhuriyet, yeni ismi “Türkiye Cumhuriyeti Devleti” olarak belirlenmiştir. Atatürk, kurulan Türkiye Cumhuriyeti’nin ilk cumhurbaşkanı olmuştur. Halk da cumhuriyetin ilanını sevinç ve coşku ile karşılamıştır.

Cumhuriyette, Atatürk’ün de söylediği gibi, egemenlik kayıtsız şartsız ulusundur. Ulus, kendini yönetme yetkisini, kendilerine temsil eden milletvekilleri aracılığı ile kullanır. Cumhuriyet yönetiminde, yurttaşın seçme ve seçilme hakkı vardır. Seçilen temsilciler, yasaları tasarlar ve yöneticileri ulus adına denetler. Ulus, seçimle yöneticileri seçebilir.

 Bayram kabul edilmesi

29 Ekim 1923’te TBMM, Teşkilât-ı Esasiye Kanunu (1921 Anayasası)’nda yaptığı değişiklikle, devletin yönetim biçimini cumhuriyet olarak ilan etmiştir. Aynı gece bu ilan, atılan 101 pare top ile kutlanmıştır. 1924 yılında ise cumhuriyetin ilanı şenliklerle kutlanmıştır.

2 Şubat 1925’te, Hariciye Vekaleti’nce (Dışişleri Bakanlığı) düzenlenen bir kanun teklifinde 29 Ekim’in bayram olması önerilmiştir.[2] Bu teklif Meclis Anayasa Komisyonu tarafından incelenmiş ve 18 Nisan’da karara bağlanmıştır. 19 Nisan’da ise teklif TBMM tarafından kabul edilmiştir. 628 sayılı bu kanun ile 29 Ekim, 1925’ten itibaren ülke içinde ve dış temsilciliklerde bayram olarak kutlanmaya başlamıştır

 

Öğretmenler Günü, öğretmenlik mesleğini icra eden kimseleri onurlandırmak için çeşitli etkinliklerin düzenlendiği bir kutlama gündür.

Pek çok ülkede 1994’ten beri her yıl 5 Ekim günü UNESCO tavsiyesiyle Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. 5 Ekim günü, 1966 yılında Paris’te gerçekleşen “Öğretmenlerin Statüsü Hükümetlerarası Özel Konferansı”’nın sona erip UNESCO temsilcileri ile ILO tarafından “Öğretmenlerin Statüsü Tavsiyesi”’ni oybirliği ile kabul edilişinin yıldönümüdür.

Kendi kültürel ve tarihi özelliklerine, okul tatil günlerine göre çeşitli ülkelerde farklı tarihler Öğretmenler Günü olarak belirlenmiştir. Örneğin 12 Arap ülkesinde (Bahreyn, Birleşik Arap Emirlikleri, Cezayir, Fas, Katar, Libya, Mısır, Suudi Arabistan, Tunus, Umman, Ürdün, Yemen ) her yıl 28 Şubat günü, Öğretmenler Günü olarak kutlanmaktadır. Öğretmenler Gününün tatil olup olmadığı da ülkesine göre değişir.

Türkiye

Türkiye’de her yıl 24 Kasım, Öğretmenler Günü olarak kutlanır. Bu, 1981 yılında başlamış bir uygulamadır.

24 Kasım 1928, Türkiye Cumhuriyeti devletininin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün “Millet Mektepleri’nin Başöğretmenliği”ni kabul ettiği gündür. Bakanlar Kurulu, Mustafa Kemal Atatürk’e “Millet Mektepleri Başöğretmenliği” ünvanını 11 Kasım 1928’de yaptığı toplantıda vermiş ve bu ünvan, 24 Kasım’da Millet Mektepleri Talimatnamesi’nin yayınlanması ile resmileşmişti.

Atatürk’ün 100. doğum yıl dönümü olan 1981 yılında, onun “başöğretmen” oluşunun yıldönümlerinde ülke çapında Öğretmenler Günü kutlanmasına karar verildi. Öğretmenler Günü ile ilgili kutlamalar, 26 Kasım 1992’de Resmi Gazete’de yayınlanarak yürürlüğe giren Öğretmenler Günü Kutlama Yönetmeliği çerçevesinde gerçekleşir.

 

Atatürk’ün öğretmenlik mesleğine bakışı şu sözlerinde kesin bir nitelendirim açık bir anlamlandırım ve derin bir anlatım bulur:

– Dünyanın her yerinde öğretmenler insan topluluğunun en özverili ve saygıdeğer üyeleridir. (1923)- Ulusumuzu yetiştirmek gibi kutsal bir görevi üstüne almış olan yüce Türk öğretmen topluluğu …(1921)

-Gelecekteki kurtuluşumuzun saygıdeğer öncüleri olan Türkiye öğretmenleri…(1921)

– Hükümetin en verimli ve en önemli görevi milli eğitim işleridir..(1922)

– Cumhurbaşkanı olmasaydım Milli Eğitim Bakanı olmak isterdim…

– Benim asıl kişiliğim (niteliğim) öğretmenliğimdir. Ben milletimin öğretmeniyim…(1936)

– Eğitimdir ki ulusu özgür; şanlı ve yüksek bir toplum olarak yaşatır..(1924)

– Eğitim okul demektir. .(1919)

– Okul adını hep birlikte büyük saygı ile analım! (1922)

– Gerçek zaferi siz (öğretmenler) kazanıp sürdüreceksiniz..(1922)

– Eğitim bakanı olarak milli irfanı yükseltmeye çalışmak en büyük emelimdir.

– Bilim ordusunun değeri siz öğretmenlerin değeri ile ölçülecektir…(1923)

– Öğretmenler…bilim esasından kazanmaya başladıkları egemenliği sonuca ulaştırmalıdırlar.

– Bununla öğretmenlik mesleği gerçek gelişme devrine dahil olacaktır…(1924)

– Öğretmenler sizin başarınız Cumhuriyet’in başarısı olacaktır…(1924)

– Öğretmenler! Yeni nesil sizin eseriniz olacaktır…(1924)

– Öğretmenler! Cumhuriyet sizden fikri hür.Vicdanı hür.İrfanı hür nesiller ister…(1924)

– Milletleri kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir…(1925)

İş günlerinde Öğretmenler Gününü kutlayan diğer ülkeler

Azerbaycan

Azerbaycan’da her sene 5 Ekim günü Uluslararası Öğretmenler Günü olarak kutlanıyor.

Avustralya

Avustralya’da Öğretmenler Günü Ekim ayının son cuma gününde kutlanır. [2]. UNESCO tarafından Dünya Öğretmenler Günü olarak kutlanması tavsiye edilen 5 Ekim’de Avustralya’da genellikle okullar tatil olduğu için ekim ayının son cuma günü Öğretmenler Günü olarak kabul edilmiştir.

Çek Cumhuriyeti

Evrensel eğitimin ilk savunucularından Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

Hindistan

Hindistan Öğretmenler Günü’nü 5 Eylül’de kutlar. Bu, eski Hindistan devlet başkanı ve öğretmeni Dr. Sarvepalli Radhakrishnan’ın doğum günüdür. Dr. Radhakrishnan 1962’de Hindistan cumhurbaşkanı olunca bazı öğrencileri ve arkadaşları onun doğumgününü kutlamalarına izin vermesi konusunda kendisine isteklerini danışmıştır. Dr. Radhakrishnan da yanıt olarak Benim doğumgünümü ayrıca kutlamak yerine, 5 Eylül Öğretmenler Günü olarak kutlansa bu benim kendi gurur ayrıcalığım olur. demiştir.

Bu gün Hindistan’da tatil değildir. Bu gün bir kutlama günü olarak kabul edilip öğrenciler normal bir günmüş gibi okula gelir; olağan etkinlikler ve dersler, kutlama aktiviteleriyle birlikte teşekkür ve hatırlama da içerir. Bazı okullarda bu günde öğretmenlerin sorumluluklarını son sınıf öğrencileri alarak öğretmenlerinin kıymetini bildiklerini onlara gösterir.

Geleneksel olarak, Hintliler öğretmenlere çok büyük bir saygı ve onur barındırmışlardır. Eski bir Hintlinin söylediğine göre (genellikle öğrencilere öğretilir) öğretmeni 3. sırada sıralar, Tanrı’dan bile önce: Anne, Baba ve Öğretmen Tanrı’dır anlamında “Maata, Pitha, Guru, Daivam”. Bir beyitin (doha) söylemi Guru Govind doou khare kake lagon paai? Balihari guru aap ki Govind deeo batai, ne göre “İlk selamımı kime vermem gerektiği konusunda içinden çıkılmaz bir durum içindeyim: Öğretmen mi yoksa Tanrı mı. Beni Tanrı’yı bilmem konusunda aracılık edecek kişi olan öğretmeni seçmeliyim.” Başka bir örnek olarak, Hinduizm’in kutsal kitabının orta kısımlarında “Guru Bramha, Guru Vishnu, Guru devo Maheshwaraha – Gurusakshath parabramha tasmai shree gurve namaha,” der, çevirisiyse “Öğretmen üçlü birliktir. Öğretmenin kendisi Tanrı’nın önündeki belirtidir.” Öğretmen her çocuğa her kimseye bilgi vermekle kalmaz onun annesi görevini de üstlenmiş olur.

İran

Murtaza Mutahhari’nin öldürülüşünün yıldönümü olan 2 Mayıs günü Öğretmenler Günü’dür.

Malezya

Malezya’da Öğretmenler Günü (Malezyaca: Hari Guru) 16 Mayıs’ta kutlanır.

Peru

1953’ten bu yana 6 Temmuz günü resmi olarak Öğretmenler Günü’dür. Peru’nun bağımsızlığını kazanmasından sonra 6 Temmuz 1822’de kabul edilen bir yasa ile ülkedeki ilk öğretmen okulunun kurulması sebebiyle 6 Temmuz günü seçilmiştir.

Slovakya

Jan Amos Comenius’un doğum yıldönümü olan 28 Mart günü Öğretmenler Günü olarak kutlanır.

 

 

Turgut Özakman’ın en çok satan romanı “Şu Çılgın Türkler”den uyarlanan aynı adlı opera eserinin dünya prömiyeri, İzmir Devlet Opera ve Balesi’nce yapıldı.

Türkiye’de en çok satılan kitaplar listesinde yer alan Turgut Özakman’ın Kurtuluş Savaşı destanını anlattığı “Şu Çılgın Türkler” adlı romanı, Sıtkı Türkmen’in librettosu, Çetin Işıközlü’nün bestesiyle aynı adla iki perdelik opera eserine dönüştü.
Haldun Özerten’in rejisiyle İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB) tarafından sahneye konulan operanın Büyük Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölümünün 74. yılında yapılan dünya prömiyeri öncesi, İZDOB Müdürü ve Sanat Yönetmeni Aytül Büyüksaraç, eserin libretto yazarı Tekmen, bestecisi Işıközlü ve rejisörü Haldun Özörten ile Elhamra Sahnesi’nde basın toplantısı düzenledi.

Büyüksaraç, Mustafa Kemal Atatürk’ün anısına büyük değer verdiklerini belirterek, “10 Kasım Atamız’ı kaybettiğimiz gündür, ama biz bu eserle yeniden doğuşu görmek istiyoruz. Bu eseri sunmaktan büyük gurur duyuyor ve sorumluluk hissediyoruz” dedi.

Besteci Çetin Işıközlü de çok büyük zorluklarla çok kısa zamanda eserin sahnelenmesinden büyük mutluluk duyduğunu söyledi.

Operanın, Kurtuluş Savaşı’nın esasını anlattığını ifade eden Işıközlü, “Asıl büyük eser, bu vatanı bize veren o kahramanların, Türk ordusunun başardığıdır” dedi.

Eserin libretto yazarı Sıtkı Tekmen de Kurtuluş Savaşı’nın bugüne kadar “herkesin diline dolanmış ve içi boşaltılmış” kelimelerle anlatıldığını savunarak, “Binlerce belgeye dayanan ve müthiş öykülerden oluşan bu eserde görüyoruz ki, bu mücadeleye katılanlar imkansızı zorlamış ve başarmışlar” diye konuştu.

Rejisör Haldun Özörten ise operada sahnenin sürekli değişeceğini, eserin sahnelenmesinde barkovizyona dayalı sahneleme yöntemini seçtiklerini belirterek, “Gerçek kesitlerden sahneler sunacakları eserde, sanatseverlerin o dönemde yaşanan acıları hissedeceğini” söyledi.

Salon yetmedi ayakta izlendi

İZDOB Elhamra Sahnesi’nde dünya prömiyeri yapılan “Şu Çılgın Türkler” operası, sanatseverler tarafından büyük ilgiyle karşılandı.

Sadece davetlilerin izleyebildiği prömiyerde, sanatseverlerin aşırı ilgisi nedeniyle salonda ayakta izleyici alınmak zorunda kalındı.

Kurtuluş Savaşı Destanı’nı konu edinen iki perdelik opera, büyük beğeni topladı ve seyirciler tarafından ayakta alkışlandı.

Opera eseri, prömiyerin ardından sezonda 12 Kasım’dan itibaren sahnelenmeye devam edilecek.

Kaynak :[-]

İbrahim Çallı’nın terk edilmiş bir evde uzun yıllar rulo halinde tutulan ”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” adlı tablosu, 500 bin liraya satıldı.

”Karşı Müzayede” tarafından Bağlarbaşı’ndaki International Art Center’de (IAC) gerçekleştirilen Anadolu yakasının ilk müzayedesinde, 330 eser satışa çıkarıldı.

Müzayedenin en ilgi çeken eseri, İbrahim Çallı’nın 3 metre boyundaki ”en büyük ve mitolojik” tablosu olarak bilinen 80 yıllık ”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” isimli eseri oldu. 400 bin liradan satışa çıkarılan ve 4 sanatseverin almaya talip olduğu tablo, müzayedeye telefonla katılan ve isminin açıklanmasını istemeyen bir sanatsevere 500 bin liraya satıldı.

IAC İstanbul’un kurucusu Hafize Uncuoğlu, İbrahim Çallı’nın”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” isimli çalışmasının satılmasından dolayı hem üzgün hem de mutlu olduklarını ifade ederek, ”Bugünkü müzayedenin Anadolu yakasında gerçekleştirilen ilk müzayede olması nedeniyle, çok heyecanlıyız. Anadolu yakası ve sanat adına hayırlı olmasını diliyorum” diye konuştu.

Uncuoğlu, tarihi bir ana tanık olduklarını anlatarak, kayıp olan 80 yıllık bir eseri sanat camiasına kazandırdıklarını kaydetti.

Müzayedeye katılan İbrahim Çallı’nın torunu Yaşar Çallı ise ”Batı anlamındaki Türk resminin öncüleri İbrahim Çallı, Feyhaman Duran, Ruhi Arel ve Sami Yitik’tir. Bu tablo, Avrupa ülkelerinden birinde yapılsaydı, daha iyi bir fiyata satılırdı. Müzayedeye daha çok devlet erkanı ve sanatseverin katılmasını beklerdim” dedi.

Eser

Çallı’nın ”Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar” eserinin hikayesi şöyle:

”1930’lu yıllarda Mustafa Kemal Atatürk, İbrahim Çallı’ya Kaşık Adası’nda çalışması için bir yer tahsis eder. O yıllarda Burgazada’da İbrahim Çallı’nın doktoru Mehmet Medeni Akman yaşamaktadır. Çallı ve Akman’ın dostluğu, uzun yıllar devam eder. Çallı, ‘Kayalıklarda Yıkanan Çıplaklar’ adlı eserini, Mehmet Medeni Bey için yapar. Çallı’nın o dönemde, bu kadar büyük tuval olmadığı için 2 tuvali birleştirerek yaptığı 2.98 X 2.18 boyutlarındaki tablo, Medeni Bey’in Burgazada’daki yalısında uzun yıllar asılı kalır. Mehmet Medeni Bey’in ölümünden sonra, boyutundan dolayı uzun süre bakımsız kalan tablo, Bayram Karşıt’ın gözetimine geçerek, restore edilir ve İbrahim Çallı’ya ait olduğu belgelenir, ayrıca Bayram Karşıt tarafından sertifikası da verilir. Ancak eser, rulo şeklinde saklandığı için Çallı’nın imzası dökülmüştür. Son olarak restorasyon işleri, Prof. Dr. Süleyman Saim Tekcan tarafından denetlenir ve korumaya alınır. Eserin, 1930’lu yıllarda yapıldığı tahmin ediliyor.”

Müzayedede, İbrahim Safi, Nazmi Ziya, Sabri Berkel, Avni Arbaş, Nuri Abaç, Fikret Mualla, Adnan Çoker, Abidin Dino ve Bedri Rahmi Eyüboğlu’nun da aralarında bulunduğu birçok sanatçının yaklaşık 100 eseri, alıcı buldu.

 Kaynak : [-]

Dünya Barış Günü (İngilizce: International Day of Peace, Fransızca: Journée internationale de la paix) – 21 Eylül tarihinde kutlanıyor.

Birleşmiş Milletler Genel Kurulu, 1981’deki 57. birleşiminde, “Genel Kurul’un açılış günü olan her Eylül’ün üçüncü salı gününü” “Uluslararası Barış Günü” ilan edilmiştir. Yıllar sonra Genel Kurul’un 7 Eylül 2001 tarih ve A/RES/55/282 sayılı kararı ile 21 Eylül’ün Barış Günü olarak kabul etmiştir.

Birleşmiş Milletler, Barış Günü’nde, dünya çapında çatışmaların önlenmesi ve barışın tesisi yolunda bilinçlenmeyi amaçlıyor. Her 21 Eylül de, Birleşmiş Milletler Merkezi’ndeki “Barış Çanı” çalınıyor. Savaşlardaki insani kıyımın anısına Japonya tarafından yaptırılan bu çan, dünyanın tüm kıtalarından çocukların bağışladıkları bozuk paralarla üretildi. Çanın üzerine, “Çok Yaşa Mutlak Barış” yazısı kazındı.

Eskiden Sovyet Sosyalist Cumhuriyetler Birliği ve Varşova Paktı üyesi ülkeler barış içinde bir dünya mücadelesi görevini hatırlatmak amacıyla Hitler faşizminin 1939 yılında Polonya’yı işgal ederek ikinci dünya savaşını başlattığı tarih olan 1 Eylül’ü “Dünya Barış Günü” olarak ilan edilmiştir. SSCB’nin ve Varşova Paktı’nın dağılmasından sonra hiçbir ülke 1 Eylül’ü Dünya Barış Günü olarak kutlamadı.

Türkiye’de ‘’Dünya Barış Günü’’ etkinlikleri

Bodrum Oda Orkestrası, Güney Koreli şef Lee Jong-Wuk’un yönetiminde, 1 Eylül Dünya Barış Günü’nde D-Marin Turgutreis Amfi Tiyatro’da dinleyicilere bir müzik ziyafeti sunacak. ‘Türkiye-Güney Kore Dostluk Konserleri’ çerçevesinde düzenlenecek konserlerin ilki, 29 Ağustos’ta İzmir Ahmed Saygun Sanat Merkezi’nde verilecek. 1 Eylül’de D-Marin Turgutreis’te gerçekleşecek konserin ardından bir sonraki durak ise Güney Kore olacak.

8-20 Eylül tarihleri arasında Güney Kore’de 8 konserlik bir turneye devam edecek Bodrum Oda Orkestrası’nda Türk ve Güney Koreli solistler yer alıyor.

D-Marin Turgutreis’te gerçekleşecek konserde; Mozart’tan Bach’a, Boccerini’den Karaev’e uzanan bir program dinleyenleri bekliyor. Şefliğini Lee Jong-Wuk’un ve Sanat Koordinatörlüğünü Numan Pekdemir’in üstlendiği konserde solistler Emre Sayarı (viyolonsel), Sema Korkut (keman) ve Cha Seung-Hee (soprano) dinleyenlere unutulmaz anlar yaşatacak. Saat 20.00’de başlayacak olan konser halka açık ve ücretsiz olarak gerçekleştirilecek.

 

Kıbrıs’ta ;

1 Eylül Dünya Barış Günü  Türk ve Rum örgütlerin katılımıyla ara bölgedeki etkinlikle kutlanacak.

Dünyanın yaşadığı en acımasız paylaşım kavgası olan İkinci Dünya Savaşı’nın başladığı 1 Eylül gününde savaşı lanetlemek ve barışın bir erdem olduğunu haykırmak için bu özel günde Türk ve Rum örgütleri bir araya gelerek kutlama yapacaklarını bildirdiler.

 

 Karşıyaka Belediyesi, 1 Eylül Dünya Barış Günü etkinlikleri kapsamında Karşıyaka Çarşısı’nda vatandaşlara 2 bin sarıçam ve karaçam tohumu dağıtacak. Aynı zamanda Latife Hanım Köşkü Anıevi’nin bahçesinde Grup Günberi bir konser vererek, şarkılarını barış için söyleyecek. Ayrıca Atatürk’ün barış hakkında söylediği sözlerden oluşan bir sergi de açılacak.

Mustafa Kemal Atatürk’ün savaşın içinden barışı çıkarma dehasına sahip nadir dünya liderlerinden biri olduğunu belirten Karşıyaka Belediye Başkanı Cevat Durak, “Dağıtacağımız tohumların barış dolu bir dünya için yeşermesini diliyoruz. Bugün ülkemizin ve dünyanın pek çok ülkesinin bu dileğe çok ihtiyacı olduğunu düşünüyorum. Atamızın ‘Yurtta Sulh, Cihanda Sulh” ilkesine sıkı sıkıya sarılarak, barış için çalışmalıyız” dedi.

 

Dünya Barış Günü bugün Kadıköy’de etkinliklerle kutlanacak.

 

 

Bir süre önce ” Ülkemizde 1300 festival olduğunu biliyor muydunuz?” başlığıyla yaptığımız haberi hatırlarsınız… İşte ne yazık ki sanatın beşiği Bakırköyümüzde de o festivallerden biri var. Elinde o kadar imkan olmasına rağmen Bakırköy yerel yönetiminin yaptığı 12. Bakırköy Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali (!) ve içeriği aşağıda (Editör)

Bakırköy Belediyesi  12. Bakırköy Uluslararası Kültür ve Sanat Festivali 31 Mayıs-5 Haziran 2012 tarihleri arasında yapılacak.

Bakırköy Festivali

Geleneksel kültürel değerlerin unutulmasını önlemek, çeşitli ülkelerden gelen misafirlere ülkemizin ve insanımızın zenginliklerini, konukseverliğini, kültürel ve sanatsal değerlerini,turizmini uluslararası alanda tanıtmaktan onur duyduklarını belirten Bakırköy Belediye Başkanı Ateş Ünal Erzen,” Ulu Önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ,”Yurtta Sulh,Cihanda Sulh” sözü bize her zaman önder olmuş,ulusça ilkelerimizin başında barış ve dostluk gelmiştir. Bu anlamda da Bakırköy’ümüzde 12. Uluslararası Bakırköy Kültür ve Sanat Festivali’ni düzenlemenin mutluluğunu yaşıyoruz. Ülkemizden ekiplerin yanı sıra halk oyunları bölümünde festivale Sırbistan,Yunanistan,Ürdün,Sierra Leone, Arnavutluk, Rusya, Makedonya, Polonya, Ukrayna, Cezayir, Hindistan, Slovakya ve Güney Kore olmak üzere toplam 14 ülke katılacak. Festival sırasında ayrıca Bakırköy Halk Eğitim Merkezi katkısı ile sergiler açılacak,konserler düzenlenecek. Ayrıca festivalin düzenlenmesinde emeği geçen Gökmeydan Halk Oyunları Kulübü’ne de teşekkür ediyorum.”şeklinde konuştu.

FESTİVAL PROGRAMI

Bakırköy Belediyesi Basın-Yayın ve Halkla İlişkiler Müdürü Ruhsan Tezkan da festival programıyla ilgili şu şekilde bilgi verdi: 31 Mayıs günü sat 20.00’de hoş geldiniz resepsiyonu ile başlayacak festivalde, 1 Haziran-Cuma günü 14.00’de Bakırköy Halk Eğitim Merkezi’nin Osmaniye Salı Pazarı içinde sergi açılışı olacak, Yeşilköy ve Osmaniye’de festival yürüyüşleri olacak, akşam da Fildamı Gösteri Merkezi’nde Belkıs Akkale yönetimindeki Bakırköy Belediyesi Türk Halk Müziği Korosu konseri, Belediye Başkanımız Ateş Ünal Erzen’in açılış konuşması,ülkelerin halk oyunları gösterileri gerçekleşecek. 2 Haziran –Cumartesi günü saat 17.00’de Ataköy’ün 3 farklı mahallesinde festival yürüyüşü,20.30’da Fildamı Gösteri Merkezi’nde sürpriz sanatçı konseri ve ülke gösterileri yapılacak. 3 Haziran-Pazar günü de 19.30’da Osmaniye’de festival yürüyüşü ile 20.30’da Fildamı Gösteri Merkezi’nde sürpriz sanatçı konseri ve ülke gösterileri ile devam edilecek.4 Haziran-Pazartesi günü tarihi ve turistik yerleri gezecek ekipler 5 Haziran Salı günü ülkemizden ayrılacaklar.

Kaynak : [-]

sanat duyuru

-MALATYA-

İstanbul Devlet Tiyatrosu’nun ”Opera Komik” adlı oyunu Malatya’da tiyatroseverlerle buluşacak.

Nagle Jackson’un yazıp Çiğdem Aydın’ın çevirdiği ve Mutlu Güney’in yönettiğioyunda, Bizet’in operası Carmen’i izlemeye gelen, oğlunu soylu bir aileden bir kızla evlendirmek isteyen yeni zenginle, kızlarının paralı biriyle yuva kurmasını isteyen soylu ailenin asıl tiyatro oyununulocada sergilemesi anlatılıyor.
İzleyenleri 19. yüzyılın Parisin’de bir geceye götüren oyunda, Merih Atalay, Umut Demirdelen, Sevinç Erol, Mevra Ustaoğlu, Ebru Saçar, Nişan Şirinyan, Ergun Akvuran, Yusuf Atala, Burhan Yıldız, Erdoğan Aydemir, Şeyda Pektok ve Zeynep Alper rol alıyor.
Oyun, Sabancı Kültür Merkezi’nde 20 Nisan Cuma günü saat 20.00’de, 21 Nisan Cumartesi günü de 14.00 ve 20.00’de izlenebilecek.

SİVAS-

Sivas Devlet Tiyatrosu (SDT), bu hafta, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın yaşamını konu alan “İlk Yıllar-Roksolan” adlı oyun ile “Dans Eden Eşek” adlı çocuk oyununu sahneleyecek.

 SDT, Kanuni Sultan Süleyman ve Hürrem Sultan’ın yaşamını konu alan, Orhan Asena’nın kaleme aldığı “İlk Yıllar-Roksolan” adlı oyunu, bugün, yarın ve Cumartesi günü sanatseverlerle buluşturacak. SDT Müdürü ve Bölge Sanat Yönetmeni Abdullah Ceran’ın rejisörlüğünde sahneye taşınan oyunda, “Hürrem” karakterini SDT oyuncularından Begüm Şahin, “Süleyman” rolünü ise Nesimi Kaygusuz üstleniyor.

Kalabalık sanatçı kadrosuna sahip olan oyunda, Ömer Eryiğit, Burcu Ongun Altay, Fulya Ülvan, İlhan Gözde Giray, Volkan Gündüz, Selçuk Veysel Zurnazanlı, Filiz Uysal, Kerem Yücel, Can Atak, Burçhan Göze, Filiz Demiralp, Özge Günay, Negahan Yazıcı, Ufuk Bostancı ve Serhat Candan rol alıyor.

Devlet tiyatrolarında 26 yıl aradan sonra SDT tarafından sahneleneceği, ilk kez Anadolu’da perde açacağı belirtilen oyunun prömiyeri bugün saat 19.30’da Atatürk Kültür Merkezi’nde yapılacak. Oyun, yarın saat 19.30’da, Cumartesi günü ise saat 14.00 ve 19.30’da sahnelenecek.

SDT, ayrıca 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla minik tiyatroseverler için perdelerini açacak. 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla 23 Nisan Pazartesi ve 25 NisanÇarşamba günü “Dans Eden Eşek” adlı çocuk oyunu sahnelenecek.

Eric Vos’un yazdığı, Can Gürzap’ın çevirisini yaptığı oyunda, Özge Günay, Begüm Şahin, Kerem Yücel, Can Atak, Burcu Ongun Altay ve Burçhan Göze rol alıyor. Oyunda, hırsızlık yapmak ya da dürüst insan olmak arasında seçim yapan iki kafadarın hikayesi anlatılıyor.

“Dans Eden Eşek” adlı oyun 23 Nisan Pazartesi günü saat 10.30 ve 13.30’da, 25 Nisan Çarşamba günü ise 13.30’da sahnelenecek.

-İZMİR-

İzmir Sinema Festivali 11 yıl aradan sonra sinemaseverlerle buluşuyor. İzmir’de sanatseverleri etkinliklerle dolu bir hafta bekliyor.

Kentte 1989-2000 yıllarında kesintisiz düzenlendikten sonra ara verilen Uluslararası İzmir Film Festivali, Dokuz Eylül Üniversitesi, İzmir Kalkınma Ajansı, İzmirBüyükşehir Belediyesi ve Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın desteğiyle sinemaseverlerle yeniden buluşuyor.

Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde 22 NisanPazar günü yapılacak açılışla başlayacak festival kapsamında Karaca, İzmir ve Batı sinemaları ile DEÜ Sürekli Eğitim Merkezi (DESEM), Fransız KültürMerkezi’nde toplam 103 film gösterilecek.

Festivalin ulusal yarışma bölümünde ise 2011-2012 yapımı 10 Türk filmi “Aşk ile Devrim”, “Bu Son Olsun”, “Eylül”, “Geriye Kalan”, “İz”, “Labirent”, “Nar”, “Oğul”, “Ölü Bedenden Fısıltılar” ve “Simurg”, Altın Artemis ödülünü almak için mücadele edecek.

Festivalin yarışma dışındaki gösterimlerine üç filmle katılacak olan Nuri Bilge Ceylan, 22 Nisan akşamı yapılacak açılışta “Sinemaskop Türkiye” başlıklı fotoğraf sergisini sanatseverlerle buluşturacak. Ceylan, 23 Nisan Pazartesi günü Fransız Kültür Merkezi’nde atölye çalışmasına katılacak.

Festivalde, ulusal yarışma bölümünün yanı sıra dünya filmleri, kurmaca kısa filmler, belgeseller, Dokuz Eylül Üniversitesi (DEÜ) mezunu sinemacıların çalışmalarından örnekler başlığı altında film gösterimleri yapılacak ve İzmirliler her sinemada 5’er gösterimden tüm filmleri ücretsiz izleyebilecek.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası (İZDSO) yarın akşam Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi’nde, Işıkkent Eğitim Kampüsü’nün iş birliğiyle 23 Nisan özel konseri verecek.

Şef Aytuğ Ülgen yönetimindeki konserin solistliklerini kemanlarıyla Berfin Aksu ile Ezgisu Apaydın, viyolonselle Doruk Vicdan yapacak.

İzmir’de gelecek hafta sunacağı IV. Murad operasının prömiyerine hazırlanan İzmir Devlet Opera ve Balesi (İZDOB) minik izleyiciler için tek perdelik “Pamuk Prenses” balesini sahneleyecek.

İzmir Devlet Tiyatroları (İZDT) bu hafta 4 salonda perdelerini açacak.

İZDT’nin Konak Sahnesi, hafta boyunca “Budala” adlı oyuna ev sahipliği yapacak. Dostoyevski’nin ölümsüz eserini İzmir’de Bozkurt Kuruç sahneye koyuyor. Oyun, çevresindeki tüm kötülüklere rağmen iyilikten vazgeçmeyen Mişkin karakterinin başından geçen olaylarla “İyi olmak mümkün müdür-” sorusuna yanıt arıyor.

Karşıyaka Ragıp Haykır Sahnesi ve Konak Melek Ökte Sahneleri de bu hafta küçük tiyatroseverler için perdelerini açacak.

İki sahnede “Deniz Kızı” ve “İki Kova Su” adlı çocuk oyunları dönüşümlü izlenebilecek.

Sanatseverler, Karşıyaka Oda Tiyatrosu’nda “Henry ve Alice’nin Gizli Yaşantısı” adlı oyunu izleyebilecek.

David Tristram’ın yazdığı, Sinan Pekinton’un yönettiği iki perdelik oyunda, iletişim sorunu yaşayan çiftin öyküsü anlatılıyor.

Ege Üniversitesi Atatürk Kültür Merkezi Sanat Galerisi’nde Aydın Doğan Vakfı 28. Aydın Doğan Uluslararası Karikatür Yarışması sergisi bu hafta da gezilebilecek.

İzmir Devlet Resim Heykel Müzesi, Emine Bıyıklı’nın “Bir Yitik Zaman” adlı resim sergisine ev sahipliği yapıyor.

Sanatseverler, Konak Belediyesi Neşe ve Karikatür Müzesi’nde “Kadın Konulu Karikatürler” karma sergisini gezebilecek.

Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Kültür Merkezi’nde Figen Onat, Zeynep Türkileri, Tülay Baytosun, Emel Say, Özgül Evren Atasoy, Hüseyin Çaygül, Funda Yalçın, Fatma Atagan, Erengül Mülayim’in çalışmalarından oluşan karma resim sergisi izlenime sunuluyor.

Ümran Baradan Oyun ve Oyuncak Müzesi her cumartesi olduğu gibi bu hafta da Deniz Özgökbel’in Karagöz-Hacivat gösterisine ev sahipliği yapacak.

-ANTALYA-

Antalya devlet opera ve balesı (antdob), bugun wıllıam shakespeare’ın unlu eserı ”bır yaz gecesı ruyası” balesını sahneleyecek.

Antalya Devlet Opera ve Balesi (ANTDOB), bugün William Shakespeare’in ünlü eseri ”Bir Yaz GecesiRüyası” balesini sahneleyecek.

Müzikleri Felix Mendelssohn’a ait eserin, proje ve koreografisi Mehmet Balkan’a, librettosu ise Şefik Kahramankaptan’a ait.

Ana teması aşk ve evlilik olan eser, karışık ilişkiler üzerinden bu iki kavramın komikliğine vurgu yapıyor. Eser, müziği, dansları ve koreografisiyle görsel bir şölene davet ediyor.

ANTDOB sanatçıları, sahnelendiği ilk Günden bu yana kapalı gişe oynayan Broadway’in ünlü müzikali ”West Side Story(Batı Yakasının Hikayesi)” ile 21 ve 23 Nisan’da sanatseverlerle buluşacak. Dünyanın en çok izlenen müzikalleri arasında yer alan ”West Side Story”, William Shakespeare’in eseri Romeo ve Juliet’in güncel bir uyarlaması.

20’den fazla Oscar ve Grammy ödülüne sahip müzikal, New York’un Batı yakasında Porto Riko’lu göçmen gençlerin oluşturduğu ”The Sharks” ile göçmenlerin artışından rahatsızlık duyan Amerikalı gençlerin çetesi ”The Jets” arasındaki gerilim ve kavgalarla karışık bir aşk hikayesini konu alıyor.

Arthur Laurents’in kitabından uyarlanan ve müziklerini Leonard Bernstein’ın yaptığı, sözleri Stephen Sondheim tarafından yazılan müzikalin rejisi ve koreografisi Mehmet Balkan’a ait. Eserde Antalya Devlet Opera ve Balesi Orkestrası’nı Şef Hakan Kalkan yönetiyor. Koro şefleri ise Caner Ruhselman ve Krastin Nastev. Dekor tasarımı Tayfun Çebi’ye, kostüm tasarımı Funda Çebi’ye ait eserde, Maria’yı Sema Çavuşoğlu ve Pırıl Şengenç, Tony’i ise Atay Ergezen ve Fatih Şanal seslendiriyor.

ANTDOB sanatçıları 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda minikler için sahneye çıkacak. Opera ve bale sanatçıları, minik izleyicileri için ”Haydi Çocuklar Operaya” adlı eseri sahneleyecek. Eğitici özelliğe sahip eserle 5 yaş ve üstü çocuklar operaya geldiklerinde dekorları görme ve opera hakkında bilgi alma şansına sahip olacak.

ANTDOB’un hazırladığı müzikli oyun ”Türküyem”, 24 Nisan’da Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde sanatseverlerle buluşacak. Erdal Tuğcular’ın türkülerin düzenlemelerini ve kompozisyonunu yaptığı eserin librettosu Fatih Şanal’a ait.

Eserler, Haşim İşcan Kültür Merkezi’nde izlenebilir.

ADT

Antalya Devlet Tiyatrosu (ADT) oyuncuları, 22 Nisan’a kadar yönetmenliğini Işıl Kasapoğlu’nun yaptığı ”Eşeğin Gölgesi” adlı oyunu sahneleyecek.

Oktay Gözpınar, Bahar Işık, Uğur Sertel, Gökhan Tüzün ve Murat Bölük’ün rol aldığı oyunda, şehirdeki panayıra gitmek isteyen Berber Şaban bir eşek kiralar. Yolculuk sırasında aşırı sıcaktan bunalan Şaban, biraz dinlenmek için durur ve eşeğin gölgesine oturur. Eşek sahibi Mestan, ”Ben sana eşeği kiraladım, gölgesini değil” diyerek gölge kirası ister. Bunun üzerine iki taraf arasında çıkan tartışma, ülkenin eşekçiler ve gölgeciler olarak ikiye bölünmesiyle sonuçlanan politik bir davaya dönüşür.

ADT oyuncuları 22 ve 24 Nisan’da ”Pinokyo” adlı çocuk oyunuyla minik tiyatroseverlerin karşısında olacak. Carlo Collodi’nin yazdığı, Brian Way’in tiyatroya uyarladığı eserin yönetmeni Ahmet Avkıran. Eserin dekor ve kostümleri Özlem Karabay’a, müzikleri İhsan Kılavuz’a, ışık tasarımı Namık Gürsoy’a ait.

Topluluk, 23 Nisan Çocuk Bayramı’nda minik izleyicileri için Miguel de Cervantes’in yazdığı, Özen Rodop’un oyunlaştırdığı ”Don Kişot” adlı eseri sahneleyecek. Yönetmenliğini Ebru Kara’nın üstlendiği oyunda Başak İşür, Erol Karayılan, Samet Kara, Çağdaş Çobanoğlu, Murat Çapar, Gizem Kutluyıl, Eray Ercan, Mehmet Çetin ile Ecem Gözpınar rol alıyor.

ADT sanatçıları 25 Nisan Çarşamba Günü de Aziz Nesin’in ”Toros Canavarı” adlı eserini sahneleyecek. Yönetmenliğini Ali Meriç’in üstlendiği ”Toros Canavarı”nda Fatih Kahraman, Senem Şahin, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Zeliha Sırkıntı rol alıyor.

Oyunda Nuri Sayaner isimli mülayim bir memur emeklisi, ailesiyle monoton bir hayat sürmektedir. Aile bir taraftan geçim sıkıntısıyla diğer taraftan onları apartmandan atmak isteyen ev sahibiyle uğraşmaktadır. Tahliye davasını kazanan Sayaner ailesinin sevinci çok uzun sürmez. Ev sahibi, alt ve üst katlara yerleştirdiği adamlarla ve çevirdiği türlü oyunlarla apartmanı zindana çevirir. Nuri Bey, ailesinin ısrarları sonucu karakola gidip şikayetçi olmak zorunda kalır. Yıllardır aranmakta olan ”Toros Canavarı” adıyla nam yapmış seri katil yerine emekli memur Nuri Bey Polisler tarafından yakalanır. Nuri Sayaner’in karakola adımını attığı o geceden sonra herkesin kaderi değişir.

Sergi

Ressam Erkan Gürkan’ın, ”Ustadan Tükenmez Kalem Mucizesi” adlı resim sergisi, Erdem Beyazıt Kültür Merkezi’nde (EBKM) açıldı. Kepez Belediyesi’nin desteği ile açılan ve sanatçının tükenmez kalem kullanarak yaptığı eserlerden oluşan sergisinde Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün portreleri, Antalya manzaraları ile çeşitli çalışmalar yer alıyor. Sergi, 25 Nisan’a kadar gezilebilecek.

Zübeyde Hanım Çocuk Sitesi’nde kalan çocukların yaptığı resimler, Antalya Müzesi Sanat Galerisi’nde ziyarete sunuldu. Sergide, Aile ve Sosyal Politikalar İl Müdürlüğü’ne bağlı Zübeyde Hanım Çocuk Sitesi’nde kalan 30 çocuğun yaptığı resimler yer alıyor. Sergi, 30 Nisan’a kadar açık kalacak.

-DİYARBAKIR-

Diyarbakır Devlet Tiyatrosu (DDT), “Ak Kartalın Oğlu Gılgameş”i yeniden sanatseverlerle buluşturacak.

DDT, Orhan Asena’nın yazdığı, Tamer Levent’in yönettiği, “Ak Kartal’ın Oğlu Gılgameş” adlı oyununu uzun aradan sonra bu hafta yeniden seyircisinin beğenisine sunacak. İnsan evriminin anlatıldığı oyunda, Orkun Gülşen, Dilek Mengi, Ozan Hafızoğlu, N. Özgün Çoban, Mümtaz Aydoğan Mengi, Uğur Çınar, Gonca Coşkun, Fatih Yurdakul, Ercan Kılıçarslan, Sevi Demirçivi ve Kerem Corogil rol alıyor.

Dekoru Murat Gülmez’e, kostümü Funda Karasaç’a, ışığı İzzettin Biçer’e, koreografisi de Sibel Erdenek’e ait oyun, bu akşam ile 20 ve 21 Nisan’da Cahit Sıtkı Tarancı Kültür Sanat Merkezi Orhan Asena Sahnesi’nde sahnelenecek. DDT, küçük seyircileri için ise 22-23-25 Nisan’da “Oz Büyücüsü”, 24 Nisan’da da “Yaşama Hakkı”nı sergileyecek.

DDT, 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı’nda Vanlı depremzede çocuklara “Kurnaz Avukat” oyunuyla sürpriz yapacak. DDT, bölge illerine yaptığı turne kapsamında, Van Devlet Tiyatrosu Müdürlüğünce, 22 Nisan-8 Mayıs tarihlerinde düzenlenecek “11. Akdamar Çocuk ve Gençlik Tiyatro Şenliği” çerçevesinde, 22 Nisan’da çocuk oyunu ekibiyle kostümleriyle şenlik kortejine katılacak. 23 Nisan’da ise 2 seans halinde, Fügen Sipahi’nin çevirip uyarladığı, Orkun Gülşen’in yönettiği “Kurnaz Avukat” oyununu küçük seyircilerle buluşturacak.
DDT, Van’ın ardından 24 Nisan’da Hakkari’de de aynı oyunu ücretsiz olarak çocukların beğenisine sunacak.

Bu hafta yoğun sanatsal etkinliklere ev sahipliği yapacak Diyarbakır’da ayrıca, Büyükşehir Belediyesi’nce 29 Nisan-6 Mayıs tarihleri arasında tiyatro festivali düzenlenecek. İstanbul, Ankara, Süleymaniye ve Duhok gibi kentlerden toplam 16 tiyatro topluluğu, festivalde oyunlarını tiyatroseverler için sahneleyecek. Festivalde, ayrıca kukla, mask yapım ve uygulama ile canlı heykel atölyeleri gerçekleştirilecek.

Surlardaki bellek
Dicle Üniversitesi Ziya Gökalp Eğitim Fakültesi Güzel Sanatlar Eğitimi Bölümü Öğretim Üyesi Doç. Dr. Evren Daşdağ, “Uluslararası Diyarbakır Surları Sempozyumu ve Çalıştayı” kapsamında “Surlarda Bellek” konulu sergisini bugün izlenime sunacak. Sergi, 2 gün açık kalacak.

DSM ve Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’nin işbirliğiyle açılan Remzi Raşa’nın “Yalnızlığı Seçmek” Bir Retrospektif: 1946-2006″ sergisi ise Sümerpark Sanat Galerisi’nde devam ediyor. Raşa’nın 50 eserinin izlenime sunulduğu sergi, 6 Mayıs’a kadar görülebilir.

Siirt’te Güres Caddesi’ne fotoğraf sanatçısı Emin Sadık’ın kentin doğal ve kültürel zenginliklerini anlattığı fotoğraf sergisi, hafta sonuna kadar açık kalacak.

-MARDİN-

Sakıp Sabancı Mardin Kent Müzesi Dilek Sabancı Sanat Galerisi’nde açılan küratörlüğünü fotoğraf tarihçisi Engin Özendes’in üstlendiği “Seyreyle Ara Güler Mardin’de” fotoğraf sergisi devam ediyor. 

Usta fotoğrafçı Ara Güler’in fotoğraflarının yer aldığı sergi, “Tanımak ve Anlamak” ile “Yüz Yüze” başlıklı iki bölümden oluşuyor. 114 eserin bulunduğu sergi, bir yıl süreyle vatandaşların ziyaretlerine açık olacak.

-KONYA-

Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında yabancı ülkelerden gelenOyuncuların sahnelediği tiyatro Oyunları, Konyalı sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

Bin Nefes Bir Ses Uluslararası Tiyatro Festivali kapsamında yabancı ülkelerden gelen Oyuncuların sahnelediği tiyatro Oyunları, Konyalı sanatseverlerle buluşmaya devam ediyor.

Festival kapsamında bugün ve yarın Ankara Devlet Tiyatrosu, “Bir Delinin Hatıra Defteri” adlı Oyunu Selçuk Üniversitesi (SÜ) Dilek Sabancı Konservatuvarı’nda saat 20.00’da izleyenlerle buluşturacak.

Azerbaycan’dan festivale katılan tiyatro grubu ise “Aldatılmış Er” adlı Oyunla yarın Konya Devlet Tiyatrosu (KDT) sahnesinde saat 15.00 ve 20.00’da sanatseverlerle buluşacak.

Tataristan 21 Nisan’da “Kurt Kanı” adlı Oyunla saat 15.00 ve 20.00’da KDT sahnesinde olurken, aynı gün Ankara Devlet Tiyatrosu’nun sahnelediği “Fosforlu Cevriye” saat 15.00 ve 20.00’da SÜ Dilek Sabancı Konservatuvarı’nda izleyenlerle buluşacak.

Kırgızistan ise “Can Azığı” isimli Oyunla 22 Nisan’da saat 15.00 ve 20.00’da KDT sahnesinde sanatseverlerle buluşacak.
Festivalin ev sahipliğini yapan KDT, iki çocuk Oyunu “Güzel ve Çirkin”,
“Dört Köşe Palyaço” ile bu hafta minik izleyicilerinin karşısına çıkacak.
Dekoru Aytuğ Dereli’ye, kostümleri Ceren Karahan’a, ışık düzeni Hakan Özdemir’e ait “Güzel ve Çirkin” adlı Oyunda Nur Yazar, Tuncay Aynur, Ozan Çobanoğlu, Ebru Gülerarslan, Ahmet Çökmez, Ferdi Dalkılıç, Özlem Özkan, Nevra Sayar, Gonca Kunduzcu, Selin Genç, Çağatay Eker, Canan Kalkır ve Duygu Biçer rol alıyor.

Işıltılı şatoda yaşayan prensin yaşlı bir dilenci kadın tarafından çirkin bir yaratığa dönüştürülmesinin ardından çirkin prensin elindeki sihirli gülün son yaprağı dökülene kadar kendisini sevecek bir kızı bulması gerektiğini anlatan Oyun KDT sahnesinde 23 Nisan’da saat 15.00’da izlenebilecek.

Tamay Sayar-Şekip Taşpınar’ın yazdığı çocuk Oyunu “Dört Köşe Palyaço” ise 23 Nisan’da saat 11.00 ile 14.00’da SÜ Dilek Sabancı Konservatuvarı’nda izleyenlerle bir araya gelecek.

Festivalin son günü olan 24 Nisan’da ise Kosova’dan gelen tiyatro grubu

“Renkler Ülkesi Barış İstiyor” adlı çocuk Oyunuyla KDT sahnesinde minik izleyenlerle buluşacak. Oyunsaat 11.00 ve 14.00’da sahnelenecek.

-ANKARA-

Yönetmenliğini Peter Berg’in yaptığı bir dönemin favori savaş oyunu olan “Amiral Battı”nın hikayesinden uyarlanan aksiyon ve bilim kurgu “Battleship” vizyona giriyor.

Başkent sinemalarında bu hafta 3 film seyirciyle bulaşacak.

Yönetmenliğini Peter Berg’in üstlendiği “Battleship” vizyona giriyor. Bir dönemin favori savaş oyunu olan Amiral Battı’nın hikayesinden uyarlanan filmde, Amerikan ordusuna bağlı John Paul Jones Savaş Üssü’nde görevli bir subay olan Teğmen Alex Hopper, orduda görevli fizyoterapist nişanlısı Sam ve Sam’in babası da olan Amiral Shane ile Hopper’ın ağabeyi komutan Stone’in, dünyayı tehdit eden süper güçlere karşı 3 koldan, denizden, karadan ve havadan verdikleri mücadele anlatılıyor. Filmin yapımcılığını ve yönetmenliğini Peter Berg üstlenirken, oyuncu kadrosunda Taylor Kitsch, Liam Neeson, Alexander Skarsgard, Brooklyn Decker ve Rihanna Asano gibi isimler yer alıyor.

Animasyon, macera türünü sevenler için “Korsanlar” sinemalarda. Gideon Defoe’nun aynı adlı çocuk kitabından senaryolaştırılan filmin yönetmenliğini Peter Lord ve Jeff Newitt beraber üstleniyor. Filmin orijinal seslendirme kadrosunda Hugh Grant, Brendan Gleeson, Jeremy Piven, Brian Blessed gibi isimler bulunuyor. Türkçe dublaj kadrosunda ise Osman Alkaş, Murat Şen, Burcu Esmersoy ve Barış Özgenç yer alıyor. Filmde, “Yılın Korsanı” ödülünü almak için rakipleri Kara Bellamy ve Pala Bıyık Liz’i alt etmek zorunda olan Kaptan Korsan’ın macerası anlatılıyor.

Haftanın bir diğer filmi, gerilim türündeki “Öbür Dünyadan”. Televizyon dizilerinin yazarı, yapımcısı ve yönetmeni olarak tanınan Nick Murphy’nin ilk uzun metrajlı sinema filmi olan yapıtta, başrollerini Rebecca Hall, Dominic West paylaşıyor. Filmin senaryosunu Stephen Volk ile Nick Murphy’e ait. Filmde, 1. Dünya Savaşı’nın İngiltere’de yaşattığı acılar ve kayıplar anlatılıyor.

Sinemalar

Kızılay Büyülü Fener: “Titanların Öfkesi”, “Korsanlar”, “Yer Altı”, “Açlık Oyunları”, “Öbür Dünyadan”, “Battleship”, “Şahane Misafir”, “Amerikan Pastası”, “Doğa Üstü”, “Aşk Yemini”, “Çapraz Ateş”, “Loraks”.

Bahçelievler Büyülü Fener: “Açlık Oyunları”, “Şahane Misafir”, “Battleship”, “Aşk Yemini”.

Metropol: “Battleship”, “Korsanlar”, “Yer Altı”, “Titanların Öfkesi”, “Fetih 1453”, “Sen Kimsin-“, “Açlık Oyunları”, “Amerikan Pastası: Buluşma”, “Öbür Dünyadan”.

Optimum: “Korsanlar”, “Loraks’, “Doğaüstü”, “Açlık Oyunları”, “Çapraz Ateş”; “Battleship”, “Öbür Dünyadan”, “Fetih 1453”, “Amerikan Pastası: Buluşma”.

-ESKİŞEHİR-

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Şimdi Olmaz Sevgilim”, “Bay Kolpert” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Eskişehir Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları’nda, “Şimdi Olmaz Sevgilim”, “Bay Kolpert” ve “Küçük Kara Balık” adlı Oyunlar sahnelenecek.

Kitapları dünyanın birçok diline çevrilen İranlı yazar Samed Behrengi’nin ödüllü çocuk masalı “Küçük Kara Balık” Şehir Tiyatroları sanatçısı Ali Eyidoğan tarafından Oyunlaştırıldı.

Dünyaya meraklı küçük bir balığın özgürlüğe uzanan yolculuğunun anlatıldığı Oyunda Emre Demirci, Zuhal Lale, Ozan Çolak, Şayan Noyan, Çisem Erdoğan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Oyun, 23 Nisan’da saat 11.00’da, 26 Nisan’da ise saat 14.00’da Çağdaş Cam Sanatları Müzesi Çocuk Sahnesi’nde sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Evlilik, aşk ve aldatma konularını tempolu ve mizahi bir dille ele alan

“Şimdi Olmaz Sevgilim” Oyununda ise Mehmet Alp Sunaoğlu, Mustafa Kılıkcı, Ezgi Çoşkun, Zuhal Lale, Çisem Erdoğan, Şayan Noyan, İlker Alemdar ve Saffet Öztürk rol alıyor. Ercüment Yılmaz’ın yönettiğiOyun, 24 Nisan’da saat 20.00’da Sultandere Sahnesi’nde,izlenebilinecek.

Alman tiyatrosunun genç yıldızlarından David Gieselmann’ın “Bay Kolpert” adlı Oyunu ise Mehmet Ergen yönetmenliğinde yarın ve 25, 26 Nisan’da saat 20.00’da Tepebaşı Sahnesi’nde izlenime sunulacak.

-SAMSUN-

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta “Zorba”yı tekrar sahneleyecek, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda “Kayıp Bolluk Ülkesi” adlı çocuk oyunu 23 NisanUlusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıylaücretsiz sahnelenecek.

Samsun Devlet Opera ve Balesi bu hafta “Zorba”yı tekrar sahneleyecek, Samsun Devlet Tiyatrosu’nda “Kayıp Bolluk Ülkesi” adlı çocuk oyunu 23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramı dolayısıyla ücretsizsahnelenecek.

Samsun Devlet Opera ve Balesi, bu akşam saat 20.00’da “Zorba” isimli baleyi, Samsunlu sanatseverler için tekrar oynayacak.

Müziklerini Mikis Theodorakis, koreografisini Lorca Massine, orkestra şefliğini Tolga Taviş ve Oğuzhan Kavruk’un yaptığı, Anna Krzyskow’un sahneye koyduğu eserde, Girit’te küçük bir Yunan kasabasında yaşayan Zorba, kasabaya yerleşmek için Amerika’dan gelen John ve ona aşık Marina ile Zorba’yı seven Monolies’in hikayesi anlatılıyor.

Samsun Devlet Tiyatrosu’nda ise 24 Nisan Salı ve 25 Nisan Çarşamba günü Adana Devlet Tiyatrosu’nun hazırladığı “Kayıp Bolluk Ülkesi” isimli çocuk oyunu küçük sanatseverler için sahnelenecek. Ücretsizoyunun biletleri Devlet Tiyatroları gişelerinden temin edilebilecek.

-ZONGULDAK-

Zonguldak’ta kültür-sanat etkinlikleri kapsamında Antalya Devlet Tiyatrosu, “Toros Canavarı” adlı tiyatro Oyununu sahneleyecek.”Toros Canavarı” adlı Oyunu, 20-21 Nisan tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Zonguldak’ta kültür-sanat etkinlikleri kapsamında Antalya Devlet Tiyatrosu, “Toros Canavarı” adlı tiyatroOyununu sahneleyecek.

Antalya Devlet Tiyatrosu, Aziz Nesin’in yazdığı ve Ali Meriç’in yönettiği

“Toros Canavarı” adlı Oyunu, 20-21 Nisan tarihlerinde Atatürk Kültür Merkezi’nde izleyenlerle buluşturacak.

Fatih Kahraman, Senem Şahin, Kader Gözpınar, Sedat Mayadağ, Gerçek Sağlar, Selim Türkışık ve Ebru Zeliha Sırkıntı’nın rol aldığı Oyun, karısı, tıp fakültesinde okuyan oğlu ve evde kalmış kızı ile kirada oturan kiracı ve ev sahibi arasında geçen hikayeyi konu alıyor.

-TRABZON-

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Islık Sever Max” adlı tiyatro Oyununu sahneliyor.

Trabzon Devlet Tiyatrosu, “Islık Sever Max” adlı tiyatro Oyununu sahneliyor.

Carsten Krüger ve Volker Ludwig’in yazdığı, Meriç Gök’ün Türkçeye çevirdiği ve Birkan Görgün’ün yönettiği “Islık Sever Max” adlı Oyunda Emre Ön, Sinem Bilgin, Dalya Filmci, Birkan Görgün ve Yavuz Topçuoğlu rol alıyor.

Dekor ve kostümleri Aytuğ Dereli, ışık tasarımı Muharrem Boran, müzikleri Emin Serdar Kurutçu’ya ait Oyun, bugün ve yarın 13.00’da, 22 Nisan Pazar günü saat 13.30’da, 23 Nisan Pazartesi ise saat 13.00’da Atapark Haluk Ongan Sahnesi’nde tiyatro severlerle buluşacak.

Oyunda, her gün aynı işleri büyük bir can sıkıntısıyla yapan beş arkadaşın her zamanki gibi aynı yerde, aynı bankta oturmaları ve o sırada oradan geçmekte olan bir Oyuncunun kendilerine bir teklif sunmasıyla gelişen olaylar konu ediliyor.

Trabzon Güzel Sanatlar Galerisi’nde yer alan Serdar Yılmaz’a ait kişisel resim sergisi, 22 Nisan Pazar gününe kadar sanatseverler tarafından gezilebilecek.

-ORDU-

Ordu Devlet Tiyatrosu’na bu hafta “Antigone” ile İstanbul Devlet Tiyatrosu konuk olacak.

“Antigone”, yarın ve 21 Nisan Cumartesi günü Ordulu sanatseverlerin beğenisine sunulacak.

Sophokles’in yazdığı, Sabahattin Ali’nin Türkçeleştirdiği ve Kenan Işık’ın oyunlaştırıp sahneye koyduğu eserde, iktidarı ele geçirmek adına savaşa tutuşup birbirlerini öldüren iki kardeşten birinin gömülmesine devlet otoritesinin izin vermemesinin nasıl bir toplumsal travmaya yol açtığı, güçlülerin, iktidar sahiplerinin ne adına ve niçin yasa koydukları, sadece bir aileyi ya da bir aşireti ilgilendiren çok özel, spesifik durumlar için de yasa koymanın doğru bir yaklaşım olup olmadığı gibi konular anlatılıyor.

-ELAZIĞ-

Elazığ’da, İzmir Devlet Tiyatrosu “Yerin Altında” adlı Oyunu sahneye koyacak.

Sema Göktaş’ın yazdığı ve Tayfun Erarslan’ın yönettiği Oyunun dekor tasarımı Behlüldane Tor’a, giysitasarımı Buket Başaran Akkaya’ya, ışık tasarımı ise Osman Uzgören’e ait.
Fantastik bir öyküyü, trajikomik biçimde ele alan Oyunda, “Dünyayı tehdit eden felaket senaryoları gerçekleşse, günümüz Türkiye’sinde neler olurdu-” sorusuna eğlenceli bir dille yanıt aranıyor.
Oyunda Canan Erener Şen, Fatih Özyiğit, Gerçek Özkök Yağcı ve Zafer Öncül rol alıyor. 2 perdelik Oyun25-26 Nisan saat 20.00 Elazığ Klasik Devlet Türk Müziği korosunda sahnelenecek.

Sizler için İzmir’de kültür ve snat haberlerini derlemeye çalıştık. Elbette hepsi değil. Eksiklerimiz varsa affola.

iyi sanatlar!

Anadolu Ateşi Troya’yla 20 Ocak’ta İzmir’de

Efsanevi Dans Topluluğu Anadolu Ateşi’nden yüzyılın dans projesi…

Bir Anadolu Efsanesi Anayurdunda Canlanıyor…

Anadolu Ateşi Dans Topluluğu Troya efsanesine hayat veriyor. Sanat tarihinin bu ölümsüz eserine Anayurdu’ndan üç bin yıl sonra merhaba diyoruz. Hitit Kralı Tuthalia’dan, Akhileus’a, Büyük İskender’den Roma İmparatoru Sezar’a, Pers Kralı Kserkses’den Bizans Kralı Konstantinus’a, Fatih Sultan Mehmet’ten Mustafa Kemal Atatürk’e kadar çağlar aşan dünya liderlerinin düşlerini süsleyen ışıklı şehir…

Troya yıkıntılarından yükselen çığlık ve 3000 yıllık mistik bir düşün yeniden hayat buluşu…

Anayurdundan bütün insanlığa. Troya’da zaman, Troya’da mekan, Troya’da aşk ve sınırsallık…

Yitik bir mitin gölgesinde sürdürülen hummalı bir çalışma, görmezden gelinen tarihe karşı bir tarih ve müzikal bir başkaldırı.

Mustafa Erdoğan
Genel Sanat Yönetmeni

  • 20 Ocak 2012 21:00
  • Halkapınar Spor Salonu Atatürk Spor Kompleksi
  • Biletler: Biletix
  • Bilet Fiyatları:

1. Kategori – 112.00 TL

2. Kategori – 89.50 TL

3. Kategori – 67.50 TL

4. Kategori – 56.00 TL

5. Kategori – 45.00 TL

6. Kategori – 34.00 TL

İzmir Devlet Opera ve Balesi Ocak 2012 Programı

İzmir Devlet Opera Ve Balesi Ocak 2012 Programı

3 Ocak Salı 20.00 0 Ü. Hacıbekov
ARŞIN MAL ALAN, Operet (Denizli Hasan Kasapoğlu Kültür Merkezi)
0258 296 13 20
5 Ocak Perşembe 11.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu) 0232 484 64 45
5 Ocak Perşembe 13.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu)
0232 484 64 45
7 Ocak Cumartesi 20.00 S. Ada
AŞK-I MEMNU, Opera
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
10 Ocak Salı 20.00 S. Ada
AŞK-I MEMNU, Opera
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
12 Ocak Perşembe 20.00 S. Ada
AŞK-I MEMNU, Opera
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
13 Ocak Cuma 11.00 S.Ada
KELOĞLAN’IN SIRRI, Çocuk Müzikali
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
13 Ocak Cuma 14.00 S.Ada
KELOĞLAN’IN SIRRI, Çocuk Müzikali
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
14 Ocak Cumartesi 15.00 G. Verdi / P. Mascagni / A. Haçaturyan
KAMELYALI KADIN, Bale
(D.E.Üniv. Sabancı Kültür Sarayı)
0232 484 64 45
15 Ocak Pazar 11.00 H. Özörten
SİHİRLİ DÜNYA, Çocuk Oyunu
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
16 Ocak Pazartesi 11.00 S.Ada
KELOĞLAN’IN SIRRI, Çocuk Müzikali
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
16 Ocak Pazartesi 20.00 G.Verdi / P. Mascagni / A. Haçaturyan
KAMELYALI KADIN, Bale
(D.E.Üniv. Sabancı Kültür Sarayı)
0232 484 64 45
20 Ocak Cuma 20.00 G.Bizet
CARMEN CARMEN’DİR,
Müzikli Oyun
(A.Adnan Saygun Sanat Merkezi – K. Salon)
0232 484 64 45
21 Ocak Cumartesi 20.00 C.W.Gluck
IPHIGENEIA TAURIS’TE, Opera
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45
23 Ocak Pazartesi 11.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu)
0232 484 64 45
23 Ocak Pazartesi 13.00 H.Nüfusçu
PAMUK PRENSES, Çocuk Balesi
(Konak Belediyesi Selahattin Akçiçek Salonu)
0232 484 64 45
23 Ocak Pazartesi 20.00 İZMİR’İN UNUTAMADIKLARI KONSERİ
Elhamra Sahnesi, 0232 484 64 45
24 Ocak Salı 20.00 C.W.Gluck
IPHIGENEIA TAURIS’TE, Opera
Karşıyaka Opera ve Tiyatro Sahnesi
0232 484 64 45

İzmir Devlet Opera ve Balesi, temsilden en az 15 dakika önce salonda hazır bulunulmasını, temsil başlandıktan sonra ve temsil sırasında salonu giriş ve çıkış yapılmamasını,   7 yaşından küçük izleyicilerin çocuk temsilleri dışındaki temsillere getirilmemesini, salona girmeden önce cep telefonu ile saat alarmlarının kapatılmasını, temsil sırasında fotoğraf ve film çekiminin yapılmamasını önemle rica etmektedir.
İzmir Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü gerektiğinde programda değişiklik yapabilir.

Müdür ve Sanat Yönetmeni: Aytül BÜYÜKSARAÇ

Gişe Tel: 484 64 45
Toplu İstekler İçin Faks: 441 01 73
İnternet Gişesi:www.dobgm.gov.tr
Web: www.izdob.gov.tr
E- posta:  
Biletler hergün 09.00 – 19.00 Cumartesi günleri 10.00 – 18.00 saatleri arasında gişede temsil gününden bir ay önce satışa sunulur. Gişe temsil günleri, temsil saatine kadar açıktır.

Bilet Fiyatları

Kültür Bakanlığı ve bağlı kuruluşlarında çalışan personel, eş ve çocukları, emekliler ve öğrenciler temsillerinden yüzde 50 indirimli yararlanabilir.
Gaziler, şehit, gazi dul ve yetimleri, bedensel engelliler ve 2022 sayılı  65 yaşını doldurmuş, muhtaç güçsüz ve kimsesiz T.C vatandaşlarına aylık bağlanması hakkındaki kanun kapsamındaki kişiler gişeden yer numarası almak kaydıyla temsilleri ücretsiz izleyebilir.
50 kişiden az olmayan toplu isteklerde yüzde 50 indirim uygulanır.

1.Parter (İlk 3 sıra) 25 TL Diğer Tüm Koltuklar 20 TL
(Opera ve Bale Gösterimleri Dışındaki Konserler 20 ve 15 TL
Çocuklar ve öğrenciler için düzenlenen temsillerde bilet ücreti 5 TL’dir.
Eğitime katkı konserlerinde bilet ücreti 2 TL ‘dir.

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Ocak 2012 Programı

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası Ocak 2012 Programı

 

6 Ocak 2012 Saat 20.30 
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: Antonio Pirolli
Solist: Deniz Akıncı “Keman”

 

Eserler: Giacchino Rossini Semiramis Operası Uvertürü
Camille Saint-Seans Keman Konçertosu No. 3 si minör Op. 61
Sergei Prokofiev “Romeo Julliet” Bale Süitinden Bölümler

13 Ocak 2012 Saat: 20.30
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: İbrahim Yazıcı
Solist: Emre Şen “Piyano”

Eserler: Modest Moussorgksy Kovançina operasından Prelüd “Moskova Nehrinde Şafak Vakti”
Pyotr İlyiç Çaykovski Piyano Konçertosu No. 1 si bemol minör Op.23
Richard Strauss Also spracht Zarathustra “Böyle Buyurdu Zerduş”

20 Ocak 2012 Saat:20.30
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: Antonio Pirolli
Solistler: Michel Lethiec “Klarinet”
Ayşegül Kirmanoğlu “Klarinet”

Eserler: Krystof Maratka “Luminarium” Klarinet ve Orkestra için Konçerto
George Gershwin “Porgy and Bess” Klarinet ve Orkestra için Düzenleme
F. Mendelssohn 2 “Klarinet ve Orkestra için Konzertstück No. 1-2
Robert Schumann Senfoni No. 2 Do majör Op.61

27 Ocak 2012 Saat:20.30
Ahmed Adnan Saygun Sanat Merkezi
Şef: Kevin Griffiths
Solist: Michel Campanella “Piyano”

Eserler: Carl Maria von Weber Beherrscher der Geister “Ruhların Efendisi” J 122 Op.27
Franz Liszt Piyano Konçertosu No. 2 La Majör
Felix Mendelssohn Senfoni No.5 Re majör op 107 “Reformasyon”

 

İzmir Sanat’ta Japon Sinemasının Altın Yılları

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “RASHAMON“

Konu: Akira Kurosowa’nın uluslararası alanda ismini duyurduğu ve Japon sineması’na dikkatleri çeken 1950 yapımı “Rashomon” 1951 Venedik Film Festivali’nde Altın Aslan ödülünü aldı. Aynı festivalde Akira Kurosawa’ya “İtalyan Film Eleştimenleri Ödülü” de verildi. “En iyi film” dalında BAFTA ve “en iyi sanat yönetimi ve dekor” dalında Oscar’a aday gösterilen Raşomon, 1952 yılında Sinema Sanatları ve Bilimleri Akademisi’nin onursal ödülüyle ödüllendirildi.

İnsanoğlunun zaafları üzerine kurulmuş bu psikolojik dramda, 12. yy Japonyasında karısıyla birlikte ormandan geçmekte olan bir samuray, bir haydutun saldırısına uğrar ve öldürülür, karısı ise tecavüze uğrar. Haydut yakalanır ancak onun ifadesi ile kadınınki taban tabana zıttır. Olayı çözmesi için devreye giren bir medyumun vasıtasıyla ölen samuray da yine tamamen tamamen farklı bir hikâye anlatır. Cesedi bulan oduncunun ifadesi ise hiçbirisininkine uymaz. Aynı suçun dört çelişkili ama bir o kadar da inandırıcı olarak anlatıldığı, yani herkesin ‘gerçeği’ nin farklı olduğu bu olayda kim doğruyu söylemektedir?

Yönetmen: Akira Kurosawa
Senaryo (Kitap): Ryunosuke Akutagaw
Senaryo: Akira Kurosawa, Shinobu Hashimoto, Ryunosuke Akutagawa
Oyuncular: Toshiro Mifune, Machiko Kyô, Takashi Shimura, Masayuki Mori
Yapım: 1950 ~ Japonya
Tür: Dram, Gizem, Suç
Süre: 88 dakika
Dil: Japonca; Türkçe altyazılı
Müzik: Fumio Hayasaka

İZMİR SANAT
06 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

 

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “YAĞMURDAN SONRAKİ SOLUK VE GÜMÜŞ AYIN ÖYKÜLERİ“

Konu: Ugetsu,1953 yılında Venedik Film Festivalinde Gümüş Aslan ödülü alarak Japon sinemasını Avrupalı seyircilere tanıtan film Kurosawa’nın Rashomon’u ile beraber dönemin en önemli Japon yapımı olarak görülür.

İç Savaş döneminde bir taraftan otoritesizliğin karmaşası ve baskısı, diğer taraftan da sosyal ve ekonomik güçlüklerin getirdiği baskılar arasında sıkışıp kalmış -komşu- iki aileyi anlatır; film.Çömlekçi Genjuro (Masayuki Mori) ve kardeşi çiftçi Tobei (Eitaro Ozawa) başıbozuk askerlerin nefesleri enselerinde hayatlarını sürdürmektedirler. Genjuro çömlek satışlarından para kazanmaya başlayınca işi daha da geliştirmek ister. Tobei’nin tek hedefi ise ünlü bir samuray olabilmektir. Karıları ise sadece huzur içinde yaşamak isterler ama ne yaparlarsa yapsınlar kocalarının hırsını dizginleyemezler.

Ugetsu, Japon hikaye anlatım ve resim geleneğinin sinemaya aktarılmış hali gibidir. Japon inanışında ve kültüründe önemli bir yer tutan, bazı doğaüstü (fantastik) olayları ve zengin hayal dünyasını bu filmde fazlasıyla buluruz.

Yönetmen: Kenji Mizoguchi
Senaryo: Matsutarô Kawaguchi, Kyûchi Tsuji, Akinari Ueda
Oyuncular: Masayuki Mori, Machiko Kyô, Kinuyo Tanaka, Eitarô Ozawa, Ikio Sawamura
Yapım: 1953 ~ Japonya
Tür: Dram, gerilim
Süre: 94 dakika
Dil: Japonca; Türkçe altyazılı
Müzik: Fumio Hayasaka, Tamekichi Mochizuki, Ichirô Saitô

İZMİR SANAT
13 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

 

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “TOKYO HİKAYESİ“

Konu: Usta yönetmen Yasujirô Ozu’nun başyapıtı olarak kabul edilen film diğer Ozu filmleri gibi sakin ve naif bir edayla dönemin Japonya’sında meydana gelen kültürel ve sosyal değişimlerin aile değerleri ve sosyal ilişkiler üzerindeki etkisini, çocuklarını ziyaret etmek için Tokyo’ya gelen ihtiyar Shukichi ve karısı Tomi üzerinden gösteriyor. İki ihtiyar, Tokyo’da yaşayan çocuklarını ve torunlarını ziyarete geldiklerinde hiçbir şey bekledikleri gibi gelişmez, çünkü çocuklarının kendilerine has düzenleri ve ebeveynlerinden bağımsız hayatları vardır yıllardır. Kızları Shige ve oğulları Koichi, kendi meşguliyetleri içerisinde anne ve babalarına hoş vakit geçirmek zorunda hissetseler de bunu gerçekleştirmek pek mümkün olmaz; öte yandan dul gelinleri Noriko ile geçirdikleri zaman yüzlerini güldüren tek şey olur. Hayal kırıklığı ile evlerine geri döndüklerinde ise çocuklarını tekrar düşünmeye sevk edecek bir olay yaşanır.

Yönetmen: Yasujiro Ozu
Senaryo: Kogo Noda, Yasujiro Ozu
Oyuncular: Chishû Ryû , Chieko Higashiyama, Sô Yamamura, Setsuko Hara
Yapım: 1953 ~ Japonya
Tür: Dram
Süre: 136 dakika
Dil: Japonca; Türkçe altyazılı
Müzik: Kojun Sait

İZMİR SANAT
20 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

 

SİNEMATEK JAPON SİNEMASI ALTIN YILLAR “BURMA API“

 

Konu: Film, 2. Dünya Savaşı’nın başlarında Burma’da geçen bir hikayeyi anlatıyor. (Japonlar Çin, Hong Kong ve Flipinler gibi Burma’yı da istila etme üzere harekete geçtiler. Savaşın başında büyük bir ilerleme kat ettiler, ama daha sonra bu topraklardan geri çekilmek zorunda bırakıldılar.) Bu amaçla Burma’da bulunan küçük bir Japon birliği ormanda mahsur kalmıştır. Morallerini asker Mizushima’nın çaldığı arp eşliğinde şarkı söyleyerek yüksek tutmaya çalışmaktadırlar. Mizushima bir takım olayların ardından birliğinden ayrı düşer ve yoluna bir keşiş kılığına girerek devam eder. Savaş sona ermiştir, ama savaşın geride bıraktığı acılar -örneğin ceset yığınları- hala görünürdedir. Bu görüntüler Mizushima’nın kendine, birliğine ve ülkesine yabancılaşmasına yol açar.

Yönetmen: Kon Ichikawa
Senaryo: Kogo Noda, Yasujiro Ozu
Senaryo (Kitap): Takeyama Michio
Oyuncular: Rentaro Mikuni, Shôji Yasui, Jun Hamamura, Taketoshi Naitô
Yapım: 1953 ~ Japonya
Tür: Savaş, dram
Müzik: Akira Ifukube

İZMİR SANAT
27 OCAK 2012 20:00
ÜCRETSİZ

 

Bakanlar kurulu 11.11.1928 günü yaptığı toplantıda Atatürk’e “Ulus Okullar Başöğretmenliği” unvanını verdi. 24 Kasım Atatürk’ün Millet Mektepleri Başöğretmenliğini kabul ettiği gündür. Atatürk’ün 100. Doğum yılı olan 1981 yılından itibaren 24 Kasım günü “Öğretmenler Günü” Olarak kutlanmaya başladı.

Aşağıda Sizlere sevgili Atamızın Öğretmen ve eğitimle ilgili sözlerini derlemeye çalıştık.

Nar Sanat İstanbul Eğitim ve Kültür Sanat Derneği Olarak öncelikle Baş öğretmenimiz Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, M.E.B. Özel Nar Sanat Eğitim Kursu öğretmenleri ve tüm Cumhuriyet Öğretmenlerimizin yaşı ne olursa olsun ellerinden öpüyor ve cumhuriyetimizin baş tacı olduklarını unutmamalarını diliyoruz.

  • Öğretmen, geçmişin öğreticisi, geleceğin kurucusudur
  • Unutmayınız ki Cumhurbaşkanı bile sınıfta öğretmenden sonra gelir.
  • Öğretmenden, eğiticiden mahrum bir millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.
  • Muallimler! Yeni nesli, Cumhuriyetin fedakar muallim ve mürebbiyelerini sizler yetiştireceksiniz. Ve yeni nesil sizin eseriniz olacaktır.
  • Ulusları kurtaranlar yalnız ve ancak öğretmenlerdir.
  • Dünyanın her yanında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve en değerli varlığıdır.
  • Bir topluluk ulus olabilmek için mutlaka eğiticilere, öğretmenlere muhtaçtır. Onlardır ki, toplumun gerçek bir ulus haline getirirler.
  • Dünyanın her tarafında öğretmenler, insan topluluğunun en fedakâr ve muhterem unsurlarıdır.
  • Öğretmenden, eğiticiden mahrum bur millet, henüz bir millet adını alma yeteneğini kazanamamıştır.
  • Okul sayesinde, okulun vereceği ilim ve fen sayesindedir ki, Türk milleti, Türk sanatı, Türk ekonomisi, Türk şiir ve edebiyatı bütün güzellikleriyle gelişir.
  • Bir millet, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin yaşayacak sonuçlar vermesi ancak irfan ordusuyla kaimdir.
  • Eğitimdir ki, bir milleti ya özgür, bağımsız, şanlı, yüksek bir topluluk halinde yaşatır; ya da esaret ve sefalete terk eder.
  • Öğretmenler! Cumhuriyet sizden düşünceleri hür, vicdanı hür, irfanı hür nesiller ister.
  • Öğretmenler! Ordularımızın kazandığı zafer, sizin ve ordularınızın zaferi için yalnız ortam hazırlar.
  • Gerçek zaferi siz kazanacaksınız ve sürdüreceksiniz ve kesinlikle başarılı olacaksınız.
  • Ülkemizi gerçek hedefe gerçek mutluluğa kavuşturmak için iki orduya ihtiyaç vardır. Biri vatanımızı kurtaran asker ordusu, diğer ulusumuzun geleceğini yoğuran irfan (bilim, kültür) ordusu.

 

 

 

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü dolayısıyla icra edilecek, “Şehitler Oratoryosu” 10 Kasım tarihinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi’nde seslendirilecek.”Şehidin Ölüm Sonrası Huzur ve Gururu” bölümleriyle dinleyiciyle buluşacak.

Ulu önder Mustafa Kemal Atatürk’ün ölüm yıl dönümü dolayısıyla icra edilecek, “Şehitler Oratoryosu” 10 Kasım tarihinde Kadıköy Belediyesi Süreyya Opera Sahnesi ’nde seslendirilecek.

Vatandaşların ücretsiz olarak katılabilecekleri konser, “ Vatan Sevgisi ”,

“ Kuruluş ve Kurtuluş Dönemi ”, “ Dahil Ulusal Bütünlük ve Birliğimizin Korunması için Yapılan Mücadele ve Savaşlar ”, “ Şehadet Öncesi ”, “ Şehadet Anı ”,

“ Şehidin Ölüm Sonrası Huzur ve Gururu ” bölümleriyle dinleyiciyle buluşacak.

Yaptıkları müziği alternatif arabesk olarak tanımlayan, “ İstanbul Arabesque Project ”, yarın Ghetto’da sahne alacak.

Grup, yeni albümü “ Damarımda Kanımsın”ın galası niteliğindeki konserle, Bergen, Kamuran Akkor, Orhan Gencebay, İbrahim Tatlıses gibi isimlerin şarkılarına getirdiği farklı yorumla arabeskin eğlenceli yönünü ön plana çıkarmaya çalışıyor.

Çağıl Kaya, 9 Kasım tarihinde Nardiss Jazz Club’te konser verecek.

Birçok önemli sanatçıyla sahne almış olan genç sanatçı Kaya, ünlü cazcılardan aldığı caz vokal ve emprovizasyon eğitimleriyle geliştirdiği caz performansını İstanbullu dinleyicilerine sunacak.

-Sahne Sanatları-

Sadık Şendil’in kaleme aldığı ve Müfit Kayacan’ın yönettiği “Kanlı Nigar”, yarın Profilo Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Yunus Emre Kültür Merkezi, yarın Kemal Başar’ın yönettiği “Külhanbeyi Müzikali” isimli Oyuna ev sahipliği yapacak.

Oyun, Osmanlı İmparatorluğu’nun son dönemlerinde yaşayan tulumbacılar ve kabadayıların yaşamlarını anlatırken bir dönemi de gözler önüne serecek.

Şehir Tiyatrolarının başarılı Oyunu Çığ, aynı gün Üsküdar Musahipzade Celal Sahnesi’nde perdelerinin açacak.

Dağlarla çevrili bir köyde, insanların çığ düşmesinden korkmaları ve bunun yaşamlarına olan etkilerinin konu edildiği Oyun, Cücenoğlu’nun 40. sanat yılına özel olarak izleyicilerine sunulacak.

Cervantes’in ünlü romanından aynı isimle tiyatroya uyarlanan “Don Kişot”, 5 Kasım tarihinde Caddebostan Kültür Merkezi’nde izlenebilecek.

 

Kynk. : http://www.haberapron.com