Şunun için etiket arşivi: merkezi

35. İstanbul Film Festivali’nde Ahu Öztürk’ün “Toz Bezi” filmi, Altın Lale Ulusal yarışmada “En İyi Film”, “En İyi Senaryo” ve “En İyi Kadın Oyuncu” ödüllerini kazandı.

35. İstanbul Film Festivali’nde ödül kazananlar belli oldu.

Haliç Kongre Merkezi’nde gerçekleştirilen törende, Altın Lale Ulusal Yarışma Ödülleri için 2015-2016 sezonunda tamamlanan 11 film yarıştı.

Cem Davran’ın sunuculuğunu yaptığı gecede ilk olarak, Jeyan Ayral Tözüm, Şerafettin Gür, Suzan Avcı ve Perran Kutman’a Sinema Onur Ödülleri verilirken, geçtiğimiz günlerde hayatını kaybeden yönetmen Ülkü Erakalın’ın ödülü oğlu Murat Erakalın’a takdim edildi.

Altın Lale Ulusal Yarışma’da En İyi Film dalında Altın Lale Ödülü’ne Ahu Öztürk’ün “Toz Bezi” adlı filmi layık görüldü.

Ahu Öztürk ödülünü alırken yaptığı kısa konuşmada, “Ben ödülü, Şırnak’ta çocuklarının ölüsünü buzdolabında saklayan annelerden, yurtdışında çocuğuyla vedalaşıp burada tekrar cezaevine gelen sevgili Meral Camcı’ya uzanan o yol adına alıyorum. Savaşlar kadınları ve önce çocukları vuracaksa, barışı da kadınlar kuracak” dedi.

Ulusal yarışma

Altın Lale Ulusal Yarışma’da ödül kazanlar şöyle:

En İyi Film: Toz Bezi

En İyi Yönetmen: Mustafa Kara (Kalandar Soğuğu)

En İyi Kadın Oyuncu: Asiye Dinçsoy (Toz Bezi)

En İyi Erkek Oyuncu: Haydar Şişman (Kalandar Soğuğu)

En İyi Senaryo: Ahu Öztürk (Toz Bezi)

En İyi Görüntü Yönetmeni: Cevahir Şahin ve Kürşat Üresin (Kalandar Soğuğu)

En İyi Kurgu: Mustafa Kara, Umut Sakallıoğlu ve Ali Aga (Kalandar Soğuğu)

En İyi Özgün Müzik: Doğan Duru (Tarla)

Jüri Özel Ödülü: Rauf (Barış Kaya ve Soner Caner)

Uluslararası Yarışma

Festivalde, Uluslararası Yarışma Altın Lale Ödülü’ne Meksikalı yönetmen Rodrigo Plá’nın “Bin Başlı Canavar” adlı filmi değer görüldü.

Altın Lale Uluslararası Yarışma Jüri Özel Ödülü’nü ise Britanyalı yönetmen Brady Corbet’in “Bir Liderin Çocukluğu” adlı filmi kazandı.

Kısa, mansiyon, belgesel, Seyfi Teoman ödülleri

Ulusal Kısa Film Yarışması’nda En İyi Kısa Film Ödülü’nü Ziya Demirel’in “Salı” adlı filmi kazandı. Ödülü yönetmene jüri üyelerinden Can Evrenol verdi.

Barış Sarhan’ın “Cemil Şov” adlı filmi ise Mansiyon ödülüne layık görüldü.

Ulusal Belgesel Yarışması’nda da En İyi Belgesel Ödülü Onur Bakır ve Panagiotis Charamis’in yönettiği “Hazır Ol!” filmine verildi.

Ayşe Polat’ın yönettiği “Ötekiler” filmi ise Mansiyon’a layık görüldü.

Bu arada, Seyfi Teoman En İyi İlk Film Ödülü’nü “Çırak” filminin yönetmeni Emre Konuk kazandı.

 istanbul-film-festivali-nde-odulleri-toz-bezi-topladi-128713-5 (1)

27 Mart Dünya Tiyatro Günü’nde, Kadıköy’deki tiyatrocular bir araya geldi.

Kadıköy Tiyatroları Platformu’nun çağrısıyla sabahın erken saatlerinde Nazım Hikmet Kültür Merkezi’nde toplanan tiyatro grupları burada yürüyüş hazırlıklarını tamamladı. Saat 13:00’te NHKM’den başlayan yürüyüşe plartform bünyesindeki kırka yakın tiyatro grubu katılım gösterdi. Tiyatrocular yürüyüşe, müzik aletleri, kostüm ve aksesuarlarıyla yerlerini aldı.

Kadıköy sakinlerinin de büyük ilgi ve destekle karşıladığı yürüyüş korteji, Bahariye’den başlayarak Süreyya Operası, Ayvalıtaş Parkı ve Barlar Sokağı’ndan geçip açıklamanın okunacağı Kilise Meydanı’na ulaştı. Meydanda geniş bir kitleyle basın açıklaması yapıldı.

Uluslararası Tiyatro Bildirgesi Onur Tanyeri tarafından, Kadıköy Tiyatroları Bildirisi ise Enis Fosforoğlu tarafından okundu.

Kadıköy Tiyatroları Platformu’nun bildirisinin tam metni şöyle:

el-ilani-bildiri_01

orhan-taylan

Ressam ve heykeltıraş Orhan Taylan’ın 1976’da çizdiği, 1 Mayıs’ın simgesi haline gelen, bir işçinin dünyayı elleri arasında tuttuğunu gösteren afiş, bu yıl tam 40 yaşına girdi. Taylan, 1978’de Dünya Sendikalar Federasyonu’nun yarışmasında da birinci seçilen afişin hikâyesini  anlattı. 1976 yılı nisanın son günlerinde DİSK yöneticilerinin kendisini aradığını belirten Taylan, “Bana ‘Çok acele bir afiş lazım’ dediler. Oturdum çizdim 1 saatte. Sabaha karşı da gelip aldılar afişi. Çizmesi bir şey değil, içime de sinmedi ayrıca. Daha iyi olabilirdi o afiş. Dünyayı pergelle çizdim, elleri kara kalemle çizdim. O yüzden çizim tekniği açısından hafif uyumsuzluk oldu. Dünyayı da kara kalemle çizmeliydim” diyor.

 

1-mayis

Dünya Sendikalar Federasyonu’nun yarışmasında Amerika’yı ve SSCB’yi geride bırakarak birinci olduğunu kaydeden Taylan, sonrasında yaşananları ise şöyle anlatıyor: “Dünya Sendikalar Federasyonu’nun merkezi Prag’daydı. Dediler ki: ‘İstersen 15 gün Prag’da eşinle birlikte misafir edelim, istersen para ödülü.’ Prag’a gitmeyi tercih ettim. Bir daha nereden gideceğim? Çok mutlu oldum. Çok güzel gezdirdiler.”

Afişi meydanlarda görmeyi artık kanıksadığını dile getiren Taylan, “Ancak tabii ki keyif de alıyorsun. Oğlum gelip bakıyor. ‘Aaa babamın işi’ diyor. İnsan kıvanç duyuyor” ifadesini kullanıyor.

ORHAN TAYLAN KİMDİR?

Orhan Taylan (1941, Samsun), Türk ressam ve heykeltıraş.

Selanik kökenli, Samsun 1941 doğumlu ve istanbulludur. Ressam Seniye Fenmen’in oğlu, Robert Kolej (lise ’60) ve Roma Güzel Sanatlar Akademisi (’65) mezunudur.

Bibliyografya

1974- Koksal, Ahmet; Resim sergileri.–Istanbul:MilliyetSanat, sayi 106 (15 Kasim 1974) p. 21-22

1978- Oral, Zeynep; Uluslararasi XV.Antalya Sanat Senligi’nde.Plastik sanatlar.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 286 (17 Temmuz1978). p. 6

1980- Koksal, Ahmet; Berna Turemen, Tulin Onat, Orhan Taylan.Istanbul Milliyet Sanat, sayi 14 (15 Aralik 1980). p. 48-49

1981- Karaesmen, Erhan; Ankara’da sergiler.–Istanbul: Hurriyet Gosteri,sayi 4 (Mart 1981). p. 59

1982- Yenisehirlioglu, Sahin; Durgun sularda ve cilgin ezgilerde insanlik simgesi .– Istanbul: Sanat Olayi, sayi 17 (Mayis 1982). p. 56-57

1982- Karaesmen, Erhan; Mevsim ortasinda Ankara.–Istanbul:Hurriyet Gosteri, sayi 16 (Mart 1982).

1982- Uğur Kökden, O.Taylan Maltepe resimleri sergisi katalogu ,

1982- Ozsezgin, Kaya; Bir demet sergi.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 41 (1 Subat 1982). p. 48-49

1983- Duvar resimleri yarismasi sonuclandi .–Ankara : eni Boyut, sayi 14 (Haziran 1983) . p. 25

1983- Koksal, Ahmet; Taylan’in “Maltepe Resimleri” ve gezginci Fujita.– Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 69 (1 Nisan 1983). p. 48-49

1985- Senyapili, Onder; Gecen ay “munhasiran resim” vardi Ankara’da .– Istanbul: Sanat Olayi, sayi 37 (Haziran 1985). p. 5-10

1985- Gunes, Gazi; Sanatin demokratiklesmesinde Orhan Taylan gercegi .– Ankara : Bilim ve Sanat, sayi 54 (Haziran 1985) . p. 26

1985- Ozsezgin, Kaya; Tekillik ve cogaltim estetigi konusunda.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 121 (1 Haziran 1985). p. 49-50

1985- Senyapili, Onder; “Munhasiran hasret” resimleri.–Ankara:BilimveSanat,sayi 54 (Haziran 1985) . p. 27

1985- Ozsezgin, Kaya; Tekillik ve cogaltim estetigi konusunda.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 121 (1 Haziran 1985). p. 49-50

1986- Girgin, Emin Cetin; Orhan Taylan’a geciken bir merhaba.–Istanbul: Hurriyet Gosteri, sayi 67 (Haziran 1986). p. 45-46

1986- Koksal, Ahmet; Devrim, Taylan,.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 144 (15 Mayis 1986). p. 48

1986- Koksal, Ahmet;Mevsiminilsergileri.–Istanbul:MilliyetSanat,sayi154(15Ekim1986).p. 48-49

1987- Yalim, Ulku; Orhan Taylan’in insanlari—Ankara : Bilim ve Sanat, sayi 77 (Mayis 1987) p. 28

1988- Orhan Taylan resim sergisi .–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 6 Kasim 1988 . p. 4

1988- Koksal, Ahmet; Yogun bir sergileme doneminden.–Istanbul: MilliyetSanat, sayi 205 (1 Aralik 1988). p. 47-49

1990- Behramoglu, Ludmilla; Orhan Taylan’in Urart Sanat Galerisi’ndeki resim sergisi.. bir devrin cokusundan imgeler.–Istanbul : Gunes Gaz., 3 Mayis 1990. p. 11

1990- Kosova, Erden; Orhan Taylan’in resim sergisi Ankara Urart Sanat Galerisi’nde: Cumhuriyet oncesine bakis.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 20 Mayis 1990. p. 5

1990- Orhan Taylan’in resim sergisi Ankara Urart Sanat Galerisi’nde: Cumhuriyet oncesine bakis.- Istanbul:Cumhuriyet Gaz., 20 Mayis 1990. p. 5

1990- Tay O , “1890-Tarih ve Hurriyet Ustune; Namik Kemal, Abdulhamit ve bilcumle maglup pasalar, ittihatcilar, asklar ve ihtiraslar ile ilgili efkarli fakat antinostaljik” resim sergisi 1-24 Mayis 1990 [invitation card].– Ankara: Urart Sanat Galerisi,

1990- Senyapili, Onder; Gudumle sanat yapilmaz.–Istanbul : Gunes Gaz., 13 Haziran 1990. p. 8

1990- Ozsezgin, Kaya; Deneyselligin izinde.–Istanbul:MilliyetSanat,sayi241(1Haziran1990) .p. 49-51

1991- Koksal, Ahmet; Gunlerin getirdigi.–Istanbul:MilliyetSanat,sayi277 (1 Aralik 1991). p. 47-48

1991- Antmen, Ahu; Orhan Taylan’in “Akdeniz Resimleri” Levent Sanat Galerisi’nde sergileniyor: Akdeniz bir ozgurluk duygusu.– Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 19 Kasim 1991. p. 7

1991- Ozkan, Yusuf; Antalya’nin Promete’sine umut isigi.–Istanbul:Cumhuriyet Gaz., 27 Aralik 1991. p. 1

1992- Oflaz, Lutfu; Roma Guzel Sanatlar Akademisi mezunu ressam Orhan Taylan da 12 Eylulzede: iskence goren ressam tablosu.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 1 Haziran 1992. p. 12

1993- Koksal, Ahmet; Iki figur ressami.–Istanbul: Milliyet Gaz., 5 Nisan 1993. p. 16

1993- Koksal, Ahmet; Insan, doga ve yasam cevresinde.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 310 (15 Nisan 1993). p. 46-47

1993- Taylan, Orhan; söyleşi, Duvar resmi bir muhalif soylemdir—Istanbul:Gercek, sayi 19 (7 Agustos 1993) . p. 52

1993- Nur Nirven, O.Taylan, Garanti Bankası sergisi katalogu, 1993 Yalinlasan desenler .-Istanbul :Sabah Gaz., 29 Mart 1993 p. 10

1993- Ulu, Nesrin; Renklenen duvarlar .–Istanbul : Gercek, sayi 19 (7 Agustos 1993) . p. 50-53

1993- Ovet, Recep; Orhan Taylan 25. yil sergisi.–Istanbul: Anons, sayi 25 (Nisan 1993). p. 16-18

1993- Taylan’dan demokratik baskilar.–Ankara: Hurriyet Gaz., 19 Mart 1993. p. 15

1993- Koksal, Ahmet; Kasim ayinin getirdikleri.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 324 (15 Kasim 1993). p. 44-46

1993- Koksal, Ahmet; Insan, doga ve yasam cevresinde.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 310 (15 Nisan1993). p. 46-47

1994- Koksal, Ahmet; Yogun bir sergileme doneminden.–Istanbul: Milliyet Sanat, sayi 348 (15 Kasim 1994). p. 54-47

1994- Taylan’in son donem resimleri.–Istanbul: Milliyet Gaz., 3 Kasim 1994. p. 18

1994- Orhan Taylan’in resimleri.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 5 Aralik 1994. p. 14

1994- Senoglu, Fatoş; Orhan Taylan ile sohbetten izlenimler.–Istanbul: Sanat Cevresi, sayi 193 (Kasim 1994). p. 46-47

1995- Vural, banu; Orhan Taylan .–Istanbul: Anons, sayi 48 (Mart 1995). p. 14-17

1995- Iyem, Evin; Orhan Taylan icin yaz aylari en yogun calisma donemi : figur yasami simgeler .- Istanbul : Yeni Yuzyil Gaz., 29 Agustos 1995 . p. 21

1995- Batmankaya, Murat; Tualde kulhani yaklasimlar .–Ankara:HurriyetGaz.,11 Mart 1995 . p. 17

1996- Atalay, Renan; Bir zamanlar macera pesinde kosanlarin, artistlerin yasadigi Sofyali Sokak, ressamlarin siginagi oldu: bu sokaktan renk akiyor.–Istanbul : Tempo,sayi 17 (18-24 Nisan 1996). p. 148-150

1996- Kayabal, Asli; Guc asilayan ressam : Orhan Taylan’in desen sergisi Asmalimescit Sanat Galerisi’nde .–Istanbul : Yeni Yuzyil Gaz., 1 Subat 1996 . p. 13

1997- Guncikan, Berat; Orhan Taylan son resimlerinde de…: her zaman muhalif…–Istanbul : Cumhuriyet Gaz. Dergi Eki , 13 Nisan 1997. p. 1,10-13

1997- Uğur Kökden, Ressamını Yitirmiş Resimler, O.Taylan katalogu, 1997

1998- Duran, Banu; Resmin “ana muhalefet”i.–Istanbul:Aktuel ,sayi 355 (7-13 Mayis 1998) . p.160,162

1998- Pak, Sehnaz; Edaya yuklenen guzellik .–Istanbul : Radikal Gaz., 30 Nisan 1998 p.23 1998- Necmiye Alpay, O.Taylan Galatea Resim Sergisi Sergisi katalogu,1998

1998- Kahramankaptan, Sefik; Tuval senfonileri .–Istanbul : Art Decor, sayi 69 (Aralik 1998) . p.170-174

1999- The last of the craftsmen: Orhan Taylan.–Ankara: Turkish Daily News, Turkish Probe Suppl., April 25, 1999. p.10

2000- New York’ta Orhan Taylan.–Istanbul: Milliyet Gaz., 2000 Eki, 4 Kasim 2000. p.14.

2000- Kosova, Erden; Birdenbire Turkler II.–Istanbul: Resmi Gorus, Sayi:3(Haziran 2000). p.160-168.

2000- Ziya Buyuk, Duvar resmi üstüne, Antalya gazetesi, 2000

2001- Orhan Taylan’in yeni calismalari; –Istanbul: Sanat Cevresi, Sayi:270 (Nisan 2001). p.49. Exhibition held at Karsu Textil Art Gallery, Istanbul, April 11-May 4, 2001.

2001-12 Eylul yakti, yikti, ezdi.–Istanbul: Cumhuriyet Gaz., 12 Eylul 2001. p.8.

2001- Erenus, Ozlem Kalkan; “Kor Beyazi Sordu”: Hamit Kinayturk-Mustak Erenus soylesisi.- Istanbul: Sanat Cevresi, Sayi:277 (Kasim 2001). p. 36-41.

2001- 12 Eylül ve Resim, söyleşi, Cumhuriyet gazetesi, 2001 Giray Ercenk, Giray Ercenk söyleşileri,

2002- Ulusman, Zerrin; söyleşi, Orhan Taylan’la Bodrum sergisi uzerine.–Istanbul: Sanat Cevresi, Sayi:283 (Mayis 2002). p. 84-85.

“Kadın Dayanışması Yaşatır” diyerek 12 Mart’ta İstanbul’da başlayan 14. Filmmor Kadın Filmleri Festivali, Arin Kadın Merkezi ortaklığıyla 16-17 Nisan’da 5. durağı Mardin’de olacak.

12-20 Mart’ta İstanbul’da başlayan 14. Filmmor Kadın Filmleri Festivali, Arin Kadın Merkezi ortaklığıyla, 12 filmlik programla 16-17 Nisan’da Sinemardin’de sürecek.Kadın Dayanışması Yaşatır bölümünden Maryam Ebrahimi ve Nima Sarvestani’nin yönettiğiParmaklıklar Ardında Burkasız / No Burqas Behind Bars filmi, Deepa Dhanraj’ın yönettiğiKadınların Adaleti / Invoking Justice filmi ve Ilse van Velzen ve Femke van Velzen’in yönettiği Satılık Adalet / Justice for Sale filmi izleyiciyle buluşacak. Kadınların Sineması bölümünden Leyla Toprak’ın yönettiği Uzak Mı / Distant, Lucia Valverde’nin yönettiği Sıcak Hava Dalgası / The Heat Wave, Belmin Söylemez’in ustası Bilge Olgaç’ı anlattığı belgeseliBilge ve Öğrencisi / Bilge and Her Apprentice filmi Mardin programında yer alacak.Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Kadınların Sineması bölümünden yönetmenliğini Diana Nava’nın yaptığı Coria ve Deniz / Coria and the Sea ve Baran Reihani’nin yönettiğiBinlercesinden Biri / One of Thousands filmi ile festivalin klasikleşmiş bölümlerinden olanKendine Ait Bir Cüzdan bölümünden Stella Kyriakopoulos’un yönettiği Volta filmi gösterilecek. Chantal Hakkında Her Şey toplu gösteriminden Patlat Şehri / Saute Ma Villeizleyiciyle buluşacak. Filmmor’un Mardin’den sonraki durakları İzmir ve Van olacak.
festival
MARDİN PROGRAMI:

16 Nisan Cumartesi

12:00 Bilge ve Öğrencisi / Uzak mı… / Sıcak Hava Dalgası / Patlat Şehri / Binlercesinden Biri / Volta

14:00 Coria ve Deniz

16:00 Satılık Adalet

18:00 Kadınların Adaleti

17 Nisan Pazar

12:00 Parmaklıklar Ardında Burkasız

14:00 Üç Yalan

16:00 Diren

18:00 Söyleşi – Kapanış

Dünya Tiyatro Günü 1961‘de Uluslararası Tiyatrolar Birliği (International Theatre Institute) tarafından kuruldu.

Her yıl 27 Mart günü ITI merkezleri ve dünya çapında tiyatro grupları tarafından kutlanmaktadır. Pek çok ulusal ve uluslararası etkinlik kutlamalarda yer almaktadır. En önemli etkinliklerden biri, dünya çapında başarı kazanmış bir tiyatro oyuncusu, yönetmeniveya yazarın yazdığı evrensel bildirgedir. İlk bildirge 1962’de Jean Cocteau (Fransa) tarafından yazılmıştır.

Dönemin ITI başkanı olan Arvi Kivimaa tarafından önce Helsinki, sonra da Viyana’da yapılan 9. ITI Konferansında ortaya atılan ‘tiyatrolar günü’ fikri, İskandinav ülkelerinden gelen desteğin de etkisiyle hayata geçirildi. Kabul edilişinden sonra her yıl, Paris’te 1962 tarihli Uluslar Tiyatrosu’nun (Theatre of Nations) da açılış günü olan 27 Mart günü, ITI’nin şu an sayısı 100’ü bulan dünya çapındaki merkezlerinde çeşitli etkinliklerle kutlanmaya başlandı.

UNESCO tarafından kurulan ITI’nin “sahne sanatları bağlamında, dünya çapında bilgi ve uygulama alışverişini arttırmak, gelişim sürecinde sanatsal yaratıcılığın ve üretimin gerekliliği konusunda toplumsal bilinci uyandırmak, insanlar arasındaki barış ve dostluğun sağlanması ve artmasını gerçekleştirmek adına karşılıklı anlayışı geliştirmek, UNESCO’nun hedeflerine ulaşmasına katkıda bulunmak” gibi hedefleri, Dünya Tiyatro Günü’nde bir kez daha hatırlatılmaktadır. Her yıl tiyatro ve tiyatroyla ortak çalışan diğer sanat disiplinlerinden gelen üstün başarılı bir sanatçı bu gün için bir konuşma yapmaya davet edilmektedir. Uluslararası Bildirge olarak görülen bu konuşmanın metni 20’den fazla dile çevrilmekte, pek çok gazetede yayınlanmakta ve dünya üzerindeki pek çok tiyatro grubunun oyunundan önce okunmaktadır. Pek çok televizyon ve radyo kanalı bu bildirgeyi beş kıtanın her köşesindeki dinleyicilere ulaştırmaktadır.

Dünya Tiyatro Günü tiyatro dünyasındaki insanlar için sahne sanatlarının insanları bir araya getirici gücünü kutlamak, seyirciyle daha iyi bir iletişim kurmak ve insanlar arasındaki anlayış ve barışı arttırmak için bir fırsat olarak görülmektedir. Dünya Tiyatro Günü’nde yapılan etkinlikler, uluslararası işlevlerinin yanı sıra ulusal ve bölgesel tiyatro gruplarının bir araya gelmesinde de rol oynamaktadır.

Dünya Tiyatro Günü Uluslararası Bildirgesi

Jean Cocteau ilk bildirgenin yazarıdır. 1993’te Venezuela ITI Merkezi 1962’den 1993’e kadar yayınlanan tüm bildirgeleri biri özgün dillerinde, diğeri İspanyolca olmak üzere iki antoloji halinde yayımlamıştır. Uluslararası Bildirge’nin yanı sıra, ITI dünyanın hemen her yerinde büyük gösteriler ve festivaller düzenlemektedir. Bu etkinliklerin tamamı ITI Resmi Sitesi’nde görülebilir.

i

Türk Edebiyatındaki ilk realist roman Araba Sevdası tiyatro sahnesinde izleyicilerle buluştu.

Türk edebiyatındaki ilk realist roman olarak bilinen “Araba Sevdası” tiyatro sahnesine taşındı.  Recaizade Mahmud Ekrem’in aynı adlı romanından Aden Sanat tarafından uyarlanan oyun, 1 Nisan’da  Bağlarbaşı Kültür Merkezi’nde sahnelenecek.

Ünlü romanda, batılılaşmayı çok yanlış anlayan ve aile servetini bu yanlış anlayış uğruna heba eden Bihruz Bey’in kendini olduğundan farklı göstermeye çalışırken düştüğü komik durumlar anlatılıyor.

Betül Odabaşı Törk tarafından romandan sahneye uyarlanan oyunun yönetmenliğini ve başrol oyunculuğunu Şafak Tok üstleniyor.Tiyatro sanatçıları Barış Çağlar, Müşerref Göksever ve Ebru Aytemur’un başrollerini paylaştığı Araba Sevdası’nın sahne ve kostüm tasarımı Aden Sanat tarafından gerçekleştirildi.

1 Nisan 2016′da Bağlarbaşı Kültür Merkezi Avrasya Salonu’nda sahnelenecek olan oyun, iki perde olarak 75 dakika sürecek.araba-sevdasi-tiyatro

Bitlis Valisi Ahmet Çınar’ın kaymakamlık yaptığı dönemde yazdığı “Adalet” adlı tiyatro oyunu kentte beğeniyle izlendi.

Çanakkale Sanat Tiyatrosu tarafından Bitlis Kültür Merkezi Konferans Salonu’nda sahnelenen oyuna vatandaşlar yoğun ilgi gösterdi.Vali Çınar’ın 2001 yıllarında kaleme aldığı “Adalet” oyunu “Bir günlük adalet, yetmiş yıllık ibadetten hayırlıdır” sloganıyla birçok ilde sahnelendi.Vali Çınar, yaptığı açıklamada, kaymakamlık yıllarında çalıştığı ilçelerde bir takım döneme ait sorunları dile getiren oyunlar kaleme aldığını söyledi.”O dönemler Türkiye’nin hakikaten benim karanlık diyebileceğim yıllardandı. Mafyanın mahallelere kadar indiği, devletin gücünün zayıf olduğu, adaletin zayıf kaldığı, sermayenin olmadığı, devletin fakir olduğu, dışarıdan bir milyar dolar borç verilebilir mi diye ümit edilen dönemlerde, tiyatro tekniğiyle eleştiren, topluma mesajlar veren, toplumla bütünleşmeyi sağlayan bir oyun düşündüm ve yazmıştım.” diyen Çınar, “O dönemde birçok ilde sahnelendi.Çanakkale destanını oynamak üzere ilimize gelen Çanakkale Sanat Tiyatrosu ekibi bana jest yaptı. Benim yazmış olduğu ‘Adalet’ adlı oyunu sahnelediler.” ifadesini kullandı.Menfaat için bir takım ilkelerden vazgeçmenin1214306_cfd83daeaa3f7ac40aa733ea8be4a139_640x640 (1) insana yakışmadığını anlatan Çınar, “Dolayısıyla hepsini ben yaşamış değilim elbette. Bir kısmı yaşanmış tecrübelerimiz olan ve en azından o yapıyı bilen bir anlayışla tecrübeyle yazılmış bir oyundur.” dedi.Çanakkale Sanat Tiyatrosu Genel Sanat Yönetmeni Abdülkadir Katra ise Vali Çınar ile iki yıl önce Çanakkale’de tanıştığını ve tiyatroya ilgisini olduğunu öğrendiğini belirterek, “Yazdığı oyunu okudum. Muhteşem bir teknikle yazılmış. Valimize çok teşekkür ediyorum.” diye konuştu.Oyunu Vali Yardımcısı Salih Altun, İl Jandarma Komutanı Albay Mustafa Gezer, İl Emniyet Müdürü Fatih Kaya, Cumhuriyet Başsavcısı Ahmet Ataman, kurum amirleri ve vatandaşlar izledi.

Ankara Komedi Festivali, 11-26 mart arasında ”En iyi İlaç gülmektir ve bu ilaca herkesin ihtiyacı var”. sloganıyla yola çıktı.

Yeni komediler ve yeni yetenekler keşfetmeyi, onları kamuoyuna tanıtmayı, bunu yaparken de insanların hayatını zenginleştirmeyi hedefleyen festival, Vedat Özdemiroğlu’ndan Ayşen Gruda’ya birçok sanatçısı, Ferhangi Şeyler’den Marko Paşa Müzikali’ne kadar çeşitli oyunları ağırlayacak.
Festival, 11 Mart’ta Vedat Özdemiroğlu’nun 80 Dakikada Cümle Alem gösterisiyle başlayacak. Marko Paşa Müzikali ile Ayşen Gruda’nın gösterisi 12 Mart’ta, Ali İhsan Varol’un “Etimolojik Cahil Cesareti” gösterisi 20 Mart’ta izlenebilecek. Ferhan Şensoy’un Ferhangi Şeyler oyunu 25 Mart’ta sahnelenirken, festival Cemal Hünal, Neslihan Yeldan, Ruhi Sarı ve Duygu Şen’in rol aldığı “2’si 1 arada” adlı tek perdelik komediyle 26 Mart’ta sona erecek.
Yenimahalle Nâzım Hikmet Kültür Merkezi ve IF Performans Hall gibi farklı mekânlarda sürecek festivalde, bilet fiyatları 20 ila 50 TL arasında değişiyor. Biletler Biletix üzerinden temin edilebilir. Ayrıntılı program festival sayfasında.
i

ekran_resmi_2016-03-15_10.50.26Kadıköy Nâzım Hikmet Kültür Merkezi‘nin hazırladığı Dinleyici Okulu yeni başlıklarla devam ediyor. Dinleyici Okulu’nun 20 Mart’taki programının başlığı “Aydınlanma Dönemi Avrupa Müziği”.

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi (NHKM) bünyesinde, alanında yetkin isimlerle birçok sunuma imza atan Dinleyici Okulu, yeni programlarla yoluna devam ediyor. 20 Mart’ta “Aydınlanma Dönemi Avrupa Müziği” başlıklı sunumla Kadıköy NHKM’de bir Dinleyici Okulu etkinliği daha yapılmış olacak.

20 Mart saat 15.00’teki etkinliğin sunumunu değerli müzisyen Emin İgüs yapacak. Ruhi Su Salonu’nda gerçekleşecek etkinliğe tüm müzikseverler ücretsiz ve kayıt yaptırmaksızın katılabilecek.

Dinleyici Okulu, “Aydınlanma Dönemi Avrupa Müziği” konulu sunumla ilgili şu duyuruyu yaptı:

“İnsanlığın gelişme macerasının kökeninde, düşünsel ve pratik emeği, yaratıcılığı yatar. Sanatsal üretim de insanın toplumsal emeğinin bir sonucu olarak ortaya çıkmış ve tarihsel süreçteki toplumsal ilerlemenin bir parçası olarak gelişmiştir.

Nâzım Hikmet Kültür Merkezi’nde uzun soluklu bir çalışma olarak planlanan Dinleyici Okulu programı, çok yönlü bir bakış açısıyla ve karşılıklı etkileşime açık bir paylaşım gözetilerek hazırlanmıştır. Ne yalnızca müzisyenlerin buluşmasıdır ne de yalnızca birikimli dinleyicileri hedeflemektedir. Amaç, birlikte müziğin tarihsel gelişimini toplumsal bağlamıyla izlemektir. Dinleyici Okulu’nun konusu müziktir ve anlatacağı, insanlığın öyküsüdür.”

Etkinliğin afişi ise şöyle:

dinleyici_okulu_20mart

Bu yıl 48.si düzenlenen SİYAD ödül töreninde, en iyi film ödülüne Emin Alper’in yönetmenliğini yaptığı “Abluka” filmi layık görüldü.

48. SİYAD 2015 Türkiye Sineması’nın En İyileri ödülleri sahiplerini buldu.
Şişli Belediyesi Kent Kültür Merkezi’nde gerçekleşen ödül töreninde konuşan Sinema Yazarları Derneği (SİYAD) Başkanı Tül Akbal Süalp, sinemanın kollektif bir sanat dalı olduğunu belirterek, “İnsanın aklındakileri ile söyleyebilecekleri şeyler arasındaki mesafe uzaklaştıkça durum zorlaşıyor. Onun için çok fazla konuşamayacağım. Birlikte gülebilmenin ve eğlenmenin, insanlara güç verdiğini muazzam dayanışma ve direnme sağladığını biliyorum. Sinemanın da böyle bir gücü var” ifadelerini kullandı.
Sunuculuğunu oyuncu Tuğrul Tülek’in yaptığı törende konuşan Cem Yılmaz da, en iyi yabancı film ödülünü açıklamak için sahneye çıktığını belirterek, “Yabancı film kazananı açıklamam için beni seçtiğiniz için teşekkür ederim. Bu, Türk sinemasına ne kadar yabancı olduğumu vurgulamak için yapılmış bir kelime oyunu. Bundan bile çok mutluyum” değerlendirmesinde bulundu.
SİYAD’ın ödül gecelerine ilk olarak Zeki Demirkubuz’la beraber katıldığını hatırlatan Yılmaz, “1996 yılından beri Sinema Yazarları Derneği’nin ödül törenlerini çok sıkı takip ediyorum. O zamandan beri SİYAD törenlerinde hiç ödül almadım. Bu bana birazcık (Leonardo) Di Caprio’yu hatırlatıyor. Elbette o gün de gelecektir” dedi.
En iyi film, en iyi yönetim ve en iyi senaryo ödülüne layık görülen Emin Alper ise, senaryo yazmanın sinema sürecinde en sevdiği iş olduğunu aktararak, “Tüm film ekibi, zorlu film sürecine rağmen çok iyi bir iş çıkardılar. Hepsine teşekkür ediyorum” açıklamasında bulundu.
48. SİYAD Türk Sineması Ödülleri’ni kazananlar şöyle:
En iyi film: “Abluka”
Umut ödülü ‘Ahmet Uluçay en iyi ilk film ödülü: “Nefesim Kesilene Kadar”
En iyi yönetim: Emin Alper “Abluka”
En iyi senaryo: Emin Alper “Abluka”
En iyi kadın oyuncu performansı: Esme Madra “Nefesim Kesilene Kadar”
En iyi erkek oyuncu performansı: Nadir Sarıbacak “Sarmaşık”
En iyi yardımcı kadın oyuncu performansı: Şebnem Hassanisoughi “Bulantı”
En iyi yardımcı erkek oyuncu performansı: Özgür Emre Yıldırım “Sarmaşık”
En iyi görüntü yönetimi: “Rüzgarın Hatıraları”
En iyi kurgu: “Abluka”
En iyi sanat yönetimi: “Çekmeceler”
En iyi müzik: “Çekmeköy Underground”
En iyi kısa film: “Salı”
En iyi belgesel: “Hasret”
En iyi yabancı film: “Mad Max: Fury Road”
Siyad Onur Ödülleri: “Gülşen Tuncer”, “Menderes Samancılar”
Emek ödülü, Emek Sineması çalışanlarına verildi.

Her yıl kadınların deneyimlerini, ürettiklerini ve düşlerini sinemayla, yine sinemada paylaşan Uluslararası Gezici Filmmor Kadın Filmleri Festivali 14. yolculuğunda “Kadın Dayanışması Yaşatır” diyor. Bu yıl festival programında 30 dilden 70’i aşkın film yer alıyor.

Festival bu yıl da yeryüzünün dört bir yanından kadınları, umutsuzluktan umut çıkaran filmleri ve atölye, panel, söyleşi gibi etkinliklerle sözlerini buluşturacak. Festivalde her yıl yer alan Kadınların Sineması, Kendine Ait Bir Cüzdan ve Cins-Cinsiyet-Cinsiyetler gibi bölümlere ek olarak bu yıl Kadın Dayanışması Yaşatır, ♀ Video-Art Seçkisi, Kadınlar Vardırbölümleri yer alıyor. Ve toplu gösterimler: Fas’tan İran’a uzanan coğrafyadan kadınların perde alacağı Ortadoğu ve Kuzey Afrika’da Kadınların Sineması Toplu Gösterimi ve Chantal Akerman Toplu Gösterimi: Chantal Hakkında Her Şey.

TOPLU GÖSTERİM: CHANTAL AKERMAN
“CHANTAL HAKKINDA HER ŞEY”

Festival bu yıl toplu gösterimlerinden birini 5 Ekim 2015 günü aramızdan ayrılan, feminist sinemanın ustalarından Belçikalı yönetmen Chantal Akerman’a ayırıyor. İstanbul Modern işbirliği ile yapılan Chantal Akerman toplu gösterimi Chantal Hakkında Her Şey, yönetmenin Türkiye’de bugüne kadar yapılmış en geniş retrospektifi. 15 yaşındayken Jean Luc Godard’ın Pierrot le Fou filmini izledikten sonra sinema yapmaya karar veren Chantal Akerman feminist sinemanın köşe taşı olacak filmlere imza attı. “İnsanlar benim feminist bir yönetmen olduğumu söylediklerinde, onlara bir kadın olduğumu ve aynı zamanda filmler yaptığımı söylüyorum” diyen Chantal Akerman “annesinin anlatamadıklarını anlatmak” üzere 42 film yaptı.

Chantal Akerman, henüz 18 yaşındayken yaptığı ilk filmi Patlat Şehri / Saute Ma Ville ile kadınlara dayatılan kimlik ve mekanların uçuculuğunu, Jeanne Dielman ile bir kadının rutin içi mesaisinde “cinayetle yemek pişirmenin aynı dehşete sahip olabileceğini”, kişisel olanın politik olduğunu gösterdi.

Programda, bir anne kızın birlikte var olma mücadelesini anlattığı Yarın Taşınıyoruz /Tomorrow We Move, annesiyle olan ilişkisini anlattığı No Home Movie, son kurmaca filmi Budala Almayer / Almayer’s Folly, Proust’tan uyarladığı Tutsak / La Captive’in de içinde bulunduğu 15 Chantal Akerman filmi izleyiciyle buluşacak.

FİLMMOR’UN DAYANIŞMA “ÖDÜLÜ”: MOR KAMERA

Kadınların edilgen, geleneksel, cinsiyetçi olmayan temsillerine, öznelik, öznellik, direnç, eylem ve düşlerine alan açan ilk film/lere verilen bir dayanışma ödülü olan; Mor Kamera Umut Veren Kadın Sinemacı Ödülü festival açılışında açıklanacak.

8. ALTIN BAMYA ÖDÜLLERİ

Türkiye sinemasındaki cinsiyetçiliğe dikkat çekmek amacıyla verilen Altın Bamya anti-ödülleri. 8. kez sahiplerini bulacak ve “Gelecek yıllarda ödül verecek aday bulamamak dileğiyle” yola çıkılan Altın Bamya Ödülleri’ni www.altinbamya.org adresinden bu yıl internet üzerinden oylayarak izleyiciler belirleyecek.

FİLMMOR FESTİVAL KARTI

Festivalin İstanbul mekanlarından Pera Müzesi ve İstanbul Modern’deki filmler 10 TL’lik biletler yanında tüm salonlar ve film gösterimlerinde geçerli olan 50TL’lik Filmmor Festival Kartı ile; diğer şehirlerdeki tüm gösterimler ücretsiz olarak izlenebilecek.

14. YILDA 7 ŞEHİRDE

12-20 Mart’ta İstanbul’da Pera Müzesi, İtalyan Kültür Merkezi, Aynalı Geçit ve İstanbul Modern’de sinemaseverlerle buluşacak olan festival, İstanbul’un ardından 26-27 Mart tarihlerinde Hatay’da olacak. 2-3 Nisan’da Adana’ya, 9-10 Nisan’da Bodrum’a, 16-17 Nisan’da Mardin’e, 23-24 Nisan’da İzmir’e gidecek festivalin yolculuğu 29-30 Nisan’da Van’da sona erecek. 14. Filmmor Kadın Filmleri Festivali, 12 Mart’tan itibaren 7 şehre, dayanışmayla yaşamak ve yaşatmak dileğiyle geliyor.

14-filmmor-kadin-filmleri-festivali-geliyor,-5HQExcOiEiDhHAgEn88Sw

Ludus Ensemble, 7 Mart Pazartesi günü Martı Klasiklerinde “Sıra dışı bir kadının müzikli dünyası: Clara Schumann” başlıklı dinleti-söyleşinin konuğu.

 Dinletinin söyleşi bölümünü Aydın Büke idare edecek.

Ludus Ensemble, Martı Klasikleri dahilinde, Dünya Kadınlar Günü için 7 Mart Pazartesi saat 20’de  Martı İstanbul Hotel’de düzenlenen müzikli söyleşide Clara Schumann’ın Piyano Trio’su ile kadın duyarlılığının izini sürüyor.

Dinletide Ludus Ensemble’ın üç değerli üyesi; Banu Selin Aşan- Keman & Seren Karabey – Viyolonsel & Elif Gökçe Tuğrul – Piyano yer alıyor.

“Romantizmin Işığı Clara ” kitabının yazarı Aydın Büke, “19.Yüzyılda Kadın Besteci” olmak üzerine müzisyenlerle sohbet ediyor.

Ludus Ensemble’ın muhteşem yorumu ve değerli müzisyen ve yazar Aydın Büke’nin genç müzisyenler ile sohbeti kaçırılmaz.  Anısı belleklerde kalacak bu harika geceye eşlik etmek isteyen müzikseverlerin biletleri Biletix ve konser öncesi Martı Otel’den temin etmeleri mümkün. Ludus Ensemble Dünya Kadınlar Günü konserinin  biletleri,  tüm kadın ve emekli dinleyeciler için indirimli!

“Ludus Ensemble, 2013 yılında, eğitimlerini Mimar Sinan Güzel Sanatlar Üniversitesi Devlet Konservatuvarı’nda almış dört genç müzisyen tarafından kuruldu. Banu Selin Aşan, Tuna Erten, Seren Karabey ve Elif Gökçe Tuğrul, Ludus Ensemble’ı kurarken, 2000li yıllarda İstanbul’da yaşayan genç klasik müzik yorumcuları olarak, ülkeler ve kültürler arası sınırların şeffaflaştığı, geçmiş ve günümüz sanatının birbirini zenginleştirdiği düşüncesini çıkış noktası edindiler.

 Dünyanın farklı coğrafyalarından ve zaman dilimlerinden bestecilerin eserlerini yorumlamak, Ludus Ensemble’ın üyelerine, zamanın ve mekanın sürekli değiştiği bir oyuna dahil olmak hissini verdiğinden, oluşumlarına isim olarak Latince ‘oyun’ anlamına gelen ‘ludus’u’ seçtiler.

Ludus Ensemble, dinleyicilerini zaman ve mekan ötesi yolculuklara davet ederek, klasik müziğin heyecan veren renkli dünyasını paylaşmayı hedefliyorlar. Ludus Ensemble üyeleri (keman,viyolonsel, piyano) 2014 Ekim’den beri Türk Eğitim Vakfı Güsel Bilal Yurt dışı Bursu ile Hamburg Hochschule für Musik und Theater’de Prof.Niklas Schmidt ile ‘Oda Müziği’ yüksek lisans çalışmalarına devam ediyorlar.”

Ludus Ensemble diğer konserleri:
– 12 Mart Ayvalık Uluslararası Müzik Akademisi Kış Konseri AIMA Yalısı

– 14 Mart Bodrum

– 16 Mart Summart Sanat Merkezi / İSTANBUL

Ludus Ensemble bu konserde Fransız besteci Jean Francaix’nin triosu, Arjantinli bandoneon sanatçısı ve besteci Astor Piazzolla’nın 4 Mevsim’i ve Amerikalı besteci Paul Schoenfield’in Cafe Music’ini seslendirecek olan Ludus Ensemble, Summart’ta gerçekleştireceği bu konserde dinleyicilerini caz etkilerinin hissedileceği farklı bir dünyaya çağırıyor.. 

7 Mart Pazartesi Ludus Ensemble Martı Klasiklerinde1

http://www.summart.org/tr/summart-sahne/gelecek-etkinlikler/ludus-ensemble/i-178
– 10 Nisan Jesteburg/Hamburg

– 19-20-21 Mayıs Avusturya Turnesi

– 31 Mayıs Süreyya Operası

– 16 Haziran Laeiszhalle/Hamburg