Şunun için etiket arşivi: Meksika

23 Ocak-3 Şubat 2013 tarihleri arasında düzenlenen 42. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nde son düzlüğe yaklaştıkça ‘Altın Kaplanyarışması’nın tablosu da bir o kadar netleşiyor. Ben de hız kesmeden iki gün önce ele aldığım altı filmin devamında bu sefer görücüye çıkma sırasıyla ikinci altılığı masaya yatırdım. Böylece “Gözetleme Kulesi” ile birlikte sayısı 16’yı bulan yarışma rekabetçilerinin 13 tanesini değerlendirmiş oldum. Bu seferki film toplamının ise kapitalizm odağından toplumsal şiddetin yol açtığı yalnızlık portrelerine taşra ya da şehirden bakış atmasıyla sivrildiği söylenebilir. Salı ve Çarşamba izlediğim eserleri içeren bu zaman diliminin en iyisi “Halley” olurken, Altın Kaplanyarışmasıyla ilgili genel değerlendirmeyi Cumartesi yapacağımı da eklemeliyim.

Habertürk muhabiri Kerem Akça, Altın Kaplan yarışmasında yer alan altı filmi değerlendirdi

İki gün önce yarışmanın ilk düzlüğünü değerlendirdiğimde büyük oranda ‘el/omuz kamerası’ kullanımının hakimiyetine dikkat çekmiştim. Bunun üzerine ‘cinsel uyanış/arayış’ meselesinin de merkezi konuma yerleştiğini eklemiştim. Ancak sanki 42. Uluslararası Rotterdam Film Festivali’nin Altın Kaplan yarışmasında ‘cinsellik’ ve ‘şiddet’ odağından ‘cüretkar’ duran özgürlükçü filmler ayrı ayrı kümelenmiş gibi.

Bu iki günde rahatsız edici filmler öne çıktı

Zira bu yazıda ele alacağım altı filmden dördü, rahatsız edici yaklaşımları, huzursuzluk veren anlatıları ve sansüre karşı hareketlenme meraklısı dramatik yapılarıyla öne çıkmaya çalışıyorlar. Özellikle ‘ilk altılık’ın 1.85:1 formatında daha yakın ölçekli objektifleri tercih etme arzusu, ikinci ‘altılık’tan üç tane 2.35:1 kullanan eserle bir anlamda tersine dönmüş.

Bu konuda Hollanda etiketli ürünü belki ayırabiliriz. Ancak üzerine basmalıyız ki Avusturya ve Meksika temsilleri bunu ‘popüler’lik olsun diye yapmıyorlar. Daha ziyade hikayelerine, temalarına ve ideolojilerine uyduğu için canlandırma gereği duyuyorlar.

Halley”, zombi filminin alışık olduğumuz kurallarını yıkıyor

Bu iki günün en çok beğendiğim eseri, sektörde kurguculuk da yapan Sebastian Hoffman’ın sinematografisini ve yönetmenliğini üstlendiği hiççi zombi filmi “Halley” oldu. “Dummy Jim” ile beraber şimdiye kadar adaylar arasında bu en dikkat çekici eser, resim tablolarını andıran “Andrei Rublev” (“Andrey Rublyov”, 1966) görünümlü mizansenlerini David Cronenberg, Wojciech Has ve M. Night Shyamalan’ı andıran bir atmosferle dolduruyor. Daha iyi tanımlamak gerekirse gotik korku omurgası body-horror gelenekleriyle yoğrulup zombi filmine bir karışım hazırlanıyor derim.

Kapitalizm hastalığının sıkıştırdığı bir gece bekçisine odaklanan eserin, sinemaskop oranında yakın planların, garip açıların ve röntgencilik duygusunun üzerinden bir ‘sabit kamera’ sınavı verdiği söylenebilir. Bunu yaparken son bölümdeki ‘hipnotik’ ve ‘mitik’ havaya bürünmesi de not düşülmeli. Ancak esasen grinin tonlarını canlandırıp belli bölümleri flu bırakırken ‘sanrı’ izlenimi yaratan kadrajlarıyla ‘arşivlenesi’ bir seviyeye ulaştığı bir gerçek. Hofmann belli ki ilerleyen dönemde işlevleriyle adından söz edeceğimiz bir isim olacak.

Zira zombi filminde böylesi minimal ve atmosfer yüklü yaklaşıma rastlamak pek mümkün değilken, özellikle de alt türün kalıplarının uzun süredir görmediği bir şekle sokulması ‘ibret veren karakter’i anlamlı kılıyor. Adeta bir yaşayan ölünün gözünden dünyaya bakarken, kapitalizmin yol açtığı yalnızlık sıkıntısının ‘ölüm’le ilişkilendirilebilecek melankolik bir ruh halinin temsilcisine dönüştüğü görülüyor.

Avusturya ve Hollanda temsilcileri sinemaskopu iyi kullanamıyor

Bunun yanında Daniel Hoesl’ın “Soldier Jane”i (“Soldate Jeannette”) ve Guido Van Driel’i “The Resurrection of a Bastard”ı (“De Wederopstanding Van Een Klootzak”) de aslında sinematografik açıdan bakınca kendi dünyalarına uygun hareket ediyorlar. Ancak bunlardan birincisinin bir suçlu/kiralik katil hikayesinin çevresine Haneke’vari huzursuz edici sekanslar yerleştirirken fazla serbestlikten çektiği kesin. Zira yönetmenin kadrajlarının ruhsuzluğu, Avusturya sinemasının ‘minimalist’ geleneğindeki mat renkler ve alan derinliği odaklı ‘iletişimsizlik’ bazlı alışkanlığı yakalayamamasını sağlıyor.

“The Ressurrection of a Bastard” ise Van Driel’in ilk yönetmenlik denemesinde sadece birkaç sinematografik anla anılmasına alan açıyor. Yılmaz Erdoğan’ın “Organize İşler”deki (2005) ‘görgüsüz’ helikopter kamera kullanımını zaman zaman akla getiren eser, özünde kültürel bir kara komedi. Ancak bu alanın kalıplarını uygularken karakterlerinin çekiciliğine bel bağlamayı ya da dramatik açıdan TV geleneğinin dışına çıkmayı beceremiyor. Bu da çizgi roman zeminini iyi değerlendiremeyen filmi, ‘déjà vu’ hissiyatıyla tüketilen bir tür denemesine olmaktan kurtaramıyor.

Slovakya çıkışlı bir Alman filmi izlenimi yaratan “My Dog Killer” (“Môj Pes Killer”), ülkedeki Neo-Nazi grubuna takılan ana karakterinin nefretine ve ırkçı duruşuna odaklı ilerliyor. Yalnızlığı çerçevesine alırken kaydırmalı kamera hareketiyle onu kavrayan ‘gözetleyici’ denebilecek uzun planlar içeriyor. Gaspar Noé, Andrei Tarkovsky ve Michael Haneke arasından filizlenen bir huzursuzluk yaratıp ‘gerçekçi’ bağlanmasıyla da 1.85:1 oranında belli bir mesafe katetmeyi beceriyor. Özellikle de ülkesine bakınca, ‘köy hayatı’nda yaşananları kültürel bir şiddet dışavurumu hikayesine çevirmesiyle “Soldier Jane”in üzerinde seyrediyor orası kesin!

Bu zaman diliminin en zayıf halkası “Karaoke Girl”

Ele aldığım toplamda ‘şiddet’ içeriği bulundurmayan iki eser ise bunların arasında ‘köşeye itilebilecek’ yapıtlar sunuyorlar nihayetinde. Bunlar arasında ‘en zayıf halka’ gibi görünen Tayland filmi “Karaoke Girl”ün (“Sao Karaoke”) ‘cinsel uyanış’ odaklı ve ‘el kamerası’yla çekilmiş ilk bölümdeki eserlerin arasına dahil edilecek bir kültürel hayat kadınlığı kimliği portresi sunduğu söylenebilir. Ancak bunu pembe dizisel bir yaklaşımla harmanlayıp cinsellik dozajı ve sınırları zorlama adına “Longing for the Rain”den (“Chunmeng”) farklı bir seviyeye ulaşamadığı ortada.

Yarışmanın ikinci Meksika çıkışlı eseri “Penumbra” ise bir anlamda “Gözetleme Kulesi” ile birlikte en belirgin safkan minimalist sinema yapıtını sunması sebebiyle ‘ayrıksı’ bir görünüme kavuşuyor. Ancak Eduardo Villanueva’nın da Esmer gibi ‘çiçekler, böcekler, ağaçlar ve yürüyüşler’ odağından dışarı çıkamayınca ‘taşra/doğa güzellemesi’nden öteye gidemediği söylenebilir.

 

Öyle ya da böyle, olmuş ya da olmamış fark etmeksizin şimdiye kadar her türlü tabandan yaklaşımlar gördüğümüz 13 filmden söz edebiliriz. Bu noktada iki Hollanda, iki Meksika ve iki Tayland ürününün bu duruma neler kattığı da incelenmeli. Kesin olan bir şey varsa o da bu ilk ve ikinci filmlerin genel anlamda yeni bir şeyler geliştirme sevdasının gayet belirgin olması. Ancak bir diğer bilinçlendirici not, sanki Avrupa toplumunun insanları sevgisizliğe iterek şiddete ve rahatsız edici görüntülere yol açtığı konusu olmalı. Böylece ‘aşırı’lıklar odağından akan yarışma filmlerinin ikinci ana kalbi ortaya çıkıyor.

Kerem AKÇAYA’a göre Festivalin programındaki en iyi 10 film:

1-Blancanieves

2-The Fifth Season (La Cinquième Saison)

3-Dummy Jim

4-Halley

5-The Master

6-Gergedan Mevsimi (Fasle Kargadan)

7-Spring Breakers

8-Lore

9-Stoker

10-They’ll Come Back (Eles Voltam)

Kerem AKÇAYA’a göre Altın Kaplan yarışmasının en iyi 5 filmi:

1-Dummy Jim

2-Halley

3-They’ll Come Back (Eles Voltam)

4-It Felt Like Love

5-The King (Su Re)

 Kaynak : [-]  Kerem Akça

Genç küratörlere destek vermek, güncel sanat alanında yeni projeleri teşvik etmek ve küratöryal çalışmalara olan ilgiyi arttırmak için gerçekleştirilen Akbank Sanat Uluslararası Küratör Yarışması 2012’yi Meksika’lı Alejandra Labastida kazandı.
Bu yıl ilk kez düzenlenen yarışmaya; Belçika, Bulgaristan, Finlandiya, Fransa, Almanya, Macaristan, İtalya, Polonya, Portekiz, Romanya, İskoçya, Sırbistan, İspanya, İsveç, İsviçre, Hollanda, Birleşik Krallık, Türkiye, Mısır, Fas, Senegal, İran, Rusya, Ukrayna, Avustralya, Yeni Zellanda, Brezilya, Guatemala Cumhuriyeti, Meksika, ABD, Kanada, Singapur, Tayvan ve Japonya gibi ülkelerden 100’ü aşkın küratör başvurdu.Kudüs Al-Ma’mal Güncel Sanat Vakfı Direktörü ve Darat Al Funun, Khalid Shoman Vakfı Sanat Direktörü Jack Persekian, CCA Glasgow Direktörü ve Glasgow School of Art Öğretim Görevlisi Francis McKee ve küratör Başak Şenova’dan oluşan yarışma jürisi tarafından yapılan değerlendirme sonucu, Alejandra Labastida birinciliğe layık görüldü.Alejandra Labastida’nın sunduğu sergi önerisinin kavramsal çerçevesinde yer alan fikirleri son derece zengin bulan jüri, projeyi öne çıkaran kavramların; kendine mal etme, olaylara atıfta bulunma, tarihsel parçalar ve olayları yorumlama olduğunu belirttu.Alejandra Labastida’nın yarışmada birincilik kazanan sergisi; 19 Şubat – 27 Nisan 2013 tarihleri arasında Akbank Sanat’da gerçekleştirilecek. Sergi kapsamında performanslar, konferanslar ve gösterimler düzenlenecek.

Alejandra Labastida 


Alejandra Labastida (Meksika, 1979) Iberoamericana Üniversitesi Tarih Bölümü mezunudur. Estetik, sanat kuramı ve felsefe konularındaki eğitimine devam ederken küratöryel araştırma ve çalışmaları, sanat ve siyasetin kesişme noktaları üzerine odaklanmaktadır. 54. Venedik Bienali’nde (2011) Meksika Pavyonu’nun asistan küratörlüğünü yapmıştır. 7. Berlin Bienali’nde (2012) “İhtiyaç Zamanlarında Küratörlük” başlıklı Küratöryel Çalıştay’a katılmıştır. Halen, 2008 yılından bu yana Küratörlük Bölümü’nde çalışmakta olduğu Meksika MUAC’ta (Üniversite Güncel Sanat Müzesi) Yardımcı Küratör olarak görev almaktadır. Yakın zamandaki küratöryel projeleri Petit mal, Ergo materia, Arte Povera, For the love of dissent ve A partir de mañana, Todo’yu içermektedir.

17. Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali’nde ünlü gitar virtüözü Cem Duruöz’ün “Anadolu’nun Hazineleri ve Ötesi” adlı konseri, Bostonlu müzikseverleri büyüledi.

17. Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali kapsamında düzenlenen konserde Duruöz, düzenlemelerini kendisinin yaptığı geleneksel Türk müziği eserlerinin
yanı sıra Arjantin, İspanyol ve Venezuelamüziğinden de örnekler sundu.

Müzik kariyerine Türkiye’de Ulusal Gitar Yarışması’nda birincilik kazanarak başlayan Cem Duruöz, San Francisco Konservatuvarı’ndan yüksek lisans derecesi alarak kariyerine devam etti. Daha sonra dünyaca saygın müzik okulu Juliard’ta Sharon Isbin’le müzik çalışmalarını sürdürdü.

Bugüne kadar Arjantin, Brezilya, Bolivya, Peru, Japonya,Fransa, Yunanistan, İspanya, İngiltere, Polonya, Meksikagibi ülkelerde ve ABD’nin Carnegie Hall gibi seçkin konsersalonlarında başarılı konserler veren Cem Duruöz, halen Wesleyan Üniversitesi’nde öğretim üyeliği yapıyor ve bir yandan da dört kıtada resital ve konserler vermeye devam ediyor.

Boston Türk Festivali Direktörü Erkut Gömülü, başta İngiltere’de yayınlanan saygın “Classical Guitar” dergisi olmak üzere, müzik otoriteleri tarafından gitar tekniğinden övgüyle söz edilen ve “olağanüstü yetenekli bir müzisyen” olarak tanımlanan dünya çapındaki bir virtüözü festival çatısı altında müzikseverlerle buluşturabilmenin kendileri için büyük bir mutluluk ve gurur kaynağı olduğunu söyledi.

1996’dan bu yana her yıl yapılan Boston Türk Kültür ve Sanat Festivali, “Anadolu’nun Renkleri” temalı festival programıyla sergiler, sunuşlar, atölyeler, konserler, film yarışması, Türk mutfağının tanıtımı gibi geniş bir yelpazede düzenleniyor.

Festivalin ana sponsorluğunu Turkish Cultural Foundation (TCF), Kültür ve Turizm Bakanlığı ve Türk Hava Yolları yapıyor.

 

Kaynak : [-]

Bugün “Fotoğraf Eğitmenimiz”  “ Damla YEDİSAN ” ile fotoğraf ve Fotoğrafçılık Kurslarımıza ait özel bir site ( http://www.fotografcilikkurslarim.com )yapımı ve şekli hakkında telefon görüşmesi yaptık ve ardından siteyi biraz inceledim sonra diğer sanat sitelerine göz atmaya başladım ki fotoğraf sergisi olarak aşağıdaki haberi gördüm… Haberi okuduktan sonra google’da biraz araştırma yapınca sizlerle de paylaşmak istedim.  “Bilgi paylaştıkça büyür.” değil mi?

 

Tina Modotti

İtalya’daki yoksulluktan Hollywood’da başrole… Entelektüellerin gözdesi ‘çılgın’ partilerden Komünist Parti üyeliğine… Vatansızlıktan savaş meydanlarına… Herkesi etkileyen güzellikten ‘hafifmeşreplikle’ damgalanmaya… Tarihin önemli fotoğrafçılarından Tina Modotti’nin fotoğrafları, efsanesine yakıştıramadığımız bir sessizlikle Cihangir Sanat Galerisi’nde bekliyor.

İtalya’da yoksul bir ailede başlayan yaşamı, dünyanın dört bir yanında fena halde fırtınalı biçimde seyrederken, yolu Hollywood’da başrollere de düşmüş Avrupa’da ajanlığa da… Etkisinden kolay kaçınılmayan bir güzelliğe sahipmiş. Yaşamının bir kısmında entelektüel camianın katılmak için can attığı çılgın partilere ev sahipliği yaparken, bir kısmını militan bir komünist olarak geçirmiş, bir kısmında ‘hafifmeşrep’ ve ‘tehlikeli’ bir kadın sıfatıyla damgalanmış…

Dünyanın farklı yerlerinde bulunmasına, vatansız yaşamasına karşın en yaygın iki sıfatıyla belirtirsek; ‘Meksikalı’, ‘devrimci fotoğrafçı’ Tina Modotti’den (1896-1942) söz ediyoruz. Fotoğraf sanatında kalıcı bir iz bırakmış; eserleri önemli müzelerin koleksiyonuna girmiş Modotti’den…

Ölümünden uzunca süre sonra dünyada tekrar hatırlanması 1991’e denk geliyor. O yıl, Modotti’nin 1925’te çektiği ‘Güller’ adlı fotoğrafı açık artırmaya çıktığında, o zamana kadar bir fotoğraf için ödenen rekor fiyata; 165 bin dolara satılmıştı.

SESSİZ SEDASIZ BİR SERGİ  
Modotti’yi bugün hatırlamamızın vesilesiyse İstanbul’da açılan ‘Yeni Bir Bakış’ adlı sergi. ‘Renkli’ hayat hikâyesine sahip önemli bir sanatçının yolu Türkiye’ye düştüğünde çektiği büyük ilgiye; sanatseverliğimizin göstergesi olarak, mesela hikâyesinin sosyal medyada dilden dile dolaşmasına artık alışkınız. Konumuz bu durumu tartışmak değil ama ‘sanatseverlik’ ilgisini fazlasıyla hak eden Modotti’yi İstanbul’a getiren serginin, 19 Temmuz’da Cihangir Sanat Galerisi’nde sessiz sedasız açılması dikkat çekici…

Bu notun ardından iki öneri; sergiye giderken konuya az da olsa çalışmış olmak önemli. Yoksa bir zamanların Meksikasının yoksul yaşamından görüntüler aktaran, küçük siyah beyaz kareler size pek fazla şey ifade etmeyebilir.

Dilerseniz, ‘konuya çalışma’ meselesiyle bağını kurabileceğiniz ikinci önerimizse bir kitap. Margaret Hooks’un Agora Kitaplığı’ndan çıkan, ‘Devrimci Fotoğrafçı Modotti’ adlı kitabı, akıcı bir dille yazılmış, ‘renkli’ bir portreyi aktarıyor. Biz de bu yaşam öyküsünde hızlı bir tur atalım.

İtalya’da altı çocuklu yoksul bir ailenin, küçük yaşta okulu bırakıp fabrikada çalışmak zorunda kalacak ikinci çocuğu olarak dünyaya geldi Modotti. Babası iş için ABD’ye gittiğinde, 12 yaşındayken bir ipek fabrikasında çalışmaya başlamıştı. 1913’te New York’taki babasının yanına gitmesiyle yeni bir dünya tanıdı; kaldığı ‘Küçük İtalya’ bölgesi aynı zamanda sanatçıların merkeziydi. Modotti böyle bir ortamda vaktinin önemli kısmını tiyatro ve opera izlemeye ayırıyordu. Tanıştığı ABD’li ressam Roubaix de I’Abrie Richey (Robo) sayesinde bir adım daha atıp ‘camiaya’ karışacaktı. 18 yaşına bastığında bazı yerel tiyatrolarda rol alarak yeteneğini gösterme fırsatı bulmuş, küçük çaplı bir üne kavuşmuştu bile.

HOLLYWOOD VE MEKSİKA
Hedefi Robo’yla birlikte Hollywood’a gitmekti. 22 yaşındayken bu hayalini gerçekleştirdi ve bir yıl sonra ‘Kaplanın Postu’ adlı filmde başrolü kaptı. Robo’yla Los Angeles’a gittiğinde evlenmişti. Modotti’nin, entelektüel çevredeki ününün yaygınlaşmasında oyunculuğunun yanı sıra önemli bir neden daha vardı; herkesin hemfikir olduğu güzelliği. Eşiyle birlikte düzenlediği entelektüel tartışma toplantılarında da, eğlenceli partilerde de herkesin odağındaki kişi aynıydı; Modotti.

Âşıklarının sayısı hiç de az değildi. O sıralarda Los Angeles’ın yolunu tutan diğer bir kişi, adı fotoğrafın efsaneleri arasında anılacak Edward Weston’dı.

Modotti, Robo’yla ilişkisindeki duygusal bağ gevşediği sırada Weston’la yakınlaştı. Robo Meksika’ya gitmişti. Modotti de peşinden gitmeyi aklından geçirmeye başlarken, 1922’de onun bir hastalık sonucu hayatını kaybettiğini öğrendi. Ertesi yıl, Hollywood’un kendisine göre olmadığını düşünen Modotti’yle Meksika’ya gitmek Weston’a nasip oldu.

O yıllarda Meksika entelektüeller için cazip bir yerdi. Siyasi devrim yaşanmıştı ve canlanan kültürel ortam dünyanın pek çok yerindeki sanatçıları çekiyordu. Modotti ve Weston, bir tür Rönesans’ın yaşandığı Juarez bölgesine taşındılar. Modotti, Weston’ın önerisiyle fotoğraf çekmeye başlamıştı. Bu alanda da yetenekliydi ve iyi bir fotoğrafçı olarak kabul görmesi için bir yıl yetecekti. Evdeki ‘çılgın partiler’ dönemi tekrar başlamıştı.

Daha çok ‘Frida’ filmiyle birlikte tanıdığımız, büyük ressam Diego Rivera da partilerin konukları arasındaydı. Rivera’yı, büyük aşk yaşadığı diğer ressam Frida Kahlo’yla partilerin ev sahibi Modotti tanıştıracaktı. Filmi izleyenler, bir sahnede Frida’yla etkileyici biçimde tango yapan kadını hatırlayacaktır; işte o ‘bizim’ Modotti’ydi.

Modotti’ye aşina olduğumuz başka bir şeyden söz etmek de mümkün; bizzat Weston’ın çektiği, epey yaygınlaşmış nü fotoğrafları… Öyle ki, “O nü fotoğrafları olmasaydı bugün Modotti’yle ilgilenir miydik?” sorusunu soran sanat tarihçileri vardır. Yanıtı, önceki satırlarda kitabından bahsettiğimiz Hooks veriyor; “Kesinlikle evet. Yoksa 1991’de Sotheby’s’deki açık artırmada, ‘Güller’ fotoğrafı 165 bin dolara satılabilir miydi?”

Tekrar Modotti’nin partilerine ve Weston’a dönelim. Daha doğrusu Modotti’nin bu ikisiyle arasındaki bağın kopmasına, yaşamının bir kez daha radikal biçimde değişmesine… Modotti’nin, evinde partiler düzenlemeyi bırakması, Weston’la arasındaki bağın kopması, politikaya gittikçe daha fazla ilgi duymasıyla aynı günlere denk geliyor. Ve fotoğraf makinesini yoksul Meksikalılara çevirmesiyle…

AJANLIĞA GİDEN YOL
Modotti 1927’de, 31 yaşındayken katıldığı Meksika Komünist Parti’sinde, partinin gazetesi için foto muhabirliği yapmak gibi aktif görevler üstlenmişti. Fakat kötü günler yaklaşıyordu. 1929’da, birlikte yaşadığı sevgilisi, parti üyesi Antonio Mella’nın öldürülmesinden sorumlu tutulduğunda yalnızca tutuklanmadı; komünistleri aşağılayan bir kampanyanın hedefine yerleştirildi ve ‘hafifmeşrep’, ‘tehlikeli’ bir kadın olarak damgalandı. 1930’da, bu kez Meksika başkanına yönelik bir suikasttan sorumlu tutulduğunda ülkeden sürüldü.

Berlin’e gitti. Canlı bir sanat ortamı ve fazlasıyla fotoğrafçı vardı. Avangart sanat ortamında kendisini geliştirecek maddi imkânlara sahip değildi. Bunalıma girdi, fotoğraf çekmeyi bıraktı, komünistler arasında nam sahibi bir arkadaşıyla Moskova’ya geçti. Komünist Parti içinde aktif roller üstlendi ve Sovyetler Birliği’nin, Avrupa’da çalışan gizli görevlileri arasında yer aldı.

Katıldığı İspanya İç Savaşı’nda komünistler yenildiğinde New York’a gitmek istiyordu ama ABD bu isteği kabul etmedi. Kendisini, kimliksiz geldiği, takma isimle yaşayacağı Meksika’da buldu. Sovyetler Birliği ile Nazi Almanyası saldırmazlık anlaşması imzalamıştı ve Modotti, Komünist Parti’ye olan güvenini kaybetmişti. Depresyon dönemi tekrar başlamıştı. 5 Ocak 1942’de, arkadaşlarıyla gittiği akşam yemeğinden dönerken kalp krizi geçirdi. Hemen her efsane kişilik gibi Modotti’nin ardından, ölümünün nedenleri hakkında söylentiler üretildi. Pablo Neruda da şiir yazdı.

SERGİ CİHANGİR OTOPARKINA GİZLENMİŞ GİBİ
Meksika Başkonsolosluğu’nun desteğiyle, Modotti’nin 26 fotoğrafının sergilendiği yer, Beyoğlu Belediyesi’ne ait Cihangir Sanat Galerisi. 15 Ağustos’a kadar ziyaret edebilirsiniz. Galeri, üstü çocuk parkı olarak düzenlenmiş, bir kısmı yeraltında kalan Cihangir’deki katlı otoparkın içindeki salonlardan birinde kurulmuş. Fakat eğer daha önce galeriye gitmediyseniz bulmanız kolay olmayabilir. Zira Modotti sergisiyle ilgili afişler, işaretler bir yana; galeriyi gösteren herhangi bir işaret de yok. Otoparkın giriş kapısından içeri girip galeriye ulaşmaya çalışırsanız işiniz zor; epey bir dolanıp bulamama ihtimaliniz var. Kısa yol, otoparkın üstündeki, ilk bakışta fark edilmeyen merdivenden aşağı inip galeriye girmek.

 Aşağıda galeride sanatçıya ait fotoğraflardan seçme fotoğrafları bulabilirsiniz.

Kaynak : [-]  Eyüp Tatlıpınar


İtalyan fotoğrafçı Galimberti dünyayı dolaştı, farklı sosyal statülerden çocukları oyuncaklarıyla görüntüledi. Fotoğrafçı, oyuncakların çocuklardan çok ailelere dair fikir verdiği kanısında

İtalyan fotoğrafçı Galimberti

 

Gabriele Galimberti 18 ay boyunca dünyanın çeşitli yerlerinden 3-6 yaş arası çocukları, oyuncaklarıyla birlikte fotoğrafladı.Meksika ’dan Lübnan’a, Hindistan ’dan Malavi’ye çok sayıda ülkede farklı gelir gruplarından ailelerin çocuklarıyla zaman geçiren Galimberti, “Çocukların hepsi aynı aslında, sadece oynamak istiyorlar” diyor. Oyuncakların, çocuklardan çok ailelerin yaşamlarını yansıttığını söyleyen fotoğrafçı, zengin çocukların oyuncaklarını daha çok sahiplendiklerini anlatıyor: “Varlıklı ailelerin çocukları başlarda dokunmama izin vermedikleri oyuncaklarını, onlarla oynamaya başladığımda paylaştı. Fakir ülkelerde çekim yapmak daha kolay oldu. Bu ülkelerdeki çocuklar sadece iki ya da üç oyuncağa sahip olsalar bile, onları paylaşmaya daha açıklar.” Fotoğrafçı, Afrikalı çocukların daha çok plastik hayvan figürlerini sevdiklerini anlatıyor: “Çünkü bu oyuncakların geceleri kendilerini tehlikeden koruyacağını düşünüyorlar.”

Abel Sientes Armas

Abel Sientes Armas, 4, Nopaltepec, Meksİka : Mexico City’nin 500 km güneydoğusunda küçük bir kasabada yaşıyor. Şekerkamışı kamyonlarını görerek büyümüş.

Chİwa Mwafulİrwa, 4, Mchİnjİ, Malavİ: Chiwa annesinin su taşımasına yardım ediyor. Bu üç oyuncak bir STK çalışanından hediye. En sevdiği, onu koruyacağına inandığı dinozoru.

Maudy Sİbanda, 3, Kalulushİ, Zambİya: Maudy’nin köy okulunda tek sınıf var. Muhtemelen bir kamyondan düşmüş gözlük kutusunu bulmalarıyla çocuklar ‘oyuncağa’ kavuşmuş.

Taha

Taha, 4, Beyrut, Lübnan: Taha Filistin ’de doğmuş ancak kalabalık bir mülteci kampında büyümüş. Fotoğraftaki araba sahip olduğu tek oyuncak ve ona gözü gibi bakıyor.

Tangawİzİ Murİİthİ

Tangawİzİ Murİİthİ, 3, Keekorok, Kenya : Masai kabilesinde bir çamur kulübede doğdu. Köyde oyuncağı olan tek çocuk. Ona da bunu bir turist vermiş. Geceleri oyuncağıyla uyuyor.

Radhİka Vachanİ, 6, Mumbaİ, Hİndİstan : Radhika’nın favorisi kutu oyunları. En sevdiği oyun Monopoly, otel ve ev inşa etmeyi seviyor. Mumbai’nin en pahalı semtinde yaşıyor.

 

 

 Kaynak : [-]

Türkiye’nin ilk Uluslararası Sokak Sanatçıları Festivali 2-3 Haziran’da Marmara Forum ve Forum İstanbul’da başlıyor. Dünyanın dört bir tarafından,  12 farklı ülkeden gelecek olan uluslararası sokak sanatçıları bu festivalde buluşuyor. 

1.sokak festivali

Marmara Forum ve Forum İstanbul, sanatseverleri sokak festivalinde bir araya getiriyor. Londra Covent Garden’da, Paris’te Opera Meydanı’nda rastladığınız ve hayranlıkla izlediğiniz

sokak sanatçıları  2-3 Haziran’da İstanbul’da bir araya gelecek.

Marmara Forum ve Forum İstanbul renklenecek

Marmara Forum ve Forum İstanbul, farklı ülkelerden alanında profesyonel ve dünyaca ünlü sanatçılara ev sahipliği yapıyor. Gerçekleşecek 17 performanstan; 7 kez Guiness rekorlar kitabına giren, sokak performansları dünya şampiyonu Avustralyalı Space Cowboy; göz kapakları ile ağırlık kaldırıp, en fazla sayıda kılıcı yutacak. İspanya’dan gelecek olan Fabian Gaete Maurire ise 3 dakikada parmaklarıyla portre çizecek; cam bardakla müzik yapan dünyaca ünlü çek asıllı Petr Spatina muhteşem gösterisiyle misafirleri büyüleyecek. 1968’den beri kukla gösterileri gerçekleştiren İspanyol Daniel Loeza kurbağa piyanist ile farklı bir gösteriye imza atacak. İnternette milyonlarca kez tıklanma rekoru kıran aynı anda birçok müzik aleti çalan tek kişilik orkestra Cigo ise neşeli bir show gerçekleştirecek.

Meksika’dan Avustralya’ya, İsveç’ten İspanya’ya kadar dünyanın dört bir tarafından gelen sanatçıların 2 gün boyunca sergileyeceği performansların yanısıra, kabare gösterileri, karikatür çizimi ve pandomim gibi daha bir çok gösteri de bu festivalde olacak.

2-3 Haziran’da Forum İstanbul ve Marmara Forum’un açık otoparkında gerçekleşecek daha önce hiç görmediğiniz bu muhteşem performansları kaçırmayın!

 

15 yaşındaki kemancımız İspanya’da birinci oldu!

Elvin Hoxha

Genç Keman Virtüözü Elvin Hoxha, klasik müziğin en prestijli festivallerinden biri olan “Noche en Madrid “festivalinde yaşları 7-27 arasında değişen 53 rakibini geride bırakarak birinciliği kazandı.

Elvin Hoxha,  Güher-Süher Pekinel tarafından başlatılan ve Onduline Avrasya tarafından desteklenen “Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler” projesi kapsamında seçilen ve burs alan yetenekli gençlerden biri…

Türkiye’nin müzik alanında üstün yetenekli gençlerini keşfetmek amacıyla Güher-Süher Pekinel tarafından başlatılan ve Onduline Avrasya tarafından desteklenen “Dünya Sahnelerinde Genç Yetenekler” projesi, Türkiye’ye gurur yaşatmaya devam ediyor. Bilkent ÜniversitesiMüzik ve Sahne Sanatları Lisesi, Keman SanatDalı öğrencisi olan Elvin Hoxha, Madrid’de gerçekleşen 2.Uluslararası “Noche en Madrid “festivali yarışmasında  53 yarışmacıyı geride bırakarak birinci oldu. Genç keman virtüözü Elvin Hoxha, dünyanın en saygın müzik festivallerinden biri olan ve İspanya, İsrail, İtalya, Yeni Zelanda,Romanya, Meksika, Yunanistan, Sırbistan, Rusya,Ukrayna, Belarusya, Azerbaycan, Türkiye, Çin gibi dünyanın her yanından yarışmaya katılan 7-27 yaşları arasındaki rakiplerini geride bıraktı.

Elvin Hoxha Konserde

1997 yılında dünyaya gelen Elvin Hoxha, 2006’daMoskova’da düzenlenen ‘Uluslararası Klasik Kültür Mirası Yarışması’nda birincilik, 2007’de ‘2. Gülden Turalı Keman Yarışması’nda birincilik ve ‘Türk Bestecisi Özel Ödülü’ sahibi. 2009’da Polonya’daki ‘Uluslararası 11. Lipinski-Wieniawski Genç Kemancı Yarışması’nda dünya ikincisi ve Andante2010 Klasik Müzik Ödülleri’nden ‘Yılın Çıkış Yapan Genç Müzisyeni’ de seçilen Elvin Hoxha Ganiyev, 2008’de Azerbaycan Cumhurbaşkanlığı Bursu ile de ödüllendirildi.  Elvin Hoxha yeni hedefi olan Eylül 2012’de İsviçre’de yapılacak ‘Young Musicians Tchaikovsky Keman Yarışması’na hazırlanıyor.

Dünyanın en saygın piyano virtüözleri arasında yerlerini alan Güher&Süher Pekinel’in vizyonları ışığında ve Onduline Avrasya’nın desteğiyle, Türkiye’nin müzik alanında “üstün yetenekli gençlerini keşfetmek”  için başlatılan proje, İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya, Mersin veEskişehir’de bulunan konservatuvarlarda gerçekleştirilmişti. Konservatuvarların piyano, keman, çello, flüt, klarinet ve kompozisyon bölümü öğrencileri arasında yapılan seçimler aralarında Elvin Hoxha bulunduğu yetenekli gençleri belirlenmiş ve bu gençlere çeşitli burslar verilerek enstrüman desteği sağlanmıştı.

Milliyet.com.tr

İzmir’de 9-13 Aralık günlerinde yapılacak 4. Uluslararası Egeart Sanat Günleri, 25  Sanatçıları İzmirli sanatseverlerle biraraya getirecek. 

4.EgeArt Sanat Günleri’ne Almanya ABD, 

Avusturya, Avustralya, Belçika, Bulgaristan, 

Çin, Danimarka, Fransa, Finlandiya, 

Hindistan, İngiltere, İtalya, İspanya,

Japonya,  Meksika, Kanada, Kore,

LatviaRiga,  Macaristan,  Rusya,  Polonya,  

Slovakya, Sırbistan ve Yunanistan’dan 

sanatçılarkatılacak. 25 ünlü ressam, seramik ve heykelsanatçısı,  

eserlerini İzmirli sanatseverlere sunacak.

                                                                                                                                                       4. ULUSLAR ARASI EGEART

SANAT GÜNLERİ PROGRAMI

 1 Aralık 2011      Perşembe

Paralel Sergi Alanı Açılışı:

12.00                          “Heykel Sergisi”

Abdülkadir ÖZTÜRK

Swissôtel Büyük Efes, İzmir

7 Aralık 2011      Çarşamba     

18.00 – 19.00             •“Arkeolojinin Gizemli Dünyası”

Ege Üniversitesi Arkeolojik Kazıları Fotoğraf Sergisi

Karşıyaka Belediyesi Hamza Rüstem Fotoğraf Evi Sanat Galerisi

8 Aralık 2011      Perşembe                                              

Sergi Alanları Açılışları:

 

14.30– 15.30              •“Tarihte Yolculuk”  Çömlekten Sanat Objesine…

Seramik Sergisi

47 Usta Seramik Sanatçısı

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Arkeoloji Müzesi

16.30 – 17.30             •“Çin Kaat’ı Sanatı”ndan Örnekler

Nedim SÖNMEZ Koleksiyonu’ndan…

EÜ 50. Yıl Köşkü

17.30– 18.30               •‘’AK,, Giyilmeyen Giysiler Sergisi

Devran MURSALOĞLU

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar MÖTBE Kültür Merkezi

18.30 – 19.30              •“Nev-i Şahsına Münhasır” Seramik Sergisi

Toygan EREN

EÜ Ege Meslek Yüksekokulu Sanat Galerisi

19.30 – 20.30              •”Yanan Heykel” Açılışı

Nina Hole & Ann Charlotte Ohlsson

                                             EÜ Kampüsü

9 Aralık 2011      Cuma

09.00 – 14.00             •“Seramik Çalıştayı”

Toygan EREN

    EÜ Ege Meslek Yüksekokulu Sanat Galerisi

 9 Aralık 2011      Cuma

10.30– 12.00              •4. Uluslararası EgeArt Sanat Günleri Açılış Töreni

–       Saygı Duruşu ve İstiklal Marşı,

–       Açılış Konuşmaları,

–       Prof. Turan Erol’un Sanat Yaşamı ve Onur Ödülünün takdimi,

–       Doğançay Müzesi’nin Tanıtımı ve Kurum Onur Ödülü takdimi,

–       “Türkiye’nin Renkleri” Mini Konser

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı, DEÜ Konservatuvarı ve İZDOB işbirliği ile…

EÜ Atatürk Kültür Merkezi

 12.00 – 19.30             •Paralel Sergi Alanları Açılışları

10.00 – 12.00              •Film Gösterimi:

Karagöz ve Hacivat Neden Öldürüldü (Yön. Ezel Akay)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 12.00 – 12.30             • “Ege’de Sanat Yaşamı” Karma Sergi

• “Bahariye Sanat Galerisi’nden Bir Seçki”

• T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı

Ankara Devlet Resim ve Heykel Müzesi Koleksiyonu’ndan Bir Seçki…

 

T.C. Kültür ve Turizm Bakanlığı İzmir Devlet Resim ve Heykel Müzesi   

14.00 – 16.00              •Film Gösterimi:

Üç Maymun (Yön. Nuri Bilge Ceylan) 

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

 13.30 – 15.30              •Film Gösterimi:

Devrim Arabaları (Yön. Tolga Örnek)                                            

                                    EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 14.00 – 15.30              •‘’EgeArt Genç Sanat Resim Yarışma Sergisi” ve Ödül Töreni

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Denizden Gelen (Yön. Nesli Çölgeçen)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

O da Beni Seviyor (Yön. Barış Pirhasan)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 14.30 – 15.30              •“2. Buluşma”

Eczacıbaşı Vitra Seramik Atölyesi

Adnan Franko Sanat Galerisi

 15.00 – 15.30             •Dinleti

İzmir Devlet Opera ve Balesi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

15.30 – 16.30              •‘’Işık Üniversitesi Baskı Resim Koleksiyonundan Bir Seçki’’…

 

İzmir Büyükşehir Belediyesi Tarihi Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi

 15.30 – 16.30              •‘’Göbekli Tepe Rüzgârı’’ Seramik Sergisi

Erdinç BAKLA

          •‘’Torak’’ Kömürün Dramı Fotoğraf Sergisi

                                   İbrahim DEMİREL

•‘’İnvalid’’ Polaroit Fotoğraf Sergisi

                                    Mehmet KOŞTUMOĞLU

•‘’Doğu’dan Batı’dan’’Fotoğraf Sergisi

Ozan SAĞDIÇ

•“Dünya İnsanı’’ Fotoğraf Sergisi
Yusuf Tuvi

İzmir Büyükşehir Belediyesi Ahmet Adnan Saygun Sanat Merkezi

16.00 -18.00               •Film Gösterimi:

                                    Hayat Var (Yön. Reha Erdem)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

16.30 – 17.30             •“Heykel Sergisi”

Cem SAĞBİL

•“Zeus” Duvar Objeleri Sergisi

Ender GÜZEY

Kaya Thermal Otel Convention Center Sanat 

16.30 – 17.30             •“Karanlık Kutu” Çalıştay ve Fotoğraf Sergisi

Jochen PROEHL

Bornova Belediyesi Uğur Mumcu Kültür ve Sanat Merkezi  Sanat 

 – 18.30             •“Yaşama Dair” Lif Sanatı Sergisi

Dokuz Eylül Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Öğretim Üyeleri

İKSEV İzmir Kültür ve Sanat Eğitim Vakfı Sanat Galerisi

18.00 – 19.00             •‘’Cam Dünyamız’’ Karma Sergisi

 

İşsanat İzmir Galerisi

 18.00 – 20.00             •Film Gösterimi:

Başka Dilde Aşk (Yön. İlksen Başarır)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 18.00 – 20.00             •Film Gösterimi:

Pardon (Yön. Mert Bakkal)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

18.30 – 19.30             •“Boğaziçi’nin Gizemi” Kartpostal Sergisi

Reha KESKİNTEPE Koleksiyonu’ndan…

İzmir Özel Türk Koleji Uşakizade Köşkü Sanat Galerisi

20.30                           •Açılış Konseri

“Tenor Aydın Uştuk ve Orkestra Allegra”

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu

10 Aralık 2011    Cumartesi

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Takva (Yön. Özer Kızıltan)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

11.00 -12.30               •Film Gösterimi:

Vicdan (Yön. Erden Kıral)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

11.00-12.30                •Sunum:

Usta’ya Saygı…

–       İlhan BERK (Şair – Ressam)                    Sunan: Sina AKYOL

–       İlhan KOMAN(Heykeltraş)                     Sunan: Nevzat SAYIN

–       Füreyya KORAL (Seramik sanatçısı)      Sunan: Rabia ÇAPA

–       Ferruh BAŞAĞA(Ressam)                       Sunan: Aydın AYAN

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

13.00 -14.30               •Panel

“Sermaye ve Sanat”

Fiyat Anarşisinde Galeri ve Müzayede İkilemi

Abdülkadir Günyaz,  Kaya Özsezgin, M. Sıtkı Erinç, Ümit GEZGİN

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

13.30 – 15.30              •Film Gösterimi:

Karpuz Kabuğundan Gemiler Yapmak (Yön. Ahmet Uluçay)                                                                              

                                 EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00-15.30                •Film Gösterimi:

Sonbahar (Yön. Özcan Alper)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Sürü (Yön. Zeki Ökten)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

15.00-15.30                •Dinleti

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

15.00-16.00                •Prof. Dr. Doğan Kuban “Osmanlı’dan Cumhuriyete Bir Kültür Çınarı”

Söyleşi ve Kitap İmza Günü

•“Divriği Ulu Cami Kuzey Taç Kapısı”  Fotoğraf Sergisi

Fotoğraflar: Mimar Cemal Emden

Y. Mim: Hasan Basri Habulu Arşivinden …

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

16.00 – 16.30             •Film Gösterimi:

Pandora’nın Kutusu (Yön. Yeşim Ustaoğlu)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

16.30 – 17.30              •Perküsyon Show”

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

•4. Uluslararası EgeArt Sanat Günleri’ni Destekleyen Kurum, Kuruluş ve Sponsorlara Plaket Sunumu

EÜ Atatürk Kültür Merkezi /Tiyatro Salonu

18.30-19.00                •Sunum

“Torak”

Kömürün dramı ve işçi portreleri

İbrahim DEMİREL

EÜ Atatürk Kültür Merkezi/Tiyatro Salonu

20.30                          •Bodrum Oda Orkestrası Konseri

Şef: Naci Özgüç

Solist: Emre Sayarı “Viyolonsel”

Başkemancı / Şebnem Edgü

Sanat Koordinatörü: Numan Pekdemir

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre 

11 Aralık 2011    Pazar  

11.00-12.30                •Film Gösterimi:

Tatil Kitabı (Yön. Seyfi Teoman)

                                   EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

14.00-15.30                •Panel

“Medya, Birey ve Sanat’’
Ayşegül Sönmez, Cem Erciyes, Hüsamettin Koçan, Zeynep Oral

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu

14.00 -15.30               •Film Gösterimi:

Adem’in Trenleri (Yön. Barış Pirhasan)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

15.00-15.30               •Dinleti

Ege Üniversitesi Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuayesi

 

15.30-16.30                •Zeynep Oral – Kitap İmza Günü

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu Fuayesi

16.00-17.30                •Film Gösterimi:

Türev (Yön. Ulaş İnaç)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

 

20.30                          •Konser

“Ephesus Brass” Konseri

İzmir Devlet Senfoni Orkestrası

Solistler: Tevfik Rodos, Polet Yurteri, Şevki Deniz, Renin Yükseler

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

 

12 Aralık 2011    Pazartesi

 

10.30 – 12.00              •Konferans: 

                                    Uluslararası Sanatçılar

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu        
12.30 – 14.30             •Smyrna Bayraklı Höyüğü Kazı Alanı Gezisi

Konferans: Prof. Dr. Meral AKURGAL

Bayraklı Belediyesi Katkıları ile …

14.00-15.30                • Film Gösterimi:

Cazibe Hanım’ın Gündüz Düşleri (Yön. İrfan Tözüm)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Başka Dilde Aşk (Yön. İlksen Başarır)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 15.00 -15.30              •Dinleti

İzmir Devlet Opera ve Bale Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

 15.00 – 16.30             •Konferans:

Uluslararası Sanatçılar

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro 

 

16.00 – 18.00                         •Film Gösterimi:

Babam ve Oğlum (Yön. Çağan Irmak)
EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

17.30                          •Uygulamalı Sunum
“Kaat’ı Sanatı” Muhittin Tamay – Nedim Sönmez
         EÜ 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi


20.30                          •Konser

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

“Turkuaz Esintiler” Oda Müziği Topluluğu

İzmir Büyükşehir Belediyesi Aya Voukla Kilisesi

20.30                          •Dans Gösterisi

“ŞEHİRORMAN”

İstanbul Devlet Opera ve Balesi Müdürlüğü Modern Dans Topluluğu

                        EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13 Aralık 2011    Salı

11.00 – 12.00             •Konferans:

Uluslararası Sanatçılar

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro Salonu                                                               

14.00 – 16.00             •Panel

“Sanatsal Perspektiften 2011 Türkiyesi’nde Sinema”

Semir Aslanyürek, Seyfi Teoman, Taha Feyizli, Umur Bugay, Yüksel Aksu
EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Tiyatro 

14.00-15.30                •Film Gösterimi:

Bal (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

15.00-15.30                •Dinleti

EÜ Devlet Türk Musikisi Konservatuvarı Dinletisi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu Fuaye Alanı

16.00-17.30                •Film Gösterimi:

Karagöz ve Hacivat Neden Öldürüldü (Yön. Ezel Akay)

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / A.Adnan Saygun Salonu

20.30                          •Konser:

                                               “Napoliten’den Tangoya…” Aşk Şarkıları

İzmir Devlet Opera ve Balesi

EÜ Atatürk Kültür Merkezi / Yunus Emre Salonu

 14 Aralık 2011    Çarşamba

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Ejder Kapanı (Yön. Uğur Yücel)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Bal (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

15 Aralık 2011 Perşembe

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Süt (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Yumurta (Yön. Semih Kaplanoğlu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Sürü (Yön. Zeki Ökten)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

17.30                          •Sunum

“Dünya Renkli Kâğıtları’’
Nedim Sönmez
                                  EÜ 50. Yıl Köşkü Sanat Galerisi

 16 Aralık 2011 Cuma

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Gemide (Yön. Serdar Akar)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Eşkıya (Yön. Yavuz Turgul)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Denizden Gelen (Yön. Nesli Çölgeçen)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

17 Aralık 2011 Cumartesi

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Cenneti Beklerken (Yön. Derviş Zaim)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

İnşaat (Yön. Ömer Vargı)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Selvi Boylum Al Yazmalım (Yön. Atıf Yılmaz)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

18 Aralık 2011 Pazar

10.00 – 12.00              •Film Gösterimi:

Eğreti Gelin (Yön. Atıf Yılmaz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Kalbin Zamanı (Yön. Ali Özgentürk)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi 

19 Aralık 2011 Pazartesi

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Beş Vakit (Yön. Reha Erdem)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Kabadayı (Yön. Ömer Vargı)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Tatil Kitabı (Yön. Seyfi Teoman)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

20  Aralık 2011 Salı

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

İtiraf (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Uzak (Yön. Nuri Bilge Ceylan)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Kalbin Zamanı (Ali Özgentürk)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

20.30                           •Konser

“7 Ülke – 7 Besteci”

Borusan Quartet

                                 EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

21  Aralık 2011 Çarşamba

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Dondurmam Gaymak (Yüksel Aksu)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

3. Sayfa (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Eğreti Gelin (Yön. Atıf Yılmaz)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 22 Aralık 2011 Perşembe

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Bekleme Odası (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

 13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Mayıs Sıkıntısı (Yön. Nuri Bilge Ceylan)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

O da Beni Seviyor (Yön. Barış Pirhasan)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

İnşaat (Yön. Ömer Vargı)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

20.30                           Operet

“Arşın Mal ALAN”

Karşıyaka Belediyesi Opera Sarayı

23 Aralık 2011 Cuma

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Kader (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Masumiyet (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Pardon (Yön. Mert Bakkal)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

 14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Cenneti Beklerken (Yön. Derviş Zaim)

Konak Belediyesi Alsancak Kültür Merkezi

 24 Aralık 2011 Cumartesi

10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Yatık Emine (Yön. Ömer Kavur)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

Tabutta Röveşata (Yön. Derviş Zaim)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

14.00 – 16.00             •Film Gösterimi:

Tatil Kitabı (Yön. Seyfi Teoman)

Konak Belediyesi Güzelyalı Kültür Merkezi

25 Aralık 2011 Pazar

 10.00 – 12.00             •Film Gösterimi:

Mustafa Hakkında Herşey (Yön. Çağan Irmak)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi

13.30 – 15.30             •Film Gösterimi:

C Blok (Yön. Zeki Demirkubuz)

EÜ Prof. Dr. Yusuf Vardar Mötbe Kültür Merkezi


 

Yarın başlayacak ”31. Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması” etkinlikleri kapsamında dünyaca ünlü karikatür sanatçıları İstanbul’da biraraya geliyor.

Karikatürcüler Derneğinden yapılan açıklamaya göre, derneğin Başbakanlık Tanıtma Fonu ve Kültür ve Turizm Bakanlığı desteğiyle, Koç Holding’in Ana Sponsorluğunda düzenlediği ”31. Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması” çerçevesindeki etkinlikler yarın başlayacak.

Bu yılki etkinlikler için dünyanın önemli karikatür sanatçılarından Çek Cumhuriyetinden Miroslav Bartak, Meksika’dan Angel Boligan Corbo, İran’danKambız Derambakhsh, Venezuella’dan Rayma Suprani, Hırvatistan’dan Zdenko Puhın, Suriye’den Raed Khalıl, Polonya’dan Pawel Kuczynski, Güney Kore’denYoungsık Oh, Küba’dan Aristides E. G. Hernandez, Bulgaristan’dan Valentin İvanov Georgiev, Çin Halk Cumhuriyeti’nden Dachuan Xıa, Rusya’dan Mikhail Zlatkovsky davet edildi. Bu isimlerin yanısıra jüride Bedri Koraman, Gürbüz Doğan Ekşioğlu, Erdoğan Başol, Metin Peker, Muhittin Köroğlu, Kadir Doğruer ve Tonguç Yaşar da yer alacak.

1974 yılından beri düzenlenen ve dünyadaki benzerleri içerisinde en önde gelenler arasında yer alan Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması etkinlikleri çerçevesinde, konuk karikatüristler ve Karikatürcüler Derneği üyesi Türk karikatüristler, Marmara Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi ile Mimar Sinan Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi öğrencileriyle sanatsal çalışmalarda bir araya gelecek.

Etkinlikler çerçevesinde, İstanbul’un Sultan Ahmet Meydanı, Ayasofya Müzesi, Topkapı Sarayı, Ortaköy Meydanı gibi tarihi ve turistik mekanlarda atölye çalışmaları yapılacak. 14 Ekim’de Yerebatan Sarnıcı’ndaki dernek merkezinde ”Dünya Karikatür Galerisi”nin ve Marmara Üniversitesi sergi salonunda konuk karikatüristlerin eserlerinin sergisinin açılışı gerçekleştirilecek.

Etkinlikler kapsamında Nasreddin Hoca Sergisi Tarlabaşı’ndaki Karikatür ve Mizah Merkezi’nde, ”Dünya Karikatüristlerinden Yeni Nasreddin Hoca Figürleri” sergisi ise Ziraat Bankası Tünel Sanat Galerisi’nde görülebilecek.

Öte yandan, Uluslararası Nasreddin Hoca Karikatür Yarışması jürisi, 15 Ekim’de bir araya gelerek değerlendirmelerini tamamlayacak. Yarışmada ödüle layık bulunanlara ödülleri ise daha sonra belirlenecek ileri bir tarihte verilecek.

Etkinlikler, 20 Ekim’de sona erecek.

Kaynak : Cumhuriyet kültür sanat portalı.